Sanayi üretimi şubatta yatay kaldı, perakende satışlar sıçradı, cari açık ve işsizlik arttı

12-16 Nisan haftasının ilk iki gününde yoğun veriler gelmeye başladı. Pazartesi günü ödemeler dengesi ve işgücü verileri, Salı günü sanayi üretimi ve perakende satış verileri açıklandı.

TÜİK verilerine göre Şubat ayında sanayi üretimi aylık %0,1, yıllık %8,8 artış kaydetti. Sanayi üretimi ile genelde benzer eğilimi gösteren perakende satış hacmi Şubat ayında aylık %3,4’lük artış ile sıçrama yaptı, yıllık artışı %4,6 oldu. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı Şubat ayında aylık 0,7 puanlık artış ile %13,4 seviyesinde gerçekleşti. Merkez Bankası tarafından açıklanan cari işlemler açığı Şubat ayında önceki aya göre 0,8 milyar dolar artışla 2,5 milyar dolar oldu, geriye dönük 12-aylık dönemde cari açık toplamı 37,8 milyar dolar seviyesine yükseldi.

Detaylara geçmeden önce, takvim ve mevsimsel etkilerden arındırılmış verileri dikkate aldığımı belirtmek istiyorum.  

Türkiye’nin ihracat hacminin en büyük payını otomotiv sektörü ve yan sanayi oluşturuyor. Aşağıdaki grafik, en son 2020 yılında toplam ihracat hacminin %77’sini oluşturan ihracat kalemlerini gösteriyor. Sanayi sektöründe ihracatın lideri konumunda kırmızı çizgiyle gösterilen Taşıt Araçları ve Yan Sanayi sektörü yer alıyor. Otomotiv sektörü ihracatında en önemli pazar başta özellikle Almanya olmak üzere Avrupa bölgesidir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Sanayi üretimindeki gelişmeleri daha iyi anlamak için şu hatırlatmayı yapayım: Küresel çapta yaşanan yarı iletken çip tedarikindeki yetersizlikler küresel otomotiv üretimini tehdit altında bırakan hatta durma noktasına getiren en önemli faktördür. Nitekim Türkiye’nin takvim ve mevsimsellikten arındırılmış otomotiv ithalat hacim endeksindeki son üç aydaki düşüş eğilimi de bu gelişmeyi doğruluyor.

Aşağıdaki grafikte; renkli çubuklar grafiğin sol ekseninde sanayi sektörü üretim, ihracat ve ithalatının seyri, sağ eksende ise sarı çizgiyle sanayi sektörü istihdamındaki seyir gösterilmektedir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Buna göre;

. Otomotiv sektörü üretimi (siyah çubuklar) Eylül 2020’den bu yana 2019 yılı seviyelerinin üzerinde olsa da Ocak-Şubat döneminde hafif zayıfladı. Grafikte yeşil çubuklarla gösterilen otomotiv ihracatında, son iki aydaki aşağı yönlü eğilim söz konusu zayıflığı açıklıyor. Otomotiv ihracatındaki düşüşün ana sebebi ise en büyük ihracat pazarımız olan Almanya’da sanayi üretiminin 2021 yılının ilk iki ayında aylık ortalama %1,8 daralmış olmasıdır.

. Otomotiv üretimi ve ihracatındaki yataya yakın seyre rağmen Mayıs 2020’den bu yana yükseliş eğilimini sürdüren makine ve teçhizat üretimi (gri çubuklar) Şubat ayında aylık %3,7’lik artış kaydetti.

. Makine ve ekipman ihracatının (pembe çubuklar) Şubat ayında önceki aya göre düşmesine rağmen ithalatındaki (mavi çubuklar) artışın sermaye yatırımı kaynaklı olduğu söylenebilir.  Bu noktada destekleyici faktör, Şubat ayı Reel Kesim Güven Endeksi’nde yer alan yatırım harcaması alt endeksindeki artıştır.

. Otomotiv sektörü üretiminde Şubat ayında kaydedilen düşüşe paralel olarak sanayi sektörü istihdamı da (sarı çizgi) Şubat ayında önceki aya göre 166 bin kişi azaldı.

. Üretim tarafı önceki aya göre yatay kalırken perakende satışlarda aylık %3,4’lük artış yaşandı. Bu sıçrayışın ana sebebinin artan güven algısı olduğunu söyleyebilirim. Zira Dolar/TL kuru Merkez Bankasının güven tazelemesine bağlı olarak Ağustos 2020’den sonra ilk kez Şubat ayında 7,0 seviyesinin altına gerilemiş ve Türk lirasında istikrar sinyalleri bireysel kredilerde de artışı beraberinde getirmiştir.

