Ekonomi Gündemi: Dış borç ve ekonomik aktivite

28 Haziran – 2 Temmuz haftasında 2021 yılı ilk çeyrek dış borç stokunu, Haziran ayına ilişkin; imalat ve hizmet sektörleri PMI endeksleri, dış ticaret verileri ve ABD’de işgücü verilerini takip edeceğiz. Aşılamanın hızlanmasına rağmen vaka sayılarında önemli bir iyileşme görülmemesinin ekonomik aktivitedeki izdüşümüne ve yurt dışı talebe odaklanacağız.  

29 HAZİRAN 2021, SALI

HAZİRAN AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

18 günlük kapatmanın hakim olduğu Mayıs ayında, ekonomik güven endeksi aylık 1,3 puan düşüşle 92,6 değerine gerilemişti. Ekonomik güven endeksindeki düşüş; tüketici, reel kesim (imalat sanayi), hizmet ve perakende ticaret sektörü güven endekslerindeki düşüşlerden kaynaklanmıştı. Haziran ayında ise aşılamadaki hızlanma ve kısıtlamaların gevşetilmesiyle birlikte hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörleri ile tüketici güveninde artış gördük. Dolayısıyla, Haziran ayında ekonomik güven endeksinde de yükseliş göreceğiz.

Kaynak: TÜİK

30 HAZİRAN 2021, ÇARŞAMBA

2021 YILI 1. ÇEYREK DIŞ BORÇ STOKU – HAZİNE VE TCMB

2020 yılı son çeyreğinde Türkiye’nin toplam dış borç stoku 450,0 milyar dolar seviyesindeydi. Kısa vadeli dış borç stoku 138,5 milyar dolar, uzun vadeli dış borç stoku 311,5 milyar dolar seviyesindeydi. Dış borcun %38’ini kamu sektörü, %33’ünü finans dışı özel sektör, %23’ünü özel sektör finans kuruluşları kalanını da Merkez Bankası oluşturmaktadır. Ödemeler dengesi verilerine göre Hazine 2021 yılı ilk çeyreğinde nette (borçlanma eksi geri ödeme) 122 milyon dolarlık dış borçlanma gerçekleştirdi. Bankalar nette 68 milyon dolarlık borç geri ödemesi yaptı. Reel sektör ise ilk çeyrekte nette 370 milyon dolarlık kullandı. Böylece toplam dış borç ilk çeyrekte 424 milyon dolar artış kaydetti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

HAZİRAN AYI SAMEKS HİZMET VE SANAYİ SEKTÖRLERİ ENDEKSLERİ – MÜSİAD

Mayıs ayında SAMEKS (Satın Alma Müdürleri Endeksleri) hizmet sektöründe aylık 1,4 puan düşüşle 51,5, sanayi sektöründe aylık 2,3 puan düşüşle 49,9 seviyesine gerilemişti. Endeksin 50 seviyesinin altındaki değerler önceki aya göre daralmayı, üzerindeki değerler ise büyümeyi gösteriyor. Mayıs ayında Covid-19 kaynaklı kapatmalar, her iki sektörü de olumsuz etkiledi. Aşılamanın hızlandığı ve kısıtlamaların gevşetildiği Haziran ayında her iki sektörde aktivitenin hızlandığını göreceğiz. 

MAYIS AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ – TÜİK

Haziran ayı başında Ticaret Bakanlığının açıkladığı verilere göre ithalat Mayıs ayında bir önceki aya göre 1,3 milyar dolar düşüşle 20,6 milyar dolar, ihracat 2,3 milyar düşüşle 16,5 milyar dolar seviyelerine gerilemişti. İhracatın ithalattan daha hızlı düşmesinin etkisiyle dış ticaret açığı Nisan ayına göre 1,0 milyar dolar artışla 4,1 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Bu bilgilere sahipken asıl odaklanacağımız konu Ticaret Bakanlığının duyuracağı Haziran ayı dış ticaret verileri olacak.

Kaynak: TÜİK

1 TEMMUZ 2021, PERŞEMBE

İMALAT SEKTÖRÜ PMI ENDEKSİ – IHS MARKIT VE İSTANBUL SANAYİ ODASI

İstanbul Sanayi Odası ve IHS Markit’ten elde edilen PMI (satın alma müdürleri endeksi) verilerine göre endeks Nisan’da 50,4 seviyesindeki iken Mayıs ayında 49,3 seviyesine gerilemişti. SAMEKS endeksine benzer olarak imalat sekörü PMI verisinin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise sektörün daraldığını göstermektedir. 23 Haziran’da IHS Markit tarafından yayınlanan Haziran ayı öncü PMI verileri ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere imalat sektörlerinin hızlanan hizmet sektörlerinin etkisiyle büyümeyi sürdürdüğünü, ancak hammadde ve nitelikli işgücündeki yetersizlikler sebebiyle imalat sektörünün talepleri karşılamakta yetersiz kaldığını göstermiştir. Haziran ayında söz konusu küresel talep artışından Türkiye imalat sektörünün nasıl etkilendiğini PMI raporundan okuyacağız.

Kaynak: IHS Markit, ISO

TCMB VE BDDK, 25 HAZİRAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

18 Haziran ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artış kaydetti. TL cinsi mevduatlar önceki haftaya göre yatay kalırken, TL cinsi krediler hafif yükseldi. TL cinsi mevduat faiz oranları %16-19 aralığında seyrederken, TL cinsi kredi faiz oranları %17-24 aralığında bulunuyor. Döviz mevduatları tarafında, önceki haftaya göre tüzel kişiler 0,5 milyar dolar ve gerçek kişiler 1,0 milyar dolar düşüş kaydetti, böylece DTH’lar toplamda 1,5 milyar dolar düşüşle 118,5 milyar dolar seviyesine geriledi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,3 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar düştü. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 97,3 milyar dolar ile önceki haftaya göre 2,5 milyar dolar artış kaydetti; altın rezervleri 1,9 milyar dolar azaldı, brüt döviz rezervleri 4,3 milyar dolar arttı. Brüt döviz rezervlerindeki 4,3 milyar dolarlık artışın 2,5 milyar dolarlık kısmı Hazine’nin 15 Haziran’da yaptığı ABD doları cinsi kira sertifikası ihracı oldu. Hazine’nin 22 Haziran’da gerçekleştirdiği 2,5 milyar dolarlık Eurobond ihracından gelen parayı da 25 Haziran haftası verilerinde göreceğiz. Brüt döviz rezervleri 30 Nisan’dan 18 Haziran’a kadar 9,1 milyar dolar artış kaydetti. Öte yandan Merkez Bankasının net rezerv açığı 18 Haziran ile biten haftada önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar artışla 36,2 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi stoku önceki haftaya göre 0,9 milyar dolar azalırken, devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku önceki haftaya göre 0,9 milyar dolar artış kaydetti böylece toplam stok önceki haftaya göre değişiklik göstermeyerek 28,6 milyar dolar olarak kaldı. Yurt dışı yerleşikler 18 Haziran ile biten haftada hisse senetlerinde 3 milyon dolar, DİBS’te 4 milyon dolarlık net satışlar gerçekleştirdiler.

2 TEMMUZ 2021, CUMA

HAZİRAN AYI TEPAV PERAKENDE GÜVEN ENDEKSİ (TEPE) – TEPAV

Mayıs ayında mevsimsellikten arındırılmış TEPE, Nisan ayına göre kötüleşerek eksi 18,8 değerine gerilemişti. Sektör anket katılımcılarının geçen üç ayda işleri daha kötüleşmiş, mevcut stok düzeyleri artmış, gelecek üç ayda satış beklentilerinin artmasına paralel olarak ise istihdam arttırma beklentileri iyileşmişti. Aşağıdaki grafikte göreceğiniz gibi TEPE (kırmızı çizgi) Şubat 2021’den bu yana Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin ortalamasından (mavi çizgi) giderek daha kötümser bir tablo ortaya koyuyor. AB-27’deki iyileşmenin hızlanmasının ana sebebi Bölge’de aşılamanın desteğiyle vaka sayılarının azalması ve paralelinde kısıtlamaların gevşetilmesidir.

