Haftanın makro-ekonomi gündemi: Üretim, tüketim, bütçe, dış borç, merkez bankaları faiz kararları ve net uluslararası yatırım pozisyonu

14 Eylül 2020, Pazartesi

Ağustos ayı Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE) açıklanacak. Temmuz ayında Tarım-ÜFE önceki aya göre %0,49, önceki yılın aynı ayına göre %16,28 artış kaydetmişti. 

TÜİK Temmuz ayı sanayi üretim endeksi verilerini açıklayacak. Endeks Haziran ayında önceki aya göre %17,6, önceki yılın aynı ayına göre %0,1 artış kaydetmişti. Haziran ayı verisiyle birlikte sanayi üretimi ikinci çeyrekte, bir önceki çeyreğe göre %20,2, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %16,9 daralma kaydetmiş oldu. Sanayi üretimi endeksi ile paralellik gösteren SAMEKS Sanayi Üretimi Endeksi Haziran ve Temmuz aylarında 51,8 ve 55,6 değerlerini alarak ardı ardına yükseliş kaydetmişti. Endeksin 50 seviyesinin üzerindeki değerler sektörde önceki aya göre büyümeye işaret ediyor. Ağustos ayında ise SAMEKS Sanayi Üretimi Endeksi 51 değeri ile önceki aya göre büyümüş olsa da büyüme hızında yavaşlama olduğunu gösterdi ki bu yavaşlamada Ağustos ayı TİM ihracat verisindeki düşüşün etkisi olduğunu öte yandan bu düşüşün iç talepteki artışla kısmen telefi edildiğini düşünüyorum. Bu veriler ışığında, sanayi üretimi endeksinin Temmuz ve Ağustos aylarında yükselişini sürdüreceği ihtimalini görüyorum. Tüketim (ETTE Tüketim Endeksi, kredi verileri), dış ticaret, güven endeksleri (Reel Kesim Güven Endeksi) ve üretim (kapasite kullanımı, SAMEKS) verileri sanayi üretiminin Temmuz ayında önceki aya göre artışını sürdüreceği, Ağustos ayında ise aylık bazda hız kaybı yaşanacağı işaretini veriyor.

Temmuz ayı perakende satış endeksleri açıklanacak. Endeks Haziran ayında önceki aya göre %16,5 artış kaydederken önceki yılın aynı ayına göre %0,8’lik düşüş yaşamıştı. Sanayi üretimi endeksleriyle paralellik gösteren perakende satış endeksi, kredilerdeki artışın desteğiyle Temmuz ve Ağustos aylarında artış eğilimi gösterecek.

15 Eylül 2020, Salı

Ağustos ayı merkezi yönetim bütçe verileri açıklanacak. Merkezi yönetim bütçe dengesine yakın sonuçlar veren Hazine nakit bütçesi geçen hafta açıklandığı üzere Ağustos ayında 30,4 milyar TL fazla vermişti. Dolayısıyla merkezi yönetim bütçe dengesi de Ağustos ayında fazla verecek. Merkezi yönetim bütçesi yılbaşından bu yana toplam 139,1 milyar TL açık verdi.

Ağustos ayı konut satışları açıklanacak. Temmuz ayında 229 bin 357 konut satışı ile tarihi rekor kırıldı.

16 Eylül 2020, Çarşamba

ABD Merkez Bankası Fed, faiz kararını açıklayacak. Fed yeni para politikası yaklaşımı dahilinde maksimum istihdam ve ortalama %2 enflasyonu hedefliyor. Şubat ayında %3,5 ile tarihi düşük seviyesini gören işsizlik oranı Kovid-19 salgını ile kapatmaların devreye girdiği Nisan ayında tarihi yüksek seviye olan %14,7’ye yükselmişti. Ekonomik faaliyetlerin Mayıs ayında devreye alınmasıyla işsizlik oranı düşerek en son Ağustos ayında %8,4 seviyesine geriledi. Bunda iç talepteki artışın hizmet ve üretim sektörlerine doğrudan yansımasının etkisi var. İkinci çeyrekte ABD ekonomisi önceki çeyreğe göre yıllıklandırılmış olarak %31,7 daralma kaydetmişti. Temmuz ve Ağustos verileri mal ve hizmet üretiminde iyileşme işaretleri veriyor. Toplantıdan politika faizi ile ilgili bir değişiklik kararı gelmeyecek.  Dikkat edeceğimiz detaylar Fed’in ekonomik öngörüleri olacak.

Temmuz ayı Merkez Bankası konut fiyat endeksi yayınlanacak. Haziran ayında endeks aylık %2,6 yükselişle 139,5 seviyesine yükselmişti.

Temmuz ayı özel sektör uzun vadeli kredi borcu açıklanacak. Şubat 2018’de 226 milyar dolar ile rekor seviyeye yükselen özel sektörün uzun vadeli kredi borcu düşüş eğilimine girerek en son Haziran ayında 161,6 milyar dolar seviyesine geriledi. Finans dışı sektörün borcu 90,5 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.

17 Eylül 2020, Perşembe

Japonya Merkez Bankası (BOJ) politika faiz kararını açıklayacak. 15 Temmuz tarihli para politikası toplantısında BOJ, 2022 mali yılında bile ülke ekonomisinin Kovid-19 öncesi dönemi yakalayamayacağını vurgulamıştı. BOJ bu ayki para politikası toplantısında, Aralık 2008’den bu yana %0,3 seviyesindeki borç verme faiz oranı ve Şubat 2016’dan bu yana %-0,1 (yüzde eksi 0,1) seviyesindeki mevduat faiz oranında değişiklik yapmayacak.

İngiltere Merkez Bankası (BOE) faiz kararını açıklayacak. 6 Ağustos tarihli para politikası toplantısında BOE, GSYH büyümesinin 2021 yılı sonuna kadar Kovid-19 öncesi dönem büyüklüğüne ulaşamayacağını, atıl kapasitenin azalması halinde %2 seviyesindeki hedef enflasyona iki yıllık sürede ulaşılabileceğini kaydetmiş, bu hedeflere ulaşıncaya kadar sıkı para politikasına geçmeyeceğini belirtmişti. Eylül ayı toplantısında %0,1 seviyesindeki politika faizinde değişiklik olmayacak.

