Ekonomi Gündemi: Bütçe, dış ticaret, enflasyon, Merkez Bankası Anketi

4 – 8 Nisan haftasında Rusya-Ukrayna savaşı ile ilgili gelişmeler izlenecek. Öncü verilere göre, Nisan ayı TCMB Piyasa Katılımcı Anketinde beklentilerde bozulmanın sürmesini; Mart ayı enflasyon verilerinde hızlanma, negatif reel faizde artış, reel efektif döviz kurunda gerileme, ihracatta yavaşlama, Şubat ayı küresel gıda enflasyonunda artış göreceğiz.

4 NİSAN 2022, PAZARTESİ

MART AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Şubat ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık %4,81, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) %7,22 artmış; TÜFE ve Yİ-ÜFE’de yıllık artışlar sırasıyla %54,44 ve %105,01 olmuştu. Foreks anketine göre Mart ayında TÜFE’nin aylık %5,44, yıllık %61,10 artması bekleniyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI REEL FAİZ ORANLARI – TURKEY DATA MONITOR (TDM)

TDM hesaplamalarına göre Şubat ayında 12-ay geriye dönük reel getiri eksi yüzde 21,5’e yükselmiş, 12-ay ileriye dönük beklenen reel faiz ise eksi yüzde 2,9’a yükselmişti. Reel getirinin eksi olması tahvil faizlerinin getirisinin enflasyonun altında kalmasından kaynaklanıyor. Tahvil faizlerinin Mart sonunda önceki ay sonuna göre yüzde 1-3 puan arasında yükselmesine rağmen enflasyonun Mart’ta daha hızlı artması reel getirideki bozulmanın Mart’ta devam edeceğine işaret ediyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ – TİCARET BAKANLIĞI

Şubat ayında ihracat aylık %13,8, yıllık %25,4 artışla 20,0 milyar dolar olmuş; önceki aya göre değişmeyen ithalat ise yıllık %44,5 artış kaydetmişti. Böylece dış ticaret açığı önceki aya göre %23,3 (2,4 milyar dolar) azalışla 7,9 milyar dolara gerilemişti. Mart ayına ilişkin olarak PMI verileri ihracat artışının hız kesse de sürdüğüne işaret etti. Kapasite kullanım verilerini dikkate aldığımızda ithalatta artış ihracata kıyasla daha hızlı olabilir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

OCAK AYI FİNANSAL KESİM DIŞINDAKİ FİRMALARIN DÖVİZ POZİSYONU – TÜİK

Aralık 2021’de Finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlıkları aylık 3,2 milyar dolar artışla 163,3 milyar dolara, döviz yükümlülükleri aylık 0,6 milyar dolar artışla 276,9 milyar dolara yükselmiş; böylece sektörün döviz pozisyon açığı aylık 1,6 milyar dolar düşüşle 113,6 milyar dolara gerilemişti. Gelecek 12 ay için sektörün net döviz pozisyon fazlası ise aylık 0,6 milyar dolar artışla 61,7 milyar dolara yükselmişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

5 NİSAN 2022, SALI

MART AYI REEL EFEKTİF DÖVİZ KURU (REDK) – TÜİK

Şubat ayında TÜFE bazlı (REDK) aylık 2,01 puan artışla 54,78 seviyesine yükselmişti. TCMB, ülkemiz fiyat düzeyinin dış ticaret yaptığımız ülkelerin fiyat düzeylerine oranının ağırlıklı geometrik ortalamasını almak suretiyle REDK endeksini hesaplıyor. REDK’nin artışı TL’nin reel olarak değer kazandığını (Türk mallarının yabancı mallar cinsinden fiyatının arttığını) gösteriyor. Mart ayında yarı yarıya dolar ve euro’dan oluşan döviz sepetinin %5,4 yükselmesine bağlı olarak REDK’de düşüş görebiliriz.

Kaynak: TCMB

7 NİSAN 2022, PERŞEMBE

MART AYI NAKİT BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Şubat ayında Hazine nakit bütçe gelirleri TCMB’den kar aktarımının etkisiyle 277,5 milyar TL olmuş, 222,8 milyar TL gider kaydedilmiş, böylece nakit bütçe dengesi 55,5 milyar TL fazla vermişti. Finansman tarafında Hazine 18,7 milyar TL net borçlanma gerçekleştirmişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

ŞUBAT AYI FAO GIDA FİYAT ENDEKSİ – FAO

Ocak ayında küresel FAO Gıda Fiyat Endeksi aylık %3,9, yıllık %20,7 artış kaydetmişti. Aylık en yüksek artış %8,5 ile bitkisel yağlarda görülmüş; süt ürünleri fiyatları aylık %6,4, tahıl fiyatları %3,0, et fiyatları %1,1 artmış, şeker fiyatları aylık %1,9 düşmüştü. FAO, 2022’de dünyada buğday ve mısır üretiminin artacağı, tahıl üretiminin ise düşeceği beklentilerine işaret etmişti. 24 Şubat’ta Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmeye başlaması FAO fiyat endeksinde sınırlı etki yaratabilir ancak asıl etki Mart ayı verilerinde ortaya çıkacak. FAO, 25 Mart tarihli bilgi notunda küresel gıda arzındaki daralmanın gıda ve yem fiyatlarını %8 ile %22 arasında artırabileceğine vurgu yaptı. FAO, özellikle tahıl ve ayçiçeği çekirdeği pazarlarındaki arz açığına dikkatleri çekti.

Kaynak: fao.org

1 NİSAN TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmeye devam ettiği 25 Mart ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artmaya devam etti. TL cinsi mevduat faizleri ortalama %15-18 aralığına hafif yükseldi, TL cinsi kredi faizleri %18-29 aralığına hafif geriledi. TL mevduat ve kredi hacmi önceki haftaya göre yükseldi. Gerçek kişilerin döviz mevduatları (DTH) 140,2 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,1 milyar dolar düştü, tüzel kişilerin 1,5 milyar dolar artışla 77,4 milyar dolara yükseldi. Böylece yurt içi döviz mevduatları haftalık 1,5 milyar dolar artışla 217,6 milyar dolar oldu. Yurt dışı döviz mevduatları 25,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar arttı. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar artışla 5,1 milyar dolara yükseldi. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 108,0 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,7 milyar dolar azaldı; altın rezervleri 42,4 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar arttı, brüt döviz rezervleri 65,6 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,9 milyar dolar azaldı. Merkez Bankasının net rezerv açığı önceki haftaya göre 1,7 milyar dolar artışla 28,5 milyar dolara yükseldi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stokları toplamı 20,8 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre değişmedi. Yurt dışı yerleşikler hisse senetlerinde 17 milyon dolar alış, DİBS’te 87 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdi.

Kaynak: Turkey Data Monitor

8 NİSAN 2022, CUMA

NİSAN AYI PİYASA KATILIMCILARI ANKETİ – TCMB

TCMB’nin piyasa profesyonelleri ile yaptığı Piyasa Katılımcıları Anketine göre Şubat ayında katılımcıların enflasyon, döviz kuru ve cari açık beklentileri önceki aya göre yükselmişti. TÜFE’nin Mart ayında aylık %4,1 artış kaydetmesi beklenirken yıl sonuna ilişkin olarak TÜFE beklentisi yıllık %40,5’e, Dolar/TL kuru beklentisi 16,68’e, 2022 yılı cari açık beklentisi 21,2 milyar dolara yükselmişti. 2021 ve 2022 yılları için GSYH büyüme beklentileri sırasıyla %3,38 ve %4,16’ya gerilemişti. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin uzamasının da etkisiyle Nisan ayı anketinde enflasyon beklentilerinde artış ve 2022 yılı büyüme beklentilerinde düşüş görebiliriz.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: GSYH büyümesi, enflasyon, dış ticaret, güven, küresel ekonomik aktivite

29 Kasım – 3 Aralık haftasında Kasım ayına ilişkin olarak enflasyonda hızlanma, imalat sektöründe hafif büyüme, ekonomik güven endeksinde zayıflama göreceğiz. 3. çeyrekte GSYH yavaşlayarak da olsa büyümesini sürdürecek.

