Ekonomi Gündemi: TCMB faiz kararı, bütçe, dış borç, tarım, konut

15–19 Kasım haftasında TCMB’nin faiz indirmesi beklenirken, Ekim ayına ilişkin olarak bütçe artışının süreceğini, konut satışlarında talep artışını görebiliriz. Eylül ayına ilişkin olarak, konut fiyatlarında yükseliş ihtimalini ortaya koyarken, özel sektör yurt dışı kredi borcuna ve Türkiye’nin toplam kısa vadeli dış borç stokuna odaklanacağız.

15 KASIM 2021, PAZARTESİ

EKİM AYI BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Merkezi yönetim bütçesi Eylül ayında 23,6 milyar TL açık vermiş, böylece 2021 yılının ilk 9 ayında toplam bütçe açığı 61,1 milyar TL olmuştu. Bütçe 2020 yılında toplamda 175,3 milyar TL açık vermişti. 2020 yılının ilk 9 ayında toplam 808 milyar TL vergi geliri elde edilmiş, 1 trilyon 52 milyar TL harcama yapılmıştır. 2022-2024 Orta Vadeli Programda 2021 yılında 1 trilyon 58 milyar TL vergi geliri toplanması, 1 trilyon 506 milyar TL harcama yapılması tahmin ediliyor. Buna göre 2021 yılının ilk 9 ayında hedeflenenin %76’sı kadar vergi toplanmış, %70’i kadar harcama yapılmıştır. Hazine’nin açıkladığı verilere göre Ekim ayında nakit bütçe dengesi 5,2 milyar TL açık verdi.

Kaynak: Turkey Data Monitor

EKİM AYI TARIM-ÜFE – TÜİK

Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE) Eylül ayında yıllık %23,35, aylık %1,46 artış kaydetmişti. Tarım-ÜFE Haziran-Eylül döneminde aylık ve yıllık artışlarını aralıksız sürdürürken, Eylül ayında aylık ve yıllık artışlar Ağustos ayına göre yavaşladı. Yurt içi üretici fiyat endeksinde (Yİ-ÜFE) gıda maliyetleri Ekim ayında aylık %3,3, yıllık %38 artış kaydetmişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

EKİM AYI KONUT SATIŞLARI – TÜİK

Türkiye genelinde konut satışları Eylül ayında bir önceki aya göre %4,1 artışla 147 bin 143 olmuştu. 2020 yılının ilk 9 ayında toplam 1 milyon 161 bin 278 konut satışı gerçekleşmişken 2021 yılının aynı döneminde toplam satış 949 bin 138 oldu. TCMB’nin Eylül ve Ekim aylarında yaptığı faiz indirimlerine bağlı olarak konut kredi faiz oranlarındaki gerileme, konut kredi hacminde hızlanma getirmiştir. Ekim ayında konut satışlarındaki artış devam edecek gibi gözüküyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

16 KASIM 2021, SALI

EYLÜL AYI MERKEZ BANKASI KONUT FİYAT ENDEKSİ – TCMB

Konut fiyatları Ağustos ayında bir önceki aya göre %3,9, bir önceki yılın aynı ayına göre %33,4, reel olarak ise yıllık %11,9 artış kaydetmişti. Ağustos ayında önceki aya göre inşaat maliyetlerindeki artışın hız kesmesi ve döviz kurundaki düşüşe rağmen konut fiyatlarındaki yükseliş hızlanmıştı. Eylül ve Ekim aylarında konut kredilerinin artış göstermesi konut fiyatlarında yukarı yönü destekleyecektir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

EYLÜL AYI ÖZEL SEKTÖR UZUN VADELİ YURT DIŞI KREDİ BORCU – TCMB

Özel sektörün uzun vadeli yurt dışı kredi borcu Ağustos ayında bir önceki aya göre 1,0 milyar dolar artışla 164,5 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Toplam borcun 65,9 milyar doları finans sektörüne, 98,6 milyar doları finans dışı özel sektöre aittir. Finans sektörü yurt dışı borcunu Şubat ayından bu yana aralıksız 5,5 milyar dolar azaltmıştır. Sektör bazında hizmet sektörü 61,0 milyar dolar ile en yüksek boç payına sahiptir. Hizmet sektörünü 37,2 milyar dolar ile sanayi sektörü izliyor. Alt sektör bazında imalat sektörü 23,5 milyar dolar, inşaat sektörü 23,4 milyar dolar, ulaştırma-depolama sektörü 13,1 milyar dolar, enerji sektörü 12,9 milyar dolar dış borca sahiptir. Özel sektörün kısa vadeli dış borcu ise Ağustos ayında aylık 0,6 milyar dolar azalarak 8,9 milyar dolar olmuştur. Aşağıdaki grafikte de görülebileceği gibi özel sektör bankaları (mavi çizgi) ve diğer finansal kuruluşları (mor çizgi) uzun vadeli yurt dışı borcunu azaltmaya devam etmektedirler.

Kaynak: Turkey Data Monitor

17 KASIM 2021, ÇARŞAMBA

EYLÜL AYI TÜRKİYE KISA VADELİ DIŞ BORÇ STOKU – TCMB

Türkiye’nin kısa vadeli toplam dış borç stoku Ağustos ayında aylık 1,6 milyar dolar artışla 126,9 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Borcun 27,0 milyar doları Merkez Bankasına, 59,3 milyar doları bankalara, 40,5 milyar doları diğer sektörlere aittir. Ağustos ayından itibaren gelecek 12-ayda ödenecek toplam dış borç stoku 169,2 milyar dolardır. Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi finans dışı özel sektör (açık mavi çubuklar) ve Merkez Bankası (siyah çubuklar) 2020 yılının ikinci yarısından bu yana kısa vadeli dış borcunu artırmaktadır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

18 KASIM 2021, PERŞEMBE

MERKEZ BANKASI PARA POLİTİKASI TOPLANTISI – TCMB

TCMB Kasım ayı Piyasa Katılımcıları Anketinde %19,9 olan enflasyona (yeşil çizgi) rağmen TCMB’nin politika faizini (siyah çizgi) %16’dan %15,0-15,5 aralığına çekmesi (kırmızı çizgi) bekleniyor. Halbuki geçmişte politika faizi uzun süre enflasyonun gerisinde kaldığında TCMB’den sert artırımları çokça gördük. TCMB’nin 18 Kasım’da olası faiz indirme hamlesi döviz kurunda hızlanmayı getirecektir. Beraberinde enflasyon baskısı ve zamlar talep tarafını zayıflatacaktır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

12 KASIM 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

5 Kasım ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre yatay kaldı. TL cinsi mevduatlar ve krediler önceki haftaya göre yatay kaldı. TL cinsi mevduat faiz oranları %13-17 aralığını, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığını korudu. Gerçek kişilerin döviz mevduatları (DTH) önceki haftaya göre 0,1 milyar dolar artışla 114,5 milyar dolara, tüzel kişilerin 0,4 milyar dolar artışla 88,3 milyar dolara, yurt dışı mevduatlar 0,1 milyar dolar artışla 24,6 milyar dolara yükseldi, böylece toplam DTH büyüklüğü 5 Kasım haftasında 0,5 milyar dolar artışla 229,7 milyar dolar oldu. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar artışla 5,7 milyar dolar oldu. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 125,4 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1,7 milyar dolar arttı; altın rezervleri 39,7 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişmedi, brüt döviz rezervleri 85,8 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1,7 milyar dolar arttı. Merkez Bankasının net rezerv açığı önceki haftaya göre 1,2 milyar dolar düşüşle 22,0 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stokları toplamı 29,5 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre 0,7 milyar dolar arttı. Yurt dışı yerleşikler 5 Kasım ile biten haftada hisse senetlerinde 274 milyon dolarlık net alış, DİBS’te 34 milyon dolarlık net alış gerçekleştirdi.

