Ekim PMI: Küresel arz kısıtları enflasyon baskısını artırıyor

Ekim ayı öncü PMI verileri ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere hizmet sektörlerinde hızlanmaya, Almanya’da ihracatın imalat sektörünü desteklediğine, Japonya’da hem hizmet hem de imalat sektörlerinde hızlanmaya işaret etti. Söz konusu ülke/bölgelerde istihdam artışı sürdü, girdi maliyetlerindeki artışın hızlanması çıktı fiyatlarını yukarı çekti. Almanya’da ihracat artışının Ekim ayında artmaya devam etmesi Türkiye’nin ihracatı açısından olumlu bir sinyal olabilir.

ABD’de hizmet sektörü hızlandı, imalat sektörü üretimi yavaşladı, istihdam artışı sürdü, fiyat artışları hızlandı…

Ekim ayında hammadde kısıtları ve tedarik zincirindeki gecikmeler ABD’de imalat sektörü üretimini yavaşlatmaya devam etti. Kovid-19 endişelerindeki azalmaya bağlı olarak hizmet sektöründe siparişler hızlı artış gösterdi, işe alımlar arttı; yüksek taşıma maliyetleri, çalışan ücretleri, tedarikçi ücretleri ve malzeme fiyatlarına bağlı olarak enflasyon üzerindeki baskı arttı. İmalat tarafında ise tedarik zinciri kısıtları ve noksanlıkları ile tedarik sürelerinin uzamasına bağlı olarak üretim ve siparişlerde hafif zayıflama kaydedildi. İmalatçılar hem stoklarını artırmak hem de tedarik sorunuyla baş edebilmek amacıyla satın alımlarını hızlandırdı. Malzeme kıtlığı, lojistiğe bağlı sorunlar ve yüksek emtia fiyatları girdi maliyetlerini dolayısıyla da fabrika satış fiyatlarını hızla yukarı çekmeye devam etti. Eylül ayında ABD’de TÜFE (grafikte mavi çizgi, sol eksen) yıllık %5,4 (aylık %0,4), ÜFE (grafikte siyah noktalı çizgi, sağ eksen) ise yıllık %8,6 (aylık %0,5) artış kaydetmişti.

Almanya’da ihracat imalat sektörünü destekledi, istihdam artışı sürdü, girdi ve çıktı fiyat artışları hızlandı…

Ekim ayında Almanya’da hizmet ve imalat sektörleri yavaş hızla da olsa büyümesini sürdürdü. İmalat sektöründe yavaşlamanın sebepleri girdi kısıtları ve otomotiv sektöründe yaşanan talep daralması oldu. Arz zincirinde devam eden sıkıntılar hizmet sektörünü olumsuz etkilemeye devam etti. Otomotiv sektörünü çıkmaza sokan çip darlığı fabrikaların yeni sipariş artışlarında yavaşlamaya sebep olurken, ihracat siparişleri güçlü seyrini korudu. Hizmet sektöründe ihracat siparişleri hızlanma kaydetse de yurt içi siparişler son altı ayın en yavaş artışını kaydetti. Fiyat tarafında ise girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları sert yükseldi. İmalat sektöründe başta metaller ve plastik olmak üzere hammadde fiyatlarındaki yükseliş ve artan enerji fiyatlarına dikkat çekilirken, hizmet sektöründe faaliyet giderlerindeki tarihi rekor artışa vurgu yapıldı.  İstihdamda ise güçlü alımlar sürdü. Eylül ayında Almanya’da TÜFE (grafikte mavi çizgi, sol eksen) aylık bazda değişiklik göstermezken yıllık artış %4,1 olmuş, ÜFE (grafikte siyah noktalı çizgi, sağ eksen) ise yıllık %14,2 (aylık %2,3) artış kaydetmişti.

Euro Bölgesi’nde otomotiv sektörü üretimi en sert düşüşünü kaydetti, hizmet sektörü büyüdü, istihdam arttı, fiyat artışları hızlandı…

Ekim ayında Euro Bölgesi genelinde hizmet ve mal üretimindeki artış yavaşlayarak sürdü. Hizmet sektörlerinde siparişler hızlı artarken, imalat sektöründe siparişler son dokuz ayın en düşük artışını kaydetti. Otomobil ve yedek parça sektöründe üretim en hızlı düşüşünü kaydetti. Artan Kovid-19 endişelerine paralel olarak seyahat, turizm, eğlence ve dinlenme faaliyetlerinde gerileme görülürken; sağlık, medya, bankacılık ve banka dışı finansal sektörde aktivite hızlandı. Bölge genelinde istihdam artışı sürdü. Girdi ve çıktı fiyatlarında artışlar hızlandı. Euro Bölgesi’nde TÜFE (grafikte mavi çizgi, sol eksen) yıllık %3,4 (aylık %0,5), ÜFE (grafikte siyah noktalı çizgi, sağ eksen) ise yıllık %13,4 (aylık %1,1) artış kaydetmişti.

İngiltere’de hizmet sektörü hızlandı, kapasite kısıtları imalat sektörünü aşağı çekti, istihdam artışı hızlandı, rekor hızda fiyatlar arttı…

Pandemi kısıtlarının kaldırıldığı İngiltere’de Ekim ayında ihracat siparişlerinin de desteğiyle hizmet sektöründe aktivite hızlandı, imalat sektörü üretimi yavaşladı. İstihdam ve malzeme kısıtları ile azalan ihracat siparişleri imalat sektörü üretimini aşağı çeken ana faktörler oldu. Güçlü ücret artışları ve kötüleşmeye devam eden küresel tedarik zinciri girdi maliyetlerinin paralelinde de çıktı fiyatlarının rekor hızda yükselmelerine sebep oldu. Girdi maliyetlerinin tetikleyicileri yakıt, taşıma ve enerji fiyatları, başta çip ve diğer elektronik aksamlar olmak üzere hammadde darlığı oldu.  Eylül ayında İngiltere’de TÜFE (grafikte mavi çizgi, sol eksen) yıllık %3,1 (aylık %0,3), ÜFE (grafikte siyah noktalı çizgi, sağ eksen) ise yıllık %6,7 (aylık %0,5) artış kaydetmişti.

Japonya’da imalat sektörü Ekim ayında büyümeyi sürdürdü, hizmet sektörü üretimi Ocak 2020’den bu yana ilk kez arttı…

Kovid-19 vakalarında gerileme ve pandemi kaynaklı kısıtlamaların gevşetilmesine bağlı olarak Japonya’da hizmet sektörü Ocak 2020’den bu yana ilk kez Ekim 2021’de önceki aya göre büyüme kaydetti, imalat sektörü son dokuz ayda sekizinci kez büyümesini sürdürdü. İmalat sektöründe yerel ve ihracat siparişleri artarken, hizmet sektöründe siparişler düşüşünü sürdürdü. İmalat sektöründe işe alımlar hızlandı. Tedarik zincirinde süregelen sıkıntılar ve malzeme kıtlığı girdi maliyetlerinin son 13 yılın en hızlı artışı kaydetmesine sebep olurken, çıktı fiyatları da sert şekilde yükseldi. Eylül ayında Japonya’da TÜFE (grafikte mavi çizgi, sol eksen) yıllık %0,2 (aylık %0,4), ÜFE (grafikte siyah noktalı çizgi, sağ eksen) ise yıllık %6,3 artış kaydetmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: “TCMB faizi ne kadar indirecek?”, tüketici güveni, konut fiyatları, yurt dışı üretici enflasyonu, merkezi yönetim borç stoku ve FED’in Bej Kitap raporu

18–22 Ekim haftasında; Ağustos ayına ilişkin olarak inşaat maliyetlerindeki hız kaybının konut fiyatlarına yansıyıp yansımadığını; Eylül ayına ilişkin olarak yurt dışı üretici enflasyonunu (YD-ÜFE), merkezi yönetim borç stokunu, ABD Merkez Bankasının makroekonomik görünüm raporunu; Ekim ayı tüketici güven endeksini izleyeceğiz. Eylül ayında döviz kurundaki yükselişin YD-ÜFE’ye olumsuz etkisini göreceğiz. 21 Ekim tarihli para politikası toplantısında -mevcut makroekonomik görünüm desteklemese de- TCMB’nin faiz indirimine devam edeceği tahmin ediliyor.

