9 Temmuz haftasında DTH ve rezervler arttı, net rezerv açığı 29,5 milyar dolara geriledi

9 Temmuz ile biten haftada para ve banka verileri nasıl bir gelişme göstermiş sıralayalım:

. Piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre sırasıyla %1,5, %1 ve %1 artış kaydetti.

. TL cinsi mevduatlar ve TL cinsi krediler önceki haftaya göre hafif yükseldi. TL cinsi mevduat faiz oranları %17-20 aralığında seyrederken, TL cinsi kredi faiz oranları %18-25 aralığında bulunuyor.

. Tüzel kişilerin döviz mevduatları (DTH) önceki haftaya göre 1,5 milyar dolar, gerçek kişilerin 0,4 milyar dolar artırmasına bağlı olarak toplam DTH 220,4 milyar dolar seviyesine yükseldi.

. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişiklik göstermedi.

. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 104,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre 3,9 milyar dolar artış gösterdi. Hazine 9 Temmuz ile biten haftada altın cinsi tahvil ve 1,8 milyar dolarlık döviz cinsi borçlanma gerçekleştirdi.

. Merkez Bankasının net rezerv açığı 9 Temmuz ile biten haftada rezervlerdeki artışa paralel olarak haftalık 3,2 milyar dolar azalışla 29,5 milyar dolar seviyesine geriledi.

. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi stoku ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı 28,7 milyar dolar ile önceki haftaya göre yatay kaldı.

. Yurt dışı yerleşikler, 9 Temmuz ile biten haftada hisse senetlerinde 54 milyon dolar ve DİBS’te 6 milyon dolarlık net alışlar gerçekleştirdiler.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Dış borç ve ekonomik aktivite

28 Haziran – 2 Temmuz haftasında 2021 yılı ilk çeyrek dış borç stokunu, Haziran ayına ilişkin; imalat ve hizmet sektörleri PMI endeksleri, dış ticaret verileri ve ABD’de işgücü verilerini takip edeceğiz. Aşılamanın hızlanmasına rağmen vaka sayılarında önemli bir iyileşme görülmemesinin ekonomik aktivitedeki izdüşümüne ve yurt dışı talebe odaklanacağız.  

29 HAZİRAN 2021, SALI

HAZİRAN AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

18 günlük kapatmanın hakim olduğu Mayıs ayında, ekonomik güven endeksi aylık 1,3 puan düşüşle 92,6 değerine gerilemişti. Ekonomik güven endeksindeki düşüş; tüketici, reel kesim (imalat sanayi), hizmet ve perakende ticaret sektörü güven endekslerindeki düşüşlerden kaynaklanmıştı. Haziran ayında ise aşılamadaki hızlanma ve kısıtlamaların gevşetilmesiyle birlikte hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörleri ile tüketici güveninde artış gördük. Dolayısıyla, Haziran ayında ekonomik güven endeksinde de yükseliş göreceğiz.

Kaynak: TÜİK

30 HAZİRAN 2021, ÇARŞAMBA

2021 YILI 1. ÇEYREK DIŞ BORÇ STOKU – HAZİNE VE TCMB

2020 yılı son çeyreğinde Türkiye’nin toplam dış borç stoku 450,0 milyar dolar seviyesindeydi. Kısa vadeli dış borç stoku 138,5 milyar dolar, uzun vadeli dış borç stoku 311,5 milyar dolar seviyesindeydi. Dış borcun %38’ini kamu sektörü, %33’ünü finans dışı özel sektör, %23’ünü özel sektör finans kuruluşları kalanını da Merkez Bankası oluşturmaktadır. Ödemeler dengesi verilerine göre Hazine 2021 yılı ilk çeyreğinde nette (borçlanma eksi geri ödeme) 122 milyon dolarlık dış borçlanma gerçekleştirdi. Bankalar nette 68 milyon dolarlık borç geri ödemesi yaptı. Reel sektör ise ilk çeyrekte nette 370 milyon dolarlık kullandı. Böylece toplam dış borç ilk çeyrekte 424 milyon dolar artış kaydetti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

HAZİRAN AYI SAMEKS HİZMET VE SANAYİ SEKTÖRLERİ ENDEKSLERİ – MÜSİAD

Mayıs ayında SAMEKS (Satın Alma Müdürleri Endeksleri) hizmet sektöründe aylık 1,4 puan düşüşle 51,5, sanayi sektöründe aylık 2,3 puan düşüşle 49,9 seviyesine gerilemişti. Endeksin 50 seviyesinin altındaki değerler önceki aya göre daralmayı, üzerindeki değerler ise büyümeyi gösteriyor. Mayıs ayında Covid-19 kaynaklı kapatmalar, her iki sektörü de olumsuz etkiledi. Aşılamanın hızlandığı ve kısıtlamaların gevşetildiği Haziran ayında her iki sektörde aktivitenin hızlandığını göreceğiz. 

MAYIS AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ – TÜİK

Haziran ayı başında Ticaret Bakanlığının açıkladığı verilere göre ithalat Mayıs ayında bir önceki aya göre 1,3 milyar dolar düşüşle 20,6 milyar dolar, ihracat 2,3 milyar düşüşle 16,5 milyar dolar seviyelerine gerilemişti. İhracatın ithalattan daha hızlı düşmesinin etkisiyle dış ticaret açığı Nisan ayına göre 1,0 milyar dolar artışla 4,1 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Bu bilgilere sahipken asıl odaklanacağımız konu Ticaret Bakanlığının duyuracağı Haziran ayı dış ticaret verileri olacak.

Kaynak: TÜİK

1 TEMMUZ 2021, PERŞEMBE

İMALAT SEKTÖRÜ PMI ENDEKSİ – IHS MARKIT VE İSTANBUL SANAYİ ODASI

İstanbul Sanayi Odası ve IHS Markit’ten elde edilen PMI (satın alma müdürleri endeksi) verilerine göre endeks Nisan’da 50,4 seviyesindeki iken Mayıs ayında 49,3 seviyesine gerilemişti. SAMEKS endeksine benzer olarak imalat sekörü PMI verisinin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise sektörün daraldığını göstermektedir. 23 Haziran’da IHS Markit tarafından yayınlanan Haziran ayı öncü PMI verileri ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere imalat sektörlerinin hızlanan hizmet sektörlerinin etkisiyle büyümeyi sürdürdüğünü, ancak hammadde ve nitelikli işgücündeki yetersizlikler sebebiyle imalat sektörünün talepleri karşılamakta yetersiz kaldığını göstermiştir. Haziran ayında söz konusu küresel talep artışından Türkiye imalat sektörünün nasıl etkilendiğini PMI raporundan okuyacağız.

Kaynak: IHS Markit, ISO

TCMB VE BDDK, 25 HAZİRAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

18 Haziran ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artış kaydetti. TL cinsi mevduatlar önceki haftaya göre yatay kalırken, TL cinsi krediler hafif yükseldi. TL cinsi mevduat faiz oranları %16-19 aralığında seyrederken, TL cinsi kredi faiz oranları %17-24 aralığında bulunuyor. Döviz mevduatları tarafında, önceki haftaya göre tüzel kişiler 0,5 milyar dolar ve gerçek kişiler 1,0 milyar dolar düşüş kaydetti, böylece DTH’lar toplamda 1,5 milyar dolar düşüşle 118,5 milyar dolar seviyesine geriledi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,3 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar düştü. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 97,3 milyar dolar ile önceki haftaya göre 2,5 milyar dolar artış kaydetti; altın rezervleri 1,9 milyar dolar azaldı, brüt döviz rezervleri 4,3 milyar dolar arttı. Brüt döviz rezervlerindeki 4,3 milyar dolarlık artışın 2,5 milyar dolarlık kısmı Hazine’nin 15 Haziran’da yaptığı ABD doları cinsi kira sertifikası ihracı oldu. Hazine’nin 22 Haziran’da gerçekleştirdiği 2,5 milyar dolarlık Eurobond ihracından gelen parayı da 25 Haziran haftası verilerinde göreceğiz. Brüt döviz rezervleri 30 Nisan’dan 18 Haziran’a kadar 9,1 milyar dolar artış kaydetti. Öte yandan Merkez Bankasının net rezerv açığı 18 Haziran ile biten haftada önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar artışla 36,2 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi stoku önceki haftaya göre 0,9 milyar dolar azalırken, devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku önceki haftaya göre 0,9 milyar dolar artış kaydetti böylece toplam stok önceki haftaya göre değişiklik göstermeyerek 28,6 milyar dolar olarak kaldı. Yurt dışı yerleşikler 18 Haziran ile biten haftada hisse senetlerinde 3 milyon dolar, DİBS’te 4 milyon dolarlık net satışlar gerçekleştirdiler.