Dr. Fulya Gürbüz

Lagarde: Arz, talep ve yeşil dönüşüm eğilimleri enflasyon ve büyüme üzerinde karışık sinyaller veriyor

Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkanı Lagarde, 28 Eylül’de AMB Forumu’nda “Pandemi sonrası: para politikasının geleceği” başlıklı konuşmasında pandeminin benzeri olmayan bir durgunluk ve toparlanma getirdiğini, istisnai koşullarda ortaya çıkan enflasyonist etkilerin ise eninde sonunda geçeceğini umduklarını söyledi. Uzun vadede Lagarde iyimser olsa da kısa vadede enflasyon üzerindeki baskı devam edecek.

Dünyanın üçüncü büyük ekonomisi olan Euro Bölgesi (EB) 2021 yılının ilk yarısında ortalama %6,6’lık büyüme kaydetti. Pandemi kaynaklı arz darboğazı olmasaydı EB’nin ihracat hacminin yılın ilk yarısında %7 daha fazla olacağını söylüyor Lagarde ve ekliyor “Pandeminin küresel nakliye, kargo taşımacılığı ve yarı-iletkenler gibi kilit endüstrileri etkilemeye devam etmesi halinde büyümeye yönelik riskler artabilir.” AMB, Ağustos ayında %3 seviyesine ulaşan enflasyonun gelecek beş yılda yavaş bir hızda %2 hedefine yakınsayacağını tahmin ediyor.

Lagarde konuşmasında, pandeminin enflasyon görünümüne yönelik ortaya koyduğu yeni eğilimleri üç ana başlıkta topluyor:

Talep tarafı… Pandemi öncesinde tarihsel olarak ortalama %1,3 seviyesindeki çekirdek enflasyonun 1,1 yüzde puanı tüketimde en büyük ağırlığa sahip olan hizmet enflasyonundan (ağırlıklı olarak çalışan ücret artışlarından) kaynaklanıyor. AMB, 2022 yılı sonunda tüketimin pandemi öncesi seviyesinden %3 yukarıda olacağını, hanehalkı güveninin artmasıyla birlikte biriken tasarruflarını harcamaya yönelteceklerini, bunun da ücretleri artıracağını tahmin ediyor. Hizmet enflasyonunu ise aşağı çeken iki faktör sıralanıyor. İlki, kısıtlamaların gevşetilmesine rağmen hizmet tüketiminin 2021 yılının ikinci çeyreğinde halen pandemi öncesi seviyesinden %15 aşağıda olması. İkincisi, işgücüne katılımın istihdam artışından daha hızlı artması sebebiyle işsizlik oranının ancak 2023 yılının ikinci çeyreğinde pandemi öncesi seviyesine gerileyebileceği ve ücretlerin ılımlı artacağı beklentisi.

Arz tarafı… Pandeminin arz tarafında yarattığı iki şok etkisi var: Küresel tedarik zinciri ve işgücü piyasası. Söz konusu şokların dijitalleşme sürecinde Avrupa’da 7 yıllık hızlanmayı beraberinde getirse de sosyal uyuşmada farklı sonuçlara sebep olabileceğini dile getiriyor Lagarde ve uzun vadede enflasyonist baskıları artırabilecek olası değişimlere örnekler veriyor:

. Hizmetlerin sanallaştırılmasına dayalı ikinci bir küreselleşme dalgası -güçlü ücret artışları durumunda bile- birim işgücü maliyet artışını azaltarak verimliliği artırabilir ancak yüksek pazar gücüne sahip “yıldız” dijital şirketler fiyatları artırabilir.  

.  Arz kısıtlarının şirketleri tedarik zincirlerini çeşitlendirmeye veya üretim yerlerini değiştirmeye yönlendirmeleri yüksek maliyetlere sebep olabileceğinden maliyetler tüketicilere yansıtılabilir.

. Hızlı dijitalleşmeyle birlikte gerekli iş becerisine sahip çalışan kıtlığının sebep olabileceği yüksek ücret artışları asgari ücretleri yukarı çekebilir.  

Yeşil dönüşüm (Düşük karbon ekonomisine geçiş)… Lagarde, Finansal Sistemi Yeşillendirme Ağı’nın (The Network for Greening the Financial System) tahminine göre hırslı bir yeşil dönüşüm geçiş politikasının Avrupa’da enflasyonu, geçiş öncesine göre, 1 yüzde puan artırabileceğine dikkat çekiyor. Dahası, mevcut durumda en çok petrol fiyatları dikkate alınırken, yeşil dönüşümle birlikte enerji fiyatlarının tüketici fiyatlarına geçişkenliğini ölçmek daha karmaşık hale gelecek.

Yüksek karbon fiyatlarının satın alım gücünü azaltabileceği ve bunun enflasyonu aşağı çekebileceği riskini ortaya koyan Lagarde, bir araştırma sonucuna göre EB ülkelerinde karbon vergilerinin devreye alınmasıyla manşet enflasyonun artacağına, öte yandan gıda ve enerji fiyatlarını dikkate almayan çekirdek enflasyonun ise düşeceğine dikkat çekiyor.

Avrupa Komisyonu, Avrupa’nın iklim ve enerji hedeflerine ulaşmak için 2030 yılına kadar her yıl yaklaşık 330 milyar Euro, dijital dönüşümü gerçekleştirmek için de her yıl yaklaşık 125 milyar Euro tutarında yatırım yapılması gerektiğini tahmin ediyor.

Lagarde, önümüzdeki dönemde para politikasına ilişkin olarak temel zorluğun orta vadede hiçbir etkisi olmayan geçici arz şoklarına aşırı tepki vermeden enflasyonu %2 hedefine yaklaştırmak olduğunu söylüyor. Faiz oranlarına yönelik yeni sözlü yönlendirmenin arz yönlü riskleri yönetmek için uyumlu olduğuna; kalıcı olduğuna inandıkları ve güvendikleri noktada manşet enflasyondaki gelişmelere tepki göstereceklerine, enflasyonun hedeften yukarıda kalması halinde emin olana kadar sabırlı olacaklarına vurgu yapıyor. Talep tarafında ise, para politikası ekonomik toparlanmayı gerekli kılan şartları sağlamaya devam edecek.  

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Üretim, tüketim, istihdam, ödemeler dengesi ve TCMB faiz kararı

9–13 Ağustos haftasında TCMB para politikası toplantısına; Temmuz ayı konut satışlarına, Haziran ayı sanayi üretimi, dış ticaret, perakende satış, ciro, inşaat maliyetleri endeksleri ile işgücü ve ödemeler dengesi verilerine odaklanacağız. Covid-19 kaynaklı kısıtlamaların gevşetildiği Haziran ayında üretim, tüketim, istihdam ve ödemeler dengesinde iyileşmeler göreceğiz.