18 EKİM 2021, PAZARTESİ

AĞUSTOS AYI MERKEZ BANKASI KONUT FİYAT ENDEKSİ – TCMB

2021 yılı Temmuz ayında konut fiyat endeksi aylık %2,8, yıllık %31,0 ve yıllık reel olarak %10,2’lik artış kaydetmişti. Ağustos ayında inşaat maliyet endeksinin (aşağıdaki grafikte kırmızı çizgi) aylık artış hızının yavaşlamasının konut fiyatları endeksinin (mavi çizgi) artış hızını aşağı çekip çekmediğini göreceğiz. Eylül ve Ekim aylarında ise kurdaki sert yükselişin hem inşaat maliyetlerini hem de konut fiyatlarını yukarı çekmesi kaçınılmaz olacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor

20 EKİM 2021, ÇARŞAMBA

EYLÜL AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Merkezi yönetimin borç stoku Ağustos ayında önceki aya göre hafif yükselişle 2 trilyon 41 milyar TL olmuştu. Borç stokunun %44’ünü TL cinsi stok, %56’sını yabancı para cinsi stok oluşturuyor. Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi, Hazine 2019 yılının sonlarında döviz cinsinden borçlanmayı (mavi çizgi) hızlandırmış, TL cinsi stok (sarı çizgi) görece daha yavaş artmıştır. Hazine’nin döviz cinsinden borçlanmaya ağırlık vermesinin iki ana sebebi var: 2018 yılının sonlarından itibaren bütçe açığının hızlanmaya başlamasıyla düşük yurt dışı borçlanma maliyetlerinden faydalanmak ve Mart 2020’den itibaren Merkez Bankası döviz rezervlerinin (gri çubuklar) hızla aşağı gelmesidir. Döviz cinsi borç stokunun artması, Hazine’nin üstlendiği kur riskinin de artması demektir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

EYLÜL AYI YURT DIŞI ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (YD-ÜFE) – TÜİK

Ağustos ayında TL’deki değer kazancı yurtdışı üreticilerinin maliyetini düşürmüştü. Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) Ağustos ayında yıllık %30,81 artmış, aylık %0,92 azalmıştı. Ağustos ayında döviz kurundaki aylık gerileme doğrudan YD-ÜFE’ye yansımıştı. Eylül ayında ise döviz kurundaki yükselişin YD-ÜFE’ye olumsuz etkisini göreceğiz.

Kaynak: TÜİK

FED’İN EKİM AYI BEJ KİTAP (BEIGE BOOK) YEDİNCİ SAYISI– http://www.federalreserve.gov

ABD Merkez Bankası FED’in yılda 8 kere yayınladığı ve ülkedeki ekonomik görünümü ortaya koyduğu Bej Kitap (Beige Book) raporunun altıncısı olan ve Temmuz-Ağustos dönemini kapsayan raporda, genel olarak ABD ekonomisinde fiyat baskılarının devam ettiğini, ekonomik büyümede ise ılımlı bir görünüm ortaya konduğunu, dolayısıyla FED’in tahvil alımını azaltmaya yönelik hamlesine yaklaşmakta olduğunu değerlendirmiştik. Nitekim Fed’in 21-22 Eylül tarihinde gerçekleştirdiği para politikası toplantısının geçen hafta yayınladığı tutanaklarında GSYH büyümesinin üçüncü çeyrekte önceki çeyreğe göre daha ılımlı bir artış kaydedeceği, Delta varyantının istihdam artışında yavaşlama getirse de işsizlik oranının düştüğü, fiyat tarafında ise baskıların sürmesine bağlı olarak Kasım veya Aralık toplantılarında varlık alım miktarında azaltmaya gidileceğini ve 2022 yılı ortalarında son bulacağını okuduk. Piyasada FED’in Eylül 2022 tarihli toplantısında politika faizini %42 ihtimalle çeyrek baz puan artıracağı fiyatlanıyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

21 EKİM 2021, PERŞEMBE

TCMB PARA POLİTİKASI TOPLANTISI VE FAİZ KARARI – TCMB

23 Eylül tarihi toplantısında TCMB, artan enflasyonist baskılara rağmen bunun geçici olduğu tezini ortaya koymuş ve politika faizini %19’dan %18’e düşürmüştü. Ardından döviz kurunda yaşanan sert yükseliş, 14 Ekim’de iki Merkez Bankası başkan yardımcısı ve bir Para Politikası Kurulu (PPK) üyesinin görevine son verilmesiyle daha da hızlandı. Söz konusu 23 Eylül–15 Ekim süresince Dolar/TL kuru %8’lik artışla 8,63’ten 9,29 seviyesine kadar yükselmiştir. Cuma yayınlanan TCMB Beklenti Anketi sonuçlarına göre 21 Ekim toplantısında politika faizinin %17-18 aralığına, yıl sonuna kadar ise %16-17 aralığına indirileceği beklentisi hâkim. FED’in önümüzdeki 1-2 ay içinde tahvil alımlarını azaltmaya başlayacağını ve 2022 yılında sonlandıracağını, 2022 ikinci yarısında faiz artışına gidebileceğini dikkate aldığımızda; arz kısıtları, yüksek nakliye maliyetleri ve yüksek emtia fiyatları ile Hükumet tarafından yapılan zam hamleleri enflasyonist baskının geçici olamayacağına işaret ediyor. Dolayısıyla fiyat artışları sürerken TCMB’den gelecek her faiz indirimi döviz kurunda yukarı seyrin süreceğine işaret ediyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

EKİM AYI TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, Eylül ayında bir önceki aya göre %1,8 artışla 79,7 seviyesine yükselmişti. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.  

Kaynak: TÜİK

TCMB VE BDDK, 15 EKİM 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

8 Ekim ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. TL cinsi mevduatlar ve krediler önceki haftaya göre yatay kaldı. TL cinsi mevduat faiz oranları %15-19 aralığına geriledi, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığını korudu. Gerçek kişilerin döviz mevduatları (DTH) ve yurt dışı mevduatlar önceki haftaya göre değişiklik göstermedi, tüzel kişilerin DTH’si 1,7 milyar dolar artışla 87,9 milyar dolara yükselmesiyle toplam DTH hacmi 8 Ekim haftasında 228,4 milyar dolar oldu. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar artışla 5,7 milyar dolar oldu. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 123,5 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1,7 milyar dolar arttı; altın rezervleri 38,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,4 milyar dolar geriledi, brüt döviz rezervleri 85,4 milyar dolar ile önceki haftaya göre 2,2 milyar dolar artış kaydetti. Merkez Bankasının net rezerv açığı önceki haftaya göre 1,2 milyar dolar azalarak 22,7 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stokları toplamı 29,6 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre 0,1 milyar dolar azaldı. Yurt dışı yerleşikler 8 Ekim ile biten haftada hisse senetlerinde 52 milyon dolar, DİBS’te 11 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdiler.

Dr. Fulya Gürbüz

Eylül ayında üretici ve tüketici fiyatları artmaya devam etti

Eylül ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %19,58, aylık %1,25 artış kaydetti.

Kaynak: TÜİK

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ise yıllık %43,96, aylık %1,55 arttı.

Kaynak: TÜİK

Kış aylarına yaklaşırken hem Yİ-ÜFE hem de TÜFE’deki artış sürüyor.

Aşağıdaki grafikte TÜFE (mavi çubuklar) ve Yİ-ÜFE (sarı çubuklar) endekslerinin Eylül 2019’dan bu yana aylık artışlarını sürdürdüklerini görüyoruz. Dikkat edin, döviz kurundaki aylık artışlar (yeşil çizgi) genel olarak üretici maliyetlerine (Yİ-ÜFE) daha hızlı yansıyor. Bunda en önemli etken Türkiye’nin mal ve enerji üretiminde ithal girdiye bağımlı olmasıdır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Tüketici fiyatlarının (TÜFE) kurdaki hareketlere görece daha yavaş tepki vermesinin ana sebebi hizmet fiyatlarındaki yükselişlerin daha yavaş olmasıdır.

