Ekonomi Gündemi: İmalat sektörü, güven endeksleri, dış ticaret ve dış borç

31 MART 2021, ÇARŞAMBA

MART AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Ekonomik güven endeksi Şubat ayında önceki aya göre 0,4 puan azalışla 95,8 seviyesine gerilemişti.

MART AYI HİZMET VE SANAYİ SEKTÖRLERİ SATINALMA MÜDÜRLERİ ENDEKSLERİ (SAMEKS) – MÜSİAD

Şubat ayında takvim ve mevsimsellikten arındırılmış SAMEKS Hizmet Endeksi 5,0 puan düşüşle 51,9, Sanayi Endeksi 1,8 puan düşüşle 51,9 seviyelerine gerilemişti. Endeksin 50 seviyesinin üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğüne işaret ediyor. Endekslerin Şubat ayında 50 seviyesinin üzerinde olması sektörlerin önceki aya göre büyüdüğünü, ancak endekslerin önceki aya göre gerilemeleri sektörlerin büyüme hızının önceki aya göre zayıfladığını göstermektedir.

ŞUBAT AYI İHRACAT VE İTHALAT VERİLERİ – TÜİK

Ticaret Bakanlığı verilerine göre “2021 yılı Şubat ayında geçen yılın aynı ayına göre; İhracat, % 9,6 artarak 16 milyar 12 milyon dolar, İthalat, % 9,8 artarak 19 milyar 372 milyon dolar, Dış ticaret hacmi, % 9,7 artarak 35 milyar 384 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir”. Mart ayı öncü verilerine göre Türkiye’nin en büyük ticaret ortakları olan özellikle Almanya’nın imalat sektörü ve ihracat siparişlerinin önceki aya göre artış kaydetmesi, Türkiye’nin ihracat siparişlerinin de olumlu etkilendiği ihtimalini artırıyor.

TÜRKİYE’NİN 2020 YILI 4. ÇEYREK DIŞ BORÇ STOKU – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Türkiye’nin 2020 yılı 3. çeyrek dış borç stoku önceki çeyreğe göre 11,4 milyar dolar artışla 435,1 milyar dolar olmuştu. Kısa vadeli dış borç stoku 133,9 milyar dolar, orta ve uzun vadeli dış borç stoku 301,2 milyar dolar idi. Toplam stok içinde Merkez Bankasının dış borcu 21,0 milyar dolar, bankaların 30,8 milyar dolar, bankacılık dışı finans sektörünün 0,7 milyar dolar, finansal olmayan kuruluşların 55,2 milyar dolar idi.

1 NİSAN 2021, PERŞEMBE

MART AYI İSO VE IHS MARKIT İŞBİRLİĞİYLE HAZIRLANAN İMALAT SEKTÖRÜ SATINALMA MÜDÜRLERİ (PMI) ENDEKSLERİ – TÜİK

Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış imalat sektörü PMI endeksi Şubat ayında aylık 2,7 puan düşüşle 51,7 seviyesine gerilemişti. Endeksin 50 seviyesinin üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğüne işaret etmektedir. Endeksin Şubat ayında önceki aya gerilemesi ve aynı zamanda 50 seviyesinin üzerinde olması sektördeki büyümenin önceki aya göre zayıfladığını göstermektedir. Geçen hafta IHS Markit tarafından açıklanan Mart ayı öncü verilere göre ihracat pazarlarımız olan Euro Bölgesi’nin imalat sektörü PMI verileri önceki aya göre 4,5 puan artışla 62,4, Almanya’nın 5,9 puan artışla 66,6, ABD’nin 0,4 puan artışla 59, İngiltere’nin 2,8 puan artışla 57,9 seviyesine yükseldi. Tümünde mal ihracatı önceki aya göre artarken, girdi maliyetleri ve satış fiyatlarında da artış devam etti. Almanya’nın raporunda özellikle başta Çin olmak üzere Asya ülkeleri, ABD ve Euro Bölgesi genelinde ihracat siparişlerinin artması sebebiyle Almanya’nın ihracatının önceki aya göre arttığı açıklaması yer alıyor. Dolayısıyla Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı olan Türkiye’nin imalat sektörünün de Mart ayında söz konusu gelişmeden olumlu etkileneceğini bekleyebiliriz.

TCMB VE BDDK, 26 MART 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

19 Mart ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) repo, para piyasası fonları ve ihraç edilen menkul kıymetlerin dahil M3’te önceki haftaya göre 20 milyar TL’lik artış oldu. TL cinsi ticari kredi faiz oranları %20’nin hemen altına geriledi. TL mevduatları önceki haftaya göre 17,5 milyar TL azalırken, TL cinsi krediler 8,8 milyar TL artış kaydetti. Döviz tevdiat hesapları (yabancı para cinsi mevduatlar) önceki haftaya göre 1,6 milyar dolar artışla 223,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Uluslararası rezervler bir önceki haftaya göre 1,6 milyar dolar artışla 93,2 milyar dolar seviyesine yükseldi; altın rezervleri 0,3 milyar dolar, döviz rezervleri 1,2 milyar dolar artış gösterdi. TL cinsi mevduat faizleri %16,80, ticari krediler %20,45, tüketici kredileri %22,78 seviyelerine yükseldi.  

2 NİSAN 2021, CUMA

OCAK AYI FİNANSAL KESİM DIŞINDAKİ FİRMALARIN DÖVİZ POZİSYONU – TCMB  

2020 yılı Aralık ayında finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlıkları önceki aya göre 4,0 milyar dolar artışla 142,6 milyar dolar, yükümlülükler aylık 2,8 milyar dolar artışla 300,2 milyar dolar seviyelerine yükselmiş, böylece net döviz pozisyon açığı aylık 1,2 milyar dolar azalışla 157,6 milyar dolar seviyesine gerilemişti.

MART AYI TEPAV PERAKENDE GÜVEN ENDEKSİ – TEPAV

Şubat ayında mevsimsel etkilerden arındırılmış TEPAV perakende güven endeksi önceki aya göre 1,3 puan artışla -16,5 seviyesine gerilemişti. Endeksteki gerileme, kötümser görünüm ortaya koyanların iyimserlerden daha fazla olduğunu gösteriyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Küresel hizmet ve imalat sektörleri Şubat ayında iyileşmeye devam etti

IHS Markit tarafından 1 Mart’ta yayınlanan Türkiye dahil 40’tan fazla ülkeyi kapsayan JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI endeksi Şubat ayında bir önceki aya göre ortalama 0,3 puan artışla 53,9 seviyesine yükseldi. Endeksin 50 üzerinde olması bir önceki aya göre büyümeye, aşağısında olması ise küçülmeye işaret ediyor.

3 Mart’ta yine IHS Markit tarafından küresel hizmet sektörlerine ilişkin veriler açıklandı. Buna göre, JP Morgan Küresel Hizmetler İş Faaliyet Endeksi, Şubat ayında bir önceki aya göre 1,2 puan artışla 52,8 seviyesine yükseldi.

İmalat Sektörü Üretim Endeksi ve Hizmetler İş Faaliyet Endeksinin ağırlıklı ortalamasından oluşan JP Morgan Küresel Birleşik Üretim Endeksi ise Şubat ayında bir önceki aya göre 0,9 puan artışla 53,2 puana yükselerek küresel bazda ekonomik toparlanmaya ilişkin olumlu sinyaller verdi. Türkiye için hizmet sektörü raporu yayınlanmadığı için Türkiye verisi Birleşik Üretim Endeksinde yer almamaktadır.

JP Morgan Birleşik Üretim Endeksi kapsamında, Şubat ayında en hızlı büyüyen ülke ABD olurken, Hindistan ikinci sırada yer aldı. Çin, Almanya, İtalya, Rusya ve Avustralya’da üretim endeksleri önceki aya göre artış kaydederken; Japonya, İngiltere, Fransa ve Brezilya’da aşağı yönlü sinyaller verdi.

Üretim ve hizmet faaliyetlerine yönelik Şubat ayına ilişkin gelişmeler raporda şöyle sıralanıyor:

. Üretimdeki artış hızlandı: Küresel imalat sektöründe yatırım, hammadde ve tüketim malları üretimi Şubat ayında büyürken, hizmetler sektörünün lokomotifi finansal sektör oldu. Tüketici hizmeti veren sektörlerde ise arka arkaya 13 aylık daralma sürdü.

. Yeni işlerdeki artış hızlandı: Yurt içi piyasalar bazı bölgelerde güçlenirken, yeni ihracat siparişleri daralma bölgesinden büyüme bölgesine geçti.

. İstihdam artışı değişmedi: Hizmet sektörü istihdamında kısmi düşüşe karşılık, imalat sektöründe istihdam artışı yaşandı. ABD, Euro Bölgesi (ortalama), Japonya, Avustralya ve Rusya’da istihdam arttı; Çin, Hindistan, Brezilya ve İngiltere’de azaldı.

. Mevcut işlerdeki düşüş zayıfladı.

. Girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarındaki artış hızlandı. Özellikle gelişmiş ekonomilerdeki fiyat artışları gelişen ekonomilere kıyasla daha sert oldu.

. Gelecek döneme yönelik iyimserlik hafif zayıflama gösterse de artmaya devam etti. İyimserlik özellikle Euro Bölgesi, Çin, Japonya, İngiltere, Hindistan, Brezilya ve Avustralya’da güçlendi.