2021 YILI 2. ÇEYREK BANKA KREDİLERİ EĞİLİM ANKETİ – TCMB

2021 yılı 1. çeyreğinde bankaları baz alan anket sonuçlarına göre tüzel kuruluşların sabit yatırım amaçlı kredi kullanımları önceki çeyreğe göre sert şekilde artmış, stok artırımı ve işletme sermayesi amaçlı kredi kullanımları daha yüksek hızla artmaya devam etmiş, birleşmeler/satın almalar ve yeniden yapılanma amaçlı kredilerdeki artış hızlanmış, borcun yeniden yapılandırılması amaçlı kredi artış hızı ise yavaşlamıştı.

ABD HAZİRAN AYI İŞSİZLİK ORANI – www.bls.gov

Mayıs ayında ABD’de işsizlik oranı istihdamdaki artışın etkisiyle aylık 0,3 yüzde puan düşerek %5,8 seviyesine gerilemişti. Ortalama saatlik kazançlar ise yıllık %1,98 artış kaydetmişti. ABD merkez bankası Fed’in Haziran ayı para politikası toplantısında %0,0-0,25 aralığındaki politika faizi sabit bırakılmış, öte yandan enflasyon ve istihdamdaki seyre dikkat çekilerek faiz artırımı tartışmalarını sürdürdükleri belirtilmişti. Fed’in politika faizi değişikliği için baz aldığı yıllık çekirdek PCE enflasyonu (kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi) Nisan ve Mayıs aylarında kaydettiği %3 üzerindeki değerlerle Fed’in %2 hedefinin üzerinde seyrediyor. Fed, enflasyondaki yükselişin kalıcılığından emin olana kadar politika faizini değiştirmeyecek. Ancak Fed’in söylemleri bile küresel piyasaları özellikle de Türkiye’yi etkilemeye yetiyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Küresel talep artışı stokları eritirken, enflasyonda zirveleri zorluyor

IHS Markit, Haziran ayı küresel imalat ve hizmet sektörlerine ilişkin ilk tahminlerini yayınladı. Kurum, her ayın dördüncü haftasında mevcut ayın ABD, Avustralya, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya hizmet ve imalat sektörlerinden ilk tahminlerini yayınlıyor. Haziran ayı raporlarında, Avustralya ve Japonya’nın Covid-19 kısıtlamaları ve tedarik zincirindeki sorunlardan olumsuz etkilendiğini, diğer bahsi geçen ekonomilerde ise aktivitenin hızlandığını, kötüleşmeye devam eden tedarik zinciri sorunlarına bağlı olarak artan talebi karşılamakta yetersiz kalınması sebebiyle stokların azaldığını ve enflasyonist baskının arttığını okuduk.

Aşılamada hızlanmanın ve beraberinde Covid-19 kısıtlamalarının gevşetilmesinin sonucu olarak Haziran ayı hizmet ve imalat sektörleri satın alma müdürleri endeksleri (PMI) hızlı bir iyileşmeye işaret etti. Almanya’da özellikle hizmet sektöründeki hızlanma ve artan ihracat siparişleri imalat sektörünün de önceki aya göre büyümesini destekleyen faktörler oldu. Hizmet ve imalat sektörlerindeki büyüme istihdamın da artmasına sebep oldu. Talep artışları hem girdi maliyetlerinde hem de çıktı fiyatlarında artışı beraberinde getirirken özellikle hizmet sektöründeki fiyat artışları daha sert olarak gözlendi. Tedarik süreleri dikkate alındığında pandeminin ilan edildiği Mart 2020’den bu yana Almanya’da Haziran ayında bir ilk yaşandı: Tedarik süreleri önceki aya göre kısaldı.

Fransa raporunda ise hizmet ve imalat sektörlerindeki Haziran ayında üretim ve istihdamda kaydedilen büyümeye, fiyatlar tarafında da artışa ek olarak ihracat siparişlerinin son beş aydır artışını koruduğu notunu okuduk. Almanya’nın aksine Fransa ve diğer ekonomilerin tedarik sürelerinde artış söz konusu.

Euro Bölgesi genelinde Haziran ayına ilişkin gelişmeler ise şöyle sıralanıyor: Özellikle seyahat kısıtlamalarının gevşetilmesiyle talep tarafındaki hızlanma imalat sektörü üretiminin önüne geçti, söz konusu büyüme istihdam ve enflasyonist baskılarda artışı beraberinde getirdi, tedarik süreleri uzadı, stoklar azaldı, hizmet sektöründe en hızlı büyümeyi Almanya kaydetti. Raporda, Avrupa ve küresel bazda artan talep artışına karşın hem hammadde hem de nitelikli işgücü yetersizliğinin önümüzdeki aylarda fiyatlar üzerindeki baskıyı artırmaya devam edeceği vurgulandı.

Euro Bölgesi’nden ayrılan İngiltere’de de Haziran ayında üretim, istihdam ve enflasyon baskılarındaki artış sürdü. Raporda, nitelikli istihdamdaki yetersizliğin ücret artışlarını beraberinde getirdiği ve enflasyon üzerinde yapışkanlık yarattığına dikkat çekiliyor. Talep tarafında ise, Euro Bölgesine benzer olarak yurt içi talepteki artış hızı ihracat siparişlerinin üzerinde seyretti.

Amerika kıtasına geçtiğimizde, Avrupa’ya benzer olarak ABD hizmet ve imalat sektörlerinde artan siparişler nitelikli istihdam bulmada zorluklara sebep oluyor. Fiyatlar tarafında, imalat sektörü hammadde ve yakıt maliyetlerine; hizmet sektörü ise ücret artışları, artan ulaştırma ve yakıt maliyetlerine dikkat çekiyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Tedarik zincirinde artan zorluklar enflasyon baskısının önüne geçti

Küresel bazda imalat sektörleri aşılamanın desteğiyle Mayıs ayında büyüme kaydetti, istihdam arttı, tedarik zincirinde artan zorluklar talep artışına cevap veremedi, enflasyonist baskılar arttı.

IHS Markit tarafından yayınlanan ve Türkiye dahil 30 ülkenin imalat sektöründeki gelişmeleri dikkate alan küresel imalat sektörü PMI verileri, Covid-19’un ağırlığını hissettirmesine rağmen Mayıs ayında büyüme eğilimini sürdürdüğüne işaret etti. Bu 30 ülkeyi kapsayan JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI Endeksi Mayıs ayında önceki aya göre 0,1 puan artışla 56 seviyesine yükseldi. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğü anlamına geliyor, 50 değerinin altındakiler ise küçüldüğünü gösteriyor.

30 ülkenin geneline bakıldığında, küresel olarak imalat sektörlerinde üretim, yeni siparişler ve yeni ihracat siparişleri Mayıs ayında önceki aya göre hızlanarak büyümelerini sürdürürken, gelecek 12-aya ilişkin beklentilerdeki artış hafif yavaşladı. İstihdam yavaş hızla da olsa büyümeye devam ederken, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları enflasyonu önceki aya göre hızlanarak arttı. Küresel imalat sektöründeki iyileşmelerde, aşılamanın desteğiyle hizmet sektörlerinde açılmanın, dolayısıyla da iç ve dış talepte artışların etkisi var. Öte yandan enflasyonist baskının artmasında ham madde kıtlığına bağlı yüksek ham madde fiyatları, yüksek nakliye ücretleri ve konteyner sayısında yetersizlik etkili oldu. Yükselen üretim maliyetleri, artan talebin desteğiyle müşteri fiyatlarına yansıtılmaya devam etti.