Aşağıdaki grafikte 2018 yılından bu yana mal tüketim fiyat endeksinin (kırmızı çizgi) hizmet tüketim endeksinden (mavi çizgi) daha hızlı artış kaydettiğini görüyoruz.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Özellikle pandemi ile birlikte yüksek enerji maliyetleri, yüksek hammadde fiyatları ve yüksek taşımacılık maliyetleri üreticinin girdi maliyetlerini artırmaya devam ediyor.

Yüksek girdi maliyetleri de tüketici tarafında enerji, gıda, dayanıklı tüketim malı, lokanta ve otel hizmetleri, kira, ulaştırma fiyatlarının yükselmesine sebep oluyor.

Hükümetin müdahaleleri özellikle gıda fiyat artışlarında yavaşlama getirme ihtimalini ortaya koysa da kış aylarında yüksek enerji ve ithal hammadde maliyetleri ve kurdaki dalgalanma hem üretim hem de tüketim fiyatlarını yukarı çekmeye devam edecek.

Dolayısıyla Türkiye’de enflasyonist baskı sürüyor. Amerikan merkez bankası Fed de kısa-orta vadede enflasyonist baskıya dikkat çekiyor. Hatta hatırlatalım, Fed güçlü ekonomi ve fiyat baskılarına istinaden aylık 120 milyar dolarlık varlık alım programında kesintiye gitme ihtimalini ortaya koymuştu. Fed’in para politikasında kısmi sıkılaştırmaya gitmesi, dış borç stoku yükseliş eğilimine giren ve TCMB’nin erken faiz indirimiyle Dolar/TL kurunda rekor gören Türkiye ekonomisi için kritik öneme sahip. Zira, TCMB’nin mevcut şartlarda faiz indirimine devam etmesi, döviz kurunda artışı dolayısıyla da enflasyonist baskının devamını beraberinde getirecek.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Enflasyon, reel efektif döviz kuru, finans dışı kesim net döviz pozisyonu, nakit bütçe ve ABD işsizlik oranı

4–8 Ekim haftasında; enflasyonda yükseliş, reel efektif kurunda bozulma, ABD işsizlik oranında ise iyileşmenin devamını göreceğiz. TCMB, Eylül ayı toplantısında çekirdek enflasyondaki düşüş eğilimine dikkat çekerek erken bir hamleyle politika faizini %18’e düşürmüştü. TCMB kararı sonrasında Türk lirasındaki sert değer kaybına istinaden çekirdek enflasyondaki gidişatı izleyeceğiz.

4 EKİM 2021, PAZARTESİ

EYLÜL AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Ağustos ayında yıllık %19,25, aylık %1,12 artmıştı. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) de yıllık %45,52, aylık %2,77 artış kaydetmişti. Böylece yıllık bazda TÜFE (grafikte lacivert çizgi) ve Yİ-ÜFE(mavi çizgi) arasındaki fark (sarı çubuklar) açılmaya devam etmişti. AA Finans’ın eylül ayı Enflasyon Beklenti Anketi sonuçlarına göre TÜFE’de aylık bazda ortalama %1,34’lük artış beklenirken yıllık bazda enflasyonun %19,69’a yükseleceği tahmin ediliyor. 2002-2024 dönemi Orta Vadeli Programda TÜFE’nin 2021 yılı sonunda %16,2’ye 2022 yılı sonunda %9,8’e gerileyeceği tahmin ediliyor. Eylül ayında kurdaki artışın etkisiyle Yİ-ÜFE’de aylık bazda artış göreceğiz.

Kaynak: Turkey Data Monitor

EYLÜL AYI REEL FAİZ – TURKEY DATA MONITOR

Ağustos ayında 12-ay geriye dönük gerçekleşen reel faiz eksi yüzde 0,55 puana gerilerken, 12-ay ileriye dönük beklenen reel faiz yüzde 5,44 puana yükseldi. Aşağıdaki grafikte göreceğiniz gibi 12-ay ileriye dönük beklenen reel faizde (mavi çizgi) yükseliş TCMB’nin birkaç ay gecikmeyle politika faizini (siyah çizgi) yükseltmesine sebep olmaktadır. Mevcut durumda TCMB’nin politika faizi %18 seviyesindeyken, TÜFE Ağustos ayında %19,25 seviyesindeydi. Enflasyonda yükseliş sürdükçe politika faizi ve enflasyon arasındaki makas da açılmaya devam edecek, dolayısıyla mevduat faiz oranları (mevduatın reel getirisi) görece düşük kaldıkça tahvil faizlerinde daha yüksek getiri talebi (tahvillerde reel faiz beklentisi) artacaktır. Hele de ABD tahvil faizleri yükseliyorken Türkiye tahvil faizlerinin de yükselmesi (tahvillere satış baskısı), dolayısıyla da CDS primlerinde yüksek seyrin devamı kaçınılmaz gibi gözüküyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

TEMMUZ AYI FİNANSAL KESİM DIŞI SEKTÖRÜN DÖVİZ POZİSYONU – TCMB

Haziran ayında finans dışı sektörün döviz varlıkları 145,8 milyar dolar ile önceki aya göre %0,3’lük artarken, döviz yükümlülükleri %1,2’lik düşüşle 273,8 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Sektörün net döviz pozisyonu açığı ise önceki aya göre %2,8’lik azalışla 128,0 milyar dolar seviyesine geriledi. 2021 yılı ikinci çeyreğinde finans dışı sektörün döviz yükümlülüklerini önceki çeyreğe göre artırması, özellikle hizmetler sektörü üretiminin çeyrek bazda artışına finansal destek verdi. Finans dışı kesimin kısa vadeli döviz pozisyonu Haziran ayında 58,4 milyar dolar ile fazla verdiğini de ekleyelim.

Kaynak: Turkey Data Monitor

5 EKİM 2021, SALI

EYLÜL AYI REEL EFEKTİF DÖVİZ KURU (REDK) – TCMB

Ağustos ayında TÜFE bazlı REDK aylık 1,7 puan değerlenmeyle 62,9 seviyesine yükselmişti. REDK, Haziran ayında 59,7 değeri ile tarihi düşük seviyesine gerilemişti. Eylül ayında TCMB’nin erken faiz indiriminin etkisiyle Dolar/TL kuru 8,90 seviyesinin yukarısında tarihi rekor kırdı. Türk lirasındaki değer kaybını tersine döndürecek olumlu bir gelişme olmadıkça enflasyonist baskı korunacak.

Kaynak: TCMB

7 EKİM 2021, PERŞEMBE

EYLÜL AYI NAKİT BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Hazine nakit bütçesi 2021 yılı Ağustos ayında 175,2 milyar TL gelir elde ederken, 111,0 milyar TL harcama yapmış, böylece nakit bütçe dengesi (aşağıdaki grafikte sarı çubuklar) aynı ay 64,3 milyar TL fazla vermişti. Ağustos ayında Hazine 20,2 milyar TL net iç borçlanma gerçekleştirmiş, 1,2 milyar TL net dış borç ödemiş, böylece net borçlanma miktarı (mavi çubuklar) 18,9 milyar TL olmuştu. Pandeminin başladığı 2020 yılının ilk sekiz ayında 109,9 milyar TL açık veren Hazine nakit dengesi, 2021 yılının aynı döneminde toplam 42,1 milyar TL açık vermiş; 71,3 milyar TL net iç borçlanma, 20,8 milyar TL net dış borçlanma gerçekleştirmiştir. Hazine nakit dengesi 2020 yılı genelinde toplam 181,9 milyar TL açık vermişti. Yıllık toplam olarak bakıldığında faiz giderlerinin, nakit gelirlerden daha hızlı artması Hazine’nin borçlanma gereğini artırıyor. 

