THE GRAPH SAYS: “Prices are increasing as foreign exchange rates increase”

Monthly price increases continued in September 2020…

Turkish Statistical Institute released domestic producer and consumer prices inflation figures of September. Domestic producer price index (D-PPI) increased by 2.65% compared to the previous month while consumer price index (CPI) increased by %0,97 m/m. USDTRY gained momentum by 3.51% in the same period.

In the graph above comprising the 2018-2020 period, the left axis shows monthly changes of both D-PPI and CPI while right axis the course in USDTRY.

If you pay attention to the graph above;

. The rise in the USDTRY (green line) has been increasing the costs of the producers (blue bars), and producers are able to reflect the cost burden to the output prices (red bars) to a lower extent.

. In the periods of decreasing or stable USDTRY, costs of the producers have been diminishing but output prices continue to increase.

What affects price increases?

The graph above proves that depreciation in Turkish lira (TRY) increases the input costs, and such increases are reflected to the output prices.

So, is the depreciation in TL the only reason for the increases in output prices?

Of course not. Let me explain in an example:

Why did the consumer prices continue to increase while producer prices have been decreasing in July-August 2020? The reasons are the government’s price and tax hikes following general elections on June 23rd, 2019.

What can be expected on the inflation front in the long view?

It totally depends on uncertainties: Kovid-19, US elections, the course of TRY, budget originated price changes (tax and price hikes), geopolitical developments, actions from the Central Bank, early election risk. The list can be extended. In short, everything depends on the confidence environment yet not promising.

Dr. Fulya Gürbüz

Next week’s agenda: Confidence indices, capacity utilization, Fed’s policy rate decision, inflation report, foreign trade, and tourism

July 27, 2020, Monday

July manufacturing sector capacity utilization rate (CUR), real sector confidence index (RSCI) and sectoral confidence indices will be released. Following easing of COVID-19-led-closures in May, all these macro-economic indicators started to rise in May and got momentum further in June. A hint regarding July figures came with the IHS Markit PMI flash figures of Turkey’s main trade partner Eurozone. Flash Eurozone manufacturing PMI figures rose by 3,7 points to 51,1 in July compared to previous month. Figures above 50 indicate growth in the sector.  From the perspective of the supply chain, this may be a sign for a possible improvement in Turkey industrial production in July.  We will focus on relevant hints in CUR and RSCI figures to be released on Monday. Sectoral confidence indices, on the other hand, will help us understand the course of domestic demand.

July 29, 2020, Wednesday

Fed will release its policy rate decision. The target rate, which is the policy rate, is at the range of 0-0.25 percent since March 15, the date coronavirus declared pandemic. Fed is expected to hold the policy rate unchanged in July FMOC meeting. There are two developments supporting this expectation. Firstly, the Beige Book published on July 15, pointed to improvement in economic activity with a lower performance compared to the period before Covid-19, lower wages despite decrease in unemployment, and roughly flat input and selling prices. Secondly, the latest speech made by Fed governors in July belongs to Lael Brainard. Brainard stated that downside risks are maintained, the second wave of COVID-19 would further increase uncertainties, and financial and monetary support remain important. Lastly, Fed expanded loan facilities in July to revive economic activity and maintain financial support.

Central Bank of Turkey (CBT) will release second quarter Inflation Report. CBT decreased its inflation projection for the end of 2020 from 8.2% to 7.4% and kept its inflation projections for both 2021 and medium term at 5.4% and 5% respectively in its first quarter Inflation Report. Furthermore, CBT hold its policy rate at 8.25% at monetary policy committee meeting on July 23, stressing on upward risks regarding its year end inflation projections (pandemic-related rise in unit costs leading to an increase in the trends of core inflation indicators, and food inflation). We will focus on inflation and economic projections of CBT in 2Q20 Inflation Report. 

