TÜFE ve küresel enflasyonda zayıflama, TCMB’yi beklemede bırakacak

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Ağustos ayında yıllık %19,25, aylık %1,12 arttı; yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ise yıllık %45,52, aylık %2,77 artış kaydetti. Böylece yıllık bazda TÜFE ve Yİ-ÜFE arasındaki fark artmaya devam etti. Aşağıdaki grafikte, sarı renkli çubuklar TÜFE ve Yİ-ÜFE arasındaki yıllık farkı gösteriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

TCMB para politikası kararlarında ağırlıklı olarak TÜFE’nin seyrine bakarak politika faizini belirliyor. Mevcut durumda TCMB’nin politika faizi %19 seviyesinde iken Ağustos ayında TÜFE’deki yıllık %19,25’lik artış politika faizinin üzerine çıkmış durumda.

Dolayısıyla kritik soru “TÜFE, ne kadar süre politika faizinin üzerinde kalacak”, diğer bir ifadeyle “TCMB, ne kadar süre politika faizini %19 seviyesinde tutabilecek?”.

Aşağıdaki grafikte sarı çizgi TCMB’nin politika faizini, siyah çizgi TÜFE’yi, mavi çizgi ise TCMB’nin bankaları ortalama fonlama (borç verme) faizini gösteriyor. Dikkat edeceğiniz üzere TCMB; TÜFE’deki yukarı yönlü eğilime faiz yükselterek, TÜFE’deki aşağı yönlü eğilime faiz düşürerek cevap veriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Temmuz ayından itibaren döviz kurundaki aşağı yönlü seyir (TL’nin değerlenmesi) TÜFE’deki aylık artışları yavaşlatıyor. Aşağıdaki grafikte kırmızı oka dikkat ederseniz, dolar kurundaki (yeşil çubuklar) aylık artışların Temmuz ve Ağustos aylarında yerini düşüşe bırakması, TÜFE endeksindeki aylık artışların da (mavi çubuklar) hız kaybetmesine sebep oluyor. Kurda istikrarın sürmesi halinde TCMB, politika faizinin TÜFE’nin aşağısında kalmasına izin verecektir.

Yİ-ÜFE tarafında ise Türk lirasındaki değer kazancı üreticinin maliyetleri üzerindeki baskının azalmasına sebep oluyor. Bununla birlikte, tedarik zincirindeki sorunlardan kaynaklı olarak yüksek taşıma maliyetleri ve yüksek hammadde fiyatları özellikle ara malı ithal eden üreticiler üzerindeki baskının sürmesinde önemli rol oynuyor. Aşağıdaki grafikte mavi yuvarlak bölgeye dikkat ederseniz döviz kurundaki (yeşil çubuklar) gerilemeye rağmen Yİ-ÜFE’deki aylık artışın (sarı çubuklar) Ağustos ayında arttığını görebilirsiniz.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Öte yandan, küresel IHS Markit PMI verileri dikkate alındığında, küresel talepte aşağı yönlü seyrin özellikle çıktı fiyatları ve hizmet sektörü fiyatları üzerindeki baskının az da olsa hafiflemesine işaret etmesi TCMB’nin kısa vadede elini rahatlatan önemli bir gelişme olduğunu ekleyelim.

Dr. Fulya Gürbüz

Delta varyantı, gelişmiş ekonomilerde aktiviteyi zayıflatıyor

IHS Markit, Ağustos ayına ait hizmet ve imalat sektörlerini kapsayan öncü PMI ülke raporlarını yayınladı. PMI endekslerinin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü, 50 altındaki değerler ise daraldığını gösteriyor.

Özetle, Ağustos ayında küresel bazda tedarik süreleri, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları artmaya devam etti, tedarik zincirindeki sorunlar imalat sektöründe üretimi aşağı yönlü baskıladı, Delta varyantına yönelik endişeler hizmet sektörü üzerindeki baskısını sürdürdü, geleceğe yönelik iyimserlik imalat sektörü istihdamında kısıtlı da olsa artış getirdi. Özellikle en büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesi imalat sektöründe olumlu görünümün Ağustos ayında sürmesi Türkiye’nin imalat sektörünü de olumlu etkileyecektir.

Detaylara baktığımızda, en büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesinde Kovid-19 kaynaklı kısıtlamaların gevşemesine bağlı olarak hizmet ve imalat sektörleri yavaşlayan bir hızla da olsa Ağustos ayında güçlü büyümesini sürdürdü. Artan talep ve hızlanan aşılama, işe alımlarda hızlanmayı getirdi ancak tedarik zincirindeki sorunlar üretim artışının hızlanmasını engellemeye devam etti.

(Yeşil Çizgi, Sol Eksen, “Euro Bölgesi Kompozit PMI Endeksi”); (Gri Çubuk, Sağ Eksen, “GSYH”)

Hizmet sektöründe açılmalarla birlikte İngiltere’de artan iç ve dış talebe rağmen personel sıkıntısı ve tedarik zinciri sorunları sebebiyle Ağustos ayında hizmet ve imalat sektörlerinde büyüme hızında yavaşlama görülürken, işe alımlarda hızlanma yaşandı. Başta ücret artışları olmak üzere, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarında artış devam etti.

(Yeşil Çizgi, Sol Eksen, “İngiltere Kompozit Üretim Endeksi”); (Gri Çubuk, Sağ Eksen, “GSYH”)

Delta varyant vakalarındaki artış ve kapasite kısıtlarının etkisiyle ABD’de hizmet ve imalat sektörlerindeki güçlü büyüme Ağustos ayında hız kesti, imalat sektörüne yönelik siparişlerde ise artış oldu. Kısıtlar sebebiyle, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarındaki artış hızlandı. İstihdamda ise nitelikli işgücü bulmada zorlukların devam etmesi, istihdam artışında zayıflamayı beraberinde getirdi. Kovid-19 kaynaklı endişelere bağlı olarak Şubat 2021’den bu yana ilk kez ihracat siparişleri önceki aya göre geriledi.

(Yeşil Çizgi, Sol Eksen, “ABD Kompozit PMI Endeksi”); (Gri Çubuk, Sağ Eksen, “GSYH”)

Delta varyantının gölgesinde artan Kovid-19 vakaları ve akabinde devreye alınan kapatmaların etkisiyle Avustralya’da hizmet sektöründeki daralma Ağustos ayında devam ederken azalan iç ve dış talebe bağlı olarak imalat sektöründe üretim artışı Haziran 2020’den bu yana ilk kez Ağustos ayında düştü. Beraberinde, Ekim 2020’den bu yana ilk kez Ağustos ayında işten çıkarmalara tanık olundu. Ülkede işsizlik artarken, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarındaki artış sürüyor.