29 KASIM 2021, PAZARTESİ

EKİM AYI DIŞ TİCARET İSTATİSTİKLERİ – TÜİK

Her ayın başında bir önceki ayın dış ticaret verilerini açıklayan Ticaret Bakanlığı verilerine göre Ekim ayında ihracat 20,8 milyar dolar ile önceki aya göre değişmemiş ithalat aylık %4,5 düşüşle 22,3 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Böylece Eylül ayında 2,5 milyar dolar seviyesindeki dış ticaret açığı Ekim ayında 1,5 milyar dolar seviyesine gerilemiş, cari işlemler dengesi 1,7 milyar dolar fazla vermişti. Ekim ayında dış ticaret açığının gerilemesi cari işlemler fazlasının 3 milyar doların üzerine çıkmasına katkı sağlayacak. Ticaret Bakanlığı 1 Aralık Çarşamba günü Kasım ayı dış ticaret verilerini açıklayacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor

KASIM AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK Ekim ayında ekonomik güven endeksi aylık 1,0 puan düşüşle 101,4 seviyesine gerilemişti. Düşüşte tüketici güven endeksinin önceki aya göre %3,6, reel kesim güven endeksinin ise %1,8 azalmasının etkisi olmuştu. Kasım ayında tüketici güven endeksinin tarihi düşük seviyesine gerilemesi ekonomik güven endeksini aşağı yönlü baskılayacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor

30 KASIM 2021, SALI

2021 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK GSYH VERİLERİ – TÜİK

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2021 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %21,7, bir önceki çeyreğe göre %0,9 büyümüştü. Harcamalar tarafında GSYH’de çeyrek bazda %0,9’luk artışın yüzde 0,93 puanı hane halkı tüketiminden, yüzde 0,19 puanı sermaye harcamalarından, yüzde 0,12 puanı devlet harcamalarından gelirken ihracatın katkısı yüzde 0,74 puan olmuş, ithalat ise GSYH’yi yüzde 1,04 puan daraltan yönde etki yapmıştı. Üçüncü çeyrekte önceki çeyreğe göre perakende ticaret hızlandı, ihracat ve sanayi üretiminde büyüme görece ılımlı kaldı, ithalatta ise ılımlı gerileme sürdü. Söz konusu gelişmeler GSYH’nin üçüncü çeyrekte önceki çeyreğe göre ılımlı bir artış kaydedeceğine işaret ediyor. Yıllık değişim dikkate alındığında, söz konusu kalemlerdeki yavaşlama 2021 yılı üçüncü çeyreğinde GSYH’nin bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yavaşlayarak büyümesini sürdüreceğine işaret işaret ediyor. Nitekim Foreks anketi sonuçlarına göre GSYH’nin 2021 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %8 büyüyeceği tahmin ediliyor.

Kaynak: TÜİK

KASIM AYI SAMEKS HİZMET VE SANAYİ ENDEKSLERİ – MÜSİAD SAMEKS PMI (satın alma müdürleri) endeksleri Ekim ayında sanayi ve hizmet sektörlerinde büyümeye işaret etmişti. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksi Ekim ayında aylık 2,8 puan artışla 56,9 seviyesine, Hizmet Sektörü SAMEKS Endeksi aylık 7,0 puan artışla 56,3 seviyesine yükselmişti.

Kaynak: MÜSİAD

1 ARALIK 2021, ÇARŞAMBA

TÜRKİYE VE KÜRESEL İMALAT SEKTÖRLERİ PMI ENDEKSLERİ – IHS MARKIT

Ekim ayında ham madde ve malzeme teminindeki sorunlar Türkiye’nin imalat sektörü performansını düşürmüş, enflasyonist baskı artmış, istihdam artışı sürmüştü. Türkiye imalat sektörü PMI endeksi Ekim ayında aylık 1,3 puan düşüşle 51,2 seviyesine gerilemişti. Önceki hafta açıklanan öncü PMI endekslerinde Kasım ayında ABD, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya’da ekonomik aktivitenin artarak sürdüğünü, enflasyonist baskıların arttığını okumuştuk. Aşağıdaki grafikte Ekim ayına ilişkin küresel imalat sektörü PMI endeksini (kırmızı çizgi), hizmet sektörü PMI endeksini (mavi çizgi), yeşil çizgi de imalat ve hizmet sektörlerini kapsayan kompozit PMI endeksindeki seyri gösteriyor. Endekslerin 50 üzerindeki değerler sektörde önceki aya göre büyümeyi, aşağısındaki değerler de küçüldüğünü gösteriyor. Grafikte görüleceği üzere, küresel imalat sektöründeki büyüme (kırmızı çizgi) hız keserken, pandemi kaynaklı kısıtlamaların gevşemesine bağlı olarak hizmetler sektörü büyümesini hızlandırdı (mavi çizgi). Ancak küresel bazda artan vaka sayılarına paralel olarak pandemi kaynaklı kısıtlamaların tekrar devreye girmesi küresel hizmetler sektörü üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturacak.  

Kaynak: J.P.Morgan, IHS Markit

2 ARALIK 2021, PERŞEMBE

26 KASIM 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

19 Kasım ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) kurdaki yükselişin etkisiyle önceki haftaya göre yukarı yönlü seyrini sürdürdü. TL cinsi mevduatlar ve krediler önceki haftaya göre hafif yükselişini sürdürdü. TL cinsi mevduat faiz oranları %12-17 aralığına gerilerken, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığını korudu. Gerçek kişilerin döviz mevduatları (DTH) önceki haftaya göre 1,0 milyar dolar artışla 115,8 milyar dolara yükseldi; tüzel kişilerin 1,0 milyar dolar düşüşle 88,2 milyar dolara, yurt dışı mevduatlar 0,2 milyar dolar düşüşle 24,4 milyar dolar geriledi, böylece toplam DTH büyüklüğü 19 Kasım haftasında 0,1 milyar dolar düşüşle 230,6 milyar dolar oldu. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre 0,7 milyar dolar düşüşle 5,0 milyar dolar seviyesine geriledi. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 128,4 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,7 milyar dolar arttı; altın rezervleri 40,5 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,5 milyar dolar azaldı, brüt döviz rezervleri 87,9 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1,2 milyar dolar arttı. Merkez Bankasının net rezerv açığı önceki haftaya göre 4,4 milyar dolar düşüşle 18,5 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stokları toplamı 29,5 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre 0,8 milyar dolar geriledi. Yurt dışı yerleşikler 19 Kasım ile biten haftada hisse senetlerinde 384 milyon dolarlık net alış, DİBS’te 231 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdi.

3 ARALIK 2021, CUMA

KASIM AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

TÜİK verilerine göre Ekim ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %19,89, aylık %2,39 artmıştı. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ise yıllık %46,31, aylık %5,24 arttı. TÜFE’nin iki ana kalemi olan mal fiyat enflasyonu yıllık %21,71, hizmet fiyat enflasyonu yıllık %15,43 artış kaydetti. Gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık artış %27,41 oldu. Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) hesaplamalarına göre ise ENAGrup Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE) Ekim ayında aylık %6,90, yıllık %49,87 artış kaydetmişti. Dolar/TL’nin aylık %14’ten fazla arttığı Kasım ayında, Foreks anketine göre TÜFE’de aylık %2,98, yıllık %20,68 artış bekleniyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

ABD’DE KASIM AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ

Ekim ayında ABD’de işsizlik oranı %4,6’ya gerilemiş, ortalama saatlik kazançlar yıllık %4,88 artış kaydederek yukarı yönlü hızlanmıştı.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Lagarde: Arz, talep ve yeşil dönüşüm eğilimleri enflasyon ve büyüme üzerinde karışık sinyaller veriyor

Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkanı Lagarde, 28 Eylül’de AMB Forumu’nda “Pandemi sonrası: para politikasının geleceği” başlıklı konuşmasında pandeminin benzeri olmayan bir durgunluk ve toparlanma getirdiğini, istisnai koşullarda ortaya çıkan enflasyonist etkilerin ise eninde sonunda geçeceğini umduklarını söyledi. Uzun vadede Lagarde iyimser olsa da kısa vadede enflasyon üzerindeki baskı devam edecek.

Dünyanın üçüncü büyük ekonomisi olan Euro Bölgesi (EB) 2021 yılının ilk yarısında ortalama %6,6’lık büyüme kaydetti. Pandemi kaynaklı arz darboğazı olmasaydı EB’nin ihracat hacminin yılın ilk yarısında %7 daha fazla olacağını söylüyor Lagarde ve ekliyor “Pandeminin küresel nakliye, kargo taşımacılığı ve yarı-iletkenler gibi kilit endüstrileri etkilemeye devam etmesi halinde büyümeye yönelik riskler artabilir.” AMB, Ağustos ayında %3 seviyesine ulaşan enflasyonun gelecek beş yılda yavaş bir hızda %2 hedefine yakınsayacağını tahmin ediyor.

Lagarde konuşmasında, pandeminin enflasyon görünümüne yönelik ortaya koyduğu yeni eğilimleri üç ana başlıkta topluyor:

Talep tarafı… Pandemi öncesinde tarihsel olarak ortalama %1,3 seviyesindeki çekirdek enflasyonun 1,1 yüzde puanı tüketimde en büyük ağırlığa sahip olan hizmet enflasyonundan (ağırlıklı olarak çalışan ücret artışlarından) kaynaklanıyor. AMB, 2022 yılı sonunda tüketimin pandemi öncesi seviyesinden %3 yukarıda olacağını, hanehalkı güveninin artmasıyla birlikte biriken tasarruflarını harcamaya yönelteceklerini, bunun da ücretleri artıracağını tahmin ediyor. Hizmet enflasyonunu ise aşağı çeken iki faktör sıralanıyor. İlki, kısıtlamaların gevşetilmesine rağmen hizmet tüketiminin 2021 yılının ikinci çeyreğinde halen pandemi öncesi seviyesinden %15 aşağıda olması. İkincisi, işgücüne katılımın istihdam artışından daha hızlı artması sebebiyle işsizlik oranının ancak 2023 yılının ikinci çeyreğinde pandemi öncesi seviyesine gerileyebileceği ve ücretlerin ılımlı artacağı beklentisi.

Arz tarafı… Pandeminin arz tarafında yarattığı iki şok etkisi var: Küresel tedarik zinciri ve işgücü piyasası. Söz konusu şokların dijitalleşme sürecinde Avrupa’da 7 yıllık hızlanmayı beraberinde getirse de sosyal uyuşmada farklı sonuçlara sebep olabileceğini dile getiriyor Lagarde ve uzun vadede enflasyonist baskıları artırabilecek olası değişimlere örnekler veriyor:

. Hizmetlerin sanallaştırılmasına dayalı ikinci bir küreselleşme dalgası -güçlü ücret artışları durumunda bile- birim işgücü maliyet artışını azaltarak verimliliği artırabilir ancak yüksek pazar gücüne sahip “yıldız” dijital şirketler fiyatları artırabilir.  

.  Arz kısıtlarının şirketleri tedarik zincirlerini çeşitlendirmeye veya üretim yerlerini değiştirmeye yönlendirmeleri yüksek maliyetlere sebep olabileceğinden maliyetler tüketicilere yansıtılabilir.

. Hızlı dijitalleşmeyle birlikte gerekli iş becerisine sahip çalışan kıtlığının sebep olabileceği yüksek ücret artışları asgari ücretleri yukarı çekebilir.  

Yeşil dönüşüm (Düşük karbon ekonomisine geçiş)… Lagarde, Finansal Sistemi Yeşillendirme Ağı’nın (The Network for Greening the Financial System) tahminine göre hırslı bir yeşil dönüşüm geçiş politikasının Avrupa’da enflasyonu, geçiş öncesine göre, 1 yüzde puan artırabileceğine dikkat çekiyor. Dahası, mevcut durumda en çok petrol fiyatları dikkate alınırken, yeşil dönüşümle birlikte enerji fiyatlarının tüketici fiyatlarına geçişkenliğini ölçmek daha karmaşık hale gelecek.

Yüksek karbon fiyatlarının satın alım gücünü azaltabileceği ve bunun enflasyonu aşağı çekebileceği riskini ortaya koyan Lagarde, bir araştırma sonucuna göre EB ülkelerinde karbon vergilerinin devreye alınmasıyla manşet enflasyonun artacağına, öte yandan gıda ve enerji fiyatlarını dikkate almayan çekirdek enflasyonun ise düşeceğine dikkat çekiyor.

Avrupa Komisyonu, Avrupa’nın iklim ve enerji hedeflerine ulaşmak için 2030 yılına kadar her yıl yaklaşık 330 milyar Euro, dijital dönüşümü gerçekleştirmek için de her yıl yaklaşık 125 milyar Euro tutarında yatırım yapılması gerektiğini tahmin ediyor.

Lagarde, önümüzdeki dönemde para politikasına ilişkin olarak temel zorluğun orta vadede hiçbir etkisi olmayan geçici arz şoklarına aşırı tepki vermeden enflasyonu %2 hedefine yaklaştırmak olduğunu söylüyor. Faiz oranlarına yönelik yeni sözlü yönlendirmenin arz yönlü riskleri yönetmek için uyumlu olduğuna; kalıcı olduğuna inandıkları ve güvendikleri noktada manşet enflasyondaki gelişmelere tepki göstereceklerine, enflasyonun hedeften yukarıda kalması halinde emin olana kadar sabırlı olacaklarına vurgu yapıyor. Talep tarafında ise, para politikası ekonomik toparlanmayı gerekli kılan şartları sağlamaya devam edecek.  

Dr. Fulya Gürbüz

İlk çeyrekte yıllık ve çeyreklik değişimler GSYH’yi farklı resimliyor

2021 yılı birinci çeyreğinde Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH), bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %7,0 büyüme kaydetti. Tarım sektöründe üretim yıllık %7,5, sanayi üretiminde %11,7, inşaatta %2,8, hizmetler sektöründe %5,9 artış kaydedildi. Aşağıdaki grafik 2021 yılı ilk çeyreğinde iktisadi faaliyet kollarındaki üretimin bir önceki yılın aynı çeyreğine göre değişimlerini göstermektedir. 2020 yılı Mart ayında Covid-19 hastalığının pandemi ilan edildiğini unutmayalım. Dolayısıyla 2021 yılı ilk çeyreğindeki üretim hacmini bir sene önceki düşen üretim hacimleriyle karşılaştırılmasından dolayı faaliyet kollarında yüksek büyüme oranlarını görmekteyiz. Yine aynı şekilde harcamalar tarafında, hane halkının tüketiminde yıllık %5,5, devlet harcamalarında %1,3, makine ve teçhizat harcamalarında %30,5, mal ve hizmet ihracatında %3,3 artış kaydedilmiştir. Mal ve hizmet ithalatında 2021 yılı ilk çeyreğinde yıllık %1,1, hizmetlerde %2’lik daralma kaydedilmesi ise iç talepteki daralmadan ve kapalı kalan hizmetler sektöründen kaynaklanmaktadır.

Kaynak: TÜİK

Yıllık bazdaki karşılaştırmanın ardından 2021 yılı ilk çeyreğinde ekonomik aktivitenin bir önceki çeyreğe (2020 yılı son çeyreğine) göre karşılaştırılmasının GSYH gelişmelerini daha iyi anlamamızda etkili olacaktır. Takvim ve mevsimsel etkilerden arındırılmış verilere göre GSYH, 2021 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1,7 artış kaydetti. Aşağıdaki grafik TÜİK’in ilgili raporundan alınmıştır. Grafikte mavi çubuklar yıllık değişimi, kırmızı çizgi ise bir önceki çeyreğe göre değişimi göstermektedir.

Kaynak: TÜİK

Takvim ve mevsimsel etkilerden arındırılmış verilere göre; sanayi üretimi bir önceki çeyreğe göre %4, imalat sanayi üretimi %4,7 artış kaydederken, hizmetler sektörü %0,3 daraldı, inşaat sektörü %13,4 büyüdü, tarım sektöründeki büyüme %2,9 oldu. Aşağıdaki grafik sektörler itibariyle üretimdeki çeyreksel değişimleri gösteriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Tüketim tarafında ise hane halkının tüketimi 2021 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1,7, devletin tüketim harcamaları %2,1 azalma kaydetti. Öte yandan sabit sermaye oluşumu aynı dönemde %1,6 büyürken mal ve hizmet ihracatı %2,3 küçülme kaydetti, mal ve hizmet ithalatı ise %9,1 daraldı. 2021 yılı ilk çeyreğinde enflasyonist baskıyı azaltmak amacıyla uygulanan sıkı para politikası hem hane halkının tüketimini hem de devletin harcamalarını önceki çeyreğe göre azaltmasında etkili olmuştur. Peki, önceki çeyreğe göre iç ve dış talep azalırken nasıl oluyor da sanayi sektörü aynı dönemde büyüme kaydediyor? Bunun cevabını dış ticaret verilerinde buluyoruz. TÜİK’in yayınladığı dış ticaret hacim endekslerine göre yatırım malları ve ham madde ihracatında ilk çeyrekte kaydedilen büyüme, sanayi üretimindeki büyümeyi açıklıyor.

Aşağıdaki grafik, harcamalar yöntemine göre alt kalemlerdeki çeyreksel değişimleri göstermektedir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

2021 yılı ikinci çeyrek verileri ise Türk lirasındaki değer kaybı ve Covid-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle hem talep hem de üretim tarafında zayıflığı ortaya koyuyor. İhracattaki güç kaybını da dikkate aldığımızda 2021 yılı ikinci çeyreğinde sanayi üretiminin GSYH’yi zayıf da olsa desteklemeye devam edeceğini söyleyebiliriz.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Büyüme, enflasyon, üretim

31 Mayıs – 4 Haziran haftasına Türkiye’nin 2021 yılı ilk çeyrek büyüme rakamları ile başlayacağız. Sanayi sektörünün desteğiyle ilk çeyrekte hem çeyreksel hem de yıllık bazda büyüme göreceğiz. Mayıs ayı imalat sektörü PMI ve TEPAV perakende güven endeksleri üretim ve talep tarafındaki gelişmeleri ortaya koyacak. Öte yandan Mayıs ayında Türk lirasındaki değer kaybının hem üretici hem de tüketici fiyat enflasyonuna yansıdığını, bununla birlikte reel efektif döviz kurunda da gerilemeye sebep olacağını göreceğiz. Son olarak ABD’de yayınlanacak Bej Kitap detayları ABD ekonomisine yönelik görünümü, işgücü verileri ise işgücü piyasasının Fed’in para politikasından ne derece etkilendiğini ortaya koyacak.   

31 MAYIS 2021, PAZARTESİ

2021 yılı birinci çeyrek GSYH büyüme verileri – TÜİK

2020 yılında GSYH bir önceki yıla göre ortalama %1,8 artış kaydetmiş, kişi başına GSYH 8.599 dolar olmuştu. Hizmetler sektörü üretimi GSYH’nin %54,6’sını, sanayi sektörü %22,4’ünü, tarım ve balıkçılık sektörü %6,6’sını, inşaat sektörü ise %5,6’sını oluşturmuştu. Sanayi sektörü yıllık %2 büyüme kaydederken, hizmet sektörü %4,3 daralma kaydetmiş, en yüksek katma değeri yıllık %21,4 büyüme ile finans ve sigorta faaliyetleri sektörü elde etmişti. GSYH, 2020 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1,7 büyüme kaydetmişti. Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM), 2021 yılı birinci çeyreğinde GSYH’de çeyrekten çeyreğe %1,4, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,9 büyüme bekliyor. Bilgi Üniversitesi Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezi (simditahmin.com) ise çeyrek bazda %2,4, yıllık bazda %7,5 artış öngörüyor. Bloomberg HT anketine göre piyasanın GSYH büyüme beklentisi ilk çeyrek için yıllık %6,7 iken 2021 yılı geneli için %5,5’tir.

Kaynak: TÜİK
Kaynak: TÜİK

MAYIS AYI SANAYİ SEKTÖRÜ VE HİZMET SEKTÖRÜ SAMEKS ENDEKSLERİ – MÜSİAD

Nisan ayında sanayi ve hizmet sektörlerinde SAMEKS endeksleri aylık olarak sırasıyla 1,7 puan ve 2,4 puan artışlarla 52,5 ve 53,0 seviyelerine yükselmişti. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise küçüldüğünü gösteriyor. İmalat sektöründe eğilimi ortaya koyacak alan RKGE verilerinin 25 Mayıs’ta açıklanmasının ardından; SAMEKS endekslerinde hem hizmet hem de sanayi sektörlerinde üretim, istihdam, yeni siparişler, satın alımlar, stoklar, tedarik sürelerindeki eğilimler hakkında bilgi edineceğiz. Covid-19 kaynaklı olarak Mayıs ayındaki 18 günlük uzun süreli kapanmanın etkisiyle Mayıs ayında hizmet sektörü verilerinde düşüş görülmesi ihtimali yüksek. Sanayi sektöründe ise özellikle Almanya’dan gelen Mayıs ayı imalat sektörü ilk tahminlerinde üretim ve ihracat siparişlerindeki hafif yavaşlamanın SAMEKS sanayi endeksi verilerine yansıyıp yansımadığını göreceğiz.

Kaynak: MÜSİAD

1 HAZİRAN 2021, SALI

İSO İMALAT SEKTÖRÜ PMI ENDEKSİ – İSO, IHS MARKIT

İSO ve IHS Markit işbirliğiyle hazırlanan imalat sektörü PMI endeksi Nisan ayında bir önceki aya göre 2,2 puan düşüşle 50,2 seviyesine gerilemişti. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüme kaydettiğini gösteriyor, altındaki değerler ise küçülme kaydettiğini. Üretim ve yeni siparişlerdeki büyüme Nisan ayında yavaşlama kaydetmiş, istihdam artmış, yeni ihracat siparişleri üst üste dördüncü ay yükseliş kaydetmişti. Üreticilerin girdi maliyetleri ve satış fiyatlarındaki artış Nisan ayında hızlanmıştı. IHS MARKIT her ayın üçüncü haftasında Avustralya, Japonya, Fransa, Almanya, Euro Bölgesi, İngiltere ve ABD’nin imalat sektörü PMI ilk tahminlerini yayınlıyor. 21 Mayıs’ta yayınlanan ülke raporlarına göre ülke olarak en büyük ticaret ortağımız olan Almanya’nın imalat sektörü üretimi Mayıs ayında büyümeye devam etti ancak yeni ihracat siparişleri son üç aydır güçlü seyrini korusa da Mayıs ayındaki büyüme oranı diğerlerine göre daha yavaş kaldı. Bunun yanında tedarik zincirindeki sorunlardan dolayı üretimde zayıflama yaşayan firma sayısında da artış kaydedildi. Öte yandan bölge olarak en büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesi genelinde de Covid-19 aşılamalarındaki olumlu seyir ve düşen vaka sayılarına istinaden gevşetilen kısıtlamaların etkisiyle imalat sektörü üretiminde ve siparişlerdeki büyüme Mayıs ayında devam etse de ki büyüme hızında hafif gerileme kaydedildi. Bölge genelinde girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarındaki artış hızlandı. Yine ticaret ortaklarımızdan İngiltere ve ABD imalat sektörleri de Mayıs ayında özellikle ihracat siparişlerindeki artışın da etkisiyle yüksek büyüme ivmesi ortaya koydular. Dolayısıyla söz konusu olumlu gelişmeler Türkiye imalat sektörünü de Mayıs ayında desteklemeye devam edecektir.

2 HAZİRAN 2021, ÇARŞAMBA

MAYIS AYI PERAKENDE GÜVEN ENDEKSİ – TEPAV

Nisan ayında TEPAV perakende güven endeksi eksi 15,1 puan ile bir önceki aya göre 4 puanlık iyileşme kaydetmişti. Endeks detaylarına göre geçen 3 ayda işlerin gelişiminde, mevcut stok düzeylerinde; önümüzdeki dönemde tedarikçilerden siparişlerde, satışlarda, istihdamda, satış fiyatlarında; geçen yıla göre iş hacminde, gelecek 12 ayda mağaza sayılarında iyileşme beklentilerinin arttığı gözlemlenmişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI FİNANSAL KESİM DIŞINDAKİ FİRMALARIN DÖVİZ POZİSYONU – TCMB

Şubat ayında finansal kesim dışındaki firmaların net döviz pozisyon açığı 155,3 milyar dolar ile önceki aya göre 0,3 milyar dolarlık artış kaydetmişti. Sektörün döviz varlıkları önceki aya göre 1,2 milyar dolar artarken, döviz yükümlülükleri aylık 1,5 milyar dolarlık artış kaydetmişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

BEJ KİTAP (BEIGE BOOK) – FED

ABD merkez bankası Fed’in yılda 8 kere yayınladığı Bej Kitap Nisan ayı raporunda, ABD’de ekonomik aktivite yılın ilk iki ayında önceki rapor dönemine göre ılımlı büyüme kaydettiğine, istihdamın da yavaş bir hızla arttığına işaret etmişti. Mart-Nisan döneminde ABD’de yıllık enflasyon artarak yıllık %4,2 seviyesine yükselirken, imalat sektörü ve sanayi üretimi aylık bazda artış kaydetti, hızlı Covid-19 aşılamalarının etkisiyle hizmetler sektöründe aylık ve yıllık bazda büyüme kaydedildi, istihdam artarken işsizlik oranı %6,1 seviyelerine geriledi. Dolayısıyla yeni Bej Kitap raporunda önceki rapora göre daha olumlu bir görünüm ortaya konacağını tahmin ediyorum.

3 HAZİRAN 2021, PERŞEMBE

MAYIS AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Nisan ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %17,14, aylık %1,68 artış kaydetmişti. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ise yıllık %35,17, aylık %4,34 artış göstermişti. Mayıs ayında Türk lirasında yaşanan değer kayıpları, yüksek petrol fiyatları, akaryakıt fiyatlarına yapılan ÖTV zammı, hammadde fiyatlarındaki yükselişler Mayıs ayı Reel Kesim Güven Endeksi verilerine de yansıyarak imalat sektörü üreticileri, üretim maliyetleri ve satış fiyatlarında artışa dikkat çekmişlerdi. Söz konusu gelişmeler üretici maliyetlerinde aylık %2-3 aralığında bir artış görme ihtimalini ortaya koyuyor ki bu aralık Yİ-ÜFE’nin yıllık %35-38 aralığında yıllık artışa işaret ediyor. AA Finans’ın yaptığı Enflasyon Beklenti Anketi’ne göre ise ekonomistler Mayıs ayında TÜFE’de aylık %1,39, yıllık %17,17 artış bekliyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

TCMB VE BDDK, 28 MAYIS 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

21 Mayıs ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artışlarını sürdürdü. Dolaşıma çıkan banknot ve madeni para büyüklüğü 19 Mart-21 Mayıs arasında %17 artış kaydetti. Mart sonunda hızlanmaya başlayan banknot basımı enflasyonu artırıcı bir faktördür. Aynı dönemde TL cinsi mevduatlar önceki haftaya göre hafif artarken TL cinsi kredi büyüklüğü önceki haftaya göre değişmedi. Mevduat faiz oranı %18,8 seviyesini korurken; ihtiyaç kredi faiz oranı %24, ticari kredi faiz oranları ise %21 seviyelerini korudu. Döviz mevduatları haftalık 0,3 milyar dolar artışla 218,7 milyar dolar seviyesine yükseldi; tüzel kişiler döviz mevduatlarını 0,2 milyar dolar azalttı, bireyseller 0,1 milyar dolar artırdı, yurtdışı döviz mevduatları 0,3 milyar dolar arttı. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,4 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 92,5 milyar dolar ile önceki haftaya 0,5 milyar dolar artış kaydetti; altın rezervleri 0,9 milyar dolar arttı, brüt döviz rezervleri 0,4 milyar dolar azaldı. Aynı paralelde Merkez Bankası döviz likiditesi açığı 21 Mayıs ile biten haftada önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar azalarak 40,7 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı önceki haftaya göre değişmeyerek 30,0 milyar dolar seviyesinde kaldı. Yurt dışı yerleşikler 21 Mayıs haftasında 226 milyon dolarlık net alış yaparken; hisse senetlerinde net 51 milyon dolarlık alış, DİBS’te net 175 milyon dolarlık alış yapıldı. Yabancı yatırımcılar 22 Nisan-21 Mayıs döneminde net alış yaparken toplam net alış tutarı 572 milyon dolar oldu. Yabancıların BIST hisse senedi pazarındaki payı Nisan sonu itibariyle %26 seviyesinde bulunurken 2007 yılında %59 seviyelerine kadar yükselmişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

4 HAZİRAN 2021, CUMA

MAYIS AYI ABD İŞGÜCÜ VERİLERİ

Fed’in para politikasında dikkate aldığı işgücü verileri Nisan ayında %6,1 seviyesinde işsizlik oranına, ortalama saatlik kazançlarda ise yıllık %0,33 oranında artışa işaret etmişti.

MAYIS AYI REEL EFEKTİF DÖVİZ KURU – TCMB

TÜFE bazlı reel efektif döviz kuru (REDK) Nisan ayında aylık %4,6 düşüşle 62,29 seviyesine gerileyerek değer kaybetmişti. TÜFE bazlı REDK Nisan ayında gelişmekte olan ülkelere göre 52,12, gelişmiş ülkelere göre ise 69,32 seviyesine gerilemişti. Güven algısındaki iyileşme REDK’da Aralık 2020-Şubat 2021 döneminde iyileşme getirmiş, ardından Mart ayında Merkez Bankası yönetimindeki değişiklikle birlikte güven algısında bozulma REDK’nın gerilemesine sebep olmuştur.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: GSYH, enflasyon, üretim, hizmet ve bütçe

1 MART 2021, PAZARTESİ

ŞUBAT AYI TÜRKİYE VE KÜRESEL İMALAT SEKTÖRÜ SATIN ALMA MÜDÜRLERİ ENDEKSLERİ (PMI) – İSO, IHS MARKİT

İSO Türkiye İmalat Sektörü PMI endeksi Ocak ayında aylık 3,6 puan artışla 54,4 seviyesine hızlanmıştı. Endeksin 50 üzerindeki değerler bir önceki aya göre imalat sektöründe büyüme, 50 seviyesinin altındaki değerler ise daralmaya işaret etmektedir. Buna göre, Türkiye imalat sektörü PMI endeksinde aylık 3,6 puanlık artış “büyüme hızının bir önceki aya göre hızlandığı” anlamına gelmektedir. JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI endeksi ise Ocak ayında aylık 0,3 puan düşüşle 53,5 seviyesine gerileyerek büyüme hızında yavaşlamaya işaret etmişti. 19 Şubat’ta IHS Markit tarafında açıklanan Şubat ayı öncü verilerine göre, ABD’de imalat sektörü büyümesinde önceki aya göre yavaşlama, Euro Bölgesi, Japonya ve İngiltere imalat sektörlerinde ise hızlanma işaretlerini almıştık.

2020 YILI 4. ÇEYREK GAYRİSAFİ YURT İÇİ HASILA (GSYH) BÜYÜME VERİLERİ – TÜİK

2020 yılı üçüncü çeyreğinde GSYH bir önceki yılın aynı dönemine göre %6,7 büyümüş, böylece yılın ilk dokuz aylık döneminde ortalama %4,3’lük büyüme kaydedilmişti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre %15,6, takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,5 artış kaydetmişti. 2020 yılı dördüncü çeyreği için BETAM bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,7, bir önceki çeyreğe göre %3,5 büyüme öngörürken İstanbul Bilgi Üniversitesi Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (CEFIS) tahminleri de benzer şekilde sırasıyla %6,73 ve %3,22 seviyelerinde bulunuyor. CEFIS’in 2020 yılı geneli için ortalama büyüme tahmini %2,21’dir. Bloomberg HT Araştırma Birimi’nin düzenlediği anket sonuçlarını dikkate aldığımızda, 2020 yılı dördüncü çeyreğinde yıllık %7,3, 2020 yılı genelinde %2,3, 2021 yılı geneli için %4,5 büyüme tahmin ediliyor.

2 MART 2021, SALI

2020 YILI ARALIK AYI FİNANSAL KESİM DIŞI SEKTÖRÜN DÖVİZ POZİSYONU – TCMB

2020 yılı Kasım ayında finans dışı sektörün döviz varlıkları bir önceki aya göre 559 milyon dolar azalarak 138 milyar 647 milyon dolar seviyesine gerilemiş, döviz yükümlülükleri aylık 2 milyar 117 milyon dolar artışla 296 milyar 965 milyon dolar seviyesine yükselmiş, böylece sektörün Net Döviz Pozisyon Açığı aylık 2 milyar 676 milyon dolar artışla 158 milyar 318 milyon dolar seviyesine yükselmişti.

ŞUBAT AYI TEPAV PERAKENDE GÜVEN ENDEKSİ (TEPE) – TEPAV

TEPE endeksi 2021 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre 10,1 puan, bir önceki yılın aynı ayına göre 2,6 puan azalışla -15,5 puan seviyesine gerilemişti. Söz konusu seviye “denge” değerine göre hesaplanmaktadır. Detaylandırırsak, endeksi hesaplamak için oluşturulan anket çalışmasında her soru için olumlu değerlendirme yapan katılımcıların yüzdesi ile olumsuz değerlendirme yapanların yüzdesi arasındaki fark “denge değeri” olarak adlandırılmaktadır. TEPE endeksi en son Ocak 2016’da pozitif değer almıştı.

3 MART 2021, ÇARŞAMBA

ŞUBAT AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Ocak ayında yıllık %23,11, aylık %4,08 artış kaydetmiş; tüketici fiyat enflasyonu (TÜFE) ise yıllık %14,60, aylık %1,25 yükselmişti. Bloomberg HT anketine göre Şubat ayında TÜFE’nin ortalama olarak yıllık %15,50, aylık %0,8 artması bekleniyor.

ŞUBAT AYI JP MORGAN KÜRESEL HİZMET SEKTÖRÜ PMI VERİLERİ – IHS MARKIT

Ocak ayında JP Morgan küresel hizmet sektörü PMI endeksi aylık 0,2 puan düşüşle 51,6 seviyesine gerileyerek sektörde büyümenin yavaşlayarak da olsa sürdüğünü göstermişti. IHS Markit’in 19 Şubat’ta açıkladığı öncü verilerde ise; hizmet sektörünün ABD’de Şubat ayında büyüme eğilimini koruduğu, İngiltere’de daralmanın yavaşladığı, Euro Bölgesi ve Japonya’da daralmanın daha da arttığı bilgilerini edinmiştik.

ABD MERKEZ BANKASI FED, BEJ KİTAP’I YAYINLAYACAK

Fed tarafından yılda 8 kere yayınlanan ve ABD ekonomisi hakkında bilgi ve tahminlerinin yer aldığı Bej Kitap’ın 2021 yılına ait ikinci sayısı yayınlanacak. 13 Ocak’ta yayınlanan yılın ilk kitabında ekonomik şartların bölgeler arasında farklılık gösterdiği belirtilerek bir önceki raporla karşılaştırmalı olarak ekonomide yaşanan gelişmeler şöyle sıralanmıştı: Otomobil satışlarında zayıflama, pandeminin başlangıcından bu yana enerji sektöründe ilk kez büyüme, tedarik zincirindeki zorluklara rağmen hemen hemen tüm bölgelerde imalat sektöründe büyüme, konut alım satımında güçlü aktivitenin korunmasına karşın ticari gayrimenkul piyasasında zayıflığın sürmesi, bankacılık sektörü kredi hacminin yatay kalmasına karşın önümüzdeki aylarda yeni paketin desteğiyle artış beklenmesi, Covid-19 aşılamalarına ilişkin olumlu beklentilerin son virüs dalgasıyla törpülenmesi, genel olarak istihdamda düşüş yaşanması (imalat, inşaat ve ulaştırma sektörlerinde artış, hizmet sektöründe artan işten çıkarmalar), çalışan ücretlerinde ılımlı artış, girdi maliyetlerinin nihai ürün ve hizmetlere kıyasla daha hızlı artış kaydetmesi. Fed, ekonomik görünüme ilişkin olumlu edinimlerinin sonrasında 27 Ocak para politikası toplantı özetinde enflasyonist gelişmelere ve istihdam piyasasına dikkat çekmiş, özellikle de Biden hükumetinin hedeflediği 1,9 trilyon dolarlık ek paketin de desteğiyle piyasalarda ABD tahvil faizleri oranları yükselmeye başlamıştı. 2021 yılına %1 seviyesinin hemen altında başlayan ABD 10-yıl vadeli tahvilin faiz oranı 25 Şubat’ta %1,60 seviyelerinin üzerine kadar yükseldi öyle ki bu seviye koronavirüs tehlikesinin artmaya başladığı Ocak 2020 sonu seviyelerine eşdeğer. ABD 10-yıl vadeli tahvil faizlerindeki yükselişe Şubat ayına ilişkin olumlu makro-ekonomik veriler de destek verdi. Yıllık enflasyon Ocak ayında %1,4 seviyesinde bulunurken işsizlik oranı %6,3 seviyesine gerilemiş durumda. 2020 yılı başında enflasyon oranı %2,5, işsizlik oranı ise %3,5 seviyelerinde bulunuyordu. 1,9 trilyon dolarlık yeni yardım paketinin enflasyonist baskıları öngörülenden hızlı artırma riski bulunurken Eylül 2020 itibariyle 435 milyar dolar seviyesine yükselen Türkiye’nin toplam dış borç stokunu ve 2020 yılı genelinde kaydedilen 173 milyar TL’lik rekor bütçe açığını dikkate aldığımızda ABD ekonomisindeki ısınma işaretlerinin enflasyon ve tahvil faizlerini artıracağı, bunun da Türkiye’nin borçlanma maliyetleri ve cari işlemler açığı üzerindeki riskleri artırmaya devam edeceğini de eklemek isterim.

4 MART 2021, PERŞEMBE

TCMB VE BDDK, 26 ŞUBAT 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

19 Şubat ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) önceki haftaya göre hafif gerileme kaydedildi. Kredi tarafında ticari kredi faiz oranları düşerken, bireysel kredi faiz oranları artışını sürdürüyor: TL cinsi ticari kredi faiz oranları %19,73 seviyesine gerilerken bireysel kredi faiz oranları %22,64 ile bir önceki haftanın yüzde 0,63 puan üzerine gelmiş durumda. %16,14 seviyesine gerileyen TL cinsi mevduat faiz oranları son üç haftadır düşüşünü sürdürüyor. Döviz tevdiat hesapları yani yabancı para cinsi mevduatlar 226,2 milyar dolar büyüklük ile bir önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. Yabancı yerleşiklerin mülkiyetindeki hisse senedi ve tahvil portföyü bir önceki haftaya göre 0,6 milyar dolar artışla 41,9 milyar dolar seviyesine yükseldi ki bu sayı 2010 yılından bu yana en düşük seviyesine gerilediği 30 Ekim 2020 haftasına göre 17,4 milyar dolarlık artışa işaret ediyor.

5 MART 2021, CUMA

ŞUBAT AYI HAZİNE NAKİT BÜTÇE DENGESİ

2021 yılı Ocak ayında nakit bütçe 26,1 milyar TL açık vermişti. 2020 yılı genelinde toplam nakit bütçe açığı 182 milyar TL ile rekor seviyeye ulaşmıştı. Aşağıdaki grafikte kırmızı çubuklar nakit bütçe açığını, buna karşılık mavi çubuklar Hazine’nin net borçlanmasını göstermektedir. Dikkat edeceğiniz üzere ticaret savaşının küresel ekonomide derin yaralar açtığı 2019 yılında ve pandeminin yaraları derinleştirdiği 2020 yılında Türkiye Hazinesi yüksek borçlanma maliyetlerine katlanarak bütçe açığından daha fazla borçlanma gerçekleştirmek zorunda kalmıştır. 2021 yılında borçlanma tarafını rahatlatabilecek başlıca faktör bütçe disiplini çerçevesinde bütçe gelirlerini sürdürülebilir olarak artırabilecek adımların devreye alınmasıdır. Bu sebeple Mart ayında açıklanacak olan reform adımlarını merakla bekliyoruz.

Kaynak: TDM

ABD’DE ŞUBAT AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ

Ocak ayında ABD’de işsizlik oranı %6,3 seviyesine gerilemiş, ortalama saatlik kazançlar yıllık %5,38 artış kaydetmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: GSYH büyümesi, dış ticaret, PMI, enflasyon, ABD işsizlik oranı

31 Ağustos 2020, Pazartesi

2020 yılı ikinci çeyrek GSYH büyüme verileri açıklanacak. Birinci çeyrekte ekonomi bir önceki yılın aynı dönemine göre %4,5 artış kaydetmişti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi ise bir önceki çeyreğe göre %0,6 artmıştı. BETAM ikinci çeyrekte yıllık olarak %7 daralma, önceki çeyreğe göre %4,8 daralma bekliyor. Bilgi Üniversitesi Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezinin beklentileri yıllık bazda 6,6 daralma ve çeyreklik bazda %10,3 daralma iken trandingeconomics.com tahminleri sırasıyla %12,4 daralma ve %8,2 daralma.

SAMEKS Ağustos ayı hizmet ve sanayi sektörleri PMI verileri açıklanacak. Temmuz ayında Hizmet PMI 58,6, Sanayi PMI 59,9 seviyelerine yükselmiş, böylece Bileşik PMI 58,9 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50’nin üzerindeki değerler önceki aya göre iyileşmeyi, 50’nin altındaki değerler kötüleşmeyi gösteriyor. Geçen hafta TCMB tarafından açıklanan Ağustos ayı Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) önceki aya göre sektörde iyileşmenin sürdüğünü göstermişti. Hizmet tarafında ise geçen hafta TÜİK’in açıkladığı Ağustos ayına ilişkin Hizmet Sektörü Güven Endeksi ve Perakende Ticaret Güven Endeksi verileri sektörlerdeki bozulmanın zayıflamaya devam ettiğini göstermişti. Söz konusu veriler SAMEKS endekslerinin de Ağustos ayında iyileşme sinyallerinin süreceğine işaret ediyor. SAMEKS verilerinde özellikle istihdam ve yeni siparişlerdeki eğilimi izleyeceğiz.