SAMEKS (purchasing managers indices) figures for July will be released. SAMEKS is one of the main indicators showing the tendency in both industrial and services sectors. SAMEKS Composite Index rose by 3.5 points m/m to 49.3, SAMEKS Services Sector Index rose by 2.1 points m/m to 46.3, and SAMEKS Industrial Sector Index rose by 7.0 points m/m to 56.7 in June. Levels above 50 points to growth in the sector compared to the previous month.

Tourism figures for June will be released. The sector has been contracting since March 2020 when Covid-19 burst.

Foreign trade figures of June will be released. Both exports and imports increased by 12% and 13% m/m respectively in May. According to Turkish Exporters Assembly (TİM) exports rose by 35% m/m to 13,5 billion dollars in June. Furthermore, according to central government budget figures of June pointed out a robust growth in gold excluded import figures.

July 30, 2020, Thursday

Economic Confidence Index for July to be released. The index rose by 11.8 points m/m to 73.5 in June. Being one of the parameters of Economic Confidence Index, TUİK Consumer Confidence Index fell by 1.8 points to 61.0 in July. In calculation of the Economic Confidence Index, the following parameters are considered: Consumer Confidence Index, Real Sector Confidence Index, and Sectoral (Services Sector, Retail Trade Sector, and Construction Sector) Confidence Indices. Historically, the Economic Confidence Index has a high correlation with the Services Sector Confidence Index and moves in parallel with both the Real Sector Confidence Index and the Retail Trade Sector Confidence Index. Therefore, the confidence indices to be released on Monday will help us to understand the course of the Economic Confidence Index in July.

Fulya Gürbüz, Ph.D.

JP Morgan Küresel PMI Bileşik Üretim Endeksi’ndeki sert daralma Mayıs ayında hız kesti

Küresel GSYH üretiminin %98’ini oluşturan 40’tan fazla ülke ve yaklaşık 27 bin şirketi kapsayan J.P. Morgan Küresel PMI Bileşik Üretim Endeksi Mayıs ayında önceki aya göre 10,1 puan artışla 36,3 seviyesine yükseldi. Endeksin 50 seviyesinin altındaki değerler sektörün önceki aya göre daraldığını ifade ediyor.

Bileşik Üretim Endeksi’ni oluşturan İmalat Sektörü Üretim Endeksi Mayıs ayında önceki aya göre 6,7 puan artarken Hizmet Sektörü İş Aktivitesi Endeksi’ndeki aylık artış 11,5 puan oldu. Covid-19’un pandemiye dönüşmesinin izolasyon sürecini tetiklemesiyle Küresel PMI Bileşik Üretim Endeksi, Nisan ayında kaydettiği 26,2 puanlık değeri ile endeks tarihindeki en düşük değerini kaydetmişti.

Sektör bazında bakıldığında, JP Morgan Bileşik Endeksine göre, en sert daralma tüketici hizmetler sektöründe yaşanırken, imalat sektöründe en düşük daralma tüketim malları üretiminde gerçekleşti.

Satınalma müdürleri endekslerindeki (PMI) gelişmeler neden önemli?

Mal ve hizmet üretimi (GSYH) verileri üç aylık ve gecikmeli olarak açıklanmaktadır. GSYH’deki değişimlere ait ipuçlarını ise öncü göstergelerden ediniyoruz. Sanayi üretimi, tüketim ve dış ticaret verileri gibi veriler GSYH’yi tahmin etmekte kullanılan önemli öncü göstergelerdir. Ancak söz konusu verilerin de gecikmeli gelmesi GSYH tahmininde daha hızlı öncü göstergelerin gerekliliğini ortaya koyuyor. Yukarıdaki grafik IHS Markit tarafından yayınlanan rapordan alındı. Görüldüğü üzere, küresel PMI endeksindeki değişim ile küresel GSYH’deki değişim birbirine benzer hareket ediyor. Verilerin birbirine paralel hareket etmesi şu anlama geliyor: Hizmet ve imalat sektörlerinde Nisan ve Mayıs ayında yaşanan sert daralma, ikinci çeyrekte küresel GSYH’de sert daralmanın ön habercisi.

Küresel bazda, izolasyon sürecinde en sert daralmayı hizmet sektörü kaydetti

Aşağıdaki grafik izolasyon sürecinde hizmet sektörünün imalat sektörüne göre daha olumsuz etkilendiğini gösteriyor.

İmalat sektörü üretiminde sadece Çin büyüme kaydetti

Endeksin dikkate aldığı 40’tan fazla ülkeden sadece Çin’de tüm imalat sektörü üretiminde son 9 yılın en hızlı artışı yaşandı. Diğer ülkelerde ise sektördeki daralma hızında yavaşlama kaydedildi: En hızlı üretim kaybı Hindistan’da, en yavaşı ise İngiltere’de gerçekleşti.

Yeni gelen işler ise Mayıs ayıyla birlikte arka arkaya dört ay boyunca düşüşünü sürdürdü, ancak düşüş hızı Nisan’da kaydedilenden daha zayıf kaldı.

Uluslararası ticaret ise son 21 aydır düşüşünü koruyor.

Önümüzdeki 12 aya ilişkin beklentiler Mayıs ayında olumsuz seyrini sürdürürken son iki aydır düşüş beklentisi ortaya konan üretim beklentileri Mayıs ayında artış kaydetti.

İstihdam endeksi Nisan ayı kadar sert olmasa da son dört aylık düşüşünü sürdürdü. Endekse dahil olan tüm ülkeler istihdam endeksinde düşüş rapor etti.

Girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarındaki düşüş hızı Mayıs ayında yavaşlama kaydetti. Ortalama girdi maliyetleri Brezilya, Rusya ve Kazakistan’da yükselirken, sadece Kazakistan’da çıktı fiyatları artış kaydetti.

Tüketici, ticari ve finansal hizmetler sektörlerindeki sert daralma Mayıs ayında yavaşladı

JP Morgan Hizmet Sektörü İş Aktivitesi Endeksi Mayıs ayında önceki aya göre 11,5 puan artışla 35,2 seviyesine yükselerek son dört aydır sektörde daralmanın sürdüğüne işaret etti. Raporda, yeni işler, yeni ihracat siparişleri, mevcut işler ve istihdamda Nisan ayında yaşanan sert daralmanın Mayıs ayında hafiflediği ifade ediliyor. Beklentilerdeki bozulmada ılımlı bir iyileşme olsa da son üç aydır düşüşünü sürdürüyor. Aşağıdaki grafikte İş Aktivitesi (Hizmetler) Endeksi’nin alt endekslerindeki eğilim gösteriliyor. Tüketici servis sağlayıcıları alt endeksinde Mayıs ayında en sert düşüş yaşanırken, en yavaş düşüş finansal hizmetler sektöründe kaydedildi.

Dr. Fulya Gürbüz

Turkish Exporters Assembly: Exports increased by 7.6% m/m in May

According to Turkish Exporters Assembly (TİM), exports increased by 7.6% to 9 billion dollars in May compared to the previous month but fell by 42% year-on-year. 12-month rolling total exports fell to 152.4 billion US dollars in May due to the Covid-19 related weakness. Historical peak of 167.2 billion US dollars was recorded in February 2020.

A considerable monthly improvement in exports is not a surprise since manufacturing PMI figures of Turkey’s main exports market, Europe, exposed a slight improvement in May following a solid decline in April.

On a sectoral base, exports of industrial goods increased by 19% to 5.4 billion US dollars in May compared to the previous month. Exports of automotive industrial goods doubled on monthly basis to 1,2 billion US dollars. Besides, exports of clothing and apparel goods increased by 46% to 0,8 billion US dollars. On the other hand, export figures of iron and steel products, which are third largest industrial export goods of Turkey, sustained to decrease for the last four months to 0,8 billion US dollars in May, which is the lowest level since October 2017. As can be seen in the graph below, trade war started by Trump administration in March 2018 continues to have a negative impact on Turkey’s production and exporting of both Motor Vehicles and Spare Parts and Iron and Steel Products apart from Covid-19.

