Ekonomi Gündemi: Bütçe, dış ticaret, enflasyon, Merkez Bankası Anketi

4 – 8 Nisan haftasında Rusya-Ukrayna savaşı ile ilgili gelişmeler izlenecek. Öncü verilere göre, Nisan ayı TCMB Piyasa Katılımcı Anketinde beklentilerde bozulmanın sürmesini; Mart ayı enflasyon verilerinde hızlanma, negatif reel faizde artış, reel efektif döviz kurunda gerileme, ihracatta yavaşlama, Şubat ayı küresel gıda enflasyonunda artış göreceğiz.

4 NİSAN 2022, PAZARTESİ

MART AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Şubat ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık %4,81, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) %7,22 artmış; TÜFE ve Yİ-ÜFE’de yıllık artışlar sırasıyla %54,44 ve %105,01 olmuştu. Foreks anketine göre Mart ayında TÜFE’nin aylık %5,44, yıllık %61,10 artması bekleniyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI REEL FAİZ ORANLARI – TURKEY DATA MONITOR (TDM)

TDM hesaplamalarına göre Şubat ayında 12-ay geriye dönük reel getiri eksi yüzde 21,5’e yükselmiş, 12-ay ileriye dönük beklenen reel faiz ise eksi yüzde 2,9’a yükselmişti. Reel getirinin eksi olması tahvil faizlerinin getirisinin enflasyonun altında kalmasından kaynaklanıyor. Tahvil faizlerinin Mart sonunda önceki ay sonuna göre yüzde 1-3 puan arasında yükselmesine rağmen enflasyonun Mart’ta daha hızlı artması reel getirideki bozulmanın Mart’ta devam edeceğine işaret ediyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ – TİCARET BAKANLIĞI

Şubat ayında ihracat aylık %13,8, yıllık %25,4 artışla 20,0 milyar dolar olmuş; önceki aya göre değişmeyen ithalat ise yıllık %44,5 artış kaydetmişti. Böylece dış ticaret açığı önceki aya göre %23,3 (2,4 milyar dolar) azalışla 7,9 milyar dolara gerilemişti. Mart ayına ilişkin olarak PMI verileri ihracat artışının hız kesse de sürdüğüne işaret etti. Kapasite kullanım verilerini dikkate aldığımızda ithalatta artış ihracata kıyasla daha hızlı olabilir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

OCAK AYI FİNANSAL KESİM DIŞINDAKİ FİRMALARIN DÖVİZ POZİSYONU – TÜİK

Aralık 2021’de Finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlıkları aylık 3,2 milyar dolar artışla 163,3 milyar dolara, döviz yükümlülükleri aylık 0,6 milyar dolar artışla 276,9 milyar dolara yükselmiş; böylece sektörün döviz pozisyon açığı aylık 1,6 milyar dolar düşüşle 113,6 milyar dolara gerilemişti. Gelecek 12 ay için sektörün net döviz pozisyon fazlası ise aylık 0,6 milyar dolar artışla 61,7 milyar dolara yükselmişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

5 NİSAN 2022, SALI

MART AYI REEL EFEKTİF DÖVİZ KURU (REDK) – TÜİK

Şubat ayında TÜFE bazlı (REDK) aylık 2,01 puan artışla 54,78 seviyesine yükselmişti. TCMB, ülkemiz fiyat düzeyinin dış ticaret yaptığımız ülkelerin fiyat düzeylerine oranının ağırlıklı geometrik ortalamasını almak suretiyle REDK endeksini hesaplıyor. REDK’nin artışı TL’nin reel olarak değer kazandığını (Türk mallarının yabancı mallar cinsinden fiyatının arttığını) gösteriyor. Mart ayında yarı yarıya dolar ve euro’dan oluşan döviz sepetinin %5,4 yükselmesine bağlı olarak REDK’de düşüş görebiliriz.

Kaynak: TCMB

7 NİSAN 2022, PERŞEMBE

MART AYI NAKİT BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Şubat ayında Hazine nakit bütçe gelirleri TCMB’den kar aktarımının etkisiyle 277,5 milyar TL olmuş, 222,8 milyar TL gider kaydedilmiş, böylece nakit bütçe dengesi 55,5 milyar TL fazla vermişti. Finansman tarafında Hazine 18,7 milyar TL net borçlanma gerçekleştirmişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

ŞUBAT AYI FAO GIDA FİYAT ENDEKSİ – FAO

Ocak ayında küresel FAO Gıda Fiyat Endeksi aylık %3,9, yıllık %20,7 artış kaydetmişti. Aylık en yüksek artış %8,5 ile bitkisel yağlarda görülmüş; süt ürünleri fiyatları aylık %6,4, tahıl fiyatları %3,0, et fiyatları %1,1 artmış, şeker fiyatları aylık %1,9 düşmüştü. FAO, 2022’de dünyada buğday ve mısır üretiminin artacağı, tahıl üretiminin ise düşeceği beklentilerine işaret etmişti. 24 Şubat’ta Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmeye başlaması FAO fiyat endeksinde sınırlı etki yaratabilir ancak asıl etki Mart ayı verilerinde ortaya çıkacak. FAO, 25 Mart tarihli bilgi notunda küresel gıda arzındaki daralmanın gıda ve yem fiyatlarını %8 ile %22 arasında artırabileceğine vurgu yaptı. FAO, özellikle tahıl ve ayçiçeği çekirdeği pazarlarındaki arz açığına dikkatleri çekti.

Kaynak: fao.org

1 NİSAN TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmeye devam ettiği 25 Mart ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artmaya devam etti. TL cinsi mevduat faizleri ortalama %15-18 aralığına hafif yükseldi, TL cinsi kredi faizleri %18-29 aralığına hafif geriledi. TL mevduat ve kredi hacmi önceki haftaya göre yükseldi. Gerçek kişilerin döviz mevduatları (DTH) 140,2 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,1 milyar dolar düştü, tüzel kişilerin 1,5 milyar dolar artışla 77,4 milyar dolara yükseldi. Böylece yurt içi döviz mevduatları haftalık 1,5 milyar dolar artışla 217,6 milyar dolar oldu. Yurt dışı döviz mevduatları 25,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar arttı. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar artışla 5,1 milyar dolara yükseldi. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 108,0 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,7 milyar dolar azaldı; altın rezervleri 42,4 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar arttı, brüt döviz rezervleri 65,6 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,9 milyar dolar azaldı. Merkez Bankasının net rezerv açığı önceki haftaya göre 1,7 milyar dolar artışla 28,5 milyar dolara yükseldi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stokları toplamı 20,8 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre değişmedi. Yurt dışı yerleşikler hisse senetlerinde 17 milyon dolar alış, DİBS’te 87 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdi.

