Fed “ekonominin seyri virüse bağlı” diyerek faizi sabit tuttu

Bugün olağan para politikası toplantısını tamamlayan ABD Merkez Bankası Fed, koronavirüsün ABD ve dünya genelinde büyük çapta insani ve ekonomik zorluklara sebep olduğunu, son birkaç aydır ekonomi faaliyetlerindeki iyileşme başlamış olsa da yılbaşındaki seviyelerinin çok gerisinde olduğunu belirtti.

Toplantı sonrası yayınlanan duyuruda; talepteki zayıflık ve hayli düşük seviyedeki petrol fiyatlarının tüketici fiyat enflasyonunu aşağıda tuttuğunu, alınan önlemlerin kısmen ekonomiyi desteklediğini ve ABD hanehalkı ve işletmelerine kredi imkanının sağlandığını, ancak ekonominin seyrinin tamamen virüsün seyrine bağlı olduğunu söylüyor Fed.

Bu sebeplerle politika faizi olan %0,00-0,25 seviyesindeki hedef faiz aralığını sabit tuttuğunu ifade eden Fed, maksimum istihdam ve %2 enflasyon hedefine ulaşana kadar yurtiçi ve yurtdışı gelişmeleri dikkate alarak tüm araçlarını kullanmaya devam edeceğini vurguluyor.

Ek olarak, hanehalkı ve işletmelere kredi akışını sürdürmek amacıyla Hazine tahvilleri ile özel sektör konut ve ticari ipoteğe dayalı menkul kıymetleri almaya, açık piyasa işlemleriyle de gecelik ve vadeli repo faaliyetleri mekanizmasıyla finansal piyasaları fonlamaya devam edeceğini duyurdu.

Toplantı sonrasında yayınladığı bir başka duyuruda ise Fed, ABD doları cinsi swap faaliyetlerini genişlettiğini ve yabancı ve uluslararası para otoriteleri için geçici repo olanağını 31 Mart 2021 tarihine kadar uzattığını ilan etti.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: Güven endeksleri, kapasite kullanım oranı, Fed para politikası toplantısı, enflasyon raporu, dış ticaret ve turizm

27 Temmuz 2020, Pazartesi

Temmuz ayı imalat sektörü kapasite kullanım oranı (KKO), Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) ve sektörel güven endeksleri açıklanacak. Haziran ayında KKO bir önceki aya göre yüzde 3,4 puan artışla %66 seviyesine, RKGE 15,7 puan artışla 92,6 seviyesine, hizmet sektörü güven endeksi 12,2 puan artışla 58,2 seviyesine, perakende ticaret sektörü güven endeksi 14,3 puan artışla 91,5 seviyesine, inşaat sektörü güven endeksi ise 20,6 puan artışla 83,0 seviyesine yükselmişti. Verilerdeki yükselişin ana sebebi KOVİD-19 kaynaklı kısıtlamaların Mayıs ayında gevşetilmesine başlanmasıyla oldu. Temmuz ayı IHS Markit ilk tahminlerine göre en büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesi imalat sektöründe Temmuz ayında büyüme kaydedilmesi Türkiye’nin sanayi üretiminde Temmuz ayında iyileşmenin süreceği ihtimalini ortaya koydu. KKO ve RKGE verilerinde bu ipuçlarına odaklanacağız. Sektörel güven endeksleri gelişmeleri ise yurt içi talepteki seyir hakkında ipucu verecek.