In 2019, Turkey’s top ten export markets are listed from the most to the least as follows: Germany, Italy, USA, Spain, United Kingdom, France, Israel, Netherlands, Saudi Arabia, and Iraq. The graph below shows export performance of Turkey in country basis. Bursting Covid-19 in March 2020 reflected isolation and thus sharp deterioration in production, service, and trade in April. However, manufacturing PMI figures of May showed a slight improvement in economic activity associated with easing in isolation measures. Consequently, this has created a positive impact on Turkey’s exports performance in May.

Since Turkey’s industrial production depends on importing intermediate goods, it will not be a surprise to see an increase in import figures in May. The import figures of May will be released by Turkish Statistical Institute (www.turkstat.gov.tr) at the end of June.

Fulya Gürbüz, Ph.D.

Signs of mediocre price increases in global manufacturing sector

According to the Turkish Exporters Assembly, exports regarding general trading system increased by 1 billion dollars to 10 billion dollars with respect to the previous month in May 2020. In April, exports fell to 9 billion dollars which are the levels seen during the 08/09 global financial crisis.

The main reason behind the rise of exports in May is the easing in the deterioration particularly in Germany’s manufacturing sector which is the largest exports market of Turkey.  

According to J.P.Morgan Global Manufacturing PMI data, global output continued to decline at a slower rate in May, after record lower levels in April. With two exceptions: China and Kazakhstan. The message from these two exceptions is this: easing in isolation brings a rise in both production and output prices.

There is a risk of second wave in pandemic. In this case, we will see a decline in industrial output again. On the other hand, easing in isolation measures will lead to rise in both production and employment. However, we will start to talk about the inflation pressures if the improvement in the sector continues. Who will get affected the most? Particularly, the lower income household: They were exposed to harsh price increases following appearing the pandemic in Turkey, they will expose to the rise in output prices.

Fulya Gürbüz, Ph.D.

Pandemi kaynaklı izolasyonun dış ticarete etkisi: dış talep (ihracat) ve iç talep (ithalat) sert düştü

Geçen hafta cuma günü TÜİK, Nisan ayı dış ticaret verilerini açıklamıştı. TİM verileri Nisan ayındaki düşüşü TÜİK’ten daha evvel ortaya koymuştu, ancak daha geç açıklanan ithalattaki gelişme için “Nisan ayında düşer” diye tahmin ediliyordu ki TÜİK verisi bu beklentiyi teyit etti. Elbette ekonomist olmaya gerek yok kime sorsanız aynı beklentiyi söyleyecektir, ancak verilerle de bu beklentilerin teyit edilmesi de gerekiyor. İhracat Nisan ayında önceki aya göre 4 milyar 383 milyon dolar azalarak 8 milyar 990 milyon olarak gerçekleşti. İthalat ise 5 milyar 259 milyon dolar azalarak 13 milyar 553 milyon dolar olarak gerçekleşti. Böylece dış ticaret açığı Mart ayında görülen 5 milyar 439 milyon dolar seviyesinden Nisan ayında 4 milyar 564 milyar dolar seviyesine geriledi. Yukarıdaki grafikte Nisan ayında, ihracat ve ithalat arasındaki farkı gösteren dış ticaret açığında önceki aya göre kısmen azalma olduğunu görüyoruz.

Aşağıdaki grafik ise sanayi ürünleri ihracat ve ithalatı verilerini gösteriyor. Mart ayında sanayi ürünleri dış ticaret açığı 2 milyar 383 milyar dolar iken Nisan ayında 2 milyar 609 milyon dolar seviyesine yükseldi. Nisan ayında söz konusu ihracat önceki aya göre 4 milyar 378 milyon dolar azalırken, ithalattaki azalma 4 milyar 152 milyon dolar oldu. Yani sanayi ürünleri ihracatındaki azalış ithalattaki azalıştan daha fazla oldu. Peki, Mayıs ayında ihracatla ilgili bir ipucu var mı?

