19-23 Nisan ekonomi gündemi: Küresel imalat sektörü PMI

19-23 Nisan haftasında, yurt içinde net uluslararası yatırım pozisyonu, merkezi yönetim borç stoku, yurt dışı üretici fiyat enflasyonu ve tüketici güven endeksi verilerini takip edeceğiz. Yurt dışında Avrupa ve Çin merkez bankalarının faiz kararları ile Nisan ayı ABD, Avustralya, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya imalat sektörleri PMI ilk tahminleri açıklanacak. Avrupa Merkez Bankası politika değişikliğine gitmeyecek, Çin Merkez Bankası Mayıs 2020’den bu yana politika faizinde değişikliğe gitmiyor. Küresel imalat sektörü PMI ilk tahminleri ise Türkiye’nin Nisan ayında ihracat, istihdam, üretim, üretici maliyeti hakkında ipuçları verecek.

19 NİSAN 2021, PAZARTESİ

ŞUBAT AYI NET ULUSLARARASI YATIRIM POZİSYONU (NUYP) – TCMB

Ocak ayında Türkiye’nin uluslararası varlıkları 246,3 milyar dolar, yükümlülükleri 638,7 milyar dolar seviyesindeydi. Varlıkların önceki aya göre 5,6 milyar dolar artması ve yükümlülüklerin ise 6,1 milyar dolar azalmasına bağlı olarak, NUYP Ocak ayında önceki aya göre 11,8 milyar dolar azaldı.

Kaynak: Turkey Data Monitor

20 NİSAN 2021, SALI

MART AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Şubat ayında merkezi yönetim borç stoku 1 trilyon 860 milyar dolar seviyesindeydi. Borcun %58’ini iç borç, %42’sini dış borç oluşturuyor. Borcun %44’ü Türk lirası cinsinden, %52’si döviz cinsindendir. 2020 yılı üçüncü çeyreğinde GSYİH’nin %39,4 seviyesine yükselen merkezi yönetim borç stoku 2020 yılı son çeyreğinde düşerek %35,9 seviyesinden tamamladı.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI YURT DIŞI ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (Yİ-ÜFE) – TÜİK

Mart ayında YD-ÜFE yıllık %28,27 artış kaydetmiş, aylık bazda %2,46 gerilemişti.

Kaynak: TÜİK

22 NİSAN 2021, PERŞEMBE

AVRUPA MERKEZ BANKASI (ECB) FAİZ KARARI – ECB

Ticaret savaşının ekonomi üzerindeki ağırlığını artırdığı 2018 yılı sonlarında %2,4 seviyelerine kadar yükselen enflasyon, talep ve üretim tarafındaki zayıflığa bağlı olarak düşüş eğilimine girmiş, 2020 yılında ise pandeminin etkisiyle Eylül ayında eksi %0,3 değeri ile sıfırın altına kadar gerilemişti. Parasal ve mali teşviklerin desteğiyle en son Mart ayında enflasyon %1,3 seviyesine kadar yükseldi. Söz konusu yükseliş için ECB Başkanı Lagarde geçen hafta bir etkinlikte yaptığı açıklamada Euro Bölgesinde enflasyonun ECB’nin %2 olan hedefinden oldukça uzakta olduğunu kaydetti. Lagarde, Euro Bölgesi ekonomisinin parasal ve mali teşviklerle ayakta kalabildiğini, ekonomide tam toparlanma sağlanana kadar bu teşviklere son verilmeyeceğini de ekledi. Dolayısıyla ECB, perşembe günü politika faizinde değişiklik yapmayacak.

TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Mart ayında tüketici güven endeksi 1,5 puan artışla 86,6 seviyesine gerilemişti. Endeksin 100 seviyesinin altında olması kötümserliğe işaret ediyor.

Kaynak: TÜİK

TCMB VE BDDK, 16 NİSAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

9 Nisan ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artışını sürdürdü; bir önceki haftaya göre yavaş hızla da olsa artmaya devam etti. TL cinsi krediler artışını sürdürdü. Döviz mevduatları haftalık 1,7 milyar dolar artışla 216,2 milyar dolar seviyesine yükseldi; tüzel kişiler döviz mevduatlarını 1,3 milyar dolar, bireyseller 0,3 milyar dolar artırdı. TL mevduat ve kredi hacimleri önceki haftaya göre değişmedi, TL cinsi mevduat faiz oranları %20’nin altına, ticari kredi faiz oranları %21,63 seviyesine geriledi; ihtiyaç kredileri faiz oranı %24,63 seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu haftalık 0,1 milyar dolar artışla 6,1 milyar dolar oldu. Uluslararası rezervler bir önceki haftaya göre 1,9 milyar dolar artışla 89,3 milyar dolar seviyesine yükseldi; altın rezervleri 0,6 milyar dolar, döviz rezervleri 1,3 milyar dolar artış kaydetti. Rezervlerin artmasına bağlı olarak Merkez Bankası net rezerv ve döviz likiditesi açığı 2,2 milyar dolar azalarak 43,2 milyar dolar seviyesine geriledi.  Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi toplamı önceki haftaya göre 0,5 milyar düşüşle 30,2 milyar dolar oldu. Yurt dışı yerleşikler 9 Nisan haftasında 46 milyon dolarlık net satış yaptı, nette 78 milyon dolarlık DIBS alışı gerçekleştirdi.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

12-16 Nisan haftasına Merkez Bankası faiz kararı damgasını vuracak

Veri yoğun bir haftaya giriyoruz. Pazartesi günü cari açık, işsizlik oranı, inşaat maliyeti; Salı günü sanayi üretimi, perakende satışlar ve ciro endeksleri; Çarşamba günü tarım ÜFE; Perşembe günü TCMB faiz kararı, bütçe, konut satış, özel sektörün uzun vadeli kredi dış borcu; Cuma günü kısa vadeli dış borç ve Merkez Bankası konut fiyat endeksi verileri açıklanacak. ABD’de Fed, Çarşamba günü ABD’deki ekonomik görünümü ortaya koyan Bej Kitap’ı (Beige Book) yayınlayacak.

12 NİSAN 2021, PAZARTESİ

ŞUBAT AYI ÖDEMELER DENGESİ – TCMB

Cari işlemler dengesi ödemeler dengesi tablosunda yer almakta ve Türkiye’deki yerleşiklerin yurt dışındaki yerleşiklerle yaptıkları ekonomik faaliyetler sonucu Türkiye’nin döviz gelirleri ile döviz giderlerinin farkını göstermektedir. Ocak ayında cari işlemler dengesi, gerileyen dış ticaret açığının katkısıyla 1,9 milyar dolar açık vermiş, son 12 aylık cari işlemler açığı toplamı hafif gerilemeyle 36,6 milyar dolar olmuştu. Dış ticaret açığındaki iyileşme ise ithalatın ihracattan daha hızlı düşmesi etkili olmuştu. Hizmetler dengesi ise pandemi kaynaklı olarak ne taşımacılık ne de turizm gelirleri tarafında cari işlemler dengesine önemli bir katkı yapamamaktadır. Cari işlemler açığının finansmanı tarafında ise Hükumet artan bütçe açığına bağlı olarak Kasım 2020 – Ocak 2021 döneminde toplam 8,8 milyar dolar dış borçlanma gerçekleştirmiştir. Finans dışı sektör ise Aralık 2020 – Ocak 2021 döneminde kısa ve uzun vadeli dış borç ödemelerinden daha fazlasını borçlanma yolunu tercih etmiştir. Öte yandan TCMB politikalarının olumlu sinyal vermesine bağlı olarak yine Aralık 2020 – Ocak 2021 döneminde Türkiye’nin döviz rezervleri 10,6 milyar dolar artmıştır. Şubat ayında dış ticaret açığında yataya yakın bir artış kaydedilmiş olmasına bağlı olarak cari işlemler açığında Ocak ayına göre önemli bir değişim olmayacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor

ŞUBAT AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ – TÜİK

TÜİK Ocak ayından itibaren mevsimsel etkilerden arındırılmış işgücü verilerini yayınlamaya başlamıştır. Buna göre işsizlik oranı Ocak ayında önceki aya göre 0,4 yüzde puan azalışla %12,2 olarak gerçekleşmişti. Toplam istihdam aylık olarak 822 bin artarken, Tarım, sanayi ve hizmet sektörleri istihdamı önceki aya göre artarken, inşaat sektörü istihdamı azalma kaydetmişti. Tarım dışı işsizlik oranı 0,5 yüzde puan azalışla %14,2 olarak tahmin edilmişti. Atıl işgücü oranı aylık 1,2 yüzde puan artışla %30,2 seviyesine yükselmişti.

Kaynak: TÜİK

ŞUBAT AYI İNŞAAT MALİYET ENDEKSİ – TÜİK

İnşaat maliyet endeksi Ocak ayında yıllık %27,82, aylık %7,44 artış kaydetmişti.

Kaynak: TÜİK

13 NİSAN 2021, SALI

ŞUBAT AYI SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ – TÜİK

Ocak ayında sanayi üretimi aylık %1,0, yıllık %11,4 artış kaydetmişti. Şubat ayı imalat sektörü PMI verileri sektörde büyümenin Ocak ayına göre kısmen hız kesse de büyümeye devam ettiğini, bunda yeni ihracat siparişlerindeki artışın etkisi olduğunu göstermişti. Şubat ayında özellikle otomotiv sektörü üretimi ve ihracatındaki artışlar söz konusu gelişmeyi destekliyor. Ek olarak Şubat ayında yatırım malları ithalatında da artış kaydedildiğini de dikkate aldığımızda sanayi üretiminin büyümesini sürdürdüğünü göreceğiz.

Kaynak: TÜİK

ŞUBAT AYI PERAKENDE SATIŞ ENDEKSLERİ – TÜİK

Sanayi üretimi ile benzer eğilim gösteren perakende satış hacim endeksi Ocak ayında aylık %0,3, yıllık %2,0 artış kaydetmişti. Şubat ayında Perakende Ticaret Güven Endeksinin “Son üç ayda iş hacmi” alt endeksindeki iyileşme perakende ticareti destekleyecektir. Öte yandan konut ve taşıt hariç bireysel kredilerde Şubat ayında kaydedilen artış da destekleyici rol oynayabilir.

Kaynak: TÜİK

14 NİSAN 2021, ÇARŞAMBA

MART AYI TARIM ÜRÜNLERİ ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TARIM-ÜFE) – TÜİK

Tarım-ÜFE Şubat ayında aylık %2,61, yıllık %21,32 artış kaydetmişti.