(Yeşil Çizgi, Sol Eksen, “Avustralya Kompozit Üretim Endeksi”); (Gri Çubuk, Sağ Eksen, “GSYH”)

Japonya’da, Avustralya’ya benzer olarak, Delta varyantı kaynaklı kısıtlamaların Ağustos ayında da devrede olması hizmet sektöründe daralmanın Ağustos ayında daha sert artmasına sebep oldu. İmalat sektöründe ise üretim önceki aya göre zayıflayan bir hızla da olsa büyümesini sürdürdü, hatta aşılamadaki hızlanmanın desteğiyle işe alımlarda hızlanma kaydedildi. İmalat sektöründe girdi maliyetleri yavaşlayan bir hızla artışını sürdürürken, çıktı fiyatları sert yükseldi.

(Turuncu Çizgi, Sol Eksen, “Japonya Kompozit Üretim Endeksi”); (Gri Çubuk, Sağ Eksen, “GSYH”)

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Enflasyon, dış ticaret, imalat sektörü PMI verileri

2 – 6 Ağustos haftasında Temmuz ayına ilişkin enflasyon, dış ticaret, İSO imalat sektörü PMI ve Hazine nakit bütçe verileri açıklanacak. Tüketici ve üretici fiyat enflasyonlarında yükselişlerin sürdüğünü, ihracatta olumlu seyrin devam ettiğini, siparişlerin imalat sektörünü desteklediğin göreceğiz. İngiltere Merkez Bankası para politikası toplantısından faiz değişikliği gelmeyecek.

2 AĞUSTOS 2021, PAZARTESİ

TEMMUZ AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ – TİCARET BAKANLIĞI

TÜİK ile Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2021 yılı Haziran ayında aylık 3,3 milyar dolar (aylık %20) artışla 19,8 milyar dolar seviyesine yükselirken, ithalat aylık 2,0 milyar dolar (aylık %9,7) artışla 22,6 milyar dolar seviyesine yükselmişti. İhracatın ithalattan daha hızlı artmasına bağlı olarak dış ticaret açığı Haziran ayında önceki aya göre 1,3 milyar dolar iyileşerek 2,9 milyar dolar seviyesine geriledi. Geçmiş 12-aylık toplam olarak bakıldığında ihracat, Haziran ayında 199,5 milyar dolar değeri ile rekor yüksek seviyesine ulaştı. Temmuz ayına ilişkin öncü veriler ihracat tarafında olumlu seyrin sürdüğüne işaret ediyor.

Kaynak: TÜİK

TEMMUZ AYI IHS MARKIT TÜRKİYE VE KÜRESEL İMALAT SEKTÖRLERİ PMI ENDEKSLERİ – www.markiteconomics.com, www.iso.org.tr

Geçen hafta IHS Markit, Temmuz ayına ilişkin ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, Japonya imalat ve hizmet sektörleri PMI endeksleri ilk tahminlerini açıklamıştı. Dikkat edileceği üzere Japonya dışında diğer ülkeler Türkiye’nin en büyük dış ticaret ortakları. Dolayısıyla bu ülkelerin talep ve üretim tarafındaki gelişmeler Türkiye’nin de üretim ve dış ticaretine ilişkin tahmin yapmamızda yardımcı oluyor. Söz konusu verilere göre, en büyük ticaret ortağımız olan Almanya’da hizmet ve imalat sektörleri PMI endeksleri Temmuz ayının ilk yarısında rekor seviyelerine yükseldi, yurt içi siparişlerde hızlanma yaşandı, ihracat siparişlerindeki artış hızı kısmen yavaşlasa da işe alımlar hızlandı. ABD’de imalat sektörü büyümesini sürdürürken istihdam sıkıntısı yaşayan hizmet sektörü kısmen zayıfladı. İmalat sektöründe ihracat ve yurt içi siparişler güçlü büyümesini sürdürürken hizmet sektörü talebinde kısmi zayıflama yaşandı. Covid-19 vaka sayılarında artış yaşanan İngiltere’de azalan yurt içi ve ihracat siparişlerine bağlı olarak imalat ve hizmet sektöründe de güç kaybı yaşandı. Genel olarak değerlendirildiğinde söz konusu gelişmeler Türkiye imalat sektörü PMI endeksinde iyileşme görme ihtimalini yükseltiyor ki bu noktada destek iç ve dış talepten gelecek. Öte yandan pandemiye ilişkin varyantların sebep olduğu vaka sayılarındaki artışlar, küresel bazda önümüzdeki döneme ilişkin iyimserlikte bozulmaya sebep oluyor. Devam eden tedarik zincirindeki sıkıntılara bağlı yüksek taşıma maliyetleri ile istihdamda yaşanan sıkıntıların beraberinde getirdiği ücret artışları maliyet enflasyonu üzerinde yukarı yönlü baskının artmasına sebep oluyor.

Kaynak: http://www.iso.org.tr

3 AĞUSTOS 2021, SALI

TEMMUZ AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Haziran ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %17,53, aylık %1,94 artış kaydederken yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık %42,89 ve aylık %4,01 artışlar yaşadı. 2020 yılı başından bu yana Yİ-ÜFE enflasyonundaki hız artışı TÜFE’nin üzerinde seyretmeye devam ediyor. Yİ-ÜFE’deki hızlanmanın başlıca sebepleri artan enerji fiyatları ve döviz kurlarındaki artışlar (Türk lirasındaki değer kaybı) oldu. Yükselen enerji maliyetleri (kok kömürü ve rafine petrol ürünleri) ve ara malı ithalat fiyatları üreticilerin üzerindeki maliyet yükünü artırıyor. Özellikle maliyet tarafındaki baskılar, Yİ-ÜFE’de yükselişin Temmuz ayında ve sonrasında da sürmeye devam edeceğine işaret ediyor. Tüketici enflasyonunda (TÜFE) ise AA Finans’ın yaptığı anket sonuçlarına göre aylık bazda TÜFE artışının Temmuz ayında ortalama %1,62 olması öngörülüyor, bunun da yıllık bazda %18,74’lük artışa işaret ettiği tahmin ediliyor.

Kaynak: TÜİK
Kaynak: TÜİK

4 AĞUSTOS 2021, ÇARŞAMBA

TEMMUZ AYI REEL EFEKTİF DÖVİZ KURU – TCMB

TCMB, Türkiye’nin dış ticaretinde önemli paya sahip olan ülkelerin para birimlerinden oluşan sepete göre, Türk lirasının ağırlıklı ortalama değerini Nominal Efektif Döviz Kuru olarak nitelendirmekte, söz konusu kuru nispi fiyat etkilerinden arındırarak Reel Efektif Döviz Kuru (REDK) değerini hesaplamaktadır. Haziran ayında TÜFE bazlı REDK önceki aya göre 0,67 puan değer kaybıyla tarihi düşük seviye olan 59.77 seviyesine gerilemişti. Türk lirasının Temmuz ayında kaydettiği hafif değer artışının REDK üzerinde yukarı yönlü bir etki yaratacaktır.

