Aralık ayında küresel imalat sektörü büyümeye devam etti

IHS Markit verilerine göre Aralık ayında artan yeni siparişlerin etkisiyle Türkiye dahil küresel imalat sektörleri büyüme kaydederken fiyatlar üzerindeki baskılar artmaya devam ediyor. Sebepleri, son gelen verilerin ışığında ortaya koymaya çalışalım.

2020 yılı Aralık ayında Türkiye’nin ihracat ve ithalatı önceki aya göre arttı…

Ticaret Bakanlığı Genel Ticaret Sistemine göre 2020 yılının Aralık ayında ihracat önceki aya göre %11’lik artışla 17,8 milyar dolar, ithalat ise %6’lık artışla 22,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2020 yılı genelinde toplam ihracat 169,5 milyar dolar, ithalat 194,2 milyar dolar oldu; ihracat 2019 yılı geneline göre %6,3 gerilerken, ithalat %4,3 artış kaydetti.

Türkiye’nin dış ticaretindeki artış imalat sektörünü beslerken maliyetler artıyor…

IHS Markit ve İstanbul Ticaret Odası iş birliğiyle hazırlanan Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) Aralık ayında 50,8 değerini aldı. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü, 50 altındaki değerler ise küçüldüğünü gösteriyor. Endeksin, Kasım ayında 51,4 değerini almışken Aralık ayında 50,8 değerine gerilemesi ise sektörün önceki aya göre yavaşlayarak büyümeye devam ettiği anlamına geliyor. Nitekim yayınlanan raporda “… koronavirüs (COVID-19) salgınında yaşanan ikinci dalga ve salgının yayılımını önlemek amacıyla devreye sokulan” kısıtlamaların Aralık ayında imalat sektörünün üretim ve yeni siparişlerde hatta yeni ihracat siparişlerinde yavaşlamalara yol açtığı ifade ediliyor. Öte yandan raporda yer aldığı üzere, imalat sektöründe yaşanan yavaşlamaya rağmen imalat sektöründe istihdam üst üste yedinci ay olan Aralık ayında da arttı, paralelinde satın alımlarda yükseliş kaydedildi. Peki Aralık ayında istihdam, satın alımlar ve üretimdeki artışların imalatçıya maliyeti ne oldu? Koronavirüs kaynaklı kapatmaların etkisiyle yaşanan hammadde kısıntıları Aralık ayında hammadde fiyatlarını yukarı çekerken, imalatçıların girdi maliyetlerinin yükselmesine sebep oldu.

TÜİK’in yayınladığı verilere göre yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Aralık 2020’de aylık %2,36, yıllık %25,15 artış kaydetti. Tüketici fiyat endeksinde (TÜFE) ise aylık artış %1,25, yıllık artış %14,60 oldu. Pandemi kaynaklı ilk kapatmaların başladığı Nisan 2020’den yılsonuna kadarki dönemde üretici fiyatları %21,2, tüketici fiyatları %12,0, yarı yarıya ABD doları ve Euro’dan oluşan döviz sepeti ise %28,1 artış kaydetti. İmalat üretiminde ağırlıklı olarak ithal girdi kullanılması sebebiyle kur artışları üretim maliyetlerini doğrudan etkileyen ana faktördür.

Türkiye imalat sektörünü dış ticaret ortaklarının imalat sektörlerindeki büyüme destekledi…

J.P.Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI Endeksi Aralık ayında 53,8 değeri ile önceki ayın seviyesini korusa da üretim, yeni siparişler ve yeni ihracat siparişleri artmaya devam etti. İmalat sektörleri Aralık ayında sırasıyla en yüksek hızla büyüyen ilk iki ülke Brezilya ve Tayvan oldu. Bu ülkeleri sırasıyla Almanya, Hollanda, Kanada, İngiltere, İrlanda ve ABD izledi. Türkiye’nin sırasıyla en büyük ihracat pazarları olan Almanya’nın ilk sırada yer aldığı AB ülkeleri, İngiltere, ABD, Çin, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirliği ve Hindistan imalat sektörlerinde Aralık ayında kaydedilen büyüme Türkiye’nin imalat sektörünün de büyümeye devam etmesine katkı sağladı. İngiltere’nin AB’den ayrılma sürecinde (Brexit) stokları artırma gayreti hem İngiltere’nin hem de AB ülkelerinin imalat sektöründe, dolayısıyla da yeni ihracat siparişlerinde artışı beraberinde getirdi. Türkiye’nin en büyük dış ticaret pazarı olan Almanya’nın Aralık ayı PMI raporunda imalat sektörünün büyüme kaydetmesini destekleyen etkenler olarak yurt içi talep ile AB’den ve Çin’den gelen ihracat siparişlerine vurgu yapıldı.

Pandemi gölgesinde küresel imalat sektörlerindeki iyileşme, enflasyonu yukarı çekiyor…

JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI raporunda yazıldığı üzere küresel ara mal üreticileri Aralık ayında istihdamı artırırken tüketim ve yatırım malları üreticileri aynı ay istihdama destek veremediler. Pandemi kaynaklı arz kısıntıları ve artan ulaşım maliyetleri hem üretim maliyetleri hem de satış fiyatlarındaki artışın hızlanmasına sebep oldu. Diğer bir ifadeyle, küresel imalat sektörünün ayakları üzerinde durabilme çabaları enflasyonist baskının artmasına sebep oluyor. Artan enflasyon baskısı, pandemi etkisiyle küresel çapta artan işsiz nüfusun geçim sıkıntısını daha da zora sokuyor. Artan maliyetler ve gelir kaybı, bireylerin ve şirketlerin kredi borçları dolayısıyla da bankacılık sistemi üzerinde kara bulutların toplanmasına sebep oluyor. 2008-2009’da patlayan küresel finansal kriz, Mart 2018’de ABD’de Trump yönetiminin başlattığı ticaret savaşı ve son olarak 2019 yılının sonunda ortaya çıkan pandemi; finansal riski giderek sarmala dönüştürüyor. Bu sebeple dikkatler, aşının Covid-19 ve türevlerine etki edip etmeyeceğine yoğunlaşmış durumda. İyi senaryoda ekonomik aktivitenin iyileşmeye başlayacağını, kötü senaryoda ise gelir dağılımındaki makasın giderek açılacağını tahmin etmek zor değil. Makas ifadesi düşük gelir grubuyla yüksek gelir grubu arasındaki uçurumu ifade ediyor. Krizler ve bulaşıcı hastalıklarla daima yüzleşmek zorunda kalan ve kalacak olan küresel yönetimler mevcut ortamda finansman ihtiyacını sağlamaya çalışıyorlar. Öte yandan da cesaret kırıcı işsizlik verileri ve artan fiyatlar gelir dağılımının bozulmaya devam etmesine sebep oluyor. Anlaşılıyor ki aşı ile ilgili olumlu sinyaller alana kadar gelir dağılımı üzerindeki riskler de artmaya devam edecek. Aşı elbette bir çözüm ancak kalıcı çözüm için küresel yönetimlerin dış politika ve dış ticarette yapıcı bir tutum sergilediği, küresel gelir dağılımının adil bir resim ortaya koyduğu ütopik bir dünyanın hayalini kuruyorum.

Dr. Fulya Gürbüz

Üretim maliyetleri ve tüketici fiyatları artmaya devam ediyor

Pandeminin gölgesinde 2021 yılında Türkiye dahil küresel ekonomiler artan işsizlik ve enflasyona karşı ekonomik büyüme mücadelesi vermeye devam edecek. En yüksek enflasyon ve politika faizine sahip dördüncü ülke olan Türkiye için şartlar çok daha zorlayıcı.