Mart ayı görünümü olumlu, Nisan belirsiz…

Mart ayı İSO imalat sektörü PMI endeksi ihracat siparişlerinde, üretim ve istihdamda artışı ortaya koymuştu. Özellikle Almanya’nın Mart ayı imalat sektörü PMI endeksinin önceki aya göre sert artış kaydetmesi Türkiye sanayi sektörünü olumlu etkiledi. Ticaret Bakanlığı da Mart ayında Türkiye’de ihracatın Şubat ayına göre 2,9 milyar dolar arttığını duyurdu. İthalattaki değişim Mart ayı cari açık verisinde belirleyici olacak. Öte yandan, döviz kurundaki sert yükseliş ve enflasyondaki belirsizliğe bağlı olarak azalan güven algısı, Mart ayında perakende satışlara kısmen olumsuz yansıyabilir; Nisan ayında ise bozulma devam edebilir. Enflasyondaki ana tetikleyici girdi maliyetlerindeki artışın yanı sıra artan döviz kurundaki artışla Türk lirasının değer kaybıdır. Nitekim yurt içi üretici fiyat enflasyonu Mart ayında aylık %4,1, yıllık %31,2 artış kaydetmiş, tüketici fiyatlarına aylık %1,1, yıllık %16,2 artışla yansımıştır.

Nisan ayında da enflasyondaki artış eğilimi sürecektir. Küresel tedarik zincirindeki zorluklara bağlı olarak girdi maliyetlerinde aşağı yönlü bir eğilim şimdilik olası gözükmüyor. Tedarik zincirinde rahatlama olsa bile artan talep fiyatları aşağı çekmeyecektir. Mevcut durumda Merkez Bankasının çarşamba günü yapacağı para politikası toplantısında enflasyonist risklere vurgu yapıp, politika faizinde değişiklik yapmaması en rasyonel çözüm olacaktır.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Enflasyon, reel getiri, reel kur, nakit bütçe, TCMB Beklenti anketi, dış ticaret endeksleri

5 NİSAN 2021, PAZARTESİ

MART AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Şubat ayında yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık %27,09, aylık %1,22 artış kaydetmişti. Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Şubat ayında yıllık %15,61, aylık %0,91 artmıştı. AA Finans anketine göre TÜFE’nin Mart ayında ortalama olarak aylık %1,09, yıllık %16,21 artması bekleniyor. Yİ-ÜFE’nin ise Türk lirasındaki değer kaybı ve tedarik zincirindeki aksaklıkların ithal ham madde fiyatlarını artırmaya devam etmesine bağlı olarak aylık %3’ten fazla artma yükselebilir ki bu yükseliş Yİ-ÜFE’nin yıllık bazda %30’lara yükselmesine sebep olacaktır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI FİNANSAL YATIRIM ARAÇLARI REEL GETİRİ ORANLARI – TÜİK

Finansal yatırım araçlarının Şubat ayı reel getirilerini aşağıdaki grafik hem TÜFE hem de Yİ-ÜFE bazlı olarak göstermektedir.

Kaynak: TÜİK

6 NİSAN 2021, SALI

MART AYI REEL EFEKTİF DÖVİZ KURU (REK) – TCMB

Şubat ayında TÜFE bazlık REK Şubat ayında aylık 3,6 puan artışla 69,7 seviyesine, Yİ-ÜFE bazlı REK ise aylık 4,7 puan artışla 83 seviyesine yükselmişti. TCMB REK hesaplama yöntemi şu şekildedir: “ülkemiz fiyat düzeyinin dış ticaret yaptığımız ülkelerin fiyat düzeylerine oranının ağırlıklı geometrik ortalamasıdır”. REK’teki artış TL’nin reel olarak değer kazandığını, yani Türk mallarının yabancı mallar cinsinden fiyatının arttığını göstermektedir. REK, Aralık-Ocak-Şubat döneminde arka arkaya artış kaydetmişti, ancak Mart ayında yaşanan TL’deki sert değer kaybı REK’te düşüşe sebep olacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor

7 NİSAN 2021, ÇARŞAMBA

MART AYI NAKİT BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Hükumetin nakit giriş çıkışlarını gösteren nakit bütçe dengesi, Şubat ayında 3,5 milyar TL açık vermişti. Merkezi yönetim bütçesi ise Şubat ayında 23,2 milyar TL fazla vermişti.  