Kaynak: Turkey Data Monitor

TCMB VE BDDK, 1 EKİM 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

24 Eylül ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) döviz kurundaki yükselişin yabancı para cinsi mevduatlarının TL cinsinden değerini artırmasına paralel olarak önceki haftaya göre artış gösterdi. TL cinsi mevduatlar ve krediler önceki haftaya göre yatay kaldı. TL cinsi mevduat faiz oranları %16-20 aralığına geriledi, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığını korudu. TCMB’nin sürpriz faiz indirimi gerçekleştirdiği 20-24 Eylül haftasında gerçek kişilerin döviz mevduatları (DTH) önceki haftaya göre 0,7 milyar dolar azalışla 114,2 milyar dolara, tüzel kişilerin 0,8 milyar dolar azalışla 87,7 milyar dolara geriledi, yurtdışı mevduatlar 24,8 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişiklik göstermedi, böylece DTH hacmi 24 Eylül haftasında önceki haftaya göre 1,3 milyar dolar azalışla 229,4 milyar dolar seviyesine geriledi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar azalışla 5,8 milyar dolar oldu. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 122,0 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1,3 milyar dolar arttı; altın rezervleri 39,2 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar geriledi, brüt döviz rezervleri 82,8 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1,4 milyar dolar artış kaydetti. Merkez Bankasının net rezerv açığı da önceki haftaya göre 2,3 milyar dolar azalarak 18,7 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stokları toplamı 30,5 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre 1,9 milyar dolar azaldı. Yurt dışı yerleşikler 24 Eylül ile biten haftada hisse senetlerinde 36 milyon dolarlık net alış, DİBS’te ise TCMB’nin faiz indirim hamlesine bağlı olarak 430 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdiler.

8 EKİM 2021, CUMA

ABD EYLÜL AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ – http://www.bls.gov

Ağustos ayında ABD’de işsizlik oranı %5,20 (grafikte yeşil çizgi) seviyesine gerilemiş, ortalama saatlik kazançlar (turuncu çizgi) yıllık %4,28 artış kaydetmişti. ABD’de istihdam artmaya devam ediyorken nitelikli istihdam açığı ortalama saatlik kazançları yukarı çekiyor. Nitelikli istihdam açığının devam etmesi ve delta varyantının arz kısıtlarındaki bozulmayı derinleştirmesi işsizlik oranının pandemi öncesindeki %3,5 seviyelerine gerilemesi şimdilik uzak bir ihtimal ancak talep tarafında canlılığın sürmesi ve enflasyonist baskının devam etmesi 2022 yılı sonlarına doğru Fed’in faiz artırım ihtimalini artırıyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Borç stoku ve bütçe

16–20 Ağustos haftasında merkezi yönetim bütçe dengesi ve borç stoku ile özel sektör uzun vadeli yurt dışı kredi borcu ve Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku verilerini, ek olarak Tarım-ÜFE ve konut fiyat endeksini takip edeceğiz.

16 AĞUSTOS 2021, PAZARTESİ

TEMMUZ AYI TARIM ÜRÜNLERİ ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TARIM-ÜFE) – TÜİK

Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE) Haziran ayında yıllık %21,76, aylık %1,76 artış göstermişti. Ocak 2021’den bu yana ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetler endeksi sert şekilde artmaya devam ederken, 2020 yılının ilk yarısında Aralık ayı sonuna göre %78,5 artış kaydetmişti. Tarım ve avcılık ürünleri ise aynı dönemde %7,3 artış kaydetmişti. Ağustos ayında yaşanan orman yangınlarının Tarım-ÜFE üzerinde yukarı yönlü baskısı kaçınılmaz olacak.

Kaynak: TÜİK

TEMMUZ AYI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE VERİLER – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Vergi gelirlerinin 2021 yılına ertelenmesinin etkisiyle bütçe performansı olumlu seyrediyor Aşağıdaki grafik yıllık bazda reel olarak 12-aylık toplam faiz dışı bütçe giderlerinin (koyu mavi çubuk) 2020 yılı ortasından bu yana düşüş eğilimini, aynı şekilde vergi gelirlerinin (sarı çubuk) ise reel olarak artış eğilimini koruduğunu görüyoruz. Merkezi yönetim bütçesi Haziran ayında 88,4 milyar TL gelir elde ederken, bütçe giderleri 113,4 milyar TL olmuş, böylece bütçe 25 milyar TL açık vermişti. Yılın ilk altı ayında gelirler önceki yılın aynı dönemine göre %38,5, giderler ise %17,4 artış kaydetti. Bütçe giderleri yılın ilk yarısında, önceki altı aya göre %4,1 artarken, gelirlerdeki artış %9,9 oldu. Yılın ilk yarısında 32,5 milyar TL bütçe açığı verilirken, 58,3 milyar TL faiz dışı fazla kaydedildi. Covid-19’un sert etkilerinin görüldüğü 2020 yılının ilk altı ayında (vergilerin de ötelenmesinin etkisiyle) bütçe açığı 109,5 milyar TL, faiz dışı açık 38,2 milyar TL olmuştu. Bütçe 2020 yılı genelinde toplam 172,7 milyar TL, 2019 yılında ise 124,7 milyar TL açık vermişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

17 AĞUSTOS 2021, SALI

HAZİRAN AYI TCMB KONUT FİYAT ENDEKSİ – TCMB

Merkez Bankası konut fiyat endeksi (KFE) Mayıs ayında bir önceki aya göre %3,9, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak %29,1, reel olarak ise %10,7 oranında artış göstermişti. Aşağıdaki grafikte görüleceği gibi 2020 yılı ikinci çeyreğinden itibaren inşaat maliyet endeksindeki (kırmızı çizgi) hızlanma konut fiyatları endeksine (mavi çizgi) de yansımaktadır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

18 AĞUSTOS 2021, ÇARŞAMBA

HAZİRAN AYI ÖZEL SEKTÖR UZUN VADELİ KREDİ BORCU – TCMB

Özel sektörün uzun vadeli yurtdışı kredi borcu Mayıs ayında önceki aya göre 3,8 milyar dolar artışla 166,0 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Bankacılık sektörünün borcu önceki aya göre 0,6 milyar dolar azalarak 59,1 milyar dolar, bankacılık dışı finans sektörünün 0,2 milyar dolar azalışla 9,0 milyar dolar, finans dışı sektörün 4,6 milyar dolar artışla 97,8 milyar dolar oldu. Alt sektörler bazında sanayi sektörünün uzun vadeli yurt dışı kredi borcu 0,7 milyar dolar artışla 36,7 milyar dolar, hizmet sektörünün 4,0 milyar dolar artışla 60,8 milyar dolar oldu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

19 AĞUSTOS 2021, PERŞEMBE

HAZİRAN AYI TÜRKİYE KISA VADELİ DIŞ BORÇ STOKU – TCMB

Kısa vadeli dış borç stoku Mayıs ayında aylık 0,2 milyar dolar artışla 144,9 milyar dolar olmuştu. Bankalar kısa vadeli borcunu aylık 0,6 milyar dolar artışla 59,2 milyar dolara yükseltirken, diğer sektörlerin 0,2 milyar dolar azalışla 62,1 milyar dolar seviyesine geriledi. Merkez Bankası’nın kısa vadeli dış borcu da aylık 0,2 milyar dolar azalışla 23,6 milyar dolar oldu. Kalan vadeye göre bakıldığında Mayıs itibariyle gelecek 12 ayda ödenmesi gereken toplam dış borç büyüklüğü ise 189,4 milyar dolardır. Gelecek 12 ayda finansal olmayan özel sektör 71,3 milyar dolar, özel sektör bankaları 52,7 milyar dolar, kamu 38,2 milyar dolar dış borç ödeyecek.

