Ekonomi Gündemi: Enflasyon, imalat sektörü PMI, beklenti anketi, Merkez Bankası politika faizi

3-7 Mayıs haftasında açıklanacak verilerde enflasyon ve enflasyon beklentilerinde artış ile ihracatın imalat sektörünü desteklemeye devam ettiğini göreceğiz. Merkez Bankası ise para politikası toplantısında yüksek ihtimalle %19 olan politika faizinde değişikliğe gitmeyecek.

3 MAYIS 2021, PAZARTESİ

NİSAN AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Nisan ayında yıllık %16,19, aylık %1,08 artış kaydetmişti. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ise aynı ayda yıllık %31,20, aylık %4,13 arttı. %50 ABD doları %50 Euro’dan oluşan döviz sepetinin Türk lirasına karşı Nisan ayında yıllık %25,4, aylık %6,5 değer kazanmış olması sebebiyle hem TÜFE hem de Yİ-ÜFE’de artışlar sürecek. Nitekim Bloomberg HT anket çalışmasında ekonomistler Nisan ayında TÜFE’de ortalama olarak aylık %1,8, yıllık %17,2 artış beklerken yıl sonu tahminleri %14,4’e yükseldi. Merkez Bankası ise geçen hafta yayınlanan 2. çeyrek enflasyon raporunda yıl sonunda TÜFE tahminini %12,2 seviyesine yükseltmişti. Yİ-ÜFE’de ise Türk lirasındaki değer kaybından doğrudan etkilenmesi sebebiyle, Nisan ayında aylık %4-%6 arasında bir artış Yİ-ÜFE’yi yıllık olarak %34-%38 aralığına taşıyabilir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

NİSAN AYI IHS MARKIT İMALAT SEKTÖRÜ TÜRKİYE VE DÜNYA PMI ENDEKSLERİ – IHS MARKIT

İSO ve IHS Markit iş birliğiyle hazırlanan Türkiye’nin imalat sektörü PMI endeksi, Mart ayında küresel imalat sektöründeki toparlanmaya bağlı olarak önceki aya göre büyüme kaydetmişti. IHS Markit’in Nisan ayı ilk tahminleri Türkiye’nin en önemli dış ticaret ortakları olan Euro Bölgesi, ABD ve İngiltere’de imalat sektörlerinde büyüme eğiliminin sürdüğünü, ihracat talebinin ve üretimin arttığını gösterdi. Dolayısıyla, Nisan ayında Türkiye imalat sektörü de ihracatın desteğiyle bu olumlu gelişmelerden etkilenecektir. MÜSİAD’ın yayınladığı Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksi Nisan ayında aylık 1,7 puan artışla 52,5 seviyesine yükseldi. İSO ve MÜSİAD’ın yayınladığı endekslerin 50 üzerindeki değerler sektörde önceki aya göre büyümeyi, altındaki değerler ise küçülmeyi gösteriyor.

Kaynak: ISO, IHS MARKIT

NİSAN AYI TEPAV PERAKENDE GÜVEN ENDEKSİ (TEPE) – TEPAV

Mart ayında TEPE aylık yüzde 4,1 puan düşüşle eksi %19,1 seviyesine gerilemişti. Bu değer, anket sorularına katılımcıların olumlu ve olumsuz gelişme ve beklenti sunanların yüzdesi arasındaki farkı gösteriyor. TEPE, en son Nisan 2016’da pozitif değer almıştı.

Kaynak: Turkey Data Monitor

4 MAYIS 2021, SALI

NİSAN AYI REEL EFEKTİF DÖVİZ KURU (REDK) – TCMB

Nominal efektif döviz kuru, Türkiye’nin dış ticaretinde önemli paya sahip ülkelerin para birimlerinden oluşan sepete göre, Türk lirasının ağırlıklı ortalama değeridir. TÜFE bazlı REDK Mart ayında aylık %5,4 değer kaybıyla 65,71 seviyesine gerilemişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

ŞUBAT AYI FİNANSAL KESİM DIŞINDAKİ FİRMALARIN DÖVİZ VARLIK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ – TCMB

Merkez Bankası, Türkiye’de finansal kesim dışında faaliyet gösteren firmaların yurt içi finansal kesim ve yurt dışında yerleşiklerle olan işlemlerinden doğan döviz varlık ve yükümlülüklerine, dolayısıyla taşıdıkları kur riskine ilişkin göstergeleri her ay yayınlamaktadır. Aralık 2020 verilerine göre varlıklar Ocak 2021’de 1,4 milyar dolar, yükümlülükler 3,0 milyar dolar azalmıştı. Net Döviz Pozisyonu Açığı ise Ocak ayında 156,1 milyar dolar olarak gerçekleşmiş ve Aralık 2020’ye göre 1,6 milyar dolar azalmıştı. Sektör, 2018 yılı Mart ayında 223,3 milyar dolarlık Net Döviz Pozisyonu Açığı ile rekor kırmıştı. 2018 yılının Ağustos ayında Türk lirasında yaşanan sert değer kaybının ardından finansal kesim dışındaki firmalar döviz varlıklarını artırıp döviz yükümlülüklerini azaltmayı tercih etmiş, sektörün Net Döviz Pozisyonu Açığı düşüş eğilimini sürdürmüştür.

Kaynak: Turkey Data Monitor

5 MAYIS 2021, ÇARŞAMBA

NİSAN AYI BEKLENTİ ANKETİ SONUÇLARI – TCMB

Mart ayında yıl sonu TÜFE beklentisi %13,1, cari açık beklentisi 25,8 milyar dolar seviyelerine yükselmiş, 2021 yılı GSYİH büyüme beklentisi %4,3 seviyesine gerilemişti.

NİSAN AYI IHS MARKIT HİZMET SEKTÖRÜ KÜRESEL PMI ENDEKSLERİ – IHS MARKIT

IHS Markit göstergeleri pandemi ile savaşta özellikle aşılamada hızlı hareket eden ülkelerin hizmet sektörlerinin Mart ayında büyüme kaydettiğini göstermişti. Nisan ayında da ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere’de hizmet sektörlerinin büyümeye devam ettiği sinyallerini aldık.

6 MAYIS 2021, PERŞEMBE

MERKEZ BANKASI PARA POLİTİKASI TOPLANTISI – TCMB

TCMB’nin artan gıda, emtia ve ham madde fiyatlarına bağlı olarak artan enflasyonist baskıya rağmen politika faizinde değişiklik yapmayacağını tahmin ediyoruz.

TCMB VE BDDK, 30 NİSAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

22 Nisan ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artışlarını sürdürdü. TL cinsi mevduatlar önceki haftaya göre artarken, TL cinsi krediler geriledi. Ortalama mevduat faizleri %19’lara yaklaşırken, ihtiyaç kredileri %24,5 seviyelerinde seyretti, ticari krediler ise yeniden %21 seviyelerini aştı. Döviz mevduatları haftalık 1,6 milyar dolar azalışla 217,0 milyar dolar seviyesine geriledi; tüzel kişiler döviz mevduatlarını 0,6 milyar dolar, yurt dışı döviz mevduatları ise 0,7 milyar dolar azaldı, bireysellerin döviz mevduatları değişiklik göstermedi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. Uluslararası rezervler 88,7 milyar dolar ile önceki haftaya 0,9 milyar dolar geriledi; altın rezervleri 0,9 milyar dolar artarken, brüt döviz rezervleri 1,7 milyar dolar azaldı. Rezervlerin azalmasına bağlı olarak Merkez Bankası döviz likiditesi açığı 1,5 milyar dolar artışla 43,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı önceki haftaya göre 1,7 milyar dolar azalışla 29,2 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurt dışı yerleşikler 22 Nisan haftasında 148 milyon dolarlık net satış yapılırken; hisse senetlerinde net 104 milyon dolarlık alış, DİBS’te net 253 milyon dolarlık satış oldu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

7 MAYIS 2021, CUMA

NİSAN AYI NAKİT BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Hazine’nin nakit bazlı bütçe dengesi Mart ayında 41,0 milyar TL fazla vermiş, böylece yılın ilk çeyreğinde nakit bütçe dengesi 11,3 milyar TL fazla vermiş oldu. 2020 yılı genelinde toplam 181,9 milyar TL nakit açığı kaydedilmişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ – TÜİK

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2021 Ocak ayında 139,0 olan ihracat miktar endeksi %5,5 azalarak, 2021 Şubat ayında 131,3 olmuştu. İthalat miktar endeksi ise aynı dönemde %1,0 azalışla 2021 Şubat ayında 110,5 seviyesine gerilemişti. Mart ayında ihracat ve ithalat hacimlerinde aylık bazda hızlanma yaşamıştık, dolayısıyla dış ticaret endekslerinde de yukarı yönlü bir seyir görülecektir. Öte yandan ihracat birim değer endeksinin (100,4), ithalat birim değer endeksine (105,5) bölünerek 100 ile çarpılmasıyla oluşan dış ticaret haddi aylık 2,4 puan düşüşle 95,1 seviyesine gerilemişti. Küresel tedarik zincirindeki kısıtlardan dolayı Türkiye’de ithalat maliyetlerindeki hızlanma Eylül 2020’den bu yana ihracattan elde edilen geliri gerisinde bırakmaya devam etmektedir. Enerji dışı dış ticaret haddinin, dış ticaret haddinin aşağısında olması ise özellikle ithal girdi kullanarak ürettiğini ihraç eden imalatçıların yüksek ithalat maliyetleri ve yüksek dış rekabet ortamında savaşmaya devam ettiklerini gösteriyor.

