Ekim ayı Finansal İstikrar Raporunda finansal istikrarı arayacağız

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 26 Ekim tarihinde 2021 yılı ikinci Finansal İstikrar Raporunu yayınlayacak. Mayıs ayında ilki yayınlanan Finansal İstikrar Raporundan bu yana;

. TÜFE yıllık %16,59’dan %19,58’e yükseldi.

. Çekirdek (D) TÜFE %17,80’den %19,05’e, çekirdek (B) TÜFE %17,49’dan %18,63’e yükseldi. Çekirdek (C) TÜFE ise %16,99’dan %16,98’e geriledi.

Çekirdek TÜFE (B): İşlenmemiş gıda, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE Çekirdek TÜFE (C): Enerji, gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içkiler ile tütün ürünleri ve altın hariç TÜFE Çekirdek TÜFE (D): İşlenmemiş gıda, alkollü içecekler ve tütün ürünleri hariç TÜFE

. TCMB politika faizini %19’dan %16’ya düşürdü.

. Dolar/TL kuru 8,51’den 9,85’e kadar yükseldi (%16 artış).

. Kamu bankaları kredi faiz oranlarını 300 baz puan düşürdü.

. TL cinsi tüketici kredileri %9,6, ticari krediler %6,4 artış kaydetti (tüketici kredilerinin artış hızı hızlandı, ticari kredilerin yavaşladı).

. Uluslararası rezervler 92 milyar dolardan, 125 milyar dolara yükseldi.

. 12-ay geriye dönük cari işlemler açığı 30,3 milyar dolardan en son Ağustos ayında 23,0 milyar dolar seviyesine geriledi.

. Dış borç stoku arttı. Bankaların yurtdışı borçlulukları düşüş seyrini korurken banka dışı özel sektör ve kamu dış borçlarını artırma eğilimini sürdürdü. (Bankaların net döviz pozisyon fazlası vermesi, finansal kesim dışındaki firmaların ise yüksek dış borç yüküne rağmen gelecek 12 ayda net döviz pozisyon fazlasına sahip olmaları borç ödeme tarafında soruna işaret etmiyor.)

. Her ne kadar TCMB Ekim ayı PPK toplantısında gelişmiş ülke merkez bankalarının enflasyondaki yükselişin geçici nitelikte olacağını değerlendirmiş ve politika faizini %18’den %16’ya düşürmüş olsa da ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere merkez bankalarının yayınladıkları raporlarda bu tezin net olmadığını hatta sorguladıklarını okuyoruz. Dahası TCMB’nin Ekim ayı PPK toplantısı basın duyurusunda “gelişmiş ülke merkez bankaları destekleyici parasal duruşlarını sürdürmekte, varlık alım programlarına devam etmektedir” savına rağmen Avrupa Merkez Bankası tahvil alımlarını azaltacaklarını, ABD merkez bankası Fed 2022 yılı ortasına kadar varlık alımlarını azaltıp sonlandıracağını duyurdu; İngiltere Merkez Bankası yakın zamanda faiz artırım olasılığını ortaya koyarken, Fed guvernörleri 2022’de faiz artırımını tartışıyor.

2021 yılı ikinci Finansal İstikrar Raporunda Türk lirasındaki değer kaybının finansal istikrarla nasıl açıklandığını anlamaya çalışacağız.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: “TCMB faizi ne kadar indirecek?”, tüketici güveni, konut fiyatları, yurt dışı üretici enflasyonu, merkezi yönetim borç stoku ve FED’in Bej Kitap raporu

18–22 Ekim haftasında; Ağustos ayına ilişkin olarak inşaat maliyetlerindeki hız kaybının konut fiyatlarına yansıyıp yansımadığını; Eylül ayına ilişkin olarak yurt dışı üretici enflasyonunu (YD-ÜFE), merkezi yönetim borç stokunu, ABD Merkez Bankasının makroekonomik görünüm raporunu; Ekim ayı tüketici güven endeksini izleyeceğiz. Eylül ayında döviz kurundaki yükselişin YD-ÜFE’ye olumsuz etkisini göreceğiz. 21 Ekim tarihli para politikası toplantısında -mevcut makroekonomik görünüm desteklemese de- TCMB’nin faiz indirimine devam edeceği tahmin ediliyor.

18 EKİM 2021, PAZARTESİ

AĞUSTOS AYI MERKEZ BANKASI KONUT FİYAT ENDEKSİ – TCMB

2021 yılı Temmuz ayında konut fiyat endeksi aylık %2,8, yıllık %31,0 ve yıllık reel olarak %10,2’lik artış kaydetmişti. Ağustos ayında inşaat maliyet endeksinin (aşağıdaki grafikte kırmızı çizgi) aylık artış hızının yavaşlamasının konut fiyatları endeksinin (mavi çizgi) artış hızını aşağı çekip çekmediğini göreceğiz. Eylül ve Ekim aylarında ise kurdaki sert yükselişin hem inşaat maliyetlerini hem de konut fiyatlarını yukarı çekmesi kaçınılmaz olacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor

20 EKİM 2021, ÇARŞAMBA

EYLÜL AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Merkezi yönetimin borç stoku Ağustos ayında önceki aya göre hafif yükselişle 2 trilyon 41 milyar TL olmuştu. Borç stokunun %44’ünü TL cinsi stok, %56’sını yabancı para cinsi stok oluşturuyor. Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi, Hazine 2019 yılının sonlarında döviz cinsinden borçlanmayı (mavi çizgi) hızlandırmış, TL cinsi stok (sarı çizgi) görece daha yavaş artmıştır. Hazine’nin döviz cinsinden borçlanmaya ağırlık vermesinin iki ana sebebi var: 2018 yılının sonlarından itibaren bütçe açığının hızlanmaya başlamasıyla düşük yurt dışı borçlanma maliyetlerinden faydalanmak ve Mart 2020’den itibaren Merkez Bankası döviz rezervlerinin (gri çubuklar) hızla aşağı gelmesidir. Döviz cinsi borç stokunun artması, Hazine’nin üstlendiği kur riskinin de artması demektir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

EYLÜL AYI YURT DIŞI ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (YD-ÜFE) – TÜİK

Ağustos ayında TL’deki değer kazancı yurtdışı üreticilerinin maliyetini düşürmüştü. Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) Ağustos ayında yıllık %30,81 artmış, aylık %0,92 azalmıştı. Ağustos ayında döviz kurundaki aylık gerileme doğrudan YD-ÜFE’ye yansımıştı. Eylül ayında ise döviz kurundaki yükselişin YD-ÜFE’ye olumsuz etkisini göreceğiz.

Kaynak: TÜİK

FED’İN EKİM AYI BEJ KİTAP (BEIGE BOOK) YEDİNCİ SAYISI– http://www.federalreserve.gov

ABD Merkez Bankası FED’in yılda 8 kere yayınladığı ve ülkedeki ekonomik görünümü ortaya koyduğu Bej Kitap (Beige Book) raporunun altıncısı olan ve Temmuz-Ağustos dönemini kapsayan raporda, genel olarak ABD ekonomisinde fiyat baskılarının devam ettiğini, ekonomik büyümede ise ılımlı bir görünüm ortaya konduğunu, dolayısıyla FED’in tahvil alımını azaltmaya yönelik hamlesine yaklaşmakta olduğunu değerlendirmiştik. Nitekim Fed’in 21-22 Eylül tarihinde gerçekleştirdiği para politikası toplantısının geçen hafta yayınladığı tutanaklarında GSYH büyümesinin üçüncü çeyrekte önceki çeyreğe göre daha ılımlı bir artış kaydedeceği, Delta varyantının istihdam artışında yavaşlama getirse de işsizlik oranının düştüğü, fiyat tarafında ise baskıların sürmesine bağlı olarak Kasım veya Aralık toplantılarında varlık alım miktarında azaltmaya gidileceğini ve 2022 yılı ortalarında son bulacağını okuduk. Piyasada FED’in Eylül 2022 tarihli toplantısında politika faizini %42 ihtimalle çeyrek baz puan artıracağı fiyatlanıyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

21 EKİM 2021, PERŞEMBE

TCMB PARA POLİTİKASI TOPLANTISI VE FAİZ KARARI – TCMB

23 Eylül tarihi toplantısında TCMB, artan enflasyonist baskılara rağmen bunun geçici olduğu tezini ortaya koymuş ve politika faizini %19’dan %18’e düşürmüştü. Ardından döviz kurunda yaşanan sert yükseliş, 14 Ekim’de iki Merkez Bankası başkan yardımcısı ve bir Para Politikası Kurulu (PPK) üyesinin görevine son verilmesiyle daha da hızlandı. Söz konusu 23 Eylül–15 Ekim süresince Dolar/TL kuru %8’lik artışla 8,63’ten 9,29 seviyesine kadar yükselmiştir. Cuma yayınlanan TCMB Beklenti Anketi sonuçlarına göre 21 Ekim toplantısında politika faizinin %17-18 aralığına, yıl sonuna kadar ise %16-17 aralığına indirileceği beklentisi hâkim. FED’in önümüzdeki 1-2 ay içinde tahvil alımlarını azaltmaya başlayacağını ve 2022 yılında sonlandıracağını, 2022 ikinci yarısında faiz artışına gidebileceğini dikkate aldığımızda; arz kısıtları, yüksek nakliye maliyetleri ve yüksek emtia fiyatları ile Hükumet tarafından yapılan zam hamleleri enflasyonist baskının geçici olamayacağına işaret ediyor. Dolayısıyla fiyat artışları sürerken TCMB’den gelecek her faiz indirimi döviz kurunda yukarı seyrin süreceğine işaret ediyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

EKİM AYI TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, Eylül ayında bir önceki aya göre %1,8 artışla 79,7 seviyesine yükselmişti. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.  

