Aralık ayında küresel imalat sektörü büyümeye devam etti

IHS Markit verilerine göre Aralık ayında artan yeni siparişlerin etkisiyle Türkiye dahil küresel imalat sektörleri büyüme kaydederken fiyatlar üzerindeki baskılar artmaya devam ediyor. Sebepleri, son gelen verilerin ışığında ortaya koymaya çalışalım.

2020 yılı Aralık ayında Türkiye’nin ihracat ve ithalatı önceki aya göre arttı…

Ticaret Bakanlığı Genel Ticaret Sistemine göre 2020 yılının Aralık ayında ihracat önceki aya göre %11’lik artışla 17,8 milyar dolar, ithalat ise %6’lık artışla 22,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2020 yılı genelinde toplam ihracat 169,5 milyar dolar, ithalat 194,2 milyar dolar oldu; ihracat 2019 yılı geneline göre %6,3 gerilerken, ithalat %4,3 artış kaydetti.

Türkiye’nin dış ticaretindeki artış imalat sektörünü beslerken maliyetler artıyor…

IHS Markit ve İstanbul Ticaret Odası iş birliğiyle hazırlanan Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) Aralık ayında 50,8 değerini aldı. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü, 50 altındaki değerler ise küçüldüğünü gösteriyor. Endeksin, Kasım ayında 51,4 değerini almışken Aralık ayında 50,8 değerine gerilemesi ise sektörün önceki aya göre yavaşlayarak büyümeye devam ettiği anlamına geliyor. Nitekim yayınlanan raporda “… koronavirüs (COVID-19) salgınında yaşanan ikinci dalga ve salgının yayılımını önlemek amacıyla devreye sokulan” kısıtlamaların Aralık ayında imalat sektörünün üretim ve yeni siparişlerde hatta yeni ihracat siparişlerinde yavaşlamalara yol açtığı ifade ediliyor. Öte yandan raporda yer aldığı üzere, imalat sektöründe yaşanan yavaşlamaya rağmen imalat sektöründe istihdam üst üste yedinci ay olan Aralık ayında da arttı, paralelinde satın alımlarda yükseliş kaydedildi. Peki Aralık ayında istihdam, satın alımlar ve üretimdeki artışların imalatçıya maliyeti ne oldu? Koronavirüs kaynaklı kapatmaların etkisiyle yaşanan hammadde kısıntıları Aralık ayında hammadde fiyatlarını yukarı çekerken, imalatçıların girdi maliyetlerinin yükselmesine sebep oldu.

TÜİK’in yayınladığı verilere göre yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Aralık 2020’de aylık %2,36, yıllık %25,15 artış kaydetti. Tüketici fiyat endeksinde (TÜFE) ise aylık artış %1,25, yıllık artış %14,60 oldu. Pandemi kaynaklı ilk kapatmaların başladığı Nisan 2020’den yılsonuna kadarki dönemde üretici fiyatları %21,2, tüketici fiyatları %12,0, yarı yarıya ABD doları ve Euro’dan oluşan döviz sepeti ise %28,1 artış kaydetti. İmalat üretiminde ağırlıklı olarak ithal girdi kullanılması sebebiyle kur artışları üretim maliyetlerini doğrudan etkileyen ana faktördür.

Türkiye imalat sektörünü dış ticaret ortaklarının imalat sektörlerindeki büyüme destekledi…

J.P.Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI Endeksi Aralık ayında 53,8 değeri ile önceki ayın seviyesini korusa da üretim, yeni siparişler ve yeni ihracat siparişleri artmaya devam etti. İmalat sektörleri Aralık ayında sırasıyla en yüksek hızla büyüyen ilk iki ülke Brezilya ve Tayvan oldu. Bu ülkeleri sırasıyla Almanya, Hollanda, Kanada, İngiltere, İrlanda ve ABD izledi. Türkiye’nin sırasıyla en büyük ihracat pazarları olan Almanya’nın ilk sırada yer aldığı AB ülkeleri, İngiltere, ABD, Çin, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirliği ve Hindistan imalat sektörlerinde Aralık ayında kaydedilen büyüme Türkiye’nin imalat sektörünün de büyümeye devam etmesine katkı sağladı. İngiltere’nin AB’den ayrılma sürecinde (Brexit) stokları artırma gayreti hem İngiltere’nin hem de AB ülkelerinin imalat sektöründe, dolayısıyla da yeni ihracat siparişlerinde artışı beraberinde getirdi. Türkiye’nin en büyük dış ticaret pazarı olan Almanya’nın Aralık ayı PMI raporunda imalat sektörünün büyüme kaydetmesini destekleyen etkenler olarak yurt içi talep ile AB’den ve Çin’den gelen ihracat siparişlerine vurgu yapıldı.

Pandemi gölgesinde küresel imalat sektörlerindeki iyileşme, enflasyonu yukarı çekiyor…

JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI raporunda yazıldığı üzere küresel ara mal üreticileri Aralık ayında istihdamı artırırken tüketim ve yatırım malları üreticileri aynı ay istihdama destek veremediler. Pandemi kaynaklı arz kısıntıları ve artan ulaşım maliyetleri hem üretim maliyetleri hem de satış fiyatlarındaki artışın hızlanmasına sebep oldu. Diğer bir ifadeyle, küresel imalat sektörünün ayakları üzerinde durabilme çabaları enflasyonist baskının artmasına sebep oluyor. Artan enflasyon baskısı, pandemi etkisiyle küresel çapta artan işsiz nüfusun geçim sıkıntısını daha da zora sokuyor. Artan maliyetler ve gelir kaybı, bireylerin ve şirketlerin kredi borçları dolayısıyla da bankacılık sistemi üzerinde kara bulutların toplanmasına sebep oluyor. 2008-2009’da patlayan küresel finansal kriz, Mart 2018’de ABD’de Trump yönetiminin başlattığı ticaret savaşı ve son olarak 2019 yılının sonunda ortaya çıkan pandemi; finansal riski giderek sarmala dönüştürüyor. Bu sebeple dikkatler, aşının Covid-19 ve türevlerine etki edip etmeyeceğine yoğunlaşmış durumda. İyi senaryoda ekonomik aktivitenin iyileşmeye başlayacağını, kötü senaryoda ise gelir dağılımındaki makasın giderek açılacağını tahmin etmek zor değil. Makas ifadesi düşük gelir grubuyla yüksek gelir grubu arasındaki uçurumu ifade ediyor. Krizler ve bulaşıcı hastalıklarla daima yüzleşmek zorunda kalan ve kalacak olan küresel yönetimler mevcut ortamda finansman ihtiyacını sağlamaya çalışıyorlar. Öte yandan da cesaret kırıcı işsizlik verileri ve artan fiyatlar gelir dağılımının bozulmaya devam etmesine sebep oluyor. Anlaşılıyor ki aşı ile ilgili olumlu sinyaller alana kadar gelir dağılımı üzerindeki riskler de artmaya devam edecek. Aşı elbette bir çözüm ancak kalıcı çözüm için küresel yönetimlerin dış politika ve dış ticarette yapıcı bir tutum sergilediği, küresel gelir dağılımının adil bir resim ortaya koyduğu ütopik bir dünyanın hayalini kuruyorum.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomide büyümenin anahtarı aşıda

