19-23 Nisan ekonomi gündemi: Küresel imalat sektörü PMI

19-23 Nisan haftasında, yurt içinde net uluslararası yatırım pozisyonu, merkezi yönetim borç stoku, yurt dışı üretici fiyat enflasyonu ve tüketici güven endeksi verilerini takip edeceğiz. Yurt dışında Avrupa ve Çin merkez bankalarının faiz kararları ile Nisan ayı ABD, Avustralya, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya imalat sektörleri PMI ilk tahminleri açıklanacak. Avrupa Merkez Bankası politika değişikliğine gitmeyecek, Çin Merkez Bankası Mayıs 2020’den bu yana politika faizinde değişikliğe gitmiyor. Küresel imalat sektörü PMI ilk tahminleri ise Türkiye’nin Nisan ayında ihracat, istihdam, üretim, üretici maliyeti hakkında ipuçları verecek.

19 NİSAN 2021, PAZARTESİ

ŞUBAT AYI NET ULUSLARARASI YATIRIM POZİSYONU (NUYP) – TCMB

Ocak ayında Türkiye’nin uluslararası varlıkları 246,3 milyar dolar, yükümlülükleri 638,7 milyar dolar seviyesindeydi. Varlıkların önceki aya göre 5,6 milyar dolar artması ve yükümlülüklerin ise 6,1 milyar dolar azalmasına bağlı olarak, NUYP Ocak ayında önceki aya göre 11,8 milyar dolar azaldı.

Kaynak: Turkey Data Monitor

20 NİSAN 2021, SALI

MART AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Şubat ayında merkezi yönetim borç stoku 1 trilyon 860 milyar dolar seviyesindeydi. Borcun %58’ini iç borç, %42’sini dış borç oluşturuyor. Borcun %44’ü Türk lirası cinsinden, %52’si döviz cinsindendir. 2020 yılı üçüncü çeyreğinde GSYİH’nin %39,4 seviyesine yükselen merkezi yönetim borç stoku 2020 yılı son çeyreğinde düşerek %35,9 seviyesinden tamamladı.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI YURT DIŞI ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (Yİ-ÜFE) – TÜİK

Mart ayında YD-ÜFE yıllık %28,27 artış kaydetmiş, aylık bazda %2,46 gerilemişti.

Kaynak: TÜİK

22 NİSAN 2021, PERŞEMBE

AVRUPA MERKEZ BANKASI (ECB) FAİZ KARARI – ECB

Ticaret savaşının ekonomi üzerindeki ağırlığını artırdığı 2018 yılı sonlarında %2,4 seviyelerine kadar yükselen enflasyon, talep ve üretim tarafındaki zayıflığa bağlı olarak düşüş eğilimine girmiş, 2020 yılında ise pandeminin etkisiyle Eylül ayında eksi %0,3 değeri ile sıfırın altına kadar gerilemişti. Parasal ve mali teşviklerin desteğiyle en son Mart ayında enflasyon %1,3 seviyesine kadar yükseldi. Söz konusu yükseliş için ECB Başkanı Lagarde geçen hafta bir etkinlikte yaptığı açıklamada Euro Bölgesinde enflasyonun ECB’nin %2 olan hedefinden oldukça uzakta olduğunu kaydetti. Lagarde, Euro Bölgesi ekonomisinin parasal ve mali teşviklerle ayakta kalabildiğini, ekonomide tam toparlanma sağlanana kadar bu teşviklere son verilmeyeceğini de ekledi. Dolayısıyla ECB, perşembe günü politika faizinde değişiklik yapmayacak.

TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Mart ayında tüketici güven endeksi 1,5 puan artışla 86,6 seviyesine gerilemişti. Endeksin 100 seviyesinin altında olması kötümserliğe işaret ediyor.

Kaynak: TÜİK

TCMB VE BDDK, 16 NİSAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

9 Nisan ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artışını sürdürdü; bir önceki haftaya göre yavaş hızla da olsa artmaya devam etti. TL cinsi krediler artışını sürdürdü. Döviz mevduatları haftalık 1,7 milyar dolar artışla 216,2 milyar dolar seviyesine yükseldi; tüzel kişiler döviz mevduatlarını 1,3 milyar dolar, bireyseller 0,3 milyar dolar artırdı. TL mevduat ve kredi hacimleri önceki haftaya göre değişmedi, TL cinsi mevduat faiz oranları %20’nin altına, ticari kredi faiz oranları %21,63 seviyesine geriledi; ihtiyaç kredileri faiz oranı %24,63 seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu haftalık 0,1 milyar dolar artışla 6,1 milyar dolar oldu. Uluslararası rezervler bir önceki haftaya göre 1,9 milyar dolar artışla 89,3 milyar dolar seviyesine yükseldi; altın rezervleri 0,6 milyar dolar, döviz rezervleri 1,3 milyar dolar artış kaydetti. Rezervlerin artmasına bağlı olarak Merkez Bankası net rezerv ve döviz likiditesi açığı 2,2 milyar dolar azalarak 43,2 milyar dolar seviyesine geriledi.  Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi toplamı önceki haftaya göre 0,5 milyar düşüşle 30,2 milyar dolar oldu. Yurt dışı yerleşikler 9 Nisan haftasında 46 milyon dolarlık net satış yaptı, nette 78 milyon dolarlık DIBS alışı gerçekleştirdi.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Sanayi üretimi şubatta yatay kaldı, perakende satışlar sıçradı, cari açık ve işsizlik arttı

12-16 Nisan haftasının ilk iki gününde yoğun veriler gelmeye başladı. Pazartesi günü ödemeler dengesi ve işgücü verileri, Salı günü sanayi üretimi ve perakende satış verileri açıklandı.

TÜİK verilerine göre Şubat ayında sanayi üretimi aylık %0,1, yıllık %8,8 artış kaydetti. Sanayi üretimi ile genelde benzer eğilimi gösteren perakende satış hacmi Şubat ayında aylık %3,4’lük artış ile sıçrama yaptı, yıllık artışı %4,6 oldu. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı Şubat ayında aylık 0,7 puanlık artış ile %13,4 seviyesinde gerçekleşti. Merkez Bankası tarafından açıklanan cari işlemler açığı Şubat ayında önceki aya göre 0,8 milyar dolar artışla 2,5 milyar dolar oldu, geriye dönük 12-aylık dönemde cari açık toplamı 37,8 milyar dolar seviyesine yükseldi.

Detaylara geçmeden önce, takvim ve mevsimsel etkilerden arındırılmış verileri dikkate aldığımı belirtmek istiyorum.  

Türkiye’nin ihracat hacminin en büyük payını otomotiv sektörü ve yan sanayi oluşturuyor. Aşağıdaki grafik, en son 2020 yılında toplam ihracat hacminin %77’sini oluşturan ihracat kalemlerini gösteriyor. Sanayi sektöründe ihracatın lideri konumunda kırmızı çizgiyle gösterilen Taşıt Araçları ve Yan Sanayi sektörü yer alıyor. Otomotiv sektörü ihracatında en önemli pazar başta özellikle Almanya olmak üzere Avrupa bölgesidir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Sanayi üretimindeki gelişmeleri daha iyi anlamak için şu hatırlatmayı yapayım: Küresel çapta yaşanan yarı iletken çip tedarikindeki yetersizlikler küresel otomotiv üretimini tehdit altında bırakan hatta durma noktasına getiren en önemli faktördür. Nitekim Türkiye’nin takvim ve mevsimsellikten arındırılmış otomotiv ithalat hacim endeksindeki son üç aydaki düşüş eğilimi de bu gelişmeyi doğruluyor.

Aşağıdaki grafikte; renkli çubuklar grafiğin sol ekseninde sanayi sektörü üretim, ihracat ve ithalatının seyri, sağ eksende ise sarı çizgiyle sanayi sektörü istihdamındaki seyir gösterilmektedir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Buna göre;

. Otomotiv sektörü üretimi (siyah çubuklar) Eylül 2020’den bu yana 2019 yılı seviyelerinin üzerinde olsa da Ocak-Şubat döneminde hafif zayıfladı. Grafikte yeşil çubuklarla gösterilen otomotiv ihracatında, son iki aydaki aşağı yönlü eğilim söz konusu zayıflığı açıklıyor. Otomotiv ihracatındaki düşüşün ana sebebi ise en büyük ihracat pazarımız olan Almanya’da sanayi üretiminin 2021 yılının ilk iki ayında aylık ortalama %1,8 daralmış olmasıdır.

. Otomotiv üretimi ve ihracatındaki yataya yakın seyre rağmen Mayıs 2020’den bu yana yükseliş eğilimini sürdüren makine ve teçhizat üretimi (gri çubuklar) Şubat ayında aylık %3,7’lik artış kaydetti.

