Fed politika faizini değiştirmeyecek, çünkü…

15-16 Haziran tarihli toplantısında Fed, ekonomik görünümdeki (istihdam, enflasyon, kredi) olumlu işaretlere değinmiş, maksimum istihdam ile %2 enflasyon hedefinin ve enflasyon beklentilerinin kalıcı olarak sağlanana kadar %0-0,25 seviyesindeki politika faizini değiştirmeyeceklerini ve miktarsal gevşeme politikasını sürdüreceklerini duyurmuştu.

Finansal destek programları ve miktarsal genişleme politikalarının desteğiyle ABD ekonomisi 2020 yılı üçüncü çeyreğinden itibaren çeyrek bazda büyümesini sürdürüyor.

Aşılamadaki hızlanmanın hizmet sektöründe açılmayı beraberinde getirmesi ekonomik büyümenin genele yayılmasında etkili oluyor. Nitekim Fed’in 14 Temmuz’da yayınladığı ve Mayıs sonu – Temmuz başı dönemini kapsayan ve ekonomik gelişmeleri ortaya koyan Bej Kitap’ta (Beige Book) ekonominin ılımlıdan güçlü büyümeye doğru giden bir seyir ortaya konduğu belirtilmişti. Raporda yer alan detaylara göre;

. Ulaştırma, seyahat ve turizm, imalat ve finans dışı sektörlerinde ortalamanın üzerinde büyüme kaydedildi; enerji piyasaları kısmen iyileşme kaydetti, tarım sektöründe karışık bir seyir yaşandı.

. Arz tarafında aksamalar (malzeme ve işgücü eksikliği, teslimatta gecikmeler, çoğu tüketim mallarında düşük stok düzeyi) genele yayıldı.

. Bankaların kredi hacmi ülke genelinde kısmen veya ılımlı artışlar yaşadı.

. İstihdamda kısmen veya ılımlı artışlar yaşandı. Özellikle düşük vasıflı işlerde istihdam güçlü artışlar gösterdi.

. Malzeme ve işgücü eksikliği yaşanan sektörlerde fiyat baskıları sert şekilde arttı, diğerlerinde artış daha ılımlı oldu. Konteyner fiyatlarındaki artış hızlandı, nihai tüketici talebindeki artış fiyatları yukarı çekti, girdi maliyetlerindeki artış şirketlerin kar marjını düşürdü.

. Anket katılımcılarının bir kısmı fiyat artışlarını geçici olarak görürken çoğunluğunun önümüzdeki aylarda girdi maliyetleri ve satış fiyatlarındaki yükselişin devam etmesini bekliyor.

En son Temmuz ayının ilk yarısına ilişkin yayınlanan IHS Markit PMI endeksleri raporunda; imalat sektöründeki büyümenin hızlanarak devam ettiğini, hizmet sektöründe ise yetersiz istihdam ve stok edinmedeki sıkıntılar sebebiyle momentum kaybı yaşandığı, bunda artan satış fiyatlarının etkisiyle müşterilerin satın alımlarda tereddüt ettiklerinin etkisi olduğu not edildi.

Fed, para politikası değişikliği için çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat (PCE) enflasyonunu %2 olarak hedefliyor. Ancak Nisan ve Mayıs aylarında çekirdek PCE enflasyonu %3 seviyelerinin yukarısına çıkmış durumda. Bu da dikkatleri faiz artırımı konusunda Fed’e odaklıyor. Öte yandan %5,9 seviyesindeki işsizlik oranının pandemi öncesi seviyelerinin (%3,5) hayli üzerinde olması maksimum istihdamı hedefleyen Fed’in faiz artırımı ihtimalini azaltıyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Ekonomik aktivitedeki gelişmeler ve Fed’in faiz kararı

26 – 30 Temmuz haftasında Temmuz ayında ekonomik aktivitedeki gelişmeleri, TCMB’nin üçüncü çeyreğe ilişkin enflasyon raporunu ve ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikası kararını izleyeceğiz. Öncü göstergeler Temmuz ayında ihracat siparişlerinde yatay bir seyri, Kurban Bayramı tatili sebebiyle perakende satışlarda ivme artışını, turizm sektöründe ise hareketlenmeye işaret ediyor.

26 TEMMUZ 2021, PAZARTESİ

TEMMUZ AYI İMALAT SEKTÖRÜ KAPASİTE KULLANIMI – TCMB

İmalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı (KKO), Haziran ayında bir önceki aya göre 1,3 puan artarak %76,6 seviyesinde gerçekleşmişti. Mevsimsel etkilerden arındırılmış KKO ise aylık 1,1 puan artışla %76,3 olmuştu. Dayanıklı tüketim malları üretiminde KKO önceki aya göre %5,8, yatırım mallarında %4,6, ara mallarda %0,9, dayanıksız tüketim mallarında %0,7 artış kaydetmişti.

Kaynak: TCMB

TEMMUZ AYI REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (RKGE) – TCMB

2021 yılı Haziran ayında reel kesim güven endeksi (RKGE) bir önceki aya göre 2,7 puan artışla 113,0 seviyesine yükselmiş, iç piyasa siparişleri ile ihracat siparişleri önceki aya göre artış kaydederken ortalama birim maliyet önceki aya göre gerilemişti. Gelecek 3 aya ilişkin beklentilere göre üretimde, istihdamda, ihracat ve yurt içi siparişlerde önceki aya göre yükseliş, satış fiyatlarında ise düşüş kaydedilmişti. RKGE’nin 100 eşik değerinden yüksek olması anketin kapsadığı reel kesim temsilcilerinin ekonomik faaliyetlere ilişkin güveninin arttığını yani “iyimser” görünümü ifade etmektedir.

Kaynak: TCMB

TEMMUZ AYI SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ – TÜİK

Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Haziran ayında Mayıs ayına göre; hizmet sektöründe %6,2, perakende ticaret sektöründe %4,8 ve inşaat sektöründe %3,6 artarak sırasıyla 108,5, 105,7 ve 82,4 değerlerini almıştı. TÜİK hesaplama yöntemine göre Sektörel Güven Endeksleri 0-200 aralığında değer alabilmekte, endeksin 100’den büyük olması sektörün mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini göstermektedir. Son üç aylık döneme ilişkin olarak katılımcılar hizmet sektöründe iş durumu ve hizmetlere olan talebin arttığını, perakende ticaret sektöründe iş hacminin arttığını; inşaat sektöründe ise alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyindeki kötümser görünümün hafif iyileşme kaydettiğini ortaya koymuşlardı.

Kaynak: TÜİK

HAZİRAN AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Mayıs ayında merkezi yönetim toplam borç stoku önceki aya göre 51,9 milyar TL artışla 2 trilyon 1 milyar TL seviyesine yükseldi. İç borç stoku aylık 13,3 milyar TL artışla 1 trilyon 133 milyar TL, dış borç stoku ise aylık 28,6 milyar TL artışla 868,1 milyar TL olmuştu. Merkezi yönetimin TL cinsi borcu toplam borcun %42’sini oluştururken %58’I yabancı para cinsindendir. Bu da borç yapısının döviz kurundaki değişimlerden ağırlıklı olarak etkilendiğini gösteriyor. Aşağıdaki grafik merkezi yönetim borç stokunun 2017 yılıyla birlikte hızlandığını (kırmızı çizgi), GSYH içindeki payının ise 2020 yılı ikinci yarısından bu yana gerilediğini gösteriyor. Bütçe açığındaki artışın merkezi yönetimin borçlanma gereğini de artırdığını, kurdaki artışların bütçe açığında açılmaları beraberinde getirdiğini, bunun da sonucu olarak enflasyonist baskıyı artırdığını ekleyelim.

Kaynak: Turkey Data Monitor

28 TEMMUZ 2021, ÇARŞAMBA

AMERİKAN MERKEZ BANKASI (FED) PARA POLİTİKASI KARARI – http://www.federalreserve.gov

