Ekonomi Gündemi: Üretim, tüketim, işsizlik, bütçe

7 – 11 Haziran haftasında açıklanacak Nisan ayı verilerinde -öncü verileri dikkate aldığımızda- bir önceki aya göre sanayi üretiminin vites düşürmeye devam ettiğini, tüketici kredilerindeki artışın perakende satışları desteklediğini, sanayi sektörü istihdamının zayıfladığını görebiliriz. Avrupa Merkez Bankası ise olağan para politikası toplantısında mevcut gevşek para politikasını sürdürecek.  

7 MAYIS 2021, PAZARTESİ

MAYIS AYI HAZİNE NAKİT BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Nisan ayında nakit bazlı bütçe gelirleri 97,5 milyar TL, bütçe giderleri 111,6 milyar TL olmuş, böylece nakit bütçe dengesi 13,3 milyar TL açık vermişti. Ocak-Nisan 2021 döneminde toplam bütçe dengesi ise 2 milyar TL açık vermiş durumda. Genel bütçeye dahil idarelere ilişkin nakit dengesini kapsayan hazine nakit dengesi 2020 yılında toplam 182 milyar TL açık vermişken, merkezi yönetim bütçe açığı 2020 yılında 173 milyar TL olmuştur.

Kaynak: Turkey Data Monitor:

10 HAZİRAN 2021, PERŞEMBE

AVRUPA MERKEZ BANKASI (AMB) PARA POLİTİKASI KARARI – http://www.ecb.europa.eu

Enerji fiyatlarındaki yüksek artışın etkisiyle Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon Mayıs ayında %2 seviyesine yükseldi. Aylık bazda artışlar ise Aralık 2020’den bu yana aralıksız artıyor. Sanayi sektörü tarafında yüksek girdi maliyetleri ve aşılamanın olumlu etkisiyle hizmetler sektörünün açılmaya başlamasıyla hizmet fiyatlarındaki yükseliş tüketici fiyatlarının da yükselmesine sebep oluyor. Ancak, son iki çeyrekte (2020 yılı son çeyreği ve 2021 yılı ilk çeyreği) üst üste önceki çeyreğe göre ortalama %0,7 daralan Euro Bölgesi ekonomisi dikkate alındığında mevcut makro-ekonomik ortam küresel pandemi zayıflayana kadar AMB’nin sıfır seviyesine yakın politika faizinde ve genişlemeci politikasında değişiklik yapmasına imkan tanımıyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor:

NİSAN AYI İNŞAAT MALİYET ENDEKSİ – TÜİK

İnşaat maliyet endeksi 2021 yılı Mart ayında yıllık %31,97, aylık %3,44 artış kaydetmişti. Alt endeksler dikkate alındığında, malzeme endeksi bir önceki aya göre %4,89, işçilik endeksi %0,36 artmıştı. Bir önceki yılın aynı ayına göre ise malzeme endeksi %37,96, işçilik endeksi %20,36 artış göstermişti. Aşağıdaki grafik döviz kurundaki (sarı çizgi) değişimin işçilik (gri çubuk) ve malzeme (siyah çubuk) maliyetlerine nasıl yansıdığını gösteriyor. Türk lirasındaki değer kayıpları ve yüksek girdi maliyetleri inşaat maliyet endeksindeki tırmanışın devam etmesine sebep olacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor:

NİSAN AYI İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ – TÜİK

Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2021 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 59 bin kişi artışla 4 milyon 236 bin kişi olmuştu. İşsizlik oranı ise 0,1 puanlık azalış ile %13,1 seviyesine gerilemişti. Atıl işgücü oranı (en geniş tanımlı işsizlik oranı) ise aylık yüzde 2,3 puan azalışla %25,8 olmuştu. Kayıt dışı çalışanların oranı ise yıllık yüzde 0,4 puan artışla %28,9 olarak gerçekleşmişti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı yıllık yüzde 1,2 puan azalışla %17,8 seviyesine gerilemişti.

Kaynak: TÜİK

Aşağıdaki grafik atıl işgücü oranının (sarı çizgi) Covid-19’un pandemi ilan edildiği Mart 2020’den sonra özellikle perakende ticaret sektöründeki (mavi çizgi) büyüme ve küçülmelerden doğrudan etkilendiğini gösteriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor:

NİSAN AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ – TÜİK

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi Mart ayında bir önceki aya göre %0,9, ithalat miktar endeksi %1,3 artış kaydetmişti. İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan ve dış ticaret haddi aylık 4,1 puan azalışla Mart ayında 91,0 seviyesine gerilemişti. Dış ticaret haddi Eylül 2020’den bu yana 100 seviyesinin altında seyrediyor. TÜİK açıklamasına göre “Dış ticaret haddinin 100’ün üzerinde bulunması; dış ticarete konu malların baz yılına göre pahalıya satılıp, ucuza satın alındığı için ihraç eden ülke lehine bir durum söz konusudur. Tersi durumda ülke aleyhinde bir durum vardır.” Dolayısıyla Eylül 2020’den bu yana Türkiye’de dış ticarete konu mallar pahalıya alınıp ucuza satılmaktadır. Aşağıdaki grafikte sarı çizgi dış ticaret haddini, gri çubuk ihracat miktar endeksini, siyah çubuk ithalat miktar endeksinin seyrini göstermektedir.