Ülke bazında 30 ülkenin 25’inde imalat sektörleri büyüme kaydederken; en azdan çoğa doğru sırasıyla Filipinler, Türkiye, Tayland, Meksika, Kolombiya ve Myanmar’da imalat sektörleri önceki aya göre daralma kaydetti. Özellikle Kolombiya ve Myanmar’da politik gerilimlerin söz konusu kötüleşmede etkisi olduğunu belirtelim. Karantinaya yönelik olarak tedbirlerin hafiflediği Filipinler’de imalat sektöründeki daralma Mayıs ayında yavaşlarken; Türkiye, Tayland ve Meksika’nın imalat sektörlerinde Covid-19’un ekonomi üzerinde yarattığı ağırlığın artmasının etkisi var.

Türkiye özelinde, Mayıs ayının büyük bölümünde yürürlükte olan COVID-19 kapanma ve kısıtlamalarının etkisiyle üretim ve yeni siparişler yavaşladı, istihdam artış hızı son 1 yılın en düşük düzeyinde gerçekleşti. Yeni ihracat siparişleri ise hız kaybederek 4 aylık büyüme süreci sona erdi. Ham madde teminine ilişkin zorluklar girdi maliyetleri ile satış fiyatlarındaki artışların hızlanmasında etkili oldu. Arz kısıtları imalat sektörünün ara mal (ham madde) üretiminin artmasında tetikleyici olurken ihracat siparişlerindeki yavaşlama yatırım malları üretiminin ivme kaybetmesine sebep oluyor.

Kaynak: İSO, IHS MARKIT

Sırasıyla en büyük ticaret ortaklarımız olan Almanya, ABD, İngiltere, İtalya, Fransa ve İspanya’da ihracat siparişlerindeki artışa rağmen Türkiye söz konusu iyileşmeden Nisan ve Mayıs aylarında pay alamadı. Türkiye’de aşılamaya ilişkin belirsizlik ve ihracat ortaklarımızla olan dış politikada somut adımlar atılması gerekliliği sektörün Nisan-Mayıs döneminde yatırım harcamalarını ötelemesine sebep oldu. Haziran ile birlikte aşılamanın başlaması ve hizmet sektörüne yönelik gevşeme adımları üretim tarafında olumlu beklentileri beraberinde getirse de dış politikada kaydedilecek olumlu adımların dış ticarete yansıması, artan yatırım harcamalarıyla birlikte, ekonomik büyümenin daha sağlıklı gelişmesinde etkili olacaktır.

Dr. Fulya Gürbüz

İlk çeyrekte yıllık ve çeyreklik değişimler GSYH’yi farklı resimliyor

2021 yılı birinci çeyreğinde Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH), bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %7,0 büyüme kaydetti. Tarım sektöründe üretim yıllık %7,5, sanayi üretiminde %11,7, inşaatta %2,8, hizmetler sektöründe %5,9 artış kaydedildi. Aşağıdaki grafik 2021 yılı ilk çeyreğinde iktisadi faaliyet kollarındaki üretimin bir önceki yılın aynı çeyreğine göre değişimlerini göstermektedir. 2020 yılı Mart ayında Covid-19 hastalığının pandemi ilan edildiğini unutmayalım. Dolayısıyla 2021 yılı ilk çeyreğindeki üretim hacmini bir sene önceki düşen üretim hacimleriyle karşılaştırılmasından dolayı faaliyet kollarında yüksek büyüme oranlarını görmekteyiz. Yine aynı şekilde harcamalar tarafında, hane halkının tüketiminde yıllık %5,5, devlet harcamalarında %1,3, makine ve teçhizat harcamalarında %30,5, mal ve hizmet ihracatında %3,3 artış kaydedilmiştir. Mal ve hizmet ithalatında 2021 yılı ilk çeyreğinde yıllık %1,1, hizmetlerde %2’lik daralma kaydedilmesi ise iç talepteki daralmadan ve kapalı kalan hizmetler sektöründen kaynaklanmaktadır.

Kaynak: TÜİK

Yıllık bazdaki karşılaştırmanın ardından 2021 yılı ilk çeyreğinde ekonomik aktivitenin bir önceki çeyreğe (2020 yılı son çeyreğine) göre karşılaştırılmasının GSYH gelişmelerini daha iyi anlamamızda etkili olacaktır. Takvim ve mevsimsel etkilerden arındırılmış verilere göre GSYH, 2021 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1,7 artış kaydetti. Aşağıdaki grafik TÜİK’in ilgili raporundan alınmıştır. Grafikte mavi çubuklar yıllık değişimi, kırmızı çizgi ise bir önceki çeyreğe göre değişimi göstermektedir.

Kaynak: TÜİK

Takvim ve mevsimsel etkilerden arındırılmış verilere göre; sanayi üretimi bir önceki çeyreğe göre %4, imalat sanayi üretimi %4,7 artış kaydederken, hizmetler sektörü %0,3 daraldı, inşaat sektörü %13,4 büyüdü, tarım sektöründeki büyüme %2,9 oldu. Aşağıdaki grafik sektörler itibariyle üretimdeki çeyreksel değişimleri gösteriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Tüketim tarafında ise hane halkının tüketimi 2021 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1,7, devletin tüketim harcamaları %2,1 azalma kaydetti. Öte yandan sabit sermaye oluşumu aynı dönemde %1,6 büyürken mal ve hizmet ihracatı %2,3 küçülme kaydetti, mal ve hizmet ithalatı ise %9,1 daraldı. 2021 yılı ilk çeyreğinde enflasyonist baskıyı azaltmak amacıyla uygulanan sıkı para politikası hem hane halkının tüketimini hem de devletin harcamalarını önceki çeyreğe göre azaltmasında etkili olmuştur. Peki, önceki çeyreğe göre iç ve dış talep azalırken nasıl oluyor da sanayi sektörü aynı dönemde büyüme kaydediyor? Bunun cevabını dış ticaret verilerinde buluyoruz. TÜİK’in yayınladığı dış ticaret hacim endekslerine göre yatırım malları ve ham madde ihracatında ilk çeyrekte kaydedilen büyüme, sanayi üretimindeki büyümeyi açıklıyor.

Aşağıdaki grafik, harcamalar yöntemine göre alt kalemlerdeki çeyreksel değişimleri göstermektedir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

2021 yılı ikinci çeyrek verileri ise Türk lirasındaki değer kaybı ve Covid-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle hem talep hem de üretim tarafında zayıflığı ortaya koyuyor. İhracattaki güç kaybını da dikkate aldığımızda 2021 yılı ikinci çeyreğinde sanayi üretiminin GSYH’yi zayıf da olsa desteklemeye devam edeceğini söyleyebiliriz.

Dr. Fulya Gürbüz

Türkiye’de imalat sektöründeki büyüme yavaşladı, küresel bazda hızlandı

Türkiye’de imalat sektöründeki büyüme Nisan ayında yavaşladı

İSO ve IHS Markit verilerine göre imalat sektörü PMI endeksi Nisan ayında aylık 2,2 puan düşüşle 50,4 seviyesine geriledi. Yani, imalat sektörü Nisan ayında önceki aya göre daha yavaş büyüme kaydetti. Yurt içi talep azalırken, yeni ihracat siparişleri arttı; istihdam yavaş hızla da olsa artmaya devam etti. Türk lirasındaki değer kaybı, ham madde fiyatlarındaki artış ve arz  eksikliği girdi maliyetlerinin sert şekilde artmasına sebep olurken bu artış satış fiyatlarını da yukarı çekti. Nitekim TÜİK’in açıkladığı Nisan ayı enflasyon verilerine göre yurt içi üretici fiyatları aylık bazda %4,3 artarken tüketici fiyatları %1,7 artış kaydetti.