10 AĞUSTOS 2021, SALI

HAZİRAN AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ – TÜİK

18 günlük Covid-19 kaynaklı kapatmaların hakim olduğu 2021 yılı Mayıs ayında Türkiye genelinde mevsim etkilerinden arındırılmış 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı bir önceki aya göre 265 bin kişi azalarak 4 milyon 237 bin kişi olmuş, işsizlik oranı 0,6 puanlık azalışla %13,2 seviyesine gerilemiş, işgücü önceki aya göre %1,5 azalmış, istihdamdaki azalış aylık bazda %0,8 olmuştu. Tarım dışı istihdamın önceki aya göre %0,4 artış kaydetmesine bağlı olarak tarım dışı işsizlik oranı 1 puan azalışla %15,1 seviyesine gerilemişti. İş bulmakta ümidi kesen ancak işe girmeye hazır olan işsizlerin oranı ise aylık 0,2 puanlık azalışla %27,2 seviyesine gerilemişti. İstihdam tarım sektöründe önceki aya göre 312 bin, sanayi sektöründe 57 bin azalırken; inşaat sektöründe 24 bin, hizmet sektöründe 129 bin artış göstermişti. Haziran ayında toplam siparişlerin, otomotiv üretimi ve ihracatındaki artışlar sanayi sektörü istihdamını artırıcı rol oynayacaktır. Benzer olarak Haziran ayında Covid-19 kaynaklı kısıtlamaların gevşetilmesiyle birlikte hizmet ve perakende ticaret sektörlerinde Haziran ayında yaşanan güven artışı da hizmet sektörü istihdamında yukarı yönlü baskı oluşturabilir.

Kaynak: TÜİK

11 AĞUSTOS 2021, ÇARŞAMBA

HAZİRAN AYI İNŞAAT MALİYET ENDEKSİ – TÜİK

İnşaat maliyet endeksi, 2021 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre %4,41, bir önceki yılın aynı ayına göre %39,56 artış kaydetmişti. Bir önceki aya göre malzeme endeksi %6,32 artmış, işçilik endeksi %0,03 azalmıştı. Bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi %49,45, işçilik endeksi %19,97 artış kaydetmişti. İnşaat maliyetlerindeki artışın en önemli tetikleyicisi yüksek döviz kurlarıdır. Haziran ayında kurdaki artışların (TL’deki değer kaybının) sürmesine bağlı olarak inşaat maliyetlerinde de artış göreceğiz.

Kaynak: TÜİK

HAZİRAN AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ – TÜİK

İhracat miktar endeksi Mayıs ayında aylık %13,6 düşüşle 128,0 değerine, ithalat miktar endeksi aylık %6,7 düşüşle 103,7 seviyesine gerilemişti. İhracat birim değer endeksi ise aylık %1,63’lük artışla 102,4, ithalat birim değer endeksi %1,21’lik artışla 111,8 değerine yükselmişti. İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan dış ticaret haddi ise önceki aya göre 0,3 puan iyileşerek 91,6 değerini almıştı. İhracat hacminin Haziran ayında aylık %1,6, ithalat hacminin önceki aya göre yatay kalmasına bağlı olarak Haziran ayında ihracat miktar endeksinde yukarı bir eğilim görebiliriz. Dış ticaret haddinde Haziran ayındaki gelişmeyi takip edeceğiz. Haziran ayında hammadde ithalatındaki artış, dış ticaret haddi üzerinde aşağı yönlü etki yaratabilir.

Kaynak: TÜİK

12 AĞUSTOS 2021, PERŞEMBE

TCMB PARA POLİTİKASI KARARI – TCMB

TCMB 14 Temmuz tarihli para politikası toplantısında %19 olan politika faizini değiştirmemiş, enflasyon üzerinde risk oluşturan unsurları şöyle sıralamıştı: İthalat fiyatları ve yönetilen/yönlendirilen fiyatlardaki artışlar, talep koşulları, bazı sektörlerdeki arz kısıtları, açılmanın etkisiyle yaz aylarında enflasyonda görülebilecek oynaklıklar, enflasyon beklentilerindeki yüksek seviyeler ve fiyatlama davranışları. Özellikle bireysel kredilerdeki hızlanmaya dikkat çeken Merkez Bankası, parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki yavaşlatıcı etkilerinin gözlendiğini belirtiyor. Aşağıdaki grafik kredi tarafındaki gelişmeleri görmek açısından anlamlı olabilir. 13-haftalık yıllıklandırılmış tüketici kredileri büyümesi (kırmızı çizgi) Mayıs ayının ikinci yarısından itibaren artış eğilimini korurken, ticari kredilerde (mavi çizgi) aşağı yönlü eğilim ağırlık kazanıyor. Bütçe açığının ve enflasyonist baskıların arttığı mevcut ortamda olası bir faiz indirimi dolarizasyonu dolayısıyla da döviz kurundaki artışı ve devamında enflasyonist baskıyı artıran sarmalın içinde kalmamıza sebep olacaktır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

HAZİRAN AYI SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ – TÜİK

Covid-19 kaynaklı kapatmaların hakim olduğu Mayıs ayında sanayi üretimi aylık %1,3, yıllık %40,7 artış kaydetmişti. Aylık %1,1’lik artış kaydeden imalat sanayiinin alt detaylarında ara malı imalatı aylık %3,9, dayanıksız tüketim malı üretimi %0,7, enerji malı üretimi %0,2 artmış; dayanıklı tüketim malı imalatı aylık %1,0, sermaye malı imalatı %2,1 düşmüştü. Sermaye malı imalatı alt endeksinde aylık düşüşe rağmen makina ve teçhizat imalatında kısmen ve metalik olmayan diğer mineral madde imalatında görece hızlı yükseliş imalat sektörünün Mayıs ayında özellikle inşaat yatırımlarına yöneldiğini göstermişti. Mayıs ayında otomotiv sektörü üretimi ve ihracatındaki azalış, sanayi üretimi endeksini aşağı çeken önemli bir faktör olmuştu. Ara malı imalatındaki hızlanmanın sebeplerini ise Mayıs ayı dış ticaret miktar endeksleri verilerinde bulmuştuk: Kısmen ara malı ihracatı, ağırlıklı olarak ise stok artırım amaçlı. Haziran ayına ilişkin imalat sektörü PMI endeksi verileri, üretim ve yeni siparişlerin Mayıs ayındaki kapanmanın ardından kısıtlamaların gevşetildiği Haziran ayı ile birlikte büyüme kaydettiğini göstermişti. Nitekim Haziran ayı ihracat verileri de Mayıs ayına göre %20’lik hızlı bir artışa işaret etmiş, imalat sektörü kapasite kullanım oranlarındaki önceki aya göre artışlarda söz konusu artışı desteklemişti. Elbette söz konusu gelişmeler Haziran ayında sanayi üretiminde aylık bazda hızlanma olacağına işaret ediyor. Öte yandan, tedarik zincirindeki sorunların Haziran ayında da devam etmesi, imalat sektörünün ara malı üretimine ve stok artırım hamlelerine ne kadar ağırlık verdiğini gösterecek.

Kaynak: TÜİK

HAZİRAN AYI PERAKENDE SATIŞ ENDEKSLERİ – TÜİK

Mayıs ayındaki Covid-19 kaynaklı kapatmalar perakende satışları aşağı çekmişti. Perakende satış hacmi Mayıs ayında aylık %6,1 azalmış, yıllık %27,0 artış kaydetmişti. Cari fiyatlarla perakende ciro bir önceki aya göre %4,7 azalmış; gıda, içecek ve tütünde ciro aylık bazda %1,7 düşerken, gıda dışı satışlarda (otomotiv yakıtı hariç) ciro %7,2 gerilemişti. Tekstil, giyim ve ayakkabıda ciro aylık %18,2 daralmıştı. Öte yandan tıbbi ürünler ve kozmetikte ciro aylık olarak %0,8, posta/internet üzerinden satışlarda ise ciro %3,9 artış kaydetmişti. Covid-19 kaynaklı kapatmaların hakim olduğu Mayıs ayında perakende satışlardaki azalışa paralel olarak istihdamda da düşüş kaydedilmişti. Haziran ayında kapatmaların gevşetilmesi ve ihtiyaç kredilerindeki artışa paralel olarak perakende satışlarda önceki aya göre artış göreceğiz.