Ekonomide büyümenin kilidini bilginin küreselleştiği mevcut pandemi sürecinde aşıların etkinliği, virüsün yapısındaki değişikliklere uyumları ve aşılama süreci açacak.

Çember daralıyor derken Covid-19 hanemize girdi. 14-18 Aralık haftasının başında kızım ve hemen ardından oğlum Covid-19 virüsüne yakalandılar. Evde izolasyon, hijyen tedbirleri ve maske kullanımı sayesinde virüse maruz kalmadım. Kadıköy İlçe Sağlık Müdürlüğünün sürekli takibinde olmamız, süreci atlatmakta önemli bir faktör oldu. Tüm İlçe Sağlık çalışanlarına sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum.

Gelelim makro-ekonomik verilerden uzak kaldığım son 11 gündeki gelişmeleri anlamaya. Öncelikle sanayi üretimi.

14 Aralık’ta TÜİK Ekim ayı sanayi üretimi endeksini, 22 Aralık’ta da Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Kasım ayı otomotiv sektörü verilerini açıkladı.

Sanayi üretimi Ekim ayında bir önceki aya göre %1,1 artış kaydetse de artış hızı Eylül ayındaki %1,7’lik artışın gerisinde kaldı. Sanayi üretimi, Mayıs ayında bir önceki aya göre %18,2’lik sert yükselişin ardından son 4 aydır artışını yavaşlayarak da olsa sürdürüyor.

Aşağıdaki grafikte gri çubuklar sol eksendeki sanayii üretimi endeksini, mavi çizgi sağ eksendeki otomotiv sektörü toplam üretimini, kırmızı çizgi ise yine sağ eksendeki otomotiv sektörü ihracat verilerini gösteriyor.

Grafikte Ağustos aylarında dikkat çeken düşüşlerin sebebi, Ağustos ayının otomotiv sektörünün tatil yaptığı döneme denk geliyor olması.

Yukarıdaki grafiği incelediğimizde; otomotiv ihracatının otomotiv üretimini, otomotiv üretiminin ise sanayi üretimini doğrudan etkilediğini görebiliyoruz.

Türkiye’nin toplam ihracatının en büyük payını otomotiv sektörü ihracatı oluşturuyor. Türkiye, ihracatının en büyük kısmını ise Almanya’ya yapıyor. Dolayısıyla Türkiye’de sanayi üretiminin Almanya’daki talep şartlarından doğrudan etkilendiğini söylemek yanlış olmayacaktır.

Aşağıdaki grafiği tradingeconomics.com’dan aldım. Mavi çizgi sol eksendeki Almanya’nın otomotiv üretimini, siyah kesikli çizgi ise sağ eksendeki Türkiye’nin otomotiv üretimini gösteriyor. Tarihsel olarak bakıldığında, her iki ülkenin otomotiv üretimindeki artış ve azalışlar paralel seyrediyor.

Ancak grafikte bariz bir şekilde dikkatimizi çeken, Kasım ayında Almanya’nın otomotiv üretimi artarken, Türkiye’nin otomotiv üretiminde gerileme yaşanmış olması. Söz konusu gerilemenin sebeplerini araştırdığımızda;

. Kasım ayı TİM ihracat verilerine göre Almanya’ya yapılan ihracatın Ekim ayına göre gerilediğini,

. Kasım ayı İSO imalat sanayi PMI endeksine göre Türkiye’de yeni ihracat siparişlerinin Ekim ayına göre ivme kaybettiğini,

. IHS Markit Almanya imalat sektörü PMI verilerine göre Almanya’nın ihracat siparişlerindeki artışın Kasım ayında ivme kaybı yaşadığını görüyoruz.

Özellikle en büyük ticaret ortaklarımız olan Euro Bölgesi ve İngiltere’de Covid-19 kaynaklı kapatmaların sıkılaştırılmaya başlandığı Kasım ayında Türkiye’nin ihracatının bir önceki aya göre azalması, sanayi üretiminde de Kasım ayında güç kaybı yaşanacağı ihtimalini artırıyor.

Peki, Aralık ayı ile birlikte sanayi üretiminde nasıl bir tablo bizi bekliyor?

Avrupa’da kapatmaların Aralık ve Ocak aylarında sürecek olması Türkiye’nin üretim performansı üzerinde olumsuz etki yaratacak. Nitekim Avrupa Merkez Bankası (AMB), 10 Aralık tarihli toplantı kararında pandemi ve aşılamaya yönelik artan belirsizliklere vurgu yapılırken negatif faiz politikasını sürdürecekleri belirtilmişti. İngiltere Merkez Bankası da 17 Aralık tarihli toplantısında pandemi kaynaklı kapatmaların 2021 yılı ilk çeyreğine yönelik büyüme beklentilerini aşağı çekeceği vurgulandı. Ek olarak, Almanya ve Çin arasındaki ticaretin Uzak Doğu’da pandemi kaynaklı kapatmalardan doğrudan etkilenecek olması dikkatleri aşı konusundaki gelişmelere çekiyor.

Öte yandan, 16 Aralık tarihli toplantısında Amerikan merkez bankası Fed ekonomik aktivite, işsizlik ve enflasyon üzerinde ağır sonuçları olan pandeminin yarattığı sağlık sorunlarının orta vadede ekonomik görünüm üzerinde dikkate değer bir risk oluşturduğu ve ekonominin seyrinin tamamen virüsün seyrine bağlı olduğu belirtildi.