 15-16 Haziran tarihli toplantısında Fed, ekonomik görünümdeki (istihdam, enflasyon, kredi) olumlu işaretlere değinmiş, maksimum istihdam ile %2 enflasyon hedefinin ve enflasyon beklentilerinin kalıcı olarak sağlanana kadar %0-0,25 seviyesindeki politika faizini değiştirmeyeceklerini ve miktarsal gevşeme politikasını sürdüreceklerini duyurmuştu. Destekleyici politikalar ABD ekonomisi 2020 yılı üçüncü çeyreğinden itibaren önceki çeyreğe göre yükselişini sürdürüyor. Aşılamadaki hızlanmanın hizmet sektöründe açılmayı beraberinde getirmesi ekonomik büyümenin genele yayılmasında etkili oluyor. Nitekim Fed’in 14 Temmuz’da yayınladığı ve Mayıs sonu – Temmuz başı ekonomik gelişmeleri ortaya koyan Bej Kitap’ta (Beige Book) ekonominin ılımlıdan güçlü büyümeye doğru giden bir seyir ortaya konmuştu. Ulaştırma, seyahat ve turizm, imalat ve finans dışı sektörlerinde ortalamanın üzerinde büyüme ortaya konurken; enerji piyasalarının kısmen iyileşme kaydettiği, tarım sektöründe ise karışık bir seyir yaşandığına dikkat çekilmişti. Bej Kitap’ta arz tarafında aksamaların (malzeme ve işgücü eksikliği, teslimatta gecikmeler, çoğu tüketim mallarında düşük stok düzeyi) genele yayıldığı; bankaların kredi hacminde ve istihdamda ülke genelinde kısmen veya ılımlı artışlar yaşandığı, özellikle düşük vasıflı işlerde istihdam güçlü artışlar olduğu, özellikle malzeme ve işgücü eksikliği yaşanan sektörlerde fiyat baskılarının sert şekilde arttığı diğerlerinde ise artışın daha ılımlı olduğunu, konteyner fiyatlarındaki artışın hızlandığını, nihai tüketici talebindeki artışın fiyatları yukarı çektiğini, girdi maliyetlerindeki artışın şirketlerin kar marjını düşürdüğünü, anket katılımcılarının bir kısmı fiyat artışlarını geçici olarak görürken çoğunluğunun önümüzdeki aylarda girdi maliyetleri ve satış fiyatlarındaki yükselişin devam etmesini beklediklerini okumuştuk. En son Temmuz ayının ilk yarısına ilişkin yayınlanan IHS Markit PMI endeksleri raporunda imalat sektöründeki büyümenin hızlanarak devam ettiğini, hizmet sektöründe ise yetersiz istihdam ve stok edinmedeki sıkıntılar sebebiyle momentum kaybı yaşandığı, bunda artan satış fiyatlarının etkisiyle müşterilerin satın alımda tereddüt ettiklerinin etkisi olduğu not edildi. Her ne kadar Fed’in %2 olan çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat enflasyonu hedefinin Nisan ve Mayıs aylarında %3 seviyelerinin yukarısına çıkması dikkatleri faiz artırımı konusunda Fed’e odaklıyor. Ancak %5,9 olan işsizlik oranının pandemi öncesi seviyelerinin (%3,5) hayli üzerinde olması maksimum istihdamı hedefleyen Fed’in faiz artırımı ihtimalini azaltıyor.

29 TEMMUZ 2021, PERŞEMBE

2021 YILI ÜÇÜNCÜ ENFLASYON RAPORU – TCMB

Nisan ayı sonunda yayınlanan ikinci enflasyon raporunda enflasyonun (TÜFE) 2021 yılı sonunda %12,2 olarak gerçekleşeceği, 2022 yıl sonunda %7,5’e ve 2023 yılı sonunda ise orta vadeli hedef olan %5 seviyesine gerileyerek istikrar kazanacağı tahmin edilmişti. Haziran ayında TÜFE aylık %1,94, yıllık %17,53 artış kaydetti. Temmuz ayında gıda fiyatlarında aşağı yönlü eğilime rağmen bütçe açığının yıl sonuna kadar vergi artışları riskini canlı tutması, artan ithal girdi fiyatları ve taşıma maliyetleri ile hizmet sektöründe kaydedilen fiyat artışları, bununla birlikte sonbaharla birlikte fiyat baskılarındaki olası artışlar TCMB’nin 2021 sonu için %10,0 – %14,4 TÜFE aralık tahmininin üstünde sonuçlanmasına sebep olacak. 2021 yılının üçüncü raporunda TCMB’nin enflasyon beklentilerine odaklanacağız.   

TEMMUZ AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Ekonomik güven endeksi Haziran ayında önceki aya göre aylık 5,2 puanlık artışla 97,8 değerine yükselmişti. Ekonomik güven endeksindeki artış, tüketici, reel kesim (imalat sanayi), hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörü güven endekslerindeki artışlardan kaynaklanmıştı. Söz konusu iyileşmelerde etkili olan en önemli faktör aşılamadaki hızlanmaya paralel olarak Haziran ayı başında Covid-19 kaynaklı kısıtlamaların gevşetilmesiydi.

Kaynak: TÜİK

TCMB VE BDDK, 9 TEMMUZ 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

9 Temmuz ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre arttı. TL cinsi mevduatlar ve TL cinsi krediler önceki haftaya göre hafif yükseldi. TL cinsi mevduat faiz oranları %16-19 aralığında seyrederken, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığında bulunuyor. Tüzel kişilerin döviz mevduatlarını (DTH) önceki haftaya göre 1,5 milyar dolar, gerçek kişilerin 0,4 milyar dolar artırmasına bağlı olarak toplam DTH 220,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 104,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre 3,9 milyar dolar artış gösterdi. Hazine 9 Temmuz ile biten haftada altın cinsi tahvil ve 1,8 milyar dolarlık döviz cinsi borçlanma gerçekleştirdi. Merkez Bankasının net rezerv açığı da 9 Temmuz ile biten haftada rezervlerdeki artışa paralel olarak haftalık 3,2 milyar dolar azalışla 29,5 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi stoku ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı 28,7 milyar dolar ile önceki haftaya göre yatay kaldı. Yurt dışı yerleşikler 9 Temmuz ile biten haftada hisse senetlerinde 54 milyon dolar ve DİBS’te 6 milyon dolarlık net alışlar gerçekleştirdiler.

Kaynak: Turkey Data Monitor

30 TEMMUZ 2021, CUMA

TEMMUZ AYI SAMEKS SANAYİ VE HİZMET SEKTÖRLERİ ENDEKSLERİ – MÜSİAD

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksi, Haziran ayında aylık 0,5 puan artışla 50,1 seviyesine yükselmiş, SAMEKS Hizmet Sektörü Endeksi ise aylık 0,7 puan azalışla 50,4 seviyesine gerilemişti. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise daraldığını göstermektedir. Hizmet sektöründe satın alımların Haziran 2020’den bu yana aralıksız olarak önceki aya göre büyümeye devam etmesi ve istihdamda kısmi artışın da desteğiyle Hizmet sektörü endeksi Haziran ayında 50 eşik değerinin üzerinde kalmıştı. Öte yandan iş hacmindeki bozulma Haziran ayında hafif gerilemiş, tedarikçilerin teslim süresindeki artışa paralel olarak stoklar sert şekilde azalmıştı. Sanayi sektöründe ise üretimdeki düşüş Haziran ayında zayıflamış, yeni siparişlerdeki düşüş önceki aya göre hızlanmış, satın alımlar önceki aya göre sert şekilde artmış, stoklardaki düşüş kısmen yavaşlamış, istihdam önceki aya göre hafif artış kaydetmişti.  

Kaynak: MÜSİAD

HAZİRAN AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ – TÜİK

Ticaret Bakanlığı Temmuz ayı başında Haziran ayı dış ticaret verilerini açıklamıştı. Buna göre Haziran ayında ihracat bir önceki aya göre 3,3 milyar dolar artışla 19,8 milyar dolar olurken ithalat aylık 2,0 milyar dolar artışla 22,7 milyar dolar olmuş, böylece dış ticaret açığı bir önceki aya göre 1,2 milyar dolar düşüşle 2,9 milyar dolar seviyesine gerilemişti.  

Kaynak: Tıurkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Yurt dışı üretici enflasyonu, tüketici güveni, küresel PMI endeksleri

19 – 23 Temmuz haftasında Haziran ayı yurt dışı üretici enflasyonunda artışın süreceğini, hizmet sektörünün hareketlendiği Temmuz ayında tüketici güven endeksinde iyileşme, Temmuz ayına ilişkin küresel imalat sektörü PMI endekslerinde büyüme eğiliminin devam ettiğini göreceğiz. Perşembe günü toplanacak olan Avrupa Merkez Bankası ise genişlemeci para politikasında değişiklik yapmayacak.

19 TEMMUZ 2021, PAZARTESİ

HAZİRAN AYI YURT DIŞI ÜRETİCİ ENFLASYONU (YD-ÜFE) – TÜİK

YD-ÜFE Mayıs ayında yıllık %39,60, aylık %4,69 artmıştı. Madencilik ve taşocakçılığında aylık %2,69, imalatta %4,72 artış gerçekleşmişti. Ara malında aylık %5,49, dayanıklı tüketim malında %4,60, dayanıksız tüketim malında %3,24, enerjide %10,31, sermaye malında %3,62 artış olmuştu. Haziran ayında Türk lirasının değer kaybındaki artış YD-ÜFE’nin de artmasına sebep olacak.

Kaynak: TÜİK

TEMMUZ AYI TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Tüketici güven endeksi, Haziran ayında bir önceki aya göre %5,8 oranında artışla 81,7 seviyesine yükselmişti. Endeksin 100 seviyesi altındaki değerler kötümserliğe işaret etmektedir. Endeks değerinin 81,7 seviyesine yükselmesi de kötümserlikte azalma anlamına geliyor.

Kaynak: TÜİK

22 TEMMUZ 2021, PERŞEMBE

AVRUPA MERKEZ BANKASI (AMB) PARA POLİTİKASI KARARI – http://www.ecb.europa.eu

Haziran ayı toplantısında AMB piyasaya likidite sürmeye ve düşük politika faizini korumaya devam edeceğini açıklamıştı. Mevcut durumda AMB’nin borç verme faiz oranı %0,25, bankaların mevduat faiz oranı eksi %0,5, bankaların Eurosystem’den borç alma faiz oranı %0’dır. Temmuz ayı toplantısında gevşek para politikasının sürdüğünü göreceğiz.

Kaynak: http://www.tradingeconomics.com

23 TEMMUZ 2021, CUMA

TEMMUZ AYI KÜRESEL PMI ENDEKSLERİ – http://www.markiteconomics.com

IHS Markit her ayın dördüncü haftasında Avustralya, Japonya, Fransa, Almanya, Euro Bölgesi, İngiltere ve ABD’nin aynı aya ait ilk hizmet ve imalat sektörleri PMI tahminlerini yayınlamaktadır. Haziran ayında hizmet sektörlerinde canlanma, imalat sektörlerinde ise büyümenin sürdüğünü görmüştük. Tedarik zincirindeki sorunların devam etmesi üretimi aşağı doğru, enflasyonu da yukarı yönlü baskılamıştı.   