Kaynak: TÜİK

TCMB VE BDDK, 15 EKİM 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

8 Ekim ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. TL cinsi mevduatlar ve krediler önceki haftaya göre yatay kaldı. TL cinsi mevduat faiz oranları %15-19 aralığına geriledi, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığını korudu. Gerçek kişilerin döviz mevduatları (DTH) ve yurt dışı mevduatlar önceki haftaya göre değişiklik göstermedi, tüzel kişilerin DTH’si 1,7 milyar dolar artışla 87,9 milyar dolara yükselmesiyle toplam DTH hacmi 8 Ekim haftasında 228,4 milyar dolar oldu. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar artışla 5,7 milyar dolar oldu. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 123,5 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1,7 milyar dolar arttı; altın rezervleri 38,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,4 milyar dolar geriledi, brüt döviz rezervleri 85,4 milyar dolar ile önceki haftaya göre 2,2 milyar dolar artış kaydetti. Merkez Bankasının net rezerv açığı önceki haftaya göre 1,2 milyar dolar azalarak 22,7 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stokları toplamı 29,6 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre 0,1 milyar dolar azaldı. Yurt dışı yerleşikler 8 Ekim ile biten haftada hisse senetlerinde 52 milyon dolar, DİBS’te 11 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdiler.

Dr. Fulya Gürbüz

TCMB, Fed, BoE ve BoJ kararları ne söylüyor?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizini %19’dan %18’e düşürdü; Amerikan (Fed), İngiltere (BoE) ve Japonya (BoJ) merkez bankaları %0’a yakın olan politika faizlerini değiştirmedi.

Merkez bankaları, para politikalarını şekillendirirken olası riskleri dikkate alarak, ekonomik aktivite (talep, üretim) ile fiyat ve istihdamdaki gelişmelere odaklanır. Mevcut durumda merkez bankalarının dikkate aldığı başlıca risk unsuru Kovid-19 belirsizliğidir. 17-24 Eylül haftasında para politikası kararlarını açıklayan merkez bankaları yayınladıkları basın bülteninde ne gibi gerekçeleri ve öngörüleri ortaya koymuşlar kısaca özetleyelim.

TCMB: İktisadi faaliyet güçlü, fiyat artışları geçici

TCMB, 1-hafta vadeli borç verme faizi olan politika faizini %19’dan %18’e düşürdü. Her ne kadar ihtimal vermesek de TCMB Başkanı Kavcıoğlu geçen hafta çekirdek enflasyondaki gelişmeleri dikkate alacaklarını ifade ederek faiz indirim sinyalini vermişti. TCMB, yayınladığı basın bülteninde şu tespitleri ortaya koyuyor:

. Yurt içinde iktisadi faaliyet üçüncü çeyrekte dış talebin de etkisiyle güçlü seyrediyor,

. Enflasyonda son dönemde gözlenen yükseliş geçici.

TCMB’nin faiz indirimi kararını destekleyen yöntem ise “…para politikasının etkileyebildiği talep unsurları, çekirdek enflasyon gelişmeleri ve arz şoklarının yarattığı etkilerin ayrıştırılmasına yönelik analizler”. Söz konusu analizleri TCMB’nin çalışma tebliğlerinde veya Kasım ayı sonunda yayınlanacak dördüncü enflasyon raporunda okuma fırsatını bulabilirsek çok mutlu olacağım. Zira TCMB, Temmuz ayı sonunda yayınladığı üçüncü enflasyon raporunda ABD merkez bankası Fed’in enflasyonu neden geçici gördüklerine dair analizine yer vermişti.

TCMB’nin analiz detaylarında olmadığına emin olduğum “güven” faktörüne dikkatinizi çekmek istiyorum. Aşağıdaki grafikte 2006 yılından bu yana aylık ortalama değerler olarak mavi çizgiyle (sağ eksen) Dolar/TL kurunun seyrini, gri çubuklar (sol eksen) ise döviz tevdiat hesaplarının (yabancı para mevduatları) seyrini gösteriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Son verilere göre döviz mevduatları 17 Eylül’de 230,7 milyar dolar ile rekor seviyesindedir: Gerçek kişiler 114,9 milyar dolar, tüzel kişiler 88,5 milyar dolar döviz mevduatına park etmiştir. TL’ye olan güvensizlik hanehalkını dövize yönlendirirken, artan dövize bağlı olarak fiyatlardaki artış enflasyonu da yukarı çekmektedir. Güveni azaltan diğer bir unsur da TCMB rezervlerinin nette sıfırın altında olmasıdır (17 Eylül itibariyle eksi 21 milyar dolardır). Her ne kadar net rezerv açığı gerilemiş olsa da gerilemenin ana sebebi döviz cinsi borçlanmalar ve swap (kısa vadeli TL karşılığı döviz borçlanma) yoluyla TCMB brüt rezervlerinin yükselmesidir. Diğer bir ifadeyle, maruz kalınan kur riskinin artmasıdır. Ekonomi, kur-enflasyon sarmalı içinde sıkışmışken TCMB’nin 23 Eylül tarihli toplantısında yaptığı erken faiz indirimi maalesef TL’den kaçışı tetiklemiştir. Yazıyı hazırladığım 24 Eylül’de Dolar/TL kuru 8,86 seviyesi ile rekor kırmıştır.

Hükumetin Orta Vadeli Program’da (OVP) 2021 sonu TÜFE tahmininin %16,2 olduğunu dikkate alırsak TCMB’nin politika faizini kısa zamanda %16-17 aralığına çekeceği aşikar duruyor. OVP’de 2022 sonu TÜFE tahmini ise %9,8.

Fed: ABD’de ekonomik aktivite güçlü, enflasyonist baskı geçici

Politika faizini %0-0,25 aralığında sabit bırakan Fed, aşılamanın desteğiyle ekonomik aktivitede ve istihdamda güçlenmenin sürdüğüne, enflasyondaki yükselişin  geçici faktörlere dayandığına ve ekonominin yönünü Kovid-19 gelişmelerinin belirleyeceğine vurgu yaptı. Güçlü ekonomik görünüme istinaden Fed, aylık 120 milyar dolarlık varlık alımlarını kısa süre içinde azaltabileceklerini ekledi. Fed, 2021 yılı içinde 2-3 Kasım ve 14-15 Aralık tarihlerinde iki kere daha toplanacak. Fed’in 20 Ekim’de yayınlayacağı ve ekonomik ortamı resmettiği Bej Kitap’taki yorumları, tahvil alımlarındaki düşüşe ne kadar yakın oldukları ipucunu verecek. Faiz artırım konusunda ise; toplam 18 Fed para politikası kurulu katılımcısından 9’u 2022 yılında faiz değişikliği beklemezken, 6’sı bir adet, 3’ü iki adet faiz artırımı öngörüyor.

BoE: İngiltere’de ekonomik aktivite güçlü, enflasyondaki yükseliş geçici olabilir

BoE, Eylül ayı toplantısında %0,1 seviyesindeki politika faizini değiştirmedi. Ağustos ayı toplantısında güçlü ekonomik aktivitenin desteğiyle kısmi sıkılaştırma ihtimaline yer veren BoE, Eylül toplantısında fiyat ve ücretler tarafındaki  belirsizliklere bağlı olarak mevcut gevşek politikasını korudu. Kasım ayı toplantısında arz tarafına odaklanacak olan BoE’nin değerlendirmeleri, enflasyondaki kalıcılık/geçicilik konusunda daha somut bilgiler verecek.

BoJ: Ekonomik aktivite iyileşiyor, enerji fiyatları enflasyonu yukarı çekiyor

Eylül ayı toplantısında eksi %0,1 olan politika faizini değiştirmeyen BoJ, aşılamanın ve dış talepteki canlanmanın da desteğiyle ekonomik aktivitede iyileşme öngörüyor. Öte yandan devam eden Kovid-19 belirsizliğine istinaden çekirdek enflasyonun (gıda dışı yıllık TÜFE’nin) %2 hedefine yaklaşana kadar tahvil alım programına devam edeceğini duyurdu. Japonya’da çekirdek enflasyon, pandeminin ilan edildiği Mart 2020 yılından bu yana sıfırın altında seyrediyor (yani gıda dışı fiyatlar ortalama olarak önceki yıla göre düşüyor).

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Merkez bankaları kararları; borç, tüketici, imalat, perakende, hizmet, inşaat verileri

20 – 24 Eylül haftasında; başta ABD (Fed, Çarşamba), Japonya (BoJ, Çarşamba), İngiltere (BoE, Perşembe), ve Türkiye merkez bankası (TCMB, Perşembe) para politikası kararları olmak üzere Ağustos ayı yurtdışı enflasyon, merkezi yönetim borç stoku; Eylül ayı imalat ve hizmet sektörleri ile tüketici güven endekslerine odaklanacağız. TL’deki değer kaybından dolayı YD-ÜFE’de yükseliş, merkezi yönetim borç stokunda artış göreceğiz. Eylül ayının ilk iki haftasında kredilerdeki yavaşlamanın, Eylül ayı sektörel verilerini nasıl etkilediğini izleyeceğiz. Avrupa Merkez Bankası Eylül ayı toplantısında yılın son çeyreğinde varlık alımlarını kademeli olarak azaltmaya başlayabileceklerini açıklamıştı. Fed, BoE ve BoJ bu haftaki toplantılarında faiz değişikliği yapmayacak ancak Fed’in varlık alımlarının azaltılmasına yönelik ipuçlarına odaklanacağız. TCMB’den olası bir faiz indirimi özellikle şirket finansmanında maliyetleri azaltacaktır ancak ticari ve bireysel kredilerde hızlanma enflasyonist baskının devam edeceği anlamına geliyor.