Kaynak: TÜİK

HAZİRAN AYI CİRO ENDEKSLERİ – TÜİK

Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi (2015=100), 2021 yılı Mayıs ayında aylık %3,3, yıllık %78,4 artış kaydetmişti. Aylık bazda sanayi sektörü ciro endeksi %4,9, inşaat ciro endeksi %6,0, ticaret ciro endeksi %2,4, hizmet ciro endeksi %1,5 artmıştı. Haziran ayında tüketici kredilerinde (konut, taşıt ve diğer) önceki aya göre artışlar, ciro endekslerini de aylık bazda yukarı çekecektir.

Kaynak: TÜİK

TCMB VE BDDK, 6 AĞUSTOS 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

30 Temmuz ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) özellikle “dolaşıma çıkan banknot ve demir para” olarak nitelendirilen emisyonda 16 Temmuz’a göre yaşanan düşüşün etkisiyle düşüş kaydettiler. TL cinsi mevduat ve TL cinsi kredi büyüklükleri 16 Temmuz’a göre hafif yükseldi. TL cinsi mevduat faiz oranları %17-21 aralığına yükselirken, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığında kaldı. Tüzel kişilerin döviz mevduatlarını (DTH) 16 Temmuz’a göre 0,5 milyar dolar, gerçek kişilerin 1,1 milyar dolar artırmasına bağlı olarak toplam DTH 224,3 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 16 Temmuz’a göre 0,2 milyar dolar artışla 6,2 milyar dolar seviyesine yükseldi. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 105,7 milyar dolar ile 16 Temmuz’a göre 0,8 milyar dolar artış gösterdi; altın rezervleri 0,4 milyar dolar azalırken, brüt döviz rezervleri 1,2 milyar dolar arttı. Merkez Bankasının net rezerv açığı da 16 Temmuz ile biten haftada 1-aya kadar olan döviz kredileri, menkul kıymetleri ve mevduatlarına ait yükümlülüklerindeki 2,5 milyar dolarlık azalışa bağlı olarak 26,5 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi stoku ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı 29,7 milyar dolar ile 16 Temmuz’a göre 0,8 milyar dolar arttı; hisse senedi stoku 0,5 milyar dolar, DİBS stoku 0,3 milyar dolar arttı. Yurt dışı yerleşikler 30 Temmuz ile biten haftada hisse senetlerinde 52 milyon dolarlık net satış, DİBS’te 301 milyon dolarlık net alış gerçekleştirdiler.

Kaynak: Turkey Data Monitor

13 AĞUSTOS 2021, CUMA

HAZİRAN AYI ÖDEMELER DENGESİ VERİLERİ – TCMB

Mayıs ayında cari işlemler açığı, dış ticaret açığındaki aylık 1,3 milyar dolarlık artışın etkisiyle 3,1 milyar dolar olmuştu. Böylece 12-aylık cari işlemler açığı toplamı 31,9 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Efektif ve mevduatlar Mayıs ayında önceki aya göre 0,7 milyar dolar azalırken, bankalar yurt dışı kredilerde Mayıs ayında 0,7 milyar dolar net ödeyici olmuş, banka dışı diğer sektörler ise aynı ay 3,5 milyar dolar net dış borç kullanmıştı. Rezerv varlıklara ise 1,2 milyar dolarlık giriş olmuştu. Haziran ayında turizm gelirlerinde aylık 0,4 milyar dolarlık artış ve dış ticaret açığında aylık 1,3 milyar dolarlık azalmanın etkisiyle cari işlemler dengesinin 1,4 milyar dolar açık verme ihtimali var. Cari işlemler açığının finansman tarafında bankaların, reel sektörün ve genel hükümetin borç ödeme ve kullanımlarına yönelik borç çevrime oranlarına odaklanacağız. Mayıs ayında söz konusu oranlar bankalar için %84, reel sektör için %180, genel hükümet için %92 olmuştu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

TEMMUZ AYI KONUT SATIŞLARI – TÜİK

Türkiye genelinde konut satışları Haziran ayında bir önceki aya göre %128 artışla 134 bin 731 olmuştu. Konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre ise %29 azalmıştı.

Kaynak: TÜİK

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Üretim, tüketim, işsizlik, bütçe

7 – 11 Haziran haftasında açıklanacak Nisan ayı verilerinde -öncü verileri dikkate aldığımızda- bir önceki aya göre sanayi üretiminin vites düşürmeye devam ettiğini, tüketici kredilerindeki artışın perakende satışları desteklediğini, sanayi sektörü istihdamının zayıfladığını görebiliriz. Avrupa Merkez Bankası ise olağan para politikası toplantısında mevcut gevşek para politikasını sürdürecek.  

7 MAYIS 2021, PAZARTESİ

MAYIS AYI HAZİNE NAKİT BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Nisan ayında nakit bazlı bütçe gelirleri 97,5 milyar TL, bütçe giderleri 111,6 milyar TL olmuş, böylece nakit bütçe dengesi 13,3 milyar TL açık vermişti. Ocak-Nisan 2021 döneminde toplam bütçe dengesi ise 2 milyar TL açık vermiş durumda. Genel bütçeye dahil idarelere ilişkin nakit dengesini kapsayan hazine nakit dengesi 2020 yılında toplam 182 milyar TL açık vermişken, merkezi yönetim bütçe açığı 2020 yılında 173 milyar TL olmuştur.

Kaynak: Turkey Data Monitor:

10 HAZİRAN 2021, PERŞEMBE

AVRUPA MERKEZ BANKASI (AMB) PARA POLİTİKASI KARARI – http://www.ecb.europa.eu

Enerji fiyatlarındaki yüksek artışın etkisiyle Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon Mayıs ayında %2 seviyesine yükseldi. Aylık bazda artışlar ise Aralık 2020’den bu yana aralıksız artıyor. Sanayi sektörü tarafında yüksek girdi maliyetleri ve aşılamanın olumlu etkisiyle hizmetler sektörünün açılmaya başlamasıyla hizmet fiyatlarındaki yükseliş tüketici fiyatlarının da yükselmesine sebep oluyor. Ancak, son iki çeyrekte (2020 yılı son çeyreği ve 2021 yılı ilk çeyreği) üst üste önceki çeyreğe göre ortalama %0,7 daralan Euro Bölgesi ekonomisi dikkate alındığında mevcut makro-ekonomik ortam küresel pandemi zayıflayana kadar AMB’nin sıfır seviyesine yakın politika faizinde ve genişlemeci politikasında değişiklik yapmasına imkan tanımıyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor:

NİSAN AYI İNŞAAT MALİYET ENDEKSİ – TÜİK

İnşaat maliyet endeksi 2021 yılı Mart ayında yıllık %31,97, aylık %3,44 artış kaydetmişti. Alt endeksler dikkate alındığında, malzeme endeksi bir önceki aya göre %4,89, işçilik endeksi %0,36 artmıştı. Bir önceki yılın aynı ayına göre ise malzeme endeksi %37,96, işçilik endeksi %20,36 artış göstermişti. Aşağıdaki grafik döviz kurundaki (sarı çizgi) değişimin işçilik (gri çubuk) ve malzeme (siyah çubuk) maliyetlerine nasıl yansıdığını gösteriyor. Türk lirasındaki değer kayıpları ve yüksek girdi maliyetleri inşaat maliyet endeksindeki tırmanışın devam etmesine sebep olacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor:

NİSAN AYI İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ – TÜİK

Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2021 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 59 bin kişi artışla 4 milyon 236 bin kişi olmuştu. İşsizlik oranı ise 0,1 puanlık azalış ile %13,1 seviyesine gerilemişti. Atıl işgücü oranı (en geniş tanımlı işsizlik oranı) ise aylık yüzde 2,3 puan azalışla %25,8 olmuştu. Kayıt dışı çalışanların oranı ise yıllık yüzde 0,4 puan artışla %28,9 olarak gerçekleşmişti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı yıllık yüzde 1,2 puan azalışla %17,8 seviyesine gerilemişti.

