Yeni haftanın ekonomi gündemi

31 Ocak – 4 Şubat haftasında Ocak ayı TÜFE’de sert yükseliş göreceğiz. Öncü göstergeler Ocak ayında ihracat, ithalat ve imalatta zayıflığa, hizmet sektöründe artan daralmaya işaret ediyor. Avrupa Merkez Bankası faiz değiştirmeyecek, İngiltere Merkez Bankası faiz artırımına devam edebilir.

31 OCAK 2022, PAZARTESİ

OCAK AYI SAMEKS SANAYİ VE HİZMET SEKTÖRLERİ ENDEKSLERİ – MÜSİAD

2021 yılı Aralık ayında mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksi aylık 5,3 puan azalışla 51,4 seviyesine, Hizmet Sektörü SAMEKS Endeksi ise aylık 2,1 puan azalışla 48,1 seviyesine gerilemişti. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise küçüldüğünü gösteriyor. Ocak ayında yüksek fiyat artışları özellikle hizmet sektöründe bozulmanın süreceğine işaret ediyor.

Kaynak: MÜSİAD

2021 YILI ARALIK AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ – TÜİK

Ocak ayı başında Ticaret Bakanlığı Aralık ayı verilerini açıklamıştı. İhracat aylık %3,6 artışla 22,3 milyar dolara, ithalat aylık %7,4 artışla 28,9 milyar dolara yükselmiş, böylece dış ticaret açığı aylık %22,9 artışla 6,6 milyar dolar seviyesine yükselmişti. TÜİK verileri ürün ve ülke bazında detayları gösterecek.

Kaynak: TÜİK

1 ŞUBAT 2022, SALI

TÜRKİYE VE KÜRESEL OCAK AYI İMALAT SEKTÖRÜ PMI VERİLERİ – IHS MARKIT, ISO

2021 yılı Aralık ayı imalat sektörü PMI endeksi aylık 0,1 puan artışla 52,1 seviyesine hafif yükselmişti. Endeksin 50 üzeri değerler, sektörün önceki aya göre büyüdüğünü gösteriyor. Aralık ayında döviz kurundaki sert artışa bağlı olarak yaşanan sert maliyet ve fiyat artışları yurt içi üreticiyi vurmuş, devam eden dış talep ise ihracat malı üreticilerini desteklemeye devam etmişti. Öte yandan 24 Ocak’ta IHS Markit tarafından açıklanan ilk tahminlere göre imalat sektörü Ocak ayında büyümesini sürdürürken Kovid-19 varyantlarının getirdiği kıstlamalara bağlı olarak hizmet sektöründeki büyüme zayıfladı. Özellikle Almanya ve Euro Bölgesinde imalat sektörünün Ocak ayında büyümeye devam etmesi Türkiye’nin ihracat performansını koruyacağına işaret etti. Ocak ayında tüketici ihtiyaç kredileri ve bireysel kredi kartları harcamalarında yataya yakın seyir görürken ticari kredilerde hızlanma iç talepte kısmi artışa işaret ediyor.    

Kaynak: İSO, IHS Markit

OCAK AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ – TİCARET BAKANLIĞI

2021 yılı Aralık ayında ihracat aylık %3,6 artışla 22,3 milyar dolara, ithalat aylık %7,4 artışla 28,9 milyar dolara yükselmiş, böylece dış ticaret açığı aylık %22,9 artışla 6,6 milyar dolar seviyesine yükselmişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

2 ŞUBAT 2022, ÇARŞAMBA

2021 YILI KASIM AYI FİNANS DIŞI KESİM DÖVİZ POZİSYONU – TCMB

2021 yılı Ekim ayında Ekim 2021’de finansal kesim dışındaki firmaların net döviz pozisyon açığı 116,4 milyar dolara gerilemişti. Sektörün döviz varlıkları aylık %3,5 artışla 162,1 milyar dolara yükselmiş, döviz yükümlülükleri 278,5 milyar dolar ile önceki aya göre yatay kalmıştı. Sektörün kısa vadeli net döviz pozisyonu ise aylık 3,0 milyar dolar artışla 63,2 milyar dolar ile fazla vermişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

3 ŞUBAT 2022, PERŞEMBE

AVRUPA MERKEZ BANKASI (AMB) FAİZ KARARI – http://www.ecb.europa.eu

AMB’nin ajandasında faiz değişikliği yok. Her ne kadar Euro Bölgesinde enflasyon Aralık 2021’de tarihi zirvesi olan %5 seviyesine yükselmiş olsa da AMB, enflasyonun 2022 yılı başından itibaren yüksek seyredip 2022 sonlarına doğru düşmeye başlayacağını ve yılı %3,2’den kapatacağını, 2023 ve 2024’te ise %1,8 seviyelerini koruyacağını tahmin ediyor. AMB, Euro Bölgesinin 2021 yılında reel GSYH’nin %5,1 büyümesinin ardından 2022’de %4,2’ye, 2023’te %2,9’a, 2024’te %1,6’ya gerileyeceğini tahmin ediyor.

İNGİLTERE MERKEZ BANKASI (BOE) FAİZ KARARI – http://www.bankofengland.co.uk

BoE Aralık ayı toplantısında politika faizini %0,10’dan %0,25’e yükseltmiş, varlık alımlarını sürdürme kararı almıştı. Para politikasında orta vadeli (6 ay-1 yıl) görünümü dikkate alan BoE, istihdam piyasasında güçlü seyrin korunacağını, Omikron varyantının GSYH üzerinde önemli bir etki yaratmayacağını, enerji fiyatlarına bağlı olarak fiyat baskılarının gelecek 6 ay devam edip 2022 yılının ikinci yarısında azalacağını tahmin etmişti. BoE; %5’e yükselen TÜFE’nin kış aylarında %6’ya çıkacağını, 2022 yılını %3,4, 2023 yılını %2,2, 2024 yılın %1,9 seviyesinden kapatmasını öngörüyor. BoE’nin GSYH büyüme tahminleri ise 2021’de %6,7, 2022’de %2,9, 2023’te %1,1 ve 2024’te %0,9 olarak tahmin ediliyor.