Kaynak: Turkey Data Monitor

8 NİSAN 2022, CUMA

NİSAN AYI PİYASA KATILIMCILARI ANKETİ – TCMB

TCMB’nin piyasa profesyonelleri ile yaptığı Piyasa Katılımcıları Anketine göre Şubat ayında katılımcıların enflasyon, döviz kuru ve cari açık beklentileri önceki aya göre yükselmişti. TÜFE’nin Mart ayında aylık %4,1 artış kaydetmesi beklenirken yıl sonuna ilişkin olarak TÜFE beklentisi yıllık %40,5’e, Dolar/TL kuru beklentisi 16,68’e, 2022 yılı cari açık beklentisi 21,2 milyar dolara yükselmişti. 2021 ve 2022 yılları için GSYH büyüme beklentileri sırasıyla %3,38 ve %4,16’ya gerilemişti. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin uzamasının da etkisiyle Nisan ayı anketinde enflasyon beklentilerinde artış ve 2022 yılı büyüme beklentilerinde düşüş görebiliriz.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Enflasyon, imalat, dış ticaret, nakit bütçe

3 – 7 Ocak haftasında Aralık ayına ilişkin enflasyon, imalat sektörü PMI, dış ticaret ve nakit bütçe verilerini takip edeceğiz. Enflasyonda yükseliş, Türk lirasında yeni bir dip seviye, imalat sektöründe yavaş büyüme göreceğiz. İhracatın Aralık ayında arttığına yönelik öncü işaretler var. ABD Aralık ayı işgücü verileri ve enflasyon işaretleri Fed’in faiz artırımına ne kadar yaklaştığını gösterecek.

3 OCAK 2022, PAZARTESİ

2021 YILI ARALIK AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

TÜİK verilerine göre Kasım ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık %3,51, yıllık %21,31 artış kaydetmiş; yurt içi üretici fiyat endeksindeki (Yİ-ÜFE) artışlar aylık %9,99, yıllık %54,62 olarak gerçekleşmişti. ENAGrup tarafından açıklanan verilere göre ise tüketici fiyat endeksi (E-TÜFE) Kasım ayında aylık %9,91, yıllık %58,65 artış kaydetmişti. Bloomberg HT Araştırma Birimi anketine göre Aralık ayında TÜFE’nin ortalama olarak aylık %8,1, yıllık %29,6 artması bekleniyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

2021 YILI ARALIK AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ – TİCARET BAKANLIĞI

2021 yılı Kasım ayında ihracat bir önceki aya göre %3,75, bir önceki yılın aynı ayına göre %33,7 artmış; ithalatta aylık ve yıllık değişimler sırasıyla %21,04 ve %27,3 olmuştu. İmalat sektörüne ilişkin öncü veriler ihracatın Aralık ayında artışını sürdürdüğünü gösterdi.  

Kaynak: TÜİK

2021 YILI ARALIK AYI TÜRKİYE İMALAT SEKTÖRÜ PMI VERİLERİ – IHS MARKIT ve İSO

Kasım ayında IHS Markit ve İSO tarafından hazırlanan imalat sektörü PMI endeksi aylık 0,8 puan artışla 52 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50 üzerindeki değerler, sektörün önceki aya göre büyüdüğünü gösteriyor. Aralık ayı öncü IHS Markit verileri özellikle en büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesinde imalat sektöründeki büyümenin daha yavaş bir hızla büyüdüğünü, ihracat siparişlerinde ise kısmen zayıflığa işaret etmişti. TÜİK ve TCMB’nin Aralık ayına ilişkin öncü verileri de imalat sektöründe ihracatın ve stok artırma ihtiyacının üretimi desteklediğine işaret etti. İSO PMI verisi imalat sektöründeki büyüme hızı hakkında net resmi ortaya koyacak.  

Kaynak: IHS MARKIT, İSO

4 OCAK 2022, SALI

2021 YILI ARALIK AYI REEL EFEKTİF DÖVİZ KURU (REDK) – TCMB

REDK 2021 yılı Kasım ayında tarihi düşük seviye olan 54,33 seviyesine gerilemişti. Reel olarak Türk lirası Kasım ayında önceki aya göre %9,6, yılbaşına göre %12,6, bir önceki yılın aynı ayına göre %10,2 değer kaybetmişti. Aralık 2021’de sert yükseliş yaşayan döviz kuruna istinaden REDK’de yeni bir tarihi dip seviyesi göreceğiz.

Kaynak: TCMB

6 OCAK 2022, PERŞEMBE

31 ARALIK 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

TCMB’nin faiz düşürdüğü 24 Aralık ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) kurdaki gerilemeye paralel olarak yabancı para cinsi varlıklardaki düşüşle önceki haftaya göre geriledi. TL cinsi mevduatlar önceki haftaya göre %1,9 oranında gerilerken, TL cinsi krediler hafif yükseldi. TL cinsi mevduat faizleri %15-19 aralığına, TL cinsi kredi faizleri %17-29 aralığına yükseldi. Gerçek kişilerin döviz mevduatları (DTH) 117,7 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,7 milyar dolar düştü; tüzel kişilerin 1,6 milyar dolar artışla 90,6 milyar dolara, yurt dışı mevduatlar 0,2 milyar dolar artışla 24,5 milyar dolara yükseldi, böylece toplam DTH büyüklüğü 24 Aralık haftasında 0,9 milyar dolar artışla 234,3 milyar dolar oldu. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre 1,4 milyar dolar artışla 4,7 milyar dolar seviyesine yükseldi. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 110,9 milyar dolar ile önceki haftaya göre 5,9 milyar dolar azaldı. Böylece 2015 sonrasında ilk kez 19 Kasım’da 128 milyar dolar seviyesine yükselen uluslararası rezervler 19 Kasım-24 Aralık sürecinde 17,5 milyar dolar azalmış oldu. Altın rezervleri 24 Aralık’ta 38,4 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,1 milyar dolar, brüt döviz rezervleri 72,6 milyar dolar ile önceki haftaya göre 5,8 milyar dolar düştü. Merkez Bankasının net rezerv açığı önceki haftaya göre 9,5 milyar dolar artışla 38,3 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stokları toplamı 26,1 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre 1,5 milyar dolar arttı. Yurt dışı yerleşikler 24 Aralık ile biten haftada hisse senetlerinde 570 milyon dolarlık, DİBS’te 96 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdi.