Türkiye’nin Temmuz ayı kısa vadeli dış borç stoku açıklanacak. Kasım 2014’te 143,5 milyar dolar ile zirve yapan kısa vadeli dış borç stoku Haziran ayında 124 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Kalan vadeye göre Temmuz 2020-Haziran 2021 döneminde ödenecek toplam dış borç tutarı ise 171,4 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Söz konusu borcun 61,8 milyar doları finansal olmayan özel sektör kuruluşlarına, 50,1 milyar doları özel finansal kuruluşlara ait.

TCMB ve BDDK, 11 Eylül 2020 tarihli haftalık para ve banka verilerini açıklayacak. 4 Eylül tarihli verilere göre döviz tevdiat hesaplarında önceki haftaya göre hafif bir gerileme oldu. Kamu bankalarının yabancı para net genel pozisyon açığı önceki haftaya göre 763 milyon dolar artışla 5,6 milyar dolara yükseldi. Merkez Bankasının döviz rezervleri ise sıkılaştırıcı para politikası kapsamında zorunlu karşılıklardaki artışın etkisiyle 3,3 milyar dolar artış kaydederek 44,9 milyar dolar seviyesine yükseldi. TL ve yabancı para cinsi mevduat faiz oranları Temmuz ayı sonundan bu yana artışını sürdürdü. Kredi faiz oranlarında ise TL cinsi ticari kredi oranları önceki haftaya göre yüzde 2,2 puan artışla %14 seviyesine yükseldi. TL cinsi tüketici kredileri faiz oranındaki artış sınırlı kalarak önceki %16,57’den %16,94’e yükseldi. Euro cinsi ticari kredilerin faiz oranı ise önceki %2,93’ten %2,55’e, ABD doları cinsi kredilerin faiz oranı %5,79’dan %4,0 seviyesine düştü; aynı hafta döviz bazında yabancı para kredi hacmi geriledi.

4 Eylül 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

18 Eylül 2020, Cuma

TCMB Eylül ayı Beklenti Anketi sonuçları açıklanacak. Ağustos ayı beklentilerine göre yıl sonu TÜFE %10,82, yıl sonu Dolar/TL kuru 7,343, yıl sonu cari açık 17,32 milyar dolar seviyesinde bulunuyordu. Yıl sonu GSYH’sinde, %1,56 daralma, 2021 yıl sonu GSYH’sinde %4,33 büyüme bekleniyor.

Temmuz ayı net uluslararası yatırım pozisyonu (NUYP) açıklanacak. Haziran ayında NUYP açığı 341,6 milyar dolar seviyesine yükselmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

Doğu ve Uzak Doğu’da imalat sektöründe artan maliyet işten çıkarmalara, artan rekabet satış fiyatlarında indirime sebep oluyor

IHS Markit tarafından açıklanan Ağustos ayı imalat sektörü satın alma müdürleri endeksi (PMI) verilerine göre Doğu ve Uzak Doğu’da genel olarak yurt içi talepte kısmi iyileşmeye, yurt dışı talepte bozulmaya, işten çıkarmaların devam ettiğine, girdi maliyetlerinin yükselmesine rağmen satışlarını artırmak adına üreticilerin fiyat düşürdüğünü gösterdi. Üreticilerin artan maliyetlere bağlı artan işsizlik ortamında fabrika satış fiyatlarını düşürmesi hem imalatçıların hem de hane halkının finansman ihtiyacını artırıyor.

Gelelim Ağustos ayında Doğu ve Uzak Doğu ülkeleri bazında imalat sektörü gelişmelerine…

Çin imalat sektörü PMI endeksi Ağustos ayında aylık 0,3 puan artışla 53,1 seviyesine yükseldi. Üretim ve yeni siparişler önceki aya göre hızlanırken Aralık 2019’dan bu yana ilk kez ihracat siparişlerinde artış yaşandı. Paralelinde istihdamdaki azalma hız kesti: bazı firmalar maliyetleri azaltmak için işten çıkarmalara devam ederken bazı firmalarda artan iş hacmine bağlı olarak işe alımlar oldu. Yüksek hammadde maliyetlerine bağlı olarak girdi maliyetleri yükselirken, maliyetlerdeki artış kısmen çıktı fiyatlarına yansıtıldı. Tedarik zincirindeki aksaklıklar devam etti.

Japonya imalat sektörü PMI endeksi Ağustos ayında aylık 2,0 puan artışla 47,2 seviyesine yükseldi. Üretim, yeni siparişler, ihracat ve istihdamdaki bozulma kısmen yavaşladı. Hammadde fiyatlarındaki yükselişe bağlı olarak imalat sektörü, girdi maliyetleri artmasına rağmen, satışların artması amacıyla çıktı fiyatlarında indirime gitti. Anket katılımcıları, pandeminin tedarik zincirini olumsuz etkilediğini belirtirken pandeminin ne kadar daha süreceği konusunda endişeliler.

Hindistan imalat sektörü PMI endeksi Ağustos ayında aylık 6,0 puan artışla 52,0 seviyesine yükseldi. Artan iç talep paralelinde üretim de artarken yurt dışı talepteki zayıflık sürdü. İşten çıkarmalar devam etti. Tedarik zincirindeki aksaklıklar devam ederken firmalar, teslimat sürelerindeki artışın nakliye kısıtlamaları, tedarikçi gecikmeleri ve kapasite baskılarından kaynaklandığını belirtti. Tedarik kıtlığı ve nakliye gecikmeleri sebebiyle hammadde maliyetleri arttı. Öte yandan, imalatçılar, rekabetçi baskılara ve satışları artırma çabalarına bağlı olarak, çıkış fiyatlarını önceki aylara göre daha düşük hızla da olsa düşürdüklerini belirttiler.