29 Temmuz 2020, Çarşamba

ABD merkez bankası Fed olağan para politikası toplantı kararını açıklayacak. %0-0,25 seviyesindeki hedef faiz olan politika faizinde değişiklik yapılması beklenmiyor. Fed tarafından yapılan ve tüm ülkeyi kapsayan bir anket çalışması olan ve en son 15 Temmuz’da yayınlanan Beige Book raporunda kapanmaların azalmasıyla birlikte ekonomik aktivitenin toparlansa da KOVİD-19 öncesi seviyelerinin hayli gerisinde performans gösterdiği, işsizliğin azalmasına rağmen maaşların düştüğü, girdi ve satış fiyatlarının ise nispeten yatay kaldığı belirtilmişti. Ek olarak, Fed yöneticilerinin yaptığı en son konuşma ise 14 Temmuz’da yapılan Fed Yönetim Kurulu Üyesi Lael Brainard’a ait. Brainard, aşağı yönlü risklerin korunduğunu, ikinci dalganın belirsizlikleri artıracağını, mali ve parasal desteğin önemini koruduğunu dile getirmişti. Fed Temmuz ayında yaptığı duyurularda ekonomiyi canlandırmak ve finansal desteği sürdürmek adına kredi olanaklarını yaygınlaştırıcı aksiyonlar almıştı.

Merkez Bankası (TCMB) 2. çeyrek Enflasyon Raporunu yayınlayacak. Nisan sonunda yayınlanan 1. çeyrek Enflasyon Raporunda 2020 yılı sonu enflasyon tahminini önceki %8,2’den %7,4’e düşürmüş 2021 yıl sonu ve orta vade enflasyon hedeflerini sırasıyla %5,4 ve %5,0 ile sabit tutmuştu. 23 Temmuz tarihli para politikası toplantısında TCMB, yıl sonu enflasyon hedefleri üzerinde yukarı yönlü risklere (salgına bağlı birim maliyet artışlarının yansımalarıyla çekirdek enflasyon göstergelerinin eğilimlerinde yükseliş ve gıda enflasyonu) dikkat çekerek %8,25 seviyesindeki politika faizini değiştirmemişti. Enflasyon Raporunda enflasyon tahminleri ve ekonomik beklentilere odaklanacağız.

Sanayi ve hizmet sektörlerindeki gelişmeleri ortaya koyan ve sanayi üretimi verisinin ön göstergelerinden olan Temmuz ayı SAMEKS (Satın Alma Müdürleri Endeksi) endeksi verileri açıklanacak. Sanayi ve hizmet endekslerinin bileşiminden oluşan SAMEKS Bileşik Endeksi Haziran ayında aylık 3,5 puan artışla 49,3 seviyesine, hizmet endeksi 2,1 puan artışla 46,3 seviyesine, sanayi endeksi 7,0 puan artışla 56,7 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50 seviyesi üzerindeki değerler sektörde önceki aya göre büyümeye işaret ediyor.

KOVİD-19 etkisiyle daralma yaşayan turizm sektörüne ait Haziran ayı verileri açıklanacak.

Haziran ayı dış ticaret verileri açıklanacak. Mayıs ayında ihracat ve ithalat önceki aya göre sırasıyla %12 ve %3 artış kaydetmişti. TİM verilerini göre Haziran ayında Genel Ticaret Sistemine göre hesaplanan ihracat verisi önceki aya göre %35 artışla 13,5 milyar dolar oldu. Haziran ayı bütçe verileri ise altın hariç ithalat hacminde önceki aya göre yüksek bir artış göreceğimize işaret ediyor.  

30 Temmuz 2020, Perşembe

Temmuz ayı Ekonomik Güven Endeksi açıklanacak. Haziran ayında endeks aylık 11,8 puan artışla 73,5 seviyesine yükseldi. Endeksin parametrelerinden olan TÜİK Tüketici Güven Endeksi Temmuz ayında önceki aya göre 1,8 puan azalışla 61,0 seviyesine geriledi. Ekonomik Güven Endeksinin hesaplanmasında Tüketici Güven Endeksi, Reel Kesim Güven Endeksi ve Sektörel Güven Endeksleri baz alınıyor. Tarihsel olarak bakıldığında Ekonomik Güven Endeksi verisi Hizmet Sektörü Güven Endeksi ile yüksek korelasyona sahip olmakla birlikte RKGE ve Perakende Ticaret Güven Endeksi ile paralel seyrediyor. Bu sebeple Pazartesi günü açıklanacak veriler Ekonomik Güven Endeksine dair daha sağlıklı tahmin yapmamıza yardımcı olacak.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın gündemi: Dış borç, bütçe, konut satışları, Japonya ve İngiltere merkez bankalarının para politikası kararları