OCAK AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

2021 yılı Aralık ayında Dolar/TL’nin aylık %29,05, yıllık %75,80 artmasının etkisiyle tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık %13,58, yıllık %36,08, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) aylık %19,08, yıllık %79,89 artış kaydetmişti. Ocak ayında peşi sıra gelen zamlar ve fiyat artışlarının etkisiyle TÜFE’nin %50 seviyelerine yaklaşacağı tahmin ediliyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

21 Ocak ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre değişmedi. TL cinsi mevduatlar önceki haftaya göre %1,5 artarken, TL cinsi tüketici krediler hafif geriledi, ticari krediler hafif arttı. TL cinsi mevduat faizleri %16-20 aralığında sabit kaldı; TL cinsi kredi faizleri %18-32 aralığına hafif geriledi hem tüketici hem de ticari kredi faizleri 1’er yüzde puan düştü. Gerçek kişilerin döviz mevduatları (DTH) 115,3 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1,5 milyar dolar düştü; tüzel kişilerin 0,4 milyar dolar düşüşle 86,1 milyar dolara geriledi, yurt dışı mevduatlar 0,1 milyar dolar artışla 24,8 milyar dolara yükseldi, böylece toplam DTH büyüklüğü 21 Ocak haftasında 1,8 milyar dolar düşüşle 228,1 milyar dolar oldu. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar artışla 4,7 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar artışla 4,7 milyar dolar seviyesine yükseldi. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 109,8 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar arttı. Altın rezervleri 21 Ocak’ta 39,0 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar arttı, brüt döviz rezervleri 70,8 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,1 milyar dolar arttı. Merkez Bankasının net rezerv açığı önceki haftaya göre 1,5 milyar dolar düşüşle 37,0 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stokları toplamı 23,5 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar geriledi. Yurt dışı yerleşikler 21 Ocak ile biten haftada hisse senetlerinde 33 milyon dolarlık net satış, DİBS’te 6 milyon dolarlık net alış gerçekleştirdi.

Kaynak: Turkey Data Monitor

4 ŞUBAT 2022, CUMA

OCAK AYI REEL EFEKTİF DÖVİZ KURU (REDK) – TCMB

TÜFE bazlı REDK endeksi 2003 yılında 100 seviyesindeyken 2021 yılını tarihi dip olan 47,82 seviyesinden, TÜFE-Gelişmekte Olan Ülkeler Bazlı REDK 38,85 seviyesinden, TÜFE-Gelişmiş Ülkeler Bazlı REDK 54,64 seviyesinden kapatmıştı. Ocak ayında döviz kurundaki gerileme REDK’nin dipten dönmesine sebep olacak.

Kaynak: TCMB

ABD OCAK AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ – ABD İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ BÜROSU (BLS)

ABD’de işsizlik oranı Aralık 2021’de %3,9 seviyesine gerilemiş, aylık ortalama saatlik kazançlar tarihi zirve olan 31,31 dolar seviyesine yükselerek aylık %0,61, yıllık %4,68 artış kaydetmişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Avrupa Merkez Bankası enflasyonda geçiciliği tartışıyor

Oxford Economics, aşağıdaki grafikte 2015 yılından bu yana Avrupa Merkez Bankası (AMB) tutanaklarındaki mevcut enflasyon (mavi, sağ eksen) ve kalıcı (gri, sol eksen) kelimelerini saymış.

AMB’nin 28 Ekim tarihli son toplantısında mevcut enflasyon (kırmızı, sol eksen) ve enflasyon beklentilerinin (sarı, sol eksen) kalıcılığına daha çok atıfta bulunulmuş. Başkan Lagarde enflasyondaki yükselişin geçici olduğunu savunsa da kurul üyeleri arasında fikir ayrılıkları artıyor.

Makalede, pandemi sebepli tahvil alımlarının (PEPP) Mart 2022’de sonlanacağı beklenirken, enflasyon beklentilerinin ve çekirdek enflasyonun şimdilik orta vadede faiz artırımını desteklemediği belirtiliyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Küresel imalat sektörü: Üretim ve istihdam zayıfladı, enflasyon hızlandı

Arz kısıtları ve tedarikteki gecikmeler Ekim ayında Türkiye dahil küresel imalat sektörünü sert vurmaya devam etti, işe alımlar yavaşladı, enflasyon hızlandı.

IHS Markit‘in yayınladığı raporlara göre;

. Özellikle Uzak-Doğu’da Kovid-19 kaynaklı kısıtlamaların gevşetilmesi talep artışını beraberinde getirdi.

. Enflasyon baskısı arttı.

. Ham madde ve malzeme eksikliği, tedarik sürelerinin uzaması, nakliye ve enerji maliyetlerinin yüksekliği ham madde fiyatlarının yükselmesine sebep oldu.

. Uzayan tedarik sürelerine bağlı olarak siparişlerin iptal edilmesi üretim üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu.

. Arz kısıtları ve tedarik zinciri sorunları stok artırma eğilimini artırdı.

. İşe alımlar yavaşladı.

ABD merkez bankası Fed enflasyonda geçiciliği sorgularken 3 Kasım PPK toplantısında büyük ihtimalle varlık alımlarını azaltmaya başlayacak, 2022 yılı üçüncü çeyreğinde faiz artırım ihtimali artmaya başladı. Avrupa Merkez Bankası (AMB) süre vermeden faizde geçiciliği savunmasına rağmen varlık alımlarında azaltma ihtimalini ortaya koymuştu. Küresel ekonominin seyri pandeminin seyrine bağlı. Öngörülebilir vadede ise küresel ekonomi yüksek enflasyon patikasına girmiş durumda.

Enflasyonist baskının arttığı Türkiye’de de imalat sektöründe üretim zayıflıyor. Ekonomik ve siyasi risklerin hakim olduğu mevcut ortamda Türk lirası açısından umut vadeden bir dönemden uzağız.

Dr. Fulya Gürbüz

Lagarde: Arz, talep ve yeşil dönüşüm eğilimleri enflasyon ve büyüme üzerinde karışık sinyaller veriyor

Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkanı Lagarde, 28 Eylül’de AMB Forumu’nda “Pandemi sonrası: para politikasının geleceği” başlıklı konuşmasında pandeminin benzeri olmayan bir durgunluk ve toparlanma getirdiğini, istisnai koşullarda ortaya çıkan enflasyonist etkilerin ise eninde sonunda geçeceğini umduklarını söyledi. Uzun vadede Lagarde iyimser olsa da kısa vadede enflasyon üzerindeki baskı devam edecek.

Dünyanın üçüncü büyük ekonomisi olan Euro Bölgesi (EB) 2021 yılının ilk yarısında ortalama %6,6’lık büyüme kaydetti. Pandemi kaynaklı arz darboğazı olmasaydı EB’nin ihracat hacminin yılın ilk yarısında %7 daha fazla olacağını söylüyor Lagarde ve ekliyor “Pandeminin küresel nakliye, kargo taşımacılığı ve yarı-iletkenler gibi kilit endüstrileri etkilemeye devam etmesi halinde büyümeye yönelik riskler artabilir.” AMB, Ağustos ayında %3 seviyesine ulaşan enflasyonun gelecek beş yılda yavaş bir hızda %2 hedefine yakınsayacağını tahmin ediyor.

