Merkez Bankasına göre zayıf TL ihracatı destekleyecek

Merkez Bankası, 22 Ekim 2020 tarihli toplantısında 1-hafta vadeli borç verme faizi olan politika faizini %10,25 ile sabit tuttu. Toplantı öncesinde, kurdaki tansiyonu azaltmak adına politika faizinin %11,25-11,75 aralığına yükseltilmesi gerektiğini savunmuştum. Toplantıdan, politika faizini artırmak yerine Geç Likidite Penceresi 1 gecelik borç verme faiz oranının %13,25’ten %14,75’e yükseltildiği kararı çıktı. Hatırlatmak gerekirse, bankalar 1 gecelik, 1 haftalık ve Geç Likidite Penceresinden 1 gecelik vadelerde Merkez Bankasından borç alabilmektedirler. Merkez Bankası söz konusu fonlamaların miktar ve vadelerine göre hesapladığı “ortalama fonlama maliyetini” günlük olarak yayınlamaktadır. 21 Ekim itibariyle ortalama fonlama maliyeti %12,52 seviyesindeydi.

Merkez Bankası %10,25 seviyesindeki politika faizini neden değiştirmedi?

Merkez Bankası faiz politikasını belirlerken Tüketici Fiyat Enflasyonunu (TÜFE) dikkate alıyor. Eylül ayında TÜFE önceki yılın aynı ayına göre %11,75 seviyesine gerilemişti. Geçen hafta açıklanan TCMB Ekim ayı Beklenti Anketi sonuçlarına göre de yıl sonu TÜFE beklentisi %11,76 seviyesinde. %10,25 seviyesindeki politika faizinin üzerine ortalama %2-3’lük reel getiriyi eklersek %12,5-13,6’lık bir seviyeye ulaşıyoruz. Toplantı öncesinde 2-yıl vadeli devlet tahvilinin faizi %13,8, 1 yıl vadeli TL mevduatın faiz oranı ise %12,8 seviyesinde bulunuyordu.

Yukarıdaki paragrafta Merkez Bankasının politika faizini neden sabit tutmuş olabileceğine dair basın bülteninden anlayabildiğim kadarıyla bir sebep bulmaya çalıştım. Merkez Bankası fiyat istikrarını sağlamak adına TÜFE’yi dikkate alsa da üretim maliyetleri de nihai ürün fiyatlarını etkilemektedir. Yurt İçi Üreticileri Fiyat Enflasyonu (Yİ-ÜFE) Eylül ayında önceki aya göre %2,65, önceki yılın aynı ayına göre %14,33 artış kaydetti. TÜFE’deki artış önceki aya göre %0,97 olmuştu. Üretici fiyatları yılbaşından Eylül ayı sonuna kadar ortalama %13,44 artış kaydederken, TÜFE’deki artış %8,33 oldu. Bunu şu şekilde açıklayabiliriz: Üreticiler, satış hacimleri olumsuz etkilenmesin diye maliyetlerini tüketiciye tam olarak yansıtamamaktalar. Dolayısıyla da iş hacmi yaratılsa bile karlılık açısından parlak bir tablo ortaya çıkmamaktadır. İşletmelerin maliyetlerini azaltmak adına ticari kredi faiz oranlarının 16 Ekim itibariyle %13,87 seviyesine gerilemesi önemli bir adım olsa da bankacılık sektörü kredi hacminin %78’ini oluşturan ticari kredilerin ödeme kabiliyetindeki olası bozulmalar finansal sistem dolayısıyla da Türk lirası üzerinde önemli bir baskı oluşturabilir. Bu da Türk lirasının yabancı para birimlerine karşı sert değer kayıplarını beraberinde getirebilir. Özellikle Türk lirasında süregelen değer kaybının enflasyonda yapışkanlık etkisi yaratması, Türk lirasına güven sağlanmadıkça enflasyonda düşüş eğilimini de engellemektedir.

Merkez Bankası neden Geç Likidite Penceresi borç verme faiz oranını %14,75’e yükseltti?   

Enflasyondaki yükseliş eğilimini Merkez Bankası güçlü kredi ivmesi desteğiyle ekonomide sağlanan hızlı toparlanmaya ve finansal piyasalarda yaşanan gelişmelere bağlıyor. Toplantı sonrasında yayınlanan basın bülteninde Merkez Bankası, enflasyonda düşüşü sağlamak adına temkinli duruşunu koruyacağını vurguladı. Bu sebeple Merkez Bankası, Geç Likidite Penceresi 1 gecelik borç verme faiz oranını %13,25’ten %14,75’e yükselterek ortalama fonlama maliyetinin %13,5 seviyesinin üzerine çıkmasını sağlayabilecek.

Merkez Bankası para politikası kararında hangi gerekçeleri öne sürdü?

Merkez Bankasının yayınladığı basın bülteninde politika kararına yönelik olarak sunduğu gerekçeleri kendi yorumumla iletmeye çalışayım:

“İktisadi faaliyetteki toparlanma devam etse” de pandemide ikinci dalga riski göz ardı edilmemeli

Aşağıdaki grafikte görüleceği gibi, sanayi üretimi Kovid-19 kaynaklı kapatmaların devreye alındığı Nisan ayında dip seviyelere gerilemiş, ardından tedbirlerin gevşetilmesiyle Mayıs ayından itibaren aralıksız artış kaydetmiştir. Bunda özellikle ihracat performansındaki yukarı yönlü eğilim önemli bir rol oynamıştır. Küresel olarak, Ağustos ayında ise pandemide ikinci dalga etkisini göstermeye başlamış ve Türkiye dahil sanayi üretimi artışında yavaşlama kaydedilmiştir. İkinci dalganın yaygınlaşma ihtimali iktisadi faaliyetin zayıflamasına sebep olabilir.

Kaynak: TDM

“Son dönemde atılan politika adımlarıyla birlikte ticari ve bireysel kredilerdeki normalleşme eğilimi belirginleşmiştir”

Eylül ayında politika faizinin yükseltilmesi ve sıkı para politikasının da desteğiyle Merkez Bankası, ticari ve bireysel kredilerdeki normalleşme eğiliminin belirginleştiğini ifade ediyor.

Merkez Bankası 25 Eylül tarihli toplantısında politika faizini %8,25’ten %10,25’e yükseltmişti. Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi, politika faizindeki artış tüketici kredi faiz oranlarının artmasında etkili olurken ticari kredi faizlerinde düşüş gözlendi.

Kaynak: TDM

Yine aşağıdaki grafikte görüleceği gibi, tüketici kredi faizlerindeki artış ve ticari kredi faizlerindeki düşüşün etkisiyle 25 Eylül’den 16 Ekim tarihine kadar kredi hacmi artışında yavaşlama eğilimi var.

Kaynak: TDM

16 Ekim 2020 tarihli BDDK verilerine göre, toplam bankacılık sektörü kredi hacminin %22’sini Bireysel Krediler ve Kredi Kartları, %78’ini Ticari Krediler oluşturmaktadır. Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi, 25 Eylül’de faiz artırımının ardından tüketici faiz oranlarındaki artış tüketici kredilerinde yavaşlama getirirken, ticari kredilerde artış eğilimi var.