. Makine ve ekipman ihracatının (pembe çubuklar) Şubat ayında önceki aya göre düşmesine rağmen ithalatındaki (mavi çubuklar) artışın sermaye yatırımı kaynaklı olduğu söylenebilir.  Bu noktada destekleyici faktör, Şubat ayı Reel Kesim Güven Endeksi’nde yer alan yatırım harcaması alt endeksindeki artıştır.

. Otomotiv sektörü üretiminde Şubat ayında kaydedilen düşüşe paralel olarak sanayi sektörü istihdamı da (sarı çizgi) Şubat ayında önceki aya göre 166 bin kişi azaldı.

. Üretim tarafı önceki aya göre yatay kalırken perakende satışlarda aylık %3,4’lük artış yaşandı. Bu sıçrayışın ana sebebinin artan güven algısı olduğunu söyleyebilirim. Zira Dolar/TL kuru Merkez Bankasının güven tazelemesine bağlı olarak Ağustos 2020’den sonra ilk kez Şubat ayında 7,0 seviyesinin altına gerilemiş ve Türk lirasında istikrar sinyalleri bireysel kredilerde de artışı beraberinde getirmiştir.

Mart ayı görünümü olumlu, Nisan belirsiz…

Mart ayı İSO imalat sektörü PMI endeksi ihracat siparişlerinde, üretim ve istihdamda artışı ortaya koymuştu. Özellikle Almanya’nın Mart ayı imalat sektörü PMI endeksinin önceki aya göre sert artış kaydetmesi Türkiye sanayi sektörünü olumlu etkiledi. Ticaret Bakanlığı da Mart ayında Türkiye’de ihracatın Şubat ayına göre 2,9 milyar dolar arttığını duyurdu. İthalattaki değişim Mart ayı cari açık verisinde belirleyici olacak. Öte yandan, döviz kurundaki sert yükseliş ve enflasyondaki belirsizliğe bağlı olarak azalan güven algısı, Mart ayında perakende satışlara kısmen olumsuz yansıyabilir; Nisan ayında ise bozulma devam edebilir. Enflasyondaki ana tetikleyici girdi maliyetlerindeki artışın yanı sıra artan döviz kurundaki artışla Türk lirasının değer kaybıdır. Nitekim yurt içi üretici fiyat enflasyonu Mart ayında aylık %4,1, yıllık %31,2 artış kaydetmiş, tüketici fiyatlarına aylık %1,1, yıllık %16,2 artışla yansımıştır.

Nisan ayında da enflasyondaki artış eğilimi sürecektir. Küresel tedarik zincirindeki zorluklara bağlı olarak girdi maliyetlerinde aşağı yönlü bir eğilim şimdilik olası gözükmüyor. Tedarik zincirinde rahatlama olsa bile artan talep fiyatları aşağı çekmeyecektir. Mevcut durumda Merkez Bankasının çarşamba günü yapacağı para politikası toplantısında enflasyonist risklere vurgu yapıp, politika faizinde değişiklik yapmaması en rasyonel çözüm olacaktır.

Dr. Fulya Gürbüz

12-16 Nisan haftasına Merkez Bankası faiz kararı damgasını vuracak

Veri yoğun bir haftaya giriyoruz. Pazartesi günü cari açık, işsizlik oranı, inşaat maliyeti; Salı günü sanayi üretimi, perakende satışlar ve ciro endeksleri; Çarşamba günü tarım ÜFE; Perşembe günü TCMB faiz kararı, bütçe, konut satış, özel sektörün uzun vadeli kredi dış borcu; Cuma günü kısa vadeli dış borç ve Merkez Bankası konut fiyat endeksi verileri açıklanacak. ABD’de Fed, Çarşamba günü ABD’deki ekonomik görünümü ortaya koyan Bej Kitap’ı (Beige Book) yayınlayacak.

12 NİSAN 2021, PAZARTESİ

ŞUBAT AYI ÖDEMELER DENGESİ – TCMB

Cari işlemler dengesi ödemeler dengesi tablosunda yer almakta ve Türkiye’deki yerleşiklerin yurt dışındaki yerleşiklerle yaptıkları ekonomik faaliyetler sonucu Türkiye’nin döviz gelirleri ile döviz giderlerinin farkını göstermektedir. Ocak ayında cari işlemler dengesi, gerileyen dış ticaret açığının katkısıyla 1,9 milyar dolar açık vermiş, son 12 aylık cari işlemler açığı toplamı hafif gerilemeyle 36,6 milyar dolar olmuştu. Dış ticaret açığındaki iyileşme ise ithalatın ihracattan daha hızlı düşmesi etkili olmuştu. Hizmetler dengesi ise pandemi kaynaklı olarak ne taşımacılık ne de turizm gelirleri tarafında cari işlemler dengesine önemli bir katkı yapamamaktadır. Cari işlemler açığının finansmanı tarafında ise Hükumet artan bütçe açığına bağlı olarak Kasım 2020 – Ocak 2021 döneminde toplam 8,8 milyar dolar dış borçlanma gerçekleştirmiştir. Finans dışı sektör ise Aralık 2020 – Ocak 2021 döneminde kısa ve uzun vadeli dış borç ödemelerinden daha fazlasını borçlanma yolunu tercih etmiştir. Öte yandan TCMB politikalarının olumlu sinyal vermesine bağlı olarak yine Aralık 2020 – Ocak 2021 döneminde Türkiye’nin döviz rezervleri 10,6 milyar dolar artmıştır. Şubat ayında dış ticaret açığında yataya yakın bir artış kaydedilmiş olmasına bağlı olarak cari işlemler açığında Ocak ayına göre önemli bir değişim olmayacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor

ŞUBAT AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ – TÜİK

TÜİK Ocak ayından itibaren mevsimsel etkilerden arındırılmış işgücü verilerini yayınlamaya başlamıştır. Buna göre işsizlik oranı Ocak ayında önceki aya göre 0,4 yüzde puan azalışla %12,2 olarak gerçekleşmişti. Toplam istihdam aylık olarak 822 bin artarken, Tarım, sanayi ve hizmet sektörleri istihdamı önceki aya göre artarken, inşaat sektörü istihdamı azalma kaydetmişti. Tarım dışı işsizlik oranı 0,5 yüzde puan azalışla %14,2 olarak tahmin edilmişti. Atıl işgücü oranı aylık 1,2 yüzde puan artışla %30,2 seviyesine yükselmişti.

Kaynak: TÜİK

ŞUBAT AYI İNŞAAT MALİYET ENDEKSİ – TÜİK

İnşaat maliyet endeksi Ocak ayında yıllık %27,82, aylık %7,44 artış kaydetmişti.

Kaynak: TÜİK

13 NİSAN 2021, SALI

ŞUBAT AYI SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ – TÜİK

Ocak ayında sanayi üretimi aylık %1,0, yıllık %11,4 artış kaydetmişti. Şubat ayı imalat sektörü PMI verileri sektörde büyümenin Ocak ayına göre kısmen hız kesse de büyümeye devam ettiğini, bunda yeni ihracat siparişlerindeki artışın etkisi olduğunu göstermişti. Şubat ayında özellikle otomotiv sektörü üretimi ve ihracatındaki artışlar söz konusu gelişmeyi destekliyor. Ek olarak Şubat ayında yatırım malları ithalatında da artış kaydedildiğini de dikkate aldığımızda sanayi üretiminin büyümesini sürdürdüğünü göreceğiz.

Kaynak: TÜİK

ŞUBAT AYI PERAKENDE SATIŞ ENDEKSLERİ – TÜİK

Sanayi üretimi ile benzer eğilim gösteren perakende satış hacim endeksi Ocak ayında aylık %0,3, yıllık %2,0 artış kaydetmişti. Şubat ayında Perakende Ticaret Güven Endeksinin “Son üç ayda iş hacmi” alt endeksindeki iyileşme perakende ticareti destekleyecektir. Öte yandan konut ve taşıt hariç bireysel kredilerde Şubat ayında kaydedilen artış da destekleyici rol oynayabilir.

Kaynak: TÜİK

14 NİSAN 2021, ÇARŞAMBA

MART AYI TARIM ÜRÜNLERİ ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TARIM-ÜFE) – TÜİK

Tarım-ÜFE Şubat ayında aylık %2,61, yıllık %21,32 artış kaydetmişti.