Kaynak: TÜİK
Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Enflasyon, reel getiri, reel kur, nakit bütçe, TCMB Beklenti anketi, dış ticaret endeksleri

5 NİSAN 2021, PAZARTESİ

MART AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Şubat ayında yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık %27,09, aylık %1,22 artış kaydetmişti. Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Şubat ayında yıllık %15,61, aylık %0,91 artmıştı. AA Finans anketine göre TÜFE’nin Mart ayında ortalama olarak aylık %1,09, yıllık %16,21 artması bekleniyor. Yİ-ÜFE’nin ise Türk lirasındaki değer kaybı ve tedarik zincirindeki aksaklıkların ithal ham madde fiyatlarını artırmaya devam etmesine bağlı olarak aylık %3’ten fazla artma yükselebilir ki bu yükseliş Yİ-ÜFE’nin yıllık bazda %30’lara yükselmesine sebep olacaktır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI FİNANSAL YATIRIM ARAÇLARI REEL GETİRİ ORANLARI – TÜİK

Finansal yatırım araçlarının Şubat ayı reel getirilerini aşağıdaki grafik hem TÜFE hem de Yİ-ÜFE bazlı olarak göstermektedir.

Kaynak: TÜİK

6 NİSAN 2021, SALI

MART AYI REEL EFEKTİF DÖVİZ KURU (REK) – TCMB

Şubat ayında TÜFE bazlık REK Şubat ayında aylık 3,6 puan artışla 69,7 seviyesine, Yİ-ÜFE bazlı REK ise aylık 4,7 puan artışla 83 seviyesine yükselmişti. TCMB REK hesaplama yöntemi şu şekildedir: “ülkemiz fiyat düzeyinin dış ticaret yaptığımız ülkelerin fiyat düzeylerine oranının ağırlıklı geometrik ortalamasıdır”. REK’teki artış TL’nin reel olarak değer kazandığını, yani Türk mallarının yabancı mallar cinsinden fiyatının arttığını göstermektedir. REK, Aralık-Ocak-Şubat döneminde arka arkaya artış kaydetmişti, ancak Mart ayında yaşanan TL’deki sert değer kaybı REK’te düşüşe sebep olacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor

7 NİSAN 2021, ÇARŞAMBA

MART AYI NAKİT BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Hükumetin nakit giriş çıkışlarını gösteren nakit bütçe dengesi, Şubat ayında 3,5 milyar TL açık vermişti. Merkezi yönetim bütçesi ise Şubat ayında 23,2 milyar TL fazla vermişti.  

MART AYI KÜRESEL HİZMET SEKTÖRÜ PMI VERİLERİ – IHS MARKIT

IHS Markit tarafından açıklanan J.P.Morgan Küresel Hizmet Sektörü İş Aktivitesi Endeksi Şubat ayında aylık 1,2 puan artışla 52,8 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü gösteriyor. Şubat ayındaki iyileşmede en büyük katkı ABD’den gelmiş, sektörde büyüme kaydeden diğer ülkeler olarak Çin, Hindistan, Rusya, Avustralya ve Kazakistan sıralanmıştı. Hizmet sektörleri daralmaya devam eden ülkeler olarak Euro Bölgesi, Japonya, İngiltere ve Brezilya listelenmişti.

8 NİSAN 2021, PERŞEMBE

TCMB VE BDDK, 1 NİSAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

26 Mart haftasında piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artış kaydedildi. Önceki haftaya göre dolaşımdaki para 5 milyar TL, vadesiz TL mevduat 23 milyar TL, vadeli TL mevduat 24 milyar TL, yabancı para mevduat 45 milyar TL yükseldi. Döviz tevdiat hesapları haftalık 6 milyar dolar azalışla 217 milyar dolar seviyesine geriledi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu haftalık 0,7 milyar dolar azalışla 5,6 milyar dolar oldu. Uluslararası rezervler bir önceki haftaya göre 2,5 milyar dolar azalışla 90,6 milyar dolar seviyesine indi; altın rezervleri 0,5 milyar dolar arttı, döviz rezervleri 3 milyar dolar azaldı. Merkez Bankası net rezerv ve döviz likiditesi açığı 1 milyar dolar artışla 44,5 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi toplamı önceki haftaya göre 7,5 milyar düşüşle 31,5 milyar dolar oldu. TL mevduat faiz oranları %19,5, TL cinsi ticari kredi faiz oranları %21,06, TL cinsi ihtiyaç kredileri faiz oranı %24,19 seviyelerine kadar yükseldi.

9 NİSAN 2021, CUMA

NİSAN AYI TCMB BEKLENTİ ANKETİ SONUÇLARI – TCMB  

Mart ayı Beklenti Anketi sonuçlarına göre yıl sonunda TÜFE %11,54, Dolar/TL kuru 7,946, cari açık 25,2 milyar dolar, GSYH büyümesi %4,42, 2022 yılı GSYH büyümesi %4,24 olması bekleniyor.

ŞUBAT AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ – TÜİK

Ocak ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi bir önceki aya göre %1,8 artmış, ithalat miktar endeksi %1,6 azalmıştı. İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan dış ticaret haddi ise önceki aya göre 0,1 puan düşüşle 97,5 olmuştu.

Kaynak: TÜİK

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: GSYH, enflasyon, üretim, hizmet ve bütçe

1 MART 2021, PAZARTESİ

ŞUBAT AYI TÜRKİYE VE KÜRESEL İMALAT SEKTÖRÜ SATIN ALMA MÜDÜRLERİ ENDEKSLERİ (PMI) – İSO, IHS MARKİT

İSO Türkiye İmalat Sektörü PMI endeksi Ocak ayında aylık 3,6 puan artışla 54,4 seviyesine hızlanmıştı. Endeksin 50 üzerindeki değerler bir önceki aya göre imalat sektöründe büyüme, 50 seviyesinin altındaki değerler ise daralmaya işaret etmektedir. Buna göre, Türkiye imalat sektörü PMI endeksinde aylık 3,6 puanlık artış “büyüme hızının bir önceki aya göre hızlandığı” anlamına gelmektedir. JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI endeksi ise Ocak ayında aylık 0,3 puan düşüşle 53,5 seviyesine gerileyerek büyüme hızında yavaşlamaya işaret etmişti. 19 Şubat’ta IHS Markit tarafında açıklanan Şubat ayı öncü verilerine göre, ABD’de imalat sektörü büyümesinde önceki aya göre yavaşlama, Euro Bölgesi, Japonya ve İngiltere imalat sektörlerinde ise hızlanma işaretlerini almıştık.

2020 YILI 4. ÇEYREK GAYRİSAFİ YURT İÇİ HASILA (GSYH) BÜYÜME VERİLERİ – TÜİK

2020 yılı üçüncü çeyreğinde GSYH bir önceki yılın aynı dönemine göre %6,7 büyümüş, böylece yılın ilk dokuz aylık döneminde ortalama %4,3’lük büyüme kaydedilmişti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre %15,6, takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,5 artış kaydetmişti. 2020 yılı dördüncü çeyreği için BETAM bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,7, bir önceki çeyreğe göre %3,5 büyüme öngörürken İstanbul Bilgi Üniversitesi Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (CEFIS) tahminleri de benzer şekilde sırasıyla %6,73 ve %3,22 seviyelerinde bulunuyor. CEFIS’in 2020 yılı geneli için ortalama büyüme tahmini %2,21’dir. Bloomberg HT Araştırma Birimi’nin düzenlediği anket sonuçlarını dikkate aldığımızda, 2020 yılı dördüncü çeyreğinde yıllık %7,3, 2020 yılı genelinde %2,3, 2021 yılı geneli için %4,5 büyüme tahmin ediliyor.

2 MART 2021, SALI

2020 YILI ARALIK AYI FİNANSAL KESİM DIŞI SEKTÖRÜN DÖVİZ POZİSYONU – TCMB

2020 yılı Kasım ayında finans dışı sektörün döviz varlıkları bir önceki aya göre 559 milyon dolar azalarak 138 milyar 647 milyon dolar seviyesine gerilemiş, döviz yükümlülükleri aylık 2 milyar 117 milyon dolar artışla 296 milyar 965 milyon dolar seviyesine yükselmiş, böylece sektörün Net Döviz Pozisyon Açığı aylık 2 milyar 676 milyon dolar artışla 158 milyar 318 milyon dolar seviyesine yükselmişti.