Kaynak: TDM

Söz konusu gelişmelere bağlı olarak; bankacılık sektörünün, işletmelere daha düşük faizle finansman sağlaması amacıyla ticari kredilere öncelik vermesini, öte taraftan da enflasyonist baskıyı azaltmak adına tüketici kredileri faiz oranlarındaki artışa istinaden tüketici kredi hacminde kaydedilen yavaşlamayı Merkez Bankasının “normalleşme eğilimi” olarak ifade ettiğini anlıyorum.

“İthalatta öngörülen dengelenmenin başladığı” görülse de sebebi bozulan talep

Merkez Bankası ithalattaki güç kaybını “Salgın tedbirleri kapsamında uygulanan destekleyici politikaların kademeli olarak geri alınmasıyla ithalatta öngörülen dengelenmenin başladığı görülmektedir” olarak ifade ediyor. Aşağıdaki grafik ise, altın ithalatı hariç tutulduğunda ithalat hacminde pandemi öncesine göre yavaşlama eğilimini açıkça gösteriyor. Elbette ithal ürünlere getirilen ek vergilerin söz konusu gelişmede etkisi olabilir ancak hem iç talepteki hem de sermaye yatırımlarındaki güç kaybının etkisinin ithalat performansı üzerinde daha etkili olduğunu düşünüyorum.

Kaynak: TDM

“Mal ihracatındaki güçlü toparlanma, emtia fiyatlarının görece düşük seviyeleri ve reel kur düzeyi önümüzdeki dönemde cari işlemler dengesini destekleyecektir” denilse de riskler göz ardı edilmemeli

Ağustos ayında, küresel talepteki bozulmaya bağlı olarak mal ihracatında güç kaybı yaşandığını gördük. Söz konusu güç kaybı düşen iç talebin etkisiyle mal ithalatında azalmaya dolayısıyla da cari işlemler açığında azalmaya katkı sağlayacaktır. Ancak altın ithalatındaki belirsizlik söz konusu beklentiyi riske atıyor. Öte yandan, Merkez Bankasının politika faizini sabit tutmasının ardından Dolar/TL kuru tekrar 7,90 seviyelerinin üzerine çıktı. Merkez Bankasının “reel kur düzeyinin cari işlemler dengesini destekleyeceğini” ifade etmesi, Merkez Bankasının zayıf Türk lirasını desteklediğini, dolayısıyla da Türkiye’nin ihracat mallarının fiyat avantajı sunarak ihracat performansının artacağı beklentisini savunduğunu anlıyorum. Aşağıdaki grafik Türk lirasının rekor düşük seviyelerine gerilediğini gösterse de Türk lirasındaki değişimin doğrudan ihracat hacmini etkilediğini kanıtlamıyor:

Kaynak: TDM

Pandeminin yarattığı arz şoku sebebiyle Türkiye ihracatının olumlu etkilendiği elbette söylenebilir ancak küresel rekabetteki sert yarışın etkisiyle Türkiye’nin pastadan pay kapma şansı sınırlanmış olabilir. Ayrıca, kış aylarıyla birlikte artacak olan enerji ihtiyacı, ithalat hacmini de yukarı çekecektir. Dolayısıyla söz konusu sebeplerin cari işlemler dengesini destekleyemeyeceği ihtimali yüksek.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: Merkez Bankası faiz kararı, enflasyon, uluslararası yatırım pozisyonu, tüketici güveni ve Euro Bölgesi PMI

19 Ekim 2020, Pazartesi

AĞUSTOS AYI NET ULUSLARARASI YATIRIM POZİSYONU

Merkez Bankası tarafından açıklanan Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP); Türkiye’deki yerleşik kişilerin yurt dışındaki yerleşik kişiler ile finansal alacakları, yükümlülükleri ve rezerv varlık olarak tuttukları altın şeklindeki finansal varlıklarının belli bir tarihteki stok değerini göstermektedir. Varlıklarımız Temmuz ayında önceki aya göre 4,8 milyar dolar (%2,1) artışla 232,1 milyar dolar seviyesine, yükümlülükler ise aylık %7,5’luk (42,4 milyar dolar) sert artışla 611,0 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Varlıkların yükümlülüklerden farkını alarak hesaplanan Net Uluslararası Yatırım Pozisyonu (NUYP) Temmuz ayında önceki aya %11’lik (37,6 milyar dolar) artışla 378,9 milyar dolar açık verdi. Verinin yayınlandığı 2006 yılı başından bu yana NUYP, Ocak 2018’de 482,7 milyar dolar açık vererek en yüksek değerini almış, en düşük değer ise 161,7 milyar dolarlık açık ile Haziran 2006’da kaydedilmişti.

AĞUSTOS GÖRÜNÜMÜ… Geçen hafta özel sektörün Ağustos ayı uzun vadeli kredi borç stoku açıklandı; stok Temmuz ayına göre 0,3 milyar dolar azalışla 162,2 milyar dolar seviyesine geriledi. Türkiye genelinin ise kısa vadeli dış borç stoku Ağustos ayında önceki aya göre 4,3 milyar dolar artışla 132,8 milyar dolar oldu. Ağustos ayı ile birlikte önümüzdeki 12 ayda vadesi dolacak dış borç tutarı ise Temmuz ayındaki 176,5 milyar dolardan 181,3 milyar dolar seviyesine yükseldi. Detaylara baktığımızda Türk lirasındaki değer kaybı paralelinde artan risk primine bağlı olarak özel sektör bankalarının ve finans dışı özel sektörün uzun vadeye kıyasla kısa vadeli borçlanmaya ağırlık verdiğini anlıyoruz.

20 Ekim, 2020, Salı

EYLÜL AYI YURTDIŞI ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (YD-ÜFE)

TÜİK tarafından açıklanan Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksinde ürünlerin ihracat fiyatları doğrudan sanayi sektöründeki üretici firmalardan alınıyor. Dolayısıyla ağırlıklı olarak ithal girdi ile üretim yapan yurt dışı üreticilerin hem maliyetleri hem de ürün satış fiyatları Türk lirasının değerindeki değişimlerden doğrudan etkilenmektedir. Türk lirası Ağustos ayında önceki aya göre %6,1, önceki yılın aynı ayına göre %28,9 değer kaybetmiş, aynı ay YD-ÜFE aylık %7,46, yıllık %30,23 artış kaydetmişti.

EYLÜL GÖRÜNÜMÜ… Eylül ayında Türk lirasının önceki aya göre %3,5, önceki yılın aynı ayına göre %32,0 değer kaybetmesinin etkisiyle YD-ÜFE’deki artış devam edecek.

EYLÜL AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU

Ağustos ayında merkezi yönetimin borç stoku 1,8 trilyon TL seviyesinde bulunuyor. Söz konusu borcun 1,1 trilyon TL’si iç borcu, 0,7 trilyon TL’si ise dış borcu kapsıyor. Eylül ayında dış borçlanma gerçekleştirmeyen Hazine, Ekim ayında 2,5 milyar dolarlık tahvil yoluyla dış borçlanma gerçekleştirmesi borç stokunda Ekim ayında artış getirecek.