15 Haziran 2020, Pazartesi

Mayıs ayı tarım ÜFE verileri açıklanacak. Nisan 2020’de tarım ÜFE önceki aya göre %0,55 azalmış, yıllık olarak %8,58 artış kaydetmişti.

Mayıs ayı bütçe verileri açıklanacak. Nisan ayında bütçe dengesi 43,2 milyar TL açık vermişti. Merkezi yönetim bütçesinin öncü verisi olan nakit bütçe dengesi Mayıs ayında 9,73 milyar TL açık verdi. Bu da Mayıs ayında merkezi yönetim bütçe açığının benzer bir şekilde gerileyeceğini gösteriyor.

Mayıs ayı konut satışı verileri açıklanacak. Nisan 2020’de 42 bin 783 konut satışı ile 2013’ten bu yana kaydedilen en düşük satış kaydedildi. 2020 yılı ilk çeyreğinde konut satışları ortalama 113 bin 679 olmuş, 2019 yılı son çeyreğinde 161 bin 85 ile söz konusu dönemin rekor yüksek seviyesi kaydedilmişti. Düşük kredi faizlerinin etkisiyle Mayıs ayında konut satışlarında önceki aya göre hızlanma göreceğiz.

16 Haziran 2020, Salı

Japonya Merkez Bankası (BOJ) para politikası kararını açıklayacak.

Nisan ayı Merkez Bankası konut fiyat endeksi açıklanacak. Mart ayında endeks önceki aya göre %1,37 artışla 125,41 seviyesine yükselmişti.

Haziran ayı BloombergHT tüketici güven öncü endeksi açıklanacak. Endeks Mayıs ayında önceki aya göre 8,1 puan artışla 73,20 seviyesine yükselmişti.

17 Haziran 2020, Çarşamba

Nisan ayı özel sektör uzun vadeli kredi borcu verileri açıklanacak. Mart ayında söz konusu borç stoku 212 milyon dolar azalışla 177 milyar 645 milyon dolar seviyesine gerilemişti. En son Şubat 2018’de 226 milyar 615 milyon dolar ile zirveyi görüp düşüşe geçmişti. Özel sektörün kısa ve uzun vadeli toplam dış borç stoku 2019 yılı son çeyreğinde 273 milyar 743 milyon dolar seviyesinde bulunuyor.

18 Haziran 2020, Perşembe

İngiltere Merkez Bankası (BoE) para politikası kararını açıklayacak.

Nisan ayı kısa vadeli dış borç stoku verileri açıklanacak. Mart ayında kısa vadeli dış borç stoku 118 milyar 749 milyon dolar olarak gerçekleşmişti. Kalan vadeye göre gelecek 1 yıl içinde ödenmesi gereken toplam dış borç stoku Mart ayında 168 milyar 884 milyon dolar seviyesinde bulunuyor.  

19 Haziran 2020, Cuma

TCMB, Haziran ayı Beklenti Anketi verilerini açıklayacak. Mayıs ayı Beklenti Anketi sonuçlarına göre yıl sonu TÜFE beklentisi %9,38, yıl sonu Dolar/TL kuru beklentisi 7,018 seviyesinde bulunuyor. 2020 yılı sonunda GSYH’nin yıllık %1,25 daralacağı, 2021 yılında ise %4,61 büyüme kaydedeceği bekleniyor. 2020 yıl sonu 12-aylık toplam cari işlemler dengesinin ise 7 milyar 225 milyon dolar açık vereceği bekleniyor.

