Ilımlı büyüyen ABD’de görünüm bozuluyor: Tedarik ve fiyat

ABD Merkez Bankası Fed, 3 Ocak-17 Şubat dönemini kapsayan Mart ayı Bej Kitap (Beige Book) raporunu yayınladı.

Ocak ayı Bej Kitap raporuna kıyasla;

. Tüketici harcamaları hafif zayıfladı, otomotiv sektörü karışık görünüm ortaya koydu, imalat sektörü ılımlı büyüdü, tedarik zinciri sorunu ve düşük stoklar özellikle inşaat sektörünü aşağı baskıladı, konut talebi artsa da düşük stok sebebiyle ev satışları aynı kaldı, enerji sektörü ılımlı büyüdü.

. Kredi hacmi aynı kalsa da finansal koşullar kısmen zayıfladı.

. İstihdam ılımlı arttı, ücret artış hızı kısmen zayıfladı.

. Yüksek işgücü ve özellikle nakliye ücretleri ile artan talep girdi maliyetlerini yukarı çekti. Maliyetlerdeki artış çıktı fiyatlarına yansıtıldı. Fiyatların önümüzdeki dönemde de artmaya devam edeceği bekleniyor.

. Gelecek 6 ay için ekonomik görünüm olumlu olsa da artan belirsizliklere dikkat çekildi.

Küresel olarak yüksek enflasyon riski artıyor…

Mart ayı Bej Kitap Rusya’nın Ukrayna’yı işgal ettiği 24 Şubat tarihi öncesi dönemi kapsadığı için 20 Nisan’da yayınlanacak Bej Kitap’ta görünüm daha farklı olacak. İşgalin uzaması arz kısıtları, yüksek taşıma ve enerji maliyetleri sarmalında enflasyonu yukarı yönlü hızlandırarak mal ve hizmet üretimini aşağı baskılayacaktır. Fed Başkanı Powell 16 Mart’ta yapılacak para politikası toplantısında 25 baz puanlık ölçülü bir faiz artırımına gidileceğini söyledi.

Dr. Fulya Gürbüz

Sert maliyet ve fiyat artışları Aralık 2021’de yurt içi üreticiyi vurdu, ihracatı dış talep destekledi

Kaynak: IHS Markit, İSO

2021 yılı Aralık ayı imalat sektörü PMI endeksi aylık 0,1 puan artışla 52,1 seviyesine hafif yükseldi. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü gösteriyor.

Her ne kadar imalat sektöründe istihdam Aralık ayında artış kaydetse de döviz kurundaki sert yükselişe bağlı olarak;
. Girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları sert yükseldi.
. Yükselen fiyatlar, satın alımların zayıflamasına, üretimde yavaşlamaya, girdi ve nihai ürün stoklarının azalmasına sebep oldu.
. Uluslararası talepteki iyileşmeye bağlı olarak ihracat siparişleri artışını sürdürdü.

Dr. Fulya Gürbüz

Bej Kitap: Kısıtlara rağmen ABD ekonomisi güçlenmeye devam etti

ABD ekonomisi Ekim-Kasım döneminde hafiften daha ılımlıya doğru güçlü bir performans gösterdi, tedarik zinciri ve işgücü zorlukları ana belirsizlikler olarak vurgulandı.

8 Ekim-18 Kasım dönemini kapsayan ve ABD Merkez Bankası (FED) tarafından yayınlanan Aralık ayı Bej Kitap (Beige Book) raporuna göre güçlü talep artışına rağmen tedarik zinciri sorunları ve istihdam kıtlığı ekonomik büyümeyi bastırmaya devam etti.

ABD’de İmalat ve Hizmet Sektörleri Toplamı Büyümeye Devam Ediyor (endekste 50 üzeri değerler büyümeyi gösteriyor)

Ekonomik aktivite hızlandı…

Raporda artan otomobil talebine dikkat çekilirken düşük stokların satışları aşağı çektiği belirtildi. Delta varyantının yayılmasında azalma yaşanmasının etkisiyle eğlence ve konaklama faaliyetleri arttı. Malzeme ve istihdam eksikliğine rağmen inşaat sektörü ılımlı, imalat sektörü ise daha güçlü büyüdü. Konut kredilerindeki düşüşe rağmen toplam kredi talebi arttı.

Talep artışı, isgücü kıtlığı ve yüksek girdi maliyetleri fiyat baskılarını artırdı…

Çocuk bakımı, emeklilik ve Covid-19’a ilişkin güvenlik endişeleri istihdam piyasasını zorlayan ana etkenler olurken, aşı zorunluluğu işe alımları sınırladı. Söz konusu zorluklar işverenlerin ücret artışlarını yukarı çekmesine sebep oldu.

Güçlü hammadde talebi, lojistik zorluklar ve zayıf işgücü piyasası girdi maliyetlerini yukarı çekse de yarı iletken ve belli bazı çelik ürünleri stoklarının güçlü olması ile kontrat yükümlülüklerinin fiyat artışlarını engellemesi, fiyat baskılarının hafiflemesine sebep oldu.

ABD’de Enflasyon Yıllık %6 Seviyesini Aştı

Riskler canlılığını koruyor…

Raporda, ABD ekonomisine yönelik en büyük belirsizliğin “tedarik zinciri ve işgücü zorluklarının ne zaman hafifleyeceği” olduğu vurgulandı.