Kaynak: TÜİK

Aşağıdaki grafik atıl işgücü oranının (sarı çizgi) Covid-19’un pandemi ilan edildiği Mart 2020’den sonra özellikle perakende ticaret sektöründeki (mavi çizgi) büyüme ve küçülmelerden doğrudan etkilendiğini gösteriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor:

NİSAN AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ – TÜİK

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi Mart ayında bir önceki aya göre %0,9, ithalat miktar endeksi %1,3 artış kaydetmişti. İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan ve dış ticaret haddi aylık 4,1 puan azalışla Mart ayında 91,0 seviyesine gerilemişti. Dış ticaret haddi Eylül 2020’den bu yana 100 seviyesinin altında seyrediyor. TÜİK açıklamasına göre “Dış ticaret haddinin 100’ün üzerinde bulunması; dış ticarete konu malların baz yılına göre pahalıya satılıp, ucuza satın alındığı için ihraç eden ülke lehine bir durum söz konusudur. Tersi durumda ülke aleyhinde bir durum vardır.” Dolayısıyla Eylül 2020’den bu yana Türkiye’de dış ticarete konu mallar pahalıya alınıp ucuza satılmaktadır. Aşağıdaki grafikte sarı çizgi dış ticaret haddini, gri çubuk ihracat miktar endeksini, siyah çubuk ithalat miktar endeksinin seyrini göstermektedir.

Kaynak: Turkey Data Monitor:

TCMB VE BDDK, 4 HAZİRAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

28 Mayıs ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artışlarını sürdürdü. Dolaşıma çıkan banknot ve madeni para büyüklüğü 28 Mayıs ile biten haftada değişiklik göstermedi. TL cinsi mevduatlar Mart ortasından itibaren artışını sürdürürken, TL cinsi kredilerde ise görece olarak daha yavaş bir artış var. son üç hafta ve krediler önceki haftaya göre artışını sürdürdü. Mevduat faiz oranı tavan %19 seviyesinin hemen altındayken ihtiyaç kredi faiz oranı %24,5, ticari kredi faiz oranları ise %21,4 seviyelerinde bulunuyor. Gerçek kişilerin döviz mevduatlarındaki 0,7 milyar dolarlık artışla toplam döviz mevduatları önceki haftaya göre 1,0 milyar dolar artışla 219,7 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar azaldı. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 92,6 milyar dolar ile önceki haftaya göre yatay kaldı; altın rezervleri 0,6 milyar dolar arttı, brüt döviz rezervleri 0,5 milyar dolar azaldı. Aynı paralelde Merkez Bankası döviz likiditesi açığı 28 Mayıs ile biten haftada önceki haftaya göre 3,6 milyar dolar azalışla 37,1 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı önceki haftaya göre 0,8 milyar dolar azalışla 29,3 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurt dışı yerleşikler 28 Mayıs haftasında hisse senedi ve DİBS’te net bir değişim gerçekleştirmedi. Yabancıların BIST hisse senedi pazarındaki payı Nisan sonu itibariyle %26 seviyesinde bulunurken 2007 yılında %59 seviyelerine kadar yükselmişti.

Kaynak: BDDK, TCMB, Turkey Data Monitor

11 HAZİRAN 2021, CUMA

MERKEZ BANKASI MAYIS AYI BEKLENTİ ANKETİ SONUÇLARI – TCMB

Merkez Bankası tarafından piyasa profesyonellerini kapsayan Mayıs ayı Beklenti Anketi sonuçlarına göre geçen ay %13,2 olan yıl sonu TÜFE beklentisi %13,81 seviyesine yükselmişti. Yıl sonu ABD Doları/TL beklentisi 8,57’den 8,71 seviyesine yükselirken 2021 yılı cari işlemler açığı toplamı beklentisi 25,8 milyar dolardan 25,5 milyar dolar seviyesine gerilemiş, 2021 yılı için GSYH büyüme beklentisi %4,3 ile değişiklik göstermemiş, 2022 yılı GSYH büyüme beklentisi önceki %4,2’den %4,1 seviyesine gerilemişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor:

NİSAN AYI SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ – TÜİK

Sanayi üretimi Mart 2021’de aylık %0,7, yıllık %16,6 artış kaydetmişti. Nisan ayında otomotiv sektörü üretimi ve otomotiv ihracatındaki düşüş sanayi üretimini de önceki aya göre aşağı çekecek önemli bir unsur olacak. 

Kaynak: Turkey Data Monitor:

NİSAN AYI PERAKENDE SATIŞ ENDEKSLERİ – TÜİK

Perakende satış hacmi Mart ayında aylık %5,1, yıllık %19,2 artış kaydetmişti. Cari fiyatlarla perakende ciro ise Mart ayında aylık %5,7, yıllık %38,9 artış kaydetmişti.

Kaynak: TÜİK

NİSAN AYI CİRO ENDEKSLERİ – TÜİK

Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi, 2021 yılı Mart ayında aylık %5,3,  yıllık %49,9 artış kaydetmişti.

Kaynak: TÜİK

Dr. Fulya Gürbüz

Türkiye’nin dış borç stoku 450 milyar dolara yükseldi

2020 yılının son çeyreğinde Türkiye’nin dış borç stoku bir önceki çeyreğe göre 14 milyar dolar artışla 450 milyar dolar seviyesine yükseldi. Böylece, 2020 yılının ilk yarısında 426 milyar dolar seviyesine gerileyen toplam dış borç stoku, 2020 yılının son yarısında 24 milyar dolar artmış oldu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

2020 yılında 717 milyar dolar GSYH elde edilmişti. Böylece Türkiye’nin dış borç stoku 2020 yılı sonunda GSYH’nin %63 seviyesine yükselerek tarihi rekor kırdı. 2005 yılında %34 seviyesinde olan söz konusu oran 2011’den bu yana aralıksız yükselişini sürdürüyor. Aşağıdaki grafikte “Dış Borç / GSYH” oranındaki yukarı yönlü seyri görebilirsiniz.  2001 yılında yaşanan krizin etkisiyle dış borç stoku GSYH’nin %56’sına yükselmiş, 2008-2009 küresel finans kriz döneminde ise %41 olmuştu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Hem kısa hem de uzun vadeli dış borç stoku artışını sürdürdü…

Vade bazında, kısa vadeli dış borç stoku 2020 yılının son üç çeyreğinde ardı ardına artarak ilk çeyreğe göre toplam 19,3 milyar dolar artışla 138,5 milyar dolar seviyesine yükselirken, orta-uzun vadeli dış borç stoku son iki çeyrekte ardına ardına toplam 10,2 milyar dolar artışla 311,5 milyar dolar oldu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Hem kamu hem de özel sektör 2020 yılının son iki çeyreğinde dış borcunu artırdı…

Borçlu bazında bakıldığında bir önceki çeyreğe göre Merkez Bankasının dış borç stoku yılın son çeyreğinde 0,3 milyar dolar artışla 21,4 milyar dolar, kamu sektörünün 6,7 milyar dolar artışla 173,1 milyar dolar, özel sektörün ise 7,0 milyar dolar artışla 255,6 milyar dolar seviyelerine yükseldi. Kamunun dış borcu bütünüyle kamu bankalarına aittir. Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi Türkiye’nin dış borcunun yükünü ağırlıklı olarak özel sektör yüklenmiş bulunmaktadır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Finans dışı özel sektör hem kısa hem de uzun vadede dış borcunu artırdı…

2020 yılı son çeyreği itibariyle 255,6 milyar dolar büyüklüğündeki özel sektörün dış borcunun %59’unu (151 milyar dolar) finansal olmayan özel sektör kuruluşlarının dış borcu oluşturmaktadır. Finans dışı özel sektörün dış borcunun toplam dış borç stoku içindeki payı ise %34’tür.