MART AYI KÜRESEL HİZMET SEKTÖRÜ PMI VERİLERİ – IHS MARKIT

IHS Markit tarafından açıklanan J.P.Morgan Küresel Hizmet Sektörü İş Aktivitesi Endeksi Şubat ayında aylık 1,2 puan artışla 52,8 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü gösteriyor. Şubat ayındaki iyileşmede en büyük katkı ABD’den gelmiş, sektörde büyüme kaydeden diğer ülkeler olarak Çin, Hindistan, Rusya, Avustralya ve Kazakistan sıralanmıştı. Hizmet sektörleri daralmaya devam eden ülkeler olarak Euro Bölgesi, Japonya, İngiltere ve Brezilya listelenmişti.

8 NİSAN 2021, PERŞEMBE

TCMB VE BDDK, 1 NİSAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

26 Mart haftasında piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artış kaydedildi. Önceki haftaya göre dolaşımdaki para 5 milyar TL, vadesiz TL mevduat 23 milyar TL, vadeli TL mevduat 24 milyar TL, yabancı para mevduat 45 milyar TL yükseldi. Döviz tevdiat hesapları haftalık 6 milyar dolar azalışla 217 milyar dolar seviyesine geriledi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu haftalık 0,7 milyar dolar azalışla 5,6 milyar dolar oldu. Uluslararası rezervler bir önceki haftaya göre 2,5 milyar dolar azalışla 90,6 milyar dolar seviyesine indi; altın rezervleri 0,5 milyar dolar arttı, döviz rezervleri 3 milyar dolar azaldı. Merkez Bankası net rezerv ve döviz likiditesi açığı 1 milyar dolar artışla 44,5 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi toplamı önceki haftaya göre 7,5 milyar düşüşle 31,5 milyar dolar oldu. TL mevduat faiz oranları %19,5, TL cinsi ticari kredi faiz oranları %21,06, TL cinsi ihtiyaç kredileri faiz oranı %24,19 seviyelerine kadar yükseldi.

9 NİSAN 2021, CUMA

NİSAN AYI TCMB BEKLENTİ ANKETİ SONUÇLARI – TCMB  

Mart ayı Beklenti Anketi sonuçlarına göre yıl sonunda TÜFE %11,54, Dolar/TL kuru 7,946, cari açık 25,2 milyar dolar, GSYH büyümesi %4,42, 2022 yılı GSYH büyümesi %4,24 olması bekleniyor.

ŞUBAT AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ – TÜİK

Ocak ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi bir önceki aya göre %1,8 artmış, ithalat miktar endeksi %1,6 azalmıştı. İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan dış ticaret haddi ise önceki aya göre 0,1 puan düşüşle 97,5 olmuştu.

Kaynak: TÜİK

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: İmalat sektörü, güven endeksleri, dış ticaret ve dış borç

31 MART 2021, ÇARŞAMBA

MART AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Ekonomik güven endeksi Şubat ayında önceki aya göre 0,4 puan azalışla 95,8 seviyesine gerilemişti.

MART AYI HİZMET VE SANAYİ SEKTÖRLERİ SATINALMA MÜDÜRLERİ ENDEKSLERİ (SAMEKS) – MÜSİAD

Şubat ayında takvim ve mevsimsellikten arındırılmış SAMEKS Hizmet Endeksi 5,0 puan düşüşle 51,9, Sanayi Endeksi 1,8 puan düşüşle 51,9 seviyelerine gerilemişti. Endeksin 50 seviyesinin üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğüne işaret ediyor. Endekslerin Şubat ayında 50 seviyesinin üzerinde olması sektörlerin önceki aya göre büyüdüğünü, ancak endekslerin önceki aya göre gerilemeleri sektörlerin büyüme hızının önceki aya göre zayıfladığını göstermektedir.

ŞUBAT AYI İHRACAT VE İTHALAT VERİLERİ – TÜİK

Ticaret Bakanlığı verilerine göre “2021 yılı Şubat ayında geçen yılın aynı ayına göre; İhracat, % 9,6 artarak 16 milyar 12 milyon dolar, İthalat, % 9,8 artarak 19 milyar 372 milyon dolar, Dış ticaret hacmi, % 9,7 artarak 35 milyar 384 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir”. Mart ayı öncü verilerine göre Türkiye’nin en büyük ticaret ortakları olan özellikle Almanya’nın imalat sektörü ve ihracat siparişlerinin önceki aya göre artış kaydetmesi, Türkiye’nin ihracat siparişlerinin de olumlu etkilendiği ihtimalini artırıyor.

TÜRKİYE’NİN 2020 YILI 4. ÇEYREK DIŞ BORÇ STOKU – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Türkiye’nin 2020 yılı 3. çeyrek dış borç stoku önceki çeyreğe göre 11,4 milyar dolar artışla 435,1 milyar dolar olmuştu. Kısa vadeli dış borç stoku 133,9 milyar dolar, orta ve uzun vadeli dış borç stoku 301,2 milyar dolar idi. Toplam stok içinde Merkez Bankasının dış borcu 21,0 milyar dolar, bankaların 30,8 milyar dolar, bankacılık dışı finans sektörünün 0,7 milyar dolar, finansal olmayan kuruluşların 55,2 milyar dolar idi.