Lagarde konuşmasında, pandeminin enflasyon görünümüne yönelik ortaya koyduğu yeni eğilimleri üç ana başlıkta topluyor:

Talep tarafı… Pandemi öncesinde tarihsel olarak ortalama %1,3 seviyesindeki çekirdek enflasyonun 1,1 yüzde puanı tüketimde en büyük ağırlığa sahip olan hizmet enflasyonundan (ağırlıklı olarak çalışan ücret artışlarından) kaynaklanıyor. AMB, 2022 yılı sonunda tüketimin pandemi öncesi seviyesinden %3 yukarıda olacağını, hanehalkı güveninin artmasıyla birlikte biriken tasarruflarını harcamaya yönelteceklerini, bunun da ücretleri artıracağını tahmin ediyor. Hizmet enflasyonunu ise aşağı çeken iki faktör sıralanıyor. İlki, kısıtlamaların gevşetilmesine rağmen hizmet tüketiminin 2021 yılının ikinci çeyreğinde halen pandemi öncesi seviyesinden %15 aşağıda olması. İkincisi, işgücüne katılımın istihdam artışından daha hızlı artması sebebiyle işsizlik oranının ancak 2023 yılının ikinci çeyreğinde pandemi öncesi seviyesine gerileyebileceği ve ücretlerin ılımlı artacağı beklentisi.

Arz tarafı… Pandeminin arz tarafında yarattığı iki şok etkisi var: Küresel tedarik zinciri ve işgücü piyasası. Söz konusu şokların dijitalleşme sürecinde Avrupa’da 7 yıllık hızlanmayı beraberinde getirse de sosyal uyuşmada farklı sonuçlara sebep olabileceğini dile getiriyor Lagarde ve uzun vadede enflasyonist baskıları artırabilecek olası değişimlere örnekler veriyor:

. Hizmetlerin sanallaştırılmasına dayalı ikinci bir küreselleşme dalgası -güçlü ücret artışları durumunda bile- birim işgücü maliyet artışını azaltarak verimliliği artırabilir ancak yüksek pazar gücüne sahip “yıldız” dijital şirketler fiyatları artırabilir.  

.  Arz kısıtlarının şirketleri tedarik zincirlerini çeşitlendirmeye veya üretim yerlerini değiştirmeye yönlendirmeleri yüksek maliyetlere sebep olabileceğinden maliyetler tüketicilere yansıtılabilir.

. Hızlı dijitalleşmeyle birlikte gerekli iş becerisine sahip çalışan kıtlığının sebep olabileceği yüksek ücret artışları asgari ücretleri yukarı çekebilir.  

Yeşil dönüşüm (Düşük karbon ekonomisine geçiş)… Lagarde, Finansal Sistemi Yeşillendirme Ağı’nın (The Network for Greening the Financial System) tahminine göre hırslı bir yeşil dönüşüm geçiş politikasının Avrupa’da enflasyonu, geçiş öncesine göre, 1 yüzde puan artırabileceğine dikkat çekiyor. Dahası, mevcut durumda en çok petrol fiyatları dikkate alınırken, yeşil dönüşümle birlikte enerji fiyatlarının tüketici fiyatlarına geçişkenliğini ölçmek daha karmaşık hale gelecek.

Yüksek karbon fiyatlarının satın alım gücünü azaltabileceği ve bunun enflasyonu aşağı çekebileceği riskini ortaya koyan Lagarde, bir araştırma sonucuna göre EB ülkelerinde karbon vergilerinin devreye alınmasıyla manşet enflasyonun artacağına, öte yandan gıda ve enerji fiyatlarını dikkate almayan çekirdek enflasyonun ise düşeceğine dikkat çekiyor.

Avrupa Komisyonu, Avrupa’nın iklim ve enerji hedeflerine ulaşmak için 2030 yılına kadar her yıl yaklaşık 330 milyar Euro, dijital dönüşümü gerçekleştirmek için de her yıl yaklaşık 125 milyar Euro tutarında yatırım yapılması gerektiğini tahmin ediyor.

Lagarde, önümüzdeki dönemde para politikasına ilişkin olarak temel zorluğun orta vadede hiçbir etkisi olmayan geçici arz şoklarına aşırı tepki vermeden enflasyonu %2 hedefine yaklaştırmak olduğunu söylüyor. Faiz oranlarına yönelik yeni sözlü yönlendirmenin arz yönlü riskleri yönetmek için uyumlu olduğuna; kalıcı olduğuna inandıkları ve güvendikleri noktada manşet enflasyondaki gelişmelere tepki göstereceklerine, enflasyonun hedeften yukarıda kalması halinde emin olana kadar sabırlı olacaklarına vurgu yapıyor. Talep tarafında ise, para politikası ekonomik toparlanmayı gerekli kılan şartları sağlamaya devam edecek.  

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Reel kur, dış ticaret, bütçe, işgücü, Fed, AMB

6 – 10 Eylül haftasında reel kurda iyileşme, dış ticaret endekslerinde düşüş göreceğiz; Avrupa Merkez Bankası ise politika faizinde değişiklik yapmayacak. Dikkatlerimiz Türkiye’de bütçe ve işgücü verileri ile Fed’in ekonomik resmi ortaya koyduğu Bej Kitap ve AMB’nin ekonomiye yönelik görüşlerinde olacak.

6 EYLÜL 2021, PAZARTESİ

AĞUSTOS AYI REEL DÖVİZ KURU – TCMB

Türk lirası Temmuz ayında reel olarak değer kazanmıştı. TÜFE bazlı Reel Efektif Döviz Kuru (REDK) Temmuz ayında döviz sepetindeki aylık %1’lik düşüşe bağlı olarak aylık 1,66 puan yükselişle dipten dönerek 61,31 seviyesine yükselmişti. ABD merkez bankası FED’in sıkı para politikasına geçme sinyali verdiği 2013 yılından bu yana baktığımızda Türk lirasında yaşanan değer kaybının ABD doları bazlı GSYH’yi de aşağı çektiğini görüyoruz. Yarı yarıya Dolar/TL ve Euro/TL’den oluşan döviz sepetinin Ağustos ayında aylık %1,8 düştüğünü dikkate aldığımızda REDK’da da yükseliş göreceğiz. Aşağıdaki grafik döviz kuru (kırmızı çizgi) ve REDK (mavi çizgi) arasındaki ters ilişkiyi doğruluyor.