TÜİK Aralık ayı enflasyon verilerini açıkladı. Üretici ve tüketici fiyat enflasyonları hem bir önceki aya göre hem de bir önceki yılın aynı ayına göre artışlarını sürdürdü. Endekslerin aylık artışları Kasım ayına göre yavaşladı.

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Aralık 2020’de yıllık %25,15, aylık %2,36 arttı. Endeks, Kasım ayında bir önceki aya göre %4,08 artış kaydetmişti.

Tüketici fiyat endeksinde (TÜFE) yıllık artış %14,60, aylık artış ise %1,25 oldu. Endeks, Kasım ayında bir önceki aya göre %2,30 artış kaydetmişti.

2020 yılı genelinde Yİ-ÜFE ortalama yıllık %12,18, TÜFE %12,28 artış gösterdi.

Arz yetersizliği üretim girdi maliyetlerini yükseltti…

Üretim maliyetlerinde Aralık ayında kaydedilen artışın sebepleri IHS Markit ve İSO işbirliğiyle hazırlanan Aralık ayı imalat sektörü PMI raporunda belirtildiği üzere: Arz yetersizlikleri ve Türk lirasındaki zayıflık. Aralık ayında Türk lirası, ABD dolarına karşı %3,4, Euro’ya karşı %0,7 değer kazandı.  

Nitekim Yİ-ÜFE verilerinin alt detaylarında Kasım ayında aylık %4,77 artış kaydeden ara malı üretim maliyetlerinin Aralık ayında %2,91 artış kaydettiğini görüyoruz. Söz konusu yavaşlamada ABD doları ve Euro’nun Türk lirasına karşı gerilemesinin etkisi var.

Tüketicinin temel ihtiyaçları daha da pahalanıyor…

İndirim sezonu, giyim fiyatlarının Aralık ayında düşmesine sebep olurken gıda, barınma, ulaştırma ve sağlık maliyetleri artışını sürdürdü. Arz yetersizliği ve tedarik zincirindeki aksamalar mal fiyatlarının yükselmesine ve bunun da tüketici fiyatlarına yansıtılmasına sebep oluyor.

Her ne kadar Merkez Bankası ve BDDK’nın Aralık ayında enflasyonu düşürmeye yönelik tedbirleri Türk lirasına nefes aldırmış olsa da Covid-19 kaynaklı kapatmaların sebep olduğu arz yetersizliğinin devam etmesi fiyatlar üzerindeki baskının artmasında etkili olacak. Pandeminin gölgesinde 2021 yılında Türkiye dahil küresel ekonomiler artan işsizlik ve enflasyona karşı ekonomik büyüme mücadelesi vermeye devam edecek. En yüksek enflasyon ve politika faizine sahip dördüncü ülke olan Türkiye için şartlar çok daha zorlayıcı.  

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: Enflasyon, imalat sektörü PMI, dış ticaret, bütçe

Enflasyon, dış ticaret ve imalat sektörü verileri Merkez Bankasının 21 Ocak tarihli para politikası toplantısı için ipucu verecek

4 OCAK 2021, PAZARTESİ

ARALIK AYI ENFLASYON VERİLERİ

Tüketici Fiyat Enflasyonu (TÜFE) Kasım ayında aylık %2,30, yurt içi Üretici Fiyat Enflasyonu (Yİ-ÜFE) ise aylık %4,08 artış kaydetmiş; yıllık bazda artışlar ise sırasıyla %14,03 ve %23,11 olmuştu. 2020 yılı Aralık ayı Reel Kesim Güven Endeksi verileri imalat sektöründe üretim maliyetlerinin zayıflayarak da olsa artmaya devam ettiğini, satış fiyatlarının ise gelecek üç ayda artmaya devam edeceğine işaret etmişti.  Küresel imalat sektörü ve hizmet sektörü PMI verileri Aralık ayında tedarik zincirindeki aksamaların hammadde fiyatlarını yükselttiğini, söz konusu yükselişin küresel bazda birim maliyetleri arttırırken satış fiyatlarına yansıtılmaya devam ettiğini ortaya koymuştu. Bunun yanında Türkiye’de imalat sektöründeki maliyetleri artıran başlıca faktör Türk lirasında yaşanan değer kayıplarıdır. Dolar/TL kurunun Aralık ayında önceki aya göre %3,4, Euro/TL’nin ise %0,7 düşüş kaydetmesi özellikle Yİ-ÜFE üzerindeki baskıyı azaltacaktır ancak hammadde ithalatında olası fiyat artışları söz konusu etkinin zayıf kalmasına sebep olabilir. Bloomberg HT Araştırma Birimi anketine göre Aralık ayında TÜFE’nin aylık %0,9, yıllık %14,2 artması bekleniyor. Merkez Bankası, 2020 yılının son para politikası toplantısı olan 24 Aralık’ta enflasyonist baskılara dikkat çekerek politika faizini %15’ten %17’ye yükseltmişti.

ARALIK AYI KÜRESEL İMALAT SEKTÖRÜ PMI VERİLERİ

IHS Markit tarafından ilk yayınlanan tahminlere göre ABD, Avustralya, Euro Bölgesi, İngiltere imalat sektörleri Aralık ayında büyümeye devam etti. En büyük dış ticaret ortağımız olan Almanya’da Çin’den devam eden talep, ülkenin ihracatı ve imalat sektörü üretiminde artışı beraberinde getirdi. İngiltere’deki üretim artışında Brexit kaynaklı stok artışları, ABD’de ise iç talep kaynaklı üretim artışlarına dikkat çekildi. Aralık ayında Türkiye’de hem Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) hem de SAMEKS Sanayi Endeksi verileri siparişlerdeki artışa bağlı olarak sanayi üretiminde büyüme sinyalleri verdi. RKGE’nin alt detayları mevcut ihracat siparişlerinde önceki aya göre düşüş kaydedildiğine işaret etse de özellikle Almanya imalat sektöründeki büyümenin Türkiye’nin Aralık ayında ihracat hacmi üzerinde de yukarı yönlü etki yaratacağını tahmin ediyorum.  

ARALIK AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ

Dış Ticaret Bakanlığı Aralık 2020 dış ticaret verilerini açıklayacak. Kasım ayında ihracat 16,1 milyar dolar, ithalat 21,2 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. 2020 yılı ilk 11 ayında toplam 151,3 milyar dolar ihracat, 197,6 milyar dolar ithalat hacmi kaydedildi. Aralık ayında sanayi sektörüne ait olumlu sinyaller ithalat ve ihracatta önceki aya göre artışa işaret ediyor.

EKİM AYI FİNANSAL KESİM DIŞI FİRMALARIN DÖVİZ POZİSYONU

2020 yılı Eylül ayında finans dışı firmaların döviz varlıkları 130,8 milyar dolar, döviz yükümlülükleri 293,1 milyar dolar olarak kaydedilirken, net döviz pozisyon açığı 162,3 milyar dolar olmuştu. Sektörün net döviz pozisyon açığı Şubat 2018’de 222,6 milyar dolar seviyesine kadar yükselmiş, o tarihten itibaren net döviz pozisyon açığı azalma eğilimini korumuştur.

7 OCAK 2021, PERŞEMBE

TCMB VE BDDK, 31 ARALIK 2020 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

Aşağıda yer alan tabloda mevduat ve kredi faiz oranları haricinde 25 Aralık 2020 tarihli para ve banka verileri gösterilmektedir. 1 Ocak 2021 Cuma gününün resmi tatil olması sebebiyle mevduat ve kredi faiz oranları 18 Aralık 2020 tarihine aittir. 25 Aralık 2020 haftasında uluslararası resmi rezervler önceki haftaya göre 2,8 milyar dolar artış kaydetti; altın rezervleri haftalık bazda 1,0 milyar dolar, döviz rezervleri 1,8 milyar dolar arttı. Aynı haftada yabancı yerleşiklerin hisse senedi portföyü 0,7 milyar dolar, tahvil portföyü ise 0,2 milyar dolar artış kaydetti.