ŞUBAT AYI TEPAV PERAKENDE GÜVEN ENDEKSİ (TEPE) – TEPAV

TEPE endeksi 2021 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre 10,1 puan, bir önceki yılın aynı ayına göre 2,6 puan azalışla -15,5 puan seviyesine gerilemişti. Söz konusu seviye “denge” değerine göre hesaplanmaktadır. Detaylandırırsak, endeksi hesaplamak için oluşturulan anket çalışmasında her soru için olumlu değerlendirme yapan katılımcıların yüzdesi ile olumsuz değerlendirme yapanların yüzdesi arasındaki fark “denge değeri” olarak adlandırılmaktadır. TEPE endeksi en son Ocak 2016’da pozitif değer almıştı.

3 MART 2021, ÇARŞAMBA

ŞUBAT AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Ocak ayında yıllık %23,11, aylık %4,08 artış kaydetmiş; tüketici fiyat enflasyonu (TÜFE) ise yıllık %14,60, aylık %1,25 yükselmişti. Bloomberg HT anketine göre Şubat ayında TÜFE’nin ortalama olarak yıllık %15,50, aylık %0,8 artması bekleniyor.

ŞUBAT AYI JP MORGAN KÜRESEL HİZMET SEKTÖRÜ PMI VERİLERİ – IHS MARKIT

Ocak ayında JP Morgan küresel hizmet sektörü PMI endeksi aylık 0,2 puan düşüşle 51,6 seviyesine gerileyerek sektörde büyümenin yavaşlayarak da olsa sürdüğünü göstermişti. IHS Markit’in 19 Şubat’ta açıkladığı öncü verilerde ise; hizmet sektörünün ABD’de Şubat ayında büyüme eğilimini koruduğu, İngiltere’de daralmanın yavaşladığı, Euro Bölgesi ve Japonya’da daralmanın daha da arttığı bilgilerini edinmiştik.

ABD MERKEZ BANKASI FED, BEJ KİTAP’I YAYINLAYACAK

Fed tarafından yılda 8 kere yayınlanan ve ABD ekonomisi hakkında bilgi ve tahminlerinin yer aldığı Bej Kitap’ın 2021 yılına ait ikinci sayısı yayınlanacak. 13 Ocak’ta yayınlanan yılın ilk kitabında ekonomik şartların bölgeler arasında farklılık gösterdiği belirtilerek bir önceki raporla karşılaştırmalı olarak ekonomide yaşanan gelişmeler şöyle sıralanmıştı: Otomobil satışlarında zayıflama, pandeminin başlangıcından bu yana enerji sektöründe ilk kez büyüme, tedarik zincirindeki zorluklara rağmen hemen hemen tüm bölgelerde imalat sektöründe büyüme, konut alım satımında güçlü aktivitenin korunmasına karşın ticari gayrimenkul piyasasında zayıflığın sürmesi, bankacılık sektörü kredi hacminin yatay kalmasına karşın önümüzdeki aylarda yeni paketin desteğiyle artış beklenmesi, Covid-19 aşılamalarına ilişkin olumlu beklentilerin son virüs dalgasıyla törpülenmesi, genel olarak istihdamda düşüş yaşanması (imalat, inşaat ve ulaştırma sektörlerinde artış, hizmet sektöründe artan işten çıkarmalar), çalışan ücretlerinde ılımlı artış, girdi maliyetlerinin nihai ürün ve hizmetlere kıyasla daha hızlı artış kaydetmesi. Fed, ekonomik görünüme ilişkin olumlu edinimlerinin sonrasında 27 Ocak para politikası toplantı özetinde enflasyonist gelişmelere ve istihdam piyasasına dikkat çekmiş, özellikle de Biden hükumetinin hedeflediği 1,9 trilyon dolarlık ek paketin de desteğiyle piyasalarda ABD tahvil faizleri oranları yükselmeye başlamıştı. 2021 yılına %1 seviyesinin hemen altında başlayan ABD 10-yıl vadeli tahvilin faiz oranı 25 Şubat’ta %1,60 seviyelerinin üzerine kadar yükseldi öyle ki bu seviye koronavirüs tehlikesinin artmaya başladığı Ocak 2020 sonu seviyelerine eşdeğer. ABD 10-yıl vadeli tahvil faizlerindeki yükselişe Şubat ayına ilişkin olumlu makro-ekonomik veriler de destek verdi. Yıllık enflasyon Ocak ayında %1,4 seviyesinde bulunurken işsizlik oranı %6,3 seviyesine gerilemiş durumda. 2020 yılı başında enflasyon oranı %2,5, işsizlik oranı ise %3,5 seviyelerinde bulunuyordu. 1,9 trilyon dolarlık yeni yardım paketinin enflasyonist baskıları öngörülenden hızlı artırma riski bulunurken Eylül 2020 itibariyle 435 milyar dolar seviyesine yükselen Türkiye’nin toplam dış borç stokunu ve 2020 yılı genelinde kaydedilen 173 milyar TL’lik rekor bütçe açığını dikkate aldığımızda ABD ekonomisindeki ısınma işaretlerinin enflasyon ve tahvil faizlerini artıracağı, bunun da Türkiye’nin borçlanma maliyetleri ve cari işlemler açığı üzerindeki riskleri artırmaya devam edeceğini de eklemek isterim.

4 MART 2021, PERŞEMBE

TCMB VE BDDK, 26 ŞUBAT 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

19 Şubat ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) önceki haftaya göre hafif gerileme kaydedildi. Kredi tarafında ticari kredi faiz oranları düşerken, bireysel kredi faiz oranları artışını sürdürüyor: TL cinsi ticari kredi faiz oranları %19,73 seviyesine gerilerken bireysel kredi faiz oranları %22,64 ile bir önceki haftanın yüzde 0,63 puan üzerine gelmiş durumda. %16,14 seviyesine gerileyen TL cinsi mevduat faiz oranları son üç haftadır düşüşünü sürdürüyor. Döviz tevdiat hesapları yani yabancı para cinsi mevduatlar 226,2 milyar dolar büyüklük ile bir önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. Yabancı yerleşiklerin mülkiyetindeki hisse senedi ve tahvil portföyü bir önceki haftaya göre 0,6 milyar dolar artışla 41,9 milyar dolar seviyesine yükseldi ki bu sayı 2010 yılından bu yana en düşük seviyesine gerilediği 30 Ekim 2020 haftasına göre 17,4 milyar dolarlık artışa işaret ediyor.

5 MART 2021, CUMA

ŞUBAT AYI HAZİNE NAKİT BÜTÇE DENGESİ

2021 yılı Ocak ayında nakit bütçe 26,1 milyar TL açık vermişti. 2020 yılı genelinde toplam nakit bütçe açığı 182 milyar TL ile rekor seviyeye ulaşmıştı. Aşağıdaki grafikte kırmızı çubuklar nakit bütçe açığını, buna karşılık mavi çubuklar Hazine’nin net borçlanmasını göstermektedir. Dikkat edeceğiniz üzere ticaret savaşının küresel ekonomide derin yaralar açtığı 2019 yılında ve pandeminin yaraları derinleştirdiği 2020 yılında Türkiye Hazinesi yüksek borçlanma maliyetlerine katlanarak bütçe açığından daha fazla borçlanma gerçekleştirmek zorunda kalmıştır. 2021 yılında borçlanma tarafını rahatlatabilecek başlıca faktör bütçe disiplini çerçevesinde bütçe gelirlerini sürdürülebilir olarak artırabilecek adımların devreye alınmasıdır. Bu sebeple Mart ayında açıklanacak olan reform adımlarını merakla bekliyoruz.

Kaynak: TDM

ABD’DE ŞUBAT AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ

Ocak ayında ABD’de işsizlik oranı %6,3 seviyesine gerilemiş, ortalama saatlik kazançlar yıllık %5,38 artış kaydetmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

25-29 Ocak haftasında yurt içinde ekonomik aktiviteyi, yurt dışında ise Fed para politikası kararını izleyeceğiz

25-29 Ocak haftasında Türkiye ekonomisinin 2021 yılına nasıl başladığına, Fed para politikası toplantısında makro-ekonomik görünüm ve beklentilere odaklanacağız.

25 OCAK 2021, PAZARTESİ

OCAK AYI İMALAT SEKTÖRÜ KAPASİTE KULLANIM ORANI (KKO)

2020 yılı Aralık ayında imalat sektöründe KKO, bir önceki aya göre 0,2 puan azalarak %75,6 seviyesinde gerçekleşmiş, mevsimsel etkilerden arındırılmış KKO ise aylık 0,1 puan artışla %75,4 olmuştu. Ocak ayı IHS Markit PMI verilerinde Almanya başta olmak üzere Euro Bölgesi imalat sektöründe üretim ve ihracat siparişlerinde kaydedilen artışa paralel olarak, Ocak ayında Türkiye’de özellikle ihracatın desteğiyle KKO’da olumsuz bir gelişme görmeyeceğiz. KKO’da olası bir sert gerileme ise üretim ve ihracat tarafında kırmızı ışık yakacak.