Turkey Data Monitor

7 EYLÜL 2021, SALI

AĞUSTOS AYI HAZİNE NAKİT BÜTÇESİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Hazine Temmuz ayında 74,5 milyar TL gelir elde ederken, 142,2 milyar TL’lik harcama yapmıştı. Böylece nakit bütçe dengesi Temmuz ayında 67,9 milyar TL açık vermişti. Giderlerdeki hızlanmaya rağmen gelirlerdeki azalış söz konusu açığın oluşmasında etkili olmuştu. Hazine, Temmuz ayında bütçe açığını kapatmak amacıyla 37,3 milyar TL net borçlanma gerçekleştirirken kalan bakiye Hazine’nin Merkez Bankasındaki hesabından kullanılmıştı. 2021 yılının ilk yedi ayında toplam nakit bütçe açığı 106,7 milyar TL’dir. Aşağıdaki grafik giderlerdeki (açık gri çubuklar) hızlanmaya bağlı olarak nakit bütçe dengesinde (turuncu çubuklar) açıktaki artışı gözler önüne seriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

8 EYLÜL 2021, ÇARŞAMBA

BEJ KİTAP (BEIGE BOOK) – FED

Fed’in 14 Temmuz’da yayınladığı ve Mayıs sonu – Temmuz başı ekonomik gelişmeleri ortaya koyan Bej Kitap’ta (Beige Book) ekonominin ılımlıdan güçlü büyümeye doğru giden bir seyir ortaya konmuştu. Ulaştırma, seyahat ve turizm, imalat ve finans dışı sektörlerinde ortalamanın üzerinde büyüme işaret edilirken; enerji piyasalarının kısmen iyileşme kaydettiği, tarım sektöründe ise karışık bir seyir yaşandığına dikkat çekilmişti. Bej Kitap’ta arz tarafında aksamaların (malzeme ve işgücü eksikliği, teslimatta gecikmeler, çoğu tüketim mallarında düşük stok düzeyi) genele yayıldığı; bankaların kredi hacminde ve istihdamda ülke genelinde kısmen veya ılımlı artışlar yaşandığı, özellikle düşük vasıflı işlerde istihdamda güçlü artışlar olduğu, özellikle malzeme ve işgücü eksikliği yaşanan sektörlerde fiyat baskılarının sert şekilde arttığı diğerlerinde ise artışın daha ılımlı olduğunu, konteyner fiyatlarındaki artışın hızlandığını, nihai tüketici talebindeki artışın fiyatları yukarı çektiğini, girdi maliyetlerindeki artışın şirketlerin kar marjını düşürdüğünü, anket katılımcılarının bir kısmının fiyat artışlarını geçici olarak görürken çoğunluğunun önümüzdeki aylarda girdi maliyetleri ve satış fiyatlarındaki yükselişin devam etmesini beklediklerini okumuştuk. Fed para politikasını belirlerken ülke ve küresel ekonomiye ilişkin gelişmeleri dikkate alarak enflasyon ve istihdam tarafındaki resmi ortaya koyup politika faizine ilişkin strateji oluşturmaya çalışmaktadır. Jackson Hole toplantılarında Fed Başkanı Powell mevcut risklere rağmen ülke ekonomisine ilişkin olumlu seyrin Fed’i varlık alım miktarında azaltmaya gitmesine yaklaştırdığına inandığını belirtmişti. Fed, Kovid-19’un ekonomi üzerinde yarattığı olumsuz tabloyu iyileştirmek ve finansal sistemi desteklemek adına Haziran 2020’den bu yana aylık maksimum 80 milyar dolarlık varlık alımı gerçekleştirerek finansal piyasaya fon sağlıyor.

9 EYLÜL 2021, PERŞEMBE

AVRUPA MERKEZ BANKASI (AMB) PARA POLİTİKASI TOPLANTISI – http://www.ecb.europa.eu

AMB, en son 22 Temmuz tarihli para politikası toplantısında enflasyondaki artışın geçici olduğunu ve önümüzdeki aylarda düşeceğini öne sürerek politika faiz oranlarında değişiklik yapmamıştı. Mevcut durumda AMB’nin bankalara borç verme faiz oranı (marjinal borç verme oranı) %0,25, bankaların Eurosystem’den borç alma faiz oranı (borç yenileme faiz oranı) %0, bankalara uygulanan mevduat faiz oranı ise eksi %0,5 seviyesinde bulunuyor. Düşük politika faizi ve devam eden varlık alımlarının desteğiyle Euro Bölgesinde 2021 yılı ikinci çeyreğinde GSYH bir önceki çeyreğe göre %2 büyüme kaydetti. Üçüncü çeyreğe yönelik veriler ise imalat sektöründe ve tüketim eğiliminde vites düşüşüne işaret ediyor. İşsizlik oranı Temmuz ayında %7,6 seviyesine gerilese de halen pandemi öncesi değerin üzerinde bulunuyor. Enflasyon ise Ağustos ayında yıllık %3 seviyesine yükseldi, ancak enflasyonist baskıda kısmen hafifleme sinyalleri gelmeye başladı. Dolayısıyla AMB Eylül ayı toplantısında faizlerde bir değişiklik yapmayacak ancak Banka’nın ekonomiye yönelik beklentilerini ve işaret ettikleri riskleri takip edeceğiz. Eklemekte fayda var, AMB Başkanı Lagarde, 1 Eylül tarihli Time röportajında pandeminin başlangıcından bu yana 6 trilyon Euro finansal destek sağlandığını, aşılamanın da desteğiyle yıl sonunda GSYH’nin pandemi öncesi seviyelerine yükseleceğini, pandemiden etkilenen sektörleri finansal olarak desteklemeye devam edeceklerini, özellikle sigorta sektörünün sağlıklı işleyişini sürdürebilmesi adına iklim değişikliğinin para politikasında önemli bir faktör olduğunu dikkatlerimize sundu. www.tradingeconomics.com adresinden alınan aşağıdaki grafik, AMB’nin politika faiz oranı olan bankaların yeniden borçlanma faiz oranındaki tarihsel seyri (mavi çizgi) gösteriyor.