YORUM

Şubat ayında küresel imalat ve hizmet sektörleri Ocak ayına göre daha iyi performans göstererek küresel büyüme görünümüne ilişkin olumlu sinyaller verdi. Özellikle en büyük ticaret ortağımız olan Almanya başta olmak üzere Euro Bölgesi imalat sektörünün Şubat ayında daha hızlı büyüme kaydetmesi Türkiye’nin ihracat performansını da olumlu etkiledi. Ticaret Bakanlığı verilerine göre Şubat ayında Türkiye’nin ihracat hacmi bir önceki aya göre 1 milyar dolarlık artışla 16,0 milyar dolara, ithalat ise aylık 1,3 milyar dolar artışla 19,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. İSO ve IHS Markit işbirliğiyle hazırlanan Türkiye imalat sektörü raporunda tedarik zincirlerindeki sorunların devam ettiği, ham madde teminindeki zorluklar ve nakliye konteynırlarına erişimde yaşanan sıkıntıların sürdüğünü okuduk.

Yurt içi siparişlerdeki azalmanın artan ihracat siparişleriyle moral vermesi elbette olumlu bir gelişme. Yüksek kredi faizleri, Kasım ayından bu yana özellikle tüketici kredilerindeki hızlanmayı durdurdu hatta aşağı çekmeye başladı. Ancak pandemi kaynaklı kısıtların gevşetilmeye başlamasıyla birlikte istihdam ve harcanabilir gelirde olası artışlar iç talepte de hareketlenmeyi beraberinde getirebilir. Her ne kadar Merkez Bankası sıkı para politikasını sürdürmeye niyetli olduğunu tekrarlasa da para politikasının mali disiplinle desteklenmesi gerektiğini savunmakta, dolayısıyla da gelecek hafta açıklanacak olan ekonomi reform paketinde söz konusu vurgunun altının kalın çizgiyle çizilmesi gerekmektedir. Aksi halde iç talepte olası artışlar, hem dış ticaret hem de cari işlemler açığında bozulmaları beraberinde getirecektir. Öte yandan iç ve dış siyasette yaşanacak olası gerginlikler Türk lirasında sert dalgalanmalara ve fiyat istikrarında bozulmalara sebep olacak, bütçe açığında artışları tetikleyecektir.  

Mevcut durumda ekonomiyi daha sağlıklı olarak ayakta tutan en önemli faktör ihracat. Umarım, gelecek hafta açıklanacak olan ekonomi reform paketi sürdürülebilir büyümeyi hedefleyen, doğrudan yatırımları mega inşaat projeleriyle değil ithalata bağımlılığı azaltmaya ağırlık veren ve tarım sektörünü öne çıkaran projelerle cazip kılmayı hedefleyen bir paket olur.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: GSYH, enflasyon, üretim, hizmet ve bütçe

1 MART 2021, PAZARTESİ

ŞUBAT AYI TÜRKİYE VE KÜRESEL İMALAT SEKTÖRÜ SATIN ALMA MÜDÜRLERİ ENDEKSLERİ (PMI) – İSO, IHS MARKİT

İSO Türkiye İmalat Sektörü PMI endeksi Ocak ayında aylık 3,6 puan artışla 54,4 seviyesine hızlanmıştı. Endeksin 50 üzerindeki değerler bir önceki aya göre imalat sektöründe büyüme, 50 seviyesinin altındaki değerler ise daralmaya işaret etmektedir. Buna göre, Türkiye imalat sektörü PMI endeksinde aylık 3,6 puanlık artış “büyüme hızının bir önceki aya göre hızlandığı” anlamına gelmektedir. JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI endeksi ise Ocak ayında aylık 0,3 puan düşüşle 53,5 seviyesine gerileyerek büyüme hızında yavaşlamaya işaret etmişti. 19 Şubat’ta IHS Markit tarafında açıklanan Şubat ayı öncü verilerine göre, ABD’de imalat sektörü büyümesinde önceki aya göre yavaşlama, Euro Bölgesi, Japonya ve İngiltere imalat sektörlerinde ise hızlanma işaretlerini almıştık.

2020 YILI 4. ÇEYREK GAYRİSAFİ YURT İÇİ HASILA (GSYH) BÜYÜME VERİLERİ – TÜİK

2020 yılı üçüncü çeyreğinde GSYH bir önceki yılın aynı dönemine göre %6,7 büyümüş, böylece yılın ilk dokuz aylık döneminde ortalama %4,3’lük büyüme kaydedilmişti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre %15,6, takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,5 artış kaydetmişti. 2020 yılı dördüncü çeyreği için BETAM bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,7, bir önceki çeyreğe göre %3,5 büyüme öngörürken İstanbul Bilgi Üniversitesi Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (CEFIS) tahminleri de benzer şekilde sırasıyla %6,73 ve %3,22 seviyelerinde bulunuyor. CEFIS’in 2020 yılı geneli için ortalama büyüme tahmini %2,21’dir. Bloomberg HT Araştırma Birimi’nin düzenlediği anket sonuçlarını dikkate aldığımızda, 2020 yılı dördüncü çeyreğinde yıllık %7,3, 2020 yılı genelinde %2,3, 2021 yılı geneli için %4,5 büyüme tahmin ediliyor.

2 MART 2021, SALI

2020 YILI ARALIK AYI FİNANSAL KESİM DIŞI SEKTÖRÜN DÖVİZ POZİSYONU – TCMB

2020 yılı Kasım ayında finans dışı sektörün döviz varlıkları bir önceki aya göre 559 milyon dolar azalarak 138 milyar 647 milyon dolar seviyesine gerilemiş, döviz yükümlülükleri aylık 2 milyar 117 milyon dolar artışla 296 milyar 965 milyon dolar seviyesine yükselmiş, böylece sektörün Net Döviz Pozisyon Açığı aylık 2 milyar 676 milyon dolar artışla 158 milyar 318 milyon dolar seviyesine yükselmişti.

ŞUBAT AYI TEPAV PERAKENDE GÜVEN ENDEKSİ (TEPE) – TEPAV

TEPE endeksi 2021 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre 10,1 puan, bir önceki yılın aynı ayına göre 2,6 puan azalışla -15,5 puan seviyesine gerilemişti. Söz konusu seviye “denge” değerine göre hesaplanmaktadır. Detaylandırırsak, endeksi hesaplamak için oluşturulan anket çalışmasında her soru için olumlu değerlendirme yapan katılımcıların yüzdesi ile olumsuz değerlendirme yapanların yüzdesi arasındaki fark “denge değeri” olarak adlandırılmaktadır. TEPE endeksi en son Ocak 2016’da pozitif değer almıştı.

3 MART 2021, ÇARŞAMBA

ŞUBAT AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Ocak ayında yıllık %23,11, aylık %4,08 artış kaydetmiş; tüketici fiyat enflasyonu (TÜFE) ise yıllık %14,60, aylık %1,25 yükselmişti. Bloomberg HT anketine göre Şubat ayında TÜFE’nin ortalama olarak yıllık %15,50, aylık %0,8 artması bekleniyor.

ŞUBAT AYI JP MORGAN KÜRESEL HİZMET SEKTÖRÜ PMI VERİLERİ – IHS MARKIT

Ocak ayında JP Morgan küresel hizmet sektörü PMI endeksi aylık 0,2 puan düşüşle 51,6 seviyesine gerileyerek sektörde büyümenin yavaşlayarak da olsa sürdüğünü göstermişti. IHS Markit’in 19 Şubat’ta açıkladığı öncü verilerde ise; hizmet sektörünün ABD’de Şubat ayında büyüme eğilimini koruduğu, İngiltere’de daralmanın yavaşladığı, Euro Bölgesi ve Japonya’da daralmanın daha da arttığı bilgilerini edinmiştik.