Kaynak: TÜİK

NİSAN AYI BEJ KİTAP – FED

Mart ayı başında yayınlanan Bej Kitap, ABD’de ekonomik aktivitenin Ocak ayı başından Şubat ayı ortasına kadarki süreçte ılımlı büyüme sergilediğini, ülke genelinde imalat sektörünün önceki ay Bej Kitap verilerine göre iyileşme gösterdiğini,  düşük mortgage kredisi faiz oranlarının konut satışlarının artmasında etkili olmaya devam ettiğini, tarımsal şartların iyileştiğini, taşımacılığın ılımlı artış kaydettiğini gösterdi, istihdamın yavaş hızla da olsa artmaya devam ettiğini, ücretler artış kaydedilirken  önümüzdeki dönemde artışların süreceğini, girdi maliyetlerindeki artışın bazı firmalar tarafından tüketiciye yansıtılabildiğini ortaya koymuştu.

15 NİSAN 2021, PERŞEMBE

MERKEZ BANKASI FAİZ KARARI – TCMB

Sayın Naci Ağbal Başkanlığında 18 Mart tarihli para politikası toplantısında Merkez Bankası 1-hafta vadeli borç verme faizi olan %17 seviyesindeki politika faizini önden yüklemeli olarak 2 puan artışla %19 seviyesine yükseltmişti. Mevcut durumda TL cinsi mevduat faiz oranları %20, kredi faiz oranları %24, 2-yıl vadeli gösterge tahvil faizi %18,5 seviyelerini geçmiş durumda. Sayın Şahap Kavcıoğlu Başkanlığındaki yeni yönetimin 15 Nisan toplantısında kredi maliyetlerini azaltmak adına politika faizini düşürmemesini diliyorum.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE DENGESİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Şubat ayında bütçe 23,2 milyar TL fazla vermişti. Aşağıdaki grafik Mayıs 2018’den bugüne 12-aylık toplam faiz giderlerindeki reel artışın vergi gelirlerindeki reel artıştan daha hızlı olduğunu gösteriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI KONUT SATIŞLARI – TÜİK

Şubat ayında Türkiye’de toplam 81 bin 222 konut satışı gerçekleşmişti.

Kaynak: TÜİK

ŞUBAT AYI ÖZEL SEKTÖR UZUN VADELİ YURT DIŞI KREDİ BORCU – TCMB

Ocak ayında özel sektörün yurt dışı kredi borcu önceki aya göre hafif bir gerilemeyle 164 milyar 54 milyon dolar olmuştu. Özel sektör finansal kuruluşların yurt dışı kredi borcu 70 milyar 972 milyon dolar, finansal olmayan kuruluşların 93 milyar 82 milyon dolar seviyesinde bulunuyor. Özel sektörün yurt dışı kredi borcu en son Şubat 2018’de 226,7 milyar dolar ile zirve yapmıştı.

Kaynak: Turkey Data Monitor

TCMB VE BDDK, 8 NİSAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

2 Nisan ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artışlarını sürdürdü; önceki haftaya göre vadesiz yabancı para mevduatları 19 milyar TL, vadeli TL mevduat 22 milyar TL, yabancı para mevduat 20 milyar TL artış yaşandı. TL cinsi krediler artışını sürdürdü. Döviz tevdiat hesapları haftalık 2 milyar dolar azalışla 214 milyar dolar seviyesine geriledi. TL mevduat faiz oranları %20,10, TL cinsi ticari kredi faiz oranları %21,06, TL cinsi ihtiyaç kredileri faiz oranı %24,34 seviyelerine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu haftalık 0,4 milyar dolar artışla 5,9 milyar dolar oldu. Uluslararası rezervler bir önceki haftaya göre 3,2 milyar dolar azalışla 87,5 milyar dolar seviyesine indi; altın rezervleri 0,4 milyar dolar, döviz rezervleri 2,8 milyar dolar azaldı. Merkez Bankası net rezerv ve döviz likiditesi açığı 0,9 milyar dolar artışla 45,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi toplamı önceki haftaya göre 0,7 milyar düşüşle 30,8 milyar dolar seviyesine geriledi. Böylece 19 Mart haftasından 2 Nisan haftasına kadarki süreçte yurtdışı yerleşiklerin hisse+tahvil stoku büyüklüğü 8,2 milyar dolar azalmış oldu. Aynı dönemde yurtdışı yerleşikler nette 2,4 milyar dolarlık hisse ve tahvil satışı gerçekleştirirken, uluslararası rezervler 5,7 milyar dolar azalma kaydetti.

16 NİSAN 2021, CUMA

ŞUBAT AYI TCMB KONUT FİYAT ENDEKSİ – TCMB  

Ocak ayında Merkez Bankası konut fiyat endeksi aylık %1,8 artışla 157,7 seviyesine yükselmişti.

ŞUBAT AYI KISA VADELİ DIŞ BORÇ STOKU – TCMB  

Ocak ayında Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku aylık 1,8 milyar dolar artışla 140,3 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Merkez Bankasının 22,8 milyar dolar, bankaların 60,6 milyar dolar, diğer sektörlerin 57,0 milyar dolar kısa vadeli dış borcu bulunuyor. Türkiye’nin orijinal vadesine bakılmaksızın kalan vadeye göre gelecek 12 ayda toplam 190,3 milyar dolar dış borç ödemesi bulunmaktadır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Enflasyon, reel getiri, reel kur, nakit bütçe, TCMB Beklenti anketi, dış ticaret endeksleri

5 NİSAN 2021, PAZARTESİ

MART AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Şubat ayında yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık %27,09, aylık %1,22 artış kaydetmişti. Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Şubat ayında yıllık %15,61, aylık %0,91 artmıştı. AA Finans anketine göre TÜFE’nin Mart ayında ortalama olarak aylık %1,09, yıllık %16,21 artması bekleniyor. Yİ-ÜFE’nin ise Türk lirasındaki değer kaybı ve tedarik zincirindeki aksaklıkların ithal ham madde fiyatlarını artırmaya devam etmesine bağlı olarak aylık %3’ten fazla artma yükselebilir ki bu yükseliş Yİ-ÜFE’nin yıllık bazda %30’lara yükselmesine sebep olacaktır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI FİNANSAL YATIRIM ARAÇLARI REEL GETİRİ ORANLARI – TÜİK

Finansal yatırım araçlarının Şubat ayı reel getirilerini aşağıdaki grafik hem TÜFE hem de Yİ-ÜFE bazlı olarak göstermektedir.

Kaynak: TÜİK

6 NİSAN 2021, SALI

MART AYI REEL EFEKTİF DÖVİZ KURU (REK) – TCMB

Şubat ayında TÜFE bazlık REK Şubat ayında aylık 3,6 puan artışla 69,7 seviyesine, Yİ-ÜFE bazlı REK ise aylık 4,7 puan artışla 83 seviyesine yükselmişti. TCMB REK hesaplama yöntemi şu şekildedir: “ülkemiz fiyat düzeyinin dış ticaret yaptığımız ülkelerin fiyat düzeylerine oranının ağırlıklı geometrik ortalamasıdır”. REK’teki artış TL’nin reel olarak değer kazandığını, yani Türk mallarının yabancı mallar cinsinden fiyatının arttığını göstermektedir. REK, Aralık-Ocak-Şubat döneminde arka arkaya artış kaydetmişti, ancak Mart ayında yaşanan TL’deki sert değer kaybı REK’te düşüşe sebep olacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor

7 NİSAN 2021, ÇARŞAMBA

MART AYI NAKİT BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Hükumetin nakit giriş çıkışlarını gösteren nakit bütçe dengesi, Şubat ayında 3,5 milyar TL açık vermişti. Merkezi yönetim bütçesi ise Şubat ayında 23,2 milyar TL fazla vermişti.  

MART AYI KÜRESEL HİZMET SEKTÖRÜ PMI VERİLERİ – IHS MARKIT

IHS Markit tarafından açıklanan J.P.Morgan Küresel Hizmet Sektörü İş Aktivitesi Endeksi Şubat ayında aylık 1,2 puan artışla 52,8 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü gösteriyor. Şubat ayındaki iyileşmede en büyük katkı ABD’den gelmiş, sektörde büyüme kaydeden diğer ülkeler olarak Çin, Hindistan, Rusya, Avustralya ve Kazakistan sıralanmıştı. Hizmet sektörleri daralmaya devam eden ülkeler olarak Euro Bölgesi, Japonya, İngiltere ve Brezilya listelenmişti.

8 NİSAN 2021, PERŞEMBE

TCMB VE BDDK, 1 NİSAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

26 Mart haftasında piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artış kaydedildi. Önceki haftaya göre dolaşımdaki para 5 milyar TL, vadesiz TL mevduat 23 milyar TL, vadeli TL mevduat 24 milyar TL, yabancı para mevduat 45 milyar TL yükseldi. Döviz tevdiat hesapları haftalık 6 milyar dolar azalışla 217 milyar dolar seviyesine geriledi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu haftalık 0,7 milyar dolar azalışla 5,6 milyar dolar oldu. Uluslararası rezervler bir önceki haftaya göre 2,5 milyar dolar azalışla 90,6 milyar dolar seviyesine indi; altın rezervleri 0,5 milyar dolar arttı, döviz rezervleri 3 milyar dolar azaldı. Merkez Bankası net rezerv ve döviz likiditesi açığı 1 milyar dolar artışla 44,5 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi toplamı önceki haftaya göre 7,5 milyar düşüşle 31,5 milyar dolar oldu. TL mevduat faiz oranları %19,5, TL cinsi ticari kredi faiz oranları %21,06, TL cinsi ihtiyaç kredileri faiz oranı %24,19 seviyelerine kadar yükseldi.

9 NİSAN 2021, CUMA

NİSAN AYI TCMB BEKLENTİ ANKETİ SONUÇLARI – TCMB  

Mart ayı Beklenti Anketi sonuçlarına göre yıl sonunda TÜFE %11,54, Dolar/TL kuru 7,946, cari açık 25,2 milyar dolar, GSYH büyümesi %4,42, 2022 yılı GSYH büyümesi %4,24 olması bekleniyor.

ŞUBAT AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ – TÜİK

Ocak ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi bir önceki aya göre %1,8 artmış, ithalat miktar endeksi %1,6 azalmıştı. İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan dış ticaret haddi ise önceki aya göre 0,1 puan düşüşle 97,5 olmuştu.