ABD ekonomisinin güçlü seyri FED’i gevşek para politikasından adım adım uzaklaştırıyor

14-15 Aralık para politikası toplantısında FED, pandemi kaynaklı varlık alım programını daha erken sonlandırmayı tartışacak. Piyasalar, FED’in 2022 yılı ikinci çeyreği başında faiz artırımı yapacağını fiyatlıyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Lagarde: Arz, talep ve yeşil dönüşüm eğilimleri enflasyon ve büyüme üzerinde karışık sinyaller veriyor

Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkanı Lagarde, 28 Eylül’de AMB Forumu’nda “Pandemi sonrası: para politikasının geleceği” başlıklı konuşmasında pandeminin benzeri olmayan bir durgunluk ve toparlanma getirdiğini, istisnai koşullarda ortaya çıkan enflasyonist etkilerin ise eninde sonunda geçeceğini umduklarını söyledi. Uzun vadede Lagarde iyimser olsa da kısa vadede enflasyon üzerindeki baskı devam edecek.

Dünyanın üçüncü büyük ekonomisi olan Euro Bölgesi (EB) 2021 yılının ilk yarısında ortalama %6,6’lık büyüme kaydetti. Pandemi kaynaklı arz darboğazı olmasaydı EB’nin ihracat hacminin yılın ilk yarısında %7 daha fazla olacağını söylüyor Lagarde ve ekliyor “Pandeminin küresel nakliye, kargo taşımacılığı ve yarı-iletkenler gibi kilit endüstrileri etkilemeye devam etmesi halinde büyümeye yönelik riskler artabilir.” AMB, Ağustos ayında %3 seviyesine ulaşan enflasyonun gelecek beş yılda yavaş bir hızda %2 hedefine yakınsayacağını tahmin ediyor.

Lagarde konuşmasında, pandeminin enflasyon görünümüne yönelik ortaya koyduğu yeni eğilimleri üç ana başlıkta topluyor:

Talep tarafı… Pandemi öncesinde tarihsel olarak ortalama %1,3 seviyesindeki çekirdek enflasyonun 1,1 yüzde puanı tüketimde en büyük ağırlığa sahip olan hizmet enflasyonundan (ağırlıklı olarak çalışan ücret artışlarından) kaynaklanıyor. AMB, 2022 yılı sonunda tüketimin pandemi öncesi seviyesinden %3 yukarıda olacağını, hanehalkı güveninin artmasıyla birlikte biriken tasarruflarını harcamaya yönelteceklerini, bunun da ücretleri artıracağını tahmin ediyor. Hizmet enflasyonunu ise aşağı çeken iki faktör sıralanıyor. İlki, kısıtlamaların gevşetilmesine rağmen hizmet tüketiminin 2021 yılının ikinci çeyreğinde halen pandemi öncesi seviyesinden %15 aşağıda olması. İkincisi, işgücüne katılımın istihdam artışından daha hızlı artması sebebiyle işsizlik oranının ancak 2023 yılının ikinci çeyreğinde pandemi öncesi seviyesine gerileyebileceği ve ücretlerin ılımlı artacağı beklentisi.

Arz tarafı… Pandeminin arz tarafında yarattığı iki şok etkisi var: Küresel tedarik zinciri ve işgücü piyasası. Söz konusu şokların dijitalleşme sürecinde Avrupa’da 7 yıllık hızlanmayı beraberinde getirse de sosyal uyuşmada farklı sonuçlara sebep olabileceğini dile getiriyor Lagarde ve uzun vadede enflasyonist baskıları artırabilecek olası değişimlere örnekler veriyor:

. Hizmetlerin sanallaştırılmasına dayalı ikinci bir küreselleşme dalgası -güçlü ücret artışları durumunda bile- birim işgücü maliyet artışını azaltarak verimliliği artırabilir ancak yüksek pazar gücüne sahip “yıldız” dijital şirketler fiyatları artırabilir.  

.  Arz kısıtlarının şirketleri tedarik zincirlerini çeşitlendirmeye veya üretim yerlerini değiştirmeye yönlendirmeleri yüksek maliyetlere sebep olabileceğinden maliyetler tüketicilere yansıtılabilir.

. Hızlı dijitalleşmeyle birlikte gerekli iş becerisine sahip çalışan kıtlığının sebep olabileceği yüksek ücret artışları asgari ücretleri yukarı çekebilir.  

Yeşil dönüşüm (Düşük karbon ekonomisine geçiş)… Lagarde, Finansal Sistemi Yeşillendirme Ağı’nın (The Network for Greening the Financial System) tahminine göre hırslı bir yeşil dönüşüm geçiş politikasının Avrupa’da enflasyonu, geçiş öncesine göre, 1 yüzde puan artırabileceğine dikkat çekiyor. Dahası, mevcut durumda en çok petrol fiyatları dikkate alınırken, yeşil dönüşümle birlikte enerji fiyatlarının tüketici fiyatlarına geçişkenliğini ölçmek daha karmaşık hale gelecek.

Yüksek karbon fiyatlarının satın alım gücünü azaltabileceği ve bunun enflasyonu aşağı çekebileceği riskini ortaya koyan Lagarde, bir araştırma sonucuna göre EB ülkelerinde karbon vergilerinin devreye alınmasıyla manşet enflasyonun artacağına, öte yandan gıda ve enerji fiyatlarını dikkate almayan çekirdek enflasyonun ise düşeceğine dikkat çekiyor.