Rusya imalat sektörü PMI endeksi Ağustos ayında aylık 2,7 puan artışla 51,1 seviyesine yükseldi. Bunda yurt içi talepteki artış etkili oldu, yurt dışı talepteki zayıflık ise yavaşlayarak da olsa sürdü. Paralelinde, istihdamdaki düşüş yavaşladı. Yüksek tedarik maliyetleri ve para birimindeki değer kaybının ithal malları fiyatlarını yukarı çekmesine bağlı olarak işletme maliyetleri yükseldi. Şirketler söz konusu artışı çıktı fiyatlarına kısmen de olsa yansıttılar.

Güney Kore imalat sektörü PMI endeksi Ağustos ayında aylık 1,6 puan artışla 48,5 seviyesine yükseldi. Panelistlere göre Avrupa ve ABD’deki kademeli ekonomik iyileşmenin etkisiyle tedarik zincirindeki bozulma yavaşladı. Yurt içi ve yurt dışı satışlarındaki azalma düşük hızla da olsa sürdü. Bu da işten çıkarmaların hız kesmesine sebep oldu. Öte yandan, yüksek nakliye ücretleri, artan petrol fiyatları ve hammadde fiyatlarındaki artışın etkisiyle girdi maliyetlerindeki artış hızlandı. İmalatçılar ise artan maliyetlerine rağmen yoğun rekabet ortamında fiyat indirimlerine gitmek zorunda kaldılar. Tedarik zincirindeki bozulma devam etti.

Endonezya, Filipinler, Malezya, Myanmar, Singapur, Tayland ve Vietnam’ı kapsayan ASEAN imalat sektörü PMI endeksi Ağustos ayında aylık 2,5 puan artışla 49,0 seviyesine yükseldi. Toplam yeni siparişlerdeki azalma hız keserken ihracat siparişlerindeki azalma sürdü. Girdi maliyetlerinde süregelen artış, çıktı fiyatlarına yansıtılmazken işten çıkarmalar devam etti.

Tayvan imalat sektörü PMI endeksi Ağustos ayında aylık 1,6 puan artışla 52,2 seviyesine yükseldi. Bunda, yurt içi ve yurt dışı satışlarındaki artış etkili oldu. Girdi maliyetlerindeki sert artış çıktı fiyatlarına aynı ölçüde yansıtılmadı. Artan maliyetlere karşın verimlilikteki bozulmayı önlemek amacıyla işten çıkarmalar devam etti.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi veri gündemi: Nakit dengesi, işgücü, dış ticaret endeksleri, cari işlemler açığı, sanayi üretimi, ciro endeksleri, perakende ticaret ve beklenti anketi

10 Ağustos 2020, Pazartesi

Temmuz ayı nakit bütçe verileri açıklanacak. Haziran ayında nakit bütçe 26,8 milyar TL açık vermişti. Nakit dengesi 2019 yılında 130,5 milyar TL, 2018 yılında 70,4 milyar TL, 2017 yılında 60,5 milyar TL açık vermişti. 2020 yılının Ocak ayında 22,8 milyar TL fazla veren nakit bütçe Şubat-Haziran döneminde ise toplam nakit açığı 132 milyar TL oldu, yani 2019 yılı toplam açık miktarından daha fazla. Nedeni elbette KOVİD-19 kaynaklı olarak vergi ertelemeleri, üretim ve tüketimdeki düşüş ile turizm sektöründeki kayıpların vergi gelirlerini 2019 yılının aşağısına çekmesi, ek olarak da giderlerin 2019 yılı ortalamasının üzerine çıkması. Basitçe anlatırsak giderlerin hızlanması, gelirlerin de azalması nakit bütçe açığının artmasına sebep oldu. Nakit bütçe verilerinde nakit dengesi dışında nakit dengesinin finansmanının nasıl sağlandığını da görebiliyoruz. Nakit Bütçe Finansman Kalemlerini dış ve iç borçlanma, özelleştirme gelirleri, TMSF’den aktarımlar, borç geri dönüşleri ve Merkez Bankası mevduat hesabındaki değişimler oluşturuyor. Özelleştirme gelirlerinin yokluğunda, takip edilmesi gereken önemli kalemler Hazine’nin net borçlanması ve TCMB mevduat hesabındaki değişim. Hazine, 2020 yılı Mart-Haziran döneminde dış borçta net ödeyici konumundayken iç borçlanmayı hızlandırdı. Öte yandan Hazine, 2020 yılında Merkez Bankasında tuttuğu TL mevduatından Haziran ayında 26,3 milyar TL, Mart ayında ise 19,4 milyar TL kullanım yaptı.   

Nisan-Mayıs-Haziran dönemini kapsayan 2020 yılı Mayıs dönemi işgücü verileri açıklanacak. Nisan döneminde işsizlik oranı önceki ayda kaydedilen %13,19 seviyesinden %12,84 seviyesine geriledi. İşsizlik oranındaki gerilemenin sebebi, işgücü ve istihdamdaki azalış oldu. Bunda da iş aramaktan ümidini kesenlerin sayısındaki artışın etkisi olduğu kaydedilmişti. Eylül 2019-Nisan 2020 döneminde istihdam aralıksız geriliyor. Nisan-Mayıs döneminde mal ihracatındaki düşüşe rağmen sanayi istihdamındaki bozulma hizmet ve inşaat sektörlerine göre daha az oldu. Haziran-Temmuz döneminde mal ihracatının iyileşmesi sanayi sektörü istihdamında aşağı yönü sınırlarken özellikle turizm sektörünün daralmasını dikkate aldığımızda hizmet sektörü istihdamında iyileşme işareti almıyoruz. Dolayısıyla işsizlik oranında Şubat-Nisan dönemindeki düşüş, ekonominin iyileşmesinden değil iş arayanların umutlarındaki azalmadan kaynaklanıyor.