Kaynak: http://www.tradingeconomics.com

TCMB VE BDDK, 3 EYLÜL 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

27 Ağustos ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre yatay kaldı. TL cinsi mevduatlar ve krediler önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. TL cinsi mevduat faiz oranları %15-19 aralığına hafif geriledi, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığında kalarak önceki haftaya göre değişmedi. Gerçek kişilerin döviz mevduatlarının (DTH) önceki haftaya göre 1,1 milyar dolar artışla 113,8 milyar dolara, tüzel kişilerin 2,7 milyar dolar artışla 87,5 milyar dolar, yurt dışı mevduatların 0,4 milyar dolar artışla 24,9 milyar dolara yükselmesine bağlı olarak DTH hacmi 27 Ağustos haftasında 4,7 milyar dolar artışla 229,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre hafif artışla 6,7 milyar dolar oldu. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 118,3 milyar dolar ile önceki haftaya göre 9,7 milyar dolar arttı; altın rezervleri 40,3 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişmedi, brüt döviz rezervleri 9,8 milyar dolar artışla 78,0 milyar dolar oldu. Merkez Bankasının net rezerv açığı da önceki haftaya göre 9,4 azalarak 20,9 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi stoku ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı 32,6 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre 1,0 milyar dolar arttı. Yurt dışı yerleşikler 27 Ağustos ile biten haftada hisse senetlerinde 43 milyon dolarlık, DİBS’te 60 milyon dolarlık net alış gerçekleştirdiler.

Kaynak: Turkey Data Monitor

10 EYLÜL 2021, CUMA

TEMMUZ AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ – TÜİK

Haziran ayında hizmet sektöründe açılma ve sanayi sektöründeki artan talebin etkisiyle işe alımlar hızlanmıştı. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı Haziran ayında önceki aya göre yüzde 2,5 puan düşüşle %10,6 seviyesine gerilemişti. İşsiz sayısı aylık 823 bin kişi azalarak 3 milyon 399 bin kişi, istihdam edilenlerin sayısı aylık 602 bin kişi artışla 28 milyon 586 bin kişi olmuştu Haziran ayı sektörel güven endekslerinde “Gelecek 3-ayda toplam çalışan sayısı beklentisi” alt endekslerinde önceki aya göre artışlar hem hizmet hem de inşaat sektörü istihdamındaki artışı, otomotiv sektörü üretimi ve ihracatındaki artış da sanayi sektörü istihdamındaki artışı desteklemişti. Temmuz ayına ilişkin olarak; sektörel güven endeksleri (TÜİK) hizmet ve perakende ticaret istihdamında artışa, SAMEKS hizmet sektörü endeksi verileri hizmet sektörü istihdamında artışa, imalat sektörü PMI verileri (İSO) imalat sektörü istihdamında artışa işaret etmişti.

Kaynak: TÜİK

TEMMUZ AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ – TÜİK

Haziran ayında ihracat miktar endeksindeki hızlanmanın ana tetikleyicileri hammadde ve otomotiv sektörü ihracatı olmuştu. TÜİK her ay -uluslararası hizmet ticaretini kapsamayan- dış ticaret miktar ve değer endekslerini yayınlamaktadır. Arındırılmamış verilere göre ihracat miktar endeksi Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %32,2, ithalat %11,7 artış kaydetmişti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ise ihracat miktar endeksi Haziran ayında bir önceki aya göre %2,3 artmış, ithalat miktar endeksi %3,4 azalmıştı. 2020 yılı Mart ayından bu yana ihracat miktar endeksi aralıksız yükselirken, ithalat miktar endeksi Aralık 2020’den bu yana aşağı yönlü eğilimini korumaktadır. Özellikle hammadde ihracatındaki hızlanma ve “taşımacılık araçlarının aksam ve parçaları” ile “yatırım mallarının aksam ve parçaları” ithalat endekslerinde Haziran ayında kaydedilen artışlar ihracat siparişlerindeki artışı ve yatırım harcamalarındaki artışı desteklemişti. Öte yandan, ihracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan dış ticaret haddi ise Haziran ayında 91,6 değeri ile aylık bazda değişiklik göstermezken, yıllık bazda 10,7 puan azalmıştı. Temmuz ayında ihracat ve ithalat hacminin önceki aya göre gerilemesi dış ticaret endekslerinde de aşağı yönlü bir seyir görmemize sebep olacak.

Kaynak: TÜİK

TEMMUZ AYI İNŞAAT MALİYET ENDEKSİ – TÜİK

Haziran ayında malzeme maliyetlerindeki artışın etkisiyle inşaat maliyetleri yükselmeye devam etmişti. İnşaat maliyet endeksi, 2021 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre %2,89, bir önceki yılın aynı ayına göre %42,48 artmıştı. Alt detaylarda, bir önceki aya göre malzeme endeksi %4,23 artmış, işçilik endeksi ise %0,40 azalmıştı. Yıllık artışlar ise malzeme endeksinde %53,70, işçilik endeksinde %19,88 olmuştu. Haziran ayında döviz kurundaki yükselişin doğrudan malzeme maliyet endeksini, dolayısıyla da inşaat maliyet endeksini yukarı çektiğini görmek elbette şaşırtıcı değil. Temmuz ayında yarı yarıya Dolar/TL ve Euro/TL’den oluşan döviz sepetinin aşağı gelmesinin ve hatta Ağustos ayında da düşüşün sürmesinin inşaat maliyet endekslerini nasıl etkilediğine odaklanacağız.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Yurt dışı üretici enflasyonu, tüketici güveni, küresel PMI endeksleri

19 – 23 Temmuz haftasında Haziran ayı yurt dışı üretici enflasyonunda artışın süreceğini, hizmet sektörünün hareketlendiği Temmuz ayında tüketici güven endeksinde iyileşme, Temmuz ayına ilişkin küresel imalat sektörü PMI endekslerinde büyüme eğiliminin devam ettiğini göreceğiz. Perşembe günü toplanacak olan Avrupa Merkez Bankası ise genişlemeci para politikasında değişiklik yapmayacak.

19 TEMMUZ 2021, PAZARTESİ

HAZİRAN AYI YURT DIŞI ÜRETİCİ ENFLASYONU (YD-ÜFE) – TÜİK

YD-ÜFE Mayıs ayında yıllık %39,60, aylık %4,69 artmıştı. Madencilik ve taşocakçılığında aylık %2,69, imalatta %4,72 artış gerçekleşmişti. Ara malında aylık %5,49, dayanıklı tüketim malında %4,60, dayanıksız tüketim malında %3,24, enerjide %10,31, sermaye malında %3,62 artış olmuştu. Haziran ayında Türk lirasının değer kaybındaki artış YD-ÜFE’nin de artmasına sebep olacak.

Kaynak: TÜİK

TEMMUZ AYI TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Tüketici güven endeksi, Haziran ayında bir önceki aya göre %5,8 oranında artışla 81,7 seviyesine yükselmişti. Endeksin 100 seviyesi altındaki değerler kötümserliğe işaret etmektedir. Endeks değerinin 81,7 seviyesine yükselmesi de kötümserlikte azalma anlamına geliyor.