ABD MERKEZ BANKASI FED, BEJ KİTAP’I YAYINLAYACAK

Fed tarafından yılda 8 kere yayınlanan ve ABD ekonomisi hakkında bilgi ve tahminlerinin yer aldığı Bej Kitap’ın 2021 yılına ait ikinci sayısı yayınlanacak. 13 Ocak’ta yayınlanan yılın ilk kitabında ekonomik şartların bölgeler arasında farklılık gösterdiği belirtilerek bir önceki raporla karşılaştırmalı olarak ekonomide yaşanan gelişmeler şöyle sıralanmıştı: Otomobil satışlarında zayıflama, pandeminin başlangıcından bu yana enerji sektöründe ilk kez büyüme, tedarik zincirindeki zorluklara rağmen hemen hemen tüm bölgelerde imalat sektöründe büyüme, konut alım satımında güçlü aktivitenin korunmasına karşın ticari gayrimenkul piyasasında zayıflığın sürmesi, bankacılık sektörü kredi hacminin yatay kalmasına karşın önümüzdeki aylarda yeni paketin desteğiyle artış beklenmesi, Covid-19 aşılamalarına ilişkin olumlu beklentilerin son virüs dalgasıyla törpülenmesi, genel olarak istihdamda düşüş yaşanması (imalat, inşaat ve ulaştırma sektörlerinde artış, hizmet sektöründe artan işten çıkarmalar), çalışan ücretlerinde ılımlı artış, girdi maliyetlerinin nihai ürün ve hizmetlere kıyasla daha hızlı artış kaydetmesi. Fed, ekonomik görünüme ilişkin olumlu edinimlerinin sonrasında 27 Ocak para politikası toplantı özetinde enflasyonist gelişmelere ve istihdam piyasasına dikkat çekmiş, özellikle de Biden hükumetinin hedeflediği 1,9 trilyon dolarlık ek paketin de desteğiyle piyasalarda ABD tahvil faizleri oranları yükselmeye başlamıştı. 2021 yılına %1 seviyesinin hemen altında başlayan ABD 10-yıl vadeli tahvilin faiz oranı 25 Şubat’ta %1,60 seviyelerinin üzerine kadar yükseldi öyle ki bu seviye koronavirüs tehlikesinin artmaya başladığı Ocak 2020 sonu seviyelerine eşdeğer. ABD 10-yıl vadeli tahvil faizlerindeki yükselişe Şubat ayına ilişkin olumlu makro-ekonomik veriler de destek verdi. Yıllık enflasyon Ocak ayında %1,4 seviyesinde bulunurken işsizlik oranı %6,3 seviyesine gerilemiş durumda. 2020 yılı başında enflasyon oranı %2,5, işsizlik oranı ise %3,5 seviyelerinde bulunuyordu. 1,9 trilyon dolarlık yeni yardım paketinin enflasyonist baskıları öngörülenden hızlı artırma riski bulunurken Eylül 2020 itibariyle 435 milyar dolar seviyesine yükselen Türkiye’nin toplam dış borç stokunu ve 2020 yılı genelinde kaydedilen 173 milyar TL’lik rekor bütçe açığını dikkate aldığımızda ABD ekonomisindeki ısınma işaretlerinin enflasyon ve tahvil faizlerini artıracağı, bunun da Türkiye’nin borçlanma maliyetleri ve cari işlemler açığı üzerindeki riskleri artırmaya devam edeceğini de eklemek isterim.

4 MART 2021, PERŞEMBE

TCMB VE BDDK, 26 ŞUBAT 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

19 Şubat ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) önceki haftaya göre hafif gerileme kaydedildi. Kredi tarafında ticari kredi faiz oranları düşerken, bireysel kredi faiz oranları artışını sürdürüyor: TL cinsi ticari kredi faiz oranları %19,73 seviyesine gerilerken bireysel kredi faiz oranları %22,64 ile bir önceki haftanın yüzde 0,63 puan üzerine gelmiş durumda. %16,14 seviyesine gerileyen TL cinsi mevduat faiz oranları son üç haftadır düşüşünü sürdürüyor. Döviz tevdiat hesapları yani yabancı para cinsi mevduatlar 226,2 milyar dolar büyüklük ile bir önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. Yabancı yerleşiklerin mülkiyetindeki hisse senedi ve tahvil portföyü bir önceki haftaya göre 0,6 milyar dolar artışla 41,9 milyar dolar seviyesine yükseldi ki bu sayı 2010 yılından bu yana en düşük seviyesine gerilediği 30 Ekim 2020 haftasına göre 17,4 milyar dolarlık artışa işaret ediyor.

5 MART 2021, CUMA

ŞUBAT AYI HAZİNE NAKİT BÜTÇE DENGESİ

2021 yılı Ocak ayında nakit bütçe 26,1 milyar TL açık vermişti. 2020 yılı genelinde toplam nakit bütçe açığı 182 milyar TL ile rekor seviyeye ulaşmıştı. Aşağıdaki grafikte kırmızı çubuklar nakit bütçe açığını, buna karşılık mavi çubuklar Hazine’nin net borçlanmasını göstermektedir. Dikkat edeceğiniz üzere ticaret savaşının küresel ekonomide derin yaralar açtığı 2019 yılında ve pandeminin yaraları derinleştirdiği 2020 yılında Türkiye Hazinesi yüksek borçlanma maliyetlerine katlanarak bütçe açığından daha fazla borçlanma gerçekleştirmek zorunda kalmıştır. 2021 yılında borçlanma tarafını rahatlatabilecek başlıca faktör bütçe disiplini çerçevesinde bütçe gelirlerini sürdürülebilir olarak artırabilecek adımların devreye alınmasıdır. Bu sebeple Mart ayında açıklanacak olan reform adımlarını merakla bekliyoruz.

Kaynak: TDM

ABD’DE ŞUBAT AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ

Ocak ayında ABD’de işsizlik oranı %6,3 seviyesine gerilemiş, ortalama saatlik kazançlar yıllık %5,38 artış kaydetmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

Siz karar verin: Türkiye imalat sektörü Ocak ayında büyüdü mü, küçüldü mü?

Türkiye’de “üretim yapılıyor” ve “üretim yapılmıyor” diye farklı yorumlar, tartışmalar gündeme gelebiliyor. Bu yazımda sizlere imalat sektörüne ilişkin Ocak ayı verilerine ait raporları sunacağım. Yazının sonunda imalat sektörü Ocak ayında büyüdü mü, küçüldü mü sizler karar vereceksiniz.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), İstanbul Sanayi Odası (İSO), Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) ile uluslararası bir kuruluş olan IHS Markit yayınladığı Ocak ayına ilişkin raporları sırasıyla aktarmaya başlayayım:

TCMB: İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı (KKO) – Ocak 2021’de yüzde 75,4 seviyesine yükseldi

Not: “Kapasite kullanım oranının %80-85 aralığında olması yüksek bir düzey olarak kabul edilmekte, %90 üzerinde olması ekonominin çok canlı olduğu anlamına gelmektedir. %70-80 aralığındaki kapasite kullanım oranı ise ülkede yeni yatırımlar yapılmasa bile gelişme potansiyelinin bulunduğunu göstermektedir.” Koç, E., Şenel, M. C., Kaya, K., 2017, Türkiye’de Ekonomik Göstergeler – İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı, Mühendis ve Makina cilt 58, sayı 689, s. 1-22

İmalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı (KKO), bir önceki aya göre 0,2 puan azalarak yüzde 75,4 seviyesinde gerçekleşmiştir. Mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı (KKO-MA), bir önceki aya göre 0,2 puan artarak yüzde 75,6 seviyesinde gerçekleşmiştir.

Üretilen mallar özelinde hem dayanıklı tüketim malı hem de ara malı üretiminde kapasite kullanımı Ocak ayında önceki aya göre 0,2’şer puan artış gösterdi. Dayanıksız tüketim malı üretiminde kapasite kullanımı önceki aya göre 0,4 puan düşüş kaydetti. Yatırım malı üretiminde kapasite kullanımı ise önceki aya göre değişiklik göstermedi. Dayanıklı tüketim malları ve ara malları üretiminin Türkiye’nin en büyük ihracat sektörü olan otomotiv sektörüyle doğrudan ilişkili sektörler olduğunu eklemek isterim.

Aşağıdaki grafikte KKO’nun 2020 yılı ortasından itibaren %75 seviyelerinde hareket ettiğini, söz konusu seviyenin iç talepte daralmanın yaşandığı 2014 yılındaki seyre paralel bir seyir ortaya koyduğunu görüyoruz. Hatırlatmak gerekirse 2014 yılı, ABD Merkez Bankası Fed’in Amerikan ekonomisinin ısınmaya başlaması sebebiyle faiz artırma sinyallerini verdiği bir dönemdi. Söz konusu dönemde Türkiye’nin dış borç stokundaki hızlanmada bir duraksama olmuş, faiz oranlarındaki artış iç talebi dolayısıyla da üretimi olumsuz etkilemişti. 2015 yılında TL faizlerindeki artışın etkisiyle düşük faizli dış borçlanmaya tekrar ağırlık verilmesi imalat sektöründeki kapasite kullanımının da artmasında etkili olmuştur.

Kaynak: TCMB

TCMB: Reel Kesim Güven Endeksinde (RKGE) mevcut aya ilişkin değerlendirmeler – Ocak 2021’de 107 seviyesine yükseldi

Not: RKGE’nin 100 üzerindeki değerler iyimser görünüme, aşağısındaki değerler kötümser görünüme, 100 değerine eşit olması ise istikrarlı görünüme işaret etmektedir.

2021 yılı Ocak ayında RKGE, bir önceki aya göre 0,2 puan artarak 107,0 seviyesinde gerçekleşmiştir. Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, gelecek üç aydaki üretim hacmi, gelecek üç aydaki toplam istihdam, genel gidişat ve mevcut mamul mal stokuna ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkilerken, son üç aydaki toplam sipariş miktarı, mevcut toplam sipariş miktarı, sabit sermaye yatırım harcaması ve gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarına ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkilemiştir.

Kaynak: TCMB

Mevcut toplam siparişlerin ve mevcut mamul mal stokları seviyesinin mevsim normallerinin altında olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya göre güçlendiği görülmektedir.

RKGE verileri “son üç ay”, “mevcut durum” ve “gelecek üç ay” için değerlendirmeleri içermektedir. Aşağıdaki tabloda hem iç piyasa hem de ihracat siparişlerinin bir önceki aya göre (kısa kırmızı oklar) mevsim normallerinin daha da altında kaldığını gösteriyor. Raporda siparişlerle ilgili söz konusu yorum sektörün ortalamasını vermekte; tüketim malı, ara malı ve yatırım malı siparişleri özelinde bir detay ortaya koymamaktadır.