Bununla birlikte, 20 Ocak’ta resmen başkanlık koltuğuna oturacak olan Biden’in ticari ve siyasi ilişkileri diyalog yoluyla sürdüreceği vaadi, Trump yönetimine göre daha ılımlı bir tablo ihtimalini ortaya koyuyor. Bu, elbette risk algısı üzerinde olumlu bir etki yaratacaktır ancak küresel ekonomide büyümenin kilidini bilginin küreselleştiği mevcut pandemi sürecinde aşıların etkinliği, virüsün yapısındaki değişikliklere uyumları ve aşılama süreci açacak.

Yüksek enflasyonu yüksek faizle dizginlemeye çalışan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına ise hükümetin reformlar yoluyla destek vermesi bekleniyor. İşsizliğin arttığı, gelirlerin azaldığı hem Türkiye ekonomisini hem de küresel ekonomiyi 2021 yılında çok zorlu bir süreç bekliyor. Anahtar ise pandeminin seyri ve aşıda.

Dr. Fulya Gürbüz

COVID-19, Dünya imalat sektörü üzerinde kara bir bulut

IHS Markit işbirliğiyle hazırlanan İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) Kasım ayında önceki aya göre 2,5 puan düşüşle 51,4 seviyesine geriledi. Yayınlanan raporda “koronavirüs (COVID-19) salgınında yaşanan ikinci dalganın etkisiyle Türk imalat sektöründeki toparlanmanın Kasım’da hız kaybettiği” ifade edildi. Endeksin 50,0 değerinin üzerinde ölçülen tüm rakamlar sektörde genel anlamda iyileşmeye işaret ediyor.

COVID-19 vaka sayılarının artmasının etkisiyle müşteri talebi ve üretim süreçleri olumsuz etkilenirken, yeni siparişler ve üretim yavaşladı. Yeni ihracat siparişleri ivme kaybetti. Söz konusu ivme kaybında özellikle en büyük ticaret ortağımız olan Avrupa’nın aldığı ihracat siparişlerindeki artışta yaşanan yavaşlamanın etkisi var. Elbette bu gelişmede ihracat ürünlerimizin teknolojik olarak talebi karşılamakta yeterli olup olmadıklarının cevabını da bilmek isterdim.

Öte yandan, Kasım ayıyla birlikte imalat sektörü istihdamı son 6 aydır yükselişini sürdürüyor. COVID-19 sebebiyle küresel çapta artan kısıtlamaların önümüzdeki aylarda devam etmesi halinde ihracat performansımızla birlikte sektör istihdamında da bozulma ihtimali yüksek.

COVID-19 kaynaklı olarak tedarik zincirindeki bozulmalar ise teslimat sürelerinin uzamasına, paralelinde girdi stoklarının da azalmasına sebep oldu. Türk lirasındaki değer kaybının etkisiyle girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarında hızı düşse de artış sürdü.

Dünyada imalat sektörü PMI verileri ne söylüyor?

Kasım ayında imalat sektöründeki yavaşlama sadece Türkiye’ye özgü değil. Ülke ve bölge bazında farklılık gösterse de COVID-19 kaynaklı kısıtlamaların artması talep üzerinde azalmaya sebep olurken istihdamda düşüş, tedarik zincirindeki bozulmalara bağlı girdi maliyetlerinde artış var. Artan rekabetin etkisiyle girdi maliyetleri kısmen çıktı fiyatlarına yansıtılmış durumda.

Aşağıda halihazırda IHS Markit tarafından yayınlanmış ülke ve bölge bazında PMI raporlarının özetlerini sıraladım. Parantez içindeki rakamların ilki Ekim ayı PMI değerlerini, ikincisi ise Kasım ayı değerlerini gösteriyor. 50 üzerindeki değerler imalat sektöründe bir önceki aya göre büyümeye, aşağısındaki değerler ise daralmaya işaret ediyor. Rakam 50’nin üzerindeyse ve önceki aya göre düşüşle hala 50’nin üzerinde kalmışsa sektörde büyümenin yavaşlayarak da olsa sürdüğü yorumunu, önceki aya göre yükselmişse sektördeki büyümenin hızlanarak devam ettiği yorumunu yapıyoruz. 50’nin altındaki değerlerdeki düşüş daralmanın arttığına, yükseliş ise daralmada yavaşlamaya işaret ediyor.

(Not: Aşağıda ülke raporu özetleri en son yayınlanandan en önce yayınlanana göre sıralandı. Ülkelerin yanına iliştirilmiş parantez içindeki sayıların ilki Ekim ayı PMI değerlerini, ikincisi Kasım ayı değerlerini gösteriyor.)

Meksika (43,6 – 43,7) Kovid-19 vakalarındaki artış satışlarda, ihracat siparişlerinde satın alım ve üretimde sert düşüş getirdi; istihdamdaki düşüş zayıfladı. Artan girdi maliyetlerine rağmen satışları artırabilmek adına çıktı fiyatlarında indirime gidildi.

Kolombiya (51,7 – 52,1): Siparişlerdeki artışa paralel olarak satın alımlar, istihdam ve üretim artış kaydetti. Girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları yükseldi. Gelecek 12 ayda üretim artışı beklentilerindeki iyileşmede kısmi bozulma görüldü.

ABD (53,4 – 56,7): Güçlü yurt içi ve yurt dışı talebe bağlı olarak üretim arttı, istihdamda kısmi iyileşme yaşandı, tedarik zincirindeki kesintilere istinaden artan girdi maliyetlerine bağlı olarak çıktı fiyatları yükseldi. Yeni ihracat siparişlerindeki artış yeni yurt içi siparişlerdeki artışa kıyasla sınırlı kaldı. Aşıya yönelik iyimserlik ve yeni siparişlerdeki artışın etkisiyle gelecek 12 ayda üretim beklentilerindeki iyileşme devam etti.

Kanada (55,5’ten – 55,8’e): Yüksek iç talebe bağlı olarak üretim, satın alımlar ve işe alımlar arttı. İhracat siparişlerindeki artış sınırlı kaldı. Hammadde ve taşıma maliyetlerindeki artışın etkisiyle girdi maliyetleri ve paralelinde çıktı fiyatları yükseldi. Gelecek 12 ayda üretim artışı beklentilerindeki iyileşme devam etti.

Brezilya (66,7 – 64,0): İhracat siparişlerindeki güçlü artışa bağlı olarak üretim, satın alımlar ve istihdam arttı. Hammadde kıtlığı, ülke para birimindeki değer kaybı yüksek talep etkisiyle girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları sert artış kaydetti.

İngiltere (53,7 – 55,6): Üretim ve yeni siparişler arttı. Avrupa, Asya ve ABD kaynaklı olmak üzere ihracat siparişleri artış kaydetti. Brexit öncesi satın alımlar arttı. Girdi maliyetlerindeki artış çıktı fiyatlarına yansıtıldı.

Euro Bölgesi (53,8 – 54,8): Üretim ve yeni siparişlerdeki artış sürmesine rağmen işten çıkarmalar devam etti. Özellikle Avrupa ve Çin kaynaklı siparişlerin etkisiyle ihracat siparişleri yavaşlayarak da olsa artmaya devam etti. Girdi maliyetleri artarken çıktı fiyatlarındaki artış sınırlı kaldı. Gelecek 12 ayda üretim artışı beklentilerindeki iyileşmeye hızlandı.

Rusya (46,9 – 46,3): Kovid-19 kısıntıları sebebiyle iç talep düşerken ihracat siparişlerinde artış yaşandı. Talepteki düşüşün etkisiyle üretim düştü, işten çıkarmalar hızlandı. Arz kısıntıları ve taşıma maliyetlerindeki artış girdi maliyetlerinin artmasına ve söz konuşu artışın kısmen çıktı fiyatlarına yansıtılmasına sebep oldu. Beklentilerde hafif iyileşme yaşandı.

Hindistan (58,9 – 56,3): Tüketim malları talebine bağlı olarak üretim arttı. İhracat siparişlerindeki artış hız keserek sürdü. Satın alımlardaki artış hızında yavaşlama görüldü. Sosyal mesafe kısıdından dolayı istihdam azalmaya devam etti. Girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları arttı. Gelecek 12 aydaki üretim beklentilerindeki iyimserlik kamu politikaları, para birimindeki değer kaybı ve Kovid-19 kaynaklı belirsizliklere bağlı olarak kısmen bozuldu.

Çin (53,6 – 54,9): İç talep kaynaklı yeni siparişlerdeki artışın etkisiyle üretim arttı, ihracat siparişlerinde artış sınırlı kaldı. İşe alımlardaki artış devam etti. Arz kısıtlarından dolayı tedarik süreleri uzadı. Talep artışı ve yüksek hammadde fiyatları girdi maliyetlerinin artmasına sebep olurken çıktı fiyatlarındaki artış görece düşük kaldı. Beklentilerdeki iyileşme sürdü.

Japonya (48,7 – 49,0): Üretim ve yeni siparişlerdeki düşüş yavaşladı. Siparişlerdeki düşüş son 23 aydır aralıksız sürüyor. İhracat siparişlerindeki düşüş için özellikle Avrupa’nın uyguladığı virüs kısıtlamaları not ediliyor. İstihdamda düşüş yavaşlayarak da olsa sürdü. Girdi maliyetlerindeki artış yavaşlarken çıktı fiyatlarında rekabet kaynaklı düşüşler kaydedildi. Hammadde erişimine zorluklar tedarik sürelerinin uzamasına sebep oldu. Hem girdi hem de nihai ürün stokları azaldı. Beklentilerdeki iyileşme sürdü.

Güney Kore (51,2 – 52,9): Üretim ve yeni siparişler hızlandı, işe alımlar arttı. Yurt içi talep ve ihracat siparişleri ivmelendi. İhracat siparişlerindeki artışın özellikle Çin ve Japonya başta olmak üzere Asya-Pasifik bölgesinden kaynaklandığı belirtildi. Satın alımlar artarken tedbir amaçlı olarak stok alımları arttı. Yüksek hammadde fiyatlarına bağlı olarak girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları arttı. Beklentilerdeki iyileşme sürdü.

Tayvan (55,1 – 56,9): Yurt içi ve yurt dışı talep artışına bağlı olarak üretim artsa da işe alımlarda temkinlilik hakimdi. İhracat siparişleri Şubat 2018’den bu yana en yüksek artışını kaydetti. Satın alımlar arttı. Pandeminin tedarikçiler üzerinde oluşturduğu zorluklar sebebiyle tedarik süreleri uzadı. Arz kısıtları ve artan talebin etkisiyle girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları yükseldi. Beklentilerdeki iyileşme sürdü.

Endonezya (47,8 – 50,6): Kovid-19 kaynaklı kısıtlamalardaki gevşemeye bağlı olarak üretim artsa da yeni siparişlerdeki artış sınırlı kaldı. Bunda stok ve kapasiteye yönelik temkinli tutumun girdi stoklarına yatırımın önüne geçmesi etkili oldu, ara mal üreticilerinin satışları düştü, birikmiş işler azaldı, istihdamdaki gerileme devam etti. Tedarik edinimindeki zorluklar sebebiyle tedarik süreleri uzadı. Hammadde fiyatlarındaki artış ve ülke para biriminin değer kaybetmesi girdi maliyetlerinin yükselmesine sebep oldu, çıktı fiyatlarındaki artış görece sınırlı kaldı. Beklentilerdeki iyimserlik sürdü.

Vietnam (50,0 – 49,9): Fırtına ve sel felaketleri ile Kovid-19’un üretim şartları üzerinde yarattığı baskı sebebiyle üretim düştü. İhracat siparişlerindeki sert düşüşe bağlı olarak yeni siparişlerde kısmi düşüş yaşandı, nihai mal stokları azaldı, satın alımlar ve istihdam geriledi. Hammadde azlığı ve yüksek fiyatlı ithal girdiler sebebiyle girdi maliyetleri sert yükseldi, çıktı fiyatlarındaki yükseliş ise görece daha düşük kaldı. Beklentilerdeki iyimserlik sürdü.

Malezya (48,5 – 48,4): Kovid-19 vakalarındaki artış devam ediyor. Üretim ve yeni siparişlerdeki bozulma yavaşladı. Kısıtlamalardaki artış başta vaka sayılarının arttığı Hindistan olmak üzere ihracat siparişlerini aşağı çekti. İşten çıkarmalar zayıfladı. Hammadde kıtlığına bağlı olarak girdi maliyetleri artmaya devam etti, maliyetlerdeki artış kısmen çıktı fiyatlarına yansıtılabildi. Satın alımlar azalırken, hammadde, yarı mamul ve nihai ürün stokları düştü. Beklentilerdeki iyileşme sürdü.