Kaynak: Turkey Data Monitor

TCMB VE BDDK, 13 AĞUSTOS 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

6 Ağustos ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) M1 (dolaşımdaki para ile vadesiz mevduatlar) “dolaşıma çıkan banknot ve demir para” ve “vadesiz TL mevduatları” kalemlerindeki düşüşle önceki haftaya göre geriledi. Vadeli mevduatlardaki artışın etkisiyle M2; repo, B-tipi likit fonlar ve menkul kıymet ihracındaki artışların etkisiyle M3 önceki haftaya göre artış kaydetti. TL cinsi mevduatlar resmi ve diğer kuruluşların vadesiz mevduatlarındaki azalmaya bağlı olarak önceki haftaya göre hafif geriledi, TL cinsi krediler ise hafif yükseldi. TL cinsi mevduat faiz oranları %16-19 aralığına gerilerken, TL cinsi kredi faiz oranları hafif yükselse de %17-25 aralığında kaldı. Tüzel kişilerin döviz mevduatlarını (DTH) önceki haftaya göre 0,7 milyar dolar ve gerçek kişilerin 0,4 milyar dolar artırmasına bağlı olarak toplam DTH 225,2 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre hafif artışla yaklaşık 6,3 milyar dolar ile yatay kaldı. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 109,0 milyar dolar ile 30 Temmuz’a göre 3,3 milyar dolar artış gösterdi; altın rezervleri 0,3 milyar dolar azalırken, brüt döviz rezervleri 3,6 milyar dolar arttı; rezervlerdeki artışın 1,8 milyar dolarlık kısmı Hazine’nin yapmış olduğu Eurobond ihracından kaynaklandı. Merkez Bankasının net rezerv açığı da önceki haftaya göre 1,6 milyar dolar artarak 28,1 milyar dolar seviyesine yükseldi. Söz konusu artışta Merkez Bankasının yükümlülüklerinin rezerv varlıklardan daha fazla artması etkili oldu. Bu hafta, TCMB ile Güney Kore Merkez Bankası arasında 17,5 milyar TL’lik (yaklaşık 2 milyar ABD doları) swap anlaşmasının yapıldığının duyurulduğunu da ekleyelim. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi stoku ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı 30,6 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre 0,9 milyar dolar arttı; hisse senedi stoku 0,8 milyar dolar, DİBS stoku 0,1 milyar dolar arttı. Yurt dışı yerleşikler 6 Ağustos ile biten haftada hisse senetlerinde 168 milyon dolarlık, DİBS’te 114 milyon dolarlık net alış gerçekleştirdiler.

Kaynak: Turkey Data Monitor

20 AĞUSTOS 2021, CUMA

TEMMUZ AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Merkezi yönetim Haziran ayında döviz cinsi borca ağırlık vermeye devam etmişti. Merkezi yönetim borç stoku Haziran ayında önceki aya göre 25 milyar TL artışla 2 trilyon 26 milyar TL seviyesine yükseldi. İç borç stokundaki artış 2 milyar TL artışla 1 trilyon 135 milyar TL olurken, dış borç stoku 23 milyar TL artışla 891 milyar TL oldu. Toplam stokun 845 milyar TL’si TL cinsinden, 1 trilyon 181 milyar TL’si yabancı para cinsindendir. Merkezi yönetim, Şubat 2020’den bu yana yabancı para cinsinden borçlanmaya ağırlık vererek kur riskine daha fazla maruz kalıyor. Merkezi yönetim borç stokunun GSYH içindeki payı Eylül 2001’de %75 iken Aralık 2017’de %27’ye gerilemiş, en son Mart 2021’de %36 seviyesinin üzerine çıkmıştır. Borç/GSYH oranı sıralamasında Türkiye en düşük borç oranına sahip 12. ülke konumundadır. Buna rağmen Türkiye enflasyon sıralamasında %18,95 değeriyle dünyanın en yüksek 3. ülkesidir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

19-23 Nisan ekonomi gündemi: Küresel imalat sektörü PMI

19-23 Nisan haftasında, yurt içinde net uluslararası yatırım pozisyonu, merkezi yönetim borç stoku, yurt dışı üretici fiyat enflasyonu ve tüketici güven endeksi verilerini takip edeceğiz. Yurt dışında Avrupa ve Çin merkez bankalarının faiz kararları ile Nisan ayı ABD, Avustralya, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya imalat sektörleri PMI ilk tahminleri açıklanacak. Avrupa Merkez Bankası politika değişikliğine gitmeyecek, Çin Merkez Bankası Mayıs 2020’den bu yana politika faizinde değişikliğe gitmiyor. Küresel imalat sektörü PMI ilk tahminleri ise Türkiye’nin Nisan ayında ihracat, istihdam, üretim, üretici maliyeti hakkında ipuçları verecek.

19 NİSAN 2021, PAZARTESİ

ŞUBAT AYI NET ULUSLARARASI YATIRIM POZİSYONU (NUYP) – TCMB

Ocak ayında Türkiye’nin uluslararası varlıkları 246,3 milyar dolar, yükümlülükleri 638,7 milyar dolar seviyesindeydi. Varlıkların önceki aya göre 5,6 milyar dolar artması ve yükümlülüklerin ise 6,1 milyar dolar azalmasına bağlı olarak, NUYP Ocak ayında önceki aya göre 11,8 milyar dolar azaldı.

Kaynak: Turkey Data Monitor

20 NİSAN 2021, SALI

MART AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Şubat ayında merkezi yönetim borç stoku 1 trilyon 860 milyar dolar seviyesindeydi. Borcun %58’ini iç borç, %42’sini dış borç oluşturuyor. Borcun %44’ü Türk lirası cinsinden, %52’si döviz cinsindendir. 2020 yılı üçüncü çeyreğinde GSYİH’nin %39,4 seviyesine yükselen merkezi yönetim borç stoku 2020 yılı son çeyreğinde düşerek %35,9 seviyesinden tamamladı.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI YURT DIŞI ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (Yİ-ÜFE) – TÜİK

Mart ayında YD-ÜFE yıllık %28,27 artış kaydetmiş, aylık bazda %2,46 gerilemişti.

Kaynak: TÜİK

22 NİSAN 2021, PERŞEMBE

AVRUPA MERKEZ BANKASI (ECB) FAİZ KARARI – ECB

Ticaret savaşının ekonomi üzerindeki ağırlığını artırdığı 2018 yılı sonlarında %2,4 seviyelerine kadar yükselen enflasyon, talep ve üretim tarafındaki zayıflığa bağlı olarak düşüş eğilimine girmiş, 2020 yılında ise pandeminin etkisiyle Eylül ayında eksi %0,3 değeri ile sıfırın altına kadar gerilemişti. Parasal ve mali teşviklerin desteğiyle en son Mart ayında enflasyon %1,3 seviyesine kadar yükseldi. Söz konusu yükseliş için ECB Başkanı Lagarde geçen hafta bir etkinlikte yaptığı açıklamada Euro Bölgesinde enflasyonun ECB’nin %2 olan hedefinden oldukça uzakta olduğunu kaydetti. Lagarde, Euro Bölgesi ekonomisinin parasal ve mali teşviklerle ayakta kalabildiğini, ekonomide tam toparlanma sağlanana kadar bu teşviklere son verilmeyeceğini de ekledi. Dolayısıyla ECB, perşembe günü politika faizinde değişiklik yapmayacak.

TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Mart ayında tüketici güven endeksi 1,5 puan artışla 86,6 seviyesine gerilemişti. Endeksin 100 seviyesinin altında olması kötümserliğe işaret ediyor.

Kaynak: TÜİK

TCMB VE BDDK, 16 NİSAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

9 Nisan ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artışını sürdürdü; bir önceki haftaya göre yavaş hızla da olsa artmaya devam etti. TL cinsi krediler artışını sürdürdü. Döviz mevduatları haftalık 1,7 milyar dolar artışla 216,2 milyar dolar seviyesine yükseldi; tüzel kişiler döviz mevduatlarını 1,3 milyar dolar, bireyseller 0,3 milyar dolar artırdı. TL mevduat ve kredi hacimleri önceki haftaya göre değişmedi, TL cinsi mevduat faiz oranları %20’nin altına, ticari kredi faiz oranları %21,63 seviyesine geriledi; ihtiyaç kredileri faiz oranı %24,63 seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu haftalık 0,1 milyar dolar artışla 6,1 milyar dolar oldu. Uluslararası rezervler bir önceki haftaya göre 1,9 milyar dolar artışla 89,3 milyar dolar seviyesine yükseldi; altın rezervleri 0,6 milyar dolar, döviz rezervleri 1,3 milyar dolar artış kaydetti. Rezervlerin artmasına bağlı olarak Merkez Bankası net rezerv ve döviz likiditesi açığı 2,2 milyar dolar azalarak 43,2 milyar dolar seviyesine geriledi.  Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi toplamı önceki haftaya göre 0,5 milyar düşüşle 30,2 milyar dolar oldu. Yurt dışı yerleşikler 9 Nisan haftasında 46 milyon dolarlık net satış yaptı, nette 78 milyon dolarlık DIBS alışı gerçekleştirdi.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

12-16 Nisan haftasına Merkez Bankası faiz kararı damgasını vuracak

Veri yoğun bir haftaya giriyoruz. Pazartesi günü cari açık, işsizlik oranı, inşaat maliyeti; Salı günü sanayi üretimi, perakende satışlar ve ciro endeksleri; Çarşamba günü tarım ÜFE; Perşembe günü TCMB faiz kararı, bütçe, konut satış, özel sektörün uzun vadeli kredi dış borcu; Cuma günü kısa vadeli dış borç ve Merkez Bankası konut fiyat endeksi verileri açıklanacak. ABD’de Fed, Çarşamba günü ABD’deki ekonomik görünümü ortaya koyan Bej Kitap’ı (Beige Book) yayınlayacak.