Kaynak: İSO, IHS Markit

Küresel imalat sektörü Nisan ayında büyümesini sürdürdü

JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI endeksi ise Nisan ayında Mart ayına göre daha hızlı bir büyüme kaydetti. Endeksin tüm alt başlıklarında (üretim, sipariş, istihdam, fiyat) büyüme kaydedildi. Bu iyileşmede gelişmiş ekonomilerde aşılama faaliyetlerinin hızla uygulanmaya devam etmesi ve beraberinde kısıtlamaların gevşetilmesinin etkisi var. IHS Markit’in yayınladığı raporların genelinde girdi maliyetlerindeki artışta artan ham madde fiyatları ve taşımacılık maliyetlerinden bahsediliyor. Özelinde, Euro Bölgesi ve Almanya raporlarında girdi maliyetlerindeki artışta ağaç, ambalaj, elektronik, kimyasallar, metaller (alüminyum ve çelik) ve plastik fiyatlarındaki artışlara dikkat çekiliyor.

Kaynak: JP Morgan, IHS Markit

Küresel imalat sektöründe geleceğe yönelik iyimserliğin artması sektörün aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi yatırım malları üretiminin (mor çizgi) Nisan ayında hızlı bir şekilde artmasına sebep oldu. Tüketim malları imalatındaki (kırmızı çizgi) büyüme önceki aya göre değişiklik göstermezken, ara mal üretimi (mavi çizgi) artışını sürdürdü.

Kaynak: JP Morgan, IHS Markit

Dr. Fulya Gürbüz

Üretim ve enflasyonda artışa rağmen Fed gevşek politikasını sürdürecek

Kaynak: Turkey Data Monitor

Nisan ayına ilişkin olumlu makro-ekonomik veriler, Japonya ve Amerikan merkez bankalarının politika değişikliğine imkan tanımıyor… Japonya Merkez Bankası (BOJ) 27 Nisan’da, ABD Merkez Bankası (Fed) 28 Nisan’da para politikası kararlarını açıklayacak. Zayıf ekonomik göstergeler BOJ’un teşvik paketlerini sürdürmeye devam edeceğine işaret ediyor. Fed ise aşılamadaki hızlanmanın beraberinde getirdiği üretim artışı ve fiyat baskılarına rağmen gevşek para politikasını terk edemeyecek. İki sebepten böyle söylüyorum. İlki, Nisan ayında Fed tarafından yayınlanan Bej Kitap (Beige Book) üretimdeki artışın bölgesel olarak farklılık gösterdiğine, genele yayılmadığına işaret etmişti. İkincisi de, ham madde kısıtları sektörleri olumsuz etkilemeye devam ederken, maliyet enflasyonunun talep enflasyonundan daha ağır basması.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Türkiye’nin başlıca dış ticaret ortaklarına ilişkin Nisan ayı makro-ekonomik öncü göstergeleri IHS Markit tarafından 23 Nisan cuma günü yayınlandı… Türkiye dahil 50’den fazla ülkenin hizmet ve imalat sektörlerini mercek altına alan IHS Markit, her ayın sonlarına doğru Avustralya, Japonya, Almanya, Fransa, Euro Bölgesi, İngiltere ve ABD’nin o aydaki PMI endeksleri tahminlerini açıklamaktadır. Tüm ülkeler için aylık nihai veriler ise bir sonraki ayın ilk haftasında yayınlanmaktadır. Hizmet ve imalat sektörleri PMI endekslerinin 50 üzerindeki değerleri sektörlerde önceki aya göre büyümeyi, altındaki değerler ise daralmayı gösteriyor. IHS Markit, hizmet ve imalat sektörlerinin birleşimini kompozit üretim endeksi olarak duyuruyor.

Ham madde kısıtlarına rağmen Nisan ayında imalat sektöründe üretim ve istihdam arttı, fiyat baskıları artışını sürdürdü… ABD, Avustralya ve İngiltere’de aşılamaların verdiği avantajla; hizmet sektöründe kısıtlamalar gevşetildi, istihdam arttı. İç talepteki artış ithalat talebini doğururken; ülkelerin ihracat siparişleri hızlandı. Artan iç ve dış talep, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarında artışa sebep oldu. Özellikle ham madde temininde yaşanan zorluklar ham madde fiyatlarını yukarı çekerken;  yakıt, nakliye ve navlun maliyetleri ile artan personel ücretleri hem mal hem de hizmet üreticilerinin girdi maliyetlerinin artmasında etkili oldu. Söz konusu maliyet artışları, doğrudan tüketici fiyatlarına yansıtıldı.

Tedarik sorunu ve fiyat artışları öncü merkez bankalarını gevşek para politikasının en az bir yıl daha sürmesine sebep olacak… Yarı iletken mallara ve sonrasında plastik üretiminde kullanılan ara mallara ulaşmadaki zorluklar fabrikaların üretimlerini durdurmalarına sebep olmaya devam ediyor. Harvard Business Review’da yayınlanan bir makalede tedarik sorununun önümüzdeki 12 ayda da sürmesi tahmin edildiğini okuyoruz. Dolayısıyla, pandemiyle mücadelede başarılı olunduğu fakat tedarik zincirinde sorunların devam ettiği sürece, küresel olarak tüketici fiyatları da yukarı seyrini sürdürecek. Ancak talep ve maliyet kaynaklı enflasyonist baskı büyük merkez bankalarının finansal erişimi kolaylaştırmayı sağlayan parasal genişleme adımlarını durduramayacak çünkü pandemide yeni dalgalar ve aşılamada yetersizlik sıkı para politikasından henüz uzak olunduğunu gösteriyor.  

Gelelim IHS Markit’in yayınladığı ülke ve bölge detaylarına…

Amerika Birleşik Devletleri (ABD):

Dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD’de aşılamada hızlı hareket edilmesinin sonucu olarak gevşetilen Covid-19 kısıtlamalarının etkisiyle imalat ve hizmet sektörleri -tedarik zincirindeki sıkıntılara rağmen- Nisan ayında önceki aya göre büyüme kaydetti. Kompozit PMI üretim endeksi, ilk tahminlere göre, aylık 2,5 puan artışla Nisan ayında 62,2 seviyesine yükseldi. Paralelinde işe alımlar arttı. Talep artışı fiyatlar genel seviyesinde de artışı beraberinde getirdi. Hizmet sektörü tarafında yakıt, personel ücretleri, taşıma ve ekipman maliyetlerindeki artışlar girdi maliyetlerini yukarı çekti; maliyetlerdeki artışlar tüketici fiyatlarına yansıtıldı. İmalat tarafında ise maliyet artışlarının ana tetikleyicileri ham madde kısıtları ve artan nakliye ücretleri olmaya devam etti.

Euro Bölgesi:

Bölge genelinde hizmet sektörü PMI endeksinin Nisan ayında, Ağustos 2020’den bu yana ilk kez önceki aya göre büyüyerek 50,3 değerini aldığı, imalat sektörü PMI’ın ise aylık 0,8 puan artışla 63,3 seviyesine yükseldiği tahmin edildi. Kompozit PMI endeksi de böylece aylık 0,5 puan artışla 53,7 değerine işaret etti. Bölge genelinde, imalat sanayi üretimi Nisan ayında özellikle artan yeni ihracat siparişleri, satın alımlarda artış, stok artırma ve yatırım harcamalarındaki artışa bağlı olarak önceki aya göre büyüme kaydetti. Almanya hariç Bölge genelinde Covid-19 kaynaklı tedbirlere rağmen hizmet sektörü 2020 yılı yaz aylarından bu yana ilk kez önceki aya göre büyüdü. Pandemide artan kısıtlamalara rağmen şirketlerin pandemiyi süreçlerine adapte edebilmeleri ve daha iyi dönemlere hazır olabilmek adına artan güven algısı, işe alımlarda artışı beraberinde getirdi. Artan talebin etkisiyle hem girdi maliyetleri hem de çıktı fiyatları yükselişini sürdürdü. Girdi maliyetlerindeki artışı tetikleyen iki unsura dikkat çekildi: Artan talep ve tedarik zincirindeki sorunlara bağlı olarak ham madde fiyatlarındaki yükseliş. Euro Bölgesinde TÜFE, Mart ayında önceki aya göre %0,9’luk sert artışla yıllık bazda %1,3 yükseliş kaydetmişti. Talep artışında devamlılık, TÜFE’nin yukarı seyrini korumasına sebep olacak.