20 EYLÜL 2021, PAZARTESİ

AĞUSTOS AYI YURTDIŞI ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (YD-ÜFE) – TÜİK

YD-ÜFE Temmuz ayında yıllık %41,89, aylık %0,34 artış kaydetmişti. Ağustos ayında TL’deki değer artışı üreticinin üzerindeki maliyet baskısını kısmen azaltacaktır. Ancak küresel hammadde fiyatlarındaki artış ve yüksek taşıma maliyetleri, yurt dışı üreticinin maliyet baskısını artırmaya devam edecek.

Kaynak: TÜİK

AĞUSTOS AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Merkezi yönetimin toplam borç stoku Temmuz ayında bir önceki aya göre hafif gerileyerek 2 trilyon 32 milyar TL seviyesindeydi. Aşağıdaki grafikte görüleceği gibi, Temmuz 2020 sonrasında merkezi yönetimin döviz cinsi borç stoku (yeşil çizgi), TL cinsi borç stokunun (mavi çizgi) üzerinde seyrediyor. Bu, Hazine’nin üstlendiği kur riskinin artması demek.

Kaynak: Turkey Data Monitor

TEMMUZ AYI NET ULUSLARARASI YATIRIM POZİSYONU (NUYP) – TCMB

Haziran ayında NUYP açığı önceki aya göre 13,6 milyar dolar azalarak 280,6 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Söz konusu değer Aralık 20217’de tarihi rekorla 443,2 milyar dolar olan seviyesinden %37 aşağısında bulunuyor. NUYP’deki iyileşmede, Aralık 2020’de 220,5 milyar dolar ile rekor kıran doğrudan yatırımların Haziran 2021’de 142,2 milyar dolara kadar gerilemesi etkili oldu.  

Kaynak: Turkey Data Monitor

22 EYLÜL 2021, ÇARŞAMBA

EYLÜL AYI TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Tüketici güven endeksi Ağustos ayında Nisan ayından bu yana olan düşüş eğilimini korumuş, Türk lirasındaki değer kazancına rağmen 78,2 seviyesine gerilemişti. Eylül ayında ise döviz kuru, döviz cinsi mevduatlar ve enflasyondaki yükseliş tüketicinin güven algısının gerilemesine sebep olabilir. 

Kaynak: TUİK

23 EYLÜL 2021, PERŞEMBE

TCMB VE BDDK, 17 EYLÜL 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

10 Eylül ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) yükselen döviz kuruna paralel olarak yabancı para mevduatlardaki artışın etkisiyle önceki haftaya göre artış kaydetti, dolaşıma çıkan banknot ve madeni para büyüklüğü önceki haftaya göre değişmedi. TL cinsi mevduatlar ve krediler önceki haftaya göre yükseldi. TL cinsi mevduat faiz oranları %15-20 aralığını, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığını korudu. Gerçek kişilerin döviz mevduatlarının (DTH) önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar artışla 115,3 milyar dolara, tüzel kişilerin 0,4 milyar dolar artışla 88,3 milyar dolara yükselmesine, yurtdışı mevduatların 0,3 milyar dolar azalmasına bağlı olarak DTH hacmi 10 Eylül haftasında 0,4 milyar dolar artışla 231,0 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar azalışla 6,4 milyar dolar oldu. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 120,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,9 milyar dolar arttı; altın rezervleri 40,5 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,7 milyar dolar azaldı, brüt döviz rezervleri 79,7 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1,6 milyar dolar artış kaydetti. Merkez Bankasının net rezerv açığı da önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar azalarak 20,8 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi stoku ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı 32,5 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre 0,9 milyar dolar azaldı. Yurt dışı yerleşikler 10 Eylül ile biten haftada hisse senetlerinde 53 milyon dolarlık net satış, DİBS’te 325 milyon dolarlık net alış gerçekleştirdiler.

24 EYLÜL 2021, CUMA

EYLÜL AYI İMALAT SEKTÖRÜ KAPASİTE KULLANIM ORANI (KKO) – TCMB

İmalat sanayi genelinde KKO, Ağustos ayında bir önceki aya göre 0,4 puan artışla %77,1 seviyesine yükselmişti. Dayanıklı tüketim malı ve ara mal imalatında KKO’nun önceki aya göre gerilemesi küresel tedarik zincirindeki sorunlara bağlı olarak stoklara yönelmeyi teyit etmişti. Yatırım malları imalatında KKO’nun aylık yüzde 4,6 puan sert artış göstermesi ise stok artırma eğilimini ortaya koyuyor.

Kaynak: TCMB

EYLÜL AYI REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (RKGE) – TCMB

RKGE, Ağustos ayında aylık 0,9 puan azalışla 113,9 seviyesine gerilemişti. Endeks değerinin 100’ün üzerinde olması, sektör temsilcilerinin ekonomik faaliyetlere olan güveninin arttığı anlamına geliyor. Ağustos ayı endeks detaylarında, Kovid-19 varyantlarına yönelik belirsizliklerin ekonomik faaliyetlerde zayıflık getirebileceği endişelerini okumuştuk. Endeks, Temmuz 2020’den bu yana 100 seviyesinin üzerinde yükseliş eğilimini koruyor.

Kaynak: TCMB

EYLÜL AYI SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ – TÜİK

Ağustos ayında güven endeksi hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerinde yükselse de Kovid-19 varyantlarına ilişkin endişeler endeks detaylarında hissedilmeye başlanmıştı. Endeksin 100’den büyük olması sektörün mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini gösteriyor. Perakende ticaret sektöründe güven (grafikte kırmızı çizgi) Haziran 2020, hizmet sektöründe (mavi çizgi) Ocak 2021’den bu yana 100 seviyesinin üzerinde seyrediyor. Perakende ticaret sektörü güveninin Aralık 2020’den bu yana hizmet sektöründen zayıf kalması artan enflasyon ve yüksek döviz kuruna bağlı olarak gelir eşitsizliğindeki farkın açıldığına işaret ediyor.

Kaynak: TÜİK

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Reel kur, dış ticaret, bütçe, işgücü, Fed, AMB

6 – 10 Eylül haftasında reel kurda iyileşme, dış ticaret endekslerinde düşüş göreceğiz; Avrupa Merkez Bankası ise politika faizinde değişiklik yapmayacak. Dikkatlerimiz Türkiye’de bütçe ve işgücü verileri ile Fed’in ekonomik resmi ortaya koyduğu Bej Kitap ve AMB’nin ekonomiye yönelik görüşlerinde olacak.

6 EYLÜL 2021, PAZARTESİ

AĞUSTOS AYI REEL DÖVİZ KURU – TCMB

Türk lirası Temmuz ayında reel olarak değer kazanmıştı. TÜFE bazlı Reel Efektif Döviz Kuru (REDK) Temmuz ayında döviz sepetindeki aylık %1’lik düşüşe bağlı olarak aylık 1,66 puan yükselişle dipten dönerek 61,31 seviyesine yükselmişti. ABD merkez bankası FED’in sıkı para politikasına geçme sinyali verdiği 2013 yılından bu yana baktığımızda Türk lirasında yaşanan değer kaybının ABD doları bazlı GSYH’yi de aşağı çektiğini görüyoruz. Yarı yarıya Dolar/TL ve Euro/TL’den oluşan döviz sepetinin Ağustos ayında aylık %1,8 düştüğünü dikkate aldığımızda REDK’da da yükseliş göreceğiz. Aşağıdaki grafik döviz kuru (kırmızı çizgi) ve REDK (mavi çizgi) arasındaki ters ilişkiyi doğruluyor.

Turkey Data Monitor

7 EYLÜL 2021, SALI

AĞUSTOS AYI HAZİNE NAKİT BÜTÇESİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Hazine Temmuz ayında 74,5 milyar TL gelir elde ederken, 142,2 milyar TL’lik harcama yapmıştı. Böylece nakit bütçe dengesi Temmuz ayında 67,9 milyar TL açık vermişti. Giderlerdeki hızlanmaya rağmen gelirlerdeki azalış söz konusu açığın oluşmasında etkili olmuştu. Hazine, Temmuz ayında bütçe açığını kapatmak amacıyla 37,3 milyar TL net borçlanma gerçekleştirirken kalan bakiye Hazine’nin Merkez Bankasındaki hesabından kullanılmıştı. 2021 yılının ilk yedi ayında toplam nakit bütçe açığı 106,7 milyar TL’dir. Aşağıdaki grafik giderlerdeki (açık gri çubuklar) hızlanmaya bağlı olarak nakit bütçe dengesinde (turuncu çubuklar) açıktaki artışı gözler önüne seriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