Kaynak: TCMB

İSO: İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) – Ocak 2021’de 54,4 seviyesine yükseldi

Not: Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise önceki aya göre küçüldüğünü göstermektedir.

İstanbul Sanayi Odası ve IHS Markit’ten elde edilen PMI® anket verileri, 2021 yılı başında Türk imalat sektöründeki büyüme hızının iyileştiğine işaret etti. Üretim, yeni siparişler ve ihracat büyüme bölgesine geri dönerken istihdam artış hızı 3 yıldan uzun bir sürenin en yüksek düzeyine çıktı.

Türk lirasındaki göreli istikrar, hem girdi maliyetlerinin hem de nihai ürün fiyatlarının daha düşük oranlarda artmasını sağladı. Bununla birlikte ham madde yetersizlikleri enflasyonist baskıların yüksek kalmasına yol açarken teslimatlarda da gecikmeler kaydedildi.

Aralık’ta 50,8 olarak ölçülen manşet PMI endeksi Ocak’ta 54,4’e yükseldi ve faaliyet koşullarında Temmuz 2020’den bu yana en güçlü iyileşmeye işaret etti. Böylelikle, sektörün performansı üst üste sekiz ay güçlenmiş oldu.”

Aşağıdaki grafik kırmızı renkli çizgi ile gösterilen PMI endeksi ile mavi renkli çizgiyle gösterilen sanayi üretimi arasındaki yakın ilişkiyi ortaya koymaktadır.

Kaynak: ISO

MÜSİAD: Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksi – Ocak 2021’de 53,8 seviyesine geriledi

Not: Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün bir önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise küçüldüğünü göstermektedir. İlgili rapora MÜSİAD’a başvurarak ulaşılabilmektedir.

“Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksi, 2021 yılı Ocak ayında, bir önceki aya göre 2,2 puan azalarak 53,8 seviyesine gerilemiştir.

Yeni siparişler alt endeksinin önceki aya göre 11,6 puan birden azalarak 51,0 seviyesine gerilemesi, bu dönemde sanayi sektöründe yaşanan ivme kaybında belirleyici rol oynamıştır.

Önceki aya göre 4,8 puan artarak 57,9 seviyesine yükselen üretim alt endeksi ise Aralık ayında başlayan artışını sürdürmüş ve olumlu bir görünüm arz etmiştir.

Geçtiğimiz iki ay boyunca hızlı bir şekilde düşüşe geçen girdi alımları, Ocak 2021 dönemi itibariyle yeniden ivme kazanmış ve 15,3 puanlık artışla 53,8 seviyesine yükselmiştir.

Girdi alımları ve üretimdeki artışa karşın yeni siparişlerin ivme kaybetmesi, bu dönemde firmaların mevcut stoklarını eritmeye yönelmesine neden olmuş ve nihai mal stoku alt endeksi 6,8 puan azalarak 44,7 seviyesine gerilemiştir.

Sektöre yönelik işgücünde ise üretim ve girdi alımlarındaki artışın olumlu etkisi hissedilirken, istihdam alt endeksi önceki aya göre 13,9 puan birden artarak 57,1 seviyesine yükselmiştir.

Böylece önceki aya göre 2,2 puan azalmasına karşın 53,8 puanla referans değerin üzerinde seyreden Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksi, yeni yılın ilk ayında sanayide çarkların dönmeye devam ettiğine işaret etmektedir.”

Kaynak: MÜSİAD

IHS Markit: Küresel İmalat Sektörü Satın Alma Yöneticileri Endeksleri (PMI) – Ocak 2021

Not: Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün bir önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise önceki aya göre küçüldüğünü göstermektedir.

IHS Markit her ayın ilk iş gününde bir önceki ayın imalat sektöründeki gelişmeleri gösteren PMI endekslerini yayınlamaktadır. Türkiye ihracat hacminin %53’ünü oluşturan Euro Bölgesi imalat sektörü PMI verileri Hollanda’da 58,8, Almanya’da 57,1, İtalya’da 55,1, Avusturya’da 54,2, İrlanda’da 51,8, Fransa’da 51,6 olarak gerçekleşti. PMI seviyelerinin 50’nin üzerinde olması söz konusu ülkelerdeki imalat sektörlerinin bir önceki aya göre büyümesini sürdürdüğü anlamına geliyor. Almanya imalat sektöründeki büyüme hızı önceki ayın altında kalmış olsa da halen Euro Bölgesinin en hızlı büyüyen ikinci ülkesi. İspanya’da ise imalat sektörü PMI Covid-19’un olumsuz etkilerinin yansıması olarak 49,3 değerini alarak bir önceki aya göre küçülme kaydetti. İhracatımızın en yüksek olduğu Almanya’da ihracat siparişleri, Çin ve ABD’den gelen taleplere bağlı olarak artışını sürdürdü.   

Türkiye’nin ihracat gerçekleştirdiği ikinci en büyük ülke konumundaki İngiltere’de de imalat sektörü PMI endeksi 54,1 değeri ile önceki aya göre büyümesini sürdürdü. Ancak büyüme hızı, Brexit ve Covid-19 kaynaklı olumsuzluklar sebebiyle Aralık ayında kaydettiği 57,5 seviyesindeki PMI değerinin altında kaldı. Bir diğer önemli detay ise ara mallar (hammadde) ve yatırım malları üretimindeki büyümenin Ocak ayında da sürmesi.

Türkiye’nin ihracatında üçüncü sırayı alan ABD’de ise imalat sektörü PMI Ocak ayında 59,2 seviyesine yükseldi. Raporda, özellikle aşılamaya dair olumlu beklentiler sebebiyle stokları iyileştirme eğilimi ihracat siparişlerinde artışa sebep olduğu kaydediliyor.

Türkiye’nin olmasa da özellikle ABD ve Almanya’nın en önemli ticaret ortaklarından Çin’de ise yeniden baş gösteren Covid-19 vaka sayılarındaki artışın etkisiyle kapatmaların tekrar gündeme gelmesi imalat sektörü PMI endeksinin Aralık ayındaki 53,0 seviyesinden Ocak ayında 51,5 seviyesine gerilemesine sebep oldu. İmalat sektörünün Ocak ayında daha yavaş büyümesinin ardında yatan sebepler olarak üretim ve yeni siparişlerdeki artışın hız kestiği ve ihracat siparişlerindeki düşüş not edildi. Uzak Doğu PMI raporlarında ise Güney Kore, Hindistan ve Tayvan’da ihracat siparişlerindeki artışın imalat sektörlerindeki büyümede etkili olduğunu okuyoruz. Güney Kore özelinde hem yurt içi hem de ihracat siparişlerinde otomobil ve teknoloji ürünlerine yönelik talep artışı olduğu kaydedilirken, Hindistan’da tüketim ve yatırım mallarında talep artışına dikkat çekiliyor. Tayvan’da ise siparişlerdeki artışta müşterilerin tedarik zincirindeki aksamalardan olumsuz etkilenmemek adında stok mevcutlarını artırma istemlerine vurgu yapılıyor.

Maliyet tarafında ise küresel bazda hem girdi maliyetlerinin hem de çıktı fiyatlarının (yani tüketiciye yansıtıldığı fiyatın) artış eğilimini sürdürdüğünü de ülke raporlarında okuyoruz. Girdi maliyetlerinin artışında özellikle Covid-19’un etkisiyle tedarik zincirindeki kısıtların ve taşımacılık tarafındaki yetersizlik ve aksamaların hammadde fiyatlarını yukarı çekmesinin etkisi var.

İmalat sektöründe istihdamın Türkiye dahil küresel olarak Ocak ayında artmaya devam ettiğini de ekleyelim.

Dr. Fulya Gürbüz

Küresel imalat sektörlerinden olumlu sinyaller geldi

25-29 Ocak haftasına imalat ve hizmet sektörleriyle ilgili verilerle başlayacağız. Biliyoruz ki yüksek enflasyon ve yüksek faiz mal ve hizmet üreticilerinin üzerinde ağır bir yük oluşturuyor özellikle de pandeminin daha da kötüleştirdiği işsizlik artışlarının ve gelir seviyesindeki azalmaların tüketici talebini aşağı çekmeye devam ederken. Yurt içinde hane halkının kemerleri daha da sıktığı, hizmet sektörünün de Kovid-19 ile mücadelede kapatmaların etkisiyle iş yapma kabiliyetinin durma noktasına geldiği bir ortamda gözlerimiz elbette imalat sektörünü doğrudan etkileyen yurt dışı talepte yani ihracat siparişlerinde.

Türkiye’nin ihracat performansıyla ilgili olası ipuçlarını Cuma günü açıklanan Ocak ayı IHS Markit küresel PMI (satın alma müdürleri endeksi) ilk tahminlerinde bulmaya çalıştım. IHS Markit PMI verileri ve ekonomik büyümeyi gösteren GSYH verilerinin benzer yönde hareket ettiklerini hatırlatalım.

