Lagarde: Arz, talep ve yeşil dönüşüm eğilimleri enflasyon ve büyüme üzerinde karışık sinyaller veriyor

Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkanı Lagarde, 28 Eylül’de AMB Forumu’nda “Pandemi sonrası: para politikasının geleceği” başlıklı konuşmasında pandeminin benzeri olmayan bir durgunluk ve toparlanma getirdiğini, istisnai koşullarda ortaya çıkan enflasyonist etkilerin ise eninde sonunda geçeceğini umduklarını söyledi. Uzun vadede Lagarde iyimser olsa da kısa vadede enflasyon üzerindeki baskı devam edecek.

Dünyanın üçüncü büyük ekonomisi olan Euro Bölgesi (EB) 2021 yılının ilk yarısında ortalama %6,6’lık büyüme kaydetti. Pandemi kaynaklı arz darboğazı olmasaydı EB’nin ihracat hacminin yılın ilk yarısında %7 daha fazla olacağını söylüyor Lagarde ve ekliyor “Pandeminin küresel nakliye, kargo taşımacılığı ve yarı-iletkenler gibi kilit endüstrileri etkilemeye devam etmesi halinde büyümeye yönelik riskler artabilir.” AMB, Ağustos ayında %3 seviyesine ulaşan enflasyonun gelecek beş yılda yavaş bir hızda %2 hedefine yakınsayacağını tahmin ediyor.

Lagarde konuşmasında, pandeminin enflasyon görünümüne yönelik ortaya koyduğu yeni eğilimleri üç ana başlıkta topluyor:

Talep tarafı… Pandemi öncesinde tarihsel olarak ortalama %1,3 seviyesindeki çekirdek enflasyonun 1,1 yüzde puanı tüketimde en büyük ağırlığa sahip olan hizmet enflasyonundan (ağırlıklı olarak çalışan ücret artışlarından) kaynaklanıyor. AMB, 2022 yılı sonunda tüketimin pandemi öncesi seviyesinden %3 yukarıda olacağını, hanehalkı güveninin artmasıyla birlikte biriken tasarruflarını harcamaya yönelteceklerini, bunun da ücretleri artıracağını tahmin ediyor. Hizmet enflasyonunu ise aşağı çeken iki faktör sıralanıyor. İlki, kısıtlamaların gevşetilmesine rağmen hizmet tüketiminin 2021 yılının ikinci çeyreğinde halen pandemi öncesi seviyesinden %15 aşağıda olması. İkincisi, işgücüne katılımın istihdam artışından daha hızlı artması sebebiyle işsizlik oranının ancak 2023 yılının ikinci çeyreğinde pandemi öncesi seviyesine gerileyebileceği ve ücretlerin ılımlı artacağı beklentisi.

Arz tarafı… Pandeminin arz tarafında yarattığı iki şok etkisi var: Küresel tedarik zinciri ve işgücü piyasası. Söz konusu şokların dijitalleşme sürecinde Avrupa’da 7 yıllık hızlanmayı beraberinde getirse de sosyal uyuşmada farklı sonuçlara sebep olabileceğini dile getiriyor Lagarde ve uzun vadede enflasyonist baskıları artırabilecek olası değişimlere örnekler veriyor:

. Hizmetlerin sanallaştırılmasına dayalı ikinci bir küreselleşme dalgası -güçlü ücret artışları durumunda bile- birim işgücü maliyet artışını azaltarak verimliliği artırabilir ancak yüksek pazar gücüne sahip “yıldız” dijital şirketler fiyatları artırabilir.  

.  Arz kısıtlarının şirketleri tedarik zincirlerini çeşitlendirmeye veya üretim yerlerini değiştirmeye yönlendirmeleri yüksek maliyetlere sebep olabileceğinden maliyetler tüketicilere yansıtılabilir.

. Hızlı dijitalleşmeyle birlikte gerekli iş becerisine sahip çalışan kıtlığının sebep olabileceği yüksek ücret artışları asgari ücretleri yukarı çekebilir.  

Yeşil dönüşüm (Düşük karbon ekonomisine geçiş)… Lagarde, Finansal Sistemi Yeşillendirme Ağı’nın (The Network for Greening the Financial System) tahminine göre hırslı bir yeşil dönüşüm geçiş politikasının Avrupa’da enflasyonu, geçiş öncesine göre, 1 yüzde puan artırabileceğine dikkat çekiyor. Dahası, mevcut durumda en çok petrol fiyatları dikkate alınırken, yeşil dönüşümle birlikte enerji fiyatlarının tüketici fiyatlarına geçişkenliğini ölçmek daha karmaşık hale gelecek.

Yüksek karbon fiyatlarının satın alım gücünü azaltabileceği ve bunun enflasyonu aşağı çekebileceği riskini ortaya koyan Lagarde, bir araştırma sonucuna göre EB ülkelerinde karbon vergilerinin devreye alınmasıyla manşet enflasyonun artacağına, öte yandan gıda ve enerji fiyatlarını dikkate almayan çekirdek enflasyonun ise düşeceğine dikkat çekiyor.

Avrupa Komisyonu, Avrupa’nın iklim ve enerji hedeflerine ulaşmak için 2030 yılına kadar her yıl yaklaşık 330 milyar Euro, dijital dönüşümü gerçekleştirmek için de her yıl yaklaşık 125 milyar Euro tutarında yatırım yapılması gerektiğini tahmin ediyor.

Lagarde, önümüzdeki dönemde para politikasına ilişkin olarak temel zorluğun orta vadede hiçbir etkisi olmayan geçici arz şoklarına aşırı tepki vermeden enflasyonu %2 hedefine yaklaştırmak olduğunu söylüyor. Faiz oranlarına yönelik yeni sözlü yönlendirmenin arz yönlü riskleri yönetmek için uyumlu olduğuna; kalıcı olduğuna inandıkları ve güvendikleri noktada manşet enflasyondaki gelişmelere tepki göstereceklerine, enflasyonun hedeften yukarıda kalması halinde emin olana kadar sabırlı olacaklarına vurgu yapıyor. Talep tarafında ise, para politikası ekonomik toparlanmayı gerekli kılan şartları sağlamaya devam edecek.  

Dr. Fulya Gürbüz

Fed, varlık alımlarını azaltmaya (tapering) beklenenden daha yakın

Kaynak: Eylül 2021, https://www.federalreserve.gov/monetarypolicy/files/fomcprojtabl20210922.pdf

Fed Başkanı Jerome Powell’in bugün (28 Eylül) Bankacılık, Konut ve Kentsel İşler Komitesi’ne yapacağı konuşmanın metni Fed’in resmi web sitesinde yayınlandı. Konuşma metninde önceki mesajlar tekrarlandı:

. Güçlü büyüme sürüyor… 2021 yılının ilk yarısında güçlü bir büyüme kaydeden Amerikan ekonomisi (yıllık %6,4), yılın ikinci yarısında delta varyantı kaynaklı kısmi zayıflık yaşanıyor olsa da güçlü büyümesini sürdürecek.

(Fed’in 2021, 2022, 2023, 2024 GSYH büyüme beklentileri sırasıyla: %5,9, %3,8, %2,5, %2,0)

. İşsizlik oranı düşse de sıkıntı devam ediyor… Pandemiye duyarlılığı yüksek olan sektörler dışında istihdam piyasası güçlü seyrini koruyor. Ağustos ayında işsizlik oranı %5,2’ye geriledi. İşsizlik özellikle hizmet sektöründe düşük ücretli kesim ile Afrikalı Amerikalılar ve İspanyol kökenliler genelinde dikkat çekiyor.

(Fed’in 2021, 2022, 2023, 2024 yılları için işsizlik oranı beklentileri: %4,8, %3,8, %3,5, %3,5)

. Enflasyon önümüzdeki aylarda yükselmeye devam edecek… Tüketici fiyat enflasyonu Mayıs 2021’den bu yana %5’in üzerinde seyrediyor. Fed’in para politikasında dikkate aldığı ve %2 olarak hedeflediği gıda ve enerji hariç kişisel tüketim harcamaları enflasyonu (çekirdek PCE) ise Nisan’dan bu yana %3’ün üzerinde seyrediyor. Beklenenden daha uzun bir süre enflasyonist baskı sürecek gibi duruyor.

. Enflasyon beklenenden daha uzun süre devam ederse, %2 hedefe doğru gerilemesi adına Fed tüm araçlarını kullanacak.

. Ekonominin seyri virüsün gidişatına bağlı.

Fiyatlar ve ücretler üzerindeki enflasyonist baskıların sürmesi Fed’i aylık 120 milyar dolarlık varlık alım programını azaltmasına daha da yaklaştırıyor. Ekim ayında yayınlanacak Bej Kitap raporunda söz konusu baskıların ne derece yoğun olduğunu daha detaylı okuyacağız. Fed’in Kasım ve Aralık ayında yapacağı son iki para politikası toplantısında varlık alımında kademeli azaltım ihtimali yüksek görünüyor.

Dr. Fulya Gürbüz

TCMB, Fed, BoE ve BoJ kararları ne söylüyor?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizini %19’dan %18’e düşürdü; Amerikan (Fed), İngiltere (BoE) ve Japonya (BoJ) merkez bankaları %0’a yakın olan politika faizlerini değiştirmedi.

Merkez bankaları, para politikalarını şekillendirirken olası riskleri dikkate alarak, ekonomik aktivite (talep, üretim) ile fiyat ve istihdamdaki gelişmelere odaklanır. Mevcut durumda merkez bankalarının dikkate aldığı başlıca risk unsuru Kovid-19 belirsizliğidir. 17-24 Eylül haftasında para politikası kararlarını açıklayan merkez bankaları yayınladıkları basın bülteninde ne gibi gerekçeleri ve öngörüleri ortaya koymuşlar kısaca özetleyelim.