Kaynak: TÜİK

NİSAN AYI BEJ KİTAP – FED

Mart ayı başında yayınlanan Bej Kitap, ABD’de ekonomik aktivitenin Ocak ayı başından Şubat ayı ortasına kadarki süreçte ılımlı büyüme sergilediğini, ülke genelinde imalat sektörünün önceki ay Bej Kitap verilerine göre iyileşme gösterdiğini,  düşük mortgage kredisi faiz oranlarının konut satışlarının artmasında etkili olmaya devam ettiğini, tarımsal şartların iyileştiğini, taşımacılığın ılımlı artış kaydettiğini gösterdi, istihdamın yavaş hızla da olsa artmaya devam ettiğini, ücretler artış kaydedilirken  önümüzdeki dönemde artışların süreceğini, girdi maliyetlerindeki artışın bazı firmalar tarafından tüketiciye yansıtılabildiğini ortaya koymuştu.

15 NİSAN 2021, PERŞEMBE

MERKEZ BANKASI FAİZ KARARI – TCMB

Sayın Naci Ağbal Başkanlığında 18 Mart tarihli para politikası toplantısında Merkez Bankası 1-hafta vadeli borç verme faizi olan %17 seviyesindeki politika faizini önden yüklemeli olarak 2 puan artışla %19 seviyesine yükseltmişti. Mevcut durumda TL cinsi mevduat faiz oranları %20, kredi faiz oranları %24, 2-yıl vadeli gösterge tahvil faizi %18,5 seviyelerini geçmiş durumda. Sayın Şahap Kavcıoğlu Başkanlığındaki yeni yönetimin 15 Nisan toplantısında kredi maliyetlerini azaltmak adına politika faizini düşürmemesini diliyorum.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE DENGESİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Şubat ayında bütçe 23,2 milyar TL fazla vermişti. Aşağıdaki grafik Mayıs 2018’den bugüne 12-aylık toplam faiz giderlerindeki reel artışın vergi gelirlerindeki reel artıştan daha hızlı olduğunu gösteriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI KONUT SATIŞLARI – TÜİK

Şubat ayında Türkiye’de toplam 81 bin 222 konut satışı gerçekleşmişti.

Kaynak: TÜİK

ŞUBAT AYI ÖZEL SEKTÖR UZUN VADELİ YURT DIŞI KREDİ BORCU – TCMB

Ocak ayında özel sektörün yurt dışı kredi borcu önceki aya göre hafif bir gerilemeyle 164 milyar 54 milyon dolar olmuştu. Özel sektör finansal kuruluşların yurt dışı kredi borcu 70 milyar 972 milyon dolar, finansal olmayan kuruluşların 93 milyar 82 milyon dolar seviyesinde bulunuyor. Özel sektörün yurt dışı kredi borcu en son Şubat 2018’de 226,7 milyar dolar ile zirve yapmıştı.

Kaynak: Turkey Data Monitor

TCMB VE BDDK, 8 NİSAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

2 Nisan ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artışlarını sürdürdü; önceki haftaya göre vadesiz yabancı para mevduatları 19 milyar TL, vadeli TL mevduat 22 milyar TL, yabancı para mevduat 20 milyar TL artış yaşandı. TL cinsi krediler artışını sürdürdü. Döviz tevdiat hesapları haftalık 2 milyar dolar azalışla 214 milyar dolar seviyesine geriledi. TL mevduat faiz oranları %20,10, TL cinsi ticari kredi faiz oranları %21,06, TL cinsi ihtiyaç kredileri faiz oranı %24,34 seviyelerine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu haftalık 0,4 milyar dolar artışla 5,9 milyar dolar oldu. Uluslararası rezervler bir önceki haftaya göre 3,2 milyar dolar azalışla 87,5 milyar dolar seviyesine indi; altın rezervleri 0,4 milyar dolar, döviz rezervleri 2,8 milyar dolar azaldı. Merkez Bankası net rezerv ve döviz likiditesi açığı 0,9 milyar dolar artışla 45,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi toplamı önceki haftaya göre 0,7 milyar düşüşle 30,8 milyar dolar seviyesine geriledi. Böylece 19 Mart haftasından 2 Nisan haftasına kadarki süreçte yurtdışı yerleşiklerin hisse+tahvil stoku büyüklüğü 8,2 milyar dolar azalmış oldu. Aynı dönemde yurtdışı yerleşikler nette 2,4 milyar dolarlık hisse ve tahvil satışı gerçekleştirirken, uluslararası rezervler 5,7 milyar dolar azalma kaydetti.

16 NİSAN 2021, CUMA

ŞUBAT AYI TCMB KONUT FİYAT ENDEKSİ – TCMB  

Ocak ayında Merkez Bankası konut fiyat endeksi aylık %1,8 artışla 157,7 seviyesine yükselmişti.

ŞUBAT AYI KISA VADELİ DIŞ BORÇ STOKU – TCMB  

Ocak ayında Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku aylık 1,8 milyar dolar artışla 140,3 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Merkez Bankasının 22,8 milyar dolar, bankaların 60,6 milyar dolar, diğer sektörlerin 57,0 milyar dolar kısa vadeli dış borcu bulunuyor. Türkiye’nin orijinal vadesine bakılmaksızın kalan vadeye göre gelecek 12 ayda toplam 190,3 milyar dolar dış borç ödemesi bulunmaktadır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Enflasyon, reel getiri, reel kur, nakit bütçe, TCMB Beklenti anketi, dış ticaret endeksleri

5 NİSAN 2021, PAZARTESİ

MART AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Şubat ayında yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık %27,09, aylık %1,22 artış kaydetmişti. Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Şubat ayında yıllık %15,61, aylık %0,91 artmıştı. AA Finans anketine göre TÜFE’nin Mart ayında ortalama olarak aylık %1,09, yıllık %16,21 artması bekleniyor. Yİ-ÜFE’nin ise Türk lirasındaki değer kaybı ve tedarik zincirindeki aksaklıkların ithal ham madde fiyatlarını artırmaya devam etmesine bağlı olarak aylık %3’ten fazla artma yükselebilir ki bu yükseliş Yİ-ÜFE’nin yıllık bazda %30’lara yükselmesine sebep olacaktır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI FİNANSAL YATIRIM ARAÇLARI REEL GETİRİ ORANLARI – TÜİK

Finansal yatırım araçlarının Şubat ayı reel getirilerini aşağıdaki grafik hem TÜFE hem de Yİ-ÜFE bazlı olarak göstermektedir.

Kaynak: TÜİK

6 NİSAN 2021, SALI

MART AYI REEL EFEKTİF DÖVİZ KURU (REK) – TCMB

Şubat ayında TÜFE bazlık REK Şubat ayında aylık 3,6 puan artışla 69,7 seviyesine, Yİ-ÜFE bazlı REK ise aylık 4,7 puan artışla 83 seviyesine yükselmişti. TCMB REK hesaplama yöntemi şu şekildedir: “ülkemiz fiyat düzeyinin dış ticaret yaptığımız ülkelerin fiyat düzeylerine oranının ağırlıklı geometrik ortalamasıdır”. REK’teki artış TL’nin reel olarak değer kazandığını, yani Türk mallarının yabancı mallar cinsinden fiyatının arttığını göstermektedir. REK, Aralık-Ocak-Şubat döneminde arka arkaya artış kaydetmişti, ancak Mart ayında yaşanan TL’deki sert değer kaybı REK’te düşüşe sebep olacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor

7 NİSAN 2021, ÇARŞAMBA

MART AYI NAKİT BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Hükumetin nakit giriş çıkışlarını gösteren nakit bütçe dengesi, Şubat ayında 3,5 milyar TL açık vermişti. Merkezi yönetim bütçesi ise Şubat ayında 23,2 milyar TL fazla vermişti.  

MART AYI KÜRESEL HİZMET SEKTÖRÜ PMI VERİLERİ – IHS MARKIT

IHS Markit tarafından açıklanan J.P.Morgan Küresel Hizmet Sektörü İş Aktivitesi Endeksi Şubat ayında aylık 1,2 puan artışla 52,8 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü gösteriyor. Şubat ayındaki iyileşmede en büyük katkı ABD’den gelmiş, sektörde büyüme kaydeden diğer ülkeler olarak Çin, Hindistan, Rusya, Avustralya ve Kazakistan sıralanmıştı. Hizmet sektörleri daralmaya devam eden ülkeler olarak Euro Bölgesi, Japonya, İngiltere ve Brezilya listelenmişti.