Avrupa Komisyonu, Avrupa’nın iklim ve enerji hedeflerine ulaşmak için 2030 yılına kadar her yıl yaklaşık 330 milyar Euro, dijital dönüşümü gerçekleştirmek için de her yıl yaklaşık 125 milyar Euro tutarında yatırım yapılması gerektiğini tahmin ediyor.

Lagarde, önümüzdeki dönemde para politikasına ilişkin olarak temel zorluğun orta vadede hiçbir etkisi olmayan geçici arz şoklarına aşırı tepki vermeden enflasyonu %2 hedefine yaklaştırmak olduğunu söylüyor. Faiz oranlarına yönelik yeni sözlü yönlendirmenin arz yönlü riskleri yönetmek için uyumlu olduğuna; kalıcı olduğuna inandıkları ve güvendikleri noktada manşet enflasyondaki gelişmelere tepki göstereceklerine, enflasyonun hedeften yukarıda kalması halinde emin olana kadar sabırlı olacaklarına vurgu yapıyor. Talep tarafında ise, para politikası ekonomik toparlanmayı gerekli kılan şartları sağlamaya devam edecek.  

Dr. Fulya Gürbüz

Delta varyantı, gelişmiş ekonomilerde aktiviteyi zayıflatıyor

IHS Markit, Ağustos ayına ait hizmet ve imalat sektörlerini kapsayan öncü PMI ülke raporlarını yayınladı. PMI endekslerinin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü, 50 altındaki değerler ise daraldığını gösteriyor.

Özetle, Ağustos ayında küresel bazda tedarik süreleri, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları artmaya devam etti, tedarik zincirindeki sorunlar imalat sektöründe üretimi aşağı yönlü baskıladı, Delta varyantına yönelik endişeler hizmet sektörü üzerindeki baskısını sürdürdü, geleceğe yönelik iyimserlik imalat sektörü istihdamında kısıtlı da olsa artış getirdi. Özellikle en büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesi imalat sektöründe olumlu görünümün Ağustos ayında sürmesi Türkiye’nin imalat sektörünü de olumlu etkileyecektir.

Detaylara baktığımızda, en büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesinde Kovid-19 kaynaklı kısıtlamaların gevşemesine bağlı olarak hizmet ve imalat sektörleri yavaşlayan bir hızla da olsa Ağustos ayında güçlü büyümesini sürdürdü. Artan talep ve hızlanan aşılama, işe alımlarda hızlanmayı getirdi ancak tedarik zincirindeki sorunlar üretim artışının hızlanmasını engellemeye devam etti.

(Yeşil Çizgi, Sol Eksen, “Euro Bölgesi Kompozit PMI Endeksi”); (Gri Çubuk, Sağ Eksen, “GSYH”)

Hizmet sektöründe açılmalarla birlikte İngiltere’de artan iç ve dış talebe rağmen personel sıkıntısı ve tedarik zinciri sorunları sebebiyle Ağustos ayında hizmet ve imalat sektörlerinde büyüme hızında yavaşlama görülürken, işe alımlarda hızlanma yaşandı. Başta ücret artışları olmak üzere, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarında artış devam etti.

(Yeşil Çizgi, Sol Eksen, “İngiltere Kompozit Üretim Endeksi”); (Gri Çubuk, Sağ Eksen, “GSYH”)

Delta varyant vakalarındaki artış ve kapasite kısıtlarının etkisiyle ABD’de hizmet ve imalat sektörlerindeki güçlü büyüme Ağustos ayında hız kesti, imalat sektörüne yönelik siparişlerde ise artış oldu. Kısıtlar sebebiyle, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarındaki artış hızlandı. İstihdamda ise nitelikli işgücü bulmada zorlukların devam etmesi, istihdam artışında zayıflamayı beraberinde getirdi. Kovid-19 kaynaklı endişelere bağlı olarak Şubat 2021’den bu yana ilk kez ihracat siparişleri önceki aya göre geriledi.

(Yeşil Çizgi, Sol Eksen, “ABD Kompozit PMI Endeksi”); (Gri Çubuk, Sağ Eksen, “GSYH”)

Delta varyantının gölgesinde artan Kovid-19 vakaları ve akabinde devreye alınan kapatmaların etkisiyle Avustralya’da hizmet sektöründeki daralma Ağustos ayında devam ederken azalan iç ve dış talebe bağlı olarak imalat sektöründe üretim artışı Haziran 2020’den bu yana ilk kez Ağustos ayında düştü. Beraberinde, Ekim 2020’den bu yana ilk kez Ağustos ayında işten çıkarmalara tanık olundu. Ülkede işsizlik artarken, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarındaki artış sürüyor.

(Yeşil Çizgi, Sol Eksen, “Avustralya Kompozit Üretim Endeksi”); (Gri Çubuk, Sağ Eksen, “GSYH”)

Japonya’da, Avustralya’ya benzer olarak, Delta varyantı kaynaklı kısıtlamaların Ağustos ayında da devrede olması hizmet sektöründe daralmanın Ağustos ayında daha sert artmasına sebep oldu. İmalat sektöründe ise üretim önceki aya göre zayıflayan bir hızla da olsa büyümesini sürdürdü, hatta aşılamadaki hızlanmanın desteğiyle işe alımlarda hızlanma kaydedildi. İmalat sektöründe girdi maliyetleri yavaşlayan bir hızla artışını sürdürürken, çıktı fiyatları sert yükseldi.