TCMB: İktisadi faaliyet güçlü, fiyat artışları geçici

TCMB, 1-hafta vadeli borç verme faizi olan politika faizini %19’dan %18’e düşürdü. Her ne kadar ihtimal vermesek de TCMB Başkanı Kavcıoğlu geçen hafta çekirdek enflasyondaki gelişmeleri dikkate alacaklarını ifade ederek faiz indirim sinyalini vermişti. TCMB, yayınladığı basın bülteninde şu tespitleri ortaya koyuyor:

. Yurt içinde iktisadi faaliyet üçüncü çeyrekte dış talebin de etkisiyle güçlü seyrediyor,

. Enflasyonda son dönemde gözlenen yükseliş geçici.

TCMB’nin faiz indirimi kararını destekleyen yöntem ise “…para politikasının etkileyebildiği talep unsurları, çekirdek enflasyon gelişmeleri ve arz şoklarının yarattığı etkilerin ayrıştırılmasına yönelik analizler”. Söz konusu analizleri TCMB’nin çalışma tebliğlerinde veya Kasım ayı sonunda yayınlanacak dördüncü enflasyon raporunda okuma fırsatını bulabilirsek çok mutlu olacağım. Zira TCMB, Temmuz ayı sonunda yayınladığı üçüncü enflasyon raporunda ABD merkez bankası Fed’in enflasyonu neden geçici gördüklerine dair analizine yer vermişti.

TCMB’nin analiz detaylarında olmadığına emin olduğum “güven” faktörüne dikkatinizi çekmek istiyorum. Aşağıdaki grafikte 2006 yılından bu yana aylık ortalama değerler olarak mavi çizgiyle (sağ eksen) Dolar/TL kurunun seyrini, gri çubuklar (sol eksen) ise döviz tevdiat hesaplarının (yabancı para mevduatları) seyrini gösteriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Son verilere göre döviz mevduatları 17 Eylül’de 230,7 milyar dolar ile rekor seviyesindedir: Gerçek kişiler 114,9 milyar dolar, tüzel kişiler 88,5 milyar dolar döviz mevduatına park etmiştir. TL’ye olan güvensizlik hanehalkını dövize yönlendirirken, artan dövize bağlı olarak fiyatlardaki artış enflasyonu da yukarı çekmektedir. Güveni azaltan diğer bir unsur da TCMB rezervlerinin nette sıfırın altında olmasıdır (17 Eylül itibariyle eksi 21 milyar dolardır). Her ne kadar net rezerv açığı gerilemiş olsa da gerilemenin ana sebebi döviz cinsi borçlanmalar ve swap (kısa vadeli TL karşılığı döviz borçlanma) yoluyla TCMB brüt rezervlerinin yükselmesidir. Diğer bir ifadeyle, maruz kalınan kur riskinin artmasıdır. Ekonomi, kur-enflasyon sarmalı içinde sıkışmışken TCMB’nin 23 Eylül tarihli toplantısında yaptığı erken faiz indirimi maalesef TL’den kaçışı tetiklemiştir. Yazıyı hazırladığım 24 Eylül’de Dolar/TL kuru 8,86 seviyesi ile rekor kırmıştır.

Hükumetin Orta Vadeli Program’da (OVP) 2021 sonu TÜFE tahmininin %16,2 olduğunu dikkate alırsak TCMB’nin politika faizini kısa zamanda %16-17 aralığına çekeceği aşikar duruyor. OVP’de 2022 sonu TÜFE tahmini ise %9,8.

Fed: ABD’de ekonomik aktivite güçlü, enflasyonist baskı geçici

Politika faizini %0-0,25 aralığında sabit bırakan Fed, aşılamanın desteğiyle ekonomik aktivitede ve istihdamda güçlenmenin sürdüğüne, enflasyondaki yükselişin  geçici faktörlere dayandığına ve ekonominin yönünü Kovid-19 gelişmelerinin belirleyeceğine vurgu yaptı. Güçlü ekonomik görünüme istinaden Fed, aylık 120 milyar dolarlık varlık alımlarını kısa süre içinde azaltabileceklerini ekledi. Fed, 2021 yılı içinde 2-3 Kasım ve 14-15 Aralık tarihlerinde iki kere daha toplanacak. Fed’in 20 Ekim’de yayınlayacağı ve ekonomik ortamı resmettiği Bej Kitap’taki yorumları, tahvil alımlarındaki düşüşe ne kadar yakın oldukları ipucunu verecek. Faiz artırım konusunda ise; toplam 18 Fed para politikası kurulu katılımcısından 9’u 2022 yılında faiz değişikliği beklemezken, 6’sı bir adet, 3’ü iki adet faiz artırımı öngörüyor.

BoE: İngiltere’de ekonomik aktivite güçlü, enflasyondaki yükseliş geçici olabilir

BoE, Eylül ayı toplantısında %0,1 seviyesindeki politika faizini değiştirmedi. Ağustos ayı toplantısında güçlü ekonomik aktivitenin desteğiyle kısmi sıkılaştırma ihtimaline yer veren BoE, Eylül toplantısında fiyat ve ücretler tarafındaki  belirsizliklere bağlı olarak mevcut gevşek politikasını korudu. Kasım ayı toplantısında arz tarafına odaklanacak olan BoE’nin değerlendirmeleri, enflasyondaki kalıcılık/geçicilik konusunda daha somut bilgiler verecek.

BoJ: Ekonomik aktivite iyileşiyor, enerji fiyatları enflasyonu yukarı çekiyor

Eylül ayı toplantısında eksi %0,1 olan politika faizini değiştirmeyen BoJ, aşılamanın ve dış talepteki canlanmanın da desteğiyle ekonomik aktivitede iyileşme öngörüyor. Öte yandan devam eden Kovid-19 belirsizliğine istinaden çekirdek enflasyonun (gıda dışı yıllık TÜFE’nin) %2 hedefine yaklaşana kadar tahvil alım programına devam edeceğini duyurdu. Japonya’da çekirdek enflasyon, pandeminin ilan edildiği Mart 2020 yılından bu yana sıfırın altında seyrediyor (yani gıda dışı fiyatlar ortalama olarak önceki yıla göre düşüyor).

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Merkez bankaları kararları; borç, tüketici, imalat, perakende, hizmet, inşaat verileri

20 – 24 Eylül haftasında; başta ABD (Fed, Çarşamba), Japonya (BoJ, Çarşamba), İngiltere (BoE, Perşembe), ve Türkiye merkez bankası (TCMB, Perşembe) para politikası kararları olmak üzere Ağustos ayı yurtdışı enflasyon, merkezi yönetim borç stoku; Eylül ayı imalat ve hizmet sektörleri ile tüketici güven endekslerine odaklanacağız. TL’deki değer kaybından dolayı YD-ÜFE’de yükseliş, merkezi yönetim borç stokunda artış göreceğiz. Eylül ayının ilk iki haftasında kredilerdeki yavaşlamanın, Eylül ayı sektörel verilerini nasıl etkilediğini izleyeceğiz. Avrupa Merkez Bankası Eylül ayı toplantısında yılın son çeyreğinde varlık alımlarını kademeli olarak azaltmaya başlayabileceklerini açıklamıştı. Fed, BoE ve BoJ bu haftaki toplantılarında faiz değişikliği yapmayacak ancak Fed’in varlık alımlarının azaltılmasına yönelik ipuçlarına odaklanacağız. TCMB’den olası bir faiz indirimi özellikle şirket finansmanında maliyetleri azaltacaktır ancak ticari ve bireysel kredilerde hızlanma enflasyonist baskının devam edeceği anlamına geliyor.

20 EYLÜL 2021, PAZARTESİ

AĞUSTOS AYI YURTDIŞI ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (YD-ÜFE) – TÜİK

YD-ÜFE Temmuz ayında yıllık %41,89, aylık %0,34 artış kaydetmişti. Ağustos ayında TL’deki değer artışı üreticinin üzerindeki maliyet baskısını kısmen azaltacaktır. Ancak küresel hammadde fiyatlarındaki artış ve yüksek taşıma maliyetleri, yurt dışı üreticinin maliyet baskısını artırmaya devam edecek.

Kaynak: TÜİK

AĞUSTOS AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Merkezi yönetimin toplam borç stoku Temmuz ayında bir önceki aya göre hafif gerileyerek 2 trilyon 32 milyar TL seviyesindeydi. Aşağıdaki grafikte görüleceği gibi, Temmuz 2020 sonrasında merkezi yönetimin döviz cinsi borç stoku (yeşil çizgi), TL cinsi borç stokunun (mavi çizgi) üzerinde seyrediyor. Bu, Hazine’nin üstlendiği kur riskinin artması demek.

Kaynak: Turkey Data Monitor

TEMMUZ AYI NET ULUSLARARASI YATIRIM POZİSYONU (NUYP) – TCMB

Haziran ayında NUYP açığı önceki aya göre 13,6 milyar dolar azalarak 280,6 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Söz konusu değer Aralık 20217’de tarihi rekorla 443,2 milyar dolar olan seviyesinden %37 aşağısında bulunuyor. NUYP’deki iyileşmede, Aralık 2020’de 220,5 milyar dolar ile rekor kıran doğrudan yatırımların Haziran 2021’de 142,2 milyar dolara kadar gerilemesi etkili oldu.  

Kaynak: Turkey Data Monitor

22 EYLÜL 2021, ÇARŞAMBA

EYLÜL AYI TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Tüketici güven endeksi Ağustos ayında Nisan ayından bu yana olan düşüş eğilimini korumuş, Türk lirasındaki değer kazancına rağmen 78,2 seviyesine gerilemişti. Eylül ayında ise döviz kuru, döviz cinsi mevduatlar ve enflasyondaki yükseliş tüketicinin güven algısının gerilemesine sebep olabilir. 