8 EYLÜL 2021, ÇARŞAMBA

BEJ KİTAP (BEIGE BOOK) – FED

Fed’in 14 Temmuz’da yayınladığı ve Mayıs sonu – Temmuz başı ekonomik gelişmeleri ortaya koyan Bej Kitap’ta (Beige Book) ekonominin ılımlıdan güçlü büyümeye doğru giden bir seyir ortaya konmuştu. Ulaştırma, seyahat ve turizm, imalat ve finans dışı sektörlerinde ortalamanın üzerinde büyüme işaret edilirken; enerji piyasalarının kısmen iyileşme kaydettiği, tarım sektöründe ise karışık bir seyir yaşandığına dikkat çekilmişti. Bej Kitap’ta arz tarafında aksamaların (malzeme ve işgücü eksikliği, teslimatta gecikmeler, çoğu tüketim mallarında düşük stok düzeyi) genele yayıldığı; bankaların kredi hacminde ve istihdamda ülke genelinde kısmen veya ılımlı artışlar yaşandığı, özellikle düşük vasıflı işlerde istihdamda güçlü artışlar olduğu, özellikle malzeme ve işgücü eksikliği yaşanan sektörlerde fiyat baskılarının sert şekilde arttığı diğerlerinde ise artışın daha ılımlı olduğunu, konteyner fiyatlarındaki artışın hızlandığını, nihai tüketici talebindeki artışın fiyatları yukarı çektiğini, girdi maliyetlerindeki artışın şirketlerin kar marjını düşürdüğünü, anket katılımcılarının bir kısmının fiyat artışlarını geçici olarak görürken çoğunluğunun önümüzdeki aylarda girdi maliyetleri ve satış fiyatlarındaki yükselişin devam etmesini beklediklerini okumuştuk. Fed para politikasını belirlerken ülke ve küresel ekonomiye ilişkin gelişmeleri dikkate alarak enflasyon ve istihdam tarafındaki resmi ortaya koyup politika faizine ilişkin strateji oluşturmaya çalışmaktadır. Jackson Hole toplantılarında Fed Başkanı Powell mevcut risklere rağmen ülke ekonomisine ilişkin olumlu seyrin Fed’i varlık alım miktarında azaltmaya gitmesine yaklaştırdığına inandığını belirtmişti. Fed, Kovid-19’un ekonomi üzerinde yarattığı olumsuz tabloyu iyileştirmek ve finansal sistemi desteklemek adına Haziran 2020’den bu yana aylık maksimum 80 milyar dolarlık varlık alımı gerçekleştirerek finansal piyasaya fon sağlıyor.

9 EYLÜL 2021, PERŞEMBE

AVRUPA MERKEZ BANKASI (AMB) PARA POLİTİKASI TOPLANTISI – http://www.ecb.europa.eu

AMB, en son 22 Temmuz tarihli para politikası toplantısında enflasyondaki artışın geçici olduğunu ve önümüzdeki aylarda düşeceğini öne sürerek politika faiz oranlarında değişiklik yapmamıştı. Mevcut durumda AMB’nin bankalara borç verme faiz oranı (marjinal borç verme oranı) %0,25, bankaların Eurosystem’den borç alma faiz oranı (borç yenileme faiz oranı) %0, bankalara uygulanan mevduat faiz oranı ise eksi %0,5 seviyesinde bulunuyor. Düşük politika faizi ve devam eden varlık alımlarının desteğiyle Euro Bölgesinde 2021 yılı ikinci çeyreğinde GSYH bir önceki çeyreğe göre %2 büyüme kaydetti. Üçüncü çeyreğe yönelik veriler ise imalat sektöründe ve tüketim eğiliminde vites düşüşüne işaret ediyor. İşsizlik oranı Temmuz ayında %7,6 seviyesine gerilese de halen pandemi öncesi değerin üzerinde bulunuyor. Enflasyon ise Ağustos ayında yıllık %3 seviyesine yükseldi, ancak enflasyonist baskıda kısmen hafifleme sinyalleri gelmeye başladı. Dolayısıyla AMB Eylül ayı toplantısında faizlerde bir değişiklik yapmayacak ancak Banka’nın ekonomiye yönelik beklentilerini ve işaret ettikleri riskleri takip edeceğiz. Eklemekte fayda var, AMB Başkanı Lagarde, 1 Eylül tarihli Time röportajında pandeminin başlangıcından bu yana 6 trilyon Euro finansal destek sağlandığını, aşılamanın da desteğiyle yıl sonunda GSYH’nin pandemi öncesi seviyelerine yükseleceğini, pandemiden etkilenen sektörleri finansal olarak desteklemeye devam edeceklerini, özellikle sigorta sektörünün sağlıklı işleyişini sürdürebilmesi adına iklim değişikliğinin para politikasında önemli bir faktör olduğunu dikkatlerimize sundu. www.tradingeconomics.com adresinden alınan aşağıdaki grafik, AMB’nin politika faiz oranı olan bankaların yeniden borçlanma faiz oranındaki tarihsel seyri (mavi çizgi) gösteriyor.

Kaynak: http://www.tradingeconomics.com

TCMB VE BDDK, 3 EYLÜL 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

27 Ağustos ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre yatay kaldı. TL cinsi mevduatlar ve krediler önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. TL cinsi mevduat faiz oranları %15-19 aralığına hafif geriledi, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığında kalarak önceki haftaya göre değişmedi. Gerçek kişilerin döviz mevduatlarının (DTH) önceki haftaya göre 1,1 milyar dolar artışla 113,8 milyar dolara, tüzel kişilerin 2,7 milyar dolar artışla 87,5 milyar dolar, yurt dışı mevduatların 0,4 milyar dolar artışla 24,9 milyar dolara yükselmesine bağlı olarak DTH hacmi 27 Ağustos haftasında 4,7 milyar dolar artışla 229,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre hafif artışla 6,7 milyar dolar oldu. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 118,3 milyar dolar ile önceki haftaya göre 9,7 milyar dolar arttı; altın rezervleri 40,3 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişmedi, brüt döviz rezervleri 9,8 milyar dolar artışla 78,0 milyar dolar oldu. Merkez Bankasının net rezerv açığı da önceki haftaya göre 9,4 azalarak 20,9 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi stoku ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı 32,6 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre 1,0 milyar dolar arttı. Yurt dışı yerleşikler 27 Ağustos ile biten haftada hisse senetlerinde 43 milyon dolarlık, DİBS’te 60 milyon dolarlık net alış gerçekleştirdiler.

Kaynak: Turkey Data Monitor

10 EYLÜL 2021, CUMA

TEMMUZ AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ – TÜİK

Haziran ayında hizmet sektöründe açılma ve sanayi sektöründeki artan talebin etkisiyle işe alımlar hızlanmıştı. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı Haziran ayında önceki aya göre yüzde 2,5 puan düşüşle %10,6 seviyesine gerilemişti. İşsiz sayısı aylık 823 bin kişi azalarak 3 milyon 399 bin kişi, istihdam edilenlerin sayısı aylık 602 bin kişi artışla 28 milyon 586 bin kişi olmuştu Haziran ayı sektörel güven endekslerinde “Gelecek 3-ayda toplam çalışan sayısı beklentisi” alt endekslerinde önceki aya göre artışlar hem hizmet hem de inşaat sektörü istihdamındaki artışı, otomotiv sektörü üretimi ve ihracatındaki artış da sanayi sektörü istihdamındaki artışı desteklemişti. Temmuz ayına ilişkin olarak; sektörel güven endeksleri (TÜİK) hizmet ve perakende ticaret istihdamında artışa, SAMEKS hizmet sektörü endeksi verileri hizmet sektörü istihdamında artışa, imalat sektörü PMI verileri (İSO) imalat sektörü istihdamında artışa işaret etmişti.

Kaynak: TÜİK

TEMMUZ AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ – TÜİK

Haziran ayında ihracat miktar endeksindeki hızlanmanın ana tetikleyicileri hammadde ve otomotiv sektörü ihracatı olmuştu. TÜİK her ay -uluslararası hizmet ticaretini kapsamayan- dış ticaret miktar ve değer endekslerini yayınlamaktadır. Arındırılmamış verilere göre ihracat miktar endeksi Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %32,2, ithalat %11,7 artış kaydetmişti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ise ihracat miktar endeksi Haziran ayında bir önceki aya göre %2,3 artmış, ithalat miktar endeksi %3,4 azalmıştı. 2020 yılı Mart ayından bu yana ihracat miktar endeksi aralıksız yükselirken, ithalat miktar endeksi Aralık 2020’den bu yana aşağı yönlü eğilimini korumaktadır. Özellikle hammadde ihracatındaki hızlanma ve “taşımacılık araçlarının aksam ve parçaları” ile “yatırım mallarının aksam ve parçaları” ithalat endekslerinde Haziran ayında kaydedilen artışlar ihracat siparişlerindeki artışı ve yatırım harcamalarındaki artışı desteklemişti. Öte yandan, ihracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan dış ticaret haddi ise Haziran ayında 91,6 değeri ile aylık bazda değişiklik göstermezken, yıllık bazda 10,7 puan azalmıştı. Temmuz ayında ihracat ve ithalat hacminin önceki aya göre gerilemesi dış ticaret endekslerinde de aşağı yönlü bir seyir görmemize sebep olacak.

Kaynak: TÜİK

TEMMUZ AYI İNŞAAT MALİYET ENDEKSİ – TÜİK

Haziran ayında malzeme maliyetlerindeki artışın etkisiyle inşaat maliyetleri yükselmeye devam etmişti. İnşaat maliyet endeksi, 2021 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre %2,89, bir önceki yılın aynı ayına göre %42,48 artmıştı. Alt detaylarda, bir önceki aya göre malzeme endeksi %4,23 artmış, işçilik endeksi ise %0,40 azalmıştı. Yıllık artışlar ise malzeme endeksinde %53,70, işçilik endeksinde %19,88 olmuştu. Haziran ayında döviz kurundaki yükselişin doğrudan malzeme maliyet endeksini, dolayısıyla da inşaat maliyet endeksini yukarı çektiğini görmek elbette şaşırtıcı değil. Temmuz ayında yarı yarıya Dolar/TL ve Euro/TL’den oluşan döviz sepetinin aşağı gelmesinin ve hatta Ağustos ayında da düşüşün sürmesinin inşaat maliyet endekslerini nasıl etkilediğine odaklanacağız.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

TÜFE ve küresel enflasyonda zayıflama, TCMB’yi beklemede bırakacak

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Ağustos ayında yıllık %19,25, aylık %1,12 arttı; yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ise yıllık %45,52, aylık %2,77 artış kaydetti. Böylece yıllık bazda TÜFE ve Yİ-ÜFE arasındaki fark artmaya devam etti. Aşağıdaki grafikte, sarı renkli çubuklar TÜFE ve Yİ-ÜFE arasındaki yıllık farkı gösteriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

TCMB para politikası kararlarında ağırlıklı olarak TÜFE’nin seyrine bakarak politika faizini belirliyor. Mevcut durumda TCMB’nin politika faizi %19 seviyesinde iken Ağustos ayında TÜFE’deki yıllık %19,25’lik artış politika faizinin üzerine çıkmış durumda.