TÜİK Temmuz ayı dış ticaret istatistiklerini açıklayacak. Nisan ayında KOVİD-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle ihracat ve ithalat verileri 2008 küresel finansal krizden bu yana en sert düşüşünü kaydetmesinin ardından açılmaların başlamasıyla Mayıs ve Haziran aylarında kademeli olarak yükseliş kaydetmeye başladı. TİM ve Ticaret Bakanlığı verileri Temmuz ayında ihracat ve ithalat verilerinin Temmuz 2019 verilerinin gerisinde kalsa da iyileşmenin Temmuz ayında da sürdüğünü göstermişti. Ticaret Bakanlığı verilerine göre dış ticaret açığı Temmuz ayında 2,7 milyar dolar olacak. TİM ise hafta içerisinde Ağustos ayı ihracat verilerini açıklayacak.

1 Eylül 2020, Salı

IHS Markit, Türkiye dahil küresel imalat sektörü Ağustos ayı PMI verilerini açıklayacak. Temmuz ayında İSO Türkiye İmalat Sektörü PMI endeksi 56,9 değeri ile önceki aya göre sektörde büyümenin sürdüğüne işaret etmişti. Ağustos ayı RKGE ve öncü Almanya İmalat Sektörü PMI verileri İSO Türkiye İmalat Sektörü PMI endeksindeki önceki aya göre iyileşmenin süreceği ipuçlarını vermişti. İSO Türkiye Sektörel PMI Anketi ise Temmuz ayında Tekstil, Gıda ile Giyim ve Deri ürünleri haricinde diğer sektörlerin önceki aya göre büyüme kaydettiği görülmüştü. Söz konusu anketin Ağustos ayı detaylarında sektörlerdeki gelişmeleri okuyacağız.

2 Eylül 2020, Çarşamba

Finansal kesim dışındaki firmaların Haziran ayı net döviz pozisyonu açıklanacak. Mayıs ayında sektörün döviz pozisyon açığı 2 milyar dolar azalışla 165 milyar dolar seviyesine gerilemişti.

3 Eylül 2020, Perşembe

TÜİK Ağustos ayı enflasyon verilerini açıklayacak. Temmuz ayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) önceki aya göre %0,58, önceki yılın aynı ayına göre %11,76 artış kaydetmişti. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ise aylık %1,02 ve yıllık %8,33 artışlara işaret etmişti. Yarı yarıya Euro ve Dolar kurundan oluşan döviz kuru sepetinin Ağustos ayında önceki aya göre %8,1’lik artış kaydetmesi hem üretici hem de tüketici fiyatlarında artış etkisi yaratacak. Bloomberg HT anketi de bu beklentiyle örtüşüyor; TÜFE’nin Ağustos ayında aylık %1, yıllık ise %11,9 artış kaydetmesi bekleniyor.

IHS Markit, Ağustos ayı küresel hizmet sektörü PMI verilerini açıklayacak. Temmuz ayında endeks 50,5 değeri ile büyüme bölgesine geçmişti. Ağustos ayı öncü verilerine göre ABD’de hizmet sektörü önceki aya göre büyümeye devam ederken benzer seyri İngiltere verisinde de gördük. Ancak Euro Bölgesi öncü verileri Ağustos ayında hizmet sektöründeki büyümenin yavaşladığını ortaya koydu.

TCMB ve BDDK 28 Ağustos 2020 tarihli haftalık para ve banka verilerini açıklayacak. Toplam döviz tevdiat hesapları 21 Ağustos’ta önceki aya göre 1,14 milyar dolar azalışla 213,5 milyar dolara gerilerken, gerçek kişilerin yurtiçi döviz tevdiat hesapları önceki aya göre 725 milyon dolar azalışla 104,8 milyar dolar oldu. Hem mevduat hem de kredi faiz oranları 21 Ağustos ile biten haftada artışını sürdürdü. Bu yükselişte TCMB’nin politika faizini %8,25 olarak sabit bırakmasına rağmen kurda yaşanan yükselişe ve artan enflasyonist baskılara bağlı olarak TCMB’nin piyasadan TL ve yabancı para çekebilmek amacıyla zorunlu karşılık oranlarını artırması ve repo ihale vadelerini 1 aya uzatması etkili oldu. Öte yandan, bankacılık sistemi yabancı para (YP) net genel pozisyon açığı 21 Ağustos’ta önceki haftaya göre 586 milyon dolar azalışla 3,7 milyar dolar seviyesine, kamu bankalarının YP net genel pozisyon açığı da 8,0 milyar dolar seviyesine geriledi. TCMB uluslararası rezervleri ise aynı dönemde 517 milyon dolar artışla 88,7 milyar dolar seviyesine yükseldi; altın rezervleri 461 milyon dolar artışla 43,3 milyar dolar, brüt döviz rezervleri 56 milyon dolar artışla 45,4 milyar dolar oldu. 21 Ağustos 2020 para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

4 Eylül 2020, Cuma

ABD’de Ağustos ayı işgücü verileri açıklanacak. Nisan ayında KOVİD-19 sebebiyle %14,7 seviyesine kadar yükselen işsizlik oranı Mayıs ayı ile birlikte kapatmaların gevşemeye başlamasıyla kademeli olarak düşerek Temmuz ayında %10,2 seviyesine kadar geriledi. Fed Başkanı Jerome Powell, 27 Ağustos Perşembe günü Jackson Hole konuşmasında %2 olan hedef enflasyonun “ortalama %2” olarak değiştirildiğini, %4 olan işsizlik oranı hedefi yerine “maksimum istihdam seviyesini” hedeflediklerini belirtti. Fed, 10 Haziran 2020 tarihli “What are the Federal Reserve’s objectives in conducting monetary policy?” notunda “maksimum istihdam” için “çalışmak isteyen tüm Amerikalıların kazançlı bir şekilde istihdam edilmesi” tanımını yapıyor. Notta maksimum istihdam seviyesinin genelde “iş piyasası ve dinamiklerini etkileyen parasal olmayan faktörlerin” belirlediği, bu faktörlerin zamanla değişkenlik göstermesinden dolayı doğrudan ölçülemediği vurgulanırken bu sebeplerle “Para Politikası Kurulunun maksimum istihdam için sabit bir oran belirlemeyeceği” ifade edilmişti. Dolayısıyla bundan sonra Fed’in para politikasını öngörmede işsizlik oranının nereye çıktığı veya indiğinden daha çok buna sebep olan iş piyasasına yönelik Fed’in yapacağı değerlendirmeleri dikkate alacağız.

Dr. Fulya Gürbüz

Merkez Bankasının iyimserliğini riskler bozacak

Merkez Bankası 2020 yılı III. çeyrek Enflasyon Raporu’nu yayınladı. Rapor önemli çünkü Merkez Bankasının hem makro ekonomik görünüme dair görüşlerini hem de varsayımları dahilinde enflasyona yönelik öngörülerini okuyabiliyoruz.

2020 yılı III. Çeyrek Enflasyon Raporu’nda Merkez Bankası enflasyon tahminlerini II. çeyrek Enflasyon Raporu tahminlerine göre yukarı revize etti:

. 2020 yıl sonu enflasyon tahmini 1,5 puanlık artışla %7,4’ten %8,9’a yükseldi. Tahmini yukarı çeken faktörlerin 0,5 puanı tüketici enflasyonundan, 0,2 puanı gıda enflasyonundan, 0,3 puanı çıktı açığından, 0,2 puanı birim maliyetlerinden, 0,3 puanı yılın ikinci çeyreğindeki tahmin sapması ve enflasyonun ana eğilimindeki yükselişten kaynaklandı.

. 2021 yılı enflasyon tahmini ise 0,8 puanlık artışla %5,4’ten %6,2’ye yükseldi. 0,8 puanlık artışın 0,1 puanı petrol fiyatlarına bağlı olarak Türk lirası cinsi ithalat fiyatları varsayımında yapılan artıştan, 0,2 puanı gıda enflasyonu varsayımının %7’den %8’e çıkarılmasından, 0,2 puanı toplam talep koşullarında öngörülen toparlanmanın güçlenmesiyle çıktı açığının yukarı yönlü güncellenmesinden, 0,3 puanı ise yakın dönemdeki gerçekleşmelerin etkisiyle enflasyonun ana eğilimindeki artıştan kaynaklandı.

Merkez Bankasının beklentilerinin altında yatan varsayımlarını ve yorumlarımı sıralayayım:

. “Salgında hareketliliği yeniden kısıtlamayı gerektirecek ikinci bir dalga olmayacak” (Ekonomiler ikinci bir dalgayı kaldırabilecek güçte değil).

. “Küresel ekonomi yılın ikinci yarısında toparlanmaya devam edecek” (Toparlanma olsa bile ekonomik aktivite pandemi öncesi seviyelerine ulaşamayacak).

. “Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin atmakta olduğu genişletici parasal ve mali adımlara karşın, bu politikaların etkinliğine ve toparlanmaya ilişkin belirsizliklerin sürmesi nedeniyle ülke risk primindeki iyileşme kademeli olarak gerçekleşecek” (TL’deki gelişmeler risk primindeki iyileşmenin kademeleri üzerinde baskı oluşturacak).

. “Salgının seyrine ve ekonomik etkilerine ilişkin belirsizlikler, varsayımlara ve tahminlere dair belirsizliği de belirgin şekilde artırıyor”

. “Ekonomideki toparlanmanın yılın ikinci yarısında devam edeceği tahmin edilmekle birlikte, toparlanma hızı, normalleşmenin süreci yurt içindeki ve yurt dışındaki seyrine bağlı olacak” (Euro Bölgesinde olası bozulma sinyalleri, ABD seçimleri ve Türkiye’de olası bir erken seçim kararı yatırım harcamalarını durduracak, ekonomik aktiviteyi zayıflatacak, bütçe açığındaki deliği daha da büyütecek, TL üzerindeki baskıyı artıracaktır).

. “Salgına bağlı tedbirlerle kısa vadede etkili olan arz yönlü unsurlar, normalleşme sürecinin devamıyla kademeli olarak ortadan kalkacak” (İyimser senaryoda bile arz yönlü unsurlar kısa vadede ortadan kalkmayacak).

. “Enflasyon, Temmuz ayından başlayarak düşüş eğilimine girecek.” (İyimser senaryoda yıllık bazda düşme ihtimali var ancak olası her risk aylık bazda fiyat artışlarını getirecek).

Merkez Bankası, enflasyon tahminleri üzerindeki temel riskleri ise şöyle sıralıyor:

. Salgınının seyrine ve normalleşme adımlarına dair belirsizlikler;

. Küresel büyüme görünümüne ilişkin riskler;

. Talep kompozisyonu, büyüme ve işgücü piyasası görünümüne ilişkin belirsizlikler;

. Kredi arzı ve kompozisyonuna yönelik riskler;

. Gıda fiyatlarının seyrine dair riskler;

. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarına ilişkin riskler;

. Gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarına dair belirsizlikler ve ülke risk primindeki oynaklıklar;

. Ham petrol ve ithalat fiyatlarındaki oynaklıklar;

. Para ve maliye politikası eşgüdümüne (mali duruş, yönetilen/yönlendirilen fiyat, ücret ve vergi ayarlamaları) dair riskler.

Dolayısıyla varsayımlar olası olumlu senaryoyu ortaya koyarken olası riskler Merkez Bankasının enflasyon tahminlerini yukarı revize etmekte etkili olacak, bu da politika faizi üzerinde baskı yaratacak.

Dr. Fulya Gürbüz

Türkiye ekonomisi 2020 yılı ilk çeyreğinde büyüdü mü, küçüldü mü?

Nasıl oluyor da Türkiye ekonomisi aynı anda hem büyüyüp hem de daralabiliyor? TÜİK’in manşeti diyor ki “GSYH 2020 yılı birinci çeyreğinde %4,5 arttı“. Ben de bir önceki yazımda şu başlığı attım: “GSYH bir önceki çeyreğe göre yüzde 15 daraldı, cari fiyatlarla daralma yüzde 10 oldu“. Hesaplamayı yanlış mı yaptık?

Önce GSYH yani Gayri Safi Yurtiçi Hasıla ne demek onu açıklayayım:

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) GSYH’yi şöyle tanımlıyor: “GSYH, bir ülkedeki belirli bir dönemde üretilen mal ve hizmetlerden dolayı oluşan katma değere ilişkin standart bir ölçüdür.”

TÜİK, GSYH’yi üç yöntemle hesaplıyor: Üretim Yöntemi, Harcama Yöntemi, Gelir Yöntemi.

Üretim yöntemiyle GSYH, bir ekonomide yerleşik olan üretici birimlerin belli bir dönemde, ekonomik faaliyetleri sonucu yaratmış oldukları tüm mal ve hizmetlerin değerleri toplamından bu mal ve hizmetlerin üretiminde kullanılan girdiler toplamının düşülmesi sonucu elde edilen değerdir.

Harcama yöntemiyle GSYH, bir ekonomide belli bir dönemde tüketime ve yatırıma yönelik harcamalar ile ihracat, ithalat farkından oluşur. Bu yöntemin ana bileşenleri, hane halklarının nihai tüketimi, devletin nihai tüketimi, sabit sermaye yatırımları ve net mal ve hizmet ihracatıdır.

Gelir yöntemiyle GSYH, ekonomideki üretici birimlerin elde ettiği maaş, ücret gelirleri, işletme karı ve devletin elde ettiği çeşitli vergi gelirlerinden oluşur. Her faaliyet kolunda mal ve hizmet üretim sürecinde yer alan üretici birimlerin üretim faktörlerine ödedikleri değerlerin toplamıdır.

Tanımlamalarda yazdığı üzere GSYH “belli bir dönem” için hesaplanıyor. TÜİK, yıl içinde üçer aylık (çeyrek) dönemler için GSYH’yi hesaplıyor. Yıl içinde dört çeyrek dönemler için hesaplanan GSYH değerlerini topladığımızda yıllık GSYH’yi hesaplamış oluyoruz.

TÜİK 2020 yılı ilk çeyrek GSYH verilerini açıkladı. Aşağıdaki tabloyu TÜİK raporundan aldım:

2020 yılı ilk çeyreğinde GSYH, yani toplam mal ve hizmet üretimi cari fiyatlarla (yani hesaplama döneminde piyasada geçerli olan fiyatlarla) 1 trilyon 71 milyar 98 milyon TL olarak gerçekleşmiş. Bir önceki yılın aynı çeyreğine göre karşılaştırdığımızda %16,2 artış kaydedilmiş. ABD doları cinsinden artış %2,6 olmuş. Ancak enflasyon etkisinden arındırılmış zincirlenmiş hacim endeksine göre GSYH yine aynı dönemde yani bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %4,5 artış kaydetmiş.

Peki, Türkiye ekonomisi 2020 yılı ilk çeyreğinde, bir önceki çeyreğe göre nasıl bir değişim göstermiş?

2020 yılı ilk çeyreğinde GSYH, bir önceki çeyreğe göre (yani 2019 yılı son çeyreğine göre) cari fiyatlarla %10 daraldı. ABD doları bazında ise bir önceki çeyreğe göre %14,4 daralma gerçekleşti. Enflasyon etkisinden arındırılmış zincirlenmiş hacim endeksine göre GSYH ise daralma %15,5 oldu.

Peki, takvim ve mevsimsellik etkilerinden arındırıldığında GSYH nasıl bir tablo ortaya koyuyor? Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre %0,6 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2020 yılı birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %4,2 arttı.

Kafanız karıştı, değil mi?

Özetle, herhangi bir arındırma yapılmadığında GSYH bir önceki yılın aynı çeyreğine göre evet büyümüş, ama aradan üç çeyrek dönem geçmiş ve 2020 yılı ilk çeyreğinde, 2019 yılı üçüncü ve dördüncü çeyrek dönemlerine göre mal ve hizmet üretimimiz daha az olmuş. Takvim ve mevsimsellik etkilerden arındırıldığında ise GSYH bir önceki çeyreğe göre hafif artış kaydetmiş.

Daha fazla detay öğrenmek isteyenlere, yani büyüme ya da daralmaya sebep olan etkenler ne olmuş konusunu bir sonraki yazıda anlatacağım.

Dr. Fulya Gürbüz

GSYH bir önceki çeyreğe göre yüzde 15 daraldı, cari fiyatlarla daralma yüzde 10 oldu

GSYH, 2020 yılı ilk çeyreğinde cari fiyatlarla önceki çeyreğe göre %10 daraldı, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %16,1 büyüdü.

Enflasyon etkisinden arındırılmış zincirlenmiş hacim endeksine göre GSYH bir önceki çeyreğe göre %15 daraldı, bir önceki yılın aynı dönemine göre %4,5 artış kaydetti.