Kaynak: TUİK

23 EYLÜL 2021, PERŞEMBE

TCMB VE BDDK, 17 EYLÜL 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

10 Eylül ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) yükselen döviz kuruna paralel olarak yabancı para mevduatlardaki artışın etkisiyle önceki haftaya göre artış kaydetti, dolaşıma çıkan banknot ve madeni para büyüklüğü önceki haftaya göre değişmedi. TL cinsi mevduatlar ve krediler önceki haftaya göre yükseldi. TL cinsi mevduat faiz oranları %15-20 aralığını, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığını korudu. Gerçek kişilerin döviz mevduatlarının (DTH) önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar artışla 115,3 milyar dolara, tüzel kişilerin 0,4 milyar dolar artışla 88,3 milyar dolara yükselmesine, yurtdışı mevduatların 0,3 milyar dolar azalmasına bağlı olarak DTH hacmi 10 Eylül haftasında 0,4 milyar dolar artışla 231,0 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar azalışla 6,4 milyar dolar oldu. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 120,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,9 milyar dolar arttı; altın rezervleri 40,5 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,7 milyar dolar azaldı, brüt döviz rezervleri 79,7 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1,6 milyar dolar artış kaydetti. Merkez Bankasının net rezerv açığı da önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar azalarak 20,8 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi stoku ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı 32,5 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre 0,9 milyar dolar azaldı. Yurt dışı yerleşikler 10 Eylül ile biten haftada hisse senetlerinde 53 milyon dolarlık net satış, DİBS’te 325 milyon dolarlık net alış gerçekleştirdiler.

24 EYLÜL 2021, CUMA

EYLÜL AYI İMALAT SEKTÖRÜ KAPASİTE KULLANIM ORANI (KKO) – TCMB

İmalat sanayi genelinde KKO, Ağustos ayında bir önceki aya göre 0,4 puan artışla %77,1 seviyesine yükselmişti. Dayanıklı tüketim malı ve ara mal imalatında KKO’nun önceki aya göre gerilemesi küresel tedarik zincirindeki sorunlara bağlı olarak stoklara yönelmeyi teyit etmişti. Yatırım malları imalatında KKO’nun aylık yüzde 4,6 puan sert artış göstermesi ise stok artırma eğilimini ortaya koyuyor.

Kaynak: TCMB

EYLÜL AYI REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (RKGE) – TCMB

RKGE, Ağustos ayında aylık 0,9 puan azalışla 113,9 seviyesine gerilemişti. Endeks değerinin 100’ün üzerinde olması, sektör temsilcilerinin ekonomik faaliyetlere olan güveninin arttığı anlamına geliyor. Ağustos ayı endeks detaylarında, Kovid-19 varyantlarına yönelik belirsizliklerin ekonomik faaliyetlerde zayıflık getirebileceği endişelerini okumuştuk. Endeks, Temmuz 2020’den bu yana 100 seviyesinin üzerinde yükseliş eğilimini koruyor.

Kaynak: TCMB

EYLÜL AYI SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ – TÜİK

Ağustos ayında güven endeksi hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerinde yükselse de Kovid-19 varyantlarına ilişkin endişeler endeks detaylarında hissedilmeye başlanmıştı. Endeksin 100’den büyük olması sektörün mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini gösteriyor. Perakende ticaret sektöründe güven (grafikte kırmızı çizgi) Haziran 2020, hizmet sektöründe (mavi çizgi) Ocak 2021’den bu yana 100 seviyesinin üzerinde seyrediyor. Perakende ticaret sektörü güveninin Aralık 2020’den bu yana hizmet sektöründen zayıf kalması artan enflasyon ve yüksek döviz kuruna bağlı olarak gelir eşitsizliğindeki farkın açıldığına işaret ediyor.

Kaynak: TÜİK

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Reel kur, dış ticaret, bütçe, işgücü, Fed, AMB

6 – 10 Eylül haftasında reel kurda iyileşme, dış ticaret endekslerinde düşüş göreceğiz; Avrupa Merkez Bankası ise politika faizinde değişiklik yapmayacak. Dikkatlerimiz Türkiye’de bütçe ve işgücü verileri ile Fed’in ekonomik resmi ortaya koyduğu Bej Kitap ve AMB’nin ekonomiye yönelik görüşlerinde olacak.

6 EYLÜL 2021, PAZARTESİ

AĞUSTOS AYI REEL DÖVİZ KURU – TCMB

Türk lirası Temmuz ayında reel olarak değer kazanmıştı. TÜFE bazlı Reel Efektif Döviz Kuru (REDK) Temmuz ayında döviz sepetindeki aylık %1’lik düşüşe bağlı olarak aylık 1,66 puan yükselişle dipten dönerek 61,31 seviyesine yükselmişti. ABD merkez bankası FED’in sıkı para politikasına geçme sinyali verdiği 2013 yılından bu yana baktığımızda Türk lirasında yaşanan değer kaybının ABD doları bazlı GSYH’yi de aşağı çektiğini görüyoruz. Yarı yarıya Dolar/TL ve Euro/TL’den oluşan döviz sepetinin Ağustos ayında aylık %1,8 düştüğünü dikkate aldığımızda REDK’da da yükseliş göreceğiz. Aşağıdaki grafik döviz kuru (kırmızı çizgi) ve REDK (mavi çizgi) arasındaki ters ilişkiyi doğruluyor.

Turkey Data Monitor

7 EYLÜL 2021, SALI

AĞUSTOS AYI HAZİNE NAKİT BÜTÇESİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Hazine Temmuz ayında 74,5 milyar TL gelir elde ederken, 142,2 milyar TL’lik harcama yapmıştı. Böylece nakit bütçe dengesi Temmuz ayında 67,9 milyar TL açık vermişti. Giderlerdeki hızlanmaya rağmen gelirlerdeki azalış söz konusu açığın oluşmasında etkili olmuştu. Hazine, Temmuz ayında bütçe açığını kapatmak amacıyla 37,3 milyar TL net borçlanma gerçekleştirirken kalan bakiye Hazine’nin Merkez Bankasındaki hesabından kullanılmıştı. 2021 yılının ilk yedi ayında toplam nakit bütçe açığı 106,7 milyar TL’dir. Aşağıdaki grafik giderlerdeki (açık gri çubuklar) hızlanmaya bağlı olarak nakit bütçe dengesinde (turuncu çubuklar) açıktaki artışı gözler önüne seriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

8 EYLÜL 2021, ÇARŞAMBA

BEJ KİTAP (BEIGE BOOK) – FED

Fed’in 14 Temmuz’da yayınladığı ve Mayıs sonu – Temmuz başı ekonomik gelişmeleri ortaya koyan Bej Kitap’ta (Beige Book) ekonominin ılımlıdan güçlü büyümeye doğru giden bir seyir ortaya konmuştu. Ulaştırma, seyahat ve turizm, imalat ve finans dışı sektörlerinde ortalamanın üzerinde büyüme işaret edilirken; enerji piyasalarının kısmen iyileşme kaydettiği, tarım sektöründe ise karışık bir seyir yaşandığına dikkat çekilmişti. Bej Kitap’ta arz tarafında aksamaların (malzeme ve işgücü eksikliği, teslimatta gecikmeler, çoğu tüketim mallarında düşük stok düzeyi) genele yayıldığı; bankaların kredi hacminde ve istihdamda ülke genelinde kısmen veya ılımlı artışlar yaşandığı, özellikle düşük vasıflı işlerde istihdamda güçlü artışlar olduğu, özellikle malzeme ve işgücü eksikliği yaşanan sektörlerde fiyat baskılarının sert şekilde arttığı diğerlerinde ise artışın daha ılımlı olduğunu, konteyner fiyatlarındaki artışın hızlandığını, nihai tüketici talebindeki artışın fiyatları yukarı çektiğini, girdi maliyetlerindeki artışın şirketlerin kar marjını düşürdüğünü, anket katılımcılarının bir kısmının fiyat artışlarını geçici olarak görürken çoğunluğunun önümüzdeki aylarda girdi maliyetleri ve satış fiyatlarındaki yükselişin devam etmesini beklediklerini okumuştuk. Fed para politikasını belirlerken ülke ve küresel ekonomiye ilişkin gelişmeleri dikkate alarak enflasyon ve istihdam tarafındaki resmi ortaya koyup politika faizine ilişkin strateji oluşturmaya çalışmaktadır. Jackson Hole toplantılarında Fed Başkanı Powell mevcut risklere rağmen ülke ekonomisine ilişkin olumlu seyrin Fed’i varlık alım miktarında azaltmaya gitmesine yaklaştırdığına inandığını belirtmişti. Fed, Kovid-19’un ekonomi üzerinde yarattığı olumsuz tabloyu iyileştirmek ve finansal sistemi desteklemek adına Haziran 2020’den bu yana aylık maksimum 80 milyar dolarlık varlık alımı gerçekleştirerek finansal piyasaya fon sağlıyor.