Almanya:

Dünyanın dördüncü büyük ekonomisi olan Almanya’da hizmet ve imalat sektörleri Nisan ayında üçüncü dalga Covid-19 kaynaklı kısıtlamaların etkisiyle önceki aya göre büyümüş olsalar da büyüme hızları zayıfladı. Kompozit üretim PMI endeksinin Nisan ayında aylık 1,3 puan düşüşle 56,0 seviyesine, hizmet sektörü PMI aktivite endeksinin aylık 1,4 puan düşüşle 50,1 seviyesine, imalat sektörü PMI’ın aylık 0,2 puan düşüşle 66,4 seviyesine geriledikleri tahmin edildi. İmalat sektöründe kapasite artırım hamleleri, Nisan ayında istihdamda artışı beraberinde getirdi. Tedarik zincirindeki dengesizlikler imalat maliyetlerini artırırken, hizmet sektörü fiyat artışlarında daha temkinli kaldı.   

İngiltere:

Dünyanın altıncı büyük ekonomisi olan İngiltere’de imalat sanayi ve hizmet sektörleri PMI endeksleri Nisan ayında özellikle gıda ve içecek hizmeti veren işletmelerin açılmasıyla birlikte önceki aya göre hızlı artışlar kaydetti. Kompozit üretim PMI endeksinin aylık 3,6 puanlık artışla 60,0 seviyesine yükseldiği tahmin edildi, sektörlerde işe alımlar arttı. Uluslararası seyahatlerdeki sıkı kısıtlamalar turizm sektörünü olumsuz etkilemeye devam etse de imalat sektörü tarafında özellikle Euro Bölgesinden olmak üzere yeni ihracat siparişleri yılbaşından bu yana en sert yükselişini kaydetti. Öte yandan girdi maliyetleri de hızlı şekilde arttı; ülke genelinde şirketlerin yakıt faturaları, personel ücretleri, emtia fiyatları ve navlun maliyetleri Nisan ayında yükselişini sürdürdü. Bu da tüketici fiyat enflasyonunda yükselişin sürmesine işaret etti.

Japonya:

Dünyanın üçüncü büyük ekonomisi olan Japonya’da kompozit PMI endeksi Nisan ayında 50,2 seviyesi ile Ocak 2020’den bu yana ilk kez 50 seviyesinin üzerine çıkarak ekonomide önceki aya göre büyümeye işaret etti. İmalat sektörü PMI endeksinin Nisan ayında önceki aya göre 0,6 puanlık artışla 53,3 seviyesine yükseldiği, hizmet sektörü PMI endeksinin 48,3 değeri ile Mart ayında değişiklik göstermediği tahmin edildi. Dolayısıyla Nisan ayında ekonomik büyümeyi omuzlayan sektör yine imalat sektörü oldu; yeni siparişler, yeni ihracat siparişleri ve üretim önceki aya göre güçlü bir şekilde büyüme kaydetti. İstihdam tarafında zayıflık sürerken, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarında enflasyonist baskı izlenmedi.

Avustralya:

Covid-19 kaynaklı kısıtlamaların gevşemesine bağlı olarak dünyanın 14. büyük ekonomisi olan Avustralya’da hizmet ve imalat sektörleri Nisan ayında önceki aya göre büyüme kaydetti. Kompozit PMI endeksinin Nisan ayında tarihi rekor seviyesi olan 58,8 değerini aldığı tahmin edildi. Yurt içi ve yurt dışından gelen talep artışları istihdam talebini artırırken personel ücretleri de arttı. Tedarik zincirindeki kısıtlar, yüksek petrol fiyatları ve istihdam maliyetlerindeki artış girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarının yükselmesine sebep oldu. Çeyrek dönemler olarak açıklanan enflasyon 2020 yılının ilk çeyreğinde %2,2 seviyesindeyken 2020 yılını %0,9 seviyesinden kapatmıştı. Ön göstergeler enflasyonda 2021 yılı ilk çeyreğinde hızlanmaya işaret ediyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Şubat ayında ihracatta artış sinyalleri var

19 Şubat’ta IHS Markit, Şubat ayı Euro Bölgesi imalat sektörü PMI verilerini açıklamış ve Türkiye’nin ihracatının %50’sinden fazlasını gerçekleştirdiği Euro Bölgesinde üretimin önceki aya göre büyümeye devam ettiğini görmüştük. Hafta sonunda yayınladığım ekonomi gündemi başlıklı makalemde, söz konusu gelişmenin Türkiye imalat sektörüne ve ihracat verilerine yansıyıp yansımadığını Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) ve imalat sektörü kapasite kullanım oranı (KKO) verilerinde arayacağımızı yazmıştım. Perakende satışlar için önemli bir gösterge olan perakende ticaret güven endeksi verilerini de dahil ederek ihracat ve iç piyasa siparişlerinin Şubat ayında imalat sektörünü nasıl etkilediklerini değerlendirmeye çalışacağım. Değerlendirmelerimi hem mevsimsellikten arındırılmış hem de arındırılmamış verilere dayanarak sizlere sunacağım.

Şubat ayı Merkez Bankası RKGE sonuçlarına göre;

. Arındırılmamış verilere göre RKGE, Şubat ayında bir önceki aya göre 2,3 puan artışla 109,3 seviyesinde gerçekleşirken mevsimsellikten arındırılmış RKGE, aylık 0,3 puan azalışla 108,7 seviyesine geriledi.

. Arındırılmamış verilere göre mevcut ihracat ve iç piyasa siparişleri alt endeksleri, Şubat ayında bir önceki aya göre iyileşti.

. Mevsimsellikten arındırılmış mevcut toplam siparişler bir önceki aya göre iyileşme kaydetti.

Arındırılmamış veriler neler söylüyor?

Şubat ayında arındırılmamış RKGE verileri, ihracat ve iç piyasa siparişlerinde önceki aya göre artış olduğunu gösteriyor. Nitekim, TÜİK’in yayınladığı arındırılmamış perakende sektörü güven endeksinin alt endeksi olan perakende satışların Şubat ayında iyileşme kaydetmesi RKGE’de iç piyasa siparişlerindeki iyileşmeyi destekliyor. Şubat ayı arındırılmamış imalat sektörü KKO verilerine göre dayanıklı tüketim malları ve ara malları üretiminde önceki aya göre artış kaydedilmiş olması özellikle Şubat ayında ihracat siparişlerinde yaşanan iyileşmeyi de doğruluyor. Bununla birlikte, dayanıksız tüketim malları imalatında KKO’nun önceki aya göre değişim göstermemesi iki ihtimali ortaya koyuyor: ya dayanıksız tüketim malları ihracatı ve iç talep önceki aya göre değişiklik göstermedi ya da ters yönlü bir gelişme kaydettiler.   

Mevsimsellikten arındırılmış veriler neler söylüyor?

TÜİK’in yayınladığı mevsimsellikten arındırılmış perakende ticaret sektörü güven endeksinin Şubat ayında bir önceki aya göre %0,4’lük artış kaydetmiş olması, RKGE’de mevcut toplam siparişlerdeki iyileşmeyi destekliyor. Ancak, mevsimsellikten arındırılmış KKO’da alt kırılımlar açıklanmadığı için imalat sektörü KKO’da kaydedilen aylık yüzde 0,1 puanlık azalışta ihracat ve iç piyasa siparişlerinin nasıl bir rol oynadığını göremiyoruz. Bunun için Cuma açıklanacak olan SAMEKS Sanayi ve Hizmet endeksleri ile Mart ayı başında açıklanacak olan İSO imalat sektörü PMI verilerini öncelikli olarak bekleyeceğiz.