1 NİSAN 2021, PERŞEMBE

MART AYI İSO VE IHS MARKIT İŞBİRLİĞİYLE HAZIRLANAN İMALAT SEKTÖRÜ SATINALMA MÜDÜRLERİ (PMI) ENDEKSLERİ – TÜİK

Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış imalat sektörü PMI endeksi Şubat ayında aylık 2,7 puan düşüşle 51,7 seviyesine gerilemişti. Endeksin 50 seviyesinin üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğüne işaret etmektedir. Endeksin Şubat ayında önceki aya gerilemesi ve aynı zamanda 50 seviyesinin üzerinde olması sektördeki büyümenin önceki aya göre zayıfladığını göstermektedir. Geçen hafta IHS Markit tarafından açıklanan Mart ayı öncü verilere göre ihracat pazarlarımız olan Euro Bölgesi’nin imalat sektörü PMI verileri önceki aya göre 4,5 puan artışla 62,4, Almanya’nın 5,9 puan artışla 66,6, ABD’nin 0,4 puan artışla 59, İngiltere’nin 2,8 puan artışla 57,9 seviyesine yükseldi. Tümünde mal ihracatı önceki aya göre artarken, girdi maliyetleri ve satış fiyatlarında da artış devam etti. Almanya’nın raporunda özellikle başta Çin olmak üzere Asya ülkeleri, ABD ve Euro Bölgesi genelinde ihracat siparişlerinin artması sebebiyle Almanya’nın ihracatının önceki aya göre arttığı açıklaması yer alıyor. Dolayısıyla Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı olan Türkiye’nin imalat sektörünün de Mart ayında söz konusu gelişmeden olumlu etkileneceğini bekleyebiliriz.

TCMB VE BDDK, 26 MART 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

19 Mart ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) repo, para piyasası fonları ve ihraç edilen menkul kıymetlerin dahil M3’te önceki haftaya göre 20 milyar TL’lik artış oldu. TL cinsi ticari kredi faiz oranları %20’nin hemen altına geriledi. TL mevduatları önceki haftaya göre 17,5 milyar TL azalırken, TL cinsi krediler 8,8 milyar TL artış kaydetti. Döviz tevdiat hesapları (yabancı para cinsi mevduatlar) önceki haftaya göre 1,6 milyar dolar artışla 223,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Uluslararası rezervler bir önceki haftaya göre 1,6 milyar dolar artışla 93,2 milyar dolar seviyesine yükseldi; altın rezervleri 0,3 milyar dolar, döviz rezervleri 1,2 milyar dolar artış gösterdi. TL cinsi mevduat faizleri %16,80, ticari krediler %20,45, tüketici kredileri %22,78 seviyelerine yükseldi.  

2 NİSAN 2021, CUMA

OCAK AYI FİNANSAL KESİM DIŞINDAKİ FİRMALARIN DÖVİZ POZİSYONU – TCMB  

2020 yılı Aralık ayında finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlıkları önceki aya göre 4,0 milyar dolar artışla 142,6 milyar dolar, yükümlülükler aylık 2,8 milyar dolar artışla 300,2 milyar dolar seviyelerine yükselmiş, böylece net döviz pozisyon açığı aylık 1,2 milyar dolar azalışla 157,6 milyar dolar seviyesine gerilemişti.

MART AYI TEPAV PERAKENDE GÜVEN ENDEKSİ – TEPAV

Şubat ayında mevsimsel etkilerden arındırılmış TEPAV perakende güven endeksi önceki aya göre 1,3 puan artışla -16,5 seviyesine gerilemişti. Endeksteki gerileme, kötümser görünüm ortaya koyanların iyimserlerden daha fazla olduğunu gösteriyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Ocak ayında talepte daralma sürdü, sanayi üretimini dış ticaret destekledi

Sevgili Ekonomi Okuryazarları, 8-12 Şubat 2021 haftasında açıklanan Aralık 2020 ayına ait talep ve üretime ilişkin verilerin cari işlemler dengesine nasıl yansıdığını, Ocak 2021 ayına ait ön göstergelerin talep, üretim ve cari işlemler dengesinde nasıl bir etki yarattığını sizlere aktarıyorum.

25-29 Ocak haftasında yurt içinde ekonomik aktiviteyi, yurt dışında ise Fed para politikası kararını izleyeceğiz

25-29 Ocak haftasında Türkiye ekonomisinin 2021 yılına nasıl başladığına, Fed para politikası toplantısında makro-ekonomik görünüm ve beklentilere odaklanacağız.