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Enflasyon, imalat sektörü PMI, beklenti anketi, Merkez Bankası politika faizi

3-7 Mayıs haftasında açıklanacak verilerde enflasyon ve enflasyon beklentilerinde artış ile ihracatın imalat sektörünü desteklemeye devam ettiğini göreceğiz. Merkez Bankası ise para politikası toplantısında yüksek ihtimalle %19 olan politika faizinde değişikliğe gitmeyecek.

3 MAYIS 2021, PAZARTESİ

NİSAN AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Nisan ayında yıllık %16,19, aylık %1,08 artış kaydetmişti. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ise aynı ayda yıllık %31,20, aylık %4,13 arttı. %50 ABD doları %50 Euro’dan oluşan döviz sepetinin Türk lirasına karşı Nisan ayında yıllık %25,4, aylık %6,5 değer kazanmış olması sebebiyle hem TÜFE hem de Yİ-ÜFE’de artışlar sürecek. Nitekim Bloomberg HT anket çalışmasında ekonomistler Nisan ayında TÜFE’de ortalama olarak aylık %1,8, yıllık %17,2 artış beklerken yıl sonu tahminleri %14,4’e yükseldi. Merkez Bankası ise geçen hafta yayınlanan 2. çeyrek enflasyon raporunda yıl sonunda TÜFE tahminini %12,2 seviyesine yükseltmişti. Yİ-ÜFE’de ise Türk lirasındaki değer kaybından doğrudan etkilenmesi sebebiyle, Nisan ayında aylık %4-%6 arasında bir artış Yİ-ÜFE’yi yıllık olarak %34-%38 aralığına taşıyabilir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

NİSAN AYI IHS MARKIT İMALAT SEKTÖRÜ TÜRKİYE VE DÜNYA PMI ENDEKSLERİ – IHS MARKIT

İSO ve IHS Markit iş birliğiyle hazırlanan Türkiye’nin imalat sektörü PMI endeksi, Mart ayında küresel imalat sektöründeki toparlanmaya bağlı olarak önceki aya göre büyüme kaydetmişti. IHS Markit’in Nisan ayı ilk tahminleri Türkiye’nin en önemli dış ticaret ortakları olan Euro Bölgesi, ABD ve İngiltere’de imalat sektörlerinde büyüme eğiliminin sürdüğünü, ihracat talebinin ve üretimin arttığını gösterdi. Dolayısıyla, Nisan ayında Türkiye imalat sektörü de ihracatın desteğiyle bu olumlu gelişmelerden etkilenecektir. MÜSİAD’ın yayınladığı Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksi Nisan ayında aylık 1,7 puan artışla 52,5 seviyesine yükseldi. İSO ve MÜSİAD’ın yayınladığı endekslerin 50 üzerindeki değerler sektörde önceki aya göre büyümeyi, altındaki değerler ise küçülmeyi gösteriyor.

Kaynak: ISO, IHS MARKIT

NİSAN AYI TEPAV PERAKENDE GÜVEN ENDEKSİ (TEPE) – TEPAV

Mart ayında TEPE aylık yüzde 4,1 puan düşüşle eksi %19,1 seviyesine gerilemişti. Bu değer, anket sorularına katılımcıların olumlu ve olumsuz gelişme ve beklenti sunanların yüzdesi arasındaki farkı gösteriyor. TEPE, en son Nisan 2016’da pozitif değer almıştı.

Kaynak: Turkey Data Monitor

4 MAYIS 2021, SALI

NİSAN AYI REEL EFEKTİF DÖVİZ KURU (REDK) – TCMB

Nominal efektif döviz kuru, Türkiye’nin dış ticaretinde önemli paya sahip ülkelerin para birimlerinden oluşan sepete göre, Türk lirasının ağırlıklı ortalama değeridir. TÜFE bazlı REDK Mart ayında aylık %5,4 değer kaybıyla 65,71 seviyesine gerilemişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

ŞUBAT AYI FİNANSAL KESİM DIŞINDAKİ FİRMALARIN DÖVİZ VARLIK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ – TCMB

Merkez Bankası, Türkiye’de finansal kesim dışında faaliyet gösteren firmaların yurt içi finansal kesim ve yurt dışında yerleşiklerle olan işlemlerinden doğan döviz varlık ve yükümlülüklerine, dolayısıyla taşıdıkları kur riskine ilişkin göstergeleri her ay yayınlamaktadır. Aralık 2020 verilerine göre varlıklar Ocak 2021’de 1,4 milyar dolar, yükümlülükler 3,0 milyar dolar azalmıştı. Net Döviz Pozisyonu Açığı ise Ocak ayında 156,1 milyar dolar olarak gerçekleşmiş ve Aralık 2020’ye göre 1,6 milyar dolar azalmıştı. Sektör, 2018 yılı Mart ayında 223,3 milyar dolarlık Net Döviz Pozisyonu Açığı ile rekor kırmıştı. 2018 yılının Ağustos ayında Türk lirasında yaşanan sert değer kaybının ardından finansal kesim dışındaki firmalar döviz varlıklarını artırıp döviz yükümlülüklerini azaltmayı tercih etmiş, sektörün Net Döviz Pozisyonu Açığı düşüş eğilimini sürdürmüştür.

Kaynak: Turkey Data Monitor

5 MAYIS 2021, ÇARŞAMBA

NİSAN AYI BEKLENTİ ANKETİ SONUÇLARI – TCMB

Mart ayında yıl sonu TÜFE beklentisi %13,1, cari açık beklentisi 25,8 milyar dolar seviyelerine yükselmiş, 2021 yılı GSYİH büyüme beklentisi %4,3 seviyesine gerilemişti.

NİSAN AYI IHS MARKIT HİZMET SEKTÖRÜ KÜRESEL PMI ENDEKSLERİ – IHS MARKIT

IHS Markit göstergeleri pandemi ile savaşta özellikle aşılamada hızlı hareket eden ülkelerin hizmet sektörlerinin Mart ayında büyüme kaydettiğini göstermişti. Nisan ayında da ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere’de hizmet sektörlerinin büyümeye devam ettiği sinyallerini aldık.

6 MAYIS 2021, PERŞEMBE

MERKEZ BANKASI PARA POLİTİKASI TOPLANTISI – TCMB

TCMB’nin artan gıda, emtia ve ham madde fiyatlarına bağlı olarak artan enflasyonist baskıya rağmen politika faizinde değişiklik yapmayacağını tahmin ediyoruz.

TCMB VE BDDK, 30 NİSAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

22 Nisan ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artışlarını sürdürdü. TL cinsi mevduatlar önceki haftaya göre artarken, TL cinsi krediler geriledi. Ortalama mevduat faizleri %19’lara yaklaşırken, ihtiyaç kredileri %24,5 seviyelerinde seyretti, ticari krediler ise yeniden %21 seviyelerini aştı. Döviz mevduatları haftalık 1,6 milyar dolar azalışla 217,0 milyar dolar seviyesine geriledi; tüzel kişiler döviz mevduatlarını 0,6 milyar dolar, yurt dışı döviz mevduatları ise 0,7 milyar dolar azaldı, bireysellerin döviz mevduatları değişiklik göstermedi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. Uluslararası rezervler 88,7 milyar dolar ile önceki haftaya 0,9 milyar dolar geriledi; altın rezervleri 0,9 milyar dolar artarken, brüt döviz rezervleri 1,7 milyar dolar azaldı. Rezervlerin azalmasına bağlı olarak Merkez Bankası döviz likiditesi açığı 1,5 milyar dolar artışla 43,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı önceki haftaya göre 1,7 milyar dolar azalışla 29,2 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurt dışı yerleşikler 22 Nisan haftasında 148 milyon dolarlık net satış yapılırken; hisse senetlerinde net 104 milyon dolarlık alış, DİBS’te net 253 milyon dolarlık satış oldu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

7 MAYIS 2021, CUMA

NİSAN AYI NAKİT BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Hazine’nin nakit bazlı bütçe dengesi Mart ayında 41,0 milyar TL fazla vermiş, böylece yılın ilk çeyreğinde nakit bütçe dengesi 11,3 milyar TL fazla vermiş oldu. 2020 yılı genelinde toplam 181,9 milyar TL nakit açığı kaydedilmişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ – TÜİK

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2021 Ocak ayında 139,0 olan ihracat miktar endeksi %5,5 azalarak, 2021 Şubat ayında 131,3 olmuştu. İthalat miktar endeksi ise aynı dönemde %1,0 azalışla 2021 Şubat ayında 110,5 seviyesine gerilemişti. Mart ayında ihracat ve ithalat hacimlerinde aylık bazda hızlanma yaşamıştık, dolayısıyla dış ticaret endekslerinde de yukarı yönlü bir seyir görülecektir. Öte yandan ihracat birim değer endeksinin (100,4), ithalat birim değer endeksine (105,5) bölünerek 100 ile çarpılmasıyla oluşan dış ticaret haddi aylık 2,4 puan düşüşle 95,1 seviyesine gerilemişti. Küresel tedarik zincirindeki kısıtlardan dolayı Türkiye’de ithalat maliyetlerindeki hızlanma Eylül 2020’den bu yana ihracattan elde edilen geliri gerisinde bırakmaya devam etmektedir. Enerji dışı dış ticaret haddinin, dış ticaret haddinin aşağısında olması ise özellikle ithal girdi kullanarak ürettiğini ihraç eden imalatçıların yüksek ithalat maliyetleri ve yüksek dış rekabet ortamında savaşmaya devam ettiklerini gösteriyor.