Kaynak: Turkey Data Monitor

7 OCAK 2022, CUMA

2021 YILI ARALIK AYI HAZİNE NAKİT BÜTÇE DENGESİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Hazine nakit bütçesi 2021 yılı Kasım ayında 169,0 milyar TL gelir, 139,9 milyar TL gider kaydetmiş, böylece nakit dengesi 30,3 milyar TL fazla vermişti. Ocak-Kasım döneminde 50,0 milyar TL nakit fazlası kaydedildi.

Kaynak: Turkey Data Monitor

ABD 2021 YILI ARALIK AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ – BUREAU OF LABOR STATISTICS

ABD İşgücü İstatistikleri Bürosu verilerine göre ABD’de işsizlik oranı 2021 yılı Kasım ayında %4,2 seviyesine gerilemiş, aylık istihdam 210 bin kişi artış kaydetmişti. Ortalama saatlik kazançlarda yıllık %4,8 artış yaşanmıştı. ABD Aralık ayı işgücü verileri ve enflasyon işaretleri Fed’in faiz artırımına ne kadar yaklaştığını gösterecek. Fed, 25-26 Ocak’ta 2022 yılın ilk para politikası toplantısını gerçekleştirecek.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Grafik: Ekim ayında üretici enflasyonu yıllık yüzde 46,31, tüketici malı enflasyonu yüzde 21,71 arttı

TÜİK verilerine göre Ekim ayında tüketici fiyat enflasyonu (TÜFE) yıllık %19,89, üretici fiyat enflasyonu (Yİ-ÜFE) %46,31, hizmet üreticileri fiyat enflasyonu %31,30 artış kaydetti. Yİ-ÜFE, 2003 yılından bu yana en yüksek seviyesini gördü.

TÜFE’nin alt kalemlerine baktığımızda Ekim ayında mal grubunun yıllık artışı %21,71 seviyesine, hizmet grubunun yıllık artışı %15,43 seviyesine yükseldi.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Yukarıdaki grafikte yeşil çizgiyle gösterilen döviz kuru (Dolar/TL) şokları ile beraber 2020’den bu yana hakim olan pandemi kısıtları (arz, tedarik zinciri) üretici maliyetlerinin daha sert yükselmesine sebep oluyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Grafik: Cari denge-Enflasyon ilişkisi net değil

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Sayın Kavcıoğlu son Enflasyon Raporu tanıtımında cari denge üzerinden fiyat istikrarını sağlamayı tartışmaya açmıştı.

Aşağıdaki grafikte sarı bölgeler; cari açık arttığında enflasyonun düştüğünü, cari açık azaldığında enflasyonun arttığını gösteriyor.

Grafikte sarı dışında kalan bölgeler ise; cari açık arttığında enflasyonun arttığını, cari açık azaldığında enflasyonun düştüğünü gösteriyor.

Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Ekim PMI: Küresel arz kısıtları enflasyon baskısını artırıyor

Ekim ayı öncü PMI verileri ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere hizmet sektörlerinde hızlanmaya, Almanya’da ihracatın imalat sektörünü desteklediğine, Japonya’da hem hizmet hem de imalat sektörlerinde hızlanmaya işaret etti. Söz konusu ülke/bölgelerde istihdam artışı sürdü, girdi maliyetlerindeki artışın hızlanması çıktı fiyatlarını yukarı çekti. Almanya’da ihracat artışının Ekim ayında artmaya devam etmesi Türkiye’nin ihracatı açısından olumlu bir sinyal olabilir.

ABD’de hizmet sektörü hızlandı, imalat sektörü üretimi yavaşladı, istihdam artışı sürdü, fiyat artışları hızlandı…

Ekim ayında hammadde kısıtları ve tedarik zincirindeki gecikmeler ABD’de imalat sektörü üretimini yavaşlatmaya devam etti. Kovid-19 endişelerindeki azalmaya bağlı olarak hizmet sektöründe siparişler hızlı artış gösterdi, işe alımlar arttı; yüksek taşıma maliyetleri, çalışan ücretleri, tedarikçi ücretleri ve malzeme fiyatlarına bağlı olarak enflasyon üzerindeki baskı arttı. İmalat tarafında ise tedarik zinciri kısıtları ve noksanlıkları ile tedarik sürelerinin uzamasına bağlı olarak üretim ve siparişlerde hafif zayıflama kaydedildi. İmalatçılar hem stoklarını artırmak hem de tedarik sorunuyla baş edebilmek amacıyla satın alımlarını hızlandırdı. Malzeme kıtlığı, lojistiğe bağlı sorunlar ve yüksek emtia fiyatları girdi maliyetlerini dolayısıyla da fabrika satış fiyatlarını hızla yukarı çekmeye devam etti. Eylül ayında ABD’de TÜFE (grafikte mavi çizgi, sol eksen) yıllık %5,4 (aylık %0,4), ÜFE (grafikte siyah noktalı çizgi, sağ eksen) ise yıllık %8,6 (aylık %0,5) artış kaydetmişti.

Almanya’da ihracat imalat sektörünü destekledi, istihdam artışı sürdü, girdi ve çıktı fiyat artışları hızlandı…

Ekim ayında Almanya’da hizmet ve imalat sektörleri yavaş hızla da olsa büyümesini sürdürdü. İmalat sektöründe yavaşlamanın sebepleri girdi kısıtları ve otomotiv sektöründe yaşanan talep daralması oldu. Arz zincirinde devam eden sıkıntılar hizmet sektörünü olumsuz etkilemeye devam etti. Otomotiv sektörünü çıkmaza sokan çip darlığı fabrikaların yeni sipariş artışlarında yavaşlamaya sebep olurken, ihracat siparişleri güçlü seyrini korudu. Hizmet sektöründe ihracat siparişleri hızlanma kaydetse de yurt içi siparişler son altı ayın en yavaş artışını kaydetti. Fiyat tarafında ise girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları sert yükseldi. İmalat sektöründe başta metaller ve plastik olmak üzere hammadde fiyatlarındaki yükseliş ve artan enerji fiyatlarına dikkat çekilirken, hizmet sektöründe faaliyet giderlerindeki tarihi rekor artışa vurgu yapıldı.  İstihdamda ise güçlü alımlar sürdü. Eylül ayında Almanya’da TÜFE (grafikte mavi çizgi, sol eksen) aylık bazda değişiklik göstermezken yıllık artış %4,1 olmuş, ÜFE (grafikte siyah noktalı çizgi, sağ eksen) ise yıllık %14,2 (aylık %2,3) artış kaydetmişti.