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM
* Kredi ve mevduat faiz oranları verileri 18 Aralık 2020 tarihine aittir

8 OCAK 2021, CUMA

ARALIK AYI HAZİNE NAKİT BÜTÇE VERİLERİ

Hazine Nakit Bütçesi Kasım ayında 12,6 milyar TL fazla vermiş, 2020 yılının ilk 11 ayında toplam nakit dengesi 135,1 milyar TL açık vermişti. Söz konusu dönemde Hazine 222,7 milyar TL iç borçlanma, 7,1 milyar TL dış borçlanma gerçekleştirdi. Hazine Nakit Bütçe Dengesi ile Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi genel olarak yakın sonuçlar vermektedir.

Dr. Fulya Gürbüz

Yılın son haftasında imalat sektörü PMI verilerini izleyeceğiz

Kovid-19 dalgasının artması ile devreye alınan kısıtlamaların Aralık ayında imalat sektörlerine etkisini IHS Markit ilk tahminlerinden edineceğiz

28 ARALIK 2020, PAZARTESİ

KASIM AYI ULUSLARARASI REZERVLER VE DÖVİZ LİKİDİTESİ

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan uluslararası rezerv varlıkları Ekim ayında aylık 4,8 milyar dolarlık artışla 84,5 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Uluslararası rezervlerin önemli bir kısmını altın (42,2 milyar dolar), nakit ve mevduatlar (31,9 milyar dolar), menkul kıymetler (8,9 milyar dolar) oluşturuyor. Menkul kıymetler Nisan 2013’te gördüğü zirve olan 103,8 milyar dolardan Ekim 2020’de 8,9 milyar dolar seviyesine gerilemişken, altın rezervleri aynı dönemde 20,2 milyardan dolardan 42,2 milyar dolar seviyesine yükseldi. Nakit ve mevduatlar aynı dönemde 8,4 milyar dolardan 31,9 milyar dolara yükselmiş durumda. Böylece Nisan 2013’ten Ekim 2020’ye kadarki dönemde Türkiye’nin uluslararası rezervleri 134,0 milyar dolardan 84,5 milyar dolar seviyesine gerilemiş oldu. Peki, uluslararası rezervlerdeki erimenin Türkiye ekonomisi üzerinde nasıl bir etkisi oldu? Ekonomi yavaşladı: Uluslararası rezervlerin arttığı 2010-2013 döneminde Türkiye GSYH’si yıllık ortalama %8,3 büyürken, rezervlerin azaldığı 2014-2018 döneminde büyüme yıllık ortalama %5,0’e geriledi. Gelelim TCMB’nin kasasında nette ne kadar rezervi olduğuna. Yani, TCMB’nin varlıklarının yükümlülüklerini karşılayıp karşılamadığına. TCMB’nin Kasım 2016’da başladığı (0,3 milyar dolar) ve Mart 2019’da yoğun olarak kullanmaya başladığı (13,1 milyar dolar) vadeli döviz işlemlerinden (swap, forward ve futures) doğan yükümlülükleri en son Ekim 2020’de 61,3 milyar dolara yükselmiş durumda. Altın rezervlerini ayırdığımızda, Ekim 2019’da TCMB’nin likit olan döviz varlıkları (40,8 milyar dolar) ile vadeli döviz işlemlerinden doğan döviz yükümlülüklerinin (61,3 milyar dolar) farkını gösteren net pozisyon açığı 20,4 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Yani, TCMB’nin likit döviz varlıkları döviz yükümlülüklerini karşılamaya yetmiyor.

ARALIK AYI KÜRESEL İMALAT SEKTÖRÜ PMI İLK TAHMİNLERİ

IHS Markit tarafından açıklanan imalat sektörü PMI verileri Almanya ve Euro Bölgesinde Kasım ayında hız kaybederek büyümeye devam etmiş, ABD ve İngiltere’de ise imalat sektörü artan hızda büyümeye devam etmişti. Kovid-19 dalgasının artması ile devreye alınan kısıtlamaların Aralık ayında imalat sektörlerine etkisini IHS Markit ilk tahminlerinden edineceğiz. Ülke ve bölge olarak en büyük ticaret ortağımız olan Almanya ve Euro Bölgesi imalat sektörleriyle Kasım ayında benzer bir performans gösteren Türkiye’nin imalat sektörü hız kaybı yaşamış olsa da büyümesini sürdürmüştü. Aralık ayının ilk üç haftasında ticari kredilerdeki artış hızının Kasım ayının aynı dönemine göre artış kaydetmesi imalat sektörüne destekleyici bir etki yapmış olabilir. 31 Aralık’ta açıklanacak olan Aralık ayı SAMEKS sanayi verileri ve 4 Ocak’ta açıklanacak olan İSO ve IHS Markit işbirliğiyle yayınlanan Türkiye imalat sektörü PMI verileri söz konusu etkinin destekleyici olup olmadığını gösterecek. Ek olarak Ocak ayının ilk haftasında Dış Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanacak olan dış ticaret veriler dei imalat sektörünün Aralık ayı performansına ilişkin önemli bir ipucu olacak.

29 ARALIK 2020, SALI

ARALIK AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ

TÜİK tarafından açıklanan Ekonomik Güven Endeksi, Kasım ayında bir önceki aya göre 3,3 puan düşüşle 89,5 seviyesine gerilemişti. TÜİK’in açıklamasına göre ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması ortalama üzeri güveni, küçük olması ise ortalama altı güveni göstermektedir. Aralık ayında Ekonomik Güven Endeksinde en büyük ağırlığa sahip olan Reel Kesim Güven Endeksinin önceki aya göre %2,8 artış kaydetmesi ve Tüketici Güven Endeksinin önceki ayla aynı kalmasına rağmen Hizmet Sektörü Güven Endeksinin aylık %9,2’lik düşüşü Ekonomik Güven Endeksini aşağı çekecektir.

31 ARALIK 2020, PERŞEMBE

TÜİK KASIM AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ

TÜİK verilerine göre Ekim ayında ihracat 17,3 milyar dolar, ithalat 19,7 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Dış Ticaret Bakanlığı Aralık ayı başında Kasım ayı geçici verilerine ilişkin olarak ihracatın 16,1 milyar dolara gerilediğini, ithalatın ise 21,2 milyar dolara yükseldiğini duyurmuştu. Ocak ayı ilk haftasında Bakanlık, Aralık ayı dış ticaret verilerini açıklayacak.

ARALIK AYI SAMEKS SANAYİ VE HİZMET ENDEKSLERİ

Kasım ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış SAMEKS Sanayi Endeksi bir önceki aya göre 2,1 puan düşüşle 46,3 seviyesine gerilemişti. SAMEKS Hizmet Endeksi ise önceki aya göre 1,9 puan artışla 50,4 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50 seviyesinin altında olması sektörün önceki aya göre daraldığını, 50 seviyesinin üzerinde olması sektörün önceki aya göre büyüme kaydettiğini gösteriyor. Sanayi ve hizmet sektörlerinin bileşiminden oluşan SAMEKS Bileşik Endeksi ise Kasım ayında 0,5 puan azalışla 49,0 seviyesine geriledi.