Mayıs ayı satınalma müdürleri endeksleri (PMI) üretimde kötüleşmenin Nisan ayında yavaşlamaya işaret ettiğini göstermişti. En büyük ticaret ortağımız olan Avrupa Birliği’ne olan ihracatımız 2019 yılında ortalama %50 iken bu oran kademe kademe azalarak Nisan 2020’de %42 seviyesine geriledi. Avrupa Birliği’ne ihracatımızın %23’ünü ise Nisan ayında Almanya oluşturmuştu ki bu oran 2019 yılı genelinde %18 idi. Mayıs ayı PMI verileri Almanya dahil Avrupa Birliğinde imalat sektöründe üretimin kötüleşmeye devam ettiğini gösterdi ancak söz konusu kötüleşmede kısmen yavaşlama işaretleri var. Dolayısıyla PMI verilerinde Türkiye’nin ihracat verilerindeki bozulmanın Mayıs ayında yavaşladığı olasılığını görüyorum.

Dr.Fulya Gürbüz

Türkiye’nin borç stoku görece düşükken neden Türk lirası değer kaybediyor, neden risk primi yüksek?

Yukarıdaki grafik IIF raporundan alınma. Dikey eksen 2007 yılından 2019 yılına kadarki dönemde kamu borcunun GSYH’ye oranının yüzdesel değişimini gösteriyor. Yatay eksen ise hane halkı ve finans dışı sektörün borcundaki değişimi gösteriyor.

Türkiye’nin kamu borcunun GSYH’ye oranı 2007’de %38 iken 2019 yılı sonuna kıyasla 7 yüzde puan azalışla %31 seviyesine geriledi. Söz konusu oran 2018 yılının ilk çeyreğinde %28 seviyesine kadar gerilemişti. Hane halkı ve finans dışı sektörün borç stokunu ise kendi hesaplarıma göre 46 yüzde puan arttığını hesaplıyorum.

Grafikte gelişmekte olan ülkelerin ortalamasını gösteren noktaya kıyasla Türkiye’nin kamu borcu, ortalamanın aksine düşüş kaydetmişken hane halkı ve finans dışı sektörün borç stokundaki artış da ortalamanın sınırlı aşağısında kalmış.

Türkiye ekonomisi 2020 yılında %2 daralma kaydederse COVID-19 sebebiyle devreye alınan 15 milyar dolarlık mali paketle birlikte kamu borcunun GSYH’ye oranı 2020 yılı sonunda en az %34 seviyesine çıkmasına sebep olacak. Elbette COVID-19 sebebiyle şu ana kadar kabaca 2,2 trilyon dolarlık tahvil alımı yoluyla sağlanacak parasal genişleme tedbirlerini duyuran ekonomilerin borç stoku da artacak. IIF küresel borç stokunun GSYH’ye oranının 2019 yılı sonunda %322 seviyesinden 2020 yılı sonunda %342 seviyesine yükseleceğini tahmin ediyor.

Peki Türkiye diğer ülkelerle aynı kaderi paylaşıyorsa finansal piyasalarına neden bu kadar sert satış baskısı hâkim?

En önemli sebebi Merkez Bankasının azalan döviz rezervleri. Merkez Bankasının brüt döviz rezervleri Mart ayında önceki aya göre 12,4 milyar dolar eriyerek 95,6 milyar dolar seviyesine geriledi. Net uluslararası rezervleri ise yine Mart ayında 5,5 milyar dolar azalışla 32,6 milyar dolar seviyesine geriledi.

2019 yılında 124 milyar TL açık veren merkezi yönetim bütçesinin 2020 yılında 139 milyar TL açık vereceği, 357 milyar TL borçlanma ile finansman sağlanacağı hedeflenmişti.