9 EYLÜL 2021, PERŞEMBE

AVRUPA MERKEZ BANKASI (AMB) PARA POLİTİKASI TOPLANTISI – http://www.ecb.europa.eu

AMB, en son 22 Temmuz tarihli para politikası toplantısında enflasyondaki artışın geçici olduğunu ve önümüzdeki aylarda düşeceğini öne sürerek politika faiz oranlarında değişiklik yapmamıştı. Mevcut durumda AMB’nin bankalara borç verme faiz oranı (marjinal borç verme oranı) %0,25, bankaların Eurosystem’den borç alma faiz oranı (borç yenileme faiz oranı) %0, bankalara uygulanan mevduat faiz oranı ise eksi %0,5 seviyesinde bulunuyor. Düşük politika faizi ve devam eden varlık alımlarının desteğiyle Euro Bölgesinde 2021 yılı ikinci çeyreğinde GSYH bir önceki çeyreğe göre %2 büyüme kaydetti. Üçüncü çeyreğe yönelik veriler ise imalat sektöründe ve tüketim eğiliminde vites düşüşüne işaret ediyor. İşsizlik oranı Temmuz ayında %7,6 seviyesine gerilese de halen pandemi öncesi değerin üzerinde bulunuyor. Enflasyon ise Ağustos ayında yıllık %3 seviyesine yükseldi, ancak enflasyonist baskıda kısmen hafifleme sinyalleri gelmeye başladı. Dolayısıyla AMB Eylül ayı toplantısında faizlerde bir değişiklik yapmayacak ancak Banka’nın ekonomiye yönelik beklentilerini ve işaret ettikleri riskleri takip edeceğiz. Eklemekte fayda var, AMB Başkanı Lagarde, 1 Eylül tarihli Time röportajında pandeminin başlangıcından bu yana 6 trilyon Euro finansal destek sağlandığını, aşılamanın da desteğiyle yıl sonunda GSYH’nin pandemi öncesi seviyelerine yükseleceğini, pandemiden etkilenen sektörleri finansal olarak desteklemeye devam edeceklerini, özellikle sigorta sektörünün sağlıklı işleyişini sürdürebilmesi adına iklim değişikliğinin para politikasında önemli bir faktör olduğunu dikkatlerimize sundu. www.tradingeconomics.com adresinden alınan aşağıdaki grafik, AMB’nin politika faiz oranı olan bankaların yeniden borçlanma faiz oranındaki tarihsel seyri (mavi çizgi) gösteriyor.

Kaynak: http://www.tradingeconomics.com

TCMB VE BDDK, 3 EYLÜL 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

27 Ağustos ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre yatay kaldı. TL cinsi mevduatlar ve krediler önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. TL cinsi mevduat faiz oranları %15-19 aralığına hafif geriledi, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığında kalarak önceki haftaya göre değişmedi. Gerçek kişilerin döviz mevduatlarının (DTH) önceki haftaya göre 1,1 milyar dolar artışla 113,8 milyar dolara, tüzel kişilerin 2,7 milyar dolar artışla 87,5 milyar dolar, yurt dışı mevduatların 0,4 milyar dolar artışla 24,9 milyar dolara yükselmesine bağlı olarak DTH hacmi 27 Ağustos haftasında 4,7 milyar dolar artışla 229,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre hafif artışla 6,7 milyar dolar oldu. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 118,3 milyar dolar ile önceki haftaya göre 9,7 milyar dolar arttı; altın rezervleri 40,3 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişmedi, brüt döviz rezervleri 9,8 milyar dolar artışla 78,0 milyar dolar oldu. Merkez Bankasının net rezerv açığı da önceki haftaya göre 9,4 azalarak 20,9 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi stoku ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı 32,6 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre 1,0 milyar dolar arttı. Yurt dışı yerleşikler 27 Ağustos ile biten haftada hisse senetlerinde 43 milyon dolarlık, DİBS’te 60 milyon dolarlık net alış gerçekleştirdiler.

Kaynak: Turkey Data Monitor

10 EYLÜL 2021, CUMA

TEMMUZ AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ – TÜİK

Haziran ayında hizmet sektöründe açılma ve sanayi sektöründeki artan talebin etkisiyle işe alımlar hızlanmıştı. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı Haziran ayında önceki aya göre yüzde 2,5 puan düşüşle %10,6 seviyesine gerilemişti. İşsiz sayısı aylık 823 bin kişi azalarak 3 milyon 399 bin kişi, istihdam edilenlerin sayısı aylık 602 bin kişi artışla 28 milyon 586 bin kişi olmuştu Haziran ayı sektörel güven endekslerinde “Gelecek 3-ayda toplam çalışan sayısı beklentisi” alt endekslerinde önceki aya göre artışlar hem hizmet hem de inşaat sektörü istihdamındaki artışı, otomotiv sektörü üretimi ve ihracatındaki artış da sanayi sektörü istihdamındaki artışı desteklemişti. Temmuz ayına ilişkin olarak; sektörel güven endeksleri (TÜİK) hizmet ve perakende ticaret istihdamında artışa, SAMEKS hizmet sektörü endeksi verileri hizmet sektörü istihdamında artışa, imalat sektörü PMI verileri (İSO) imalat sektörü istihdamında artışa işaret etmişti.

Kaynak: TÜİK

TEMMUZ AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ – TÜİK

Haziran ayında ihracat miktar endeksindeki hızlanmanın ana tetikleyicileri hammadde ve otomotiv sektörü ihracatı olmuştu. TÜİK her ay -uluslararası hizmet ticaretini kapsamayan- dış ticaret miktar ve değer endekslerini yayınlamaktadır. Arındırılmamış verilere göre ihracat miktar endeksi Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %32,2, ithalat %11,7 artış kaydetmişti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ise ihracat miktar endeksi Haziran ayında bir önceki aya göre %2,3 artmış, ithalat miktar endeksi %3,4 azalmıştı. 2020 yılı Mart ayından bu yana ihracat miktar endeksi aralıksız yükselirken, ithalat miktar endeksi Aralık 2020’den bu yana aşağı yönlü eğilimini korumaktadır. Özellikle hammadde ihracatındaki hızlanma ve “taşımacılık araçlarının aksam ve parçaları” ile “yatırım mallarının aksam ve parçaları” ithalat endekslerinde Haziran ayında kaydedilen artışlar ihracat siparişlerindeki artışı ve yatırım harcamalarındaki artışı desteklemişti. Öte yandan, ihracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan dış ticaret haddi ise Haziran ayında 91,6 değeri ile aylık bazda değişiklik göstermezken, yıllık bazda 10,7 puan azalmıştı. Temmuz ayında ihracat ve ithalat hacminin önceki aya göre gerilemesi dış ticaret endekslerinde de aşağı yönlü bir seyir görmemize sebep olacak.

Kaynak: TÜİK

TEMMUZ AYI İNŞAAT MALİYET ENDEKSİ – TÜİK

Haziran ayında malzeme maliyetlerindeki artışın etkisiyle inşaat maliyetleri yükselmeye devam etmişti. İnşaat maliyet endeksi, 2021 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre %2,89, bir önceki yılın aynı ayına göre %42,48 artmıştı. Alt detaylarda, bir önceki aya göre malzeme endeksi %4,23 artmış, işçilik endeksi ise %0,40 azalmıştı. Yıllık artışlar ise malzeme endeksinde %53,70, işçilik endeksinde %19,88 olmuştu. Haziran ayında döviz kurundaki yükselişin doğrudan malzeme maliyet endeksini, dolayısıyla da inşaat maliyet endeksini yukarı çektiğini görmek elbette şaşırtıcı değil. Temmuz ayında yarı yarıya Dolar/TL ve Euro/TL’den oluşan döviz sepetinin aşağı gelmesinin ve hatta Ağustos ayında da düşüşün sürmesinin inşaat maliyet endekslerini nasıl etkilediğine odaklanacağız.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Üretim, tüketim, istihdam, ödemeler dengesi ve TCMB faiz kararı

9–13 Ağustos haftasında TCMB para politikası toplantısına; Temmuz ayı konut satışlarına, Haziran ayı sanayi üretimi, dış ticaret, perakende satış, ciro, inşaat maliyetleri endeksleri ile işgücü ve ödemeler dengesi verilerine odaklanacağız. Covid-19 kaynaklı kısıtlamaların gevşetildiği Haziran ayında üretim, tüketim, istihdam ve ödemeler dengesinde iyileşmeler göreceğiz.

10 AĞUSTOS 2021, SALI

HAZİRAN AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ – TÜİK

18 günlük Covid-19 kaynaklı kapatmaların hakim olduğu 2021 yılı Mayıs ayında Türkiye genelinde mevsim etkilerinden arındırılmış 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı bir önceki aya göre 265 bin kişi azalarak 4 milyon 237 bin kişi olmuş, işsizlik oranı 0,6 puanlık azalışla %13,2 seviyesine gerilemiş, işgücü önceki aya göre %1,5 azalmış, istihdamdaki azalış aylık bazda %0,8 olmuştu. Tarım dışı istihdamın önceki aya göre %0,4 artış kaydetmesine bağlı olarak tarım dışı işsizlik oranı 1 puan azalışla %15,1 seviyesine gerilemişti. İş bulmakta ümidi kesen ancak işe girmeye hazır olan işsizlerin oranı ise aylık 0,2 puanlık azalışla %27,2 seviyesine gerilemişti. İstihdam tarım sektöründe önceki aya göre 312 bin, sanayi sektöründe 57 bin azalırken; inşaat sektöründe 24 bin, hizmet sektöründe 129 bin artış göstermişti. Haziran ayında toplam siparişlerin, otomotiv üretimi ve ihracatındaki artışlar sanayi sektörü istihdamını artırıcı rol oynayacaktır. Benzer olarak Haziran ayında Covid-19 kaynaklı kısıtlamaların gevşetilmesiyle birlikte hizmet ve perakende ticaret sektörlerinde Haziran ayında yaşanan güven artışı da hizmet sektörü istihdamında yukarı yönlü baskı oluşturabilir.

Kaynak: TÜİK

11 AĞUSTOS 2021, ÇARŞAMBA

HAZİRAN AYI İNŞAAT MALİYET ENDEKSİ – TÜİK

İnşaat maliyet endeksi, 2021 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre %4,41, bir önceki yılın aynı ayına göre %39,56 artış kaydetmişti. Bir önceki aya göre malzeme endeksi %6,32 artmış, işçilik endeksi %0,03 azalmıştı. Bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi %49,45, işçilik endeksi %19,97 artış kaydetmişti. İnşaat maliyetlerindeki artışın en önemli tetikleyicisi yüksek döviz kurlarıdır. Haziran ayında kurdaki artışların (TL’deki değer kaybının) sürmesine bağlı olarak inşaat maliyetlerinde de artış göreceğiz.