(Turuncu Çizgi, Sol Eksen, “Japonya Kompozit Üretim Endeksi”); (Gri Çubuk, Sağ Eksen, “GSYH”)

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomik aktivite haziranda hızlandı, temmuzda zayıflama işaretleri var

2020 yılı Mart ayında Dünya Sağlık Örgütü’nün koronavirüsü pandemi ilan ettikten sonra Nisan ayında kapatma yaşanmış, ekonomik aktivite durma noktasına gelmiş, ertesi ay kısıtlamaların gevşetilmesiyle ekonomik aktivitede hızlanma yaşanmıştı. Benzer durumu yüksek vaka sayılarına bağlı olarak kapanmanın yaşandığı 2021 yılı Mayıs ayının ertesinde Haziran ayında gördük: Özellikle hizmet sektöründeki kısıtlamaların gevşetilmesiyle birlikte üretim, tüketim ve istihdamda büyüme gördük. Temmuz ayında ise üretim ve talep tarafında zayıflama işaretlerine tanık olduk.

Haziran ve Temmuz aylarına ilişkin ekonomik aktivitedeki gelişmeleri, açıklanan verileri dikkate alarak sıralayalım:

Haziran ayında iç ve dış talepteki artışın desteğiyle sanayi üretimi arttı…

Kaynak: TÜİK

Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretimi endeksi Haziran ayında önceki aya göre %2,3 arttı. Aylık bazda dayanıklı tüketim malı üretimi %5,0, dayanıksız tüketim malı üretimi %4,2, sermaye malı üretimi %3,6, ara malı (hammadde) üretimi %0,9 artış kaydetti.

Sanayi üretimindeki artışın gerisinde yatan ana etkenler Temmuz ayında hem iç hem de dış talepteki artış oldu:

. Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış perakende satış endeksi aylık bazda %14,4 arttı,

. Konut ve taşıt hariç bireysel krediler aylık bazda %1,9 arttı,

. İhracat aylık bazda %2,4 arttı,

. İmalat sektöründe ara malı (hammadde), tüketim malları ve yatırım malları üretimi kapasite kullanım oranları (KKO) aylık bazda sırasıyla %0,9, %1,5 ve %4,6 artış kaydetti.

. IHS Markit ve İSO işbirliğiyle hazırlanan imalat sektörü PMI endeksi 51,3 değeri ile büyüme bölgesine yükseldi; sektörde üretim, yeni siparişler ve istihdam arttı, üretimi artan sektörlerin sayısı Mayıs ayına göre ikiye katlanarak 6 oldu.

Temmuz ayında sanayi üretiminde zayıflama işaretleri var…

. Ticaret Bakanlığı verilerine göre Temmuz ayında ihracatın önceki aya göre %17,0 oranında düşmesi imalat sektöründeki zayıflığı destekliyor.

.Temmuz ayında konut ve taşıt hariç bireysel kredilerdeki artış hızının yavaşlaması perakende satışlardaki artışta kısmen de olsa yavaşlatıcı bir etkiye sebep olacak. Nitekim bir önceki hafta yayınlanan Perakende Güven Endeksi verilerinde “Son 3-ayda iş hacmi (satışlar)” alt endeksinde satışların Temmuz ayında önceki aya göre yavaşlayarak da olsa artmaya devam ettiğini görmüştük.

. Temmuz ayında ara malı imalatı KKO Temmuz ayında önceki aya göre çok hafif yükselirken, tüketim malı imalatı KKO %1’lik artış gösterdi, yatırım malı imalatı KKO ise önceki aya göre düştü. Temmuz ayında özellikle dayanıksız tüketim malı imalatı KKO’nun %1,5 artış göstermesi sanayi üretimini destekleyici bir unsur olacak. Dayanıklı tüketim malı imalatı KKO’nun Temmuz ayında önceki aya göre %1,7 gerilemesi, yatırım malı imalatı KKO’nun ise %2,8 gerilemesi sanayi üretimi üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor

. Temmuz ayı IHS Markit ve İSO işbirliğiyle hesaplanan imalat sektörü PMI endeksi verilerinde ise üretimi artan sektörlerin sayısı 6’dan 5’e düştü. Yurt dışı siparişlerdeki artış toplam siparişlerin üzerinde olurken üretim, istihdam ve satın alımlarda büyüme devam etti.

. MÜSİAD’ın yayınladığı Temmuz ayı sanayi sektörü SAMEKS endeksi verilerinde İSO’nun yayınladığı PMI verilerinin tersine üretim ve yeni siparişlerde düşüş ortaya konurken, PMI verilerine paralel olarak istihdam ve satın alımlarda büyüme gördük.

. Temmuz ayı Reel Kesim Güven Endeksi verilerinde ise mevcut toplam siparişlerde önceki aya göre iyileşme; gelecek döneme ilişkin sipariş ve yatırım harcaması beklentilerinde artış gördük.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Dış borç ve ekonomik aktivite

28 Haziran – 2 Temmuz haftasında 2021 yılı ilk çeyrek dış borç stokunu, Haziran ayına ilişkin; imalat ve hizmet sektörleri PMI endeksleri, dış ticaret verileri ve ABD’de işgücü verilerini takip edeceğiz. Aşılamanın hızlanmasına rağmen vaka sayılarında önemli bir iyileşme görülmemesinin ekonomik aktivitedeki izdüşümüne ve yurt dışı talebe odaklanacağız.  