Kaynak: TÜİK

Dr. Fulya Gürbüz

Türkiye’nin dış borç stoku 450 milyar dolara yükseldi

2020 yılının son çeyreğinde Türkiye’nin dış borç stoku bir önceki çeyreğe göre 14 milyar dolar artışla 450 milyar dolar seviyesine yükseldi. Böylece, 2020 yılının ilk yarısında 426 milyar dolar seviyesine gerileyen toplam dış borç stoku, 2020 yılının son yarısında 24 milyar dolar artmış oldu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

2020 yılında 717 milyar dolar GSYH elde edilmişti. Böylece Türkiye’nin dış borç stoku 2020 yılı sonunda GSYH’nin %63 seviyesine yükselerek tarihi rekor kırdı. 2005 yılında %34 seviyesinde olan söz konusu oran 2011’den bu yana aralıksız yükselişini sürdürüyor. Aşağıdaki grafikte “Dış Borç / GSYH” oranındaki yukarı yönlü seyri görebilirsiniz.  2001 yılında yaşanan krizin etkisiyle dış borç stoku GSYH’nin %56’sına yükselmiş, 2008-2009 küresel finans kriz döneminde ise %41 olmuştu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Hem kısa hem de uzun vadeli dış borç stoku artışını sürdürdü…

Vade bazında, kısa vadeli dış borç stoku 2020 yılının son üç çeyreğinde ardı ardına artarak ilk çeyreğe göre toplam 19,3 milyar dolar artışla 138,5 milyar dolar seviyesine yükselirken, orta-uzun vadeli dış borç stoku son iki çeyrekte ardına ardına toplam 10,2 milyar dolar artışla 311,5 milyar dolar oldu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Hem kamu hem de özel sektör 2020 yılının son iki çeyreğinde dış borcunu artırdı…

Borçlu bazında bakıldığında bir önceki çeyreğe göre Merkez Bankasının dış borç stoku yılın son çeyreğinde 0,3 milyar dolar artışla 21,4 milyar dolar, kamu sektörünün 6,7 milyar dolar artışla 173,1 milyar dolar, özel sektörün ise 7,0 milyar dolar artışla 255,6 milyar dolar seviyelerine yükseldi. Kamunun dış borcu bütünüyle kamu bankalarına aittir. Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi Türkiye’nin dış borcunun yükünü ağırlıklı olarak özel sektör yüklenmiş bulunmaktadır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Finans dışı özel sektör hem kısa hem de uzun vadede dış borcunu artırdı…

2020 yılı son çeyreği itibariyle 255,6 milyar dolar büyüklüğündeki özel sektörün dış borcunun %59’unu (151 milyar dolar) finansal olmayan özel sektör kuruluşlarının dış borcu oluşturmaktadır. Finans dışı özel sektörün dış borcunun toplam dış borç stoku içindeki payı ise %34’tür.

Finansal olmayan özel sektör kuruluşlarının dış borç stoku 2020 yılı son çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 4,8 milyar dolar artışla 151,1 milyar dolar seviyesine yükseldi. Böylece yılın ikinci yarısında finans dışı özel sektörün dış borç stokunda yılın ilk yarısına göre 10,6 milyar dolarlık artış yaşanmış oldu.

Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi hem finans hem de finans dışı özel sektör kuruluşları kısa vadeli dış borcunu son dönemde artırmıştır. Benzer şekilde finans dışı özel sektör uzun vadeli dış borcunda artışa giderken özel sektör finans kuruluşlarının uzun vadeli dış borcunda önemli bir değişiklik yaşanmamıştır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dış borç stoku neden artıyor?

Türkiye’nin dış borcunun artmasında en büyük etken yurt içinde sıkı para politikasının kredi hacmini yavaşlatmasına bağlı olarak yurt dışındaki özellikle de ABD ve Euro Bölgesi’ndeki düşük faiz oranlarının sağladığı avantaj. Elbette Türkiye’nin artan risk primi Türkiye’nin yurt dışından borçlanma maliyetlerini artırsa da aşağıdaki grafikte de görüleceği üzere ABD merkez bankası Fed’in pandemi sebebiyle politika faizini 2020’nin ikinci çeyreğinde tekrar %0-0,25 aralığına düşürmüş olması Türkiye’nin hem kısa vadeli hem de uzun vadeli olarak yurt dışından borçlanma eğiliminin artmasında en önemli etken.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Güven kaybı ve artan riskler ekonomi üzerinde alarm zillerinin çalmasına sebep oluyor…

Artan dış borç stoku ve bütçe açığı, azalan TCMB rezervleri, gelecek 12 ayda ödenmesi geren 190 milyar dolar dış borç yükü, 36 milyar dolara yükselen cari açık, TCMB Başkanının görevden alınması, iç siyasette yaşanan gelişmeler Türk lirasındaki kırılganlığın tekrar artmasına sebep oldu. Artan Covid vakaları ve zayıf ihracat performansını dikkate aldığımızda istihdamda kayıpların artarak devam edeceğini tahmin etmek zor değil.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: TCMB ve Fed politika kararları, bütçe, enflasyon, konut, dış borç, dış ticaret

15 MART 2021, PAZARTESİ

ŞUBAT AYI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE VERİLERİ – TÜİK

Ocak ayında merkezi yönetim bütçesi 24,2 milyar TL açık vermiş, faiz dışı bütçe açığı 2,2 milyar TL olmuştu. 2020 yılı genelinde 173 milyar TL bütçe açığı verilmişti. Merkezi yönetim bütçe dengesi için önemli bir gösterge olan ve hemen hemen benzer sonuçlar ortaya koyan Hazine nakit dengesi Şubat ayında 3,5 milyar TL açık verdi. Bütçe açığında artış Hazine’nin borç yükünü artıran, enflasyonist baskı oluşturan, ödemeler dengesi tablosunda finans hesabını etkileyen önemli bir unsurdur.

ŞUBAT AYI TARIM ÜRÜNLERİ ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TARIM-ÜFE) – TÜİK

Ocak ayında Tarım-ÜFE yıllık %21,26, aylık %3,03 artış kaydetmişti.

ŞUBAT AYI KONUT SATIŞLARI – TÜİK

Türkiye genelinde 2021 Ocak ayında 70 bin 587 konut satılmıştı. 2020 yılı genelinde satılan konut sayısı toplam 1 milyon 499 bin 316 olmuştu.

16 MART 2021, SALI

OCAK AYI KONUT FİYAT ENDEKSİ – TCMB

2020 yılı Aralık ayında konut fiyat endeksi 154,80 seviyesine yükselerek bir önceki yılın aynı ayına göre %30,3, bir önceki aya göre %1,7 artış kaydetmişti. Tarihsel seyre göre Türk lirasındaki değer kayıpları konut satışları ve konut fiyatlarında artışa sebep olmaktadır.

OCAK AYI ÖZEL SEKTÖR UZUN VADELİ YURT DIŞI KREDİ BORCU – TCMB

2020 yılı Aralık ayında özel sektörün uzun vadeli yurt dışı kredi borcu önceki aya göre 1,9 milyar dolar artışla 163,5 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Söz konusu borcun 93,1 milyar doları finansal olmayan şirketlere, 60,9 milyar doları bankalara, 9,5 milyar doları bankacılık dışı finansal şirketlere aittir. Finansal olmayan kuruluşlar uzun vadeli yurt dışı kredi borcunu Ekim-Aralık 2020 döneminde artırma eğilimine girmiştir. 2020 yılı Aralık ayı itibariyle finansal olmayan şirketler içinde hizmet sektörünün uzun vadeli yurt dışı kredi borcu 57,1 milyar dolar, sanayi sektörünün borcu 35,5 milyar dolardır. Ön gösterge olarak, Ocak ayı ödemeler dengesi raporunda bankaların uzun vadeli kredi borç ödemesinin %68’ini tekrar borçlandıklarını, banka dışı sektörün ise ticari olmayan kredi borç ödemelerinin %124’ünü tekrar uzun vadeli borçlandığını eklemekte fayda var.

17 MART 2021, ÇARŞAMBA

ABD MERKEZ BANKASI (FED) PARA POLİTİKASI TOPLANTI KARARI – FED

3 Mart’ta Fed tarafından yayınlanan Bej Kitap’ta ekonomik aktivitenin Ocak ayından Şubat ortasına kadar önceki rapora göre ılımlı bir seyir izlediği, aşılamaların geniş çapta uygulanmasına bağlı olarak işletmelerin gelecek 6-12 aylık dönemde iyimser kalmaya devam ettikleri, tüketici harcamaları ve otomobil satışlarının ülke genelinde karışık bir seyir izlediği, Kovid-19 kısıtlamaları sebebiyle özellikle eğlence ve konaklama sektörünün olumsuz etkilendiği, tedarik zincirindeki zorluklara rağmen imalat sektöründe ılımlı bir büyüme olduğu, düşük mortgage faiz oranlarının konut satışları ve fiyatlarında artış getirmeye devam ettiği, ticari gayrimenkul pazarında kısmen bozulma yaşandığı, tarımsal şartların iyileştiği; petrol, gaz ve enerji üretiminde artış olduğu, ulaştırma faaliyetlerinin ılımlı bir büyüme kaydettiği, istihdamın artmaya devam ettiği, çalışan ücretlerinde artış görüldüğü ve önümüzdeki aylarda söz konusu artışın devam edeceği beklenildiği, tedarik sorunları ve artan talebin etkisiyle girdi maliyetlerinin ılımlı artış kaydettiği, artan petrol fiyatları ve kapasite kısıtları sebebiyle taşıma maliyetlerinin arttığı, bazı perakendecilerin ve üreticilerin artan girdi maliyetlerini tüketiciye yansıtırken bazılarının yansıtamadığı kaydedilmiş, gelecek aylara yönelik ise fiyat artış beklentilerine vurgu yapılmıştı.

ABD ekonomisi 2020 yılı genelinde yıllık ortalama %3,5 daralma kaydetmişti. Çeyreksel olarak bakıldığında ABD ekonomisi yılın ilk yarısında sert daralma sonrasında ikinci yarısında sert bir toparlanma yaşamıştı. Bej Kitap ekonomide söz konusu iyileşmenin 2021 yılının ilk iki ayında ılımlı da olsa sürdüğüne işaret etmiş oldu. Söz konusu olumlu gelişmeler hem istihdam hem de fiyat tarafında yukarı yönlü eğilimi ortaya koydu. Fed, para politikası kararı alırken maksimum istihdam ve ortalama yıllık %2 çekirdek Kişisel Tüketim Harcamaları Enflasyonu artışını hedefliyor. Mevcut durumda Fed para politikası ve politika faizinden bir değişiklik yapmayacak. Ancak toplantı sonrası yayınlanacak toplantı notundaki detaylara odaklanacağız. Geçen hafta Başkan Biden tarafından imzalanan 1,9 trilyon dolarlık paketin tüketim, istihdam ve fiyat gelişmelerine olumlu yansıyabileceği beklentisi, petrol fiyatlarında yaşanan sert artışlar, ABD dolarının değer kazanması ve enflasyonda artış beklentilerine bağlı olarak ABD uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükselişin 17 Mart toplantısında nasıl yorumlandığını ve nasıl beklentiler ortaya koyduğunu takip edeceğiz.

OCAK AYI KISA VADELİ DIŞ BORÇ STOKU – TCMB

2020 yılı Aralık ayında Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku bir önceki aya göre 4,2 milyar dolar artışla 138,7 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Buna göre, bankacılık dışı sektörün kısa vadeli dış borcu 59,3 milyar dolar, bankacılık sektörünün 58 milyar dolar, Merkez Bankasının 21,4 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Genel olarak bakıldığında yurt dışındaki düşük faiz oranları imkanından yararlanmak isteyen banka dışı sektörün Temmuz 2020’den itibaren, bankacılık sektörünün ise Kasım-Aralık 2020 döneminde kısa vadeli dış borç stoklarını artırdığına şahit olduk. Öte yandan, kalan vadeye göre Türkiye’nin Aralık 2020 itibariyle gelecek 12 ayda ödemesi gereken toplam dış borç stoku aylık 4,4 milyar dolar artışla 188,8 milyar dolar seviyesine yükselmiştir. Söz konusu borcun 86 milyar doları bankacılık sektörüne, 75,5 milyar doları bankacılık dışı sektöre, 21,4 milyar doları Merkez Bankasına, 5,9 milyar doları hükümete ait bulunmaktadır.