Dr. Fulya Gürbüz

Ocak ayında talepte daralma sürdü, sanayi üretimini dış ticaret destekledi

Sevgili Ekonomi Okuryazarları, 8-12 Şubat 2021 haftasında açıklanan Aralık 2020 ayına ait talep ve üretime ilişkin verilerin cari işlemler dengesine nasıl yansıdığını, Ocak 2021 ayına ait ön göstergelerin talep, üretim ve cari işlemler dengesinde nasıl bir etki yarattığını sizlere aktarıyorum.

Siz karar verin: Türkiye imalat sektörü Ocak ayında büyüdü mü, küçüldü mü?

Türkiye’de “üretim yapılıyor” ve “üretim yapılmıyor” diye farklı yorumlar, tartışmalar gündeme gelebiliyor. Bu yazımda sizlere imalat sektörüne ilişkin Ocak ayı verilerine ait raporları sunacağım. Yazının sonunda imalat sektörü Ocak ayında büyüdü mü, küçüldü mü sizler karar vereceksiniz.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), İstanbul Sanayi Odası (İSO), Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) ile uluslararası bir kuruluş olan IHS Markit yayınladığı Ocak ayına ilişkin raporları sırasıyla aktarmaya başlayayım:

TCMB: İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı (KKO) – Ocak 2021’de yüzde 75,4 seviyesine yükseldi

Not: “Kapasite kullanım oranının %80-85 aralığında olması yüksek bir düzey olarak kabul edilmekte, %90 üzerinde olması ekonominin çok canlı olduğu anlamına gelmektedir. %70-80 aralığındaki kapasite kullanım oranı ise ülkede yeni yatırımlar yapılmasa bile gelişme potansiyelinin bulunduğunu göstermektedir.” Koç, E., Şenel, M. C., Kaya, K., 2017, Türkiye’de Ekonomik Göstergeler – İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı, Mühendis ve Makina cilt 58, sayı 689, s. 1-22

İmalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı (KKO), bir önceki aya göre 0,2 puan azalarak yüzde 75,4 seviyesinde gerçekleşmiştir. Mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı (KKO-MA), bir önceki aya göre 0,2 puan artarak yüzde 75,6 seviyesinde gerçekleşmiştir.

Üretilen mallar özelinde hem dayanıklı tüketim malı hem de ara malı üretiminde kapasite kullanımı Ocak ayında önceki aya göre 0,2’şer puan artış gösterdi. Dayanıksız tüketim malı üretiminde kapasite kullanımı önceki aya göre 0,4 puan düşüş kaydetti. Yatırım malı üretiminde kapasite kullanımı ise önceki aya göre değişiklik göstermedi. Dayanıklı tüketim malları ve ara malları üretiminin Türkiye’nin en büyük ihracat sektörü olan otomotiv sektörüyle doğrudan ilişkili sektörler olduğunu eklemek isterim.

Aşağıdaki grafikte KKO’nun 2020 yılı ortasından itibaren %75 seviyelerinde hareket ettiğini, söz konusu seviyenin iç talepte daralmanın yaşandığı 2014 yılındaki seyre paralel bir seyir ortaya koyduğunu görüyoruz. Hatırlatmak gerekirse 2014 yılı, ABD Merkez Bankası Fed’in Amerikan ekonomisinin ısınmaya başlaması sebebiyle faiz artırma sinyallerini verdiği bir dönemdi. Söz konusu dönemde Türkiye’nin dış borç stokundaki hızlanmada bir duraksama olmuş, faiz oranlarındaki artış iç talebi dolayısıyla da üretimi olumsuz etkilemişti. 2015 yılında TL faizlerindeki artışın etkisiyle düşük faizli dış borçlanmaya tekrar ağırlık verilmesi imalat sektöründeki kapasite kullanımının da artmasında etkili olmuştur.

Kaynak: TCMB

TCMB: Reel Kesim Güven Endeksinde (RKGE) mevcut aya ilişkin değerlendirmeler – Ocak 2021’de 107 seviyesine yükseldi

Not: RKGE’nin 100 üzerindeki değerler iyimser görünüme, aşağısındaki değerler kötümser görünüme, 100 değerine eşit olması ise istikrarlı görünüme işaret etmektedir.

2021 yılı Ocak ayında RKGE, bir önceki aya göre 0,2 puan artarak 107,0 seviyesinde gerçekleşmiştir. Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, gelecek üç aydaki üretim hacmi, gelecek üç aydaki toplam istihdam, genel gidişat ve mevcut mamul mal stokuna ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkilerken, son üç aydaki toplam sipariş miktarı, mevcut toplam sipariş miktarı, sabit sermaye yatırım harcaması ve gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarına ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkilemiştir.

Kaynak: TCMB

Mevcut toplam siparişlerin ve mevcut mamul mal stokları seviyesinin mevsim normallerinin altında olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya göre güçlendiği görülmektedir.

RKGE verileri “son üç ay”, “mevcut durum” ve “gelecek üç ay” için değerlendirmeleri içermektedir. Aşağıdaki tabloda hem iç piyasa hem de ihracat siparişlerinin bir önceki aya göre (kısa kırmızı oklar) mevsim normallerinin daha da altında kaldığını gösteriyor. Raporda siparişlerle ilgili söz konusu yorum sektörün ortalamasını vermekte; tüketim malı, ara malı ve yatırım malı siparişleri özelinde bir detay ortaya koymamaktadır.

Kaynak: TCMB

İSO: İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) – Ocak 2021’de 54,4 seviyesine yükseldi

Not: Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise önceki aya göre küçüldüğünü göstermektedir.

İstanbul Sanayi Odası ve IHS Markit’ten elde edilen PMI® anket verileri, 2021 yılı başında Türk imalat sektöründeki büyüme hızının iyileştiğine işaret etti. Üretim, yeni siparişler ve ihracat büyüme bölgesine geri dönerken istihdam artış hızı 3 yıldan uzun bir sürenin en yüksek düzeyine çıktı.

Türk lirasındaki göreli istikrar, hem girdi maliyetlerinin hem de nihai ürün fiyatlarının daha düşük oranlarda artmasını sağladı. Bununla birlikte ham madde yetersizlikleri enflasyonist baskıların yüksek kalmasına yol açarken teslimatlarda da gecikmeler kaydedildi.

Aralık’ta 50,8 olarak ölçülen manşet PMI endeksi Ocak’ta 54,4’e yükseldi ve faaliyet koşullarında Temmuz 2020’den bu yana en güçlü iyileşmeye işaret etti. Böylelikle, sektörün performansı üst üste sekiz ay güçlenmiş oldu.”

Aşağıdaki grafik kırmızı renkli çizgi ile gösterilen PMI endeksi ile mavi renkli çizgiyle gösterilen sanayi üretimi arasındaki yakın ilişkiyi ortaya koymaktadır.

Kaynak: ISO

MÜSİAD: Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksi – Ocak 2021’de 53,8 seviyesine geriledi

Not: Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün bir önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise küçüldüğünü göstermektedir. İlgili rapora MÜSİAD’a başvurarak ulaşılabilmektedir.

“Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksi, 2021 yılı Ocak ayında, bir önceki aya göre 2,2 puan azalarak 53,8 seviyesine gerilemiştir.

Yeni siparişler alt endeksinin önceki aya göre 11,6 puan birden azalarak 51,0 seviyesine gerilemesi, bu dönemde sanayi sektöründe yaşanan ivme kaybında belirleyici rol oynamıştır.

Önceki aya göre 4,8 puan artarak 57,9 seviyesine yükselen üretim alt endeksi ise Aralık ayında başlayan artışını sürdürmüş ve olumlu bir görünüm arz etmiştir.

Geçtiğimiz iki ay boyunca hızlı bir şekilde düşüşe geçen girdi alımları, Ocak 2021 dönemi itibariyle yeniden ivme kazanmış ve 15,3 puanlık artışla 53,8 seviyesine yükselmiştir.