Kaynak: TÜİK

22 TEMMUZ 2021, PERŞEMBE

AVRUPA MERKEZ BANKASI (AMB) PARA POLİTİKASI KARARI – http://www.ecb.europa.eu

Haziran ayı toplantısında AMB piyasaya likidite sürmeye ve düşük politika faizini korumaya devam edeceğini açıklamıştı. Mevcut durumda AMB’nin borç verme faiz oranı %0,25, bankaların mevduat faiz oranı eksi %0,5, bankaların Eurosystem’den borç alma faiz oranı %0’dır. Temmuz ayı toplantısında gevşek para politikasının sürdüğünü göreceğiz.

Kaynak: http://www.tradingeconomics.com

23 TEMMUZ 2021, CUMA

TEMMUZ AYI KÜRESEL PMI ENDEKSLERİ – http://www.markiteconomics.com

IHS Markit her ayın dördüncü haftasında Avustralya, Japonya, Fransa, Almanya, Euro Bölgesi, İngiltere ve ABD’nin aynı aya ait ilk hizmet ve imalat sektörleri PMI tahminlerini yayınlamaktadır. Haziran ayında hizmet sektörlerinde canlanma, imalat sektörlerinde ise büyümenin sürdüğünü görmüştük. Tedarik zincirindeki sorunların devam etmesi üretimi aşağı doğru, enflasyonu da yukarı yönlü baskılamıştı.   

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: AMB para politikası kararı, işsizlik, cari açık, sanayi üretimi, perakende satışlar ve TCMB beklenti anketi

10 MART 2021, ÇARŞAMBA

2020 YILI ARALIK DÖNEMİ İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ – TÜİK

2020 yılı Kasım döneminde işsizlik oranı bir önceki döneme göre 0,2 yüzde puan artışla %12,9 seviyesine, tarım dışı işsizlik oranı 0,04 yüzde puan artışla %14,83 seviyesine yükselmiş, işsiz sayısı 4 milyon 5 bin kişiyle önceki döneme göre değişiklik göstermemişti. İstihdam oranı önceki döneme göre 0,67 yüzde puan düşüşle %42,94 seviyesine gerilemişti. İş gücüne dahil olan nüfus 31 milyon 71 kişi iken, işgücüne dahil olmayanların sayısı 31 milyon 968 bin kişi olmuştu. Böylece potansiyel iş gücü olarak sayılan 15 yaş üzeri nüfus 63 milyon 39 bin kişi olarak duyurulmuştu.

Gelelim iş bulma umudu kalmayıp çalışmaya hazır olan işgücünü dikkate alan “geniş tanımlı” sivil işgücü istatistiklerine. Kasım döneminde işsiz sayısının bir önceki döneme göre 484 bin kişi artarak 8 milyon 837 bin kişiye yükselmiş olmasının etkisiyle geniş tanımlı işsizlik oranı önceki döneme göre yüzde 1,28 puan artışla %24,61 seviyesine yükselmiş, mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranı %24,63 olmuştu.  

Sanayi sektörüne yönelik PMI endeksi verileri Aralık döneminde istihdamda artış sinyallerini ortaya koymuştu.

OCAK AYI İNŞAAT MALİYET ENDEKSİ

2020 yılı Aralık ayında inşaat maliyet endeksi bir önceki aya göre %2,68, bir önceki yılın aynı ayına göre %25,02 artış kaydetmişti. Bir önceki aya göre malzeme endeksinde %3,38, işçilik endeksinde %0,27 artış yaşanmıştı. Ocak ayında kurdaki gerilemenin (Türk lirasındaki değer artışının) malzeme endeksinde düşüş etkisi yaratıp yaratmadığına odaklanacağız.

11 MART 2021, PERŞEMBE

AVRUPA MERKEZ BANKASI (AMB) PARA POLİTİKASI TOPLANTI KARARI

AMB, 21 Ocak tarihli toplantısında politika faizlerinde değişiklik yapmamıştı. AMB’nin dikkate aldığı üç politika faizi var. Bankaların teminat karşılığı Eurosystem’den haftalık borçlanma faizi %0, gecelik borç alma faizi %0,25, mevduat (yani bankaların parasını gecelik olarak Eurosystem’de tutma) faizi ise eksi %0,5 seviyesinde bulunmaktadır. Mevduat faizinin eksi olması, bankaların gecelik olarak yatırdıklarından daha azını ertesi gün alacakları anlamına geliyor. AMB bu uygulamayla, bankaların nakit fazlasını fon ihtiyacı olanlara aktarmaları amaçlamaktadır. AMB, son toplantıda pandemi kaynaklı olarak 1,85 trilyon Euro büyüklüğündeki varlık alım programını Mart 2022’ye kadar uzatırken, vadesi dolan tahvillerin ana paralarının tekrar yatırıma dönüştürülme süresini de 2023 yılı sonuna kadar uzatmıştı. AMB, varlık alım programı kapsamında aylık olarak 20 milyar euroluk alım gerçekleştiriyor. AMB, politika faizini artırmaya başlayana kadar varlık alım programıyla satın aldığı tahvillerin itfa olanlarının ana paralarını tekrar yatırıma dönüştürmeye devam edecek. 11 Mart toplantısında politika faizinde değişiklik olmayacak.

OCAK AYI ÖDEMELER DENGESİ – TCMB

2020 yılı Aralık ayında 3,2 milyar dolarlık cari işlemler açığı kaydedilmişti. Bunda dış ticaret dengesinin 3,3 milyar dolar açık vermesi etkili olmuştu. Turist sayısının Ocak ayında gerilemeye devam etmesi, cari açık üzerinde önemli bir olumsuz etki yaratmayacak. Öte yandan Ocak ayında dış ticaret açığındaki önceki aya göre 1,5 milyar dolarlık azalış cari açığın azalmasına katkıda bulunacak.

TCMB VE BDDK, 4 MART 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

26 Şubat ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) beş hafta sonrasında önceki haftaya göre ilk kez hafif de olsa yükseliş kaydetti. Kredi tarafında ticari kredi faiz oranları düşerken, bireysel kredi faiz oranları artışını sürdürdü: TL cinsi ticari kredi faiz oranları %19,32 seviyesine gerilerken bireysel kredi faiz oranları %22,87 seviyesine yükseldi. TL cinsi ortalama mevduat faiz oranları önceki haftaya göre hafif artışla %16,24 seviyesine yükseldi. Döviz tevdiat hesapları (yabancı para cinsi mevduatlar) tüzel kişilerin hesabındaki düşüşün etkisiyle 223,7 milyar dolar büyüklük ile bir önceki haftaya göre 2,5 milyar dolar azaldı. Altın ve dövizden oluşan uluslararası rezervler bir önceki haftaya göre 1,2 milyar dolar artışla 95,2 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yabancı yerleşiklerin mülkiyetindeki hisse senedi ve DİBS portföyü toplamı bir önceki haftaya göre 3,0 milyar dolar azalarak 38,8 milyar dolar seviyesine geriledi ki bunda özellikle hisse senetleri portföyündeki 2,8 milyar dolarlık azalışın etkisi var.