Kaynak: TÜİK

HAZİRAN AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ – TÜİK

İhracat miktar endeksi Mayıs ayında aylık %13,6 düşüşle 128,0 değerine, ithalat miktar endeksi aylık %6,7 düşüşle 103,7 seviyesine gerilemişti. İhracat birim değer endeksi ise aylık %1,63’lük artışla 102,4, ithalat birim değer endeksi %1,21’lik artışla 111,8 değerine yükselmişti. İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan dış ticaret haddi ise önceki aya göre 0,3 puan iyileşerek 91,6 değerini almıştı. İhracat hacminin Haziran ayında aylık %1,6, ithalat hacminin önceki aya göre yatay kalmasına bağlı olarak Haziran ayında ihracat miktar endeksinde yukarı bir eğilim görebiliriz. Dış ticaret haddinde Haziran ayındaki gelişmeyi takip edeceğiz. Haziran ayında hammadde ithalatındaki artış, dış ticaret haddi üzerinde aşağı yönlü etki yaratabilir.

Kaynak: TÜİK

12 AĞUSTOS 2021, PERŞEMBE

TCMB PARA POLİTİKASI KARARI – TCMB

TCMB 14 Temmuz tarihli para politikası toplantısında %19 olan politika faizini değiştirmemiş, enflasyon üzerinde risk oluşturan unsurları şöyle sıralamıştı: İthalat fiyatları ve yönetilen/yönlendirilen fiyatlardaki artışlar, talep koşulları, bazı sektörlerdeki arz kısıtları, açılmanın etkisiyle yaz aylarında enflasyonda görülebilecek oynaklıklar, enflasyon beklentilerindeki yüksek seviyeler ve fiyatlama davranışları. Özellikle bireysel kredilerdeki hızlanmaya dikkat çeken Merkez Bankası, parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki yavaşlatıcı etkilerinin gözlendiğini belirtiyor. Aşağıdaki grafik kredi tarafındaki gelişmeleri görmek açısından anlamlı olabilir. 13-haftalık yıllıklandırılmış tüketici kredileri büyümesi (kırmızı çizgi) Mayıs ayının ikinci yarısından itibaren artış eğilimini korurken, ticari kredilerde (mavi çizgi) aşağı yönlü eğilim ağırlık kazanıyor. Bütçe açığının ve enflasyonist baskıların arttığı mevcut ortamda olası bir faiz indirimi dolarizasyonu dolayısıyla da döviz kurundaki artışı ve devamında enflasyonist baskıyı artıran sarmalın içinde kalmamıza sebep olacaktır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

HAZİRAN AYI SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ – TÜİK

Covid-19 kaynaklı kapatmaların hakim olduğu Mayıs ayında sanayi üretimi aylık %1,3, yıllık %40,7 artış kaydetmişti. Aylık %1,1’lik artış kaydeden imalat sanayiinin alt detaylarında ara malı imalatı aylık %3,9, dayanıksız tüketim malı üretimi %0,7, enerji malı üretimi %0,2 artmış; dayanıklı tüketim malı imalatı aylık %1,0, sermaye malı imalatı %2,1 düşmüştü. Sermaye malı imalatı alt endeksinde aylık düşüşe rağmen makina ve teçhizat imalatında kısmen ve metalik olmayan diğer mineral madde imalatında görece hızlı yükseliş imalat sektörünün Mayıs ayında özellikle inşaat yatırımlarına yöneldiğini göstermişti. Mayıs ayında otomotiv sektörü üretimi ve ihracatındaki azalış, sanayi üretimi endeksini aşağı çeken önemli bir faktör olmuştu. Ara malı imalatındaki hızlanmanın sebeplerini ise Mayıs ayı dış ticaret miktar endeksleri verilerinde bulmuştuk: Kısmen ara malı ihracatı, ağırlıklı olarak ise stok artırım amaçlı. Haziran ayına ilişkin imalat sektörü PMI endeksi verileri, üretim ve yeni siparişlerin Mayıs ayındaki kapanmanın ardından kısıtlamaların gevşetildiği Haziran ayı ile birlikte büyüme kaydettiğini göstermişti. Nitekim Haziran ayı ihracat verileri de Mayıs ayına göre %20’lik hızlı bir artışa işaret etmiş, imalat sektörü kapasite kullanım oranlarındaki önceki aya göre artışlarda söz konusu artışı desteklemişti. Elbette söz konusu gelişmeler Haziran ayında sanayi üretiminde aylık bazda hızlanma olacağına işaret ediyor. Öte yandan, tedarik zincirindeki sorunların Haziran ayında da devam etmesi, imalat sektörünün ara malı üretimine ve stok artırım hamlelerine ne kadar ağırlık verdiğini gösterecek.

Kaynak: TÜİK

HAZİRAN AYI PERAKENDE SATIŞ ENDEKSLERİ – TÜİK

Mayıs ayındaki Covid-19 kaynaklı kapatmalar perakende satışları aşağı çekmişti. Perakende satış hacmi Mayıs ayında aylık %6,1 azalmış, yıllık %27,0 artış kaydetmişti. Cari fiyatlarla perakende ciro bir önceki aya göre %4,7 azalmış; gıda, içecek ve tütünde ciro aylık bazda %1,7 düşerken, gıda dışı satışlarda (otomotiv yakıtı hariç) ciro %7,2 gerilemişti. Tekstil, giyim ve ayakkabıda ciro aylık %18,2 daralmıştı. Öte yandan tıbbi ürünler ve kozmetikte ciro aylık olarak %0,8, posta/internet üzerinden satışlarda ise ciro %3,9 artış kaydetmişti. Covid-19 kaynaklı kapatmaların hakim olduğu Mayıs ayında perakende satışlardaki azalışa paralel olarak istihdamda da düşüş kaydedilmişti. Haziran ayında kapatmaların gevşetilmesi ve ihtiyaç kredilerindeki artışa paralel olarak perakende satışlarda önceki aya göre artış göreceğiz.

Kaynak: TÜİK

HAZİRAN AYI CİRO ENDEKSLERİ – TÜİK

Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi (2015=100), 2021 yılı Mayıs ayında aylık %3,3, yıllık %78,4 artış kaydetmişti. Aylık bazda sanayi sektörü ciro endeksi %4,9, inşaat ciro endeksi %6,0, ticaret ciro endeksi %2,4, hizmet ciro endeksi %1,5 artmıştı. Haziran ayında tüketici kredilerinde (konut, taşıt ve diğer) önceki aya göre artışlar, ciro endekslerini de aylık bazda yukarı çekecektir.

Kaynak: TÜİK

TCMB VE BDDK, 6 AĞUSTOS 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

30 Temmuz ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) özellikle “dolaşıma çıkan banknot ve demir para” olarak nitelendirilen emisyonda 16 Temmuz’a göre yaşanan düşüşün etkisiyle düşüş kaydettiler. TL cinsi mevduat ve TL cinsi kredi büyüklükleri 16 Temmuz’a göre hafif yükseldi. TL cinsi mevduat faiz oranları %17-21 aralığına yükselirken, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığında kaldı. Tüzel kişilerin döviz mevduatlarını (DTH) 16 Temmuz’a göre 0,5 milyar dolar, gerçek kişilerin 1,1 milyar dolar artırmasına bağlı olarak toplam DTH 224,3 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 16 Temmuz’a göre 0,2 milyar dolar artışla 6,2 milyar dolar seviyesine yükseldi. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 105,7 milyar dolar ile 16 Temmuz’a göre 0,8 milyar dolar artış gösterdi; altın rezervleri 0,4 milyar dolar azalırken, brüt döviz rezervleri 1,2 milyar dolar arttı. Merkez Bankasının net rezerv açığı da 16 Temmuz ile biten haftada 1-aya kadar olan döviz kredileri, menkul kıymetleri ve mevduatlarına ait yükümlülüklerindeki 2,5 milyar dolarlık azalışa bağlı olarak 26,5 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi stoku ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı 29,7 milyar dolar ile 16 Temmuz’a göre 0,8 milyar dolar arttı; hisse senedi stoku 0,5 milyar dolar, DİBS stoku 0,3 milyar dolar arttı. Yurt dışı yerleşikler 30 Temmuz ile biten haftada hisse senetlerinde 52 milyon dolarlık net satış, DİBS’te 301 milyon dolarlık net alış gerçekleştirdiler.

Kaynak: Turkey Data Monitor

13 AĞUSTOS 2021, CUMA

HAZİRAN AYI ÖDEMELER DENGESİ VERİLERİ – TCMB

Mayıs ayında cari işlemler açığı, dış ticaret açığındaki aylık 1,3 milyar dolarlık artışın etkisiyle 3,1 milyar dolar olmuştu. Böylece 12-aylık cari işlemler açığı toplamı 31,9 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Efektif ve mevduatlar Mayıs ayında önceki aya göre 0,7 milyar dolar azalırken, bankalar yurt dışı kredilerde Mayıs ayında 0,7 milyar dolar net ödeyici olmuş, banka dışı diğer sektörler ise aynı ay 3,5 milyar dolar net dış borç kullanmıştı. Rezerv varlıklara ise 1,2 milyar dolarlık giriş olmuştu. Haziran ayında turizm gelirlerinde aylık 0,4 milyar dolarlık artış ve dış ticaret açığında aylık 1,3 milyar dolarlık azalmanın etkisiyle cari işlemler dengesinin 1,4 milyar dolar açık verme ihtimali var. Cari işlemler açığının finansman tarafında bankaların, reel sektörün ve genel hükümetin borç ödeme ve kullanımlarına yönelik borç çevrime oranlarına odaklanacağız. Mayıs ayında söz konusu oranlar bankalar için %84, reel sektör için %180, genel hükümet için %92 olmuştu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

TEMMUZ AYI KONUT SATIŞLARI – TÜİK

Türkiye genelinde konut satışları Haziran ayında bir önceki aya göre %128 artışla 134 bin 731 olmuştu. Konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre ise %29 azalmıştı.