22 Ekim 2020, Perşembe

MERKEZ BANKASI (TCMB) PARA POLİTİKASI KARARI

TCMB 24 Eylül 2020 tarihli olağan para politikası toplantısında 1-hafta vadeli borç verme faizi olan politika faizini %8,25’ten %10,25 seviyesine yükseltmişti. TCMB, bankalara gecelik (O/N) ve haftalık vadelerde borç vererek fon imkanı sağlıyor. TCMB, O/N olarak bankalara %11,75’ten, geç likidite penceresi kapsamında O/N olarak bankalara %13,25’ten, 1 haftalık vadede ise %10,25’ten borç veriyor. Söz konusu fonlamaların günlük ortalamasını veren ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti 9 Ekim itibariyle %11,64 seviyesine yükseldi. Merkez Bankası politika faizini belirlerken fiyat gelişmelerine bakıyor. Türk lirasındaki değer kaybının enflasyona doğrudan yansıması hem üretici hem de tüketim mal fiyatlarını yukarıya taşıyor. Geçen hafta açıklanan TCMB Ekim ayı Beklenti Anketi sonuçlarına göre yıl sonu Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) beklentisi %11,76 seviyesinde bulunuyor. Eylül ayında TÜFE yıllık %11,75 seviyesinde iken Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık %14,33 artış kaydetmişti. Dolayısıyla Türk lirasındaki değer kaybının sürdüğü Ekim ayında da enflasyonist baskının süreceği, hatta önümüzdeki aylarda jeopolitik risklerin korunması, Avrupa ile siyasi gelişmeler ve ABD seçimlerine yönelik belirsizlikler sebebiyle kurdaki artışın devam etme olasılığı yüksek. Her ne kadar tahvil faizleri Cuma itibariyle %13,65 ile yatırımcılarına enflasyona eşdeğer bir getiri sunuyor olsa da mevduat faiz oranları %10,84 ile yatırımcıyı çekebilecek bir avantaj ortaya koyamıyor. Enflasyona karşı yüksek getiri sunulması tasarruflarda da artış getirecektir. TCMB’nin 22 Ekim’de politika faizini %11,25-11,75 aralığına yükseltmesi hem tasarrufların artmasına katkı sağlamak hem de kurdaki tansiyonu azaltmak adına önemli bir adım olacaktır.  

EKİM AYI TÜİK TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ

TÜİK Tüketici Güven Endeksi Eylül ayında önceki aya göre hafif yükselişle 81,9 seviyesine yükselmişti. Endeksin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durum, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durum olduğunu gösteriyor. Endeks Temmuz 2004’ten bu yana 100 seviyesinin altında seyrediyor. Endeks Kasım 2008’de 73,9 ile en düşük değerini almıştı.

EKİM GÖRÜNÜMÜ… Geçen hafta açıklanan Ekim ayı Bloomberg HT Tüketici Güven Endeksi önceki aya göre 5,67 puan düşüşle 65,6 seviyesine geriledi. Söz konusu düşüşte Türk lirasının ABD dolarına karşı Eylül ayındaki ortalama 7,534 değerinden Ekim ayında 7,900 seviyesinin üzerine çıkmasının etkisi var. TÜİK Tüketici Güven Endeksi de Türk lirasındaki değer kaybından olumsuz etkilenecektir.

TCMB VE BDDK, 16 EKİM 2020 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

9 Ekim haftasında para ve banka verilerinde önceki haftaya göre önemli bir değişiklik olmadı.

9 Ekim 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

23 Ekim 2020, Cuma

ABD, EURO BÖLGESİ, İNGİLTERE, JAPONYA EKİM AYI IHS MARKIT PMI (SATINALMA MÜDÜRLERİ ENDEKSİ) VERİLERİ AÇIKLANACAK

Türkiye’nin ağırlıklı olarak ihracat ortakları olan Euro Bölgesi, İngiltere ve ABD imalat sektörlerinin Ekim ayındaki seyri Türkiye PMI verisi için de önemli ipuçları verecek. PMI verileri imalat ve hizmet sektörlerinde istihdam, satın alımlar, talep, ihracat, maliyetler, çıktı fiyatları ve tedarik sürelerini kapsıyor. Eylül ayı verileri hem Türkiye hem de küresel olarak imalat sektöründe olumlu bir tablo ortaya koymuştu.

Dr. Fulya Gürbüz

Industrial sector lost momentum in August 2020

Source: Turkstat

Falling exports was the main factor behind weakening industrial sector

According to calendar and seasonally adjusted Turkstat data, industrial production rose 3.4% m/m in August following 8.48% rise in July. The main factor behind weakening is a 4.63% decline in durable consumer goods production in the same period.

Besides, declining exports by 17% in August also explains momentum lost in industrial production. According to the TİM figures, industrial goods exports fell by 18% in August. In detail, Vehicles and Sub-Industry exports and Iron and Steel exports fell by 30% and 16% in August, respectively. Moreover, declining in leading exports sectors of textile and chemicals suggests deterioration in nondurables production.

Retail sales partly supported the industrial production in August

According to calendar and seasonally adjusted Turkstat figures, retail sales increased by 1.4% m/m in August. Food and automotive fuel excluded sales rose by 4.5% while food, beverage, and tobacco sales shrank by 3.7% in the same month. Furthermore, textile, clothing and footwear sales soared by 12.7% thanks to the discount season. On the other hand, electrical goods, and furniture sales narrowed by 4.8% in August stemming from jumping consumer loan rates from 13% to 17% levels.

Source: Turkstat

Industrial production may perform better in September

Calendar and seasonally adjusted SAMEKS Industrial Sector Index weakened slightly in September, and a similar weakness was also seen in ISO manufacturing sector PMI figures. TİM exports figures, on the other hand, pointed to a 30.5% increase in September. Considering the figures mentioned above, we may say that industrial production may perform better in September compared to the August figures.

Industrial sector will support the employment in August, but the outlook is unfavorable for September

According to seasonally adjusted labor force statistics, unemployment rate realized as 13.6% in the period of July 2020 down by 0.5 percentage point the previous period.

Source: Turkstat

Considering both retail sales and SAMEKS Services Index in August, employment in the services sector does not point out any favorable outlook, while this is not the case for the September figures.

On the other hand, SAMEKS Industrial Sector figures indicate speeding in recruitment in August signaling improvement in employment outlook in the sector. However, September SAMEKS figures points to a discouraging employment outlook.

Fulya Gürbüz, Ph.D.