Kaynak: TÜİK
Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Sanayi üretimi şubatta yatay kaldı, perakende satışlar sıçradı, cari açık ve işsizlik arttı

12-16 Nisan haftasının ilk iki gününde yoğun veriler gelmeye başladı. Pazartesi günü ödemeler dengesi ve işgücü verileri, Salı günü sanayi üretimi ve perakende satış verileri açıklandı.

TÜİK verilerine göre Şubat ayında sanayi üretimi aylık %0,1, yıllık %8,8 artış kaydetti. Sanayi üretimi ile genelde benzer eğilimi gösteren perakende satış hacmi Şubat ayında aylık %3,4’lük artış ile sıçrama yaptı, yıllık artışı %4,6 oldu. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı Şubat ayında aylık 0,7 puanlık artış ile %13,4 seviyesinde gerçekleşti. Merkez Bankası tarafından açıklanan cari işlemler açığı Şubat ayında önceki aya göre 0,8 milyar dolar artışla 2,5 milyar dolar oldu, geriye dönük 12-aylık dönemde cari açık toplamı 37,8 milyar dolar seviyesine yükseldi.

Detaylara geçmeden önce, takvim ve mevsimsel etkilerden arındırılmış verileri dikkate aldığımı belirtmek istiyorum.  

Türkiye’nin ihracat hacminin en büyük payını otomotiv sektörü ve yan sanayi oluşturuyor. Aşağıdaki grafik, en son 2020 yılında toplam ihracat hacminin %77’sini oluşturan ihracat kalemlerini gösteriyor. Sanayi sektöründe ihracatın lideri konumunda kırmızı çizgiyle gösterilen Taşıt Araçları ve Yan Sanayi sektörü yer alıyor. Otomotiv sektörü ihracatında en önemli pazar başta özellikle Almanya olmak üzere Avrupa bölgesidir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Sanayi üretimindeki gelişmeleri daha iyi anlamak için şu hatırlatmayı yapayım: Küresel çapta yaşanan yarı iletken çip tedarikindeki yetersizlikler küresel otomotiv üretimini tehdit altında bırakan hatta durma noktasına getiren en önemli faktördür. Nitekim Türkiye’nin takvim ve mevsimsellikten arındırılmış otomotiv ithalat hacim endeksindeki son üç aydaki düşüş eğilimi de bu gelişmeyi doğruluyor.

Aşağıdaki grafikte; renkli çubuklar grafiğin sol ekseninde sanayi sektörü üretim, ihracat ve ithalatının seyri, sağ eksende ise sarı çizgiyle sanayi sektörü istihdamındaki seyir gösterilmektedir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Buna göre;

. Otomotiv sektörü üretimi (siyah çubuklar) Eylül 2020’den bu yana 2019 yılı seviyelerinin üzerinde olsa da Ocak-Şubat döneminde hafif zayıfladı. Grafikte yeşil çubuklarla gösterilen otomotiv ihracatında, son iki aydaki aşağı yönlü eğilim söz konusu zayıflığı açıklıyor. Otomotiv ihracatındaki düşüşün ana sebebi ise en büyük ihracat pazarımız olan Almanya’da sanayi üretiminin 2021 yılının ilk iki ayında aylık ortalama %1,8 daralmış olmasıdır.

. Otomotiv üretimi ve ihracatındaki yataya yakın seyre rağmen Mayıs 2020’den bu yana yükseliş eğilimini sürdüren makine ve teçhizat üretimi (gri çubuklar) Şubat ayında aylık %3,7’lik artış kaydetti.

. Makine ve ekipman ihracatının (pembe çubuklar) Şubat ayında önceki aya göre düşmesine rağmen ithalatındaki (mavi çubuklar) artışın sermaye yatırımı kaynaklı olduğu söylenebilir.  Bu noktada destekleyici faktör, Şubat ayı Reel Kesim Güven Endeksi’nde yer alan yatırım harcaması alt endeksindeki artıştır.

. Otomotiv sektörü üretiminde Şubat ayında kaydedilen düşüşe paralel olarak sanayi sektörü istihdamı da (sarı çizgi) Şubat ayında önceki aya göre 166 bin kişi azaldı.

. Üretim tarafı önceki aya göre yatay kalırken perakende satışlarda aylık %3,4’lük artış yaşandı. Bu sıçrayışın ana sebebinin artan güven algısı olduğunu söyleyebilirim. Zira Dolar/TL kuru Merkez Bankasının güven tazelemesine bağlı olarak Ağustos 2020’den sonra ilk kez Şubat ayında 7,0 seviyesinin altına gerilemiş ve Türk lirasında istikrar sinyalleri bireysel kredilerde de artışı beraberinde getirmiştir.

Mart ayı görünümü olumlu, Nisan belirsiz…

Mart ayı İSO imalat sektörü PMI endeksi ihracat siparişlerinde, üretim ve istihdamda artışı ortaya koymuştu. Özellikle Almanya’nın Mart ayı imalat sektörü PMI endeksinin önceki aya göre sert artış kaydetmesi Türkiye sanayi sektörünü olumlu etkiledi. Ticaret Bakanlığı da Mart ayında Türkiye’de ihracatın Şubat ayına göre 2,9 milyar dolar arttığını duyurdu. İthalattaki değişim Mart ayı cari açık verisinde belirleyici olacak. Öte yandan, döviz kurundaki sert yükseliş ve enflasyondaki belirsizliğe bağlı olarak azalan güven algısı, Mart ayında perakende satışlara kısmen olumsuz yansıyabilir; Nisan ayında ise bozulma devam edebilir. Enflasyondaki ana tetikleyici girdi maliyetlerindeki artışın yanı sıra artan döviz kurundaki artışla Türk lirasının değer kaybıdır. Nitekim yurt içi üretici fiyat enflasyonu Mart ayında aylık %4,1, yıllık %31,2 artış kaydetmiş, tüketici fiyatlarına aylık %1,1, yıllık %16,2 artışla yansımıştır.

Nisan ayında da enflasyondaki artış eğilimi sürecektir. Küresel tedarik zincirindeki zorluklara bağlı olarak girdi maliyetlerinde aşağı yönlü bir eğilim şimdilik olası gözükmüyor. Tedarik zincirinde rahatlama olsa bile artan talep fiyatları aşağı çekmeyecektir. Mevcut durumda Merkez Bankasının çarşamba günü yapacağı para politikası toplantısında enflasyonist risklere vurgu yapıp, politika faizinde değişiklik yapmaması en rasyonel çözüm olacaktır.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: TCMB ve Fed politika kararları, bütçe, enflasyon, konut, dış borç, dış ticaret

15 MART 2021, PAZARTESİ

ŞUBAT AYI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE VERİLERİ – TÜİK

Ocak ayında merkezi yönetim bütçesi 24,2 milyar TL açık vermiş, faiz dışı bütçe açığı 2,2 milyar TL olmuştu. 2020 yılı genelinde 173 milyar TL bütçe açığı verilmişti. Merkezi yönetim bütçe dengesi için önemli bir gösterge olan ve hemen hemen benzer sonuçlar ortaya koyan Hazine nakit dengesi Şubat ayında 3,5 milyar TL açık verdi. Bütçe açığında artış Hazine’nin borç yükünü artıran, enflasyonist baskı oluşturan, ödemeler dengesi tablosunda finans hesabını etkileyen önemli bir unsurdur.

ŞUBAT AYI TARIM ÜRÜNLERİ ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TARIM-ÜFE) – TÜİK

Ocak ayında Tarım-ÜFE yıllık %21,26, aylık %3,03 artış kaydetmişti.

ŞUBAT AYI KONUT SATIŞLARI – TÜİK

Türkiye genelinde 2021 Ocak ayında 70 bin 587 konut satılmıştı. 2020 yılı genelinde satılan konut sayısı toplam 1 milyon 499 bin 316 olmuştu.

16 MART 2021, SALI

OCAK AYI KONUT FİYAT ENDEKSİ – TCMB

2020 yılı Aralık ayında konut fiyat endeksi 154,80 seviyesine yükselerek bir önceki yılın aynı ayına göre %30,3, bir önceki aya göre %1,7 artış kaydetmişti. Tarihsel seyre göre Türk lirasındaki değer kayıpları konut satışları ve konut fiyatlarında artışa sebep olmaktadır.

OCAK AYI ÖZEL SEKTÖR UZUN VADELİ YURT DIŞI KREDİ BORCU – TCMB

2020 yılı Aralık ayında özel sektörün uzun vadeli yurt dışı kredi borcu önceki aya göre 1,9 milyar dolar artışla 163,5 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Söz konusu borcun 93,1 milyar doları finansal olmayan şirketlere, 60,9 milyar doları bankalara, 9,5 milyar doları bankacılık dışı finansal şirketlere aittir. Finansal olmayan kuruluşlar uzun vadeli yurt dışı kredi borcunu Ekim-Aralık 2020 döneminde artırma eğilimine girmiştir. 2020 yılı Aralık ayı itibariyle finansal olmayan şirketler içinde hizmet sektörünün uzun vadeli yurt dışı kredi borcu 57,1 milyar dolar, sanayi sektörünün borcu 35,5 milyar dolardır. Ön gösterge olarak, Ocak ayı ödemeler dengesi raporunda bankaların uzun vadeli kredi borç ödemesinin %68’ini tekrar borçlandıklarını, banka dışı sektörün ise ticari olmayan kredi borç ödemelerinin %124’ünü tekrar uzun vadeli borçlandığını eklemekte fayda var.