Nisan ayı Net Uluslararası Yatırım Pozisyonu verileri açıklanacak. Mart ayında uluslararası varlıkları 233 milyar 752 milyon dolar, yükümlülükleri 548 milyar 468 milyon dolar, ikisinin farkı olan Net Uluslararası Yatırım Pozisyonu açığı ise 314 milyar 716 milyon dolar seviyesinde bulunuyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Fiyat artışlarındaki ana etken Türk lirasındaki değer kaybı

TÜİK, Mayıs ayı tüketici ve üretici enflasyon verilerini açıkladı. Yukarıdaki grafikte de görüldüğü gibi, aylık değişimlere baktığımızda her iki endeks de Aralık 2019’dan bu yana aralıksız yükselişini sürdürüyor.

TÜFE (2003=100) 2020 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre %1,36, bir önceki yılın Aralık ayına göre %4,57, bir önceki yılın aynı ayına göre %11,39 ve on iki aylık ortalamalara göre %12,10 artış gerçekleşti.

Yİ-ÜFE (2003=100) 2020 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre %1,54, bir önceki yılın Aralık ayına göre %6,15, bir önceki yılın aynı ayına göre %5,53 ve on iki aylık ortalamalara göre %9,14 artış gösterdi.

Yıllık bazda bakıldığında elbette tablo daha ılımlı çünkü bir önceki yılın aynı ayına ait endeks değerlerindeki değişimi veriyor:

Yukarıdaki grafiğe dikkat ederseniz, enflasyondaki yıllık değişimleri Türk lirasındaki değişimle anlatmaya çalışıyorum. Neden böyle bir şey yapıyorum?

Çünkü üretim bacağında ithal ara malı girdilerine bağımlıyız. İthalatı döviz ödemesi yaparak gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla da girdi mallarının Türk lirası cinsinden artışı üretim maliyetlerini dolayısıyla da fabrika çıkış fiyatlarını etkileyen en önemli faktör. Aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere, fiyat artışlarında bir diğer önemli faktör de mallar üzerindeki vergilerin artışıdır.

Dr.Fulya Gürbüz

Enflasyon hızlandıkça açlık ve yoksulluk sınırı artıyor

Kaynak: Türk-İş, Turkey Data Monitor

Türk-İş’in yayınladığı 2020 yılı Nisan ayı Açlık ve Yoksulluk Sınırı raporuna göre;

. “Koronavirüs salgını dar gelirliyi daha fazla etkiliyor

. Bir çalışanın aylık yaşam maliyeti tutarı 2.884 TL

. Dört kişilik ailenin açlık sınırı 2.374 TL, yoksulluk sınırı 7.733 TL

. Mutfak enflasyonunda artış oranı aylık %1,23, on iki aylık %12,68″

Yukarıdaki grafikte de görüleceği gibi dört kişilik bir ailenin aylık yoksulluk sınırındaki yukarı doğru eğilim TÜFE endeksindeki eğilime paralel hareket ediyor. Diğer bir ifadeyle, tüketici fiyat endeksindeki artış hane halkının temel ihtiyaçlarını edinmesini giderek zorlaştırıyor, hane halkı fiyatlar karşısında eziliyor.

Elbette tüketici fiyat endeksindeki hızlanmanın en önemli sebebi 2018 yılında Türk lirasının ABD doları gibi rezerv paralara karşılık sert değer kayıpları yaşaması oldu. Aşağıdaki grafik kurdaki hızlanmanın enflasyonu, dolayısıyla da yoksulluk ve açlık sınırını nasıl etkilediğini anlatıyor.