8 NİSAN 2021, PERŞEMBE

TCMB VE BDDK, 1 NİSAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

26 Mart haftasında piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artış kaydedildi. Önceki haftaya göre dolaşımdaki para 5 milyar TL, vadesiz TL mevduat 23 milyar TL, vadeli TL mevduat 24 milyar TL, yabancı para mevduat 45 milyar TL yükseldi. Döviz tevdiat hesapları haftalık 6 milyar dolar azalışla 217 milyar dolar seviyesine geriledi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu haftalık 0,7 milyar dolar azalışla 5,6 milyar dolar oldu. Uluslararası rezervler bir önceki haftaya göre 2,5 milyar dolar azalışla 90,6 milyar dolar seviyesine indi; altın rezervleri 0,5 milyar dolar arttı, döviz rezervleri 3 milyar dolar azaldı. Merkez Bankası net rezerv ve döviz likiditesi açığı 1 milyar dolar artışla 44,5 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi toplamı önceki haftaya göre 7,5 milyar düşüşle 31,5 milyar dolar oldu. TL mevduat faiz oranları %19,5, TL cinsi ticari kredi faiz oranları %21,06, TL cinsi ihtiyaç kredileri faiz oranı %24,19 seviyelerine kadar yükseldi.

9 NİSAN 2021, CUMA

NİSAN AYI TCMB BEKLENTİ ANKETİ SONUÇLARI – TCMB  

Mart ayı Beklenti Anketi sonuçlarına göre yıl sonunda TÜFE %11,54, Dolar/TL kuru 7,946, cari açık 25,2 milyar dolar, GSYH büyümesi %4,42, 2022 yılı GSYH büyümesi %4,24 olması bekleniyor.

ŞUBAT AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ – TÜİK

Ocak ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi bir önceki aya göre %1,8 artmış, ithalat miktar endeksi %1,6 azalmıştı. İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan dış ticaret haddi ise önceki aya göre 0,1 puan düşüşle 97,5 olmuştu.

Kaynak: TÜİK

Dr. Fulya Gürbüz

Küresel imalat sektöründeki iyileşme Türkiye’yi de olumlu etkiledi

Kaynak: İSO ve IHS Markit

İstanbul Sanayi Odası ve IHS Markit işbirliğiyle hazırlanan İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) Mart ayında önceki aya göre 0,9 puan artışla 52,6 seviyesine yükseldi. PMI endeksinde 50,0 değerinin üzerindeki rakamlar sektörde genel anlamda iyileşmeye işaret ediyor. Yayınlanan raporda yer aldığı üzere Mart ayında “yeni siparişler yeniden büyümeye geçerken, üretim ve istihdamda artışlar devam etti, ham madde teminindeki zorluklar sürdü”. Siparişlerdeki artışın ana etkeni ihracat siparişlerindeki hızlanma oldu. Küresel yük taşımacılığındaki sıkıntılar, ham madde teminini zorlaştırırken teslimat süreleri Şubat’a göre yükseldi. Mart ayında Türk lirasındaki değer kaybıyla birlikte girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları hızla yükseldi. Artan siparişler ve üretimin etkisiyle imalat sektöründe istihdam artışı sürdü.

Özellikle en büyük ticaret ortağımız olan Almanya ve Euro Bölgesinde imalat sektörlerinin Mart ayında büyüme kaydetmesi, Türkiye’nin ihracat siparişlerini artırırken üretim artışı ekonomik büyümeyi destekledi. Dolayısıyla 2021 yılının ilk çeyreğinde imalat sektöründe kaydedilen görece ılımlı iyileşmeler, sanayi üretimini dolayısıyla da GSYH büyümesini destekleyen en önemli faktör olarak karşımıza çıktığını söyleyebilirim.

Benzer şekilde, 31 Mart’ta MÜSİAD tarafından yayınlanan ve PMI endeksleriyle benzer metodoloji ortaya koyan Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksi de Mart ayında bir önceki aya göre 0,9 puan azalarak 50,8 seviyesine gerilemesine rağmen 50 üzerindeki referans değeriyle büyüme bölgesinde kaldığını gösterdi. Yeni siparişler önceki aya göre 0,3 puan düşerek 47,6 seviyesine gerilemesine rağmen üretim endeksi önceki aya göre 4,2 puan artışla 53,0 seviyesine yükseldi. Her iki PMI endeksi de Türkiye’de imalat sektörünün satın alımlarını Mart ayında hızlandırsa da sınır ötesi tedarik zincirindeki sorunlar sebebiyle stoklarda düşüş yaşanmasına sebep olduğunu ortaya koydu. Öte yandan SAMEKS endeksi imalat sektöründeki istihdam artış hızının Mart ayında önceki aya göre sert düşüş yaşadığı işaretini aldık.

Kaynak: MÜSİAD

IHS Markit verilerine göre, özetle Covid-19 kısıtlamalarının küresel bazda vaka sayılarında iyileşme getirmesiyle birlikte Mart ayında özellikle ihracat siparişleri ve üretimde artış eğilimi gözlenirken, tedarik zincirindeki sıkıntılar girdi maliyetlerini ve paralelinde çıktı fiyatlarını artırarak enflasyonist baskının artmasına sebep oluyor. Küresel siparişlerdeki iyileşmeler Türkiye’nin ihracat siparişlerindeki artışı destekliyor. Daha detaylı olarak, bölgeler ve ülkeler bazında küresel imalat sektöründeki gelişmeleri aşağıda sizler için özetledim.

AMERİKA

ABD (58,6’dan 59,1’e): Yurt içi ve ihracat yeni siparişlerindeki sert artışa rağmen ham madde kısıtları sebebiyle üretim ılımlı bir artış kaydetti; istihdam, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları arttı.

Brezilya (58,4’ten 52,8’e): Covid-19 kaynaklı yeni kısıtlamaların etkisiyle yeni siparişler, istihdam ve üretim daralma bölgesine geçti; enflasyon siparişleri durakladı. Tedarik zincirinde artan sorunla tedarik sürelerinin uzamasına, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarının artışına sebep oldu.

Kanada (54,8’den 58,5′): Üretim, yeni yurt içi ve ihracat siparişleri, satın alımlar, istihdam, tedarik süreleri, enflasyonist baskılar arttı.

EURO BÖLGESİ

Almanya, Avusturya, Fransa, Hollanda, İrlanda, İspanya, İtalya, Yunanistan ülkelerini kapsayan Euro Bölgesi PMI endeksi Mart ayında aylık 4,6 puan artışla 62,5 seviyesine yükseldi. Endeksteki tüm ülkelerin imalat sektörü PMI endeksleri artan yurt içi ve ihracat siparişlerinin desteğiyle Mart ayında kaydettikleri 51-67 aralığındaki değerlerle Şubat ayına göre büyüme kaydetti. En düşük büyüme performansı 51,8 seviyesi ile Yunanistan’a ait. En büyük ticaret ortağımız olan Almanya PMI endeksi 66,6 seviyesi ile tarihi zirvesine yükseldi. Almanya imalat sektörünün büyümesinde ana etken başta Çin olmak üzere Asya ve ABD’den gelen yeni ihracat siparişlerdeki artışların devam etmesi. Artan talep ve tedarik zincirindeki sıkıntılar, Euro Bölgesi genelinde girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarında sert artışlara sebep oldu. Siparişler ve üretimdeki artışlar Bölge genelinde imalat sektörü istihdamında artışı da beraberinde getirdi.

Kaynak: IHS Markit

İngiltere: En büyük ihracat pazarlarımızdan olan İngiltere imalat sektörü PMI endeksi Mart ayında 58,9 seviyesi ile son 10 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Yurt içi ve ihracat siparişlerindeki artışla üretim ve istihdam artış kaydetti. İhracat siparişlerinin özellikle Avrupa, Asya ve ABD kaynaklı artışlar olduğuna dikkat çekildi. Tedarik zincirindeki kısıtlar ham madde sıkıntılarına sebep olmakla birlikte girdi maliyetleri son 50 ayın en hızlı artışını kaydetti, maliyet artışları çıktı fiyatlarına yansıtıldı.

ASYA VE UZAK-DOĞU

Avustralya (56,9’dan 56,8’e): Üretim, yurt içi siparişler arttı, ihracat zayıfladı; tedarik süreleri, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları arttı.

Çin (50,9’dan 50,6’ya): Üretim, yurt içi siparişler ve istihdam ılımlı artış kaydetti; ihracat siparişleri,  girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları yükseldi, tedarik sürelerindeki artış zayıfladı.

Kaynak: IHS Markit

Endonezya (50,9’dan 53,2’ye): Üretim, yurt içi siparişler, istihdam, tedarik süreleri, girdi maliyetleri arttı; çıktı fiyatlarındaki artış sınırlı kaldı, ihracat siparişleri düştü.

Güney Kore (55,3 ile değişmedi): Üretim, yurt içi ve ihracat siparişleri, istihdam, tedarik süreleri arttı; girdi maliyetlerindeki artış kısmen çıktı fiyatlarına yansıtıldı.