17 MART 2021, ÇARŞAMBA

ABD MERKEZ BANKASI (FED) PARA POLİTİKASI TOPLANTI KARARI – FED

3 Mart’ta Fed tarafından yayınlanan Bej Kitap’ta ekonomik aktivitenin Ocak ayından Şubat ortasına kadar önceki rapora göre ılımlı bir seyir izlediği, aşılamaların geniş çapta uygulanmasına bağlı olarak işletmelerin gelecek 6-12 aylık dönemde iyimser kalmaya devam ettikleri, tüketici harcamaları ve otomobil satışlarının ülke genelinde karışık bir seyir izlediği, Kovid-19 kısıtlamaları sebebiyle özellikle eğlence ve konaklama sektörünün olumsuz etkilendiği, tedarik zincirindeki zorluklara rağmen imalat sektöründe ılımlı bir büyüme olduğu, düşük mortgage faiz oranlarının konut satışları ve fiyatlarında artış getirmeye devam ettiği, ticari gayrimenkul pazarında kısmen bozulma yaşandığı, tarımsal şartların iyileştiği; petrol, gaz ve enerji üretiminde artış olduğu, ulaştırma faaliyetlerinin ılımlı bir büyüme kaydettiği, istihdamın artmaya devam ettiği, çalışan ücretlerinde artış görüldüğü ve önümüzdeki aylarda söz konusu artışın devam edeceği beklenildiği, tedarik sorunları ve artan talebin etkisiyle girdi maliyetlerinin ılımlı artış kaydettiği, artan petrol fiyatları ve kapasite kısıtları sebebiyle taşıma maliyetlerinin arttığı, bazı perakendecilerin ve üreticilerin artan girdi maliyetlerini tüketiciye yansıtırken bazılarının yansıtamadığı kaydedilmiş, gelecek aylara yönelik ise fiyat artış beklentilerine vurgu yapılmıştı.

ABD ekonomisi 2020 yılı genelinde yıllık ortalama %3,5 daralma kaydetmişti. Çeyreksel olarak bakıldığında ABD ekonomisi yılın ilk yarısında sert daralma sonrasında ikinci yarısında sert bir toparlanma yaşamıştı. Bej Kitap ekonomide söz konusu iyileşmenin 2021 yılının ilk iki ayında ılımlı da olsa sürdüğüne işaret etmiş oldu. Söz konusu olumlu gelişmeler hem istihdam hem de fiyat tarafında yukarı yönlü eğilimi ortaya koydu. Fed, para politikası kararı alırken maksimum istihdam ve ortalama yıllık %2 çekirdek Kişisel Tüketim Harcamaları Enflasyonu artışını hedefliyor. Mevcut durumda Fed para politikası ve politika faizinden bir değişiklik yapmayacak. Ancak toplantı sonrası yayınlanacak toplantı notundaki detaylara odaklanacağız. Geçen hafta Başkan Biden tarafından imzalanan 1,9 trilyon dolarlık paketin tüketim, istihdam ve fiyat gelişmelerine olumlu yansıyabileceği beklentisi, petrol fiyatlarında yaşanan sert artışlar, ABD dolarının değer kazanması ve enflasyonda artış beklentilerine bağlı olarak ABD uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükselişin 17 Mart toplantısında nasıl yorumlandığını ve nasıl beklentiler ortaya koyduğunu takip edeceğiz.

OCAK AYI KISA VADELİ DIŞ BORÇ STOKU – TCMB

2020 yılı Aralık ayında Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku bir önceki aya göre 4,2 milyar dolar artışla 138,7 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Buna göre, bankacılık dışı sektörün kısa vadeli dış borcu 59,3 milyar dolar, bankacılık sektörünün 58 milyar dolar, Merkez Bankasının 21,4 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Genel olarak bakıldığında yurt dışındaki düşük faiz oranları imkanından yararlanmak isteyen banka dışı sektörün Temmuz 2020’den itibaren, bankacılık sektörünün ise Kasım-Aralık 2020 döneminde kısa vadeli dış borç stoklarını artırdığına şahit olduk. Öte yandan, kalan vadeye göre Türkiye’nin Aralık 2020 itibariyle gelecek 12 ayda ödemesi gereken toplam dış borç stoku aylık 4,4 milyar dolar artışla 188,8 milyar dolar seviyesine yükselmiştir. Söz konusu borcun 86 milyar doları bankacılık sektörüne, 75,5 milyar doları bankacılık dışı sektöre, 21,4 milyar doları Merkez Bankasına, 5,9 milyar doları hükümete ait bulunmaktadır.

18 MART 2021, PERŞEMBE

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI (TCMB) PARA POLİTİKASI TOPLANTI KARARI – TCMB

Türk lirasındaki değer kaybının yüksek petrol ve hammadde fiyatlarıyla enflasyonist baskı oluşturduğu mevcut ortamda Merkez Bankası, 18 Aralık tarihli toplantısında %17 olan politika faiz oranını artırıp artırmama kararı verecek. Tüketici fiyat enflasyonu (TÜFE) Şubat ayında yıllık %15,6 artış kaydetmişti. Merkez Bankası Mart ayı Beklenti Anketi sonuçlarına göre, TÜFE Mart ve Nisan aylarında sırasıyla yıllık %16 ve %16,3 seviyelerine yükselecek. %2,0–2,5 gibi bir reel faizi dikkate aldığımızda politika faizinin %18-19 aralığına yükseltilmesi beklenebilir. Ancak yine Beklenti Anketi sonuçlarına göre yılsonu TÜFE beklentisi %11,5 seviyesinde bulunuyor. Merkez Bankası da Ocak ayı Enflasyon Raporunda 2021 yıl sonu TÜFE beklentisini orta noktası %9,4 olmak üzere % 7,3–11,5 aralığında tahmin ediyor. Söz konusu iyileşmede baz etkisindeki iyileşmenin etkisi ve TÜFE’nin Nisan-Mayıs gibi zirve yapacağı ihtimali var. TL cinsi bireysel kredi faiz oranlarının %24’e, ticari kredi faiz oranlarının %21’e yaklaştığı mevcut ortamda, politika faizinde yüzde 1 puanlık (100 baz puanlık) artış kredi faiz oranlarının da %25 seviyesine ulaşacağı anlamına geliyor. Bu da tüketim tarafını baskılayarak enflasyonda azalma getirebilir ve iyileşen enflasyonun etkisiyle Merkez Bankası yaz aylarında faiz indirimine gidebilir. Ancak böyle bir senaryoda riskleri sıralamakta fayda var. Yüksek enflasyon, gıda enflasyonundaki yapışkanlık, petrol ve hammadde ithal ürün fiyatlarında artış, yüksek işsizlik, yüksek faiz, yüksek bütçe açığı, faiz dışı bütçe açığının artmaya devam etmesi, yüksek cari açık, Merkez Bankası rezervlerinin nette eksi olmasına rağmen Türkiye’nin gelecek 12 ayda 189 milyar dolar dış borç ödemek zorunda olması, ihracatta performans kaybı, ithalat bağımlılığı, aşılamadaki yetersizlik, artan Covid-19 vaka sayılarının Türkiye’yi turizmde riskli ülke sınıfında tutması, son açıklanan hukuk ve ekonomi paketlerinin yabancı yatırımcıların ilgisini çekecek bir resim ortaya koyamaması, Merkez Bankasının sıkı para politikasına yönelik sözünü tutmaya devam edip etmeyeceği belirsizliği Türk lirası üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Hal böyle iken yabancı yatırım bankalarının 18 Mart tarihli toplantısında Merkez Bankasından politika faizinde 75-100 baz puanlık artış beklentileri elbette anlaşılabilir. 17 Mart’ta Fed toplantısından gelecek açıklamalar ve beklentiler de TCMB’nin faiz kararında etkili olacaktır. ABD ve küresel ekonomide enflasyonist baskıların artmaya devam etmesi TCMB’nin faiz yükseltmesiyle birlikte sıcak parayı kısmen çekecektir ancak kur-enflasyon sarmalından çıkabilmek adına hükümet kanadından somut bir reform takvimi duymamız gerekiyor.

TCMB VE BDDK, 12 MART 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

5 Mart ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) repo, para piyasası fonları ve ihraç edilen menkul kıymetlerin dahil M3’te önceki haftaya göre artış sürdü. TL cinsi mevduat faizleri 3 aydan 1 yıla kadar olan vadelerde %17 ve üzerine çıkarken; ticari kredi faiz oranları %20’nin, tüketici kredi faiz oranları ise %23,5’in üzerine geldi. Döviz tevdiat hesapları (yabancı para cinsi mevduatlar) gerçek kişilerde önceki haftaya göre 1 milyar dolara yakın, tüzel kişilerde ise 0,4 milyar dolara yakın düşüş yaşadı. Altın rezervlerinin önceki haftaya göre 2,3 milyar dolar, döviz rezervlerinin 1,3 milyar dolar azalış kaydetmesi sonucunda uluslararası rezervler 3,6 milyar dolar azalışla 91,7 milyar dolar seviyesine geriledi. Söz konusu gerilemenin etkisiyle net uluslararası rezerv açığı 2 milyar dolar artışla 44,5 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yabancı yerleşiklerin mülkiyetindeki hisse senedi önceki haftaya göre 0,4 milyar dolar artarken, DİBS portföyleri 0,4 milyar dolar azalma kaydetti.