13 Ağustos 2020, Perşembe

Haziran ayı dış ticaret endeksleri açıklanacak. Dış ticaret endeksleri, dış ticaret istatistiklerinden farklı olarak sadece mal ihracat ve ithalat verilerini baz almaktadır. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat ve ithalat endeksleri Mayıs ayında önceki aya göre sırasıyla %20,7 ve %9,2 artış kaydetti. İhracat ve ithalat birim değer endeksleri ise önceki aya göre sırasıyla %3,5 ve %13,1 azaldı.

14 Ağustos 2020, Cuma

Haziran ayı ödemeler dengesi verileri açıklanacak. Mayıs ayında cari işlemler açığı Nisan ayındaki 5,1 milyar dolardan 3,8 milyar dolara gerilemişti. Haziran ayında dış ticaret açığı aylık 0,6 milyar dolar azalışla 2,85 milyar dolara geriledi. Net altın ithalatı ise Mayıs ayına göre 1 milyar dolar arttı. Söz konusu gelişmeler, cari işlemler açığını Haziran ayında Mayıs ayına göre 0,4 milyar dolar artırıcı yönde etkisi olacağına işaret ediyor.

Haziran ayı sanayi üretimi verileri açıklanacak. KOVİD-19 kaynaklı kapatmaların gevşetilmeye başlandığı Mayıs ayında takvim ve mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretimi önceki aya göre %17,4 artış kaydetmişti. Haziran ayında takvim ve mevsimsellikten arındırılmış ihracat ve ithalat verileri önceki aya göre sırasıyla %15 ve %9 artış kaydetti. İhracattaki artış otomotiv sektörü öncülüğünde gerçekleşti. Söz konusu gelişmeler, sanayi üretiminde önceki aya göre artışın Haziran ayında da süreceğine işaret ediyor.

Haziran ayı sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri ciro endeksleri açıklanacak. Nisan ayında KOVİD-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle endeksler önceki aya göre ortalama %24,7 düşüş kaydetmişti. Kapatmaların gevşemesiyle birlikte Mayıs ayında toplam ciro endeksleri aylık bazda %12,5 artış kaydetti.

Haziran ayı perakende ticaret verileri açıklanacak. Mayıs ayında takvim ve mevsimsellikten arındırılmış perakende ticaret endeksi önceki aya göre %3,7 artış kaydetmişti.

Ağustos ayı TCMB Beklenti Anketi sonuçları açıklanacak. Temmuz ayında yıl sonu yıllık TÜFE tahmini %10,22’ye, yıl sonu yıllık toplam cari açık beklentisi 14,6 milyar dolara yükselmiş; yıl sonu yıllık GSYH daralma beklentisi önceki ayki %1,33’ten %1,32’ye gerilemişti.

7 Ağustos 2020 tarihli haftalık TCMB ve BDDK, para ve banka verileri açıklanacak. Temmuz ayında yurtiçi döviz tevdiat hesapları Haziran ayı sonuna göre 7,4 milyar dolar artarken bunun 6 milyar doları bireysel hesap sahiplerine ait. Kamu bankalarının yabancı para (YP) net genel pozisyonu açığı Haziran sonuna göre 4,3 milyar dolar artışla 11,0 milyar dolara yükseldi. TCMB’nin döviz rezervleri ise Temmuz ayında Haziran ayı sonuna göre 4,7 milyar dolar azalışla 46,7 milyar dolara geriledi. 30 Temmuz 2020 verileri aşağıdaki gibidir:

Dr. Fulya Gürbüz

İmalat sektöründe üretim artışının sonucu: Enflasyonist baskı artıyor

Temmuz ayında Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) önceki aya göre 8,1 puan artışla 100,7, Hizmet Sektörü Güven Endeksi 11,2 puan artışla 66,7, Perakende Ticaret Sektörü Güven Endeksi 8,2 puan artışla 94,6 ve İnşaat Sektörü Güven Endeksi 9,0 puan artışla 87 seviyelerine yükseldi.

Kaynak: TCMB

Kaynak: TÜİK

RKGE’nin 100 seviyesini aşması reel kesim temsilcilerinin ekonomik faaliyetlere ilişkin güveninin arttığına işaret ediyor. Sektörel güven endekslerinin ise 100’den küçük değerlerini koruması sektörlerdeki kötümserliğin sürdüğünü gösteriyor.

Endekslerdeki gelişmeleri alt endekslerdeki gelişmelerle anlamaya çalışalım:

. RKGE’de yurt içi siparişlerin ağırlıklı olarak önceki aya göre aynı kaldığını dikkate aldığımızda üretim, istihdam ve ihracat siparişlerindeki beklentilerin 100 seviyesinin üzerinde olmasını özellikle Euro Bölgesi’nde imalat sektörü PMI endeksinin Temmuz ayında büyüme bölgesinde yer almasının bir sonucu olarak görüyorum. Yani reel sektörde iyimserlikteki artışın en büyük sebebi Euro Bölgesinden gelen ihracat siparişlerindeki artış. Söz konusu gelişme özellikle ihracat olmak üzere dış ticaret verilerinin Temmuz ayında da iyileşmeye devam edeceğini gösteriyor.

. Yurt içi siparişlerde ise iyileşme işaretlerinin zayıf kalmaya devam etmesi gelirler genel seviyesindeki düşüşü ve istihdamdaki azalışı destekleyen bir gelişme.

. Üretim beklentilerindeki iyileşmenin bir sonucu olarak girdi maliyetleri ve satış fiyatlarındaki artış eğilimi ise enflasyonist baskıların artıyor olduğunu gösteriyor. Enflasyondaki artış, faizler üzerindeki baskıyı artıran bir gelişmedir.