18 MART 2021, PERŞEMBE

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI (TCMB) PARA POLİTİKASI TOPLANTI KARARI – TCMB

Türk lirasındaki değer kaybının yüksek petrol ve hammadde fiyatlarıyla enflasyonist baskı oluşturduğu mevcut ortamda Merkez Bankası, 18 Aralık tarihli toplantısında %17 olan politika faiz oranını artırıp artırmama kararı verecek. Tüketici fiyat enflasyonu (TÜFE) Şubat ayında yıllık %15,6 artış kaydetmişti. Merkez Bankası Mart ayı Beklenti Anketi sonuçlarına göre, TÜFE Mart ve Nisan aylarında sırasıyla yıllık %16 ve %16,3 seviyelerine yükselecek. %2,0–2,5 gibi bir reel faizi dikkate aldığımızda politika faizinin %18-19 aralığına yükseltilmesi beklenebilir. Ancak yine Beklenti Anketi sonuçlarına göre yılsonu TÜFE beklentisi %11,5 seviyesinde bulunuyor. Merkez Bankası da Ocak ayı Enflasyon Raporunda 2021 yıl sonu TÜFE beklentisini orta noktası %9,4 olmak üzere % 7,3–11,5 aralığında tahmin ediyor. Söz konusu iyileşmede baz etkisindeki iyileşmenin etkisi ve TÜFE’nin Nisan-Mayıs gibi zirve yapacağı ihtimali var. TL cinsi bireysel kredi faiz oranlarının %24’e, ticari kredi faiz oranlarının %21’e yaklaştığı mevcut ortamda, politika faizinde yüzde 1 puanlık (100 baz puanlık) artış kredi faiz oranlarının da %25 seviyesine ulaşacağı anlamına geliyor. Bu da tüketim tarafını baskılayarak enflasyonda azalma getirebilir ve iyileşen enflasyonun etkisiyle Merkez Bankası yaz aylarında faiz indirimine gidebilir. Ancak böyle bir senaryoda riskleri sıralamakta fayda var. Yüksek enflasyon, gıda enflasyonundaki yapışkanlık, petrol ve hammadde ithal ürün fiyatlarında artış, yüksek işsizlik, yüksek faiz, yüksek bütçe açığı, faiz dışı bütçe açığının artmaya devam etmesi, yüksek cari açık, Merkez Bankası rezervlerinin nette eksi olmasına rağmen Türkiye’nin gelecek 12 ayda 189 milyar dolar dış borç ödemek zorunda olması, ihracatta performans kaybı, ithalat bağımlılığı, aşılamadaki yetersizlik, artan Covid-19 vaka sayılarının Türkiye’yi turizmde riskli ülke sınıfında tutması, son açıklanan hukuk ve ekonomi paketlerinin yabancı yatırımcıların ilgisini çekecek bir resim ortaya koyamaması, Merkez Bankasının sıkı para politikasına yönelik sözünü tutmaya devam edip etmeyeceği belirsizliği Türk lirası üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Hal böyle iken yabancı yatırım bankalarının 18 Mart tarihli toplantısında Merkez Bankasından politika faizinde 75-100 baz puanlık artış beklentileri elbette anlaşılabilir. 17 Mart’ta Fed toplantısından gelecek açıklamalar ve beklentiler de TCMB’nin faiz kararında etkili olacaktır. ABD ve küresel ekonomide enflasyonist baskıların artmaya devam etmesi TCMB’nin faiz yükseltmesiyle birlikte sıcak parayı kısmen çekecektir ancak kur-enflasyon sarmalından çıkabilmek adına hükümet kanadından somut bir reform takvimi duymamız gerekiyor.

TCMB VE BDDK, 12 MART 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

5 Mart ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) repo, para piyasası fonları ve ihraç edilen menkul kıymetlerin dahil M3’te önceki haftaya göre artış sürdü. TL cinsi mevduat faizleri 3 aydan 1 yıla kadar olan vadelerde %17 ve üzerine çıkarken; ticari kredi faiz oranları %20’nin, tüketici kredi faiz oranları ise %23,5’in üzerine geldi. Döviz tevdiat hesapları (yabancı para cinsi mevduatlar) gerçek kişilerde önceki haftaya göre 1 milyar dolara yakın, tüzel kişilerde ise 0,4 milyar dolara yakın düşüş yaşadı. Altın rezervlerinin önceki haftaya göre 2,3 milyar dolar, döviz rezervlerinin 1,3 milyar dolar azalış kaydetmesi sonucunda uluslararası rezervler 3,6 milyar dolar azalışla 91,7 milyar dolar seviyesine geriledi. Söz konusu gerilemenin etkisiyle net uluslararası rezerv açığı 2 milyar dolar artışla 44,5 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yabancı yerleşiklerin mülkiyetindeki hisse senedi önceki haftaya göre 0,4 milyar dolar artarken, DİBS portföyleri 0,4 milyar dolar azalma kaydetti.

19 MART 2021, CUMA

OCAK AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ – TCMB

İhracat miktar endeksi 2020 yılı Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %12,3, ithalat miktar endeksi ise %6,6 artış kaydetmişti. Bir önceki aya göre ihracat miktar endeksi %5,8 artış kaydederken, ithalat miktar endeksi %2,9 azalma kaydetmişti. İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan ve dış ticaret haddi, yıllık 1 puan düşüşle 104,8 seviyesine gerilemişti. Şubat ayı sonunda Ocak ayı dış ticaret istatistikleri TÜİK tarafından yayınlanmıştı. Buna göre Ocak ayında ihracat ve ithalatta önceki aya göre düşüş yaşanırken; önceki yıla göre ihracatta artış, ithalatta azalış ortaya konmuştu.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: AMB para politikası kararı, işsizlik, cari açık, sanayi üretimi, perakende satışlar ve TCMB beklenti anketi

10 MART 2021, ÇARŞAMBA

2020 YILI ARALIK DÖNEMİ İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ – TÜİK

2020 yılı Kasım döneminde işsizlik oranı bir önceki döneme göre 0,2 yüzde puan artışla %12,9 seviyesine, tarım dışı işsizlik oranı 0,04 yüzde puan artışla %14,83 seviyesine yükselmiş, işsiz sayısı 4 milyon 5 bin kişiyle önceki döneme göre değişiklik göstermemişti. İstihdam oranı önceki döneme göre 0,67 yüzde puan düşüşle %42,94 seviyesine gerilemişti. İş gücüne dahil olan nüfus 31 milyon 71 kişi iken, işgücüne dahil olmayanların sayısı 31 milyon 968 bin kişi olmuştu. Böylece potansiyel iş gücü olarak sayılan 15 yaş üzeri nüfus 63 milyon 39 bin kişi olarak duyurulmuştu.

Gelelim iş bulma umudu kalmayıp çalışmaya hazır olan işgücünü dikkate alan “geniş tanımlı” sivil işgücü istatistiklerine. Kasım döneminde işsiz sayısının bir önceki döneme göre 484 bin kişi artarak 8 milyon 837 bin kişiye yükselmiş olmasının etkisiyle geniş tanımlı işsizlik oranı önceki döneme göre yüzde 1,28 puan artışla %24,61 seviyesine yükselmiş, mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranı %24,63 olmuştu.  

Sanayi sektörüne yönelik PMI endeksi verileri Aralık döneminde istihdamda artış sinyallerini ortaya koymuştu.

OCAK AYI İNŞAAT MALİYET ENDEKSİ

2020 yılı Aralık ayında inşaat maliyet endeksi bir önceki aya göre %2,68, bir önceki yılın aynı ayına göre %25,02 artış kaydetmişti. Bir önceki aya göre malzeme endeksinde %3,38, işçilik endeksinde %0,27 artış yaşanmıştı. Ocak ayında kurdaki gerilemenin (Türk lirasındaki değer artışının) malzeme endeksinde düşüş etkisi yaratıp yaratmadığına odaklanacağız.

11 MART 2021, PERŞEMBE

AVRUPA MERKEZ BANKASI (AMB) PARA POLİTİKASI TOPLANTI KARARI

AMB, 21 Ocak tarihli toplantısında politika faizlerinde değişiklik yapmamıştı. AMB’nin dikkate aldığı üç politika faizi var. Bankaların teminat karşılığı Eurosystem’den haftalık borçlanma faizi %0, gecelik borç alma faizi %0,25, mevduat (yani bankaların parasını gecelik olarak Eurosystem’de tutma) faizi ise eksi %0,5 seviyesinde bulunmaktadır. Mevduat faizinin eksi olması, bankaların gecelik olarak yatırdıklarından daha azını ertesi gün alacakları anlamına geliyor. AMB bu uygulamayla, bankaların nakit fazlasını fon ihtiyacı olanlara aktarmaları amaçlamaktadır. AMB, son toplantıda pandemi kaynaklı olarak 1,85 trilyon Euro büyüklüğündeki varlık alım programını Mart 2022’ye kadar uzatırken, vadesi dolan tahvillerin ana paralarının tekrar yatırıma dönüştürülme süresini de 2023 yılı sonuna kadar uzatmıştı. AMB, varlık alım programı kapsamında aylık olarak 20 milyar euroluk alım gerçekleştiriyor. AMB, politika faizini artırmaya başlayana kadar varlık alım programıyla satın aldığı tahvillerin itfa olanlarının ana paralarını tekrar yatırıma dönüştürmeye devam edecek. 11 Mart toplantısında politika faizinde değişiklik olmayacak.

OCAK AYI ÖDEMELER DENGESİ – TCMB

2020 yılı Aralık ayında 3,2 milyar dolarlık cari işlemler açığı kaydedilmişti. Bunda dış ticaret dengesinin 3,3 milyar dolar açık vermesi etkili olmuştu. Turist sayısının Ocak ayında gerilemeye devam etmesi, cari açık üzerinde önemli bir olumsuz etki yaratmayacak. Öte yandan Ocak ayında dış ticaret açığındaki önceki aya göre 1,5 milyar dolarlık azalış cari açığın azalmasına katkıda bulunacak.