19 MART 2021, CUMA

OCAK AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ – TCMB

İhracat miktar endeksi 2020 yılı Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %12,3, ithalat miktar endeksi ise %6,6 artış kaydetmişti. Bir önceki aya göre ihracat miktar endeksi %5,8 artış kaydederken, ithalat miktar endeksi %2,9 azalma kaydetmişti. İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan ve dış ticaret haddi, yıllık 1 puan düşüşle 104,8 seviyesine gerilemişti. Şubat ayı sonunda Ocak ayı dış ticaret istatistikleri TÜİK tarafından yayınlanmıştı. Buna göre Ocak ayında ihracat ve ithalatta önceki aya göre düşüş yaşanırken; önceki yıla göre ihracatta artış, ithalatta azalış ortaya konmuştu.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: MB faiz kararı, bütçe, konut, dış borç ve Fitch değerlendirmesi

15 ŞUBAT 2021, PAZARTESİ

OCAK AYI TARIM ÜRÜNLERİ ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TARIM-ÜFE) – TÜİK

Aralık ayında Tarım-ÜFE aylık %2,58, yıllık %21,24 artış kaydetmişti. Ocak ayında ise Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) alt endeksine göre gıda ürünleri alt endeksi aylık %3,69, yıllık %26,56 artışla yükselişini sürdürmeye devam ettiğini gördük. Ocak ayında da büyük olasılıkla Tarım-ÜFE’deki artış eğilimi sürecek.

OCAK AYI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE DENGESİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Geçen hafta Hazine’nin nakit bütçe dengesinin 26,1 milyar TL açık verdiğine tanık olduk. Hazine nakit bütçesini kapsayan merkezi yönetim bütçesi de Ocak ayında benzer bir açık verecek. Merkezi yönetim bütçesi 2020 yılında toplam 172,7 milyar TL açık vererek tarihi rekorunu kırmıştı. Aşağıdaki grafikte 2016 yılından bu yana bütçe açığındaki hızlanmayı görebilirsiniz.

Kaynak: TDM

OCAK AYI KONUT SATIŞLARI – TÜİK

Aralık ayında konut satışları önceki aya göre 6 bin 502 azalışla 105 bin 981 olarak gerçekleşti.

16 ŞUBAT 2021, SALI

ARALIK AYI KONUT FİYAT ENDEKSİ (TARIM-ÜFE) – TCMB

Kasım 2020’de konut fiyat endeksi bir önceki aya göre 2,3 puan artışla 152,2 seviyesine yükseldi.

17 ŞUBAT 2021, ÇARŞAMBA

ARALIK 2020 ÖZEL SEKTÖR UZUN VADELİ KREDİ BORCU – TCMB

Kasım ayında özel sektörün uzun vadeli kredi borcu aylık 0,3 milyar dolar azalışla 160,9 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Söz konusu borcun %57’si finans dışı özel sektöre, %37’si bankalara, %6’sı ise bankacılık dışı finansal kuruluşlara ait bulunuyor. Toplam borcun 30 milyar doları özel sektörün tahvil cinsinden, 131 milyar doları ise kredi cinsinden uzun vadeli borcu içermektedir.

Kaynak: TCMB, TDM

18 ŞUBAT 2021, PERŞEMBE

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI (TCMB) PARA POLİTİKASI TOPLANTISI KARARI

Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın göreve geldiği 2020 yılı Kasım ayında yapılan ilk para politikası toplantısında 1-hafta vadeli borç verme faiz oranı olan politika faizi yüzde 4,75 puan (475 baz puan) artışla %10,25’ten %15’e, Aralık ayı toplantısında 200 baz puan artışla %17 seviyesine yükseltilmişti. Ocak ayı para politikası toplantısında yüksek enflasyon ve sıkı para politikasına vurgu yapılarak politika faizinde bir değişiklik yapılmamıştı. TCMB para politikasında özellikle enflasyonist gelişmelere odaklanmaktadır. Buna göre, Ocak ayında tüketici fiyat enflasyonu (TÜFE) bir önceki yılın aynı ayına göre %14,75, üretici fiyat enflasyonu ise %26,16 seviyelerine yükseldi. Geçen hafta TCMB’nin reel sektör ve finansal sektör temsilcileri ile profesyonellerden oluşan Şubat ayı Beklenti Anketi sonuçlarına göre piyasanın yıl sonu TÜFE beklentisi %11,23 seviyesinde bulunuyor. Öte yandan TCMB, Ocak ayında yayınladığı 2021 yılı birinci çeyrek Enflasyon Raporunda enflasyonun (TÜFE’nin) %70 olasılıkla, 2021 yılı sonunda orta noktası %9,4 olmak üzere, %7,3 ile %11,5 aralığında gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini duyurmuştu. Küresel bazda yüksek hammadde fiyatlarına bağlı olarak enflasyonist baskıların artmaya devam etmesine rağmen büyük merkez bankalarının düşük politika faizi politikasını sürdürmeye devam etmeleri, dahası yurt içinde bankacılık sektörü kredi hacminde kaydedilen düşüş eğilimini de dikkate aldığımda TCMB’nin perşembe günkü toplantısında politika faizinde beklemede kalacağını tahmin ediyorum.

ARALIK 2020 KISA VADELİ DIŞ BORÇ STOKU-TCMB

Kasım 2020’de Türkiye’nin kısa vadeli (1-yıldan kısa vadeli) dış borç stoku aylık 2,7 milyar dolar artışla 134,6 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Söz konusu borcun 21,3 milyar doları Merkez Bankasına, 24,6 milyar doları kamuya, 88,7 milyar doları özel sektör kuruluşlarına aittir. Özel sektör içerisinde finansal olmayan kuruluşların kısa vadeli dış borç stoku 56,6 milyar dolar seviyesindedir. Gelecek 12 ayda vadesi dolacak toplam dış borç tutarı ise 184,3 milyar dolardır.

ŞUBAT AYI TÜİK TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ-TÜİK

Ocak ayında endeks aylık 3,2 puan artışla 83,3 seviyesine yükselmişti. Endeksin 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durum olduğunu gösteriyor.

Kaynak: TUİK

TCMB VE BDDK, 12 ŞUBAT 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

5 Şubat ile biten haftada TCMB’nin sıkı para politikasının bir sonucu olarak piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerdeki (M1, M2, M3) düşüş devam etti. Gerçek kişilerin döviz tevdiat hesapları önceki haftaya göre 0,4 milyar dolar, tüzel kişilerin ise 0,7 milyar dolar azalma gösterdi. Bankacılık sektörü yabancı para net genel pozisyonu artışını sürdürerek 5,9 milyar dolar seviyesine yükseldi. Altın rezervleri önceki haftaya göre 1 milyar dolar azalırken, döviz cinsi rezervler önceki haftaya göre 1 milyar dolar artış kaydetti. Böylece uluslararası rezervler 95,5 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. Yabancı yerleşiklerin mülkiyetindeki hisse senedi ve DİBS portföyü bir önceki haftaya göre 2,3 milyar dolar artışla 40,8 milyar dolar seviyesine yükseldi.

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

19 ŞUBAT 2021, CUMA

FITCH RATINGS, TÜRKİYE KREDİ NOTU DEĞERLENDİRMESİNİ AÇIKLAYACAK

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, 21 Ağustos 2020 değerlendirmesinde Türkiye’nin BB- seviyesindeki kredi notunu teyit etmiş, görünümünü durağan’dan negatif’e çevirmişti. En son 21 Ocak’ta kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s (S&P), Türkiye’nin döviz cinsinden kredi notunu “B+”, yerel para birimi cinsinden kredi notunu ise “BB-” olarak teyit etmiş, ülkenin kredi notu görünümünü “durağan” olarak kaydetmişti. Moody’s ise 4 Aralık 2020’deki değerlendirmesinde Türkiye’nin “B2” olan kredi notunu ve “negatif” olan not görünümünü değiştirmemişti. TDM’den (Turkey Data Monitor) aldığım aşağıdaki grafik üç uluslararası kredi derecelendirme kuruluşunun Türkiye’nin uzun vadeli yabancı para kredi notunu göstermektedir. Görebileceğiniz gibi her üç değerlendirme de Türkiye’nin yatırım yapılabilir seviyesinin altında bulunuyor.

Kaynak: TDM

ARALIK 2020 NET ULUSLARARASI YATIRIM POZİSYONU (UYP) – TCMB

Kasım 2020’de UYP 385,9 milyar dolar açık vermişti. Uluslararası yatırım varlıkları 228,6 milyar dolar, yükümlülükler 614,5 milyar dolar seviyesinde bulunuyordu.

Varlıkların alt başlıklarına göre Doğrudan Yatırımlar 53,5 milyar dolar, Portföy Yatırımları 1,7 milyar dolar, Diğer Yatırımlar (hisse senedi, katılım payları, mevduat, krediler, ticari krediler, TCMB) 90,7 milyar dolar, rezerv varlıklar 82,7 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.

Yükümlülükler tarafında ise Doğrudan Yatırım yükümlülükleri 197,1 milyar dolar, Portföy Yatırımları yükümlülükleri 110,0 milyar dolar, Diğer Yatırım yükümlülükleri (mevduat, krediler, ticari krediler, SDR tahsisatları) 307,4 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.