Euro Bölgesi’nde otomotiv sektörü üretimi en sert düşüşünü kaydetti, hizmet sektörü büyüdü, istihdam arttı, fiyat artışları hızlandı…

Ekim ayında Euro Bölgesi genelinde hizmet ve mal üretimindeki artış yavaşlayarak sürdü. Hizmet sektörlerinde siparişler hızlı artarken, imalat sektöründe siparişler son dokuz ayın en düşük artışını kaydetti. Otomobil ve yedek parça sektöründe üretim en hızlı düşüşünü kaydetti. Artan Kovid-19 endişelerine paralel olarak seyahat, turizm, eğlence ve dinlenme faaliyetlerinde gerileme görülürken; sağlık, medya, bankacılık ve banka dışı finansal sektörde aktivite hızlandı. Bölge genelinde istihdam artışı sürdü. Girdi ve çıktı fiyatlarında artışlar hızlandı. Euro Bölgesi’nde TÜFE (grafikte mavi çizgi, sol eksen) yıllık %3,4 (aylık %0,5), ÜFE (grafikte siyah noktalı çizgi, sağ eksen) ise yıllık %13,4 (aylık %1,1) artış kaydetmişti.

İngiltere’de hizmet sektörü hızlandı, kapasite kısıtları imalat sektörünü aşağı çekti, istihdam artışı hızlandı, rekor hızda fiyatlar arttı…

Pandemi kısıtlarının kaldırıldığı İngiltere’de Ekim ayında ihracat siparişlerinin de desteğiyle hizmet sektöründe aktivite hızlandı, imalat sektörü üretimi yavaşladı. İstihdam ve malzeme kısıtları ile azalan ihracat siparişleri imalat sektörü üretimini aşağı çeken ana faktörler oldu. Güçlü ücret artışları ve kötüleşmeye devam eden küresel tedarik zinciri girdi maliyetlerinin paralelinde de çıktı fiyatlarının rekor hızda yükselmelerine sebep oldu. Girdi maliyetlerinin tetikleyicileri yakıt, taşıma ve enerji fiyatları, başta çip ve diğer elektronik aksamlar olmak üzere hammadde darlığı oldu.  Eylül ayında İngiltere’de TÜFE (grafikte mavi çizgi, sol eksen) yıllık %3,1 (aylık %0,3), ÜFE (grafikte siyah noktalı çizgi, sağ eksen) ise yıllık %6,7 (aylık %0,5) artış kaydetmişti.

Japonya’da imalat sektörü Ekim ayında büyümeyi sürdürdü, hizmet sektörü üretimi Ocak 2020’den bu yana ilk kez arttı…

Kovid-19 vakalarında gerileme ve pandemi kaynaklı kısıtlamaların gevşetilmesine bağlı olarak Japonya’da hizmet sektörü Ocak 2020’den bu yana ilk kez Ekim 2021’de önceki aya göre büyüme kaydetti, imalat sektörü son dokuz ayda sekizinci kez büyümesini sürdürdü. İmalat sektöründe yerel ve ihracat siparişleri artarken, hizmet sektöründe siparişler düşüşünü sürdürdü. İmalat sektöründe işe alımlar hızlandı. Tedarik zincirinde süregelen sıkıntılar ve malzeme kıtlığı girdi maliyetlerinin son 13 yılın en hızlı artışı kaydetmesine sebep olurken, çıktı fiyatları da sert şekilde yükseldi. Eylül ayında Japonya’da TÜFE (grafikte mavi çizgi, sol eksen) yıllık %0,2 (aylık %0,4), ÜFE (grafikte siyah noktalı çizgi, sağ eksen) ise yıllık %6,3 artış kaydetmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

Eylül ayında üretici ve tüketici fiyatları artmaya devam etti

Eylül ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %19,58, aylık %1,25 artış kaydetti.

Kaynak: TÜİK

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ise yıllık %43,96, aylık %1,55 arttı.

Kaynak: TÜİK

Kış aylarına yaklaşırken hem Yİ-ÜFE hem de TÜFE’deki artış sürüyor.

Aşağıdaki grafikte TÜFE (mavi çubuklar) ve Yİ-ÜFE (sarı çubuklar) endekslerinin Eylül 2019’dan bu yana aylık artışlarını sürdürdüklerini görüyoruz. Dikkat edin, döviz kurundaki aylık artışlar (yeşil çizgi) genel olarak üretici maliyetlerine (Yİ-ÜFE) daha hızlı yansıyor. Bunda en önemli etken Türkiye’nin mal ve enerji üretiminde ithal girdiye bağımlı olmasıdır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Tüketici fiyatlarının (TÜFE) kurdaki hareketlere görece daha yavaş tepki vermesinin ana sebebi hizmet fiyatlarındaki yükselişlerin daha yavaş olmasıdır.

Aşağıdaki grafikte 2018 yılından bu yana mal tüketim fiyat endeksinin (kırmızı çizgi) hizmet tüketim endeksinden (mavi çizgi) daha hızlı artış kaydettiğini görüyoruz.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Özellikle pandemi ile birlikte yüksek enerji maliyetleri, yüksek hammadde fiyatları ve yüksek taşımacılık maliyetleri üreticinin girdi maliyetlerini artırmaya devam ediyor.

Yüksek girdi maliyetleri de tüketici tarafında enerji, gıda, dayanıklı tüketim malı, lokanta ve otel hizmetleri, kira, ulaştırma fiyatlarının yükselmesine sebep oluyor.

Hükümetin müdahaleleri özellikle gıda fiyat artışlarında yavaşlama getirme ihtimalini ortaya koysa da kış aylarında yüksek enerji ve ithal hammadde maliyetleri ve kurdaki dalgalanma hem üretim hem de tüketim fiyatlarını yukarı çekmeye devam edecek.