Kaynak: TÜİK

Dr. Fulya Gürbüz

Fed politika faizini değiştirmeyecek, çünkü…

15-16 Haziran tarihli toplantısında Fed, ekonomik görünümdeki (istihdam, enflasyon, kredi) olumlu işaretlere değinmiş, maksimum istihdam ile %2 enflasyon hedefinin ve enflasyon beklentilerinin kalıcı olarak sağlanana kadar %0-0,25 seviyesindeki politika faizini değiştirmeyeceklerini ve miktarsal gevşeme politikasını sürdüreceklerini duyurmuştu.

Finansal destek programları ve miktarsal genişleme politikalarının desteğiyle ABD ekonomisi 2020 yılı üçüncü çeyreğinden itibaren çeyrek bazda büyümesini sürdürüyor.

Aşılamadaki hızlanmanın hizmet sektöründe açılmayı beraberinde getirmesi ekonomik büyümenin genele yayılmasında etkili oluyor. Nitekim Fed’in 14 Temmuz’da yayınladığı ve Mayıs sonu – Temmuz başı dönemini kapsayan ve ekonomik gelişmeleri ortaya koyan Bej Kitap’ta (Beige Book) ekonominin ılımlıdan güçlü büyümeye doğru giden bir seyir ortaya konduğu belirtilmişti. Raporda yer alan detaylara göre;

. Ulaştırma, seyahat ve turizm, imalat ve finans dışı sektörlerinde ortalamanın üzerinde büyüme kaydedildi; enerji piyasaları kısmen iyileşme kaydetti, tarım sektöründe karışık bir seyir yaşandı.

. Arz tarafında aksamalar (malzeme ve işgücü eksikliği, teslimatta gecikmeler, çoğu tüketim mallarında düşük stok düzeyi) genele yayıldı.

. Bankaların kredi hacmi ülke genelinde kısmen veya ılımlı artışlar yaşadı.

. İstihdamda kısmen veya ılımlı artışlar yaşandı. Özellikle düşük vasıflı işlerde istihdam güçlü artışlar gösterdi.

. Malzeme ve işgücü eksikliği yaşanan sektörlerde fiyat baskıları sert şekilde arttı, diğerlerinde artış daha ılımlı oldu. Konteyner fiyatlarındaki artış hızlandı, nihai tüketici talebindeki artış fiyatları yukarı çekti, girdi maliyetlerindeki artış şirketlerin kar marjını düşürdü.

. Anket katılımcılarının bir kısmı fiyat artışlarını geçici olarak görürken çoğunluğunun önümüzdeki aylarda girdi maliyetleri ve satış fiyatlarındaki yükselişin devam etmesini bekliyor.

En son Temmuz ayının ilk yarısına ilişkin yayınlanan IHS Markit PMI endeksleri raporunda; imalat sektöründeki büyümenin hızlanarak devam ettiğini, hizmet sektöründe ise yetersiz istihdam ve stok edinmedeki sıkıntılar sebebiyle momentum kaybı yaşandığı, bunda artan satış fiyatlarının etkisiyle müşterilerin satın alımlarda tereddüt ettiklerinin etkisi olduğu not edildi.

Fed, para politikası değişikliği için çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat (PCE) enflasyonunu %2 olarak hedefliyor. Ancak Nisan ve Mayıs aylarında çekirdek PCE enflasyonu %3 seviyelerinin yukarısına çıkmış durumda. Bu da dikkatleri faiz artırımı konusunda Fed’e odaklıyor. Öte yandan %5,9 seviyesindeki işsizlik oranının pandemi öncesi seviyelerinin (%3,5) hayli üzerinde olması maksimum istihdamı hedefleyen Fed’in faiz artırımı ihtimalini azaltıyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Ekonomik aktivitedeki gelişmeler ve Fed’in faiz kararı

26 – 30 Temmuz haftasında Temmuz ayında ekonomik aktivitedeki gelişmeleri, TCMB’nin üçüncü çeyreğe ilişkin enflasyon raporunu ve ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikası kararını izleyeceğiz. Öncü göstergeler Temmuz ayında ihracat siparişlerinde yatay bir seyri, Kurban Bayramı tatili sebebiyle perakende satışlarda ivme artışını, turizm sektöründe ise hareketlenmeye işaret ediyor.

26 TEMMUZ 2021, PAZARTESİ

TEMMUZ AYI İMALAT SEKTÖRÜ KAPASİTE KULLANIMI – TCMB

İmalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı (KKO), Haziran ayında bir önceki aya göre 1,3 puan artarak %76,6 seviyesinde gerçekleşmişti. Mevsimsel etkilerden arındırılmış KKO ise aylık 1,1 puan artışla %76,3 olmuştu. Dayanıklı tüketim malları üretiminde KKO önceki aya göre %5,8, yatırım mallarında %4,6, ara mallarda %0,9, dayanıksız tüketim mallarında %0,7 artış kaydetmişti.

Kaynak: TCMB

TEMMUZ AYI REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (RKGE) – TCMB

2021 yılı Haziran ayında reel kesim güven endeksi (RKGE) bir önceki aya göre 2,7 puan artışla 113,0 seviyesine yükselmiş, iç piyasa siparişleri ile ihracat siparişleri önceki aya göre artış kaydederken ortalama birim maliyet önceki aya göre gerilemişti. Gelecek 3 aya ilişkin beklentilere göre üretimde, istihdamda, ihracat ve yurt içi siparişlerde önceki aya göre yükseliş, satış fiyatlarında ise düşüş kaydedilmişti. RKGE’nin 100 eşik değerinden yüksek olması anketin kapsadığı reel kesim temsilcilerinin ekonomik faaliyetlere ilişkin güveninin arttığını yani “iyimser” görünümü ifade etmektedir.

Kaynak: TCMB

TEMMUZ AYI SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ – TÜİK

Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Haziran ayında Mayıs ayına göre; hizmet sektöründe %6,2, perakende ticaret sektöründe %4,8 ve inşaat sektöründe %3,6 artarak sırasıyla 108,5, 105,7 ve 82,4 değerlerini almıştı. TÜİK hesaplama yöntemine göre Sektörel Güven Endeksleri 0-200 aralığında değer alabilmekte, endeksin 100’den büyük olması sektörün mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini göstermektedir. Son üç aylık döneme ilişkin olarak katılımcılar hizmet sektöründe iş durumu ve hizmetlere olan talebin arttığını, perakende ticaret sektöründe iş hacminin arttığını; inşaat sektöründe ise alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyindeki kötümser görünümün hafif iyileşme kaydettiğini ortaya koymuşlardı.

Kaynak: TÜİK

HAZİRAN AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Mayıs ayında merkezi yönetim toplam borç stoku önceki aya göre 51,9 milyar TL artışla 2 trilyon 1 milyar TL seviyesine yükseldi. İç borç stoku aylık 13,3 milyar TL artışla 1 trilyon 133 milyar TL, dış borç stoku ise aylık 28,6 milyar TL artışla 868,1 milyar TL olmuştu. Merkezi yönetimin TL cinsi borcu toplam borcun %42’sini oluştururken %58’I yabancı para cinsindendir. Bu da borç yapısının döviz kurundaki değişimlerden ağırlıklı olarak etkilendiğini gösteriyor. Aşağıdaki grafik merkezi yönetim borç stokunun 2017 yılıyla birlikte hızlandığını (kırmızı çizgi), GSYH içindeki payının ise 2020 yılı ikinci yarısından bu yana gerilediğini gösteriyor. Bütçe açığındaki artışın merkezi yönetimin borçlanma gereğini de artırdığını, kurdaki artışların bütçe açığında açılmaları beraberinde getirdiğini, bunun da sonucu olarak enflasyonist baskıyı artırdığını ekleyelim.

Kaynak: Turkey Data Monitor

28 TEMMUZ 2021, ÇARŞAMBA

AMERİKAN MERKEZ BANKASI (FED) PARA POLİTİKASI KARARI – http://www.federalreserve.gov