Kaynak: TCMB, TDM

Dr. Fulya Gürbüz

1-5 Şubat haftasında yurt içi ve dışında imalat ve hizmet sektörleri, enflasyon, bütçe, işsizlik verilerine odaklanacağız

1 ŞUBAT 2021, PAZARTESİ

OCAK AYI TÜRKİYE VE KÜRESEL İMALAT SEKTÖRLERİ PMI ENDEKSLERİ

İSO ve IHS Markit işbirliğiyle Ocak ayı Türkiye imalat sektörü PMI (satın alma müdürler endeksi) verileri açıklanacak. Endeks, Aralık ayında önceki aya göre 0,6 puan düşüşle 50,8 seviyesine gerilemişti. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise küçüldüğünü göstermektedir.

MÜSİAD, 29 Ocak’ta hizmet ve sanayi sektörleri SAMEKS (Satın Alma Müdürleri Endeksi) verilerini yayınladı. İlgili rapora göre hizmet sektörü endeksi Ocak ayında bir önceki aya göre 3,7 puan artarak 55,3 seviyesine yükselirken, sanayi sektörü endeksi aylık 2,2 puan azalışla 53,8 seviyesine geriledi. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise küçüldüğünü göstermektedir. Aşağıdaki grafikte kırmızı çizgiyle, Sanayi Endeksinin sarı çizgiyle ise Hizmet Endeksinin yayınlanmaya başladığı 2013 yılından bu yana tarihsel seyri gösterilmiştir.

Kaynak: MÜSİAD

SAMEKS raporunda, hizmet sektöründe Ocak ayında kaydedilen artışta özellikle iş hacmi ve stoklardaki önceki aya göre büyümenin etkisi olduğunu görüyoruz.  

Sanayi sektöründe ise büyümenin 56.0 puandan 53.8’e yavaşlamasında ise yeni siparişlerdeki artışta yavaşlama ve stoklardaki azalma etkili oldu.

Geçen hafta TCMB tarafından açıklanan imalat sektörünü kapsayan Reel Kesim Güven Endeksinde de iç piyasa sipariş miktarı ve ihracat sipariş miktarındaki artışta önceki aya göre yavaşlama, üretimde ise artış olduğu kaydedilmişti. Siparişlerdeki azalmaya rağmen üretimde artış kaydedilmesi, azalan stokları telafi etmek adına üretim yapıldığı ihtimalini düşündürtüyor. Yeni siparişlerdeki azalmaya benzer olarak 22 Ocak’ta IHS Markit imalat sektörü Ocak ayı PMI ilk tahminlerinde de Avrupa, Asya ve Amerika’da ihracat siparişlerinde azalma işaretlerini almıştık. Hafta sonu açıklanan Çin resmi verileri de -Covid- 19 vakalarındaki artışın etkisiyle- Ocak ayında üretim, yeni siparişler, ihracat siparişleri ve satın alımlardaki artış hızında yavaşlama olduğunu gösterdi. Yeni Yıl Tatiline girecek olan Çin’de imalat sektörü istihdamındaki azalışın Ocak ayında hızla arttığı sinyalini de aldığımızı ekleyelim.

2 ŞUBAT 2021, SALI

OCAK AYI TEPAV PERAKENDE GÜVEN ENDEKSİ

Endeks Aralık ayında -6,6 değerini almıştı. Endeks, denge değerini yani artan ile azalan arasındaki farkı ifade etmektedir.

3 ŞUBAT 2021, ÇARŞAMBA

OCAK AYI ENFLASYON VERİLERİ

Aralık ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %14,60, aylık %1,25 artış kaydetmişti. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ise yıllık %25,15, aylık %2,36 artış göstermişti. Bloomberg HT anketine göre TÜFE’nin yıllık %14,68, aylık %1,42 artması bekleniyor. Ankete göre 2021 yılsonu enflasyon beklentisi ise %11 seviyesinde. 1 yıl vadeli mevduat faizlerinin 22 Ocak itibariyle %15,96 olduğunu dikkate aldığımızda reel getirinin yaklaşık %4,5 olduğunu hesaplıyoruz. Reel getiri, enflasyondan arındırılmış getiriyi göstermektedir. Bankalar arasında 1-yıl vadeli mevduat faizlerinin yatırılan para büyüklüğüne göre %12 ile %17 arasında farklılık gösterdiğini ekleyelim.

OCAK AYI KÜRESEL HİZMET SEKTÖRLERİ PMI ENDEKSLERİ

Covid-19 vakalarındaki artışlar Aralık ayında küresel hizmet sektörlerini olumsuz etkilemişti. IHS Markit’ten gelen Ocak ayı ilk sinyalleri de bölgeler arasında farklılık ortaya koysa da imalat sektörüne kıyasla daha olumsuz bir tablo ortaya koymuştu.  

4 ŞUBAT 2021, PERŞEMBE

İNGİLTERE MERKEZ BANKASI (BoE) PARA POLİTİKASI KARARI AÇIKLANACAK

BoE, Aralık ayı toplantısında %0,1 olan politika faizini değiştirmemişti. İngiltere ekonomisi 2020 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %16 büyüme kaydetmiş olsa da Aralık ayı para politikası toplantı notunda BoE, son çeyrekte daralma beklediklerini belirtmişti. Tradingeconomics.com, İngiltere ekonomisinin son çeyrekte önceki çeyreğe göre %2 daralacağını öngörüyor. Öte yandan, 2020 yılına %3,9 seviyesiyle başlayan işsizlik oranı 2020 yılını en yüksek seviyesi olan %5 değeriyle kapattı. Enflasyon tarafında ise; 2020 yılı başında %1,8 seviyesindeki yıllık enflasyon artışı, 2020 yılı sonunda %0,6 seviyesine geriledi. BoE, Covid-19’un üretim ve tüketim üzerindeki olumsuz etkilerini hafifletmek ve ekonomiyi desteklemek amacıyla Nisan 2020’de 573 milyar pound seviyesindeki bilanço büyüklüğünü şirket ve devlet tahvilleri alımları ile 2021 yılı Ocak ayı başında 902 milyar pound seviyesine kadar yükseltti. Şubat toplantısında para politikasında herhangi bir değişiklik yapılmayacak olsa da BoE’nin ekonomiye yönelik beklentilerine odaklanacağız.

TCMB VE BDDK, 29 OCAK 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

22 Ocak verilerine göre yabancı para döviz mevduatları (döviz tevdiat hesapları) bir önceki haftaya 2,2 milyar dolar artışla 226,1 milyar dolar seviyesine yükseldi. TL cinsi kredi hacmi Ocak ayının ilk üç haftasında 2,3 trilyon TL ile değişiklik göstermezken tüketici kredi faiz oranları %22’nin, ticari kredi faiz oranları ise %20’nin üzerinde seyrediyor. TL cinsi mevduat faiz oranları ise %16 seviyesinin üzerinde. Öte yandan Merkez Bankası döviz rezervleri 22 Ocak haftasında bir önceki haftaya göre 2,6 milyar dolar artışla 50,1 milyar dolar seviyesine yükseldi. Söz konusu artışın sebebi Hazine’nin 19 Ocak’ta 3,5 milyar dolarlık eurobond ihracı gerçekleştirmiş olması.

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

5 ŞUBAT 2021, CUMA

OCAK AYI NAKİT BÜTÇE VERİLERİ

2020 yılı Aralık ayında 46,7 milyar TL nakit açığı kaydedilmiş böylece 2020 yılı genelinde toplam nakit açığı 181,8 milyar TL ile tarihi rekorunu kırmıştı. Nakit bütçe açığı 2019 yılında 130,1 milyar TL, 2018 yılında ise 70,4 milyar TL olmuştu.

ABD OCAK AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ

ABD’de işsizlik oranı Aralık ayında önceki aya göre değişiklik göstermeyerek %6,70 olarak açıklanmıştı. Ortalama saatlik kazançlar ise önceki ayda kaydedilen yıllık %4,38 artıştan %5,08 artış seviyesine yükselmişti. 22 Ocak tarihli IHS Markit PMI verilerinde; Ocak ayında ABD imalat sektöründe istihdamın artmaya devam ettiğini, hizmet sektöründe ise artan maliyetlerin işten çıkarmaları beraberinde getirdiği bilgilerini edinmiştik. Söz konusu etkilerin gerçek rakamlara nasıl yansıdığını göreceğiz.

Dr. Fulya Gürbüz

25-29 Ocak haftasında yurt içinde ekonomik aktiviteyi, yurt dışında ise Fed para politikası kararını izleyeceğiz

25-29 Ocak haftasında Türkiye ekonomisinin 2021 yılına nasıl başladığına, Fed para politikası toplantısında makro-ekonomik görünüm ve beklentilere odaklanacağız.

25 OCAK 2021, PAZARTESİ

OCAK AYI İMALAT SEKTÖRÜ KAPASİTE KULLANIM ORANI (KKO)

2020 yılı Aralık ayında imalat sektöründe KKO, bir önceki aya göre 0,2 puan azalarak %75,6 seviyesinde gerçekleşmiş, mevsimsel etkilerden arındırılmış KKO ise aylık 0,1 puan artışla %75,4 olmuştu. Ocak ayı IHS Markit PMI verilerinde Almanya başta olmak üzere Euro Bölgesi imalat sektöründe üretim ve ihracat siparişlerinde kaydedilen artışa paralel olarak, Ocak ayında Türkiye’de özellikle ihracatın desteğiyle KKO’da olumsuz bir gelişme görmeyeceğiz. KKO’da olası bir sert gerileme ise üretim ve ihracat tarafında kırmızı ışık yakacak.

