Ekim ayı Finansal İstikrar Raporunda finansal istikrarı arayacağız

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 26 Ekim tarihinde 2021 yılı ikinci Finansal İstikrar Raporunu yayınlayacak. Mayıs ayında ilki yayınlanan Finansal İstikrar Raporundan bu yana;

. TÜFE yıllık %16,59’dan %19,58’e yükseldi.

. Çekirdek (D) TÜFE %17,80’den %19,05’e, çekirdek (B) TÜFE %17,49’dan %18,63’e yükseldi. Çekirdek (C) TÜFE ise %16,99’dan %16,98’e geriledi.

Çekirdek TÜFE (B): İşlenmemiş gıda, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE Çekirdek TÜFE (C): Enerji, gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içkiler ile tütün ürünleri ve altın hariç TÜFE Çekirdek TÜFE (D): İşlenmemiş gıda, alkollü içecekler ve tütün ürünleri hariç TÜFE

. TCMB politika faizini %19’dan %16’ya düşürdü.

. Dolar/TL kuru 8,51’den 9,85’e kadar yükseldi (%16 artış).

. Kamu bankaları kredi faiz oranlarını 300 baz puan düşürdü.

. TL cinsi tüketici kredileri %9,6, ticari krediler %6,4 artış kaydetti (tüketici kredilerinin artış hızı hızlandı, ticari kredilerin yavaşladı).

. Uluslararası rezervler 92 milyar dolardan, 125 milyar dolara yükseldi.

. 12-ay geriye dönük cari işlemler açığı 30,3 milyar dolardan en son Ağustos ayında 23,0 milyar dolar seviyesine geriledi.

. Dış borç stoku arttı. Bankaların yurtdışı borçlulukları düşüş seyrini korurken banka dışı özel sektör ve kamu dış borçlarını artırma eğilimini sürdürdü. (Bankaların net döviz pozisyon fazlası vermesi, finansal kesim dışındaki firmaların ise yüksek dış borç yüküne rağmen gelecek 12 ayda net döviz pozisyon fazlasına sahip olmaları borç ödeme tarafında soruna işaret etmiyor.)

. Her ne kadar TCMB Ekim ayı PPK toplantısında gelişmiş ülke merkez bankalarının enflasyondaki yükselişin geçici nitelikte olacağını değerlendirmiş ve politika faizini %18’den %16’ya düşürmüş olsa da ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere merkez bankalarının yayınladıkları raporlarda bu tezin net olmadığını hatta sorguladıklarını okuyoruz. Dahası TCMB’nin Ekim ayı PPK toplantısı basın duyurusunda “gelişmiş ülke merkez bankaları destekleyici parasal duruşlarını sürdürmekte, varlık alım programlarına devam etmektedir” savına rağmen Avrupa Merkez Bankası tahvil alımlarını azaltacaklarını, ABD merkez bankası Fed 2022 yılı ortasına kadar varlık alımlarını azaltıp sonlandıracağını duyurdu; İngiltere Merkez Bankası yakın zamanda faiz artırım olasılığını ortaya koyarken, Fed guvernörleri 2022’de faiz artırımını tartışıyor.

2021 yılı ikinci Finansal İstikrar Raporunda Türk lirasındaki değer kaybının finansal istikrarla nasıl açıklandığını anlamaya çalışacağız.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Finansal İstikrar ve Enflasyon Raporları, Ekim ayı üretim ve talep gelişmeleri, AMB ve BOJ toplantıları

25–29 Ekim haftasına TCMB’nin Finansal İstikrar ve Enflasyon raporları, tahminleri ve görüşleri damgasını vuracak. Öte yandan Ekim ayına ilişkin üretim ve talep konusunda ilk ipuçları kapasite kullanım oranı, reel kesim güven endeksi, sektörel güven endeksleri, SAMEKS sanayi ve hizmet sektörleri endekslerinde cevap bulacak. Ayrıca Avrupa Merkez Bankası toplantısında tahvil alımlarının ne zaman azaltılacağına odaklanacağız.

25 EKİM 2021, PAZARTESİ

EKİM AYI İMALAT SEKTÖRÜ KAPASİTE KULLANIM ORANI (KKO) – TCMB

KKO verileri, sanayi üretiminin Ağustos’ta önceki aya göre sınırlı, Eylül ayında ise görece daha hızlı artış kaydedeceğine işaret etmişti. İmalat sanayi genelinde KKO Eylül ayında bir önceki aya göre 1,0 puan artarak %78,1 olmuştu. Dayanıksız tüketim malı, ara malı ve yatırım malı üretiminde KKO’nun artış kaydetmesi sanayi üretiminin Eylül ayında önceki aya göre daha hızlı artacağına işaret etmişti.  

Kaynak: TCMB

EKİM AYI REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (RKGE) – TCMB

RKGE, Eylül ayında iç ve dış talepte artışa işaret etmişti. Endeks, Eylül ayında aylık 0,5 puan azalışla 113,4 seviyesine gerilemişti. Mevsimsellikten arındırılmış RKGE ise aylık 1,1 puan artışla 113,3 olmuştu.  

Kaynak: TCMB

EKİM AYI SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ – TÜİK

Sektörel güven endeksleri, Ağustos-Eylül döneminde perakende satışlarda ve hizmet sektörü istihdamında artışa işaret etmişti. Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Eylül ayında Ağustos ayına göre; hizmet sektöründe %1,5, perakende ticaret sektöründe %4,8 artarken, inşaat sektöründe %0,7 azalmıştı. Endeksin 100 üzerinde değerler sektörde iyimserliği, altındaki değerler ise kötümserliği gösteriyor. Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi inşaat sektöründe kötümserlik son iki yıldır sürerken, hizmet ve perakende ticaret sektörlerinde iyimserliğin 2020 yılının son çeyreğinden bu yana sürüyor.

Kaynak: TÜİK

26 EKİM 2021, SALI

FİNANSAL İSTİKRAR RAPORU – TCMB

Mayıs ayında yayınlanan Finansal İstikrar Raporundan bu yana;

. Uluslararası rezervler 92 milyar dolardan, 125 milyar dolara yükseldi,

. TL cinsi tüketici kredileri %9,6, ticari krediler %6,4 artış kaydetti (tüketici kredilerinin artış hızı hızlandı, ticari kredilerin yavaşladı),

. TL cinsi ihtiyaç kredi faiz oranı %24 seviyelerini korudu, hacim olarak daha yavaş artış sergileyen ticari kredilerin faiz oranı Ekim ayı politika faizi indirimiyle %21’den %20’ye geriledi (politika faiz indirimine rağmen kredi faiz oranları düşmedi),

. 12-ay geriye dönük cari işlemler açığı 30,3 milyar dolardan en son Ağustos ayında 23,0 milyar dolar seviyesine geriledi,

. Dış borç stoku arttı. Bankaların yurtdışı borçlulukları düşüş seyrini korurken banka dışı özel sektör ve kamu dış borcunu artırma eğilimini sürdürdü. Ancak bankaların net döviz pozisyon fazlası vermesi, finansal kesim dışındaki firmaların ise yüksek dış borç yüküne rağmen gelecek 12 ayda net döviz pozisyon fazlasına sahip olmaları borç ödeme tarafında soruna işaret etmiyor.

. Merkez Bankası her ne kadar Ekim ayı PPK toplantısında gelişmiş ülke merkez bankalarının enflasyondaki yükselişin geçici nitelikte olacağını değerlendirmiş ve politika faizini %18’den %16’ya düşürmüş olsa da ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere merkez bankalarının yayınladıkları raporlarda bu tezlerin net olmadığını hatta sorguladıklarını okuyoruz. Dahası TCMB’nin “gelişmiş ülke merkez bankaları destekleyici parasal duruşlarını sürdürmekte, varlık alım programlarına devam etmektedir” savına rağmen Avrupa Merkez Bankası tahvil alımlarını azaltacaklarını, ABD merkez bankası Fed 2022 yılı ortasına kadar varlık alımlarını azaltıp sonlandıracağını duyurdu; İngiltere Merkez Bankası yakın zamanda faiz artırım olasılığını ortaya koyarken, Fed guvernörleri 2022’de faiz artırımını tartışıyor.

Finansal istikrara ilişkin olarak TCMB’nin Türk lirasındaki sert değer kaybının enflasyona etkisini nasıl değerlendireceğini, raporda buna ilişkin akademik bir çalışmaya atıfta bulunup bulunmadığını takip edeceğiz.

