Euro Bölgesi’nde imalat ve hizmet sektörleri Nisan ayında tarihi dibi gördü

IHS Markit ilk tahminlerine göre Euro Bölgesinde imalat sektörü PMI endeksi 2020 yılı Nisan ayında önceki aya göre 10,9 puan düşüşle 33,6 seviyesine, üretim PMI endeksi 20,1 puan düşüşle 18,4 seviyesine geriledi. PMI endeksinin 50 altındaki değerler sektörde daralma, üzerindeki değerler ise büyümeye işaret ediyor.

Hizmet sektörü PMI endeksi ise Nisan ayında 14,7 puan düşüşle 11,7 seviyesine geriledi. Böylece imalat ve hizmet sektörlerinin birleşiminden oluşan kompozit PMI endeks önceki aya göre 16,2 puan düşüşle Temmuz 1998’den bu yana rekor düşük seviye olan 29,7 seviyesine geriledi.

Euro Bölgesinde hem imalat hem de hizmet sektörlerinde üretim, yeni siparişler, mevcut işler, istihdam, girdi fiyatları ve çıktı fiyatları Nisan ayında sert düşüşler yaşadı.

IHS Markit, mevcut PMI verilerinin etkisiyle, ikinci çeyrekte Euro Bölgesi ekonomisinin önceki çeyreğe göre %3,5-%4,0 aralığında daralacağını öngörüyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre reel kesim güven endeksi Nisan ayında önceki aya göre 32,9 puan azalarak 66,8 seviyesine gerilemişti. Endeksin 100 altındaki değerleri sektörde daralmaya işaret ediyor. simditahmin.com’a göre Türkiye GSYH’sinin 2. çeyrekte önceki çeyreğe göre %3,9 daralması öngörülüyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Reel sektörde moraller giderek bozuluyor

Merkez Bankasının yayınladığı reel kesim güven endeksi (RKGE) Nisan ayında önceki aya göre 32,9 puan azalarak 66,8 seviyesine geriledi. TÜİK’in açıkladığı imalat sektörü kapasite kullanım oranı da Nisan ayında bir önceki aya göre 13,7 puan azalışla %61,6 seviyesine gerilemişti. simditahmin.com’a göre 2020 yılı Ocak-Mart dönemi öncü göstergeleri GSYH’de çeyrek bazda %3,9, yıllık bazda %7,9 büyümeye işaret ediyor. Nisan ayı öncü göstergeleri ise ikinci çeyrekte büyümenin önceki çeyreğe göre %1 üzerinde daralmaya işaret ediyor.

Gelelim Nisan ayı RKGE detaylarına. Grafik ve tablolar Merkez Bankasının ilgili raporundan alınmıştır.

Aşağıdaki tablo Nisan ayı anket sonuçlarına göre son üç ay, mevcut durum ile gelecek üç ayda üretim, sipariş ve istihdamda kötüleşmeyi özetliyor:

. Son üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacmi ve ihracat sipariş miktarındaki azalış güçlenerek arttı. Önceki ay artan iç piyasa sipariş miktarı ise azalışa geçti.

. Mevcut toplam siparişler mevsim normallerinin altında seyretmeye devam ediyor.

. Mevcut mamul mal stokları zayıflayarak da olsa mevsim normallerinin üzerinde.

. Gelecek üç aya yönelik değerlendirmelerde; üretim hacmi, iç piyasa sipariş miktarı ve ihracat sipariş miktarında azalış bekleyenler ağırlıkta.

. Gelecek üç aydaki istihdama ilişkin artış yönlü beklentiler azalış bekleyenler lehine döndü.

. Gelecek on iki aydaki sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin azalış yönlü beklentiler güçlendi.

. Ortalama birim maliyetlerde zayıflama, gelecek üç ayda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyirde güçlenme var.

. Gelecek üç aydaki satış fiyatına ilişkin beklentiler düşüş lehine döndü.

. Gelecek on iki aylık dönem sonu itibarıyla yıllık ÜFE beklentisi bir önceki aya göre 0,3 puan artarak %13,5 oldu.

. 2020 yılı Nisan ayında, ankete katılan işyerlerinin %26,4’ü üretimlerini kısıtlayan faktör bulunmadığını, %25,4’ü talep yetersizliğinin üretimlerini kısıtlayan en önemli faktör olduğunu belirtirken, onu sırasıyla diğer faktörler, hammadde ekipman yetersizliği, mali imkansızlıklar ve işgücü yetersizliği izliyor. Üretimlerini diğer faktörlerin kısıtladığını bildiren işyerlerinin %69,2’si bu faktörlerin “Covid-19 Koronavirüs Salgını” ile ilgili olduğunu belirtiyor.