12 MART 2021, CUMA

MART AYI MERKEZ BANKASI BEKLENTİ ANKETİ

Şubat ayı anket sonuçlarına göre yıl sonu beklentileri TÜFE için %11,23, dolar/TL kuru için 7,787,  cari işlemler açığı için 24,1 milyar dolar, GSYH büyümesi için %4,05 seviyelerinde bulunuyor. Anket sonucuna göre 2022 yılı GSYH büyüme beklentisi ise %4,26.

OCAK AYI SANAYİ ÜRETİMİ ENDEKSİ

2020 yılı Aralık ayında sanayi üretimi bir önceki aya göre %1,3 artarken bir önceki yılın aynı ayına göre %9 büyüme kaydetmişti. Ocak ayında ihracat ve ithalattaki azalışın sanayi üretiminde de bir önceki aya göre düşüş kaydetmesi ihtimalini ortaya koyuyor. Reel Kesim Güven Endeksi’nde yer alan yatırım harcaması alt endeksinin Ocak ayında önceki aya gerilemesi de bu beklentiyi kuvvetlendiriyor.

OCAK AYI PERAKENDE SATIŞ ENDEKSİ

2020 yılı Aralık ayında perakende satış hacim endeksi bir önceki aya göre %4,2 azalırken, bir önceki yılın aynı ayına göre %0,6 artış kaydetmişti. Ticaret sektörü güven endeksi verisi altında yer alan “son üç ayda iç hacmi (satışlar)” alt endeksinin Ocak ayında bir önceki aya göre %3,8 daralması ve yine Ocak ayında TL cinsi tüketici kredileri ve bireysel kredi kartları harcamalarının önceki aya göre yavaşlaması, perakende satış hacmini aşağı çekecek iki gelişme olarak karşımıza çıktığını belirtmek isterim.

OCAK AYI SANAYİ, TİCARET VE HİZMET SEKTÖRLERİ CİRO ENDEKSLERİ

2020 yılı Aralık ayında sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi, bir önceki aya göre %0,4 azalma kaydetmişti. Alt detaylara göre; sanayi sektörü ciro endeksi 2020 yılı Aralık ayında aylık %3,1, hizmet ciro endeksi %0,4 artarken, inşaat ciro endeksi %3,6, ticaret ciro endeksi %2,4 azalmıştı.

Dr. Fulya Gürbüz

Öncü merkez bankalarının para politikası kararları neden bizi ilgilendiriyor?

Bu videoda Türkiye’nin dış borç yükünü dikkate alarak öncü merkez bankalarının para politikası kararlarının neden Türkiye ekonomisi için önemli olduğunu anlatıyorum.

Makro-ekonomi gündemi: Nakit bütçe, dış ticaret endeksleri, işsizlik, cari işlemler dengesi ve Avrupa Merkez Bankası para politikası kararı

7 Aralık 2020, Pazartesi

KASIM AYI HAZİNE NAKİT BÜTÇE VERİLERİ

Hazine nakit bütçe dengesi Ekim 2020’de 6,7 milyar TL, merkezi yönetim bütçesi ise 4,9 milyar TL açık vermişti. Böylece 2020 yılının ilk 10 ayında Hazine nakit dengesi 147,5, merkezi yönetim bütçesi ise 145,5 milyar TL açık vermiş oldu. 2019 yılı genelinde her iki bütçe kaleminde sırasıyla 130,5 milyar TL ve 123,7 milyar TL açık kaydedilmişti.

9 Aralık 2020, Çarşamba

EKİM AYI DIŞ TİCARET MİKTAR ENDEKSLERİ

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi aylık %11,2 artışla Eylül 2020’de 168,2 seviyesine, ithalat miktar endeksi ise aylık %2,0 artışla 146,7 seviyesine yükselmişti. Ekim ayında ihracat hacmi önceki aya göre artarak 17,3 milyar dolar olurken, ithalat hacmi 19,7 milyar dolara gerilemişti. Miktar endekslerinde de benzer bir seyir göreceğiz. 

10 Aralık 2020, Perşembe

AĞUSTOS-EYLÜL-EKİM AYLARINI KAPSAYAN EYLÜL DÖNEMİ İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ

2020 yılı Ağustos döneminde tarım, sanayi, inşaat ve hizmet sektörleri istihdam verilerinde önceki aya göre artış kaydedilmişti. Sektörlerin toplam istihdam içindeki payları tarımda %19,20, sanayide 19,82, inşaatta %6,25 ve hizmet sektöründe %54,74 olarak gerçekleşmişti. İşsizlik oranı ise Ağustos döneminde %13,21 seviyesine, geniş tanımlı işsizlik oranı ise %23,10 seviyesine gerilemişti. Geniş tanımlı işsizlik oranı, iş aramayıp çalışmaya hazır olan kişilerin sayısı dikkate alınarak hesaplanıyor: Resmi işsiz sayısına (4.194.000) iş aramayıp çalışmaya hazır olan kişilerin sayısı (4.083.000) eklenerek bulunan rakam (8.277.000), resmi işgücü (31.749.000) sayısına iş aramayıp çalışmaya hazır olan kişilerin sayısı (4.083.000) eklenerek bulunan rakama (35.832.000) bölünerek hesaplanıyor. İmalat sektörü PMI verilerine göre Eylül ve Ekim aylarında sanayi istihdamında artış kaydedildi. İşten çıkarmaların sınırlandığı mevcut ortamda Eylül döneminde büyük olasılıkla istihdam tarafında olumsuz bir seyir görmeyeceğiz.

AVRUPA MERKEZ BANKASI (AMB) PARA POLİTİKASI KARARI

AMB politika faizinde değişiklik beklenmezken tahvil alım programının süresinde uzatma, teşvik paketi büyüklüğünde ise artış bekleniyor. 

TCMB VE BDDK, 27 KASIM 2020 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

27 Kasım ile biten haftada, TL cinsinden ticari kredi faiz oranı %17,49, tüketici kredileri faiz oranı %20,54, mevduat faiz oranı %14,59 seviyelerine yükseldi. 7 Eylül 2020’de 343,1 milyar TL ile zirve yapan Merkez Bankasının günlük toplam fonlama miktarı 4 Aralık’ta 251 milyar TL seviyesinde bulunurken ortalama fonlama maliyeti %14,99 seviyesinde.

