19-23 Nisan ekonomi gündemi: Küresel imalat sektörü PMI

19-23 Nisan haftasında, yurt içinde net uluslararası yatırım pozisyonu, merkezi yönetim borç stoku, yurt dışı üretici fiyat enflasyonu ve tüketici güven endeksi verilerini takip edeceğiz. Yurt dışında Avrupa ve Çin merkez bankalarının faiz kararları ile Nisan ayı ABD, Avustralya, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya imalat sektörleri PMI ilk tahminleri açıklanacak. Avrupa Merkez Bankası politika değişikliğine gitmeyecek, Çin Merkez Bankası Mayıs 2020’den bu yana politika faizinde değişikliğe gitmiyor. Küresel imalat sektörü PMI ilk tahminleri ise Türkiye’nin Nisan ayında ihracat, istihdam, üretim, üretici maliyeti hakkında ipuçları verecek.

19 NİSAN 2021, PAZARTESİ

ŞUBAT AYI NET ULUSLARARASI YATIRIM POZİSYONU (NUYP) – TCMB

Ocak ayında Türkiye’nin uluslararası varlıkları 246,3 milyar dolar, yükümlülükleri 638,7 milyar dolar seviyesindeydi. Varlıkların önceki aya göre 5,6 milyar dolar artması ve yükümlülüklerin ise 6,1 milyar dolar azalmasına bağlı olarak, NUYP Ocak ayında önceki aya göre 11,8 milyar dolar azaldı.

Kaynak: Turkey Data Monitor

20 NİSAN 2021, SALI

MART AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Şubat ayında merkezi yönetim borç stoku 1 trilyon 860 milyar dolar seviyesindeydi. Borcun %58’ini iç borç, %42’sini dış borç oluşturuyor. Borcun %44’ü Türk lirası cinsinden, %52’si döviz cinsindendir. 2020 yılı üçüncü çeyreğinde GSYİH’nin %39,4 seviyesine yükselen merkezi yönetim borç stoku 2020 yılı son çeyreğinde düşerek %35,9 seviyesinden tamamladı.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI YURT DIŞI ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (Yİ-ÜFE) – TÜİK

Mart ayında YD-ÜFE yıllık %28,27 artış kaydetmiş, aylık bazda %2,46 gerilemişti.

Kaynak: TÜİK

22 NİSAN 2021, PERŞEMBE

AVRUPA MERKEZ BANKASI (ECB) FAİZ KARARI – ECB

Ticaret savaşının ekonomi üzerindeki ağırlığını artırdığı 2018 yılı sonlarında %2,4 seviyelerine kadar yükselen enflasyon, talep ve üretim tarafındaki zayıflığa bağlı olarak düşüş eğilimine girmiş, 2020 yılında ise pandeminin etkisiyle Eylül ayında eksi %0,3 değeri ile sıfırın altına kadar gerilemişti. Parasal ve mali teşviklerin desteğiyle en son Mart ayında enflasyon %1,3 seviyesine kadar yükseldi. Söz konusu yükseliş için ECB Başkanı Lagarde geçen hafta bir etkinlikte yaptığı açıklamada Euro Bölgesinde enflasyonun ECB’nin %2 olan hedefinden oldukça uzakta olduğunu kaydetti. Lagarde, Euro Bölgesi ekonomisinin parasal ve mali teşviklerle ayakta kalabildiğini, ekonomide tam toparlanma sağlanana kadar bu teşviklere son verilmeyeceğini de ekledi. Dolayısıyla ECB, perşembe günü politika faizinde değişiklik yapmayacak.

TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Mart ayında tüketici güven endeksi 1,5 puan artışla 86,6 seviyesine gerilemişti. Endeksin 100 seviyesinin altında olması kötümserliğe işaret ediyor.

Kaynak: TÜİK

TCMB VE BDDK, 16 NİSAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

9 Nisan ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artışını sürdürdü; bir önceki haftaya göre yavaş hızla da olsa artmaya devam etti. TL cinsi krediler artışını sürdürdü. Döviz mevduatları haftalık 1,7 milyar dolar artışla 216,2 milyar dolar seviyesine yükseldi; tüzel kişiler döviz mevduatlarını 1,3 milyar dolar, bireyseller 0,3 milyar dolar artırdı. TL mevduat ve kredi hacimleri önceki haftaya göre değişmedi, TL cinsi mevduat faiz oranları %20’nin altına, ticari kredi faiz oranları %21,63 seviyesine geriledi; ihtiyaç kredileri faiz oranı %24,63 seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu haftalık 0,1 milyar dolar artışla 6,1 milyar dolar oldu. Uluslararası rezervler bir önceki haftaya göre 1,9 milyar dolar artışla 89,3 milyar dolar seviyesine yükseldi; altın rezervleri 0,6 milyar dolar, döviz rezervleri 1,3 milyar dolar artış kaydetti. Rezervlerin artmasına bağlı olarak Merkez Bankası net rezerv ve döviz likiditesi açığı 2,2 milyar dolar azalarak 43,2 milyar dolar seviyesine geriledi.  Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi toplamı önceki haftaya göre 0,5 milyar düşüşle 30,2 milyar dolar oldu. Yurt dışı yerleşikler 9 Nisan haftasında 46 milyon dolarlık net satış yaptı, nette 78 milyon dolarlık DIBS alışı gerçekleştirdi.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Türkiye’nin dış borç stoku 450 milyar dolara yükseldi

2020 yılının son çeyreğinde Türkiye’nin dış borç stoku bir önceki çeyreğe göre 14 milyar dolar artışla 450 milyar dolar seviyesine yükseldi. Böylece, 2020 yılının ilk yarısında 426 milyar dolar seviyesine gerileyen toplam dış borç stoku, 2020 yılının son yarısında 24 milyar dolar artmış oldu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

2020 yılında 717 milyar dolar GSYH elde edilmişti. Böylece Türkiye’nin dış borç stoku 2020 yılı sonunda GSYH’nin %63 seviyesine yükselerek tarihi rekor kırdı. 2005 yılında %34 seviyesinde olan söz konusu oran 2011’den bu yana aralıksız yükselişini sürdürüyor. Aşağıdaki grafikte “Dış Borç / GSYH” oranındaki yukarı yönlü seyri görebilirsiniz.  2001 yılında yaşanan krizin etkisiyle dış borç stoku GSYH’nin %56’sına yükselmiş, 2008-2009 küresel finans kriz döneminde ise %41 olmuştu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Hem kısa hem de uzun vadeli dış borç stoku artışını sürdürdü…

Vade bazında, kısa vadeli dış borç stoku 2020 yılının son üç çeyreğinde ardı ardına artarak ilk çeyreğe göre toplam 19,3 milyar dolar artışla 138,5 milyar dolar seviyesine yükselirken, orta-uzun vadeli dış borç stoku son iki çeyrekte ardına ardına toplam 10,2 milyar dolar artışla 311,5 milyar dolar oldu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Hem kamu hem de özel sektör 2020 yılının son iki çeyreğinde dış borcunu artırdı…

Borçlu bazında bakıldığında bir önceki çeyreğe göre Merkez Bankasının dış borç stoku yılın son çeyreğinde 0,3 milyar dolar artışla 21,4 milyar dolar, kamu sektörünün 6,7 milyar dolar artışla 173,1 milyar dolar, özel sektörün ise 7,0 milyar dolar artışla 255,6 milyar dolar seviyelerine yükseldi. Kamunun dış borcu bütünüyle kamu bankalarına aittir. Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi Türkiye’nin dış borcunun yükünü ağırlıklı olarak özel sektör yüklenmiş bulunmaktadır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Finans dışı özel sektör hem kısa hem de uzun vadede dış borcunu artırdı…

2020 yılı son çeyreği itibariyle 255,6 milyar dolar büyüklüğündeki özel sektörün dış borcunun %59’unu (151 milyar dolar) finansal olmayan özel sektör kuruluşlarının dış borcu oluşturmaktadır. Finans dışı özel sektörün dış borcunun toplam dış borç stoku içindeki payı ise %34’tür.

Finansal olmayan özel sektör kuruluşlarının dış borç stoku 2020 yılı son çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 4,8 milyar dolar artışla 151,1 milyar dolar seviyesine yükseldi. Böylece yılın ikinci yarısında finans dışı özel sektörün dış borç stokunda yılın ilk yarısına göre 10,6 milyar dolarlık artış yaşanmış oldu.

Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi hem finans hem de finans dışı özel sektör kuruluşları kısa vadeli dış borcunu son dönemde artırmıştır. Benzer şekilde finans dışı özel sektör uzun vadeli dış borcunda artışa giderken özel sektör finans kuruluşlarının uzun vadeli dış borcunda önemli bir değişiklik yaşanmamıştır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dış borç stoku neden artıyor?

Türkiye’nin dış borcunun artmasında en büyük etken yurt içinde sıkı para politikasının kredi hacmini yavaşlatmasına bağlı olarak yurt dışındaki özellikle de ABD ve Euro Bölgesi’ndeki düşük faiz oranlarının sağladığı avantaj. Elbette Türkiye’nin artan risk primi Türkiye’nin yurt dışından borçlanma maliyetlerini artırsa da aşağıdaki grafikte de görüleceği üzere ABD merkez bankası Fed’in pandemi sebebiyle politika faizini 2020’nin ikinci çeyreğinde tekrar %0-0,25 aralığına düşürmüş olması Türkiye’nin hem kısa vadeli hem de uzun vadeli olarak yurt dışından borçlanma eğiliminin artmasında en önemli etken.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Güven kaybı ve artan riskler ekonomi üzerinde alarm zillerinin çalmasına sebep oluyor…

Artan dış borç stoku ve bütçe açığı, azalan TCMB rezervleri, gelecek 12 ayda ödenmesi geren 190 milyar dolar dış borç yükü, 36 milyar dolara yükselen cari açık, TCMB Başkanının görevden alınması, iç siyasette yaşanan gelişmeler Türk lirasındaki kırılganlığın tekrar artmasına sebep oldu. Artan Covid vakaları ve zayıf ihracat performansını dikkate aldığımızda istihdamda kayıpların artarak devam edeceğini tahmin etmek zor değil.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Borç, enflasyon, kapasite kullanımı ve güven endeksleri

22 MART 2021, PAZARTESİ

ŞUBAT AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU

Ocak ayında merkezi yönetim borç stoku 1 trilyon 838 milyar TL seviyesindeydi. Toplam tutar içinde 1 trilyon 64 milyar TL’si iç borç,  773 milyar TL’si dış borçtur. Toplam borç stokunun %56’sı yabancı para cinsinden, %44’ü TL cinsindedir.

MART AYI YURT DIŞI ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (YD-ÜFE) – TÜİK

YD-ÜFE Şubat ayında yıllık %32,51 artmış, aylık %1,37 azalmıştı.

24 MART 2021, ÇARŞAMBA

MART AYI TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Tüketici güven endeksi Şubat ayında aylık 1,2 puan artışla 84,1 seviyesine yükselmişti. Endeksin 100 seviyesinin altında olması kötümserliğe işaret ediyor. Dolayısıyla endeksin Şubat ayında yükselmesi, kötümserliğin kısmen zayıfladığını gösteriyor.

25 MART 2021, PERŞEMBE

TCMB VE BDDK, 19 MART 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

12 Mart ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) repo, para piyasası fonları ve ihraç edilen menkul kıymetlerin dahil M3’te önceki haftaya önemli bir değişiklik olmadı. TL cinsi ticari kredi faiz oranları %20’nin hemen altına geriledi. Döviz tevdiat hesapları (yabancı para cinsi mevduatlar) önceki haftaya göre 0,4 milyar dolar düşüşle 221,8 milyar dolara geriledi. Altın rezervlerinin bir önceki haftaya göre 0,5 milyar dolar artması, döviz rezervlerinin ise 0,4 milyar dolar azalmasına bağlı olarak uluslararası rezervler 91,7 milyar dolar ile değişiklik göstermedi. Net uluslararası döviz pozisyonu ise (döviz cinsi varlıklar ile yükümlülükleri arasındaki fark) bir önceki haftaya göre 1,5 milyar dolar azalışla 43 milyar dolar açığa geriledi. Yurtdışında yerleşiklerin mülkiyetindeki hisse senedi önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar artarken, DİBS portföyleri 0,2 milyar dolar azalma kaydetti.

26 MART 2021, CUMA

MART AYI İMALAT SEKTÖRÜ KAPASİTE KULLANIM ORANI (KKO) – TCMB  

Şubat ayında imalat sektörü KKO bir önceki aya göre 0,5 puan azalışla 74,9 seviyesine yükselmişti. Dayanıksız tüketim malları ve yatırım malları imalatında KKO seviyeleri önceki aya göre değişiklik göstermemişti. Dayanıklı tüketim malları imalatında ise KKO’nun 2 puan artması ve aynı zamanda ihracatın da Şubat ayında önceki aya göre 1 milyar dolar artmasında önemli katkısı olduğunu gösteriyor.

MART AYI REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (RKGE) – TCMB 

Şubat ayında mevsimsel etkilerden arındırılmış RKGE önceki aya göre 0,3 puan düşüşle 108,7 puana gerilemişti. Endeksin 100 seviyesinin üzerinde olması iyimserliğe işaret ediyor. Endeksin alt detaylarında mevcut sipariş durumunun önceki aya göre yükseldiği, mal stokunda hafif gerileme yaşandığı, yatırım harcamalarında ise yükseliş olduğu bilgilerini edinmiştik. Söz konusu gelişmelerin yine Şubat ayında ihracat ve KKO’daki gelişmeleri desteklediğini söyleyebiliriz. Hatta bir adım daha ileri gidersek, Ocak ayında bir önceki aya göre %1 büyüyen sanayi üretiminin Şubat ayında da büyüme eğilimini korumuş olduğunu anlıyoruz.    

MART AYI SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ – TÜİK 

Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Şubat ayında Ocak ayına göre; hizmet sektöründe %1,4 ve inşaat sektöründe %1,3 azalırken, perakende ticaret sektöründe %0,4 artış kaydetmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

Ocak-Şubat döneminde ÖTV ve dış ticaret, bütçeyi destekledi

Kaynak: TDM

Şubat ayında Nakit Bütçe Dengesi 3,5 milyar TL açık vermişken Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi 23,2 milyar TL fazla verdi…

Şubat ayında merkezi yönetim bütçesi 23,2 milyar TL fazla verdi. Mart ayının ilk haftasında açıklanan Hazine nakit bütçesi Şubat ayında 3,5 milyar TL açık vermişti. Merkezi yönetim bütçesindeki gelirlerin nakit bütçesi gelirlerine kıyasla 21,2 milyar TL fazla olması, giderlerin ise 5,4 milyar TL daha az olması her iki bütçe dengesi arasındaki 26,6 milyar TL’lik farkı açıklıyor. “Giderler” tarafında “Faiz Hariç Giderler” ve “Faiz Ödemeleri” olarak her iki bütçedeki farklılıkları görebiliyoruz. Buna göre, faiz hariç giderler merkezi yönetim bütçesinde 6,8 milyar daha az iken, faiz ödemeleri 1,4 milyar TL daha fazladır.

Gelelim merkezi yönetim bütçesindeki gelişmelere. Bütçe detaylarını aylık bazda değil, Ocak-Şubat dönemi olarak birlikte değerlendireceğim.

2021 yılı Ocak-Şubat döneminde merkezi yönetim bütçe gelirlerini ÖTV ve dış ticaret destekledi…

Merkezi Yönetim Bütçesinde öncelikle “Gelirler” tarafına odaklanalım. 2021 yılı Ocak-Şubat döneminde merkezi yönetim gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine göre %0,4 artmıştır. Alt detaya baktığımızda, “Vergi Gelirleri” aynı dönemde %28 artmış, “Hazine Portföyü ve İştirak Gelirleri” %98 düşmüştür.

“Vergi Gelirlerindeki” artışın ana kaynakları “Özel Tüketim Vergisinin (ÖTV)” aynı dönemde %22, “İthalde Alınan Katma Değer Vergisinin” %48 artmış olmasıdır. İştirak gelirlerindeki azalışın ana sebebi ise Ocak 2020’de Merkez Bankası kârından Hazine’ye 40,5 milyar TL aktarılmışken, 2021 yılı Ocak ayında Merkez Bankasından herhangi bir aktarım yapılmamasıdır.

Dolayısıyla ÖTV artışları ve dış ticaretin rayında gitmesi, 2021 yılı Ocak-Şubat döneminde bütçe gelirlerini desteklemiştir.

2021 yılı Ocak-Şubat döneminde faiz dışı giderler yıllık bazda %5, faiz giderleri %29 arttı…

Merkezi yönetim bütçe giderleri 2021 yılı Ocak-Şubat döneminde önceki yılın aynı dönemine göre %8 artış kaydetmiştir. “Faiz Hariç Bütçe Giderleri” aynı dönemde yıllık %5 artarken “Faiz Giderlerindeki” artış yıllık %29 olmuştur.

“Faiz Hariç Bütçe Giderleri” kapsamında “Personel Giderleri” aynı dönemde %16, “Cari Transferler” %18 büyüme göstermiştir. “Cari Transferler” altında “Hazine Yardımları” kapsamında “Sağlık, Emeklilik ve Sosyal Yardım Giderleri” aynı dönemde %29 artmıştır.

Gayrimenkulle ilgili giderleri kapsayan ve 2020 yılı genelinde “Faiz Hariç Bütçe Giderlerinin” %9’unu oluşturan “Sermaye Giderlerinde” 2021 yılı Ocak-Şubat döneminde kaydedilen yıllık %68’lik azalış, bütçe disiplininin uygulandığı en önemli kalem olarak karşımıza çıktığını belirtmek isterim.

Covid-19 aşılamalarında hızlanma olmazsa ÖTV ve faiz ödemeleri üzerindeki baskı sürecek…

Bütçe detayları 2021 yılının Ocak-Şubat döneminde ÖTV ve dış ticaret destekli gelir artışı sağlandığı, ancak giderler tarafında manevra alanının sınırlı olduğunu ortaya koyuyor.

Hazinenin iç borçlanmaya ağırlık vermesi, TL’deki olası değer kayıplarına karşı kısmen sigorta görevi görecektir ancak TL cinsi tahvil faiz oranlarındaki artış “Faiz Ödemelerini” de yukarı çekecektir.

Dahası, Covid-19 aşılamalarında hızlanma olmaması halinde hizmet sektörünün ekonomik aktiviteye katkısı sınırlı kalacaktır.

Söz konusu etkenler ÖTV ve tahvil faizleri üzerindeki baskıların devam etmesine sebep olacaktır.

Kısacası olası riskler, güven artırıcı sinyaller gelmediği sürece, Türk lirası ve enflasyon üzerinde iyimser bir görünüm ortaya koymamaktadır.  

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: İmalat sektörü verileri, güven endeksleri ve uluslararası döviz likiditesi

Şubat ayı imalat ve hizmet sektörleri ile ihracat performansına ilişkin ilk sinyallerin geleceği yeni bir haftaya başlıyoruz.

22 ŞUBAT 2021, PAZARTESİ

ŞUBAT AYI İMALAT SEKTÖRÜ KAPASİTE KULLANIM ORANI (KKO) – TCMB

Ocak ayında imalat sektörü KKO aylık 0,2 puan azalışla %75,4 seviyesine gerilemiş, mevsimsel etkilerden arındırılmış KKO, bir önceki aya göre 0,2 puan artışla %75,6 seviyesine yükselmişti.

ŞUBAT AYI REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (RKGE) – TCMB

Ocak ayında RKGE aylık 0,2 puan artışla 107,0 seviyesine yükselmiş, mevsimsellikten arındırılmış RKGE aylık 1,4 puan azalışla 109,0 seviyesine gerilemişti. Önceki ankette, yurt içi ve ihracat siparişlerinde önceki aya göre düşüş, ortalama birim maliyetlerde ise artışa işaret edilmişti. Euro Bölgesi Şubat ayı PMI endeksi ilk tahminlerinin yer aldığı IHS Markit raporlarında, bölgede imalat sektörünün önceki aya göre hızlandığı ve ihracat siparişlerinde artış sinyallerini aldık. Söz konusu olumlu gelişmelerin, Türkiye’nin imalat ve ihracat performansında nasıl bir etkiye sahip olduğuna dair ipuçlarını RKGE raporu detaylarında arayacağız.

ŞUBAT AYI SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ – TÜİK

Ocak ayında güven endeksleri hizmet sektöründe bir önceki aya göre %2,9 artarken, perakende ticaret sektöründe %0,1 ve inşaat sektöründe %5,2 azalmıştı.

OCAK AYI YURT DIŞI ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (YD-ÜFE) – TÜİK

Aralık ayında YD-ÜFE aylık %0,76 azalmış, yıllık olarak %37,56 artış kaydetmişti. Enerji malı üretim sektöründe maliyetler bir önceki aya göre %1,77 artmıştı. Ocak ayında da petrol fiyatlarındaki artışın maliyetlere yansımaya devam etme ihtimali var. Her ne kadar Ocak ayında döviz kurlarında düşüşler görmüş olsak da, YD-ÜFE detaylarında özellikle artan hammadde ve emtia fiyatlarının maliyetlere nasıl yansıdığını takip edeceğiz.

OCAK AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Aralık ayında merkezi yönetimin borç stoku aylık 60 milyar TL azalışla 1,812 milyar TL seviyesine gerilemişti. Söz konusu borcun 1,060 milyar TL’si devlet tahvili borcunu, 593 milyar TL’si uluslararası tahvil (eurobond) borcunu, 159 milyar TL’si kredi borcunu oluşturmaktadır.

2020 YILI 4. ÇEYREK İŞGÜCÜ GİRDİ ENDEKSLERİ – TÜİK

2020 yılı üçüncü çeyreğinde takvim etkisinden arındırılmış olarak istihdam endeksi yıllık %2,6 artmış, çalışılan saat endeksi yıllık %3,6 azalmış, brüt ücret-maaş endeksi yıllık %6,4 artış kaydetmişti. Takvim ve mevsimsellik etkilerinden arındırılmış olarak istihdam endeksinde bir önceki çeyreğe göre %4,9, çalışılan saat endeksinde %38,0, brüt ücret-maaş endeksinde %21,9 artış yaşanmıştı.

24 ŞUBAT 2021, ÇARŞAMBA

2020 YILI İNŞAAT YAPI RUHSATI VE YAPI KULLANMA İZİN BELGELERİ ENDEKSLERİ – TÜİK

2020 yılının ilk dokuz ayında yapı ruhsatı verilen yapıların yüzölçümü bir önceki yılın aynı dönemine göre %58,1 artmış, yapı kullanma izin belgesi verilen yapıların yüzölçümü %22,8 azalmıştı.

25 ŞUBAT 2021, PERŞEMBE

ŞUBAT AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Ekonomik güven endeksi Ocak ayında aylık %1,6 artışla 96,2 değerine yükselmişti. Endeksteki artış, tüketici ve hizmet sektörü güven endekslerindeki artışlardan kaynaklanmıştı. Geçen hafta Şubat ayı tüketici güven endeksi açıklanmış ve bir önceki aya göre %1,5 artışla 84,5 seviyesine yükselmişti. Endeksin 100 seviyesi altındaki değerler tüketici güveninde kötümser durum olduğunu göstermektedir.

TCMB VE BDDK, 19 ŞUBAT 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

12 Şubat ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) önceki haftaya göre değişiklik olmadı. TL cinsi ticari kredi faiz oranları bir önceki haftaya göre %20 seviyesinin hemen altına inerken bireysel kredi faiz oranları %22,5 seviyelerini aştı. Döviz tevdiat hesapları yani yabancı para cinsi mevduatlar önceki haftaya göre 2 milyar dolar artışla 226,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Gerçek kişilerin döviz tevdiatları haftalık 0,6 milyar dolar artışla 114,2 milyar dolar, tüzel kişilerin 1,4 milyar dolar artışla 83,3 milyar dolar oldu. Yabancı yerleşiklerin mülkiyetindeki hisse senedi ve DİBS portföyü bir önceki haftaya göre 0,5 milyar dolar artışla 41,3 milyar dolar seviyesine yükseldi ki bu sayı 2010 yılından bu yana en düşük seviyesine gerilediği 30 Ekim 2020 haftasına göre 16,8 milyar dolarlık artışa işaret ediyor.

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

26 ŞUBAT 2021, CUMA

OCAK AYI ULUSLARARASI REZERVLER VE DÖVİZ LİKİDİTESİ – TCMB

Aralık 2020’de altın (43,2 milyar dolar), döviz ve mevduat (39,6 milyar dolar) ile menkul kıymetlerden (8,9 milyar dolar) oluşan toplam resmi rezervler 93,3 milyar dolar seviyesindeydi. Buna karşın gelecek dönemlerde ödenmesi gereken 28,3 milyar dolar tutarında döviz kredileri, menkul kıymetler ve mevduat çıkışları; 56,4 milyar dolar tutarında da Türk lirası karşılığında ödenmesi gereken vadeli ve swap işlemlerinden doğan döviz borcu bulunmaktadır. Bunlara ek olarak 46,7 milyar dolar tutarında şarta bağlı döviz yükümlülüğü bulunmaktadır.

ŞUBAT AYI SAMEKS SANAYİ VE HİZMET SEKTÖRLERİ ENDEKSLERİ – MÜSİAD

Ocak ayında mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksi, bir önceki aya göre 2,2 puan azalarak 53,8 seviyesine gerilemişti. SAMEKS Hizmet Sektörü Endeksi ise aylık 3,7 puan artışla 55,3 seviyesine yükselmişti. Yayınlanan raporda “üst üste üçüncü ayında referans değerin üzerinde yer alan Hizmet Sektörü SAMEKS Endeksi ve sektörde 5 ay aradan sonra artış kaydeden iş hacminin” Ocak ayında reel sektöre ilişkin en olumlu gelişmeler olduğuna dikkat çekilmişti.

OCAK AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ – TÜİK

Aralık 2020’de 17,9 milyar dolar ihracat, 22,4 milyar dolar ithalat hacmi gerçekleşti. Ticaret Bakanlığı Şubat ayı başında, Ocak ayı dış ticaret verilerini açıkladı. Buna göre Ocak ayında 15,1 milyar dolar ihracat, 18,1 milyar dolar ithalat hacmi kaydedildi.

Dr. Fulya Gürbüz

Finans dışı özel sektörün dış borcu artıyor

Türkiye’de özel sektörün uzun vadeli yurt dışı kredi borcu artmaya başladı…

Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, 2018 yılı Şubat ayında 228,0 milyar dolar seviyesine kadar çıkan özel sektörün uzun vadeli toplam yurt dışı kredi borcu, Aralık 2020’de bir önceki aya göre 2,6 milyar dolarlık artışla 163,5 milyar dolar seviyesine yükseldi. Söz konusu yükselişte, finansal olmayan şirketlerin borcunda 1,9 milyar dolar, finansal kuruluşlarda ise 0,7 milyar dolarlık artışların etkisi oldu. Böylece, finans dışı şirketlerin uzun vadeli yurt dışı kredi borcu, Aralık 2020 itibariyle 93,1 milyar dolara, finans kuruluşlarının ise 70,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Aşağıdaki grafikte siyah renkli çubuklar özel finansal sektörün, gri renkli çubuklar finans dışı özel sektörün, açık gri çubuklar ise özel sektörün toplam yurt dışı kredi borcunu göstermektedir. 

Kaynak: TCMB, TDM

Finans dışı sektörün alt sektörlerine bakıldığında, sınai sektörünün uzun vadeli dış borcu 35,5 milyar dolar, sınai sektörünün alt sektörleri olan imalat sektörünün uzun vadeli dış borcu 23,4 milyar dolar; elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörünün ise 11,1 milyar dolardır.

Finans dışı sektörün diğer bir kolu da hizmetler sektörüdür ve 57,1 milyar dolarlık uzun vadeli dış borcu bulunmaktadır. Hizmet sektörünün alt sektörleri olan inşaat şirketlerinin uzun vadeli dış borcu 19,7 milyar dolar, ulaştırma ve depolama şirketlerinin 13,6 milyar dolar, bilgi ve iletişim şirketlerinin 6,4 milyar dolar, gayrimenkul faaliyetlerinin 5,3 milyar dolar, toptan ve perakende şirketlerinin 4,6 milyar dolar, insan sağlığı ve sosyal hizmetler kuruluşlarının 3,9 milyar dolardır.

Dolayısıyla, özel sektörün uzun vadeli yurt dışı kredi borcunun en büyük kısmını Covid-19’un durma noktasına getirdiği hizmet sektörü yüklenmiş durumdadır. İşte bu yüzden, Covid-19 kısıtlamaları devam ettikçe, şirketlerin borç ödeme kabiliyetleri ve borç döndürürken maruz kaldıkları yüksek maliyetler, ana başlıklar olarak karşımıza çıkmaktadır.

Özel sektör finans dışı kuruluşların kısa vadeli dış borcu da artıyor…

TCMB verilerine göre Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku Aralık ayında bir önceki aya göre 4,2 milyar dolar artışla 138,7 milyar dolar seviyesine, finans dışı özel sektörün kısa vadeli dış borç stoku ise, aylık 1,3 milyar dolar artışla 57,9 milyar dolar seviyesine yükseldi. Aşağıdaki grafikte özel sektör finans dışı kuruluşların kısa ve uzun vadeli yurt dışı borcunu görebilirsiniz.

Kaynak: TCMB, TDM

Gelecek 12 ayda vadesi dolacak ve yapılması gereken ödemeler ise, Kasım ayındaki 184,3 milyar dolardan Aralık ayında 188,8 milyar dolar seviyesine yükselmiştir.

Yurt içinde kredi faiz oranlarındaki artış, özel sektörü dış borca yöneltiyor…  

6 Kasım 2020’den itibaren Naci Ağbal başkanlığında TCMB, enflasyonla mücadele kapsamında sıkı para politikasını devreye sokarak, politika faizini Kasım ve Aralık ayı toplantılarında toplam 675 baz puan (yüzde 6,75 puan) artışla %17 seviyesine yükseltti. Artık, bankalar gecelik vadede değil, 1-haftalık vade ile fonlanmaya başlandı. Elbette, faiz artışı kredi faizlerine de yansıyarak TL cinsi ticari kredi faiz oranları %20, ihtiyaç kredisi faiz oranları ise %23 seviyelerinin üzerine çıktı.

Enflasyonun sadece Türkiye’de değil küresel bazda da sinyallerini almaya başladık. Özellikle Türkiye’nin dış borçlanmada ağırlıklı olarak ABD doları ve Euro cinsinden borçlanması sebebiyle gözümüz ABD ve Euro Bölgesi ekonomilerinde. Nitekim ABD merkez bankası Fed, enflasyon vurgusu yapmaya başladı bile. Bu sebeple düşük faiz imkanından yararlanmak isteyen Türk şirketleri yurt dışındaki düşük faiz oranlarından faydalanmayı tercih etmeye başladı. Aslında şu şekilde sorsaydım siz zaten cevabını vermiş olacaktınız: “Bir şirket yöneticisi olsaydınız, yurt dışı borçlanma faizleri halen düşük seviyelerini korurken, üstelik de Türkiye’nin risk primi düşmüşken yurt içinden mi, yoksa yurt dışından mı borçlanmayı tercih ederdiniz?”

Eklemekte fayda var; aşılamanın olumlu sonuçlar vermesi ile birlikte, yılın ikinci yarısında kısıtlamalar da azalmaya başlayacaktır. Ve enflasyon sinyallerinin arttığı bir ortamda, Fed de faiz artırımına ilişkin sözlü yönlendirmelerine devam edecektir. Aşağıdaki grafikte, Fed’in 2013 yılı sonlarında faiz artırımı yapacağını sözlü olarak belirtmesiyle, Türkiye’deki finans dışı özel sektörün yurt dışından uzun vadeli borçlanmaya ağırlık verdiğini açıkça görebiliyoruz. 

Kaynak: TSMB, TDM

Peki, risk primi ne zamana kadar düşük kalmaya devam edecek?

Türkiye’nin Nisan 2020’de 650 seviyesinin üzerine çıkan 10-yıl vadeli CDS primleri 18 Şubat itibariyle 318 seviyelerine kadar geriledi. Benzer şekilde, 2-yıl vadeli CDS primi Mayıs 2020’de 580 seviyesini aşmışken yine 18 Şubat itibariyle 213 seviyelerine gerilemiş durumda. Bu iki sayı şunu ifade ediyor: Türkiye Hazinesi ve şirketleri diyelim ki ABD doları cinsinden 2-yıl vadeli borçlanmak istiyor. Yatırımcıya vadedilen getiri 2-yıl vadeli ABD tahvil faiz oranının üzerine %2-3 gibi ek bir prime işaret ediyor, ki bu prim hatırlarsak, 2020 yılı Nisan ayında %6’lara kadar yükselmişti. investing.com sitesinden aldığım aşağıdaki grafikte Türkiye’nin 2-yıl vadeli CDS primlerinin seyrini görebilirsiniz.

Kaynak: INVESTING.COM

Türkiye’nin risk primi düşmesine rağmen, Covid-19 ile ilgili her olumlu gelişme başta petrol olmak üzere emtia ve özellikle de gıda fiyatları üzerindeki baskıyı artırıp, enflasyon beklentilerini yukarı çekecektir. Bu sebeple Türkiye’nin risk primi düşmüşken yurt dışındaki mevcut düşük faiz imkanından faydalanmak elbette şirketler için rasyonel bir çözümdür.

Yukarıda sorduğum risk priminin ne zamana kadar düşük kalacağı tamamen Covid-19’a bağlı. Nasıl mı? Kısıntılar devam etse de etmese de, enflasyon baskısı sürecek, kısıntılardaki gevşeme fiyat artışlarını daha da hızlandıracaktır. Bu arada şunu hatırlatmak istiyorum; tedarik zincirindeki zorluklar (beklenen ithal ürünlerle ihraç edilecek ürünlerin nakliyesindeki zorluklar) küresel olarak tedarikçilerin fiyat yükseltmesine, yüksek maliyetler ise nihai ürün fiyatlarına yansıtılarak tüketici fiyat enflasyonunun küresel olarak artmasına sebep oluyor. Bütün bunların yanı sıra, enflasyon beklentilerindeki artış da, borç verenlerin yüksek faiz oranı istemesini beraberinde getiriyor. Bu durum, dış borcu oldukça fazla olan Türk kamu ve özel sektörünün üzerindeki yükünü artıran çok önemli bir faktördür. Dolayısıyla, Covid-19 kısıtlamalarındaki gevşeme; enflasyon, cari açık, bütçe ve borç sorunlarını artıracak sonuçları da doğuracaktır.

Dr. Fulya Gürbüz

11-15 Ocak haftasında üretim ve tüketime yönelik sinyallere odaklanacağız

11-15 Ocak haftasında cari açık, işsizlik, inşaat maliyetleri, dış ticaret endeksleri, sanayi üretimi, perakende satışlar, konut satışları, özel sektör uzun vadeli dış borcu, bütçe, beklenti anketi ve kısa vadeli dış borç stoku verilerini takip edeceğiz.

11 OCAK 2021, PAZARTESİ

KASIM AYI ÖDEMELER DENGESİ

2020 yılı Ekim ayında cari işlemler açığı bir önceki aya göre 2,3 milyar dolar azalarak 0,2 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. 2020 yılının ilk 10 ayında toplam cari işlemler açığı 31,1 milyar dolar oldu. Cari işlemler dengesi, Merkez Bankası tarafından açıklanan ödemeler dengesi tablosundan elde ediliyor. Cari işlemler dengesinin en önemli belirleyicileri dış ticaret dengesi ve hizmetler dengesidir. Hizmetler dengesinin en önemli kalemi turizm verilerini gösteren “Seyahat” kalemidir. Turizmden elde edilen net gelirin önceki aya göre 0,2 milyar dolar azaldığı Ekim ayında cari işlemler dengesinin 2,3 milyar dolar azalmasının ana sebebi dış ticaret açığının önceki aya göre 2,5 milyar dolar azalması oldu. Peki, Kasım ayı cari işlemler dengesine ilişkin ne söyleyebiliriz? Kasım ayında dış ticaret açığı Ekim ayına göre 2,6 milyar dolar artarken, pandeminin ikinci dalgasının etkisiyle Türkiye’ye giriş yaban turist sayısı önceki aya göre yarı yarıya azaldı. Dolayısıyla Kasım ayında dış ticaret açığı cari işlemler açığını önceki aya göre 2,6 milyar dolar artış yönünde etkide bulunacak. Seyahat kaleminde ise Kasım ayında 0,7 milyar dolarlık bir azalma ihtimalini de eklediğimizde Kasım ayında 3,3 milyar dolar büyüklüğünde cari işlemler açığı göreceğiz.

2020 YILI EKİM DÖNEMİ İŞGÜCÜ VERİLERİ

Ağustos-Eylül-Ekim aylarını kapsayan Eylül 2020 döneminde işsiz sayısı bir önceki döneme göre 178 bin kişi azalarak 4 milyon 16 bin kişi olmuş, işsizlik oranı 0,55 puan azalışla %12,66 seviyesine gerilemişti. Söz konusu dönemde hizmet sektörü istihdamı 236 bin kişi artışla 5 milyon 319 bin, sanayi sektörü istihdamı 57 bin kişi artışla 5 milyon 517 bin, inşaat sektörü istihdamı 17 bin kişi artışla 1 milyon 739 bin kişi olmuştu. Öte yandan iş aramayıp, çalışmaya hazır olanların sayısını dikkate alan “geniş tanımlı işsizlik oranı” ise Eylül 2020 döneminde 0,37 puan düşüşle %22,73 seviyesine geriledi. İmalat sektörü PMI verileri Ekim, Kasım ve Aralık aylarında imalat sektöründe istihdamın arttığı işaretini veriyor. Ayrıca, perakende satışlarda Ekim ayında kaydedilen artışın hizmet sektörü istihdamına katkı yaptığı ihtimali de göz ardı edilmemeli. Aşağıdaki grafik ithalat (talep) ve işsizlik oranı arasındaki ters ilişkiyi gösteriyor.

12 OCAK 2021, SALI

KASIM AYI İNŞAAT MALİYET ENDEKSİ

İnşaat Maliyet Endeksi Ekim ayında aylık %3 artışla 227,5 seviyesine yükselmişti. Döviz kurundaki değişimlerin inşaat maliyetlerini doğrudan etkilemesi Kasım ayında da endekste yükseliş göreceğimize işaret ediyor. Döviz kurunun Aralık ayında düşüşe geçmesi inşaat maliyet endeksinin de düşmesinde etkili olacak.

KASIM AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ

Dış ticaret endeksleri, ihracat ve ithalat miktarlarının ve değerlerinin belli bir zamana göre oransal değişimini göstermektedir. TÜİK, endeks hesaplamasında 2010 yılını 100 değeri ile başlatmaktadır. 2020 yılı Ekim ayına gelindiğinde sabit fiyatlarla ihracat miktar endeksi 190,9, ithalat miktar endeksi 143,4 değerlerini almıştır. Ticaret Bakanlığı ve TÜİK tarafından açıklanan ihracat ve ithalat verileri ile TÜİK’in hesapladığı dış ticaret miktar endeksleri birbirlerine paralel hareket etmektedir. Kasım ayında ihracatta önceki aya göre azalış, ithalatta ise artış görmüştük, benzer seyri ihracat ve ithalat miktar endekslerinde de göreceğiz. Aşağıdaki grafik ihracatın ithalata olan bağımlılığını ortaya koyarken, kurdaki yükselişle birlikte ithal tüketim malları ve yatırım harcamalarına olan talebin azaldığı dönemlerde ekonomik büyümenin destekleyicisinin ihracat hacmi olduğunu gösteriyor.

13 OCAK 2021, ÇARŞAMBA

KASIM AYI SANAYİ ÜRETİMİ ENDEKSİ

Ekim ayında sanayi üretimi bir önceki aya göre %1,1, bir önceki yılın aynı ayına göre %10,2 artış kaydetmişti. İhracat siparişleri ve yurt içi siparişlerdeki eğilim sanayi üretimini de etkilemektedir. Her ne kadar ihracat hacmi Kasım ayında gerilemiş olsa da aynı ay ithalat ve SAMEKS yeni sipariş endeksi artış kaydetti. Dolayısıyla, Kasım ayında yaşanan ihracattaki gerileme sanayi üretimi üzerinde aşağı yönlü bir baskı yaratacaktır ancak yurt içi kaynaklı talep artışının söz konusu baskıyı hafifleteceğini hatta yatırım harcamalarında iyileşme ihtimalini de ortaya koyduğunu tahmin ediyorum.

KASIM AYI PERAKENDE SATIŞ ENDEKSİ

Perakende satış endeksi Ekim ayında bir önceki aya göre %4,2, bir önceki yılın aynı ayına göre %12 artış kaydetmişti. Sanayi üretimiyle paralel bir seyir izleyen perakende satış endeksi, Kasım ayında iç talepteki artışla birlikte artışını sürdürecek.

14 OCAK 2021, PERŞEMBE

ARALIK AYI TARIM ÜRÜNLERİ ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TARIM ÜFE)

Tarım-ÜFE, Kasım ayında yıllık %20,76, aylık %3,52 artış kaydetmişti. Aralık ayında Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) verilerine göre Gıda Ürünleri bir önceki aya göre %1,83 artış kaydetmişti. Gıda Ürünleri alt endeksinin Tarım-ÜFE ile paralel hareket ettiğini dikkate aldığımızda Tarım-ÜFE’nin Aralık ayında yükselişini sürdüreceğini, ancak döviz kurundaki gerilemenin gıda üretimi fiyatlarının daha yavaş yükselmesine sebep olması Tarım-ÜFE artışının önceki aya göre yavaşlayacağına işaret ediyor.

ARALIK AYI KONUT SATIŞLARI

Kasım ayında Türkiye genelinde konut satışları önceki aya göre %6 azalışla 112 bin 483 adet olarak gerçekleşti. Aralık ayında kredi faiz oranları artarken döviz kurundaki düşüşün konut satışlarına ne yönlü yansıyacağına bakacağız.

KASIM AYI ÖZEL SEKTÖRÜN UZUN VADELİ KREDİ BORCU

Ekim ayında özel sektörün uzun vadeli kredi borcu bir önceki aya göre hafif artışla 161,2 milyar dolar olmuştu. Söz konusu dönemde finansal şirketler uzun vadeli kredi borcunu 0,6 milyar dolar azaltırken finansal olmayan şirketler 0,8 milyar dolar artırdılar. Finansal olmayan şirketlerin uzun vadeli borcundaki artış 0,7 milyar dolar artış kaydeden tahvil borçlarından kaynaklandı. Aşağıdaki grafik 2018’den bu yana özel sektörün kademeli olarak uzun vadeli dış borcunu azalttığını gösteriyor.

TCMB VE BDDK, 7 OCAK 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

Aşağıda yer alan tabloda mevduat ve kredi faiz oranları haricinde 31 Aralık 2020 tarihli para ve banka verileri gösterilmektedir. Döviz mevduatları 2020 yılının son haftasında da artışını sürdürdü. Ortalama TL mevduat faizleri %17’ye yaklaşırken 3-aya kadar vadeli mevduat faiz oranları ortalamada %18 seviyesini geçti. TL cinsinden kredi faiz oranları ticarilerde ortalama %19,40, tüketici kredilerinde %21,95 seviyesinde bulunuyor. Döviz cinsinden ticari kredi faiz oranları ise yükselmeye devam ediyor. Merkez Bankası döviz rezervleri 2020 yılının son gününde bir önceki haftaya göre 1,6 milyar dolar azalışla 50 milyar dolara geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin hisse senedi ve tahvil stokları önceki haftaya göre 2,2 milyar dolar artışla 37,7 milyar dolar seviyesine yükseldi ki tarihi zirvesi 152,3 milyar dolar ile Mayıs 2013 tarihine ait.   

15 OCAK 2021, CUMA

ARALIK AYI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE DENGESİ

2020 yılı Kasım ayında bütçe 13,4 milyar TL fazla vermiş böylece yılın ilk 11 ayında toplamda 132,1 milyar TL açık vermiştir. Merkezi yönetim bütçe dengesine yakın sonuç veren Hazine nakit bütçesi dengesi Aralık ayında 46,7 milyar TL açık verdi. Söz konusu bütçe açığı 2020 yılının tümünde bütçe açığının 170 milyar TL’yi geçmesine sebep olacak. 2019 yılı genelinde toplam bütçe açığı 123,7 milyar TL olmuştu.

OCAK AYI TCMB BEKLENTİ ANKETİ SONUÇLARI

Aralık ayı anketinde 2020 ve 2021 yılı GSYH büyüme beklentileri sırasıyla %0,5 ve %3,8 seviyesindeydi.

KASIM AYI KISA VADELİ DIŞ BORÇ STOKU

Ekim ayında Türkiye’nin kısa vadeli (1 yıldan kısa vadeli) dış borç stoku önceki aya göre 1,1 milyar dolar azalışla 132,8 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Merkez Bankasının kısa vadeli dış borç stoku 21,1 milyar dolar, bankaların 55,6 milyar dolar, diğer sektörlerin 56,0 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Ekim ayındaki toplam kısa vadeli borçtaki düşüşün ana sebebi bankaların kısa vadeli dış borçlarını Ekim ayında önceki aya göre 1,4 milyar dolar azaltmalarıydı. Türkiye’nin kalan vadeye göre Kasım 2020 – Ekim 2021 döneminde ödemesi gereken toplam dış borç stoku 181,0 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Yılın son haftasında imalat sektörü PMI verilerini izleyeceğiz

Kovid-19 dalgasının artması ile devreye alınan kısıtlamaların Aralık ayında imalat sektörlerine etkisini IHS Markit ilk tahminlerinden edineceğiz

28 ARALIK 2020, PAZARTESİ

KASIM AYI ULUSLARARASI REZERVLER VE DÖVİZ LİKİDİTESİ

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan uluslararası rezerv varlıkları Ekim ayında aylık 4,8 milyar dolarlık artışla 84,5 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Uluslararası rezervlerin önemli bir kısmını altın (42,2 milyar dolar), nakit ve mevduatlar (31,9 milyar dolar), menkul kıymetler (8,9 milyar dolar) oluşturuyor. Menkul kıymetler Nisan 2013’te gördüğü zirve olan 103,8 milyar dolardan Ekim 2020’de 8,9 milyar dolar seviyesine gerilemişken, altın rezervleri aynı dönemde 20,2 milyardan dolardan 42,2 milyar dolar seviyesine yükseldi. Nakit ve mevduatlar aynı dönemde 8,4 milyar dolardan 31,9 milyar dolara yükselmiş durumda. Böylece Nisan 2013’ten Ekim 2020’ye kadarki dönemde Türkiye’nin uluslararası rezervleri 134,0 milyar dolardan 84,5 milyar dolar seviyesine gerilemiş oldu. Peki, uluslararası rezervlerdeki erimenin Türkiye ekonomisi üzerinde nasıl bir etkisi oldu? Ekonomi yavaşladı: Uluslararası rezervlerin arttığı 2010-2013 döneminde Türkiye GSYH’si yıllık ortalama %8,3 büyürken, rezervlerin azaldığı 2014-2018 döneminde büyüme yıllık ortalama %5,0’e geriledi. Gelelim TCMB’nin kasasında nette ne kadar rezervi olduğuna. Yani, TCMB’nin varlıklarının yükümlülüklerini karşılayıp karşılamadığına. TCMB’nin Kasım 2016’da başladığı (0,3 milyar dolar) ve Mart 2019’da yoğun olarak kullanmaya başladığı (13,1 milyar dolar) vadeli döviz işlemlerinden (swap, forward ve futures) doğan yükümlülükleri en son Ekim 2020’de 61,3 milyar dolara yükselmiş durumda. Altın rezervlerini ayırdığımızda, Ekim 2019’da TCMB’nin likit olan döviz varlıkları (40,8 milyar dolar) ile vadeli döviz işlemlerinden doğan döviz yükümlülüklerinin (61,3 milyar dolar) farkını gösteren net pozisyon açığı 20,4 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Yani, TCMB’nin likit döviz varlıkları döviz yükümlülüklerini karşılamaya yetmiyor.

ARALIK AYI KÜRESEL İMALAT SEKTÖRÜ PMI İLK TAHMİNLERİ

IHS Markit tarafından açıklanan imalat sektörü PMI verileri Almanya ve Euro Bölgesinde Kasım ayında hız kaybederek büyümeye devam etmiş, ABD ve İngiltere’de ise imalat sektörü artan hızda büyümeye devam etmişti. Kovid-19 dalgasının artması ile devreye alınan kısıtlamaların Aralık ayında imalat sektörlerine etkisini IHS Markit ilk tahminlerinden edineceğiz. Ülke ve bölge olarak en büyük ticaret ortağımız olan Almanya ve Euro Bölgesi imalat sektörleriyle Kasım ayında benzer bir performans gösteren Türkiye’nin imalat sektörü hız kaybı yaşamış olsa da büyümesini sürdürmüştü. Aralık ayının ilk üç haftasında ticari kredilerdeki artış hızının Kasım ayının aynı dönemine göre artış kaydetmesi imalat sektörüne destekleyici bir etki yapmış olabilir. 31 Aralık’ta açıklanacak olan Aralık ayı SAMEKS sanayi verileri ve 4 Ocak’ta açıklanacak olan İSO ve IHS Markit işbirliğiyle yayınlanan Türkiye imalat sektörü PMI verileri söz konusu etkinin destekleyici olup olmadığını gösterecek. Ek olarak Ocak ayının ilk haftasında Dış Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanacak olan dış ticaret veriler dei imalat sektörünün Aralık ayı performansına ilişkin önemli bir ipucu olacak.

29 ARALIK 2020, SALI

ARALIK AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ

TÜİK tarafından açıklanan Ekonomik Güven Endeksi, Kasım ayında bir önceki aya göre 3,3 puan düşüşle 89,5 seviyesine gerilemişti. TÜİK’in açıklamasına göre ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması ortalama üzeri güveni, küçük olması ise ortalama altı güveni göstermektedir. Aralık ayında Ekonomik Güven Endeksinde en büyük ağırlığa sahip olan Reel Kesim Güven Endeksinin önceki aya göre %2,8 artış kaydetmesi ve Tüketici Güven Endeksinin önceki ayla aynı kalmasına rağmen Hizmet Sektörü Güven Endeksinin aylık %9,2’lik düşüşü Ekonomik Güven Endeksini aşağı çekecektir.

31 ARALIK 2020, PERŞEMBE

TÜİK KASIM AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ

TÜİK verilerine göre Ekim ayında ihracat 17,3 milyar dolar, ithalat 19,7 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Dış Ticaret Bakanlığı Aralık ayı başında Kasım ayı geçici verilerine ilişkin olarak ihracatın 16,1 milyar dolara gerilediğini, ithalatın ise 21,2 milyar dolara yükseldiğini duyurmuştu. Ocak ayı ilk haftasında Bakanlık, Aralık ayı dış ticaret verilerini açıklayacak.

ARALIK AYI SAMEKS SANAYİ VE HİZMET ENDEKSLERİ

Kasım ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış SAMEKS Sanayi Endeksi bir önceki aya göre 2,1 puan düşüşle 46,3 seviyesine gerilemişti. SAMEKS Hizmet Endeksi ise önceki aya göre 1,9 puan artışla 50,4 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50 seviyesinin altında olması sektörün önceki aya göre daraldığını, 50 seviyesinin üzerinde olması sektörün önceki aya göre büyüme kaydettiğini gösteriyor. Sanayi ve hizmet sektörlerinin bileşiminden oluşan SAMEKS Bileşik Endeksi ise Kasım ayında 0,5 puan azalışla 49,0 seviyesine geriledi.

2020 YILI 3. ÇEYREK DIŞ BORÇ STOKU

Haziran 2020’de Türkiye’nin dış borç stoku 421,8 milyar dolar ile Haziran 2016 seviyelerine gerilemişti. Dış borç stokunun 123,7 milyar dolarını kısa vadeli, 298,2 milyar dolarını orta ve uzun vadeli dış borçlar oluşturuyor. Toplam dış borç stokunun yaklaşık %39’u kamuya, %33’ü finansal olmayan kuruluşlara, %24’ü finansal kuruluşlara, %5’i TCMB’ye ait bulunuyor. Türkiye’nin toplam dış borç stoku Mart 2018’de 466,9 milyar dolar ile zirve yapmıştı. Dış borç stokunun Mart 2018’den Haziran 2020’ye olan dönemde 45,1 milyar dolar azalmasında finansal kuruluşların dış borç stokunun aynı dönemde 65 milyar dolar azalması, kamu sektörünün dış borç stokunun 22,8 milyar dolar artması ve TCMB’nin dış borç stokunun 18,2 milyar dolar artması etkili oldu.

TCMB VE BDDK, 25 ARALIK 2020 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

18 Aralık ile biten haftada, döviz tevdiat hesapları (DTH, döviz cinsinden mevduatlar) yeni rekorunu kırdı. DTH’lar bir önceki haftaya göre 2,4 milyar dolar artışla tarihi zirvesi olan 223,8 milyar dolar seviyesine yükseldi. TL cinsinden ortalama mevduat faiz oranı %15’i geçerken, TL mevduatları önceki haftaya göre 6,4 milyar dolar düşüşle 1 trilyon 557 milyar TL’ye geriledi. 1-3 ay vadeli TL mevduatlarının faiz oranı önceki ortalama %16,12’den %15,98 seviyesine geriledi. TL cinsinden tüketici kredi faizleri %22,26 seviyesi ile Ağustos 2019 seviyelerine yükseldi. TL cinsinden ticari kredi faizleri de %18,96 ile Eylül 2019 seviyelerine yükseldi. 24 Aralık’ta 2020 yılının son para politikası toplantısını gerçekleştiren TCMB, politika faizini %15’ten %17 seviyesine yükseltti. Aralık ayı başından itibaren %15 seviyesinde bulunan TCMB’nin ortalama fonlama faizi, politika faizindeki artışın ardından 25 Aralık’ta %15,48 olarak gerçekleşti. Uluslararası rezervler ise 18 Aralık’ta 91,8 milyar dolar ile Ağustos 2020 seviyelerine yükseldi. Rezervlerdeki artışta yabancı yatırımcıların Türkiye’nin hisse ve tahvil piyasalarında önceki haftaya göre 3 milyar dolarlık alım yapmaları etkili oldu. En son 13 Mart tarihinde yabancı yerleşiklerin hisse ve tahvil stoku 36,8 milyar dolar seviyesindeyken 18 Aralık’ta tekrar 34,5 milyar dolar seviyesine yükselmiş bulunuyor.

18 Aralık 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

1 OCAK 2021, CUMA

YENİ YILDA ÜLKEMİZE SAĞLIK, MUTLULUK, BEREKET DİLİYORUM.

Dr. Fulya Gürbüz

Gündem: Üretim, tüketim ve dış borç verileri ile ABD, İngiltere ve Japonya merkez bankaları politikaları

14 Aralık 2020, Pazartesi

KASIM AYI TARIM ÜRÜNLERİ ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (Tarım-ÜFE)

Tarım-ÜFE Ekim ayında bir önceki aya göre %1,89, bir önceki yılın aynı ayına göre %18,70 artış kaydetmişti.

EKİM AYI SANAYİ ÜRETİMİ ENDEKSİ

Eylül ayında sanayi üretimi bir önceki aya göre %1,7, bir önceki yılın aynı ayına göre %8,1 artış kaydetmişti. Ekim ayında hammadde ithalatında bir önceki aya göre düşüş kaydedilmesine rağmen ihracat, siparişler ve mal stoklarında önceki aya göre kaydedilen artışlar sanayi üretiminde de bir önceki aya göre artışa işaret ediyor.

EKİM AYI PERAKENDE SATIŞ ENDEKSLERİ

Eylül ayında perakende satışlar bir önceki aya göre %2,8, bir önceki yılın aynı ayına göre %7,8 artış kaydetmişti. Ekim ayında imalat sektörü siparişleri ile tüketim malları ithalatındaki artışlar perakende ticarette de önceki aya göre artışa işaret ediyor.

EKİM AYI CİRO ENDEKSLERİ

Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi Eylül ayında bir önceki aya göre %3,4, bir önceki yılın aynı ayına göre %26,2 artış kaydetmişti. Aylık bazda sanayi sektörü ciro endeksi %3,5, inşaat ciro endeksi %2,4, ticaret ciro endeksi %2,9, hizmet ciro endeksi %5,2 arttı. Yıllık bazda ise sanayi sektörü ciro endeksi %30,9, inşaat ciro endeksi %23,3, ticaret ciro endeksi %30,9, hizmet ciro endeksi %4,1 arttı.

15 Aralık 2020, Salı

KASIM AYI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ

Ekim ayında merkezi yönetim bütçesi 4,9 milyar TL açık vermiş, böylece 2020 yılı ilk 10 ayında toplam 145,5 milyar TL’lik bütçe açığı kaydedilmişti. 2019 yılı toplamında toplam bütçe açığı 123,7 milyar TL olmuştu.

KASIM AYI KONUT SATIŞLARI

Ekim ayında Türkiye genelinde 119.574 adet konut satışı gerçekleşmiş, böylece yılın ilk 10 ayında toplam satışlar 1.280.852 adet olmuştu. 2019 yılı genelindeki toplam konut satışları 1.348.729 seviyesindeydi. Konut satışları 2017 yılında 1.409.314 adet ile zirve yapmıştı.

16 Aralık 2020, Çarşamba

ABD MERKEZ BANKASI (Fed) PARA POLİTİKASI KARARI

Eylül ayı toplantısında maksimum istihdam ve ortalama %2 enflasyon hedefleri tutturulana kadar politika faizini %0-0,25 aralığında sabit tutmaya devam edeceğini duyurmuştu. Yılın son toplantısında, Fed’in ekonomik görünüme dair beklentileri ve genişlemeci politikaların devamlılığı konusunda görüş ve beklentilerine odaklanacağız.

EKİM AYI TCMB KONUT FİYAT ENDEKSİ

Konut fiyat endeksi Eylül ayında bir önceki aya göre %1,59, bir önceki yılın aynı ayına göre %27,34 artışla 146,70 seviyesine yükselmişti.

EKİM AYI ÖZEL SEKTÖR UZUN VADELİ KREDİ BORCU

Özel sektörün uzun vadeli kredi borcu Eylül ayında 161,02 milyar dolar seviyesindeydi. Alt kalemlere göre bankaların 60,98 milyar dolar, bankacılık dışı finansal kuruluşların 9,61 milyar dolar, finans dışı sektörün 90,44 milyar dolar uzun vadeli kredi borcu bulunmaktadır. Şubat 2018’de özel sektörün uzun vadeli kredi borcu 226 milyar dolar ile tarihi zirvesini yapmıştı.

17 Aralık 2020, Perşembe

İNGİLTERE MERKEZ BANKASI (BoE) PARA POLİTİKASI KARARI

BoE 4 Kasım tarihli toplantısında %0,1 seviyesindeki politika faizini değiştirmemiş, Hazine tahvil alım miktarını 150 milyar pound artırarak toplam Hazine tahvil alım miktarını 875 milyar pound seviyesine yükseltmişti. Toplantı sonrası yayınlanan raporda Kovid-19’un hanehalkı harcamalarını öngördüklerinden daha fazla zayıflattığı, söz konusu zayıflamanın 2020 yılı son çeyreğinde GSYH’de daralmaya sebep olacağı vurgulanmıştı. BoE enflasyon hedefi %2 iken Ekim ayında TÜFE yıllık %0,7 seviyesinde bulunuyor. BoE, basın duyurusunda enflasyon hedefine ulaşana kadar gevşek para politikasını sürdüreceğini tekrarlamıştı.

EKİM AYI KISA VADELİ DIŞ BORÇ STOKU

Eylül ayında toplam kısa vadeli dış borç stoku 134,0 milyar dolar iken kamunun (kamu bankaları) 26,2 milyar dolar, Merkez Bankasının 21,0 milyar dolar, özel sektörün 86,8 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Özel sektör içinde bankaların 30,9 milyar dolar, banka dışı finansal kuruluşların 0,7 milyar dolar, finansal olmayan şirketlerin 55,2 milyar dolar kısa vadeli borcu bulunuyor. Özel sektör finans dışı sektörün kısa vadeli borcu Ekim 2017’den bu yana özel sektör bankalarının üzerinde bulunuyor. Kalan vadeye göre dış borç stoku dikkate alındığında Türkiye’nin gelecek 12 ayda (Ekim 2020 – Eylül 2021) ödemesi gereken dış borç stoku 182,5 milyar dolar seviyesindedir.

TCMB VE BDDK, 4 ARALIK 2020 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

4 Aralık ile biten haftada, döviz tevdiat hesapları (döviz cinsinden mevduatlar) önceki haftaya göre 1,8 milyar dolar artışla tarihi zirvesi olan 221,3 milyar dolar seviyesine yükseldi. Karşılığında TL cinsinden mevduatlar önceki haftaya göre 1,55 trilyon TL’den 1,53 trilyon TL’ye geriledi. Söz konusu gerilemede ortalama TL cinsi mevduatların bir haftada %14,59’dan %14,51 seviyesine gerilemesi etkili oldu. 4 Aralık haftasında 1 yıla kadar olan TL cinsi mevduat faizleri ortalamada %16’lara yükselmesine rağmen 1-3 ay vadeli TL cinsi mevduat faizleri önceki haftaya göre düştü. TL cinsinden ticari kredi faiz oranı %18,59, tüketici kredileri faiz oranı %21,40 seviyelerine yükseldi.

4 Aralık 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

18 Aralık 2020, Cuma

JAPONYA MERKEZ BANKASI (BoJ) PARA POLİTİKASI KARARI

BoJ 29 Ekim tarihli para politikası toplantısında politika faizini değiştirmemiş, borsa yatırım fonları (ETF) ve gayrimenkul yatırım fonu yıllık satın alımlarını iki katına çıkararak sırasıyla 12 trilyon yen ve 180 trilyon yen seviyesine yükseltmişti. Ek olarak BoJ, Getiri Eğrisi Kontrolü (Yield Curve Control) ile birlikte Miktarsal ve Niteliksel Parasal Gevşeme politikasını sürdüreceğini tekrarlamıştı. BoJ, fiyat istikrarını sağlamak adına %2 olan enflasyon hedefine ulaşmak amacıyla Hazine tahvillerine ek olarak diğer finansal varlıkları satın almasını niteliksek gevşeme olarak ifade ediyor. BoJ, üst limit koymaksızın 10-yıl vadeli Hazine tahvillerini %0’a yakın faiz oranından satın almasını ise miktarsal gevşeme olarak nitelendiriyor. ABD Merkez Bankası da ekonomiyi desteklemek amacıyla Getiri Eğrisi Kontrolünü adapte etmeyi tartışırken en son Haziran 2020 para politikası toplantısında söz konusu uygulamaya şüpheyle yaklaştıklarını, zira kovid-19 etkisiyle tahvil faizlerinin düşük kalmaya devam edeceğini beklediklerini ifade etmişti.

MERKEZ BANKASI ARALIK AYI BEKLENTİ ANKETİ

Merkez Bankasının Kasım ayında reel sektör ve finansal sektör temsilcileri ile profesyonellerden oluşan 59 katılımcı tarafından yanıtlanmış ve sonuçlar katılımcıların yanıtları toplulaştırılarak değerlendirilmiş Beklenti Anketinde yıl sonu TÜFE’de %12,47, yıl sonu Dolar/TL kurunda 7,887, yıl sonu GSYH’de %0,55 daralma, 2021 yıl sonu GSYH’de %3,99 büyüme, yıl sonu cari işlemler açığında 30,9 milyar dolar seviyeleri öngörülmüştü.

EKİM AYI NET ULUSLARARASI YATIRIM POZİSYONU (NUYP)

Eylül ayında uluslararası varlıklar 225,0 milyar dolar, uluslararası yükümlülükler 593,5 milyar dolar olmuş, böylece NUYP açığı 368,5 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Ağustos ayına göre varlıklar 2,4 milyar dolar azalırken, yükümlülükler 1,3 milyar dolar artmıştı. Yükümlülüklerdeki artışta, kamu ve bankalar hariç diğer sektörlerin ticari kredilerinde 2,5 milyar dolarlık artış ve kredi yükümlülüklerinde 1 milyar dolarlık azalma etkili olmuştu. Diğer sektörler, 2019 yılı Ekim ayından bu yana uluslararası kredilerini azaltırken, Haziran 2020’den bu yana uluslararası ticari kredilerini artırmaktalar. Ticari kredilerdeki artış sanayi üretimini de desteklemektedir.

Dr. Fulya Gürbüz

GRAFİĞİN SÖYLEDİĞİ: “Dış borçlanma, cari açığın finansmanını destekliyor”

Türk lirasına güvenin tazelenmesi döviz geliri olan şirketlerin daha düşük maliyetlerden yabancı para cinsinden borçlanmayı tercih etmesinde etkili olacaktır. Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’ın 2021 yılında yabancı para cinsinden borçlanmasının payını azaltacaklarına dair açıklamasını kur riski açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirebiliriz.

Ekim ayında cari işlemler açığı 0,3 milyar dolara geriledi…

Merkez Bankası, 2020 yılı Ekim ayı ödemeler dengesi verilerini açıkladı. Türkiye’deki yurt içi yerleşiklerin yurt dışı yerleşiklerle yaptığı ekonomik faaliyetler sonucunda Eylül ayında 2,56 milyar dolar cari işlemler açığı kaydedilmesinin ardından Ekim ayında 0,3 milyar dolar cari işlemler açığı kaydedildi. Son 12 aylık cari işlemler açığı ise Ekim ayında 33,8 milyar dolara yükseldi. Aşağıdaki grafikte gri çubuklar sol eksendeki aylık cari işlemler dengesini, mavi çizgi ise sağ eksende 12-aylık toplam cari işlemler dengesini göstermektedir. Net enerji ithalatçısı ülke konumundaki Türkiye’de ithalat kalemindeki sert düşüşler ile ihracat ve turizm gelirlerindeki artışlar cari işlemler dengesini yukarı taşıyan ana faktörlerdir.

Ekim ayında cari işlemler dengesinin 0,3 milyar dolar açık vermesinde, dış ticaret açığının bir önceki aya göre 2,47 milyar dolar azalarak 1,27 milyar dolara gerilemesi etkili oldu. Toplam mal ihracatı Ekim ayında bir önceki aya göre 1,26 milyar dolar artarken toplam mal ithalatında 1,21 milyar dolarlık azalma kaydedildi.

Hazine’nin eurobond ihracı finansman hesabını pozitife çevirdi…

Ödemeler dengesinin finansman tarafında ise Eylül ayında 2,48 milyar dolar açık verilmişken, Ekim ayında Hazine’nin 2,5 milyar dolar tahvil yoluyla dış borçlanması finans hesabının 1,3 milyar dolar fazla vermesinde etkili oldu.

Ağustos 2018’den bu yana dış borç ödemesinden daha az dış borçlanma gerçekleştirildi…

Bu yazımda; ödemeler dengesi tablosunda yer alan finans hesabının alt kalemlerinde bulunan Genel Hükümet, Bankalar ve Diğer Sektörlerin borçlanma verilerine odaklanmak istiyorum. Aşağıdaki grafikte mavi çubuklar Genel Hükümetin döviz cinsinden tahvil ihracı yoluyla net borçlanmasını; kırmızı çubuklar Bankaların, yeşil çubuklar ise Diğer Sektörlerin kredi ve tahvil yoluyla net dış borç pozisyonunu (kullanım ve geri ödeme arasındaki fark) göstermektedir.

2013 yılında ABD merkez bankası Fed’in istihdam ve enflasyon hedeflerine uygun sinyallerin gelmeye başladığına yönelik sözlü yönlendirmelerle faiz artırımı olasılığını ortaya koyması özellikle banka ve Diğer Sektörlerin dış borçlanmaya ağırlık vermelerine sebep oldu. Fed’in ilk faiz artırımına gittiği 2015 yılı sonuna kadar söz konusu eğilimin sürdüğünü görüyoruz. Ancak Fed’in Aralık 2016’dan itibaren faiz artırımlarını kademeli olarak sürdürmeye başladığı dönemde, özellikle Diğer Sektörlerin Türk lirasının sert değer kaybettiği Ağustos 2018 yılına kadar yurt dışı borçlanmaya ağırlık verdiğini, Ağustos 2018’den itibaren ise borç ödemelerinden daha azını tekrar borçlandıkları bir seyirle karşılaşıyoruz.

Mart 2018’de Trump yönetimindeki ABD’nin başlattığı ticaret savaşı, Türkiye’nin de üretim çarkının yavaşlamasına sebep olması, Türk lirasındaki değer kayıplarının 2019’da da sürmesi ve 2020 yılı Mart ayı ile birlikte Kovid-19 pandemisinin tüm dünyayı etkisi altına alması Türkiye’de reel sektörün yatırımlar konusunda geride durmasına sebep oluyor. Bu geri duruşun etkisini de Diğer Sektörlerin borç çevirme oranının %100’ün altına gerilemesinde görüyoruz. Ekim 2020’de ise Diğer Sektörlerin 0,96 milyar dolar döviz cinsinden borç geri ödemesine karşılık 1,43 milyar dolarlık borçlanma gerçekleştirmesi borç çevirme oranının %149’a yükselmesine sebep oldu.

Türk lirasında yaşanan istikrar, özel sektörün yabancı para cinsinden borçlanmayı cazip hale getirebilir…

Türk lirasındaki değer kayıpları ve tedarik zincirindeki aksamalara bağlı olarak enflasyonist baskıların arttığı mevcut ortamda yeni ekonomi yönetiminin politika faizini yukarı çekmesi TL cinsinden mevduat ve kredi faizlerini de yukarı çekiyor. Türk lirasına güvenin tazelenmesi döviz geliri olan şirketlerin daha düşük maliyetlerden yabancı para cinsinden borçlanmayı tercih etmesinde etkili olacaktır. Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’ın 2021 yılında yabancı para cinsinden borçlanmasının payını azaltacaklarına dair açıklamasını kur riski açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirebiliriz.

Dr. Fulya Gürbüz