. Reel sektörün son üç ayda yurt içi piyasalardaki rekabet gücü azalış bildirenler lehine döndü. Avrupa Birliği içindeki ve dışındaki yurt dışı piyasalardaki rekabet gücüne ilişkin azalış yönlü değerlendirmeler güçlenerek devam etti.

. İçinde bulunduğu sanayi dalındaki genel gidişat konusunda, bir önceki aya kıyasla daha iyimser olduğunu belirtenlerin oranı %3,2’ye, aynı kaldığını belirtenlerin oranı %36,1’e geriledi, daha kötümser olduğunu belirtenlerin oranı %60,7’ye yükseldi.

Dr. Fulya Gürbüz

Politika faizini %8,75’e düşüren Merkez Bankasının merceğinde ne var?

Merkez Bankası (TCMB) çarşamba günü gerçekleştirdiği toplantısında, politika faizi olan bir hafta vadeli repo (borç verme) ihale faiz oranını %9,75’ten %8,75’e indirdi. Şaşırtmadı çünkü koronavirüs salgını sebebiyle küresel büyüme endişelerinin artması, Fed’in finansal sistemi rahatlatmak için politika faizini sıfıra çekmesi, petrol ve diğer emtia fiyatlarındaki sert düşüşler sonrasında elbette TCMB de faiz düşürecekti. 100 baz puanlık indirim az mı çok mu olmasından ziyade TCMB basın bültenindeki vurgulara dikkat edilmeli. Birlikte inceleyelim ve soralım:

Küresel büyüme görünümü zayıflıyor, enflasyonda düşüş eğilimi sürüyor olsa da…

. Koronavirüs salgını sebebiyle küresel büyüme görünümündeki zayıflamanın derinleşmesi,

. Salgına bağlı gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerinin sınırlandırılması için finansal piyasaların, kredi kanalının ve firmaların nakit akışının sağlıklı işleyişinin sağlanması amacıyla alınan parasal ve mali tedbirlerin ekonominin üretim potansiyelini destekleyerek finansal istikrara ve salgın sonrası toparlanmaya katkı yapacağı,

. Toplam talep koşullarındaki zayıflık sebebiyle yıl sonu enflasyon tahmini üzerindeki risklerin aşağı yönlü olması. (Merkez Bankasının Ocak ayı Enflasyon Raporu’na göre yıl sonu enflasyon beklentisi %8,2)

… Merkez Bankası, para politikası duruşunu nasıl sürdürecek?

Merkez Bankası temkinli para politikasını sürdürecek ancak önümüzdeki süreçte parasal duruşunu ”… ana eğilime dair göstergeler dikkate alınarak enflasyondaki düşüşün sürekliliğini sağlayacak şekilde” belirleyecek. Geçmiş veriler politika faizindeki düşük seyrin uzun vadeli faiz oranlarını aşağı çekmekte yetersiz kaldığını göstermiş, 2018 yılında birçok faktörün etkisiyle TCMB faiz yükseltmek zorunda kalmıştı. 2020 yılında ise uzun vadeli tahvil faizlerinin tekrar politika faizinden yukarı yönlü uzaklaştığını görüyoruz. Elbette enflasyon 2019 yılında gerileme yaşadı ve paralelinde politika faizini düşürdü ancak talep daralmasına bağlı enflasyondaki düşüş bunda etkili oldu. Dolayısıyla enflasyondaki düşüş eğilimi ve yukarıda sayılan faktörlerin etkisiyle politika faizinde düşüş adımları atılıyor. Ancak paragrafın başında yer alan Merkez Bankası aksiyon planında “faizi düşürürsek enflasyon da düşecektir” gibi bir çıkarıma gidiliyor olması önceden tecrübe edildiği gibi sert faiz artırımlarını beraberinde getirebilir.

Nitekim 2018 yılı Ağustos ayında yaşanan kur krizinin etkisinin 2019 yılında azalması ancak, 2020 başlarıyla birlikte TL’deki değer kaybının artarak devam etmesi enflasyondaki artışı tetikliyor.