Dolayısıyla kritik soru “TÜFE, ne kadar süre politika faizinin üzerinde kalacak”, diğer bir ifadeyle “TCMB, ne kadar süre politika faizini %19 seviyesinde tutabilecek?”.

Aşağıdaki grafikte sarı çizgi TCMB’nin politika faizini, siyah çizgi TÜFE’yi, mavi çizgi ise TCMB’nin bankaları ortalama fonlama (borç verme) faizini gösteriyor. Dikkat edeceğiniz üzere TCMB; TÜFE’deki yukarı yönlü eğilime faiz yükselterek, TÜFE’deki aşağı yönlü eğilime faiz düşürerek cevap veriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Temmuz ayından itibaren döviz kurundaki aşağı yönlü seyir (TL’nin değerlenmesi) TÜFE’deki aylık artışları yavaşlatıyor. Aşağıdaki grafikte kırmızı oka dikkat ederseniz, dolar kurundaki (yeşil çubuklar) aylık artışların Temmuz ve Ağustos aylarında yerini düşüşe bırakması, TÜFE endeksindeki aylık artışların da (mavi çubuklar) hız kaybetmesine sebep oluyor. Kurda istikrarın sürmesi halinde TCMB, politika faizinin TÜFE’nin aşağısında kalmasına izin verecektir.

Yİ-ÜFE tarafında ise Türk lirasındaki değer kazancı üreticinin maliyetleri üzerindeki baskının azalmasına sebep oluyor. Bununla birlikte, tedarik zincirindeki sorunlardan kaynaklı olarak yüksek taşıma maliyetleri ve yüksek hammadde fiyatları özellikle ara malı ithal eden üreticiler üzerindeki baskının sürmesinde önemli rol oynuyor. Aşağıdaki grafikte mavi yuvarlak bölgeye dikkat ederseniz döviz kurundaki (yeşil çubuklar) gerilemeye rağmen Yİ-ÜFE’deki aylık artışın (sarı çubuklar) Ağustos ayında arttığını görebilirsiniz.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Öte yandan, küresel IHS Markit PMI verileri dikkate alındığında, küresel talepte aşağı yönlü seyrin özellikle çıktı fiyatları ve hizmet sektörü fiyatları üzerindeki baskının az da olsa hafiflemesine işaret etmesi TCMB’nin kısa vadede elini rahatlatan önemli bir gelişme olduğunu ekleyelim.

Dr. Fulya Gürbüz

Fed politika faizini değiştirmeyecek, çünkü…

15-16 Haziran tarihli toplantısında Fed, ekonomik görünümdeki (istihdam, enflasyon, kredi) olumlu işaretlere değinmiş, maksimum istihdam ile %2 enflasyon hedefinin ve enflasyon beklentilerinin kalıcı olarak sağlanana kadar %0-0,25 seviyesindeki politika faizini değiştirmeyeceklerini ve miktarsal gevşeme politikasını sürdüreceklerini duyurmuştu.

Finansal destek programları ve miktarsal genişleme politikalarının desteğiyle ABD ekonomisi 2020 yılı üçüncü çeyreğinden itibaren çeyrek bazda büyümesini sürdürüyor.

Aşılamadaki hızlanmanın hizmet sektöründe açılmayı beraberinde getirmesi ekonomik büyümenin genele yayılmasında etkili oluyor. Nitekim Fed’in 14 Temmuz’da yayınladığı ve Mayıs sonu – Temmuz başı dönemini kapsayan ve ekonomik gelişmeleri ortaya koyan Bej Kitap’ta (Beige Book) ekonominin ılımlıdan güçlü büyümeye doğru giden bir seyir ortaya konduğu belirtilmişti. Raporda yer alan detaylara göre;

. Ulaştırma, seyahat ve turizm, imalat ve finans dışı sektörlerinde ortalamanın üzerinde büyüme kaydedildi; enerji piyasaları kısmen iyileşme kaydetti, tarım sektöründe karışık bir seyir yaşandı.

. Arz tarafında aksamalar (malzeme ve işgücü eksikliği, teslimatta gecikmeler, çoğu tüketim mallarında düşük stok düzeyi) genele yayıldı.

. Bankaların kredi hacmi ülke genelinde kısmen veya ılımlı artışlar yaşadı.

. İstihdamda kısmen veya ılımlı artışlar yaşandı. Özellikle düşük vasıflı işlerde istihdam güçlü artışlar gösterdi.

. Malzeme ve işgücü eksikliği yaşanan sektörlerde fiyat baskıları sert şekilde arttı, diğerlerinde artış daha ılımlı oldu. Konteyner fiyatlarındaki artış hızlandı, nihai tüketici talebindeki artış fiyatları yukarı çekti, girdi maliyetlerindeki artış şirketlerin kar marjını düşürdü.

. Anket katılımcılarının bir kısmı fiyat artışlarını geçici olarak görürken çoğunluğunun önümüzdeki aylarda girdi maliyetleri ve satış fiyatlarındaki yükselişin devam etmesini bekliyor.

En son Temmuz ayının ilk yarısına ilişkin yayınlanan IHS Markit PMI endeksleri raporunda; imalat sektöründeki büyümenin hızlanarak devam ettiğini, hizmet sektöründe ise yetersiz istihdam ve stok edinmedeki sıkıntılar sebebiyle momentum kaybı yaşandığı, bunda artan satış fiyatlarının etkisiyle müşterilerin satın alımlarda tereddüt ettiklerinin etkisi olduğu not edildi.

Fed, para politikası değişikliği için çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat (PCE) enflasyonunu %2 olarak hedefliyor. Ancak Nisan ve Mayıs aylarında çekirdek PCE enflasyonu %3 seviyelerinin yukarısına çıkmış durumda. Bu da dikkatleri faiz artırımı konusunda Fed’e odaklıyor. Öte yandan %5,9 seviyesindeki işsizlik oranının pandemi öncesi seviyelerinin (%3,5) hayli üzerinde olması maksimum istihdamı hedefleyen Fed’in faiz artırımı ihtimalini azaltıyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: TCMB faiz kararı, üretim, tüketim, maliyet, işgücü, dış borç

12 – 16 Temmuz haftasında TCMB faiz kararı, işgücü, sanayi üretimi, sektörel ciro verileri, perakende satışlar, bütçe, dış borç, konut satışları ve inşaat maliyetleri verilerini izleyeceğiz. Politika faizinde değişiklik beklemezken, sanayi üretiminde önceki aya göre yatay bir hareket, perakende satışlarda düşüş, inşaat maliyetlerinde artış, konut satışlarında hafif artış, konut satış fiyatlarında kısmi yükseliş, işgücünde ise zayıf seyir görebiliriz.

12 TEMMUZ 2021, PAZARTESİ

MAYIS AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ – TÜİK

Arındırılmamış verilere göre işsizlik oranı Nisan ayında aylık 0,2 yüzde puan düşüşle %12,9 seviyesine gerilerken, mevsimsel etkilerden arındırılmış verilere göre işsizlik oranı aylık 0,9 yüzde puan artışla %13,9 seviyesine yükselmişti. Atıl işgücü dahil edildiğinde işsizlik oranı ise arındırılmamış verilerle %26,7, arındırılmış verilerle %27,4 seviyesine yükselmişti. Genç işsizlik oranı ise son altı ayın en düşüğü olan %24 seviyesine gerilemişti. Covid-19 kaynaklı kapatmaların hakim olduğu Mayıs ayında istihdamda iyileşme beklemiyoruz. Mayıs ayında otomotiv sektörü üretimi ve ihracatında kaydedilen düşüşler sanayi sektörü istihdamında da düşüş ihtimalini ortaya koyuyor. Haziran ayında aşılama ve Covid-19 kısıtlamalarının gevşetilmesinin etkisiyle istihdamda iyileşme görebiliriz.

MAYIS AYI İNŞAAT MALİYET ENDEKSİ – TÜİK

İnşaat maliyet endeksi Nisan ayında önceki aya göre %3,5, önceki yılın aynı ayına göre %35,5 artış kaydetmişti. İşçilik maliyetleri alt endeksi aylık %0,5, yıllık %20,6 artarken, malzeme maliyetleri alt endeksi sırasıyla %4,9 ve %43,1 artış kaydetmişti. 2016 yılı ikinci yarısından itibaren döviz kurundaki yukarı yönlü seyir inşaat maliyetlerini de hızlanarak yukarı çekiyor. Türk lirasındaki değer kayıplarının Mayıs ayında da inşaat maliyet endeksine yansıması kaçınılmaz olacak.