Dolayısıyla Türkiye’de enflasyonist baskı sürüyor. Amerikan merkez bankası Fed de kısa-orta vadede enflasyonist baskıya dikkat çekiyor. Hatta hatırlatalım, Fed güçlü ekonomi ve fiyat baskılarına istinaden aylık 120 milyar dolarlık varlık alım programında kesintiye gitme ihtimalini ortaya koymuştu. Fed’in para politikasında kısmi sıkılaştırmaya gitmesi, dış borç stoku yükseliş eğilimine giren ve TCMB’nin erken faiz indirimiyle Dolar/TL kurunda rekor gören Türkiye ekonomisi için kritik öneme sahip. Zira, TCMB’nin mevcut şartlarda faiz indirimine devam etmesi, döviz kurunda artışı dolayısıyla da enflasyonist baskının devamını beraberinde getirecek.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Enflasyon, reel efektif döviz kuru, finans dışı kesim net döviz pozisyonu, nakit bütçe ve ABD işsizlik oranı

4–8 Ekim haftasında; enflasyonda yükseliş, reel efektif kurunda bozulma, ABD işsizlik oranında ise iyileşmenin devamını göreceğiz. TCMB, Eylül ayı toplantısında çekirdek enflasyondaki düşüş eğilimine dikkat çekerek erken bir hamleyle politika faizini %18’e düşürmüştü. TCMB kararı sonrasında Türk lirasındaki sert değer kaybına istinaden çekirdek enflasyondaki gidişatı izleyeceğiz.

4 EKİM 2021, PAZARTESİ

EYLÜL AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Ağustos ayında yıllık %19,25, aylık %1,12 artmıştı. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) de yıllık %45,52, aylık %2,77 artış kaydetmişti. Böylece yıllık bazda TÜFE (grafikte lacivert çizgi) ve Yİ-ÜFE(mavi çizgi) arasındaki fark (sarı çubuklar) açılmaya devam etmişti. AA Finans’ın eylül ayı Enflasyon Beklenti Anketi sonuçlarına göre TÜFE’de aylık bazda ortalama %1,34’lük artış beklenirken yıllık bazda enflasyonun %19,69’a yükseleceği tahmin ediliyor. 2002-2024 dönemi Orta Vadeli Programda TÜFE’nin 2021 yılı sonunda %16,2’ye 2022 yılı sonunda %9,8’e gerileyeceği tahmin ediliyor. Eylül ayında kurdaki artışın etkisiyle Yİ-ÜFE’de aylık bazda artış göreceğiz.

Kaynak: Turkey Data Monitor

EYLÜL AYI REEL FAİZ – TURKEY DATA MONITOR

Ağustos ayında 12-ay geriye dönük gerçekleşen reel faiz eksi yüzde 0,55 puana gerilerken, 12-ay ileriye dönük beklenen reel faiz yüzde 5,44 puana yükseldi. Aşağıdaki grafikte göreceğiniz gibi 12-ay ileriye dönük beklenen reel faizde (mavi çizgi) yükseliş TCMB’nin birkaç ay gecikmeyle politika faizini (siyah çizgi) yükseltmesine sebep olmaktadır. Mevcut durumda TCMB’nin politika faizi %18 seviyesindeyken, TÜFE Ağustos ayında %19,25 seviyesindeydi. Enflasyonda yükseliş sürdükçe politika faizi ve enflasyon arasındaki makas da açılmaya devam edecek, dolayısıyla mevduat faiz oranları (mevduatın reel getirisi) görece düşük kaldıkça tahvil faizlerinde daha yüksek getiri talebi (tahvillerde reel faiz beklentisi) artacaktır. Hele de ABD tahvil faizleri yükseliyorken Türkiye tahvil faizlerinin de yükselmesi (tahvillere satış baskısı), dolayısıyla da CDS primlerinde yüksek seyrin devamı kaçınılmaz gibi gözüküyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

TEMMUZ AYI FİNANSAL KESİM DIŞI SEKTÖRÜN DÖVİZ POZİSYONU – TCMB

Haziran ayında finans dışı sektörün döviz varlıkları 145,8 milyar dolar ile önceki aya göre %0,3’lük artarken, döviz yükümlülükleri %1,2’lik düşüşle 273,8 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Sektörün net döviz pozisyonu açığı ise önceki aya göre %2,8’lik azalışla 128,0 milyar dolar seviyesine geriledi. 2021 yılı ikinci çeyreğinde finans dışı sektörün döviz yükümlülüklerini önceki çeyreğe göre artırması, özellikle hizmetler sektörü üretiminin çeyrek bazda artışına finansal destek verdi. Finans dışı kesimin kısa vadeli döviz pozisyonu Haziran ayında 58,4 milyar dolar ile fazla verdiğini de ekleyelim.

Kaynak: Turkey Data Monitor

5 EKİM 2021, SALI

EYLÜL AYI REEL EFEKTİF DÖVİZ KURU (REDK) – TCMB

Ağustos ayında TÜFE bazlı REDK aylık 1,7 puan değerlenmeyle 62,9 seviyesine yükselmişti. REDK, Haziran ayında 59,7 değeri ile tarihi düşük seviyesine gerilemişti. Eylül ayında TCMB’nin erken faiz indiriminin etkisiyle Dolar/TL kuru 8,90 seviyesinin yukarısında tarihi rekor kırdı. Türk lirasındaki değer kaybını tersine döndürecek olumlu bir gelişme olmadıkça enflasyonist baskı korunacak.

Kaynak: TCMB

7 EKİM 2021, PERŞEMBE

EYLÜL AYI NAKİT BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Hazine nakit bütçesi 2021 yılı Ağustos ayında 175,2 milyar TL gelir elde ederken, 111,0 milyar TL harcama yapmış, böylece nakit bütçe dengesi (aşağıdaki grafikte sarı çubuklar) aynı ay 64,3 milyar TL fazla vermişti. Ağustos ayında Hazine 20,2 milyar TL net iç borçlanma gerçekleştirmiş, 1,2 milyar TL net dış borç ödemiş, böylece net borçlanma miktarı (mavi çubuklar) 18,9 milyar TL olmuştu. Pandeminin başladığı 2020 yılının ilk sekiz ayında 109,9 milyar TL açık veren Hazine nakit dengesi, 2021 yılının aynı döneminde toplam 42,1 milyar TL açık vermiş; 71,3 milyar TL net iç borçlanma, 20,8 milyar TL net dış borçlanma gerçekleştirmiştir. Hazine nakit dengesi 2020 yılı genelinde toplam 181,9 milyar TL açık vermişti. Yıllık toplam olarak bakıldığında faiz giderlerinin, nakit gelirlerden daha hızlı artması Hazine’nin borçlanma gereğini artırıyor. 