Japonya (51,4’ten 52,7’ye): Üretim (özellikle otomotiv ve yarı iletkenler), yurt içi siparişler, istihdam, tedarik süreleri, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları arttı; Çin dahil Asya ülkelerinden gelen talebe rağmen ihracat siparişlerindeki artış sınırlı kaldı.

Malezya (47,7’den 48,9’a): Üretim, yurt içi siparişler, istihdam arttı, ihracat siparişleri düştü; tedarik süreleri, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları arttı.

Myanmar (27,7’den 27,5’e): Askeri darbenin getirdiği siyasi kargaşa ve ülke genelindeki protestolar sebebiyle fabrikalar kapalı. Hammadde sıkıntısı ve yerel para birimindeki sert kayıplar fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.

Rusya (51,5’ten 51,1’e): Üretim ve yurt içi siparişlerde ılımlı artış kaydedildi, ihracat siparişleri düştü; tedarik süreleri, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları arttı.

Tayland (47,2’den 48,8’e): Yeni ihracat siparişleri arttı; üretim, yurtiçi siparişler ve istihdam azaldı; tedarik süreleri, girdi maliyetleri arttı, çıktı fiyatları değişmedi.

Tayvan (60,4’ten 60,8’e): Üretim, yurt içi ve ihracat siparişleri, istihdam, tedarik süreleri, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları arttı.

Vietnam (51,6’dan 53,6’ya): Üretim, yurt içi ve ihracat siparişleri, istihdam, tedarik süreleri, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları arttı. Çelik fiyatları ve Çin’den temin edilen ürünlerdeki fiyat artışları girdi maliyetlerinin artmasında etkili oldu.

Dr. Fulya Gürbüz

Türkiye’nin dış borç stoku 450 milyar dolara yükseldi

2020 yılının son çeyreğinde Türkiye’nin dış borç stoku bir önceki çeyreğe göre 14 milyar dolar artışla 450 milyar dolar seviyesine yükseldi. Böylece, 2020 yılının ilk yarısında 426 milyar dolar seviyesine gerileyen toplam dış borç stoku, 2020 yılının son yarısında 24 milyar dolar artmış oldu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

2020 yılında 717 milyar dolar GSYH elde edilmişti. Böylece Türkiye’nin dış borç stoku 2020 yılı sonunda GSYH’nin %63 seviyesine yükselerek tarihi rekor kırdı. 2005 yılında %34 seviyesinde olan söz konusu oran 2011’den bu yana aralıksız yükselişini sürdürüyor. Aşağıdaki grafikte “Dış Borç / GSYH” oranındaki yukarı yönlü seyri görebilirsiniz.  2001 yılında yaşanan krizin etkisiyle dış borç stoku GSYH’nin %56’sına yükselmiş, 2008-2009 küresel finans kriz döneminde ise %41 olmuştu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Hem kısa hem de uzun vadeli dış borç stoku artışını sürdürdü…

Vade bazında, kısa vadeli dış borç stoku 2020 yılının son üç çeyreğinde ardı ardına artarak ilk çeyreğe göre toplam 19,3 milyar dolar artışla 138,5 milyar dolar seviyesine yükselirken, orta-uzun vadeli dış borç stoku son iki çeyrekte ardına ardına toplam 10,2 milyar dolar artışla 311,5 milyar dolar oldu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Hem kamu hem de özel sektör 2020 yılının son iki çeyreğinde dış borcunu artırdı…

Borçlu bazında bakıldığında bir önceki çeyreğe göre Merkez Bankasının dış borç stoku yılın son çeyreğinde 0,3 milyar dolar artışla 21,4 milyar dolar, kamu sektörünün 6,7 milyar dolar artışla 173,1 milyar dolar, özel sektörün ise 7,0 milyar dolar artışla 255,6 milyar dolar seviyelerine yükseldi. Kamunun dış borcu bütünüyle kamu bankalarına aittir. Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi Türkiye’nin dış borcunun yükünü ağırlıklı olarak özel sektör yüklenmiş bulunmaktadır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Finans dışı özel sektör hem kısa hem de uzun vadede dış borcunu artırdı…

2020 yılı son çeyreği itibariyle 255,6 milyar dolar büyüklüğündeki özel sektörün dış borcunun %59’unu (151 milyar dolar) finansal olmayan özel sektör kuruluşlarının dış borcu oluşturmaktadır. Finans dışı özel sektörün dış borcunun toplam dış borç stoku içindeki payı ise %34’tür.

Finansal olmayan özel sektör kuruluşlarının dış borç stoku 2020 yılı son çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 4,8 milyar dolar artışla 151,1 milyar dolar seviyesine yükseldi. Böylece yılın ikinci yarısında finans dışı özel sektörün dış borç stokunda yılın ilk yarısına göre 10,6 milyar dolarlık artış yaşanmış oldu.

Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi hem finans hem de finans dışı özel sektör kuruluşları kısa vadeli dış borcunu son dönemde artırmıştır. Benzer şekilde finans dışı özel sektör uzun vadeli dış borcunda artışa giderken özel sektör finans kuruluşlarının uzun vadeli dış borcunda önemli bir değişiklik yaşanmamıştır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dış borç stoku neden artıyor?

Türkiye’nin dış borcunun artmasında en büyük etken yurt içinde sıkı para politikasının kredi hacmini yavaşlatmasına bağlı olarak yurt dışındaki özellikle de ABD ve Euro Bölgesi’ndeki düşük faiz oranlarının sağladığı avantaj. Elbette Türkiye’nin artan risk primi Türkiye’nin yurt dışından borçlanma maliyetlerini artırsa da aşağıdaki grafikte de görüleceği üzere ABD merkez bankası Fed’in pandemi sebebiyle politika faizini 2020’nin ikinci çeyreğinde tekrar %0-0,25 aralığına düşürmüş olması Türkiye’nin hem kısa vadeli hem de uzun vadeli olarak yurt dışından borçlanma eğiliminin artmasında en önemli etken.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Güven kaybı ve artan riskler ekonomi üzerinde alarm zillerinin çalmasına sebep oluyor…

Artan dış borç stoku ve bütçe açığı, azalan TCMB rezervleri, gelecek 12 ayda ödenmesi geren 190 milyar dolar dış borç yükü, 36 milyar dolara yükselen cari açık, TCMB Başkanının görevden alınması, iç siyasette yaşanan gelişmeler Türk lirasındaki kırılganlığın tekrar artmasına sebep oldu. Artan Covid vakaları ve zayıf ihracat performansını dikkate aldığımızda istihdamda kayıpların artarak devam edeceğini tahmin etmek zor değil.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: İmalat sektörü, güven endeksleri, dış ticaret ve dış borç

31 MART 2021, ÇARŞAMBA

MART AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Ekonomik güven endeksi Şubat ayında önceki aya göre 0,4 puan azalışla 95,8 seviyesine gerilemişti.

MART AYI HİZMET VE SANAYİ SEKTÖRLERİ SATINALMA MÜDÜRLERİ ENDEKSLERİ (SAMEKS) – MÜSİAD

Şubat ayında takvim ve mevsimsellikten arındırılmış SAMEKS Hizmet Endeksi 5,0 puan düşüşle 51,9, Sanayi Endeksi 1,8 puan düşüşle 51,9 seviyelerine gerilemişti. Endeksin 50 seviyesinin üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğüne işaret ediyor. Endekslerin Şubat ayında 50 seviyesinin üzerinde olması sektörlerin önceki aya göre büyüdüğünü, ancak endekslerin önceki aya göre gerilemeleri sektörlerin büyüme hızının önceki aya göre zayıfladığını göstermektedir.

ŞUBAT AYI İHRACAT VE İTHALAT VERİLERİ – TÜİK

Ticaret Bakanlığı verilerine göre “2021 yılı Şubat ayında geçen yılın aynı ayına göre; İhracat, % 9,6 artarak 16 milyar 12 milyon dolar, İthalat, % 9,8 artarak 19 milyar 372 milyon dolar, Dış ticaret hacmi, % 9,7 artarak 35 milyar 384 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir”. Mart ayı öncü verilerine göre Türkiye’nin en büyük ticaret ortakları olan özellikle Almanya’nın imalat sektörü ve ihracat siparişlerinin önceki aya göre artış kaydetmesi, Türkiye’nin ihracat siparişlerinin de olumlu etkilendiği ihtimalini artırıyor.

TÜRKİYE’NİN 2020 YILI 4. ÇEYREK DIŞ BORÇ STOKU – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Türkiye’nin 2020 yılı 3. çeyrek dış borç stoku önceki çeyreğe göre 11,4 milyar dolar artışla 435,1 milyar dolar olmuştu. Kısa vadeli dış borç stoku 133,9 milyar dolar, orta ve uzun vadeli dış borç stoku 301,2 milyar dolar idi. Toplam stok içinde Merkez Bankasının dış borcu 21,0 milyar dolar, bankaların 30,8 milyar dolar, bankacılık dışı finans sektörünün 0,7 milyar dolar, finansal olmayan kuruluşların 55,2 milyar dolar idi.