2020 YILI 3. ÇEYREK DIŞ BORÇ STOKU

Haziran 2020’de Türkiye’nin dış borç stoku 421,8 milyar dolar ile Haziran 2016 seviyelerine gerilemişti. Dış borç stokunun 123,7 milyar dolarını kısa vadeli, 298,2 milyar dolarını orta ve uzun vadeli dış borçlar oluşturuyor. Toplam dış borç stokunun yaklaşık %39’u kamuya, %33’ü finansal olmayan kuruluşlara, %24’ü finansal kuruluşlara, %5’i TCMB’ye ait bulunuyor. Türkiye’nin toplam dış borç stoku Mart 2018’de 466,9 milyar dolar ile zirve yapmıştı. Dış borç stokunun Mart 2018’den Haziran 2020’ye olan dönemde 45,1 milyar dolar azalmasında finansal kuruluşların dış borç stokunun aynı dönemde 65 milyar dolar azalması, kamu sektörünün dış borç stokunun 22,8 milyar dolar artması ve TCMB’nin dış borç stokunun 18,2 milyar dolar artması etkili oldu.

TCMB VE BDDK, 25 ARALIK 2020 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

18 Aralık ile biten haftada, döviz tevdiat hesapları (DTH, döviz cinsinden mevduatlar) yeni rekorunu kırdı. DTH’lar bir önceki haftaya göre 2,4 milyar dolar artışla tarihi zirvesi olan 223,8 milyar dolar seviyesine yükseldi. TL cinsinden ortalama mevduat faiz oranı %15’i geçerken, TL mevduatları önceki haftaya göre 6,4 milyar dolar düşüşle 1 trilyon 557 milyar TL’ye geriledi. 1-3 ay vadeli TL mevduatlarının faiz oranı önceki ortalama %16,12’den %15,98 seviyesine geriledi. TL cinsinden tüketici kredi faizleri %22,26 seviyesi ile Ağustos 2019 seviyelerine yükseldi. TL cinsinden ticari kredi faizleri de %18,96 ile Eylül 2019 seviyelerine yükseldi. 24 Aralık’ta 2020 yılının son para politikası toplantısını gerçekleştiren TCMB, politika faizini %15’ten %17 seviyesine yükseltti. Aralık ayı başından itibaren %15 seviyesinde bulunan TCMB’nin ortalama fonlama faizi, politika faizindeki artışın ardından 25 Aralık’ta %15,48 olarak gerçekleşti. Uluslararası rezervler ise 18 Aralık’ta 91,8 milyar dolar ile Ağustos 2020 seviyelerine yükseldi. Rezervlerdeki artışta yabancı yatırımcıların Türkiye’nin hisse ve tahvil piyasalarında önceki haftaya göre 3 milyar dolarlık alım yapmaları etkili oldu. En son 13 Mart tarihinde yabancı yerleşiklerin hisse ve tahvil stoku 36,8 milyar dolar seviyesindeyken 18 Aralık’ta tekrar 34,5 milyar dolar seviyesine yükselmiş bulunuyor.

18 Aralık 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

1 OCAK 2021, CUMA

YENİ YILDA ÜLKEMİZE SAĞLIK, MUTLULUK, BEREKET DİLİYORUM.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomide büyümenin anahtarı aşıda

Ekonomide büyümenin kilidini bilginin küreselleştiği mevcut pandemi sürecinde aşıların etkinliği, virüsün yapısındaki değişikliklere uyumları ve aşılama süreci açacak.

Çember daralıyor derken Covid-19 hanemize girdi. 14-18 Aralık haftasının başında kızım ve hemen ardından oğlum Covid-19 virüsüne yakalandılar. Evde izolasyon, hijyen tedbirleri ve maske kullanımı sayesinde virüse maruz kalmadım. Kadıköy İlçe Sağlık Müdürlüğünün sürekli takibinde olmamız, süreci atlatmakta önemli bir faktör oldu. Tüm İlçe Sağlık çalışanlarına sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum.

Gelelim makro-ekonomik verilerden uzak kaldığım son 11 gündeki gelişmeleri anlamaya. Öncelikle sanayi üretimi.

14 Aralık’ta TÜİK Ekim ayı sanayi üretimi endeksini, 22 Aralık’ta da Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Kasım ayı otomotiv sektörü verilerini açıkladı.

Sanayi üretimi Ekim ayında bir önceki aya göre %1,1 artış kaydetse de artış hızı Eylül ayındaki %1,7’lik artışın gerisinde kaldı. Sanayi üretimi, Mayıs ayında bir önceki aya göre %18,2’lik sert yükselişin ardından son 4 aydır artışını yavaşlayarak da olsa sürdürüyor.

Aşağıdaki grafikte gri çubuklar sol eksendeki sanayii üretimi endeksini, mavi çizgi sağ eksendeki otomotiv sektörü toplam üretimini, kırmızı çizgi ise yine sağ eksendeki otomotiv sektörü ihracat verilerini gösteriyor.

Grafikte Ağustos aylarında dikkat çeken düşüşlerin sebebi, Ağustos ayının otomotiv sektörünün tatil yaptığı döneme denk geliyor olması.

Yukarıdaki grafiği incelediğimizde; otomotiv ihracatının otomotiv üretimini, otomotiv üretiminin ise sanayi üretimini doğrudan etkilediğini görebiliyoruz.

Türkiye’nin toplam ihracatının en büyük payını otomotiv sektörü ihracatı oluşturuyor. Türkiye, ihracatının en büyük kısmını ise Almanya’ya yapıyor. Dolayısıyla Türkiye’de sanayi üretiminin Almanya’daki talep şartlarından doğrudan etkilendiğini söylemek yanlış olmayacaktır.

Aşağıdaki grafiği tradingeconomics.com’dan aldım. Mavi çizgi sol eksendeki Almanya’nın otomotiv üretimini, siyah kesikli çizgi ise sağ eksendeki Türkiye’nin otomotiv üretimini gösteriyor. Tarihsel olarak bakıldığında, her iki ülkenin otomotiv üretimindeki artış ve azalışlar paralel seyrediyor.

Ancak grafikte bariz bir şekilde dikkatimizi çeken, Kasım ayında Almanya’nın otomotiv üretimi artarken, Türkiye’nin otomotiv üretiminde gerileme yaşanmış olması. Söz konusu gerilemenin sebeplerini araştırdığımızda;

. Kasım ayı TİM ihracat verilerine göre Almanya’ya yapılan ihracatın Ekim ayına göre gerilediğini,

. Kasım ayı İSO imalat sanayi PMI endeksine göre Türkiye’de yeni ihracat siparişlerinin Ekim ayına göre ivme kaybettiğini,

. IHS Markit Almanya imalat sektörü PMI verilerine göre Almanya’nın ihracat siparişlerindeki artışın Kasım ayında ivme kaybı yaşadığını görüyoruz.

Özellikle en büyük ticaret ortaklarımız olan Euro Bölgesi ve İngiltere’de Covid-19 kaynaklı kapatmaların sıkılaştırılmaya başlandığı Kasım ayında Türkiye’nin ihracatının bir önceki aya göre azalması, sanayi üretiminde de Kasım ayında güç kaybı yaşanacağı ihtimalini artırıyor.

Peki, Aralık ayı ile birlikte sanayi üretiminde nasıl bir tablo bizi bekliyor?

Avrupa’da kapatmaların Aralık ve Ocak aylarında sürecek olması Türkiye’nin üretim performansı üzerinde olumsuz etki yaratacak. Nitekim Avrupa Merkez Bankası (AMB), 10 Aralık tarihli toplantı kararında pandemi ve aşılamaya yönelik artan belirsizliklere vurgu yapılırken negatif faiz politikasını sürdürecekleri belirtilmişti. İngiltere Merkez Bankası da 17 Aralık tarihli toplantısında pandemi kaynaklı kapatmaların 2021 yılı ilk çeyreğine yönelik büyüme beklentilerini aşağı çekeceği vurgulandı. Ek olarak, Almanya ve Çin arasındaki ticaretin Uzak Doğu’da pandemi kaynaklı kapatmalardan doğrudan etkilenecek olması dikkatleri aşı konusundaki gelişmelere çekiyor.

Öte yandan, 16 Aralık tarihli toplantısında Amerikan merkez bankası Fed ekonomik aktivite, işsizlik ve enflasyon üzerinde ağır sonuçları olan pandeminin yarattığı sağlık sorunlarının orta vadede ekonomik görünüm üzerinde dikkate değer bir risk oluşturduğu ve ekonominin seyrinin tamamen virüsün seyrine bağlı olduğu belirtildi.

Bununla birlikte, 20 Ocak’ta resmen başkanlık koltuğuna oturacak olan Biden’in ticari ve siyasi ilişkileri diyalog yoluyla sürdüreceği vaadi, Trump yönetimine göre daha ılımlı bir tablo ihtimalini ortaya koyuyor. Bu, elbette risk algısı üzerinde olumlu bir etki yaratacaktır ancak küresel ekonomide büyümenin kilidini bilginin küreselleştiği mevcut pandemi sürecinde aşıların etkinliği, virüsün yapısındaki değişikliklere uyumları ve aşılama süreci açacak.

Yüksek enflasyonu yüksek faizle dizginlemeye çalışan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına ise hükümetin reformlar yoluyla destek vermesi bekleniyor. İşsizliğin arttığı, gelirlerin azaldığı hem Türkiye ekonomisini hem de küresel ekonomiyi 2021 yılında çok zorlu bir süreç bekliyor. Anahtar ise pandeminin seyri ve aşıda.

Dr. Fulya Gürbüz

Kasım ayında gıda ve ulaştırma, enflasyonu yukarı çekti

TÜİK verilerine göre yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %23,11, bir önceki aya göre %4,08 arttı.

TÜİK

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ise Kasım ayında yıllık %14,03, aylık %2,30 artış kaydetti.

Kaynak: TÜİK

Aşağıdaki grafik Dolar/TL kurundaki değişimlerin üretici fiyatlarını doğrudan etkilemeye devam ettiğini gösteriyor. Kırmızı çubuklar TÜFE, mavi çubuklar Yİ-ÜFE, yeşil çizgi ise Dolar/TL kurundaki yıllık değişimleri gösteriyor.

Üretim tarafında ana metal ve gıda üretimi en yüksek artışı kaydetti…

Salı günü IHS Markit tarafından açıklanan küresel imalat sektörü PMI endeksleri ülke alt detayları raporlarında hammadde kıtlığı ve ulaştırma fiyatlarındaki artışın etkisiyle girdi maliyetlerinin arttığını, söz konusu maliyet artışının ise kısmen çıktı fiyatlarına yansıtılabildiği bilgisini almıştık.

Nitekim Türkiye’de de Kasım ayında önceki aya göre %4,33 yükselen imalat sektörü fiyat artışının ana tetikleyicisi ara mal üretiminde kaydedilen aylık %4,77’lik artış oldu.

Türkiye sanayi sektörü alt sektörlerinde aylık en yüksek artış sırasıyla %7,43 ile ana metal, %6,40 ile gıda, %5,46 ile kağıt ve kağıt ürünleri, %5,32 ile kok ve rafine petrol ürünleri üretiminde kaydedildi.

Yİ-ÜFE endeksinin %89,2’sini imalat sektöründeki fiyat değişiklikleri etkilerken, detayında en büyük ağırlığı %18,6 ile gıda ürünleri, %9,8 ile ana metaller, %9,5 ile tekstil ürünleri, %6,6 ile elektrik ve gaz üretimi ile dağıtımı oluşturmaktadır.

Üretim maliyetleri tüketiciye yansıtılabilirken hizmet fiyatlarındaki artış sınırlı kalıyor…

Kasım ayında aylık %2,30 artış kaydeden TÜFE’yi yukarı çeken iki faktör oldu: Aylık bazda ulaştırma fiyatları bir önceki aya göre %4,51, gıda fiyatları ise %4,16 artış kaydetti. TÜFE’deki değişimlerin %21,1’ini gıda fiyatlarındaki değişimler etkiliyor.

Aşağıdaki grafik mal ve hizmet fiyatlarındaki yıllık değişimleri gösteriyor. TÜFE’yi (koyu kırmızı) yukarı çeken faktörün mal fiyatlarındaki (açık kırmızı) artış olduğu görülürken, hizmet fiyatlarındaki (mavi çizgi) artış daha sınırlı kalıyor.

Kovid-19 kaynaklı sınırlamaların üretim maliyetlerini artırmaya devam ettiği mevcut şartlarda Türk lirasında yaşanan değer kayıpları da maliyetler üzerinde ek yük yaratıyor. Özellikle hane halkının Türk lirasına güveni sağlanana kadar enflasyon üzerindeki etkisi devam edecek gibi gözüküyor.

Dr. Fulya Gürbüz

COVID-19, Dünya imalat sektörü üzerinde kara bir bulut

IHS Markit işbirliğiyle hazırlanan İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) Kasım ayında önceki aya göre 2,5 puan düşüşle 51,4 seviyesine geriledi. Yayınlanan raporda “koronavirüs (COVID-19) salgınında yaşanan ikinci dalganın etkisiyle Türk imalat sektöründeki toparlanmanın Kasım’da hız kaybettiği” ifade edildi. Endeksin 50,0 değerinin üzerinde ölçülen tüm rakamlar sektörde genel anlamda iyileşmeye işaret ediyor.

COVID-19 vaka sayılarının artmasının etkisiyle müşteri talebi ve üretim süreçleri olumsuz etkilenirken, yeni siparişler ve üretim yavaşladı. Yeni ihracat siparişleri ivme kaybetti. Söz konusu ivme kaybında özellikle en büyük ticaret ortağımız olan Avrupa’nın aldığı ihracat siparişlerindeki artışta yaşanan yavaşlamanın etkisi var. Elbette bu gelişmede ihracat ürünlerimizin teknolojik olarak talebi karşılamakta yeterli olup olmadıklarının cevabını da bilmek isterdim.

Öte yandan, Kasım ayıyla birlikte imalat sektörü istihdamı son 6 aydır yükselişini sürdürüyor. COVID-19 sebebiyle küresel çapta artan kısıtlamaların önümüzdeki aylarda devam etmesi halinde ihracat performansımızla birlikte sektör istihdamında da bozulma ihtimali yüksek.

COVID-19 kaynaklı olarak tedarik zincirindeki bozulmalar ise teslimat sürelerinin uzamasına, paralelinde girdi stoklarının da azalmasına sebep oldu. Türk lirasındaki değer kaybının etkisiyle girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarında hızı düşse de artış sürdü.

Dünyada imalat sektörü PMI verileri ne söylüyor?

Kasım ayında imalat sektöründeki yavaşlama sadece Türkiye’ye özgü değil. Ülke ve bölge bazında farklılık gösterse de COVID-19 kaynaklı kısıtlamaların artması talep üzerinde azalmaya sebep olurken istihdamda düşüş, tedarik zincirindeki bozulmalara bağlı girdi maliyetlerinde artış var. Artan rekabetin etkisiyle girdi maliyetleri kısmen çıktı fiyatlarına yansıtılmış durumda.

Aşağıda halihazırda IHS Markit tarafından yayınlanmış ülke ve bölge bazında PMI raporlarının özetlerini sıraladım. Parantez içindeki rakamların ilki Ekim ayı PMI değerlerini, ikincisi ise Kasım ayı değerlerini gösteriyor. 50 üzerindeki değerler imalat sektöründe bir önceki aya göre büyümeye, aşağısındaki değerler ise daralmaya işaret ediyor. Rakam 50’nin üzerindeyse ve önceki aya göre düşüşle hala 50’nin üzerinde kalmışsa sektörde büyümenin yavaşlayarak da olsa sürdüğü yorumunu, önceki aya göre yükselmişse sektördeki büyümenin hızlanarak devam ettiği yorumunu yapıyoruz. 50’nin altındaki değerlerdeki düşüş daralmanın arttığına, yükseliş ise daralmada yavaşlamaya işaret ediyor.

(Not: Aşağıda ülke raporu özetleri en son yayınlanandan en önce yayınlanana göre sıralandı. Ülkelerin yanına iliştirilmiş parantez içindeki sayıların ilki Ekim ayı PMI değerlerini, ikincisi Kasım ayı değerlerini gösteriyor.)

Meksika (43,6 – 43,7) Kovid-19 vakalarındaki artış satışlarda, ihracat siparişlerinde satın alım ve üretimde sert düşüş getirdi; istihdamdaki düşüş zayıfladı. Artan girdi maliyetlerine rağmen satışları artırabilmek adına çıktı fiyatlarında indirime gidildi.

Kolombiya (51,7 – 52,1): Siparişlerdeki artışa paralel olarak satın alımlar, istihdam ve üretim artış kaydetti. Girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları yükseldi. Gelecek 12 ayda üretim artışı beklentilerindeki iyileşmede kısmi bozulma görüldü.

ABD (53,4 – 56,7): Güçlü yurt içi ve yurt dışı talebe bağlı olarak üretim arttı, istihdamda kısmi iyileşme yaşandı, tedarik zincirindeki kesintilere istinaden artan girdi maliyetlerine bağlı olarak çıktı fiyatları yükseldi. Yeni ihracat siparişlerindeki artış yeni yurt içi siparişlerdeki artışa kıyasla sınırlı kaldı. Aşıya yönelik iyimserlik ve yeni siparişlerdeki artışın etkisiyle gelecek 12 ayda üretim beklentilerindeki iyileşme devam etti.

Kanada (55,5’ten – 55,8’e): Yüksek iç talebe bağlı olarak üretim, satın alımlar ve işe alımlar arttı. İhracat siparişlerindeki artış sınırlı kaldı. Hammadde ve taşıma maliyetlerindeki artışın etkisiyle girdi maliyetleri ve paralelinde çıktı fiyatları yükseldi. Gelecek 12 ayda üretim artışı beklentilerindeki iyileşme devam etti.

Brezilya (66,7 – 64,0): İhracat siparişlerindeki güçlü artışa bağlı olarak üretim, satın alımlar ve istihdam arttı. Hammadde kıtlığı, ülke para birimindeki değer kaybı yüksek talep etkisiyle girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları sert artış kaydetti.

İngiltere (53,7 – 55,6): Üretim ve yeni siparişler arttı. Avrupa, Asya ve ABD kaynaklı olmak üzere ihracat siparişleri artış kaydetti. Brexit öncesi satın alımlar arttı. Girdi maliyetlerindeki artış çıktı fiyatlarına yansıtıldı.

Euro Bölgesi (53,8 – 54,8): Üretim ve yeni siparişlerdeki artış sürmesine rağmen işten çıkarmalar devam etti. Özellikle Avrupa ve Çin kaynaklı siparişlerin etkisiyle ihracat siparişleri yavaşlayarak da olsa artmaya devam etti. Girdi maliyetleri artarken çıktı fiyatlarındaki artış sınırlı kaldı. Gelecek 12 ayda üretim artışı beklentilerindeki iyileşmeye hızlandı.

Rusya (46,9 – 46,3): Kovid-19 kısıntıları sebebiyle iç talep düşerken ihracat siparişlerinde artış yaşandı. Talepteki düşüşün etkisiyle üretim düştü, işten çıkarmalar hızlandı. Arz kısıntıları ve taşıma maliyetlerindeki artış girdi maliyetlerinin artmasına ve söz konuşu artışın kısmen çıktı fiyatlarına yansıtılmasına sebep oldu. Beklentilerde hafif iyileşme yaşandı.

Hindistan (58,9 – 56,3): Tüketim malları talebine bağlı olarak üretim arttı. İhracat siparişlerindeki artış hız keserek sürdü. Satın alımlardaki artış hızında yavaşlama görüldü. Sosyal mesafe kısıdından dolayı istihdam azalmaya devam etti. Girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları arttı. Gelecek 12 aydaki üretim beklentilerindeki iyimserlik kamu politikaları, para birimindeki değer kaybı ve Kovid-19 kaynaklı belirsizliklere bağlı olarak kısmen bozuldu.

Çin (53,6 – 54,9): İç talep kaynaklı yeni siparişlerdeki artışın etkisiyle üretim arttı, ihracat siparişlerinde artış sınırlı kaldı. İşe alımlardaki artış devam etti. Arz kısıtlarından dolayı tedarik süreleri uzadı. Talep artışı ve yüksek hammadde fiyatları girdi maliyetlerinin artmasına sebep olurken çıktı fiyatlarındaki artış görece düşük kaldı. Beklentilerdeki iyileşme sürdü.

Japonya (48,7 – 49,0): Üretim ve yeni siparişlerdeki düşüş yavaşladı. Siparişlerdeki düşüş son 23 aydır aralıksız sürüyor. İhracat siparişlerindeki düşüş için özellikle Avrupa’nın uyguladığı virüs kısıtlamaları not ediliyor. İstihdamda düşüş yavaşlayarak da olsa sürdü. Girdi maliyetlerindeki artış yavaşlarken çıktı fiyatlarında rekabet kaynaklı düşüşler kaydedildi. Hammadde erişimine zorluklar tedarik sürelerinin uzamasına sebep oldu. Hem girdi hem de nihai ürün stokları azaldı. Beklentilerdeki iyileşme sürdü.

Güney Kore (51,2 – 52,9): Üretim ve yeni siparişler hızlandı, işe alımlar arttı. Yurt içi talep ve ihracat siparişleri ivmelendi. İhracat siparişlerindeki artışın özellikle Çin ve Japonya başta olmak üzere Asya-Pasifik bölgesinden kaynaklandığı belirtildi. Satın alımlar artarken tedbir amaçlı olarak stok alımları arttı. Yüksek hammadde fiyatlarına bağlı olarak girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları arttı. Beklentilerdeki iyileşme sürdü.

Tayvan (55,1 – 56,9): Yurt içi ve yurt dışı talep artışına bağlı olarak üretim artsa da işe alımlarda temkinlilik hakimdi. İhracat siparişleri Şubat 2018’den bu yana en yüksek artışını kaydetti. Satın alımlar arttı. Pandeminin tedarikçiler üzerinde oluşturduğu zorluklar sebebiyle tedarik süreleri uzadı. Arz kısıtları ve artan talebin etkisiyle girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları yükseldi. Beklentilerdeki iyileşme sürdü.

Endonezya (47,8 – 50,6): Kovid-19 kaynaklı kısıtlamalardaki gevşemeye bağlı olarak üretim artsa da yeni siparişlerdeki artış sınırlı kaldı. Bunda stok ve kapasiteye yönelik temkinli tutumun girdi stoklarına yatırımın önüne geçmesi etkili oldu, ara mal üreticilerinin satışları düştü, birikmiş işler azaldı, istihdamdaki gerileme devam etti. Tedarik edinimindeki zorluklar sebebiyle tedarik süreleri uzadı. Hammadde fiyatlarındaki artış ve ülke para biriminin değer kaybetmesi girdi maliyetlerinin yükselmesine sebep oldu, çıktı fiyatlarındaki artış görece sınırlı kaldı. Beklentilerdeki iyimserlik sürdü.

Vietnam (50,0 – 49,9): Fırtına ve sel felaketleri ile Kovid-19’un üretim şartları üzerinde yarattığı baskı sebebiyle üretim düştü. İhracat siparişlerindeki sert düşüşe bağlı olarak yeni siparişlerde kısmi düşüş yaşandı, nihai mal stokları azaldı, satın alımlar ve istihdam geriledi. Hammadde azlığı ve yüksek fiyatlı ithal girdiler sebebiyle girdi maliyetleri sert yükseldi, çıktı fiyatlarındaki yükseliş ise görece daha düşük kaldı. Beklentilerdeki iyimserlik sürdü.

Malezya (48,5 – 48,4): Kovid-19 vakalarındaki artış devam ediyor. Üretim ve yeni siparişlerdeki bozulma yavaşladı. Kısıtlamalardaki artış başta vaka sayılarının arttığı Hindistan olmak üzere ihracat siparişlerini aşağı çekti. İşten çıkarmalar zayıfladı. Hammadde kıtlığına bağlı olarak girdi maliyetleri artmaya devam etti, maliyetlerdeki artış kısmen çıktı fiyatlarına yansıtılabildi. Satın alımlar azalırken, hammadde, yarı mamul ve nihai ürün stokları düştü. Beklentilerdeki iyileşme sürdü.

Tayland (50,8 – 50,4): İhracat siparişlerindeki azalmaya rağmen iç talep ve üretim arttı, üretimdeki artış satın alımları beraberinde getirdi, mamul stoklarında artış yaşandı, kapasite baskısındaki azalma sebebiyle istihdam düşmeye devam etti, beklentilerde iyileşme sürdü, girdi maliyetlerinde kısmi artışa rağmen çıktı fiyatları değişmedi.

Filipinler (48,5 -49,9): İş aktivitesinin kısmen arttığı ülkede üretim arttı, toplam yeni siparişler azalsa da sınır kısıtlamalarının gevşetilmesine bağlı olarak ihracat siparişlerinde artış görüldü, düşük talebe bağlı olarak maliyetleri azaltmak adına işten çıkartmalar devam etti, hammadde ve nihai mal stoklarında azalma sınırlı kaldı, tedarik zincirindeki aksamalara bağlı olarak tedarikçilerin teslimat süreleri uzadı, hammadde eksikliği ve artan taşıma maliyetleri sebebiyle girdi maliyetleri yükseldi, artan maliyetler kısmen tüketiciye yansıtılabildi, geleceğe dair beklentiler iyileşti.

Myanmar (30,6 – 43,2): Kovid-19 kaynaklı yeni kısıtlamalar ve fabrikaların kapatılmasına bağlı olarak üretim, yeni siparişler, satın alımlar, istihdam, stoklar düştü; hammadde eksikliği ve artan taşıma maliyetleri sebebiyle girdi maliyetleri yükseldi, maliyet artışları çıktı fiyatlarına yansıtılmadı, geleceğe dair beklentiler iyileşti.

Dr. Fulya Gürbüz

Sürpriz yok: GSYH 3. çeyrekte önceki çeyreğe göre yüzde 15,6 büyüdü

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2020 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,7 büyüme kaydetti. Kovid-19 kaynaklı kısıtlamaların etkili olduğu 2020 yılı ikinci çeyreğinde GSYH, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %9,9, bir önceki çeyreğe göre %11,0 azalma kaydetmişti.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırıldığında GSYH 2020 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %15,6 arttı. Veri öncesinde yapılan tahminlerde, Bilgi Üniversitesi CEFİS çeyrekten çeyreğe artışı %15,85 olarak tahmin etmişti.

Takvim etkisinden arındırılmış GSYH ise 2020 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,5 arttı.

Aşağıdaki grafikte GSYH üretim modeline göre, turuncu çubuklar mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış alt üretim kategorilerinin 2020 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre değişimlerini, mavi çubuklar ise takvim etkisinden arındırılmış alt üretim kategorilerinin bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzdesel değişimlerini göstermektedir.

Kaynak: TÜİK

Yukarıdaki grafikte üretim modeline göre büyümeye en büyük katkının bir önceki çeyreğe göre %31,1 büyüyen sanayi sektörü ve %33,4 büyüyen hizmet sektöründen geldiğini görüyoruz. Sübvansiyonlar düşülmüş olarak ürünler üzerindeki vergiler ise bir önceki çeyreğe göre %8,7 artış sağladı. Vergi ertelemelerinin üçüncü çeyreğe ötelenmesinin söz konusu gelir artışında etkisi olduğunu hatırlatalım.

Aşağıdaki grafik ise üretime destek veren tüketim tarafındaki değişimleri gösteriyor. Yine turuncu çubuklar tüketim tarafında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak bir önceki çeyreğe göre değişimi, mavi çubuklar ise takvim etkisinden arındırılmış olarak bir önceki yılın aynı çeyreğine göre değişimi gösteriyor.

Kaynak: TÜİK

Yukarıdaki grafikten, mal ve hizmet ihracatının üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre %30,1 artışının üretim tarafında hem sanayi hem de hizmet sektörünü desteklediğini anlıyoruz. Mal ve hizmet ihracatını ise çeyreklik bazda %27,6 yükselen mal ve hizmet ithalatının desteklediğini görüyoruz. Zira Türkiye’nin sanayi üretiminin ağırlıklı olarak ara mal ithalatına doğrudan bağımlı olduğunu hepimiz biliyoruz. Gayrisafi sabit sermaye oluşumundaki çeyreksel bazda %20,8’lik artış ise hem talebi karşılamak hem de stokları artırmak amacıyla yatırım harcamalarının da arttığını gösteriyor.

Ekim-Kasım-Aralık dönemini kapsayan 2020 yılı son çeyreğine ilişkin öncü göstergeler (ihracat, reel kesim güven endeksi, kapasite kullanımı, imalat sanayi PMI) Ekim-Kasım döneminde sanayi sektörünü dolayısıyla da GSYH büyümesini desteklediğine (Kasım ayında söz konusu destek kısmen vites düşürdü), kısıtlamaların tekrar gündeme gelmesiyle hizmet sektörünün (sektörel güven endeksleri, SAMEKS, turizm) GSYH büyümesini önceki çeyreğe göre aşağı çektiğine işaret ediyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Yeni haftada büyüme, enflasyon ve PMI verilerine odaklanacağız

30 Kasım 2020, Pazartesi

3. ÇEYREK GSYH BÜYÜME VERİLERİ Kovid-19 kaynaklı kısıtlamaların etkili olduğu 2020 yılı ikinci çeyreğinde GSYH, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %9,9, bir önceki çeyreğe göre %11,0 azalma kaydetmişti. Mayıs ayıyla birlikte kısıtlamaların gevşetilmesiyle birlikte üçüncü çeyrekte ihracat hacminin desteğiyle sanayi üretimi bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %7,7, bir önceki çeyreğe göre %30,3 artış kaydetmişti. Sanayi üretimindeki iyileşme sanayi sektörü istihdamını da destekledi. Öte yandan, sanayi sektörünün aksine başta turizm sektörü olmak üzere kısıtlamaların hâkim olduğu hizmet sektöründe ekonomik faaliyetler ve istihdam daralmaya devam ediyor. Anket sonuçlarına göre, üçüncü çeyrekte GSYH’nin önceki çeyreğe göre ve önceki yılın aynı çeyreğine göre büyüdüğünü göreceğiz:

2020 yılı son çeyreğine ilişkin öncü göstergeler (ihracat, reel kesim güven endeksi, kapasite kullanımı, imalat sanayi PMI) Ekim-Kasım döneminde sanayi sektörünü dolayısıyla da GSYH büyümesini desteklediğine, ancak Kasım ayında söz konusu desteğin kısmen azalmaya başladığına; kısıtlamaların etkisiyle hizmet sektörünün (sektörel güven endeksleri, SAMEKS, turizm) ise GSYH büyümesini aşağı çektiğine işaret ediyor.

KASIM AYI SANAYİ VE HİZMET SEKTÖRLERİ SAMEKS ENDEKSLERİ

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS Sanayi Sektörü Endeksi, Ekim ayında, bir önceki aya göre 1,9 puan azalarak 48,1 seviyesine gerilemiş, SAMEKS Hizmet Sektörü Endeksi 0,8 puan artışla 48,5 seviyesine yükselmişti. Kovid-19 kaynaklı kısıtlamaların artırılmasına bağlı olarak hizmet sektöründeki daralmanın Aralık ayında hızlanma ihtimali yüksek.

EKİM AYI TÜİK DIŞ TİCARET VERİLERİ

Ticaret Bakanlığı verilerine göre 2020 yılı Ekim ayında ihracat geçen yılın aynı ayına göre %5,6 artarak 17 milyar 333 milyon dolar, ithalat %8,5 artarak 19 milyar 729 milyon dolar oldu.

1 Aralık 2020, Salı

KASIM AYI IHS MARKIT KÜRESEL VE TÜRKİYE İMALAT SEKTÖRÜ PMI (satın alma müdürleri endeksi) VERİLERİ

23 Kasım’da açıklanan ilk tahminlerinde küresel bazda hizmet sektöründe daralmanın sürdüğü, sanayi sektöründe aktivitenin önceki aya göre vites düşürdüğü sinyalini aldık.

KASIM AYI TİCARET BAKANLIĞI DIŞ TİCARET VERİLERİ

Ticaret Bakanlığı verilerine göre 2020 yılı Ekim ayında ihracat geçen yılın aynı ayına göre %5,6 artarak 17 milyar 333 milyon dolar, ithalat %8,5 artarak 19 milyar 729 milyon dolar olmuştu. IHS Markit Kasım ayı ilk tahminlerinden gelen özellikle Avrupa imalat sektöründeki vites düşüşü sinyalinin Türkiye’nin Kasım ayı ihracat performansına yansıyıp yansımadığını göreceğiz.

3 Aralık 2020, Perşembe

KASIM AYI ENFLASYON VERİLERİ

Ekim ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %11,75, aylık %0,97 artış kaydetti. Benzer şekilde yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) de yıllık %14,33, aylık %2,65 artış kaydetti. Kasım ayında önceki aya göre Türk lirasının yarı yarıya ABD doları ve Euro’dan oluşan döviz sepetine göre %1,5 değer kaybetmesinin girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturma ihtimali yüksek. Nitekim, TCMB Beklenti Anketi’ne göre Kasım ayında TÜFE’nin önceki aya göre %1 artması bekleniyor.

IHS MARKIT KASIM AYI KÜRESEL HİZMET SEKTÖRÜ PMI (satın alma müdürleri endeksi) VERİLERİ

23 Kasım’da açıklanan öncü verilere göre hizmet sektörü, Kovid-19 kaynaklı kısıtlamaların artması sebebiyle Kasım ayında da daralmaya devam etti.

TCMB VE BDDK, 27 KASIM 2020 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

20 Kasım ile biten haftada, TL cinsinden ticari kredi faiz oranı %17,09, tüketici kredileri faiz oranı %19,97, mevduat faiz oranı %13,58 seviyelerine yükseldi. 7 Eylül 2020’de 343,1 milyar TL ile zirve yapan Merkez Bankasının günlük toplam fonlama miktarı ise 27 Kasım’da 234 milyar TL seviyesinde bulunuyor.

20 Kasım 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

4 Aralık 2020, Cuma

ABD KASIM AYI İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ

Kovid-19 kaynaklı ilk kısıtlamaların başladığı Nisan ayında %14,7’ye yükselen işsizlik oranı Ekim ayında %6,9’a kadar geriledi.

Dr. Fulya Gürbüz

İmalat sektörünü ihracat siparişleri destekledi

Merkez Bankasının, Kasım ayında imalat sanayinde faaliyet gösteren 1708 işyerinden anket yoluyla oluşturduğu Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) verilerine göre endeks Kasım ayında bir önceki aya göre 4,2 puan azalışla 103,9 seviyesinde gerçekleşti. Endeksin 100 seviyesi üzerindeki değerler imalat sektöründeki görünüme dair iyimser olunduğuna işaret ediyor. Yayınlanan raporda gerekçeler şöyle sıralanmış:

“… sabit sermaye yatırım harcaması ve mevcut toplam sipariş miktarına ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkilerken, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı, gelecek üç aydaki üretim hacmi, son üç aydaki toplam sipariş miktarı, mevcut mamul mal stoku, gelecek üç aydaki toplam istihdam ve genel gidişata ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkilemiştir.”

Yukarıda yazılan değerlendirmeyi Merkez Bankası aşağıdaki tabloyla görsel olarak özetlemiş:

Kaynak: TCMB

Tablonun altında küçük puntoyla yazılan açıklamaya göre kısa oklar önceki aya göre değişimi, uzun oklar ise bir önceki yılın aynı ayına göre değişimi gösteriyor.

“Mevcut” duruma odaklandığımızda toplam siparişi oluşturan hem iç piyasa hem ihracat siparişlerinde önceki aya göre artış var. İhracat siparişlerindeki artışın sebebini dün IHS Markit tarafından açıklanan imalat sektörü Kasım ayı PMI ilk tahminlerini sunan Euro Bölgesi raporlarından okumuş ve değerlendirmelerimi paylaşmıştım. Raporlarda kaydedildiği üzere, ülke bazında en büyük ticaret ortağımız olan Almanya’nın imalat sektörü, Asya kaynaklı ihracat siparişlerinin etkisiyle Kasım ayında büyümesini sürdürdü. Almanya dahil, bölgesel olarak en büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesi genelinde imalat sektörleri Kasım ayında büyümeye devam etse de Ekim ayına göre hafif bir vites düşüklüğü var. Tekrar edeyim, en büyük ticaret ortaklarımızın imalat sektöründeki iyileşme Türkiye’nin ihracat hacmini, dolayısıyla da imalat sektörünü olumlu etkiliyor.

Benzer şekilde, Türkiye’nin ihracatının hızlanma gösterdiği İngiltere’de imalat sektörü PMI ilk tahminleri de sektörde ihracat desteğiyle büyümenin Kasım ayında sürdüğüne işaret etti. Aşağıdaki grafik ağırlıklı olarak ihracat siparişlerinin (kırmızı çizgi) imalat sektörünü desteklediğini gösteriyor. Ek olarak, mal stoklarında kaydedilen mevcut artışın ve yatırım harcamalarındaki artış beklentilerinin mevcut durumda yurt içi siparişlerini de olumlu etkilediğini anlıyorum.

Kaynak: TCMB

İmalat sektöründe aktivitenin canlı kalmasına bağlı olarak, imalat sektörü kapasite kullanım oranı da Kasım ayında önceki aya göre 0,4 puan artışla %75,8 seviyesine yükseldi.

Mevcut veriler, Kasım ayında Türkiye’nin ihracat performansının Ekim ayına göre bir miktar zayıflasa da rotasını koruduğuna işaret ediyor.

İmalat sektörü PMI verilerinin, ülkenin sanayi üretimi ve GSYH performansını doğrudan etkileyen önemli bir veri olduğunu hatırlatmak isterim.

Dr. Fulya Gürbüz