29 HAZİRAN 2021, SALI

HAZİRAN AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

18 günlük kapatmanın hakim olduğu Mayıs ayında, ekonomik güven endeksi aylık 1,3 puan düşüşle 92,6 değerine gerilemişti. Ekonomik güven endeksindeki düşüş; tüketici, reel kesim (imalat sanayi), hizmet ve perakende ticaret sektörü güven endekslerindeki düşüşlerden kaynaklanmıştı. Haziran ayında ise aşılamadaki hızlanma ve kısıtlamaların gevşetilmesiyle birlikte hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörleri ile tüketici güveninde artış gördük. Dolayısıyla, Haziran ayında ekonomik güven endeksinde de yükseliş göreceğiz.

Kaynak: TÜİK

30 HAZİRAN 2021, ÇARŞAMBA

2021 YILI 1. ÇEYREK DIŞ BORÇ STOKU – HAZİNE VE TCMB

2020 yılı son çeyreğinde Türkiye’nin toplam dış borç stoku 450,0 milyar dolar seviyesindeydi. Kısa vadeli dış borç stoku 138,5 milyar dolar, uzun vadeli dış borç stoku 311,5 milyar dolar seviyesindeydi. Dış borcun %38’ini kamu sektörü, %33’ünü finans dışı özel sektör, %23’ünü özel sektör finans kuruluşları kalanını da Merkez Bankası oluşturmaktadır. Ödemeler dengesi verilerine göre Hazine 2021 yılı ilk çeyreğinde nette (borçlanma eksi geri ödeme) 122 milyon dolarlık dış borçlanma gerçekleştirdi. Bankalar nette 68 milyon dolarlık borç geri ödemesi yaptı. Reel sektör ise ilk çeyrekte nette 370 milyon dolarlık kullandı. Böylece toplam dış borç ilk çeyrekte 424 milyon dolar artış kaydetti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

HAZİRAN AYI SAMEKS HİZMET VE SANAYİ SEKTÖRLERİ ENDEKSLERİ – MÜSİAD

Mayıs ayında SAMEKS (Satın Alma Müdürleri Endeksleri) hizmet sektöründe aylık 1,4 puan düşüşle 51,5, sanayi sektöründe aylık 2,3 puan düşüşle 49,9 seviyesine gerilemişti. Endeksin 50 seviyesinin altındaki değerler önceki aya göre daralmayı, üzerindeki değerler ise büyümeyi gösteriyor. Mayıs ayında Covid-19 kaynaklı kapatmalar, her iki sektörü de olumsuz etkiledi. Aşılamanın hızlandığı ve kısıtlamaların gevşetildiği Haziran ayında her iki sektörde aktivitenin hızlandığını göreceğiz. 

MAYIS AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ – TÜİK

Haziran ayı başında Ticaret Bakanlığının açıkladığı verilere göre ithalat Mayıs ayında bir önceki aya göre 1,3 milyar dolar düşüşle 20,6 milyar dolar, ihracat 2,3 milyar düşüşle 16,5 milyar dolar seviyelerine gerilemişti. İhracatın ithalattan daha hızlı düşmesinin etkisiyle dış ticaret açığı Nisan ayına göre 1,0 milyar dolar artışla 4,1 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Bu bilgilere sahipken asıl odaklanacağımız konu Ticaret Bakanlığının duyuracağı Haziran ayı dış ticaret verileri olacak.

Kaynak: TÜİK

1 TEMMUZ 2021, PERŞEMBE

İMALAT SEKTÖRÜ PMI ENDEKSİ – IHS MARKIT VE İSTANBUL SANAYİ ODASI

İstanbul Sanayi Odası ve IHS Markit’ten elde edilen PMI (satın alma müdürleri endeksi) verilerine göre endeks Nisan’da 50,4 seviyesindeki iken Mayıs ayında 49,3 seviyesine gerilemişti. SAMEKS endeksine benzer olarak imalat sekörü PMI verisinin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise sektörün daraldığını göstermektedir. 23 Haziran’da IHS Markit tarafından yayınlanan Haziran ayı öncü PMI verileri ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere imalat sektörlerinin hızlanan hizmet sektörlerinin etkisiyle büyümeyi sürdürdüğünü, ancak hammadde ve nitelikli işgücündeki yetersizlikler sebebiyle imalat sektörünün talepleri karşılamakta yetersiz kaldığını göstermiştir. Haziran ayında söz konusu küresel talep artışından Türkiye imalat sektörünün nasıl etkilendiğini PMI raporundan okuyacağız.

Kaynak: IHS Markit, ISO

TCMB VE BDDK, 25 HAZİRAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

18 Haziran ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artış kaydetti. TL cinsi mevduatlar önceki haftaya göre yatay kalırken, TL cinsi krediler hafif yükseldi. TL cinsi mevduat faiz oranları %16-19 aralığında seyrederken, TL cinsi kredi faiz oranları %17-24 aralığında bulunuyor. Döviz mevduatları tarafında, önceki haftaya göre tüzel kişiler 0,5 milyar dolar ve gerçek kişiler 1,0 milyar dolar düşüş kaydetti, böylece DTH’lar toplamda 1,5 milyar dolar düşüşle 118,5 milyar dolar seviyesine geriledi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,3 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar düştü. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 97,3 milyar dolar ile önceki haftaya göre 2,5 milyar dolar artış kaydetti; altın rezervleri 1,9 milyar dolar azaldı, brüt döviz rezervleri 4,3 milyar dolar arttı. Brüt döviz rezervlerindeki 4,3 milyar dolarlık artışın 2,5 milyar dolarlık kısmı Hazine’nin 15 Haziran’da yaptığı ABD doları cinsi kira sertifikası ihracı oldu. Hazine’nin 22 Haziran’da gerçekleştirdiği 2,5 milyar dolarlık Eurobond ihracından gelen parayı da 25 Haziran haftası verilerinde göreceğiz. Brüt döviz rezervleri 30 Nisan’dan 18 Haziran’a kadar 9,1 milyar dolar artış kaydetti. Öte yandan Merkez Bankasının net rezerv açığı 18 Haziran ile biten haftada önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar artışla 36,2 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi stoku önceki haftaya göre 0,9 milyar dolar azalırken, devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku önceki haftaya göre 0,9 milyar dolar artış kaydetti böylece toplam stok önceki haftaya göre değişiklik göstermeyerek 28,6 milyar dolar olarak kaldı. Yurt dışı yerleşikler 18 Haziran ile biten haftada hisse senetlerinde 3 milyon dolar, DİBS’te 4 milyon dolarlık net satışlar gerçekleştirdiler.