Kaynak: Türk-İş, Turkey Data Monitor

Gelin, yukarıdaki grafiği Türk lirası cinsinden değil de ABD doları cinsinden görelim:

Kaynak: Türk-İş, Turkey Data Monitor

2008-2012 döneminde nispeten dar aralıkta seyreden Dolar-TL kurunun 2013 yılında değerlenmeye başlaması ve 2016 yılı ile birlikte hızını artırması sonucunda ne oldu? ABD doları cinsinden yoksulluk sınırı, yoksulu kabaca %40 daha da yoksullaştırdı.

Ne sonuç çıkarmalıyız?

Türk lirası üzerindeki baskılar arttıkça hane halkımız yoksullaşmaya, dolayısıyla gelir grupları arasındaki makasın da açıldığına tanık oluyoruz.

Ne yapılmalı?

Eğitim, ekonomi, hukuk, sağlık, tarım ve uluslararası siyasette istikrar getirecek reform niteliğinde adımlar gerekiyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Türk lirasındaki değer kaybı üretim maliyetlerini ve tüketim fiyatlarını yükseltiyor

Ulaşımda aylık bazda %1,9’luk düşüş tüketici enflasyonunu aşağı çekti…

Tüketici fiyat enflasyonu Mart ayında önceki aya göre %0,57, önceki yılın aynı ayına göre %11,86 yükseldi.

Aylık bazda fiyatlar gıda ve alkolsüz içeceklerde %1,95, sağlıkta %2,78 artış gösterdi; ulaşımda %1,91’lik düşüş gerçekleşti. İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç tüketici fiyat enflasyonu (çekirdek enflasyon) önceki aya göre %0,77, önceki yılın aynı ayına göre %11,65 artış kaydetti. Ulaşım fiyatları dışında haberleşme fiyat enflasyonu aylık bazda %0,5 düşüş kaydetti. Ulaşım fiyatlarındaki düşüşün ana sebebi Mart ayında petrol fiyatlarında yaşanan %56’lık düşüştü. Petrol fiyatlarında olası artışlar ve Türk lirasında değer kaybının devam etmesi tüketici fiyatlarında aylık bazda yukarı seyri hızlandıracak.  

Petrol fiyatlarındaki düşüşe rağmen, Türk lirasındaki değer kaybı üretim maliyetlerini yükseltti…

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Mart ayında yıllık %8,50, aylık %0,87 artış kaydetti.

İmalat sektöründe üretim fiyatları önceki aya göre %0,91, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında %0,99, su temininde %0,43 artış gerçekleşti.

Ana sanayi grupları bazında baktığımızda; ara malı enflasyonu aylık bazda %2,03, sermaye malı enflasyonu %2,01, dayanıklı tüketim malı enflasyonu %1,35 artış kaydetti, enerji malı enflasyonu ise önceki aya göre %6,82 düşüş kaydetti. Türk lirasındaki değer kaybı, petrol fiyatlarındaki dalgalı seyir ve havaların ısınmaya başlamasına rağmen koronavirüs salgını etkisiyle küresel gıda fiyatları, önümüzdeki dönemde imalat fiyatlarını baskılayacak önemli faktörler olacak.

Aylık en fazla azalış; %22,46 ile kok ve rafine petrol ürünleri, %14,79 ile ham petrol ve doğal gaz, %3,74 ile tütün ürünleri olarak gerçekleşti.

Aylık en fazla artış; %7,71 ile temel eczacılık ürünleri ve müstahzarları, %3,39 ile ana metaller, %2,90 ile diğer mamul eşyaları olarak gerçekleşti.

Dr. Fulya Gürbüz

Virüs ortamında tüketicinin güveni arttı, reel sektörün güveni düştü

Mart ayında, bir önceki aya göre;

. Tüketicinin güveni arttı,

. Reel kesimin güveni azaldı,

. İnşaat sektöründe güven arttı, hizmet ve perakende ticaret sektörlerinde azaldı.

Tüketici, maddi durum beklentisini yükseltti

TÜİK verilerine göre, gelecek 12 aylık döneme ilişkin olarak, tüketici güven endeksi Mart ayında önceki aya göre %1,7 artışla 58,2 oldu.