 15-16 Haziran tarihli toplantısında Fed, ekonomik görünümdeki (istihdam, enflasyon, kredi) olumlu işaretlere değinmiş, maksimum istihdam ile %2 enflasyon hedefinin ve enflasyon beklentilerinin kalıcı olarak sağlanana kadar %0-0,25 seviyesindeki politika faizini değiştirmeyeceklerini ve miktarsal gevşeme politikasını sürdüreceklerini duyurmuştu. Destekleyici politikalar ABD ekonomisi 2020 yılı üçüncü çeyreğinden itibaren önceki çeyreğe göre yükselişini sürdürüyor. Aşılamadaki hızlanmanın hizmet sektöründe açılmayı beraberinde getirmesi ekonomik büyümenin genele yayılmasında etkili oluyor. Nitekim Fed’in 14 Temmuz’da yayınladığı ve Mayıs sonu – Temmuz başı ekonomik gelişmeleri ortaya koyan Bej Kitap’ta (Beige Book) ekonominin ılımlıdan güçlü büyümeye doğru giden bir seyir ortaya konmuştu. Ulaştırma, seyahat ve turizm, imalat ve finans dışı sektörlerinde ortalamanın üzerinde büyüme ortaya konurken; enerji piyasalarının kısmen iyileşme kaydettiği, tarım sektöründe ise karışık bir seyir yaşandığına dikkat çekilmişti. Bej Kitap’ta arz tarafında aksamaların (malzeme ve işgücü eksikliği, teslimatta gecikmeler, çoğu tüketim mallarında düşük stok düzeyi) genele yayıldığı; bankaların kredi hacminde ve istihdamda ülke genelinde kısmen veya ılımlı artışlar yaşandığı, özellikle düşük vasıflı işlerde istihdam güçlü artışlar olduğu, özellikle malzeme ve işgücü eksikliği yaşanan sektörlerde fiyat baskılarının sert şekilde arttığı diğerlerinde ise artışın daha ılımlı olduğunu, konteyner fiyatlarındaki artışın hızlandığını, nihai tüketici talebindeki artışın fiyatları yukarı çektiğini, girdi maliyetlerindeki artışın şirketlerin kar marjını düşürdüğünü, anket katılımcılarının bir kısmı fiyat artışlarını geçici olarak görürken çoğunluğunun önümüzdeki aylarda girdi maliyetleri ve satış fiyatlarındaki yükselişin devam etmesini beklediklerini okumuştuk. En son Temmuz ayının ilk yarısına ilişkin yayınlanan IHS Markit PMI endeksleri raporunda imalat sektöründeki büyümenin hızlanarak devam ettiğini, hizmet sektöründe ise yetersiz istihdam ve stok edinmedeki sıkıntılar sebebiyle momentum kaybı yaşandığı, bunda artan satış fiyatlarının etkisiyle müşterilerin satın alımda tereddüt ettiklerinin etkisi olduğu not edildi. Her ne kadar Fed’in %2 olan çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat enflasyonu hedefinin Nisan ve Mayıs aylarında %3 seviyelerinin yukarısına çıkması dikkatleri faiz artırımı konusunda Fed’e odaklıyor. Ancak %5,9 olan işsizlik oranının pandemi öncesi seviyelerinin (%3,5) hayli üzerinde olması maksimum istihdamı hedefleyen Fed’in faiz artırımı ihtimalini azaltıyor.

29 TEMMUZ 2021, PERŞEMBE

2021 YILI ÜÇÜNCÜ ENFLASYON RAPORU – TCMB

Nisan ayı sonunda yayınlanan ikinci enflasyon raporunda enflasyonun (TÜFE) 2021 yılı sonunda %12,2 olarak gerçekleşeceği, 2022 yıl sonunda %7,5’e ve 2023 yılı sonunda ise orta vadeli hedef olan %5 seviyesine gerileyerek istikrar kazanacağı tahmin edilmişti. Haziran ayında TÜFE aylık %1,94, yıllık %17,53 artış kaydetti. Temmuz ayında gıda fiyatlarında aşağı yönlü eğilime rağmen bütçe açığının yıl sonuna kadar vergi artışları riskini canlı tutması, artan ithal girdi fiyatları ve taşıma maliyetleri ile hizmet sektöründe kaydedilen fiyat artışları, bununla birlikte sonbaharla birlikte fiyat baskılarındaki olası artışlar TCMB’nin 2021 sonu için %10,0 – %14,4 TÜFE aralık tahmininin üstünde sonuçlanmasına sebep olacak. 2021 yılının üçüncü raporunda TCMB’nin enflasyon beklentilerine odaklanacağız.   

TEMMUZ AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Ekonomik güven endeksi Haziran ayında önceki aya göre aylık 5,2 puanlık artışla 97,8 değerine yükselmişti. Ekonomik güven endeksindeki artış, tüketici, reel kesim (imalat sanayi), hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörü güven endekslerindeki artışlardan kaynaklanmıştı. Söz konusu iyileşmelerde etkili olan en önemli faktör aşılamadaki hızlanmaya paralel olarak Haziran ayı başında Covid-19 kaynaklı kısıtlamaların gevşetilmesiydi.

Kaynak: TÜİK

TCMB VE BDDK, 9 TEMMUZ 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

9 Temmuz ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre arttı. TL cinsi mevduatlar ve TL cinsi krediler önceki haftaya göre hafif yükseldi. TL cinsi mevduat faiz oranları %16-19 aralığında seyrederken, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığında bulunuyor. Tüzel kişilerin döviz mevduatlarını (DTH) önceki haftaya göre 1,5 milyar dolar, gerçek kişilerin 0,4 milyar dolar artırmasına bağlı olarak toplam DTH 220,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 104,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre 3,9 milyar dolar artış gösterdi. Hazine 9 Temmuz ile biten haftada altın cinsi tahvil ve 1,8 milyar dolarlık döviz cinsi borçlanma gerçekleştirdi. Merkez Bankasının net rezerv açığı da 9 Temmuz ile biten haftada rezervlerdeki artışa paralel olarak haftalık 3,2 milyar dolar azalışla 29,5 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi stoku ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı 28,7 milyar dolar ile önceki haftaya göre yatay kaldı. Yurt dışı yerleşikler 9 Temmuz ile biten haftada hisse senetlerinde 54 milyon dolar ve DİBS’te 6 milyon dolarlık net alışlar gerçekleştirdiler.

Kaynak: Turkey Data Monitor

30 TEMMUZ 2021, CUMA

TEMMUZ AYI SAMEKS SANAYİ VE HİZMET SEKTÖRLERİ ENDEKSLERİ – MÜSİAD

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksi, Haziran ayında aylık 0,5 puan artışla 50,1 seviyesine yükselmiş, SAMEKS Hizmet Sektörü Endeksi ise aylık 0,7 puan azalışla 50,4 seviyesine gerilemişti. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise daraldığını göstermektedir. Hizmet sektöründe satın alımların Haziran 2020’den bu yana aralıksız olarak önceki aya göre büyümeye devam etmesi ve istihdamda kısmi artışın da desteğiyle Hizmet sektörü endeksi Haziran ayında 50 eşik değerinin üzerinde kalmıştı. Öte yandan iş hacmindeki bozulma Haziran ayında hafif gerilemiş, tedarikçilerin teslim süresindeki artışa paralel olarak stoklar sert şekilde azalmıştı. Sanayi sektöründe ise üretimdeki düşüş Haziran ayında zayıflamış, yeni siparişlerdeki düşüş önceki aya göre hızlanmış, satın alımlar önceki aya göre sert şekilde artmış, stoklardaki düşüş kısmen yavaşlamış, istihdam önceki aya göre hafif artış kaydetmişti.  

Kaynak: MÜSİAD

HAZİRAN AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ – TÜİK

Ticaret Bakanlığı Temmuz ayı başında Haziran ayı dış ticaret verilerini açıklamıştı. Buna göre Haziran ayında ihracat bir önceki aya göre 3,3 milyar dolar artışla 19,8 milyar dolar olurken ithalat aylık 2,0 milyar dolar artışla 22,7 milyar dolar olmuş, böylece dış ticaret açığı bir önceki aya göre 1,2 milyar dolar düşüşle 2,9 milyar dolar seviyesine gerilemişti.  

Kaynak: Tıurkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Yurt dışı üretici enflasyonu, tüketici güveni, küresel PMI endeksleri

19 – 23 Temmuz haftasında Haziran ayı yurt dışı üretici enflasyonunda artışın süreceğini, hizmet sektörünün hareketlendiği Temmuz ayında tüketici güven endeksinde iyileşme, Temmuz ayına ilişkin küresel imalat sektörü PMI endekslerinde büyüme eğiliminin devam ettiğini göreceğiz. Perşembe günü toplanacak olan Avrupa Merkez Bankası ise genişlemeci para politikasında değişiklik yapmayacak.

19 TEMMUZ 2021, PAZARTESİ

HAZİRAN AYI YURT DIŞI ÜRETİCİ ENFLASYONU (YD-ÜFE) – TÜİK

YD-ÜFE Mayıs ayında yıllık %39,60, aylık %4,69 artmıştı. Madencilik ve taşocakçılığında aylık %2,69, imalatta %4,72 artış gerçekleşmişti. Ara malında aylık %5,49, dayanıklı tüketim malında %4,60, dayanıksız tüketim malında %3,24, enerjide %10,31, sermaye malında %3,62 artış olmuştu. Haziran ayında Türk lirasının değer kaybındaki artış YD-ÜFE’nin de artmasına sebep olacak.

Kaynak: TÜİK

TEMMUZ AYI TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Tüketici güven endeksi, Haziran ayında bir önceki aya göre %5,8 oranında artışla 81,7 seviyesine yükselmişti. Endeksin 100 seviyesi altındaki değerler kötümserliğe işaret etmektedir. Endeks değerinin 81,7 seviyesine yükselmesi de kötümserlikte azalma anlamına geliyor.

Kaynak: TÜİK

22 TEMMUZ 2021, PERŞEMBE

AVRUPA MERKEZ BANKASI (AMB) PARA POLİTİKASI KARARI – http://www.ecb.europa.eu

Haziran ayı toplantısında AMB piyasaya likidite sürmeye ve düşük politika faizini korumaya devam edeceğini açıklamıştı. Mevcut durumda AMB’nin borç verme faiz oranı %0,25, bankaların mevduat faiz oranı eksi %0,5, bankaların Eurosystem’den borç alma faiz oranı %0’dır. Temmuz ayı toplantısında gevşek para politikasının sürdüğünü göreceğiz.

Kaynak: http://www.tradingeconomics.com

23 TEMMUZ 2021, CUMA

TEMMUZ AYI KÜRESEL PMI ENDEKSLERİ – http://www.markiteconomics.com

IHS Markit her ayın dördüncü haftasında Avustralya, Japonya, Fransa, Almanya, Euro Bölgesi, İngiltere ve ABD’nin aynı aya ait ilk hizmet ve imalat sektörleri PMI tahminlerini yayınlamaktadır. Haziran ayında hizmet sektörlerinde canlanma, imalat sektörlerinde ise büyümenin sürdüğünü görmüştük. Tedarik zincirindeki sorunların devam etmesi üretimi aşağı doğru, enflasyonu da yukarı yönlü baskılamıştı.   