IHS Markit her ayın üçüncü haftasında ABD, Almanya, Avustralya, Euro Bölgesi, Fransa, İngiltere ve Japonya hizmet ve imalat sektörleriyle ilgili ilk tahminlerini yayınlıyor. Ocak ayı PMI ilk tahminlerinden; Kovid-19 kaynaklı ikinci ve üçüncü dalga kapatmalar ve kısıtlamaların ABD haricinde diğer ülke ve bölgelerin hizmet sektöründeki kan kaybını arttırdığı, tedarik zincirindeki sorunların tüm ülkelerin imalatını olumsuz etkilediği, arz kısıtlarının girdi maliyetlerini artırırken çıktı fiyatlarında indirimlere gidildiği, öte yandan aşılamanın başlamasıyla beklentilerin iyimser olduğu ve bunun istihdam tarafında işe alımları beraberinde getirdiği sinyallerini aldık.

PMI raporlarında, imalat sektörlerine odaklandığımızda;

. Euro Bölgesi genelinde arz tarafındaki kısıtların üretimi zayıflattığını,

. Almanya’da özellikle Çin ve ABD’den gelen ihracat siparişlerinin arttığını, sınırlı yük kapasitesi ve yetersiz konteyner sayısının tedarik zincirini kısıtladığını;

. ABD’de imalat sektörü genelinde ve üretiminde ihracat siparişlerinin de desteğiyle büyümenin güçlenerek devam ettiği, artan imalat maliyetleri ve satış fiyatlarının enflasyon üzerinde yukarı yönde baskı yarattığını;

. Japonya’da ve Fransa’da ihracat siparişlerindeki düşüşün Ocak ayında zayıfladığı, Fransa’da tedarikteki sorunların özellikle metaller olmak üzere hammadde fiyatlarındaki artışın üretim maliyetlerini sert artırırken çıktı fiyatlarında indirime gitmeye devam ettiklerini okuduk.

AB’den ayrılan ve Türkiye’nin son zamanlarda ihracat hacminde önemli bir yer tutan İngiltere’de Kovid-19 kaynaklı üçüncü ulusal kapatmaların sonucu olarak hizmet sektörü sert bir darbe alırken; tedariklerdeki gecikmeler, artan üretim maliyetleri ve azalan ihracat siparişleri İngiltere imalat sektöründeki büyümeyi zayıflattı. Ocak ayında İngiltere’de ihracat siparişlerindeki azalmanın imalat sektöründeki büyümeyi zayıflatmasının Türkiye ihracatını ne derecede etkilediğini bilmek faydalı olacak zira arz tarafındaki kısıtlara rağmen Türkiye’nin 2020 yılının son dört ayında İngiltere’ye ihracatını artırmış olması ve bu eğilimi Ocak ayında da sürdürebilmesi Türkiye’nin arz zincirindeki konumu açısından önemli bir gösterge olacak.

Kaynak: IHS Markit

İhracat hacmimizin en yüksek olduğu Euro Bölgesi ve ABD imalat sektörlerinden Ocak ayında gelen olumlu sinyaller ise Türkiye’nin ihracat performansı hakkında olumlu bir işaret verdi. Ticaret Bakanlığı Şubat ayı başında Ocak ayı dış ticaret verilerini açıklayacak. 29 Ocak Cuma günü TÜİK’in açıklayacağı Aralık ayı nihai dış ticaret verileri ise sürpriz olmayacak zira Ticaret Bakanlığının Ocak ayı başında yaptığı duyuruda Aralık ayı ihracat ve ithalat hacminin Kasım ayına göre artış kaydettiğini görmüştük.

Dr. Fulya Gürbüz

Yılın son haftasında imalat sektörü PMI verilerini izleyeceğiz

Kovid-19 dalgasının artması ile devreye alınan kısıtlamaların Aralık ayında imalat sektörlerine etkisini IHS Markit ilk tahminlerinden edineceğiz

28 ARALIK 2020, PAZARTESİ

KASIM AYI ULUSLARARASI REZERVLER VE DÖVİZ LİKİDİTESİ

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan uluslararası rezerv varlıkları Ekim ayında aylık 4,8 milyar dolarlık artışla 84,5 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Uluslararası rezervlerin önemli bir kısmını altın (42,2 milyar dolar), nakit ve mevduatlar (31,9 milyar dolar), menkul kıymetler (8,9 milyar dolar) oluşturuyor. Menkul kıymetler Nisan 2013’te gördüğü zirve olan 103,8 milyar dolardan Ekim 2020’de 8,9 milyar dolar seviyesine gerilemişken, altın rezervleri aynı dönemde 20,2 milyardan dolardan 42,2 milyar dolar seviyesine yükseldi. Nakit ve mevduatlar aynı dönemde 8,4 milyar dolardan 31,9 milyar dolara yükselmiş durumda. Böylece Nisan 2013’ten Ekim 2020’ye kadarki dönemde Türkiye’nin uluslararası rezervleri 134,0 milyar dolardan 84,5 milyar dolar seviyesine gerilemiş oldu. Peki, uluslararası rezervlerdeki erimenin Türkiye ekonomisi üzerinde nasıl bir etkisi oldu? Ekonomi yavaşladı: Uluslararası rezervlerin arttığı 2010-2013 döneminde Türkiye GSYH’si yıllık ortalama %8,3 büyürken, rezervlerin azaldığı 2014-2018 döneminde büyüme yıllık ortalama %5,0’e geriledi. Gelelim TCMB’nin kasasında nette ne kadar rezervi olduğuna. Yani, TCMB’nin varlıklarının yükümlülüklerini karşılayıp karşılamadığına. TCMB’nin Kasım 2016’da başladığı (0,3 milyar dolar) ve Mart 2019’da yoğun olarak kullanmaya başladığı (13,1 milyar dolar) vadeli döviz işlemlerinden (swap, forward ve futures) doğan yükümlülükleri en son Ekim 2020’de 61,3 milyar dolara yükselmiş durumda. Altın rezervlerini ayırdığımızda, Ekim 2019’da TCMB’nin likit olan döviz varlıkları (40,8 milyar dolar) ile vadeli döviz işlemlerinden doğan döviz yükümlülüklerinin (61,3 milyar dolar) farkını gösteren net pozisyon açığı 20,4 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Yani, TCMB’nin likit döviz varlıkları döviz yükümlülüklerini karşılamaya yetmiyor.

ARALIK AYI KÜRESEL İMALAT SEKTÖRÜ PMI İLK TAHMİNLERİ

IHS Markit tarafından açıklanan imalat sektörü PMI verileri Almanya ve Euro Bölgesinde Kasım ayında hız kaybederek büyümeye devam etmiş, ABD ve İngiltere’de ise imalat sektörü artan hızda büyümeye devam etmişti. Kovid-19 dalgasının artması ile devreye alınan kısıtlamaların Aralık ayında imalat sektörlerine etkisini IHS Markit ilk tahminlerinden edineceğiz. Ülke ve bölge olarak en büyük ticaret ortağımız olan Almanya ve Euro Bölgesi imalat sektörleriyle Kasım ayında benzer bir performans gösteren Türkiye’nin imalat sektörü hız kaybı yaşamış olsa da büyümesini sürdürmüştü. Aralık ayının ilk üç haftasında ticari kredilerdeki artış hızının Kasım ayının aynı dönemine göre artış kaydetmesi imalat sektörüne destekleyici bir etki yapmış olabilir. 31 Aralık’ta açıklanacak olan Aralık ayı SAMEKS sanayi verileri ve 4 Ocak’ta açıklanacak olan İSO ve IHS Markit işbirliğiyle yayınlanan Türkiye imalat sektörü PMI verileri söz konusu etkinin destekleyici olup olmadığını gösterecek. Ek olarak Ocak ayının ilk haftasında Dış Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanacak olan dış ticaret veriler dei imalat sektörünün Aralık ayı performansına ilişkin önemli bir ipucu olacak.

29 ARALIK 2020, SALI

ARALIK AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ

TÜİK tarafından açıklanan Ekonomik Güven Endeksi, Kasım ayında bir önceki aya göre 3,3 puan düşüşle 89,5 seviyesine gerilemişti. TÜİK’in açıklamasına göre ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması ortalama üzeri güveni, küçük olması ise ortalama altı güveni göstermektedir. Aralık ayında Ekonomik Güven Endeksinde en büyük ağırlığa sahip olan Reel Kesim Güven Endeksinin önceki aya göre %2,8 artış kaydetmesi ve Tüketici Güven Endeksinin önceki ayla aynı kalmasına rağmen Hizmet Sektörü Güven Endeksinin aylık %9,2’lik düşüşü Ekonomik Güven Endeksini aşağı çekecektir.

31 ARALIK 2020, PERŞEMBE

TÜİK KASIM AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ

TÜİK verilerine göre Ekim ayında ihracat 17,3 milyar dolar, ithalat 19,7 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Dış Ticaret Bakanlığı Aralık ayı başında Kasım ayı geçici verilerine ilişkin olarak ihracatın 16,1 milyar dolara gerilediğini, ithalatın ise 21,2 milyar dolara yükseldiğini duyurmuştu. Ocak ayı ilk haftasında Bakanlık, Aralık ayı dış ticaret verilerini açıklayacak.

ARALIK AYI SAMEKS SANAYİ VE HİZMET ENDEKSLERİ

Kasım ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış SAMEKS Sanayi Endeksi bir önceki aya göre 2,1 puan düşüşle 46,3 seviyesine gerilemişti. SAMEKS Hizmet Endeksi ise önceki aya göre 1,9 puan artışla 50,4 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50 seviyesinin altında olması sektörün önceki aya göre daraldığını, 50 seviyesinin üzerinde olması sektörün önceki aya göre büyüme kaydettiğini gösteriyor. Sanayi ve hizmet sektörlerinin bileşiminden oluşan SAMEKS Bileşik Endeksi ise Kasım ayında 0,5 puan azalışla 49,0 seviyesine geriledi.