Kaynak: TCMB

5 AĞUSTOS 2021, PERŞEMBE

İNGİLTERE MERKEZ BANKASI (BOE) PARA POLİTİKASI KARARI – http://www.bankofengland.co.uk

BOE, Haziran ayı toplantısında %0,1 olan politika faizini değiştirmemişti. Ağustos ayı toplantısında da BOE politika faizini koruyacak. Çünkü; manşet ve çekirdek enflasyon yıllık bazda %2 seviyesinin üzerine çıkmış olsa da %4,8 seviyesindeki işsizlik oranı pandemi öncesi seviyelerinin hayli yukarısında. Öte yandan bireysel kredilerin pandemi öncesi seviyelerin aşağısında seyretmesi, tüketici harcamaları ve sanayi üretiminde momentum kaybı yaşanması, en önemlisi de pandemi kaynaklı varyantların beklentilerde bozulmalara sebep olması BOE’nin finansal desteğini ve düşük politika faiz oranını korumaya devam edeceğini gösteriyor.

TCMB VE BDDK, 23 TEMMUZ 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

16 Temmuz ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) özellikle “dolaşıma çıkan banknot ve demir para” olarak nitelendirilen emisyon artışının etkisiyle önceki haftaya göre artış kaydetti. Söz konusu emisyon artışının sebebi 1 haftalık Kurban Bayramı tatilinde piyasaya yeterli likiditenin sağlanmasıdır. TL cinsi mevduat ve TL cinsi kredi büyüklükleri önceki haftaya göre yükseldi. TL cinsi mevduat faiz oranları %14-19, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığında seyretti. Tüzel kişilerin döviz mevduatlarını (DTH) önceki haftaya göre 0,8 milyar dolar, gerçek kişilerin 0,7 milyar dolar artırmasına bağlı olarak toplam DTH 221,6 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu kamu bankalarının pozisyon açığı kaydetmesine bağlı olarak 6,0 milyar dolar ile önceki haftaya göre hafif geriledi. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 104,9 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,8 milyar dolar artış gösterdi;  bunda altın rezervlerinde haftalık 0,5 milyar dolar, brüt döviz rezervlerinde 0,3 milyar dolarlık artışın etkisi var. Merkez Bankasının net rezerv açığı da 16 Temmuz ile biten haftada 1-aya kadar olan döviz kredileri, menkul kıymetleri ve mevduatlarına ait yükümlülüklerindeki 2,5 milyar dolarlık azalışa bağlı olarak 26,5 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi stoku ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı 28,7 milyar dolar ile önceki haftaya göre yatay kaldı. Yurt dışı yerleşikler 16 Temmuz ile biten haftada hisse senetlerinde 61 milyon dolarlık net satış, DİBS’te 56 milyon dolarlık net alış gerçekleştirdiler.

Kaynak: Turkey Data Monitor

6 AĞUSTOS 2021, CUMA

TEMMUZ AYI HAZİNE NAKİT BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Hazine nakit bazlı bütçe verilerine göre Haziran ayında 111,3 milyar TL gelir elde edilirken harcamalar 119,7 milyar TL olmuştu. Böylece nakit dengesi 7,2 milyar TL açık vermişti. 2020 yılı ilk yarısında toplam 109,3 milyar TL açık veren nakit bütçe, 2021 yılı ilk yarısında 38,3 milyar TL açık verdi. 2020 yılı toplamında nakit bütçe 182 milyar TL açık vermişti.  

Kaynak: Turkey Data Monitor

ABD TEMMUZ AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ – TÜİK

ABD’de işsizlik oranı Haziran ayında önceki aya göre 0,1 yüzde puan artışla %5,9 seviyesine yükselmiş, ortalama saatlik kazançlar yıllık bazda %3,58 artış kaydetmişti. 

Dr. Fulya Gürbüz

Sanayi üretimini Mayıs ayında stok artışları destekledi

Covid-19 kaynaklı kapatmaların hakim olduğu Mayıs ayında sanayi üretimi aylık %1,3, yıllık %40,7 artış kaydetti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Sanayi üretimi endeksinin ağırlıklı kısmını oluşturan imalat sanayi endeksi ise Mayıs ayında aylık %1,1 arttı. Alt detaylarda ara malı imalatı aylık olarak %3,9, dayanıksız tüketim malı üretimi %0,7, enerji malı üretimi %0,2 arttı; dayanıklı tüketim malı imalatı aylık %1,0, sermaye malı imalatı %2,1 düştü.

Kaynak: TÜİK

Sermaye malı imalatı alt endeksinde aylık %2,1’lik düşüşe rağmen alt detaylara odaklandığımızda makina ve teçhizat imalatında aylık olarak %1,0, metalik olmayan diğer mineral madde imalatında ise %3,6’lık yükselişler kaydedildi. Buradan anladığımız, imalat sektörünün Mayıs ayında özellikle inşaat yatırımlarına yöneldiğini gösteriyor. Nitekim Mayıs ayı işgücü verileri de inşaat sektöründe istihdamın önceki aya göre artış gösterdiğine işaret etmişti.

Mayıs ayında otomotiv sektörü üretimi ve ihracatındaki azalış, sanayi üretimi endeksini aşağı çeken önemli bir faktör oldu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Ara malı imalatındaki aylık %3,9’luk hızlanmanın sebeplerini ise Mayıs ayı dış ticaret miktar endeksleri verilerinde buluyoruz. Mayıs ayında ara malı imalatındaki artış kısmen ara malı ihracatından kaynaklanırken, ağırlıklı olarak stok artırım amaçlı olduğunu tahmin ediyoruz.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Haziran ayına ilişkin imalat sektörü PMI endeksi verileri, üretim ve yeni siparişlerin Mayıs ayındaki kapanmanın ardından kısıtlamaların gevşetildiği Haziran ayı ile birlikte büyüme kaydettiğini göstermişti. Nitekim Haziran ayı ihracat verileri de Mayıs ayına göre %20’lik hızlı bir artışa işaret etmişti. Elbette söz konusu gelişmeler Haziran ayında sanayi üretiminde aylık bazda hızlanma göstereceğimize işaret ediyor. Öte yandan, tedarik zincirindeki sorunların Haziran ayında da devam etmesi, imalat sektörünün ara malı üretimine ve stok artırım hamlelerine ne kadar ağırlık verdiğini gösterecek.