Sanayi üretimi Ağustos ayında ivme kaybetti, Eylül ayı göstergeleri cesaret kırıcı

Kaynak: TÜİK

Sanayi üretiminde ivme kaybının ana tetikleyicisi ihracattaki düşüş

Ağustos ayı öncü verileri sanayi üretiminde önceki aya göre ivme kaybına işaret ediyordu. TÜİK verilerine göre, takvim ve mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretim endeksi Temmuz ayında kaydettiği aylık %8,48 büyümenin ardından Ağustos ayında %3,4 büyüme kaydetti. Bu yavaşlamada en büyük etken, ihracat pazarında önemli bir yere sahip olan Dayanıklı Tüketim Malı İmalatında önceki aya göre %4,63 daralma olması.

Ağustos ayında ihracat hacminde yaşanan %17’lik daralma sanayi üretimindeki ivme kaybını açıklıyor. TİM verilerine göre sanayi ihracatı Ağustos ayında önceki aya göre %18 gerilemişti. Bunda ihracatın en büyük payını oluşturan Taşıt Araçları ve Yan Sanayi ihracatında %30’luk, Demir ve Çelik Ürünleri ihracatında %16’lık gerileme etkili oldu. Yine ihracatın önemli kalemlerinden tekstil ve kimyevi madde ihracatındaki gerilemeler de dayanıksız tüketim malı imalatındaki ivme kaybını açıklıyor.

Perakende satışlar, sanayi üretimini sınırlı da olsa destekledi

TÜİK verilerine göre, takvim ve mevsimsellikten arındırılmış perakende satış hacmi Ağustos ayında bir önceki aya göre %1,4 arttı. Gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) önceki aya göre %4,5 artarken gıda, içecek ve tütün satışları %3,7 daraldı. İndirim sezonunun etkisiyle tekstil, giyim ve ayakkabı satışları %12,7’lik artış kaydetti. Öte yandan elektrikli eşya ve mobilya satışları önceki aya göre %4,8’lik daraldı. Söz konusu daralmada ihtiyaç kredileri faiz oranlarının Temmuz ayındaki %13’lü seviyelerden Ağustos ayında %17’li seviyelere yükselmesi etkili oldu.

Kaynak: TÜİK

Eylül ayında sanayi üretimi daha iyi bir performans gösterebilir

Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış SAMEKS Üretim Endeksi Eylül ayında önceki aya göre hafif geriledi. Benzer gerileme İSO İmalat Sanayi Eylül ayı raporunda da görüldü. TİM Eylül ayı verileri ise ihracatta önceki aya göre artışa işaret etti. Beraber değerlendirildiğinde Eylül ayında sanayi üretiminde Ağustos ayına göre daha iyi bir performans görme ihtimali yüksek.

Ağustos ayında istihdamı sanayi sektörü destekleyecek, Eylül ayı görünümü olumsuz

Temmuz dönemi işgücü verileri işgücü ve istihdamda önceki aya göre iyileşmeye işaret etmiş mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranı %13,6 seviyesine gerilemişti.

Kaynak: TÜİK

Ağustos ayı perakende satış verileri ve SAMEKS Hizmet Endeksi verileri dikkate alındığında hizmet sektörü istihdamı iyimser bir tablo ortaya koymazken Eylül ayı SAMEKS Hizmet Endeksi istihdamda bozulmanın sürdüğüne işaret etti.

Ağustos ayında, ihracatta artış ve SAMEKS Sanayi Endeksi verisinde işe alımlardaki hızlanma dikkate alındığında Ağustos ayı sanayi istihdamında iyimser bir tablo ortaya çıkıyor. Öte yandan, Eylül ayı SAMEKS Sanayi Endeksi verisine göre sanayi sektörü istihdamında bozulma var.

Dr. Fulya Gürbüz

Cari işlemler açığının ilacı Türk lirasına güvende

Merkez Bankası Ağustos ayı ödemeler dengesi verilerini açıkladı. Türkiye’deki yerleşiklerin yurt dışı yerleşikler ile yaptığı ekonomik faaliyetler sonucunda Ağustos ayında 4,6 milyar dolar cari işlemler açığı kaydedildi. Diğer bir ifadeyle, Ağustos ayında yurt dışı yerleşiklerle yapılan ekonomik faaliyetlerin etkisiyle nette 4,6 milyar dolar gider kaydedildi. Temmuz ayında cari işlemler açığı 1,9 milyar dolar seviyesindeydi. Son veriyle birlikte, Ocak – Ağustos döneminde toplam 26,5 milyar dolar cari işlemler açığı kaydedilmiş oldu.

Kaynak: TCMB, TDM

Ağustos ayında kaydedilen 4,6 milyar dolar net gider oluşumunun sebeplerini “Ödemeler Dengesi” raporunun alt kalemlerindeki gelişmeleri inceleyerek özetleyelim:

. Ağustos ayında ihracat ile ithalat arasındaki farkı ifade eden dış ticaret açığından dolayı Türkiye’den yurt dışına 5,3 milyar dolar ödeme yapıldı. Diğer bir anlatımla, yurt dışına yapılan ihracat miktarından 5,3 milyar dolar daha fazlası tutarında Türkiye’ye ithal girişi oldu.

. Hizmet tarafında ise “Seyahat” gelirlerinde 1,1 milyar dolar net gelir elde edilmesine bağlı olarak Mal ve Hizmet Dengesindeki açık 5,3 milyar dolardan 4,3 milyar dolara gerilemiş oldu.

. Diğer gelir ve gider farklarını da dikkate aldığımızda cari işlemler dengesi Ağustos ayında 4 milyar 631 milyon dolar açık vermiş oldu.

Peki, söz konusu 4,6 milyar dolarlık cari işlemler açığı Ağustos ayında finanse edilebildi mi?

HAYIR. Ödemeler Dengesi raporunda “Finans Hesabı” Ağustos ayında 117 milyon dolar olarak gözükmektedir. Finans hesabının bakiyesi net finansal varlık edinimi eksi net yükümlülük oluşumu olarak gösterilmektedir. Dolayısıyla, eksi (artı) bakiye net girişe (çıkışa) işaret etmektedir. Bu açıklamaya göre, Ağustos ayında nette 117 milyon dolar finans hesabından çıkış yaşandığını anlıyoruz. Detayları sıralayalım:

. Uzun vadeli yatırımları ifade eden “Doğrudan Yatırımlardan” Ağustos ayında nette 374 milyon dolar giriş sağlandı. Alt dağılımını incelediğimizde, yurt içi yerleşikler Ağustos ayında yurt dışına 161 milyon dolarlık doğrudan yatırım yaparken, yurt dışı yerleşikler aynı dönem Türkiye’de 536 milyon dolarlık doğrudan yatırım gerçekleştirdiler. Yurt dışı yerleşiklerin Türkiye’ye yaptığı yatırımlar Türkiye’nin yükümlülüğü, yurt içi yerleşiklerin yurt dışına yaptığı yatırımlar ise Türkiye’nin alacağı sayılıyor.

. Ağustos ayında “Portföy Yatırımlarından” 1 milyar 973 milyon dolar çıkış oldu. Alt detaylarda, yurt içi yerleşikler yurt dışı piyasalardan 717 milyon dolar kısa vadeli portföy edinimi sağlarken yurt dışı yerleşikler Türkiye’deki portföy yatırımlarını 1 milyar 256 milyon dolar azalttı.