Kaynak: Turkey Data Monitor:

TCMB VE BDDK, 4 HAZİRAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

28 Mayıs ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artışlarını sürdürdü. Dolaşıma çıkan banknot ve madeni para büyüklüğü 28 Mayıs ile biten haftada değişiklik göstermedi. TL cinsi mevduatlar Mart ortasından itibaren artışını sürdürürken, TL cinsi kredilerde ise görece olarak daha yavaş bir artış var. son üç hafta ve krediler önceki haftaya göre artışını sürdürdü. Mevduat faiz oranı tavan %19 seviyesinin hemen altındayken ihtiyaç kredi faiz oranı %24,5, ticari kredi faiz oranları ise %21,4 seviyelerinde bulunuyor. Gerçek kişilerin döviz mevduatlarındaki 0,7 milyar dolarlık artışla toplam döviz mevduatları önceki haftaya göre 1,0 milyar dolar artışla 219,7 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar azaldı. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 92,6 milyar dolar ile önceki haftaya göre yatay kaldı; altın rezervleri 0,6 milyar dolar arttı, brüt döviz rezervleri 0,5 milyar dolar azaldı. Aynı paralelde Merkez Bankası döviz likiditesi açığı 28 Mayıs ile biten haftada önceki haftaya göre 3,6 milyar dolar azalışla 37,1 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı önceki haftaya göre 0,8 milyar dolar azalışla 29,3 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurt dışı yerleşikler 28 Mayıs haftasında hisse senedi ve DİBS’te net bir değişim gerçekleştirmedi. Yabancıların BIST hisse senedi pazarındaki payı Nisan sonu itibariyle %26 seviyesinde bulunurken 2007 yılında %59 seviyelerine kadar yükselmişti.

Kaynak: BDDK, TCMB, Turkey Data Monitor

11 HAZİRAN 2021, CUMA

MERKEZ BANKASI MAYIS AYI BEKLENTİ ANKETİ SONUÇLARI – TCMB

Merkez Bankası tarafından piyasa profesyonellerini kapsayan Mayıs ayı Beklenti Anketi sonuçlarına göre geçen ay %13,2 olan yıl sonu TÜFE beklentisi %13,81 seviyesine yükselmişti. Yıl sonu ABD Doları/TL beklentisi 8,57’den 8,71 seviyesine yükselirken 2021 yılı cari işlemler açığı toplamı beklentisi 25,8 milyar dolardan 25,5 milyar dolar seviyesine gerilemiş, 2021 yılı için GSYH büyüme beklentisi %4,3 ile değişiklik göstermemiş, 2022 yılı GSYH büyüme beklentisi önceki %4,2’den %4,1 seviyesine gerilemişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor:

NİSAN AYI SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ – TÜİK

Sanayi üretimi Mart 2021’de aylık %0,7, yıllık %16,6 artış kaydetmişti. Nisan ayında otomotiv sektörü üretimi ve otomotiv ihracatındaki düşüş sanayi üretimini de önceki aya göre aşağı çekecek önemli bir unsur olacak. 

Kaynak: Turkey Data Monitor:

NİSAN AYI PERAKENDE SATIŞ ENDEKSLERİ – TÜİK

Perakende satış hacmi Mart ayında aylık %5,1, yıllık %19,2 artış kaydetmişti. Cari fiyatlarla perakende ciro ise Mart ayında aylık %5,7, yıllık %38,9 artış kaydetmişti.

Kaynak: TÜİK

NİSAN AYI CİRO ENDEKSLERİ – TÜİK

Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi, 2021 yılı Mart ayında aylık %5,3,  yıllık %49,9 artış kaydetmişti.

Kaynak: TÜİK

Dr. Fulya Gürbüz

İlk çeyrekte yıllık ve çeyreklik değişimler GSYH’yi farklı resimliyor

2021 yılı birinci çeyreğinde Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH), bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %7,0 büyüme kaydetti. Tarım sektöründe üretim yıllık %7,5, sanayi üretiminde %11,7, inşaatta %2,8, hizmetler sektöründe %5,9 artış kaydedildi. Aşağıdaki grafik 2021 yılı ilk çeyreğinde iktisadi faaliyet kollarındaki üretimin bir önceki yılın aynı çeyreğine göre değişimlerini göstermektedir. 2020 yılı Mart ayında Covid-19 hastalığının pandemi ilan edildiğini unutmayalım. Dolayısıyla 2021 yılı ilk çeyreğindeki üretim hacmini bir sene önceki düşen üretim hacimleriyle karşılaştırılmasından dolayı faaliyet kollarında yüksek büyüme oranlarını görmekteyiz. Yine aynı şekilde harcamalar tarafında, hane halkının tüketiminde yıllık %5,5, devlet harcamalarında %1,3, makine ve teçhizat harcamalarında %30,5, mal ve hizmet ihracatında %3,3 artış kaydedilmiştir. Mal ve hizmet ithalatında 2021 yılı ilk çeyreğinde yıllık %1,1, hizmetlerde %2’lik daralma kaydedilmesi ise iç talepteki daralmadan ve kapalı kalan hizmetler sektöründen kaynaklanmaktadır.

Kaynak: TÜİK

Yıllık bazdaki karşılaştırmanın ardından 2021 yılı ilk çeyreğinde ekonomik aktivitenin bir önceki çeyreğe (2020 yılı son çeyreğine) göre karşılaştırılmasının GSYH gelişmelerini daha iyi anlamamızda etkili olacaktır. Takvim ve mevsimsel etkilerden arındırılmış verilere göre GSYH, 2021 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1,7 artış kaydetti. Aşağıdaki grafik TÜİK’in ilgili raporundan alınmıştır. Grafikte mavi çubuklar yıllık değişimi, kırmızı çizgi ise bir önceki çeyreğe göre değişimi göstermektedir.