TCMB VE BDDK, 4 MART 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

26 Şubat ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) beş hafta sonrasında önceki haftaya göre ilk kez hafif de olsa yükseliş kaydetti. Kredi tarafında ticari kredi faiz oranları düşerken, bireysel kredi faiz oranları artışını sürdürdü: TL cinsi ticari kredi faiz oranları %19,32 seviyesine gerilerken bireysel kredi faiz oranları %22,87 seviyesine yükseldi. TL cinsi ortalama mevduat faiz oranları önceki haftaya göre hafif artışla %16,24 seviyesine yükseldi. Döviz tevdiat hesapları (yabancı para cinsi mevduatlar) tüzel kişilerin hesabındaki düşüşün etkisiyle 223,7 milyar dolar büyüklük ile bir önceki haftaya göre 2,5 milyar dolar azaldı. Altın ve dövizden oluşan uluslararası rezervler bir önceki haftaya göre 1,2 milyar dolar artışla 95,2 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yabancı yerleşiklerin mülkiyetindeki hisse senedi ve DİBS portföyü toplamı bir önceki haftaya göre 3,0 milyar dolar azalarak 38,8 milyar dolar seviyesine geriledi ki bunda özellikle hisse senetleri portföyündeki 2,8 milyar dolarlık azalışın etkisi var.

12 MART 2021, CUMA

MART AYI MERKEZ BANKASI BEKLENTİ ANKETİ

Şubat ayı anket sonuçlarına göre yıl sonu beklentileri TÜFE için %11,23, dolar/TL kuru için 7,787,  cari işlemler açığı için 24,1 milyar dolar, GSYH büyümesi için %4,05 seviyelerinde bulunuyor. Anket sonucuna göre 2022 yılı GSYH büyüme beklentisi ise %4,26.

OCAK AYI SANAYİ ÜRETİMİ ENDEKSİ

2020 yılı Aralık ayında sanayi üretimi bir önceki aya göre %1,3 artarken bir önceki yılın aynı ayına göre %9 büyüme kaydetmişti. Ocak ayında ihracat ve ithalattaki azalışın sanayi üretiminde de bir önceki aya göre düşüş kaydetmesi ihtimalini ortaya koyuyor. Reel Kesim Güven Endeksi’nde yer alan yatırım harcaması alt endeksinin Ocak ayında önceki aya gerilemesi de bu beklentiyi kuvvetlendiriyor.

OCAK AYI PERAKENDE SATIŞ ENDEKSİ

2020 yılı Aralık ayında perakende satış hacim endeksi bir önceki aya göre %4,2 azalırken, bir önceki yılın aynı ayına göre %0,6 artış kaydetmişti. Ticaret sektörü güven endeksi verisi altında yer alan “son üç ayda iç hacmi (satışlar)” alt endeksinin Ocak ayında bir önceki aya göre %3,8 daralması ve yine Ocak ayında TL cinsi tüketici kredileri ve bireysel kredi kartları harcamalarının önceki aya göre yavaşlaması, perakende satış hacmini aşağı çekecek iki gelişme olarak karşımıza çıktığını belirtmek isterim.

OCAK AYI SANAYİ, TİCARET VE HİZMET SEKTÖRLERİ CİRO ENDEKSLERİ

2020 yılı Aralık ayında sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi, bir önceki aya göre %0,4 azalma kaydetmişti. Alt detaylara göre; sanayi sektörü ciro endeksi 2020 yılı Aralık ayında aylık %3,1, hizmet ciro endeksi %0,4 artarken, inşaat ciro endeksi %3,6, ticaret ciro endeksi %2,4 azalmıştı.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: GSYH, enflasyon, üretim, hizmet ve bütçe

1 MART 2021, PAZARTESİ

ŞUBAT AYI TÜRKİYE VE KÜRESEL İMALAT SEKTÖRÜ SATIN ALMA MÜDÜRLERİ ENDEKSLERİ (PMI) – İSO, IHS MARKİT

İSO Türkiye İmalat Sektörü PMI endeksi Ocak ayında aylık 3,6 puan artışla 54,4 seviyesine hızlanmıştı. Endeksin 50 üzerindeki değerler bir önceki aya göre imalat sektöründe büyüme, 50 seviyesinin altındaki değerler ise daralmaya işaret etmektedir. Buna göre, Türkiye imalat sektörü PMI endeksinde aylık 3,6 puanlık artış “büyüme hızının bir önceki aya göre hızlandığı” anlamına gelmektedir. JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI endeksi ise Ocak ayında aylık 0,3 puan düşüşle 53,5 seviyesine gerileyerek büyüme hızında yavaşlamaya işaret etmişti. 19 Şubat’ta IHS Markit tarafında açıklanan Şubat ayı öncü verilerine göre, ABD’de imalat sektörü büyümesinde önceki aya göre yavaşlama, Euro Bölgesi, Japonya ve İngiltere imalat sektörlerinde ise hızlanma işaretlerini almıştık.

2020 YILI 4. ÇEYREK GAYRİSAFİ YURT İÇİ HASILA (GSYH) BÜYÜME VERİLERİ – TÜİK

2020 yılı üçüncü çeyreğinde GSYH bir önceki yılın aynı dönemine göre %6,7 büyümüş, böylece yılın ilk dokuz aylık döneminde ortalama %4,3’lük büyüme kaydedilmişti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre %15,6, takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,5 artış kaydetmişti. 2020 yılı dördüncü çeyreği için BETAM bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,7, bir önceki çeyreğe göre %3,5 büyüme öngörürken İstanbul Bilgi Üniversitesi Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (CEFIS) tahminleri de benzer şekilde sırasıyla %6,73 ve %3,22 seviyelerinde bulunuyor. CEFIS’in 2020 yılı geneli için ortalama büyüme tahmini %2,21’dir. Bloomberg HT Araştırma Birimi’nin düzenlediği anket sonuçlarını dikkate aldığımızda, 2020 yılı dördüncü çeyreğinde yıllık %7,3, 2020 yılı genelinde %2,3, 2021 yılı geneli için %4,5 büyüme tahmin ediliyor.

2 MART 2021, SALI

2020 YILI ARALIK AYI FİNANSAL KESİM DIŞI SEKTÖRÜN DÖVİZ POZİSYONU – TCMB

2020 yılı Kasım ayında finans dışı sektörün döviz varlıkları bir önceki aya göre 559 milyon dolar azalarak 138 milyar 647 milyon dolar seviyesine gerilemiş, döviz yükümlülükleri aylık 2 milyar 117 milyon dolar artışla 296 milyar 965 milyon dolar seviyesine yükselmiş, böylece sektörün Net Döviz Pozisyon Açığı aylık 2 milyar 676 milyon dolar artışla 158 milyar 318 milyon dolar seviyesine yükselmişti.

ŞUBAT AYI TEPAV PERAKENDE GÜVEN ENDEKSİ (TEPE) – TEPAV

TEPE endeksi 2021 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre 10,1 puan, bir önceki yılın aynı ayına göre 2,6 puan azalışla -15,5 puan seviyesine gerilemişti. Söz konusu seviye “denge” değerine göre hesaplanmaktadır. Detaylandırırsak, endeksi hesaplamak için oluşturulan anket çalışmasında her soru için olumlu değerlendirme yapan katılımcıların yüzdesi ile olumsuz değerlendirme yapanların yüzdesi arasındaki fark “denge değeri” olarak adlandırılmaktadır. TEPE endeksi en son Ocak 2016’da pozitif değer almıştı.

3 MART 2021, ÇARŞAMBA

ŞUBAT AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Ocak ayında yıllık %23,11, aylık %4,08 artış kaydetmiş; tüketici fiyat enflasyonu (TÜFE) ise yıllık %14,60, aylık %1,25 yükselmişti. Bloomberg HT anketine göre Şubat ayında TÜFE’nin ortalama olarak yıllık %15,50, aylık %0,8 artması bekleniyor.

ŞUBAT AYI JP MORGAN KÜRESEL HİZMET SEKTÖRÜ PMI VERİLERİ – IHS MARKIT

Ocak ayında JP Morgan küresel hizmet sektörü PMI endeksi aylık 0,2 puan düşüşle 51,6 seviyesine gerileyerek sektörde büyümenin yavaşlayarak da olsa sürdüğünü göstermişti. IHS Markit’in 19 Şubat’ta açıkladığı öncü verilerde ise; hizmet sektörünün ABD’de Şubat ayında büyüme eğilimini koruduğu, İngiltere’de daralmanın yavaşladığı, Euro Bölgesi ve Japonya’da daralmanın daha da arttığı bilgilerini edinmiştik.

ABD MERKEZ BANKASI FED, BEJ KİTAP’I YAYINLAYACAK

Fed tarafından yılda 8 kere yayınlanan ve ABD ekonomisi hakkında bilgi ve tahminlerinin yer aldığı Bej Kitap’ın 2021 yılına ait ikinci sayısı yayınlanacak. 13 Ocak’ta yayınlanan yılın ilk kitabında ekonomik şartların bölgeler arasında farklılık gösterdiği belirtilerek bir önceki raporla karşılaştırmalı olarak ekonomide yaşanan gelişmeler şöyle sıralanmıştı: Otomobil satışlarında zayıflama, pandeminin başlangıcından bu yana enerji sektöründe ilk kez büyüme, tedarik zincirindeki zorluklara rağmen hemen hemen tüm bölgelerde imalat sektöründe büyüme, konut alım satımında güçlü aktivitenin korunmasına karşın ticari gayrimenkul piyasasında zayıflığın sürmesi, bankacılık sektörü kredi hacminin yatay kalmasına karşın önümüzdeki aylarda yeni paketin desteğiyle artış beklenmesi, Covid-19 aşılamalarına ilişkin olumlu beklentilerin son virüs dalgasıyla törpülenmesi, genel olarak istihdamda düşüş yaşanması (imalat, inşaat ve ulaştırma sektörlerinde artış, hizmet sektöründe artan işten çıkarmalar), çalışan ücretlerinde ılımlı artış, girdi maliyetlerinin nihai ürün ve hizmetlere kıyasla daha hızlı artış kaydetmesi. Fed, ekonomik görünüme ilişkin olumlu edinimlerinin sonrasında 27 Ocak para politikası toplantı özetinde enflasyonist gelişmelere ve istihdam piyasasına dikkat çekmiş, özellikle de Biden hükumetinin hedeflediği 1,9 trilyon dolarlık ek paketin de desteğiyle piyasalarda ABD tahvil faizleri oranları yükselmeye başlamıştı. 2021 yılına %1 seviyesinin hemen altında başlayan ABD 10-yıl vadeli tahvilin faiz oranı 25 Şubat’ta %1,60 seviyelerinin üzerine kadar yükseldi öyle ki bu seviye koronavirüs tehlikesinin artmaya başladığı Ocak 2020 sonu seviyelerine eşdeğer. ABD 10-yıl vadeli tahvil faizlerindeki yükselişe Şubat ayına ilişkin olumlu makro-ekonomik veriler de destek verdi. Yıllık enflasyon Ocak ayında %1,4 seviyesinde bulunurken işsizlik oranı %6,3 seviyesine gerilemiş durumda. 2020 yılı başında enflasyon oranı %2,5, işsizlik oranı ise %3,5 seviyelerinde bulunuyordu. 1,9 trilyon dolarlık yeni yardım paketinin enflasyonist baskıları öngörülenden hızlı artırma riski bulunurken Eylül 2020 itibariyle 435 milyar dolar seviyesine yükselen Türkiye’nin toplam dış borç stokunu ve 2020 yılı genelinde kaydedilen 173 milyar TL’lik rekor bütçe açığını dikkate aldığımızda ABD ekonomisindeki ısınma işaretlerinin enflasyon ve tahvil faizlerini artıracağı, bunun da Türkiye’nin borçlanma maliyetleri ve cari işlemler açığı üzerindeki riskleri artırmaya devam edeceğini de eklemek isterim.