. Efektif ve Mevduatlar, Krediler ve Ticari Kredilerden oluşan “Diğer Yatırımlar” kaleminde ise Ağustos ayında 1 milyar 482 milyon dolar net giriş kaydedildi. Efektif ve Mevduatlara Ağustos ayında 784 milyon dolar giriş olurken, Krediler için nette 775 milyon dolar çıkış, Ticari Kredilerde ise ithalat kaynaklı olarak 1 milyar 464 milyon dolar net borçlanma gerçekleştirildi.

Yukarıdaki üç maddedeki veriler alt alta toplandığında Finans Hesabından Ağustos ayında 117 milyon dolar net çıkış olduğunu buluyoruz.

Eksi (-) 4 milyar 631 milyon dolar olan Cari İşlemler Hesabı ve eksi (-) 9 milyon dolar olan Sermaye Hesabı toplamına 117 milyon dolarlık Finans Hesabından çıkış tutarını eklediğimizde Ödemeler Dengesi Raporunda yer alan üç ana kalemin toplamı olan eksi (-) 4 milyar 757 milyon dolar büyüklüğüne ulaşıyoruz.

Yine Ödemeler Dengesi tablosunda yer aldığı üzere, Ağustos ayında “Rezerv Varlıklar” kaleminden 7 milyar 602 milyon dolar net çıkış yaşandı. Rezerv Varlıklardaki söz konusu net çıkıştan (Cari İşlemler Hesabı + Sermaye Hesabı + Finans Hesabı) toplamını veren eksi (-) 4 milyar 757 milyon doları çıkardığımızda Ödemeler Dengesi Tablosunda yer alan “Net Hata Noksan” değerine (-2 milyar 845 milyon dolar) ulaşıyoruz. Merkez Bankası “…verilerin değişik kaynaklardan elde edilmesi, değerleme, ölçme ve kayıt zamanı farklılıkları yaratmakta…” olmasından dolayı Net Hata ve Noksan kaleminin oluştuğunu ifade ediyor.

Dolayısıyla, Cari İşlemler Hesabı, Sermaye Hesabı, net Finans Hesabı değişimi ve Net Hata Noksan kalemlerinin toplamı Rezerv Varlıklardaki net değişime eşit oluyor.

Eylül ve Ekim aylarına ait veriler Ödemeler Dengesine yönelik ne söylüyor?

Ticaret Bakanlığı verilerine göre Eylül ayında dış ticaret açığı 4,88 milyar dolar seviyesine geriledi. Dolayısıyla dış ticaret açığındaki düşüş, cari işlemler açığında önceki aya göre düşüş etkisi yaratacak.

Ekim ayında ise Hazine’nin 2,5 milyar dolarlık tahvil yoluyla dış borçlanma gerçekleştirmesi, cari işlemler dengesinde eş değer miktarda iyileştirici bir etki yapacak.

Ödemeler Dengesi tablosunda hangi riskler göze çarpıyor?

Kovid-19 kaynaklı olarak turizm gelirlerinde toparlanma olasılığının düşük olması, düşük performanslı ihracat hacmi, kış aylarıyla birlikte artacak olan enerji ihtiyacı, jeopolitik riskler ve Türk lirasına olan güvensizlik Rezerv Varlıklara yönelik risklerin artmasında etkili oluyor. Rezerv Varlıklardaki azalmalar ise Türk lirası üzerindeki baskıyı artırarak kısır bir döngü içinde sıkışıp kalınmasına sebep oluyor. Kısacası cari işlemler açığındaki artışın önünü kesebilecek en önemli kriter güven ortamının kalıcı olarak sağlanması.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: Üretim, talep, işgücü, dış borç, bütçe ve beklenti anketi

12 Ekim 2020, Pazartesi

AĞUSTOS AYI ÖDEMELER DENGESİ VERİLERİ AÇIKLANACAK

TEMMUZ ayında yabancı yerleşiklerle yapılan faaliyetler sonucunda 1,82 milyar dolar cari işlemler açığı kaydedilmişti. Bunun başlıca sebebi dış ticaret dengesinin 1,85 milyar dolar açık vermesiydi. Finansman tarafında ise yükümlülüklerde 5,0 milyar dolarlık artış yaşandı. Bunda Efektif ve Mevduatlarda 3,12 milyar dolar, Rezervlerde 1,28 milyar dolar azalma etkili oldu.

AĞUSTOS AYI GÖRÜNÜMÜ…

Ağustos ayında ihracatın önceki aya göre azalmasına rağmen ithalatın artış kaydetmesi dış ticaret açığının 6,28 milyar dolara yükselmesine sebep oldu. Söz konusu artış ödemeler dengesinde dış ticaret açığı kadar cari işlemler açığı elde edileceğini gösteriyor.

MEVCUT GÖRÜNÜM…

Ticaret Bakanlığı verilerine göre Eylül ayında dış ticaret açığı 4,88 milyar dolar seviyesine geriledi. Dolayısıyla dış ticaret açığındaki iyileşme kadar Eylül ayında cari işlemler açığında azalma göreceğiz. Ekim ayında ise Hazine’nin 2,5 milyar dolarlık tahvil yoluyla dış borçlanması cari işlemler dengesinde iyileştirici bir etki yaratacak.

TEMMUZ AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ AÇIKLANACAK

HAZİRAN ayında işsizlik oranı önceki ayda kaydedilen %12,9’dan %13,4 seviyesine yükselmişti. Tarım dışı işsizlik oranı ise aynı dönemde %15,17’den %15,87’ye, genç işsizlik oranı da %24,92’den %26,12’ye yükseldi. İstihdam edilenlerin %55’i hizmet sektöründe, %20’si sanayi sektöründe, %19’u tarım sektöründe, %6’sı inşaat sektöründe yer aldı. Mevsimsel etkilerden arındırılmış işsizlik oranı ise Haziran ayında %14,3’e, tarım dışı işsizlik oranı %16,7’ye yükselmiş, genç işsizlik oranı ise %26,9 ile önceki aya göre değişiklik göstermemişti.

TEMMUZ AYI GÖRÜNÜMÜ…

MÜSİAD’ın yayınladığı SAMEKS endekslerine göre Temmuz ayında hizmet sektörü istihdamında önceki aya göre hızlı bir artış kaydedilirken, sanayi sektörü istihdamındaki artış yavaşlayarak da olsa sürdü. Betam (Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi) ise İŞKUR ve Kariyer.net verilerini derlediği raporunda Mayıs’ta başlayan ve Haziran’da devam eden istihdam canlanmasının Temmuz’da tarım dışı üç sektörde Haziran’a kıyasla azaldığı, daha vasıflı işgücü talebini kapsayan Kariyer.net verileri ise canlanmanın Temmuz’da yavaşlayarak da olsa devam ettiğine işaret ediyor. Dolayısıyla Temmuz ayında istihdam verilerinde iyileşme görme ihtimali yüksek.