Son durumda, artan bütçe açığına bağlı olarak borç stokunda artış, COVID-19 etkisiyle bütçe harcamalarında artış, ihracatta ve turizm gelirlerinde azalmaya bağlı olarak artacak cari işlemler açığı, ekonomik daralmanın işgücü kaybını artırması, bir de üzerine Kanal İstanbul projesinin başlatılmasına yönelik kararlılık.

Tüm bu etkenleri dikkate aldığımızda Türk lirasında yaşanan değer kaybı ve Türkiye’nin risk primi (CDS primlerindeki rekor artış) artmaya devam ediyor.

Güven kaybına sebep olan bu gelişmelerden çıkış yolu ise katma değeri yüksek sürdürülebilir büyüme hedefi ortaya koyacak bir ekonomi reformu.

Dr. Fulya Gürbüz

IIF: Küresel ekonomide yüzde 3 daralma borç stokunu GSYH’nin yüzde 342’sine yükseltecek

Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF), 7 Nisan’da yayınladığı makalede 2019 yılı borç stoku verilerini açıkladı.

Küresel borç stoku 2019 yılında 255 trilyon dolar (GSYH’nin %322’si) seviyesine yükseldi…

Tahvil ve kredi borçlarından oluşan küresel borç stoku 2019 yılında 10 trilyon dolar artışla 255 trilyon dolar seviyesine yükseldi. Bu tutar toplam GSYH’nin %322’si ve 2008 finansal krizinin başlangıcındaki seviyesinden %40 yani 87 trilyon dolar daha fazla.

Gelişmekte olan ülkelerin (GOÜ) yabancı para cinsinden tahvil borçları 5,3 trilyon doları geçti. Çin hariç tutulduğunda, finans dışı sektördeki yabancı para cinsinden tahvil borç stoku toplam GOÜ borç stokunun %20’sini oluşturuyor.

2020 yılı sonuna kadar ödenecek borç 20 trilyon dolarken COVID-19 ile 2,1 trilyon dolar arttı…

2020 yılı sonuna kadar ödenmesi gereken küresel tahvil ve kredi borç tutarı 20 trilyon doların üzerinde öyle ki bu tutarın GOÜ’lere ait olan kısmı 4,3 trilyon dolar seviyesinde. Gelişmekte olan piyasalar 2020 yılı sonuna kadar 730 milyar dolarlık yabancı para borcu için yeniden finansmana ihtiyacı olacak.

IIF, 2020 yılında ortaya çıkan COVID-19 sebebiyle devreye alınan mali paketlerin küresel borç stokunu önemli ölçüde artıracağını, hükumetlerin brüt borçlanma ihraçlarını sadece Mart ayında 2,1 trilyon dolar arttırdığını vurguluyor. 2017-2019 döneminde toplam 0,9 trilyon dolar ihraç yapılmıştı.

Küresel borç stoku 2020 yılı sonunda GSYH’nin %342’sine yükselebilir…

IIF, sosyal mesafe etkisiyle küresel bazda durgunluk sinyallerinin geldiği bir ortamda, 2020 yılında %3’lük küresel daralmanın küresel borç stokunu GSYH’nin %322’sinden %342’sine yükseltebileceğini hesaplıyor.

Küresel borç stoku 2007 sonrasında hızlı artış kaydetti…

. Finans dışı kurumsal borç stoku 2007 yılından %70 artışla 74 trilyon dolar seviyesine yükseldi (GSYH’nin %92’si)

. Hükumetlerin borç stoku 2007 yılında 35 trilyon doların aşağısında iken 2019 yılında 70 trilyon dolar seviyesine yükseldi.

. Finans dışı sektörün borç stoku 2018 yılına göre 9 trilyon dolar artışla 2019 yılında 192 trilyon dolar seviyesine yükseldi. . GOÜ’ler küresel borç stoku 2019 yılında 3,4 trilyon dolar artışla 71 trilyon dolar oldu.