2 TEMMUZ 2021, CUMA

HAZİRAN AYI TEPAV PERAKENDE GÜVEN ENDEKSİ (TEPE) – TEPAV

Mayıs ayında mevsimsellikten arındırılmış TEPE, Nisan ayına göre kötüleşerek eksi 18,8 değerine gerilemişti. Sektör anket katılımcılarının geçen üç ayda işleri daha kötüleşmiş, mevcut stok düzeyleri artmış, gelecek üç ayda satış beklentilerinin artmasına paralel olarak ise istihdam arttırma beklentileri iyileşmişti. Aşağıdaki grafikte göreceğiniz gibi TEPE (kırmızı çizgi) Şubat 2021’den bu yana Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin ortalamasından (mavi çizgi) giderek daha kötümser bir tablo ortaya koyuyor. AB-27’deki iyileşmenin hızlanmasının ana sebebi Bölge’de aşılamanın desteğiyle vaka sayılarının azalması ve paralelinde kısıtlamaların gevşetilmesidir.

2021 YILI 2. ÇEYREK BANKA KREDİLERİ EĞİLİM ANKETİ – TCMB

2021 yılı 1. çeyreğinde bankaları baz alan anket sonuçlarına göre tüzel kuruluşların sabit yatırım amaçlı kredi kullanımları önceki çeyreğe göre sert şekilde artmış, stok artırımı ve işletme sermayesi amaçlı kredi kullanımları daha yüksek hızla artmaya devam etmiş, birleşmeler/satın almalar ve yeniden yapılanma amaçlı kredilerdeki artış hızlanmış, borcun yeniden yapılandırılması amaçlı kredi artış hızı ise yavaşlamıştı.

ABD HAZİRAN AYI İŞSİZLİK ORANI – www.bls.gov

Mayıs ayında ABD’de işsizlik oranı istihdamdaki artışın etkisiyle aylık 0,3 yüzde puan düşerek %5,8 seviyesine gerilemişti. Ortalama saatlik kazançlar ise yıllık %1,98 artış kaydetmişti. ABD merkez bankası Fed’in Haziran ayı para politikası toplantısında %0,0-0,25 aralığındaki politika faizi sabit bırakılmış, öte yandan enflasyon ve istihdamdaki seyre dikkat çekilerek faiz artırımı tartışmalarını sürdürdükleri belirtilmişti. Fed’in politika faizi değişikliği için baz aldığı yıllık çekirdek PCE enflasyonu (kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi) Nisan ve Mayıs aylarında kaydettiği %3 üzerindeki değerlerle Fed’in %2 hedefinin üzerinde seyrediyor. Fed, enflasyondaki yükselişin kalıcılığından emin olana kadar politika faizini değiştirmeyecek. Ancak Fed’in söylemleri bile küresel piyasaları özellikle de Türkiye’yi etkilemeye yetiyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Küresel talep artışı stokları eritirken, enflasyonda zirveleri zorluyor

IHS Markit, Haziran ayı küresel imalat ve hizmet sektörlerine ilişkin ilk tahminlerini yayınladı. Kurum, her ayın dördüncü haftasında mevcut ayın ABD, Avustralya, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya hizmet ve imalat sektörlerinden ilk tahminlerini yayınlıyor. Haziran ayı raporlarında, Avustralya ve Japonya’nın Covid-19 kısıtlamaları ve tedarik zincirindeki sorunlardan olumsuz etkilendiğini, diğer bahsi geçen ekonomilerde ise aktivitenin hızlandığını, kötüleşmeye devam eden tedarik zinciri sorunlarına bağlı olarak artan talebi karşılamakta yetersiz kalınması sebebiyle stokların azaldığını ve enflasyonist baskının arttığını okuduk.

Aşılamada hızlanmanın ve beraberinde Covid-19 kısıtlamalarının gevşetilmesinin sonucu olarak Haziran ayı hizmet ve imalat sektörleri satın alma müdürleri endeksleri (PMI) hızlı bir iyileşmeye işaret etti. Almanya’da özellikle hizmet sektöründeki hızlanma ve artan ihracat siparişleri imalat sektörünün de önceki aya göre büyümesini destekleyen faktörler oldu. Hizmet ve imalat sektörlerindeki büyüme istihdamın da artmasına sebep oldu. Talep artışları hem girdi maliyetlerinde hem de çıktı fiyatlarında artışı beraberinde getirirken özellikle hizmet sektöründeki fiyat artışları daha sert olarak gözlendi. Tedarik süreleri dikkate alındığında pandeminin ilan edildiği Mart 2020’den bu yana Almanya’da Haziran ayında bir ilk yaşandı: Tedarik süreleri önceki aya göre kısaldı.