Kaynak: Turkey Data Monitor

TCMB VE BDDK, 1 EKİM 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

24 Eylül ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) döviz kurundaki yükselişin yabancı para cinsi mevduatlarının TL cinsinden değerini artırmasına paralel olarak önceki haftaya göre artış gösterdi. TL cinsi mevduatlar ve krediler önceki haftaya göre yatay kaldı. TL cinsi mevduat faiz oranları %16-20 aralığına geriledi, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığını korudu. TCMB’nin sürpriz faiz indirimi gerçekleştirdiği 20-24 Eylül haftasında gerçek kişilerin döviz mevduatları (DTH) önceki haftaya göre 0,7 milyar dolar azalışla 114,2 milyar dolara, tüzel kişilerin 0,8 milyar dolar azalışla 87,7 milyar dolara geriledi, yurtdışı mevduatlar 24,8 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişiklik göstermedi, böylece DTH hacmi 24 Eylül haftasında önceki haftaya göre 1,3 milyar dolar azalışla 229,4 milyar dolar seviyesine geriledi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar azalışla 5,8 milyar dolar oldu. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 122,0 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1,3 milyar dolar arttı; altın rezervleri 39,2 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar geriledi, brüt döviz rezervleri 82,8 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1,4 milyar dolar artış kaydetti. Merkez Bankasının net rezerv açığı da önceki haftaya göre 2,3 milyar dolar azalarak 18,7 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stokları toplamı 30,5 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre 1,9 milyar dolar azaldı. Yurt dışı yerleşikler 24 Eylül ile biten haftada hisse senetlerinde 36 milyon dolarlık net alış, DİBS’te ise TCMB’nin faiz indirim hamlesine bağlı olarak 430 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdiler.

8 EKİM 2021, CUMA

ABD EYLÜL AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ – http://www.bls.gov

Ağustos ayında ABD’de işsizlik oranı %5,20 (grafikte yeşil çizgi) seviyesine gerilemiş, ortalama saatlik kazançlar (turuncu çizgi) yıllık %4,28 artış kaydetmişti. ABD’de istihdam artmaya devam ediyorken nitelikli istihdam açığı ortalama saatlik kazançları yukarı çekiyor. Nitelikli istihdam açığının devam etmesi ve delta varyantının arz kısıtlarındaki bozulmayı derinleştirmesi işsizlik oranının pandemi öncesindeki %3,5 seviyelerine gerilemesi şimdilik uzak bir ihtimal ancak talep tarafında canlılığın sürmesi ve enflasyonist baskının devam etmesi 2022 yılı sonlarına doğru Fed’in faiz artırım ihtimalini artırıyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

TÜFE ve küresel enflasyonda zayıflama, TCMB’yi beklemede bırakacak

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Ağustos ayında yıllık %19,25, aylık %1,12 arttı; yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ise yıllık %45,52, aylık %2,77 artış kaydetti. Böylece yıllık bazda TÜFE ve Yİ-ÜFE arasındaki fark artmaya devam etti. Aşağıdaki grafikte, sarı renkli çubuklar TÜFE ve Yİ-ÜFE arasındaki yıllık farkı gösteriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

TCMB para politikası kararlarında ağırlıklı olarak TÜFE’nin seyrine bakarak politika faizini belirliyor. Mevcut durumda TCMB’nin politika faizi %19 seviyesinde iken Ağustos ayında TÜFE’deki yıllık %19,25’lik artış politika faizinin üzerine çıkmış durumda.

Dolayısıyla kritik soru “TÜFE, ne kadar süre politika faizinin üzerinde kalacak”, diğer bir ifadeyle “TCMB, ne kadar süre politika faizini %19 seviyesinde tutabilecek?”.

Aşağıdaki grafikte sarı çizgi TCMB’nin politika faizini, siyah çizgi TÜFE’yi, mavi çizgi ise TCMB’nin bankaları ortalama fonlama (borç verme) faizini gösteriyor. Dikkat edeceğiniz üzere TCMB; TÜFE’deki yukarı yönlü eğilime faiz yükselterek, TÜFE’deki aşağı yönlü eğilime faiz düşürerek cevap veriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Temmuz ayından itibaren döviz kurundaki aşağı yönlü seyir (TL’nin değerlenmesi) TÜFE’deki aylık artışları yavaşlatıyor. Aşağıdaki grafikte kırmızı oka dikkat ederseniz, dolar kurundaki (yeşil çubuklar) aylık artışların Temmuz ve Ağustos aylarında yerini düşüşe bırakması, TÜFE endeksindeki aylık artışların da (mavi çubuklar) hız kaybetmesine sebep oluyor. Kurda istikrarın sürmesi halinde TCMB, politika faizinin TÜFE’nin aşağısında kalmasına izin verecektir.

Yİ-ÜFE tarafında ise Türk lirasındaki değer kazancı üreticinin maliyetleri üzerindeki baskının azalmasına sebep oluyor. Bununla birlikte, tedarik zincirindeki sorunlardan kaynaklı olarak yüksek taşıma maliyetleri ve yüksek hammadde fiyatları özellikle ara malı ithal eden üreticiler üzerindeki baskının sürmesinde önemli rol oynuyor. Aşağıdaki grafikte mavi yuvarlak bölgeye dikkat ederseniz döviz kurundaki (yeşil çubuklar) gerilemeye rağmen Yİ-ÜFE’deki aylık artışın (sarı çubuklar) Ağustos ayında arttığını görebilirsiniz.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Öte yandan, küresel IHS Markit PMI verileri dikkate alındığında, küresel talepte aşağı yönlü seyrin özellikle çıktı fiyatları ve hizmet sektörü fiyatları üzerindeki baskının az da olsa hafiflemesine işaret etmesi TCMB’nin kısa vadede elini rahatlatan önemli bir gelişme olduğunu ekleyelim.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: GSYH, enflasyon, üretim, hizmet ve bütçe

1 MART 2021, PAZARTESİ

ŞUBAT AYI TÜRKİYE VE KÜRESEL İMALAT SEKTÖRÜ SATIN ALMA MÜDÜRLERİ ENDEKSLERİ (PMI) – İSO, IHS MARKİT

İSO Türkiye İmalat Sektörü PMI endeksi Ocak ayında aylık 3,6 puan artışla 54,4 seviyesine hızlanmıştı. Endeksin 50 üzerindeki değerler bir önceki aya göre imalat sektöründe büyüme, 50 seviyesinin altındaki değerler ise daralmaya işaret etmektedir. Buna göre, Türkiye imalat sektörü PMI endeksinde aylık 3,6 puanlık artış “büyüme hızının bir önceki aya göre hızlandığı” anlamına gelmektedir. JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI endeksi ise Ocak ayında aylık 0,3 puan düşüşle 53,5 seviyesine gerileyerek büyüme hızında yavaşlamaya işaret etmişti. 19 Şubat’ta IHS Markit tarafında açıklanan Şubat ayı öncü verilerine göre, ABD’de imalat sektörü büyümesinde önceki aya göre yavaşlama, Euro Bölgesi, Japonya ve İngiltere imalat sektörlerinde ise hızlanma işaretlerini almıştık.