Girdi alımları ve üretimdeki artışa karşın yeni siparişlerin ivme kaybetmesi, bu dönemde firmaların mevcut stoklarını eritmeye yönelmesine neden olmuş ve nihai mal stoku alt endeksi 6,8 puan azalarak 44,7 seviyesine gerilemiştir.

Sektöre yönelik işgücünde ise üretim ve girdi alımlarındaki artışın olumlu etkisi hissedilirken, istihdam alt endeksi önceki aya göre 13,9 puan birden artarak 57,1 seviyesine yükselmiştir.

Böylece önceki aya göre 2,2 puan azalmasına karşın 53,8 puanla referans değerin üzerinde seyreden Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksi, yeni yılın ilk ayında sanayide çarkların dönmeye devam ettiğine işaret etmektedir.”

Kaynak: MÜSİAD

IHS Markit: Küresel İmalat Sektörü Satın Alma Yöneticileri Endeksleri (PMI) – Ocak 2021

Not: Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün bir önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise önceki aya göre küçüldüğünü göstermektedir.

IHS Markit her ayın ilk iş gününde bir önceki ayın imalat sektöründeki gelişmeleri gösteren PMI endekslerini yayınlamaktadır. Türkiye ihracat hacminin %53’ünü oluşturan Euro Bölgesi imalat sektörü PMI verileri Hollanda’da 58,8, Almanya’da 57,1, İtalya’da 55,1, Avusturya’da 54,2, İrlanda’da 51,8, Fransa’da 51,6 olarak gerçekleşti. PMI seviyelerinin 50’nin üzerinde olması söz konusu ülkelerdeki imalat sektörlerinin bir önceki aya göre büyümesini sürdürdüğü anlamına geliyor. Almanya imalat sektöründeki büyüme hızı önceki ayın altında kalmış olsa da halen Euro Bölgesinin en hızlı büyüyen ikinci ülkesi. İspanya’da ise imalat sektörü PMI Covid-19’un olumsuz etkilerinin yansıması olarak 49,3 değerini alarak bir önceki aya göre küçülme kaydetti. İhracatımızın en yüksek olduğu Almanya’da ihracat siparişleri, Çin ve ABD’den gelen taleplere bağlı olarak artışını sürdürdü.   

Türkiye’nin ihracat gerçekleştirdiği ikinci en büyük ülke konumundaki İngiltere’de de imalat sektörü PMI endeksi 54,1 değeri ile önceki aya göre büyümesini sürdürdü. Ancak büyüme hızı, Brexit ve Covid-19 kaynaklı olumsuzluklar sebebiyle Aralık ayında kaydettiği 57,5 seviyesindeki PMI değerinin altında kaldı. Bir diğer önemli detay ise ara mallar (hammadde) ve yatırım malları üretimindeki büyümenin Ocak ayında da sürmesi.

Türkiye’nin ihracatında üçüncü sırayı alan ABD’de ise imalat sektörü PMI Ocak ayında 59,2 seviyesine yükseldi. Raporda, özellikle aşılamaya dair olumlu beklentiler sebebiyle stokları iyileştirme eğilimi ihracat siparişlerinde artışa sebep olduğu kaydediliyor.

Türkiye’nin olmasa da özellikle ABD ve Almanya’nın en önemli ticaret ortaklarından Çin’de ise yeniden baş gösteren Covid-19 vaka sayılarındaki artışın etkisiyle kapatmaların tekrar gündeme gelmesi imalat sektörü PMI endeksinin Aralık ayındaki 53,0 seviyesinden Ocak ayında 51,5 seviyesine gerilemesine sebep oldu. İmalat sektörünün Ocak ayında daha yavaş büyümesinin ardında yatan sebepler olarak üretim ve yeni siparişlerdeki artışın hız kestiği ve ihracat siparişlerindeki düşüş not edildi. Uzak Doğu PMI raporlarında ise Güney Kore, Hindistan ve Tayvan’da ihracat siparişlerindeki artışın imalat sektörlerindeki büyümede etkili olduğunu okuyoruz. Güney Kore özelinde hem yurt içi hem de ihracat siparişlerinde otomobil ve teknoloji ürünlerine yönelik talep artışı olduğu kaydedilirken, Hindistan’da tüketim ve yatırım mallarında talep artışına dikkat çekiliyor. Tayvan’da ise siparişlerdeki artışta müşterilerin tedarik zincirindeki aksamalardan olumsuz etkilenmemek adında stok mevcutlarını artırma istemlerine vurgu yapılıyor.

Maliyet tarafında ise küresel bazda hem girdi maliyetlerinin hem de çıktı fiyatlarının (yani tüketiciye yansıtıldığı fiyatın) artış eğilimini sürdürdüğünü de ülke raporlarında okuyoruz. Girdi maliyetlerinin artışında özellikle Covid-19’un etkisiyle tedarik zincirindeki kısıtların ve taşımacılık tarafındaki yetersizlik ve aksamaların hammadde fiyatlarını yukarı çekmesinin etkisi var.

İmalat sektöründe istihdamın Türkiye dahil küresel olarak Ocak ayında artmaya devam ettiğini de ekleyelim.

Dr. Fulya Gürbüz

25-29 Ocak haftasında yurt içinde ekonomik aktiviteyi, yurt dışında ise Fed para politikası kararını izleyeceğiz

25-29 Ocak haftasında Türkiye ekonomisinin 2021 yılına nasıl başladığına, Fed para politikası toplantısında makro-ekonomik görünüm ve beklentilere odaklanacağız.

25 OCAK 2021, PAZARTESİ

OCAK AYI İMALAT SEKTÖRÜ KAPASİTE KULLANIM ORANI (KKO)

2020 yılı Aralık ayında imalat sektöründe KKO, bir önceki aya göre 0,2 puan azalarak %75,6 seviyesinde gerçekleşmiş, mevsimsel etkilerden arındırılmış KKO ise aylık 0,1 puan artışla %75,4 olmuştu. Ocak ayı IHS Markit PMI verilerinde Almanya başta olmak üzere Euro Bölgesi imalat sektöründe üretim ve ihracat siparişlerinde kaydedilen artışa paralel olarak, Ocak ayında Türkiye’de özellikle ihracatın desteğiyle KKO’da olumsuz bir gelişme görmeyeceğiz. KKO’da olası bir sert gerileme ise üretim ve ihracat tarafında kırmızı ışık yakacak.

OCAK AYI TCMB REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (RKGE)

2020 yılı Aralık ayında RKGE, bir önceki aya göre 2,9 puan artarak 106,8, mevsimsel etkilerden arındırılmış RKGE ise aylık 3,0 puan artışla 110,4 olmuştu. İhracat ile ilgili gelen olumlu sinyallere rağmen Ocak ayında tüketici kredilerindeki azalmanın etkisiyle yurt içi talepteki daralma eğilimi RKGE’de sıçrama ihtimalini azaltıyor. Öte yandan aşılama ile ilgili olumlu gelişmeler RKGE’de olumlu beklentileri de beraberinde getirecektir, ancak bunun özellikle Türkiye’nin küresel tedarik zincirindeki konumu açısından desteklenmesi halinde tablo çok daha iyimser olacaktır. Bunun için ihracat siparişlerindeki eğilimi takip etmekte fayda var.  

OCAK AYI SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ

2020 yılı Aralık ayında mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi bir önceki aya göre; hizmet sektöründe %9,2, perakende ticaret sektöründe %7,8 ve inşaat sektöründe %7,2 azalmıştı. Kapatmaların etkisi sektörel güven endekslerine olumsuz yansıdı. Vaka sayılarında kademeli azalmalar kısıtlamaların gevşetilmesinde etkili olacak ancak bunun için Şubat ayını görmek gerekli.