1 NİSAN 2021, PERŞEMBE

MART AYI İSO VE IHS MARKIT İŞBİRLİĞİYLE HAZIRLANAN İMALAT SEKTÖRÜ SATINALMA MÜDÜRLERİ (PMI) ENDEKSLERİ – TÜİK

Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış imalat sektörü PMI endeksi Şubat ayında aylık 2,7 puan düşüşle 51,7 seviyesine gerilemişti. Endeksin 50 seviyesinin üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğüne işaret etmektedir. Endeksin Şubat ayında önceki aya gerilemesi ve aynı zamanda 50 seviyesinin üzerinde olması sektördeki büyümenin önceki aya göre zayıfladığını göstermektedir. Geçen hafta IHS Markit tarafından açıklanan Mart ayı öncü verilere göre ihracat pazarlarımız olan Euro Bölgesi’nin imalat sektörü PMI verileri önceki aya göre 4,5 puan artışla 62,4, Almanya’nın 5,9 puan artışla 66,6, ABD’nin 0,4 puan artışla 59, İngiltere’nin 2,8 puan artışla 57,9 seviyesine yükseldi. Tümünde mal ihracatı önceki aya göre artarken, girdi maliyetleri ve satış fiyatlarında da artış devam etti. Almanya’nın raporunda özellikle başta Çin olmak üzere Asya ülkeleri, ABD ve Euro Bölgesi genelinde ihracat siparişlerinin artması sebebiyle Almanya’nın ihracatının önceki aya göre arttığı açıklaması yer alıyor. Dolayısıyla Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı olan Türkiye’nin imalat sektörünün de Mart ayında söz konusu gelişmeden olumlu etkileneceğini bekleyebiliriz.

TCMB VE BDDK, 26 MART 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

19 Mart ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) repo, para piyasası fonları ve ihraç edilen menkul kıymetlerin dahil M3’te önceki haftaya göre 20 milyar TL’lik artış oldu. TL cinsi ticari kredi faiz oranları %20’nin hemen altına geriledi. TL mevduatları önceki haftaya göre 17,5 milyar TL azalırken, TL cinsi krediler 8,8 milyar TL artış kaydetti. Döviz tevdiat hesapları (yabancı para cinsi mevduatlar) önceki haftaya göre 1,6 milyar dolar artışla 223,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Uluslararası rezervler bir önceki haftaya göre 1,6 milyar dolar artışla 93,2 milyar dolar seviyesine yükseldi; altın rezervleri 0,3 milyar dolar, döviz rezervleri 1,2 milyar dolar artış gösterdi. TL cinsi mevduat faizleri %16,80, ticari krediler %20,45, tüketici kredileri %22,78 seviyelerine yükseldi.  

2 NİSAN 2021, CUMA

OCAK AYI FİNANSAL KESİM DIŞINDAKİ FİRMALARIN DÖVİZ POZİSYONU – TCMB  

2020 yılı Aralık ayında finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlıkları önceki aya göre 4,0 milyar dolar artışla 142,6 milyar dolar, yükümlülükler aylık 2,8 milyar dolar artışla 300,2 milyar dolar seviyelerine yükselmiş, böylece net döviz pozisyon açığı aylık 1,2 milyar dolar azalışla 157,6 milyar dolar seviyesine gerilemişti.

MART AYI TEPAV PERAKENDE GÜVEN ENDEKSİ – TEPAV

Şubat ayında mevsimsel etkilerden arındırılmış TEPAV perakende güven endeksi önceki aya göre 1,3 puan artışla -16,5 seviyesine gerilemişti. Endeksteki gerileme, kötümser görünüm ortaya koyanların iyimserlerden daha fazla olduğunu gösteriyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Borç, enflasyon, kapasite kullanımı ve güven endeksleri

22 MART 2021, PAZARTESİ

ŞUBAT AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU

Ocak ayında merkezi yönetim borç stoku 1 trilyon 838 milyar TL seviyesindeydi. Toplam tutar içinde 1 trilyon 64 milyar TL’si iç borç,  773 milyar TL’si dış borçtur. Toplam borç stokunun %56’sı yabancı para cinsinden, %44’ü TL cinsindedir.

MART AYI YURT DIŞI ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (YD-ÜFE) – TÜİK

YD-ÜFE Şubat ayında yıllık %32,51 artmış, aylık %1,37 azalmıştı.

24 MART 2021, ÇARŞAMBA

MART AYI TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Tüketici güven endeksi Şubat ayında aylık 1,2 puan artışla 84,1 seviyesine yükselmişti. Endeksin 100 seviyesinin altında olması kötümserliğe işaret ediyor. Dolayısıyla endeksin Şubat ayında yükselmesi, kötümserliğin kısmen zayıfladığını gösteriyor.

25 MART 2021, PERŞEMBE

TCMB VE BDDK, 19 MART 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

12 Mart ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) repo, para piyasası fonları ve ihraç edilen menkul kıymetlerin dahil M3’te önceki haftaya önemli bir değişiklik olmadı. TL cinsi ticari kredi faiz oranları %20’nin hemen altına geriledi. Döviz tevdiat hesapları (yabancı para cinsi mevduatlar) önceki haftaya göre 0,4 milyar dolar düşüşle 221,8 milyar dolara geriledi. Altın rezervlerinin bir önceki haftaya göre 0,5 milyar dolar artması, döviz rezervlerinin ise 0,4 milyar dolar azalmasına bağlı olarak uluslararası rezervler 91,7 milyar dolar ile değişiklik göstermedi. Net uluslararası döviz pozisyonu ise (döviz cinsi varlıklar ile yükümlülükleri arasındaki fark) bir önceki haftaya göre 1,5 milyar dolar azalışla 43 milyar dolar açığa geriledi. Yurtdışında yerleşiklerin mülkiyetindeki hisse senedi önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar artarken, DİBS portföyleri 0,2 milyar dolar azalma kaydetti.

26 MART 2021, CUMA

MART AYI İMALAT SEKTÖRÜ KAPASİTE KULLANIM ORANI (KKO) – TCMB  

Şubat ayında imalat sektörü KKO bir önceki aya göre 0,5 puan azalışla 74,9 seviyesine yükselmişti. Dayanıksız tüketim malları ve yatırım malları imalatında KKO seviyeleri önceki aya göre değişiklik göstermemişti. Dayanıklı tüketim malları imalatında ise KKO’nun 2 puan artması ve aynı zamanda ihracatın da Şubat ayında önceki aya göre 1 milyar dolar artmasında önemli katkısı olduğunu gösteriyor.

MART AYI REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (RKGE) – TCMB 

Şubat ayında mevsimsel etkilerden arındırılmış RKGE önceki aya göre 0,3 puan düşüşle 108,7 puana gerilemişti. Endeksin 100 seviyesinin üzerinde olması iyimserliğe işaret ediyor. Endeksin alt detaylarında mevcut sipariş durumunun önceki aya göre yükseldiği, mal stokunda hafif gerileme yaşandığı, yatırım harcamalarında ise yükseliş olduğu bilgilerini edinmiştik. Söz konusu gelişmelerin yine Şubat ayında ihracat ve KKO’daki gelişmeleri desteklediğini söyleyebiliriz. Hatta bir adım daha ileri gidersek, Ocak ayında bir önceki aya göre %1 büyüyen sanayi üretiminin Şubat ayında da büyüme eğilimini korumuş olduğunu anlıyoruz.    

MART AYI SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ – TÜİK 

Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Şubat ayında Ocak ayına göre; hizmet sektöründe %1,4 ve inşaat sektöründe %1,3 azalırken, perakende ticaret sektöründe %0,4 artış kaydetmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

Ocak-Şubat döneminde ÖTV ve dış ticaret, bütçeyi destekledi

Kaynak: TDM

Şubat ayında Nakit Bütçe Dengesi 3,5 milyar TL açık vermişken Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi 23,2 milyar TL fazla verdi…

Şubat ayında merkezi yönetim bütçesi 23,2 milyar TL fazla verdi. Mart ayının ilk haftasında açıklanan Hazine nakit bütçesi Şubat ayında 3,5 milyar TL açık vermişti. Merkezi yönetim bütçesindeki gelirlerin nakit bütçesi gelirlerine kıyasla 21,2 milyar TL fazla olması, giderlerin ise 5,4 milyar TL daha az olması her iki bütçe dengesi arasındaki 26,6 milyar TL’lik farkı açıklıyor. “Giderler” tarafında “Faiz Hariç Giderler” ve “Faiz Ödemeleri” olarak her iki bütçedeki farklılıkları görebiliyoruz. Buna göre, faiz hariç giderler merkezi yönetim bütçesinde 6,8 milyar daha az iken, faiz ödemeleri 1,4 milyar TL daha fazladır.