2020 YILI 4. ÇEYREK GAYRİSAFİ YURT İÇİ HASILA (GSYH) BÜYÜME VERİLERİ – TÜİK

2020 yılı üçüncü çeyreğinde GSYH bir önceki yılın aynı dönemine göre %6,7 büyümüş, böylece yılın ilk dokuz aylık döneminde ortalama %4,3’lük büyüme kaydedilmişti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre %15,6, takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,5 artış kaydetmişti. 2020 yılı dördüncü çeyreği için BETAM bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,7, bir önceki çeyreğe göre %3,5 büyüme öngörürken İstanbul Bilgi Üniversitesi Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (CEFIS) tahminleri de benzer şekilde sırasıyla %6,73 ve %3,22 seviyelerinde bulunuyor. CEFIS’in 2020 yılı geneli için ortalama büyüme tahmini %2,21’dir. Bloomberg HT Araştırma Birimi’nin düzenlediği anket sonuçlarını dikkate aldığımızda, 2020 yılı dördüncü çeyreğinde yıllık %7,3, 2020 yılı genelinde %2,3, 2021 yılı geneli için %4,5 büyüme tahmin ediliyor.

2 MART 2021, SALI

2020 YILI ARALIK AYI FİNANSAL KESİM DIŞI SEKTÖRÜN DÖVİZ POZİSYONU – TCMB

2020 yılı Kasım ayında finans dışı sektörün döviz varlıkları bir önceki aya göre 559 milyon dolar azalarak 138 milyar 647 milyon dolar seviyesine gerilemiş, döviz yükümlülükleri aylık 2 milyar 117 milyon dolar artışla 296 milyar 965 milyon dolar seviyesine yükselmiş, böylece sektörün Net Döviz Pozisyon Açığı aylık 2 milyar 676 milyon dolar artışla 158 milyar 318 milyon dolar seviyesine yükselmişti.

ŞUBAT AYI TEPAV PERAKENDE GÜVEN ENDEKSİ (TEPE) – TEPAV

TEPE endeksi 2021 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre 10,1 puan, bir önceki yılın aynı ayına göre 2,6 puan azalışla -15,5 puan seviyesine gerilemişti. Söz konusu seviye “denge” değerine göre hesaplanmaktadır. Detaylandırırsak, endeksi hesaplamak için oluşturulan anket çalışmasında her soru için olumlu değerlendirme yapan katılımcıların yüzdesi ile olumsuz değerlendirme yapanların yüzdesi arasındaki fark “denge değeri” olarak adlandırılmaktadır. TEPE endeksi en son Ocak 2016’da pozitif değer almıştı.

3 MART 2021, ÇARŞAMBA

ŞUBAT AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Ocak ayında yıllık %23,11, aylık %4,08 artış kaydetmiş; tüketici fiyat enflasyonu (TÜFE) ise yıllık %14,60, aylık %1,25 yükselmişti. Bloomberg HT anketine göre Şubat ayında TÜFE’nin ortalama olarak yıllık %15,50, aylık %0,8 artması bekleniyor.

ŞUBAT AYI JP MORGAN KÜRESEL HİZMET SEKTÖRÜ PMI VERİLERİ – IHS MARKIT

Ocak ayında JP Morgan küresel hizmet sektörü PMI endeksi aylık 0,2 puan düşüşle 51,6 seviyesine gerileyerek sektörde büyümenin yavaşlayarak da olsa sürdüğünü göstermişti. IHS Markit’in 19 Şubat’ta açıkladığı öncü verilerde ise; hizmet sektörünün ABD’de Şubat ayında büyüme eğilimini koruduğu, İngiltere’de daralmanın yavaşladığı, Euro Bölgesi ve Japonya’da daralmanın daha da arttığı bilgilerini edinmiştik.