TÜFE yıllık değişim oranları (%), Mart 2020 (Kaynak: TÜİK)

Ekonomik büyüme için Merkez Bankasının faiz düşürmesi yeterli mi?

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’na göre, enflasyondaki düşüş sürerse; ülke risk primi gerileyecek, uzun vadeli faizler aşağı gelecek ve ekonomideki toparlanma güç kazanacak.

Ancak Merkez Bankası enflasyondaki düşüş eğilimine “Türk lirasında gözlenen değer kaybına karşın” vurgulamasıyla dikkat çekiyor. Geriye gidersek, Merkez Bankası 6 Nisan’da yayınladığı “Mart Ayı Fiyat Gelişmeleri” raporunda da Türk lirasındaki değer kaybının tüketici fiyatlarında otomobil ve ilaç fiyatlarını, yurt içi üretici fiyatlarında ise imalat fiyatlarını yukarı çektiğini belirtmişti.

Dolayısıyla politika faizindeki indirimlere rağmen fiyatlar genel seviyesindeki artışlar devam ediyorsa ve bunun sebebi olarak Türk lirasındaki değer kaybına vurgu yapılıyorsa demek ki enflasyon ve ekonomide sürdürülebilir iyileşme için Türk lirasına tekrar güven kazandıracak adımları atmak gerekiyor.

Maalesef Türk lirası arzını kısarak veya politika faizini 100 baz puan düşürerek Türk lirasındaki değer kaybını durdurmanın da kalıcı bir çözüm olmadığını gördük: t24 haberine göre çarşamba günü TCMB’nin faiz indiriminin ardından kamu bankaları Dolar/TL kurunu 7,0 seviyesinin altında tutabilmek için 600 milyon dolar satmak zorunda kaldı.

Kısacası finansal ve ekonomik istikrarı kazanmak açısından öncelik, elzem ve ivedi olan, Türk lirasına güven artırıcı mali ve ekonomik tedbirleri ortaya koymak.

Dr. Fulya Gürbüz

Yükümlülüklerdeki azalmanın desteğiyle uluslararası net yatırım pozisyon açığı Şubat ayında 339 milyar dolara geriledi

Merkez Bankasının yayınladığı Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) verilerine göre, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, 2020 Şubat sonu itibarıyla, 2019 yıl sonuna göre %0,2 oranında azalışla 251,4 milyar dolar, yükümlülükleri %3,3 oranında azalışla 584,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Böylece net UYP Şubat sonunda -332,8 milyar dolar oldu.

Varlıklar önceki aya göre 1,3 milyar dolar artarken, yükümlülükler 31,5 milyar dolar azaldı; böylece net NUY’de 32,8 milyar dolar iyileşme oldu.

Şubat ayında uluslararası varlıklarda önceki aya göre 1,3 milyar dolarlık artışın detaylarına bakalım:

. Bankaların yabancı para efektif ve mevduatları 3,9 milyar dolar azaldı.

. Rezerv varlıklarda parasal altın 2,9 milyar dolar, bankaların nezdindeki döviz varlıkları ve mevduatları 1,1 milyar dolar, menkul kıymet varlıkları 1,2 milyar dolar artış kaydetti.

Şubat ayında uluslararası yükümlülüklerde önceki aya göre 31,5 milyar dolarlık azalmanın detaylarına bakalım:

. Doğrudan sermaye yükümlülükleri 26,6 milyar dolar azaldı.

. Hisse senetleri yükümlülükleri 3,4 milyar dolar azaldı.

. Genel hükumetin yurtdışı borç senedi yükümlülükleri önceki aya göre 5 milyar dolar artışla 50,8 milyar dolar oldu; yurtiçi yükümlülükleri ise 3 milyar dolar azalışla 12,5 milyar dolar oldu.

. Diğer sektörlerin kısa vadeli ticari kredi yükümlülükleri 1,3 milyar dolar azalarak 54,1 milyar dolar seviyesine geriledi.

Özel sektörün kredi borç stoku da Şubat ayında da azaldı…

Merkez Bankası geçen hafta kısa vadeli dış borç stokunu yayınlamıştı. Buna göre 1 yıldan kısa vadeli dış borç stoku Şubat ayında önceki aya göre 1,2 milyar dolar azalışla 122,5 milyar dolar seviyesine geriledi. Ticari krediler önceki aya göre 1,4 milyar dolar azalarak 54,1 milyar dolar oldu.