4 MART 2021, PERŞEMBE

TCMB VE BDDK, 26 ŞUBAT 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

19 Şubat ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) önceki haftaya göre hafif gerileme kaydedildi. Kredi tarafında ticari kredi faiz oranları düşerken, bireysel kredi faiz oranları artışını sürdürüyor: TL cinsi ticari kredi faiz oranları %19,73 seviyesine gerilerken bireysel kredi faiz oranları %22,64 ile bir önceki haftanın yüzde 0,63 puan üzerine gelmiş durumda. %16,14 seviyesine gerileyen TL cinsi mevduat faiz oranları son üç haftadır düşüşünü sürdürüyor. Döviz tevdiat hesapları yani yabancı para cinsi mevduatlar 226,2 milyar dolar büyüklük ile bir önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. Yabancı yerleşiklerin mülkiyetindeki hisse senedi ve tahvil portföyü bir önceki haftaya göre 0,6 milyar dolar artışla 41,9 milyar dolar seviyesine yükseldi ki bu sayı 2010 yılından bu yana en düşük seviyesine gerilediği 30 Ekim 2020 haftasına göre 17,4 milyar dolarlık artışa işaret ediyor.

5 MART 2021, CUMA

ŞUBAT AYI HAZİNE NAKİT BÜTÇE DENGESİ

2021 yılı Ocak ayında nakit bütçe 26,1 milyar TL açık vermişti. 2020 yılı genelinde toplam nakit bütçe açığı 182 milyar TL ile rekor seviyeye ulaşmıştı. Aşağıdaki grafikte kırmızı çubuklar nakit bütçe açığını, buna karşılık mavi çubuklar Hazine’nin net borçlanmasını göstermektedir. Dikkat edeceğiniz üzere ticaret savaşının küresel ekonomide derin yaralar açtığı 2019 yılında ve pandeminin yaraları derinleştirdiği 2020 yılında Türkiye Hazinesi yüksek borçlanma maliyetlerine katlanarak bütçe açığından daha fazla borçlanma gerçekleştirmek zorunda kalmıştır. 2021 yılında borçlanma tarafını rahatlatabilecek başlıca faktör bütçe disiplini çerçevesinde bütçe gelirlerini sürdürülebilir olarak artırabilecek adımların devreye alınmasıdır. Bu sebeple Mart ayında açıklanacak olan reform adımlarını merakla bekliyoruz.

Kaynak: TDM

ABD’DE ŞUBAT AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ

Ocak ayında ABD’de işsizlik oranı %6,3 seviyesine gerilemiş, ortalama saatlik kazançlar yıllık %5,38 artış kaydetmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

Finans dışı özel sektörün dış borcu artıyor

Türkiye’de özel sektörün uzun vadeli yurt dışı kredi borcu artmaya başladı…

Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, 2018 yılı Şubat ayında 228,0 milyar dolar seviyesine kadar çıkan özel sektörün uzun vadeli toplam yurt dışı kredi borcu, Aralık 2020’de bir önceki aya göre 2,6 milyar dolarlık artışla 163,5 milyar dolar seviyesine yükseldi. Söz konusu yükselişte, finansal olmayan şirketlerin borcunda 1,9 milyar dolar, finansal kuruluşlarda ise 0,7 milyar dolarlık artışların etkisi oldu. Böylece, finans dışı şirketlerin uzun vadeli yurt dışı kredi borcu, Aralık 2020 itibariyle 93,1 milyar dolara, finans kuruluşlarının ise 70,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Aşağıdaki grafikte siyah renkli çubuklar özel finansal sektörün, gri renkli çubuklar finans dışı özel sektörün, açık gri çubuklar ise özel sektörün toplam yurt dışı kredi borcunu göstermektedir. 

Kaynak: TCMB, TDM

Finans dışı sektörün alt sektörlerine bakıldığında, sınai sektörünün uzun vadeli dış borcu 35,5 milyar dolar, sınai sektörünün alt sektörleri olan imalat sektörünün uzun vadeli dış borcu 23,4 milyar dolar; elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörünün ise 11,1 milyar dolardır.

Finans dışı sektörün diğer bir kolu da hizmetler sektörüdür ve 57,1 milyar dolarlık uzun vadeli dış borcu bulunmaktadır. Hizmet sektörünün alt sektörleri olan inşaat şirketlerinin uzun vadeli dış borcu 19,7 milyar dolar, ulaştırma ve depolama şirketlerinin 13,6 milyar dolar, bilgi ve iletişim şirketlerinin 6,4 milyar dolar, gayrimenkul faaliyetlerinin 5,3 milyar dolar, toptan ve perakende şirketlerinin 4,6 milyar dolar, insan sağlığı ve sosyal hizmetler kuruluşlarının 3,9 milyar dolardır.

Dolayısıyla, özel sektörün uzun vadeli yurt dışı kredi borcunun en büyük kısmını Covid-19’un durma noktasına getirdiği hizmet sektörü yüklenmiş durumdadır. İşte bu yüzden, Covid-19 kısıtlamaları devam ettikçe, şirketlerin borç ödeme kabiliyetleri ve borç döndürürken maruz kaldıkları yüksek maliyetler, ana başlıklar olarak karşımıza çıkmaktadır.

Özel sektör finans dışı kuruluşların kısa vadeli dış borcu da artıyor…

TCMB verilerine göre Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku Aralık ayında bir önceki aya göre 4,2 milyar dolar artışla 138,7 milyar dolar seviyesine, finans dışı özel sektörün kısa vadeli dış borç stoku ise, aylık 1,3 milyar dolar artışla 57,9 milyar dolar seviyesine yükseldi. Aşağıdaki grafikte özel sektör finans dışı kuruluşların kısa ve uzun vadeli yurt dışı borcunu görebilirsiniz.

Kaynak: TCMB, TDM

Gelecek 12 ayda vadesi dolacak ve yapılması gereken ödemeler ise, Kasım ayındaki 184,3 milyar dolardan Aralık ayında 188,8 milyar dolar seviyesine yükselmiştir.

Yurt içinde kredi faiz oranlarındaki artış, özel sektörü dış borca yöneltiyor…  

6 Kasım 2020’den itibaren Naci Ağbal başkanlığında TCMB, enflasyonla mücadele kapsamında sıkı para politikasını devreye sokarak, politika faizini Kasım ve Aralık ayı toplantılarında toplam 675 baz puan (yüzde 6,75 puan) artışla %17 seviyesine yükseltti. Artık, bankalar gecelik vadede değil, 1-haftalık vade ile fonlanmaya başlandı. Elbette, faiz artışı kredi faizlerine de yansıyarak TL cinsi ticari kredi faiz oranları %20, ihtiyaç kredisi faiz oranları ise %23 seviyelerinin üzerine çıktı.

Enflasyonun sadece Türkiye’de değil küresel bazda da sinyallerini almaya başladık. Özellikle Türkiye’nin dış borçlanmada ağırlıklı olarak ABD doları ve Euro cinsinden borçlanması sebebiyle gözümüz ABD ve Euro Bölgesi ekonomilerinde. Nitekim ABD merkez bankası Fed, enflasyon vurgusu yapmaya başladı bile. Bu sebeple düşük faiz imkanından yararlanmak isteyen Türk şirketleri yurt dışındaki düşük faiz oranlarından faydalanmayı tercih etmeye başladı. Aslında şu şekilde sorsaydım siz zaten cevabını vermiş olacaktınız: “Bir şirket yöneticisi olsaydınız, yurt dışı borçlanma faizleri halen düşük seviyelerini korurken, üstelik de Türkiye’nin risk primi düşmüşken yurt içinden mi, yoksa yurt dışından mı borçlanmayı tercih ederdiniz?”

Eklemekte fayda var; aşılamanın olumlu sonuçlar vermesi ile birlikte, yılın ikinci yarısında kısıtlamalar da azalmaya başlayacaktır. Ve enflasyon sinyallerinin arttığı bir ortamda, Fed de faiz artırımına ilişkin sözlü yönlendirmelerine devam edecektir. Aşağıdaki grafikte, Fed’in 2013 yılı sonlarında faiz artırımı yapacağını sözlü olarak belirtmesiyle, Türkiye’deki finans dışı özel sektörün yurt dışından uzun vadeli borçlanmaya ağırlık verdiğini açıkça görebiliyoruz. 

Kaynak: TSMB, TDM

Peki, risk primi ne zamana kadar düşük kalmaya devam edecek?

Türkiye’nin Nisan 2020’de 650 seviyesinin üzerine çıkan 10-yıl vadeli CDS primleri 18 Şubat itibariyle 318 seviyelerine kadar geriledi. Benzer şekilde, 2-yıl vadeli CDS primi Mayıs 2020’de 580 seviyesini aşmışken yine 18 Şubat itibariyle 213 seviyelerine gerilemiş durumda. Bu iki sayı şunu ifade ediyor: Türkiye Hazinesi ve şirketleri diyelim ki ABD doları cinsinden 2-yıl vadeli borçlanmak istiyor. Yatırımcıya vadedilen getiri 2-yıl vadeli ABD tahvil faiz oranının üzerine %2-3 gibi ek bir prime işaret ediyor, ki bu prim hatırlarsak, 2020 yılı Nisan ayında %6’lara kadar yükselmişti. investing.com sitesinden aldığım aşağıdaki grafikte Türkiye’nin 2-yıl vadeli CDS primlerinin seyrini görebilirsiniz.

Kaynak: INVESTING.COM

Türkiye’nin risk primi düşmesine rağmen, Covid-19 ile ilgili her olumlu gelişme başta petrol olmak üzere emtia ve özellikle de gıda fiyatları üzerindeki baskıyı artırıp, enflasyon beklentilerini yukarı çekecektir. Bu sebeple Türkiye’nin risk primi düşmüşken yurt dışındaki mevcut düşük faiz imkanından faydalanmak elbette şirketler için rasyonel bir çözümdür.