HAZİRAN AYI KONUT SATIŞLARI – TÜİK
Türkiye genelinde konut satışları Mayıs ayında önceki aya göre %38 düşüşle 59 bin 166 olmuş, böylece Ocak-Mayıs döneminde toplam 83 bin 616 konut satışı gerçekleşmişti. 2020 yılının aynı döneminde 86 bin 951, tamamında ise 124 bin 943 konut satışı gerçekleşmişti. Haziran ayında döviz kurundaki artış konut satışlarında kısmen artışa sebep olabilir.

13 TEMMUZ 2021, SALI

MAYIS AYI SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ – TÜİK

Sanayi üretimi Nisan ayında yıllık %66’lık artış ortaya koyarken aylık bazda %0,9 düşüş kaydetmişti. Nisan ayında sermaye malı üretimindeki aylık artış hammadde ihracatını ve stokları desteklemişti. Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış mayıs ayı dış ticaret endekslerine göre sermaye malı ithalatında ve hammadde ihracatında önceki aya göre artış kaydedilmiş olması, sanayi üretimini destekleyecektir ancak Mayıs ayında otomotiv sektörü üretimi ve ihracatındaki önceki aya göre düşüş yaşanmış olması sanayi üretimini aşağı yönlü baskılayacaktır.

MAYIS AYI PERAKENDE SATIŞ ENDEKSİ – TÜİK

Perakende satış hacmi Nisan ayında bir önceki aya göre %6,3 azalmış, bir önceki yılın aynı ayına göre %41,7 artış kaydetmişti. Perakende satışlarda önceki aya göre düşüşte işsizlik oranında ve döviz kurundaki artış ile dayanıklı tüketim malları ithalatındaki azalış etkili olmuştu. Mayıs ayında perakende ticaret güven endeksi detaylarında gördüğümüz üzere, sektörde iş hacmindeki azalma perakende satışlara da olumsuz yansıyacak. Nitekim tüketici kredileri ve bireysel kredi kartları hacminin Mayıs ayında önceki ayın altında kalması perakende satışlarda da düşüş yaşanması ihtimalini destekliyor. Covid-19 kaynaklı kısıtlamaların gevşetildiği Haziran ayında ise perakende satışlarda iyileşme göreceğiz.

MAYIS AYI SEKTÖREL CİRO ENDEKSLERİ – TÜİK

Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi Nisan ayında önceki aya göre %1,8 azalmıştı. Sanayi sektörü ciro endeksi aylık olarak %3,9 artarken, inşaat ciro endeksi %0,1, ticaret ciro endeksi %5,4, hizmet ciro endeksi %2,7 azalmıştı.

MAYIS AYI ÖZEL SEKTÖR UZUN VADELİ YURT DIŞI KREDİ BORCU – TCMB

Özel sektörün uzun vadeli yurt dışı kredi borcu Nisan ayında aylık 0,6 milyar dolar artışla 161,9 milyar dolar olmuştu. Bankacılık sektörü uzun vadeli kredi borcunu bir önceki aya göre 0,7 milyar dolar azaltmış, bankacılık dışı finans sektörü 0,2 milyar dolar artırmış, finans dışı sektörün borcu 1,1 milyar dolar artmıştı. Özel sektör bazında finans dışı sektörün borcu Nisan ayı itibariyle 93,0 milyar dolar, bankacılık sektörünün 59,7 milyar dolar, bankacılık dışı finans sektörünün 9,2 milyar dolar olmuştu.

14 TEMMUZ 2021, ÇARŞAMBA

TCMB PARA POLİTİKASI TOPLANTISI VE KARARI – TCMB
Petrol fiyatlarındaki yükselişle birlikte elektrik ve doğalgaza yapılan zamların enflasyonist baskıyı artıracağı Temmuz ayında TCMB’nin %19 olan politika faizinde değişiklik beklemiyoruz. 2021 yılı sonuyla birlikte yıllık enflasyonda aşağı yönlü eğilim TCMB’nin faiz indirme ihtimalini artıracaktır.

ABD MERKEZ BANKASI (FED) BEJ KİTAP (BEIGE BOOK) RAPORU – http://www.federalreserve.gov

Fed’in Haziran ayında yayınladığı bej kitapta Nisan-Mayıs döneminde ABD ekonomisinin önceki rapor dönemine göre hızlı büyüdüğü, aşılamanın ve kısıtlamalardaki gevşemenin etkisiyle tüketici harcamalarının arttığını, arz ve istihdamdaki kısıtların üretimi aksattığı, arz kısıtlarının inşaat sektörünü de olumsuz etkilediğini, başta limanlar olmak üzere ulaştırma hizmetlerine olan talebin arttığını, kredi hacminde artış olduğunu, istihdamda ve ücretlerde ılımlı bir artış yaşandığını, girdi maliyetlerindeki hızlı artışa rağmen satış fiyatlarındaki artışın ılımlı kaldığını okumuştuk.

HAZİRAN AYI TARIM ÜRÜNLERİ ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TARIM-ÜFE) – TÜİK

Tarım-ÜFE, Mayıs ayında yıllık %20,20 artmış, aylık %0,43 düşüş kaydetmişti.

TÜRKİYE’NİN MAYIS AYI KISA VADELİ DIŞ BORÇ STOKU – TCMB

Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku Nisan ayında aylık 3,9 milyar dolar artışla 144,7 milyar dolar seviyesine yükselmişti. TCMB’nin borcu aylık 1,2 milyar dolar artışla 23,8 milyar dolar, kamu bankalarının 0,4 milyar dolar azalışla 26,6 milyar dolar, özel sektör finansal kuruluşların 1,1 milyar dolar artışla 33,3 milyar dolar, özel sektör finans dışı sektörün 2,0 milyar dolar artışla 61,0 milyar dolar olmuştu. Orijinal vadesine bakılmaksızın kalan vadeye göre gelecek 12 ayda ödenecek toplam dış borç büyüklüğü ise aylık 4,8 milyar dolar artışla 190,4 milyar dolar seviyesine yükselmişti.

JAPONYA MERKEZ BANKASI (BOJ) PARA POLİTİKASI TOPLANTISI VE KARARI – https://www.boj.or.jp/en/index.htm/

Haziran ayı toplantısında BOJ, yurt dışı ekonomilerde toparlanmaya rağmen Covid 19’a yönelik risklerini sürdüğüne işaret etmişti. Yurt içi talepteki zayıflığa ve gıda dışı tüketici enflasyonunda yıllık %0 seviyesinin kısa bir süre daha devam edeceğine; sonrasında ekonomik aktivitedeki hareketlenmeye, enerji fiyatlarındaki artışa ve cep telefonu ücretlerindeki düşüşün etkisinin dağılmasına bağlı olarak kademeli olarak yükseleceğine vurgu yapmıştı. BOJ %2 enflasyon hedefini tutturana kadar gevşek para politikasını koruyacak. Ek olarak, BOJ, iklim değişikliğine yönelik olarak finansal kuruluşlara ihtiyacı olan finansmanı sağlamak üzere 2021 yılı içinde bir destek planını devreye alacağını da eklemişti. BOJ, politika faizi olarak mevduat faiz oranını eksi binde 1, borç verme faiz oranını binde 3 seviyesinde tutmaya devam etmişti.

MAYIS AYI KONUT FİYAT ENDEKSİ – TCMB

Merkez Bankası konut fiyat endeksi Nisan ayında önceki aya göre %2, önceki yılın aynı ayına göre %32 artış kaydetmişti. Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi aylık bazda konut satışlarındaki (gri çubuklar) azalışa rağmen konut fiyatlarındaki (mavi çizgi) artış yavaşlasa da devam ediyor.

HAZİRAN AYI BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

2021 yılı ilk beş ayında toplam bütçe açığı 7,5 milyar dolar iken, 2020 yılı genelinde toplam bütçe açığı 172,7 milyar TL olmuştu. 2017 yılından itibaren hızlanan bütçe açığı, merkezi yönetim borç stokunda da hızlanmaya sebep oluyor. Haziran ayında Hazine nakit dengesi 7,2 milyar TL açık vermişti.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Haziran ayı öncü verileri

21 – 25 Haziran haftasında, imalat ve hizmet sektörlerinden Haziran ayına ilişkin ilk sinyaller gelecek. Özellikle ihracat ve paralelinde imalat sektörü üretimindeki zayıflığın Haziran ayında devam edip etmediğine odaklanacağız. Ayrıca IHS Markit tarafından açıklanan Haziran ayı ilk tahminlerinde de küresel imalat sektöründeki gelişmeleri okuyacağız.

21 HAZİRAN 2021, PAZARTESİ

MAYIS AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

2021 yılı Nisan ayında merkezi yönetimin borç stoku 1 trilyon 950 milyar dolar seviyesindeydi. Stokun %%57’sini (1 trilyon 120 milyar TL) iç borç, %43’ünü (830 milyar TL) dış borç oluşturmaktadır. Para cinsi açısından toplam stokun %43’ü TL, %57’si yabancı para cinsindendir. Aşağıdaki grafikte göreceğiniz gibi, merkezi yönetimin faiz dışı bütçe açığı vermeye başladığı 2019-2020 döneminde borç stokundaki yıllık artış da hızlanmaktadır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MAYIS AYI YURT DIŞI ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (YD-ÜFE) – TÜİK

YD-ÜFE, 2021 yılı Nisan ayında yıllık %35,31, aylık %7,14 artış kaydetmişti. Döviz kurundaki değişimden yurt dışı üreticiler doğrudan etkilenirken yurt içi üreticiler söz konusu değişimden görece daha az etkilenmektedir.