Yine Merkez Bankasının geçen hafta yayınladığı özel sektörün yurt dışından sağladığı uzun vadeli kredi borcu, Şubat ayı sonunda önceki aya göre 1,2 milyar dolar azalışla 177,9 milyar dolar seviyesine geriledi.

Özel sektörün Şubat sonu itibarıyla kalan vadeye göre incelendiğinde, 1 yıl içinde ödemesi gereken anapara toplamı 44,5 milyar dolar olarak hesaplanmış.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: Merkez Bankası faiz kararı, borç stoku, net uluslararası yatırım pozisyonu, yurtdışı-ÜFE, güven endeksleri, kapasite kullanımı

20 Nisan 2020, Pazartesi

Mart ayı merkezi yönetim borç stoku açıklanacak. (Şubat 2020: 1,41 trilyon TL)

Şubat ayı net uluslararası yatırım pozisyonu açıklanacak. (Ocak 2020: Varlıklar: 250,2 milyar dolar, Yükümlülükler: 616,4 milyar dolar, Net Uluslararası Yatırım Pozisyonu: -366,2 milyar dolar)

Mart ayı yurtdışı üretici fiyat endeksi açıklanacak. (Şubat: %0,77 a/a, %12,38 y/y)

22 Nisan 2020, Çarşamba

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplanacak. %9,75 seviyesindeki politika faizinin %8,75-%9,00 aralığına çekilmesi bekleniyor.

Euro Bölgesi Nisan ayı PMI verileri açıklanacak.

TÜİK Nisan ayı tüketici güven endeksi açıklanacak. (Mart 2020: 58,2)

24 Nisan 2020, Cuma

İmalat sektörü Nisan ayı kapasite kullanımı açıklanacak. (Mart 2020: 75,3)

Nisan ayı reel sektör güven endeksi açıklanacak. (Mart 2020: 99,7)

Nisan ayı sektörel güven endeksleri açıklanacak. (Mart 2020: Hizmet sektörü güven endeksi 92,3; Perakende ticaret güven endeksi 103,7; İnşaat sektörü güven endeksi 83,6)

Gelirlerde öteleme bütçe açığını Mart ayında 43,7 milyar TL’ye yükseltti

Merkezi yönetim bütçesi Mart ayında 43,7 milyar TL açık verdi…

Koronavirüs salgını etkisiyle izolasyonun başladığı Mart ayında, vergi gelirleri önceki aya göre %48 azaldı, faiz hariç bütçe giderleri önceki aya göre yatay kaldı, bütçe 43,7 milyar TL açık verdi. Vergi gelirlerindeki azalmada, Mart ayı vergi ödemelerinin Nisan ayına ötelenmesinin etkisi var.

Mart ayında ithalat hacminde düşüş sinyali var…

Merkezi yönetim bütçe verilerine göre ithalattan alınan vergiler önceki aya göre %8,7 azaldı. Hesaplamalarımıza göre Mart ayında ithalatın 16,8 milyar dolara gerilemesini bekliyoruz. TİM verilerine göre ihracat Mart ayında önceki aya göre %8,4 azalışla 13,4 milyar dolar oldu. Böylece Mart ayında 3,4 milyar dolarlık dış ticaret açığı verileceğini tahmin ediyoruz. Şubat ayında 3,0 milyar dolar dış ticaret açığı verilmişti. Mevcut verinin Mart ayında cari işlemler açığı üzerinde önceki aya göre 0,4 milyar dolar gibi artırıcı etkisi olacak. Elbette Nisan sonunda açıklanacak olan dış ticaret verileri, tahminlerimize netlik kazandıracak.

Dr. Fulya Gürbüz

Hazine, Şubat ayındaki 4 milyar dolarlık eurobond ihracıyla ödemeler dengesini destekledi

Hafta başında ekonomik gündemle ilgili beklentilerimi yazarken Şubat ayında cari işlemler dengesinin kabaca dış ticaret, turizm, yabancı yatırımcıların hisse senedi ve tahvil/bono stoklarını baz alarak 4 milyar dolar açık vereceğini tahmin etmiştim. Merkez Bankası verilerine göre cari işlemler dengesi Şubat ayında 1,23 milyar dolar açık verdi. Nerede hata yaptım? Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın Şubat ayında ihraç ettiği 4 milyar dolarlık eurobond tutarını dikkate almamışım. Kendime ders: “Uykusuzluğa yenilme”.