Yukarıda sorduğum risk priminin ne zamana kadar düşük kalacağı tamamen Covid-19’a bağlı. Nasıl mı? Kısıntılar devam etse de etmese de, enflasyon baskısı sürecek, kısıntılardaki gevşeme fiyat artışlarını daha da hızlandıracaktır. Bu arada şunu hatırlatmak istiyorum; tedarik zincirindeki zorluklar (beklenen ithal ürünlerle ihraç edilecek ürünlerin nakliyesindeki zorluklar) küresel olarak tedarikçilerin fiyat yükseltmesine, yüksek maliyetler ise nihai ürün fiyatlarına yansıtılarak tüketici fiyat enflasyonunun küresel olarak artmasına sebep oluyor. Bütün bunların yanı sıra, enflasyon beklentilerindeki artış da, borç verenlerin yüksek faiz oranı istemesini beraberinde getiriyor. Bu durum, dış borcu oldukça fazla olan Türk kamu ve özel sektörünün üzerindeki yükünü artıran çok önemli bir faktördür. Dolayısıyla, Covid-19 kısıtlamalarındaki gevşeme; enflasyon, cari açık, bütçe ve borç sorunlarını artıracak sonuçları da doğuracaktır.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: MB faiz kararı, bütçe, konut, dış borç ve Fitch değerlendirmesi

15 ŞUBAT 2021, PAZARTESİ

OCAK AYI TARIM ÜRÜNLERİ ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TARIM-ÜFE) – TÜİK

Aralık ayında Tarım-ÜFE aylık %2,58, yıllık %21,24 artış kaydetmişti. Ocak ayında ise Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) alt endeksine göre gıda ürünleri alt endeksi aylık %3,69, yıllık %26,56 artışla yükselişini sürdürmeye devam ettiğini gördük. Ocak ayında da büyük olasılıkla Tarım-ÜFE’deki artış eğilimi sürecek.

OCAK AYI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE DENGESİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Geçen hafta Hazine’nin nakit bütçe dengesinin 26,1 milyar TL açık verdiğine tanık olduk. Hazine nakit bütçesini kapsayan merkezi yönetim bütçesi de Ocak ayında benzer bir açık verecek. Merkezi yönetim bütçesi 2020 yılında toplam 172,7 milyar TL açık vererek tarihi rekorunu kırmıştı. Aşağıdaki grafikte 2016 yılından bu yana bütçe açığındaki hızlanmayı görebilirsiniz.

Kaynak: TDM

OCAK AYI KONUT SATIŞLARI – TÜİK

Aralık ayında konut satışları önceki aya göre 6 bin 502 azalışla 105 bin 981 olarak gerçekleşti.

16 ŞUBAT 2021, SALI

ARALIK AYI KONUT FİYAT ENDEKSİ (TARIM-ÜFE) – TCMB

Kasım 2020’de konut fiyat endeksi bir önceki aya göre 2,3 puan artışla 152,2 seviyesine yükseldi.

17 ŞUBAT 2021, ÇARŞAMBA

ARALIK 2020 ÖZEL SEKTÖR UZUN VADELİ KREDİ BORCU – TCMB

Kasım ayında özel sektörün uzun vadeli kredi borcu aylık 0,3 milyar dolar azalışla 160,9 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Söz konusu borcun %57’si finans dışı özel sektöre, %37’si bankalara, %6’sı ise bankacılık dışı finansal kuruluşlara ait bulunuyor. Toplam borcun 30 milyar doları özel sektörün tahvil cinsinden, 131 milyar doları ise kredi cinsinden uzun vadeli borcu içermektedir.

Kaynak: TCMB, TDM

18 ŞUBAT 2021, PERŞEMBE

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI (TCMB) PARA POLİTİKASI TOPLANTISI KARARI

Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın göreve geldiği 2020 yılı Kasım ayında yapılan ilk para politikası toplantısında 1-hafta vadeli borç verme faiz oranı olan politika faizi yüzde 4,75 puan (475 baz puan) artışla %10,25’ten %15’e, Aralık ayı toplantısında 200 baz puan artışla %17 seviyesine yükseltilmişti. Ocak ayı para politikası toplantısında yüksek enflasyon ve sıkı para politikasına vurgu yapılarak politika faizinde bir değişiklik yapılmamıştı. TCMB para politikasında özellikle enflasyonist gelişmelere odaklanmaktadır. Buna göre, Ocak ayında tüketici fiyat enflasyonu (TÜFE) bir önceki yılın aynı ayına göre %14,75, üretici fiyat enflasyonu ise %26,16 seviyelerine yükseldi. Geçen hafta TCMB’nin reel sektör ve finansal sektör temsilcileri ile profesyonellerden oluşan Şubat ayı Beklenti Anketi sonuçlarına göre piyasanın yıl sonu TÜFE beklentisi %11,23 seviyesinde bulunuyor. Öte yandan TCMB, Ocak ayında yayınladığı 2021 yılı birinci çeyrek Enflasyon Raporunda enflasyonun (TÜFE’nin) %70 olasılıkla, 2021 yılı sonunda orta noktası %9,4 olmak üzere, %7,3 ile %11,5 aralığında gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini duyurmuştu. Küresel bazda yüksek hammadde fiyatlarına bağlı olarak enflasyonist baskıların artmaya devam etmesine rağmen büyük merkez bankalarının düşük politika faizi politikasını sürdürmeye devam etmeleri, dahası yurt içinde bankacılık sektörü kredi hacminde kaydedilen düşüş eğilimini de dikkate aldığımda TCMB’nin perşembe günkü toplantısında politika faizinde beklemede kalacağını tahmin ediyorum.

ARALIK 2020 KISA VADELİ DIŞ BORÇ STOKU-TCMB

Kasım 2020’de Türkiye’nin kısa vadeli (1-yıldan kısa vadeli) dış borç stoku aylık 2,7 milyar dolar artışla 134,6 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Söz konusu borcun 21,3 milyar doları Merkez Bankasına, 24,6 milyar doları kamuya, 88,7 milyar doları özel sektör kuruluşlarına aittir. Özel sektör içerisinde finansal olmayan kuruluşların kısa vadeli dış borç stoku 56,6 milyar dolar seviyesindedir. Gelecek 12 ayda vadesi dolacak toplam dış borç tutarı ise 184,3 milyar dolardır.

ŞUBAT AYI TÜİK TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ-TÜİK

Ocak ayında endeks aylık 3,2 puan artışla 83,3 seviyesine yükselmişti. Endeksin 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durum olduğunu gösteriyor.

Kaynak: TUİK

TCMB VE BDDK, 12 ŞUBAT 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

5 Şubat ile biten haftada TCMB’nin sıkı para politikasının bir sonucu olarak piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerdeki (M1, M2, M3) düşüş devam etti. Gerçek kişilerin döviz tevdiat hesapları önceki haftaya göre 0,4 milyar dolar, tüzel kişilerin ise 0,7 milyar dolar azalma gösterdi. Bankacılık sektörü yabancı para net genel pozisyonu artışını sürdürerek 5,9 milyar dolar seviyesine yükseldi. Altın rezervleri önceki haftaya göre 1 milyar dolar azalırken, döviz cinsi rezervler önceki haftaya göre 1 milyar dolar artış kaydetti. Böylece uluslararası rezervler 95,5 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. Yabancı yerleşiklerin mülkiyetindeki hisse senedi ve DİBS portföyü bir önceki haftaya göre 2,3 milyar dolar artışla 40,8 milyar dolar seviyesine yükseldi.

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

19 ŞUBAT 2021, CUMA

FITCH RATINGS, TÜRKİYE KREDİ NOTU DEĞERLENDİRMESİNİ AÇIKLAYACAK

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, 21 Ağustos 2020 değerlendirmesinde Türkiye’nin BB- seviyesindeki kredi notunu teyit etmiş, görünümünü durağan’dan negatif’e çevirmişti. En son 21 Ocak’ta kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s (S&P), Türkiye’nin döviz cinsinden kredi notunu “B+”, yerel para birimi cinsinden kredi notunu ise “BB-” olarak teyit etmiş, ülkenin kredi notu görünümünü “durağan” olarak kaydetmişti. Moody’s ise 4 Aralık 2020’deki değerlendirmesinde Türkiye’nin “B2” olan kredi notunu ve “negatif” olan not görünümünü değiştirmemişti. TDM’den (Turkey Data Monitor) aldığım aşağıdaki grafik üç uluslararası kredi derecelendirme kuruluşunun Türkiye’nin uzun vadeli yabancı para kredi notunu göstermektedir. Görebileceğiniz gibi her üç değerlendirme de Türkiye’nin yatırım yapılabilir seviyesinin altında bulunuyor.

Kaynak: TDM

ARALIK 2020 NET ULUSLARARASI YATIRIM POZİSYONU (UYP) – TCMB

Kasım 2020’de UYP 385,9 milyar dolar açık vermişti. Uluslararası yatırım varlıkları 228,6 milyar dolar, yükümlülükler 614,5 milyar dolar seviyesinde bulunuyordu.

Varlıkların alt başlıklarına göre Doğrudan Yatırımlar 53,5 milyar dolar, Portföy Yatırımları 1,7 milyar dolar, Diğer Yatırımlar (hisse senedi, katılım payları, mevduat, krediler, ticari krediler, TCMB) 90,7 milyar dolar, rezerv varlıklar 82,7 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.

Yükümlülükler tarafında ise Doğrudan Yatırım yükümlülükleri 197,1 milyar dolar, Portföy Yatırımları yükümlülükleri 110,0 milyar dolar, Diğer Yatırım yükümlülükleri (mevduat, krediler, ticari krediler, SDR tahsisatları) 307,4 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.

Kaynak: TCMB, TDM

Dr. Fulya Gürbüz

Siz karar verin: Türkiye imalat sektörü Ocak ayında büyüdü mü, küçüldü mü?

Türkiye’de “üretim yapılıyor” ve “üretim yapılmıyor” diye farklı yorumlar, tartışmalar gündeme gelebiliyor. Bu yazımda sizlere imalat sektörüne ilişkin Ocak ayı verilerine ait raporları sunacağım. Yazının sonunda imalat sektörü Ocak ayında büyüdü mü, küçüldü mü sizler karar vereceksiniz.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), İstanbul Sanayi Odası (İSO), Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) ile uluslararası bir kuruluş olan IHS Markit yayınladığı Ocak ayına ilişkin raporları sırasıyla aktarmaya başlayayım:

TCMB: İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı (KKO) – Ocak 2021’de yüzde 75,4 seviyesine yükseldi

Not: “Kapasite kullanım oranının %80-85 aralığında olması yüksek bir düzey olarak kabul edilmekte, %90 üzerinde olması ekonominin çok canlı olduğu anlamına gelmektedir. %70-80 aralığındaki kapasite kullanım oranı ise ülkede yeni yatırımlar yapılmasa bile gelişme potansiyelinin bulunduğunu göstermektedir.” Koç, E., Şenel, M. C., Kaya, K., 2017, Türkiye’de Ekonomik Göstergeler – İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı, Mühendis ve Makina cilt 58, sayı 689, s. 1-22

İmalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı (KKO), bir önceki aya göre 0,2 puan azalarak yüzde 75,4 seviyesinde gerçekleşmiştir. Mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı (KKO-MA), bir önceki aya göre 0,2 puan artarak yüzde 75,6 seviyesinde gerçekleşmiştir.