2 TEMMUZ 2021, CUMA

HAZİRAN AYI TEPAV PERAKENDE GÜVEN ENDEKSİ (TEPE) – TEPAV

Mayıs ayında mevsimsellikten arındırılmış TEPE, Nisan ayına göre kötüleşerek eksi 18,8 değerine gerilemişti. Sektör anket katılımcılarının geçen üç ayda işleri daha kötüleşmiş, mevcut stok düzeyleri artmış, gelecek üç ayda satış beklentilerinin artmasına paralel olarak ise istihdam arttırma beklentileri iyileşmişti. Aşağıdaki grafikte göreceğiniz gibi TEPE (kırmızı çizgi) Şubat 2021’den bu yana Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin ortalamasından (mavi çizgi) giderek daha kötümser bir tablo ortaya koyuyor. AB-27’deki iyileşmenin hızlanmasının ana sebebi Bölge’de aşılamanın desteğiyle vaka sayılarının azalması ve paralelinde kısıtlamaların gevşetilmesidir.

2021 YILI 2. ÇEYREK BANKA KREDİLERİ EĞİLİM ANKETİ – TCMB

2021 yılı 1. çeyreğinde bankaları baz alan anket sonuçlarına göre tüzel kuruluşların sabit yatırım amaçlı kredi kullanımları önceki çeyreğe göre sert şekilde artmış, stok artırımı ve işletme sermayesi amaçlı kredi kullanımları daha yüksek hızla artmaya devam etmiş, birleşmeler/satın almalar ve yeniden yapılanma amaçlı kredilerdeki artış hızlanmış, borcun yeniden yapılandırılması amaçlı kredi artış hızı ise yavaşlamıştı.

ABD HAZİRAN AYI İŞSİZLİK ORANI – www.bls.gov

Mayıs ayında ABD’de işsizlik oranı istihdamdaki artışın etkisiyle aylık 0,3 yüzde puan düşerek %5,8 seviyesine gerilemişti. Ortalama saatlik kazançlar ise yıllık %1,98 artış kaydetmişti. ABD merkez bankası Fed’in Haziran ayı para politikası toplantısında %0,0-0,25 aralığındaki politika faizi sabit bırakılmış, öte yandan enflasyon ve istihdamdaki seyre dikkat çekilerek faiz artırımı tartışmalarını sürdürdükleri belirtilmişti. Fed’in politika faizi değişikliği için baz aldığı yıllık çekirdek PCE enflasyonu (kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi) Nisan ve Mayıs aylarında kaydettiği %3 üzerindeki değerlerle Fed’in %2 hedefinin üzerinde seyrediyor. Fed, enflasyondaki yükselişin kalıcılığından emin olana kadar politika faizini değiştirmeyecek. Ancak Fed’in söylemleri bile küresel piyasaları özellikle de Türkiye’yi etkilemeye yetiyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Haziran ayı öncü verileri

21 – 25 Haziran haftasında, imalat ve hizmet sektörlerinden Haziran ayına ilişkin ilk sinyaller gelecek. Özellikle ihracat ve paralelinde imalat sektörü üretimindeki zayıflığın Haziran ayında devam edip etmediğine odaklanacağız. Ayrıca IHS Markit tarafından açıklanan Haziran ayı ilk tahminlerinde de küresel imalat sektöründeki gelişmeleri okuyacağız.

21 HAZİRAN 2021, PAZARTESİ

MAYIS AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

2021 yılı Nisan ayında merkezi yönetimin borç stoku 1 trilyon 950 milyar dolar seviyesindeydi. Stokun %%57’sini (1 trilyon 120 milyar TL) iç borç, %43’ünü (830 milyar TL) dış borç oluşturmaktadır. Para cinsi açısından toplam stokun %43’ü TL, %57’si yabancı para cinsindendir. Aşağıdaki grafikte göreceğiniz gibi, merkezi yönetimin faiz dışı bütçe açığı vermeye başladığı 2019-2020 döneminde borç stokundaki yıllık artış da hızlanmaktadır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MAYIS AYI YURT DIŞI ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (YD-ÜFE) – TÜİK

YD-ÜFE, 2021 yılı Nisan ayında yıllık %35,31, aylık %7,14 artış kaydetmişti. Döviz kurundaki değişimden yurt dışı üreticiler doğrudan etkilenirken yurt içi üreticiler söz konusu değişimden görece daha az etkilenmektedir.

Kaynak: TÜİK

NİSAN AYI NET ULUSLARARASI YATIRIM POZİSYONU (NUYP) – TCMB

2021 yılı Mart ayında NUYP açığı önceki aya göre 47,8 milyar dolar azalışla 339,3 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Aynı dönemde uluslararası varlıklar 1,2 milyar dolar artışla 250,2 milyar dolar seviyesine yükselmiş, yükümlülükler ise 46,5 milyar dolar azalışla 589,5 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Ekim 2020’den bu yana uluslararası varlıklarda hızlanma yaşanırken, yükümlülükler Ocak-Mart 2021 döneminde azalma eğilimine girdi.

Kaynak: Turkey Data Monitor

22 HAZİRAN 2021, SALI

HAZİRAN AYI TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

2021 yılı Mayıs ayında tüketici güven endeksi bir önceki aya göre %3,6 oranında azalışla 77,3 seviyesine gerilemişti. Covid-19 vakalarındaki artışın etkisiyle Mayıs ayında devreye alınan kapanma, söz konusu gerilemede etkili olmuştur. Tüketici güvenindeki bozulmanın sürmesindeki ana faktörler işsizlik, yüksek enflasyon ve döviz kurundaki artışlardır. Covid-19 kaynaklı kısıtlamalardaki gevşeme, hareketlenen hizmet sektörüyle birlikte güven algısında iyileşme getirebilir.

Kaynak: TÜİK

24 HAZİRAN 2021, PERŞEMBE

İNGİLTERE MERKEZ BANKASI (BOE) PARA POLİTİKASI KARARI – http://www.bankofengland.co.uk

Dünyanın altıncı büyük ekonomisi olan İngiltere ekonomisi 2021 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1,5 daralma kaydetti. Yıllık enflasyon (TÜFE) Mayıs ayında, Temmuz 2019’dan bu yana gördüğü en yüksek seviye olan %2,1 seviyesinde bulunurken üretici fiyat enflasyonu Ocak 2021’den bu yana ardı ardına kaydettiği artışlarla Mayıs ayında %4,6 seviyesine yükseldi ki bu, 2012’den bu yana kaydedilen en yüksek değer. İşsizlik oranı ise Aralık 2020’de gördüğü %5,1’den Nisan ayında %4,7 seviyesine gerilemiş durumda. Pandemi öncesinde (Şubat 2020) işsizlik oranı %4,0 seviyesinde bulunuyordu. Söz konusu gelişmelerde küresel ekonomideki iyileşmeye ek olarak BOE’nin Covid-19’un pandemi ilan edildiği Mart 2020’den Mayıs ayı sonuna kadarki süreçte devreye aldığı 895 milyar poundluk miktarsal gevşeme paketinden 370,8 milyar poundluk kısmını piyasaya likidite olarak sağlamasının da etkisi var. BOE, 24 Haziran tarihli para politikası toplantısında %0,1 seviyesindeki politika faizini koruyacak çünkü Mayıs toplantısında da belirttiği üzere kısıtlamaların gevşetilmesi ve aşılamanın ekonomi üzerindeki etkilerini görene kadar para politikasında bir değişiklik yapılmayacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor

HAZİRAN AYI REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (RKGE) – TCMB

RKGE Mayıs ayında aylık 0,7 puan azalışla 110,3 seviyesine gerilemişti. Gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı ve genel gidişata ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkilemiş; sabit sermaye yatırım harcaması, mevcut iç piyasa sipariş miktarı, gelecek üç aydaki toplam istihdam, son üç aydaki toplam sipariş miktarı, gelecek üç aydaki üretim hacmi ve mevcut mamul mal stokuna ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkilemişti.

Kaynak: TCMB

HAZİRAN AYI SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ – TÜİK

Mevsim etkisinden arındırılmış güven endeksi Mayıs ayında Nisan ayına göre; hizmet sektöründe %1,1 ve perakende ticaret sektöründe %2,1 azalırken, inşaat sektöründe %3,0 artış kaydetmişti.

Kaynak: TÜİK

HAZİRAN AYI İMALAT SANAYİ KAPASİTE KULLANIM ORANI (KKO) – TCMB

İmalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı (KKO), Mayıs ayında bir önceki aya göre 0,6 puan azalışla %75,3 seviyesine gerilemişti. Dayanıklı tüketim malları üretiminde KKO önceki aya göre 0,3 yüzde puan, yatırım malları üretiminde ise 4,9 yüzde puan düşmüş; dayanıksız tüketim malları ve ara mal üretiminde 0,3 yüzde puan artmıştı.