Dersimi aldığıma göre Şubat ayı cari işlemler dengesi verilerini inceleyelim:

TCMB tanımına göre cari işlemler hesabı bir ekonomide yerleşik kişilerin diğer ekonomilerde yerleşik kişiler (yurt dışında yerleşikler) ile belli bir dönem içinde yapmış oldukları ekonomik işlemleri gösteriyor. Buna göre;

. Dış ticaret dengesi açık verdi (- 1,9 milyar dolar)
. Taşımacılık dengesi (+ 1,0 milyar dolar)
. Seyahat dengesi (+ 0,9 milyar dolar)
. Ücret ödemeleri (- 0,7 milyar dolar)
. Yatırım dengesi açık verdi (- 0,6 milyar dolar)

Yukarıdaki beş ana kalemi topladığımızda cari işlemler dengesinin Şubat ayında kabaca 1,3 milyar dolar açık verdiğini hesaplıyoruz. TCMB’nin açıkladığı cari açık rakamı ise 1,23 milyar dolar.
Bakalım 1,23 milyar dolarlık cari açık Şubat ayında nasıl finanse edilmiş:

. Doğrudan yatırımlar açık verdi (- 0,3 milyar dolar)
. Portföy yatırımları açık verdi (- 0,4 milyar dolar)
. Efektif ve mevduatlar açık verdi (- 4,1 milyar dolar)
. Krediler (+ 0,5 milyar dolar)
. Ticari krediler (+ 1,2 milyar dolar)
. Rezerv varlıklar (+ 3,0 milyar dolar)

Yukarıdaki altı kalemi topladığımızda -0,1 milyar dolara ulaşıyoruz.

Dolayısıyla 1,23 milyar dolarlık cari işlemler açığına, finans hesabından bir katkı gelmemiş. Ancak söz konusu açık kapanmış. Nasıl mı? Ödemeler dengesinde yer alan ve nereden geldiği bilinmediği için “Net Hata Noksan” olarak adlandırılan 1,1 milyar dolarlık kalemden.

TİM verilerine göre Mart ayında ihracatın 1 milyar dolar azaldığını görüyoruz. Mart ayı PMI verileri yeni ihracat siparişlerinin yurt içi siparişlere göre daha sert azaldığını ortaya koymuştu. İthalattaki azalmanın büyüklüğü, dış ticaret açığının cari işlemler dengesi üzerindeki etkisini belirleyecek.

Dr. Fulya Gürbüz

Koronavirüs izolasyonu öncesinde, tüketim de internet üzerinden satışlar da arttı

Perakende satış hacmi 2020 yılı Şubat ayında önceki aya göre %1,4 arttı…

İnternet üzerinden satışlar önceki aya göre %6 artış kaydetti…

Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış olarak bakıldığında gıda harcamalarında önceki aya göre %4,2’lik artış kaydedildi, bu oran 2017 yılı Ekim ayından bu yana kaydedilen en yüksek artış. Posta ve internet üzerinden satışlar önceki aya göre %9, ses ve görüntü ile hırdavat, boya vb %5; bilgisayar ve yan ürünleri %3,5; tekstil, giyim, ayakkabı satışları %3,3 artış kaydetti.

Perakende sektöründe ciro endeksi ise önceki aya göre %2,2 artış kaydetti. Posta ve internet üzerinden satışlarda ciro %9,1 artış kaydetti.

Şubat ayında sermaye malı imalatındaki aylık %7,1’lik artış sanayi üretimini önceki aya göre %1,2 yukarı taşıdı

İmalat sanayi üretimi 2020 yılı Şubat ayında önceki aya göre %1,6; elektrik, gaz, buhar üretimi ise %1,3 artış kaydetti. Madencilik ve taşocakçılığı sektöründe üretim önceki aya göre %5,8 azaldı.

Üretim mallarının teknoloji sınıflamasına göre, orta-yüksek teknoloji malları üretimi Şubat ayında önceki aya göre %4,1, yüksek teknoloji malları üretimi %10 artış kaydetti.

Mart ayında sanayi üretiminde bozulma işareti var... Mart ayına ilişkin PMI verileri üretim ve yeni siparişlerde özellikle de yeni ihracat siparişlerinde önceki aya göre yavaşlamaya, istihdam artışının da devam ettiğine işaret etmişti. Mart ayında ihracattaki düşüş bu beklentimizi kuvvetlendiriyor.

Dr. Fulya Gürbüz