Kaynak: TÜİK

Takvim ve mevsimsel etkilerden arındırılmış verilere göre; sanayi üretimi bir önceki çeyreğe göre %4, imalat sanayi üretimi %4,7 artış kaydederken, hizmetler sektörü %0,3 daraldı, inşaat sektörü %13,4 büyüdü, tarım sektöründeki büyüme %2,9 oldu. Aşağıdaki grafik sektörler itibariyle üretimdeki çeyreksel değişimleri gösteriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Tüketim tarafında ise hane halkının tüketimi 2021 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1,7, devletin tüketim harcamaları %2,1 azalma kaydetti. Öte yandan sabit sermaye oluşumu aynı dönemde %1,6 büyürken mal ve hizmet ihracatı %2,3 küçülme kaydetti, mal ve hizmet ithalatı ise %9,1 daraldı. 2021 yılı ilk çeyreğinde enflasyonist baskıyı azaltmak amacıyla uygulanan sıkı para politikası hem hane halkının tüketimini hem de devletin harcamalarını önceki çeyreğe göre azaltmasında etkili olmuştur. Peki, önceki çeyreğe göre iç ve dış talep azalırken nasıl oluyor da sanayi sektörü aynı dönemde büyüme kaydediyor? Bunun cevabını dış ticaret verilerinde buluyoruz. TÜİK’in yayınladığı dış ticaret hacim endekslerine göre yatırım malları ve ham madde ihracatında ilk çeyrekte kaydedilen büyüme, sanayi üretimindeki büyümeyi açıklıyor.

Aşağıdaki grafik, harcamalar yöntemine göre alt kalemlerdeki çeyreksel değişimleri göstermektedir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

2021 yılı ikinci çeyrek verileri ise Türk lirasındaki değer kaybı ve Covid-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle hem talep hem de üretim tarafında zayıflığı ortaya koyuyor. İhracattaki güç kaybını da dikkate aldığımızda 2021 yılı ikinci çeyreğinde sanayi üretiminin GSYH’yi zayıf da olsa desteklemeye devam edeceğini söyleyebiliriz.

Dr. Fulya Gürbüz

Türkiye’de imalat sektöründeki büyüme yavaşladı, küresel bazda hızlandı

Türkiye’de imalat sektöründeki büyüme Nisan ayında yavaşladı

İSO ve IHS Markit verilerine göre imalat sektörü PMI endeksi Nisan ayında aylık 2,2 puan düşüşle 50,4 seviyesine geriledi. Yani, imalat sektörü Nisan ayında önceki aya göre daha yavaş büyüme kaydetti. Yurt içi talep azalırken, yeni ihracat siparişleri arttı; istihdam yavaş hızla da olsa artmaya devam etti. Türk lirasındaki değer kaybı, ham madde fiyatlarındaki artış ve arz  eksikliği girdi maliyetlerinin sert şekilde artmasına sebep olurken bu artış satış fiyatlarını da yukarı çekti. Nitekim TÜİK’in açıkladığı Nisan ayı enflasyon verilerine göre yurt içi üretici fiyatları aylık bazda %4,3 artarken tüketici fiyatları %1,7 artış kaydetti.

Kaynak: İSO, IHS Markit

Küresel imalat sektörü Nisan ayında büyümesini sürdürdü

JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI endeksi ise Nisan ayında Mart ayına göre daha hızlı bir büyüme kaydetti. Endeksin tüm alt başlıklarında (üretim, sipariş, istihdam, fiyat) büyüme kaydedildi. Bu iyileşmede gelişmiş ekonomilerde aşılama faaliyetlerinin hızla uygulanmaya devam etmesi ve beraberinde kısıtlamaların gevşetilmesinin etkisi var. IHS Markit’in yayınladığı raporların genelinde girdi maliyetlerindeki artışta artan ham madde fiyatları ve taşımacılık maliyetlerinden bahsediliyor. Özelinde, Euro Bölgesi ve Almanya raporlarında girdi maliyetlerindeki artışta ağaç, ambalaj, elektronik, kimyasallar, metaller (alüminyum ve çelik) ve plastik fiyatlarındaki artışlara dikkat çekiliyor.

Kaynak: JP Morgan, IHS Markit

Küresel imalat sektöründe geleceğe yönelik iyimserliğin artması sektörün aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi yatırım malları üretiminin (mor çizgi) Nisan ayında hızlı bir şekilde artmasına sebep oldu. Tüketim malları imalatındaki (kırmızı çizgi) büyüme önceki aya göre değişiklik göstermezken, ara mal üretimi (mavi çizgi) artışını sürdürdü.

Kaynak: JP Morgan, IHS Markit

Dr. Fulya Gürbüz

Şubat ayında ihracatta artış sinyalleri var

19 Şubat’ta IHS Markit, Şubat ayı Euro Bölgesi imalat sektörü PMI verilerini açıklamış ve Türkiye’nin ihracatının %50’sinden fazlasını gerçekleştirdiği Euro Bölgesinde üretimin önceki aya göre büyümeye devam ettiğini görmüştük. Hafta sonunda yayınladığım ekonomi gündemi başlıklı makalemde, söz konusu gelişmenin Türkiye imalat sektörüne ve ihracat verilerine yansıyıp yansımadığını Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) ve imalat sektörü kapasite kullanım oranı (KKO) verilerinde arayacağımızı yazmıştım. Perakende satışlar için önemli bir gösterge olan perakende ticaret güven endeksi verilerini de dahil ederek ihracat ve iç piyasa siparişlerinin Şubat ayında imalat sektörünü nasıl etkilediklerini değerlendirmeye çalışacağım. Değerlendirmelerimi hem mevsimsellikten arındırılmış hem de arındırılmamış verilere dayanarak sizlere sunacağım.

Şubat ayı Merkez Bankası RKGE sonuçlarına göre;

. Arındırılmamış verilere göre RKGE, Şubat ayında bir önceki aya göre 2,3 puan artışla 109,3 seviyesinde gerçekleşirken mevsimsellikten arındırılmış RKGE, aylık 0,3 puan azalışla 108,7 seviyesine geriledi.

. Arındırılmamış verilere göre mevcut ihracat ve iç piyasa siparişleri alt endeksleri, Şubat ayında bir önceki aya göre iyileşti.