Kaynak: TCMB

TCMB VE BDDK, 18 HAZİRAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

11 Haziran ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre yatay kaldı. TL cinsi mevduatlar önceki haftaya göre %2 artış kaydederken, TL cinsi kredilerdeki haftalık artış %0,6 seviyesinde gerçekleşti. TL cinsi mevduat faiz oranları %17-19 aralığında seyrederken, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığında bulunuyor. Döviz mevduatları ise tüzel kişilerde 0,9 milyar dolar ve gerçek kişilerde 0,5 milyar dolar artışla önceki haftaya göre 1,3 milyar dolar artış kaydederek 26 Mart’tan bu yana ilk kez 220,0 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,5 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,5 milyar dolar arttı. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 94,9 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1,2 milyar dolar artış kaydetti; altın rezervleri 0,9 milyar dolar azaldı, brüt döviz rezervleri 2,1 milyar dolar arttı. Merkez Bankası döviz likiditesi açığı da 11 Haziran ile biten haftada önceki haftaya göre 1,9 milyar dolar azalarak 35,8 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı önceki haftaya göre 0,9 milyar dolar artışla 29,6 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurt dışı yerleşikler 4 Haziran ile biten haftada hisse senedi ve DİBS’te net olarak toplam 114 milyon dolarlık alış gerçekleştirdi; hisse senetlerinde 34 milyon dolar, DİBS’te 80 milyon dolarlık net alış gerçekleştirdiler.

Kaynak: BDDK, TCMB, Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Üretim, tüketim, işsizlik, bütçe

7 – 11 Haziran haftasında açıklanacak Nisan ayı verilerinde -öncü verileri dikkate aldığımızda- bir önceki aya göre sanayi üretiminin vites düşürmeye devam ettiğini, tüketici kredilerindeki artışın perakende satışları desteklediğini, sanayi sektörü istihdamının zayıfladığını görebiliriz. Avrupa Merkez Bankası ise olağan para politikası toplantısında mevcut gevşek para politikasını sürdürecek.  

7 MAYIS 2021, PAZARTESİ

MAYIS AYI HAZİNE NAKİT BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Nisan ayında nakit bazlı bütçe gelirleri 97,5 milyar TL, bütçe giderleri 111,6 milyar TL olmuş, böylece nakit bütçe dengesi 13,3 milyar TL açık vermişti. Ocak-Nisan 2021 döneminde toplam bütçe dengesi ise 2 milyar TL açık vermiş durumda. Genel bütçeye dahil idarelere ilişkin nakit dengesini kapsayan hazine nakit dengesi 2020 yılında toplam 182 milyar TL açık vermişken, merkezi yönetim bütçe açığı 2020 yılında 173 milyar TL olmuştur.

Kaynak: Turkey Data Monitor:

10 HAZİRAN 2021, PERŞEMBE

AVRUPA MERKEZ BANKASI (AMB) PARA POLİTİKASI KARARI – http://www.ecb.europa.eu

Enerji fiyatlarındaki yüksek artışın etkisiyle Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon Mayıs ayında %2 seviyesine yükseldi. Aylık bazda artışlar ise Aralık 2020’den bu yana aralıksız artıyor. Sanayi sektörü tarafında yüksek girdi maliyetleri ve aşılamanın olumlu etkisiyle hizmetler sektörünün açılmaya başlamasıyla hizmet fiyatlarındaki yükseliş tüketici fiyatlarının da yükselmesine sebep oluyor. Ancak, son iki çeyrekte (2020 yılı son çeyreği ve 2021 yılı ilk çeyreği) üst üste önceki çeyreğe göre ortalama %0,7 daralan Euro Bölgesi ekonomisi dikkate alındığında mevcut makro-ekonomik ortam küresel pandemi zayıflayana kadar AMB’nin sıfır seviyesine yakın politika faizinde ve genişlemeci politikasında değişiklik yapmasına imkan tanımıyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor:

NİSAN AYI İNŞAAT MALİYET ENDEKSİ – TÜİK

İnşaat maliyet endeksi 2021 yılı Mart ayında yıllık %31,97, aylık %3,44 artış kaydetmişti. Alt endeksler dikkate alındığında, malzeme endeksi bir önceki aya göre %4,89, işçilik endeksi %0,36 artmıştı. Bir önceki yılın aynı ayına göre ise malzeme endeksi %37,96, işçilik endeksi %20,36 artış göstermişti. Aşağıdaki grafik döviz kurundaki (sarı çizgi) değişimin işçilik (gri çubuk) ve malzeme (siyah çubuk) maliyetlerine nasıl yansıdığını gösteriyor. Türk lirasındaki değer kayıpları ve yüksek girdi maliyetleri inşaat maliyet endeksindeki tırmanışın devam etmesine sebep olacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor:

NİSAN AYI İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ – TÜİK

Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2021 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 59 bin kişi artışla 4 milyon 236 bin kişi olmuştu. İşsizlik oranı ise 0,1 puanlık azalış ile %13,1 seviyesine gerilemişti. Atıl işgücü oranı (en geniş tanımlı işsizlik oranı) ise aylık yüzde 2,3 puan azalışla %25,8 olmuştu. Kayıt dışı çalışanların oranı ise yıllık yüzde 0,4 puan artışla %28,9 olarak gerçekleşmişti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı yıllık yüzde 1,2 puan azalışla %17,8 seviyesine gerilemişti.

Kaynak: TÜİK

Aşağıdaki grafik atıl işgücü oranının (sarı çizgi) Covid-19’un pandemi ilan edildiği Mart 2020’den sonra özellikle perakende ticaret sektöründeki (mavi çizgi) büyüme ve küçülmelerden doğrudan etkilendiğini gösteriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor:

NİSAN AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ – TÜİK

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi Mart ayında bir önceki aya göre %0,9, ithalat miktar endeksi %1,3 artış kaydetmişti. İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan ve dış ticaret haddi aylık 4,1 puan azalışla Mart ayında 91,0 seviyesine gerilemişti. Dış ticaret haddi Eylül 2020’den bu yana 100 seviyesinin altında seyrediyor. TÜİK açıklamasına göre “Dış ticaret haddinin 100’ün üzerinde bulunması; dış ticarete konu malların baz yılına göre pahalıya satılıp, ucuza satın alındığı için ihraç eden ülke lehine bir durum söz konusudur. Tersi durumda ülke aleyhinde bir durum vardır.” Dolayısıyla Eylül 2020’den bu yana Türkiye’de dış ticarete konu mallar pahalıya alınıp ucuza satılmaktadır. Aşağıdaki grafikte sarı çizgi dış ticaret haddini, gri çubuk ihracat miktar endeksini, siyah çubuk ithalat miktar endeksinin seyrini göstermektedir.

Kaynak: Turkey Data Monitor:

TCMB VE BDDK, 4 HAZİRAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

28 Mayıs ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artışlarını sürdürdü. Dolaşıma çıkan banknot ve madeni para büyüklüğü 28 Mayıs ile biten haftada değişiklik göstermedi. TL cinsi mevduatlar Mart ortasından itibaren artışını sürdürürken, TL cinsi kredilerde ise görece olarak daha yavaş bir artış var. son üç hafta ve krediler önceki haftaya göre artışını sürdürdü. Mevduat faiz oranı tavan %19 seviyesinin hemen altındayken ihtiyaç kredi faiz oranı %24,5, ticari kredi faiz oranları ise %21,4 seviyelerinde bulunuyor. Gerçek kişilerin döviz mevduatlarındaki 0,7 milyar dolarlık artışla toplam döviz mevduatları önceki haftaya göre 1,0 milyar dolar artışla 219,7 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar azaldı. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 92,6 milyar dolar ile önceki haftaya göre yatay kaldı; altın rezervleri 0,6 milyar dolar arttı, brüt döviz rezervleri 0,5 milyar dolar azaldı. Aynı paralelde Merkez Bankası döviz likiditesi açığı 28 Mayıs ile biten haftada önceki haftaya göre 3,6 milyar dolar azalışla 37,1 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı önceki haftaya göre 0,8 milyar dolar azalışla 29,3 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurt dışı yerleşikler 28 Mayıs haftasında hisse senedi ve DİBS’te net bir değişim gerçekleştirmedi. Yabancıların BIST hisse senedi pazarındaki payı Nisan sonu itibariyle %26 seviyesinde bulunurken 2007 yılında %59 seviyelerine kadar yükselmişti.

Kaynak: BDDK, TCMB, Turkey Data Monitor

11 HAZİRAN 2021, CUMA

MERKEZ BANKASI MAYIS AYI BEKLENTİ ANKETİ SONUÇLARI – TCMB

Merkez Bankası tarafından piyasa profesyonellerini kapsayan Mayıs ayı Beklenti Anketi sonuçlarına göre geçen ay %13,2 olan yıl sonu TÜFE beklentisi %13,81 seviyesine yükselmişti. Yıl sonu ABD Doları/TL beklentisi 8,57’den 8,71 seviyesine yükselirken 2021 yılı cari işlemler açığı toplamı beklentisi 25,8 milyar dolardan 25,5 milyar dolar seviyesine gerilemiş, 2021 yılı için GSYH büyüme beklentisi %4,3 ile değişiklik göstermemiş, 2022 yılı GSYH büyüme beklentisi önceki %4,2’den %4,1 seviyesine gerilemişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor:

NİSAN AYI SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ – TÜİK

Sanayi üretimi Mart 2021’de aylık %0,7, yıllık %16,6 artış kaydetmişti. Nisan ayında otomotiv sektörü üretimi ve otomotiv ihracatındaki düşüş sanayi üretimini de önceki aya göre aşağı çekecek önemli bir unsur olacak. 