OCAK AYI TCMB REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (RKGE)

2020 yılı Aralık ayında RKGE, bir önceki aya göre 2,9 puan artarak 106,8, mevsimsel etkilerden arındırılmış RKGE ise aylık 3,0 puan artışla 110,4 olmuştu. İhracat ile ilgili gelen olumlu sinyallere rağmen Ocak ayında tüketici kredilerindeki azalmanın etkisiyle yurt içi talepteki daralma eğilimi RKGE’de sıçrama ihtimalini azaltıyor. Öte yandan aşılama ile ilgili olumlu gelişmeler RKGE’de olumlu beklentileri de beraberinde getirecektir, ancak bunun özellikle Türkiye’nin küresel tedarik zincirindeki konumu açısından desteklenmesi halinde tablo çok daha iyimser olacaktır. Bunun için ihracat siparişlerindeki eğilimi takip etmekte fayda var.  

OCAK AYI SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ

2020 yılı Aralık ayında mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi bir önceki aya göre; hizmet sektöründe %9,2, perakende ticaret sektöründe %7,8 ve inşaat sektöründe %7,2 azalmıştı. Kapatmaların etkisi sektörel güven endekslerine olumsuz yansıdı. Vaka sayılarında kademeli azalmalar kısıtlamaların gevşetilmesinde etkili olacak ancak bunun için Şubat ayını görmek gerekli.

27 OCAK 2021, ÇARŞAMBA

AMERİKAN MERKEZ BANKASI (FED) PARA POLİTİKASI KARARI

13 Ocak’ta yayınlanan Bej Kitap (Beige Book) raporunda, uygulanan para politikasının ABD’de 12 Fed bölgesindeki işletme ve hane halkına nasıl yansıdığını okumuştuk. Yılda 8 kere yayınlanan raporun sonuncusu olan 2 Aralık 2020 tarihli rapordaki gelişmelerle karşılaştırıldığında; Ocak ayı raporunda

. Ekonomik aktivitenin bölgeler arasında farklılık gösterdiği, kapatmaların online satışları artırdığı, otomobil satışlarının zayıfladığı, arz tarafındaki zorluklara rağmen hemen her bölgede imalat sektörü aktivitesinde iyileşme kaydedildiği,

. Konut piyasasındaki güçlü iyileşmeye karşın ticari emlak piyasasındaki zayıflığın sürdüğü, kredi hacminin önemli bir gelişme kaydetmediği,

. Aşılamanın geleceğe yönelik iyimserliği artırmasına rağmen virüs vakalarındaki artışın özellikle yakın dönemde iş şartlarında ters yönlü etki yarattığı,

. İstihdamın bölgelerin çoğunda arttığı, özellikle imalat, inşaat ve ulaştırma sektörlerinde Kovid-19 kaynaklı olarak nitelikli eleman sıkıntısı yaşandığı, ücret artışlarında ise zayıflığın sürdüğü,

. Fiyatlar tarafında girdi fiyatlarının nihai mal ve hizmet fiyatlarına göre daha fazla arttığı; özellikle inşaat ve yapı malzemeleri, çelik ürünleri ile nakliye hizmetlerindeki fiyat artışlarının sürdüğü; perakende, toptan ticaret ve imalat sektörlerinde tüketicilere nihai satış fiyatlarının yükselmeye devam ettiği; enerji fiyatlarındaki artışa rağmen pandemi öncesi fiyatların aşağısında kaldığı; düşük stoklar ve yüksek imalat maliyetlerine bağlı olarak konut fiyatlarının artmaya devam ettiği işaretlerini almıştık.

Özetlersek, Fed’in piyasaya likidite akıtmaya devam etmesi özellikle istihdam piyasasına olan talebin sürmesinde etkili olurken, fiyat baskılarının hem hane halkını hem de üretim ve hizmet sektörünü olumsuz etkilemektedir. Nitekim ABD Başkanı Biden da geçen hafta ilk icraat olarak Kovid-19’a karşı ekonomiyi canlandırmayı hedefleyen “Amerikan Kurtarma Planı” adlı 1,9 trilyon dolarlık yardım paketini açıkladı. 16 Aralık tarihli para politikası toplantısında Fed, maksimum istihdam ve fiyat istikrarı hedefleri kapsamında maksimum istihdam ve ortalama %2 enflasyon seviyesine ulaşana kadar gerekli tüm adımları atmaya devam edeceklerini belirtmiş ve %0-0,25 olan politika faiz aralığında değişiklik yapmamıştı. 27 Ocak toplantısında da Fed, para politikasında ve politika faizinde bir değişiklik yapmayacak.  

28 OCAK 2021, PERŞEMBE

2020 YILI ARALIK AYI ULUSLARARASI REZERVLER VE DÖVİZ LİKİDİTESİ

2020 yılı Kasım ayında resmi rezerv varlıkları 82,7 milyar dolar olmuş; söz konusu varlıkların 41,1 milyar dolarını döviz varlıkları (menkul kıymetler, nakit ve mevduatlar), 40,0 milyar dolarını altın rezervleri, 1,4 milyar dolarını IMF’den çekme hakkı oluşturmuştu. Yükümlükler tarafında ise gelecek 12 ayda döviz kredileri, menkul kıymetler ve mevduat için ödenecek toplam anapara ve faiz ödemeleri 27,6 milyar dolardır. Türk lirası karşılığında yapılan vadeli işlemlere (forward, futures ve swap) ait açık pozisyon (borç) tutarı 58,1 milyar dolar iken Hazine’nin şarta bağlı döviz yükümlülükleri ise 40,4 milyar dolardır. Toplam döviz varlıklarından gelecek 12 ayda ödenecek toplam döviz yükümlülükleri çıkardığımızda net rezervlerin 43,4 milyar dolar açık verdiğini görüyoruz. Turizm sektörünün durduğu mevcut ortamda Türkiye’de döviz rezervi kazandıran en önemli kalem ihracat. Hazine’nin sınırlı borçlanma imkanını dikkate aldığımızda yurt dışından önemli bir yardım paketi gelmedikçe Türk lirasında istikrarın devam etmesi ve ihracat performansındaki her iyileşme TCMB rezervlerinin de artmasında etkili olacak.

OCAK AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ (EGE)

Mevsim etkilerinden arındırılmış EGE, 2020 yılı Aralık ayında önceki aya göre 3,1 puan düşüşle 86,4 seviyesine gerilemişti.

2021 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ENFLASYON RAPORU

Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın göreve başlamasının ardından 25 Aralık 2020’de TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna yaptığı sunumda 2021, 2022 ve 2023 yılları enflasyon tahminlerini sırasıyla %9,4, %7,0 ve %5,0 olarak duyurmuştu. Ocak ayı raporunda ekonomi ve fiyat istikrarına yönelik gelişmeleri, mevcut riskleri ve beklentileri detaylı olarak okuyacağız.

TCMB VE BDDK, 22 OCAK 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

15 Ocak verilerine göre yabancı para döviz mevduatları (döviz tevdiat hesapları) önceki aya göre 0,7 milyar dolar azalışla 223,8 milyar dolar oldu. Aynı dönemde kamu mevduat bankalarının yabancı para net genel pozisyon açığı 0,4 milyar dolar seviyesine geriledi; 7 Ağustos 2020’de söz konusu pozisyon açığı 12,2 milyar dolar seviyesine kadar yükselmişti. Öte yandan, yabancı yatırımcıların hisse senedi ve tahvil stoku önceki haftaya göre 0,5 milyar dolar azalma gösterdi. Merkez Bankasında tutulan altın ve yabancı para cinsi döviz ve menkul kıymetler ise önceki haftaya göre 2,5 milyar dolar azalma kaydetti. Türk lirası cinsi mevduat ve kredi faiz oranlarında önceki haftaya göre hafif gerileme yaşanmasının iz düşümü olarak tüketici kredilerinde azalma, ticari kredilerde ise önceki haftaya göre artış oldu.

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

29 OCAK 2021, CUMA

OCAK AYI SAMEKS SANAYİ VE HİZMET SATIN ALMA MÜDÜRLERİ ENDEKSLERİ

2020 yılı Aralık ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış SAMEKS Sanayi Endeksi önceki aya göre 8,4 puan artışla 55,8, SAMEKS Hizmet Endeksi ise aylık 0,3 puan artışla 50,9 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüme kaydettiğini, altındaki değerler ise daraldığını göstermektedir. Her iki sektörde de istihdamın Aralık ayında önceki aya göre artış kaydettiğini, stokların ise azaldığını öte yandan sanayi sektörü özelinde yeni siparişlerde sert bir artış kaydedildiği işaretlerini almıştık. Ocak ayı verilerinden kapatmaların hizmet ve imalat sektörlerinde arz ve talep dengesini nasıl etkilediğini göreceğiz.

2020 YILI ARALIK AYI TÜİK DIŞ TİCARET İSTATİSTİKLERİ

Ticaret Bakanlığı Ocak ayı başında ihracatı 17,8 milyar dolar, ithalatı ise 22,4 milyar dolar olarak açıklamıştı. Her iki veri de Kasım ayına göre artışa işaret ediyor. Ticaret Bakanlığı 2020 yılı genelinde toplam 169,5 milyar dolar ihracat, 219,4 milyar dolar ithalat kaydedildiğini ortaya koydu. 2019 yılı genelinde ihracat ve ithalat sırasıyla 180,8 milyar dolar ve 210,3 milyar dolar olarak gerçekleşmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

18-22 Ocak haftasında merkez bankaları toplantılarını izleyeceğiz

18-22 Ocak haftasında Türkiye, Avrupa ve Japonya merkez bankalarının para politikası kararları ve küresel ekonomiye yönelik değerlendirmeleri ile yurt içinde kurdaki düşüşün tüketici güvenine yansımasını, konut fiyatları ve turizm verilerini takip edeceğiz.