. Türkiye’de sanayi üretimi ile perakende ticaret paralel hareket etmektedir. Dolayısıyla RKGE’de üretim alt endeksindeki artış Perakende Ticaret Güven Endeksindeki artışı da destekliyor. Ancak Hizmet Sektörü Güven Endeksindeki kötümserliğin zayıflamasına rağmen halen 66,7 seviyesinde kalması Türkiye’deki ekonomik aktivitenin genele yayılamadığını, istihdamın artışına yönelik rasyonel tedbirlere ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle İnşaat Sektörü Güven Endeksinin, Hizmet Sektörü Güven Endeksine göre daha hızlı yükselmesi düşük kredi faizlerinin ve Kanal İstanbul ile ilgili gelişmelerin bir sonucu olduğunu düşünüyorum.

Dr. Fulya Gürbüz

Sanayi üretimi; otomotiv sektörü ihracatı ve perakende satışların desteğiyle Mayıs ayında önceki aya göre %17 arttı

Nisan ayında KOVİD-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle sanayi üretimi önceki aya göre %30 daralmıştı. Mayıs ayında ise izolasyonda gevşeme ile elbette sanayi üretiminde önceki aya göre yükselme yaşanacaktı. Dolayısıyla takvim ve mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretiminin önceki aya göre %17,3’lük artışı sürpriz olmadı.

Sanayi üretiminde Mayıs ayında önceki aya göre artışlar sermaye mallarında %40,2, dayanıklı tüketim mallarında %25,9, ara mallarında %14,6, dayanıksız tüketim mallarında %13,9, enerji mallarında %3,7 oldu.

Mayıs ayında sanayi üretimini destekleyen faktörleri sıralayayım:

. Sanayi üretimi ağırlıklı olarak ara malları (hammadde) ithalatına bağımlıdır. Üretimin destekleyicisi ise makine teçhizat ürünlerini kapsayan yatırım malları ithalatıdır. Aşağıdaki grafik hammadde ve yatırım malları ithalatında Mayıs ayında kaydedilen artışın sanayi üretimini desteklediğini gösteriyor.

. Aşağıdaki grafikte ise sanayi üretimi ile perakende satışlarının birlikte nasıl hareket ettiğini görebilirsiniz. Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış perakende satışları Mayıs ayında önceki aya göre %3,8 yükseldi. Alt detayda Tekstil, Giyim ve Ayakkabı satışları Mayıs ayında %80 artış kaydetti. Mayıs ayında Dayanıksız Tüketim Malı ithalatında önceki aya göre düşüşün sürdüğünü ve sanayi üretimi tarafında ise Tekstil Ürünleri ile Giyim Eşyası Ürünleri üretiminin ortalama %48 büyüdüğünü dikkate alırsak sanayi üretimini Mayıs ayında iç talebin desteklediğini anlıyorum.

. Mayıs ayında Motorlu Kara Taşıtı, Treyler ve Yarı Treyler imalatında önceki aya göre %190 artış yaşanması, benzer olarak Binek Otomobilleri ihracatında yaşanan %261’lik artış Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı olan otomotiv sektörü üretiminin de Mayıs ayında sanayi üretimini desteklediğine işaret ediyor.

Dr. Fulya Gürbüz

JP Morgan Küresel PMI Bileşik Üretim Endeksi’ndeki sert daralma Mayıs ayında hız kesti

Küresel GSYH üretiminin %98’ini oluşturan 40’tan fazla ülke ve yaklaşık 27 bin şirketi kapsayan J.P. Morgan Küresel PMI Bileşik Üretim Endeksi Mayıs ayında önceki aya göre 10,1 puan artışla 36,3 seviyesine yükseldi. Endeksin 50 seviyesinin altındaki değerler sektörün önceki aya göre daraldığını ifade ediyor.

Bileşik Üretim Endeksi’ni oluşturan İmalat Sektörü Üretim Endeksi Mayıs ayında önceki aya göre 6,7 puan artarken Hizmet Sektörü İş Aktivitesi Endeksi’ndeki aylık artış 11,5 puan oldu. Covid-19’un pandemiye dönüşmesinin izolasyon sürecini tetiklemesiyle Küresel PMI Bileşik Üretim Endeksi, Nisan ayında kaydettiği 26,2 puanlık değeri ile endeks tarihindeki en düşük değerini kaydetmişti.

Sektör bazında bakıldığında, JP Morgan Bileşik Endeksine göre, en sert daralma tüketici hizmetler sektöründe yaşanırken, imalat sektöründe en düşük daralma tüketim malları üretiminde gerçekleşti.

Satınalma müdürleri endekslerindeki (PMI) gelişmeler neden önemli?

Mal ve hizmet üretimi (GSYH) verileri üç aylık ve gecikmeli olarak açıklanmaktadır. GSYH’deki değişimlere ait ipuçlarını ise öncü göstergelerden ediniyoruz. Sanayi üretimi, tüketim ve dış ticaret verileri gibi veriler GSYH’yi tahmin etmekte kullanılan önemli öncü göstergelerdir. Ancak söz konusu verilerin de gecikmeli gelmesi GSYH tahmininde daha hızlı öncü göstergelerin gerekliliğini ortaya koyuyor. Yukarıdaki grafik IHS Markit tarafından yayınlanan rapordan alındı. Görüldüğü üzere, küresel PMI endeksindeki değişim ile küresel GSYH’deki değişim birbirine benzer hareket ediyor. Verilerin birbirine paralel hareket etmesi şu anlama geliyor: Hizmet ve imalat sektörlerinde Nisan ve Mayıs ayında yaşanan sert daralma, ikinci çeyrekte küresel GSYH’de sert daralmanın ön habercisi.

Küresel bazda, izolasyon sürecinde en sert daralmayı hizmet sektörü kaydetti

Aşağıdaki grafik izolasyon sürecinde hizmet sektörünün imalat sektörüne göre daha olumsuz etkilendiğini gösteriyor.

İmalat sektörü üretiminde sadece Çin büyüme kaydetti

Endeksin dikkate aldığı 40’tan fazla ülkeden sadece Çin’de tüm imalat sektörü üretiminde son 9 yılın en hızlı artışı yaşandı. Diğer ülkelerde ise sektördeki daralma hızında yavaşlama kaydedildi: En hızlı üretim kaybı Hindistan’da, en yavaşı ise İngiltere’de gerçekleşti.