MEVCUT GÖRÜNÜM…

SAMEKS endekslerine göre hizmet sektörü istihdamı Ağustos ve Eylül aylarında sert düşüş kaydetti, sanayi sektörü istihdamı ise Ağustos ayında hızlanarak artışını sürdürürken Eylül ayında sert şekilde düştü. Söz konusu veriler Ağustos ayında istihdamda dengeleyici bir rol oynayacak gibi dururken Eylül ayında istihdamda azalma işaretleri ağırlık kazandı.

13 Ekim, 2020, Salı

AĞUSTOS AYI SANAYİ ÜRETİMİ ENDEKSİ (SÜE) VERİLERİ AÇIKLANACAK

TEMMUZ ayında takvim ve mevsimsellikten arındırılmış SÜE önceki aya göre %8,4, takvim etkisinden arındırılmış SÜE ise önceki yılın aynı ayına göre %4,4 büyüme kaydetmişti. Aylık bazda en yüksek üretim artışları %13,2 ile dayanıklı tüketim malı imalatında ve %11,7 ile sermaye malı imalatında gerçekleşmişti.

AĞUSTOS AYI GÖRÜNÜMÜ…

SAMEKS Sanayi Endeksi altındaki Üretim Endeksi takvim ve mevsimsellikten arındırılmış haliyle Ağustos ayında üretimin önceki aya göre daraldığını gösteriyor. Benzer daralma eğilimi Ağustos ayı hizmet malları dış ticaret verilerini kapsamayan dış ticaret endekslerindeki ihracat verilerinde de görüldü. Söz konusu veriler sanayi üretiminin Ağustos ayında önceki aya göre ivme kaydedeceğine işaret ediyor.

MEVCUT GÖRÜNÜM…

Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış SAMEKS Üretim Endeksi Eylül ayında önceki aya göre hafif geriledi. Benzer gerileme İSO İmalat Sanayi Eylül ayı raporunda da görüldü. TİM Eylül ayı verileri ise ihracatta önceki aya göre artışa işaret etti. Beraber değerlendirildiğinde Eylül ayında sanayi üretiminde Ağustos ayına göre daha iyi bir performans görülme ihtimali yüksek.   

AĞUSTOS AYI PERAKENDE SATIŞ ENDEKSLERİ AÇIKLANACAK

TEMMUZ ayında takvim ve mevsimsellikten arındırılmış perakende satış hacim endeksi önceki aya göre %9,5 artış kaydetmişti.

AĞUSTOS AYI GÖRÜNÜMÜ…

SAMEKS Hizmet Endeksi ile tüketim malları ithalat hacim endekslerinin Ağustos ayında düşüş kaydetmiş olması Ağustos ayında perakende satışlarda önceki aya göre düşüş yaşanma ihtimalini artırıyor. Söz konusu bozulma Banka ve Kredi Kartı Harcamaları verilerinde de mevcut.

MEVCUT GÖRÜNÜM…

SAMEKS Hizmet Endeksindeki düşüşün Eylül ayında yavaşlaması perakende satışlarda sınırlı düşüş etkisi yaratırken, Banka ve Kredi Kartı Harcamalarında Eylül ayında kaydedilen artış perakende satışlarda iyileştirici bir rol oynayacak.

AĞUSTOS AYI CİRO ENDEKSLERİ AÇIKLANACAK

TEMMUZ ayında sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında takvim etkisinden arındırılmış ciro endeksi, yıllık %20,2, aylık %11,7 artış kaydetti. Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış sanayi sektörü ciro endeksi bir önceki aya göre %12,1, inşaat ciro endeksi %11,5, ticaret ciro endeksi %11,4, hizmet ciro endeksi %11,9 arttı.

14 Ekim, 2020, Çarşamba

EYLÜL AYI TARIM ÜRÜNLERİ ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TARIM ÜFE) VERİLERİ AÇIKLANACAK

AĞUSTOS ayında Tarım-ÜFE bir önceki aya göre %0,22, bir önceki yılın Aralık ayına göre %9,25, bir önceki yılın aynı ayına göre %17,36 ve on iki aylık ortalamalara göre %13,74 artış kaydetmişti.

15 Ekim 2020, Perşembe

EYLÜL AYI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE VERİLERİ AÇIKLANACAK

AĞUSTOS ayında bütçe 28,2 milyar TL bütçe fazlası vermiş böylece Ocak-Ağustos döneminde 110,9 milyar TL bütçe açığı kaydedilmişti. 2019 yılı genelinde toplam bütçe dengesi 123,7 milyar TL açık vermişti.

EYLÜL AYI GÖRÜNÜMÜ…

Hazine nakit bütçe dengesinin Eylül ayında 30,8 milyar TL açık vermesi merkezi yönetim bütçesinin de benzer bir açık vereceğine, dolayısıyla da Ocak-Eylül dönemi toplam bütçe açığında artış görüleceğine işaret ediyor.

AĞUSTOS AYI ÖZEL SEKTÖR UZUN VADELİ YURT DIŞI BORÇ STOKU AÇIKLANACAK

TEMMUZ ayında özel sektörün uzun vadeli dış borcu önceki aya göre 1,3 milyar dolar artışla 162,2 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Söz konusu uzun vadeli yurt dışı borç stokunun %44’ü finans sektörüne, %56’sı finans dışı sektöre ait bulunuyor. Finans dışı özel sektörün borcunun %38’i sınai sektörüne (34,7 milyar dolar), %62’si hizmet sektörüne (56,1 milyar dolar) ait. Hizmet sektöründe ise inşaat sektörünün borcu 19,1 milyar dolar, ulaştırma ve depolama sektörünün borcu 13,9 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.  

EYLÜL AYI KONUT SATIŞLARI VERİLERİ AÇIKLANACAK

AĞUSTOS ayında Türkiye genelinde 170 bin 408 konut satışı gerçekleşmişti.

TCMB VE BDDK, 9 EKİM 2020 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİNİ AÇIKLAYACAK

2 Ekim haftasında mevduat ve kredi faiz oranlarındaki yükseliş devam etti.

2 Ekim 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

16 Ekim 2020, Cuma

BLOOMBERGHT ÖNCÜ ENDEKSİ EKİM AYI VERİLERİ AÇIKLANACAK

EYLÜL ayında Tüketici Güven Endeksi 71,27, Tüketici Beklenti Endeksi 81,97, Tüketim Eğilim Endeksi 41,72 seviyelerine gerilemişti. 

MERKEZ BANKASI EKİM AYI BEKLENTİ ANKET SONUÇLARI AÇIKLANACAK

EYLÜL ayında yılsonu TÜFE beklentisi %11,46, yılsonu Dolar/TL kur beklentisi 7,599, yılsonu cari işlemler açığı beklentisi 22,8 milyar dolar, yılsonu GSYH büyüme beklentisi %1,48 daralma olarak açıklanmıştı. 2021 yılında GSYH’nin %4,17 büyüyeceği tahmin ediliyor.

AĞUSTOS AYI MERKEZ BANKASI KONUT FİYAT ENDEKSİ (KFE) AÇIKLANACAK

TEMMUZ ayında KFE bir önceki aya göre %1,4, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak %25,8, reel olarak ise %12,6 oranında artış kaydetmişti.