Kaynak: TÜİK

NİSAN AYI NET ULUSLARARASI YATIRIM POZİSYONU (NUYP) – TCMB

2021 yılı Mart ayında NUYP açığı önceki aya göre 47,8 milyar dolar azalışla 339,3 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Aynı dönemde uluslararası varlıklar 1,2 milyar dolar artışla 250,2 milyar dolar seviyesine yükselmiş, yükümlülükler ise 46,5 milyar dolar azalışla 589,5 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Ekim 2020’den bu yana uluslararası varlıklarda hızlanma yaşanırken, yükümlülükler Ocak-Mart 2021 döneminde azalma eğilimine girdi.

Kaynak: Turkey Data Monitor

22 HAZİRAN 2021, SALI

HAZİRAN AYI TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

2021 yılı Mayıs ayında tüketici güven endeksi bir önceki aya göre %3,6 oranında azalışla 77,3 seviyesine gerilemişti. Covid-19 vakalarındaki artışın etkisiyle Mayıs ayında devreye alınan kapanma, söz konusu gerilemede etkili olmuştur. Tüketici güvenindeki bozulmanın sürmesindeki ana faktörler işsizlik, yüksek enflasyon ve döviz kurundaki artışlardır. Covid-19 kaynaklı kısıtlamalardaki gevşeme, hareketlenen hizmet sektörüyle birlikte güven algısında iyileşme getirebilir.

Kaynak: TÜİK

24 HAZİRAN 2021, PERŞEMBE

İNGİLTERE MERKEZ BANKASI (BOE) PARA POLİTİKASI KARARI – http://www.bankofengland.co.uk

Dünyanın altıncı büyük ekonomisi olan İngiltere ekonomisi 2021 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1,5 daralma kaydetti. Yıllık enflasyon (TÜFE) Mayıs ayında, Temmuz 2019’dan bu yana gördüğü en yüksek seviye olan %2,1 seviyesinde bulunurken üretici fiyat enflasyonu Ocak 2021’den bu yana ardı ardına kaydettiği artışlarla Mayıs ayında %4,6 seviyesine yükseldi ki bu, 2012’den bu yana kaydedilen en yüksek değer. İşsizlik oranı ise Aralık 2020’de gördüğü %5,1’den Nisan ayında %4,7 seviyesine gerilemiş durumda. Pandemi öncesinde (Şubat 2020) işsizlik oranı %4,0 seviyesinde bulunuyordu. Söz konusu gelişmelerde küresel ekonomideki iyileşmeye ek olarak BOE’nin Covid-19’un pandemi ilan edildiği Mart 2020’den Mayıs ayı sonuna kadarki süreçte devreye aldığı 895 milyar poundluk miktarsal gevşeme paketinden 370,8 milyar poundluk kısmını piyasaya likidite olarak sağlamasının da etkisi var. BOE, 24 Haziran tarihli para politikası toplantısında %0,1 seviyesindeki politika faizini koruyacak çünkü Mayıs toplantısında da belirttiği üzere kısıtlamaların gevşetilmesi ve aşılamanın ekonomi üzerindeki etkilerini görene kadar para politikasında bir değişiklik yapılmayacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor

HAZİRAN AYI REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (RKGE) – TCMB

RKGE Mayıs ayında aylık 0,7 puan azalışla 110,3 seviyesine gerilemişti. Gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı ve genel gidişata ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkilemiş; sabit sermaye yatırım harcaması, mevcut iç piyasa sipariş miktarı, gelecek üç aydaki toplam istihdam, son üç aydaki toplam sipariş miktarı, gelecek üç aydaki üretim hacmi ve mevcut mamul mal stokuna ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkilemişti.

Kaynak: TCMB

HAZİRAN AYI SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ – TÜİK

Mevsim etkisinden arındırılmış güven endeksi Mayıs ayında Nisan ayına göre; hizmet sektöründe %1,1 ve perakende ticaret sektöründe %2,1 azalırken, inşaat sektöründe %3,0 artış kaydetmişti.

Kaynak: TÜİK

HAZİRAN AYI İMALAT SANAYİ KAPASİTE KULLANIM ORANI (KKO) – TCMB

İmalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı (KKO), Mayıs ayında bir önceki aya göre 0,6 puan azalışla %75,3 seviyesine gerilemişti. Dayanıklı tüketim malları üretiminde KKO önceki aya göre 0,3 yüzde puan, yatırım malları üretiminde ise 4,9 yüzde puan düşmüş; dayanıksız tüketim malları ve ara mal üretiminde 0,3 yüzde puan artmıştı.

Kaynak: TCMB

TCMB VE BDDK, 18 HAZİRAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

11 Haziran ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre yatay kaldı. TL cinsi mevduatlar önceki haftaya göre %2 artış kaydederken, TL cinsi kredilerdeki haftalık artış %0,6 seviyesinde gerçekleşti. TL cinsi mevduat faiz oranları %17-19 aralığında seyrederken, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığında bulunuyor. Döviz mevduatları ise tüzel kişilerde 0,9 milyar dolar ve gerçek kişilerde 0,5 milyar dolar artışla önceki haftaya göre 1,3 milyar dolar artış kaydederek 26 Mart’tan bu yana ilk kez 220,0 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,5 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,5 milyar dolar arttı. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 94,9 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1,2 milyar dolar artış kaydetti; altın rezervleri 0,9 milyar dolar azaldı, brüt döviz rezervleri 2,1 milyar dolar arttı. Merkez Bankası döviz likiditesi açığı da 11 Haziran ile biten haftada önceki haftaya göre 1,9 milyar dolar azalarak 35,8 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı önceki haftaya göre 0,9 milyar dolar artışla 29,6 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurt dışı yerleşikler 4 Haziran ile biten haftada hisse senedi ve DİBS’te net olarak toplam 114 milyon dolarlık alış gerçekleştirdi; hisse senetlerinde 34 milyon dolar, DİBS’te 80 milyon dolarlık net alış gerçekleştirdiler.

Kaynak: BDDK, TCMB, Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Merkez bankaları faiz kararları, bütçe, dış borç, cari açık

14 – 18 Haziran haftasında açıklanacak Nisan-Mayıs ayına ilişkin makro-ekonomik veriler ikinci çeyreğe ilişkin umutları yeşertmeyecek. Bir önceki hafta açıklanan veriler üretim ve talep tarafında daralmayı ortaya koymuştu, dolayısıyla bu hafta açıklanacak olan Nisan ayı cari açık verisinde önceki aya göre düşüş göreceğiz. Mayıs ayında merkezi yönetim bütçesinde giderlerin gelirlerden daha hızlı artmaya devam ettiğini göreceğiz. Borçlanma tarafında özellikle reel sektörün dış borçlanmasında artış var mı diye bakacağız zira Türkiye’nin risk primi yüksek iken Fed’den gelen olumlu ekonomik görünüm sinyalleri, Türkiye’nin yurt dışı borçlanma faizlerini de yukarı çekecek önemli bir unsur. Geldiğimiz noktada TCMB’nin faiz politikasında değişiklik yapmaması gerekiyor. Amerikan ve Japonya merkez bankaları da politika faizinde değişiklik yapmayacaklar ama dikkatlerimiz Fed’den gelecek değerlendirmelerde olacak. Öte yandan Erdoğan-Biden görüşmesinde Türkiye lehine çıkacak her karar Türkiye’nin risk priminin (CDS primleri) seyrini belirleyecek.    

14 HAZİRAN 2021, PAZARTESİ

NİSAN AYI ÖDEMELER DENGESİ – TCMB

Cari işlemler açığı Mart ayında aylık 0,7 milyar dolar artışla 3,3 milyar dolar seviyesine yükselmiş, son 12-aylık cari işlemler açığı toplamı Şubat ayındaki 38,3 milyar dolar seviyesinden Mart ayında 36,2 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Nisan ayına baktığımızda, ithalattaki sert azalışın etkisiyle dış ticaret açığının Mart ayına göre 1,6 milyar dolar azalması cari açığın da Mart ayına göre azalmasına sebep olacak. Dikkatinizi çekmek isterim, cari açıktaki azalma talepteki azalmadan kaynaklanıyor. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde, Covid-19’a yönelik aşılamanın ve azalan vaka sayılarının etkisiyle olası talep artışları ithalatta artışı tetikleyerek cari açığı artırıcı bir etki yaratacaktır. Eklemekte fayda var, aşılama ve vaka sayılarındaki azalış turizm sektörünü canlandıracaktır. Turizmdeki canlanma, döviz girişlerini beraberinde getirecek ve dolayısıyla dış ticaret açığındaki olası sert artışları yumuşatabilecektir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MAYIS AYI TARIM ÜRÜNLERİ ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TARIM-ÜFE) – TÜİK

Nisan ayında Tarım-ÜFE yıllık %21,77 artmış, aylık %0,79 azalma kaydetmişti. İthal gıda hammadde fiyatlarındaki artış Tarım-ÜFE üzerinde fiyat baskısı oluştururken Mayıs ayında döviz kurundaki artış, söz konusu baskının artmasına sebep olabilir.

Kaynak: TÜİK

MAYIS AYI KONUT SATIŞLARI – TÜİK

Nisan ayında Türkiye genelinde 95 bin 863 konut satışı gerçekleşmiş, böylece yılın ilk dört ayındaki toplam konut satışı 358 bin 913 olmuştu. 2020 yılının ilk dört ayında pandeminin etkisiyle toplam konut satışı 383 bin 821 düzeyindeydi. Yabancılara yapılan konut satışlarına baktığımızda, Nisan ayında 3 bin 893, 2021 yılının ilk dört ayında 9 bin 148, 2020 yılının ilk dört ayında 11 bin 738 olarak gerçekleşmişti. Aşağıdaki grafikte de göreceğiniz gibi, 2021 yılının ilk dört ayında konut satışları 2019 yılına benzer seviyelerde seyrederken konut fiyatlarının aylık artış hızı (Mayıs 2020 hariç) son iki yılın üzerinde.