. Mevsimsellikten arındırılmış mevcut toplam siparişler bir önceki aya göre iyileşme kaydetti.

Arındırılmamış veriler neler söylüyor?

Şubat ayında arındırılmamış RKGE verileri, ihracat ve iç piyasa siparişlerinde önceki aya göre artış olduğunu gösteriyor. Nitekim, TÜİK’in yayınladığı arındırılmamış perakende sektörü güven endeksinin alt endeksi olan perakende satışların Şubat ayında iyileşme kaydetmesi RKGE’de iç piyasa siparişlerindeki iyileşmeyi destekliyor. Şubat ayı arındırılmamış imalat sektörü KKO verilerine göre dayanıklı tüketim malları ve ara malları üretiminde önceki aya göre artış kaydedilmiş olması özellikle Şubat ayında ihracat siparişlerinde yaşanan iyileşmeyi de doğruluyor. Bununla birlikte, dayanıksız tüketim malları imalatında KKO’nun önceki aya göre değişim göstermemesi iki ihtimali ortaya koyuyor: ya dayanıksız tüketim malları ihracatı ve iç talep önceki aya göre değişiklik göstermedi ya da ters yönlü bir gelişme kaydettiler.   

Mevsimsellikten arındırılmış veriler neler söylüyor?

TÜİK’in yayınladığı mevsimsellikten arındırılmış perakende ticaret sektörü güven endeksinin Şubat ayında bir önceki aya göre %0,4’lük artış kaydetmiş olması, RKGE’de mevcut toplam siparişlerdeki iyileşmeyi destekliyor. Ancak, mevsimsellikten arındırılmış KKO’da alt kırılımlar açıklanmadığı için imalat sektörü KKO’da kaydedilen aylık yüzde 0,1 puanlık azalışta ihracat ve iç piyasa siparişlerinin nasıl bir rol oynadığını göremiyoruz. Bunun için Cuma açıklanacak olan SAMEKS Sanayi ve Hizmet endeksleri ile Mart ayı başında açıklanacak olan İSO imalat sektörü PMI verilerini öncelikli olarak bekleyeceğiz.

Dr. Fulya Gürbüz

Sanayi, istihdamı kısmen destekliyor; işsiz sayısı artıyor

Sevgili Okuyucular, bu hafta çok yoğun bir veri akışı vardı. 11-14 Ocak tarih aralığında açıklanan verileri sırayla analiz etmek istiyorum.

İhracat ve turizm gelirlerinde azalma ile ithalattaki artış, cari açığın artmasına sebep oldu

İlk olarak, 11 Ocak Pazartesi günü TCMB tarafından yayınlanan cari işlemler dengesi ile başlayalım. 2020 yılı Kasım ayında cari işlemler dengesi 4,1 milyar dolar açık verdi. Cari İşlemler Hesabı, Türkiye’deki yerleşik hane halkının yurt dışındaki yerleşiklerle yapmış olduğu ekonomik faaliyetler sonucunda Türkiye’nin döviz geliri ve döviz giderlerini kalemler halinde göstermektedir. Tablonun en önemli kalemini dış ticaret dengesi oluşturmaktadır. Kasım ayında 3,8 milyar dolar dış ticaret açığı kaydedildi, yani ihracattan 3,8 milyar dolar daha fazla ithalat gerçekleşti. Öte yandan döviz girdisi sağlayan en önemli kalemlerden biri olan ve turizm gelir gider farkını gösteren Seyahat kaleminde ise düşüş gördük. Kasım ayında Türkiye’ye gelen turist sayısının Ekim ayına göre yarıdan fazla azalmasının etkisiyle Seyahat kalemi Ekim ayındaki 1,3 milyar dolardan Kasım ayında 0,6 milyar dolar seviyesine geriledi. Aşağıdaki grafik son 5 yılın cari işlemler dengesindeki aylık bazda seyrini gösteriyor:

Seyahat dengesinin azalmasında elbette kış mevsimi olmasının etkisi var ancak en önemli etken Kovid-19’da yaşanan ikinci dalganın seyahat kısıntılarını beraberinde getirmesi. Dış ticaret açığındaki artışın sebebi ise ihracatın Kasım ayında önceki aya göre 1,3 milyar dolar azalmasına karşılık ithalatın önceki aya göre 1,3 milyar dolar artması.

Sanayi üretimi yavaş hızla da olsa büyümeye devam ediyor

Biliyoruz ki sanayi sektörü üretim yaparken ithal girdiye ihtiyaç duymaktadır. Üretilen malların bir kısmı ihraç edilmekte, diğer kısmı yurt içi talebi karşılamakta veya stok olarak tutulmaktadır. Ekim ayında önceki aya göre %1,2 artış kaydeden sanayi üretimi, Kasım ayında önceki aya göre %1,3 arttı. Söz konuşu artışta iç talebin mi yoksa dış talebin mi etkisi var? Bu sorunun cevabını yine bu hafta açıklanan dış ticaret endekslerinde buluyoruz. İhracat Miktar Endeksi Kasım ayında bir önceki aya göre %0,9 düşüş kaydetti, İthalat Miktar Endeksi ise bir önceki aya göre %1,3’lük artış yaşadı. İthalat Miktar Endeksindeki artışın sebebine değinmeden önce sanayi üretimi ile dış ticaret miktar endekslerinin seyrini grafik olarak göstermek istiyorum.

Yukarıdaki grafikte de göreceğiniz gibi hem ihraç edilen hem de ithal edilen malların miktarlarındaki (adet) değişimler sanayi üretimini de doğrudan etkilemektedir. Sanayi üretiminin Kasım ayında arttığını, ihracatın ise azaldığını dikkate aldığımızda acaba ithalat miktarındaki artışın sebebi ne?