27 Kasım 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

11 Aralık 2020, Cuma

EKİM AYI ÖDEMELER DENGESİ VERİLERİ

Eylül ayında cari işlemler dengesi 2,36 milyar dolar açık vermiş, alt detayda dış ticaret açığı 3,71 milyar dolar olmuştu. Aynı ay TÜİK tarafından açıklanan dış ticaret verileri 4,85 milyar dolar açık vermişti. Cari işlemler alt kalemlerinde yer alan dış ticaret dengesi ile TÜİK tarafından açıklanan dış ticaret dengesi farklılık göstermektedir. TÜİK dış ticaret verilerinden farklı olarak ödemeler dengesi tablosunda; ihracat tarafında bavul ticareti, ithalat tarafında ise navlun ve sigorta verileri dikkate alınmaktadır. TÜİK verilerine göre Ekim ayında 2,37 milyar dolar dış ticaret açığı kaydedildi. Söz konusu azalma cari işlemler dengesi üzerinde olumlu etki yapacaktır. Ek olarak Hazine’nin Ekim ayında 2,5 milyar dolarlık eurobond ihracı yoluyla gerçekleştirdiği yurt dışı borçlanması ise ödemeler dengesi raporunda yer alan finans hesabını da yukarı çekecektir.

Dr. Fulya Gürbüz

Bu hafta nakit bütçe, dış ticaret, işsizlik, cari açık ve AMB para politikası kararını takip edeceğiz

7 Eylül 2020, Pazartesi

Ağustos ayı nakit bütçe dengesi açıklanacak. Koronavirüs kaynaklı olarak giderlerin gelirlerden hızlı artması sebebiyle Şubat ayından bu yana aralıksız artan bütçe dengesi en son 30 Temmuz ayında 30,8 milyar TL açık verdi. Böylece 2019 yılı genelinde toplam 130,5 milyar TL açık veren nakit bütçe dengesi 2020 yılının ilk 7 ayında yeni bir rekor kırarak 140 milyar TL’lik bütçe açığı kaydetti. 

9 Eylül 2020, Çarşamba

Temmuz ayı dış ticaret endeksleri açıklanacak. Nisan ayında KOVİD-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle dip yapan ihracat ve ithalat miktar endeksleri Mayıs ayında tedbirlerin gevşetilmesiyle kısmen, Haziran ayında ise daha sert yükseliş kaydetti. Birim değer endekslerinde bozulmanın ise Haziran ayında yavaşlayarak da olsa sürdüğünü gördük. Dış ticaret endeksleri hizmet dış ticaretini kapsamamaktadır.

10 Eylül 2020, Perşembe

Avrupa Merkez Bankası (AMB) para politikası kararını açıklayacak. Toplantıda politika faizinde değişiklik gelmeyecek ancak AMB’nin bölge ve küresel ekonomi değerlendirmelerine, enflasyon ve büyüme beklentilerine ve Banka’nın likidite ihtiyacını sağlamaya yönelik faaliyetlerinde olası yeniliklere odaklanacağız. AMB, 16 Temmuz tarihli olağan para politikası toplantısında enflasyonda yıllık %2 hedefini koruduklarını, %-0,5 (yüzde eksi 0,5) ile %0,25 aralığındaki politika faiz oranlarında ise değişiklik yapmadıklarını, toplam 1,35 trilyon Euro büyüklüğündeki Pandemi Acil Satın Alma Programını en az Haziran 2021’e kadar sürdüreceklerini, 20 milyar Euro değerindeki aylık net varlık alım programına politika faizlerini artırana kadar devam edeceklerini, son olarak da bankaların şirket ve hane halkına kredi vermeyi sürdürebilmeleri için yeniden finansman faaliyetlerine devam edeceklerini duyurmuştu. Makro-ekonomik veri tarafında, 2019 yılında ortalama yıllık %1,3 büyüyen Euro Bölgesi GSYH’si 2020 yılının ilk çeyreğinde yıllık %3,1, ikinci çeyreğinde de yıllık %15,0 daraldı. İkinci çeyrekte önceki çeyreğe göre daralma %12,1 oldu. AMB Başkanı Lagarde, 16 Temmuz tarihli para politikası toplantısı sonrasında yaptığı basın toplantısında üçüncü çeyrekte ekonomik toparlanma beklediklerini, enflasyonun ise önümüzdeki aylarda düşmeye devam edeceğini, 2021 yılı başlarında ise yükselme eğilimine gireceğini beklediklerini duyurmuştu. Temmuz ayında yıllık %0,4 artan tüketici fiyatları endeksinin Ağustos ayında yıllık %0,2 düşmesi Lagarde’ın ilk öngörülerini doğruladı. Lagarde, Mart-Haziran döneminde aldıkları tedbirlerin 2022 yılı sonuna kadar GSYH’ye %1,3, yıllık enflasyona ise %0,8 katkı yapacağını tahmin ettiklerini eklemişti.

Haziran dönemi (Mayıs-Haziran-Temmuz) işgücü verileri açıklanacak. Pandemi kaynaklı olarak işten çıkarma yasağının etkisiyle Mayıs ayında işsizlik oranı %12,89 ile önceki aya göre hemen hemen aynı kalmıştı. tradingeconomics.com işsizlik oranının Haziran döneminde %13,4 seviyesine yükseleceğini tahmin ediyor.

TCMB ve BDDK 4 Eylül 2020 tarihli haftalık para ve banka verilerini açıklayacak. 28 Ağustos tarihli verilere göre TL cinsi mevduat faiz oranı ile TL cinsinden tüketici kredi faiz oranı ortalama değerler olarak son dört haftadır yükselişini sürdürdü. Öte yandan kamu bankalarının yabancı para (YP) net genel pozisyon açığının önceki haftaya göre 3,1 milyar dolar azalarak 4,8 milyar dolara gerilemesi toplam bankacılık sektörünün YP net genel pozisyon açığının 0,4 milyar dolar seviyesine gerilemesinde etkili oldu. TCMB’nin brüt döviz rezervleri ise önceki haftaya göre 3,8 milyar dolar düşüş kaydederek 41,6 milyar dolar seviyesine geriledi. 28 Ağustos 2020 para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

11 Eylül 2020, Cuma

Temmuz ayı ödemeler dengesi verileri açıklanacak. Haziran ayında cari işlemler hesabı 2,9 milyar dolar açık vermişti. Temmuz ayında dış ticaret açığındaki hafif gerileme, cari işlemler açığında da paralel bir etki yaratacak.

Dr. Fulya Gürbüz