18 OCAK 2021, PAZARTESİ

KASIM AYI NET ULUSLARARASI YATIRIM POZİSYONU (NUYP)

Merkez Bankası’nın yayınladığı Uluslararası Yatırım Pozisyonu “bir ekonomideki yerleşik kişilerin yurt dışındaki yerleşik kişiler ile finansal alacakları ve yükümlülüklerin yanında; rezerv varlık olarak tutulan altın şeklindeki finansal varlıklarının belli bir tarihteki stok değerini gösteren ve aylık olarak yayınlanan istatistiki bir tablodur.” Ekim 2020’de 351,2 milyar dolar NUYP açığı kaydedilmişti. Uluslararası varlıklar 227,1 milyar dolar iken yükümlülükler 578,3 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Aşağıdaki grafikte görebileceğiniz gibi 2020 yılı Haziran-Eylül döneminde uluslararası varlıkların değerinin (mavi çizgi) azalma kaydettiğini görüyorsunuz. Ekim ayında ise uluslararası varlıklarının özellikle de bankalar nezdinde döviz varlıklarının artış kaydettiğini görüyoruz. Söz konusu artışta bankalar nezdindeki döviz mevduatlarındaki 4,4 milyar dolarlık artışın etkisi var. Uluslararası yükümlülükler tarafında ise stok değer olarak Ekim ayında önceki aya göre 16 milyar dolarlık bir düşüş olmuştu. Kasım ve Aralık ayına ilişkin olarak TCMB verilerine başvurduğumuzda bankalardaki döviz tevdiat hesaplarının (döviz cinsi mevduatların) Kasım ayında 3,5 milyar dolar, Aralık ayında ise 3,3 milyar dolar artış kaydettiklerini ekleyelim.

Kaynak: TDM

19 OCAK 2021, SALI

KASIM AYI KONUT FİYAT ENDEKSİ (KFE)

2020 yılı Ekim ayında KFE aylık %2,2’lik artışla 149,90 seviyesine yükselmişti.

20 OCAK 2021, ÇARŞAMBA

ARALIK AYI TURİZM VERİLERİ

Kasım 2020’de Türkiye’ye gelen turist sayısı önceki aya göre yarı yarıya düşerek 834 bin kişiye gerilemişti. Cari İşlemler Dengesi raporunda Kasım ayında turizm gelirlerinin de önceki ay kaydedilen 1,4 milyar dolardan 0,7 milyar dolara gerilediğini görmüştük. Aralık ayında devam eden Kovid-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle turizm verilerinin Kasım ayına göre iyileşme kaydetmeyeceğini söyleyebiliriz.

ARALIK AYI YURT DIŞI ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (YURT DIŞI-ÜFE)

Kasım ayında Yurt Dışı-ÜFE aylık %2 artış kaydetmişti. Aralık ayında Türk lirasındaki değer artışının (döviz kurundaki gerilemenin) Yurt-Dışı-ÜFE’de aşağı yönlü bir baskı oluşturma ihtimali var.

ARALIK AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU

2020 yılı Kasım ayında merkezi yönetim borç stoku 1 trilyon 872 milyar TL seviyesindeydi. Borcun 1 trilyon 75 milyar TL’si (%57’si) iç borç , 797 milyar TL’si (%43) ise dış borç miktarını oluşturuyor.

21 OCAK 2021, PERŞEMBE

MERKEZ BANKALARI PARA POLİTİKASI TOPLANTI KARARLARI

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB): TCMB, Aralık ayı toplantısında politika faizini (1 hafta vadeli borç verme faiz oranı) %15’ten %17’ye yükseltmişti. TCMB politika faizini belirlerken tüketici fiyat enflasyonunu (TÜFE) dikkate almaktadır. Fiyat istikrarını hedefleyen TCMB, Türk lirasındaki değer artış ve azalışları da izlemektedir. Döviz kurundaki sert hareketler üretimde ithal girdi kullanan üreticilerin maliyetini doğrudan etkilemektedir. Bu sebeple maliyet enflasyonu açısından kurdaki artışlar yurt içi üretici fiyat endeksinin (Yİ-ÜFE) de yükselmesine sebep olmaktadır. Son verilere göre, Aralık ayında TÜFE yıllık %14,6, Yİ-ÜFE ise %25,2 oranlarında yükseliş kaydetti. Ekim-Kasım 2020 döneminde 8,0 seviyesinin üzerine çıkan Dolar-TL kurunun Aralık ayının sonunda 7,50 seviyesinin altına gerilemesi elbette üretici maliyetleri üzerinde olumlu bir etki yaratacaktır ancak küresel tedarik zincirindeki aksamaların özellikle hammadde ithalat fiyatlarını yukarı çekmesi üreticilerin maliyeti üzerinde risk oluşturmaya devam ediyor. Üreticilerin, maliyetlerini tüketiciye yansıtması TÜFE’nin de yükselmesini beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla kritik konu, istihdam azalırken hane halkının da harcama kabiliyeti gerilerken üreticinin maliyetlerini ne ölçüde çıktı fiyatlarına yansıtıp yansıtmayacağı. Sonuç olarak, TCMB’nin küresel ekonomi ve tedarik zinciri tarafındaki gelişmeleri izlemeyi tercih ederek 21 Ocak tarihli toplantısında politika faizinde değişikliğe gitmeyeceğini tahmin ediyorum.

Avrupa Merkez Bankası (ECB): Euro Bölgesinde TÜFE Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %0,3 düştü. TÜFE’deki yıllık değişim Ağustos-Aralık döneminde düşüşünü aralıksız sürdürüyor. ECB’nin son para politikası raporunda da okuduğumuz gibi talepteki azalma fiyatların da önceki yıla göre gerilemesine sebep oluyor. Öte yandan, aylık bazdaki fiyat değişimlerine baktığımızda 2020 yılının farklı yedi ayında kaydedilen yükselişlerin aslında yıllık enflasyondaki düşüşün hızını yavaşlattığını anlıyoruz. Özellikle Aralık ayında TÜFE’nin bir önceki aya göre %0,3 artış kaydetmesinin arkasında yatan ana sebep tedarik zincirindeki aksaklıkların hammadde fiyatlarını yükseltmesiydi. Elbette ki 2020 yılında TÜFE’de kaydedilen yıllık ortalama %0,3’lük artış ECB’nin %2 olan enflasyon hedefinden hayli uzak olduğunu belirteyim. Pandemideki yeni dalgaların ekonomi üzerinde yarattığı olumsuz etkiler sebebiyle ECB Aralık ayı toplantısında politika faizlerini sabit tutmuş, tüketim ve yatırımı hızlandırabilecek ve finansal gevşemenin devamlılığını sağlayacak ek yardım paketlerini devreye almış hatta program sürelerini 2022-2023 dönemlerine uzatma kararı almıştı. 2020 yılının ilk yarısında %7,7 daralan Euro Bölgesi ekonomisinin yılın üçüncü çeyreğinde %12,5 büyüme kaydetmesi, Ağustos-Kasım döneminde işsizlik oranının kademeli olarak düşmesi, Mayıs-Kasım döneminde sanayi üretiminin aylık bazda arka arkaya büyüme kaydetmesi ECB’nin gevşek para politikasının işe yaradığını gösteriyor. Tüm bu gelişmeleri dikkate aldığımızda, ECB için 21 Aralık toplantısında politika değişikliğine gidecek ek bir neden bulunmuyor.

Japonya Merkez Bankası (BOJ): BOJ, 2008 Küresel Finansal Kriz etkisiyle devreye aldığı parasal gevşeme adımları ile bilançosunu 2008 yılı Ağustos’tan 2019 yılı sonuna kadar 5,2 kat artırdı. Benzer hesap ABD Merkez Bankası (Fed) için 4,6 kat, ECB için 2,4 kattır. Peki Japonya ekonomisi bu ebatta bir parasal gevşemeden fayda sağladı mı? Aşağıdaki grafikte gri çubuklarla gösterilen BOJ bilançosundaki artışların (yani sisteme akıtılan paranın), mavi çizgiyle gösterilen çeyrek bazda GSYH büyüme oranlarını düşük hızla da olsa 2019 yılı sonuna kadar dengede tutabildiğini görüyoruz. Bununla da kalmayıp, 2008 krizi öncesinde %5,5 seviyelerindeki işsizlik oranının 2019 yılı sonunda %2,2 seviyelerine kadar gerilediğini de eklemekte fayda var. Aralık ayı para politikası toplantısı sonrasında yayınlanan raporda BOJ, ekonominin toparlanmaya devam ettiğini, ancak Kovid-19 belirsizliğine karşı ekonominin mevcut politikayla desteklenmeye devam etmesi gerektiğini vurgulamıştı. Mevcut riskleri dikkate alarak gevşek politikasını sürdürecek olan BOJ, 21 Ocak toplantısında faizlerde bir değişiklik yapmayacak. Takip edeceğimiz kısım, BOJ’un global ekonomik görünüm hakkındaki değerlendirmeleri olacak.