27 OCAK 2021, ÇARŞAMBA

AMERİKAN MERKEZ BANKASI (FED) PARA POLİTİKASI KARARI

13 Ocak’ta yayınlanan Bej Kitap (Beige Book) raporunda, uygulanan para politikasının ABD’de 12 Fed bölgesindeki işletme ve hane halkına nasıl yansıdığını okumuştuk. Yılda 8 kere yayınlanan raporun sonuncusu olan 2 Aralık 2020 tarihli rapordaki gelişmelerle karşılaştırıldığında; Ocak ayı raporunda

. Ekonomik aktivitenin bölgeler arasında farklılık gösterdiği, kapatmaların online satışları artırdığı, otomobil satışlarının zayıfladığı, arz tarafındaki zorluklara rağmen hemen her bölgede imalat sektörü aktivitesinde iyileşme kaydedildiği,

. Konut piyasasındaki güçlü iyileşmeye karşın ticari emlak piyasasındaki zayıflığın sürdüğü, kredi hacminin önemli bir gelişme kaydetmediği,

. Aşılamanın geleceğe yönelik iyimserliği artırmasına rağmen virüs vakalarındaki artışın özellikle yakın dönemde iş şartlarında ters yönlü etki yarattığı,

. İstihdamın bölgelerin çoğunda arttığı, özellikle imalat, inşaat ve ulaştırma sektörlerinde Kovid-19 kaynaklı olarak nitelikli eleman sıkıntısı yaşandığı, ücret artışlarında ise zayıflığın sürdüğü,

. Fiyatlar tarafında girdi fiyatlarının nihai mal ve hizmet fiyatlarına göre daha fazla arttığı; özellikle inşaat ve yapı malzemeleri, çelik ürünleri ile nakliye hizmetlerindeki fiyat artışlarının sürdüğü; perakende, toptan ticaret ve imalat sektörlerinde tüketicilere nihai satış fiyatlarının yükselmeye devam ettiği; enerji fiyatlarındaki artışa rağmen pandemi öncesi fiyatların aşağısında kaldığı; düşük stoklar ve yüksek imalat maliyetlerine bağlı olarak konut fiyatlarının artmaya devam ettiği işaretlerini almıştık.

Özetlersek, Fed’in piyasaya likidite akıtmaya devam etmesi özellikle istihdam piyasasına olan talebin sürmesinde etkili olurken, fiyat baskılarının hem hane halkını hem de üretim ve hizmet sektörünü olumsuz etkilemektedir. Nitekim ABD Başkanı Biden da geçen hafta ilk icraat olarak Kovid-19’a karşı ekonomiyi canlandırmayı hedefleyen “Amerikan Kurtarma Planı” adlı 1,9 trilyon dolarlık yardım paketini açıkladı. 16 Aralık tarihli para politikası toplantısında Fed, maksimum istihdam ve fiyat istikrarı hedefleri kapsamında maksimum istihdam ve ortalama %2 enflasyon seviyesine ulaşana kadar gerekli tüm adımları atmaya devam edeceklerini belirtmiş ve %0-0,25 olan politika faiz aralığında değişiklik yapmamıştı. 27 Ocak toplantısında da Fed, para politikasında ve politika faizinde bir değişiklik yapmayacak.  

28 OCAK 2021, PERŞEMBE

2020 YILI ARALIK AYI ULUSLARARASI REZERVLER VE DÖVİZ LİKİDİTESİ

2020 yılı Kasım ayında resmi rezerv varlıkları 82,7 milyar dolar olmuş; söz konusu varlıkların 41,1 milyar dolarını döviz varlıkları (menkul kıymetler, nakit ve mevduatlar), 40,0 milyar dolarını altın rezervleri, 1,4 milyar dolarını IMF’den çekme hakkı oluşturmuştu. Yükümlükler tarafında ise gelecek 12 ayda döviz kredileri, menkul kıymetler ve mevduat için ödenecek toplam anapara ve faiz ödemeleri 27,6 milyar dolardır. Türk lirası karşılığında yapılan vadeli işlemlere (forward, futures ve swap) ait açık pozisyon (borç) tutarı 58,1 milyar dolar iken Hazine’nin şarta bağlı döviz yükümlülükleri ise 40,4 milyar dolardır. Toplam döviz varlıklarından gelecek 12 ayda ödenecek toplam döviz yükümlülükleri çıkardığımızda net rezervlerin 43,4 milyar dolar açık verdiğini görüyoruz. Turizm sektörünün durduğu mevcut ortamda Türkiye’de döviz rezervi kazandıran en önemli kalem ihracat. Hazine’nin sınırlı borçlanma imkanını dikkate aldığımızda yurt dışından önemli bir yardım paketi gelmedikçe Türk lirasında istikrarın devam etmesi ve ihracat performansındaki her iyileşme TCMB rezervlerinin de artmasında etkili olacak.

OCAK AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ (EGE)

Mevsim etkilerinden arındırılmış EGE, 2020 yılı Aralık ayında önceki aya göre 3,1 puan düşüşle 86,4 seviyesine gerilemişti.

2021 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ENFLASYON RAPORU

Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın göreve başlamasının ardından 25 Aralık 2020’de TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna yaptığı sunumda 2021, 2022 ve 2023 yılları enflasyon tahminlerini sırasıyla %9,4, %7,0 ve %5,0 olarak duyurmuştu. Ocak ayı raporunda ekonomi ve fiyat istikrarına yönelik gelişmeleri, mevcut riskleri ve beklentileri detaylı olarak okuyacağız.

TCMB VE BDDK, 22 OCAK 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

15 Ocak verilerine göre yabancı para döviz mevduatları (döviz tevdiat hesapları) önceki aya göre 0,7 milyar dolar azalışla 223,8 milyar dolar oldu. Aynı dönemde kamu mevduat bankalarının yabancı para net genel pozisyon açığı 0,4 milyar dolar seviyesine geriledi; 7 Ağustos 2020’de söz konusu pozisyon açığı 12,2 milyar dolar seviyesine kadar yükselmişti. Öte yandan, yabancı yatırımcıların hisse senedi ve tahvil stoku önceki haftaya göre 0,5 milyar dolar azalma gösterdi. Merkez Bankasında tutulan altın ve yabancı para cinsi döviz ve menkul kıymetler ise önceki haftaya göre 2,5 milyar dolar azalma kaydetti. Türk lirası cinsi mevduat ve kredi faiz oranlarında önceki haftaya göre hafif gerileme yaşanmasının iz düşümü olarak tüketici kredilerinde azalma, ticari kredilerde ise önceki haftaya göre artış oldu.

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

29 OCAK 2021, CUMA

OCAK AYI SAMEKS SANAYİ VE HİZMET SATIN ALMA MÜDÜRLERİ ENDEKSLERİ

2020 yılı Aralık ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış SAMEKS Sanayi Endeksi önceki aya göre 8,4 puan artışla 55,8, SAMEKS Hizmet Endeksi ise aylık 0,3 puan artışla 50,9 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüme kaydettiğini, altındaki değerler ise daraldığını göstermektedir. Her iki sektörde de istihdamın Aralık ayında önceki aya göre artış kaydettiğini, stokların ise azaldığını öte yandan sanayi sektörü özelinde yeni siparişlerde sert bir artış kaydedildiği işaretlerini almıştık. Ocak ayı verilerinden kapatmaların hizmet ve imalat sektörlerinde arz ve talep dengesini nasıl etkilediğini göreceğiz.

2020 YILI ARALIK AYI TÜİK DIŞ TİCARET İSTATİSTİKLERİ

Ticaret Bakanlığı Ocak ayı başında ihracatı 17,8 milyar dolar, ithalatı ise 22,4 milyar dolar olarak açıklamıştı. Her iki veri de Kasım ayına göre artışa işaret ediyor. Ticaret Bakanlığı 2020 yılı genelinde toplam 169,5 milyar dolar ihracat, 219,4 milyar dolar ithalat kaydedildiğini ortaya koydu. 2019 yılı genelinde ihracat ve ithalat sırasıyla 180,8 milyar dolar ve 210,3 milyar dolar olarak gerçekleşmişti.

Dr. Fulya Gürbüz