Finansal olmayan özel sektör kuruluşlarının dış borç stoku 2020 yılı son çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 4,8 milyar dolar artışla 151,1 milyar dolar seviyesine yükseldi. Böylece yılın ikinci yarısında finans dışı özel sektörün dış borç stokunda yılın ilk yarısına göre 10,6 milyar dolarlık artış yaşanmış oldu.

Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi hem finans hem de finans dışı özel sektör kuruluşları kısa vadeli dış borcunu son dönemde artırmıştır. Benzer şekilde finans dışı özel sektör uzun vadeli dış borcunda artışa giderken özel sektör finans kuruluşlarının uzun vadeli dış borcunda önemli bir değişiklik yaşanmamıştır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dış borç stoku neden artıyor?

Türkiye’nin dış borcunun artmasında en büyük etken yurt içinde sıkı para politikasının kredi hacmini yavaşlatmasına bağlı olarak yurt dışındaki özellikle de ABD ve Euro Bölgesi’ndeki düşük faiz oranlarının sağladığı avantaj. Elbette Türkiye’nin artan risk primi Türkiye’nin yurt dışından borçlanma maliyetlerini artırsa da aşağıdaki grafikte de görüleceği üzere ABD merkez bankası Fed’in pandemi sebebiyle politika faizini 2020’nin ikinci çeyreğinde tekrar %0-0,25 aralığına düşürmüş olması Türkiye’nin hem kısa vadeli hem de uzun vadeli olarak yurt dışından borçlanma eğiliminin artmasında en önemli etken.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Güven kaybı ve artan riskler ekonomi üzerinde alarm zillerinin çalmasına sebep oluyor…

Artan dış borç stoku ve bütçe açığı, azalan TCMB rezervleri, gelecek 12 ayda ödenmesi geren 190 milyar dolar dış borç yükü, 36 milyar dolara yükselen cari açık, TCMB Başkanının görevden alınması, iç siyasette yaşanan gelişmeler Türk lirasındaki kırılganlığın tekrar artmasına sebep oldu. Artan Covid vakaları ve zayıf ihracat performansını dikkate aldığımızda istihdamda kayıpların artarak devam edeceğini tahmin etmek zor değil.

Dr. Fulya Gürbüz

Ocak-Şubat döneminde ÖTV ve dış ticaret, bütçeyi destekledi

Kaynak: TDM

Şubat ayında Nakit Bütçe Dengesi 3,5 milyar TL açık vermişken Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi 23,2 milyar TL fazla verdi…

Şubat ayında merkezi yönetim bütçesi 23,2 milyar TL fazla verdi. Mart ayının ilk haftasında açıklanan Hazine nakit bütçesi Şubat ayında 3,5 milyar TL açık vermişti. Merkezi yönetim bütçesindeki gelirlerin nakit bütçesi gelirlerine kıyasla 21,2 milyar TL fazla olması, giderlerin ise 5,4 milyar TL daha az olması her iki bütçe dengesi arasındaki 26,6 milyar TL’lik farkı açıklıyor. “Giderler” tarafında “Faiz Hariç Giderler” ve “Faiz Ödemeleri” olarak her iki bütçedeki farklılıkları görebiliyoruz. Buna göre, faiz hariç giderler merkezi yönetim bütçesinde 6,8 milyar daha az iken, faiz ödemeleri 1,4 milyar TL daha fazladır.

Gelelim merkezi yönetim bütçesindeki gelişmelere. Bütçe detaylarını aylık bazda değil, Ocak-Şubat dönemi olarak birlikte değerlendireceğim.

2021 yılı Ocak-Şubat döneminde merkezi yönetim bütçe gelirlerini ÖTV ve dış ticaret destekledi…

Merkezi Yönetim Bütçesinde öncelikle “Gelirler” tarafına odaklanalım. 2021 yılı Ocak-Şubat döneminde merkezi yönetim gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine göre %0,4 artmıştır. Alt detaya baktığımızda, “Vergi Gelirleri” aynı dönemde %28 artmış, “Hazine Portföyü ve İştirak Gelirleri” %98 düşmüştür.

“Vergi Gelirlerindeki” artışın ana kaynakları “Özel Tüketim Vergisinin (ÖTV)” aynı dönemde %22, “İthalde Alınan Katma Değer Vergisinin” %48 artmış olmasıdır. İştirak gelirlerindeki azalışın ana sebebi ise Ocak 2020’de Merkez Bankası kârından Hazine’ye 40,5 milyar TL aktarılmışken, 2021 yılı Ocak ayında Merkez Bankasından herhangi bir aktarım yapılmamasıdır.

Dolayısıyla ÖTV artışları ve dış ticaretin rayında gitmesi, 2021 yılı Ocak-Şubat döneminde bütçe gelirlerini desteklemiştir.

2021 yılı Ocak-Şubat döneminde faiz dışı giderler yıllık bazda %5, faiz giderleri %29 arttı…

Merkezi yönetim bütçe giderleri 2021 yılı Ocak-Şubat döneminde önceki yılın aynı dönemine göre %8 artış kaydetmiştir. “Faiz Hariç Bütçe Giderleri” aynı dönemde yıllık %5 artarken “Faiz Giderlerindeki” artış yıllık %29 olmuştur.

“Faiz Hariç Bütçe Giderleri” kapsamında “Personel Giderleri” aynı dönemde %16, “Cari Transferler” %18 büyüme göstermiştir. “Cari Transferler” altında “Hazine Yardımları” kapsamında “Sağlık, Emeklilik ve Sosyal Yardım Giderleri” aynı dönemde %29 artmıştır.

Gayrimenkulle ilgili giderleri kapsayan ve 2020 yılı genelinde “Faiz Hariç Bütçe Giderlerinin” %9’unu oluşturan “Sermaye Giderlerinde” 2021 yılı Ocak-Şubat döneminde kaydedilen yıllık %68’lik azalış, bütçe disiplininin uygulandığı en önemli kalem olarak karşımıza çıktığını belirtmek isterim.

Covid-19 aşılamalarında hızlanma olmazsa ÖTV ve faiz ödemeleri üzerindeki baskı sürecek…

Bütçe detayları 2021 yılının Ocak-Şubat döneminde ÖTV ve dış ticaret destekli gelir artışı sağlandığı, ancak giderler tarafında manevra alanının sınırlı olduğunu ortaya koyuyor.

Hazinenin iç borçlanmaya ağırlık vermesi, TL’deki olası değer kayıplarına karşı kısmen sigorta görevi görecektir ancak TL cinsi tahvil faiz oranlarındaki artış “Faiz Ödemelerini” de yukarı çekecektir.