Tayland (50,8 – 50,4): İhracat siparişlerindeki azalmaya rağmen iç talep ve üretim arttı, üretimdeki artış satın alımları beraberinde getirdi, mamul stoklarında artış yaşandı, kapasite baskısındaki azalma sebebiyle istihdam düşmeye devam etti, beklentilerde iyileşme sürdü, girdi maliyetlerinde kısmi artışa rağmen çıktı fiyatları değişmedi.

Filipinler (48,5 -49,9): İş aktivitesinin kısmen arttığı ülkede üretim arttı, toplam yeni siparişler azalsa da sınır kısıtlamalarının gevşetilmesine bağlı olarak ihracat siparişlerinde artış görüldü, düşük talebe bağlı olarak maliyetleri azaltmak adına işten çıkartmalar devam etti, hammadde ve nihai mal stoklarında azalma sınırlı kaldı, tedarik zincirindeki aksamalara bağlı olarak tedarikçilerin teslimat süreleri uzadı, hammadde eksikliği ve artan taşıma maliyetleri sebebiyle girdi maliyetleri yükseldi, artan maliyetler kısmen tüketiciye yansıtılabildi, geleceğe dair beklentiler iyileşti.

Myanmar (30,6 – 43,2): Kovid-19 kaynaklı yeni kısıtlamalar ve fabrikaların kapatılmasına bağlı olarak üretim, yeni siparişler, satın alımlar, istihdam, stoklar düştü; hammadde eksikliği ve artan taşıma maliyetleri sebebiyle girdi maliyetleri yükseldi, maliyet artışları çıktı fiyatlarına yansıtılmadı, geleceğe dair beklentiler iyileşti.

Dr. Fulya Gürbüz

No surprise: GDP of Turkey increased by 15.6% q/q in 3Q2020

Gross Domestic Product (GDP) of Turkey increased by 6.7% in the third quarter of the year 2020 (3Q2020) compared to the same quarter of the previous year according to the unadjusted terms. In 2Q2020 when the Covid-19 was declared as pandemic by WHO, GDP contracted by 11% compared to previous quarter (q/q) and 9.9% compared to the same quarter of the previous year (y/y) due to the Covid-19 based tight restrictions.

In seasonally and calendar-based adjustments GDP expanded by 15.6% q/q in 3Q2020 while the year-on-year expansion realized as 6.5% in calendar adjusted figures. Before the announcement, CEFIS of Bilgi University forecasted q/q expansion of 15.85%.

In the graph below, orange colored bars show q/q percentage changes in seasonally and calendar adjusted production-modelled-GDP figures while blue bars represent the y/y percentage changes in the calendar adjusted figures.

Source: TUIK

In the graph above, we can see that 31.1% q/q increase in the industrial sector and 33.4% q/q increase in the services sector were the main drivers of the q/q GDP growth in 3Q2020. Taxes less subsidies on products expanded 8.7% q/q in 3Q2020. Worth to remind that tax delaying in 2nd quarter to the 3rd quarter influences aforementioned revenue increase.

On the other hand, the graph below shows the quarterly changes in consumption which supports production. The orange colored bars show the quarterly changes in calendar and seasonally adjusted consumption-based GDP components while blue bars show yearly changes in calendar adjusted GDP components.

Source: TUIK

In the graph above, we understand that a 30.1% q/q increase of exports of goods and services in 3Q2020 supported both industrial and services sectors on the production side. Moreover, we see that a 27.6% quarterly increase in imports of goods and services supported the exports of goods and services in 3Q2020. Because we all know that Turkey’s industrial production depends mostly on imports of intermediate goods. Furthermore, gross fixed capital formation rising by 20.8% q/q in 3Q2020 shows the rise in investment expenditures to meet the demand and increase the stocks.

The leading indicators regarding 4Q2020 comprising the period of October-November-December (exports, real sector confidence index, capacity utilization of manufacturing sector, manufacturing sector PMI) signal that;

. the industrial sector supports the industrial sector as well as GDP growth in the period of October-November, and

. the services sector (sectoral confidence indices, SAMEKS indices, tourism) puts downward pressure on GDP growth compared to 3Q2020 due to the latest engaged COVID-19 related restrictions.

Fulya Gürbüz, Ph.D.

Eylül ayında ihracat, sanayi üretimini ve istihdamı destekledi, tüketim arttı

9-13 Kasım haftasında açıklanan üretim, dış ticaret ve tüketime ilişkin takvim ve mevsimsellikten arındırılmış TÜİK verilerine göre;

. Sanayi üretimi Eylül ayında önceki aya göre %1,7 arttı,

. İhracat miktar endeksi Eylül ayında önceki aya göre %11,2 arttı,

. İthalat miktar endeksi Eylül ayında önceki aya göre %2,0 arttı,

. Sanayi sektörü istihdamı Ağustos döneminde (Tem-Ağu-Eyl) önceki döneme göre %2,0 arttı,

. Perakende satış hacmi Eylül ayında önceki aya göre %2,8 arttı.

İhracat, sanayi üretimini desteklemeye devam ediyor…

Bir önceki aya göre değişimleri gösteren aşağıdaki grafikte, Mayıs 2020’den itibaren ihracatın (kırmızı çubuk) ve hammadde ithalatının (mavi çubuk) sanayi üretimini (gri çubuk) desteklediğini görebilirsiniz. Gri renkli 0 noktasını gösteren uzun yatay çizginin üzerindeki değerler önceki aya göre artış olduğunu, çizginin altındaki değerler ise önceki aya göre azalma olduğunu göstermektedir. Ağustos ayında ihracatta kaydedilen düşüşe rağmen hammadde ithalatı ve sanayi üretimindeki artışın imalat sektöründe mal stoklarını (turuncu çubuk) beslediğini anlıyorum. Eylül ayında ise ithalattaki sınırlı artışa rağmen ihracatı mal stoklarının beslediğini tahmin ediyorum. Pandemide ikinci dalganın tedarik zincirinde olası kırılmaları beraberinde getirebileceği endişeler sebebiyle, IHS Markit küresel imalat sanayi PMI endeksleri ülke raporlarında tedbir amaçlı satın alımların hızlandığı sinyalini almıştık.