Üretilen mallar özelinde hem dayanıklı tüketim malı hem de ara malı üretiminde kapasite kullanımı Ocak ayında önceki aya göre 0,2’şer puan artış gösterdi. Dayanıksız tüketim malı üretiminde kapasite kullanımı önceki aya göre 0,4 puan düşüş kaydetti. Yatırım malı üretiminde kapasite kullanımı ise önceki aya göre değişiklik göstermedi. Dayanıklı tüketim malları ve ara malları üretiminin Türkiye’nin en büyük ihracat sektörü olan otomotiv sektörüyle doğrudan ilişkili sektörler olduğunu eklemek isterim.

Aşağıdaki grafikte KKO’nun 2020 yılı ortasından itibaren %75 seviyelerinde hareket ettiğini, söz konusu seviyenin iç talepte daralmanın yaşandığı 2014 yılındaki seyre paralel bir seyir ortaya koyduğunu görüyoruz. Hatırlatmak gerekirse 2014 yılı, ABD Merkez Bankası Fed’in Amerikan ekonomisinin ısınmaya başlaması sebebiyle faiz artırma sinyallerini verdiği bir dönemdi. Söz konusu dönemde Türkiye’nin dış borç stokundaki hızlanmada bir duraksama olmuş, faiz oranlarındaki artış iç talebi dolayısıyla da üretimi olumsuz etkilemişti. 2015 yılında TL faizlerindeki artışın etkisiyle düşük faizli dış borçlanmaya tekrar ağırlık verilmesi imalat sektöründeki kapasite kullanımının da artmasında etkili olmuştur.

Kaynak: TCMB

TCMB: Reel Kesim Güven Endeksinde (RKGE) mevcut aya ilişkin değerlendirmeler – Ocak 2021’de 107 seviyesine yükseldi

Not: RKGE’nin 100 üzerindeki değerler iyimser görünüme, aşağısındaki değerler kötümser görünüme, 100 değerine eşit olması ise istikrarlı görünüme işaret etmektedir.

2021 yılı Ocak ayında RKGE, bir önceki aya göre 0,2 puan artarak 107,0 seviyesinde gerçekleşmiştir. Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, gelecek üç aydaki üretim hacmi, gelecek üç aydaki toplam istihdam, genel gidişat ve mevcut mamul mal stokuna ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkilerken, son üç aydaki toplam sipariş miktarı, mevcut toplam sipariş miktarı, sabit sermaye yatırım harcaması ve gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarına ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkilemiştir.

Kaynak: TCMB

Mevcut toplam siparişlerin ve mevcut mamul mal stokları seviyesinin mevsim normallerinin altında olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya göre güçlendiği görülmektedir.

RKGE verileri “son üç ay”, “mevcut durum” ve “gelecek üç ay” için değerlendirmeleri içermektedir. Aşağıdaki tabloda hem iç piyasa hem de ihracat siparişlerinin bir önceki aya göre (kısa kırmızı oklar) mevsim normallerinin daha da altında kaldığını gösteriyor. Raporda siparişlerle ilgili söz konusu yorum sektörün ortalamasını vermekte; tüketim malı, ara malı ve yatırım malı siparişleri özelinde bir detay ortaya koymamaktadır.

Kaynak: TCMB

İSO: İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) – Ocak 2021’de 54,4 seviyesine yükseldi

Not: Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise önceki aya göre küçüldüğünü göstermektedir.

İstanbul Sanayi Odası ve IHS Markit’ten elde edilen PMI® anket verileri, 2021 yılı başında Türk imalat sektöründeki büyüme hızının iyileştiğine işaret etti. Üretim, yeni siparişler ve ihracat büyüme bölgesine geri dönerken istihdam artış hızı 3 yıldan uzun bir sürenin en yüksek düzeyine çıktı.

Türk lirasındaki göreli istikrar, hem girdi maliyetlerinin hem de nihai ürün fiyatlarının daha düşük oranlarda artmasını sağladı. Bununla birlikte ham madde yetersizlikleri enflasyonist baskıların yüksek kalmasına yol açarken teslimatlarda da gecikmeler kaydedildi.

Aralık’ta 50,8 olarak ölçülen manşet PMI endeksi Ocak’ta 54,4’e yükseldi ve faaliyet koşullarında Temmuz 2020’den bu yana en güçlü iyileşmeye işaret etti. Böylelikle, sektörün performansı üst üste sekiz ay güçlenmiş oldu.”

Aşağıdaki grafik kırmızı renkli çizgi ile gösterilen PMI endeksi ile mavi renkli çizgiyle gösterilen sanayi üretimi arasındaki yakın ilişkiyi ortaya koymaktadır.

Kaynak: ISO

MÜSİAD: Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksi – Ocak 2021’de 53,8 seviyesine geriledi

Not: Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün bir önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise küçüldüğünü göstermektedir. İlgili rapora MÜSİAD’a başvurarak ulaşılabilmektedir.

“Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksi, 2021 yılı Ocak ayında, bir önceki aya göre 2,2 puan azalarak 53,8 seviyesine gerilemiştir.

Yeni siparişler alt endeksinin önceki aya göre 11,6 puan birden azalarak 51,0 seviyesine gerilemesi, bu dönemde sanayi sektöründe yaşanan ivme kaybında belirleyici rol oynamıştır.

Önceki aya göre 4,8 puan artarak 57,9 seviyesine yükselen üretim alt endeksi ise Aralık ayında başlayan artışını sürdürmüş ve olumlu bir görünüm arz etmiştir.

Geçtiğimiz iki ay boyunca hızlı bir şekilde düşüşe geçen girdi alımları, Ocak 2021 dönemi itibariyle yeniden ivme kazanmış ve 15,3 puanlık artışla 53,8 seviyesine yükselmiştir.

Girdi alımları ve üretimdeki artışa karşın yeni siparişlerin ivme kaybetmesi, bu dönemde firmaların mevcut stoklarını eritmeye yönelmesine neden olmuş ve nihai mal stoku alt endeksi 6,8 puan azalarak 44,7 seviyesine gerilemiştir.

Sektöre yönelik işgücünde ise üretim ve girdi alımlarındaki artışın olumlu etkisi hissedilirken, istihdam alt endeksi önceki aya göre 13,9 puan birden artarak 57,1 seviyesine yükselmiştir.

Böylece önceki aya göre 2,2 puan azalmasına karşın 53,8 puanla referans değerin üzerinde seyreden Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksi, yeni yılın ilk ayında sanayide çarkların dönmeye devam ettiğine işaret etmektedir.”

Kaynak: MÜSİAD

IHS Markit: Küresel İmalat Sektörü Satın Alma Yöneticileri Endeksleri (PMI) – Ocak 2021

Not: Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün bir önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise önceki aya göre küçüldüğünü göstermektedir.

IHS Markit her ayın ilk iş gününde bir önceki ayın imalat sektöründeki gelişmeleri gösteren PMI endekslerini yayınlamaktadır. Türkiye ihracat hacminin %53’ünü oluşturan Euro Bölgesi imalat sektörü PMI verileri Hollanda’da 58,8, Almanya’da 57,1, İtalya’da 55,1, Avusturya’da 54,2, İrlanda’da 51,8, Fransa’da 51,6 olarak gerçekleşti. PMI seviyelerinin 50’nin üzerinde olması söz konusu ülkelerdeki imalat sektörlerinin bir önceki aya göre büyümesini sürdürdüğü anlamına geliyor. Almanya imalat sektöründeki büyüme hızı önceki ayın altında kalmış olsa da halen Euro Bölgesinin en hızlı büyüyen ikinci ülkesi. İspanya’da ise imalat sektörü PMI Covid-19’un olumsuz etkilerinin yansıması olarak 49,3 değerini alarak bir önceki aya göre küçülme kaydetti. İhracatımızın en yüksek olduğu Almanya’da ihracat siparişleri, Çin ve ABD’den gelen taleplere bağlı olarak artışını sürdürdü.   

Türkiye’nin ihracat gerçekleştirdiği ikinci en büyük ülke konumundaki İngiltere’de de imalat sektörü PMI endeksi 54,1 değeri ile önceki aya göre büyümesini sürdürdü. Ancak büyüme hızı, Brexit ve Covid-19 kaynaklı olumsuzluklar sebebiyle Aralık ayında kaydettiği 57,5 seviyesindeki PMI değerinin altında kaldı. Bir diğer önemli detay ise ara mallar (hammadde) ve yatırım malları üretimindeki büyümenin Ocak ayında da sürmesi.

Türkiye’nin ihracatında üçüncü sırayı alan ABD’de ise imalat sektörü PMI Ocak ayında 59,2 seviyesine yükseldi. Raporda, özellikle aşılamaya dair olumlu beklentiler sebebiyle stokları iyileştirme eğilimi ihracat siparişlerinde artışa sebep olduğu kaydediliyor.

Türkiye’nin olmasa da özellikle ABD ve Almanya’nın en önemli ticaret ortaklarından Çin’de ise yeniden baş gösteren Covid-19 vaka sayılarındaki artışın etkisiyle kapatmaların tekrar gündeme gelmesi imalat sektörü PMI endeksinin Aralık ayındaki 53,0 seviyesinden Ocak ayında 51,5 seviyesine gerilemesine sebep oldu. İmalat sektörünün Ocak ayında daha yavaş büyümesinin ardında yatan sebepler olarak üretim ve yeni siparişlerdeki artışın hız kestiği ve ihracat siparişlerindeki düşüş not edildi. Uzak Doğu PMI raporlarında ise Güney Kore, Hindistan ve Tayvan’da ihracat siparişlerindeki artışın imalat sektörlerindeki büyümede etkili olduğunu okuyoruz. Güney Kore özelinde hem yurt içi hem de ihracat siparişlerinde otomobil ve teknoloji ürünlerine yönelik talep artışı olduğu kaydedilirken, Hindistan’da tüketim ve yatırım mallarında talep artışına dikkat çekiliyor. Tayvan’da ise siparişlerdeki artışta müşterilerin tedarik zincirindeki aksamalardan olumsuz etkilenmemek adında stok mevcutlarını artırma istemlerine vurgu yapılıyor.

Maliyet tarafında ise küresel bazda hem girdi maliyetlerinin hem de çıktı fiyatlarının (yani tüketiciye yansıtıldığı fiyatın) artış eğilimini sürdürdüğünü de ülke raporlarında okuyoruz. Girdi maliyetlerinin artışında özellikle Covid-19’un etkisiyle tedarik zincirindeki kısıtların ve taşımacılık tarafındaki yetersizlik ve aksamaların hammadde fiyatlarını yukarı çekmesinin etkisi var.

İmalat sektöründe istihdamın Türkiye dahil küresel olarak Ocak ayında artmaya devam ettiğini de ekleyelim.

Dr. Fulya Gürbüz