Aşağıdaki grafik ithalat miktar endeksini oluşturan ana kalemlerin son 2 yıllık seyrini gösteriyor. Grafikte Kasım ayında gri çubukla gösterilen taşımacılık araçları hariç yatırım malları ithalatının aylık %9,0, mavi çubukla gösterilen hammadde ithalatının %7,4’lük artış kaydetmeleri ithalattaki artışın en önemli sebebi oldu. Bu iki kalemin Ekim ayında bir önceki aya sert bir düşüş yaşadıktan sonra Kasım ayında bir sıçrayış yaşamaları hem yurt içi hem de yurt dışı siparişler kapsamında üreticinin olumlu sinyaller aldığına işaret ediyor.

Perakende satışlardaki artış devam ediyor

Yurt içi talebin önemli göstergelerinden olan ve bu hafta TÜİK tarafından yayınlanan Perakende Satış Endeksi Kasım ayında bir önceki aya göre %2,2 artış gösterdi. Aşağıdaki grafikte mavi çizgi perakende satış endeksini, kırmızı çizgi tüketim malları ithalat miktar endeksini, yeşil çizgi ise Dolar/TL kurunun seyrini gösteriyor. Pandemiyle birlikte kapatmaların yaşandığı Nisan 2020 sonrasında perakende satışlar artışını koruyor. Pandemi öncesinde dikkatinizi çekeceği üzere 2018 ve 2019’da Türk lirasında yaşanan sert değer kayıpları hem perakende satışları hem de tüketim malları ithalatını düşürmüştür. Döviz kurunda artış eğilimi sürse de 2019 yılı son çeyreğinde ve 2020 yılının ilk 2 ayında perakende satışlar ve tüketim malları ithalatında artış eğilimi görüyoruz. Bunun başlıca sebepleri KDV indirimleri, promosyonlu satışlar ve fiyat kontrolleri idi. Kasım ayında tüketim malları ithalatındaki kısmi gerilemeye rağmen perakende satışlardaki artış devam etti. Bunun sebebini TCMB tarafından açıklanan Reel Kesim Güven Endeksi verilerinde bulmaya çalıştığınızda görebileceğiniz gibi, Kasım ayında sektörde stoklar azalırken, Aralık ayında stoklar artmaktadır.

İşsizlik artmaya devam ediyor

Son olarak tüketim ve üretim tarafındaki gelişmeler işgücü verilerini nasıl etkilediğine bakalım. 2020 yılı Eylül-Ekim-Kasım aylarını kapsayan Ekim dönemi işgücü verilerine göre, Ekim ayında işsizlik oranı %12,73’e, iş aramaktan vazgeçmiş çalışmaya hazır olan kişileri dikkate alan geniş tanımlı işsizlik oranı ise %23,33 seviyesine yükseldi. 2020 yılı Haziran-Ekim dönemlerinde sanayi sektörü istihdamı işgücü piyasasını desteklemeye devam ederken Ekim döneminde hizmet sektörü istihdamında hafif gerileme yaşandı. Vurgulamakta fayda var, iş aramaktan vazgeçip çalışmaya hazır olan kişilerin Ekim döneminde önceki döneme göre 212 bin artmış olması özellikle hizmet sektöründeki kan kaybının vahametini ortaya koymaktadır.

Dr. Fulya Gürbüz

Sürpriz yok: GSYH 3. çeyrekte önceki çeyreğe göre yüzde 15,6 büyüdü

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2020 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,7 büyüme kaydetti. Kovid-19 kaynaklı kısıtlamaların etkili olduğu 2020 yılı ikinci çeyreğinde GSYH, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %9,9, bir önceki çeyreğe göre %11,0 azalma kaydetmişti.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırıldığında GSYH 2020 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %15,6 arttı. Veri öncesinde yapılan tahminlerde, Bilgi Üniversitesi CEFİS çeyrekten çeyreğe artışı %15,85 olarak tahmin etmişti.

Takvim etkisinden arındırılmış GSYH ise 2020 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,5 arttı.

Aşağıdaki grafikte GSYH üretim modeline göre, turuncu çubuklar mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış alt üretim kategorilerinin 2020 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre değişimlerini, mavi çubuklar ise takvim etkisinden arındırılmış alt üretim kategorilerinin bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzdesel değişimlerini göstermektedir.

Kaynak: TÜİK

Yukarıdaki grafikte üretim modeline göre büyümeye en büyük katkının bir önceki çeyreğe göre %31,1 büyüyen sanayi sektörü ve %33,4 büyüyen hizmet sektöründen geldiğini görüyoruz. Sübvansiyonlar düşülmüş olarak ürünler üzerindeki vergiler ise bir önceki çeyreğe göre %8,7 artış sağladı. Vergi ertelemelerinin üçüncü çeyreğe ötelenmesinin söz konusu gelir artışında etkisi olduğunu hatırlatalım.

Aşağıdaki grafik ise üretime destek veren tüketim tarafındaki değişimleri gösteriyor. Yine turuncu çubuklar tüketim tarafında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak bir önceki çeyreğe göre değişimi, mavi çubuklar ise takvim etkisinden arındırılmış olarak bir önceki yılın aynı çeyreğine göre değişimi gösteriyor.

Kaynak: TÜİK

Yukarıdaki grafikten, mal ve hizmet ihracatının üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre %30,1 artışının üretim tarafında hem sanayi hem de hizmet sektörünü desteklediğini anlıyoruz. Mal ve hizmet ihracatını ise çeyreklik bazda %27,6 yükselen mal ve hizmet ithalatının desteklediğini görüyoruz. Zira Türkiye’nin sanayi üretiminin ağırlıklı olarak ara mal ithalatına doğrudan bağımlı olduğunu hepimiz biliyoruz. Gayrisafi sabit sermaye oluşumundaki çeyreksel bazda %20,8’lik artış ise hem talebi karşılamak hem de stokları artırmak amacıyla yatırım harcamalarının da arttığını gösteriyor.