Kaynak: TDM

OCAK AYI TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ

Mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi Aralık ayında önceki aya göre değişiklik göstermeyerek 80,1 seviyesinde kalmıştı. Endeksin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durum, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durum olduğunu göstermektedir. Döviz kurundaki gerilemenin tüketici güveninde iyileşme getireceğini düşünüyorum. Öte yandan kapatmaların etkisiyle gelir kaybındaki artışlar ve %22 seviyesinin üzerine çıkan tüketici kredi faiz oranlarını dikkate aldığımda, tüketici güveninde önemli bir iyileşme ihtimalini zayıf görüyorum.

TCMB VE BDDK, 15 OCAK 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

8 Ocak verilerine göre TCMB’nin açıkladığı parasal büyüklükler (yani likidite seviyesi) son üç haftadır gerilemeye devam ediyor. Bunda TCMB’nin sürdürdüğü parasal sıkılaştırmanın etkisi var. Nitekim TCMB Aralık ayında politika faizini %15’ten %17’ye yükseltmesinin etkisiyle özellikle kredi faiz oranları ticaride %21, tüketicide %23 seviyelerini geçmiş durumda. Kredi hacminde de 7 Ocak haftasında hafif bir gerileme var. Bankalar para musluklarını kısmen kapatırken, portföy yatırımları için sermaye piyasalarına yabancı yatırımcı girişleri var. Bunun sebebi Aralık ayında TCMB’nin “bağımsızlık” sinyalini vermeye başlamasıyla ortaya çıkan güven algısı. Yabancı yatırımcının güven algısındaki artış, Aralık ayında Dolar-TL kurunun 7,90’lardan 7,40’ların altına kadar gerilemesini sağladı.  

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

Dr. Fulya Gürbüz

Yılın son haftasında imalat sektörü PMI verilerini izleyeceğiz

Kovid-19 dalgasının artması ile devreye alınan kısıtlamaların Aralık ayında imalat sektörlerine etkisini IHS Markit ilk tahminlerinden edineceğiz

28 ARALIK 2020, PAZARTESİ

KASIM AYI ULUSLARARASI REZERVLER VE DÖVİZ LİKİDİTESİ

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan uluslararası rezerv varlıkları Ekim ayında aylık 4,8 milyar dolarlık artışla 84,5 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Uluslararası rezervlerin önemli bir kısmını altın (42,2 milyar dolar), nakit ve mevduatlar (31,9 milyar dolar), menkul kıymetler (8,9 milyar dolar) oluşturuyor. Menkul kıymetler Nisan 2013’te gördüğü zirve olan 103,8 milyar dolardan Ekim 2020’de 8,9 milyar dolar seviyesine gerilemişken, altın rezervleri aynı dönemde 20,2 milyardan dolardan 42,2 milyar dolar seviyesine yükseldi. Nakit ve mevduatlar aynı dönemde 8,4 milyar dolardan 31,9 milyar dolara yükselmiş durumda. Böylece Nisan 2013’ten Ekim 2020’ye kadarki dönemde Türkiye’nin uluslararası rezervleri 134,0 milyar dolardan 84,5 milyar dolar seviyesine gerilemiş oldu. Peki, uluslararası rezervlerdeki erimenin Türkiye ekonomisi üzerinde nasıl bir etkisi oldu? Ekonomi yavaşladı: Uluslararası rezervlerin arttığı 2010-2013 döneminde Türkiye GSYH’si yıllık ortalama %8,3 büyürken, rezervlerin azaldığı 2014-2018 döneminde büyüme yıllık ortalama %5,0’e geriledi. Gelelim TCMB’nin kasasında nette ne kadar rezervi olduğuna. Yani, TCMB’nin varlıklarının yükümlülüklerini karşılayıp karşılamadığına. TCMB’nin Kasım 2016’da başladığı (0,3 milyar dolar) ve Mart 2019’da yoğun olarak kullanmaya başladığı (13,1 milyar dolar) vadeli döviz işlemlerinden (swap, forward ve futures) doğan yükümlülükleri en son Ekim 2020’de 61,3 milyar dolara yükselmiş durumda. Altın rezervlerini ayırdığımızda, Ekim 2019’da TCMB’nin likit olan döviz varlıkları (40,8 milyar dolar) ile vadeli döviz işlemlerinden doğan döviz yükümlülüklerinin (61,3 milyar dolar) farkını gösteren net pozisyon açığı 20,4 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Yani, TCMB’nin likit döviz varlıkları döviz yükümlülüklerini karşılamaya yetmiyor.

ARALIK AYI KÜRESEL İMALAT SEKTÖRÜ PMI İLK TAHMİNLERİ

IHS Markit tarafından açıklanan imalat sektörü PMI verileri Almanya ve Euro Bölgesinde Kasım ayında hız kaybederek büyümeye devam etmiş, ABD ve İngiltere’de ise imalat sektörü artan hızda büyümeye devam etmişti. Kovid-19 dalgasının artması ile devreye alınan kısıtlamaların Aralık ayında imalat sektörlerine etkisini IHS Markit ilk tahminlerinden edineceğiz. Ülke ve bölge olarak en büyük ticaret ortağımız olan Almanya ve Euro Bölgesi imalat sektörleriyle Kasım ayında benzer bir performans gösteren Türkiye’nin imalat sektörü hız kaybı yaşamış olsa da büyümesini sürdürmüştü. Aralık ayının ilk üç haftasında ticari kredilerdeki artış hızının Kasım ayının aynı dönemine göre artış kaydetmesi imalat sektörüne destekleyici bir etki yapmış olabilir. 31 Aralık’ta açıklanacak olan Aralık ayı SAMEKS sanayi verileri ve 4 Ocak’ta açıklanacak olan İSO ve IHS Markit işbirliğiyle yayınlanan Türkiye imalat sektörü PMI verileri söz konusu etkinin destekleyici olup olmadığını gösterecek. Ek olarak Ocak ayının ilk haftasında Dış Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanacak olan dış ticaret veriler dei imalat sektörünün Aralık ayı performansına ilişkin önemli bir ipucu olacak.

29 ARALIK 2020, SALI

ARALIK AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ

TÜİK tarafından açıklanan Ekonomik Güven Endeksi, Kasım ayında bir önceki aya göre 3,3 puan düşüşle 89,5 seviyesine gerilemişti. TÜİK’in açıklamasına göre ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması ortalama üzeri güveni, küçük olması ise ortalama altı güveni göstermektedir. Aralık ayında Ekonomik Güven Endeksinde en büyük ağırlığa sahip olan Reel Kesim Güven Endeksinin önceki aya göre %2,8 artış kaydetmesi ve Tüketici Güven Endeksinin önceki ayla aynı kalmasına rağmen Hizmet Sektörü Güven Endeksinin aylık %9,2’lik düşüşü Ekonomik Güven Endeksini aşağı çekecektir.

31 ARALIK 2020, PERŞEMBE

TÜİK KASIM AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ

TÜİK verilerine göre Ekim ayında ihracat 17,3 milyar dolar, ithalat 19,7 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Dış Ticaret Bakanlığı Aralık ayı başında Kasım ayı geçici verilerine ilişkin olarak ihracatın 16,1 milyar dolara gerilediğini, ithalatın ise 21,2 milyar dolara yükseldiğini duyurmuştu. Ocak ayı ilk haftasında Bakanlık, Aralık ayı dış ticaret verilerini açıklayacak.

ARALIK AYI SAMEKS SANAYİ VE HİZMET ENDEKSLERİ

Kasım ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış SAMEKS Sanayi Endeksi bir önceki aya göre 2,1 puan düşüşle 46,3 seviyesine gerilemişti. SAMEKS Hizmet Endeksi ise önceki aya göre 1,9 puan artışla 50,4 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50 seviyesinin altında olması sektörün önceki aya göre daraldığını, 50 seviyesinin üzerinde olması sektörün önceki aya göre büyüme kaydettiğini gösteriyor. Sanayi ve hizmet sektörlerinin bileşiminden oluşan SAMEKS Bileşik Endeksi ise Kasım ayında 0,5 puan azalışla 49,0 seviyesine geriledi.

2020 YILI 3. ÇEYREK DIŞ BORÇ STOKU

Haziran 2020’de Türkiye’nin dış borç stoku 421,8 milyar dolar ile Haziran 2016 seviyelerine gerilemişti. Dış borç stokunun 123,7 milyar dolarını kısa vadeli, 298,2 milyar dolarını orta ve uzun vadeli dış borçlar oluşturuyor. Toplam dış borç stokunun yaklaşık %39’u kamuya, %33’ü finansal olmayan kuruluşlara, %24’ü finansal kuruluşlara, %5’i TCMB’ye ait bulunuyor. Türkiye’nin toplam dış borç stoku Mart 2018’de 466,9 milyar dolar ile zirve yapmıştı. Dış borç stokunun Mart 2018’den Haziran 2020’ye olan dönemde 45,1 milyar dolar azalmasında finansal kuruluşların dış borç stokunun aynı dönemde 65 milyar dolar azalması, kamu sektörünün dış borç stokunun 22,8 milyar dolar artması ve TCMB’nin dış borç stokunun 18,2 milyar dolar artması etkili oldu.