KISA VADELİ DIŞ BORÇ STOKU AĞUSTOS AYI VERİLERİ AÇIKLANACAK

TEMMUZ ayında Türkiye’nin kısa vadeli toplam dış borç stoku önceki aya göre 4,72 milyar dolar artışla 128,38 milyar dolar seviyesine yükselmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

THE GRAPH SAYS: “Prices are increasing as foreign exchange rates increase”

Monthly price increases continued in September 2020…

Turkish Statistical Institute released domestic producer and consumer prices inflation figures of September. Domestic producer price index (D-PPI) increased by 2.65% compared to the previous month while consumer price index (CPI) increased by %0,97 m/m. USDTRY gained momentum by 3.51% in the same period.

In the graph above comprising the 2018-2020 period, the left axis shows monthly changes of both D-PPI and CPI while right axis the course in USDTRY.

If you pay attention to the graph above;

. The rise in the USDTRY (green line) has been increasing the costs of the producers (blue bars), and producers are able to reflect the cost burden to the output prices (red bars) to a lower extent.

. In the periods of decreasing or stable USDTRY, costs of the producers have been diminishing but output prices continue to increase.

What affects price increases?

The graph above proves that depreciation in Turkish lira (TRY) increases the input costs, and such increases are reflected to the output prices.

So, is the depreciation in TL the only reason for the increases in output prices?

Of course not. Let me explain in an example:

Why did the consumer prices continue to increase while producer prices have been decreasing in July-August 2020? The reasons are the government’s price and tax hikes following general elections on June 23rd, 2019.

What can be expected on the inflation front in the long view?

It totally depends on uncertainties: Kovid-19, US elections, the course of TRY, budget originated price changes (tax and price hikes), geopolitical developments, actions from the Central Bank, early election risk. The list can be extended. In short, everything depends on the confidence environment yet not promising.

Dr. Fulya Gürbüz

GRAFİĞİN SÖYLEDİĞİ: “Kur yükseldikçe fiyatlar da yükseliyor”

Aylık fiyat artışları Eylül ayında da sürdü…

Eylül ayı üretici ve tüketici fiyatları enflasyon verileri açıklandı. Türkiye’de üretimi yapılan ve yurt içine satışa konu olan ürünlerin üretici fiyatları (Yİ-ÜFE) Eylül ayında önceki aya göre %2,65, tüketici fiyatları (TÜFE) ise %0,97 arttı. Aynı ay Dolar/TL kuru %3,51 artış kaydetti.

2018-2020 dönemini kapsayan yukarıdaki grafikte; sol eksen üretici (Yİ-ÜFE) ve tüketici (TÜFE) fiyatlarındaki aylık değişimleri, sağ eksen ise Dolar/TL kurunun seyrini gösteriyor.

Dikkat ederseniz;

. Kurdaki (yeşil çizgi) yükseliş üretici maliyetlerini (mavi çubuklar) yükseltirken, üreticiler söz konusu artışı tüketicilere (kırmızı çubuklar) daha düşük oranlı yansıtabilmişler.

. Kurda düşüş olduğu veya kurun nispeten yatay seyrettiği dönemlerde ise üretici maliyetlerinde düşüş görülürken, üreticiler nihai ürün fiyatlarını yükseltmeyi tercih etmişler.

Fiyat artışlarını ne etkiliyor?

Yukarıdaki grafik de kanıtlıyor ki kurdaki yükselişlere bağlı olarak Türk lirasında yaşanan değer kayıpları üretim maliyetlerini artırırken söz konusu artışlar tüketici fiyatlarına da yansıtılıyor. Peki, sadece fiyatların artmasına kurdaki artışlar mı sebep olmaktadır?

Elbette hayır. Gelin bunu bir örnekle açıklayayım:

Temmuz-Ağustos 2019 döneminde üretici maliyetleri düşerken neden tüketici fiyatları yükselmeye devam etmiş?

Sebebi, 23 Haziran 2019 tarihinde yenilenen seçimlerin ardından Hükumet tarafından yapılan zamlardı: çay, şeker ve elektrik fiyatlarına yapılan zamlar; sigara ve alkolde yapılan ÖTV artırımları, yurt dışından getirilen telefonlardan alınan kayıt harçlarına uygulanan zam, yurt dışına çıkış harcında artırım; ulaşım ücretlerine Kredi Yurtlar Kurumunun yurtlarına ve doğalgaza yapılan zamlar.

Peki, önümüzdeki dönemde enflasyonda -yani fiyatlardaki değişimde- bizi ne bekliyor?

Tamamen belirsizliklere bağlı: Kovid-19, ABD seçimleri, Türk lirasındaki değişim, bütçe tarafındaki belirsizliklere bağlı fiyat değişiklikleri, jeopolitik gelişmeler, Merkez Bankası para politikası hamleleri, olası erken seçim… Listeyi uzatabiliriz. Kısacası her şey güven ortamına bağlı.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: Enflasyon, küresel hizmet sektörü PMI verileri, Hazine nakit dengesi, dış ticaret endeksleri

5 Ekim 2020, Pazartesi

Eylül ayı enflasyon verileri açıklanacak. Ağustos ayında tüketici fiyat enflasyonu (TÜFE) ve yurt içi üretici fiyat enflasyonu (Yİ-ÜFE) sırasıyla aylık olarak %0,86 ve %2,35, yıllık olarak ise yine sırasıyla %11,77 ve %,11,53 artış kaydetmişti. Yarı yarıya Dolar ve Euro’dan oluşan döviz sepetindeki önceki aya göre kaydedilen %8,2’lik artışın girdi maliyetlerini yükselttiğini, söz konusu yükselişin nihai ürün fiyatlarına yansıtıldığını Ağustos ayı imalat sektörü PMI verilerinde okumuştuk. Eylül ayı PMI verileri de imalat sektöründe hem girdi maliyetleri hem de nihai ürün fiyatlarındaki artışın hızlandığına işaret etti. Türk lirasının döviz sepetine karşı Eylül ayında %3,3 değer kaybetmesinin bunda etkili olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bloomberg HT Enflasyon Anketine göre TÜFE’de Eylül ayında yıllık %12,1 artış olması, 2020 yılını da %11,7 seviyesinden kapatması bekleniyor.

IHS Markit hizmet sektörü PMI verileri açıklanacak. ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere’ye ait ilk veriler 23 Eylül’de gelmişti; ABD ve İngiltere hizmet sektörlerinde büyümenin Eylül ayında yavaşladığı, Euro Bölgesi’nde ise daralma olduğu sinyalini almıştık.

7 Ekim, 2020, Çarşamba

Eylül ayı Hazine Nakit Dengesi verileri açıklanacak. Ağustos ayında Hazine 30,4 milyar TL nakit fazlası elde etmiş, böylece Ocak-Ağustos dönemi toplamında 109,8 milyar TL nakit açığı kaydedilmişti. Hazine Ekim-Aralık döneminde toplam 98,8 milyar TL iç ve dış borç ödemesi gerçekleştirecek. Hazine, borç ödemelerinin 47 milyar TL’sini borçlanma yoluyla, 51,8 milyar TL’sini borçlanma dışı kaynaklardan sağlayacağını duyurdu.

Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı

8 Ekim 2020, Perşembe

TCMB ve BDDK, 2 Ekim 2020 tarihli haftalık para ve banka verilerini açıklayacak. 25 Eylül haftasında Merkez Bankası brüt döviz rezervleri önceki aya göre 2,1 milyar dolar azalışla 41,1 milyar dolara geriledi. TL cinsi mevduat faiz oranı %10,68’e, TL cinsi ticari kredilerin faiz oranı %14,75’e, tüketici kredilerinin faiz oranı ise %17,84’e yükseldi. Merkez Bankasının ortalama fonlama maliyeti de aynı dönemde %10,88’e yükseldi.

25 Eylül 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

9 Ekim 2020, Cuma

Ağustos ayı dış ticaret endeksleri açıklanacak. Dış ticaret endeksleri Türkiye ile diğer ülkeler arasındaki sınırı geçen mal ticaretini içermekte, endekste uluslararası hizmet ticareti yer almamaktadır. Temmuz ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi önceki aya göre %12,4, ithalat miktar endeksi ise %5,7 artış kaydetmişti. Arındırılmamış verilere göre ihracat birim değer endeksi ise Temmuz ayında bir önceki aya göre %1,0 artarken ithalat birim değer endeksi önceki aya göre %1,2 gerileme kaydetmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

Manufacturing sector expanded in easing-COVID-19-restriction countries while contracted in second-wave-affected countries in September

IHS Markit announced September 2020 global manufacturing sector PMI (purchasing managers index) data. The value of 50 indicates no change in the sector compared to the previous month while values above 50 show expansion and values below 50 show contraction in the sector.

Turkey’s manufacturing sector maintained to remain in growth territory in September

In September, we had received the improvement signals in the manufacturing sector with the Real Sector Confidence Index published by the Central Bank and SAMEKS Industrial Sector PMI Index published by MUSIAD.

According to IHS Markit manufacturing sector PMI data prepared in cooperation with ISO, in September 2020;

. The employment growth accelerated as a reflection of the rise in new orders, the sharpest rise in employment was recorded since February 2018,

. Output continued to increase but the pace of growth was weakened,

. Inflation pressures strengthened because of the depreciation of the Turkish lira, the pace of input costs peaked to the levels of October 2018, and output prices recorded the highest rise in last two years,

. Notices from enterprises regarding depreciation of Turkish lira supporting competitiveness in exports markets were amongst relatively positive findings in the survey,

. As a reflection of rises in new orders and production requirements, purchasing activities have been increasing for the last four months.

The improvements in the manufacturing sector in the third quarter of 2020 compared to the previous quarters strengthened expectations of a growth in both industrial production and GDP.  

image.png

The growth trend in Eurozone manufacturing sector continued in September

IHS Markit announced flash September Eurozone manufacturing PMI figures on September 23rd. Unlike the previous report, a new finding worth mentioning in the latest report is that the main trigger of the growth in Germany’s manufacturing sector was the increase in exports orders from China, Europe, and Turkey.

While PMI figures of Greece and Ireland recorded 50 in September, Germany’s PMI figure recorded the sharpest increase with the value of 56.4.  Italy with 53.2, Netherland with 52.5, Austria with 51.7, France with 51.2, and Spain with 50.8 pursued Germany.

In general, the decrease in the employment of the Eurozone manufacturing sector weakened.

The changes in input costs varied across the Eurozone. Output prices have been falling for the past fifteen months due to the fierce competition and fragile demand conditions.

The United Kingdom manufacturing sector expanded in September with the PMI figure of 54.1. New export orders increased due to the demand rise from Europe, Asia, and North America. Both input costs and output prices increased in September.

In Asia and Far East, manufacturing sector expanded in easing Covid-19 measures countries while contracted in countries affected by second wave in pandemic

The improvement of the manufacturing sector was triggered by China which succeeded to control the pandemic.  Employment grew the first time in 2020. Purchasing activities and inventories increased. The rise in input costs continued but the pace weakened in output prices.

Due to the second wave in Covid-19 in some countries, manufacturing sectors contracted, purchasing activities fell, and delivery times extended (Indonesia, Myanmar, Russia).

Input costs continued to increase (Japan, Kazakhstan, Malaysia, Russia). 

In some countries, the manufacturers continued to offer price reductions to their customers (Japan, Myanmar, Thailand)

Layoffs continued (India, Indonesia, Malaysia, Myanmar, Philippines, Russia, Thailand, Vietnam).

Due to the easing in pandemic measures in Russia, output rose but domestic demand remained stagnant while foreign demand fell. Purchasing activities decreased, layoffs speeded, delivery times extended. Because of raw material shortage and price rises from suppliers, the input costs and output prices rose. 

In Kazakhstan, new orders, output, purchasing activities and employment increased with the help of easing in pandemic measures in the country. The rise in input costs was reflected in output prices.

Similarly, in India, both domestic and foreign demand expanded with the help of easing in pandemic measures in the country. Manufacturing sector PMI increased to 56.8 in September. Selling and purchasing activities speeded. Input costs increased due to rise in both aluminum and steel, and thus output prices rose. The downward trend in employment continued to maintain social distance.

In the Philippines, the decrease in output eased down due to the rise in new orders. Although the rise in input costs continued, manufacturers partly increased the output prices due to the improvement in demand. The decrease in employment increased.

In Thailand, the output continued to grow with the support of improvement in domestic demand.

In Vietnam, output, new orders, purchasing activities increased, and layoffs decreased. The exports demand increased for the first time since January 2020. Input costs increased because of raw material shortages, and delivery times extended. The output prices increased for the first time for the last eight months. 

Japan could stabilize weaker demand from Europe and the USA with the support of export demand from China and South-East Asia countries. There was no change in employment in September.  

In the American continent, manufacturing sectors in the US, Canada, Brazil, and Colombia expanded in September, contracted in Mexico

In American continent, the highest expansion in the manufacturing sector was recorded in Brazil with the historical record PMI value of 64.9. Canada with the PMI figure of 56, the US with 53.2, and Colombia with 50.4 pursued Brazil. 

The Mexico manufacturing sector remained in contraction territory with the value of 42.1. 

Demand from the US supported Canada’s manufacturing sector. The US manufacturing sector recorded the strongest improvement since January 2019 while Canada’s performance was strongest since August 2018. 

In summary, J.P.Morgan Global Manufacturing PMI rose to a 25-month high of 52.3 in September, up from 51.8 in August. The output increased at a slower rate compared to the previous month. The growth in new orders speeded with the support of expansion in new export orders. Exports of consumer, intermediate, and investment goods expanded together for the first time since May 2018. Employment declined at a slower rate. On the price front, input prices inflation increased at a faster rate while output prices inflation rose at the same rate with the previous month.

Fulya Gürbüz, Ph.D.