27 EKİM 2021, ÇARŞAMBA

EKİM AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Her ayın ilk iki haftasına ait anket sonuçlarının derlendiği ekonomik güven endeksi Eylül ayında aylık 1,6 puanlık artışla 102,4 seviyesine yükselmişti. Ekonomik güven endeksindeki artış, tüketici, reel kesim (imalat sanayi), hizmet ve perakende ticaret sektörü güven endekslerindeki artışlardan kaynaklanmıştı. Ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği göstermektedir. Tüketici güven endeksinin Ekim ayında aylık 2,9 puan azalışla 76,8 seviyesine gerileyerek kötümserliğin arttığına işaret etmesi ekonomik güven endeksi üzerinde aşağı yönlü baskı yapacaktır.

Kaynak: TÜİK

EKİM AYI SAMEKS SANAYİ VE HİZMET PMI ENDEKSLERİ – MÜSİAD

SAMEKS Sanayi Endeksinde büyüme Eylül ayında da sürmüş, Hizmet Endeksindeki bozulma yavaşlamıştı. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi sektörü SAMEKS (satın alma müdürleri) endeksi (aşağıdaki grafikte turuncu çizgi) Eylül ayında aylık 2,4 puan artışla 53,9 seviyesine, hizmet sektörü endeksi (sarı çizgi) ise aylık 1,5 puan artışla 48,7 seviyesine yükselmiş; böylece SAMEKS Bileşik Endeksi aylık 2,4 puan artışla 50,3 olarak gerçekleşmişti. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise daraldığını gösteriyor. Sanayi sektörü önceki aya göre ivme kaybetse de yeni siparişler güçlü seyrini korumuş, üretim artmış, satın alımlar hızlanmış, stoklar düşmüş, istihdam yavaş hızla da olsa düşmeye devam etmişti. Hizmet sektöründe iş hacmi önceki aya göre nispi bir toparlanma kaydetse de sektörde durağan görünüm devam etmiş; satın alımlar güçlü seyrini korumuş, istihdamda artış sürmüştü.  

Kaynak: MÜSİAD

EYLÜL AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ – TÜİK

Ticaret Bakanlığı Ekim ayı başında Eylül ayı verilerini açıklamıştı. Buna göre Eylül ayında ihracat, önceki aya göre %10’luk artışla 20,8 milyar dolara yükselmiş, ithalat 23,4 milyar dolar ile önceki aya göre %1’lik artış kaydetmişti. İhracatın ithalattan daha hızlı artmasına bağlı olarak dış ticaret açığı Ağustos ayındaki 4,3 milyar dolardan Eylül ayında 2,6 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Söz konusu düşüş cari açığın da Eylül ayında düşmesine sebep olacak. Aşağıdaki grafik bir ay geriden gelen TÜİK raporundan alınmıştır.

Kaynak: TÜİK

21 EKİM 2021, PERŞEMBE

AVRUPA MERKEZ BANKASI (AMB) PARA POLİTİKASI TOPLANTISI VE FAİZ KARARI – AVRUPA MERKEZ BANKASI

AMB 10 Eylül toplantısında politika faizini değiştirmemiş, tahvil alım programında azaltıma gidebileceğini duyurmuştu. AMB Başkanı Lagarde, 28 Eylül tarihli toplantısında pandemi kısıtlamalarının gevşetilmesinin ardından artan talebin de etkisiyle arz kısıtları (işgücü, hammadde ve malzeme) ve tedarik zincirindeki sorunlara bağlı olarak enflasyonun yükseldiğine dikkat çekse de pandemi kaynaklı etkiler geçtiğinde enflasyonun da düşeceğini belirtti. Elbette mevcut belirsizlik ortamında Lagarde pandemi kaynaklı etkilerin “ne zaman azalacağı” konusunda net bir görüş ortaya koymadı. Dolayısıyla Ekim ayı toplantısında da AMB faiz değiştirmeyecek. Toplantı kararında varlık alım programıyla ilgili takvime odaklanacağız.

Kaynak: Turkey Data Monitor

JAPONYA MERKEZ BANKASI (BOJ) PARA POLİTİKASI TOPLANTISI VE FAİZ KARARI – http://www.ecb.europa.eu/home/html/index.en.html

BOJ, eksi %0,1 seviyesindeki politika faizini değiştirmeyecek. Toplantı notlarında Banka’nın ekonomiye yönelik görüşlerine ve risklere odaklanacağız.

2021 YILI DÖRDÜNCÜ ENFLASYON RAPORU – TCMB

Temmuz sonunda yayınladığı üçüncü enflasyon raporunda TCMB, 2021 yıl sonu yıllık TÜFE tahminini %10,0-14,4 aralığından %12,2-16,0 aralığı olmak üzere orta noktasını %12,2’den %14,1 seviyesine yükseltmişti. TCMB, enflasyon tahminini yükseltmesinin ardındaki sebepler olarak;  küresel aşılamadaki hızlanmaya bağlı olarak dış talep artışı, Fed’den olası erken sıkılaştırma hamleleri, ham petrol fiyatları ve ABD doları cinsi ithalat fiyatlarında artış beklentisi ile son olarak gıda enflasyonunda artış beklentisini sıralamıştı. TCMB, 2022 yıl sonu enflasyon tahminini ise önceki raporda orta noktası %7,5 olmak üzere %5,0-10,0 aralığından orta noktası %7,8 olmak üzere %5,4-10,2 aralığına yükseltmişti. 23 Eylül ve 21 Ekim toplantılarında politika faizini %19’dan %16’ya kadar düşürmesinin Dolar/TL kurunu 8,64’ten 9,60’lara taşıması ve kurdaki artışın yakıt fiyatlarına yansıtılmasının Aralık ayında TÜFE’yi %20’ye taşıyacağı tahmin ediliyor. Dördüncü Enflasyon Raporunda kurun enflasyona geçişkenliği konusunda TCMB’nin görüşlerine ve tahminlerine odaklanacağız.

EYLÜL AYI TURİZM İSTATİSTİKLERİ – TCMB

Ağustos ayında 3 milyon 982 bin 168 turist ülkeye giriş yaparken, 4 milyon 593 bin 59 turist çıkış yapmıştı. Böylece Ocak-Ağustos 2021 döneminde toplam 10,1 milyon turist giriş yapmış, 14,1 milyon turist çıkış yapmıştı.

Kaynak: Turkey Data Monitor

TCMB VE BDDK, 22 EKİM 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

İki Merkez Bankası başkan yardımcısı ve bir Para Politikası Kurulu (PPK) üyesinin görevine son verildiği 15 Ekim ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) döviz kurundaki yükselişe bağlı olarak önceki haftaya göre artış kaydetti. TL cinsi mevduatlar önceki haftaya göre %2,2, krediler ise %0,3 artış kaydetti. TL cinsi mevduat faiz oranları %14-19 aralığına geriledi, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığını korudu. Gerçek kişilerin döviz mevduatları (DTH) önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar artışla 113,9 milyar dolara, tüzel kişilerin 0,5 milyar dolar artışla 88,4 milyar dolara yükseldi; yurt dışı mevduatlar aynı dönemde 24,7 milyar dolar ile değişiklik göstermedi, böylece toplam DTH büyüklüğü 15 Ekim haftasında 1,0 milyar dolar artışla 229,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre 0,1 milyar dolar azalarak 5,6 milyar dolar oldu. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 125,7 milyar dolar ile önceki haftaya göre 2,3 milyar dolar arttı; altın rezervleri 39,8 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1,7 milyar dolar arttı, brüt döviz rezervleri 86,0 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,6 milyar dolar artış kaydetti. Merkez Bankasının net rezerv açığı önceki haftaya göre 1,4 milyar dolar azalarak 21,2 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stokları toplamı 28,7 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre 0,9 milyar dolar azaldı. Yurt dışı yerleşikler 15 Ekim ile biten haftada hisse senetlerinde 69 milyon dolarlık net alış, DİBS’te 138 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdi.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Ekim PMI: Küresel arz kısıtları enflasyon baskısını artırıyor

Ekim ayı öncü PMI verileri ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere hizmet sektörlerinde hızlanmaya, Almanya’da ihracatın imalat sektörünü desteklediğine, Japonya’da hem hizmet hem de imalat sektörlerinde hızlanmaya işaret etti. Söz konusu ülke/bölgelerde istihdam artışı sürdü, girdi maliyetlerindeki artışın hızlanması çıktı fiyatlarını yukarı çekti. Almanya’da ihracat artışının Ekim ayında artmaya devam etmesi Türkiye’nin ihracatı açısından olumlu bir sinyal olabilir.