Dr. Fulya Gürbüz

Tedarik zincirinde artan zorluklar enflasyon baskısının önüne geçti

Küresel bazda imalat sektörleri aşılamanın desteğiyle Mayıs ayında büyüme kaydetti, istihdam arttı, tedarik zincirinde artan zorluklar talep artışına cevap veremedi, enflasyonist baskılar arttı.

IHS Markit tarafından yayınlanan ve Türkiye dahil 30 ülkenin imalat sektöründeki gelişmeleri dikkate alan küresel imalat sektörü PMI verileri, Covid-19’un ağırlığını hissettirmesine rağmen Mayıs ayında büyüme eğilimini sürdürdüğüne işaret etti. Bu 30 ülkeyi kapsayan JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI Endeksi Mayıs ayında önceki aya göre 0,1 puan artışla 56 seviyesine yükseldi. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğü anlamına geliyor, 50 değerinin altındakiler ise küçüldüğünü gösteriyor.

30 ülkenin geneline bakıldığında, küresel olarak imalat sektörlerinde üretim, yeni siparişler ve yeni ihracat siparişleri Mayıs ayında önceki aya göre hızlanarak büyümelerini sürdürürken, gelecek 12-aya ilişkin beklentilerdeki artış hafif yavaşladı. İstihdam yavaş hızla da olsa büyümeye devam ederken, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları enflasyonu önceki aya göre hızlanarak arttı. Küresel imalat sektöründeki iyileşmelerde, aşılamanın desteğiyle hizmet sektörlerinde açılmanın, dolayısıyla da iç ve dış talepte artışların etkisi var. Öte yandan enflasyonist baskının artmasında ham madde kıtlığına bağlı yüksek ham madde fiyatları, yüksek nakliye ücretleri ve konteyner sayısında yetersizlik etkili oldu. Yükselen üretim maliyetleri, artan talebin desteğiyle müşteri fiyatlarına yansıtılmaya devam etti.

Ülke bazında 30 ülkenin 25’inde imalat sektörleri büyüme kaydederken; en azdan çoğa doğru sırasıyla Filipinler, Türkiye, Tayland, Meksika, Kolombiya ve Myanmar’da imalat sektörleri önceki aya göre daralma kaydetti. Özellikle Kolombiya ve Myanmar’da politik gerilimlerin söz konusu kötüleşmede etkisi olduğunu belirtelim. Karantinaya yönelik olarak tedbirlerin hafiflediği Filipinler’de imalat sektöründeki daralma Mayıs ayında yavaşlarken; Türkiye, Tayland ve Meksika’nın imalat sektörlerinde Covid-19’un ekonomi üzerinde yarattığı ağırlığın artmasının etkisi var.

Türkiye özelinde, Mayıs ayının büyük bölümünde yürürlükte olan COVID-19 kapanma ve kısıtlamalarının etkisiyle üretim ve yeni siparişler yavaşladı, istihdam artış hızı son 1 yılın en düşük düzeyinde gerçekleşti. Yeni ihracat siparişleri ise hız kaybederek 4 aylık büyüme süreci sona erdi. Ham madde teminine ilişkin zorluklar girdi maliyetleri ile satış fiyatlarındaki artışların hızlanmasında etkili oldu. Arz kısıtları imalat sektörünün ara mal (ham madde) üretiminin artmasında tetikleyici olurken ihracat siparişlerindeki yavaşlama yatırım malları üretiminin ivme kaybetmesine sebep oluyor.

Kaynak: İSO, IHS MARKIT

Sırasıyla en büyük ticaret ortaklarımız olan Almanya, ABD, İngiltere, İtalya, Fransa ve İspanya’da ihracat siparişlerindeki artışa rağmen Türkiye söz konusu iyileşmeden Nisan ve Mayıs aylarında pay alamadı. Türkiye’de aşılamaya ilişkin belirsizlik ve ihracat ortaklarımızla olan dış politikada somut adımlar atılması gerekliliği sektörün Nisan-Mayıs döneminde yatırım harcamalarını ötelemesine sebep oldu. Haziran ile birlikte aşılamanın başlaması ve hizmet sektörüne yönelik gevşeme adımları üretim tarafında olumlu beklentileri beraberinde getirse de dış politikada kaydedilecek olumlu adımların dış ticarete yansıması, artan yatırım harcamalarıyla birlikte, ekonomik büyümenin daha sağlıklı gelişmesinde etkili olacaktır.

Dr. Fulya Gürbüz

Üretim ve enflasyonda artışa rağmen Fed gevşek politikasını sürdürecek

Kaynak: Turkey Data Monitor

Nisan ayına ilişkin olumlu makro-ekonomik veriler, Japonya ve Amerikan merkez bankalarının politika değişikliğine imkan tanımıyor… Japonya Merkez Bankası (BOJ) 27 Nisan’da, ABD Merkez Bankası (Fed) 28 Nisan’da para politikası kararlarını açıklayacak. Zayıf ekonomik göstergeler BOJ’un teşvik paketlerini sürdürmeye devam edeceğine işaret ediyor. Fed ise aşılamadaki hızlanmanın beraberinde getirdiği üretim artışı ve fiyat baskılarına rağmen gevşek para politikasını terk edemeyecek. İki sebepten böyle söylüyorum. İlki, Nisan ayında Fed tarafından yayınlanan Bej Kitap (Beige Book) üretimdeki artışın bölgesel olarak farklılık gösterdiğine, genele yayılmadığına işaret etmişti. İkincisi de, ham madde kısıtları sektörleri olumsuz etkilemeye devam ederken, maliyet enflasyonunun talep enflasyonundan daha ağır basması.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Türkiye’nin başlıca dış ticaret ortaklarına ilişkin Nisan ayı makro-ekonomik öncü göstergeleri IHS Markit tarafından 23 Nisan cuma günü yayınlandı… Türkiye dahil 50’den fazla ülkenin hizmet ve imalat sektörlerini mercek altına alan IHS Markit, her ayın sonlarına doğru Avustralya, Japonya, Almanya, Fransa, Euro Bölgesi, İngiltere ve ABD’nin o aydaki PMI endeksleri tahminlerini açıklamaktadır. Tüm ülkeler için aylık nihai veriler ise bir sonraki ayın ilk haftasında yayınlanmaktadır. Hizmet ve imalat sektörleri PMI endekslerinin 50 üzerindeki değerleri sektörlerde önceki aya göre büyümeyi, altındaki değerler ise daralmayı gösteriyor. IHS Markit, hizmet ve imalat sektörlerinin birleşimini kompozit üretim endeksi olarak duyuruyor.