25 OCAK 2021, PAZARTESİ

OCAK AYI İMALAT SEKTÖRÜ KAPASİTE KULLANIM ORANI (KKO)

2020 yılı Aralık ayında imalat sektöründe KKO, bir önceki aya göre 0,2 puan azalarak %75,6 seviyesinde gerçekleşmiş, mevsimsel etkilerden arındırılmış KKO ise aylık 0,1 puan artışla %75,4 olmuştu. Ocak ayı IHS Markit PMI verilerinde Almanya başta olmak üzere Euro Bölgesi imalat sektöründe üretim ve ihracat siparişlerinde kaydedilen artışa paralel olarak, Ocak ayında Türkiye’de özellikle ihracatın desteğiyle KKO’da olumsuz bir gelişme görmeyeceğiz. KKO’da olası bir sert gerileme ise üretim ve ihracat tarafında kırmızı ışık yakacak.

OCAK AYI TCMB REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (RKGE)

2020 yılı Aralık ayında RKGE, bir önceki aya göre 2,9 puan artarak 106,8, mevsimsel etkilerden arındırılmış RKGE ise aylık 3,0 puan artışla 110,4 olmuştu. İhracat ile ilgili gelen olumlu sinyallere rağmen Ocak ayında tüketici kredilerindeki azalmanın etkisiyle yurt içi talepteki daralma eğilimi RKGE’de sıçrama ihtimalini azaltıyor. Öte yandan aşılama ile ilgili olumlu gelişmeler RKGE’de olumlu beklentileri de beraberinde getirecektir, ancak bunun özellikle Türkiye’nin küresel tedarik zincirindeki konumu açısından desteklenmesi halinde tablo çok daha iyimser olacaktır. Bunun için ihracat siparişlerindeki eğilimi takip etmekte fayda var.  

OCAK AYI SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ

2020 yılı Aralık ayında mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi bir önceki aya göre; hizmet sektöründe %9,2, perakende ticaret sektöründe %7,8 ve inşaat sektöründe %7,2 azalmıştı. Kapatmaların etkisi sektörel güven endekslerine olumsuz yansıdı. Vaka sayılarında kademeli azalmalar kısıtlamaların gevşetilmesinde etkili olacak ancak bunun için Şubat ayını görmek gerekli.

27 OCAK 2021, ÇARŞAMBA

AMERİKAN MERKEZ BANKASI (FED) PARA POLİTİKASI KARARI

13 Ocak’ta yayınlanan Bej Kitap (Beige Book) raporunda, uygulanan para politikasının ABD’de 12 Fed bölgesindeki işletme ve hane halkına nasıl yansıdığını okumuştuk. Yılda 8 kere yayınlanan raporun sonuncusu olan 2 Aralık 2020 tarihli rapordaki gelişmelerle karşılaştırıldığında; Ocak ayı raporunda

. Ekonomik aktivitenin bölgeler arasında farklılık gösterdiği, kapatmaların online satışları artırdığı, otomobil satışlarının zayıfladığı, arz tarafındaki zorluklara rağmen hemen her bölgede imalat sektörü aktivitesinde iyileşme kaydedildiği,

. Konut piyasasındaki güçlü iyileşmeye karşın ticari emlak piyasasındaki zayıflığın sürdüğü, kredi hacminin önemli bir gelişme kaydetmediği,

. Aşılamanın geleceğe yönelik iyimserliği artırmasına rağmen virüs vakalarındaki artışın özellikle yakın dönemde iş şartlarında ters yönlü etki yarattığı,

. İstihdamın bölgelerin çoğunda arttığı, özellikle imalat, inşaat ve ulaştırma sektörlerinde Kovid-19 kaynaklı olarak nitelikli eleman sıkıntısı yaşandığı, ücret artışlarında ise zayıflığın sürdüğü,

. Fiyatlar tarafında girdi fiyatlarının nihai mal ve hizmet fiyatlarına göre daha fazla arttığı; özellikle inşaat ve yapı malzemeleri, çelik ürünleri ile nakliye hizmetlerindeki fiyat artışlarının sürdüğü; perakende, toptan ticaret ve imalat sektörlerinde tüketicilere nihai satış fiyatlarının yükselmeye devam ettiği; enerji fiyatlarındaki artışa rağmen pandemi öncesi fiyatların aşağısında kaldığı; düşük stoklar ve yüksek imalat maliyetlerine bağlı olarak konut fiyatlarının artmaya devam ettiği işaretlerini almıştık.