Tüketicinin; işsiz sayısı beklentisi arttı, genel ekonomik durum ve tasarruf etme beklentileri azaldı. Yine de tüketici umudunu kaybetmedi, maddi durum beklentisi yükseldi.

Genel ekonomik durum kötüye giderken umudunu kaybetmeyen anket katılımcılarının hangi gelir grubuna dahil olduğunu merak ettim doğrusu.

Tüketicinin aksine, reel kesimin gelecek 3 ve 12 aya ilişkin beklentileri kötüleşti

TCMB verilerine göre, reel kesim güven endeksi Mart ayında önceki aya göre %7,6 düşüşle 98,6 seviyesine geriledi.

Mevcut mal stokuna ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkilerken, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı, genel gidişat, gelecek üç aydaki üretim hacmi, sabit sermaye yatırım harcaması, gelecek üç aydaki toplam istihdam miktarı, mevcut toplam sipariş miktarı ve son üç aydaki toplam sipariş miktarına ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkiledi.

Son üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacminde ve ihracat sipariş miktarında bir önceki ayda artış bildirenler lehine olan seyir azalış bildirenler lehine döndü. İç piyasa sipariş miktarında ise bir önceki ayda azalış bildirenler lehine olan seyir artış bildirenler lehine döndü.

Mevcut toplam siparişlerin mevsim normallerinin altında olduğu yönündeki değerlendirmeler güçlendi, mevcut mamul mal stoklarının seviyesinin mevsim normallerinin üzerinde olduğu yönündeki değerlendirmeler zayıfladı.

Gelecek üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacmi, iç piyasa sipariş miktarı ve ihracat sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyir zayıfladı. Gelecek on iki aydaki sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin artış yönlü beklentiler azalış bekleyenler lehine döndü, gelecek üç aydaki istihdama ilişkin artış yönlü beklentiler zayıflamaya devam etti.

Ortalama birim maliyetlerde, son üç ayda artış olduğunu bildirenler lehine olan seyir zayıfladı, gelecek üç ayda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyir güçlendi. Gelecek üç aydaki satış fiyatı artış beklentileri zayıfladı. Gelecek on iki aylık dönem sonu itibarıyla yıllık ÜFE beklentisi bir önceki aya göre 0,1 puan artarak %13,2 oldu.

İçinde bulunduğu sanayi dalındaki genel gidişat konusunda, bir önceki aya kıyasla daha iyimser olduğunu belirtenlerin oranı %8,8’e, aynı kaldığını belirtenlerin oranı ise %70,3’e gerilerken, daha kötümser olduğunu belirtenlerin oranı %20,9’a yükseldi.

Güven endeksi, hizmet ve perakende ticaret sektörlerinde düştü, inşaat sektöründe yükseldi

TÜİK verilerine göre, mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Mart ayında bir önceki aya göre; hizmet sektöründe %6,0 ve perakende ticaret sektöründe %1,2 azalırken, inşaat sektöründe %3,7 arttı.

Hizmet sektörü güven endeksi 92,5 oldu…

Mevsim etkilerinden arındırılmış hizmet sektörü güven endeksi Şubat ayında 98,5 iken, Mart ayında %6,0 oranında azalarak 92,5 değerini aldı. Hizmet sektöründe bir önceki aya göre, gelecek üç aylık dönemde hizmetlere olan talep beklentisi alt endeksi %7,6 azalarak 97,7 oldu. Son üç aylık dönemde iş durumu alt endeksi %4,8 azalarak 90,6 değerini aldı. Son üç aylık dönemde hizmetlere olan talep alt endeksi ise %5,6 azalarak 89,3 değerini aldı.