Sanayi üretimindeki artış sanayi istihdamını destekliyor…

Aşağıdaki grafikte sol eksen, sanayi sektöründe istihdam edilen kişi sayısını (turuncu çubuklar) göstermektedir. Grafiğin sağ ekseninde ise sanayi üretimi (gri çizgi) ve imalat sektörü mevcut siparişlerinde (bordo çizgi) önceki aya göre nasıl bir değişim olduğu gösteriliyor. Yılbaşından itibaren imalat sektöründeki siparişlerde ve paralelinde sanayi üretiminde ardı ardına yaşanan gerilemelerin ardından, pandemi tedbirlerindeki gevşetmelerin etkisiyle sanayi istihdamının Haziran dönemiyle birlikte yükseliş eğilimine girdiğini görüyoruz. Eylül ve Ekim ayına ilişkin göstergeler sanayi istihdamında yükselişin devam edeceğine işaret ediyor.

Türk lirasındaki değer kaybına rağmen yurt içinde perakende satışlar hızlandı…

Aşağıdaki grafik, sol eksende sanayi sektörü (gri çubuk), imalat sektöründe mevcut siparişler (bordo çubuk), perakende satışlar (yeşil çubuk) ve tüketim malları ithalatındaki (mor çubuk) bir önceki aya göre kaydedilen değişimleri gösteriyor. Sağ eksende ise Dolar/TL kurunun (mavi çizgi) aylık ortalama değerleri gösteriliyor. Grafikte neler gördüğümü sıralayayım:

. Ağustos ayında Dolar/TL kurunun önceki aya göre %6,1 yükselmesinin etkisiyle tüketim malı ithalatında önceki aya göre sert düşüş var. Perakende satışlardaki artış ise Temmuz ayına göre hız kesti.

. Eylül ayında Dolar/TL’deki %3,5 yükselişe rağmen hem perakende satışlarda hem de tüketim malları ithalatında yükseliş var. Perakende satışlardaki hızlanmada özellikle Tekstil, Giyim ve Ayakkabı satışlarındaki aylık %13,1’lik artışın etkili olduğunu söyleyeyim. Türk lirasındaki sert değer kaybına rağmen Eylül ayında tüketim malları ithalatındaki %7,5’lik artışın ana tetikleyicisinin ise otomotiv sektörü ithalatında Eylül ayında kaydedilen %30,8’lik artış ve paralelinde otomotiv satışlarının aynı ay %46,9 yükselmesinin etkisi olduğunu düşünüyorum.

Ekim ayı göstergeleri ne söylüyor?

Ticaret Bakanlığı verilerine göre Ekim ayında ihracat ve ithalatta artışın devam etmesi sanayi üretiminde, dolayısıyla da sanayi sektörü istihdamında iyileşme göreceğimize işaret ediyor. Ekim ayında Dolar/TL kurunun %4,8 yükselmesi ve artan kredi faiz oranları sebebiyle perakende satışlarda önemli bir iyileşme olmayacağını tahmin ediyorum.

Dr. Fulya Gürbüz

Fed “Ekonominin seyri virüse bağlı” dedi, politika faizini değiştirmedi

ABD Merkez Bankası (Fed) 5 Kasım’da gerçekleştirdiği para politikası toplantısında politika faizi olan federal fon faiz oranı hedef aralığını değiştirmeyerek %0,0-0,25 seviyesinde sabit tuttu. Söz konusu hedef aralığı bankaların gecelik (O/N) olarak birbirlerine borç verme faiz aralığını ifade ediyor. Fed, bankaları iskonto penceresinden iskonto faiz oranı ile O/N fonluyor. Fed, iskonto faiz oranını farklı bir toplantı ile kararlaştırıyor.

Fed, toplantı sonrası yayınladığı basın duyurusunda, ekonomik aktivite ve istihdamda toparlanma yaşansa da 2020 yılı başındaki seviyelerin henüz yakalanmadığını, zayıf talep ve petrol fiyatlarındaki düşüşün tüketici fiyat enflasyonunu aşağı çektiğini belirtti. Ekonominin gidişatının büyük ölçüde virüsün seyrine bağlı olduğuna dikkat çekiyor Fed.

ABD’de işsizlik oranı Covid-19’un pandemi ilan edildiği Mart 2020 öncesinde %3,5 seviyesinde seyrederken, kapatmaların etkisiyle Nisan ayında %14,7 seviyesine yükselmiş; parasal genişleme, makro-ihtiyati tedbirler ve iş yerlerinin açılmaya başlanmasıyla birlikte işsizlik oranı düşüşünü sürdürerek en son Ekim ayında %6,9 seviyesine gerilemiştir. Enflasyona yönelik ön göstergelerden olan ortalama saatlik kazançlar ise Ekim ayında bir önceki aya göre %0,1, bir önceki yılın aynı ayına göre %4,5 artış kaydetti. Aşağıdaki grafik 2008 Finansal Kriz’den bu yana ABD’de enflasyon, işsizlik ve politika faizi gelişmelerini gösteriyor:

Basın duyurusunda yer alan bir diğer ayrıntı da Fed’in önümüzdeki aylarda Hazine tahvilleri ve ipoteğe dayalı menkul kıymet (mortgage backed securities-MBS) alımında artışa gideceğini duyurmuş olması.

2008 krizinden 2014 yılı sonuna kadar Fed, tahvil alımları yoluyla bilançosunu 1 trilyon dolar seviyesinden 4,5 trilyon dolar seviyesine çıkarmış, ekonomik aktivitede hedeflerin ulaşılmasıyla birlikte Fed, 2018 yılı başından itibaren varlık alımlarını azaltarak Ağustos 2019’da 3,76 trilyon dolar seviyesine kadar düşürmüştü. Mart 2020’de 4,3 trilyon dolarlık bilanço büyüklüğü 12 Ağustos’ta 7,0 trilyon dolar seviyesinde bulunuyor. Aşağıdaki grafik 2008 Finansal Kriz sonrası Fed bilançosu ve politika faizi hamlelerinin seyrini gösteriyor:

Fed’in 12 Ağustos tarihli bilançosunda, toplam varlıklarının 6,3 trilyon doları satın almış olduğu menkul kıymetlerden (Hazine tahvilleri ve ipoteğe dayalı menkul kıymetler) oluşuyor. Fed, 11 Mart 2020’den 12 Ağustos 2020 tarihine kadar 1,8 trilyon dolarlık Hazine tahvili, 0,6 trilyon dolarlık ipoteğe dayalı menkul kıymet satın aldı. Varlıklarının finansmanı yani yükümlülükler tarafında ise, Fed aynı dönemde 0,2 trilyon dolar ek banknot bastı; bankaların mevduatı 1,1 trilyon dolar, Hazine hesabı ise 1,3 trilyon dolar artış kaydetti. Hazine ayrıca kredi tesisi için 0,1 trilyon dolar katkı yaptı.