ABD’de hizmet sektörü hızlandı, imalat sektörü üretimi yavaşladı, istihdam artışı sürdü, fiyat artışları hızlandı…

Ekim ayında hammadde kısıtları ve tedarik zincirindeki gecikmeler ABD’de imalat sektörü üretimini yavaşlatmaya devam etti. Kovid-19 endişelerindeki azalmaya bağlı olarak hizmet sektöründe siparişler hızlı artış gösterdi, işe alımlar arttı; yüksek taşıma maliyetleri, çalışan ücretleri, tedarikçi ücretleri ve malzeme fiyatlarına bağlı olarak enflasyon üzerindeki baskı arttı. İmalat tarafında ise tedarik zinciri kısıtları ve noksanlıkları ile tedarik sürelerinin uzamasına bağlı olarak üretim ve siparişlerde hafif zayıflama kaydedildi. İmalatçılar hem stoklarını artırmak hem de tedarik sorunuyla baş edebilmek amacıyla satın alımlarını hızlandırdı. Malzeme kıtlığı, lojistiğe bağlı sorunlar ve yüksek emtia fiyatları girdi maliyetlerini dolayısıyla da fabrika satış fiyatlarını hızla yukarı çekmeye devam etti. Eylül ayında ABD’de TÜFE (grafikte mavi çizgi, sol eksen) yıllık %5,4 (aylık %0,4), ÜFE (grafikte siyah noktalı çizgi, sağ eksen) ise yıllık %8,6 (aylık %0,5) artış kaydetmişti.

Almanya’da ihracat imalat sektörünü destekledi, istihdam artışı sürdü, girdi ve çıktı fiyat artışları hızlandı…

Ekim ayında Almanya’da hizmet ve imalat sektörleri yavaş hızla da olsa büyümesini sürdürdü. İmalat sektöründe yavaşlamanın sebepleri girdi kısıtları ve otomotiv sektöründe yaşanan talep daralması oldu. Arz zincirinde devam eden sıkıntılar hizmet sektörünü olumsuz etkilemeye devam etti. Otomotiv sektörünü çıkmaza sokan çip darlığı fabrikaların yeni sipariş artışlarında yavaşlamaya sebep olurken, ihracat siparişleri güçlü seyrini korudu. Hizmet sektöründe ihracat siparişleri hızlanma kaydetse de yurt içi siparişler son altı ayın en yavaş artışını kaydetti. Fiyat tarafında ise girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları sert yükseldi. İmalat sektöründe başta metaller ve plastik olmak üzere hammadde fiyatlarındaki yükseliş ve artan enerji fiyatlarına dikkat çekilirken, hizmet sektöründe faaliyet giderlerindeki tarihi rekor artışa vurgu yapıldı.  İstihdamda ise güçlü alımlar sürdü. Eylül ayında Almanya’da TÜFE (grafikte mavi çizgi, sol eksen) aylık bazda değişiklik göstermezken yıllık artış %4,1 olmuş, ÜFE (grafikte siyah noktalı çizgi, sağ eksen) ise yıllık %14,2 (aylık %2,3) artış kaydetmişti.

Euro Bölgesi’nde otomotiv sektörü üretimi en sert düşüşünü kaydetti, hizmet sektörü büyüdü, istihdam arttı, fiyat artışları hızlandı…

Ekim ayında Euro Bölgesi genelinde hizmet ve mal üretimindeki artış yavaşlayarak sürdü. Hizmet sektörlerinde siparişler hızlı artarken, imalat sektöründe siparişler son dokuz ayın en düşük artışını kaydetti. Otomobil ve yedek parça sektöründe üretim en hızlı düşüşünü kaydetti. Artan Kovid-19 endişelerine paralel olarak seyahat, turizm, eğlence ve dinlenme faaliyetlerinde gerileme görülürken; sağlık, medya, bankacılık ve banka dışı finansal sektörde aktivite hızlandı. Bölge genelinde istihdam artışı sürdü. Girdi ve çıktı fiyatlarında artışlar hızlandı. Euro Bölgesi’nde TÜFE (grafikte mavi çizgi, sol eksen) yıllık %3,4 (aylık %0,5), ÜFE (grafikte siyah noktalı çizgi, sağ eksen) ise yıllık %13,4 (aylık %1,1) artış kaydetmişti.

İngiltere’de hizmet sektörü hızlandı, kapasite kısıtları imalat sektörünü aşağı çekti, istihdam artışı hızlandı, rekor hızda fiyatlar arttı…

Pandemi kısıtlarının kaldırıldığı İngiltere’de Ekim ayında ihracat siparişlerinin de desteğiyle hizmet sektöründe aktivite hızlandı, imalat sektörü üretimi yavaşladı. İstihdam ve malzeme kısıtları ile azalan ihracat siparişleri imalat sektörü üretimini aşağı çeken ana faktörler oldu. Güçlü ücret artışları ve kötüleşmeye devam eden küresel tedarik zinciri girdi maliyetlerinin paralelinde de çıktı fiyatlarının rekor hızda yükselmelerine sebep oldu. Girdi maliyetlerinin tetikleyicileri yakıt, taşıma ve enerji fiyatları, başta çip ve diğer elektronik aksamlar olmak üzere hammadde darlığı oldu.  Eylül ayında İngiltere’de TÜFE (grafikte mavi çizgi, sol eksen) yıllık %3,1 (aylık %0,3), ÜFE (grafikte siyah noktalı çizgi, sağ eksen) ise yıllık %6,7 (aylık %0,5) artış kaydetmişti.

Japonya’da imalat sektörü Ekim ayında büyümeyi sürdürdü, hizmet sektörü üretimi Ocak 2020’den bu yana ilk kez arttı…

Kovid-19 vakalarında gerileme ve pandemi kaynaklı kısıtlamaların gevşetilmesine bağlı olarak Japonya’da hizmet sektörü Ocak 2020’den bu yana ilk kez Ekim 2021’de önceki aya göre büyüme kaydetti, imalat sektörü son dokuz ayda sekizinci kez büyümesini sürdürdü. İmalat sektöründe yerel ve ihracat siparişleri artarken, hizmet sektöründe siparişler düşüşünü sürdürdü. İmalat sektöründe işe alımlar hızlandı. Tedarik zincirinde süregelen sıkıntılar ve malzeme kıtlığı girdi maliyetlerinin son 13 yılın en hızlı artışı kaydetmesine sebep olurken, çıktı fiyatları da sert şekilde yükseldi. Eylül ayında Japonya’da TÜFE (grafikte mavi çizgi, sol eksen) yıllık %0,2 (aylık %0,4), ÜFE (grafikte siyah noktalı çizgi, sağ eksen) ise yıllık %6,3 artış kaydetmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: “TCMB faizi ne kadar indirecek?”, tüketici güveni, konut fiyatları, yurt dışı üretici enflasyonu, merkezi yönetim borç stoku ve FED’in Bej Kitap raporu

18–22 Ekim haftasında; Ağustos ayına ilişkin olarak inşaat maliyetlerindeki hız kaybının konut fiyatlarına yansıyıp yansımadığını; Eylül ayına ilişkin olarak yurt dışı üretici enflasyonunu (YD-ÜFE), merkezi yönetim borç stokunu, ABD Merkez Bankasının makroekonomik görünüm raporunu; Ekim ayı tüketici güven endeksini izleyeceğiz. Eylül ayında döviz kurundaki yükselişin YD-ÜFE’ye olumsuz etkisini göreceğiz. 21 Ekim tarihli para politikası toplantısında -mevcut makroekonomik görünüm desteklemese de- TCMB’nin faiz indirimine devam edeceği tahmin ediliyor.