2020 YILI 3. ÇEYREK DIŞ BORÇ STOKU

Haziran 2020’de Türkiye’nin dış borç stoku 421,8 milyar dolar ile Haziran 2016 seviyelerine gerilemişti. Dış borç stokunun 123,7 milyar dolarını kısa vadeli, 298,2 milyar dolarını orta ve uzun vadeli dış borçlar oluşturuyor. Toplam dış borç stokunun yaklaşık %39’u kamuya, %33’ü finansal olmayan kuruluşlara, %24’ü finansal kuruluşlara, %5’i TCMB’ye ait bulunuyor. Türkiye’nin toplam dış borç stoku Mart 2018’de 466,9 milyar dolar ile zirve yapmıştı. Dış borç stokunun Mart 2018’den Haziran 2020’ye olan dönemde 45,1 milyar dolar azalmasında finansal kuruluşların dış borç stokunun aynı dönemde 65 milyar dolar azalması, kamu sektörünün dış borç stokunun 22,8 milyar dolar artması ve TCMB’nin dış borç stokunun 18,2 milyar dolar artması etkili oldu.

TCMB VE BDDK, 25 ARALIK 2020 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

18 Aralık ile biten haftada, döviz tevdiat hesapları (DTH, döviz cinsinden mevduatlar) yeni rekorunu kırdı. DTH’lar bir önceki haftaya göre 2,4 milyar dolar artışla tarihi zirvesi olan 223,8 milyar dolar seviyesine yükseldi. TL cinsinden ortalama mevduat faiz oranı %15’i geçerken, TL mevduatları önceki haftaya göre 6,4 milyar dolar düşüşle 1 trilyon 557 milyar TL’ye geriledi. 1-3 ay vadeli TL mevduatlarının faiz oranı önceki ortalama %16,12’den %15,98 seviyesine geriledi. TL cinsinden tüketici kredi faizleri %22,26 seviyesi ile Ağustos 2019 seviyelerine yükseldi. TL cinsinden ticari kredi faizleri de %18,96 ile Eylül 2019 seviyelerine yükseldi. 24 Aralık’ta 2020 yılının son para politikası toplantısını gerçekleştiren TCMB, politika faizini %15’ten %17 seviyesine yükseltti. Aralık ayı başından itibaren %15 seviyesinde bulunan TCMB’nin ortalama fonlama faizi, politika faizindeki artışın ardından 25 Aralık’ta %15,48 olarak gerçekleşti. Uluslararası rezervler ise 18 Aralık’ta 91,8 milyar dolar ile Ağustos 2020 seviyelerine yükseldi. Rezervlerdeki artışta yabancı yatırımcıların Türkiye’nin hisse ve tahvil piyasalarında önceki haftaya göre 3 milyar dolarlık alım yapmaları etkili oldu. En son 13 Mart tarihinde yabancı yerleşiklerin hisse ve tahvil stoku 36,8 milyar dolar seviyesindeyken 18 Aralık’ta tekrar 34,5 milyar dolar seviyesine yükselmiş bulunuyor.

18 Aralık 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

1 OCAK 2021, CUMA

YENİ YILDA ÜLKEMİZE SAĞLIK, MUTLULUK, BEREKET DİLİYORUM.

Dr. Fulya Gürbüz

COVID-19, Dünya imalat sektörü üzerinde kara bir bulut

IHS Markit işbirliğiyle hazırlanan İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) Kasım ayında önceki aya göre 2,5 puan düşüşle 51,4 seviyesine geriledi. Yayınlanan raporda “koronavirüs (COVID-19) salgınında yaşanan ikinci dalganın etkisiyle Türk imalat sektöründeki toparlanmanın Kasım’da hız kaybettiği” ifade edildi. Endeksin 50,0 değerinin üzerinde ölçülen tüm rakamlar sektörde genel anlamda iyileşmeye işaret ediyor.

COVID-19 vaka sayılarının artmasının etkisiyle müşteri talebi ve üretim süreçleri olumsuz etkilenirken, yeni siparişler ve üretim yavaşladı. Yeni ihracat siparişleri ivme kaybetti. Söz konusu ivme kaybında özellikle en büyük ticaret ortağımız olan Avrupa’nın aldığı ihracat siparişlerindeki artışta yaşanan yavaşlamanın etkisi var. Elbette bu gelişmede ihracat ürünlerimizin teknolojik olarak talebi karşılamakta yeterli olup olmadıklarının cevabını da bilmek isterdim.

Öte yandan, Kasım ayıyla birlikte imalat sektörü istihdamı son 6 aydır yükselişini sürdürüyor. COVID-19 sebebiyle küresel çapta artan kısıtlamaların önümüzdeki aylarda devam etmesi halinde ihracat performansımızla birlikte sektör istihdamında da bozulma ihtimali yüksek.

COVID-19 kaynaklı olarak tedarik zincirindeki bozulmalar ise teslimat sürelerinin uzamasına, paralelinde girdi stoklarının da azalmasına sebep oldu. Türk lirasındaki değer kaybının etkisiyle girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarında hızı düşse de artış sürdü.

Dünyada imalat sektörü PMI verileri ne söylüyor?

Kasım ayında imalat sektöründeki yavaşlama sadece Türkiye’ye özgü değil. Ülke ve bölge bazında farklılık gösterse de COVID-19 kaynaklı kısıtlamaların artması talep üzerinde azalmaya sebep olurken istihdamda düşüş, tedarik zincirindeki bozulmalara bağlı girdi maliyetlerinde artış var. Artan rekabetin etkisiyle girdi maliyetleri kısmen çıktı fiyatlarına yansıtılmış durumda.

Aşağıda halihazırda IHS Markit tarafından yayınlanmış ülke ve bölge bazında PMI raporlarının özetlerini sıraladım. Parantez içindeki rakamların ilki Ekim ayı PMI değerlerini, ikincisi ise Kasım ayı değerlerini gösteriyor. 50 üzerindeki değerler imalat sektöründe bir önceki aya göre büyümeye, aşağısındaki değerler ise daralmaya işaret ediyor. Rakam 50’nin üzerindeyse ve önceki aya göre düşüşle hala 50’nin üzerinde kalmışsa sektörde büyümenin yavaşlayarak da olsa sürdüğü yorumunu, önceki aya göre yükselmişse sektördeki büyümenin hızlanarak devam ettiği yorumunu yapıyoruz. 50’nin altındaki değerlerdeki düşüş daralmanın arttığına, yükseliş ise daralmada yavaşlamaya işaret ediyor.

(Not: Aşağıda ülke raporu özetleri en son yayınlanandan en önce yayınlanana göre sıralandı. Ülkelerin yanına iliştirilmiş parantez içindeki sayıların ilki Ekim ayı PMI değerlerini, ikincisi Kasım ayı değerlerini gösteriyor.)

Meksika (43,6 – 43,7) Kovid-19 vakalarındaki artış satışlarda, ihracat siparişlerinde satın alım ve üretimde sert düşüş getirdi; istihdamdaki düşüş zayıfladı. Artan girdi maliyetlerine rağmen satışları artırabilmek adına çıktı fiyatlarında indirime gidildi.

Kolombiya (51,7 – 52,1): Siparişlerdeki artışa paralel olarak satın alımlar, istihdam ve üretim artış kaydetti. Girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları yükseldi. Gelecek 12 ayda üretim artışı beklentilerindeki iyileşmede kısmi bozulma görüldü.

ABD (53,4 – 56,7): Güçlü yurt içi ve yurt dışı talebe bağlı olarak üretim arttı, istihdamda kısmi iyileşme yaşandı, tedarik zincirindeki kesintilere istinaden artan girdi maliyetlerine bağlı olarak çıktı fiyatları yükseldi. Yeni ihracat siparişlerindeki artış yeni yurt içi siparişlerdeki artışa kıyasla sınırlı kaldı. Aşıya yönelik iyimserlik ve yeni siparişlerdeki artışın etkisiyle gelecek 12 ayda üretim beklentilerindeki iyileşme devam etti.

Kanada (55,5’ten – 55,8’e): Yüksek iç talebe bağlı olarak üretim, satın alımlar ve işe alımlar arttı. İhracat siparişlerindeki artış sınırlı kaldı. Hammadde ve taşıma maliyetlerindeki artışın etkisiyle girdi maliyetleri ve paralelinde çıktı fiyatları yükseldi. Gelecek 12 ayda üretim artışı beklentilerindeki iyileşme devam etti.

Brezilya (66,7 – 64,0): İhracat siparişlerindeki güçlü artışa bağlı olarak üretim, satın alımlar ve istihdam arttı. Hammadde kıtlığı, ülke para birimindeki değer kaybı yüksek talep etkisiyle girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları sert artış kaydetti.

İngiltere (53,7 – 55,6): Üretim ve yeni siparişler arttı. Avrupa, Asya ve ABD kaynaklı olmak üzere ihracat siparişleri artış kaydetti. Brexit öncesi satın alımlar arttı. Girdi maliyetlerindeki artış çıktı fiyatlarına yansıtıldı.