Perakende ticaret sektörü güven endeksi 101,7 oldu…

Mevsim etkilerinden arındırılmış perakende ticaret sektörü güven endeksi Mart ayında %1,2 oranında azalarak 101,7 değerini aldı. Perakende ticaret sektöründe bir önceki aya göre, mevcut mal stok seviyesi alt endeksi %0,2 artarak 108,0 değerini aldı. Gelecek üç aylık dönemde iş hacmi-satışlar beklentisi alt endeksi %2,4 azalarak 102,5, son üç aylık dönemde iş hacmi satışlar alt endeksi ise %1,4 azalarak 94,4 oldu.

İnşaat sektörü güven endeksi 77,2 oldu…

Mevsim etkilerinden arındırılmış inşaat sektörü güven endeksi bir önceki ayda 74,5 iken, Mart ayında %3,7 oranında artarak 77,2 değerini aldı. İnşaat sektöründe bir önceki aya göre, gelecek üç aylık dönemde toplam çalışan sayısı beklentisi alt endeksi %5,4 artarak 93,4 oldu. Alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi alt endeksi ise %1,2 artarak 61,1 değerini aldı.

İnşaat sektöründe Mart ayında girişimlerin %37,1’i faaliyetleri kısıtlayan herhangi bir faktörün olmadığını, %62,9’u ise faaliyetlerini kısıtlayan en az bir temel faktör bulunduğunu belirtti. İnşaat sektöründe faaliyetleri kısıtlayan en önemli temel faktörlerden; “finansman sorunları” Şubat ayında %42,1 iken Mart ayında %42,0, “talep yetersizliği” Şubat ayında %34,7 iken Mart ayında %31,1 ve “hava şartları” Şubat ayında %18,3 iken Mart ayında %11,2 oldu.

Dr. Fulya Gürbüz

Şubat ayında aylık bazda gıda harcamaları %2,3, üretim fiyatları ise 30 sektörün 13’ünde %1,0 ve üzerinde arttı

Tüketici fiyatları Şubat ayında aylık bazda %0,35, yıllık bazda %12,37 artış kaydetti

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Şubat ayında bir önceki aya göre %0,35, bir önceki yılın aynı ayına göre %12,37 artış kaydetti.

TÜFE’de bir önceki aya göre en yüksek artışlar %2,33 ile gıda ve alkolsüz içeceklerde, %2,03 ile sağlık harcamalarında gerçekleşti. Aylık bazda en yüksek düşüşler %4,83 ile giyim ve ayakkabıda, %1,34 ile alkollü içecekler ve tütünde kaydedildi.

Özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B: İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç) olan çekirdek enflasyon ise bir önceki aya göre değişiklik göstermezken, bir önceki yılın aynı ayına göre %11,10 artış kaydetti.

Yurt içi üretici fiyatları Şubat ayında aylık bazda %0,48, yıllık bazda %9,26 artış kaydetti

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Şubat ayında bir önceki aya göre %0,48, bir önceki yılın aynı ayına göre %9,26 artış gösterdi.

Dayanıklı tüketim malı imalatı Şubat ayında aylık bazda %1,30, ara malı imalatı aylık bazda %1,29, dayanıksız tüketim malı imalatı %0,94 artış kaydetti.

30 sektörün 13’ünde fiyatlar aylık bazda %1 ve üzerinde arttı.

Sektörlere göre Yİ-ÜFE aylık değişim oranları (%), Şubat 2020 :

Veriler bize ne söylüyor?

Üretici fiyatlarındaki artışta Türk lirasında Şubat ayında yaşanan değer kaybının etkisi olduğunu düşünüyorum. Girdi maliyetlerindeki artışın ise tüketici fiyatlarına tam olarak yansıtılmadığını anlıyorum. Nitekim dün açıklanan imalat sektörü PMI verileri de küresel bazda ham maddeye ulaşımdaki zorluğa bağlı olarak artan girdi maliyetlerine rağmen bu etkinin çıktı fiyatlarına yansıtılmadığına işaret etmişti. Küresel bazda tedarik zincirindeki aksaklıklardan dolayı artan ham madde ihtiyacı ve Türk lirasındaki kırılganlık devam ettiği sürece fiyatlar üzerindeki baskı da devam edecektir.