Özetlersek, Fed’in piyasaya likidite akıtmaya devam etmesi özellikle istihdam piyasasına olan talebin sürmesinde etkili olurken, fiyat baskılarının hem hane halkını hem de üretim ve hizmet sektörünü olumsuz etkilemektedir. Nitekim ABD Başkanı Biden da geçen hafta ilk icraat olarak Kovid-19’a karşı ekonomiyi canlandırmayı hedefleyen “Amerikan Kurtarma Planı” adlı 1,9 trilyon dolarlık yardım paketini açıkladı. 16 Aralık tarihli para politikası toplantısında Fed, maksimum istihdam ve fiyat istikrarı hedefleri kapsamında maksimum istihdam ve ortalama %2 enflasyon seviyesine ulaşana kadar gerekli tüm adımları atmaya devam edeceklerini belirtmiş ve %0-0,25 olan politika faiz aralığında değişiklik yapmamıştı. 27 Ocak toplantısında da Fed, para politikasında ve politika faizinde bir değişiklik yapmayacak.  

28 OCAK 2021, PERŞEMBE

2020 YILI ARALIK AYI ULUSLARARASI REZERVLER VE DÖVİZ LİKİDİTESİ

2020 yılı Kasım ayında resmi rezerv varlıkları 82,7 milyar dolar olmuş; söz konusu varlıkların 41,1 milyar dolarını döviz varlıkları (menkul kıymetler, nakit ve mevduatlar), 40,0 milyar dolarını altın rezervleri, 1,4 milyar dolarını IMF’den çekme hakkı oluşturmuştu. Yükümlükler tarafında ise gelecek 12 ayda döviz kredileri, menkul kıymetler ve mevduat için ödenecek toplam anapara ve faiz ödemeleri 27,6 milyar dolardır. Türk lirası karşılığında yapılan vadeli işlemlere (forward, futures ve swap) ait açık pozisyon (borç) tutarı 58,1 milyar dolar iken Hazine’nin şarta bağlı döviz yükümlülükleri ise 40,4 milyar dolardır. Toplam döviz varlıklarından gelecek 12 ayda ödenecek toplam döviz yükümlülükleri çıkardığımızda net rezervlerin 43,4 milyar dolar açık verdiğini görüyoruz. Turizm sektörünün durduğu mevcut ortamda Türkiye’de döviz rezervi kazandıran en önemli kalem ihracat. Hazine’nin sınırlı borçlanma imkanını dikkate aldığımızda yurt dışından önemli bir yardım paketi gelmedikçe Türk lirasında istikrarın devam etmesi ve ihracat performansındaki her iyileşme TCMB rezervlerinin de artmasında etkili olacak.

OCAK AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ (EGE)

Mevsim etkilerinden arındırılmış EGE, 2020 yılı Aralık ayında önceki aya göre 3,1 puan düşüşle 86,4 seviyesine gerilemişti.

2021 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ENFLASYON RAPORU

Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın göreve başlamasının ardından 25 Aralık 2020’de TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna yaptığı sunumda 2021, 2022 ve 2023 yılları enflasyon tahminlerini sırasıyla %9,4, %7,0 ve %5,0 olarak duyurmuştu. Ocak ayı raporunda ekonomi ve fiyat istikrarına yönelik gelişmeleri, mevcut riskleri ve beklentileri detaylı olarak okuyacağız.

TCMB VE BDDK, 22 OCAK 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

15 Ocak verilerine göre yabancı para döviz mevduatları (döviz tevdiat hesapları) önceki aya göre 0,7 milyar dolar azalışla 223,8 milyar dolar oldu. Aynı dönemde kamu mevduat bankalarının yabancı para net genel pozisyon açığı 0,4 milyar dolar seviyesine geriledi; 7 Ağustos 2020’de söz konusu pozisyon açığı 12,2 milyar dolar seviyesine kadar yükselmişti. Öte yandan, yabancı yatırımcıların hisse senedi ve tahvil stoku önceki haftaya göre 0,5 milyar dolar azalma gösterdi. Merkez Bankasında tutulan altın ve yabancı para cinsi döviz ve menkul kıymetler ise önceki haftaya göre 2,5 milyar dolar azalma kaydetti. Türk lirası cinsi mevduat ve kredi faiz oranlarında önceki haftaya göre hafif gerileme yaşanmasının iz düşümü olarak tüketici kredilerinde azalma, ticari kredilerde ise önceki haftaya göre artış oldu.