Ekim-Kasım-Aralık dönemini kapsayan 2020 yılı son çeyreğine ilişkin öncü göstergeler (ihracat, reel kesim güven endeksi, kapasite kullanımı, imalat sanayi PMI) Ekim-Kasım döneminde sanayi sektörünü dolayısıyla da GSYH büyümesini desteklediğine (Kasım ayında söz konusu destek kısmen vites düşürdü), kısıtlamaların tekrar gündeme gelmesiyle hizmet sektörünün (sektörel güven endeksleri, SAMEKS, turizm) GSYH büyümesini önceki çeyreğe göre aşağı çektiğine işaret ediyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Eylül ayında ihracat, sanayi üretimini ve istihdamı destekledi, tüketim arttı

9-13 Kasım haftasında açıklanan üretim, dış ticaret ve tüketime ilişkin takvim ve mevsimsellikten arındırılmış TÜİK verilerine göre;

. Sanayi üretimi Eylül ayında önceki aya göre %1,7 arttı,

. İhracat miktar endeksi Eylül ayında önceki aya göre %11,2 arttı,

. İthalat miktar endeksi Eylül ayında önceki aya göre %2,0 arttı,

. Sanayi sektörü istihdamı Ağustos döneminde (Tem-Ağu-Eyl) önceki döneme göre %2,0 arttı,

. Perakende satış hacmi Eylül ayında önceki aya göre %2,8 arttı.

İhracat, sanayi üretimini desteklemeye devam ediyor…

Bir önceki aya göre değişimleri gösteren aşağıdaki grafikte, Mayıs 2020’den itibaren ihracatın (kırmızı çubuk) ve hammadde ithalatının (mavi çubuk) sanayi üretimini (gri çubuk) desteklediğini görebilirsiniz. Gri renkli 0 noktasını gösteren uzun yatay çizginin üzerindeki değerler önceki aya göre artış olduğunu, çizginin altındaki değerler ise önceki aya göre azalma olduğunu göstermektedir. Ağustos ayında ihracatta kaydedilen düşüşe rağmen hammadde ithalatı ve sanayi üretimindeki artışın imalat sektöründe mal stoklarını (turuncu çubuk) beslediğini anlıyorum. Eylül ayında ise ithalattaki sınırlı artışa rağmen ihracatı mal stoklarının beslediğini tahmin ediyorum. Pandemide ikinci dalganın tedarik zincirinde olası kırılmaları beraberinde getirebileceği endişeler sebebiyle, IHS Markit küresel imalat sanayi PMI endeksleri ülke raporlarında tedbir amaçlı satın alımların hızlandığı sinyalini almıştık.

Sanayi üretimindeki artış sanayi istihdamını destekliyor…

Aşağıdaki grafikte sol eksen, sanayi sektöründe istihdam edilen kişi sayısını (turuncu çubuklar) göstermektedir. Grafiğin sağ ekseninde ise sanayi üretimi (gri çizgi) ve imalat sektörü mevcut siparişlerinde (bordo çizgi) önceki aya göre nasıl bir değişim olduğu gösteriliyor. Yılbaşından itibaren imalat sektöründeki siparişlerde ve paralelinde sanayi üretiminde ardı ardına yaşanan gerilemelerin ardından, pandemi tedbirlerindeki gevşetmelerin etkisiyle sanayi istihdamının Haziran dönemiyle birlikte yükseliş eğilimine girdiğini görüyoruz. Eylül ve Ekim ayına ilişkin göstergeler sanayi istihdamında yükselişin devam edeceğine işaret ediyor.

Türk lirasındaki değer kaybına rağmen yurt içinde perakende satışlar hızlandı…

Aşağıdaki grafik, sol eksende sanayi sektörü (gri çubuk), imalat sektöründe mevcut siparişler (bordo çubuk), perakende satışlar (yeşil çubuk) ve tüketim malları ithalatındaki (mor çubuk) bir önceki aya göre kaydedilen değişimleri gösteriyor. Sağ eksende ise Dolar/TL kurunun (mavi çizgi) aylık ortalama değerleri gösteriliyor. Grafikte neler gördüğümü sıralayayım:

. Ağustos ayında Dolar/TL kurunun önceki aya göre %6,1 yükselmesinin etkisiyle tüketim malı ithalatında önceki aya göre sert düşüş var. Perakende satışlardaki artış ise Temmuz ayına göre hız kesti.

. Eylül ayında Dolar/TL’deki %3,5 yükselişe rağmen hem perakende satışlarda hem de tüketim malları ithalatında yükseliş var. Perakende satışlardaki hızlanmada özellikle Tekstil, Giyim ve Ayakkabı satışlarındaki aylık %13,1’lik artışın etkili olduğunu söyleyeyim. Türk lirasındaki sert değer kaybına rağmen Eylül ayında tüketim malları ithalatındaki %7,5’lik artışın ana tetikleyicisinin ise otomotiv sektörü ithalatında Eylül ayında kaydedilen %30,8’lik artış ve paralelinde otomotiv satışlarının aynı ay %46,9 yükselmesinin etkisi olduğunu düşünüyorum.

Ekim ayı göstergeleri ne söylüyor?

Ticaret Bakanlığı verilerine göre Ekim ayında ihracat ve ithalatta artışın devam etmesi sanayi üretiminde, dolayısıyla da sanayi sektörü istihdamında iyileşme göreceğimize işaret ediyor. Ekim ayında Dolar/TL kurunun %4,8 yükselmesi ve artan kredi faiz oranları sebebiyle perakende satışlarda önemli bir iyileşme olmayacağını tahmin ediyorum.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: Üretim, tüketim, bütçe, dış borç, merkez bankaları faiz kararları ve net uluslararası yatırım pozisyonu

14 Eylül 2020, Pazartesi

Ağustos ayı Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE) açıklanacak. Temmuz ayında Tarım-ÜFE önceki aya göre %0,49, önceki yılın aynı ayına göre %16,28 artış kaydetmişti. 