12 NİSAN 2021, PAZARTESİ

ŞUBAT AYI ÖDEMELER DENGESİ – TCMB

Cari işlemler dengesi ödemeler dengesi tablosunda yer almakta ve Türkiye’deki yerleşiklerin yurt dışındaki yerleşiklerle yaptıkları ekonomik faaliyetler sonucu Türkiye’nin döviz gelirleri ile döviz giderlerinin farkını göstermektedir. Ocak ayında cari işlemler dengesi, gerileyen dış ticaret açığının katkısıyla 1,9 milyar dolar açık vermiş, son 12 aylık cari işlemler açığı toplamı hafif gerilemeyle 36,6 milyar dolar olmuştu. Dış ticaret açığındaki iyileşme ise ithalatın ihracattan daha hızlı düşmesi etkili olmuştu. Hizmetler dengesi ise pandemi kaynaklı olarak ne taşımacılık ne de turizm gelirleri tarafında cari işlemler dengesine önemli bir katkı yapamamaktadır. Cari işlemler açığının finansmanı tarafında ise Hükumet artan bütçe açığına bağlı olarak Kasım 2020 – Ocak 2021 döneminde toplam 8,8 milyar dolar dış borçlanma gerçekleştirmiştir. Finans dışı sektör ise Aralık 2020 – Ocak 2021 döneminde kısa ve uzun vadeli dış borç ödemelerinden daha fazlasını borçlanma yolunu tercih etmiştir. Öte yandan TCMB politikalarının olumlu sinyal vermesine bağlı olarak yine Aralık 2020 – Ocak 2021 döneminde Türkiye’nin döviz rezervleri 10,6 milyar dolar artmıştır. Şubat ayında dış ticaret açığında yataya yakın bir artış kaydedilmiş olmasına bağlı olarak cari işlemler açığında Ocak ayına göre önemli bir değişim olmayacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor

ŞUBAT AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ – TÜİK

TÜİK Ocak ayından itibaren mevsimsel etkilerden arındırılmış işgücü verilerini yayınlamaya başlamıştır. Buna göre işsizlik oranı Ocak ayında önceki aya göre 0,4 yüzde puan azalışla %12,2 olarak gerçekleşmişti. Toplam istihdam aylık olarak 822 bin artarken, Tarım, sanayi ve hizmet sektörleri istihdamı önceki aya göre artarken, inşaat sektörü istihdamı azalma kaydetmişti. Tarım dışı işsizlik oranı 0,5 yüzde puan azalışla %14,2 olarak tahmin edilmişti. Atıl işgücü oranı aylık 1,2 yüzde puan artışla %30,2 seviyesine yükselmişti.

Kaynak: TÜİK

ŞUBAT AYI İNŞAAT MALİYET ENDEKSİ – TÜİK

İnşaat maliyet endeksi Ocak ayında yıllık %27,82, aylık %7,44 artış kaydetmişti.

Kaynak: TÜİK

13 NİSAN 2021, SALI

ŞUBAT AYI SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ – TÜİK

Ocak ayında sanayi üretimi aylık %1,0, yıllık %11,4 artış kaydetmişti. Şubat ayı imalat sektörü PMI verileri sektörde büyümenin Ocak ayına göre kısmen hız kesse de büyümeye devam ettiğini, bunda yeni ihracat siparişlerindeki artışın etkisi olduğunu göstermişti. Şubat ayında özellikle otomotiv sektörü üretimi ve ihracatındaki artışlar söz konusu gelişmeyi destekliyor. Ek olarak Şubat ayında yatırım malları ithalatında da artış kaydedildiğini de dikkate aldığımızda sanayi üretiminin büyümesini sürdürdüğünü göreceğiz.

Kaynak: TÜİK

ŞUBAT AYI PERAKENDE SATIŞ ENDEKSLERİ – TÜİK

Sanayi üretimi ile benzer eğilim gösteren perakende satış hacim endeksi Ocak ayında aylık %0,3, yıllık %2,0 artış kaydetmişti. Şubat ayında Perakende Ticaret Güven Endeksinin “Son üç ayda iş hacmi” alt endeksindeki iyileşme perakende ticareti destekleyecektir. Öte yandan konut ve taşıt hariç bireysel kredilerde Şubat ayında kaydedilen artış da destekleyici rol oynayabilir.

Kaynak: TÜİK

14 NİSAN 2021, ÇARŞAMBA

MART AYI TARIM ÜRÜNLERİ ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TARIM-ÜFE) – TÜİK

Tarım-ÜFE Şubat ayında aylık %2,61, yıllık %21,32 artış kaydetmişti.

Kaynak: TÜİK

NİSAN AYI BEJ KİTAP – FED

Mart ayı başında yayınlanan Bej Kitap, ABD’de ekonomik aktivitenin Ocak ayı başından Şubat ayı ortasına kadarki süreçte ılımlı büyüme sergilediğini, ülke genelinde imalat sektörünün önceki ay Bej Kitap verilerine göre iyileşme gösterdiğini,  düşük mortgage kredisi faiz oranlarının konut satışlarının artmasında etkili olmaya devam ettiğini, tarımsal şartların iyileştiğini, taşımacılığın ılımlı artış kaydettiğini gösterdi, istihdamın yavaş hızla da olsa artmaya devam ettiğini, ücretler artış kaydedilirken  önümüzdeki dönemde artışların süreceğini, girdi maliyetlerindeki artışın bazı firmalar tarafından tüketiciye yansıtılabildiğini ortaya koymuştu.

15 NİSAN 2021, PERŞEMBE

MERKEZ BANKASI FAİZ KARARI – TCMB

Sayın Naci Ağbal Başkanlığında 18 Mart tarihli para politikası toplantısında Merkez Bankası 1-hafta vadeli borç verme faizi olan %17 seviyesindeki politika faizini önden yüklemeli olarak 2 puan artışla %19 seviyesine yükseltmişti. Mevcut durumda TL cinsi mevduat faiz oranları %20, kredi faiz oranları %24, 2-yıl vadeli gösterge tahvil faizi %18,5 seviyelerini geçmiş durumda. Sayın Şahap Kavcıoğlu Başkanlığındaki yeni yönetimin 15 Nisan toplantısında kredi maliyetlerini azaltmak adına politika faizini düşürmemesini diliyorum.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE DENGESİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Şubat ayında bütçe 23,2 milyar TL fazla vermişti. Aşağıdaki grafik Mayıs 2018’den bugüne 12-aylık toplam faiz giderlerindeki reel artışın vergi gelirlerindeki reel artıştan daha hızlı olduğunu gösteriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI KONUT SATIŞLARI – TÜİK

Şubat ayında Türkiye’de toplam 81 bin 222 konut satışı gerçekleşmişti.

Kaynak: TÜİK

ŞUBAT AYI ÖZEL SEKTÖR UZUN VADELİ YURT DIŞI KREDİ BORCU – TCMB

Ocak ayında özel sektörün yurt dışı kredi borcu önceki aya göre hafif bir gerilemeyle 164 milyar 54 milyon dolar olmuştu. Özel sektör finansal kuruluşların yurt dışı kredi borcu 70 milyar 972 milyon dolar, finansal olmayan kuruluşların 93 milyar 82 milyon dolar seviyesinde bulunuyor. Özel sektörün yurt dışı kredi borcu en son Şubat 2018’de 226,7 milyar dolar ile zirve yapmıştı.