Dr. Fulya Gürbüz

Fed, hedef faiz aralığını değiştirmedi

Ne oldu?

ABD Merkez Bankası, Fed, Ocak ayı para politikası toplantısında değişikliğe gitmeyerek politika faizi olan hedef faiz aralığını yüzde 1,50-1,75 aralığında sabit tuttu.

Fed, Haziran 2019 toplantısından itibaren ardı ardına dört toplantıda hedef faiz aralığını kademeli olarak yüzde 2,25-2,50 aralığından yüzde 1,50-1,75 aralığına düşürmüş, Aralık ayı toplantısında ise değişiklik yapmamıştı.

Neden?

Toplantı sonrasında yayınlanan basın bülteninde Fed, hedef faiz aralığını sabit tutma konusunda şu gerekçeleri ortaya koyuyor: “İstihdam piyasası gücünü korumakta ve ekonomik aktivite ılımlı bir hızda büyüyor.”

İstihdam piyasası gücünü koruyor; çünkü işsizlik oranı, Fed’in hedef değeri olan yüzde 4,0’ün altında yüzde 3,5 olan tarihi düşük seviyesinde bulunuyor.

Ekonomik aktivite ılımlı bir hızda büyüyor, çünkü;

. Tüketici harcamaları ılımlı hızda büyüse de işletme sabit yatırımları ve ihracat halen zayıf.

. 12-aylık bazda gıda ve enerji hariç fiyat artışları, Fed’in yüzde 2 olan hedefinin hayli gerisinde, yüzde 1,61 seviyesinde seyrediyor ve piyasanın uzun dönem enflasyon beklentilerinde önemli bir değişiklik yok.

Ne zaman?

Fed, bir sonraki para politikası toplantı kararını 18 Mart tarihinde açıklayacak. 2020 yılının geri kalanında Fed; Nisan, Haziran, Temmuz, Eylül, Kasım ve Aralık aylarında para politikası kurulunu toplayacak.

Türkiye ekonomisi için etkisi nedir?

Türkiye’nin özel ve kamu sektörü dahil toplam dış borç stoku, 2019 yılı üçüncü çeyreği itibarıyla 434 milyar dolar seviyesindedir. Bu tutarın yüzde 60’ı (257 milyar dolar) ABD doları cinsinden borçlanılan miktardır. Dolayısıyla, Fed’in düşük faiz politikası, Türkiye’nin dış borçlanma faizini sınırlandıran bir etkiye sahiptir. Elbette buradan, Türkiye’nin dış borç maliyeti artmıyor anlamı çıkarılmamalıdır. Çünkü Türkiye’de zaman zaman yaşanan önemli siyasi, finansal ve ekonomik gelişmeler Türkiye’nin risk primini artırmakta ve bu risk doğrudan borçlanma maliyetine yansıtılmaktadır.

Türkiye ekonomisi son dört çeyrektir 734 milyar ABD doları değerinde toplam mal ve hizmet üretmiştir. Diğer bir ifadeyle Türkiye’nin son dört çeyrek dönemlik Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) büyüklüğü 734 milyar dolardır. Toplam 734 milyar dolarlık üretimimizi yurt dışından 434 milyar dolar borçlanarak gerçekleştirmişiz. Toplam dış borcun yüzde 65’ini (283 milyar dolar) özel sektörün dış borcu oluşturuyor. Türk lirasında yaşanan değer kayıpları, hem kamunun hem de özel sektörün dış borç yükümlülüğünü Türk lirası cinsinden artırmaktadır.

Kısacası istikrar; maliyetleri, üretimi ve tüketimi doğrudan etkileyen önemli bir faktördür.

Dr. Fulya Gürbüz