Kaynak: Turkey Data Monitor:

NİSAN AYI PERAKENDE SATIŞ ENDEKSLERİ – TÜİK

Perakende satış hacmi Mart ayında aylık %5,1, yıllık %19,2 artış kaydetmişti. Cari fiyatlarla perakende ciro ise Mart ayında aylık %5,7, yıllık %38,9 artış kaydetmişti.

Kaynak: TÜİK

NİSAN AYI CİRO ENDEKSLERİ – TÜİK

Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi, 2021 yılı Mart ayında aylık %5,3,  yıllık %49,9 artış kaydetmişti.

Kaynak: TÜİK

Dr. Fulya Gürbüz

Sanayi üretimi şubatta yatay kaldı, perakende satışlar sıçradı, cari açık ve işsizlik arttı

12-16 Nisan haftasının ilk iki gününde yoğun veriler gelmeye başladı. Pazartesi günü ödemeler dengesi ve işgücü verileri, Salı günü sanayi üretimi ve perakende satış verileri açıklandı.

TÜİK verilerine göre Şubat ayında sanayi üretimi aylık %0,1, yıllık %8,8 artış kaydetti. Sanayi üretimi ile genelde benzer eğilimi gösteren perakende satış hacmi Şubat ayında aylık %3,4’lük artış ile sıçrama yaptı, yıllık artışı %4,6 oldu. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı Şubat ayında aylık 0,7 puanlık artış ile %13,4 seviyesinde gerçekleşti. Merkez Bankası tarafından açıklanan cari işlemler açığı Şubat ayında önceki aya göre 0,8 milyar dolar artışla 2,5 milyar dolar oldu, geriye dönük 12-aylık dönemde cari açık toplamı 37,8 milyar dolar seviyesine yükseldi.

Detaylara geçmeden önce, takvim ve mevsimsel etkilerden arındırılmış verileri dikkate aldığımı belirtmek istiyorum.  

Türkiye’nin ihracat hacminin en büyük payını otomotiv sektörü ve yan sanayi oluşturuyor. Aşağıdaki grafik, en son 2020 yılında toplam ihracat hacminin %77’sini oluşturan ihracat kalemlerini gösteriyor. Sanayi sektöründe ihracatın lideri konumunda kırmızı çizgiyle gösterilen Taşıt Araçları ve Yan Sanayi sektörü yer alıyor. Otomotiv sektörü ihracatında en önemli pazar başta özellikle Almanya olmak üzere Avrupa bölgesidir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Sanayi üretimindeki gelişmeleri daha iyi anlamak için şu hatırlatmayı yapayım: Küresel çapta yaşanan yarı iletken çip tedarikindeki yetersizlikler küresel otomotiv üretimini tehdit altında bırakan hatta durma noktasına getiren en önemli faktördür. Nitekim Türkiye’nin takvim ve mevsimsellikten arındırılmış otomotiv ithalat hacim endeksindeki son üç aydaki düşüş eğilimi de bu gelişmeyi doğruluyor.

Aşağıdaki grafikte; renkli çubuklar grafiğin sol ekseninde sanayi sektörü üretim, ihracat ve ithalatının seyri, sağ eksende ise sarı çizgiyle sanayi sektörü istihdamındaki seyir gösterilmektedir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Buna göre;

. Otomotiv sektörü üretimi (siyah çubuklar) Eylül 2020’den bu yana 2019 yılı seviyelerinin üzerinde olsa da Ocak-Şubat döneminde hafif zayıfladı. Grafikte yeşil çubuklarla gösterilen otomotiv ihracatında, son iki aydaki aşağı yönlü eğilim söz konusu zayıflığı açıklıyor. Otomotiv ihracatındaki düşüşün ana sebebi ise en büyük ihracat pazarımız olan Almanya’da sanayi üretiminin 2021 yılının ilk iki ayında aylık ortalama %1,8 daralmış olmasıdır.

. Otomotiv üretimi ve ihracatındaki yataya yakın seyre rağmen Mayıs 2020’den bu yana yükseliş eğilimini sürdüren makine ve teçhizat üretimi (gri çubuklar) Şubat ayında aylık %3,7’lik artış kaydetti.

. Makine ve ekipman ihracatının (pembe çubuklar) Şubat ayında önceki aya göre düşmesine rağmen ithalatındaki (mavi çubuklar) artışın sermaye yatırımı kaynaklı olduğu söylenebilir.  Bu noktada destekleyici faktör, Şubat ayı Reel Kesim Güven Endeksi’nde yer alan yatırım harcaması alt endeksindeki artıştır.

. Otomotiv sektörü üretiminde Şubat ayında kaydedilen düşüşe paralel olarak sanayi sektörü istihdamı da (sarı çizgi) Şubat ayında önceki aya göre 166 bin kişi azaldı.

. Üretim tarafı önceki aya göre yatay kalırken perakende satışlarda aylık %3,4’lük artış yaşandı. Bu sıçrayışın ana sebebinin artan güven algısı olduğunu söyleyebilirim. Zira Dolar/TL kuru Merkez Bankasının güven tazelemesine bağlı olarak Ağustos 2020’den sonra ilk kez Şubat ayında 7,0 seviyesinin altına gerilemiş ve Türk lirasında istikrar sinyalleri bireysel kredilerde de artışı beraberinde getirmiştir.

Mart ayı görünümü olumlu, Nisan belirsiz…

Mart ayı İSO imalat sektörü PMI endeksi ihracat siparişlerinde, üretim ve istihdamda artışı ortaya koymuştu. Özellikle Almanya’nın Mart ayı imalat sektörü PMI endeksinin önceki aya göre sert artış kaydetmesi Türkiye sanayi sektörünü olumlu etkiledi. Ticaret Bakanlığı da Mart ayında Türkiye’de ihracatın Şubat ayına göre 2,9 milyar dolar arttığını duyurdu. İthalattaki değişim Mart ayı cari açık verisinde belirleyici olacak. Öte yandan, döviz kurundaki sert yükseliş ve enflasyondaki belirsizliğe bağlı olarak azalan güven algısı, Mart ayında perakende satışlara kısmen olumsuz yansıyabilir; Nisan ayında ise bozulma devam edebilir. Enflasyondaki ana tetikleyici girdi maliyetlerindeki artışın yanı sıra artan döviz kurundaki artışla Türk lirasının değer kaybıdır. Nitekim yurt içi üretici fiyat enflasyonu Mart ayında aylık %4,1, yıllık %31,2 artış kaydetmiş, tüketici fiyatlarına aylık %1,1, yıllık %16,2 artışla yansımıştır.

Nisan ayında da enflasyondaki artış eğilimi sürecektir. Küresel tedarik zincirindeki zorluklara bağlı olarak girdi maliyetlerinde aşağı yönlü bir eğilim şimdilik olası gözükmüyor. Tedarik zincirinde rahatlama olsa bile artan talep fiyatları aşağı çekmeyecektir. Mevcut durumda Merkez Bankasının çarşamba günü yapacağı para politikası toplantısında enflasyonist risklere vurgu yapıp, politika faizinde değişiklik yapmaması en rasyonel çözüm olacaktır.

Dr. Fulya Gürbüz

Ocak ayında talepte daralma sürdü, sanayi üretimini dış ticaret destekledi

Sevgili Ekonomi Okuryazarları, 8-12 Şubat 2021 haftasında açıklanan Aralık 2020 ayına ait talep ve üretime ilişkin verilerin cari işlemler dengesine nasıl yansıdığını, Ocak 2021 ayına ait ön göstergelerin talep, üretim ve cari işlemler dengesinde nasıl bir etki yarattığını sizlere aktarıyorum.

25-29 Ocak haftasında yurt içinde ekonomik aktiviteyi, yurt dışında ise Fed para politikası kararını izleyeceğiz

25-29 Ocak haftasında Türkiye ekonomisinin 2021 yılına nasıl başladığına, Fed para politikası toplantısında makro-ekonomik görünüm ve beklentilere odaklanacağız.

25 OCAK 2021, PAZARTESİ

OCAK AYI İMALAT SEKTÖRÜ KAPASİTE KULLANIM ORANI (KKO)

2020 yılı Aralık ayında imalat sektöründe KKO, bir önceki aya göre 0,2 puan azalarak %75,6 seviyesinde gerçekleşmiş, mevsimsel etkilerden arındırılmış KKO ise aylık 0,1 puan artışla %75,4 olmuştu. Ocak ayı IHS Markit PMI verilerinde Almanya başta olmak üzere Euro Bölgesi imalat sektöründe üretim ve ihracat siparişlerinde kaydedilen artışa paralel olarak, Ocak ayında Türkiye’de özellikle ihracatın desteğiyle KKO’da olumsuz bir gelişme görmeyeceğiz. KKO’da olası bir sert gerileme ise üretim ve ihracat tarafında kırmızı ışık yakacak.