18 EKİM 2021, PAZARTESİ

AĞUSTOS AYI MERKEZ BANKASI KONUT FİYAT ENDEKSİ – TCMB

2021 yılı Temmuz ayında konut fiyat endeksi aylık %2,8, yıllık %31,0 ve yıllık reel olarak %10,2’lik artış kaydetmişti. Ağustos ayında inşaat maliyet endeksinin (aşağıdaki grafikte kırmızı çizgi) aylık artış hızının yavaşlamasının konut fiyatları endeksinin (mavi çizgi) artış hızını aşağı çekip çekmediğini göreceğiz. Eylül ve Ekim aylarında ise kurdaki sert yükselişin hem inşaat maliyetlerini hem de konut fiyatlarını yukarı çekmesi kaçınılmaz olacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor

20 EKİM 2021, ÇARŞAMBA

EYLÜL AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Merkezi yönetimin borç stoku Ağustos ayında önceki aya göre hafif yükselişle 2 trilyon 41 milyar TL olmuştu. Borç stokunun %44’ünü TL cinsi stok, %56’sını yabancı para cinsi stok oluşturuyor. Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi, Hazine 2019 yılının sonlarında döviz cinsinden borçlanmayı (mavi çizgi) hızlandırmış, TL cinsi stok (sarı çizgi) görece daha yavaş artmıştır. Hazine’nin döviz cinsinden borçlanmaya ağırlık vermesinin iki ana sebebi var: 2018 yılının sonlarından itibaren bütçe açığının hızlanmaya başlamasıyla düşük yurt dışı borçlanma maliyetlerinden faydalanmak ve Mart 2020’den itibaren Merkez Bankası döviz rezervlerinin (gri çubuklar) hızla aşağı gelmesidir. Döviz cinsi borç stokunun artması, Hazine’nin üstlendiği kur riskinin de artması demektir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

EYLÜL AYI YURT DIŞI ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (YD-ÜFE) – TÜİK

Ağustos ayında TL’deki değer kazancı yurtdışı üreticilerinin maliyetini düşürmüştü. Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) Ağustos ayında yıllık %30,81 artmış, aylık %0,92 azalmıştı. Ağustos ayında döviz kurundaki aylık gerileme doğrudan YD-ÜFE’ye yansımıştı. Eylül ayında ise döviz kurundaki yükselişin YD-ÜFE’ye olumsuz etkisini göreceğiz.

Kaynak: TÜİK

FED’İN EKİM AYI BEJ KİTAP (BEIGE BOOK) YEDİNCİ SAYISI– http://www.federalreserve.gov

ABD Merkez Bankası FED’in yılda 8 kere yayınladığı ve ülkedeki ekonomik görünümü ortaya koyduğu Bej Kitap (Beige Book) raporunun altıncısı olan ve Temmuz-Ağustos dönemini kapsayan raporda, genel olarak ABD ekonomisinde fiyat baskılarının devam ettiğini, ekonomik büyümede ise ılımlı bir görünüm ortaya konduğunu, dolayısıyla FED’in tahvil alımını azaltmaya yönelik hamlesine yaklaşmakta olduğunu değerlendirmiştik. Nitekim Fed’in 21-22 Eylül tarihinde gerçekleştirdiği para politikası toplantısının geçen hafta yayınladığı tutanaklarında GSYH büyümesinin üçüncü çeyrekte önceki çeyreğe göre daha ılımlı bir artış kaydedeceği, Delta varyantının istihdam artışında yavaşlama getirse de işsizlik oranının düştüğü, fiyat tarafında ise baskıların sürmesine bağlı olarak Kasım veya Aralık toplantılarında varlık alım miktarında azaltmaya gidileceğini ve 2022 yılı ortalarında son bulacağını okuduk. Piyasada FED’in Eylül 2022 tarihli toplantısında politika faizini %42 ihtimalle çeyrek baz puan artıracağı fiyatlanıyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

21 EKİM 2021, PERŞEMBE

TCMB PARA POLİTİKASI TOPLANTISI VE FAİZ KARARI – TCMB

23 Eylül tarihi toplantısında TCMB, artan enflasyonist baskılara rağmen bunun geçici olduğu tezini ortaya koymuş ve politika faizini %19’dan %18’e düşürmüştü. Ardından döviz kurunda yaşanan sert yükseliş, 14 Ekim’de iki Merkez Bankası başkan yardımcısı ve bir Para Politikası Kurulu (PPK) üyesinin görevine son verilmesiyle daha da hızlandı. Söz konusu 23 Eylül–15 Ekim süresince Dolar/TL kuru %8’lik artışla 8,63’ten 9,29 seviyesine kadar yükselmiştir. Cuma yayınlanan TCMB Beklenti Anketi sonuçlarına göre 21 Ekim toplantısında politika faizinin %17-18 aralığına, yıl sonuna kadar ise %16-17 aralığına indirileceği beklentisi hâkim. FED’in önümüzdeki 1-2 ay içinde tahvil alımlarını azaltmaya başlayacağını ve 2022 yılında sonlandıracağını, 2022 ikinci yarısında faiz artışına gidebileceğini dikkate aldığımızda; arz kısıtları, yüksek nakliye maliyetleri ve yüksek emtia fiyatları ile Hükumet tarafından yapılan zam hamleleri enflasyonist baskının geçici olamayacağına işaret ediyor. Dolayısıyla fiyat artışları sürerken TCMB’den gelecek her faiz indirimi döviz kurunda yukarı seyrin süreceğine işaret ediyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

EKİM AYI TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, Eylül ayında bir önceki aya göre %1,8 artışla 79,7 seviyesine yükselmişti. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.  

Kaynak: TÜİK

TCMB VE BDDK, 15 EKİM 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

8 Ekim ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. TL cinsi mevduatlar ve krediler önceki haftaya göre yatay kaldı. TL cinsi mevduat faiz oranları %15-19 aralığına geriledi, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığını korudu. Gerçek kişilerin döviz mevduatları (DTH) ve yurt dışı mevduatlar önceki haftaya göre değişiklik göstermedi, tüzel kişilerin DTH’si 1,7 milyar dolar artışla 87,9 milyar dolara yükselmesiyle toplam DTH hacmi 8 Ekim haftasında 228,4 milyar dolar oldu. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar artışla 5,7 milyar dolar oldu. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 123,5 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1,7 milyar dolar arttı; altın rezervleri 38,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,4 milyar dolar geriledi, brüt döviz rezervleri 85,4 milyar dolar ile önceki haftaya göre 2,2 milyar dolar artış kaydetti. Merkez Bankasının net rezerv açığı önceki haftaya göre 1,2 milyar dolar azalarak 22,7 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stokları toplamı 29,6 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre 0,1 milyar dolar azaldı. Yurt dışı yerleşikler 8 Ekim ile biten haftada hisse senetlerinde 52 milyon dolar, DİBS’te 11 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdiler.

Dr. Fulya Gürbüz

Küresel olarak; elektronik üretimi eylülde hızlandı, metal kullanımı yavaşladı, fiyat baskısı arttı

Eylül ayı IHS Markit verilerine göre tedarik zincirinde devam eden sorunlara bağlı olarak küresel alüminyum, bakır ve çelik kullanımlarında hız kaybı eylül ayında devam etti, küresel elektronik ürün üretimi ise hafif artış kaydetti. Tedarik zincirinde devam eden sıkıntılar girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarını Eylül ayında yukarı çekmeye devam etti.

Elektronik ürünlerin üretimi ve siparişleri eylül ayında artmaya devam etti, fiyat baskısı arttı…

Küresel elektronik ürün üretimi PMI endeksi (aşağıdaki grafikte yeşil çizgi) eylül ayında 50 eşik değerinin üzerinde kaldı ve önceki aya göre hızlanarak büyümesini sürdürdü. Üretim ve yeni siparişlerdeki artmaya devam etti. Çin, Japonya, Tayvan, Avrupa ve ABD’nin elektronik ürün siparişleri sert artış kaydetti. En çok sipariş artışı endüstriyel ve iletişimle ilgili elektronik ürünlerde yoğunlaştı. Tedarik sürelerindeki artışlar girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarının hızlanarak artmasına sebep oldu. Sektörde; çip, metaller, paketleme, plastik ve nakliye maliyetlerindeki artışlar girdi maliyetlerinin artmasında etkili oldu.

Küresel alüminyum kullanımı yavaşladı, üretim hızlandı, ihracat talebi düştü, fiyat baskısı arttı…

Küresel alüminyum kullanıcıları PMI endeksi eylül ayında yavaşlayan bir hızla da olsa da büyümeye devam etti. Toplam siparişler kısmen artarken, ihracat talebi Haziran 2020’den bu yana ilk kez düştü. Söz konusu düşüşte hammadde kıtlığı ve tedarik sürelerindeki artış etkili oldu. Üretim ise nisan ayından bu yana ilk kez hızlandı. Girdi teminindeki zorluklar sürekli artan girdi maliyetlerinde sert artışı beraberinde getirdi. ABD (aşağıdaki grafikte kırmızı çizgi) ve Avrupa’da (yeşil çizgi) alüminyum kullanımı yavaşlarken, Asya’da (mor çizgi) alüminyum kullanımı önceki aya göre değişmedi. Alüminyum üretimi ise son beş ayın en hızlı yükselişini kaydetti. Asya ve ABD’de üretim hızlanırken, Avrupa’da son 13 ayın en düşük üretim artışı görüldü. Küresel yeni ihracat siparişleri son 14 ayda ilk kez düştü. Hammadde kıtlığı, girdi tedarik sürelerinin uzamasına sebep oldu. Girdi maliyet enflasyonu başta ABD’de olmak üzere artmaya devam etti. Çıktı fiyatları enflasyonu özellikle ABD ve Avrupa’da daha hızlı arttı.