TCMB VE BDDK, 25 ARALIK 2020 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

18 Aralık ile biten haftada, döviz tevdiat hesapları (DTH, döviz cinsinden mevduatlar) yeni rekorunu kırdı. DTH’lar bir önceki haftaya göre 2,4 milyar dolar artışla tarihi zirvesi olan 223,8 milyar dolar seviyesine yükseldi. TL cinsinden ortalama mevduat faiz oranı %15’i geçerken, TL mevduatları önceki haftaya göre 6,4 milyar dolar düşüşle 1 trilyon 557 milyar TL’ye geriledi. 1-3 ay vadeli TL mevduatlarının faiz oranı önceki ortalama %16,12’den %15,98 seviyesine geriledi. TL cinsinden tüketici kredi faizleri %22,26 seviyesi ile Ağustos 2019 seviyelerine yükseldi. TL cinsinden ticari kredi faizleri de %18,96 ile Eylül 2019 seviyelerine yükseldi. 24 Aralık’ta 2020 yılının son para politikası toplantısını gerçekleştiren TCMB, politika faizini %15’ten %17 seviyesine yükseltti. Aralık ayı başından itibaren %15 seviyesinde bulunan TCMB’nin ortalama fonlama faizi, politika faizindeki artışın ardından 25 Aralık’ta %15,48 olarak gerçekleşti. Uluslararası rezervler ise 18 Aralık’ta 91,8 milyar dolar ile Ağustos 2020 seviyelerine yükseldi. Rezervlerdeki artışta yabancı yatırımcıların Türkiye’nin hisse ve tahvil piyasalarında önceki haftaya göre 3 milyar dolarlık alım yapmaları etkili oldu. En son 13 Mart tarihinde yabancı yerleşiklerin hisse ve tahvil stoku 36,8 milyar dolar seviyesindeyken 18 Aralık’ta tekrar 34,5 milyar dolar seviyesine yükselmiş bulunuyor.

18 Aralık 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

1 OCAK 2021, CUMA

YENİ YILDA ÜLKEMİZE SAĞLIK, MUTLULUK, BEREKET DİLİYORUM.

Dr. Fulya Gürbüz

Rezervlerdeki azalışla Türk lirası eriyor

Merkez Bankası Eylül ayı Uluslararası Rezervler ve Döviz Likiditesi verilerini açıkladı.

Menkul kıymetler, nakit, mevduat ve altın rezervlerinden oluşan döviz varlıkları (aşağıdaki kırmızı çizgi) Eylül ayında önceki aya göre 4,1 milyar dolar azalışla 79,7 milyar dolara geriledi. Düşüşte döviz varlıklarının (aşağıdaki grafikte lacivert çizgi) önceki aya göre 2,4 milyar dolar, altın varlıklarının ise (aşağıdaki grafikte mavi çizgi) 1,6 milyar dolar azalması etkili oldu.

Kaynak: TDM

Yükümlülükler tarafında ise; döviz kredileri, menkul kıymetler ve mevduat yükümlülükleri (aşağıdaki grafikte mavi çizgi) 25,7 milyar dolar ile önceki aya göre değişmedi. TL karşılığı döviz vadeli sözleşmelerinden (future, forward ve swap dahil) doğan yükümlülükler ise (aşağıdaki grafikte yeşil çizgi) önceki aya göre 0,7 milyar dolar azalma kaydetti. Repo, ters repo ve ticari kredi yükümlülükleri de (aşağıdaki grafikte turuncu çizgi) benzer eğilimle 0,4 milyar dolar azalışla 5,0 milyar dolar seviyesine geriledi. Böylece, döviz ve altın varlıklarındaki azalmaya bağlı olarak net uluslararası rezervler (aşağıdaki grafikte gri çubuklar) Ağustos ayındaki 5,8 milyar dolar açık seviyesinden Eylül ayında 8,9 milyar dolar açık seviyesine gerilemiş oldu.

Kaynak: TDM

Daha az likit özelliği taşıyan altın rezervleri hariç tutulduğunda ise net uluslararası rezervler moral bozuyor. Aşağıdaki grafikte gri çubuklarla gösterilen “altın hariç net uluslararası rezervler” Ağustos ayındaki 49,3 milyar dolarlık açık pozisyon seviyesinden Eylül ayında 50,7 milyar dolar açık pozisyonu seviyesine yükseldi. Aşağıdaki grafikte kırmızı çizgiyle gösterilen Dolar/TL kurundaki yukarı yönlü sert yükselişten de görüleceği gibi Merkez Bankasının açık uluslararası rezerv pozisyonundaki artış Türk lirasının da erimesine sebep oluyor.

Kaynak: TDM

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: Enflasyon, PMI, döviz pozisyonu, reel efektif döviz kuru, İngiltere Merkez Bankası faiz kararı ve ABD işgücü verileri

4 Ağustos 2020, Salı

Temmuz ayı enflasyon verileri açıklanacak. Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ve yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Haziran ayında önceki aya göre sırasıyla %1,13 ve %0,69 artış kaydetmiş, yıllık artışlar sırasıyla %12,62 ve %6,17 olarak gerçekleşmişti. RKGE Temmuz ayı verileri üretim maliyetleri ve satış fiyatlarında yukarı seyrin sürdüğünü gösterdi.

Temmuz ayı IHS Markit satın alma müdürleri endeksleri (PMI) açıklanacak. Haziran ayında hizmet ve imalat sektörlerinden oluşan JP Morgan Küresel Bileşik Üretim Endeksi 11,4 puan artışla 47,7 seviyesine yükselmişti. Hizmetler İş Aktivitesi alt endeksi aylık 12,9 puanla 48,0 puan seviyesine yükseldi. Endeksin 50 seviyesi üzerindeki değerler sektörde önceki aya göre büyümeye işaret ediyor. Temmuz ayı ilk tahminlerine göre ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere imalat sektörü PMI endeksleri 50 seviyelerinin üzerine çıkarak sırasıyla 51,3, 54,0 ve 53,6 değerlerini aldı. Özellikle Temmuz ayında Euro Bölgesi imalat sektöründeki büyümenin olumlu etkisini Türkiye Temmuz ayı SAMEKS Sanayi Sektörü Endeksi, Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) ve Sektörel Güven Endekslerinde gördük. Dolayısıyla Haziran ayında 53,9 seviyesine yükselen İSO Türkiye İmalat PMI endeksindeki iyileşmenin Temmuz ayında da sürdüğünü göreceğiz.

5 Ağustos 2020, Çarşamba

Finans dışı firmaların Mayıs ayı döviz pozisyonu açıklanacak. Nisan ayında varlıklar aylık 4,2 milyar düşüşle 122,3 milyar dolara, yükümlülükler aylık 6,6 milyar dolar düşüşle 292,3 milyar dolara, net döviz pozisyon açığı da aylık 2,4 milyar dolar azalışla 170,0 milyar dolara gerilemişti.

Temmuz ayı Reel Efektif Döviz Kuru endeksi açıklanacak. Haziran ayında endeks önceki aya göre 0,67 puan artışla 69,32 seviyesine yükselmişti. Tarihsel olarak endeks 2007 yılı Aralık ayında 127,7 ile en yüksek, 2018 yılı Eylül ayında ise 62,5 ile en düşük seviyesini görmüştü. Türk lirası 2020 yılının ilk yarısında reel olarak %9 değer kaybetti.

IHS Markit hizmet sektörleri PMI endeksleri açıklanacak. Temmuz ayı ilk tahminlerine göre Euro Bölgesi ve İngiltere hizmet sektörü PMI endeksleri 50 seviyelerinin üzerine çıkarak sırasıyla 55,1 ve 56,6 değerlerini aldı. ABD hizmet sektörü PMI endeksi önceki aya göre iyileşme kaydederek 49,6 değerini aldı.

6 Ağustos 2020, Perşembe

İngiltere Merkez Bankası (BOE), para politikası toplantı kararını açıklayacak. BOE, 17 Haziran tarihli toplantısında %0,1 seviyesindeki politika faizini sabit bırakmıştı. Dünyanın altıncı büyük ekonomisi 2019 yılında %1,4 büyümüşken 2020 yılı ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %1,7, bir önceki çeyreğe göre ise %2,2 daraldı. 