Dahası, Covid-19 aşılamalarında hızlanma olmaması halinde hizmet sektörünün ekonomik aktiviteye katkısı sınırlı kalacaktır.

Söz konusu etkenler ÖTV ve tahvil faizleri üzerindeki baskıların devam etmesine sebep olacaktır.

Kısacası olası riskler, güven artırıcı sinyaller gelmediği sürece, Türk lirası ve enflasyon üzerinde iyimser bir görünüm ortaya koymamaktadır.  

Dr. Fulya Gürbüz

Öncü merkez bankalarının para politikası kararları neden bizi ilgilendiriyor?

Bu videoda Türkiye’nin dış borç yükünü dikkate alarak öncü merkez bankalarının para politikası kararlarının neden Türkiye ekonomisi için önemli olduğunu anlatıyorum.

Yılın son haftasında imalat sektörü PMI verilerini izleyeceğiz

Kovid-19 dalgasının artması ile devreye alınan kısıtlamaların Aralık ayında imalat sektörlerine etkisini IHS Markit ilk tahminlerinden edineceğiz

28 ARALIK 2020, PAZARTESİ

KASIM AYI ULUSLARARASI REZERVLER VE DÖVİZ LİKİDİTESİ

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan uluslararası rezerv varlıkları Ekim ayında aylık 4,8 milyar dolarlık artışla 84,5 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Uluslararası rezervlerin önemli bir kısmını altın (42,2 milyar dolar), nakit ve mevduatlar (31,9 milyar dolar), menkul kıymetler (8,9 milyar dolar) oluşturuyor. Menkul kıymetler Nisan 2013’te gördüğü zirve olan 103,8 milyar dolardan Ekim 2020’de 8,9 milyar dolar seviyesine gerilemişken, altın rezervleri aynı dönemde 20,2 milyardan dolardan 42,2 milyar dolar seviyesine yükseldi. Nakit ve mevduatlar aynı dönemde 8,4 milyar dolardan 31,9 milyar dolara yükselmiş durumda. Böylece Nisan 2013’ten Ekim 2020’ye kadarki dönemde Türkiye’nin uluslararası rezervleri 134,0 milyar dolardan 84,5 milyar dolar seviyesine gerilemiş oldu. Peki, uluslararası rezervlerdeki erimenin Türkiye ekonomisi üzerinde nasıl bir etkisi oldu? Ekonomi yavaşladı: Uluslararası rezervlerin arttığı 2010-2013 döneminde Türkiye GSYH’si yıllık ortalama %8,3 büyürken, rezervlerin azaldığı 2014-2018 döneminde büyüme yıllık ortalama %5,0’e geriledi. Gelelim TCMB’nin kasasında nette ne kadar rezervi olduğuna. Yani, TCMB’nin varlıklarının yükümlülüklerini karşılayıp karşılamadığına. TCMB’nin Kasım 2016’da başladığı (0,3 milyar dolar) ve Mart 2019’da yoğun olarak kullanmaya başladığı (13,1 milyar dolar) vadeli döviz işlemlerinden (swap, forward ve futures) doğan yükümlülükleri en son Ekim 2020’de 61,3 milyar dolara yükselmiş durumda. Altın rezervlerini ayırdığımızda, Ekim 2019’da TCMB’nin likit olan döviz varlıkları (40,8 milyar dolar) ile vadeli döviz işlemlerinden doğan döviz yükümlülüklerinin (61,3 milyar dolar) farkını gösteren net pozisyon açığı 20,4 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Yani, TCMB’nin likit döviz varlıkları döviz yükümlülüklerini karşılamaya yetmiyor.

ARALIK AYI KÜRESEL İMALAT SEKTÖRÜ PMI İLK TAHMİNLERİ

IHS Markit tarafından açıklanan imalat sektörü PMI verileri Almanya ve Euro Bölgesinde Kasım ayında hız kaybederek büyümeye devam etmiş, ABD ve İngiltere’de ise imalat sektörü artan hızda büyümeye devam etmişti. Kovid-19 dalgasının artması ile devreye alınan kısıtlamaların Aralık ayında imalat sektörlerine etkisini IHS Markit ilk tahminlerinden edineceğiz. Ülke ve bölge olarak en büyük ticaret ortağımız olan Almanya ve Euro Bölgesi imalat sektörleriyle Kasım ayında benzer bir performans gösteren Türkiye’nin imalat sektörü hız kaybı yaşamış olsa da büyümesini sürdürmüştü. Aralık ayının ilk üç haftasında ticari kredilerdeki artış hızının Kasım ayının aynı dönemine göre artış kaydetmesi imalat sektörüne destekleyici bir etki yapmış olabilir. 31 Aralık’ta açıklanacak olan Aralık ayı SAMEKS sanayi verileri ve 4 Ocak’ta açıklanacak olan İSO ve IHS Markit işbirliğiyle yayınlanan Türkiye imalat sektörü PMI verileri söz konusu etkinin destekleyici olup olmadığını gösterecek. Ek olarak Ocak ayının ilk haftasında Dış Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanacak olan dış ticaret veriler dei imalat sektörünün Aralık ayı performansına ilişkin önemli bir ipucu olacak.

29 ARALIK 2020, SALI

ARALIK AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ

TÜİK tarafından açıklanan Ekonomik Güven Endeksi, Kasım ayında bir önceki aya göre 3,3 puan düşüşle 89,5 seviyesine gerilemişti. TÜİK’in açıklamasına göre ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması ortalama üzeri güveni, küçük olması ise ortalama altı güveni göstermektedir. Aralık ayında Ekonomik Güven Endeksinde en büyük ağırlığa sahip olan Reel Kesim Güven Endeksinin önceki aya göre %2,8 artış kaydetmesi ve Tüketici Güven Endeksinin önceki ayla aynı kalmasına rağmen Hizmet Sektörü Güven Endeksinin aylık %9,2’lik düşüşü Ekonomik Güven Endeksini aşağı çekecektir.

31 ARALIK 2020, PERŞEMBE

TÜİK KASIM AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ

TÜİK verilerine göre Ekim ayında ihracat 17,3 milyar dolar, ithalat 19,7 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Dış Ticaret Bakanlığı Aralık ayı başında Kasım ayı geçici verilerine ilişkin olarak ihracatın 16,1 milyar dolara gerilediğini, ithalatın ise 21,2 milyar dolara yükseldiğini duyurmuştu. Ocak ayı ilk haftasında Bakanlık, Aralık ayı dış ticaret verilerini açıklayacak.

ARALIK AYI SAMEKS SANAYİ VE HİZMET ENDEKSLERİ

Kasım ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış SAMEKS Sanayi Endeksi bir önceki aya göre 2,1 puan düşüşle 46,3 seviyesine gerilemişti. SAMEKS Hizmet Endeksi ise önceki aya göre 1,9 puan artışla 50,4 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50 seviyesinin altında olması sektörün önceki aya göre daraldığını, 50 seviyesinin üzerinde olması sektörün önceki aya göre büyüme kaydettiğini gösteriyor. Sanayi ve hizmet sektörlerinin bileşiminden oluşan SAMEKS Bileşik Endeksi ise Kasım ayında 0,5 puan azalışla 49,0 seviyesine geriledi.