OCAK AYI TCMB REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (RKGE)

2020 yılı Aralık ayında RKGE, bir önceki aya göre 2,9 puan artarak 106,8, mevsimsel etkilerden arındırılmış RKGE ise aylık 3,0 puan artışla 110,4 olmuştu. İhracat ile ilgili gelen olumlu sinyallere rağmen Ocak ayında tüketici kredilerindeki azalmanın etkisiyle yurt içi talepteki daralma eğilimi RKGE’de sıçrama ihtimalini azaltıyor. Öte yandan aşılama ile ilgili olumlu gelişmeler RKGE’de olumlu beklentileri de beraberinde getirecektir, ancak bunun özellikle Türkiye’nin küresel tedarik zincirindeki konumu açısından desteklenmesi halinde tablo çok daha iyimser olacaktır. Bunun için ihracat siparişlerindeki eğilimi takip etmekte fayda var.  

OCAK AYI SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ

2020 yılı Aralık ayında mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi bir önceki aya göre; hizmet sektöründe %9,2, perakende ticaret sektöründe %7,8 ve inşaat sektöründe %7,2 azalmıştı. Kapatmaların etkisi sektörel güven endekslerine olumsuz yansıdı. Vaka sayılarında kademeli azalmalar kısıtlamaların gevşetilmesinde etkili olacak ancak bunun için Şubat ayını görmek gerekli.

27 OCAK 2021, ÇARŞAMBA

AMERİKAN MERKEZ BANKASI (FED) PARA POLİTİKASI KARARI

13 Ocak’ta yayınlanan Bej Kitap (Beige Book) raporunda, uygulanan para politikasının ABD’de 12 Fed bölgesindeki işletme ve hane halkına nasıl yansıdığını okumuştuk. Yılda 8 kere yayınlanan raporun sonuncusu olan 2 Aralık 2020 tarihli rapordaki gelişmelerle karşılaştırıldığında; Ocak ayı raporunda

. Ekonomik aktivitenin bölgeler arasında farklılık gösterdiği, kapatmaların online satışları artırdığı, otomobil satışlarının zayıfladığı, arz tarafındaki zorluklara rağmen hemen her bölgede imalat sektörü aktivitesinde iyileşme kaydedildiği,

. Konut piyasasındaki güçlü iyileşmeye karşın ticari emlak piyasasındaki zayıflığın sürdüğü, kredi hacminin önemli bir gelişme kaydetmediği,

. Aşılamanın geleceğe yönelik iyimserliği artırmasına rağmen virüs vakalarındaki artışın özellikle yakın dönemde iş şartlarında ters yönlü etki yarattığı,

. İstihdamın bölgelerin çoğunda arttığı, özellikle imalat, inşaat ve ulaştırma sektörlerinde Kovid-19 kaynaklı olarak nitelikli eleman sıkıntısı yaşandığı, ücret artışlarında ise zayıflığın sürdüğü,

. Fiyatlar tarafında girdi fiyatlarının nihai mal ve hizmet fiyatlarına göre daha fazla arttığı; özellikle inşaat ve yapı malzemeleri, çelik ürünleri ile nakliye hizmetlerindeki fiyat artışlarının sürdüğü; perakende, toptan ticaret ve imalat sektörlerinde tüketicilere nihai satış fiyatlarının yükselmeye devam ettiği; enerji fiyatlarındaki artışa rağmen pandemi öncesi fiyatların aşağısında kaldığı; düşük stoklar ve yüksek imalat maliyetlerine bağlı olarak konut fiyatlarının artmaya devam ettiği işaretlerini almıştık.

Özetlersek, Fed’in piyasaya likidite akıtmaya devam etmesi özellikle istihdam piyasasına olan talebin sürmesinde etkili olurken, fiyat baskılarının hem hane halkını hem de üretim ve hizmet sektörünü olumsuz etkilemektedir. Nitekim ABD Başkanı Biden da geçen hafta ilk icraat olarak Kovid-19’a karşı ekonomiyi canlandırmayı hedefleyen “Amerikan Kurtarma Planı” adlı 1,9 trilyon dolarlık yardım paketini açıkladı. 16 Aralık tarihli para politikası toplantısında Fed, maksimum istihdam ve fiyat istikrarı hedefleri kapsamında maksimum istihdam ve ortalama %2 enflasyon seviyesine ulaşana kadar gerekli tüm adımları atmaya devam edeceklerini belirtmiş ve %0-0,25 olan politika faiz aralığında değişiklik yapmamıştı. 27 Ocak toplantısında da Fed, para politikasında ve politika faizinde bir değişiklik yapmayacak.  

28 OCAK 2021, PERŞEMBE

2020 YILI ARALIK AYI ULUSLARARASI REZERVLER VE DÖVİZ LİKİDİTESİ

2020 yılı Kasım ayında resmi rezerv varlıkları 82,7 milyar dolar olmuş; söz konusu varlıkların 41,1 milyar dolarını döviz varlıkları (menkul kıymetler, nakit ve mevduatlar), 40,0 milyar dolarını altın rezervleri, 1,4 milyar dolarını IMF’den çekme hakkı oluşturmuştu. Yükümlükler tarafında ise gelecek 12 ayda döviz kredileri, menkul kıymetler ve mevduat için ödenecek toplam anapara ve faiz ödemeleri 27,6 milyar dolardır. Türk lirası karşılığında yapılan vadeli işlemlere (forward, futures ve swap) ait açık pozisyon (borç) tutarı 58,1 milyar dolar iken Hazine’nin şarta bağlı döviz yükümlülükleri ise 40,4 milyar dolardır. Toplam döviz varlıklarından gelecek 12 ayda ödenecek toplam döviz yükümlülükleri çıkardığımızda net rezervlerin 43,4 milyar dolar açık verdiğini görüyoruz. Turizm sektörünün durduğu mevcut ortamda Türkiye’de döviz rezervi kazandıran en önemli kalem ihracat. Hazine’nin sınırlı borçlanma imkanını dikkate aldığımızda yurt dışından önemli bir yardım paketi gelmedikçe Türk lirasında istikrarın devam etmesi ve ihracat performansındaki her iyileşme TCMB rezervlerinin de artmasında etkili olacak.

OCAK AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ (EGE)

Mevsim etkilerinden arındırılmış EGE, 2020 yılı Aralık ayında önceki aya göre 3,1 puan düşüşle 86,4 seviyesine gerilemişti.

2021 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ENFLASYON RAPORU

Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın göreve başlamasının ardından 25 Aralık 2020’de TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna yaptığı sunumda 2021, 2022 ve 2023 yılları enflasyon tahminlerini sırasıyla %9,4, %7,0 ve %5,0 olarak duyurmuştu. Ocak ayı raporunda ekonomi ve fiyat istikrarına yönelik gelişmeleri, mevcut riskleri ve beklentileri detaylı olarak okuyacağız.

TCMB VE BDDK, 22 OCAK 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

15 Ocak verilerine göre yabancı para döviz mevduatları (döviz tevdiat hesapları) önceki aya göre 0,7 milyar dolar azalışla 223,8 milyar dolar oldu. Aynı dönemde kamu mevduat bankalarının yabancı para net genel pozisyon açığı 0,4 milyar dolar seviyesine geriledi; 7 Ağustos 2020’de söz konusu pozisyon açığı 12,2 milyar dolar seviyesine kadar yükselmişti. Öte yandan, yabancı yatırımcıların hisse senedi ve tahvil stoku önceki haftaya göre 0,5 milyar dolar azalma gösterdi. Merkez Bankasında tutulan altın ve yabancı para cinsi döviz ve menkul kıymetler ise önceki haftaya göre 2,5 milyar dolar azalma kaydetti. Türk lirası cinsi mevduat ve kredi faiz oranlarında önceki haftaya göre hafif gerileme yaşanmasının iz düşümü olarak tüketici kredilerinde azalma, ticari kredilerde ise önceki haftaya göre artış oldu.

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

29 OCAK 2021, CUMA

OCAK AYI SAMEKS SANAYİ VE HİZMET SATIN ALMA MÜDÜRLERİ ENDEKSLERİ

2020 yılı Aralık ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış SAMEKS Sanayi Endeksi önceki aya göre 8,4 puan artışla 55,8, SAMEKS Hizmet Endeksi ise aylık 0,3 puan artışla 50,9 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüme kaydettiğini, altındaki değerler ise daraldığını göstermektedir. Her iki sektörde de istihdamın Aralık ayında önceki aya göre artış kaydettiğini, stokların ise azaldığını öte yandan sanayi sektörü özelinde yeni siparişlerde sert bir artış kaydedildiği işaretlerini almıştık. Ocak ayı verilerinden kapatmaların hizmet ve imalat sektörlerinde arz ve talep dengesini nasıl etkilediğini göreceğiz.