Küresel bakır kullanımı ve girdi maliyetleri yavaşladı, satış fiyatları hızlandı…

Küresel bakır kullanıcıları PMI endeksi eylül ayında yavaşlayarak da olsa 15 aylık artışını sürdürdü. Talepteki artışa rağmen hammadde kıtlığı ve tedarikçilerin performanslarındaki düşüş bakır kullanımındaki yavaşlamanın ana etkenleri oldu. Üretim ve yeni siparişlerde artış yavaşladı. ABD (aşağıdaki grafikte kırmızı çizgi) ve Avrupa’da (yeşil çizgi) bakır kullanımındaki artış son sekiz ayın en düşüğüne geriledi, Asya’da (mor çizgi) ise hafif arttı. Girdi maliyetlerindeki artış son sekiz ayın en düşüğüne geriledi, buna rağmen satış fiyatlarındaki artış hızlandı.

Küresel çelik kullanımı, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları yavaşladı…

Küresel çelik kullanıcıları PMI endeksi eylül ayında yavaşlayan bir hızla da olsa da büyümeye devam etti; ABD’de (aşağıdaki grafikte kırmızı çizgi) hızlandı, Avrupa (yeşil çizgi) ve Asya’da (mor çizgi) yavaşladı. Çelik üretimi ise Asya’da haziran ayından bu yana ilk kez artarken, ABD ve Avrupa’da üretim hızı değişmedi. Yeni ihracat siparişleri Asya’da düşüş yaşarken, ABD ve Avrupa’da hafif yükseldi. Girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarındaki artış yavaşladı.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Üretim, tüketim, işgücü, ödemeler dengesi, bütçe, dış borç, beklenti anketi, konut, inşaat

11–15 Ekim haftasında; Ağustos ayına ilişkin olarak önceki aya göre cari işlemler açığında önemli bir değişiklik olmayacak, istihdamda iyileşme işaretleri yok, sanayi üretimi ve perakende satışlar artışını sürdürecek, dış ticaret endeksleri yükselecek, inşaat maliyetlerindeki artış sürecek. Eylül ayına ilişkin olarak ise TCMB Beklenti Anketi’nde TÜFE ve döviz kuru beklentileri yukarı çekilebilir.

11 EKİM 2021, PAZARTESİ

AĞUSTOS AYI ÖDEMELER DENGESİ – TCMB

Cari işlemler dengesi Temmuz ayında 0,7 milyar dolar açık vermiş, Ocak-Temmuz döneminde cari açık toplamı 13,7 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Dış ticaret açığı Ağustos ayında önceki aya göre hemen hemen aynı kaldığı için cari açık üzerinde önceki aya göre bir etki yaratmayacak. Öte yandan Ağustos ayında ülkeye gelen turist sayısının önceki aya göre hafif gerilemesi net turizm gelirlerinin de gerilemesine sebep olacak. Dolayısıyla Ağustos ayında cari işlemler dengesinde önemli bir değişiklik görmeyeceğiz.

Kaynak: Turkey Data Monitor

AĞUSTOS AYI İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ – TÜİK

Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı Temmuz ayında bir önceki aya göre ise 1,4 puanlık artışla %12,0 seviyesine yükselmişti. Ağustos ayı İSO imalat sektörü PMI endeksi verilerinde sektörün istihdam artışını koruduğunu okumuştuk. Kredilerde Ağustos ayında kaydedilen yavaşlama da harcanabilir gelirde bozulmanın sürdüğünü gösteriyor. Mevcut veriler Ağustos ayında istihdamda önemli bir iyileşme ortaya koymuyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

12 EKİM 2021, SALI

AĞUSTOS AYI SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ – TÜİK

Temmuz’da ihracat ve yatırım harcamalarında düşüş ve iç talepte yavaşlamanın etkisiyle sanayi üretimi bir önceki aya göre %4,2 daralmıştı. Ağustos ayına ilişkin olarak bir önceki aya göre ihracatın artması, yatırım malları imalatı kapasite kullanım oranında hızlanma ve hem ihracat siparişleri hem de yurt içi siparişlerde artış yaşanması sanayi üretiminin de Ağustos ayında önceki aya göre artışını koruyacağına işaret ediyor. Devam eden küresel tedarik zincirindeki kısıtlar, ara mal ve mamul mal stoklarının azalmasına sebep olduğundan Türkiye’de yatırım ve/veya ara mal imalatındaki artış Eylül ayında da artışını sürdürecek.

Kaynak: Turkey Data Monitor

AĞUSTOS AYI PERAKENDE SATIŞ ENDEKSİ – TÜİK

Perakende satış hacmi Temmuz ayında yıllık %12,3, aylık %0,7 artış kaydetmişti. Perakende satışlardaki aylık artış hızı önceki aya göre yavaşlamış, sebebi de dayanıklı tüketim mallarına olan talebin önceki aya göre düşmesi olmuştu. Ağustos ayında, bir önceki aya göre mamul mal stoklarının gerilemeye devam etmesi, ihtiyaç kredilerinde artış, perakende ticaret güven endeksinde son 3 aylık satış hacminin yükselmesi perakende satışların Ağustos ayında aylık artışını sürdüreceğine işaret ediyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

AĞUSTOS AYI CİRO ENDEKSLERİ – TÜİK

Temmuz ayında toplam cironun yıllık artış hız yavaşlamış, bir önceki aya göre ise düşüş kaydetmişti. Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %45,1 artmıştı. Temmuz ayında yıllık bazda ciro artışları sanayi sektöründe %54,9, inşaat sektöründe %26,5, ticaret sektöründe %33,8, hizmet sektöründe ise %77,2 olmuştu. Toplam ciro endeksi Temmuz ayında bir önceki aya göre ise %1,9 azalmıştı.

Kaynak: TÜİK

13 EKİM 2021, ÇARŞAMBA

EYLÜL AYI KONUT SATIŞLARI – TÜİK

Konut satışları Ağustos ayında aylık %31,2 artarak, bir önceki yılın aynı ayına göre ise %17,0 azalarak 141 bin 400 olmuştu. Böylece yılın ilk 8 ayında toplam konut satışları 801 bin 995 adet ile bir önceki yılın aynı dönemine göre %21,7 gerileme kaydetti. Yılın ilk 8 ayında yabancılara konut satışları bir önceki yılın aynı dönemine göre %47,6 artışla toplam 30 bin 849 adet oldu. Konut satışları 2020 yılında toplam 1,5 milyon adet ile rekor kırmıştı.

Kaynak: TÜİK

AĞUSTOS AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ – TÜİK

Dış ticaret miktar endeksleri Temmuz ayında önceki aya göre gerilemiş, birim değer endeksleri ise artmıştı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi bir önceki aya göre %2,8, ithalat miktar endeksi %0,1 düşmüştü. İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan ve Temmuz 2020’de 104,1 olan dış ticaret haddi ise Temmuz 2021’de 12,5 puan azalışla 91,6 seviyesine gerileyerek önceki aya göre değişiklik göstermemişti.

Kaynak: TÜİK

14 EKİM 2021, PERŞEMBE

EYLÜL AYI TARIM ÜFE – TÜİK

Tarım üreticilerinin maliyetleri Ağustos’ta artarak devam etmişti. Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE) Ağustos ayında yıllık %24,69, aylık %1,77 artış kaydetmişti. Son 10 yılda Tarım-ÜFE’nin yıllar itibariyle aylık artış ortalaması 2020 yılında %1,63 ortalama değeri ile rekor kırmıştı. 2021 yılının ilk 8 ayında aylık artışların ortalaması %1,48 seviyesinde bulunuyor. Ancak kış aylarıyla birlikte söz konusu maliyet artışlarına tanık olacağız.