ABD MERKEZ BANKASI FED, BEJ KİTAP’I YAYINLAYACAK

Fed tarafından yılda 8 kere yayınlanan ve ABD ekonomisi hakkında bilgi ve tahminlerinin yer aldığı Bej Kitap’ın 2021 yılına ait ikinci sayısı yayınlanacak. 13 Ocak’ta yayınlanan yılın ilk kitabında ekonomik şartların bölgeler arasında farklılık gösterdiği belirtilerek bir önceki raporla karşılaştırmalı olarak ekonomide yaşanan gelişmeler şöyle sıralanmıştı: Otomobil satışlarında zayıflama, pandeminin başlangıcından bu yana enerji sektöründe ilk kez büyüme, tedarik zincirindeki zorluklara rağmen hemen hemen tüm bölgelerde imalat sektöründe büyüme, konut alım satımında güçlü aktivitenin korunmasına karşın ticari gayrimenkul piyasasında zayıflığın sürmesi, bankacılık sektörü kredi hacminin yatay kalmasına karşın önümüzdeki aylarda yeni paketin desteğiyle artış beklenmesi, Covid-19 aşılamalarına ilişkin olumlu beklentilerin son virüs dalgasıyla törpülenmesi, genel olarak istihdamda düşüş yaşanması (imalat, inşaat ve ulaştırma sektörlerinde artış, hizmet sektöründe artan işten çıkarmalar), çalışan ücretlerinde ılımlı artış, girdi maliyetlerinin nihai ürün ve hizmetlere kıyasla daha hızlı artış kaydetmesi. Fed, ekonomik görünüme ilişkin olumlu edinimlerinin sonrasında 27 Ocak para politikası toplantı özetinde enflasyonist gelişmelere ve istihdam piyasasına dikkat çekmiş, özellikle de Biden hükumetinin hedeflediği 1,9 trilyon dolarlık ek paketin de desteğiyle piyasalarda ABD tahvil faizleri oranları yükselmeye başlamıştı. 2021 yılına %1 seviyesinin hemen altında başlayan ABD 10-yıl vadeli tahvilin faiz oranı 25 Şubat’ta %1,60 seviyelerinin üzerine kadar yükseldi öyle ki bu seviye koronavirüs tehlikesinin artmaya başladığı Ocak 2020 sonu seviyelerine eşdeğer. ABD 10-yıl vadeli tahvil faizlerindeki yükselişe Şubat ayına ilişkin olumlu makro-ekonomik veriler de destek verdi. Yıllık enflasyon Ocak ayında %1,4 seviyesinde bulunurken işsizlik oranı %6,3 seviyesine gerilemiş durumda. 2020 yılı başında enflasyon oranı %2,5, işsizlik oranı ise %3,5 seviyelerinde bulunuyordu. 1,9 trilyon dolarlık yeni yardım paketinin enflasyonist baskıları öngörülenden hızlı artırma riski bulunurken Eylül 2020 itibariyle 435 milyar dolar seviyesine yükselen Türkiye’nin toplam dış borç stokunu ve 2020 yılı genelinde kaydedilen 173 milyar TL’lik rekor bütçe açığını dikkate aldığımızda ABD ekonomisindeki ısınma işaretlerinin enflasyon ve tahvil faizlerini artıracağı, bunun da Türkiye’nin borçlanma maliyetleri ve cari işlemler açığı üzerindeki riskleri artırmaya devam edeceğini de eklemek isterim.

4 MART 2021, PERŞEMBE

TCMB VE BDDK, 26 ŞUBAT 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

19 Şubat ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) önceki haftaya göre hafif gerileme kaydedildi. Kredi tarafında ticari kredi faiz oranları düşerken, bireysel kredi faiz oranları artışını sürdürüyor: TL cinsi ticari kredi faiz oranları %19,73 seviyesine gerilerken bireysel kredi faiz oranları %22,64 ile bir önceki haftanın yüzde 0,63 puan üzerine gelmiş durumda. %16,14 seviyesine gerileyen TL cinsi mevduat faiz oranları son üç haftadır düşüşünü sürdürüyor. Döviz tevdiat hesapları yani yabancı para cinsi mevduatlar 226,2 milyar dolar büyüklük ile bir önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. Yabancı yerleşiklerin mülkiyetindeki hisse senedi ve tahvil portföyü bir önceki haftaya göre 0,6 milyar dolar artışla 41,9 milyar dolar seviyesine yükseldi ki bu sayı 2010 yılından bu yana en düşük seviyesine gerilediği 30 Ekim 2020 haftasına göre 17,4 milyar dolarlık artışa işaret ediyor.

5 MART 2021, CUMA

ŞUBAT AYI HAZİNE NAKİT BÜTÇE DENGESİ

2021 yılı Ocak ayında nakit bütçe 26,1 milyar TL açık vermişti. 2020 yılı genelinde toplam nakit bütçe açığı 182 milyar TL ile rekor seviyeye ulaşmıştı. Aşağıdaki grafikte kırmızı çubuklar nakit bütçe açığını, buna karşılık mavi çubuklar Hazine’nin net borçlanmasını göstermektedir. Dikkat edeceğiniz üzere ticaret savaşının küresel ekonomide derin yaralar açtığı 2019 yılında ve pandeminin yaraları derinleştirdiği 2020 yılında Türkiye Hazinesi yüksek borçlanma maliyetlerine katlanarak bütçe açığından daha fazla borçlanma gerçekleştirmek zorunda kalmıştır. 2021 yılında borçlanma tarafını rahatlatabilecek başlıca faktör bütçe disiplini çerçevesinde bütçe gelirlerini sürdürülebilir olarak artırabilecek adımların devreye alınmasıdır. Bu sebeple Mart ayında açıklanacak olan reform adımlarını merakla bekliyoruz.

Kaynak: TDM

ABD’DE ŞUBAT AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ

Ocak ayında ABD’de işsizlik oranı %6,3 seviyesine gerilemiş, ortalama saatlik kazançlar yıllık %5,38 artış kaydetmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

Zamlar enflasyonu şahlandırdı, tüketici ve üreticinin belini büktü

Döviz kurlarında düşüşe (Türk lirasında değer artışı) rağmen yurt içi üretici maliyetleri ve tüketici fiyatları artmaya devam ediyor.

TÜİK verilerine göre yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Ocak ayında yıllık %26,16, aylık %2,66 artış kaydetti. Aylık bazda sert yükselişler var: Ham petrol ve doğal gaz maliyetleri %10, diğer ulaşım araçları %10,2 tütün ürünleri %15,4 su ve suyun arıtılması ve dağıtılması %15,6 artış kaydetti.  Aşağıdaki grafiklerden üstteki Yİ-ÜFE endeksinin bir önceki yılın aynı ayına göre değişimini, altındaki ise üretici fiyatlarını oluşturan alt kalemlerin aylık değişimlerini göstermektedir.

Kaynak: TÜİK

Üretici maliyetlerinin artışında yurt dışından ithal edilen hammadde fiyatlarındaki artışa ek olarak Ocak ayında yapılan zamların da etkisi var. Sözcü gazetesi haberine göre Ocak ayı zam ayı oldu: Elektriğe %6, doğal gaza %21 ve %1 olmak üzere iki kere artış, alkollü içeceklere %17,0’lik ÖTV zammı, köprü ve otoyol ücretlerine %26, özel iletişim vergisine %2,5 puan zam yapıldı.

Söz konusu zamlar tüketici fiyatlarında da artışları beraberinde getirdi. TÜİK verilerine göre tüketici fiyat enflasyonu (TÜFE) Ocak ayında önceki aya göre %1,68 artış kaydetti. Böylece TÜFE bir önceki yılın aynı ayına göre %14,97 artış kaydetmiş oldu. Gıda fiyatları aylık %2,48, yıllık %18,1 artış kaydetti. Aşağıdaki grafiklerden üstteki TÜFE’deki yıllık değişimi, alttaki grafik ise ana harcama kalemlerinde aylık değişimleri göstermektedir.

Kaynak: TÜİK

Dr. Fulya Gürbüz