2020 YILI ARALIK AYI TÜİK DIŞ TİCARET İSTATİSTİKLERİ

Ticaret Bakanlığı Ocak ayı başında ihracatı 17,8 milyar dolar, ithalatı ise 22,4 milyar dolar olarak açıklamıştı. Her iki veri de Kasım ayına göre artışa işaret ediyor. Ticaret Bakanlığı 2020 yılı genelinde toplam 169,5 milyar dolar ihracat, 219,4 milyar dolar ithalat kaydedildiğini ortaya koydu. 2019 yılı genelinde ihracat ve ithalat sırasıyla 180,8 milyar dolar ve 210,3 milyar dolar olarak gerçekleşmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

18-22 Ocak haftasında merkez bankaları toplantılarını izleyeceğiz

18-22 Ocak haftasında Türkiye, Avrupa ve Japonya merkez bankalarının para politikası kararları ve küresel ekonomiye yönelik değerlendirmeleri ile yurt içinde kurdaki düşüşün tüketici güvenine yansımasını, konut fiyatları ve turizm verilerini takip edeceğiz.

18 OCAK 2021, PAZARTESİ

KASIM AYI NET ULUSLARARASI YATIRIM POZİSYONU (NUYP)

Merkez Bankası’nın yayınladığı Uluslararası Yatırım Pozisyonu “bir ekonomideki yerleşik kişilerin yurt dışındaki yerleşik kişiler ile finansal alacakları ve yükümlülüklerin yanında; rezerv varlık olarak tutulan altın şeklindeki finansal varlıklarının belli bir tarihteki stok değerini gösteren ve aylık olarak yayınlanan istatistiki bir tablodur.” Ekim 2020’de 351,2 milyar dolar NUYP açığı kaydedilmişti. Uluslararası varlıklar 227,1 milyar dolar iken yükümlülükler 578,3 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Aşağıdaki grafikte görebileceğiniz gibi 2020 yılı Haziran-Eylül döneminde uluslararası varlıkların değerinin (mavi çizgi) azalma kaydettiğini görüyorsunuz. Ekim ayında ise uluslararası varlıklarının özellikle de bankalar nezdinde döviz varlıklarının artış kaydettiğini görüyoruz. Söz konusu artışta bankalar nezdindeki döviz mevduatlarındaki 4,4 milyar dolarlık artışın etkisi var. Uluslararası yükümlülükler tarafında ise stok değer olarak Ekim ayında önceki aya göre 16 milyar dolarlık bir düşüş olmuştu. Kasım ve Aralık ayına ilişkin olarak TCMB verilerine başvurduğumuzda bankalardaki döviz tevdiat hesaplarının (döviz cinsi mevduatların) Kasım ayında 3,5 milyar dolar, Aralık ayında ise 3,3 milyar dolar artış kaydettiklerini ekleyelim.

Kaynak: TDM

19 OCAK 2021, SALI

KASIM AYI KONUT FİYAT ENDEKSİ (KFE)

2020 yılı Ekim ayında KFE aylık %2,2’lik artışla 149,90 seviyesine yükselmişti.

20 OCAK 2021, ÇARŞAMBA

ARALIK AYI TURİZM VERİLERİ

Kasım 2020’de Türkiye’ye gelen turist sayısı önceki aya göre yarı yarıya düşerek 834 bin kişiye gerilemişti. Cari İşlemler Dengesi raporunda Kasım ayında turizm gelirlerinin de önceki ay kaydedilen 1,4 milyar dolardan 0,7 milyar dolara gerilediğini görmüştük. Aralık ayında devam eden Kovid-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle turizm verilerinin Kasım ayına göre iyileşme kaydetmeyeceğini söyleyebiliriz.

ARALIK AYI YURT DIŞI ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (YURT DIŞI-ÜFE)

Kasım ayında Yurt Dışı-ÜFE aylık %2 artış kaydetmişti. Aralık ayında Türk lirasındaki değer artışının (döviz kurundaki gerilemenin) Yurt-Dışı-ÜFE’de aşağı yönlü bir baskı oluşturma ihtimali var.

ARALIK AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU

2020 yılı Kasım ayında merkezi yönetim borç stoku 1 trilyon 872 milyar TL seviyesindeydi. Borcun 1 trilyon 75 milyar TL’si (%57’si) iç borç , 797 milyar TL’si (%43) ise dış borç miktarını oluşturuyor.

21 OCAK 2021, PERŞEMBE

MERKEZ BANKALARI PARA POLİTİKASI TOPLANTI KARARLARI

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB): TCMB, Aralık ayı toplantısında politika faizini (1 hafta vadeli borç verme faiz oranı) %15’ten %17’ye yükseltmişti. TCMB politika faizini belirlerken tüketici fiyat enflasyonunu (TÜFE) dikkate almaktadır. Fiyat istikrarını hedefleyen TCMB, Türk lirasındaki değer artış ve azalışları da izlemektedir. Döviz kurundaki sert hareketler üretimde ithal girdi kullanan üreticilerin maliyetini doğrudan etkilemektedir. Bu sebeple maliyet enflasyonu açısından kurdaki artışlar yurt içi üretici fiyat endeksinin (Yİ-ÜFE) de yükselmesine sebep olmaktadır. Son verilere göre, Aralık ayında TÜFE yıllık %14,6, Yİ-ÜFE ise %25,2 oranlarında yükseliş kaydetti. Ekim-Kasım 2020 döneminde 8,0 seviyesinin üzerine çıkan Dolar-TL kurunun Aralık ayının sonunda 7,50 seviyesinin altına gerilemesi elbette üretici maliyetleri üzerinde olumlu bir etki yaratacaktır ancak küresel tedarik zincirindeki aksamaların özellikle hammadde ithalat fiyatlarını yukarı çekmesi üreticilerin maliyeti üzerinde risk oluşturmaya devam ediyor. Üreticilerin, maliyetlerini tüketiciye yansıtması TÜFE’nin de yükselmesini beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla kritik konu, istihdam azalırken hane halkının da harcama kabiliyeti gerilerken üreticinin maliyetlerini ne ölçüde çıktı fiyatlarına yansıtıp yansıtmayacağı. Sonuç olarak, TCMB’nin küresel ekonomi ve tedarik zinciri tarafındaki gelişmeleri izlemeyi tercih ederek 21 Ocak tarihli toplantısında politika faizinde değişikliğe gitmeyeceğini tahmin ediyorum.

Avrupa Merkez Bankası (ECB): Euro Bölgesinde TÜFE Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %0,3 düştü. TÜFE’deki yıllık değişim Ağustos-Aralık döneminde düşüşünü aralıksız sürdürüyor. ECB’nin son para politikası raporunda da okuduğumuz gibi talepteki azalma fiyatların da önceki yıla göre gerilemesine sebep oluyor. Öte yandan, aylık bazdaki fiyat değişimlerine baktığımızda 2020 yılının farklı yedi ayında kaydedilen yükselişlerin aslında yıllık enflasyondaki düşüşün hızını yavaşlattığını anlıyoruz. Özellikle Aralık ayında TÜFE’nin bir önceki aya göre %0,3 artış kaydetmesinin arkasında yatan ana sebep tedarik zincirindeki aksaklıkların hammadde fiyatlarını yükseltmesiydi. Elbette ki 2020 yılında TÜFE’de kaydedilen yıllık ortalama %0,3’lük artış ECB’nin %2 olan enflasyon hedefinden hayli uzak olduğunu belirteyim. Pandemideki yeni dalgaların ekonomi üzerinde yarattığı olumsuz etkiler sebebiyle ECB Aralık ayı toplantısında politika faizlerini sabit tutmuş, tüketim ve yatırımı hızlandırabilecek ve finansal gevşemenin devamlılığını sağlayacak ek yardım paketlerini devreye almış hatta program sürelerini 2022-2023 dönemlerine uzatma kararı almıştı. 2020 yılının ilk yarısında %7,7 daralan Euro Bölgesi ekonomisinin yılın üçüncü çeyreğinde %12,5 büyüme kaydetmesi, Ağustos-Kasım döneminde işsizlik oranının kademeli olarak düşmesi, Mayıs-Kasım döneminde sanayi üretiminin aylık bazda arka arkaya büyüme kaydetmesi ECB’nin gevşek para politikasının işe yaradığını gösteriyor. Tüm bu gelişmeleri dikkate aldığımızda, ECB için 21 Aralık toplantısında politika değişikliğine gidecek ek bir neden bulunmuyor.

Japonya Merkez Bankası (BOJ): BOJ, 2008 Küresel Finansal Kriz etkisiyle devreye aldığı parasal gevşeme adımları ile bilançosunu 2008 yılı Ağustos’tan 2019 yılı sonuna kadar 5,2 kat artırdı. Benzer hesap ABD Merkez Bankası (Fed) için 4,6 kat, ECB için 2,4 kattır. Peki Japonya ekonomisi bu ebatta bir parasal gevşemeden fayda sağladı mı? Aşağıdaki grafikte gri çubuklarla gösterilen BOJ bilançosundaki artışların (yani sisteme akıtılan paranın), mavi çizgiyle gösterilen çeyrek bazda GSYH büyüme oranlarını düşük hızla da olsa 2019 yılı sonuna kadar dengede tutabildiğini görüyoruz. Bununla da kalmayıp, 2008 krizi öncesinde %5,5 seviyelerindeki işsizlik oranının 2019 yılı sonunda %2,2 seviyelerine kadar gerilediğini de eklemekte fayda var. Aralık ayı para politikası toplantısı sonrasında yayınlanan raporda BOJ, ekonominin toparlanmaya devam ettiğini, ancak Kovid-19 belirsizliğine karşı ekonominin mevcut politikayla desteklenmeye devam etmesi gerektiğini vurgulamıştı. Mevcut riskleri dikkate alarak gevşek politikasını sürdürecek olan BOJ, 21 Ocak toplantısında faizlerde bir değişiklik yapmayacak. Takip edeceğimiz kısım, BOJ’un global ekonomik görünüm hakkındaki değerlendirmeleri olacak.