Fransa raporunda ise hizmet ve imalat sektörlerindeki Haziran ayında üretim ve istihdamda kaydedilen büyümeye, fiyatlar tarafında da artışa ek olarak ihracat siparişlerinin son beş aydır artışını koruduğu notunu okuduk. Almanya’nın aksine Fransa ve diğer ekonomilerin tedarik sürelerinde artış söz konusu.

Euro Bölgesi genelinde Haziran ayına ilişkin gelişmeler ise şöyle sıralanıyor: Özellikle seyahat kısıtlamalarının gevşetilmesiyle talep tarafındaki hızlanma imalat sektörü üretiminin önüne geçti, söz konusu büyüme istihdam ve enflasyonist baskılarda artışı beraberinde getirdi, tedarik süreleri uzadı, stoklar azaldı, hizmet sektöründe en hızlı büyümeyi Almanya kaydetti. Raporda, Avrupa ve küresel bazda artan talep artışına karşın hem hammadde hem de nitelikli işgücü yetersizliğinin önümüzdeki aylarda fiyatlar üzerindeki baskıyı artırmaya devam edeceği vurgulandı.

Euro Bölgesi’nden ayrılan İngiltere’de de Haziran ayında üretim, istihdam ve enflasyon baskılarındaki artış sürdü. Raporda, nitelikli istihdamdaki yetersizliğin ücret artışlarını beraberinde getirdiği ve enflasyon üzerinde yapışkanlık yarattığına dikkat çekiliyor. Talep tarafında ise, Euro Bölgesine benzer olarak yurt içi talepteki artış hızı ihracat siparişlerinin üzerinde seyretti.

Amerika kıtasına geçtiğimizde, Avrupa’ya benzer olarak ABD hizmet ve imalat sektörlerinde artan siparişler nitelikli istihdam bulmada zorluklara sebep oluyor. Fiyatlar tarafında, imalat sektörü hammadde ve yakıt maliyetlerine; hizmet sektörü ise ücret artışları, artan ulaştırma ve yakıt maliyetlerine dikkat çekiyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Tedarik zincirinde artan zorluklar enflasyon baskısının önüne geçti

Küresel bazda imalat sektörleri aşılamanın desteğiyle Mayıs ayında büyüme kaydetti, istihdam arttı, tedarik zincirinde artan zorluklar talep artışına cevap veremedi, enflasyonist baskılar arttı.

IHS Markit tarafından yayınlanan ve Türkiye dahil 30 ülkenin imalat sektöründeki gelişmeleri dikkate alan küresel imalat sektörü PMI verileri, Covid-19’un ağırlığını hissettirmesine rağmen Mayıs ayında büyüme eğilimini sürdürdüğüne işaret etti. Bu 30 ülkeyi kapsayan JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI Endeksi Mayıs ayında önceki aya göre 0,1 puan artışla 56 seviyesine yükseldi. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğü anlamına geliyor, 50 değerinin altındakiler ise küçüldüğünü gösteriyor.

30 ülkenin geneline bakıldığında, küresel olarak imalat sektörlerinde üretim, yeni siparişler ve yeni ihracat siparişleri Mayıs ayında önceki aya göre hızlanarak büyümelerini sürdürürken, gelecek 12-aya ilişkin beklentilerdeki artış hafif yavaşladı. İstihdam yavaş hızla da olsa büyümeye devam ederken, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları enflasyonu önceki aya göre hızlanarak arttı. Küresel imalat sektöründeki iyileşmelerde, aşılamanın desteğiyle hizmet sektörlerinde açılmanın, dolayısıyla da iç ve dış talepte artışların etkisi var. Öte yandan enflasyonist baskının artmasında ham madde kıtlığına bağlı yüksek ham madde fiyatları, yüksek nakliye ücretleri ve konteyner sayısında yetersizlik etkili oldu. Yükselen üretim maliyetleri, artan talebin desteğiyle müşteri fiyatlarına yansıtılmaya devam etti.

Ülke bazında 30 ülkenin 25’inde imalat sektörleri büyüme kaydederken; en azdan çoğa doğru sırasıyla Filipinler, Türkiye, Tayland, Meksika, Kolombiya ve Myanmar’da imalat sektörleri önceki aya göre daralma kaydetti. Özellikle Kolombiya ve Myanmar’da politik gerilimlerin söz konusu kötüleşmede etkisi olduğunu belirtelim. Karantinaya yönelik olarak tedbirlerin hafiflediği Filipinler’de imalat sektöründeki daralma Mayıs ayında yavaşlarken; Türkiye, Tayland ve Meksika’nın imalat sektörlerinde Covid-19’un ekonomi üzerinde yarattığı ağırlığın artmasının etkisi var.

Türkiye özelinde, Mayıs ayının büyük bölümünde yürürlükte olan COVID-19 kapanma ve kısıtlamalarının etkisiyle üretim ve yeni siparişler yavaşladı, istihdam artış hızı son 1 yılın en düşük düzeyinde gerçekleşti. Yeni ihracat siparişleri ise hız kaybederek 4 aylık büyüme süreci sona erdi. Ham madde teminine ilişkin zorluklar girdi maliyetleri ile satış fiyatlarındaki artışların hızlanmasında etkili oldu. Arz kısıtları imalat sektörünün ara mal (ham madde) üretiminin artmasında tetikleyici olurken ihracat siparişlerindeki yavaşlama yatırım malları üretiminin ivme kaybetmesine sebep oluyor.