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

29 OCAK 2021, CUMA

OCAK AYI SAMEKS SANAYİ VE HİZMET SATIN ALMA MÜDÜRLERİ ENDEKSLERİ

2020 yılı Aralık ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış SAMEKS Sanayi Endeksi önceki aya göre 8,4 puan artışla 55,8, SAMEKS Hizmet Endeksi ise aylık 0,3 puan artışla 50,9 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüme kaydettiğini, altındaki değerler ise daraldığını göstermektedir. Her iki sektörde de istihdamın Aralık ayında önceki aya göre artış kaydettiğini, stokların ise azaldığını öte yandan sanayi sektörü özelinde yeni siparişlerde sert bir artış kaydedildiği işaretlerini almıştık. Ocak ayı verilerinden kapatmaların hizmet ve imalat sektörlerinde arz ve talep dengesini nasıl etkilediğini göreceğiz.

2020 YILI ARALIK AYI TÜİK DIŞ TİCARET İSTATİSTİKLERİ

Ticaret Bakanlığı Ocak ayı başında ihracatı 17,8 milyar dolar, ithalatı ise 22,4 milyar dolar olarak açıklamıştı. Her iki veri de Kasım ayına göre artışa işaret ediyor. Ticaret Bakanlığı 2020 yılı genelinde toplam 169,5 milyar dolar ihracat, 219,4 milyar dolar ithalat kaydedildiğini ortaya koydu. 2019 yılı genelinde ihracat ve ithalat sırasıyla 180,8 milyar dolar ve 210,3 milyar dolar olarak gerçekleşmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

Sanayi, istihdamı kısmen destekliyor; işsiz sayısı artıyor

Sevgili Okuyucular, bu hafta çok yoğun bir veri akışı vardı. 11-14 Ocak tarih aralığında açıklanan verileri sırayla analiz etmek istiyorum.

İhracat ve turizm gelirlerinde azalma ile ithalattaki artış, cari açığın artmasına sebep oldu

İlk olarak, 11 Ocak Pazartesi günü TCMB tarafından yayınlanan cari işlemler dengesi ile başlayalım. 2020 yılı Kasım ayında cari işlemler dengesi 4,1 milyar dolar açık verdi. Cari İşlemler Hesabı, Türkiye’deki yerleşik hane halkının yurt dışındaki yerleşiklerle yapmış olduğu ekonomik faaliyetler sonucunda Türkiye’nin döviz geliri ve döviz giderlerini kalemler halinde göstermektedir. Tablonun en önemli kalemini dış ticaret dengesi oluşturmaktadır. Kasım ayında 3,8 milyar dolar dış ticaret açığı kaydedildi, yani ihracattan 3,8 milyar dolar daha fazla ithalat gerçekleşti. Öte yandan döviz girdisi sağlayan en önemli kalemlerden biri olan ve turizm gelir gider farkını gösteren Seyahat kaleminde ise düşüş gördük. Kasım ayında Türkiye’ye gelen turist sayısının Ekim ayına göre yarıdan fazla azalmasının etkisiyle Seyahat kalemi Ekim ayındaki 1,3 milyar dolardan Kasım ayında 0,6 milyar dolar seviyesine geriledi. Aşağıdaki grafik son 5 yılın cari işlemler dengesindeki aylık bazda seyrini gösteriyor:

Seyahat dengesinin azalmasında elbette kış mevsimi olmasının etkisi var ancak en önemli etken Kovid-19’da yaşanan ikinci dalganın seyahat kısıntılarını beraberinde getirmesi. Dış ticaret açığındaki artışın sebebi ise ihracatın Kasım ayında önceki aya göre 1,3 milyar dolar azalmasına karşılık ithalatın önceki aya göre 1,3 milyar dolar artması.

Sanayi üretimi yavaş hızla da olsa büyümeye devam ediyor

Biliyoruz ki sanayi sektörü üretim yaparken ithal girdiye ihtiyaç duymaktadır. Üretilen malların bir kısmı ihraç edilmekte, diğer kısmı yurt içi talebi karşılamakta veya stok olarak tutulmaktadır. Ekim ayında önceki aya göre %1,2 artış kaydeden sanayi üretimi, Kasım ayında önceki aya göre %1,3 arttı. Söz konuşu artışta iç talebin mi yoksa dış talebin mi etkisi var? Bu sorunun cevabını yine bu hafta açıklanan dış ticaret endekslerinde buluyoruz. İhracat Miktar Endeksi Kasım ayında bir önceki aya göre %0,9 düşüş kaydetti, İthalat Miktar Endeksi ise bir önceki aya göre %1,3’lük artış yaşadı. İthalat Miktar Endeksindeki artışın sebebine değinmeden önce sanayi üretimi ile dış ticaret miktar endekslerinin seyrini grafik olarak göstermek istiyorum.

Yukarıdaki grafikte de göreceğiniz gibi hem ihraç edilen hem de ithal edilen malların miktarlarındaki (adet) değişimler sanayi üretimini de doğrudan etkilemektedir. Sanayi üretiminin Kasım ayında arttığını, ihracatın ise azaldığını dikkate aldığımızda acaba ithalat miktarındaki artışın sebebi ne?