Yeni gelen işler ise Mayıs ayıyla birlikte arka arkaya dört ay boyunca düşüşünü sürdürdü, ancak düşüş hızı Nisan’da kaydedilenden daha zayıf kaldı.

Uluslararası ticaret ise son 21 aydır düşüşünü koruyor.

Önümüzdeki 12 aya ilişkin beklentiler Mayıs ayında olumsuz seyrini sürdürürken son iki aydır düşüş beklentisi ortaya konan üretim beklentileri Mayıs ayında artış kaydetti.

İstihdam endeksi Nisan ayı kadar sert olmasa da son dört aylık düşüşünü sürdürdü. Endekse dahil olan tüm ülkeler istihdam endeksinde düşüş rapor etti.

Girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarındaki düşüş hızı Mayıs ayında yavaşlama kaydetti. Ortalama girdi maliyetleri Brezilya, Rusya ve Kazakistan’da yükselirken, sadece Kazakistan’da çıktı fiyatları artış kaydetti.

Tüketici, ticari ve finansal hizmetler sektörlerindeki sert daralma Mayıs ayında yavaşladı

JP Morgan Hizmet Sektörü İş Aktivitesi Endeksi Mayıs ayında önceki aya göre 11,5 puan artışla 35,2 seviyesine yükselerek son dört aydır sektörde daralmanın sürdüğüne işaret etti. Raporda, yeni işler, yeni ihracat siparişleri, mevcut işler ve istihdamda Nisan ayında yaşanan sert daralmanın Mayıs ayında hafiflediği ifade ediliyor. Beklentilerdeki bozulmada ılımlı bir iyileşme olsa da son üç aydır düşüşünü sürdürüyor. Aşağıdaki grafikte İş Aktivitesi (Hizmetler) Endeksi’nin alt endekslerindeki eğilim gösteriliyor. Tüketici servis sağlayıcıları alt endeksinde Mayıs ayında en sert düşüş yaşanırken, en yavaş düşüş finansal hizmetler sektöründe kaydedildi.

Dr. Fulya Gürbüz

Küresel imalat sektöründe kötüleşme Mayıs ayında da sürdü, fiyat artışları sinyalleri gelmeye başladı

Dünya imalat sektörü üretiminin %98’inin oluşturan 40’tan fazla ülkedeki satınalma müdürleri endekslerini (PMI) derleyen JP Morgan, Mayıs ayında sektördeki kötüleşmenin devam ettiğini duyurdu. JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI endeksi, Nisan’da kaydedilen 39,6 seviyesinden Mayıs ayında 42,4 seviyesine yükseldi. Endeksin 50 seviyesinin altında olması sektörde bir önceki aya göre kötüleşmeye işaret ediyor. Nisan ayı ile karşılaştırıldığında sektördeki kötüleşmede kısmen bir zayıflama var. Küresel imalat sektöründe Mayıs ayında yaşanan gelişmeleri özetleyelim:

Üretim, yeni siparişler, yeni ihracat siparişleri, satın alımlar ve gelecek döneme ilişkin üretim beklentileri Mayıs ayında 2008-2009 küresel finans krizi seviyelerinden çok daha sert düşüşler yaşıyor. Girdi fiyatları ve çıktı fiyatlarındaki kötüleşme zayıflayarak da olsa sürdü. Mayıs ayında istihdamda ABD, Euro Bölgesi, Hindistan, Güney Kore, Brezilya ve İngiltere sert düşüşler kaydetti. Çin ve Japonya’da istihdamdaki azalış kısmen daha iyimser bir tablo ortaya koydu.

Mayıs ayında küresel imalat sektöründeki kötüleşmeden ayrı hareket eden iki istisna ülke var: İzolasyon tedbirlerindeki gevşemelerin etkisiyle üretimin kısmen başladığı Çin ve Kazakistan. Çin imalat sektörü PMI endeksi Nisan’daki 49,4 seviyesinden Mayıs ayında 50,7 seviyesine yükseldi. Kazakistan imalat sektörü PMI da Nisan’daki 39,3 seviyesinden Mayıs ayında 50,1 seviyesine yükseldi. Endeksin 50 seviyesinin yukarısındaki değerler sektörün önceki aya göre iyileştiğini gösteriyor.

İki istisna ülkenin bize verdiği mesaj şu: izolasyonda gevşeme imalat sektöründe üretimde ve fabrika çıkış fiyatlarında yükselişi getiriyor.

Elbette pandemide ikinci dalga riski var, böyle bir durumda üretimde tekrar azalış göreceğiz. Öte yandan izolasyon tedbirlerinin gevşetilmesi üretimde ve istihdamda artışı da getiriyor. Sektörde iyileşme hızlandıkça enflasyonist baskıları konuşmaya başlayacağız. Bu durum en çok kimi etkileyecek? Elbette, düşük gelirli hanehalkını: Pandemi ile fiyatlarda sert yükselişe maruz kalındı, üretimdeki artışla da çıktı fiyatlarındaki artıştan olumsuz etkilenilecek.

Dr.Fulya Gürbüz

Satınalma müdürleri endekslerine göre üreticilerin maliyetleri ve çıktı fiyatları Mayıs ayında önceki aya göre yükseldi, istihdam düşmeye devam etti

Mayıs ayında üretim ve hizmet sektörleri önceki aya göre nasıl bir değişim gösterdiğini iki endeksle anlıyoruz: MÜSİAD’ın yayınladığı SAMEKS ve İSO-IHS Markit tarafından yayınlanan Türkiye PMI İmalat Sanayi Raporu. Her iki endekste de 50,0 değerinin üzerindeki ölçümler sektörde genel anlamda iyileşmenin, altındaki değerler ise kötüleşmenin olduğunu gösteriyor.