Dr. Fulya Gürbüz

THE GRAPH SAYS: “Prices are increasing as foreign exchange rates increase”

Monthly price increases continued in September 2020…

Turkish Statistical Institute released domestic producer and consumer prices inflation figures of September. Domestic producer price index (D-PPI) increased by 2.65% compared to the previous month while consumer price index (CPI) increased by %0,97 m/m. USDTRY gained momentum by 3.51% in the same period.

In the graph above comprising the 2018-2020 period, the left axis shows monthly changes of both D-PPI and CPI while right axis the course in USDTRY.

If you pay attention to the graph above;

. The rise in the USDTRY (green line) has been increasing the costs of the producers (blue bars), and producers are able to reflect the cost burden to the output prices (red bars) to a lower extent.

. In the periods of decreasing or stable USDTRY, costs of the producers have been diminishing but output prices continue to increase.

What affects price increases?

The graph above proves that depreciation in Turkish lira (TRY) increases the input costs, and such increases are reflected to the output prices.

So, is the depreciation in TL the only reason for the increases in output prices?

Of course not. Let me explain in an example:

Why did the consumer prices continue to increase while producer prices have been decreasing in July-August 2020? The reasons are the government’s price and tax hikes following general elections on June 23rd, 2019.

What can be expected on the inflation front in the long view?

It totally depends on uncertainties: Kovid-19, US elections, the course of TRY, budget originated price changes (tax and price hikes), geopolitical developments, actions from the Central Bank, early election risk. The list can be extended. In short, everything depends on the confidence environment yet not promising.

Dr. Fulya Gürbüz

Next week’s agenda: Confidence indices, capacity utilization, Fed’s policy rate decision, inflation report, foreign trade, and tourism

July 27, 2020, Monday

July manufacturing sector capacity utilization rate (CUR), real sector confidence index (RSCI) and sectoral confidence indices will be released. Following easing of COVID-19-led-closures in May, all these macro-economic indicators started to rise in May and got momentum further in June. A hint regarding July figures came with the IHS Markit PMI flash figures of Turkey’s main trade partner Eurozone. Flash Eurozone manufacturing PMI figures rose by 3,7 points to 51,1 in July compared to previous month. Figures above 50 indicate growth in the sector.  From the perspective of the supply chain, this may be a sign for a possible improvement in Turkey industrial production in July.  We will focus on relevant hints in CUR and RSCI figures to be released on Monday. Sectoral confidence indices, on the other hand, will help us understand the course of domestic demand.

July 29, 2020, Wednesday

Fed will release its policy rate decision. The target rate, which is the policy rate, is at the range of 0-0.25 percent since March 15, the date coronavirus declared pandemic. Fed is expected to hold the policy rate unchanged in July FMOC meeting. There are two developments supporting this expectation. Firstly, the Beige Book published on July 15, pointed to improvement in economic activity with a lower performance compared to the period before Covid-19, lower wages despite decrease in unemployment, and roughly flat input and selling prices. Secondly, the latest speech made by Fed governors in July belongs to Lael Brainard. Brainard stated that downside risks are maintained, the second wave of COVID-19 would further increase uncertainties, and financial and monetary support remain important. Lastly, Fed expanded loan facilities in July to revive economic activity and maintain financial support.

Central Bank of Turkey (CBT) will release second quarter Inflation Report. CBT decreased its inflation projection for the end of 2020 from 8.2% to 7.4% and kept its inflation projections for both 2021 and medium term at 5.4% and 5% respectively in its first quarter Inflation Report. Furthermore, CBT hold its policy rate at 8.25% at monetary policy committee meeting on July 23, stressing on upward risks regarding its year end inflation projections (pandemic-related rise in unit costs leading to an increase in the trends of core inflation indicators, and food inflation). We will focus on inflation and economic projections of CBT in 2Q20 Inflation Report. 

SAMEKS (purchasing managers indices) figures for July will be released. SAMEKS is one of the main indicators showing the tendency in both industrial and services sectors. SAMEKS Composite Index rose by 3.5 points m/m to 49.3, SAMEKS Services Sector Index rose by 2.1 points m/m to 46.3, and SAMEKS Industrial Sector Index rose by 7.0 points m/m to 56.7 in June. Levels above 50 points to growth in the sector compared to the previous month.

Tourism figures for June will be released. The sector has been contracting since March 2020 when Covid-19 burst.

Foreign trade figures of June will be released. Both exports and imports increased by 12% and 13% m/m respectively in May. According to Turkish Exporters Assembly (TİM) exports rose by 35% m/m to 13,5 billion dollars in June. Furthermore, according to central government budget figures of June pointed out a robust growth in gold excluded import figures.

July 30, 2020, Thursday

Economic Confidence Index for July to be released. The index rose by 11.8 points m/m to 73.5 in June. Being one of the parameters of Economic Confidence Index, TUİK Consumer Confidence Index fell by 1.8 points to 61.0 in July. In calculation of the Economic Confidence Index, the following parameters are considered: Consumer Confidence Index, Real Sector Confidence Index, and Sectoral (Services Sector, Retail Trade Sector, and Construction Sector) Confidence Indices. Historically, the Economic Confidence Index has a high correlation with the Services Sector Confidence Index and moves in parallel with both the Real Sector Confidence Index and the Retail Trade Sector Confidence Index. Therefore, the confidence indices to be released on Monday will help us to understand the course of the Economic Confidence Index in July.

Fulya Gürbüz, Ph.D.

JP Morgan Küresel PMI Bileşik Üretim Endeksi’ndeki sert daralma Mayıs ayında hız kesti

Küresel GSYH üretiminin %98’ini oluşturan 40’tan fazla ülke ve yaklaşık 27 bin şirketi kapsayan J.P. Morgan Küresel PMI Bileşik Üretim Endeksi Mayıs ayında önceki aya göre 10,1 puan artışla 36,3 seviyesine yükseldi. Endeksin 50 seviyesinin altındaki değerler sektörün önceki aya göre daraldığını ifade ediyor.