Kaynak: Turkey Data Monitor

TCMB VE BDDK, 8 NİSAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

2 Nisan ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artışlarını sürdürdü; önceki haftaya göre vadesiz yabancı para mevduatları 19 milyar TL, vadeli TL mevduat 22 milyar TL, yabancı para mevduat 20 milyar TL artış yaşandı. TL cinsi krediler artışını sürdürdü. Döviz tevdiat hesapları haftalık 2 milyar dolar azalışla 214 milyar dolar seviyesine geriledi. TL mevduat faiz oranları %20,10, TL cinsi ticari kredi faiz oranları %21,06, TL cinsi ihtiyaç kredileri faiz oranı %24,34 seviyelerine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu haftalık 0,4 milyar dolar artışla 5,9 milyar dolar oldu. Uluslararası rezervler bir önceki haftaya göre 3,2 milyar dolar azalışla 87,5 milyar dolar seviyesine indi; altın rezervleri 0,4 milyar dolar, döviz rezervleri 2,8 milyar dolar azaldı. Merkez Bankası net rezerv ve döviz likiditesi açığı 0,9 milyar dolar artışla 45,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi toplamı önceki haftaya göre 0,7 milyar düşüşle 30,8 milyar dolar seviyesine geriledi. Böylece 19 Mart haftasından 2 Nisan haftasına kadarki süreçte yurtdışı yerleşiklerin hisse+tahvil stoku büyüklüğü 8,2 milyar dolar azalmış oldu. Aynı dönemde yurtdışı yerleşikler nette 2,4 milyar dolarlık hisse ve tahvil satışı gerçekleştirirken, uluslararası rezervler 5,7 milyar dolar azalma kaydetti.

16 NİSAN 2021, CUMA

ŞUBAT AYI TCMB KONUT FİYAT ENDEKSİ – TCMB  

Ocak ayında Merkez Bankası konut fiyat endeksi aylık %1,8 artışla 157,7 seviyesine yükselmişti.

ŞUBAT AYI KISA VADELİ DIŞ BORÇ STOKU – TCMB  

Ocak ayında Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku aylık 1,8 milyar dolar artışla 140,3 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Merkez Bankasının 22,8 milyar dolar, bankaların 60,6 milyar dolar, diğer sektörlerin 57,0 milyar dolar kısa vadeli dış borcu bulunuyor. Türkiye’nin orijinal vadesine bakılmaksızın kalan vadeye göre gelecek 12 ayda toplam 190,3 milyar dolar dış borç ödemesi bulunmaktadır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: GSYH, enflasyon, üretim, hizmet ve bütçe

1 MART 2021, PAZARTESİ

ŞUBAT AYI TÜRKİYE VE KÜRESEL İMALAT SEKTÖRÜ SATIN ALMA MÜDÜRLERİ ENDEKSLERİ (PMI) – İSO, IHS MARKİT

İSO Türkiye İmalat Sektörü PMI endeksi Ocak ayında aylık 3,6 puan artışla 54,4 seviyesine hızlanmıştı. Endeksin 50 üzerindeki değerler bir önceki aya göre imalat sektöründe büyüme, 50 seviyesinin altındaki değerler ise daralmaya işaret etmektedir. Buna göre, Türkiye imalat sektörü PMI endeksinde aylık 3,6 puanlık artış “büyüme hızının bir önceki aya göre hızlandığı” anlamına gelmektedir. JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI endeksi ise Ocak ayında aylık 0,3 puan düşüşle 53,5 seviyesine gerileyerek büyüme hızında yavaşlamaya işaret etmişti. 19 Şubat’ta IHS Markit tarafında açıklanan Şubat ayı öncü verilerine göre, ABD’de imalat sektörü büyümesinde önceki aya göre yavaşlama, Euro Bölgesi, Japonya ve İngiltere imalat sektörlerinde ise hızlanma işaretlerini almıştık.

2020 YILI 4. ÇEYREK GAYRİSAFİ YURT İÇİ HASILA (GSYH) BÜYÜME VERİLERİ – TÜİK

2020 yılı üçüncü çeyreğinde GSYH bir önceki yılın aynı dönemine göre %6,7 büyümüş, böylece yılın ilk dokuz aylık döneminde ortalama %4,3’lük büyüme kaydedilmişti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre %15,6, takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,5 artış kaydetmişti. 2020 yılı dördüncü çeyreği için BETAM bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,7, bir önceki çeyreğe göre %3,5 büyüme öngörürken İstanbul Bilgi Üniversitesi Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (CEFIS) tahminleri de benzer şekilde sırasıyla %6,73 ve %3,22 seviyelerinde bulunuyor. CEFIS’in 2020 yılı geneli için ortalama büyüme tahmini %2,21’dir. Bloomberg HT Araştırma Birimi’nin düzenlediği anket sonuçlarını dikkate aldığımızda, 2020 yılı dördüncü çeyreğinde yıllık %7,3, 2020 yılı genelinde %2,3, 2021 yılı geneli için %4,5 büyüme tahmin ediliyor.

2 MART 2021, SALI

2020 YILI ARALIK AYI FİNANSAL KESİM DIŞI SEKTÖRÜN DÖVİZ POZİSYONU – TCMB

2020 yılı Kasım ayında finans dışı sektörün döviz varlıkları bir önceki aya göre 559 milyon dolar azalarak 138 milyar 647 milyon dolar seviyesine gerilemiş, döviz yükümlülükleri aylık 2 milyar 117 milyon dolar artışla 296 milyar 965 milyon dolar seviyesine yükselmiş, böylece sektörün Net Döviz Pozisyon Açığı aylık 2 milyar 676 milyon dolar artışla 158 milyar 318 milyon dolar seviyesine yükselmişti.

ŞUBAT AYI TEPAV PERAKENDE GÜVEN ENDEKSİ (TEPE) – TEPAV

TEPE endeksi 2021 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre 10,1 puan, bir önceki yılın aynı ayına göre 2,6 puan azalışla -15,5 puan seviyesine gerilemişti. Söz konusu seviye “denge” değerine göre hesaplanmaktadır. Detaylandırırsak, endeksi hesaplamak için oluşturulan anket çalışmasında her soru için olumlu değerlendirme yapan katılımcıların yüzdesi ile olumsuz değerlendirme yapanların yüzdesi arasındaki fark “denge değeri” olarak adlandırılmaktadır. TEPE endeksi en son Ocak 2016’da pozitif değer almıştı.

3 MART 2021, ÇARŞAMBA

ŞUBAT AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Ocak ayında yıllık %23,11, aylık %4,08 artış kaydetmiş; tüketici fiyat enflasyonu (TÜFE) ise yıllık %14,60, aylık %1,25 yükselmişti. Bloomberg HT anketine göre Şubat ayında TÜFE’nin ortalama olarak yıllık %15,50, aylık %0,8 artması bekleniyor.

ŞUBAT AYI JP MORGAN KÜRESEL HİZMET SEKTÖRÜ PMI VERİLERİ – IHS MARKIT

Ocak ayında JP Morgan küresel hizmet sektörü PMI endeksi aylık 0,2 puan düşüşle 51,6 seviyesine gerileyerek sektörde büyümenin yavaşlayarak da olsa sürdüğünü göstermişti. IHS Markit’in 19 Şubat’ta açıkladığı öncü verilerde ise; hizmet sektörünün ABD’de Şubat ayında büyüme eğilimini koruduğu, İngiltere’de daralmanın yavaşladığı, Euro Bölgesi ve Japonya’da daralmanın daha da arttığı bilgilerini edinmiştik.