2020 yılı Mayıs ayında mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS Bileşik Endeksi, bir önceki aya göre 11,8 puan artarak 45,7 değerine yükseldi. Bileşik Endeks, Hizmet Endeksi ve Sanayi Endeksi verilerinin bileşiminden oluşuyor. Buna göre Mayıs ayında Sanayi Endeksi bir önceki aya göre 19,7
puan artarak 47,9 seviyesine, Hizmet Sektörü endeksi de 7,0 puanlık
artışla 43,9 seviyesine yükseldi. Bu ne demek? Endekslerin 50 seviyesinin altında kalması her iki sektörde de kötüleşmenin sürdüğünü, önceki aya göre endekste kaydedilen artış sektörde kötüleşmenin zayıfladığını gösteriyor.

Sanayi sektöründe yeni siparişler Mayıs ayında önceki aya göre 27,6 puan artarak 47,2 seviyesine yükseldi. Sektöre yönelik girdi alımları önceki aya göre 23,2 puan ivme kazanarak 52,0 seviyesine yükseldi. Nihai mal stokundaki azalış Mayıs’ta hız kaybetti ve önceki aya göre 8,0 puan artan alt endeks 44,2 seviyesine yükseldi. Firmaların işgücü taleplerinde nispi bir toparlanma kaydedildi ve söz konusu alt endeks önceki aya göre 3,9 puan artışla 43,3 seviyesine yükseldi. Bu gelişmelere bağlı olarak üretim alt endeksi önceki aya göre 27,7 puan birden artarak 45,8 seviyesine yükseldi. Böylece mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS Sanayi Sektörü Endeksi, önceki aya
göre 19,7 puan artışla 47,9 puan seviyesine yükseldi.

Hizmet sektöründe ise girdi alımları alt endeksi Mayıs ayında önceki aya göre 19,7 puan artarak 51,7 seviyesine yükseldi. Satın alımlardaki artışa bağlı olarak, sektöre yönelik iş hacmi önceki aya göre 10,1 puan artarak 40,3 puan seviyesine yükseldi. Tedarikçilerin teslimat süresi alt endeksi, önceki aya göre 1,8 puan artışla 44,5 seviyesinde gerçekleşti. İşgücü talebindeki azalış ise Mayıs ayı genelinde de sürdü; istihdam alt endeksi önceki aya göre 6,6 puan azalışla 43,0 seviyesine geriledi. Böylece mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS Hizmet Sektörü Endeksi, Mayıs 2020 döneminde 7,0 puan artışla 43,9 seviyesine yükseldi.

Türkiye İmalat Sanayi PMI endeksi ise Mayıs ayında önceki aya göre 7,5 puan artışla 40,9 seviyesine yükseldi. Endeksin 50 seviyesinin altında olması sektörde kötüleşmenin sürdüğü, önceki aya göre endeksin yükselmesi ise bu kötüleşmenin yavaşladığı anlamına geliyor.

Türkiye İmalat Sektörü PMI sonuçlarına göre;

. Üretim ve yeni siparişler Mayıs ayında önceki aya göre daha az sertlikte düşüş kaydetti. Bazı firmalar operasyonlarını Mayıs ayında yeniden başlattıklarını bildirdi.

. İstihdam üst üste ikinci ay azaldı. Ancak şirketlerin çoğunluğunun personel sayılarını değiştirmemesi nedeniyle düşüş önceki aya göre hız kesti, üretim ve yeni siparişlere göre çok daha ılımlı düzeyde gerçekleşti. Aşağıdaki İstihdam Endeksi grafiğine dikkat ederseniz, Mayıs ayında endekste önceki aya göre yükselme yaşandı ancak istihdam endeksinin 50 seviyesinin altında kalması istihdamdaki kötüleşmenin zayıfladığını gösteriyor.

. Yeni siparişlerdeki yetersizlik, firmaların satın alma faaliyetlerini yavaşlatmasına ve hem girdi hem de nihai ürün stoklarını azaltmasına sebep oldu.

. COVID-19 kısıtlamalarına bağlı olarak taşımacılıkta yaşanan aksamalar, tedarikçilerin teslimat sürelerinde sert artışa yol açtı. Özellikle yurt dışından yapılan ürün alımlarında güçlükler yaşandığı belirtildi.

. Türk lirasının dolar karşısındaki değer kaybı, girdi maliyetlerinde keskin ve hızlanan bir artışa yol açtı. Girdi maliyetleri enflasyonu son bir yılın en yüksek oranında kaydedildi. Bunun yansıması olarak, imalatçılar satış fiyatlarını Nisan ayına ve seri ortalamasına göre daha yüksek bir hızda artırdı.

Dr.Fulya Gürbüz

Türkiye ekonomisi 2020 yılı ilk çeyreğinde büyüdü mü, küçüldü mü?

Nasıl oluyor da Türkiye ekonomisi aynı anda hem büyüyüp hem de daralabiliyor? TÜİK’in manşeti diyor ki “GSYH 2020 yılı birinci çeyreğinde %4,5 arttı“. Ben de bir önceki yazımda şu başlığı attım: “GSYH bir önceki çeyreğe göre yüzde 15 daraldı, cari fiyatlarla daralma yüzde 10 oldu“. Hesaplamayı yanlış mı yaptık?

Önce GSYH yani Gayri Safi Yurtiçi Hasıla ne demek onu açıklayayım:

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) GSYH’yi şöyle tanımlıyor: “GSYH, bir ülkedeki belirli bir dönemde üretilen mal ve hizmetlerden dolayı oluşan katma değere ilişkin standart bir ölçüdür.”

TÜİK, GSYH’yi üç yöntemle hesaplıyor: Üretim Yöntemi, Harcama Yöntemi, Gelir Yöntemi.

Üretim yöntemiyle GSYH, bir ekonomide yerleşik olan üretici birimlerin belli bir dönemde, ekonomik faaliyetleri sonucu yaratmış oldukları tüm mal ve hizmetlerin değerleri toplamından bu mal ve hizmetlerin üretiminde kullanılan girdiler toplamının düşülmesi sonucu elde edilen değerdir.