Kaynak: İSO, IHS MARKIT

Sırasıyla en büyük ticaret ortaklarımız olan Almanya, ABD, İngiltere, İtalya, Fransa ve İspanya’da ihracat siparişlerindeki artışa rağmen Türkiye söz konusu iyileşmeden Nisan ve Mayıs aylarında pay alamadı. Türkiye’de aşılamaya ilişkin belirsizlik ve ihracat ortaklarımızla olan dış politikada somut adımlar atılması gerekliliği sektörün Nisan-Mayıs döneminde yatırım harcamalarını ötelemesine sebep oldu. Haziran ile birlikte aşılamanın başlaması ve hizmet sektörüne yönelik gevşeme adımları üretim tarafında olumlu beklentileri beraberinde getirse de dış politikada kaydedilecek olumlu adımların dış ticarete yansıması, artan yatırım harcamalarıyla birlikte, ekonomik büyümenin daha sağlıklı gelişmesinde etkili olacaktır.

Dr. Fulya Gürbüz

İlk çeyrekte yıllık ve çeyreklik değişimler GSYH’yi farklı resimliyor

2021 yılı birinci çeyreğinde Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH), bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %7,0 büyüme kaydetti. Tarım sektöründe üretim yıllık %7,5, sanayi üretiminde %11,7, inşaatta %2,8, hizmetler sektöründe %5,9 artış kaydedildi. Aşağıdaki grafik 2021 yılı ilk çeyreğinde iktisadi faaliyet kollarındaki üretimin bir önceki yılın aynı çeyreğine göre değişimlerini göstermektedir. 2020 yılı Mart ayında Covid-19 hastalığının pandemi ilan edildiğini unutmayalım. Dolayısıyla 2021 yılı ilk çeyreğindeki üretim hacmini bir sene önceki düşen üretim hacimleriyle karşılaştırılmasından dolayı faaliyet kollarında yüksek büyüme oranlarını görmekteyiz. Yine aynı şekilde harcamalar tarafında, hane halkının tüketiminde yıllık %5,5, devlet harcamalarında %1,3, makine ve teçhizat harcamalarında %30,5, mal ve hizmet ihracatında %3,3 artış kaydedilmiştir. Mal ve hizmet ithalatında 2021 yılı ilk çeyreğinde yıllık %1,1, hizmetlerde %2’lik daralma kaydedilmesi ise iç talepteki daralmadan ve kapalı kalan hizmetler sektöründen kaynaklanmaktadır.

Kaynak: TÜİK

Yıllık bazdaki karşılaştırmanın ardından 2021 yılı ilk çeyreğinde ekonomik aktivitenin bir önceki çeyreğe (2020 yılı son çeyreğine) göre karşılaştırılmasının GSYH gelişmelerini daha iyi anlamamızda etkili olacaktır. Takvim ve mevsimsel etkilerden arındırılmış verilere göre GSYH, 2021 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1,7 artış kaydetti. Aşağıdaki grafik TÜİK’in ilgili raporundan alınmıştır. Grafikte mavi çubuklar yıllık değişimi, kırmızı çizgi ise bir önceki çeyreğe göre değişimi göstermektedir.

Kaynak: TÜİK

Takvim ve mevsimsel etkilerden arındırılmış verilere göre; sanayi üretimi bir önceki çeyreğe göre %4, imalat sanayi üretimi %4,7 artış kaydederken, hizmetler sektörü %0,3 daraldı, inşaat sektörü %13,4 büyüdü, tarım sektöründeki büyüme %2,9 oldu. Aşağıdaki grafik sektörler itibariyle üretimdeki çeyreksel değişimleri gösteriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Tüketim tarafında ise hane halkının tüketimi 2021 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1,7, devletin tüketim harcamaları %2,1 azalma kaydetti. Öte yandan sabit sermaye oluşumu aynı dönemde %1,6 büyürken mal ve hizmet ihracatı %2,3 küçülme kaydetti, mal ve hizmet ithalatı ise %9,1 daraldı. 2021 yılı ilk çeyreğinde enflasyonist baskıyı azaltmak amacıyla uygulanan sıkı para politikası hem hane halkının tüketimini hem de devletin harcamalarını önceki çeyreğe göre azaltmasında etkili olmuştur. Peki, önceki çeyreğe göre iç ve dış talep azalırken nasıl oluyor da sanayi sektörü aynı dönemde büyüme kaydediyor? Bunun cevabını dış ticaret verilerinde buluyoruz. TÜİK’in yayınladığı dış ticaret hacim endekslerine göre yatırım malları ve ham madde ihracatında ilk çeyrekte kaydedilen büyüme, sanayi üretimindeki büyümeyi açıklıyor.

Aşağıdaki grafik, harcamalar yöntemine göre alt kalemlerdeki çeyreksel değişimleri göstermektedir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

2021 yılı ikinci çeyrek verileri ise Türk lirasındaki değer kaybı ve Covid-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle hem talep hem de üretim tarafında zayıflığı ortaya koyuyor. İhracattaki güç kaybını da dikkate aldığımızda 2021 yılı ikinci çeyreğinde sanayi üretiminin GSYH’yi zayıf da olsa desteklemeye devam edeceğini söyleyebiliriz.

Dr. Fulya Gürbüz