Gelelim merkezi yönetim bütçesindeki gelişmelere. Bütçe detaylarını aylık bazda değil, Ocak-Şubat dönemi olarak birlikte değerlendireceğim.

2021 yılı Ocak-Şubat döneminde merkezi yönetim bütçe gelirlerini ÖTV ve dış ticaret destekledi…

Merkezi Yönetim Bütçesinde öncelikle “Gelirler” tarafına odaklanalım. 2021 yılı Ocak-Şubat döneminde merkezi yönetim gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine göre %0,4 artmıştır. Alt detaya baktığımızda, “Vergi Gelirleri” aynı dönemde %28 artmış, “Hazine Portföyü ve İştirak Gelirleri” %98 düşmüştür.

“Vergi Gelirlerindeki” artışın ana kaynakları “Özel Tüketim Vergisinin (ÖTV)” aynı dönemde %22, “İthalde Alınan Katma Değer Vergisinin” %48 artmış olmasıdır. İştirak gelirlerindeki azalışın ana sebebi ise Ocak 2020’de Merkez Bankası kârından Hazine’ye 40,5 milyar TL aktarılmışken, 2021 yılı Ocak ayında Merkez Bankasından herhangi bir aktarım yapılmamasıdır.

Dolayısıyla ÖTV artışları ve dış ticaretin rayında gitmesi, 2021 yılı Ocak-Şubat döneminde bütçe gelirlerini desteklemiştir.

2021 yılı Ocak-Şubat döneminde faiz dışı giderler yıllık bazda %5, faiz giderleri %29 arttı…

Merkezi yönetim bütçe giderleri 2021 yılı Ocak-Şubat döneminde önceki yılın aynı dönemine göre %8 artış kaydetmiştir. “Faiz Hariç Bütçe Giderleri” aynı dönemde yıllık %5 artarken “Faiz Giderlerindeki” artış yıllık %29 olmuştur.

“Faiz Hariç Bütçe Giderleri” kapsamında “Personel Giderleri” aynı dönemde %16, “Cari Transferler” %18 büyüme göstermiştir. “Cari Transferler” altında “Hazine Yardımları” kapsamında “Sağlık, Emeklilik ve Sosyal Yardım Giderleri” aynı dönemde %29 artmıştır.

Gayrimenkulle ilgili giderleri kapsayan ve 2020 yılı genelinde “Faiz Hariç Bütçe Giderlerinin” %9’unu oluşturan “Sermaye Giderlerinde” 2021 yılı Ocak-Şubat döneminde kaydedilen yıllık %68’lik azalış, bütçe disiplininin uygulandığı en önemli kalem olarak karşımıza çıktığını belirtmek isterim.

Covid-19 aşılamalarında hızlanma olmazsa ÖTV ve faiz ödemeleri üzerindeki baskı sürecek…

Bütçe detayları 2021 yılının Ocak-Şubat döneminde ÖTV ve dış ticaret destekli gelir artışı sağlandığı, ancak giderler tarafında manevra alanının sınırlı olduğunu ortaya koyuyor.

Hazinenin iç borçlanmaya ağırlık vermesi, TL’deki olası değer kayıplarına karşı kısmen sigorta görevi görecektir ancak TL cinsi tahvil faiz oranlarındaki artış “Faiz Ödemelerini” de yukarı çekecektir.

Dahası, Covid-19 aşılamalarında hızlanma olmaması halinde hizmet sektörünün ekonomik aktiviteye katkısı sınırlı kalacaktır.

Söz konusu etkenler ÖTV ve tahvil faizleri üzerindeki baskıların devam etmesine sebep olacaktır.

Kısacası olası riskler, güven artırıcı sinyaller gelmediği sürece, Türk lirası ve enflasyon üzerinde iyimser bir görünüm ortaya koymamaktadır.  

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: TCMB ve Fed politika kararları, bütçe, enflasyon, konut, dış borç, dış ticaret

15 MART 2021, PAZARTESİ

ŞUBAT AYI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE VERİLERİ – TÜİK

Ocak ayında merkezi yönetim bütçesi 24,2 milyar TL açık vermiş, faiz dışı bütçe açığı 2,2 milyar TL olmuştu. 2020 yılı genelinde 173 milyar TL bütçe açığı verilmişti. Merkezi yönetim bütçe dengesi için önemli bir gösterge olan ve hemen hemen benzer sonuçlar ortaya koyan Hazine nakit dengesi Şubat ayında 3,5 milyar TL açık verdi. Bütçe açığında artış Hazine’nin borç yükünü artıran, enflasyonist baskı oluşturan, ödemeler dengesi tablosunda finans hesabını etkileyen önemli bir unsurdur.

ŞUBAT AYI TARIM ÜRÜNLERİ ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TARIM-ÜFE) – TÜİK

Ocak ayında Tarım-ÜFE yıllık %21,26, aylık %3,03 artış kaydetmişti.

ŞUBAT AYI KONUT SATIŞLARI – TÜİK

Türkiye genelinde 2021 Ocak ayında 70 bin 587 konut satılmıştı. 2020 yılı genelinde satılan konut sayısı toplam 1 milyon 499 bin 316 olmuştu.

16 MART 2021, SALI

OCAK AYI KONUT FİYAT ENDEKSİ – TCMB

2020 yılı Aralık ayında konut fiyat endeksi 154,80 seviyesine yükselerek bir önceki yılın aynı ayına göre %30,3, bir önceki aya göre %1,7 artış kaydetmişti. Tarihsel seyre göre Türk lirasındaki değer kayıpları konut satışları ve konut fiyatlarında artışa sebep olmaktadır.

OCAK AYI ÖZEL SEKTÖR UZUN VADELİ YURT DIŞI KREDİ BORCU – TCMB

2020 yılı Aralık ayında özel sektörün uzun vadeli yurt dışı kredi borcu önceki aya göre 1,9 milyar dolar artışla 163,5 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Söz konusu borcun 93,1 milyar doları finansal olmayan şirketlere, 60,9 milyar doları bankalara, 9,5 milyar doları bankacılık dışı finansal şirketlere aittir. Finansal olmayan kuruluşlar uzun vadeli yurt dışı kredi borcunu Ekim-Aralık 2020 döneminde artırma eğilimine girmiştir. 2020 yılı Aralık ayı itibariyle finansal olmayan şirketler içinde hizmet sektörünün uzun vadeli yurt dışı kredi borcu 57,1 milyar dolar, sanayi sektörünün borcu 35,5 milyar dolardır. Ön gösterge olarak, Ocak ayı ödemeler dengesi raporunda bankaların uzun vadeli kredi borç ödemesinin %68’ini tekrar borçlandıklarını, banka dışı sektörün ise ticari olmayan kredi borç ödemelerinin %124’ünü tekrar uzun vadeli borçlandığını eklemekte fayda var.

17 MART 2021, ÇARŞAMBA

ABD MERKEZ BANKASI (FED) PARA POLİTİKASI TOPLANTI KARARI – FED

3 Mart’ta Fed tarafından yayınlanan Bej Kitap’ta ekonomik aktivitenin Ocak ayından Şubat ortasına kadar önceki rapora göre ılımlı bir seyir izlediği, aşılamaların geniş çapta uygulanmasına bağlı olarak işletmelerin gelecek 6-12 aylık dönemde iyimser kalmaya devam ettikleri, tüketici harcamaları ve otomobil satışlarının ülke genelinde karışık bir seyir izlediği, Kovid-19 kısıtlamaları sebebiyle özellikle eğlence ve konaklama sektörünün olumsuz etkilendiği, tedarik zincirindeki zorluklara rağmen imalat sektöründe ılımlı bir büyüme olduğu, düşük mortgage faiz oranlarının konut satışları ve fiyatlarında artış getirmeye devam ettiği, ticari gayrimenkul pazarında kısmen bozulma yaşandığı, tarımsal şartların iyileştiği; petrol, gaz ve enerji üretiminde artış olduğu, ulaştırma faaliyetlerinin ılımlı bir büyüme kaydettiği, istihdamın artmaya devam ettiği, çalışan ücretlerinde artış görüldüğü ve önümüzdeki aylarda söz konusu artışın devam edeceği beklenildiği, tedarik sorunları ve artan talebin etkisiyle girdi maliyetlerinin ılımlı artış kaydettiği, artan petrol fiyatları ve kapasite kısıtları sebebiyle taşıma maliyetlerinin arttığı, bazı perakendecilerin ve üreticilerin artan girdi maliyetlerini tüketiciye yansıtırken bazılarının yansıtamadığı kaydedilmiş, gelecek aylara yönelik ise fiyat artış beklentilerine vurgu yapılmıştı.