Kaynak: TÜİK

AĞUSTOS AYI İNŞAAT MALİYET ENDEKSİ – TÜİK

Temmuz ayında döviz kurundaki düşüş inşaat maliyetlerinin artmasına engel olamamıştı. İnşaat maliyet endeksi, Temmuz ayında bir önceki aya göre %2,56, bir önceki yılın aynı ayına göre %44,76 artış kaydetmişti. Bir önceki aya göre malzeme endeksi %3,13, işçilik endeksi %1,06; bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi %56,41, işçilik endeksi %21,01 artmıştı.   

Kaynak: Turkey Data Monitor

AĞUSTOS AYI ÖZEL SEKTÖR YURT DIŞI KREDİ BORCU – TCMB

Özel sektörün Temmuz ayı itibariyle uzun vadeli yurt dışı kredi borcu 163,8 milyar dolar, kısa vadeli yurt dışı kredi borcu 9,5 milyar dolar ile toplamda 173,3 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Özel sektör gelecek 1 yıl içinde 42,1 milyar dolar borç anapara geri ödemesi gerçekleştirecek. Özel sektörün toplam dış borcu 246,2 milyar dolar ile rekor kırdığı Şubat 2018’den bu yana %30 gerilemişken aynı dönemde GSYH dolar cinsinden %14 erimiş durumda. Aşağıdaki grafikte görüleceği gibi dış borçtaki (gri çubuklar) gerilemeye paralel olarak özel sektörün dış borcunun GSYH’ye oranı (mavi çizgi) Haziran 2019’da gördüğü en yüksek %29,6 seviyesinden 2021 yılı ikinci çeyreğinde %22,7 seviyesine gerilemiştir.    

Kaynak: Turkey Data Monitor

TCMB VE BDDK, 8 EKİM 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

1 Ekim ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. TL cinsi mevduatlar ve krediler önceki haftaya göre yatay kaldı. TL cinsi mevduat faiz oranları %16-19 aralığına geriledi, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığını korudu. Gerçek kişilerin döviz mevduatları (DTH) önceki haftaya göre 0,6 milyar dolar azalışla 113,6 milyar dolara, tüzel kişilerin 1,5 milyar dolar azalışla 86,1 milyar dolara geriledi, yurtdışı mevduatlar 24,7 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar geriledi. Böylece DTH hacmi 1 Ekim haftasında önceki haftaya göre 2,6 milyar dolar azalışla 226,8 milyar dolar seviyesine geriledi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar azalışla 5,5 milyar dolar oldu. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 121,7 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar azaldı; altın rezervleri 38,5 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,7 milyar dolar geriledi, brüt döviz rezervleri 83,2 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,4 milyar dolar artış kaydetti. Merkez Bankasının net rezerv açığı da önceki haftaya göre 5,2 milyar dolar artışla 23,9 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stokları toplamı 29,7 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre 0,9 milyar dolar azaldı. Yurt dışı yerleşikler 1 Ekim ile biten haftada hisse senetlerinde 93 milyon dolar, DİBS’te 146 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdiler.

15 EKİM 2021, CUMA

EKİM AYI TCMB BEKLENTİ ANKETİ – TCMB

TCMB’nin düzenlediği Eylül ayı Beklenti Anketi sonuçlarına göre yıl sonu TÜFE %16,74’e, yıl sonu GSYH büyümesi %8,23’e, 2022 yıl sonu GSYH büyümesi %4,2’ye yükselmişti. 2021 sonu Dolar/TL kuru beklentisi 8,918’e hafif gerilemiş, 2022 sonu kur beklentisi ise 9,559’a yükselmişti. 2021 sonu 12-aylık toplam cari açık beklentisi 22,4 milyar $ seviyesine gerilemişti. Aşağıdaki grafikte yıl sonu TÜFE beklentilerindeki artış (grafikte kırmızı çizgi) hızlanmasına rağmen TCMB’nin politika faizini (siyah çizgi) Eylül ayı toplantısında %18’e düşürmesi ve bunun üzerine Dolar/TL döviz kurunun 9,00 seviyelerine yaklaşması Ekim anketinde TÜFE’de artış beklentisini de yukarı çekecektir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

EYLÜL AYI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Bütçe gelirlerinin Ağustos ayında giderlerden daha hızlı artması bütçe açığının azalmasını sağlamıştı. 2021 yılının ilk sekiz ayında merkezi yönetim bütçe gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine göre %34’lük artışla 872,6 milyar TL, giderler %20’lik artışla 910,1 milyar TL oldu. Böylece ilk sekiz ayda bütçe açığı toplamı, yıllık %66 düşüşle 37,5 milyar TL oldu. Yılın ilk 8 ayında faiz dışı gelirlerde artış ve faiz dışı giderlerdeki azalışın etkisiyle, faiz dışı fazla kaydedildi. Eylül ayı Hazine nakit bütçe verilerine göre ise Eylül ayında gelirler aylık %37 düşüşle 111,0 milyar TL, giderler %30 artışla 144,2 milyar TL oldu. Böylece Ağustos ayında 64,3 milyar TL fazla veren nakit bütçe dengesi Eylül ayında 32,9 milyar TL açık vermiş oldu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

AĞUSTOS AYI KISA VADELİ DIŞ BORÇ STOKU – TCMB

Kısa vadeli dış borç stokundaki artış eğilimi Temmuz ayında devam etmişti. Temmuz ayında kısa vadeli dış borç stoku (aşağıdaki grafikte gri çubuklar) önceki aya göre 0,2 milyar dolar artışla 125,3 milyar dolar olmuştu. 2020 yılı sonunda kısa vadeli dış borç stoku 114,3 milyar dolar idi. Orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç stoku ise 168,7 milyar dolar ile önceki aya göre 3,7 milyar dolar artmıştı.   

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Türk lirasındaki değer kaybı ihracatı artırırken yarı dayanıklı tüketim malı ithalatı daha sert geriliyor

Eylül ayında yarı yarıya dolar ve eurodan oluşan döviz kuru sepetinin (aşağıdaki grafikte kırmızı çizgi) önceki aya göre %0,8 gerilemesinin etkisiyle reel efektif döviz kuru (REDK) (mavi çizgi) %0,4 yükseldi. Grafikte de görüleceği gibi TL ile REDK, ters yönlü hareket etmektedir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Genelde, Türk lirasındaki değer kaybı azaldıkça ihracatın arttığı söylemini duyarız. Doğrudur, TL’deki değer kaybı ihraç mallarımızın döviz cinsi fiyatını azaltacağından Türk ihraç mallarının rekabet gücü artmaktadır. Aşağıdaki grafikte görüleceği gibi REDK’daki her hareket, ihracata (sarı çizgi) doğrudan birebir yansımasa da TL’deki değer kaybının (REDK’daki aşağı yönlü seyrin) genel olarak ihracat hacminin artmasında etkili olduğunu söyleyebiliyoruz.

Kaynak: Turkey Data Monitor

İthalat tarafında ise döviz kuru ne olursa olsun enerji ithal etmek zorundayız. REDK ile enerji dışı diğer mal gruplarının ithalat seyrini incelediğimizde REDK-ihracat ilişkisinden daha güçlü bir ilişkiyi REDK-yarı dayanıklı tüketim malı ithalatı ilişkisinde görüyoruz. Yarı dayanıklı tüketim mallarına örnek olarak giyim, ayakkabı, ev tekstili, aksesuar, oyuncak, mutfak eşyası, mücevher, saat, alet ve bahçe ekipmanları gibi birçok ürünü sayabiliriz. Aşağıdaki grafiğin de işaret ettiği gibi, REDK’da aşağı yön devam ettikçe yarı dayanıklı tüketim malı (yeşil çizgi) ithalatı da azalıyor. İthalat azalıyor ancak, TÜİK sanayi üretimi verilerine göre aynı dönemde yurt içinde yarı dayanıklı tüketim malı üretim hacmi artmaktadır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Eylül ayında üretici ve tüketici fiyatları artmaya devam etti

Eylül ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %19,58, aylık %1,25 artış kaydetti.

Kaynak: TÜİK

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ise yıllık %43,96, aylık %1,55 arttı.

Kaynak: TÜİK

Kış aylarına yaklaşırken hem Yİ-ÜFE hem de TÜFE’deki artış sürüyor.