ABD MERKEZ BANKASI FED, BEJ KİTAP’I YAYINLAYACAK

Fed tarafından yılda 8 kere yayınlanan ve ABD ekonomisi hakkında bilgi ve tahminlerinin yer aldığı Bej Kitap’ın 2021 yılına ait ikinci sayısı yayınlanacak. 13 Ocak’ta yayınlanan yılın ilk kitabında ekonomik şartların bölgeler arasında farklılık gösterdiği belirtilerek bir önceki raporla karşılaştırmalı olarak ekonomide yaşanan gelişmeler şöyle sıralanmıştı: Otomobil satışlarında zayıflama, pandeminin başlangıcından bu yana enerji sektöründe ilk kez büyüme, tedarik zincirindeki zorluklara rağmen hemen hemen tüm bölgelerde imalat sektöründe büyüme, konut alım satımında güçlü aktivitenin korunmasına karşın ticari gayrimenkul piyasasında zayıflığın sürmesi, bankacılık sektörü kredi hacminin yatay kalmasına karşın önümüzdeki aylarda yeni paketin desteğiyle artış beklenmesi, Covid-19 aşılamalarına ilişkin olumlu beklentilerin son virüs dalgasıyla törpülenmesi, genel olarak istihdamda düşüş yaşanması (imalat, inşaat ve ulaştırma sektörlerinde artış, hizmet sektöründe artan işten çıkarmalar), çalışan ücretlerinde ılımlı artış, girdi maliyetlerinin nihai ürün ve hizmetlere kıyasla daha hızlı artış kaydetmesi. Fed, ekonomik görünüme ilişkin olumlu edinimlerinin sonrasında 27 Ocak para politikası toplantı özetinde enflasyonist gelişmelere ve istihdam piyasasına dikkat çekmiş, özellikle de Biden hükumetinin hedeflediği 1,9 trilyon dolarlık ek paketin de desteğiyle piyasalarda ABD tahvil faizleri oranları yükselmeye başlamıştı. 2021 yılına %1 seviyesinin hemen altında başlayan ABD 10-yıl vadeli tahvilin faiz oranı 25 Şubat’ta %1,60 seviyelerinin üzerine kadar yükseldi öyle ki bu seviye koronavirüs tehlikesinin artmaya başladığı Ocak 2020 sonu seviyelerine eşdeğer. ABD 10-yıl vadeli tahvil faizlerindeki yükselişe Şubat ayına ilişkin olumlu makro-ekonomik veriler de destek verdi. Yıllık enflasyon Ocak ayında %1,4 seviyesinde bulunurken işsizlik oranı %6,3 seviyesine gerilemiş durumda. 2020 yılı başında enflasyon oranı %2,5, işsizlik oranı ise %3,5 seviyelerinde bulunuyordu. 1,9 trilyon dolarlık yeni yardım paketinin enflasyonist baskıları öngörülenden hızlı artırma riski bulunurken Eylül 2020 itibariyle 435 milyar dolar seviyesine yükselen Türkiye’nin toplam dış borç stokunu ve 2020 yılı genelinde kaydedilen 173 milyar TL’lik rekor bütçe açığını dikkate aldığımızda ABD ekonomisindeki ısınma işaretlerinin enflasyon ve tahvil faizlerini artıracağı, bunun da Türkiye’nin borçlanma maliyetleri ve cari işlemler açığı üzerindeki riskleri artırmaya devam edeceğini de eklemek isterim.

4 MART 2021, PERŞEMBE

TCMB VE BDDK, 26 ŞUBAT 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

19 Şubat ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) önceki haftaya göre hafif gerileme kaydedildi. Kredi tarafında ticari kredi faiz oranları düşerken, bireysel kredi faiz oranları artışını sürdürüyor: TL cinsi ticari kredi faiz oranları %19,73 seviyesine gerilerken bireysel kredi faiz oranları %22,64 ile bir önceki haftanın yüzde 0,63 puan üzerine gelmiş durumda. %16,14 seviyesine gerileyen TL cinsi mevduat faiz oranları son üç haftadır düşüşünü sürdürüyor. Döviz tevdiat hesapları yani yabancı para cinsi mevduatlar 226,2 milyar dolar büyüklük ile bir önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. Yabancı yerleşiklerin mülkiyetindeki hisse senedi ve tahvil portföyü bir önceki haftaya göre 0,6 milyar dolar artışla 41,9 milyar dolar seviyesine yükseldi ki bu sayı 2010 yılından bu yana en düşük seviyesine gerilediği 30 Ekim 2020 haftasına göre 17,4 milyar dolarlık artışa işaret ediyor.

5 MART 2021, CUMA

ŞUBAT AYI HAZİNE NAKİT BÜTÇE DENGESİ

2021 yılı Ocak ayında nakit bütçe 26,1 milyar TL açık vermişti. 2020 yılı genelinde toplam nakit bütçe açığı 182 milyar TL ile rekor seviyeye ulaşmıştı. Aşağıdaki grafikte kırmızı çubuklar nakit bütçe açığını, buna karşılık mavi çubuklar Hazine’nin net borçlanmasını göstermektedir. Dikkat edeceğiniz üzere ticaret savaşının küresel ekonomide derin yaralar açtığı 2019 yılında ve pandeminin yaraları derinleştirdiği 2020 yılında Türkiye Hazinesi yüksek borçlanma maliyetlerine katlanarak bütçe açığından daha fazla borçlanma gerçekleştirmek zorunda kalmıştır. 2021 yılında borçlanma tarafını rahatlatabilecek başlıca faktör bütçe disiplini çerçevesinde bütçe gelirlerini sürdürülebilir olarak artırabilecek adımların devreye alınmasıdır. Bu sebeple Mart ayında açıklanacak olan reform adımlarını merakla bekliyoruz.

Kaynak: TDM

ABD’DE ŞUBAT AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ

Ocak ayında ABD’de işsizlik oranı %6,3 seviyesine gerilemiş, ortalama saatlik kazançlar yıllık %5,38 artış kaydetmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

Üretim maliyetleri ve tüketici fiyatları artmaya devam ediyor

Pandeminin gölgesinde 2021 yılında Türkiye dahil küresel ekonomiler artan işsizlik ve enflasyona karşı ekonomik büyüme mücadelesi vermeye devam edecek. En yüksek enflasyon ve politika faizine sahip dördüncü ülke olan Türkiye için şartlar çok daha zorlayıcı.

TÜİK Aralık ayı enflasyon verilerini açıkladı. Üretici ve tüketici fiyat enflasyonları hem bir önceki aya göre hem de bir önceki yılın aynı ayına göre artışlarını sürdürdü. Endekslerin aylık artışları Kasım ayına göre yavaşladı.

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Aralık 2020’de yıllık %25,15, aylık %2,36 arttı. Endeks, Kasım ayında bir önceki aya göre %4,08 artış kaydetmişti.

Tüketici fiyat endeksinde (TÜFE) yıllık artış %14,60, aylık artış ise %1,25 oldu. Endeks, Kasım ayında bir önceki aya göre %2,30 artış kaydetmişti.

2020 yılı genelinde Yİ-ÜFE ortalama yıllık %12,18, TÜFE %12,28 artış gösterdi.

Arz yetersizliği üretim girdi maliyetlerini yükseltti…

Üretim maliyetlerinde Aralık ayında kaydedilen artışın sebepleri IHS Markit ve İSO işbirliğiyle hazırlanan Aralık ayı imalat sektörü PMI raporunda belirtildiği üzere: Arz yetersizlikleri ve Türk lirasındaki zayıflık. Aralık ayında Türk lirası, ABD dolarına karşı %3,4, Euro’ya karşı %0,7 değer kazandı.  

Nitekim Yİ-ÜFE verilerinin alt detaylarında Kasım ayında aylık %4,77 artış kaydeden ara malı üretim maliyetlerinin Aralık ayında %2,91 artış kaydettiğini görüyoruz. Söz konusu yavaşlamada ABD doları ve Euro’nun Türk lirasına karşı gerilemesinin etkisi var.

Tüketicinin temel ihtiyaçları daha da pahalanıyor…

İndirim sezonu, giyim fiyatlarının Aralık ayında düşmesine sebep olurken gıda, barınma, ulaştırma ve sağlık maliyetleri artışını sürdürdü. Arz yetersizliği ve tedarik zincirindeki aksamalar mal fiyatlarının yükselmesine ve bunun da tüketici fiyatlarına yansıtılmasına sebep oluyor.

Her ne kadar Merkez Bankası ve BDDK’nın Aralık ayında enflasyonu düşürmeye yönelik tedbirleri Türk lirasına nefes aldırmış olsa da Covid-19 kaynaklı kapatmaların sebep olduğu arz yetersizliğinin devam etmesi fiyatlar üzerindeki baskının artmasında etkili olacak. Pandeminin gölgesinde 2021 yılında Türkiye dahil küresel ekonomiler artan işsizlik ve enflasyona karşı ekonomik büyüme mücadelesi vermeye devam edecek. En yüksek enflasyon ve politika faizine sahip dördüncü ülke olan Türkiye için şartlar çok daha zorlayıcı.  

Dr. Fulya Gürbüz