ABD ekonomisi 2020 yılı genelinde yıllık ortalama %3,5 daralma kaydetmişti. Çeyreksel olarak bakıldığında ABD ekonomisi yılın ilk yarısında sert daralma sonrasında ikinci yarısında sert bir toparlanma yaşamıştı. Bej Kitap ekonomide söz konusu iyileşmenin 2021 yılının ilk iki ayında ılımlı da olsa sürdüğüne işaret etmiş oldu. Söz konusu olumlu gelişmeler hem istihdam hem de fiyat tarafında yukarı yönlü eğilimi ortaya koydu. Fed, para politikası kararı alırken maksimum istihdam ve ortalama yıllık %2 çekirdek Kişisel Tüketim Harcamaları Enflasyonu artışını hedefliyor. Mevcut durumda Fed para politikası ve politika faizinden bir değişiklik yapmayacak. Ancak toplantı sonrası yayınlanacak toplantı notundaki detaylara odaklanacağız. Geçen hafta Başkan Biden tarafından imzalanan 1,9 trilyon dolarlık paketin tüketim, istihdam ve fiyat gelişmelerine olumlu yansıyabileceği beklentisi, petrol fiyatlarında yaşanan sert artışlar, ABD dolarının değer kazanması ve enflasyonda artış beklentilerine bağlı olarak ABD uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükselişin 17 Mart toplantısında nasıl yorumlandığını ve nasıl beklentiler ortaya koyduğunu takip edeceğiz.

OCAK AYI KISA VADELİ DIŞ BORÇ STOKU – TCMB

2020 yılı Aralık ayında Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku bir önceki aya göre 4,2 milyar dolar artışla 138,7 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Buna göre, bankacılık dışı sektörün kısa vadeli dış borcu 59,3 milyar dolar, bankacılık sektörünün 58 milyar dolar, Merkez Bankasının 21,4 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Genel olarak bakıldığında yurt dışındaki düşük faiz oranları imkanından yararlanmak isteyen banka dışı sektörün Temmuz 2020’den itibaren, bankacılık sektörünün ise Kasım-Aralık 2020 döneminde kısa vadeli dış borç stoklarını artırdığına şahit olduk. Öte yandan, kalan vadeye göre Türkiye’nin Aralık 2020 itibariyle gelecek 12 ayda ödemesi gereken toplam dış borç stoku aylık 4,4 milyar dolar artışla 188,8 milyar dolar seviyesine yükselmiştir. Söz konusu borcun 86 milyar doları bankacılık sektörüne, 75,5 milyar doları bankacılık dışı sektöre, 21,4 milyar doları Merkez Bankasına, 5,9 milyar doları hükümete ait bulunmaktadır.

18 MART 2021, PERŞEMBE

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI (TCMB) PARA POLİTİKASI TOPLANTI KARARI – TCMB

Türk lirasındaki değer kaybının yüksek petrol ve hammadde fiyatlarıyla enflasyonist baskı oluşturduğu mevcut ortamda Merkez Bankası, 18 Aralık tarihli toplantısında %17 olan politika faiz oranını artırıp artırmama kararı verecek. Tüketici fiyat enflasyonu (TÜFE) Şubat ayında yıllık %15,6 artış kaydetmişti. Merkez Bankası Mart ayı Beklenti Anketi sonuçlarına göre, TÜFE Mart ve Nisan aylarında sırasıyla yıllık %16 ve %16,3 seviyelerine yükselecek. %2,0–2,5 gibi bir reel faizi dikkate aldığımızda politika faizinin %18-19 aralığına yükseltilmesi beklenebilir. Ancak yine Beklenti Anketi sonuçlarına göre yılsonu TÜFE beklentisi %11,5 seviyesinde bulunuyor. Merkez Bankası da Ocak ayı Enflasyon Raporunda 2021 yıl sonu TÜFE beklentisini orta noktası %9,4 olmak üzere % 7,3–11,5 aralığında tahmin ediyor. Söz konusu iyileşmede baz etkisindeki iyileşmenin etkisi ve TÜFE’nin Nisan-Mayıs gibi zirve yapacağı ihtimali var. TL cinsi bireysel kredi faiz oranlarının %24’e, ticari kredi faiz oranlarının %21’e yaklaştığı mevcut ortamda, politika faizinde yüzde 1 puanlık (100 baz puanlık) artış kredi faiz oranlarının da %25 seviyesine ulaşacağı anlamına geliyor. Bu da tüketim tarafını baskılayarak enflasyonda azalma getirebilir ve iyileşen enflasyonun etkisiyle Merkez Bankası yaz aylarında faiz indirimine gidebilir. Ancak böyle bir senaryoda riskleri sıralamakta fayda var. Yüksek enflasyon, gıda enflasyonundaki yapışkanlık, petrol ve hammadde ithal ürün fiyatlarında artış, yüksek işsizlik, yüksek faiz, yüksek bütçe açığı, faiz dışı bütçe açığının artmaya devam etmesi, yüksek cari açık, Merkez Bankası rezervlerinin nette eksi olmasına rağmen Türkiye’nin gelecek 12 ayda 189 milyar dolar dış borç ödemek zorunda olması, ihracatta performans kaybı, ithalat bağımlılığı, aşılamadaki yetersizlik, artan Covid-19 vaka sayılarının Türkiye’yi turizmde riskli ülke sınıfında tutması, son açıklanan hukuk ve ekonomi paketlerinin yabancı yatırımcıların ilgisini çekecek bir resim ortaya koyamaması, Merkez Bankasının sıkı para politikasına yönelik sözünü tutmaya devam edip etmeyeceği belirsizliği Türk lirası üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Hal böyle iken yabancı yatırım bankalarının 18 Mart tarihli toplantısında Merkez Bankasından politika faizinde 75-100 baz puanlık artış beklentileri elbette anlaşılabilir. 17 Mart’ta Fed toplantısından gelecek açıklamalar ve beklentiler de TCMB’nin faiz kararında etkili olacaktır. ABD ve küresel ekonomide enflasyonist baskıların artmaya devam etmesi TCMB’nin faiz yükseltmesiyle birlikte sıcak parayı kısmen çekecektir ancak kur-enflasyon sarmalından çıkabilmek adına hükümet kanadından somut bir reform takvimi duymamız gerekiyor.

TCMB VE BDDK, 12 MART 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

5 Mart ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) repo, para piyasası fonları ve ihraç edilen menkul kıymetlerin dahil M3’te önceki haftaya göre artış sürdü. TL cinsi mevduat faizleri 3 aydan 1 yıla kadar olan vadelerde %17 ve üzerine çıkarken; ticari kredi faiz oranları %20’nin, tüketici kredi faiz oranları ise %23,5’in üzerine geldi. Döviz tevdiat hesapları (yabancı para cinsi mevduatlar) gerçek kişilerde önceki haftaya göre 1 milyar dolara yakın, tüzel kişilerde ise 0,4 milyar dolara yakın düşüş yaşadı. Altın rezervlerinin önceki haftaya göre 2,3 milyar dolar, döviz rezervlerinin 1,3 milyar dolar azalış kaydetmesi sonucunda uluslararası rezervler 3,6 milyar dolar azalışla 91,7 milyar dolar seviyesine geriledi. Söz konusu gerilemenin etkisiyle net uluslararası rezerv açığı 2 milyar dolar artışla 44,5 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yabancı yerleşiklerin mülkiyetindeki hisse senedi önceki haftaya göre 0,4 milyar dolar artarken, DİBS portföyleri 0,4 milyar dolar azalma kaydetti.

19 MART 2021, CUMA

OCAK AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ – TCMB

İhracat miktar endeksi 2020 yılı Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %12,3, ithalat miktar endeksi ise %6,6 artış kaydetmişti. Bir önceki aya göre ihracat miktar endeksi %5,8 artış kaydederken, ithalat miktar endeksi %2,9 azalma kaydetmişti. İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan ve dış ticaret haddi, yıllık 1 puan düşüşle 104,8 seviyesine gerilemişti. Şubat ayı sonunda Ocak ayı dış ticaret istatistikleri TÜİK tarafından yayınlanmıştı. Buna göre Ocak ayında ihracat ve ithalatta önceki aya göre düşüş yaşanırken; önceki yıla göre ihracatta artış, ithalatta azalış ortaya konmuştu.

Dr. Fulya Gürbüz