Aşağıdaki grafikte TÜFE (mavi çubuklar) ve Yİ-ÜFE (sarı çubuklar) endekslerinin Eylül 2019’dan bu yana aylık artışlarını sürdürdüklerini görüyoruz. Dikkat edin, döviz kurundaki aylık artışlar (yeşil çizgi) genel olarak üretici maliyetlerine (Yİ-ÜFE) daha hızlı yansıyor. Bunda en önemli etken Türkiye’nin mal ve enerji üretiminde ithal girdiye bağımlı olmasıdır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Tüketici fiyatlarının (TÜFE) kurdaki hareketlere görece daha yavaş tepki vermesinin ana sebebi hizmet fiyatlarındaki yükselişlerin daha yavaş olmasıdır.

Aşağıdaki grafikte 2018 yılından bu yana mal tüketim fiyat endeksinin (kırmızı çizgi) hizmet tüketim endeksinden (mavi çizgi) daha hızlı artış kaydettiğini görüyoruz.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Özellikle pandemi ile birlikte yüksek enerji maliyetleri, yüksek hammadde fiyatları ve yüksek taşımacılık maliyetleri üreticinin girdi maliyetlerini artırmaya devam ediyor.

Yüksek girdi maliyetleri de tüketici tarafında enerji, gıda, dayanıklı tüketim malı, lokanta ve otel hizmetleri, kira, ulaştırma fiyatlarının yükselmesine sebep oluyor.

Hükümetin müdahaleleri özellikle gıda fiyat artışlarında yavaşlama getirme ihtimalini ortaya koysa da kış aylarında yüksek enerji ve ithal hammadde maliyetleri ve kurdaki dalgalanma hem üretim hem de tüketim fiyatlarını yukarı çekmeye devam edecek.

Dolayısıyla Türkiye’de enflasyonist baskı sürüyor. Amerikan merkez bankası Fed de kısa-orta vadede enflasyonist baskıya dikkat çekiyor. Hatta hatırlatalım, Fed güçlü ekonomi ve fiyat baskılarına istinaden aylık 120 milyar dolarlık varlık alım programında kesintiye gitme ihtimalini ortaya koymuştu. Fed’in para politikasında kısmi sıkılaştırmaya gitmesi, dış borç stoku yükseliş eğilimine giren ve TCMB’nin erken faiz indirimiyle Dolar/TL kurunda rekor gören Türkiye ekonomisi için kritik öneme sahip. Zira, TCMB’nin mevcut şartlarda faiz indirimine devam etmesi, döviz kurunda artışı dolayısıyla da enflasyonist baskının devamını beraberinde getirecek.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Enflasyon, reel efektif döviz kuru, finans dışı kesim net döviz pozisyonu, nakit bütçe ve ABD işsizlik oranı

4–8 Ekim haftasında; enflasyonda yükseliş, reel efektif kurunda bozulma, ABD işsizlik oranında ise iyileşmenin devamını göreceğiz. TCMB, Eylül ayı toplantısında çekirdek enflasyondaki düşüş eğilimine dikkat çekerek erken bir hamleyle politika faizini %18’e düşürmüştü. TCMB kararı sonrasında Türk lirasındaki sert değer kaybına istinaden çekirdek enflasyondaki gidişatı izleyeceğiz.

4 EKİM 2021, PAZARTESİ

EYLÜL AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Ağustos ayında yıllık %19,25, aylık %1,12 artmıştı. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) de yıllık %45,52, aylık %2,77 artış kaydetmişti. Böylece yıllık bazda TÜFE (grafikte lacivert çizgi) ve Yİ-ÜFE(mavi çizgi) arasındaki fark (sarı çubuklar) açılmaya devam etmişti. AA Finans’ın eylül ayı Enflasyon Beklenti Anketi sonuçlarına göre TÜFE’de aylık bazda ortalama %1,34’lük artış beklenirken yıllık bazda enflasyonun %19,69’a yükseleceği tahmin ediliyor. 2002-2024 dönemi Orta Vadeli Programda TÜFE’nin 2021 yılı sonunda %16,2’ye 2022 yılı sonunda %9,8’e gerileyeceği tahmin ediliyor. Eylül ayında kurdaki artışın etkisiyle Yİ-ÜFE’de aylık bazda artış göreceğiz.

Kaynak: Turkey Data Monitor

EYLÜL AYI REEL FAİZ – TURKEY DATA MONITOR

Ağustos ayında 12-ay geriye dönük gerçekleşen reel faiz eksi yüzde 0,55 puana gerilerken, 12-ay ileriye dönük beklenen reel faiz yüzde 5,44 puana yükseldi. Aşağıdaki grafikte göreceğiniz gibi 12-ay ileriye dönük beklenen reel faizde (mavi çizgi) yükseliş TCMB’nin birkaç ay gecikmeyle politika faizini (siyah çizgi) yükseltmesine sebep olmaktadır. Mevcut durumda TCMB’nin politika faizi %18 seviyesindeyken, TÜFE Ağustos ayında %19,25 seviyesindeydi. Enflasyonda yükseliş sürdükçe politika faizi ve enflasyon arasındaki makas da açılmaya devam edecek, dolayısıyla mevduat faiz oranları (mevduatın reel getirisi) görece düşük kaldıkça tahvil faizlerinde daha yüksek getiri talebi (tahvillerde reel faiz beklentisi) artacaktır. Hele de ABD tahvil faizleri yükseliyorken Türkiye tahvil faizlerinin de yükselmesi (tahvillere satış baskısı), dolayısıyla da CDS primlerinde yüksek seyrin devamı kaçınılmaz gibi gözüküyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

TEMMUZ AYI FİNANSAL KESİM DIŞI SEKTÖRÜN DÖVİZ POZİSYONU – TCMB

Haziran ayında finans dışı sektörün döviz varlıkları 145,8 milyar dolar ile önceki aya göre %0,3’lük artarken, döviz yükümlülükleri %1,2’lik düşüşle 273,8 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Sektörün net döviz pozisyonu açığı ise önceki aya göre %2,8’lik azalışla 128,0 milyar dolar seviyesine geriledi. 2021 yılı ikinci çeyreğinde finans dışı sektörün döviz yükümlülüklerini önceki çeyreğe göre artırması, özellikle hizmetler sektörü üretiminin çeyrek bazda artışına finansal destek verdi. Finans dışı kesimin kısa vadeli döviz pozisyonu Haziran ayında 58,4 milyar dolar ile fazla verdiğini de ekleyelim.

Kaynak: Turkey Data Monitor

5 EKİM 2021, SALI

EYLÜL AYI REEL EFEKTİF DÖVİZ KURU (REDK) – TCMB

Ağustos ayında TÜFE bazlı REDK aylık 1,7 puan değerlenmeyle 62,9 seviyesine yükselmişti. REDK, Haziran ayında 59,7 değeri ile tarihi düşük seviyesine gerilemişti. Eylül ayında TCMB’nin erken faiz indiriminin etkisiyle Dolar/TL kuru 8,90 seviyesinin yukarısında tarihi rekor kırdı. Türk lirasındaki değer kaybını tersine döndürecek olumlu bir gelişme olmadıkça enflasyonist baskı korunacak.

Kaynak: TCMB

7 EKİM 2021, PERŞEMBE

EYLÜL AYI NAKİT BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Hazine nakit bütçesi 2021 yılı Ağustos ayında 175,2 milyar TL gelir elde ederken, 111,0 milyar TL harcama yapmış, böylece nakit bütçe dengesi (aşağıdaki grafikte sarı çubuklar) aynı ay 64,3 milyar TL fazla vermişti. Ağustos ayında Hazine 20,2 milyar TL net iç borçlanma gerçekleştirmiş, 1,2 milyar TL net dış borç ödemiş, böylece net borçlanma miktarı (mavi çubuklar) 18,9 milyar TL olmuştu. Pandeminin başladığı 2020 yılının ilk sekiz ayında 109,9 milyar TL açık veren Hazine nakit dengesi, 2021 yılının aynı döneminde toplam 42,1 milyar TL açık vermiş; 71,3 milyar TL net iç borçlanma, 20,8 milyar TL net dış borçlanma gerçekleştirmiştir. Hazine nakit dengesi 2020 yılı genelinde toplam 181,9 milyar TL açık vermişti. Yıllık toplam olarak bakıldığında faiz giderlerinin, nakit gelirlerden daha hızlı artması Hazine’nin borçlanma gereğini artırıyor. 