Euro Bölgesi (53,8 – 54,8): Üretim ve yeni siparişlerdeki artış sürmesine rağmen işten çıkarmalar devam etti. Özellikle Avrupa ve Çin kaynaklı siparişlerin etkisiyle ihracat siparişleri yavaşlayarak da olsa artmaya devam etti. Girdi maliyetleri artarken çıktı fiyatlarındaki artış sınırlı kaldı. Gelecek 12 ayda üretim artışı beklentilerindeki iyileşmeye hızlandı.

Rusya (46,9 – 46,3): Kovid-19 kısıntıları sebebiyle iç talep düşerken ihracat siparişlerinde artış yaşandı. Talepteki düşüşün etkisiyle üretim düştü, işten çıkarmalar hızlandı. Arz kısıntıları ve taşıma maliyetlerindeki artış girdi maliyetlerinin artmasına ve söz konuşu artışın kısmen çıktı fiyatlarına yansıtılmasına sebep oldu. Beklentilerde hafif iyileşme yaşandı.

Hindistan (58,9 – 56,3): Tüketim malları talebine bağlı olarak üretim arttı. İhracat siparişlerindeki artış hız keserek sürdü. Satın alımlardaki artış hızında yavaşlama görüldü. Sosyal mesafe kısıdından dolayı istihdam azalmaya devam etti. Girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları arttı. Gelecek 12 aydaki üretim beklentilerindeki iyimserlik kamu politikaları, para birimindeki değer kaybı ve Kovid-19 kaynaklı belirsizliklere bağlı olarak kısmen bozuldu.

Çin (53,6 – 54,9): İç talep kaynaklı yeni siparişlerdeki artışın etkisiyle üretim arttı, ihracat siparişlerinde artış sınırlı kaldı. İşe alımlardaki artış devam etti. Arz kısıtlarından dolayı tedarik süreleri uzadı. Talep artışı ve yüksek hammadde fiyatları girdi maliyetlerinin artmasına sebep olurken çıktı fiyatlarındaki artış görece düşük kaldı. Beklentilerdeki iyileşme sürdü.

Japonya (48,7 – 49,0): Üretim ve yeni siparişlerdeki düşüş yavaşladı. Siparişlerdeki düşüş son 23 aydır aralıksız sürüyor. İhracat siparişlerindeki düşüş için özellikle Avrupa’nın uyguladığı virüs kısıtlamaları not ediliyor. İstihdamda düşüş yavaşlayarak da olsa sürdü. Girdi maliyetlerindeki artış yavaşlarken çıktı fiyatlarında rekabet kaynaklı düşüşler kaydedildi. Hammadde erişimine zorluklar tedarik sürelerinin uzamasına sebep oldu. Hem girdi hem de nihai ürün stokları azaldı. Beklentilerdeki iyileşme sürdü.

Güney Kore (51,2 – 52,9): Üretim ve yeni siparişler hızlandı, işe alımlar arttı. Yurt içi talep ve ihracat siparişleri ivmelendi. İhracat siparişlerindeki artışın özellikle Çin ve Japonya başta olmak üzere Asya-Pasifik bölgesinden kaynaklandığı belirtildi. Satın alımlar artarken tedbir amaçlı olarak stok alımları arttı. Yüksek hammadde fiyatlarına bağlı olarak girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları arttı. Beklentilerdeki iyileşme sürdü.

Tayvan (55,1 – 56,9): Yurt içi ve yurt dışı talep artışına bağlı olarak üretim artsa da işe alımlarda temkinlilik hakimdi. İhracat siparişleri Şubat 2018’den bu yana en yüksek artışını kaydetti. Satın alımlar arttı. Pandeminin tedarikçiler üzerinde oluşturduğu zorluklar sebebiyle tedarik süreleri uzadı. Arz kısıtları ve artan talebin etkisiyle girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları yükseldi. Beklentilerdeki iyileşme sürdü.

Endonezya (47,8 – 50,6): Kovid-19 kaynaklı kısıtlamalardaki gevşemeye bağlı olarak üretim artsa da yeni siparişlerdeki artış sınırlı kaldı. Bunda stok ve kapasiteye yönelik temkinli tutumun girdi stoklarına yatırımın önüne geçmesi etkili oldu, ara mal üreticilerinin satışları düştü, birikmiş işler azaldı, istihdamdaki gerileme devam etti. Tedarik edinimindeki zorluklar sebebiyle tedarik süreleri uzadı. Hammadde fiyatlarındaki artış ve ülke para biriminin değer kaybetmesi girdi maliyetlerinin yükselmesine sebep oldu, çıktı fiyatlarındaki artış görece sınırlı kaldı. Beklentilerdeki iyimserlik sürdü.

Vietnam (50,0 – 49,9): Fırtına ve sel felaketleri ile Kovid-19’un üretim şartları üzerinde yarattığı baskı sebebiyle üretim düştü. İhracat siparişlerindeki sert düşüşe bağlı olarak yeni siparişlerde kısmi düşüş yaşandı, nihai mal stokları azaldı, satın alımlar ve istihdam geriledi. Hammadde azlığı ve yüksek fiyatlı ithal girdiler sebebiyle girdi maliyetleri sert yükseldi, çıktı fiyatlarındaki yükseliş ise görece daha düşük kaldı. Beklentilerdeki iyimserlik sürdü.

Malezya (48,5 – 48,4): Kovid-19 vakalarındaki artış devam ediyor. Üretim ve yeni siparişlerdeki bozulma yavaşladı. Kısıtlamalardaki artış başta vaka sayılarının arttığı Hindistan olmak üzere ihracat siparişlerini aşağı çekti. İşten çıkarmalar zayıfladı. Hammadde kıtlığına bağlı olarak girdi maliyetleri artmaya devam etti, maliyetlerdeki artış kısmen çıktı fiyatlarına yansıtılabildi. Satın alımlar azalırken, hammadde, yarı mamul ve nihai ürün stokları düştü. Beklentilerdeki iyileşme sürdü.

Tayland (50,8 – 50,4): İhracat siparişlerindeki azalmaya rağmen iç talep ve üretim arttı, üretimdeki artış satın alımları beraberinde getirdi, mamul stoklarında artış yaşandı, kapasite baskısındaki azalma sebebiyle istihdam düşmeye devam etti, beklentilerde iyileşme sürdü, girdi maliyetlerinde kısmi artışa rağmen çıktı fiyatları değişmedi.

Filipinler (48,5 -49,9): İş aktivitesinin kısmen arttığı ülkede üretim arttı, toplam yeni siparişler azalsa da sınır kısıtlamalarının gevşetilmesine bağlı olarak ihracat siparişlerinde artış görüldü, düşük talebe bağlı olarak maliyetleri azaltmak adına işten çıkartmalar devam etti, hammadde ve nihai mal stoklarında azalma sınırlı kaldı, tedarik zincirindeki aksamalara bağlı olarak tedarikçilerin teslimat süreleri uzadı, hammadde eksikliği ve artan taşıma maliyetleri sebebiyle girdi maliyetleri yükseldi, artan maliyetler kısmen tüketiciye yansıtılabildi, geleceğe dair beklentiler iyileşti.

Myanmar (30,6 – 43,2): Kovid-19 kaynaklı yeni kısıtlamalar ve fabrikaların kapatılmasına bağlı olarak üretim, yeni siparişler, satın alımlar, istihdam, stoklar düştü; hammadde eksikliği ve artan taşıma maliyetleri sebebiyle girdi maliyetleri yükseldi, maliyet artışları çıktı fiyatlarına yansıtılmadı, geleceğe dair beklentiler iyileşti.

Dr. Fulya Gürbüz

Euro Bölgesi imalat sektöründen iyi haber geldi

Kasım ayı imalat ve hizmet sektörlerine ilişkin ilk veriler gelmeye başladı.

IHS Markit tarafından açıklanan ilk tahminlere göre Almanya’da imalat sektörü PMI endeksi Kasım ayında vites kısmen düşmüş olsa da 57,9 değeri ile büyümesini sürdürdü. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün bir önceki aya göre büyüdüğünü gösteriyor. PMI verilerinin, hem sanayi üretimi hem de GSYH performansını doğrudan etkileyen önemli bir veri olduğunu hatırlatalım.

Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı olan Almanya’nın imalat sektöründeki iyileşme Türkiye’nin ihracat hacmini, dolayısıyla da imalat sektörünü olumlu etkiliyor. Kasım ayında Alman imalat sektöründeki büyümeyi destekleyen en önemli faktör Ekim ayına benzer olarak Kasım ayında da devam eden Asya kaynaklı ihracat talebindeki artış. İmalat sektöründeki büyüme sektörde istihdam artışını beraberinde getirirken, girdi maliyetlerindeki artışın etkisiyle çıktı fiyatları yükseldi.

Euro Bölgesi genelinde imalat sektörü PMI endeksi Kasım ayında ilk tahminlere göre 53,6 değeri ise yine imalat sektörünün önceki aya göre büyüme kaydettiğine işaret etti, büyüme hızı ise Almanya verilerine benzer olarak kısmen yavaşladı.

Avrupa Birliği’nden ayrılma sürecindeki İngiltere’de imalat sektörü PMI endeksi de ihracattaki artışın desteğiyle Kasım ayı ilk tahminlerine göre son üç ayın en yükseği olan 55,2 değeri ile önceki aya göre büyüme kaydetti. Ancak hizmet sektöründeki daralma Kasım ayında da sürdü.