Kaynak: TDM

OCAK AYI TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ

Mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi Aralık ayında önceki aya göre değişiklik göstermeyerek 80,1 seviyesinde kalmıştı. Endeksin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durum, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durum olduğunu göstermektedir. Döviz kurundaki gerilemenin tüketici güveninde iyileşme getireceğini düşünüyorum. Öte yandan kapatmaların etkisiyle gelir kaybındaki artışlar ve %22 seviyesinin üzerine çıkan tüketici kredi faiz oranlarını dikkate aldığımda, tüketici güveninde önemli bir iyileşme ihtimalini zayıf görüyorum.

TCMB VE BDDK, 15 OCAK 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

8 Ocak verilerine göre TCMB’nin açıkladığı parasal büyüklükler (yani likidite seviyesi) son üç haftadır gerilemeye devam ediyor. Bunda TCMB’nin sürdürdüğü parasal sıkılaştırmanın etkisi var. Nitekim TCMB Aralık ayında politika faizini %15’ten %17’ye yükseltmesinin etkisiyle özellikle kredi faiz oranları ticaride %21, tüketicide %23 seviyelerini geçmiş durumda. Kredi hacminde de 7 Ocak haftasında hafif bir gerileme var. Bankalar para musluklarını kısmen kapatırken, portföy yatırımları için sermaye piyasalarına yabancı yatırımcı girişleri var. Bunun sebebi Aralık ayında TCMB’nin “bağımsızlık” sinyalini vermeye başlamasıyla ortaya çıkan güven algısı. Yabancı yatırımcının güven algısındaki artış, Aralık ayında Dolar-TL kurunun 7,90’lardan 7,40’ların altına kadar gerilemesini sağladı.  

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

Dr. Fulya Gürbüz

Yılın son haftasında imalat sektörü PMI verilerini izleyeceğiz

Kovid-19 dalgasının artması ile devreye alınan kısıtlamaların Aralık ayında imalat sektörlerine etkisini IHS Markit ilk tahminlerinden edineceğiz

28 ARALIK 2020, PAZARTESİ

KASIM AYI ULUSLARARASI REZERVLER VE DÖVİZ LİKİDİTESİ

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan uluslararası rezerv varlıkları Ekim ayında aylık 4,8 milyar dolarlık artışla 84,5 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Uluslararası rezervlerin önemli bir kısmını altın (42,2 milyar dolar), nakit ve mevduatlar (31,9 milyar dolar), menkul kıymetler (8,9 milyar dolar) oluşturuyor. Menkul kıymetler Nisan 2013’te gördüğü zirve olan 103,8 milyar dolardan Ekim 2020’de 8,9 milyar dolar seviyesine gerilemişken, altın rezervleri aynı dönemde 20,2 milyardan dolardan 42,2 milyar dolar seviyesine yükseldi. Nakit ve mevduatlar aynı dönemde 8,4 milyar dolardan 31,9 milyar dolara yükselmiş durumda. Böylece Nisan 2013’ten Ekim 2020’ye kadarki dönemde Türkiye’nin uluslararası rezervleri 134,0 milyar dolardan 84,5 milyar dolar seviyesine gerilemiş oldu. Peki, uluslararası rezervlerdeki erimenin Türkiye ekonomisi üzerinde nasıl bir etkisi oldu? Ekonomi yavaşladı: Uluslararası rezervlerin arttığı 2010-2013 döneminde Türkiye GSYH’si yıllık ortalama %8,3 büyürken, rezervlerin azaldığı 2014-2018 döneminde büyüme yıllık ortalama %5,0’e geriledi. Gelelim TCMB’nin kasasında nette ne kadar rezervi olduğuna. Yani, TCMB’nin varlıklarının yükümlülüklerini karşılayıp karşılamadığına. TCMB’nin Kasım 2016’da başladığı (0,3 milyar dolar) ve Mart 2019’da yoğun olarak kullanmaya başladığı (13,1 milyar dolar) vadeli döviz işlemlerinden (swap, forward ve futures) doğan yükümlülükleri en son Ekim 2020’de 61,3 milyar dolara yükselmiş durumda. Altın rezervlerini ayırdığımızda, Ekim 2019’da TCMB’nin likit olan döviz varlıkları (40,8 milyar dolar) ile vadeli döviz işlemlerinden doğan döviz yükümlülüklerinin (61,3 milyar dolar) farkını gösteren net pozisyon açığı 20,4 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Yani, TCMB’nin likit döviz varlıkları döviz yükümlülüklerini karşılamaya yetmiyor.

ARALIK AYI KÜRESEL İMALAT SEKTÖRÜ PMI İLK TAHMİNLERİ

IHS Markit tarafından açıklanan imalat sektörü PMI verileri Almanya ve Euro Bölgesinde Kasım ayında hız kaybederek büyümeye devam etmiş, ABD ve İngiltere’de ise imalat sektörü artan hızda büyümeye devam etmişti. Kovid-19 dalgasının artması ile devreye alınan kısıtlamaların Aralık ayında imalat sektörlerine etkisini IHS Markit ilk tahminlerinden edineceğiz. Ülke ve bölge olarak en büyük ticaret ortağımız olan Almanya ve Euro Bölgesi imalat sektörleriyle Kasım ayında benzer bir performans gösteren Türkiye’nin imalat sektörü hız kaybı yaşamış olsa da büyümesini sürdürmüştü. Aralık ayının ilk üç haftasında ticari kredilerdeki artış hızının Kasım ayının aynı dönemine göre artış kaydetmesi imalat sektörüne destekleyici bir etki yapmış olabilir. 31 Aralık’ta açıklanacak olan Aralık ayı SAMEKS sanayi verileri ve 4 Ocak’ta açıklanacak olan İSO ve IHS Markit işbirliğiyle yayınlanan Türkiye imalat sektörü PMI verileri söz konusu etkinin destekleyici olup olmadığını gösterecek. Ek olarak Ocak ayının ilk haftasında Dış Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanacak olan dış ticaret veriler dei imalat sektörünün Aralık ayı performansına ilişkin önemli bir ipucu olacak.

29 ARALIK 2020, SALI

ARALIK AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ

TÜİK tarafından açıklanan Ekonomik Güven Endeksi, Kasım ayında bir önceki aya göre 3,3 puan düşüşle 89,5 seviyesine gerilemişti. TÜİK’in açıklamasına göre ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması ortalama üzeri güveni, küçük olması ise ortalama altı güveni göstermektedir. Aralık ayında Ekonomik Güven Endeksinde en büyük ağırlığa sahip olan Reel Kesim Güven Endeksinin önceki aya göre %2,8 artış kaydetmesi ve Tüketici Güven Endeksinin önceki ayla aynı kalmasına rağmen Hizmet Sektörü Güven Endeksinin aylık %9,2’lik düşüşü Ekonomik Güven Endeksini aşağı çekecektir.

31 ARALIK 2020, PERŞEMBE

TÜİK KASIM AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ

TÜİK verilerine göre Ekim ayında ihracat 17,3 milyar dolar, ithalat 19,7 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Dış Ticaret Bakanlığı Aralık ayı başında Kasım ayı geçici verilerine ilişkin olarak ihracatın 16,1 milyar dolara gerilediğini, ithalatın ise 21,2 milyar dolara yükseldiğini duyurmuştu. Ocak ayı ilk haftasında Bakanlık, Aralık ayı dış ticaret verilerini açıklayacak.

ARALIK AYI SAMEKS SANAYİ VE HİZMET ENDEKSLERİ

Kasım ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış SAMEKS Sanayi Endeksi bir önceki aya göre 2,1 puan düşüşle 46,3 seviyesine gerilemişti. SAMEKS Hizmet Endeksi ise önceki aya göre 1,9 puan artışla 50,4 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50 seviyesinin altında olması sektörün önceki aya göre daraldığını, 50 seviyesinin üzerinde olması sektörün önceki aya göre büyüme kaydettiğini gösteriyor. Sanayi ve hizmet sektörlerinin bileşiminden oluşan SAMEKS Bileşik Endeksi ise Kasım ayında 0,5 puan azalışla 49,0 seviyesine geriledi.