2020 YILI 3. ÇEYREK DIŞ BORÇ STOKU

Haziran 2020’de Türkiye’nin dış borç stoku 421,8 milyar dolar ile Haziran 2016 seviyelerine gerilemişti. Dış borç stokunun 123,7 milyar dolarını kısa vadeli, 298,2 milyar dolarını orta ve uzun vadeli dış borçlar oluşturuyor. Toplam dış borç stokunun yaklaşık %39’u kamuya, %33’ü finansal olmayan kuruluşlara, %24’ü finansal kuruluşlara, %5’i TCMB’ye ait bulunuyor. Türkiye’nin toplam dış borç stoku Mart 2018’de 466,9 milyar dolar ile zirve yapmıştı. Dış borç stokunun Mart 2018’den Haziran 2020’ye olan dönemde 45,1 milyar dolar azalmasında finansal kuruluşların dış borç stokunun aynı dönemde 65 milyar dolar azalması, kamu sektörünün dış borç stokunun 22,8 milyar dolar artması ve TCMB’nin dış borç stokunun 18,2 milyar dolar artması etkili oldu.

TCMB VE BDDK, 25 ARALIK 2020 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

18 Aralık ile biten haftada, döviz tevdiat hesapları (DTH, döviz cinsinden mevduatlar) yeni rekorunu kırdı. DTH’lar bir önceki haftaya göre 2,4 milyar dolar artışla tarihi zirvesi olan 223,8 milyar dolar seviyesine yükseldi. TL cinsinden ortalama mevduat faiz oranı %15’i geçerken, TL mevduatları önceki haftaya göre 6,4 milyar dolar düşüşle 1 trilyon 557 milyar TL’ye geriledi. 1-3 ay vadeli TL mevduatlarının faiz oranı önceki ortalama %16,12’den %15,98 seviyesine geriledi. TL cinsinden tüketici kredi faizleri %22,26 seviyesi ile Ağustos 2019 seviyelerine yükseldi. TL cinsinden ticari kredi faizleri de %18,96 ile Eylül 2019 seviyelerine yükseldi. 24 Aralık’ta 2020 yılının son para politikası toplantısını gerçekleştiren TCMB, politika faizini %15’ten %17 seviyesine yükseltti. Aralık ayı başından itibaren %15 seviyesinde bulunan TCMB’nin ortalama fonlama faizi, politika faizindeki artışın ardından 25 Aralık’ta %15,48 olarak gerçekleşti. Uluslararası rezervler ise 18 Aralık’ta 91,8 milyar dolar ile Ağustos 2020 seviyelerine yükseldi. Rezervlerdeki artışta yabancı yatırımcıların Türkiye’nin hisse ve tahvil piyasalarında önceki haftaya göre 3 milyar dolarlık alım yapmaları etkili oldu. En son 13 Mart tarihinde yabancı yerleşiklerin hisse ve tahvil stoku 36,8 milyar dolar seviyesindeyken 18 Aralık’ta tekrar 34,5 milyar dolar seviyesine yükselmiş bulunuyor.

18 Aralık 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

1 OCAK 2021, CUMA

YENİ YILDA ÜLKEMİZE SAĞLIK, MUTLULUK, BEREKET DİLİYORUM.

Dr. Fulya Gürbüz

Bütçede faiz yükü artıyor, işsizlik oranı ihracatın desteğiyle geriliyor

2018 yılı Ticaret Savaşı Türkiye’de işsizliği artırdı, Kovid-19 hızlandırdı…

ABD’de Trump yönetiminin Mart 2018’de ticaret savaşını fiilen başlatması en büyük ticaret ortağımız olan Avrupa ekonomisinin zayıflamasını hızlandırmıştı. Mayıs 2018’de ise ABD’nin Türkiye’den ithal ettiği çelik ve alüminyum ürünlerine uyguladığı gümrük vergisini 2 katına çıkarması ve ABD ile yaşanan siyasi gerilimin de tetiklemesiyle Ağustos 2018’de Türk lirası 4,90 seviyesinden 7,22 seviyesine kadar yükselmişti. TL’deki sert değer kaybı yurt içi talepteki daralmayı hızlandırırken ithalat performansı düşmüş, ihracat performansı ise zayıflasa da rayda kalmayı başarmıştı.

Aşağıdaki grafikte, 2018 yılı ikinci yarısında yurt içi talepteki daralmaya bağlı olarak ithalat endeksinin (koyu gri çubuklar) sert daralma kaydettiğini, geniş tanımlı işsizlik oranının (mavi çizgi) ise 2018 yılı sonuna kadar hızlanarak arttığını görüyoruz. İhracat (açık gri çubuklar) performansının 2019 yılında yavaşlayarak da olsa yükselişini sürdürmesi ise ithalat tarafında kademeli artışları getirmiştir. Söz konusu iyileşme 2019 yılı genelinde geniş tanımlı işsizlik oranının da düşmesinde etkili olmuştur.

Kovid-19 pandemi sürecinin başladığı Mart 2020 sonrasında işsizlik oranında da hızlanma kaydedilmiştir. Mayıs ayı ile birlikte kısıtlamaların gevşetilmesi hem dış ticarette toparlanma hem de işsizlik oranında düşüşle sonuçlanmıştır.

Söz konusu gelişmeler, ihracat performansının ekonomik aktiviteyi rayında tutan önemli bir faktör olduğunu, yatırım ve tüketim amacıyla artan ithalat hacminin de işsizlik oranının düşmesinde önemli rol oynadığını ortaya koyuyor.

Hazine’nin artan faiz ödemelerine karşılık, TL cinsi borçlanmanın payı artırılacak… 

Mart 2018’de %27,9’a gerileyen merkezi yönetimin toplam borç stokunun GSYH’ye oranı, yukarıda bahsedilen gelişmelerin etkisiyle Eylül 2020’de %39,3’e kadar yükselerek 2011 yılı seviyelerine kadar ulaştı. Aşağıdaki grafik, Hazine’nin aylık borç faizi ödemeleri (gri çubuklar) ile geniş tanımlı işsizlik oranını (mavi çizgi) gösteriyor.

Geniş tanımlı işsizlik oranı, resmi işsiz sayısına iş aramayıp çalışmaya hazır olan kişilerin sayısı eklenerek bulunan rakamın, resmi işgücü sayısına iş aramayıp çalışmaya hazır olan kişilerin sayısı eklenerek bulunan sayıya bölünmesiyle hesaplanıyor. TÜİK verilerine göre işsizlik oranı 2020 yılı Eylül döneminde önceki döneme göre düşerek %12,7’ye gerilerken geniş tanımlı işsizlik oranı da %22,73’e geriledi.

Grafikte de görüleceği gibi 2018 yılında faiz ödemelerinde kaydedilen hızlanmada merkezi yönetimin toplam borç stokunun %56’sını oluşturan yabancı para cinsinden borç stokunun Türk lirasında yaşanan sert değer kayıplarından olumsuz etkilenmesinin payı büyük.

Nitekim 9 Aralık’ta Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’ın “gelecek yıl yabancı para cinsinden iç borcun payını azaltmayı öngördükleri” açıklaması olumlu bir gelişmeydi, çünkü bu hamleyle kurdaki artışların borç yükü üzerindeki baskısı hafifleyecektir. Ek olarak, Kovid-19’un bulaşıcılığını azaltmak amacıyla aşılama işlemlerinin başlaması ekonomik aktivitede toparlanmayı, işsizlikte de azalışı getirecektir. Ancak istihdamda sürdürülebilir artışı hatta maksimum istihdam seviyesini yakalamak ve bulundukları seviyelerini korumalarını sağlamak uzun soluklu ve sabır isteyen bir süreç. Finansal sistemin sağlıklı işleyişi ve sürdürülebilir büyümeye yönelik her olumlu gelişme söz konusu sürece bir adım daha yaklaştırıyor ve yaklaştıracaktır.

Dr. Fulya Gürbüz