Kaynak: Turkey Data Monitor

15 HAZİRAN 2021, SALI

MAYIS AYI BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Merkezi yönetim bütçe dengesi Nisan ayında 16,9 milyar TL açık vermiş, böylece Ocak-Nisan döneminde bütçe dengesi toplam 5,9 milyar TL fazla vermişti. 2020 yılında bütçe dengesi toplamda 173 milyar TL açık vermişti. Genelde merkezi yönetim bütçesi ile yakın veriler ortaya koyan Hazine nakit bütçesinin Mayıs ayında 29 milyar TL açık verdiğini dikkatinize sunayım.

Kaynak: Turkey Data Monitor

16 HAZİRAN 2021, ÇARŞAMBA

AMERİKAN MERKEZ BANKASI (FED) PARA POLİTİKASI KARARI – http://www.federalreserve.gov

Amerikan ekonomisindeki olumlu gidişat, Fed yöneticileri arasında piyasaya likidite akışını azaltıp azaltmama konusunda tartışmaları tetikliyor. Amerikan ekonomisi 2021 yılı ilk çeyreğinde çeyrek bazda yıllık %6,4 büyüme kaydetti. Maliyet enflasyonu artarken talep tarafında iyileşme devam ediyor. Fed yetkililerinin sıkılaşmayı tartışmaya başlamaları faiz artışına doğru yavaş yavaş gidildiği anlamına geliyor ki konunun gündeme gelmesi bile özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin faiz seviyelerinde yukarı yönü tetikleyen önemli bir faktör. Aşılamaların küresel ekonomiye olumlu yansımaya başlamasının da etkisiyle 2022 yılında Fed’den ilk adımlar gelecektir.   

NİSAN AYI MERKEZ BANKASI KONUT FİYAT ENDEKSİ – TCMB

Mart ayında MB konut fiyat endeksi aylık %2,3, yıllık %32,0 artış kaydetmişti. Aşağıdaki grafikte göreceğiniz gibi, Mart 2020’de pandeminin devreye girmesinin ardından inşaat maliyetlerindeki artış hızı konut fiyatlarındaki artış hızının önüne geçmiş durumda.

Kaynak: Turkey Data Monitor

17 HAZİRAN 2021, PERŞEMBE

TC MERKEZ BANKASI (TCMB) PARA POLİTİKASI KARARI – TCMB

Mevcut makro-ekonomik ortam TCMB’nin %19 seviyesindeki politika faizini (1-hafta vadeli borç verme faizi) değiştirmemesi gerektiğini söylüyor. Çünkü bütçe açığı artarken, döviz kurundaki her artış fiyatlara doğrudan yansırken, imalat maliyetleri yukarı doğru yükselişini sürdürürken, enflasyonist baskı artarken, artan işsizlikle perakende satışlar düşmeye devam ederken, küresel ihracat talebi artarken Türkiye’nin ihracat performansı yatay kalıyorken, TCMB rezervleri mevcut ortamda yurt dışı borçlanma ile artabiliyorken, bireysellerin bankalara park ettiği döviz mevduatları olduğu yerde kalıyorken, tek çare ekonomik güç olarak güven ortamının sağlanmasıdır. Aşılama, turizmin açılmasına izin verdiği takdirde turizm gelirleri ile döviz kuru aşağı gelecektir ve TCMB faiz düşürmek için ilk fırsatı değerlendirecektir. Ancak bu geçici bir çözüm olacaktır. Küresel olarak maliyetler artarken, Türk lirasının sağlıklı bir şekilde değer kazanması için turizm sektörünün tam açılması ve ihracat performansımızın para kazandıracak şekilde artması gerekiyor.

NİSAN AYI ÖZEL SEKTÖR UZUN VADELİ YURT DIŞI KREDİ BORCU – TCMB

Mart ayında özel sektörün uzun vadeli kredi borcu önceki aya göre 3,2 milyar dolar azalışla 161,0 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Finansal olmayan kuruluşların borcu 91,8 milyar dolar ile toplamın %57’sini oluştururken, bankacılık sektörü 60,1 milyar dolar ile %37’sini, bankacılık dışı finansal kuruluşlar ise 9,0 milyar dolar ile %6’sını oluşturmaktadır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

TCMB VE BDDK, 11 HAZİRAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

4 Haziran ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artışlarını sürdürdü. TL cinsi mevduatlar önceki haftaya göre hafif gerilerken TL cinsi krediler hafif artış kaydetti. Tüketici kredilerindeki artış eğilimi sürerken ticari kredilerdeki azalış eğilimi devam ediyor. TL cinsi mevduat faiz oranı %19 seviyesinin üzerine çıkarken, ayken ihtiyaç kredi faiz oranı %24,6, ticari kredi faiz oranları ise %21,5 seviyelerinde bulunuyor. Tüzel kişilerin döviz mevduatlarındaki 1,0 milyar dolarlık düşüşün etkisiyle toplam döviz mevduatları önceki haftaya göre 1,0 milyar dolar azalarak 218,8 milyar dolar seviyesine geriledi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre yatay kaldı. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 93,7 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1,1 milyar dolar artış kaydetti; altın rezervleri 0,2 milyar dolar ve brüt döviz rezervleri 0,9 milyar dolar arttı. Buna karşın 2 milyar dolar artış kaydeden swap yükümlülüğünün etkisiyle Merkez Bankası döviz likiditesi açığı 4 Haziran ile biten haftada önceki haftaya göre 0,6 dolar artışla 37,8 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı önceki haftaya göre 0,5 milyar dolar azalışla 28,8 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurt dışı yerleşikler 4 Haziran ile biten haftada hisse senedi ve DİBS’te net olarak toplam 162 milyon dolarlık satış gerçekleştirdi; hisse senetlerinde 98 milyon dolar, DİBS’te 64 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdiler. Yabancıların BIST hisse senedi pazarında sahip olduğu hisse senedi sayısının payı 7 Mayıs itibariyle %26 seviyesinde bulunurken 2007 yılında %59 seviyelerine kadar yükselmişti.

Kaynak: BDDK, TCMB, Turkey Data Monitor

18 HAZİRAN 2021, CUMA

JAPONYA MERKEZ BANKASI (BOJ) PARA POLİTİKASI KARARI – http://www.boj.or.jp/en/index.htm/

BOJ, Haziran ayı toplantısında 2009 yılından bu yana değişmeyen %0,3 seviyesindeki borç verme faiz oranını, Şubat 2016’dan bu yana değişmeyen -%0,1 (eksi binde 1) seviyesindeki mevduat faiz oranını değiştirmeyecek. Çünkü, küresel finansal krizin başladığı 2008 yılından Mayıs 2021’e kadarki süreçte BOJ’un ekonomiyi hareketlendirmek adına piyasaya sürdüğü likidite 5,6 trilyon dolar seviyesine yükselmiş olmasına rağmen yıllık TÜFE oranı Ekim 2020’den bu yana eksi seviyelerini koruyor. BOJ’un para politikasında değişiklik yapmak için hedeflediği yıllık TÜFE oranı ise %2. Peki piyasaya akıtılan bunca likiditeye rağmen ekonomide bir kıpırdanma var mı? Yok. 2021 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1 daralma kaydetti. İkinci çeyrek öncü göstergeler ise özellikle yurt içi hane halkı harcamaları dikkate alındığında ekonomik aktivitede hızlanma işareti vermiyor. Fiyatlar tarafında, imalat maliyetlerindeki artışa rağmen tüketici fiyatlarına bu yükseliş yansımıyor. Nisan-Mayıs döneminde kurumsal krediler aylık bazda gerilerken, aynı dönemde toplam kredi hacmi artışı yıllık bazda düşüşe geçmiş durumda. Tüketici harcamaları 2019 yılı seviyelerinden %20 aşağıda seyrederken, perakende satışlar en son Nisan ayında önceki aya göre %4,5 düşüş kaydetti. Üretim tarafında ise ihracattaki artışın desteğiyle sanayi üretimi aylık bazda artışını sürdürse de ekonomide hızlanma için Japon halkının harcama konusunda motive edilmesi gerekiyor ki pandemi dönemi şimdilik buna izin vermiyor.

NİSAN AYI KISA VADELİ TOPLAM DIŞ BORÇ STOKU – TCMB

Türkiye’nin kısa vadeli (12 aydan daha kısa vadeli) toplam dış borç stoku Mart ayında önceki aya göre 0,4 milyar dolar azalışla 140,8 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Borcun 22,7 milyar doları Merkez Bankasına, 57,8 milyar doları bankacılık sektörüne, 60,3 milyar doları diğer sektörlere aittir. Kalan vadeye göre gelecek 12 ayda ödenecek toplam dış borç büyüklüğü ise 185,6 milyar dolardır. Aşağıdaki grafik kısa vadeli dış borç stokunun 2021 yılının ilk üç ayında yatay bir seyir izlediğini gösterirken Mayıs 2020’de artış eğilimine giren gelecek 12-ayda ödenecek dış borç ödemeler toplamının Mart 2021’de yönünü aşağı çevirdiğini gösteriyor. Nisan ayı verisi söz konusu eğilimin devam edip etmediğini gösterecek. Bir konuya daha dikkatinizi çekmek istiyorum. Merkez Bankasının altın ve dövizden oluşan toplam döviz rezervleri, Türkiye’nin gelecek 12 ayda ödenecek dış borç büyüklüğünün sadece yarısını karşılayabiliyor. Söz konusu oran Merkez Bankasının rezerv yeterliliği olarak ifade edilmektedir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz