18-22 Ocak haftasında merkez bankaları toplantılarını izleyeceğiz

18-22 Ocak haftasında Türkiye, Avrupa ve Japonya merkez bankalarının para politikası kararları ve küresel ekonomiye yönelik değerlendirmeleri ile yurt içinde kurdaki düşüşün tüketici güvenine yansımasını, konut fiyatları ve turizm verilerini takip edeceğiz.

18 OCAK 2021, PAZARTESİ

KASIM AYI NET ULUSLARARASI YATIRIM POZİSYONU (NUYP)

Merkez Bankası’nın yayınladığı Uluslararası Yatırım Pozisyonu “bir ekonomideki yerleşik kişilerin yurt dışındaki yerleşik kişiler ile finansal alacakları ve yükümlülüklerin yanında; rezerv varlık olarak tutulan altın şeklindeki finansal varlıklarının belli bir tarihteki stok değerini gösteren ve aylık olarak yayınlanan istatistiki bir tablodur.” Ekim 2020’de 351,2 milyar dolar NUYP açığı kaydedilmişti. Uluslararası varlıklar 227,1 milyar dolar iken yükümlülükler 578,3 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Aşağıdaki grafikte görebileceğiniz gibi 2020 yılı Haziran-Eylül döneminde uluslararası varlıkların değerinin (mavi çizgi) azalma kaydettiğini görüyorsunuz. Ekim ayında ise uluslararası varlıklarının özellikle de bankalar nezdinde döviz varlıklarının artış kaydettiğini görüyoruz. Söz konusu artışta bankalar nezdindeki döviz mevduatlarındaki 4,4 milyar dolarlık artışın etkisi var. Uluslararası yükümlülükler tarafında ise stok değer olarak Ekim ayında önceki aya göre 16 milyar dolarlık bir düşüş olmuştu. Kasım ve Aralık ayına ilişkin olarak TCMB verilerine başvurduğumuzda bankalardaki döviz tevdiat hesaplarının (döviz cinsi mevduatların) Kasım ayında 3,5 milyar dolar, Aralık ayında ise 3,3 milyar dolar artış kaydettiklerini ekleyelim.

Kaynak: TDM

19 OCAK 2021, SALI

KASIM AYI KONUT FİYAT ENDEKSİ (KFE)

2020 yılı Ekim ayında KFE aylık %2,2’lik artışla 149,90 seviyesine yükselmişti.

20 OCAK 2021, ÇARŞAMBA

ARALIK AYI TURİZM VERİLERİ

Kasım 2020’de Türkiye’ye gelen turist sayısı önceki aya göre yarı yarıya düşerek 834 bin kişiye gerilemişti. Cari İşlemler Dengesi raporunda Kasım ayında turizm gelirlerinin de önceki ay kaydedilen 1,4 milyar dolardan 0,7 milyar dolara gerilediğini görmüştük. Aralık ayında devam eden Kovid-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle turizm verilerinin Kasım ayına göre iyileşme kaydetmeyeceğini söyleyebiliriz.

ARALIK AYI YURT DIŞI ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (YURT DIŞI-ÜFE)

Kasım ayında Yurt Dışı-ÜFE aylık %2 artış kaydetmişti. Aralık ayında Türk lirasındaki değer artışının (döviz kurundaki gerilemenin) Yurt-Dışı-ÜFE’de aşağı yönlü bir baskı oluşturma ihtimali var.

ARALIK AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU

2020 yılı Kasım ayında merkezi yönetim borç stoku 1 trilyon 872 milyar TL seviyesindeydi. Borcun 1 trilyon 75 milyar TL’si (%57’si) iç borç , 797 milyar TL’si (%43) ise dış borç miktarını oluşturuyor.

21 OCAK 2021, PERŞEMBE

MERKEZ BANKALARI PARA POLİTİKASI TOPLANTI KARARLARI

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB): TCMB, Aralık ayı toplantısında politika faizini (1 hafta vadeli borç verme faiz oranı) %15’ten %17’ye yükseltmişti. TCMB politika faizini belirlerken tüketici fiyat enflasyonunu (TÜFE) dikkate almaktadır. Fiyat istikrarını hedefleyen TCMB, Türk lirasındaki değer artış ve azalışları da izlemektedir. Döviz kurundaki sert hareketler üretimde ithal girdi kullanan üreticilerin maliyetini doğrudan etkilemektedir. Bu sebeple maliyet enflasyonu açısından kurdaki artışlar yurt içi üretici fiyat endeksinin (Yİ-ÜFE) de yükselmesine sebep olmaktadır. Son verilere göre, Aralık ayında TÜFE yıllık %14,6, Yİ-ÜFE ise %25,2 oranlarında yükseliş kaydetti. Ekim-Kasım 2020 döneminde 8,0 seviyesinin üzerine çıkan Dolar-TL kurunun Aralık ayının sonunda 7,50 seviyesinin altına gerilemesi elbette üretici maliyetleri üzerinde olumlu bir etki yaratacaktır ancak küresel tedarik zincirindeki aksamaların özellikle hammadde ithalat fiyatlarını yukarı çekmesi üreticilerin maliyeti üzerinde risk oluşturmaya devam ediyor. Üreticilerin, maliyetlerini tüketiciye yansıtması TÜFE’nin de yükselmesini beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla kritik konu, istihdam azalırken hane halkının da harcama kabiliyeti gerilerken üreticinin maliyetlerini ne ölçüde çıktı fiyatlarına yansıtıp yansıtmayacağı. Sonuç olarak, TCMB’nin küresel ekonomi ve tedarik zinciri tarafındaki gelişmeleri izlemeyi tercih ederek 21 Ocak tarihli toplantısında politika faizinde değişikliğe gitmeyeceğini tahmin ediyorum.

Avrupa Merkez Bankası (ECB): Euro Bölgesinde TÜFE Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %0,3 düştü. TÜFE’deki yıllık değişim Ağustos-Aralık döneminde düşüşünü aralıksız sürdürüyor. ECB’nin son para politikası raporunda da okuduğumuz gibi talepteki azalma fiyatların da önceki yıla göre gerilemesine sebep oluyor. Öte yandan, aylık bazdaki fiyat değişimlerine baktığımızda 2020 yılının farklı yedi ayında kaydedilen yükselişlerin aslında yıllık enflasyondaki düşüşün hızını yavaşlattığını anlıyoruz. Özellikle Aralık ayında TÜFE’nin bir önceki aya göre %0,3 artış kaydetmesinin arkasında yatan ana sebep tedarik zincirindeki aksaklıkların hammadde fiyatlarını yükseltmesiydi. Elbette ki 2020 yılında TÜFE’de kaydedilen yıllık ortalama %0,3’lük artış ECB’nin %2 olan enflasyon hedefinden hayli uzak olduğunu belirteyim. Pandemideki yeni dalgaların ekonomi üzerinde yarattığı olumsuz etkiler sebebiyle ECB Aralık ayı toplantısında politika faizlerini sabit tutmuş, tüketim ve yatırımı hızlandırabilecek ve finansal gevşemenin devamlılığını sağlayacak ek yardım paketlerini devreye almış hatta program sürelerini 2022-2023 dönemlerine uzatma kararı almıştı. 2020 yılının ilk yarısında %7,7 daralan Euro Bölgesi ekonomisinin yılın üçüncü çeyreğinde %12,5 büyüme kaydetmesi, Ağustos-Kasım döneminde işsizlik oranının kademeli olarak düşmesi, Mayıs-Kasım döneminde sanayi üretiminin aylık bazda arka arkaya büyüme kaydetmesi ECB’nin gevşek para politikasının işe yaradığını gösteriyor. Tüm bu gelişmeleri dikkate aldığımızda, ECB için 21 Aralık toplantısında politika değişikliğine gidecek ek bir neden bulunmuyor.

Japonya Merkez Bankası (BOJ): BOJ, 2008 Küresel Finansal Kriz etkisiyle devreye aldığı parasal gevşeme adımları ile bilançosunu 2008 yılı Ağustos’tan 2019 yılı sonuna kadar 5,2 kat artırdı. Benzer hesap ABD Merkez Bankası (Fed) için 4,6 kat, ECB için 2,4 kattır. Peki Japonya ekonomisi bu ebatta bir parasal gevşemeden fayda sağladı mı? Aşağıdaki grafikte gri çubuklarla gösterilen BOJ bilançosundaki artışların (yani sisteme akıtılan paranın), mavi çizgiyle gösterilen çeyrek bazda GSYH büyüme oranlarını düşük hızla da olsa 2019 yılı sonuna kadar dengede tutabildiğini görüyoruz. Bununla da kalmayıp, 2008 krizi öncesinde %5,5 seviyelerindeki işsizlik oranının 2019 yılı sonunda %2,2 seviyelerine kadar gerilediğini de eklemekte fayda var. Aralık ayı para politikası toplantısı sonrasında yayınlanan raporda BOJ, ekonominin toparlanmaya devam ettiğini, ancak Kovid-19 belirsizliğine karşı ekonominin mevcut politikayla desteklenmeye devam etmesi gerektiğini vurgulamıştı. Mevcut riskleri dikkate alarak gevşek politikasını sürdürecek olan BOJ, 21 Ocak toplantısında faizlerde bir değişiklik yapmayacak. Takip edeceğimiz kısım, BOJ’un global ekonomik görünüm hakkındaki değerlendirmeleri olacak.

Kaynak: TDM

OCAK AYI TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ

Mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi Aralık ayında önceki aya göre değişiklik göstermeyerek 80,1 seviyesinde kalmıştı. Endeksin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durum, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durum olduğunu göstermektedir. Döviz kurundaki gerilemenin tüketici güveninde iyileşme getireceğini düşünüyorum. Öte yandan kapatmaların etkisiyle gelir kaybındaki artışlar ve %22 seviyesinin üzerine çıkan tüketici kredi faiz oranlarını dikkate aldığımda, tüketici güveninde önemli bir iyileşme ihtimalini zayıf görüyorum.

TCMB VE BDDK, 15 OCAK 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

8 Ocak verilerine göre TCMB’nin açıkladığı parasal büyüklükler (yani likidite seviyesi) son üç haftadır gerilemeye devam ediyor. Bunda TCMB’nin sürdürdüğü parasal sıkılaştırmanın etkisi var. Nitekim TCMB Aralık ayında politika faizini %15’ten %17’ye yükseltmesinin etkisiyle özellikle kredi faiz oranları ticaride %21, tüketicide %23 seviyelerini geçmiş durumda. Kredi hacminde de 7 Ocak haftasında hafif bir gerileme var. Bankalar para musluklarını kısmen kapatırken, portföy yatırımları için sermaye piyasalarına yabancı yatırımcı girişleri var. Bunun sebebi Aralık ayında TCMB’nin “bağımsızlık” sinyalini vermeye başlamasıyla ortaya çıkan güven algısı. Yabancı yatırımcının güven algısındaki artış, Aralık ayında Dolar-TL kurunun 7,90’lardan 7,40’ların altına kadar gerilemesini sağladı.  

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

Dr. Fulya Gürbüz

Sanayi, istihdamı kısmen destekliyor; işsiz sayısı artıyor

Sevgili Okuyucular, bu hafta çok yoğun bir veri akışı vardı. 11-14 Ocak tarih aralığında açıklanan verileri sırayla analiz etmek istiyorum.

İhracat ve turizm gelirlerinde azalma ile ithalattaki artış, cari açığın artmasına sebep oldu

İlk olarak, 11 Ocak Pazartesi günü TCMB tarafından yayınlanan cari işlemler dengesi ile başlayalım. 2020 yılı Kasım ayında cari işlemler dengesi 4,1 milyar dolar açık verdi. Cari İşlemler Hesabı, Türkiye’deki yerleşik hane halkının yurt dışındaki yerleşiklerle yapmış olduğu ekonomik faaliyetler sonucunda Türkiye’nin döviz geliri ve döviz giderlerini kalemler halinde göstermektedir. Tablonun en önemli kalemini dış ticaret dengesi oluşturmaktadır. Kasım ayında 3,8 milyar dolar dış ticaret açığı kaydedildi, yani ihracattan 3,8 milyar dolar daha fazla ithalat gerçekleşti. Öte yandan döviz girdisi sağlayan en önemli kalemlerden biri olan ve turizm gelir gider farkını gösteren Seyahat kaleminde ise düşüş gördük. Kasım ayında Türkiye’ye gelen turist sayısının Ekim ayına göre yarıdan fazla azalmasının etkisiyle Seyahat kalemi Ekim ayındaki 1,3 milyar dolardan Kasım ayında 0,6 milyar dolar seviyesine geriledi. Aşağıdaki grafik son 5 yılın cari işlemler dengesindeki aylık bazda seyrini gösteriyor:

Seyahat dengesinin azalmasında elbette kış mevsimi olmasının etkisi var ancak en önemli etken Kovid-19’da yaşanan ikinci dalganın seyahat kısıntılarını beraberinde getirmesi. Dış ticaret açığındaki artışın sebebi ise ihracatın Kasım ayında önceki aya göre 1,3 milyar dolar azalmasına karşılık ithalatın önceki aya göre 1,3 milyar dolar artması.

Sanayi üretimi yavaş hızla da olsa büyümeye devam ediyor

Biliyoruz ki sanayi sektörü üretim yaparken ithal girdiye ihtiyaç duymaktadır. Üretilen malların bir kısmı ihraç edilmekte, diğer kısmı yurt içi talebi karşılamakta veya stok olarak tutulmaktadır. Ekim ayında önceki aya göre %1,2 artış kaydeden sanayi üretimi, Kasım ayında önceki aya göre %1,3 arttı. Söz konuşu artışta iç talebin mi yoksa dış talebin mi etkisi var? Bu sorunun cevabını yine bu hafta açıklanan dış ticaret endekslerinde buluyoruz. İhracat Miktar Endeksi Kasım ayında bir önceki aya göre %0,9 düşüş kaydetti, İthalat Miktar Endeksi ise bir önceki aya göre %1,3’lük artış yaşadı. İthalat Miktar Endeksindeki artışın sebebine değinmeden önce sanayi üretimi ile dış ticaret miktar endekslerinin seyrini grafik olarak göstermek istiyorum.

Yukarıdaki grafikte de göreceğiniz gibi hem ihraç edilen hem de ithal edilen malların miktarlarındaki (adet) değişimler sanayi üretimini de doğrudan etkilemektedir. Sanayi üretiminin Kasım ayında arttığını, ihracatın ise azaldığını dikkate aldığımızda acaba ithalat miktarındaki artışın sebebi ne?

Aşağıdaki grafik ithalat miktar endeksini oluşturan ana kalemlerin son 2 yıllık seyrini gösteriyor. Grafikte Kasım ayında gri çubukla gösterilen taşımacılık araçları hariç yatırım malları ithalatının aylık %9,0, mavi çubukla gösterilen hammadde ithalatının %7,4’lük artış kaydetmeleri ithalattaki artışın en önemli sebebi oldu. Bu iki kalemin Ekim ayında bir önceki aya sert bir düşüş yaşadıktan sonra Kasım ayında bir sıçrayış yaşamaları hem yurt içi hem de yurt dışı siparişler kapsamında üreticinin olumlu sinyaller aldığına işaret ediyor.

Perakende satışlardaki artış devam ediyor

Yurt içi talebin önemli göstergelerinden olan ve bu hafta TÜİK tarafından yayınlanan Perakende Satış Endeksi Kasım ayında bir önceki aya göre %2,2 artış gösterdi. Aşağıdaki grafikte mavi çizgi perakende satış endeksini, kırmızı çizgi tüketim malları ithalat miktar endeksini, yeşil çizgi ise Dolar/TL kurunun seyrini gösteriyor. Pandemiyle birlikte kapatmaların yaşandığı Nisan 2020 sonrasında perakende satışlar artışını koruyor. Pandemi öncesinde dikkatinizi çekeceği üzere 2018 ve 2019’da Türk lirasında yaşanan sert değer kayıpları hem perakende satışları hem de tüketim malları ithalatını düşürmüştür. Döviz kurunda artış eğilimi sürse de 2019 yılı son çeyreğinde ve 2020 yılının ilk 2 ayında perakende satışlar ve tüketim malları ithalatında artış eğilimi görüyoruz. Bunun başlıca sebepleri KDV indirimleri, promosyonlu satışlar ve fiyat kontrolleri idi. Kasım ayında tüketim malları ithalatındaki kısmi gerilemeye rağmen perakende satışlardaki artış devam etti. Bunun sebebini TCMB tarafından açıklanan Reel Kesim Güven Endeksi verilerinde bulmaya çalıştığınızda görebileceğiniz gibi, Kasım ayında sektörde stoklar azalırken, Aralık ayında stoklar artmaktadır.

İşsizlik artmaya devam ediyor

Son olarak tüketim ve üretim tarafındaki gelişmeler işgücü verilerini nasıl etkilediğine bakalım. 2020 yılı Eylül-Ekim-Kasım aylarını kapsayan Ekim dönemi işgücü verilerine göre, Ekim ayında işsizlik oranı %12,73’e, iş aramaktan vazgeçmiş çalışmaya hazır olan kişileri dikkate alan geniş tanımlı işsizlik oranı ise %23,33 seviyesine yükseldi. 2020 yılı Haziran-Ekim dönemlerinde sanayi sektörü istihdamı işgücü piyasasını desteklemeye devam ederken Ekim döneminde hizmet sektörü istihdamında hafif gerileme yaşandı. Vurgulamakta fayda var, iş aramaktan vazgeçip çalışmaya hazır olan kişilerin Ekim döneminde önceki döneme göre 212 bin artmış olması özellikle hizmet sektöründeki kan kaybının vahametini ortaya koymaktadır.

Dr. Fulya Gürbüz

11-15 Ocak haftasında üretim ve tüketime yönelik sinyallere odaklanacağız

11-15 Ocak haftasında cari açık, işsizlik, inşaat maliyetleri, dış ticaret endeksleri, sanayi üretimi, perakende satışlar, konut satışları, özel sektör uzun vadeli dış borcu, bütçe, beklenti anketi ve kısa vadeli dış borç stoku verilerini takip edeceğiz.

11 OCAK 2021, PAZARTESİ

KASIM AYI ÖDEMELER DENGESİ

2020 yılı Ekim ayında cari işlemler açığı bir önceki aya göre 2,3 milyar dolar azalarak 0,2 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. 2020 yılının ilk 10 ayında toplam cari işlemler açığı 31,1 milyar dolar oldu. Cari işlemler dengesi, Merkez Bankası tarafından açıklanan ödemeler dengesi tablosundan elde ediliyor. Cari işlemler dengesinin en önemli belirleyicileri dış ticaret dengesi ve hizmetler dengesidir. Hizmetler dengesinin en önemli kalemi turizm verilerini gösteren “Seyahat” kalemidir. Turizmden elde edilen net gelirin önceki aya göre 0,2 milyar dolar azaldığı Ekim ayında cari işlemler dengesinin 2,3 milyar dolar azalmasının ana sebebi dış ticaret açığının önceki aya göre 2,5 milyar dolar azalması oldu. Peki, Kasım ayı cari işlemler dengesine ilişkin ne söyleyebiliriz? Kasım ayında dış ticaret açığı Ekim ayına göre 2,6 milyar dolar artarken, pandeminin ikinci dalgasının etkisiyle Türkiye’ye giriş yaban turist sayısı önceki aya göre yarı yarıya azaldı. Dolayısıyla Kasım ayında dış ticaret açığı cari işlemler açığını önceki aya göre 2,6 milyar dolar artış yönünde etkide bulunacak. Seyahat kaleminde ise Kasım ayında 0,7 milyar dolarlık bir azalma ihtimalini de eklediğimizde Kasım ayında 3,3 milyar dolar büyüklüğünde cari işlemler açığı göreceğiz.

2020 YILI EKİM DÖNEMİ İŞGÜCÜ VERİLERİ

Ağustos-Eylül-Ekim aylarını kapsayan Eylül 2020 döneminde işsiz sayısı bir önceki döneme göre 178 bin kişi azalarak 4 milyon 16 bin kişi olmuş, işsizlik oranı 0,55 puan azalışla %12,66 seviyesine gerilemişti. Söz konusu dönemde hizmet sektörü istihdamı 236 bin kişi artışla 5 milyon 319 bin, sanayi sektörü istihdamı 57 bin kişi artışla 5 milyon 517 bin, inşaat sektörü istihdamı 17 bin kişi artışla 1 milyon 739 bin kişi olmuştu. Öte yandan iş aramayıp, çalışmaya hazır olanların sayısını dikkate alan “geniş tanımlı işsizlik oranı” ise Eylül 2020 döneminde 0,37 puan düşüşle %22,73 seviyesine geriledi. İmalat sektörü PMI verileri Ekim, Kasım ve Aralık aylarında imalat sektöründe istihdamın arttığı işaretini veriyor. Ayrıca, perakende satışlarda Ekim ayında kaydedilen artışın hizmet sektörü istihdamına katkı yaptığı ihtimali de göz ardı edilmemeli. Aşağıdaki grafik ithalat (talep) ve işsizlik oranı arasındaki ters ilişkiyi gösteriyor.

12 OCAK 2021, SALI

KASIM AYI İNŞAAT MALİYET ENDEKSİ

İnşaat Maliyet Endeksi Ekim ayında aylık %3 artışla 227,5 seviyesine yükselmişti. Döviz kurundaki değişimlerin inşaat maliyetlerini doğrudan etkilemesi Kasım ayında da endekste yükseliş göreceğimize işaret ediyor. Döviz kurunun Aralık ayında düşüşe geçmesi inşaat maliyet endeksinin de düşmesinde etkili olacak.

KASIM AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ

Dış ticaret endeksleri, ihracat ve ithalat miktarlarının ve değerlerinin belli bir zamana göre oransal değişimini göstermektedir. TÜİK, endeks hesaplamasında 2010 yılını 100 değeri ile başlatmaktadır. 2020 yılı Ekim ayına gelindiğinde sabit fiyatlarla ihracat miktar endeksi 190,9, ithalat miktar endeksi 143,4 değerlerini almıştır. Ticaret Bakanlığı ve TÜİK tarafından açıklanan ihracat ve ithalat verileri ile TÜİK’in hesapladığı dış ticaret miktar endeksleri birbirlerine paralel hareket etmektedir. Kasım ayında ihracatta önceki aya göre azalış, ithalatta ise artış görmüştük, benzer seyri ihracat ve ithalat miktar endekslerinde de göreceğiz. Aşağıdaki grafik ihracatın ithalata olan bağımlılığını ortaya koyarken, kurdaki yükselişle birlikte ithal tüketim malları ve yatırım harcamalarına olan talebin azaldığı dönemlerde ekonomik büyümenin destekleyicisinin ihracat hacmi olduğunu gösteriyor.

13 OCAK 2021, ÇARŞAMBA

KASIM AYI SANAYİ ÜRETİMİ ENDEKSİ

Ekim ayında sanayi üretimi bir önceki aya göre %1,1, bir önceki yılın aynı ayına göre %10,2 artış kaydetmişti. İhracat siparişleri ve yurt içi siparişlerdeki eğilim sanayi üretimini de etkilemektedir. Her ne kadar ihracat hacmi Kasım ayında gerilemiş olsa da aynı ay ithalat ve SAMEKS yeni sipariş endeksi artış kaydetti. Dolayısıyla, Kasım ayında yaşanan ihracattaki gerileme sanayi üretimi üzerinde aşağı yönlü bir baskı yaratacaktır ancak yurt içi kaynaklı talep artışının söz konusu baskıyı hafifleteceğini hatta yatırım harcamalarında iyileşme ihtimalini de ortaya koyduğunu tahmin ediyorum.

KASIM AYI PERAKENDE SATIŞ ENDEKSİ

Perakende satış endeksi Ekim ayında bir önceki aya göre %4,2, bir önceki yılın aynı ayına göre %12 artış kaydetmişti. Sanayi üretimiyle paralel bir seyir izleyen perakende satış endeksi, Kasım ayında iç talepteki artışla birlikte artışını sürdürecek.

14 OCAK 2021, PERŞEMBE

ARALIK AYI TARIM ÜRÜNLERİ ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TARIM ÜFE)

Tarım-ÜFE, Kasım ayında yıllık %20,76, aylık %3,52 artış kaydetmişti. Aralık ayında Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) verilerine göre Gıda Ürünleri bir önceki aya göre %1,83 artış kaydetmişti. Gıda Ürünleri alt endeksinin Tarım-ÜFE ile paralel hareket ettiğini dikkate aldığımızda Tarım-ÜFE’nin Aralık ayında yükselişini sürdüreceğini, ancak döviz kurundaki gerilemenin gıda üretimi fiyatlarının daha yavaş yükselmesine sebep olması Tarım-ÜFE artışının önceki aya göre yavaşlayacağına işaret ediyor.

ARALIK AYI KONUT SATIŞLARI

Kasım ayında Türkiye genelinde konut satışları önceki aya göre %6 azalışla 112 bin 483 adet olarak gerçekleşti. Aralık ayında kredi faiz oranları artarken döviz kurundaki düşüşün konut satışlarına ne yönlü yansıyacağına bakacağız.

KASIM AYI ÖZEL SEKTÖRÜN UZUN VADELİ KREDİ BORCU

Ekim ayında özel sektörün uzun vadeli kredi borcu bir önceki aya göre hafif artışla 161,2 milyar dolar olmuştu. Söz konusu dönemde finansal şirketler uzun vadeli kredi borcunu 0,6 milyar dolar azaltırken finansal olmayan şirketler 0,8 milyar dolar artırdılar. Finansal olmayan şirketlerin uzun vadeli borcundaki artış 0,7 milyar dolar artış kaydeden tahvil borçlarından kaynaklandı. Aşağıdaki grafik 2018’den bu yana özel sektörün kademeli olarak uzun vadeli dış borcunu azalttığını gösteriyor.

TCMB VE BDDK, 7 OCAK 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

Aşağıda yer alan tabloda mevduat ve kredi faiz oranları haricinde 31 Aralık 2020 tarihli para ve banka verileri gösterilmektedir. Döviz mevduatları 2020 yılının son haftasında da artışını sürdürdü. Ortalama TL mevduat faizleri %17’ye yaklaşırken 3-aya kadar vadeli mevduat faiz oranları ortalamada %18 seviyesini geçti. TL cinsinden kredi faiz oranları ticarilerde ortalama %19,40, tüketici kredilerinde %21,95 seviyesinde bulunuyor. Döviz cinsinden ticari kredi faiz oranları ise yükselmeye devam ediyor. Merkez Bankası döviz rezervleri 2020 yılının son gününde bir önceki haftaya göre 1,6 milyar dolar azalışla 50 milyar dolara geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin hisse senedi ve tahvil stokları önceki haftaya göre 2,2 milyar dolar artışla 37,7 milyar dolar seviyesine yükseldi ki tarihi zirvesi 152,3 milyar dolar ile Mayıs 2013 tarihine ait.   

15 OCAK 2021, CUMA

ARALIK AYI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE DENGESİ

2020 yılı Kasım ayında bütçe 13,4 milyar TL fazla vermiş böylece yılın ilk 11 ayında toplamda 132,1 milyar TL açık vermiştir. Merkezi yönetim bütçe dengesine yakın sonuç veren Hazine nakit bütçesi dengesi Aralık ayında 46,7 milyar TL açık verdi. Söz konusu bütçe açığı 2020 yılının tümünde bütçe açığının 170 milyar TL’yi geçmesine sebep olacak. 2019 yılı genelinde toplam bütçe açığı 123,7 milyar TL olmuştu.

OCAK AYI TCMB BEKLENTİ ANKETİ SONUÇLARI

Aralık ayı anketinde 2020 ve 2021 yılı GSYH büyüme beklentileri sırasıyla %0,5 ve %3,8 seviyesindeydi.

KASIM AYI KISA VADELİ DIŞ BORÇ STOKU

Ekim ayında Türkiye’nin kısa vadeli (1 yıldan kısa vadeli) dış borç stoku önceki aya göre 1,1 milyar dolar azalışla 132,8 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Merkez Bankasının kısa vadeli dış borç stoku 21,1 milyar dolar, bankaların 55,6 milyar dolar, diğer sektörlerin 56,0 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Ekim ayındaki toplam kısa vadeli borçtaki düşüşün ana sebebi bankaların kısa vadeli dış borçlarını Ekim ayında önceki aya göre 1,4 milyar dolar azaltmalarıydı. Türkiye’nin kalan vadeye göre Kasım 2020 – Ekim 2021 döneminde ödemesi gereken toplam dış borç stoku 181,0 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Makro-ekonomi gündemi: İmalat sektörü verileri, uluslararası rezervler ve finansal istikrar raporu

23 Kasım, 2020, Pazartesi

EKİM AYI TURİZM VERİLERİ

2019 yılında Türkiye’ye gelen turist sayısı tarihi rekorla 45 milyon 58 bin kişiye ulaşırken, 30,1 milyar dolar net turizm geliri elde edilmişti. 2020 yılının ilk 9 ayında ise KOVİD-19 salgının etkisiyle toplam 9 milyon 459 bin turist ülkemize giriş yaparken, toplamda 7,2 milyar dolar net turizm geliri elde edildi. KOVİD-19 etkisiyle Nisan-Haziran döneminde turizm geliri elde edilemedi ancak küresel bazda kısıtlamaların gevşemesiyle Temmuz-Eylül döneminde gelen turist sayısında artış yaşandı.  Pandemide ikinci dalganın getirdiği küresel kısıtlamalar sebebiyle Ekim ayıyla birlikte turizm sektörünün gelir yaratmakta zorlanacağı bir döneme girdik. Hatırlatalım, 2019 yılı Ekim-Aralık döneminde turizm sektörü 6,9 milyar dolar net gelir elde etmişti. Cari işlemlerde önemli bir döviz girdisi sunan turizm sektöründe 2019 yılında kaydedilen rekor gelir artışının etkisiyle yıl genelinde toplam 8,6 milyar dolar cari fazla kaydedilmişti. 2020 yılının ilk dokuz ayında ise turizm geliri kayıplarının etkisiyle 28 milyar dolar cari işlemler açığı verilmiş durumda. Maliyeti ise 2020 yılı ilk dokuz ayında rezervlerin 42,6 milyar dolar azalması ve Türk lirasında %18’lik değer kaybı.

KASIM AYI IHS MARKIT ABD, EURO BÖLGESİ VE İNGİLTERE İMALAT SEKTÖRLERİ PMI İLK TAHMİNLERİ

Ekim ayında ABD PMI aylık 0,2 puan artışla 53,4, Euro Bölgesi PMI 1,1 puan artışla 54,8, İngiltere 0,4 puan düşüşle 53,7, Japonya 1,0 puan artışla 48,7 değerlerini almıştı. Endeksin 50 üzerindeki değerler imalat sektöründe önceki aya göre büyüme, altındaki değerler ise küçülme yaşandığını gösteriyor. En büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesi imalat sektörünün özellikle Almanya PMI’ının 58,2 seviyesine yükselmesine bağlı olarak bölge genelinde büyüme göstermesi Türkiye imalat sektörü PMI endeksinin de aylık 1,1 puan artışla 53,9 seviyesine yükselmesine katkı sağladı. Söz konusu veriler Salı günü açıklanacak olan Kasım ayı kapasite kullanımı, reel kesim ve sektörel güven endeksleri için bir ön gösterge niteliği taşıyor. Cuma günü Japonya PMI Kasım ayı ilk tahminlerinde hem imalat sektörünün hem de hizmet sektörünün önceki aya göre daha sert küçüldüğünü gördük. Raporda, dünya genelinde artan KOVİD-19 vakalarının küresel ticareti dolayısıyla da Japon ihracatçılarını olumsuz etkilediği ifade ediliyor. Japonya imalat sektörü Ekim ayında canlanan Çin imalat sektörünün etkisiyle önceki aya göre küçülmeye devam etse de küçülme hızı yavaşlamıştı. Çin imalat sektöründeki iyileşme de Almanya imalat sektörünü doğrudan olumlu etkilemişti. Ne yazık ki Japonya PMI Kasım ayı raporunda Çin ile ilgili bir detay yer almıyor.

24 Kasım, 2020, Salı

KASIM AYI İMALAT SEKTÖRÜ KAPASİTE KULLANIMI

Mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı Ekim ayında bir önceki aya göre 0,6 puan artışla %74,9 seviyesine yükselmişti.

KASIM AYI REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (RKGE)

Ekim ayında RKGE, bir önceki aya göre 2,8 puan artışla 108,1 seviyesine yükselmişti. 0-200 arasında değer alan endeksin 100 seviyesinin üzerinde olması anketin kapsadığı reel kesim temsilcilerinin ekonomik faaliyetlere ilişkin güveninin arttığını (iyimser), 100 seviyesinin aşağısındaki değerler ise güvenin azaldığını (kötümser) gösteriyor. Ekim ayında imalat sektöründe, mevcut yurt içi ve ihracat siparişlerinde önceki aya göre artış görmüştük. Pazartesi günü açıklanacak Kasıma ayı Euro Bölgesi ve Alman PMI verileri ile birlikte RKGE verileri Türkiye’nin Kasım ayı ihracat performansı hakkında ipucu vermiş olacak.

KASIM AYI SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ

Ekim ayında hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörleri güven endeksleri önceki aya göre sırasıyla %6,4, %1,7 ve %0,6 artış kaydetmişti. Artan KOVİD-19 vakalarının etkisiyle özellikle restoran ve kafelerin 20 Kasım itibariyle kapanması hizmet sektörünü olumsuz etkileyecek.

26 Kasım 2020, Perşembe

TCMB VE BDDK, 13 KASIM 2020 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

13 Kasım ile biten haftada, TL cinsinden ticari kredi faiz oranı %16,78, tüketici kredileri faiz oranı %19,80, mevduat faiz oranı %12,28, TCMB’nin ortalama fonlama maliyeti %14,96 seviyelerine yükseldi. 7 Eylül 2020’de 343,1 milyar TL ile zirve yapan Merkez Bankasının günlük toplam fonlama miktarı ise sıkılaştırıcı tedbirlerin etkisiyle 20 Kasım’da 210,5 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. 13 Kasım 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

27 Kasım 2020, Cuma

KASIM AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ

Ekim ayında ekonomi güven endeksi önceki aya göre 4,3 puan artışla 92,8 seviyesine yükselmişti.

TCMB EKİM AYI ULUSLARARASI REZERVLER VE DÖVİZ LİKİDİTESİ VERİLERİ

Eylül ayında Merkez Bankasının 36,3 milyar dolar döviz ve 41,8 milyar dolar altın olmak üzere toplam rezervleri 79,7 milyar dolarken; yükümlülük tarafında 25,7 milyar dolar kredi, menkul kıymet ve mevduat borcu; swap gibi TL karşılığı döviz borçları 57,9 milyar dolar; Merkez Bankası’nda tutulmakta olan ticari bankaların yabancı para ve altın cinsinden zorunlu karşılıkları gösteren şarta bağlı döviz yükümlülükleri ise 39,9 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Zorunlu karşılıklar hariç olmak üzere, swap yükümlülüğünü dikkate aldığımızda Merkez Bankasının net döviz rezervini hesaplarsak 36,3 – 57,9 = -21,6 milyar dolar (eksi 21,6 milyar dolar) seviyesinde olduğunu görüyoruz.

2020 YILI KASIM AYI FİNANSAL İSTİKRAR RAPORU

Finansal İstikrar Raporu Mayıs ve Kasım olmak üzere senede iki kere yayınlanmaktadır. Raporda; uluslararası ve yurt içi makro ekonomik görünüm; hanehalkı, reel sektör ve finansal kesim gelişmeleri ile risk görünümüne dair Merkez Bankası analizleri yer alıyor. Merkez Bankası Temmuz 2019’dan itibaren %24 seviyesindeki politika faiz oranını kademeli olarak düşürerek, en son Haziran 2020’de %8,25 seviyesine kadar indirmişti. Mayıs ayı Finansal İstikrar Raporunda yapılmış olan faiz indirimlerinin özellikle de KOVİD-19 sonrasında finansal istikrarı olumlu desteklemeye devam ettiği ifadelerini okumuştuk. Eylül ayında ise TL’de yaşanan değer kayıpları ve artan enflasyonist baskılara istinaden ilk gelen faiz artırımıyla politika faizi %10,25’e, Ekim ayında ise politika faizi yerine Geç Likidite Penceresi kapsamında kullandırılan borç verme faizi %14,75’e yükseltilmişti. Kasım toplantısında yeni Merkez Bankası yönetiminin para politikasını sadeleştirerek 1-haftalık borç verme faizi olan politika faizini %15’e yükseltmesiyle birlikte Kasım ayı raporunda finansal istikrara yönelik alınacak tedbirlere ve beklentilere odaklanacağız.

Dr. Fulya Gürbüz

Cari işlemler dengesini Eylül ayında dış ticaret ve turizmi destekledi

Cari işlemler açığı Eylül ayında önceki aya göre 1,96 milyar dolar azaldı…

Merkez Bankası tarafından her ay açıklanan Ödemeler Dengesi tablosunda yer alan Cari İşlemler Hesabında yerleşik hanehalkının yerleşik olmayanlarla yaptığı faaliyetleri karşılığında oluşan döviz giriş ve çıkışları gösterilmektedir. Cari işlemler dengesi ise Cari İşlemler Hesabında yer alan Dış Ticaret Dengesi, Hizmetler Dengesi, ücret ödemeleri ve yatırım dengesinden (doğrudan, portföy ve diğer yatırımlar) oluşan Birincil Gelir Dengesi ile hükumetin yaptığı transferlerden oluşan İkincil Gelir Dengesi kalemlerinin toplamından oluşmaktadır.

Ağustos ayında 4,32 milyar dolar cari işlemler açığı kaydedilmişti. Eylül ayında Cari İşlemler Hesabı altındaki ana kalemlerin Ağustos ayına göre nasıl değiştiğine bakarsak:

. Eylül ayında Dış Ticaret açığı, Ağustos ayına göre 1,65 milyar dolar azaldı.

. Hizmet Dengesi, Ağustos ayına göre 0,17 milyar dolar arttı.

. Birincil Gelir Dengesi, Ağustos ayına göre 0,08 milyar dolar arttı.

. İkincil Gelir Dengesi Ağustos ayına göre 0,06 milyar dolar arttı.

Yukarıdaki maddeler halinde belirtilen artış ve azalışları netleştirdiğimizde Eylül ayında cari işlemler açığı Ağustos ayına göre 1,96 milyar dolar iyileşerek 2,36 milyar dolar seviyesine gerilemiş oldu.

Dolayısıyla, cari işlemler açığına Eylül ayında önceki aya göre en büyük katkı, dış ticaret dengesindeki 1,65 milyar dolarlık daralmadan geldi. Söz konusu katkının 0,7 milyar doları altın ithalatında önceki aya göre kaydedilen düşüş.

Eylül ayında turizm gelirleri cari işlemler dengesini iyileştirdi…

Yukarıdaki hesaplamalar, Ağustos ayına göre cari işlemler dengesinin Eylül ayında nasıl değiştiğini ortaya koymuştu. Ana resimde Dış Ticaret Dengesindeki iyileşmeyi açıkça görebilmişken, diğer üç ana kalemde nette önemli bir etki yok gibi duruyor. Etkinin olup olmadığını anlamak için alt kalemleri dikkate almak gerekiyor. Gelin, ana resmi büyütelim ve Hizmetler Dengesi kalemine odaklanalım.

Covid-19 etkisiyle Hizmetler Dengesi Mart-Temmuz döneminde cari işlemler dengesine önemli bir katkı sağlayamazken, Temmuz ayındaki 0,5 milyar dolarlık net gelirin ardından Ağustos ayında 1,52 milyar dolar, Eylül ayında ise 1,69 milyar dolarlık net Hizmetler Dengesi geliri elde edildi. Arka arkaya elde edilen görece yüksek gelirlerin ana sebebi, Hizmetler Dengesi’nin alt kalemi olan ve turizm gelirlerini gösteren Seyahat kalemindeki iyileşme oldu. Nisan-Haziran döneminde sınır kapatmaları ve seyahat yasaklarının etkisiyle Türkiye’de turizm geliri kaydedilmemişken Temmuz ayında 0,43 milyar dolar, Ağustos ayında 1,33 milyar dolar, Eylül ayında ise 1,56 milyar dolar net turizm geliri elde edilmiştir. Dolayısıyla Seyahat gelirlerindeki artış Ağustos-Eylül döneminde cari işlemler açığını azaltıcı yönde etki yaratmıştır. Aşağıdaki grafikte, tarihsel olarak cari işlemler dengesinin (gri çubuklar) dış ticaret dengesindeki (mavi çizgi) değişime benzer hareket ettiğini, yaz aylarında artan turizm gelirlerinin (kırmızı çizgi) ise cari işlemler dengesini iyileştirdiğini görüyoruz. Turizm gelirlerinin, Covid-19 tedbirlerinin etkisiyle Nisan-Temmuz döneminde cari işlemler dengesine önemli bir katkı sağlayamazken, Ağustos-Eylül döneminde önceki yıllara göre düşük miktarda da olsa cari işlemler açığını iyileştirici rol oynadı. Aşağıdaki grafikte turizm gelirlerinin cari işlem üzerindeki iyileştirici rolünü görebilirsiniz.

Ek olarak, aşağıdaki grafikte ise son 12 aylık toplamlar dikkate alındığında cari işlemler dengesi (gri kolonlar) ile dış ticaret dengesinin (kırmızı çizgi) paralel hareketini daha net görebiliyoruz. Eylül 2020 itibariyle 12-aylık cari işlemler açığı 27,5 milyar dolar seviyesine yükselmiş durumda. Özellikle en büyük ticaret ortağımız olan Almanya ekonomisindeki hareketlenmeler Türkiye’nin ihracat ve ithalat hacmini yukarı çekmeye başladı. Tekrar başlayan kapatmaların ise dış ticaret dolayısıyla da cari işlemler dengesi üzerindeki etkilerini takip etmekte fayda var.

Eylül ayında bankalar net borç kullanan, banka dışı sektör net borç ödeyen oldu…

Cari işlemler dengesinin finansman tarafını gösteren Finans Hesabında ise özellikle hükumet, banka ve banka dışı sektörün borçlanma ve borç ödeme kabiliyeti ile döviz rezervlerindeki gelişmeleri görebiliyoruz. Yurtdışı bankalar ve yurtdışı kişilerin mevduatları Eylül ayında 1,05 milyar dolar azaldı. Öte yandan kredi tarafında; bankalar Eylül ayında nette 0,81 milyar dolar net kredi kullanırken, banka dışı sektör 0,4 milyar dolar net borç ödeyicisi oldu. Türkiye’nin resmi rezervleri ise Eylül ayında 3,6 milyar dolar azaldı. Aşağıdaki grafik kredi yoluyla yurtdışından borçlanan hükumet (mavi çubuk), bankalar (kırmızı çubuk) ve banka dışı sektörün (yeşil çubuk) 2018 yılı Mayıs ayından bu yana ağırlıklı olarak net borç ödeyen konumunda olduğunu gösteriyor. Aylar itibariyle, pozitif değerler net borçlanma gerçekleştirildiğini, negatif değerler ise net borç ödeyicisi konumunda olunduğunu göstermekte.

Ekim ayında dış ticaret açığındaki azalma cari açığı da azaltacak…

Ekim ayına ilişkin olarak Ticaret Bakanlığı verilerine göre, hem ihracat hem de ithalat Eylül ayına göre artış kaydetti, dış ticaret açığı ise Eylül ayındaki 4,8 milyar dolardan Ekim ayında 2,4 milyar dolara geriledi. Dış ticaret açığındaki söz konusu gerileme cari işlemler açığında Eylül ayına göre 2,4 milyar dolarlık azalma etkisi yaratacak. Öte yandan Hazine’nin Ekim ayında tahvil ihracı yoluyla sağladığı 2,5 milyar dolarlık dış borç tutarını Finansman Hesabı’nın altındaki Portföy Yatırımları kaleminde göreceğiz. Aşağıdaki grafik; hükumet (mavi çubuk), bankalar (kırmızı çubuk) ve banka dışı sektörün (yeşil çubuk) tahvil yoluyla yurt dışı borçlanma eğilimlerini gösteriyor. Ağırlıklı olarak hükumet ve bankalar tahvil yoluyla borçlanmayı tercih ederken banka dışı sektör daha kısa vadeli olan kredi yoluyla yurt dışından borçlanmayı tercih etmektedir.

Dr. Fulya Gürbüz

Makro-ekonomi gündemi: İşsizlik, cari açık, sanayi üretimi, perakende satış, dış ticaret, TCMB beklenti anketi

10 Kasım, 2020, Salı

AĞUSTOS DÖNEMİ İŞGÜCÜ VERİLERİ

2020 yılı Temmuz döneminde toplam işsiz sayısı 4 milyon 227 bin kişi, işsizlik oranı %13,42, tarım dışı işsizlik oranı %15,92, genç işsizlik oranı %25,87 olmuştu.

11 Kasım 2020, Çarşamba

EYLÜL AYI CARİ İŞLEMLER DENGESİ VERİLERİ

Ağustos ayında cari işlemler dengesi 4,6 milyar dolar açık vermişti. Bunda dış ticaret dengesinin 5,3 milyar dolar açık vermesi, hizmetler dengesinin ise 1,2 milyar dolar fazla vermesinin etkisi oldu. Hizmetler dengesindeki artışa en önemli katkı ise 1,1 milyar dolarlık net turizm gelirlerinden geldi. Eylül ayında dış ticaret açığı önceki aya göre 0,2 milyar, turizm gelirleri de 0,2 milyar dolar artış yaşandı. Söz konusu iki faktör Eylül ayında cari işlemler açığında önceki aya göre değişikliğe işaret etmiyor.

EYLÜL AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi Ağustos ayında önceki aya göre %8,8 azalmış, ithalat miktar endeksi ise önceki aya göre %6,6 artış kaydetmişti. Ticaret Bakanlığı tarafından yayınlanan dış ticaret verileri ihracat ve ithalatın Eylül ve Ekim aylarında yükseldiğine işaret etmişti. Benzer eğilim, dış ticaret endekslerinde de görülecek.

12 Kasım 2020, Perşembe

TCMB VE BDDK, 6 KASIM 2020 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ 30 Ekim 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

13 Kasım 2020, Cuma

TCMB KASIM AYI BEKLENTİ ANKETİ SONUÇLARI

Ekim ayı Beklenti Anketi’nde yıl sonu beklentileri; enflasyonda %11,76, dolar/TL kurunda 7,90, cari işlemler açığında 28,2 milyar dolar, GSYH büyüme beklentisinde %0,8 daralma olarak sonuçlanmıştı.

EYLÜL AYI SANAYİ ÜRETİMİ ENDEKSİ VERİLERİ

Ağustos ayında sanayi üretimi önceki aya göre %3,4, önceki yılın aynı ayına göre %10,4 artış kaydetmişti. Böylece sanayi sektörü 2020 yılı 3. çeyreğinin ilk iki ayında aylık bazda ortalama %5,9 artış göstermiş oldu. Sanayi sektöründeki aktivitenin önemli göstergelerinden olan ihracatta Eylül ve Ekim aylarında kaydedilen artışlar hem sanayi üretimini hem de GSYH büyümesini olumlu yönde destekleyecektir.  

EYLÜL AYI PERAKENDE SATIŞ ENDEKSİ VERİLERİ

Ağustos ayında perakende satışlar önceki aya göre %1,9, önceki yılın aynı ayına göre %18,2 artış kaydetmişti. Böylece sanayi sektörü 2020 yılı 3. çeyreğinin ilk iki ayında aylık bazda ortalama %6,2 artış göstermiş oldu. Kovid-19 kaynaklı kapatmalarda gevşetmelerin başladığı Mayıs ayından itibaren bireysel ihtiyaç kredileri ve kredi kartı harcamalarındaki aylık artış hızının Eylül ve Ekim aylarında yavaşladığını görüyoruz. Türk lirasındaki değer kaybının hızlandığı ve enflasyonda yukarı yönlü baskıların artmaya devam ettiği Eylül ve Ekim aylarında perakende satışlarda zayıflama görme ihtimali yüksek gibi duruyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: İmalat sektörü verileri, güven endeksleri, uluslararası rezervler, enflasyon raporu, Avrupa ve Japonya merkez bankaları faiz kararları, dış ticaret ve turizm

26 Ekim 2020, Pazartesi

EKİM AYI İMALAT SEKTÖRÜ KAPASİTE KULLANIMI

Eylül ayında mevsimsellikten arındırılmış imalat sektörü kapasite kullanım oranı önceki aya göre 1,3 puan artışla 74,3 seviyesine yükselmişti.

EKİM AYI REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ

Eylül ayında mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi önceki aya göre 0,5 puan artışla 105,7 seviyesine yükselmişti. Endeks, imalat sektöründe faaliyet gösteren işyerlerini kapsamaktadır.

EKİM AYI SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ

Eylül ayında mevsimsellikten arındırılmış Hizmet Sektörü Güven Endeksi önceki aya göre 4,4 puan artışla 74,9 seviyesine yükselmiş; Perakende Ticaret Sektörü Güven Endeksi önceki aya göre 1,4 puan azalışla 93,5 seviyesine, İnşaat Sektörü Güven Endeksi ise önceki aya göre 1,7 puan azalışla 83,3 seviyesine gerilemişti.

EKİM AYI GÖRÜNÜMÜ… Her ayın 3. haftası IHS Markit tarafından yayınlanan Almanya, Euro Bölgesi ve İngiltere Ekim ayı imalat sektörü Satın Alma Müdürleri Endeksi (PMI) ilk tahminleri Türkiye imalat sektöründeki seyir konusunda önemli ipuçları veriyor. 23 Ekim’de açıklanan verilere göre en büyük ticaret ortağımız olan Almanya imalat sektörü PMI verisi 58 değeri ile son 30 ayın, üretim PMI ise 62,4 değeri ile son 116 ayın en yüksek değerlerine ulaştı. Endeksin 50 seviyesi üzerindeki değerler sektörde önceki aya göre büyüme olduğuna işaret ediyor. Söz konusu yükselişte, başta Çin olmak üzere Asya, ABD ve Avrupa’dan gelen siparişlerdeki artış etkili oldu. Benzer şekilde öncü ticaret ortaklarımızdan İngiltere imalat sektörünü de Ekim ayında Asya, ABD ve Avrupa kaynaklı ihracat siparişleri destekledi. Öte yandan ABD imalat sektörü Ekim ayında büyüme eğilimini korusa da diğerlerinden farklı olarak ihracat siparişlerinde daralma yaşandı. Toparlarsak, Almanya ve İngiltere imalat sektörlerinde üretim ve ihracat taleplerinde Ekim ayında kaydedilen artış Türkiye imalat sektörü üretimi, ithalatı ve ihracatı açısından da iyimser bir görünüm ortaya koyuyor. Bu hafta açıklanacak olan Reel Kesim Güven Endeksi ve SAMEKS Sanayi Endeksi verilerinin söz konusu iyimserliği destekleyip desteklemediğini anlayacağız.

27 Ekim, 2020, Salı

ULUSLARARASI REZERVLER VE DÖVİZ LİKİDİTESİ

Ağustos ayında Merkez Bankasının resmi rezervleri (grafikteki kırmızı çizgi) önceki aya göre 6,5 milyar dolar azalışla 83,8 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Bunda döviz varlıkları (menkul kıymetler, mevduat ve nakit) içerisindeki yabancı para menkul kıymetlerinin önceki aya göre 5,1 milyar dolar azalarak 9,6 milyar dolar seviyesine gerilemesinin etkisi olurken altın rezervleri (grafikteki lacivert çizgi) Ağustos ayında 43,4 milyar dolar ile önceki aya göre değişiklik göstermedi. Öte yandan döviz yükümlülükleri (krediler, menkul kıymetler ve mevduatlar) (grafikteki yeşil çizgi) Ağustos ayında 25,6 milyar dolarken Türk lirası karşılığı yapılan vadeli ve swap işlemleri sebebiyle oluşan döviz yükümlülüğü (grafikteki turuncu çizgi) aylık 5,6 milyar dolar artarak 58,6 milyar dolar seviyesine yükseldi. 5,4 milyar dolarlık diğer yükümlülükleri (grafikteki mor çizgi) de dikkate aldığımızda net uluslararası rezervler 5,8 milyar dolar açık verdi. Altın hariç net uluslararası rezervler (grafikteki gri çubuklar) ise Ağustos ayında 49,3 milyar dolar açık vererek tarihi rekorunu kırdı.

Kaynak: TDM

28 Ekim 2020, Çarşamba

EKİM AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ

Eylül ayıda Ekonomik Güven Endeksi önceki aya göre 2,6 puan artışla 88,5 seviyesine yükselmişti. Ekonomik Güven Endeksi; Tüketici Güven Endeksi, Reel Kesim Güven Endeksi, Hizmet Sektörü Güven Endeksi, Perakende Ticaret Sektörü Güven Endeksi ve İnşaat Sektörü Güven Endeksinden oluşmaktadır. Geçen hafta açıklanan Ekim ayı TÜİK Tüketici Güven Endeksi aylık 0,4 puan azalışla 81,5 seviyesine geriledi.

MERKEZ BANKASI 4. ÇEYREK ENFLASYON RAPORU

Temmuz ayında yayınlanan 2020 yılı üçüncü Enflasyon Raporunda Merkez Bankası 2020 yıl sonu enflasyon tahminini %8,9 olarak belirlemişti. 2021-2023 Yeni Ekonomi Programında Hükumet 2020 yıl sonu enflasyonu %10,5 olarak hedefliyor. Bu sebeple, 2020 yılı dördüncü ve son Enflasyon Raporunda Merkez Bankasının Hükumetin enflasyon beklentisine benzer bir hedef ortaya koyması şaşırtıcı olmayacak. 

29 Ekim 2020, Perşembe

JAPONYA VE AVRUPA MERKEZ BANKALARI FAİZ KARARLARI

Avrupa’da pandemide ikinci dalga endişeleri ve Japonya’da hem hizmet hem de sanayi sektöründeki daralmanın devam etmesi sebebiyle her iki merkez bankası da ekonomik aktiviteyi destekleyen genişlemeci politikalarına devam edecek. Geçen hafta açıklanan Ekim ayı PMI ilk tahminleri de bu savı destekliyor. Her iki merkez bankasından da faiz değişikliği beklenmiyor.

TCMB VE BDDK, 16 EKİM 2020 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

16 Ekim haftasında para ve banka verilerinde önceki haftaya göre önemli bir değişiklik olmadı.

16 Ekim 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

30 Ekim 2020, Cuma

EKİM AYI SAMEKS HİZMET VE SANAYİ ENDEKSLERİ

Eylül ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış SAMEKS Hizmet Endeksi önceki aya göre 0,9 puan düşüşle 46,6 seviyesine, SAMEKS Sanayi Endeksi de aylık 0,9 puan düşüşle 50,1 seviyesine gerilemişti. Böylece SAMEKS Bileşik Endeksi Ağustos ayındaki 50,6 seviyesinden 50,2 seviyesine geriledi. Endeksin 50 seviyesinin üzerindeki değerler sektörde önceki aya göre büyümeye, 50 seviyesinin altındaki değerler önceki aya göre daralmaya işaret ediyor.

EKİM AYI GÖRÜNÜMÜ… 23 Ekim tarihinde açıklanan Almanya ve İngiltere’nin Ekim ayı IHS Markit PMI öncü verileri imalat sektöründe özellikle artan ihracat siparişlerine işaret etmişti. Dış ticaret pazarımızın önde gelen iki ülkesinin dış ticaretine Türkiye’nin Ekim ayında katkı yapıp yapmadığını SAMEKS Sanayi Endeksi verisinde göreceğiz.

EYLÜL AYI TÜİK DIŞ TİCARET İSTATİSTİKLERİ

Ağustos ayında 12,5 milyar dolarlık ihracat, 18,7 milyar dolarlık ithalat gerçekleşmişti. Ticaret Bakanlığı 2 Ekim tarihinde yayınladığı Eylül ayı verilerine göre ihracat 16,0 milyar dolara, ithalat ise 20,9 milyar dolara yükseldi. Verinin detayında özellikle “İnciler,kıymetli taş ve metal mamulleri,madeni paralar” kalemine dikkat edeceğiz ki Ödemeler Dengesi tablosuyla birlikte değerlendirdiğimde altın ithalatının 2020 yılı Ocak-Ağustos döneminde söz konusu kalemin %94’ünü oluşturduğunu hesaplıyorum. Altın ithalatının cari işlemler dengesini azaltıcı, uluslararası altın rezervlerini ise artırıcı rol oynadığını hatırlatalım.

EYLÜL AYI TURİZM VERİLERİ

Şubat ayından sonra ilk kez Ağustos ayında Türkiye’ye gelen turist sayısı 1 milyonu geçerek 1 milyon 814 bin 701 oldu. Özellikle pandemide ikinci dalganın etkisi ve Türkiye’deki vaka sayısının ilan edilenden daha fazla olduğu endişeleri sebebiyle turist sayısında 2021 yazına kadar Ağustos ayı seviyesinin yakalanamayacağını tahmin ediyorum.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: Güven endeksleri, kapasite kullanım oranı ve turizm

24 Ağustos 2020, Pazartesi

Temmuz ayı turizm verileri açıklanacak. 2019 yılında Türkiye’yi ziyaret eden turist sayısı aylık ortalama 3 milyon 755 bin seviyesindeyken pandemi sebebiyle Haziran 2020’de 215 bin kişi olarak kaydedildi.

25 Ağustos 2020, Salı

TCMB Ağustos ayı imalat sektörü kapasite kullanım oranı (KKO) açıklanacak. Pandemi kaynaklı kapatmaların etkisiyle Nisan ayında 61,6 seviyesine kadar gerileyen KKO, sonrasında izolasyonun esnetilmeye başlamasıyla en son Temmuz ayında 70,7 seviyesine kadar yükseldi. KKO’nun 2019 yılı genel ortalaması 75,9 olarak gerçekleşmişti.

TCMB Ağustos ayı Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) açıklanacak. Mevsimsellikten arındırılmış RKGE, Nisan ayında 62,3 seviyesine geriledikten sonra Temmuz ayında 99,4 seviyesine yükselmişti. Endeksin 100 seviyesinin üzerindeki değerler sektörde büyümeye, altındaki değerler ise daralmaya işaret ediyor. Ağustos ayı RKGE tahmininde Ağustos ayı verilerinin güncel olduğu iki veriye odaklanacağım. Bunlardan ilki talep tarafını gösteren bankacılık sektörü kredi hacmi verileri. Kredi hacmi, Temmuz ayında düşük faiz oranlarının etkisiyle hızlanma kaydetmiş, Ağustos ayının ilk yarısında ise TCMB hamlelerine bağlı olarak yavaşlama göstermişti. Dolayısıyla Ağustos ayında kredi talebinde önceki aya göre yavaşlayarak da olsa artış olduğunu görüyoruz. Bir diğer öncü ipucu da IHS Markit satın alma müdürleri endeksi (PMI) verilerinden geliyor. Geçen hafta açıklanan en büyük ticaret ortağımız olan Almanya’ya ait Ağustos ayı öncü PMI verileri imalat sektöründe özellikle Çin ve Türkiye’den gelen siparişlerdeki artışa bağlı olarak üretim ve ihracatında artış olduğu kaydedildi. Dolayısıyla imalat sektörü üretiminde aktivitenin Ağustos ayında da sürdüğünü anlıyoruz. Bu iki ipucuna göre Ağustos ayında RKGE’de iyileşme ihtimali var.

TÜİK Ağustos ayı sektörel güven endeksleri açıklanacak. Mevsim etkilerinden arındırılmış hizmet sektörü güven endeksi önceki aya göre %20 artışla 66,7, perakende ticaret sektörü güven endeksi önceki aya göre %10 artışla 94,6, inşaat sektörü güven endeksi önceki aya göre %12 artışla 87,0 seviyesine yükselmişti. Endeksin 100’den büyük olması sektörün mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini göstermektedir.

27 Ağustos 2020, Perşembe

TCMB ve BDDK 21 Ağustos 2020 tarihli haftalık para ve banka verilerini açıklayacak. Toplam döviz tevdiat hesapları 14 Ağustos’ta önceki aya göre 873 milyon dolar azalışla 214,7 milyar dolara gerilemiş, gerçek kişilerin yurtiçi döviz tevdiat hesapları önceki aya göre 645 milyon dolar azalışla 105,6 milyar dolar olmuştu. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyon açığı 14 Ağustos’ta önceki aya göre 4 milyar dolar azalışla 4,3 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Bu düşüşte kamu bankalarının yabancı para net genel pozisyon açığının 3,7 milyar dolar azalarak 8,5 milyar dolara gerilemesi etkili oldu. TCMB uluslararası rezervleri ise aynı dönemde 3,6 milyar dolar azalışla 88,2 milyar dolar seviyesine geriledi. Bu düşüşte altın rezervlerinin önceki haftaya göre 2,4 milyar dolar azalışla 42,8 milyar dolar, brüt döviz rezervlerinin ise 1,2 milyar dolar azalışla 45,4 milyar dolar seviyesine gerilemesi etkili oldu. 14 Ağustos 2020 para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

28 Ağustos 2020, Cuma

TÜİK Ağustos ayı Ekonomik Güven Endeksi verilerini açıklayacak. Temmuz ayında endeks 82,2 seviyesine gerilemişti. Ekonomik Güven Endeksi’nin alt endekslerini Tüketici Güven Endeksi, Reel Kesim Güven Endeksi ve Sektörel Güven Endeksleri oluşturmaktadır. Geçen hafta açıklandığı üzere Tüketici Güven Endeksi Ağustos ayında aylık 1,3 puan azalışla 59,6 seviyesine geriledi. Bu verinin etkisinin endeks üzerinde sınırlı olacağını düşünüyorum zira Ekonomik Güven Endeksi, alt endekslerine bakıldığında Hizmet Sektörü Güven Endeksi ile görece olarak daha yakın hareket etmektedir. Dolayısıyla Salı günü açıklanacak olan Sektörel Güven Endeksleri verilerindeki seyir önemli olacak.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: Güven endeksleri, kapasite kullanım oranı, Fed para politikası toplantısı, enflasyon raporu, dış ticaret ve turizm

27 Temmuz 2020, Pazartesi

Temmuz ayı imalat sektörü kapasite kullanım oranı (KKO), Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) ve sektörel güven endeksleri açıklanacak. Haziran ayında KKO bir önceki aya göre yüzde 3,4 puan artışla %66 seviyesine, RKGE 15,7 puan artışla 92,6 seviyesine, hizmet sektörü güven endeksi 12,2 puan artışla 58,2 seviyesine, perakende ticaret sektörü güven endeksi 14,3 puan artışla 91,5 seviyesine, inşaat sektörü güven endeksi ise 20,6 puan artışla 83,0 seviyesine yükselmişti. Verilerdeki yükselişin ana sebebi KOVİD-19 kaynaklı kısıtlamaların Mayıs ayında gevşetilmesine başlanmasıyla oldu. Temmuz ayı IHS Markit ilk tahminlerine göre en büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesi imalat sektöründe Temmuz ayında büyüme kaydedilmesi Türkiye’nin sanayi üretiminde Temmuz ayında iyileşmenin süreceği ihtimalini ortaya koydu. KKO ve RKGE verilerinde bu ipuçlarına odaklanacağız. Sektörel güven endeksleri gelişmeleri ise yurt içi talepteki seyir hakkında ipucu verecek.

29 Temmuz 2020, Çarşamba

ABD merkez bankası Fed olağan para politikası toplantı kararını açıklayacak. %0-0,25 seviyesindeki hedef faiz olan politika faizinde değişiklik yapılması beklenmiyor. Fed tarafından yapılan ve tüm ülkeyi kapsayan bir anket çalışması olan ve en son 15 Temmuz’da yayınlanan Beige Book raporunda kapanmaların azalmasıyla birlikte ekonomik aktivitenin toparlansa da KOVİD-19 öncesi seviyelerinin hayli gerisinde performans gösterdiği, işsizliğin azalmasına rağmen maaşların düştüğü, girdi ve satış fiyatlarının ise nispeten yatay kaldığı belirtilmişti. Ek olarak, Fed yöneticilerinin yaptığı en son konuşma ise 14 Temmuz’da yapılan Fed Yönetim Kurulu Üyesi Lael Brainard’a ait. Brainard, aşağı yönlü risklerin korunduğunu, ikinci dalganın belirsizlikleri artıracağını, mali ve parasal desteğin önemini koruduğunu dile getirmişti. Fed Temmuz ayında yaptığı duyurularda ekonomiyi canlandırmak ve finansal desteği sürdürmek adına kredi olanaklarını yaygınlaştırıcı aksiyonlar almıştı.

Merkez Bankası (TCMB) 2. çeyrek Enflasyon Raporunu yayınlayacak. Nisan sonunda yayınlanan 1. çeyrek Enflasyon Raporunda 2020 yılı sonu enflasyon tahminini önceki %8,2’den %7,4’e düşürmüş 2021 yıl sonu ve orta vade enflasyon hedeflerini sırasıyla %5,4 ve %5,0 ile sabit tutmuştu. 23 Temmuz tarihli para politikası toplantısında TCMB, yıl sonu enflasyon hedefleri üzerinde yukarı yönlü risklere (salgına bağlı birim maliyet artışlarının yansımalarıyla çekirdek enflasyon göstergelerinin eğilimlerinde yükseliş ve gıda enflasyonu) dikkat çekerek %8,25 seviyesindeki politika faizini değiştirmemişti. Enflasyon Raporunda enflasyon tahminleri ve ekonomik beklentilere odaklanacağız.

Sanayi ve hizmet sektörlerindeki gelişmeleri ortaya koyan ve sanayi üretimi verisinin ön göstergelerinden olan Temmuz ayı SAMEKS (Satın Alma Müdürleri Endeksi) endeksi verileri açıklanacak. Sanayi ve hizmet endekslerinin bileşiminden oluşan SAMEKS Bileşik Endeksi Haziran ayında aylık 3,5 puan artışla 49,3 seviyesine, hizmet endeksi 2,1 puan artışla 46,3 seviyesine, sanayi endeksi 7,0 puan artışla 56,7 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50 seviyesi üzerindeki değerler sektörde önceki aya göre büyümeye işaret ediyor.

KOVİD-19 etkisiyle daralma yaşayan turizm sektörüne ait Haziran ayı verileri açıklanacak.

Haziran ayı dış ticaret verileri açıklanacak. Mayıs ayında ihracat ve ithalat önceki aya göre sırasıyla %12 ve %3 artış kaydetmişti. TİM verilerini göre Haziran ayında Genel Ticaret Sistemine göre hesaplanan ihracat verisi önceki aya göre %35 artışla 13,5 milyar dolar oldu. Haziran ayı bütçe verileri ise altın hariç ithalat hacminde önceki aya göre yüksek bir artış göreceğimize işaret ediyor.  

30 Temmuz 2020, Perşembe

Temmuz ayı Ekonomik Güven Endeksi açıklanacak. Haziran ayında endeks aylık 11,8 puan artışla 73,5 seviyesine yükseldi. Endeksin parametrelerinden olan TÜİK Tüketici Güven Endeksi Temmuz ayında önceki aya göre 1,8 puan azalışla 61,0 seviyesine geriledi. Ekonomik Güven Endeksinin hesaplanmasında Tüketici Güven Endeksi, Reel Kesim Güven Endeksi ve Sektörel Güven Endeksleri baz alınıyor. Tarihsel olarak bakıldığında Ekonomik Güven Endeksi verisi Hizmet Sektörü Güven Endeksi ile yüksek korelasyona sahip olmakla birlikte RKGE ve Perakende Ticaret Güven Endeksi ile paralel seyrediyor. Bu sebeple Pazartesi günü açıklanacak veriler Ekonomik Güven Endeksine dair daha sağlıklı tahmin yapmamıza yardımcı olacak.

Dr. Fulya Gürbüz

Cari işlemler açığındaki artış Nisan ayında da sürecek

Merkez Bankası Mart ayı ödemeler dengesi verilerini açıkladı. Şubat ayında 1,23 milyar dolar açık veren cari işlemler dengesi Mart ayında 4,92 milyar dolar açık verdi. Haftalık veri takvimi yazımda cari açığın 3-6 milyar dolar arasında gelmesini bekliyordum. Tahmin edemediğim Mart ayında 1,73 milyar dolarlık altın ithalatı, hizmetler dengesinde ise 0,8 milyar dolarlık azalma cari açığın 5 milyar dolara kadar yükselmesine sebep oldu. Gelin, ana kalemler olarak cari açığı artıran, azaltan kalemleri ortaya çıkaralım:

Yukarıdaki grafikten gördüğümüz gibi ihracat ve ithalat arasındaki farkı gösteren dış ticaret açığı arttıkça cari açık da artıyor, azaldıkça cari açık da düşüyor. Cari açığı azaltıcı ana kalemler seyahat ve taşımacılık (yolcu ve navlun gibi) gelirlerindeki artış olurken yatırım gelirlerindeki (doğrudan yatırım, portföy yatırımları gibi) azalma da cari işlemler açığını olumsuz etkiliyor.

Elbette ihracat yapmak ve tüketmek için başta enerji ve ara mal (hammadde) olmak üzere ithal girdilere ihtiyacımız var. Dolayısıyla, cari açık nasıl cari fazlaya döner sorusuna kademeli olarak ithalat bağımlılığını azaltacak adımların atılması gerekli. Örneğin yerli ve milli üretimi artırmak, eğitimde kalifiye teknik eleman ihtiyacına cevap verebilir olmak, beyin göçünü tersine çevirecek sürdürülebilir bir büyüme hikayesi yazmak ve adımları atmak, yüksek teknolojili ürün üretim ağını genişletmek, ihtiyacımız kadarını tüketmek, tasarrufları artırmak, turizmde yüksek gelir grubuna dahil olan turist sayısını artırabilmek, dijitalleşme, adalet sistemine güvenin artması gibi.

Dr. Fulya Gürbüz