Bileşik Üretim Endeksi’ni oluşturan İmalat Sektörü Üretim Endeksi Mayıs ayında önceki aya göre 6,7 puan artarken Hizmet Sektörü İş Aktivitesi Endeksi’ndeki aylık artış 11,5 puan oldu. Covid-19’un pandemiye dönüşmesinin izolasyon sürecini tetiklemesiyle Küresel PMI Bileşik Üretim Endeksi, Nisan ayında kaydettiği 26,2 puanlık değeri ile endeks tarihindeki en düşük değerini kaydetmişti.

Sektör bazında bakıldığında, JP Morgan Bileşik Endeksine göre, en sert daralma tüketici hizmetler sektöründe yaşanırken, imalat sektöründe en düşük daralma tüketim malları üretiminde gerçekleşti.

Satınalma müdürleri endekslerindeki (PMI) gelişmeler neden önemli?

Mal ve hizmet üretimi (GSYH) verileri üç aylık ve gecikmeli olarak açıklanmaktadır. GSYH’deki değişimlere ait ipuçlarını ise öncü göstergelerden ediniyoruz. Sanayi üretimi, tüketim ve dış ticaret verileri gibi veriler GSYH’yi tahmin etmekte kullanılan önemli öncü göstergelerdir. Ancak söz konusu verilerin de gecikmeli gelmesi GSYH tahmininde daha hızlı öncü göstergelerin gerekliliğini ortaya koyuyor. Yukarıdaki grafik IHS Markit tarafından yayınlanan rapordan alındı. Görüldüğü üzere, küresel PMI endeksindeki değişim ile küresel GSYH’deki değişim birbirine benzer hareket ediyor. Verilerin birbirine paralel hareket etmesi şu anlama geliyor: Hizmet ve imalat sektörlerinde Nisan ve Mayıs ayında yaşanan sert daralma, ikinci çeyrekte küresel GSYH’de sert daralmanın ön habercisi.

Küresel bazda, izolasyon sürecinde en sert daralmayı hizmet sektörü kaydetti

Aşağıdaki grafik izolasyon sürecinde hizmet sektörünün imalat sektörüne göre daha olumsuz etkilendiğini gösteriyor.

İmalat sektörü üretiminde sadece Çin büyüme kaydetti

Endeksin dikkate aldığı 40’tan fazla ülkeden sadece Çin’de tüm imalat sektörü üretiminde son 9 yılın en hızlı artışı yaşandı. Diğer ülkelerde ise sektördeki daralma hızında yavaşlama kaydedildi: En hızlı üretim kaybı Hindistan’da, en yavaşı ise İngiltere’de gerçekleşti.

Yeni gelen işler ise Mayıs ayıyla birlikte arka arkaya dört ay boyunca düşüşünü sürdürdü, ancak düşüş hızı Nisan’da kaydedilenden daha zayıf kaldı.

Uluslararası ticaret ise son 21 aydır düşüşünü koruyor.

Önümüzdeki 12 aya ilişkin beklentiler Mayıs ayında olumsuz seyrini sürdürürken son iki aydır düşüş beklentisi ortaya konan üretim beklentileri Mayıs ayında artış kaydetti.

İstihdam endeksi Nisan ayı kadar sert olmasa da son dört aylık düşüşünü sürdürdü. Endekse dahil olan tüm ülkeler istihdam endeksinde düşüş rapor etti.

Girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarındaki düşüş hızı Mayıs ayında yavaşlama kaydetti. Ortalama girdi maliyetleri Brezilya, Rusya ve Kazakistan’da yükselirken, sadece Kazakistan’da çıktı fiyatları artış kaydetti.

Tüketici, ticari ve finansal hizmetler sektörlerindeki sert daralma Mayıs ayında yavaşladı

JP Morgan Hizmet Sektörü İş Aktivitesi Endeksi Mayıs ayında önceki aya göre 11,5 puan artışla 35,2 seviyesine yükselerek son dört aydır sektörde daralmanın sürdüğüne işaret etti. Raporda, yeni işler, yeni ihracat siparişleri, mevcut işler ve istihdamda Nisan ayında yaşanan sert daralmanın Mayıs ayında hafiflediği ifade ediliyor. Beklentilerdeki bozulmada ılımlı bir iyileşme olsa da son üç aydır düşüşünü sürdürüyor. Aşağıdaki grafikte İş Aktivitesi (Hizmetler) Endeksi’nin alt endekslerindeki eğilim gösteriliyor. Tüketici servis sağlayıcıları alt endeksinde Mayıs ayında en sert düşüş yaşanırken, en yavaş düşüş finansal hizmetler sektöründe kaydedildi.

Dr. Fulya Gürbüz

Turkish Exporters Assembly: Exports increased by 7.6% m/m in May

According to Turkish Exporters Assembly (TİM), exports increased by 7.6% to 9 billion dollars in May compared to the previous month but fell by 42% year-on-year. 12-month rolling total exports fell to 152.4 billion US dollars in May due to the Covid-19 related weakness. Historical peak of 167.2 billion US dollars was recorded in February 2020.

A considerable monthly improvement in exports is not a surprise since manufacturing PMI figures of Turkey’s main exports market, Europe, exposed a slight improvement in May following a solid decline in April.

On a sectoral base, exports of industrial goods increased by 19% to 5.4 billion US dollars in May compared to the previous month. Exports of automotive industrial goods doubled on monthly basis to 1,2 billion US dollars. Besides, exports of clothing and apparel goods increased by 46% to 0,8 billion US dollars. On the other hand, export figures of iron and steel products, which are third largest industrial export goods of Turkey, sustained to decrease for the last four months to 0,8 billion US dollars in May, which is the lowest level since October 2017. As can be seen in the graph below, trade war started by Trump administration in March 2018 continues to have a negative impact on Turkey’s production and exporting of both Motor Vehicles and Spare Parts and Iron and Steel Products apart from Covid-19.

In 2019, Turkey’s top ten export markets are listed from the most to the least as follows: Germany, Italy, USA, Spain, United Kingdom, France, Israel, Netherlands, Saudi Arabia, and Iraq. The graph below shows export performance of Turkey in country basis. Bursting Covid-19 in March 2020 reflected isolation and thus sharp deterioration in production, service, and trade in April. However, manufacturing PMI figures of May showed a slight improvement in economic activity associated with easing in isolation measures. Consequently, this has created a positive impact on Turkey’s exports performance in May.

Since Turkey’s industrial production depends on importing intermediate goods, it will not be a surprise to see an increase in import figures in May. The import figures of May will be released by Turkish Statistical Institute (www.turkstat.gov.tr) at the end of June.

Fulya Gürbüz, Ph.D.