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Enflasyon, imalat sektörü PMI, beklenti anketi, Merkez Bankası politika faizi

3-7 Mayıs haftasında açıklanacak verilerde enflasyon ve enflasyon beklentilerinde artış ile ihracatın imalat sektörünü desteklemeye devam ettiğini göreceğiz. Merkez Bankası ise para politikası toplantısında yüksek ihtimalle %19 olan politika faizinde değişikliğe gitmeyecek.

3 MAYIS 2021, PAZARTESİ

NİSAN AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Nisan ayında yıllık %16,19, aylık %1,08 artış kaydetmişti. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ise aynı ayda yıllık %31,20, aylık %4,13 arttı. %50 ABD doları %50 Euro’dan oluşan döviz sepetinin Türk lirasına karşı Nisan ayında yıllık %25,4, aylık %6,5 değer kazanmış olması sebebiyle hem TÜFE hem de Yİ-ÜFE’de artışlar sürecek. Nitekim Bloomberg HT anket çalışmasında ekonomistler Nisan ayında TÜFE’de ortalama olarak aylık %1,8, yıllık %17,2 artış beklerken yıl sonu tahminleri %14,4’e yükseldi. Merkez Bankası ise geçen hafta yayınlanan 2. çeyrek enflasyon raporunda yıl sonunda TÜFE tahminini %12,2 seviyesine yükseltmişti. Yİ-ÜFE’de ise Türk lirasındaki değer kaybından doğrudan etkilenmesi sebebiyle, Nisan ayında aylık %4-%6 arasında bir artış Yİ-ÜFE’yi yıllık olarak %34-%38 aralığına taşıyabilir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

NİSAN AYI IHS MARKIT İMALAT SEKTÖRÜ TÜRKİYE VE DÜNYA PMI ENDEKSLERİ – IHS MARKIT

İSO ve IHS Markit iş birliğiyle hazırlanan Türkiye’nin imalat sektörü PMI endeksi, Mart ayında küresel imalat sektöründeki toparlanmaya bağlı olarak önceki aya göre büyüme kaydetmişti. IHS Markit’in Nisan ayı ilk tahminleri Türkiye’nin en önemli dış ticaret ortakları olan Euro Bölgesi, ABD ve İngiltere’de imalat sektörlerinde büyüme eğiliminin sürdüğünü, ihracat talebinin ve üretimin arttığını gösterdi. Dolayısıyla, Nisan ayında Türkiye imalat sektörü de ihracatın desteğiyle bu olumlu gelişmelerden etkilenecektir. MÜSİAD’ın yayınladığı Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksi Nisan ayında aylık 1,7 puan artışla 52,5 seviyesine yükseldi. İSO ve MÜSİAD’ın yayınladığı endekslerin 50 üzerindeki değerler sektörde önceki aya göre büyümeyi, altındaki değerler ise küçülmeyi gösteriyor.

Kaynak: ISO, IHS MARKIT

NİSAN AYI TEPAV PERAKENDE GÜVEN ENDEKSİ (TEPE) – TEPAV

Mart ayında TEPE aylık yüzde 4,1 puan düşüşle eksi %19,1 seviyesine gerilemişti. Bu değer, anket sorularına katılımcıların olumlu ve olumsuz gelişme ve beklenti sunanların yüzdesi arasındaki farkı gösteriyor. TEPE, en son Nisan 2016’da pozitif değer almıştı.

Kaynak: Turkey Data Monitor

4 MAYIS 2021, SALI

NİSAN AYI REEL EFEKTİF DÖVİZ KURU (REDK) – TCMB

Nominal efektif döviz kuru, Türkiye’nin dış ticaretinde önemli paya sahip ülkelerin para birimlerinden oluşan sepete göre, Türk lirasının ağırlıklı ortalama değeridir. TÜFE bazlı REDK Mart ayında aylık %5,4 değer kaybıyla 65,71 seviyesine gerilemişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

ŞUBAT AYI FİNANSAL KESİM DIŞINDAKİ FİRMALARIN DÖVİZ VARLIK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ – TCMB

Merkez Bankası, Türkiye’de finansal kesim dışında faaliyet gösteren firmaların yurt içi finansal kesim ve yurt dışında yerleşiklerle olan işlemlerinden doğan döviz varlık ve yükümlülüklerine, dolayısıyla taşıdıkları kur riskine ilişkin göstergeleri her ay yayınlamaktadır. Aralık 2020 verilerine göre varlıklar Ocak 2021’de 1,4 milyar dolar, yükümlülükler 3,0 milyar dolar azalmıştı. Net Döviz Pozisyonu Açığı ise Ocak ayında 156,1 milyar dolar olarak gerçekleşmiş ve Aralık 2020’ye göre 1,6 milyar dolar azalmıştı. Sektör, 2018 yılı Mart ayında 223,3 milyar dolarlık Net Döviz Pozisyonu Açığı ile rekor kırmıştı. 2018 yılının Ağustos ayında Türk lirasında yaşanan sert değer kaybının ardından finansal kesim dışındaki firmalar döviz varlıklarını artırıp döviz yükümlülüklerini azaltmayı tercih etmiş, sektörün Net Döviz Pozisyonu Açığı düşüş eğilimini sürdürmüştür.

Kaynak: Turkey Data Monitor

5 MAYIS 2021, ÇARŞAMBA

NİSAN AYI BEKLENTİ ANKETİ SONUÇLARI – TCMB

Mart ayında yıl sonu TÜFE beklentisi %13,1, cari açık beklentisi 25,8 milyar dolar seviyelerine yükselmiş, 2021 yılı GSYİH büyüme beklentisi %4,3 seviyesine gerilemişti.

NİSAN AYI IHS MARKIT HİZMET SEKTÖRÜ KÜRESEL PMI ENDEKSLERİ – IHS MARKIT

IHS Markit göstergeleri pandemi ile savaşta özellikle aşılamada hızlı hareket eden ülkelerin hizmet sektörlerinin Mart ayında büyüme kaydettiğini göstermişti. Nisan ayında da ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere’de hizmet sektörlerinin büyümeye devam ettiği sinyallerini aldık.

6 MAYIS 2021, PERŞEMBE

MERKEZ BANKASI PARA POLİTİKASI TOPLANTISI – TCMB

TCMB’nin artan gıda, emtia ve ham madde fiyatlarına bağlı olarak artan enflasyonist baskıya rağmen politika faizinde değişiklik yapmayacağını tahmin ediyoruz.

TCMB VE BDDK, 30 NİSAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

22 Nisan ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artışlarını sürdürdü. TL cinsi mevduatlar önceki haftaya göre artarken, TL cinsi krediler geriledi. Ortalama mevduat faizleri %19’lara yaklaşırken, ihtiyaç kredileri %24,5 seviyelerinde seyretti, ticari krediler ise yeniden %21 seviyelerini aştı. Döviz mevduatları haftalık 1,6 milyar dolar azalışla 217,0 milyar dolar seviyesine geriledi; tüzel kişiler döviz mevduatlarını 0,6 milyar dolar, yurt dışı döviz mevduatları ise 0,7 milyar dolar azaldı, bireysellerin döviz mevduatları değişiklik göstermedi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. Uluslararası rezervler 88,7 milyar dolar ile önceki haftaya 0,9 milyar dolar geriledi; altın rezervleri 0,9 milyar dolar artarken, brüt döviz rezervleri 1,7 milyar dolar azaldı. Rezervlerin azalmasına bağlı olarak Merkez Bankası döviz likiditesi açığı 1,5 milyar dolar artışla 43,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı önceki haftaya göre 1,7 milyar dolar azalışla 29,2 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurt dışı yerleşikler 22 Nisan haftasında 148 milyon dolarlık net satış yapılırken; hisse senetlerinde net 104 milyon dolarlık alış, DİBS’te net 253 milyon dolarlık satış oldu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

7 MAYIS 2021, CUMA

NİSAN AYI NAKİT BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Hazine’nin nakit bazlı bütçe dengesi Mart ayında 41,0 milyar TL fazla vermiş, böylece yılın ilk çeyreğinde nakit bütçe dengesi 11,3 milyar TL fazla vermiş oldu. 2020 yılı genelinde toplam 181,9 milyar TL nakit açığı kaydedilmişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ – TÜİK

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2021 Ocak ayında 139,0 olan ihracat miktar endeksi %5,5 azalarak, 2021 Şubat ayında 131,3 olmuştu. İthalat miktar endeksi ise aynı dönemde %1,0 azalışla 2021 Şubat ayında 110,5 seviyesine gerilemişti. Mart ayında ihracat ve ithalat hacimlerinde aylık bazda hızlanma yaşamıştık, dolayısıyla dış ticaret endekslerinde de yukarı yönlü bir seyir görülecektir. Öte yandan ihracat birim değer endeksinin (100,4), ithalat birim değer endeksine (105,5) bölünerek 100 ile çarpılmasıyla oluşan dış ticaret haddi aylık 2,4 puan düşüşle 95,1 seviyesine gerilemişti. Küresel tedarik zincirindeki kısıtlardan dolayı Türkiye’de ithalat maliyetlerindeki hızlanma Eylül 2020’den bu yana ihracattan elde edilen geliri gerisinde bırakmaya devam etmektedir. Enerji dışı dış ticaret haddinin, dış ticaret haddinin aşağısında olması ise özellikle ithal girdi kullanarak ürettiğini ihraç eden imalatçıların yüksek ithalat maliyetleri ve yüksek dış rekabet ortamında savaşmaya devam ettiklerini gösteriyor.

Kaynak: TÜİK
Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz