Ekonomi Gündemi: Enflasyon, mal ve hizmet üretimi, dış ticaret, GSYH

30 Ağustos – 3 Eylül haftasında Ağustos ayı enflasyon, dış ticaret, sanayi ve hizmet sektörleri PMI endeksleri ile 2. çeyrek GSYH büyümesi verilerine ve Merkez Bankası Yatırımcı Toplantısı detaylarına odaklanacağız. Öncü veriler Ağustos ayında önemli bir bozulmaya işaret etmiyor. Ağustos ayı ABD işgücü verileri ise Fed’in varlık alımlarını azaltma beklentilerine ne kadar yakın/uzak olduğunu gösterecek.

31 AĞUSTOS 2021, SALI

AĞUSTOS AYI SAMEKS HİZMET VE SANAYİ SEKTÖRLERİ PMI ENDEKSLERİ – http://www.musiad.org.tr

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS Bileşik Endeksi, Temmuz ayında bir önceki aya göre 2,3 puan artarak 53,1 değerine yükselmişti. Söz konusu hızlanmada Hizmet Sektörü SAMEKS Endeksinin önceki aya göre 6,1 puan birden artış kaydederek 56,1 seviyesine yükselmesi etkili oldu. Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksi ise Temmuz ayında bir önceki aya göre 3,3 puan azalışla 46,7 seviyesine geriledi. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise daraldığına işaret etmektedir. Ağustos ayına ilişkin TCMB’nin yayınladığı Reel Kesim Güven Endeksi verileri imalat sektöründe mevcut yurt içi ve ihracat siparişlerinin önceki aya göre arttığını, geleceğe yönelik üretim, iş hacmi, satış ve istihdam beklentilerinin ise bozulduğunu gösterdi. TÜİK’in yayınladığı Ağustos ayı sektörel güven endeksleri de hem hizmet hem de perakende ticaret sektörlerinde talep ve istihdam beklentilerinde bozulma ortaya koydu.

Kaynak: MÜSİAD

31 AĞUSTOS 2021, SALI

TEMMUZ AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ – TÜİK

Ticaret Bakanlığı Ağustos ayı başında 2021 yılı Temmuz ayı dış ticaret verilerini açıklamıştı. Buna göre; ihracat Temmuz ayında önceki aya göre %17 düşüşle 16,4 milyar dolar, ithalat ise aylık %8 düşüşle 20,7 milyar dolar seviyelerine geriledi. Böylece dış ticaret açığı önceki ay 2,9 milyar dolar iken Temmuz ayında 4,3 milyar seviyesine yükseldi. Söz konusu artış Temmuz ayında cari açığın benzer oranda artmasına sebep olacak.  Rahatlatacak gelişme ise Temmuz ayı turizm verileriyle geldi. Temmuz ayında turist sayısının bir önceki aya göre iki katından fazla artmasına bağlı olarak turizm gelirlerindeki artış Temmuz ayında cari açığı azaltıcı yönde etki yapacak. Ağustos ayına ilişkin dış ticaret verileri ise Eylül ayı başında Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor

1 EYLÜL 2021, ÇARŞAMBA

2021 YILI İKİNCİ ÇEYREK GSYH VERİLERİ – TÜİK

2021 yılı birinci çeyreğinde Türkiye’nin gayri safi yurt içi hasılası (GSYH) bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %7,0 artış kaydetmişti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH ise 2021 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1,7 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH de 2021 yılı birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %7,3 arttı. İlk çeyrekte GSYH’yi üretim tarafında sanayi sektörü desteklerken, GSYH’yi harcama tarafında özel sektörün yatırım harcamaları desteklemişti. İkinci çeyrekte imalat sektöründe kapasite kullanımının, sanayi üretiminin, otomotiv sektörü üretimindeki ilk çeyrekteki düşüş hızının ikinci çeyrekte yavaşlamasının, ihracatın, kredi hacminin GSYH’yi desteklediğini göreceğiz. Nitekim anketler de bu gelişmeyi doğruluyor.  Betam (Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi) GSYH’nin bir önceki çeyreğe göre %0,6 daralmasını, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %18,8 büyümesini tahmin ediyor. Kovid-19 belirsizliği, tedarik zincirindeki sorunlar ve yüksek maliyetlerden ötürü Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrekte yavaş tempoyla ayakta kalmaya çalıştığını dikkate aldığımızda GSYH’deki yıllık %18,8’lik büyüme çok da sevindirici bir gelişme değil. Bilgi Üniversitesi Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezi ise çeyrek bazda %3,52, yıldan yıla %24,2 büyüme öngörüyor. AA Finans anketine göre 2021 yılı 2. çeyreğinde ortalama olarak yıllık % 21,8 büyüme, 2021 yılı geneli için ortalama %8,1 büyüme öngörülüyor.  

Kaynak: TÜİK

IHS MARKIT KÜRESEL İMALAT SEKTÖRÜ PMI ENDEKSLERİ –www.markiteconomics.com

IHS Markit verilerine göre küresel bazda hizmet ve imalat sektörlerinde yeni siparişler, yeni ihracat siparişleri ve istihdam Temmuz ayında yavaşlayan hızda büyümeye devam etti. Fiyatlar tarafında, girdi fiyatları enflasyonu hızlanan, çıktı fiyat enflasyonu ise yavaşlayan hızda artışlarını sürdürdü. Aşılamanın desteğiyle hizmet sektöründeki açılmaların etkisiyle küresel bazda hizmet sektörü imalat sektöründen daha hızlı büyüme kaydetti. Tedarik zincirindeki sıkıntılar sebebiyle küresel imalat tarafında hammadde imalatı tüketim ve yatırım malları imalatının önüne geçti. Ağustos ayı öncü PMI verileri ise Delta varyantına yönelik endişelerin hizmet sektörü üzerindeki baskısını sürdürdüğünü, tedarik süreleri, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarında artışı, tedarik zincirindeki sorunların imalat sektöründe üretimi aşağı yönlü baskıladığını, buna rağmen geleceğe yönelik iyimserliğin imalat sektörü istihdamında kısıtlı da olsa artış getirdiğini gösterdi. Özellikle en büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesi imalat sektöründe olumlu görünümün Ağustos ayında sürmesi Türkiye’nin imalat sektörünü de olumlu etkileyeceği beklentisini ortaya koymuştu. Nitekim geçen hafta açıklanan Ağustos ayı imalat sektörü kapasite kullanım oranları ve Reel Kesim Güven Endeksi verileri yatırım malları üretiminde ve mevcut yurt içi ve ihracat siparişlerinde önceki aya göre artışa işaret etmişti. Öte yandan Türkiye’de geleceğe yönelik belirsizliklerin beklentilerde ve talepte bozulma sinyalleri verdiğini de ekleyelim.

2 EYLÜL 2021, PERŞEMBE

TCMB VE BDDK, 27 AĞUSTOS 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

20 Ağustos ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre yatay kaldı. TL cinsi mevduatlar önceki haftaya göre hafif gerilerken, krediler hafif artış gösterdi. TL cinsi mevduat faiz oranları %16-19 aralığında, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığında kalarak önceki haftaya göre değişmedi. Tüzel kişilerin döviz mevduatlarının (DTH) önceki haftaya göre 0,7 milyar dolar azalması, gerçek kişilerin 0,4 milyar dolar artması, yurt dışı mevduatların 1,5 milyar dolar azalmasına bağlı olarak DTH, 20 Ağustos haftasında 224,7 milyar dolar seviyesine geriledi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre hafif artışla 6,4 milyar dolar oldu. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 108,6 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1,5 milyar dolar arttı; altın rezervleri 0,6 milyar dolar, brüt döviz rezervleri 0,8 milyar dolar arttı. Merkez Bankasının net rezerv açığı da önceki haftaya göre yatay kalarak 30,3 milyar dolar oldu. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi stoku ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı 31,6 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre 0,6 milyar dolar arttı. Yurt dışı yerleşikler 20 Ağustos ile biten haftada hisse senetlerinde 207 milyon dolarlık, DİBS’te 211 milyon dolarlık net alış gerçekleştirdiler.

3 EYLÜL 2021, CUMA

AĞUSTOS AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Temmuz ayında yıllık %18,95, aylık %1,80 artış kaydetti. Yurt içi üretici fiyat endeksi ise (Yİ-ÜFE) yıllık %44,92, aylık %2,46 artış gösterdi. Üretim tarafında enerji, ara malı ve dayanıksız tüketim malı maliyetinde aylık bazdaki hızlı artışlara ek olarak hizmet sektöründeki canlanma tüketici fiyatlarını da (özellikle gıda, konutla ilgili harcamalar ile lokanta ve otel hizmet fiyatlarını) yukarı çekiyor. Aşağıdaki grafikte de göreceğiniz gibi Yİ-ÜFE (sağ eksen, mavi çizgi) ve TÜFE (sağ eksen, lacivert çizgi) arasındaki fark (sol eksen, sarı çubuklar) açılmaya devam ediyor. Tedarik zincirindeki sorunlar üretim maliyetleri üzerinde ağırlığını hissettirmeye devam ederken özelikle gıda ve barınma fiyatlarındaki artış düşük gelirli hane halkının bütçesi üzerindeki ağırlığını artırmaya devam ediyor. AA Finans anketine göre piyasanın Ağustos ayı TÜFE beklentisi aylık ortalama %0,72’lik artışa paralel olarak yıllık enflasyonun önceki ay kaydedilen %18,95’ten %18,78’e gerileyeceği yönünde.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

İlk çeyrekte yıllık ve çeyreklik değişimler GSYH’yi farklı resimliyor

2021 yılı birinci çeyreğinde Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH), bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %7,0 büyüme kaydetti. Tarım sektöründe üretim yıllık %7,5, sanayi üretiminde %11,7, inşaatta %2,8, hizmetler sektöründe %5,9 artış kaydedildi. Aşağıdaki grafik 2021 yılı ilk çeyreğinde iktisadi faaliyet kollarındaki üretimin bir önceki yılın aynı çeyreğine göre değişimlerini göstermektedir. 2020 yılı Mart ayında Covid-19 hastalığının pandemi ilan edildiğini unutmayalım. Dolayısıyla 2021 yılı ilk çeyreğindeki üretim hacmini bir sene önceki düşen üretim hacimleriyle karşılaştırılmasından dolayı faaliyet kollarında yüksek büyüme oranlarını görmekteyiz. Yine aynı şekilde harcamalar tarafında, hane halkının tüketiminde yıllık %5,5, devlet harcamalarında %1,3, makine ve teçhizat harcamalarında %30,5, mal ve hizmet ihracatında %3,3 artış kaydedilmiştir. Mal ve hizmet ithalatında 2021 yılı ilk çeyreğinde yıllık %1,1, hizmetlerde %2’lik daralma kaydedilmesi ise iç talepteki daralmadan ve kapalı kalan hizmetler sektöründen kaynaklanmaktadır.

Kaynak: TÜİK

Yıllık bazdaki karşılaştırmanın ardından 2021 yılı ilk çeyreğinde ekonomik aktivitenin bir önceki çeyreğe (2020 yılı son çeyreğine) göre karşılaştırılmasının GSYH gelişmelerini daha iyi anlamamızda etkili olacaktır. Takvim ve mevsimsel etkilerden arındırılmış verilere göre GSYH, 2021 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1,7 artış kaydetti. Aşağıdaki grafik TÜİK’in ilgili raporundan alınmıştır. Grafikte mavi çubuklar yıllık değişimi, kırmızı çizgi ise bir önceki çeyreğe göre değişimi göstermektedir.

Kaynak: TÜİK

Takvim ve mevsimsel etkilerden arındırılmış verilere göre; sanayi üretimi bir önceki çeyreğe göre %4, imalat sanayi üretimi %4,7 artış kaydederken, hizmetler sektörü %0,3 daraldı, inşaat sektörü %13,4 büyüdü, tarım sektöründeki büyüme %2,9 oldu. Aşağıdaki grafik sektörler itibariyle üretimdeki çeyreksel değişimleri gösteriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Tüketim tarafında ise hane halkının tüketimi 2021 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1,7, devletin tüketim harcamaları %2,1 azalma kaydetti. Öte yandan sabit sermaye oluşumu aynı dönemde %1,6 büyürken mal ve hizmet ihracatı %2,3 küçülme kaydetti, mal ve hizmet ithalatı ise %9,1 daraldı. 2021 yılı ilk çeyreğinde enflasyonist baskıyı azaltmak amacıyla uygulanan sıkı para politikası hem hane halkının tüketimini hem de devletin harcamalarını önceki çeyreğe göre azaltmasında etkili olmuştur. Peki, önceki çeyreğe göre iç ve dış talep azalırken nasıl oluyor da sanayi sektörü aynı dönemde büyüme kaydediyor? Bunun cevabını dış ticaret verilerinde buluyoruz. TÜİK’in yayınladığı dış ticaret hacim endekslerine göre yatırım malları ve ham madde ihracatında ilk çeyrekte kaydedilen büyüme, sanayi üretimindeki büyümeyi açıklıyor.

Aşağıdaki grafik, harcamalar yöntemine göre alt kalemlerdeki çeyreksel değişimleri göstermektedir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

2021 yılı ikinci çeyrek verileri ise Türk lirasındaki değer kaybı ve Covid-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle hem talep hem de üretim tarafında zayıflığı ortaya koyuyor. İhracattaki güç kaybını da dikkate aldığımızda 2021 yılı ikinci çeyreğinde sanayi üretiminin GSYH’yi zayıf da olsa desteklemeye devam edeceğini söyleyebiliriz.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Büyüme, enflasyon, üretim

31 Mayıs – 4 Haziran haftasına Türkiye’nin 2021 yılı ilk çeyrek büyüme rakamları ile başlayacağız. Sanayi sektörünün desteğiyle ilk çeyrekte hem çeyreksel hem de yıllık bazda büyüme göreceğiz. Mayıs ayı imalat sektörü PMI ve TEPAV perakende güven endeksleri üretim ve talep tarafındaki gelişmeleri ortaya koyacak. Öte yandan Mayıs ayında Türk lirasındaki değer kaybının hem üretici hem de tüketici fiyat enflasyonuna yansıdığını, bununla birlikte reel efektif döviz kurunda da gerilemeye sebep olacağını göreceğiz. Son olarak ABD’de yayınlanacak Bej Kitap detayları ABD ekonomisine yönelik görünümü, işgücü verileri ise işgücü piyasasının Fed’in para politikasından ne derece etkilendiğini ortaya koyacak.   

31 MAYIS 2021, PAZARTESİ

2021 yılı birinci çeyrek GSYH büyüme verileri – TÜİK

2020 yılında GSYH bir önceki yıla göre ortalama %1,8 artış kaydetmiş, kişi başına GSYH 8.599 dolar olmuştu. Hizmetler sektörü üretimi GSYH’nin %54,6’sını, sanayi sektörü %22,4’ünü, tarım ve balıkçılık sektörü %6,6’sını, inşaat sektörü ise %5,6’sını oluşturmuştu. Sanayi sektörü yıllık %2 büyüme kaydederken, hizmet sektörü %4,3 daralma kaydetmiş, en yüksek katma değeri yıllık %21,4 büyüme ile finans ve sigorta faaliyetleri sektörü elde etmişti. GSYH, 2020 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1,7 büyüme kaydetmişti. Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM), 2021 yılı birinci çeyreğinde GSYH’de çeyrekten çeyreğe %1,4, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,9 büyüme bekliyor. Bilgi Üniversitesi Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezi (simditahmin.com) ise çeyrek bazda %2,4, yıllık bazda %7,5 artış öngörüyor. Bloomberg HT anketine göre piyasanın GSYH büyüme beklentisi ilk çeyrek için yıllık %6,7 iken 2021 yılı geneli için %5,5’tir.

Kaynak: TÜİK
Kaynak: TÜİK

MAYIS AYI SANAYİ SEKTÖRÜ VE HİZMET SEKTÖRÜ SAMEKS ENDEKSLERİ – MÜSİAD

Nisan ayında sanayi ve hizmet sektörlerinde SAMEKS endeksleri aylık olarak sırasıyla 1,7 puan ve 2,4 puan artışlarla 52,5 ve 53,0 seviyelerine yükselmişti. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise küçüldüğünü gösteriyor. İmalat sektöründe eğilimi ortaya koyacak alan RKGE verilerinin 25 Mayıs’ta açıklanmasının ardından; SAMEKS endekslerinde hem hizmet hem de sanayi sektörlerinde üretim, istihdam, yeni siparişler, satın alımlar, stoklar, tedarik sürelerindeki eğilimler hakkında bilgi edineceğiz. Covid-19 kaynaklı olarak Mayıs ayındaki 18 günlük uzun süreli kapanmanın etkisiyle Mayıs ayında hizmet sektörü verilerinde düşüş görülmesi ihtimali yüksek. Sanayi sektöründe ise özellikle Almanya’dan gelen Mayıs ayı imalat sektörü ilk tahminlerinde üretim ve ihracat siparişlerindeki hafif yavaşlamanın SAMEKS sanayi endeksi verilerine yansıyıp yansımadığını göreceğiz.

Kaynak: MÜSİAD

1 HAZİRAN 2021, SALI

İSO İMALAT SEKTÖRÜ PMI ENDEKSİ – İSO, IHS MARKIT

İSO ve IHS Markit işbirliğiyle hazırlanan imalat sektörü PMI endeksi Nisan ayında bir önceki aya göre 2,2 puan düşüşle 50,2 seviyesine gerilemişti. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüme kaydettiğini gösteriyor, altındaki değerler ise küçülme kaydettiğini. Üretim ve yeni siparişlerdeki büyüme Nisan ayında yavaşlama kaydetmiş, istihdam artmış, yeni ihracat siparişleri üst üste dördüncü ay yükseliş kaydetmişti. Üreticilerin girdi maliyetleri ve satış fiyatlarındaki artış Nisan ayında hızlanmıştı. IHS MARKIT her ayın üçüncü haftasında Avustralya, Japonya, Fransa, Almanya, Euro Bölgesi, İngiltere ve ABD’nin imalat sektörü PMI ilk tahminlerini yayınlıyor. 21 Mayıs’ta yayınlanan ülke raporlarına göre ülke olarak en büyük ticaret ortağımız olan Almanya’nın imalat sektörü üretimi Mayıs ayında büyümeye devam etti ancak yeni ihracat siparişleri son üç aydır güçlü seyrini korusa da Mayıs ayındaki büyüme oranı diğerlerine göre daha yavaş kaldı. Bunun yanında tedarik zincirindeki sorunlardan dolayı üretimde zayıflama yaşayan firma sayısında da artış kaydedildi. Öte yandan bölge olarak en büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesi genelinde de Covid-19 aşılamalarındaki olumlu seyir ve düşen vaka sayılarına istinaden gevşetilen kısıtlamaların etkisiyle imalat sektörü üretiminde ve siparişlerdeki büyüme Mayıs ayında devam etse de ki büyüme hızında hafif gerileme kaydedildi. Bölge genelinde girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarındaki artış hızlandı. Yine ticaret ortaklarımızdan İngiltere ve ABD imalat sektörleri de Mayıs ayında özellikle ihracat siparişlerindeki artışın da etkisiyle yüksek büyüme ivmesi ortaya koydular. Dolayısıyla söz konusu olumlu gelişmeler Türkiye imalat sektörünü de Mayıs ayında desteklemeye devam edecektir.

2 HAZİRAN 2021, ÇARŞAMBA

MAYIS AYI PERAKENDE GÜVEN ENDEKSİ – TEPAV

Nisan ayında TEPAV perakende güven endeksi eksi 15,1 puan ile bir önceki aya göre 4 puanlık iyileşme kaydetmişti. Endeks detaylarına göre geçen 3 ayda işlerin gelişiminde, mevcut stok düzeylerinde; önümüzdeki dönemde tedarikçilerden siparişlerde, satışlarda, istihdamda, satış fiyatlarında; geçen yıla göre iş hacminde, gelecek 12 ayda mağaza sayılarında iyileşme beklentilerinin arttığı gözlemlenmişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI FİNANSAL KESİM DIŞINDAKİ FİRMALARIN DÖVİZ POZİSYONU – TCMB

Şubat ayında finansal kesim dışındaki firmaların net döviz pozisyon açığı 155,3 milyar dolar ile önceki aya göre 0,3 milyar dolarlık artış kaydetmişti. Sektörün döviz varlıkları önceki aya göre 1,2 milyar dolar artarken, döviz yükümlülükleri aylık 1,5 milyar dolarlık artış kaydetmişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

BEJ KİTAP (BEIGE BOOK) – FED

ABD merkez bankası Fed’in yılda 8 kere yayınladığı Bej Kitap Nisan ayı raporunda, ABD’de ekonomik aktivite yılın ilk iki ayında önceki rapor dönemine göre ılımlı büyüme kaydettiğine, istihdamın da yavaş bir hızla arttığına işaret etmişti. Mart-Nisan döneminde ABD’de yıllık enflasyon artarak yıllık %4,2 seviyesine yükselirken, imalat sektörü ve sanayi üretimi aylık bazda artış kaydetti, hızlı Covid-19 aşılamalarının etkisiyle hizmetler sektöründe aylık ve yıllık bazda büyüme kaydedildi, istihdam artarken işsizlik oranı %6,1 seviyelerine geriledi. Dolayısıyla yeni Bej Kitap raporunda önceki rapora göre daha olumlu bir görünüm ortaya konacağını tahmin ediyorum.

3 HAZİRAN 2021, PERŞEMBE

MAYIS AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Nisan ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %17,14, aylık %1,68 artış kaydetmişti. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ise yıllık %35,17, aylık %4,34 artış göstermişti. Mayıs ayında Türk lirasında yaşanan değer kayıpları, yüksek petrol fiyatları, akaryakıt fiyatlarına yapılan ÖTV zammı, hammadde fiyatlarındaki yükselişler Mayıs ayı Reel Kesim Güven Endeksi verilerine de yansıyarak imalat sektörü üreticileri, üretim maliyetleri ve satış fiyatlarında artışa dikkat çekmişlerdi. Söz konusu gelişmeler üretici maliyetlerinde aylık %2-3 aralığında bir artış görme ihtimalini ortaya koyuyor ki bu aralık Yİ-ÜFE’nin yıllık %35-38 aralığında yıllık artışa işaret ediyor. AA Finans’ın yaptığı Enflasyon Beklenti Anketi’ne göre ise ekonomistler Mayıs ayında TÜFE’de aylık %1,39, yıllık %17,17 artış bekliyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

TCMB VE BDDK, 28 MAYIS 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

21 Mayıs ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artışlarını sürdürdü. Dolaşıma çıkan banknot ve madeni para büyüklüğü 19 Mart-21 Mayıs arasında %17 artış kaydetti. Mart sonunda hızlanmaya başlayan banknot basımı enflasyonu artırıcı bir faktördür. Aynı dönemde TL cinsi mevduatlar önceki haftaya göre hafif artarken TL cinsi kredi büyüklüğü önceki haftaya göre değişmedi. Mevduat faiz oranı %18,8 seviyesini korurken; ihtiyaç kredi faiz oranı %24, ticari kredi faiz oranları ise %21 seviyelerini korudu. Döviz mevduatları haftalık 0,3 milyar dolar artışla 218,7 milyar dolar seviyesine yükseldi; tüzel kişiler döviz mevduatlarını 0,2 milyar dolar azalttı, bireyseller 0,1 milyar dolar artırdı, yurtdışı döviz mevduatları 0,3 milyar dolar arttı. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,4 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 92,5 milyar dolar ile önceki haftaya 0,5 milyar dolar artış kaydetti; altın rezervleri 0,9 milyar dolar arttı, brüt döviz rezervleri 0,4 milyar dolar azaldı. Aynı paralelde Merkez Bankası döviz likiditesi açığı 21 Mayıs ile biten haftada önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar azalarak 40,7 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı önceki haftaya göre değişmeyerek 30,0 milyar dolar seviyesinde kaldı. Yurt dışı yerleşikler 21 Mayıs haftasında 226 milyon dolarlık net alış yaparken; hisse senetlerinde net 51 milyon dolarlık alış, DİBS’te net 175 milyon dolarlık alış yapıldı. Yabancı yatırımcılar 22 Nisan-21 Mayıs döneminde net alış yaparken toplam net alış tutarı 572 milyon dolar oldu. Yabancıların BIST hisse senedi pazarındaki payı Nisan sonu itibariyle %26 seviyesinde bulunurken 2007 yılında %59 seviyelerine kadar yükselmişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

4 HAZİRAN 2021, CUMA

MAYIS AYI ABD İŞGÜCÜ VERİLERİ

Fed’in para politikasında dikkate aldığı işgücü verileri Nisan ayında %6,1 seviyesinde işsizlik oranına, ortalama saatlik kazançlarda ise yıllık %0,33 oranında artışa işaret etmişti.

MAYIS AYI REEL EFEKTİF DÖVİZ KURU – TCMB

TÜFE bazlı reel efektif döviz kuru (REDK) Nisan ayında aylık %4,6 düşüşle 62,29 seviyesine gerileyerek değer kaybetmişti. TÜFE bazlı REDK Nisan ayında gelişmekte olan ülkelere göre 52,12, gelişmiş ülkelere göre ise 69,32 seviyesine gerilemişti. Güven algısındaki iyileşme REDK’da Aralık 2020-Şubat 2021 döneminde iyileşme getirmiş, ardından Mart ayında Merkez Bankası yönetimindeki değişiklikle birlikte güven algısında bozulma REDK’nın gerilemesine sebep olmuştur.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: GSYH, enflasyon, üretim, hizmet ve bütçe

1 MART 2021, PAZARTESİ

ŞUBAT AYI TÜRKİYE VE KÜRESEL İMALAT SEKTÖRÜ SATIN ALMA MÜDÜRLERİ ENDEKSLERİ (PMI) – İSO, IHS MARKİT

İSO Türkiye İmalat Sektörü PMI endeksi Ocak ayında aylık 3,6 puan artışla 54,4 seviyesine hızlanmıştı. Endeksin 50 üzerindeki değerler bir önceki aya göre imalat sektöründe büyüme, 50 seviyesinin altındaki değerler ise daralmaya işaret etmektedir. Buna göre, Türkiye imalat sektörü PMI endeksinde aylık 3,6 puanlık artış “büyüme hızının bir önceki aya göre hızlandığı” anlamına gelmektedir. JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI endeksi ise Ocak ayında aylık 0,3 puan düşüşle 53,5 seviyesine gerileyerek büyüme hızında yavaşlamaya işaret etmişti. 19 Şubat’ta IHS Markit tarafında açıklanan Şubat ayı öncü verilerine göre, ABD’de imalat sektörü büyümesinde önceki aya göre yavaşlama, Euro Bölgesi, Japonya ve İngiltere imalat sektörlerinde ise hızlanma işaretlerini almıştık.

2020 YILI 4. ÇEYREK GAYRİSAFİ YURT İÇİ HASILA (GSYH) BÜYÜME VERİLERİ – TÜİK

2020 yılı üçüncü çeyreğinde GSYH bir önceki yılın aynı dönemine göre %6,7 büyümüş, böylece yılın ilk dokuz aylık döneminde ortalama %4,3’lük büyüme kaydedilmişti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre %15,6, takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,5 artış kaydetmişti. 2020 yılı dördüncü çeyreği için BETAM bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,7, bir önceki çeyreğe göre %3,5 büyüme öngörürken İstanbul Bilgi Üniversitesi Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (CEFIS) tahminleri de benzer şekilde sırasıyla %6,73 ve %3,22 seviyelerinde bulunuyor. CEFIS’in 2020 yılı geneli için ortalama büyüme tahmini %2,21’dir. Bloomberg HT Araştırma Birimi’nin düzenlediği anket sonuçlarını dikkate aldığımızda, 2020 yılı dördüncü çeyreğinde yıllık %7,3, 2020 yılı genelinde %2,3, 2021 yılı geneli için %4,5 büyüme tahmin ediliyor.

2 MART 2021, SALI

2020 YILI ARALIK AYI FİNANSAL KESİM DIŞI SEKTÖRÜN DÖVİZ POZİSYONU – TCMB

2020 yılı Kasım ayında finans dışı sektörün döviz varlıkları bir önceki aya göre 559 milyon dolar azalarak 138 milyar 647 milyon dolar seviyesine gerilemiş, döviz yükümlülükleri aylık 2 milyar 117 milyon dolar artışla 296 milyar 965 milyon dolar seviyesine yükselmiş, böylece sektörün Net Döviz Pozisyon Açığı aylık 2 milyar 676 milyon dolar artışla 158 milyar 318 milyon dolar seviyesine yükselmişti.

ŞUBAT AYI TEPAV PERAKENDE GÜVEN ENDEKSİ (TEPE) – TEPAV

TEPE endeksi 2021 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre 10,1 puan, bir önceki yılın aynı ayına göre 2,6 puan azalışla -15,5 puan seviyesine gerilemişti. Söz konusu seviye “denge” değerine göre hesaplanmaktadır. Detaylandırırsak, endeksi hesaplamak için oluşturulan anket çalışmasında her soru için olumlu değerlendirme yapan katılımcıların yüzdesi ile olumsuz değerlendirme yapanların yüzdesi arasındaki fark “denge değeri” olarak adlandırılmaktadır. TEPE endeksi en son Ocak 2016’da pozitif değer almıştı.

3 MART 2021, ÇARŞAMBA

ŞUBAT AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Ocak ayında yıllık %23,11, aylık %4,08 artış kaydetmiş; tüketici fiyat enflasyonu (TÜFE) ise yıllık %14,60, aylık %1,25 yükselmişti. Bloomberg HT anketine göre Şubat ayında TÜFE’nin ortalama olarak yıllık %15,50, aylık %0,8 artması bekleniyor.

ŞUBAT AYI JP MORGAN KÜRESEL HİZMET SEKTÖRÜ PMI VERİLERİ – IHS MARKIT

Ocak ayında JP Morgan küresel hizmet sektörü PMI endeksi aylık 0,2 puan düşüşle 51,6 seviyesine gerileyerek sektörde büyümenin yavaşlayarak da olsa sürdüğünü göstermişti. IHS Markit’in 19 Şubat’ta açıkladığı öncü verilerde ise; hizmet sektörünün ABD’de Şubat ayında büyüme eğilimini koruduğu, İngiltere’de daralmanın yavaşladığı, Euro Bölgesi ve Japonya’da daralmanın daha da arttığı bilgilerini edinmiştik.

ABD MERKEZ BANKASI FED, BEJ KİTAP’I YAYINLAYACAK

Fed tarafından yılda 8 kere yayınlanan ve ABD ekonomisi hakkında bilgi ve tahminlerinin yer aldığı Bej Kitap’ın 2021 yılına ait ikinci sayısı yayınlanacak. 13 Ocak’ta yayınlanan yılın ilk kitabında ekonomik şartların bölgeler arasında farklılık gösterdiği belirtilerek bir önceki raporla karşılaştırmalı olarak ekonomide yaşanan gelişmeler şöyle sıralanmıştı: Otomobil satışlarında zayıflama, pandeminin başlangıcından bu yana enerji sektöründe ilk kez büyüme, tedarik zincirindeki zorluklara rağmen hemen hemen tüm bölgelerde imalat sektöründe büyüme, konut alım satımında güçlü aktivitenin korunmasına karşın ticari gayrimenkul piyasasında zayıflığın sürmesi, bankacılık sektörü kredi hacminin yatay kalmasına karşın önümüzdeki aylarda yeni paketin desteğiyle artış beklenmesi, Covid-19 aşılamalarına ilişkin olumlu beklentilerin son virüs dalgasıyla törpülenmesi, genel olarak istihdamda düşüş yaşanması (imalat, inşaat ve ulaştırma sektörlerinde artış, hizmet sektöründe artan işten çıkarmalar), çalışan ücretlerinde ılımlı artış, girdi maliyetlerinin nihai ürün ve hizmetlere kıyasla daha hızlı artış kaydetmesi. Fed, ekonomik görünüme ilişkin olumlu edinimlerinin sonrasında 27 Ocak para politikası toplantı özetinde enflasyonist gelişmelere ve istihdam piyasasına dikkat çekmiş, özellikle de Biden hükumetinin hedeflediği 1,9 trilyon dolarlık ek paketin de desteğiyle piyasalarda ABD tahvil faizleri oranları yükselmeye başlamıştı. 2021 yılına %1 seviyesinin hemen altında başlayan ABD 10-yıl vadeli tahvilin faiz oranı 25 Şubat’ta %1,60 seviyelerinin üzerine kadar yükseldi öyle ki bu seviye koronavirüs tehlikesinin artmaya başladığı Ocak 2020 sonu seviyelerine eşdeğer. ABD 10-yıl vadeli tahvil faizlerindeki yükselişe Şubat ayına ilişkin olumlu makro-ekonomik veriler de destek verdi. Yıllık enflasyon Ocak ayında %1,4 seviyesinde bulunurken işsizlik oranı %6,3 seviyesine gerilemiş durumda. 2020 yılı başında enflasyon oranı %2,5, işsizlik oranı ise %3,5 seviyelerinde bulunuyordu. 1,9 trilyon dolarlık yeni yardım paketinin enflasyonist baskıları öngörülenden hızlı artırma riski bulunurken Eylül 2020 itibariyle 435 milyar dolar seviyesine yükselen Türkiye’nin toplam dış borç stokunu ve 2020 yılı genelinde kaydedilen 173 milyar TL’lik rekor bütçe açığını dikkate aldığımızda ABD ekonomisindeki ısınma işaretlerinin enflasyon ve tahvil faizlerini artıracağı, bunun da Türkiye’nin borçlanma maliyetleri ve cari işlemler açığı üzerindeki riskleri artırmaya devam edeceğini de eklemek isterim.

4 MART 2021, PERŞEMBE

TCMB VE BDDK, 26 ŞUBAT 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

19 Şubat ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) önceki haftaya göre hafif gerileme kaydedildi. Kredi tarafında ticari kredi faiz oranları düşerken, bireysel kredi faiz oranları artışını sürdürüyor: TL cinsi ticari kredi faiz oranları %19,73 seviyesine gerilerken bireysel kredi faiz oranları %22,64 ile bir önceki haftanın yüzde 0,63 puan üzerine gelmiş durumda. %16,14 seviyesine gerileyen TL cinsi mevduat faiz oranları son üç haftadır düşüşünü sürdürüyor. Döviz tevdiat hesapları yani yabancı para cinsi mevduatlar 226,2 milyar dolar büyüklük ile bir önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. Yabancı yerleşiklerin mülkiyetindeki hisse senedi ve tahvil portföyü bir önceki haftaya göre 0,6 milyar dolar artışla 41,9 milyar dolar seviyesine yükseldi ki bu sayı 2010 yılından bu yana en düşük seviyesine gerilediği 30 Ekim 2020 haftasına göre 17,4 milyar dolarlık artışa işaret ediyor.

5 MART 2021, CUMA

ŞUBAT AYI HAZİNE NAKİT BÜTÇE DENGESİ

2021 yılı Ocak ayında nakit bütçe 26,1 milyar TL açık vermişti. 2020 yılı genelinde toplam nakit bütçe açığı 182 milyar TL ile rekor seviyeye ulaşmıştı. Aşağıdaki grafikte kırmızı çubuklar nakit bütçe açığını, buna karşılık mavi çubuklar Hazine’nin net borçlanmasını göstermektedir. Dikkat edeceğiniz üzere ticaret savaşının küresel ekonomide derin yaralar açtığı 2019 yılında ve pandeminin yaraları derinleştirdiği 2020 yılında Türkiye Hazinesi yüksek borçlanma maliyetlerine katlanarak bütçe açığından daha fazla borçlanma gerçekleştirmek zorunda kalmıştır. 2021 yılında borçlanma tarafını rahatlatabilecek başlıca faktör bütçe disiplini çerçevesinde bütçe gelirlerini sürdürülebilir olarak artırabilecek adımların devreye alınmasıdır. Bu sebeple Mart ayında açıklanacak olan reform adımlarını merakla bekliyoruz.

Kaynak: TDM

ABD’DE ŞUBAT AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ

Ocak ayında ABD’de işsizlik oranı %6,3 seviyesine gerilemiş, ortalama saatlik kazançlar yıllık %5,38 artış kaydetmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

Öncü merkez bankalarının para politikası kararları neden bizi ilgilendiriyor?

Bu videoda Türkiye’nin dış borç yükünü dikkate alarak öncü merkez bankalarının para politikası kararlarının neden Türkiye ekonomisi için önemli olduğunu anlatıyorum.

Yılın son haftasında imalat sektörü PMI verilerini izleyeceğiz

Kovid-19 dalgasının artması ile devreye alınan kısıtlamaların Aralık ayında imalat sektörlerine etkisini IHS Markit ilk tahminlerinden edineceğiz

28 ARALIK 2020, PAZARTESİ

KASIM AYI ULUSLARARASI REZERVLER VE DÖVİZ LİKİDİTESİ

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan uluslararası rezerv varlıkları Ekim ayında aylık 4,8 milyar dolarlık artışla 84,5 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Uluslararası rezervlerin önemli bir kısmını altın (42,2 milyar dolar), nakit ve mevduatlar (31,9 milyar dolar), menkul kıymetler (8,9 milyar dolar) oluşturuyor. Menkul kıymetler Nisan 2013’te gördüğü zirve olan 103,8 milyar dolardan Ekim 2020’de 8,9 milyar dolar seviyesine gerilemişken, altın rezervleri aynı dönemde 20,2 milyardan dolardan 42,2 milyar dolar seviyesine yükseldi. Nakit ve mevduatlar aynı dönemde 8,4 milyar dolardan 31,9 milyar dolara yükselmiş durumda. Böylece Nisan 2013’ten Ekim 2020’ye kadarki dönemde Türkiye’nin uluslararası rezervleri 134,0 milyar dolardan 84,5 milyar dolar seviyesine gerilemiş oldu. Peki, uluslararası rezervlerdeki erimenin Türkiye ekonomisi üzerinde nasıl bir etkisi oldu? Ekonomi yavaşladı: Uluslararası rezervlerin arttığı 2010-2013 döneminde Türkiye GSYH’si yıllık ortalama %8,3 büyürken, rezervlerin azaldığı 2014-2018 döneminde büyüme yıllık ortalama %5,0’e geriledi. Gelelim TCMB’nin kasasında nette ne kadar rezervi olduğuna. Yani, TCMB’nin varlıklarının yükümlülüklerini karşılayıp karşılamadığına. TCMB’nin Kasım 2016’da başladığı (0,3 milyar dolar) ve Mart 2019’da yoğun olarak kullanmaya başladığı (13,1 milyar dolar) vadeli döviz işlemlerinden (swap, forward ve futures) doğan yükümlülükleri en son Ekim 2020’de 61,3 milyar dolara yükselmiş durumda. Altın rezervlerini ayırdığımızda, Ekim 2019’da TCMB’nin likit olan döviz varlıkları (40,8 milyar dolar) ile vadeli döviz işlemlerinden doğan döviz yükümlülüklerinin (61,3 milyar dolar) farkını gösteren net pozisyon açığı 20,4 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Yani, TCMB’nin likit döviz varlıkları döviz yükümlülüklerini karşılamaya yetmiyor.

ARALIK AYI KÜRESEL İMALAT SEKTÖRÜ PMI İLK TAHMİNLERİ

IHS Markit tarafından açıklanan imalat sektörü PMI verileri Almanya ve Euro Bölgesinde Kasım ayında hız kaybederek büyümeye devam etmiş, ABD ve İngiltere’de ise imalat sektörü artan hızda büyümeye devam etmişti. Kovid-19 dalgasının artması ile devreye alınan kısıtlamaların Aralık ayında imalat sektörlerine etkisini IHS Markit ilk tahminlerinden edineceğiz. Ülke ve bölge olarak en büyük ticaret ortağımız olan Almanya ve Euro Bölgesi imalat sektörleriyle Kasım ayında benzer bir performans gösteren Türkiye’nin imalat sektörü hız kaybı yaşamış olsa da büyümesini sürdürmüştü. Aralık ayının ilk üç haftasında ticari kredilerdeki artış hızının Kasım ayının aynı dönemine göre artış kaydetmesi imalat sektörüne destekleyici bir etki yapmış olabilir. 31 Aralık’ta açıklanacak olan Aralık ayı SAMEKS sanayi verileri ve 4 Ocak’ta açıklanacak olan İSO ve IHS Markit işbirliğiyle yayınlanan Türkiye imalat sektörü PMI verileri söz konusu etkinin destekleyici olup olmadığını gösterecek. Ek olarak Ocak ayının ilk haftasında Dış Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanacak olan dış ticaret veriler dei imalat sektörünün Aralık ayı performansına ilişkin önemli bir ipucu olacak.

29 ARALIK 2020, SALI

ARALIK AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ

TÜİK tarafından açıklanan Ekonomik Güven Endeksi, Kasım ayında bir önceki aya göre 3,3 puan düşüşle 89,5 seviyesine gerilemişti. TÜİK’in açıklamasına göre ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması ortalama üzeri güveni, küçük olması ise ortalama altı güveni göstermektedir. Aralık ayında Ekonomik Güven Endeksinde en büyük ağırlığa sahip olan Reel Kesim Güven Endeksinin önceki aya göre %2,8 artış kaydetmesi ve Tüketici Güven Endeksinin önceki ayla aynı kalmasına rağmen Hizmet Sektörü Güven Endeksinin aylık %9,2’lik düşüşü Ekonomik Güven Endeksini aşağı çekecektir.

31 ARALIK 2020, PERŞEMBE

TÜİK KASIM AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ

TÜİK verilerine göre Ekim ayında ihracat 17,3 milyar dolar, ithalat 19,7 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Dış Ticaret Bakanlığı Aralık ayı başında Kasım ayı geçici verilerine ilişkin olarak ihracatın 16,1 milyar dolara gerilediğini, ithalatın ise 21,2 milyar dolara yükseldiğini duyurmuştu. Ocak ayı ilk haftasında Bakanlık, Aralık ayı dış ticaret verilerini açıklayacak.

ARALIK AYI SAMEKS SANAYİ VE HİZMET ENDEKSLERİ

Kasım ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış SAMEKS Sanayi Endeksi bir önceki aya göre 2,1 puan düşüşle 46,3 seviyesine gerilemişti. SAMEKS Hizmet Endeksi ise önceki aya göre 1,9 puan artışla 50,4 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50 seviyesinin altında olması sektörün önceki aya göre daraldığını, 50 seviyesinin üzerinde olması sektörün önceki aya göre büyüme kaydettiğini gösteriyor. Sanayi ve hizmet sektörlerinin bileşiminden oluşan SAMEKS Bileşik Endeksi ise Kasım ayında 0,5 puan azalışla 49,0 seviyesine geriledi.

2020 YILI 3. ÇEYREK DIŞ BORÇ STOKU

Haziran 2020’de Türkiye’nin dış borç stoku 421,8 milyar dolar ile Haziran 2016 seviyelerine gerilemişti. Dış borç stokunun 123,7 milyar dolarını kısa vadeli, 298,2 milyar dolarını orta ve uzun vadeli dış borçlar oluşturuyor. Toplam dış borç stokunun yaklaşık %39’u kamuya, %33’ü finansal olmayan kuruluşlara, %24’ü finansal kuruluşlara, %5’i TCMB’ye ait bulunuyor. Türkiye’nin toplam dış borç stoku Mart 2018’de 466,9 milyar dolar ile zirve yapmıştı. Dış borç stokunun Mart 2018’den Haziran 2020’ye olan dönemde 45,1 milyar dolar azalmasında finansal kuruluşların dış borç stokunun aynı dönemde 65 milyar dolar azalması, kamu sektörünün dış borç stokunun 22,8 milyar dolar artması ve TCMB’nin dış borç stokunun 18,2 milyar dolar artması etkili oldu.

TCMB VE BDDK, 25 ARALIK 2020 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

18 Aralık ile biten haftada, döviz tevdiat hesapları (DTH, döviz cinsinden mevduatlar) yeni rekorunu kırdı. DTH’lar bir önceki haftaya göre 2,4 milyar dolar artışla tarihi zirvesi olan 223,8 milyar dolar seviyesine yükseldi. TL cinsinden ortalama mevduat faiz oranı %15’i geçerken, TL mevduatları önceki haftaya göre 6,4 milyar dolar düşüşle 1 trilyon 557 milyar TL’ye geriledi. 1-3 ay vadeli TL mevduatlarının faiz oranı önceki ortalama %16,12’den %15,98 seviyesine geriledi. TL cinsinden tüketici kredi faizleri %22,26 seviyesi ile Ağustos 2019 seviyelerine yükseldi. TL cinsinden ticari kredi faizleri de %18,96 ile Eylül 2019 seviyelerine yükseldi. 24 Aralık’ta 2020 yılının son para politikası toplantısını gerçekleştiren TCMB, politika faizini %15’ten %17 seviyesine yükseltti. Aralık ayı başından itibaren %15 seviyesinde bulunan TCMB’nin ortalama fonlama faizi, politika faizindeki artışın ardından 25 Aralık’ta %15,48 olarak gerçekleşti. Uluslararası rezervler ise 18 Aralık’ta 91,8 milyar dolar ile Ağustos 2020 seviyelerine yükseldi. Rezervlerdeki artışta yabancı yatırımcıların Türkiye’nin hisse ve tahvil piyasalarında önceki haftaya göre 3 milyar dolarlık alım yapmaları etkili oldu. En son 13 Mart tarihinde yabancı yerleşiklerin hisse ve tahvil stoku 36,8 milyar dolar seviyesindeyken 18 Aralık’ta tekrar 34,5 milyar dolar seviyesine yükselmiş bulunuyor.

18 Aralık 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

1 OCAK 2021, CUMA

YENİ YILDA ÜLKEMİZE SAĞLIK, MUTLULUK, BEREKET DİLİYORUM.

Dr. Fulya Gürbüz

Gündem: Üretim, tüketim ve dış borç verileri ile ABD, İngiltere ve Japonya merkez bankaları politikaları

14 Aralık 2020, Pazartesi

KASIM AYI TARIM ÜRÜNLERİ ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (Tarım-ÜFE)

Tarım-ÜFE Ekim ayında bir önceki aya göre %1,89, bir önceki yılın aynı ayına göre %18,70 artış kaydetmişti.

EKİM AYI SANAYİ ÜRETİMİ ENDEKSİ

Eylül ayında sanayi üretimi bir önceki aya göre %1,7, bir önceki yılın aynı ayına göre %8,1 artış kaydetmişti. Ekim ayında hammadde ithalatında bir önceki aya göre düşüş kaydedilmesine rağmen ihracat, siparişler ve mal stoklarında önceki aya göre kaydedilen artışlar sanayi üretiminde de bir önceki aya göre artışa işaret ediyor.

EKİM AYI PERAKENDE SATIŞ ENDEKSLERİ

Eylül ayında perakende satışlar bir önceki aya göre %2,8, bir önceki yılın aynı ayına göre %7,8 artış kaydetmişti. Ekim ayında imalat sektörü siparişleri ile tüketim malları ithalatındaki artışlar perakende ticarette de önceki aya göre artışa işaret ediyor.

EKİM AYI CİRO ENDEKSLERİ

Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi Eylül ayında bir önceki aya göre %3,4, bir önceki yılın aynı ayına göre %26,2 artış kaydetmişti. Aylık bazda sanayi sektörü ciro endeksi %3,5, inşaat ciro endeksi %2,4, ticaret ciro endeksi %2,9, hizmet ciro endeksi %5,2 arttı. Yıllık bazda ise sanayi sektörü ciro endeksi %30,9, inşaat ciro endeksi %23,3, ticaret ciro endeksi %30,9, hizmet ciro endeksi %4,1 arttı.

15 Aralık 2020, Salı

KASIM AYI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ

Ekim ayında merkezi yönetim bütçesi 4,9 milyar TL açık vermiş, böylece 2020 yılı ilk 10 ayında toplam 145,5 milyar TL’lik bütçe açığı kaydedilmişti. 2019 yılı toplamında toplam bütçe açığı 123,7 milyar TL olmuştu.

KASIM AYI KONUT SATIŞLARI

Ekim ayında Türkiye genelinde 119.574 adet konut satışı gerçekleşmiş, böylece yılın ilk 10 ayında toplam satışlar 1.280.852 adet olmuştu. 2019 yılı genelindeki toplam konut satışları 1.348.729 seviyesindeydi. Konut satışları 2017 yılında 1.409.314 adet ile zirve yapmıştı.

16 Aralık 2020, Çarşamba

ABD MERKEZ BANKASI (Fed) PARA POLİTİKASI KARARI

Eylül ayı toplantısında maksimum istihdam ve ortalama %2 enflasyon hedefleri tutturulana kadar politika faizini %0-0,25 aralığında sabit tutmaya devam edeceğini duyurmuştu. Yılın son toplantısında, Fed’in ekonomik görünüme dair beklentileri ve genişlemeci politikaların devamlılığı konusunda görüş ve beklentilerine odaklanacağız.

EKİM AYI TCMB KONUT FİYAT ENDEKSİ

Konut fiyat endeksi Eylül ayında bir önceki aya göre %1,59, bir önceki yılın aynı ayına göre %27,34 artışla 146,70 seviyesine yükselmişti.

EKİM AYI ÖZEL SEKTÖR UZUN VADELİ KREDİ BORCU

Özel sektörün uzun vadeli kredi borcu Eylül ayında 161,02 milyar dolar seviyesindeydi. Alt kalemlere göre bankaların 60,98 milyar dolar, bankacılık dışı finansal kuruluşların 9,61 milyar dolar, finans dışı sektörün 90,44 milyar dolar uzun vadeli kredi borcu bulunmaktadır. Şubat 2018’de özel sektörün uzun vadeli kredi borcu 226 milyar dolar ile tarihi zirvesini yapmıştı.

17 Aralık 2020, Perşembe

İNGİLTERE MERKEZ BANKASI (BoE) PARA POLİTİKASI KARARI

BoE 4 Kasım tarihli toplantısında %0,1 seviyesindeki politika faizini değiştirmemiş, Hazine tahvil alım miktarını 150 milyar pound artırarak toplam Hazine tahvil alım miktarını 875 milyar pound seviyesine yükseltmişti. Toplantı sonrası yayınlanan raporda Kovid-19’un hanehalkı harcamalarını öngördüklerinden daha fazla zayıflattığı, söz konusu zayıflamanın 2020 yılı son çeyreğinde GSYH’de daralmaya sebep olacağı vurgulanmıştı. BoE enflasyon hedefi %2 iken Ekim ayında TÜFE yıllık %0,7 seviyesinde bulunuyor. BoE, basın duyurusunda enflasyon hedefine ulaşana kadar gevşek para politikasını sürdüreceğini tekrarlamıştı.

EKİM AYI KISA VADELİ DIŞ BORÇ STOKU

Eylül ayında toplam kısa vadeli dış borç stoku 134,0 milyar dolar iken kamunun (kamu bankaları) 26,2 milyar dolar, Merkez Bankasının 21,0 milyar dolar, özel sektörün 86,8 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Özel sektör içinde bankaların 30,9 milyar dolar, banka dışı finansal kuruluşların 0,7 milyar dolar, finansal olmayan şirketlerin 55,2 milyar dolar kısa vadeli borcu bulunuyor. Özel sektör finans dışı sektörün kısa vadeli borcu Ekim 2017’den bu yana özel sektör bankalarının üzerinde bulunuyor. Kalan vadeye göre dış borç stoku dikkate alındığında Türkiye’nin gelecek 12 ayda (Ekim 2020 – Eylül 2021) ödemesi gereken dış borç stoku 182,5 milyar dolar seviyesindedir.

TCMB VE BDDK, 4 ARALIK 2020 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

4 Aralık ile biten haftada, döviz tevdiat hesapları (döviz cinsinden mevduatlar) önceki haftaya göre 1,8 milyar dolar artışla tarihi zirvesi olan 221,3 milyar dolar seviyesine yükseldi. Karşılığında TL cinsinden mevduatlar önceki haftaya göre 1,55 trilyon TL’den 1,53 trilyon TL’ye geriledi. Söz konusu gerilemede ortalama TL cinsi mevduatların bir haftada %14,59’dan %14,51 seviyesine gerilemesi etkili oldu. 4 Aralık haftasında 1 yıla kadar olan TL cinsi mevduat faizleri ortalamada %16’lara yükselmesine rağmen 1-3 ay vadeli TL cinsi mevduat faizleri önceki haftaya göre düştü. TL cinsinden ticari kredi faiz oranı %18,59, tüketici kredileri faiz oranı %21,40 seviyelerine yükseldi.

4 Aralık 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

18 Aralık 2020, Cuma

JAPONYA MERKEZ BANKASI (BoJ) PARA POLİTİKASI KARARI

BoJ 29 Ekim tarihli para politikası toplantısında politika faizini değiştirmemiş, borsa yatırım fonları (ETF) ve gayrimenkul yatırım fonu yıllık satın alımlarını iki katına çıkararak sırasıyla 12 trilyon yen ve 180 trilyon yen seviyesine yükseltmişti. Ek olarak BoJ, Getiri Eğrisi Kontrolü (Yield Curve Control) ile birlikte Miktarsal ve Niteliksel Parasal Gevşeme politikasını sürdüreceğini tekrarlamıştı. BoJ, fiyat istikrarını sağlamak adına %2 olan enflasyon hedefine ulaşmak amacıyla Hazine tahvillerine ek olarak diğer finansal varlıkları satın almasını niteliksek gevşeme olarak ifade ediyor. BoJ, üst limit koymaksızın 10-yıl vadeli Hazine tahvillerini %0’a yakın faiz oranından satın almasını ise miktarsal gevşeme olarak nitelendiriyor. ABD Merkez Bankası da ekonomiyi desteklemek amacıyla Getiri Eğrisi Kontrolünü adapte etmeyi tartışırken en son Haziran 2020 para politikası toplantısında söz konusu uygulamaya şüpheyle yaklaştıklarını, zira kovid-19 etkisiyle tahvil faizlerinin düşük kalmaya devam edeceğini beklediklerini ifade etmişti.

MERKEZ BANKASI ARALIK AYI BEKLENTİ ANKETİ

Merkez Bankasının Kasım ayında reel sektör ve finansal sektör temsilcileri ile profesyonellerden oluşan 59 katılımcı tarafından yanıtlanmış ve sonuçlar katılımcıların yanıtları toplulaştırılarak değerlendirilmiş Beklenti Anketinde yıl sonu TÜFE’de %12,47, yıl sonu Dolar/TL kurunda 7,887, yıl sonu GSYH’de %0,55 daralma, 2021 yıl sonu GSYH’de %3,99 büyüme, yıl sonu cari işlemler açığında 30,9 milyar dolar seviyeleri öngörülmüştü.

EKİM AYI NET ULUSLARARASI YATIRIM POZİSYONU (NUYP)

Eylül ayında uluslararası varlıklar 225,0 milyar dolar, uluslararası yükümlülükler 593,5 milyar dolar olmuş, böylece NUYP açığı 368,5 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Ağustos ayına göre varlıklar 2,4 milyar dolar azalırken, yükümlülükler 1,3 milyar dolar artmıştı. Yükümlülüklerdeki artışta, kamu ve bankalar hariç diğer sektörlerin ticari kredilerinde 2,5 milyar dolarlık artış ve kredi yükümlülüklerinde 1 milyar dolarlık azalma etkili olmuştu. Diğer sektörler, 2019 yılı Ekim ayından bu yana uluslararası kredilerini azaltırken, Haziran 2020’den bu yana uluslararası ticari kredilerini artırmaktalar. Ticari kredilerdeki artış sanayi üretimini de desteklemektedir.

Dr. Fulya Gürbüz

GRAFİĞİN SÖYLEDİĞİ: “Öncelik Türk lirasına kalıcı güvenin sağlanması”

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre, finans dışı kesimin döviz varlıkları Eylül 2020’de önceki aya göre 1,5 milyar dolar artışla 130,8 milyar dolara yükselirken, döviz yükümlülükleri 1,6 milyar dolar azalışla 293,1 milyar dolara geriledi. Özetle, finans dışı kesimin (reel sektörün) döviz varlıkları önceki aya göre arttı, döviz borçları ise azaldı.

Reel sektörün döviz varlıklarının %71’ini mevduatlar oluşturuyor…

Reel sektörün Eylül ayı itibariyle döviz varlıkları; yurt içi döviz mevduatları (76,1 milyar dolar), yurt dışı bankalardaki döviz mevduatları (16,9 milyar dolar), döviz cinsi devlet tahvilleri (1,9 milyar dolar), ihracat alacakları (15,6 milyar dolar) ve yurt dışına doğrudan sermaye yatırımlarından (20,4 milyar dolar) oluşmaktadır. Demek ki reel sektörün döviz varlıklarının en büyük payını %71 ile döviz mevduatları oluşturuyor.

Reel sektörün döviz yükümlülüklerinin %83’ünü krediler oluşturuyor…

Eylül ayında reel sektörün döviz yükümlülüklerinin 241,9 milyar doları yurt içi (144,3 milyar dolar) ve yurt dışından sağlanan nakdi kredilerden (97,6 milyar dolar), 51,2 milyar doları ise ithalat borçlarından oluşuyor.

Reel sektör bir yandan döviz varlıkları edinimine devam ederken, öte yandan borçlanarak ekonomik faaliyetlerini sürdürebilmektedir.

Reel sektörün döviz pozisyonu ile GSYH büyümesi arasında bir ilişki var mı?

Aşağıdaki grafik, reel sektörün döviz pozisyonu ile Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) arasındaki karşılıklı etkileşimleri göstermektedir. GSYH verilerinin üçer aylık dönemler için yayınlanması sebebiyle grafikte reel sektör döviz pozisyonu verilerinin üç aylık ortalama değerleri dikkate alınmıştır.

Grafikte gri çubuklar reel sektör döviz yükümlülüklerini, sarı çubuklar döviz varlıklarını, kırmızı çizgi sanayi sektörünün önceki çeyreğe göre değişimini, mavi çizgi ise hizmet sektörünün önceki çeyreğe göre değişimini göstermektedir.

2008 yılında patlak veren küresel finansal krizin üstesinden gelebilmek için reel sektör 2009 yılının üçüncü çeyreğinden itibaren tarihi düşük faiz oranlarından yararlanmak amacıyla döviz cinsinden borçlanmayı artırmış, 2018 yılı üçüncü çeyreğine kadar döviz cinsinden borçlanma artarak sürmüştür. Söz konusu dönemde hem sanayi hem de hizmet üretiminin genel olarak önceki döneme göre artışlarını sürdüklerini görüyoruz. 2018 yılı önemli bir yıl zira Trump başkanlığındaki ABD yönetiminin ticaret savaşını başlatması, en büyük ticaret ortağımız olan Avrupa Birliği ekonomisindeki yavaşlamanın derinleşmesi ve Eylül ayında Türkiye’de yaşanan kur krizi bu döneme denk gelmektedir.

Nitekim 2018 yılı üçüncü çeyreğinde reel sektör yurt dışı yükümlülüklerini azaltma yoluna giderken, döviz varlıklarını da artırmaya devam etmişlerdir. Kovid-19’un pandemi ilan edildiği 2020 Mart ayına kadarki dönemde hem sanayi hem de hizmet üretimi çeyrek bazda sınırlı da olsa büyümesini sürdürebilmiştir.

2020 yılı ikinci çeyreğinde GSYH’de yaşanan sert daralmanın ardından reel sektör üçüncü çeyrekte tekrar döviz cinsi borçlanmasını artırırken hem sanayi hem de mal üretiminde önceki çeyreğe göre sert bir düzeltme kaydedilmiştir. Ancak 2020 yılı üçüncü çeyreğinde güven algısındaki bozulmanın artarak devam etmesiyle birlikte reel sektörün döviz varlıkları Haziran ayı sonundaki 123,3 milyar dolardan Eylül 2020 sonunda tarihi rekorla 130,8 milyar dolara kadar yükselmiştir.

Ekonomide sürdürülebilir büyüme için doğrudan yatırımlar cazip kılınmalı…

9 Kasım ile birlikte oluşturulan yeni ekonomi yönetimi Türk lirasına güveni yeniden kazanmak adına hemen harekete geçti: Politika faizinde sert artırımla birlikte para politikası sadeleştirilmeye başlandı. Kamuoyunun bilgilendirilmesi şeffaflık adımı ile öne çıkarken Türkiye Hazinesi uzun bir aradan sonra yurt dışından tahvil yoluyla 10 yıllık borçlanabilmeyi başardı.

Yeni ekonomi yönetiminin önünde zorlu bir süreç var ancak süreci kolaylaştıracak en önemli etken Türk lirasına güvenin kalıcı olarak sağlanması:

. Tedarik zincirindeki aksamalar, hammadde kıtlığı ve Türk lirasında devam eden değer kayıpları girdi maliyetlerini artırıyor. Türk lirasına güven, enflasyon üzerindeki baskıyı azaltacaktır.

. Reel sektörün yatırımlarını dolayısıyla da istihdamı artırabilmesi için yatırım yapmaya elverişli şartların oluşturulması gerekiyor. Kovid-19 sebebiyle adapte olmaya çalıştığımız yeni normalde Türkiye yüksek katma değerli ürün geliştirmek adına somut adımlar ortaya koymalı. Türk lirasına güven kazandıracak hamlelere ek olarak avantajlı coğrafik konumu doğrudan yatırımları çekebilmek adına önemli.