2020 YILI 3. ÇEYREK DIŞ BORÇ STOKU

Haziran 2020’de Türkiye’nin dış borç stoku 421,8 milyar dolar ile Haziran 2016 seviyelerine gerilemişti. Dış borç stokunun 123,7 milyar dolarını kısa vadeli, 298,2 milyar dolarını orta ve uzun vadeli dış borçlar oluşturuyor. Toplam dış borç stokunun yaklaşık %39’u kamuya, %33’ü finansal olmayan kuruluşlara, %24’ü finansal kuruluşlara, %5’i TCMB’ye ait bulunuyor. Türkiye’nin toplam dış borç stoku Mart 2018’de 466,9 milyar dolar ile zirve yapmıştı. Dış borç stokunun Mart 2018’den Haziran 2020’ye olan dönemde 45,1 milyar dolar azalmasında finansal kuruluşların dış borç stokunun aynı dönemde 65 milyar dolar azalması, kamu sektörünün dış borç stokunun 22,8 milyar dolar artması ve TCMB’nin dış borç stokunun 18,2 milyar dolar artması etkili oldu.

TCMB VE BDDK, 25 ARALIK 2020 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

18 Aralık ile biten haftada, döviz tevdiat hesapları (DTH, döviz cinsinden mevduatlar) yeni rekorunu kırdı. DTH’lar bir önceki haftaya göre 2,4 milyar dolar artışla tarihi zirvesi olan 223,8 milyar dolar seviyesine yükseldi. TL cinsinden ortalama mevduat faiz oranı %15’i geçerken, TL mevduatları önceki haftaya göre 6,4 milyar dolar düşüşle 1 trilyon 557 milyar TL’ye geriledi. 1-3 ay vadeli TL mevduatlarının faiz oranı önceki ortalama %16,12’den %15,98 seviyesine geriledi. TL cinsinden tüketici kredi faizleri %22,26 seviyesi ile Ağustos 2019 seviyelerine yükseldi. TL cinsinden ticari kredi faizleri de %18,96 ile Eylül 2019 seviyelerine yükseldi. 24 Aralık’ta 2020 yılının son para politikası toplantısını gerçekleştiren TCMB, politika faizini %15’ten %17 seviyesine yükseltti. Aralık ayı başından itibaren %15 seviyesinde bulunan TCMB’nin ortalama fonlama faizi, politika faizindeki artışın ardından 25 Aralık’ta %15,48 olarak gerçekleşti. Uluslararası rezervler ise 18 Aralık’ta 91,8 milyar dolar ile Ağustos 2020 seviyelerine yükseldi. Rezervlerdeki artışta yabancı yatırımcıların Türkiye’nin hisse ve tahvil piyasalarında önceki haftaya göre 3 milyar dolarlık alım yapmaları etkili oldu. En son 13 Mart tarihinde yabancı yerleşiklerin hisse ve tahvil stoku 36,8 milyar dolar seviyesindeyken 18 Aralık’ta tekrar 34,5 milyar dolar seviyesine yükselmiş bulunuyor.

18 Aralık 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

1 OCAK 2021, CUMA

YENİ YILDA ÜLKEMİZE SAĞLIK, MUTLULUK, BEREKET DİLİYORUM.

Dr. Fulya Gürbüz

GRAFİĞİN SÖYLEDİĞİ: “Öncelik Türk lirasına kalıcı güvenin sağlanması”

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre, finans dışı kesimin döviz varlıkları Eylül 2020’de önceki aya göre 1,5 milyar dolar artışla 130,8 milyar dolara yükselirken, döviz yükümlülükleri 1,6 milyar dolar azalışla 293,1 milyar dolara geriledi. Özetle, finans dışı kesimin (reel sektörün) döviz varlıkları önceki aya göre arttı, döviz borçları ise azaldı.

Reel sektörün döviz varlıklarının %71’ini mevduatlar oluşturuyor…

Reel sektörün Eylül ayı itibariyle döviz varlıkları; yurt içi döviz mevduatları (76,1 milyar dolar), yurt dışı bankalardaki döviz mevduatları (16,9 milyar dolar), döviz cinsi devlet tahvilleri (1,9 milyar dolar), ihracat alacakları (15,6 milyar dolar) ve yurt dışına doğrudan sermaye yatırımlarından (20,4 milyar dolar) oluşmaktadır. Demek ki reel sektörün döviz varlıklarının en büyük payını %71 ile döviz mevduatları oluşturuyor.

Reel sektörün döviz yükümlülüklerinin %83’ünü krediler oluşturuyor…

Eylül ayında reel sektörün döviz yükümlülüklerinin 241,9 milyar doları yurt içi (144,3 milyar dolar) ve yurt dışından sağlanan nakdi kredilerden (97,6 milyar dolar), 51,2 milyar doları ise ithalat borçlarından oluşuyor.

Reel sektör bir yandan döviz varlıkları edinimine devam ederken, öte yandan borçlanarak ekonomik faaliyetlerini sürdürebilmektedir.

Reel sektörün döviz pozisyonu ile GSYH büyümesi arasında bir ilişki var mı?

Aşağıdaki grafik, reel sektörün döviz pozisyonu ile Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) arasındaki karşılıklı etkileşimleri göstermektedir. GSYH verilerinin üçer aylık dönemler için yayınlanması sebebiyle grafikte reel sektör döviz pozisyonu verilerinin üç aylık ortalama değerleri dikkate alınmıştır.

Grafikte gri çubuklar reel sektör döviz yükümlülüklerini, sarı çubuklar döviz varlıklarını, kırmızı çizgi sanayi sektörünün önceki çeyreğe göre değişimini, mavi çizgi ise hizmet sektörünün önceki çeyreğe göre değişimini göstermektedir.

2008 yılında patlak veren küresel finansal krizin üstesinden gelebilmek için reel sektör 2009 yılının üçüncü çeyreğinden itibaren tarihi düşük faiz oranlarından yararlanmak amacıyla döviz cinsinden borçlanmayı artırmış, 2018 yılı üçüncü çeyreğine kadar döviz cinsinden borçlanma artarak sürmüştür. Söz konusu dönemde hem sanayi hem de hizmet üretiminin genel olarak önceki döneme göre artışlarını sürdüklerini görüyoruz. 2018 yılı önemli bir yıl zira Trump başkanlığındaki ABD yönetiminin ticaret savaşını başlatması, en büyük ticaret ortağımız olan Avrupa Birliği ekonomisindeki yavaşlamanın derinleşmesi ve Eylül ayında Türkiye’de yaşanan kur krizi bu döneme denk gelmektedir.

Nitekim 2018 yılı üçüncü çeyreğinde reel sektör yurt dışı yükümlülüklerini azaltma yoluna giderken, döviz varlıklarını da artırmaya devam etmişlerdir. Kovid-19’un pandemi ilan edildiği 2020 Mart ayına kadarki dönemde hem sanayi hem de hizmet üretimi çeyrek bazda sınırlı da olsa büyümesini sürdürebilmiştir.

2020 yılı ikinci çeyreğinde GSYH’de yaşanan sert daralmanın ardından reel sektör üçüncü çeyrekte tekrar döviz cinsi borçlanmasını artırırken hem sanayi hem de mal üretiminde önceki çeyreğe göre sert bir düzeltme kaydedilmiştir. Ancak 2020 yılı üçüncü çeyreğinde güven algısındaki bozulmanın artarak devam etmesiyle birlikte reel sektörün döviz varlıkları Haziran ayı sonundaki 123,3 milyar dolardan Eylül 2020 sonunda tarihi rekorla 130,8 milyar dolara kadar yükselmiştir.

Ekonomide sürdürülebilir büyüme için doğrudan yatırımlar cazip kılınmalı…

9 Kasım ile birlikte oluşturulan yeni ekonomi yönetimi Türk lirasına güveni yeniden kazanmak adına hemen harekete geçti: Politika faizinde sert artırımla birlikte para politikası sadeleştirilmeye başlandı. Kamuoyunun bilgilendirilmesi şeffaflık adımı ile öne çıkarken Türkiye Hazinesi uzun bir aradan sonra yurt dışından tahvil yoluyla 10 yıllık borçlanabilmeyi başardı.

Yeni ekonomi yönetiminin önünde zorlu bir süreç var ancak süreci kolaylaştıracak en önemli etken Türk lirasına güvenin kalıcı olarak sağlanması:

. Tedarik zincirindeki aksamalar, hammadde kıtlığı ve Türk lirasında devam eden değer kayıpları girdi maliyetlerini artırıyor. Türk lirasına güven, enflasyon üzerindeki baskıyı azaltacaktır.

. Reel sektörün yatırımlarını dolayısıyla da istihdamı artırabilmesi için yatırım yapmaya elverişli şartların oluşturulması gerekiyor. Kovid-19 sebebiyle adapte olmaya çalıştığımız yeni normalde Türkiye yüksek katma değerli ürün geliştirmek adına somut adımlar ortaya koymalı. Türk lirasına güven kazandıracak hamlelere ek olarak avantajlı coğrafik konumu doğrudan yatırımları çekebilmek adına önemli.

. ABD’de Biden yönetiminin Avrupa ile ticari ilişkilerini kuvvetlendirme hedefi dikkate alındığında Türkiye’nin en büyük ticaret ortağımız olan Avrupa Birliği ile işbirliğinin sağlamlaştırılması ticaret hacmimiz açısından olumlu bir gelişme olacaktır. Türk lirasına güveni sağlayacak böyle bir gelişmenin elbette Türkiye sermaye piyasalarının derinleşmesinde de katkısı olacaktır.

Dr. Fulya Gürbüz