Ham madde kısıtlarına rağmen Nisan ayında imalat sektöründe üretim ve istihdam arttı, fiyat baskıları artışını sürdürdü… ABD, Avustralya ve İngiltere’de aşılamaların verdiği avantajla; hizmet sektöründe kısıtlamalar gevşetildi, istihdam arttı. İç talepteki artış ithalat talebini doğururken; ülkelerin ihracat siparişleri hızlandı. Artan iç ve dış talep, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarında artışa sebep oldu. Özellikle ham madde temininde yaşanan zorluklar ham madde fiyatlarını yukarı çekerken;  yakıt, nakliye ve navlun maliyetleri ile artan personel ücretleri hem mal hem de hizmet üreticilerinin girdi maliyetlerinin artmasında etkili oldu. Söz konusu maliyet artışları, doğrudan tüketici fiyatlarına yansıtıldı.

Tedarik sorunu ve fiyat artışları öncü merkez bankalarını gevşek para politikasının en az bir yıl daha sürmesine sebep olacak… Yarı iletken mallara ve sonrasında plastik üretiminde kullanılan ara mallara ulaşmadaki zorluklar fabrikaların üretimlerini durdurmalarına sebep olmaya devam ediyor. Harvard Business Review’da yayınlanan bir makalede tedarik sorununun önümüzdeki 12 ayda da sürmesi tahmin edildiğini okuyoruz. Dolayısıyla, pandemiyle mücadelede başarılı olunduğu fakat tedarik zincirinde sorunların devam ettiği sürece, küresel olarak tüketici fiyatları da yukarı seyrini sürdürecek. Ancak talep ve maliyet kaynaklı enflasyonist baskı büyük merkez bankalarının finansal erişimi kolaylaştırmayı sağlayan parasal genişleme adımlarını durduramayacak çünkü pandemide yeni dalgalar ve aşılamada yetersizlik sıkı para politikasından henüz uzak olunduğunu gösteriyor.  

Gelelim IHS Markit’in yayınladığı ülke ve bölge detaylarına…

Amerika Birleşik Devletleri (ABD):

Dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD’de aşılamada hızlı hareket edilmesinin sonucu olarak gevşetilen Covid-19 kısıtlamalarının etkisiyle imalat ve hizmet sektörleri -tedarik zincirindeki sıkıntılara rağmen- Nisan ayında önceki aya göre büyüme kaydetti. Kompozit PMI üretim endeksi, ilk tahminlere göre, aylık 2,5 puan artışla Nisan ayında 62,2 seviyesine yükseldi. Paralelinde işe alımlar arttı. Talep artışı fiyatlar genel seviyesinde de artışı beraberinde getirdi. Hizmet sektörü tarafında yakıt, personel ücretleri, taşıma ve ekipman maliyetlerindeki artışlar girdi maliyetlerini yukarı çekti; maliyetlerdeki artışlar tüketici fiyatlarına yansıtıldı. İmalat tarafında ise maliyet artışlarının ana tetikleyicileri ham madde kısıtları ve artan nakliye ücretleri olmaya devam etti.

Euro Bölgesi:

Bölge genelinde hizmet sektörü PMI endeksinin Nisan ayında, Ağustos 2020’den bu yana ilk kez önceki aya göre büyüyerek 50,3 değerini aldığı, imalat sektörü PMI’ın ise aylık 0,8 puan artışla 63,3 seviyesine yükseldiği tahmin edildi. Kompozit PMI endeksi de böylece aylık 0,5 puan artışla 53,7 değerine işaret etti. Bölge genelinde, imalat sanayi üretimi Nisan ayında özellikle artan yeni ihracat siparişleri, satın alımlarda artış, stok artırma ve yatırım harcamalarındaki artışa bağlı olarak önceki aya göre büyüme kaydetti. Almanya hariç Bölge genelinde Covid-19 kaynaklı tedbirlere rağmen hizmet sektörü 2020 yılı yaz aylarından bu yana ilk kez önceki aya göre büyüdü. Pandemide artan kısıtlamalara rağmen şirketlerin pandemiyi süreçlerine adapte edebilmeleri ve daha iyi dönemlere hazır olabilmek adına artan güven algısı, işe alımlarda artışı beraberinde getirdi. Artan talebin etkisiyle hem girdi maliyetleri hem de çıktı fiyatları yükselişini sürdürdü. Girdi maliyetlerindeki artışı tetikleyen iki unsura dikkat çekildi: Artan talep ve tedarik zincirindeki sorunlara bağlı olarak ham madde fiyatlarındaki yükseliş. Euro Bölgesinde TÜFE, Mart ayında önceki aya göre %0,9’luk sert artışla yıllık bazda %1,3 yükseliş kaydetmişti. Talep artışında devamlılık, TÜFE’nin yukarı seyrini korumasına sebep olacak.

Almanya:

Dünyanın dördüncü büyük ekonomisi olan Almanya’da hizmet ve imalat sektörleri Nisan ayında üçüncü dalga Covid-19 kaynaklı kısıtlamaların etkisiyle önceki aya göre büyümüş olsalar da büyüme hızları zayıfladı. Kompozit üretim PMI endeksinin Nisan ayında aylık 1,3 puan düşüşle 56,0 seviyesine, hizmet sektörü PMI aktivite endeksinin aylık 1,4 puan düşüşle 50,1 seviyesine, imalat sektörü PMI’ın aylık 0,2 puan düşüşle 66,4 seviyesine geriledikleri tahmin edildi. İmalat sektöründe kapasite artırım hamleleri, Nisan ayında istihdamda artışı beraberinde getirdi. Tedarik zincirindeki dengesizlikler imalat maliyetlerini artırırken, hizmet sektörü fiyat artışlarında daha temkinli kaldı.   

İngiltere:

Dünyanın altıncı büyük ekonomisi olan İngiltere’de imalat sanayi ve hizmet sektörleri PMI endeksleri Nisan ayında özellikle gıda ve içecek hizmeti veren işletmelerin açılmasıyla birlikte önceki aya göre hızlı artışlar kaydetti. Kompozit üretim PMI endeksinin aylık 3,6 puanlık artışla 60,0 seviyesine yükseldiği tahmin edildi, sektörlerde işe alımlar arttı. Uluslararası seyahatlerdeki sıkı kısıtlamalar turizm sektörünü olumsuz etkilemeye devam etse de imalat sektörü tarafında özellikle Euro Bölgesinden olmak üzere yeni ihracat siparişleri yılbaşından bu yana en sert yükselişini kaydetti. Öte yandan girdi maliyetleri de hızlı şekilde arttı; ülke genelinde şirketlerin yakıt faturaları, personel ücretleri, emtia fiyatları ve navlun maliyetleri Nisan ayında yükselişini sürdürdü. Bu da tüketici fiyat enflasyonunda yükselişin sürmesine işaret etti.