. ABD’de Biden yönetiminin Avrupa ile ticari ilişkilerini kuvvetlendirme hedefi dikkate alındığında Türkiye’nin en büyük ticaret ortağımız olan Avrupa Birliği ile işbirliğinin sağlamlaştırılması ticaret hacmimiz açısından olumlu bir gelişme olacaktır. Türk lirasına güveni sağlayacak böyle bir gelişmenin elbette Türkiye sermaye piyasalarının derinleşmesinde de katkısı olacaktır.

Dr. Fulya Gürbüz

Sürpriz yok: GSYH 3. çeyrekte önceki çeyreğe göre yüzde 15,6 büyüdü

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2020 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,7 büyüme kaydetti. Kovid-19 kaynaklı kısıtlamaların etkili olduğu 2020 yılı ikinci çeyreğinde GSYH, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %9,9, bir önceki çeyreğe göre %11,0 azalma kaydetmişti.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırıldığında GSYH 2020 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %15,6 arttı. Veri öncesinde yapılan tahminlerde, Bilgi Üniversitesi CEFİS çeyrekten çeyreğe artışı %15,85 olarak tahmin etmişti.

Takvim etkisinden arındırılmış GSYH ise 2020 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,5 arttı.

Aşağıdaki grafikte GSYH üretim modeline göre, turuncu çubuklar mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış alt üretim kategorilerinin 2020 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre değişimlerini, mavi çubuklar ise takvim etkisinden arındırılmış alt üretim kategorilerinin bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzdesel değişimlerini göstermektedir.

Kaynak: TÜİK

Yukarıdaki grafikte üretim modeline göre büyümeye en büyük katkının bir önceki çeyreğe göre %31,1 büyüyen sanayi sektörü ve %33,4 büyüyen hizmet sektöründen geldiğini görüyoruz. Sübvansiyonlar düşülmüş olarak ürünler üzerindeki vergiler ise bir önceki çeyreğe göre %8,7 artış sağladı. Vergi ertelemelerinin üçüncü çeyreğe ötelenmesinin söz konusu gelir artışında etkisi olduğunu hatırlatalım.

Aşağıdaki grafik ise üretime destek veren tüketim tarafındaki değişimleri gösteriyor. Yine turuncu çubuklar tüketim tarafında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak bir önceki çeyreğe göre değişimi, mavi çubuklar ise takvim etkisinden arındırılmış olarak bir önceki yılın aynı çeyreğine göre değişimi gösteriyor.

Kaynak: TÜİK

Yukarıdaki grafikten, mal ve hizmet ihracatının üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre %30,1 artışının üretim tarafında hem sanayi hem de hizmet sektörünü desteklediğini anlıyoruz. Mal ve hizmet ihracatını ise çeyreklik bazda %27,6 yükselen mal ve hizmet ithalatının desteklediğini görüyoruz. Zira Türkiye’nin sanayi üretiminin ağırlıklı olarak ara mal ithalatına doğrudan bağımlı olduğunu hepimiz biliyoruz. Gayrisafi sabit sermaye oluşumundaki çeyreksel bazda %20,8’lik artış ise hem talebi karşılamak hem de stokları artırmak amacıyla yatırım harcamalarının da arttığını gösteriyor.

Ekim-Kasım-Aralık dönemini kapsayan 2020 yılı son çeyreğine ilişkin öncü göstergeler (ihracat, reel kesim güven endeksi, kapasite kullanımı, imalat sanayi PMI) Ekim-Kasım döneminde sanayi sektörünü dolayısıyla da GSYH büyümesini desteklediğine (Kasım ayında söz konusu destek kısmen vites düşürdü), kısıtlamaların tekrar gündeme gelmesiyle hizmet sektörünün (sektörel güven endeksleri, SAMEKS, turizm) GSYH büyümesini önceki çeyreğe göre aşağı çektiğine işaret ediyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Yeni haftada büyüme, enflasyon ve PMI verilerine odaklanacağız

30 Kasım 2020, Pazartesi

3. ÇEYREK GSYH BÜYÜME VERİLERİ Kovid-19 kaynaklı kısıtlamaların etkili olduğu 2020 yılı ikinci çeyreğinde GSYH, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %9,9, bir önceki çeyreğe göre %11,0 azalma kaydetmişti. Mayıs ayıyla birlikte kısıtlamaların gevşetilmesiyle birlikte üçüncü çeyrekte ihracat hacminin desteğiyle sanayi üretimi bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %7,7, bir önceki çeyreğe göre %30,3 artış kaydetmişti. Sanayi üretimindeki iyileşme sanayi sektörü istihdamını da destekledi. Öte yandan, sanayi sektörünün aksine başta turizm sektörü olmak üzere kısıtlamaların hâkim olduğu hizmet sektöründe ekonomik faaliyetler ve istihdam daralmaya devam ediyor. Anket sonuçlarına göre, üçüncü çeyrekte GSYH’nin önceki çeyreğe göre ve önceki yılın aynı çeyreğine göre büyüdüğünü göreceğiz:

2020 yılı son çeyreğine ilişkin öncü göstergeler (ihracat, reel kesim güven endeksi, kapasite kullanımı, imalat sanayi PMI) Ekim-Kasım döneminde sanayi sektörünü dolayısıyla da GSYH büyümesini desteklediğine, ancak Kasım ayında söz konusu desteğin kısmen azalmaya başladığına; kısıtlamaların etkisiyle hizmet sektörünün (sektörel güven endeksleri, SAMEKS, turizm) ise GSYH büyümesini aşağı çektiğine işaret ediyor.

KASIM AYI SANAYİ VE HİZMET SEKTÖRLERİ SAMEKS ENDEKSLERİ

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS Sanayi Sektörü Endeksi, Ekim ayında, bir önceki aya göre 1,9 puan azalarak 48,1 seviyesine gerilemiş, SAMEKS Hizmet Sektörü Endeksi 0,8 puan artışla 48,5 seviyesine yükselmişti. Kovid-19 kaynaklı kısıtlamaların artırılmasına bağlı olarak hizmet sektöründeki daralmanın Aralık ayında hızlanma ihtimali yüksek.

EKİM AYI TÜİK DIŞ TİCARET VERİLERİ

Ticaret Bakanlığı verilerine göre 2020 yılı Ekim ayında ihracat geçen yılın aynı ayına göre %5,6 artarak 17 milyar 333 milyon dolar, ithalat %8,5 artarak 19 milyar 729 milyon dolar oldu.

1 Aralık 2020, Salı

KASIM AYI IHS MARKIT KÜRESEL VE TÜRKİYE İMALAT SEKTÖRÜ PMI (satın alma müdürleri endeksi) VERİLERİ

23 Kasım’da açıklanan ilk tahminlerinde küresel bazda hizmet sektöründe daralmanın sürdüğü, sanayi sektöründe aktivitenin önceki aya göre vites düşürdüğü sinyalini aldık.

KASIM AYI TİCARET BAKANLIĞI DIŞ TİCARET VERİLERİ

Ticaret Bakanlığı verilerine göre 2020 yılı Ekim ayında ihracat geçen yılın aynı ayına göre %5,6 artarak 17 milyar 333 milyon dolar, ithalat %8,5 artarak 19 milyar 729 milyon dolar olmuştu. IHS Markit Kasım ayı ilk tahminlerinden gelen özellikle Avrupa imalat sektöründeki vites düşüşü sinyalinin Türkiye’nin Kasım ayı ihracat performansına yansıyıp yansımadığını göreceğiz.

3 Aralık 2020, Perşembe

KASIM AYI ENFLASYON VERİLERİ

Ekim ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %11,75, aylık %0,97 artış kaydetti. Benzer şekilde yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) de yıllık %14,33, aylık %2,65 artış kaydetti. Kasım ayında önceki aya göre Türk lirasının yarı yarıya ABD doları ve Euro’dan oluşan döviz sepetine göre %1,5 değer kaybetmesinin girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturma ihtimali yüksek. Nitekim, TCMB Beklenti Anketi’ne göre Kasım ayında TÜFE’nin önceki aya göre %1 artması bekleniyor.

IHS MARKIT KASIM AYI KÜRESEL HİZMET SEKTÖRÜ PMI (satın alma müdürleri endeksi) VERİLERİ

23 Kasım’da açıklanan öncü verilere göre hizmet sektörü, Kovid-19 kaynaklı kısıtlamaların artması sebebiyle Kasım ayında da daralmaya devam etti.

TCMB VE BDDK, 27 KASIM 2020 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

20 Kasım ile biten haftada, TL cinsinden ticari kredi faiz oranı %17,09, tüketici kredileri faiz oranı %19,97, mevduat faiz oranı %13,58 seviyelerine yükseldi. 7 Eylül 2020’de 343,1 milyar TL ile zirve yapan Merkez Bankasının günlük toplam fonlama miktarı ise 27 Kasım’da 234 milyar TL seviyesinde bulunuyor.

20 Kasım 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

4 Aralık 2020, Cuma

ABD KASIM AYI İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ

Kovid-19 kaynaklı ilk kısıtlamaların başladığı Nisan ayında %14,7’ye yükselen işsizlik oranı Ekim ayında %6,9’a kadar geriledi.

Dr. Fulya Gürbüz