7 Ağustos 2020, Cuma

ABD’de Temmuz ayı işgücü istatistikleri açıklanacak. Nisan ayında KOVİD-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle %14,7 seviyesine yükselen işsizlik oranı Haziran ayında %11,1 seviyesine gerilemişti. İşsizlik oranı 2010-2014 döneminde ortalama %8,0 iken 2015-2019 döneminde %4,4 seviyesine gerilemişti. Finansal krizin etkisini gösterdiği 2009 yılında ise işsizlik oranı maksimum %10,0 seviyesine ulaşmış yıllık ortalama işsizlik oranı ise %9,3 olmuştu. Ortalama saatlik kazançların yıllık artışı ise Nisan ayında yıllık %7,98 seviyesini gördükten sonra Haziran ayında %5,04 seviyesine geriledi. 24 Temmuz 2020 tarihli haftalık TCMB ve BDDK para ve banka verileri açıklanacak. 17 Temmuz verileri aşağıdaki gibidir:

Dr. Fulya Gürbüz

Merkez Bankası risklere dikkat çekti, politika faizini değiştirmedi

Merkez Bankası 23 Temmuz tarihli olağan para politikası kurulu toplantısında (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını %8,25 seviyesinde sabit tuttu. Toplantı sonrası yayınlanan basın duyurusunda şu gerekçeleri okuyoruz:

. “Koronavirüs salgınına ilişkin gelişmelere bağlı olarak küresel büyümedeki zayıflama yılın ikinci çeyreğinde derinleşmiştir. Ülkelerin attığı normalleşme adımlarıyla üçüncü çeyrekte kısmi toparlanma sinyalleri gözlenmekle beraber toparlanmaya ilişkin belirsizlikler yüksek seyretmektedir.”

Nitekim geçen hafta 15 Temmuz’da Japonya Merkez Bankası (BoJ) ve 16 Temmuz’da Avrupa Merkez Bankası (ECB), olağan PPK toplantılarında %2 olan enflasyon hedeflerine ulaşana kadar politika faizlerini sabit bırakarak genişlemeci politikalarını sürdürmeye devam edeceklerini duyurdular. BoJ ve ECB’nin politika faizlerinden biri olan mevduat faiz oranları sırasıyla eksi %0,1 ve eksi %0,5 seviyelerinde bulunuyor. Mevduat faizinin “eksi” olması demek bankaya para yatırdığınız zaman vadesi geldiğinde paranızdan faiz geliri kazanmak yerine bankaya faiz ödüyorsunuz demektir. Diğer bir anlatımla, BoJ ve ECB diyor ki “Bana para getirme, kredi olarak finansman ihtiyacı olanlara dağıt” (Bankalar ellerinde fazla para kaldığı zaman merkez bankalarında mevduat olarak değerlendirebiliyorlar). Ek olarak, Almanya ve Fransa liderleri AB ekonomisinin toparlanabilmesi amacıyla 21 Temmuz’da diğer AB liderlerini de ikna ederek 390 milyar eurosu hibe olmak üzere 2021-2027 dönemini kapsayan toplam 1,8 trilyon euroluk bütçe ve koronavirüs paketi üzerinde uzlaşmaya vardı. Dolayısıyla buradan ekonomik toparlanma hedefine ulaşabilmek için merkez bankaları politikalarının maliye politikaları ile desteklenmesi gerektiğini okuyabiliriz.   

. “İktisadi faaliyette kademeli normalleşme adımlarıyla birlikte Mayıs ayında başlayan toparlanma güç kazanmaktadır. Salgın hastalığa bağlı gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerinin sınırlandırılması amacıyla yakın dönemde uygulamaya konulan parasal ve mali tedbirler, ekonominin üretim potansiyelini destekleyerek finansal istikrara ve iktisadi faaliyetteki toparlanma sürecine katkı yapmaktadır. Turizm gelirlerinde salgın hastalığa bağlı olarak gözlenen düşüşe rağmen seyahat kısıtlamalarının hafifletilmesiyle kısmi bir iyileşme beklenmektedir. Mal ihracatındaki toparlanma ve emtia fiyatlarının düşük seviyeleri önümüzdeki dönemde cari işlemler dengesini destekleyecektir.”

.. Kısıtlamaların etkisiyle takvim ve mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretimi Nisan ayında önceki aya göre %30 daraldı, Mayıs ayında kısıtlamaların hafifletilmesiyle önceki aya göre %17 iyileşme kaydetti.

.. Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış perakende satışlar Nisan ayında önceki aya göre %21 daraldıktan sonra Mayıs ayında önceki aya göre %4 iyileşme kaydetti.

.. Konut satışları Nisan ayında önceki aya göre %61 azalmasının ardından kredi ve mevduat faizlerindeki düşüşün etkisiyle Mayıs ayında konut satışları %19, Haziran ayında %273 artışla 190.012’ye yükseldi.

.. Otomotiv sektörü satışları Nisan ayında önceki aya göre %47 azalmasının ardından Mayıs ve Haziran aylarında kredi ve mevduat faizlerindeki düşüşün etkisiyle sırasıyla aylık olarak %22 ve %119 artış kaydetti.

.. İhracat, Nisan ayında önceki aya göre %33 daraldıktan sonra Mayıs ve Haziran aylarında sırasıyla aylık olarak %11 ve %35 artış kaydetti. Ödemeler dengesi verilerine göre, altın hariç ihracat Mayıs ayında önceki aya göre %19 artış kaydetti.

.. İthalat, Nisan ayında önceki aya göre %31 daraldıktan sonra Mayıs ve Haziran aylarında sırasıyla %3 ve %22 artış kaydetti. Ödemeler dengesi verilerine göre, altın hariç ithalat Mayıs ayında önceki aya göre %4 artış kaydetti.

Turizm gelirlerindeki sert düşüşü dikkate aldığımızda, mal ihracatının mal ithalatından daha hızlı artması ve düşük emtia fiyatları elbette cari işlemler dengesini olumlu etkileyecektir. ABD-Çin ticaret geriliminin devam etmesi ve pandeminin tedarik zincirinde yarattığı sıkıntıya bağlı olarak umudumuz Türkiye’nin tedarik zincirinden pay kapabilmesi. Bu olasılığın gerçekleşmesi hem sanayi üretiminde hem de dış ticaretteki artışta sürdürülebilir bir devamlılık getirecektir. Tersi durumda ise talep daralması kaynaklı ithalatta gerileme sebebiyle cari işlemler dengesinde iyileşme göreceğiz.   

. “Toplam talep koşullarının sınırlayıcı etkisine karşın, salgına bağlı birim maliyet artışlarının yansımalarıyla çekirdek enflasyon göstergelerinin eğilimlerinde yükseliş gözlenmektedir. Uluslararası emtia fiyatları tüketici enflasyonunu sınırlamaya devam ederken, gıda enflasyonu dönemsel ve salgına bağlı etkiler nedeniyle artmıştır. Salgına bağlı tedbirlerle kısa vadede etkili olan arz yönlü unsurların, normalleşme sürecinin devamıyla kademeli olarak ortadan kalkacağı öngörülmektedir. Nitekim öncü göstergeler, normalleşme sürecinde kapasite kısıtlarına tâbi olan hizmet gruplarındaki aylık fiyat artışlarının yavaşlamaya başladığına işaret etmektedir. Yılın ikinci yarısında talep yönlü dezenflasyonist etkilerin daha belirgin hale geleceği öngörüsü korunmakla birlikte, yakın dönemdeki gerçekleşmeler nedeniyle yıl sonu enflasyon tahmini üzerindeki risklerin yukarı yönlü olduğu değerlendirilmektedir. Bu çerçevede Kurul, enflasyon görünümünü etkileyen tüm unsurları dikkate alarak, politika faizinin sabit tutulmasına karar vermiştir.”

Kredi hacmindeki yükselişin devam etmesi, konut ve otomotiv satışlarında Haziran ayında yaşanan hızlanma, ek olarak tedarik zincirindeki aksamalar fiyatlar genel seviyesinin aşağı gelmesini önleyen faktörler. Merkez Bankasının dezenflasyonist beklentisini canlı tutmasına rağmen %7,4 olan yılsonu enflasyon hedefi üzerinde risklerin yukarı yönlü olduğunu vurgulaması yaz döneminin sonuna yaklaşırken kredi büyümesindeki hızlanmanın devamlılığını sorgulatan bir gelişme.

Ekonomik ve finansal aktivite Haziran ve Temmuz aylarında ağırlıklı olarak kredi büyümesi ile beslendi. Bu taraftan gelecek bir bozulma, özellikle bankaların bilanço kalitesi üzerinde sorgulamaların başlamasına sebep olabilir.

Öte yandan, 2019 yılında toplam 124 milyar TL açık veren bütçenin, 2020’nin ilk 6 ayında 109 milyar TL açık vermesi Ekim ayında yüksek iç borç ödemesi yapacak olan Hazine’nin borçlanma maliyeti üzerinde risk oluşturuyor. Bu da faiz harcamalarında artış olması demek.

Yabancı turist bazlı turizm sektöründeki zayıflık, Merkez Bankasının ardından kamu bankalarının negatif net döviz varlıkları, ek olarak sonbaharla birlikte okulların başlaması, giyim ve gıda fiyatları ile enerji maliyetlerindeki artış gibi faktörleri dikkate alırsak, Ekim ayına kadar Merkez Bankasının %8,25 seviyesindeki politika faizini düşürmesini gerektirecek bir sebep şu an için gözükmüyor.

Dr. Fulya Gürbüz