OCAK AYI TCMB REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (RKGE)

2020 yılı Aralık ayında RKGE, bir önceki aya göre 2,9 puan artarak 106,8, mevsimsel etkilerden arındırılmış RKGE ise aylık 3,0 puan artışla 110,4 olmuştu. İhracat ile ilgili gelen olumlu sinyallere rağmen Ocak ayında tüketici kredilerindeki azalmanın etkisiyle yurt içi talepteki daralma eğilimi RKGE’de sıçrama ihtimalini azaltıyor. Öte yandan aşılama ile ilgili olumlu gelişmeler RKGE’de olumlu beklentileri de beraberinde getirecektir, ancak bunun özellikle Türkiye’nin küresel tedarik zincirindeki konumu açısından desteklenmesi halinde tablo çok daha iyimser olacaktır. Bunun için ihracat siparişlerindeki eğilimi takip etmekte fayda var.  

OCAK AYI SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ

2020 yılı Aralık ayında mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi bir önceki aya göre; hizmet sektöründe %9,2, perakende ticaret sektöründe %7,8 ve inşaat sektöründe %7,2 azalmıştı. Kapatmaların etkisi sektörel güven endekslerine olumsuz yansıdı. Vaka sayılarında kademeli azalmalar kısıtlamaların gevşetilmesinde etkili olacak ancak bunun için Şubat ayını görmek gerekli.

27 OCAK 2021, ÇARŞAMBA

AMERİKAN MERKEZ BANKASI (FED) PARA POLİTİKASI KARARI

13 Ocak’ta yayınlanan Bej Kitap (Beige Book) raporunda, uygulanan para politikasının ABD’de 12 Fed bölgesindeki işletme ve hane halkına nasıl yansıdığını okumuştuk. Yılda 8 kere yayınlanan raporun sonuncusu olan 2 Aralık 2020 tarihli rapordaki gelişmelerle karşılaştırıldığında; Ocak ayı raporunda

. Ekonomik aktivitenin bölgeler arasında farklılık gösterdiği, kapatmaların online satışları artırdığı, otomobil satışlarının zayıfladığı, arz tarafındaki zorluklara rağmen hemen her bölgede imalat sektörü aktivitesinde iyileşme kaydedildiği,

. Konut piyasasındaki güçlü iyileşmeye karşın ticari emlak piyasasındaki zayıflığın sürdüğü, kredi hacminin önemli bir gelişme kaydetmediği,

. Aşılamanın geleceğe yönelik iyimserliği artırmasına rağmen virüs vakalarındaki artışın özellikle yakın dönemde iş şartlarında ters yönlü etki yarattığı,

. İstihdamın bölgelerin çoğunda arttığı, özellikle imalat, inşaat ve ulaştırma sektörlerinde Kovid-19 kaynaklı olarak nitelikli eleman sıkıntısı yaşandığı, ücret artışlarında ise zayıflığın sürdüğü,

. Fiyatlar tarafında girdi fiyatlarının nihai mal ve hizmet fiyatlarına göre daha fazla arttığı; özellikle inşaat ve yapı malzemeleri, çelik ürünleri ile nakliye hizmetlerindeki fiyat artışlarının sürdüğü; perakende, toptan ticaret ve imalat sektörlerinde tüketicilere nihai satış fiyatlarının yükselmeye devam ettiği; enerji fiyatlarındaki artışa rağmen pandemi öncesi fiyatların aşağısında kaldığı; düşük stoklar ve yüksek imalat maliyetlerine bağlı olarak konut fiyatlarının artmaya devam ettiği işaretlerini almıştık.

Özetlersek, Fed’in piyasaya likidite akıtmaya devam etmesi özellikle istihdam piyasasına olan talebin sürmesinde etkili olurken, fiyat baskılarının hem hane halkını hem de üretim ve hizmet sektörünü olumsuz etkilemektedir. Nitekim ABD Başkanı Biden da geçen hafta ilk icraat olarak Kovid-19’a karşı ekonomiyi canlandırmayı hedefleyen “Amerikan Kurtarma Planı” adlı 1,9 trilyon dolarlık yardım paketini açıkladı. 16 Aralık tarihli para politikası toplantısında Fed, maksimum istihdam ve fiyat istikrarı hedefleri kapsamında maksimum istihdam ve ortalama %2 enflasyon seviyesine ulaşana kadar gerekli tüm adımları atmaya devam edeceklerini belirtmiş ve %0-0,25 olan politika faiz aralığında değişiklik yapmamıştı. 27 Ocak toplantısında da Fed, para politikasında ve politika faizinde bir değişiklik yapmayacak.  

28 OCAK 2021, PERŞEMBE

2020 YILI ARALIK AYI ULUSLARARASI REZERVLER VE DÖVİZ LİKİDİTESİ

2020 yılı Kasım ayında resmi rezerv varlıkları 82,7 milyar dolar olmuş; söz konusu varlıkların 41,1 milyar dolarını döviz varlıkları (menkul kıymetler, nakit ve mevduatlar), 40,0 milyar dolarını altın rezervleri, 1,4 milyar dolarını IMF’den çekme hakkı oluşturmuştu. Yükümlükler tarafında ise gelecek 12 ayda döviz kredileri, menkul kıymetler ve mevduat için ödenecek toplam anapara ve faiz ödemeleri 27,6 milyar dolardır. Türk lirası karşılığında yapılan vadeli işlemlere (forward, futures ve swap) ait açık pozisyon (borç) tutarı 58,1 milyar dolar iken Hazine’nin şarta bağlı döviz yükümlülükleri ise 40,4 milyar dolardır. Toplam döviz varlıklarından gelecek 12 ayda ödenecek toplam döviz yükümlülükleri çıkardığımızda net rezervlerin 43,4 milyar dolar açık verdiğini görüyoruz. Turizm sektörünün durduğu mevcut ortamda Türkiye’de döviz rezervi kazandıran en önemli kalem ihracat. Hazine’nin sınırlı borçlanma imkanını dikkate aldığımızda yurt dışından önemli bir yardım paketi gelmedikçe Türk lirasında istikrarın devam etmesi ve ihracat performansındaki her iyileşme TCMB rezervlerinin de artmasında etkili olacak.

OCAK AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ (EGE)

Mevsim etkilerinden arındırılmış EGE, 2020 yılı Aralık ayında önceki aya göre 3,1 puan düşüşle 86,4 seviyesine gerilemişti.

2021 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ENFLASYON RAPORU

Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın göreve başlamasının ardından 25 Aralık 2020’de TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna yaptığı sunumda 2021, 2022 ve 2023 yılları enflasyon tahminlerini sırasıyla %9,4, %7,0 ve %5,0 olarak duyurmuştu. Ocak ayı raporunda ekonomi ve fiyat istikrarına yönelik gelişmeleri, mevcut riskleri ve beklentileri detaylı olarak okuyacağız.

TCMB VE BDDK, 22 OCAK 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

15 Ocak verilerine göre yabancı para döviz mevduatları (döviz tevdiat hesapları) önceki aya göre 0,7 milyar dolar azalışla 223,8 milyar dolar oldu. Aynı dönemde kamu mevduat bankalarının yabancı para net genel pozisyon açığı 0,4 milyar dolar seviyesine geriledi; 7 Ağustos 2020’de söz konusu pozisyon açığı 12,2 milyar dolar seviyesine kadar yükselmişti. Öte yandan, yabancı yatırımcıların hisse senedi ve tahvil stoku önceki haftaya göre 0,5 milyar dolar azalma gösterdi. Merkez Bankasında tutulan altın ve yabancı para cinsi döviz ve menkul kıymetler ise önceki haftaya göre 2,5 milyar dolar azalma kaydetti. Türk lirası cinsi mevduat ve kredi faiz oranlarında önceki haftaya göre hafif gerileme yaşanmasının iz düşümü olarak tüketici kredilerinde azalma, ticari kredilerde ise önceki haftaya göre artış oldu.

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

29 OCAK 2021, CUMA

OCAK AYI SAMEKS SANAYİ VE HİZMET SATIN ALMA MÜDÜRLERİ ENDEKSLERİ

2020 yılı Aralık ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış SAMEKS Sanayi Endeksi önceki aya göre 8,4 puan artışla 55,8, SAMEKS Hizmet Endeksi ise aylık 0,3 puan artışla 50,9 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüme kaydettiğini, altındaki değerler ise daraldığını göstermektedir. Her iki sektörde de istihdamın Aralık ayında önceki aya göre artış kaydettiğini, stokların ise azaldığını öte yandan sanayi sektörü özelinde yeni siparişlerde sert bir artış kaydedildiği işaretlerini almıştık. Ocak ayı verilerinden kapatmaların hizmet ve imalat sektörlerinde arz ve talep dengesini nasıl etkilediğini göreceğiz.

2020 YILI ARALIK AYI TÜİK DIŞ TİCARET İSTATİSTİKLERİ

Ticaret Bakanlığı Ocak ayı başında ihracatı 17,8 milyar dolar, ithalatı ise 22,4 milyar dolar olarak açıklamıştı. Her iki veri de Kasım ayına göre artışa işaret ediyor. Ticaret Bakanlığı 2020 yılı genelinde toplam 169,5 milyar dolar ihracat, 219,4 milyar dolar ithalat kaydedildiğini ortaya koydu. 2019 yılı genelinde ihracat ve ithalat sırasıyla 180,8 milyar dolar ve 210,3 milyar dolar olarak gerçekleşmişti.

Dr. Fulya Gürbüz