TÜİK Temmuz ayı sanayi üretim endeksi verilerini açıklayacak. Endeks Haziran ayında önceki aya göre %17,6, önceki yılın aynı ayına göre %0,1 artış kaydetmişti. Haziran ayı verisiyle birlikte sanayi üretimi ikinci çeyrekte, bir önceki çeyreğe göre %20,2, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %16,9 daralma kaydetmiş oldu. Sanayi üretimi endeksi ile paralellik gösteren SAMEKS Sanayi Üretimi Endeksi Haziran ve Temmuz aylarında 51,8 ve 55,6 değerlerini alarak ardı ardına yükseliş kaydetmişti. Endeksin 50 seviyesinin üzerindeki değerler sektörde önceki aya göre büyümeye işaret ediyor. Ağustos ayında ise SAMEKS Sanayi Üretimi Endeksi 51 değeri ile önceki aya göre büyümüş olsa da büyüme hızında yavaşlama olduğunu gösterdi ki bu yavaşlamada Ağustos ayı TİM ihracat verisindeki düşüşün etkisi olduğunu öte yandan bu düşüşün iç talepteki artışla kısmen telefi edildiğini düşünüyorum. Bu veriler ışığında, sanayi üretimi endeksinin Temmuz ve Ağustos aylarında yükselişini sürdüreceği ihtimalini görüyorum. Tüketim (ETTE Tüketim Endeksi, kredi verileri), dış ticaret, güven endeksleri (Reel Kesim Güven Endeksi) ve üretim (kapasite kullanımı, SAMEKS) verileri sanayi üretiminin Temmuz ayında önceki aya göre artışını sürdüreceği, Ağustos ayında ise aylık bazda hız kaybı yaşanacağı işaretini veriyor.

Temmuz ayı perakende satış endeksleri açıklanacak. Endeks Haziran ayında önceki aya göre %16,5 artış kaydederken önceki yılın aynı ayına göre %0,8’lik düşüş yaşamıştı. Sanayi üretimi endeksleriyle paralellik gösteren perakende satış endeksi, kredilerdeki artışın desteğiyle Temmuz ve Ağustos aylarında artış eğilimi gösterecek.

15 Eylül 2020, Salı

Ağustos ayı merkezi yönetim bütçe verileri açıklanacak. Merkezi yönetim bütçe dengesine yakın sonuçlar veren Hazine nakit bütçesi geçen hafta açıklandığı üzere Ağustos ayında 30,4 milyar TL fazla vermişti. Dolayısıyla merkezi yönetim bütçe dengesi de Ağustos ayında fazla verecek. Merkezi yönetim bütçesi yılbaşından bu yana toplam 139,1 milyar TL açık verdi.

Ağustos ayı konut satışları açıklanacak. Temmuz ayında 229 bin 357 konut satışı ile tarihi rekor kırıldı.

16 Eylül 2020, Çarşamba

ABD Merkez Bankası Fed, faiz kararını açıklayacak. Fed yeni para politikası yaklaşımı dahilinde maksimum istihdam ve ortalama %2 enflasyonu hedefliyor. Şubat ayında %3,5 ile tarihi düşük seviyesini gören işsizlik oranı Kovid-19 salgını ile kapatmaların devreye girdiği Nisan ayında tarihi yüksek seviye olan %14,7’ye yükselmişti. Ekonomik faaliyetlerin Mayıs ayında devreye alınmasıyla işsizlik oranı düşerek en son Ağustos ayında %8,4 seviyesine geriledi. Bunda iç talepteki artışın hizmet ve üretim sektörlerine doğrudan yansımasının etkisi var. İkinci çeyrekte ABD ekonomisi önceki çeyreğe göre yıllıklandırılmış olarak %31,7 daralma kaydetmişti. Temmuz ve Ağustos verileri mal ve hizmet üretiminde iyileşme işaretleri veriyor. Toplantıdan politika faizi ile ilgili bir değişiklik kararı gelmeyecek.  Dikkat edeceğimiz detaylar Fed’in ekonomik öngörüleri olacak.

Temmuz ayı Merkez Bankası konut fiyat endeksi yayınlanacak. Haziran ayında endeks aylık %2,6 yükselişle 139,5 seviyesine yükselmişti.

Temmuz ayı özel sektör uzun vadeli kredi borcu açıklanacak. Şubat 2018’de 226 milyar dolar ile rekor seviyeye yükselen özel sektörün uzun vadeli kredi borcu düşüş eğilimine girerek en son Haziran ayında 161,6 milyar dolar seviyesine geriledi. Finans dışı sektörün borcu 90,5 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.

17 Eylül 2020, Perşembe

Japonya Merkez Bankası (BOJ) politika faiz kararını açıklayacak. 15 Temmuz tarihli para politikası toplantısında BOJ, 2022 mali yılında bile ülke ekonomisinin Kovid-19 öncesi dönemi yakalayamayacağını vurgulamıştı. BOJ bu ayki para politikası toplantısında, Aralık 2008’den bu yana %0,3 seviyesindeki borç verme faiz oranı ve Şubat 2016’dan bu yana %-0,1 (yüzde eksi 0,1) seviyesindeki mevduat faiz oranında değişiklik yapmayacak.

İngiltere Merkez Bankası (BOE) faiz kararını açıklayacak. 6 Ağustos tarihli para politikası toplantısında BOE, GSYH büyümesinin 2021 yılı sonuna kadar Kovid-19 öncesi dönem büyüklüğüne ulaşamayacağını, atıl kapasitenin azalması halinde %2 seviyesindeki hedef enflasyona iki yıllık sürede ulaşılabileceğini kaydetmiş, bu hedeflere ulaşıncaya kadar sıkı para politikasına geçmeyeceğini belirtmişti. Eylül ayı toplantısında %0,1 seviyesindeki politika faizinde değişiklik olmayacak.