Japonya:

Dünyanın üçüncü büyük ekonomisi olan Japonya’da kompozit PMI endeksi Nisan ayında 50,2 seviyesi ile Ocak 2020’den bu yana ilk kez 50 seviyesinin üzerine çıkarak ekonomide önceki aya göre büyümeye işaret etti. İmalat sektörü PMI endeksinin Nisan ayında önceki aya göre 0,6 puanlık artışla 53,3 seviyesine yükseldiği, hizmet sektörü PMI endeksinin 48,3 değeri ile Mart ayında değişiklik göstermediği tahmin edildi. Dolayısıyla Nisan ayında ekonomik büyümeyi omuzlayan sektör yine imalat sektörü oldu; yeni siparişler, yeni ihracat siparişleri ve üretim önceki aya göre güçlü bir şekilde büyüme kaydetti. İstihdam tarafında zayıflık sürerken, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarında enflasyonist baskı izlenmedi.

Avustralya:

Covid-19 kaynaklı kısıtlamaların gevşemesine bağlı olarak dünyanın 14. büyük ekonomisi olan Avustralya’da hizmet ve imalat sektörleri Nisan ayında önceki aya göre büyüme kaydetti. Kompozit PMI endeksinin Nisan ayında tarihi rekor seviyesi olan 58,8 değerini aldığı tahmin edildi. Yurt içi ve yurt dışından gelen talep artışları istihdam talebini artırırken personel ücretleri de arttı. Tedarik zincirindeki kısıtlar, yüksek petrol fiyatları ve istihdam maliyetlerindeki artış girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarının yükselmesine sebep oldu. Çeyrek dönemler olarak açıklanan enflasyon 2020 yılının ilk çeyreğinde %2,2 seviyesindeyken 2020 yılını %0,9 seviyesinden kapatmıştı. Ön göstergeler enflasyonda 2021 yılı ilk çeyreğinde hızlanmaya işaret ediyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Davos 2021: Pandemi, küresel ekonomik görünümü ve küresel riskleri nasıl etkiledi?

25 Ocak’ta başlayan ve 29 Ocak’ta sonlanacak olan Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Davos 2021 toplantılarını şekillendiren ve WEF tarafından yayınlanmış iki önemli rapordan bahsetmek istiyorum: Ekonomist Görünüm 2021 Raporu ve Küresel Riskler 2021 Raporu.

Ekonomistler Görünüm 2021 Raporu

WEF Ekonomist Görünüm Raporunda, 24 ekonomist önümüzdeki süreçte mevcut ekonomik görünümün itici güçlerini değerlendiriyorlar. Yöntem olarak ekonomistlere pandemiye bağlı ve/veya pandeminin daha da kuvvetlendirdiği önceden belirlenmiş beş ana gelişme sunuluyor ve söz konusu gelişmelerin etkisi geçici olana”1″ puan, etkisi uzun-süreli olana “5” puan vermek suretiyle ekonomistlerin sıralama yapması isteniyor. Aşağıdaki grafiği raporun aslını bozmadan çevirisini yapmış olarak koydum.

Yukarıdaki grafikte de görüleceği gibi ekonomistlerin değerlendirme sonuçları pandemi kaynaklı gelişmelerin etkisi en uzun süreli olandan, geçici olan en alt seviyeye doğru sıralanıyor. Ekonomistler, “Uzaktan çalışmayı” pandemiye bağlı en uzun süreli etkiye sahip gelişme olarak nitelendiriyorlar. Orta vadede ise etkileri açısından büyükten küçüğe doğru sıralanan dört gelişme ise sırasıyla: “Gelir dağılımında daha derin bir eşitsizlik”, “Teknoloji devlerinin daha fazla pazar gücüne sahip olmaları”, “Hükümetlerin daha büyük bir rol üstlenmeleri ve son olarak “Paralel tedarik zincirleri ve ters küreselleşme”.

Raporda, söz konusu gelişmelerle ile ilgili detayları okuduğumda;

. Kısıtlama ve kapatmalardan dolayı uzaktan çalışmanın işgücü ve verimliliği konusundaki çalışmaların belirsiz olduğu;

. En adil ülkelerde bile pandemiden dolayı gelir dağılımındaki eşitsizliklerin arttığı, en büyük darbeyi düşük gelir seviyesine sahip ekonomilerin aldığı ve 2020 yılında aşırı fakir grubuna eklenen 100 milyon kişinin en kötü senaryoda bu sayının 2021 sonunda 150 milyona çıkabileceği;

. Dijitalleşmenin pandemiyle artmasına rağmen yüz yüze faaliyette bulunan işletmelerin büyük zarar gördüğü ve 2020 yılı sonunda en değerli beş şirketin tamamını değerlerini daha da artıran teknoloji şirketlerinin oluşturduğu;

. 2020 sürecinde G20 ülkelerinin 10 trilyon dolarlık harcama vaadinde bulunduğu, 2021 yılına ilişkin olarak ise acil yardım ve teşvik harcamalarının mümkün olduğunca kesin ve şeffaf bir şekilde yapılmasında belirsizlik olduğu;

. Pandemi öncesinde ABD-Çin ticaret savaşı ve Brexit’in ortaya koyduğu ters küreselleşme eğilimi ile pandemi sonrasında ülkelerin dünya değer zincirindeki yerlerini sorgulamaya başladıkları detayları dikkatimi çekti.

Küresel Riskler 2021 Raporu

Küresel riskleri ortaya koyan bir diğer rapor ise WEF’in 650 üyesini kapsayan ve 2020 yılı anket sonuçlarını ortaya koyan Küresel Riskler 2021 Raporu oldu.

Küresel Riskler anket sonuçlarında yer alan ve çevirisini yaptığım aşağıdaki tabloda da görüleceği gibi ilk kolonda küresel riskler beş ana kategoriye ayrılıyor: Ekonomik, çevresel, jeopolitik, toplumsal ve teknolojik riskler.

İkinci kolonda söz konusu kategorilere ait risk unsurlarının “olma olasılıkları” dikkate alınarak ilk 10 risk unsuru, üçüncü kolonda ise etkililik derecelerine göre ilk 10 risk unsuru çoktan aza doğru sıralanıyor.

Tabloyu incelediğimizde;

. Olasılıklarına ve etkilerine göre sıralanan her iki kolonda toplam risk unsurlarının çoğunluğunun yeşil renkle işaretlenmiş çevresel risk kategorisine ait olduğunu görüyoruz.

. En az olasılık ve etkiye sahip risk kategorisi ise mavi işaretli olan ekonomik risk kategorisine ait. Gerçekleşme olasılıklarına göre sıralanan ilk 10 riskin içinde mavi renkle işaretlenmiş ekonomik risklere yönelik tek bir risk unsuru bulunmazken, etkilerine göre sıralamada dokuzuncu sırada borç krizi riski yer alıyor.

. Toplamda iki risk unsuruyla turuncu renkle işaretlenmiş jeopolitik riskler ikinci en az sayıdaki risk kategorisi olarak sırasını almış.

. Mor renkle işaretlenmiş teknolojik riskler ise toplamda ikinci en fazla risk unsuruna sahip risk kategorisine ait. Teknolojik risk kategorisine ait şu ayrıntıyı eklemekte fayda var; dijital güç konsantrasyonu (yoğunluğu), dijital eşitsizlik ve siber güvenlik hataları ikinci kolonda “en olası” ilk 10 risk unsuru arasında yer alırken üçüncü kolonda gösterilen “etkisi açısından başlıca riskler” olarak IT altyapı arızası onuncu ve son sırada görülüyor. Bundan anladığım: Teknolojik risklerin gerçekleşme olasılığının yüksek olmasına rağmen küresel ekonomi üzerindeki etkisi göreceli olarak (yani diğer kategorilere kıyasla) sınırlı.

Sonuç

Her iki raporun sonuçlarına baktığımda; pandeminin ekonomik riskleri geri plana attığı, hükümetlerin pandemiyle savaşa öncelik verdiği, çevresel olay ve gelişmelerin doğal kaynaklar ve küresel ekonomi üzerinde büyük risk oluşturduğu, özellikle teknolojik gelişmelerin eşitsizliğin daha da artmasında büyük rol oynadığını anlıyorum.

Dr. Fulya Gürbüz

Eylül ayında ihracat, sanayi üretimini ve istihdamı destekledi, tüketim arttı

9-13 Kasım haftasında açıklanan üretim, dış ticaret ve tüketime ilişkin takvim ve mevsimsellikten arındırılmış TÜİK verilerine göre;

. Sanayi üretimi Eylül ayında önceki aya göre %1,7 arttı,

. İhracat miktar endeksi Eylül ayında önceki aya göre %11,2 arttı,

. İthalat miktar endeksi Eylül ayında önceki aya göre %2,0 arttı,

. Sanayi sektörü istihdamı Ağustos döneminde (Tem-Ağu-Eyl) önceki döneme göre %2,0 arttı,

. Perakende satış hacmi Eylül ayında önceki aya göre %2,8 arttı.

İhracat, sanayi üretimini desteklemeye devam ediyor…

Bir önceki aya göre değişimleri gösteren aşağıdaki grafikte, Mayıs 2020’den itibaren ihracatın (kırmızı çubuk) ve hammadde ithalatının (mavi çubuk) sanayi üretimini (gri çubuk) desteklediğini görebilirsiniz. Gri renkli 0 noktasını gösteren uzun yatay çizginin üzerindeki değerler önceki aya göre artış olduğunu, çizginin altındaki değerler ise önceki aya göre azalma olduğunu göstermektedir. Ağustos ayında ihracatta kaydedilen düşüşe rağmen hammadde ithalatı ve sanayi üretimindeki artışın imalat sektöründe mal stoklarını (turuncu çubuk) beslediğini anlıyorum. Eylül ayında ise ithalattaki sınırlı artışa rağmen ihracatı mal stoklarının beslediğini tahmin ediyorum. Pandemide ikinci dalganın tedarik zincirinde olası kırılmaları beraberinde getirebileceği endişeler sebebiyle, IHS Markit küresel imalat sanayi PMI endeksleri ülke raporlarında tedbir amaçlı satın alımların hızlandığı sinyalini almıştık.

Sanayi üretimindeki artış sanayi istihdamını destekliyor…

Aşağıdaki grafikte sol eksen, sanayi sektöründe istihdam edilen kişi sayısını (turuncu çubuklar) göstermektedir. Grafiğin sağ ekseninde ise sanayi üretimi (gri çizgi) ve imalat sektörü mevcut siparişlerinde (bordo çizgi) önceki aya göre nasıl bir değişim olduğu gösteriliyor. Yılbaşından itibaren imalat sektöründeki siparişlerde ve paralelinde sanayi üretiminde ardı ardına yaşanan gerilemelerin ardından, pandemi tedbirlerindeki gevşetmelerin etkisiyle sanayi istihdamının Haziran dönemiyle birlikte yükseliş eğilimine girdiğini görüyoruz. Eylül ve Ekim ayına ilişkin göstergeler sanayi istihdamında yükselişin devam edeceğine işaret ediyor.

Türk lirasındaki değer kaybına rağmen yurt içinde perakende satışlar hızlandı…

Aşağıdaki grafik, sol eksende sanayi sektörü (gri çubuk), imalat sektöründe mevcut siparişler (bordo çubuk), perakende satışlar (yeşil çubuk) ve tüketim malları ithalatındaki (mor çubuk) bir önceki aya göre kaydedilen değişimleri gösteriyor. Sağ eksende ise Dolar/TL kurunun (mavi çizgi) aylık ortalama değerleri gösteriliyor. Grafikte neler gördüğümü sıralayayım:

. Ağustos ayında Dolar/TL kurunun önceki aya göre %6,1 yükselmesinin etkisiyle tüketim malı ithalatında önceki aya göre sert düşüş var. Perakende satışlardaki artış ise Temmuz ayına göre hız kesti.

. Eylül ayında Dolar/TL’deki %3,5 yükselişe rağmen hem perakende satışlarda hem de tüketim malları ithalatında yükseliş var. Perakende satışlardaki hızlanmada özellikle Tekstil, Giyim ve Ayakkabı satışlarındaki aylık %13,1’lik artışın etkili olduğunu söyleyeyim. Türk lirasındaki sert değer kaybına rağmen Eylül ayında tüketim malları ithalatındaki %7,5’lik artışın ana tetikleyicisinin ise otomotiv sektörü ithalatında Eylül ayında kaydedilen %30,8’lik artış ve paralelinde otomotiv satışlarının aynı ay %46,9 yükselmesinin etkisi olduğunu düşünüyorum.

Ekim ayı göstergeleri ne söylüyor?

Ticaret Bakanlığı verilerine göre Ekim ayında ihracat ve ithalatta artışın devam etmesi sanayi üretiminde, dolayısıyla da sanayi sektörü istihdamında iyileşme göreceğimize işaret ediyor. Ekim ayında Dolar/TL kurunun %4,8 yükselmesi ve artan kredi faiz oranları sebebiyle perakende satışlarda önemli bir iyileşme olmayacağını tahmin ediyorum.

Dr. Fulya Gürbüz

Doğu ve Uzak Doğu’da imalat sektöründe artan maliyet işten çıkarmalara, artan rekabet satış fiyatlarında indirime sebep oluyor

IHS Markit tarafından açıklanan Ağustos ayı imalat sektörü satın alma müdürleri endeksi (PMI) verilerine göre Doğu ve Uzak Doğu’da genel olarak yurt içi talepte kısmi iyileşmeye, yurt dışı talepte bozulmaya, işten çıkarmaların devam ettiğine, girdi maliyetlerinin yükselmesine rağmen satışlarını artırmak adına üreticilerin fiyat düşürdüğünü gösterdi. Üreticilerin artan maliyetlere bağlı artan işsizlik ortamında fabrika satış fiyatlarını düşürmesi hem imalatçıların hem de hane halkının finansman ihtiyacını artırıyor.

Gelelim Ağustos ayında Doğu ve Uzak Doğu ülkeleri bazında imalat sektörü gelişmelerine…

Çin imalat sektörü PMI endeksi Ağustos ayında aylık 0,3 puan artışla 53,1 seviyesine yükseldi. Üretim ve yeni siparişler önceki aya göre hızlanırken Aralık 2019’dan bu yana ilk kez ihracat siparişlerinde artış yaşandı. Paralelinde istihdamdaki azalma hız kesti: bazı firmalar maliyetleri azaltmak için işten çıkarmalara devam ederken bazı firmalarda artan iş hacmine bağlı olarak işe alımlar oldu. Yüksek hammadde maliyetlerine bağlı olarak girdi maliyetleri yükselirken, maliyetlerdeki artış kısmen çıktı fiyatlarına yansıtıldı. Tedarik zincirindeki aksaklıklar devam etti.

Japonya imalat sektörü PMI endeksi Ağustos ayında aylık 2,0 puan artışla 47,2 seviyesine yükseldi. Üretim, yeni siparişler, ihracat ve istihdamdaki bozulma kısmen yavaşladı. Hammadde fiyatlarındaki yükselişe bağlı olarak imalat sektörü, girdi maliyetleri artmasına rağmen, satışların artması amacıyla çıktı fiyatlarında indirime gitti. Anket katılımcıları, pandeminin tedarik zincirini olumsuz etkilediğini belirtirken pandeminin ne kadar daha süreceği konusunda endişeliler.

Hindistan imalat sektörü PMI endeksi Ağustos ayında aylık 6,0 puan artışla 52,0 seviyesine yükseldi. Artan iç talep paralelinde üretim de artarken yurt dışı talepteki zayıflık sürdü. İşten çıkarmalar devam etti. Tedarik zincirindeki aksaklıklar devam ederken firmalar, teslimat sürelerindeki artışın nakliye kısıtlamaları, tedarikçi gecikmeleri ve kapasite baskılarından kaynaklandığını belirtti. Tedarik kıtlığı ve nakliye gecikmeleri sebebiyle hammadde maliyetleri arttı. Öte yandan, imalatçılar, rekabetçi baskılara ve satışları artırma çabalarına bağlı olarak, çıkış fiyatlarını önceki aylara göre daha düşük hızla da olsa düşürdüklerini belirttiler.

Rusya imalat sektörü PMI endeksi Ağustos ayında aylık 2,7 puan artışla 51,1 seviyesine yükseldi. Bunda yurt içi talepteki artış etkili oldu, yurt dışı talepteki zayıflık ise yavaşlayarak da olsa sürdü. Paralelinde, istihdamdaki düşüş yavaşladı. Yüksek tedarik maliyetleri ve para birimindeki değer kaybının ithal malları fiyatlarını yukarı çekmesine bağlı olarak işletme maliyetleri yükseldi. Şirketler söz konusu artışı çıktı fiyatlarına kısmen de olsa yansıttılar.

Güney Kore imalat sektörü PMI endeksi Ağustos ayında aylık 1,6 puan artışla 48,5 seviyesine yükseldi. Panelistlere göre Avrupa ve ABD’deki kademeli ekonomik iyileşmenin etkisiyle tedarik zincirindeki bozulma yavaşladı. Yurt içi ve yurt dışı satışlarındaki azalma düşük hızla da olsa sürdü. Bu da işten çıkarmaların hız kesmesine sebep oldu. Öte yandan, yüksek nakliye ücretleri, artan petrol fiyatları ve hammadde fiyatlarındaki artışın etkisiyle girdi maliyetlerindeki artış hızlandı. İmalatçılar ise artan maliyetlerine rağmen yoğun rekabet ortamında fiyat indirimlerine gitmek zorunda kaldılar. Tedarik zincirindeki bozulma devam etti.

Endonezya, Filipinler, Malezya, Myanmar, Singapur, Tayland ve Vietnam’ı kapsayan ASEAN imalat sektörü PMI endeksi Ağustos ayında aylık 2,5 puan artışla 49,0 seviyesine yükseldi. Toplam yeni siparişlerdeki azalma hız keserken ihracat siparişlerindeki azalma sürdü. Girdi maliyetlerinde süregelen artış, çıktı fiyatlarına yansıtılmazken işten çıkarmalar devam etti.

Tayvan imalat sektörü PMI endeksi Ağustos ayında aylık 1,6 puan artışla 52,2 seviyesine yükseldi. Bunda, yurt içi ve yurt dışı satışlarındaki artış etkili oldu. Girdi maliyetlerindeki sert artış çıktı fiyatlarına aynı ölçüde yansıtılmadı. Artan maliyetlere karşın verimlilikteki bozulmayı önlemek amacıyla işten çıkarmalar devam etti.

Dr. Fulya Gürbüz

@OxfordEconomics: Olumsuz senaryoya göre küresel ekonomi 2020 yılında %8 daralabilir

@OxfordEconomics 8 Nisan’da yayınladığı makalede, temel senaryolarına göre, 2020 yılında küresel GSYH’nin %2,8 daralacağını öngördü.

Olumsuz senaryoda ise @OxfordEconomics, izolasyon ve kapatmaların üçüncü çeyreğe uzamasını takip eden dönemde toparlanmanın daha yavaş olacağı ve küresel GSYH’nin 2020 yılında %8 daralacağı ihtimalini ortaya koydu.

@OxfordEconomics makalesinde ekonomiye yönelik tahminlerini şöyle sıralıyor:

. Küresel ekonomi 2020 yılı üçüncü çeyreğinde önceki yılın aynı çeyreğine göre %12,5 daralabilir.

. Talep şoku, tedarik zincirindeki bozulmanın yarattığı fiyat baskısını azaltarak fiyatların düşmesine sebep olabilir. Olumsuz senaryoda ise 2020-2021 döneminde deflasyon riski var.

. İşsizlik oranı 2019 yılı sonundaki %5,2 seviyesinden 2020 yılı sonunda %10 seviyesine kadar yükselebilir.

. Hisse senetleri ve finansal koşullar 2021 yılı başlarına kadar normale dönmeyecek.

. Kredi arzında uzun süreli bir daralma, finansal krizi tetikleyebilir.

@dr_fulyagurbuz