Almanya dahil olmak üzere Euro Bölgesi genelinde, Kovid-19 pandemisinde yaşanan ikinci dalganın hizmet sektöründe kapatmaları beraberinde getirmesi sebebiyle hizmet sektörü sert daralma kaydetti. Düşen talep, hizmet fiyatlarında indirimleri getirdi.

Yarın açıklanacak olan Türkiye Kasım ayı reel kesim güven endeksi verilerinde imalat sektörünün Türkiye’nin en büyük ticaret ortaklarının Kasım ayında kaydettiği performansa benzer bir performans gösterip göstermediğine odaklanacağız.

Dr. Fulya Gürbüz

Eylül ayında ihracat, sanayi üretimini ve istihdamı destekledi, tüketim arttı

9-13 Kasım haftasında açıklanan üretim, dış ticaret ve tüketime ilişkin takvim ve mevsimsellikten arındırılmış TÜİK verilerine göre;

. Sanayi üretimi Eylül ayında önceki aya göre %1,7 arttı,

. İhracat miktar endeksi Eylül ayında önceki aya göre %11,2 arttı,

. İthalat miktar endeksi Eylül ayında önceki aya göre %2,0 arttı,

. Sanayi sektörü istihdamı Ağustos döneminde (Tem-Ağu-Eyl) önceki döneme göre %2,0 arttı,

. Perakende satış hacmi Eylül ayında önceki aya göre %2,8 arttı.

İhracat, sanayi üretimini desteklemeye devam ediyor…

Bir önceki aya göre değişimleri gösteren aşağıdaki grafikte, Mayıs 2020’den itibaren ihracatın (kırmızı çubuk) ve hammadde ithalatının (mavi çubuk) sanayi üretimini (gri çubuk) desteklediğini görebilirsiniz. Gri renkli 0 noktasını gösteren uzun yatay çizginin üzerindeki değerler önceki aya göre artış olduğunu, çizginin altındaki değerler ise önceki aya göre azalma olduğunu göstermektedir. Ağustos ayında ihracatta kaydedilen düşüşe rağmen hammadde ithalatı ve sanayi üretimindeki artışın imalat sektöründe mal stoklarını (turuncu çubuk) beslediğini anlıyorum. Eylül ayında ise ithalattaki sınırlı artışa rağmen ihracatı mal stoklarının beslediğini tahmin ediyorum. Pandemide ikinci dalganın tedarik zincirinde olası kırılmaları beraberinde getirebileceği endişeler sebebiyle, IHS Markit küresel imalat sanayi PMI endeksleri ülke raporlarında tedbir amaçlı satın alımların hızlandığı sinyalini almıştık.

Sanayi üretimindeki artış sanayi istihdamını destekliyor…

Aşağıdaki grafikte sol eksen, sanayi sektöründe istihdam edilen kişi sayısını (turuncu çubuklar) göstermektedir. Grafiğin sağ ekseninde ise sanayi üretimi (gri çizgi) ve imalat sektörü mevcut siparişlerinde (bordo çizgi) önceki aya göre nasıl bir değişim olduğu gösteriliyor. Yılbaşından itibaren imalat sektöründeki siparişlerde ve paralelinde sanayi üretiminde ardı ardına yaşanan gerilemelerin ardından, pandemi tedbirlerindeki gevşetmelerin etkisiyle sanayi istihdamının Haziran dönemiyle birlikte yükseliş eğilimine girdiğini görüyoruz. Eylül ve Ekim ayına ilişkin göstergeler sanayi istihdamında yükselişin devam edeceğine işaret ediyor.

Türk lirasındaki değer kaybına rağmen yurt içinde perakende satışlar hızlandı…

Aşağıdaki grafik, sol eksende sanayi sektörü (gri çubuk), imalat sektöründe mevcut siparişler (bordo çubuk), perakende satışlar (yeşil çubuk) ve tüketim malları ithalatındaki (mor çubuk) bir önceki aya göre kaydedilen değişimleri gösteriyor. Sağ eksende ise Dolar/TL kurunun (mavi çizgi) aylık ortalama değerleri gösteriliyor. Grafikte neler gördüğümü sıralayayım:

. Ağustos ayında Dolar/TL kurunun önceki aya göre %6,1 yükselmesinin etkisiyle tüketim malı ithalatında önceki aya göre sert düşüş var. Perakende satışlardaki artış ise Temmuz ayına göre hız kesti.

. Eylül ayında Dolar/TL’deki %3,5 yükselişe rağmen hem perakende satışlarda hem de tüketim malları ithalatında yükseliş var. Perakende satışlardaki hızlanmada özellikle Tekstil, Giyim ve Ayakkabı satışlarındaki aylık %13,1’lik artışın etkili olduğunu söyleyeyim. Türk lirasındaki sert değer kaybına rağmen Eylül ayında tüketim malları ithalatındaki %7,5’lik artışın ana tetikleyicisinin ise otomotiv sektörü ithalatında Eylül ayında kaydedilen %30,8’lik artış ve paralelinde otomotiv satışlarının aynı ay %46,9 yükselmesinin etkisi olduğunu düşünüyorum.

Ekim ayı göstergeleri ne söylüyor?

Ticaret Bakanlığı verilerine göre Ekim ayında ihracat ve ithalatta artışın devam etmesi sanayi üretiminde, dolayısıyla da sanayi sektörü istihdamında iyileşme göreceğimize işaret ediyor. Ekim ayında Dolar/TL kurunun %4,8 yükselmesi ve artan kredi faiz oranları sebebiyle perakende satışlarda önemli bir iyileşme olmayacağını tahmin ediyorum.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: Enflasyon, küresel hizmet sektörü PMI verileri, Hazine nakit dengesi, dış ticaret endeksleri

5 Ekim 2020, Pazartesi

Eylül ayı enflasyon verileri açıklanacak. Ağustos ayında tüketici fiyat enflasyonu (TÜFE) ve yurt içi üretici fiyat enflasyonu (Yİ-ÜFE) sırasıyla aylık olarak %0,86 ve %2,35, yıllık olarak ise yine sırasıyla %11,77 ve %,11,53 artış kaydetmişti. Yarı yarıya Dolar ve Euro’dan oluşan döviz sepetindeki önceki aya göre kaydedilen %8,2’lik artışın girdi maliyetlerini yükselttiğini, söz konusu yükselişin nihai ürün fiyatlarına yansıtıldığını Ağustos ayı imalat sektörü PMI verilerinde okumuştuk. Eylül ayı PMI verileri de imalat sektöründe hem girdi maliyetleri hem de nihai ürün fiyatlarındaki artışın hızlandığına işaret etti. Türk lirasının döviz sepetine karşı Eylül ayında %3,3 değer kaybetmesinin bunda etkili olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bloomberg HT Enflasyon Anketine göre TÜFE’de Eylül ayında yıllık %12,1 artış olması, 2020 yılını da %11,7 seviyesinden kapatması bekleniyor.

IHS Markit hizmet sektörü PMI verileri açıklanacak. ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere’ye ait ilk veriler 23 Eylül’de gelmişti; ABD ve İngiltere hizmet sektörlerinde büyümenin Eylül ayında yavaşladığı, Euro Bölgesi’nde ise daralma olduğu sinyalini almıştık.

7 Ekim, 2020, Çarşamba

Eylül ayı Hazine Nakit Dengesi verileri açıklanacak. Ağustos ayında Hazine 30,4 milyar TL nakit fazlası elde etmiş, böylece Ocak-Ağustos dönemi toplamında 109,8 milyar TL nakit açığı kaydedilmişti. Hazine Ekim-Aralık döneminde toplam 98,8 milyar TL iç ve dış borç ödemesi gerçekleştirecek. Hazine, borç ödemelerinin 47 milyar TL’sini borçlanma yoluyla, 51,8 milyar TL’sini borçlanma dışı kaynaklardan sağlayacağını duyurdu.

Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı

8 Ekim 2020, Perşembe

TCMB ve BDDK, 2 Ekim 2020 tarihli haftalık para ve banka verilerini açıklayacak. 25 Eylül haftasında Merkez Bankası brüt döviz rezervleri önceki aya göre 2,1 milyar dolar azalışla 41,1 milyar dolara geriledi. TL cinsi mevduat faiz oranı %10,68’e, TL cinsi ticari kredilerin faiz oranı %14,75’e, tüketici kredilerinin faiz oranı ise %17,84’e yükseldi. Merkez Bankasının ortalama fonlama maliyeti de aynı dönemde %10,88’e yükseldi.

25 Eylül 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

9 Ekim 2020, Cuma

Ağustos ayı dış ticaret endeksleri açıklanacak. Dış ticaret endeksleri Türkiye ile diğer ülkeler arasındaki sınırı geçen mal ticaretini içermekte, endekste uluslararası hizmet ticareti yer almamaktadır. Temmuz ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi önceki aya göre %12,4, ithalat miktar endeksi ise %5,7 artış kaydetmişti. Arındırılmamış verilere göre ihracat birim değer endeksi ise Temmuz ayında bir önceki aya göre %1,0 artarken ithalat birim değer endeksi önceki aya göre %1,2 gerileme kaydetmişti.

Dr. Fulya Gürbüz