Türkiye’nin Temmuz ayı kısa vadeli dış borç stoku açıklanacak. Kasım 2014’te 143,5 milyar dolar ile zirve yapan kısa vadeli dış borç stoku Haziran ayında 124 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Kalan vadeye göre Temmuz 2020-Haziran 2021 döneminde ödenecek toplam dış borç tutarı ise 171,4 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Söz konusu borcun 61,8 milyar doları finansal olmayan özel sektör kuruluşlarına, 50,1 milyar doları özel finansal kuruluşlara ait.

TCMB ve BDDK, 11 Eylül 2020 tarihli haftalık para ve banka verilerini açıklayacak. 4 Eylül tarihli verilere göre döviz tevdiat hesaplarında önceki haftaya göre hafif bir gerileme oldu. Kamu bankalarının yabancı para net genel pozisyon açığı önceki haftaya göre 763 milyon dolar artışla 5,6 milyar dolara yükseldi. Merkez Bankasının döviz rezervleri ise sıkılaştırıcı para politikası kapsamında zorunlu karşılıklardaki artışın etkisiyle 3,3 milyar dolar artış kaydederek 44,9 milyar dolar seviyesine yükseldi. TL ve yabancı para cinsi mevduat faiz oranları Temmuz ayı sonundan bu yana artışını sürdürdü. Kredi faiz oranlarında ise TL cinsi ticari kredi oranları önceki haftaya göre yüzde 2,2 puan artışla %14 seviyesine yükseldi. TL cinsi tüketici kredileri faiz oranındaki artış sınırlı kalarak önceki %16,57’den %16,94’e yükseldi. Euro cinsi ticari kredilerin faiz oranı ise önceki %2,93’ten %2,55’e, ABD doları cinsi kredilerin faiz oranı %5,79’dan %4,0 seviyesine düştü; aynı hafta döviz bazında yabancı para kredi hacmi geriledi.

4 Eylül 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

18 Eylül 2020, Cuma

TCMB Eylül ayı Beklenti Anketi sonuçları açıklanacak. Ağustos ayı beklentilerine göre yıl sonu TÜFE %10,82, yıl sonu Dolar/TL kuru 7,343, yıl sonu cari açık 17,32 milyar dolar seviyesinde bulunuyordu. Yıl sonu GSYH’sinde, %1,56 daralma, 2021 yıl sonu GSYH’sinde %4,33 büyüme bekleniyor.

Temmuz ayı net uluslararası yatırım pozisyonu (NUYP) açıklanacak. Haziran ayında NUYP açığı 341,6 milyar dolar seviyesine yükselmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

Dış ticaret endeksleri, sanayi ve perakende satışlarda iyileşme işareti verdi

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; ihracat miktar endeksi Haziran 2020’de önceki aya göre %18,8 artışla 147,0, ithalat miktar endeksi de %7,6 artışla 121,9 seviyelerine yükseldi.

Kaynak: TÜİK

TÜİK’in yayınladığı dış ticaret endeksleri sadece mal ticaretini kapsamakta, hizmet ticaretini hariç tutmaktadır. Endekslerin baz yılı 2010 yılıdır ve başlangıç değeri 100’dür. Dolayısıyla, ihracat ve ithalat miktar endekslerinin Haziran ayında 100 değerinin üzerinde olması ihracat ve ithalat miktarlarının 2010 yılı değerlerinin üzerinde olduğunu gösteriyor. Ancak bu değerler ortalama değerler. Tüm mal grubunda aynı tablo var mı inceleyelim.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış tüketim, hammadde ve yatırım ihracatı endeksleri Haziran ayında sırasıyla 147,1, 146,6 ve 153,0 değerlerini aldı. Endeksler 2010 yılı başlangıcından bugüne 100 seviyesinin üzerinde seyrediyor. Bunun anlamı, ihracat malları miktar endeksi baz yılı olan 2010 seviyesinin altına gerilememiştir.

İthalat tarafında ise tüketim, yatırım ve hammadde ithalat miktar endeksleri Haziran ayında 78,5, 88,0 ve 134,7 seviyelerinde bulunuyor. İhracat malları üretiminin ana girdisi olan hammadde malları ithalatı Temmuz 2010’dan bu yana 2010 seviyesinin üzerinde seyrediyor. Öte yandan tüketim malları ithalatı Ağustos 2018’den bu yana, yatırım malları ithalatı da Nisan 2020’den bu yana aralıksız 100 seviyesinin altında seyrediyor. Bunun da anlamı tüketim ve yatırım malları ithalatı miktar olarak 2010 yılının gerisinde seyrediyor.

İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünüp çıkan sonucun 100 ile çarpılmasıyla elde edilen dış ticaret haddi ise Haziran ayında 109,95 seviyesinde bulunuyor. Aralık 2018’den bu yana endeks 100 seviyesinin üzerinde bulunuyor. Dış ticaret haddinin 100 seviyesinin üzerinde olması birim başına ihracat fiyatının birim başına ithalat fiyatından fazla olması demektir.

Kaynak: TÜİK

Yarın Haziran ayı sanayi üretimi ve perakende satış endeksleri açıklanacak. Dış ticaret endekslerindeki artışa benzer olarak reel kesim güveni ve SAMEKS sanayi endeksleri de Haziran ayında önceki aya göre artış kaydetmişti. Bu öncü veriler, sanayi üretimi endeksinin de Haziran ayında önceki aya göre yükseleceğine işaret ediyor. Sanayi üretimiyle yakın eğilim gösteren perakende satış endeksinde de Haziran ayında önceki aya göre iyileşme ihtimali var.

Dr. Fulya Gürbüz