Harcama yöntemiyle GSYH, bir ekonomide belli bir dönemde tüketime ve yatırıma yönelik harcamalar ile ihracat, ithalat farkından oluşur. Bu yöntemin ana bileşenleri, hane halklarının nihai tüketimi, devletin nihai tüketimi, sabit sermaye yatırımları ve net mal ve hizmet ihracatıdır.

Gelir yöntemiyle GSYH, ekonomideki üretici birimlerin elde ettiği maaş, ücret gelirleri, işletme karı ve devletin elde ettiği çeşitli vergi gelirlerinden oluşur. Her faaliyet kolunda mal ve hizmet üretim sürecinde yer alan üretici birimlerin üretim faktörlerine ödedikleri değerlerin toplamıdır.

Tanımlamalarda yazdığı üzere GSYH “belli bir dönem” için hesaplanıyor. TÜİK, yıl içinde üçer aylık (çeyrek) dönemler için GSYH’yi hesaplıyor. Yıl içinde dört çeyrek dönemler için hesaplanan GSYH değerlerini topladığımızda yıllık GSYH’yi hesaplamış oluyoruz.

TÜİK 2020 yılı ilk çeyrek GSYH verilerini açıkladı. Aşağıdaki tabloyu TÜİK raporundan aldım:

2020 yılı ilk çeyreğinde GSYH, yani toplam mal ve hizmet üretimi cari fiyatlarla (yani hesaplama döneminde piyasada geçerli olan fiyatlarla) 1 trilyon 71 milyar 98 milyon TL olarak gerçekleşmiş. Bir önceki yılın aynı çeyreğine göre karşılaştırdığımızda %16,2 artış kaydedilmiş. ABD doları cinsinden artış %2,6 olmuş. Ancak enflasyon etkisinden arındırılmış zincirlenmiş hacim endeksine göre GSYH yine aynı dönemde yani bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %4,5 artış kaydetmiş.

Peki, Türkiye ekonomisi 2020 yılı ilk çeyreğinde, bir önceki çeyreğe göre nasıl bir değişim göstermiş?

2020 yılı ilk çeyreğinde GSYH, bir önceki çeyreğe göre (yani 2019 yılı son çeyreğine göre) cari fiyatlarla %10 daraldı. ABD doları bazında ise bir önceki çeyreğe göre %14,4 daralma gerçekleşti. Enflasyon etkisinden arındırılmış zincirlenmiş hacim endeksine göre GSYH ise daralma %15,5 oldu.

Peki, takvim ve mevsimsellik etkilerinden arındırıldığında GSYH nasıl bir tablo ortaya koyuyor? Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre %0,6 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2020 yılı birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %4,2 arttı.

Kafanız karıştı, değil mi?

Özetle, herhangi bir arındırma yapılmadığında GSYH bir önceki yılın aynı çeyreğine göre evet büyümüş, ama aradan üç çeyrek dönem geçmiş ve 2020 yılı ilk çeyreğinde, 2019 yılı üçüncü ve dördüncü çeyrek dönemlerine göre mal ve hizmet üretimimiz daha az olmuş. Takvim ve mevsimsellik etkilerden arındırıldığında ise GSYH bir önceki çeyreğe göre hafif artış kaydetmiş.

Daha fazla detay öğrenmek isteyenlere, yani büyüme ya da daralmaya sebep olan etkenler ne olmuş konusunu bir sonraki yazıda anlatacağım.

Dr. Fulya Gürbüz

Sanayi üretimi ve perakende satışlar Mart ayında önceki aya göre sert düştü, Nisan ayında daha kötüsünü göreceğiz

Mart ayı sanayi üretimi ve perakende satış endeksleri açıklandı. Sanayi üretimi endeksi Mart ayında önceki aya göre %7,1, perakende satış endeksi ise %8,1 geriledi. Aşağıdaki grafikte de görüleceği üzere her iki endeks beraber hareket ediyor.

Şaşırmamak gerekir zira Mart ayı SAMEKS ve reel kesim güven endeksi verilerinden siparişler ve üretimde düşüş sinyali gelmişti. İhracat dahil Nisan ayı verileri talep ve üretimde çok sert düşüşe işaret ediyor.

Peki, Mart ayında hangi ürünlere talep oldu?

Aşağıdaki grafiği TÜİK’in perakende satış raporundan aldım. Önceki aya göre sadece gıda, içecek ve tütün talebinde artış olduğunu görüyoruz.

Talepteki azalış, sanayi üretimini nasıl etkiledi?

Sanayi üretimindeki tüm alt gruplar Mart ayında önceki aya göre daralma kaydetti.

Her iki veri bize ne söylüyor?

İzolasyonun başladığı Mart ayında hanehalkının, başlıca temel ihtiyacı olan gıda ve içecek harcamalarının dışında diğer tüm harcamalarında kısıntıya gittiğini, ihracattaki düşüşle birlikte sanayi sektöründe üretim ve yatırım harcamalarının daraldığını anlıyoruz.

Yukarıda ekonomi okuryazarlığını pratik ettik. Bu veriler finansal okuryazarlıkla ilgili ne söylüyor? Yatırımlar konusunda hangi ipuçlarını alıyoruz? Dayanıklı tüketim malı ve sermaye malı imalatındaki önceki aya göre sert düşüş örneğin hisse senetleri piyasasında seçimlerinizi nasıl etkiler? Hangi sektörler avantajlı, hangileri değil? Yüksek teknoloji ürünler imalatındaki sert düşüşün anlamı ne? Talepteki azalmalar şirketlerin karar alımlarını nasıl etkiliyor? Tehditler fırsata dönüştürülebilinir mi? Demem o ki, finansal okuryazarlık ile ekonomi okuryazarlığı birbirlerinden ayrı pratikler değil aksine birbirlerini destekleyici pratiklerdir. Yani, finansal kararlar ekonomiyi doğrudan etkilerken, ekonomik ortamdaki değişiklikler de finansal kararları doğrudan etkiliyor.

Dr. Fulya Gürbüz