Kaynak: Turkey Data Monitor

TCMB VE BDDK, 1 EKİM 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

24 Eylül ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) döviz kurundaki yükselişin yabancı para cinsi mevduatlarının TL cinsinden değerini artırmasına paralel olarak önceki haftaya göre artış gösterdi. TL cinsi mevduatlar ve krediler önceki haftaya göre yatay kaldı. TL cinsi mevduat faiz oranları %16-20 aralığına geriledi, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığını korudu. TCMB’nin sürpriz faiz indirimi gerçekleştirdiği 20-24 Eylül haftasında gerçek kişilerin döviz mevduatları (DTH) önceki haftaya göre 0,7 milyar dolar azalışla 114,2 milyar dolara, tüzel kişilerin 0,8 milyar dolar azalışla 87,7 milyar dolara geriledi, yurtdışı mevduatlar 24,8 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişiklik göstermedi, böylece DTH hacmi 24 Eylül haftasında önceki haftaya göre 1,3 milyar dolar azalışla 229,4 milyar dolar seviyesine geriledi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar azalışla 5,8 milyar dolar oldu. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 122,0 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1,3 milyar dolar arttı; altın rezervleri 39,2 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar geriledi, brüt döviz rezervleri 82,8 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1,4 milyar dolar artış kaydetti. Merkez Bankasının net rezerv açığı da önceki haftaya göre 2,3 milyar dolar azalarak 18,7 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stokları toplamı 30,5 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre 1,9 milyar dolar azaldı. Yurt dışı yerleşikler 24 Eylül ile biten haftada hisse senetlerinde 36 milyon dolarlık net alış, DİBS’te ise TCMB’nin faiz indirim hamlesine bağlı olarak 430 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdiler.

8 EKİM 2021, CUMA

ABD EYLÜL AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ – http://www.bls.gov

Ağustos ayında ABD’de işsizlik oranı %5,20 (grafikte yeşil çizgi) seviyesine gerilemiş, ortalama saatlik kazançlar (turuncu çizgi) yıllık %4,28 artış kaydetmişti. ABD’de istihdam artmaya devam ediyorken nitelikli istihdam açığı ortalama saatlik kazançları yukarı çekiyor. Nitelikli istihdam açığının devam etmesi ve delta varyantının arz kısıtlarındaki bozulmayı derinleştirmesi işsizlik oranının pandemi öncesindeki %3,5 seviyelerine gerilemesi şimdilik uzak bir ihtimal ancak talep tarafında canlılığın sürmesi ve enflasyonist baskının devam etmesi 2022 yılı sonlarına doğru Fed’in faiz artırım ihtimalini artırıyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Lagarde: Arz, talep ve yeşil dönüşüm eğilimleri enflasyon ve büyüme üzerinde karışık sinyaller veriyor

Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkanı Lagarde, 28 Eylül’de AMB Forumu’nda “Pandemi sonrası: para politikasının geleceği” başlıklı konuşmasında pandeminin benzeri olmayan bir durgunluk ve toparlanma getirdiğini, istisnai koşullarda ortaya çıkan enflasyonist etkilerin ise eninde sonunda geçeceğini umduklarını söyledi. Uzun vadede Lagarde iyimser olsa da kısa vadede enflasyon üzerindeki baskı devam edecek.

Dünyanın üçüncü büyük ekonomisi olan Euro Bölgesi (EB) 2021 yılının ilk yarısında ortalama %6,6’lık büyüme kaydetti. Pandemi kaynaklı arz darboğazı olmasaydı EB’nin ihracat hacminin yılın ilk yarısında %7 daha fazla olacağını söylüyor Lagarde ve ekliyor “Pandeminin küresel nakliye, kargo taşımacılığı ve yarı-iletkenler gibi kilit endüstrileri etkilemeye devam etmesi halinde büyümeye yönelik riskler artabilir.” AMB, Ağustos ayında %3 seviyesine ulaşan enflasyonun gelecek beş yılda yavaş bir hızda %2 hedefine yakınsayacağını tahmin ediyor.

Lagarde konuşmasında, pandeminin enflasyon görünümüne yönelik ortaya koyduğu yeni eğilimleri üç ana başlıkta topluyor:

Talep tarafı… Pandemi öncesinde tarihsel olarak ortalama %1,3 seviyesindeki çekirdek enflasyonun 1,1 yüzde puanı tüketimde en büyük ağırlığa sahip olan hizmet enflasyonundan (ağırlıklı olarak çalışan ücret artışlarından) kaynaklanıyor. AMB, 2022 yılı sonunda tüketimin pandemi öncesi seviyesinden %3 yukarıda olacağını, hanehalkı güveninin artmasıyla birlikte biriken tasarruflarını harcamaya yönelteceklerini, bunun da ücretleri artıracağını tahmin ediyor. Hizmet enflasyonunu ise aşağı çeken iki faktör sıralanıyor. İlki, kısıtlamaların gevşetilmesine rağmen hizmet tüketiminin 2021 yılının ikinci çeyreğinde halen pandemi öncesi seviyesinden %15 aşağıda olması. İkincisi, işgücüne katılımın istihdam artışından daha hızlı artması sebebiyle işsizlik oranının ancak 2023 yılının ikinci çeyreğinde pandemi öncesi seviyesine gerileyebileceği ve ücretlerin ılımlı artacağı beklentisi.

Arz tarafı… Pandeminin arz tarafında yarattığı iki şok etkisi var: Küresel tedarik zinciri ve işgücü piyasası. Söz konusu şokların dijitalleşme sürecinde Avrupa’da 7 yıllık hızlanmayı beraberinde getirse de sosyal uyuşmada farklı sonuçlara sebep olabileceğini dile getiriyor Lagarde ve uzun vadede enflasyonist baskıları artırabilecek olası değişimlere örnekler veriyor:

. Hizmetlerin sanallaştırılmasına dayalı ikinci bir küreselleşme dalgası -güçlü ücret artışları durumunda bile- birim işgücü maliyet artışını azaltarak verimliliği artırabilir ancak yüksek pazar gücüne sahip “yıldız” dijital şirketler fiyatları artırabilir.  

.  Arz kısıtlarının şirketleri tedarik zincirlerini çeşitlendirmeye veya üretim yerlerini değiştirmeye yönlendirmeleri yüksek maliyetlere sebep olabileceğinden maliyetler tüketicilere yansıtılabilir.

. Hızlı dijitalleşmeyle birlikte gerekli iş becerisine sahip çalışan kıtlığının sebep olabileceği yüksek ücret artışları asgari ücretleri yukarı çekebilir.  

Yeşil dönüşüm (Düşük karbon ekonomisine geçiş)… Lagarde, Finansal Sistemi Yeşillendirme Ağı’nın (The Network for Greening the Financial System) tahminine göre hırslı bir yeşil dönüşüm geçiş politikasının Avrupa’da enflasyonu, geçiş öncesine göre, 1 yüzde puan artırabileceğine dikkat çekiyor. Dahası, mevcut durumda en çok petrol fiyatları dikkate alınırken, yeşil dönüşümle birlikte enerji fiyatlarının tüketici fiyatlarına geçişkenliğini ölçmek daha karmaşık hale gelecek.

Yüksek karbon fiyatlarının satın alım gücünü azaltabileceği ve bunun enflasyonu aşağı çekebileceği riskini ortaya koyan Lagarde, bir araştırma sonucuna göre EB ülkelerinde karbon vergilerinin devreye alınmasıyla manşet enflasyonun artacağına, öte yandan gıda ve enerji fiyatlarını dikkate almayan çekirdek enflasyonun ise düşeceğine dikkat çekiyor.

Avrupa Komisyonu, Avrupa’nın iklim ve enerji hedeflerine ulaşmak için 2030 yılına kadar her yıl yaklaşık 330 milyar Euro, dijital dönüşümü gerçekleştirmek için de her yıl yaklaşık 125 milyar Euro tutarında yatırım yapılması gerektiğini tahmin ediyor.

Lagarde, önümüzdeki dönemde para politikasına ilişkin olarak temel zorluğun orta vadede hiçbir etkisi olmayan geçici arz şoklarına aşırı tepki vermeden enflasyonu %2 hedefine yaklaştırmak olduğunu söylüyor. Faiz oranlarına yönelik yeni sözlü yönlendirmenin arz yönlü riskleri yönetmek için uyumlu olduğuna; kalıcı olduğuna inandıkları ve güvendikleri noktada manşet enflasyondaki gelişmelere tepki göstereceklerine, enflasyonun hedeften yukarıda kalması halinde emin olana kadar sabırlı olacaklarına vurgu yapıyor. Talep tarafında ise, para politikası ekonomik toparlanmayı gerekli kılan şartları sağlamaya devam edecek.  

Dr. Fulya Gürbüz