Aşağıdaki grafik ithalat miktar endeksini oluşturan ana kalemlerin son 2 yıllık seyrini gösteriyor. Grafikte Kasım ayında gri çubukla gösterilen taşımacılık araçları hariç yatırım malları ithalatının aylık %9,0, mavi çubukla gösterilen hammadde ithalatının %7,4’lük artış kaydetmeleri ithalattaki artışın en önemli sebebi oldu. Bu iki kalemin Ekim ayında bir önceki aya sert bir düşüş yaşadıktan sonra Kasım ayında bir sıçrayış yaşamaları hem yurt içi hem de yurt dışı siparişler kapsamında üreticinin olumlu sinyaller aldığına işaret ediyor.

Perakende satışlardaki artış devam ediyor

Yurt içi talebin önemli göstergelerinden olan ve bu hafta TÜİK tarafından yayınlanan Perakende Satış Endeksi Kasım ayında bir önceki aya göre %2,2 artış gösterdi. Aşağıdaki grafikte mavi çizgi perakende satış endeksini, kırmızı çizgi tüketim malları ithalat miktar endeksini, yeşil çizgi ise Dolar/TL kurunun seyrini gösteriyor. Pandemiyle birlikte kapatmaların yaşandığı Nisan 2020 sonrasında perakende satışlar artışını koruyor. Pandemi öncesinde dikkatinizi çekeceği üzere 2018 ve 2019’da Türk lirasında yaşanan sert değer kayıpları hem perakende satışları hem de tüketim malları ithalatını düşürmüştür. Döviz kurunda artış eğilimi sürse de 2019 yılı son çeyreğinde ve 2020 yılının ilk 2 ayında perakende satışlar ve tüketim malları ithalatında artış eğilimi görüyoruz. Bunun başlıca sebepleri KDV indirimleri, promosyonlu satışlar ve fiyat kontrolleri idi. Kasım ayında tüketim malları ithalatındaki kısmi gerilemeye rağmen perakende satışlardaki artış devam etti. Bunun sebebini TCMB tarafından açıklanan Reel Kesim Güven Endeksi verilerinde bulmaya çalıştığınızda görebileceğiniz gibi, Kasım ayında sektörde stoklar azalırken, Aralık ayında stoklar artmaktadır.

İşsizlik artmaya devam ediyor

Son olarak tüketim ve üretim tarafındaki gelişmeler işgücü verilerini nasıl etkilediğine bakalım. 2020 yılı Eylül-Ekim-Kasım aylarını kapsayan Ekim dönemi işgücü verilerine göre, Ekim ayında işsizlik oranı %12,73’e, iş aramaktan vazgeçmiş çalışmaya hazır olan kişileri dikkate alan geniş tanımlı işsizlik oranı ise %23,33 seviyesine yükseldi. 2020 yılı Haziran-Ekim dönemlerinde sanayi sektörü istihdamı işgücü piyasasını desteklemeye devam ederken Ekim döneminde hizmet sektörü istihdamında hafif gerileme yaşandı. Vurgulamakta fayda var, iş aramaktan vazgeçip çalışmaya hazır olan kişilerin Ekim döneminde önceki döneme göre 212 bin artmış olması özellikle hizmet sektöründeki kan kaybının vahametini ortaya koymaktadır.

Dr. Fulya Gürbüz

11-15 Ocak haftasında üretim ve tüketime yönelik sinyallere odaklanacağız

11-15 Ocak haftasında cari açık, işsizlik, inşaat maliyetleri, dış ticaret endeksleri, sanayi üretimi, perakende satışlar, konut satışları, özel sektör uzun vadeli dış borcu, bütçe, beklenti anketi ve kısa vadeli dış borç stoku verilerini takip edeceğiz.

11 OCAK 2021, PAZARTESİ

KASIM AYI ÖDEMELER DENGESİ

2020 yılı Ekim ayında cari işlemler açığı bir önceki aya göre 2,3 milyar dolar azalarak 0,2 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. 2020 yılının ilk 10 ayında toplam cari işlemler açığı 31,1 milyar dolar oldu. Cari işlemler dengesi, Merkez Bankası tarafından açıklanan ödemeler dengesi tablosundan elde ediliyor. Cari işlemler dengesinin en önemli belirleyicileri dış ticaret dengesi ve hizmetler dengesidir. Hizmetler dengesinin en önemli kalemi turizm verilerini gösteren “Seyahat” kalemidir. Turizmden elde edilen net gelirin önceki aya göre 0,2 milyar dolar azaldığı Ekim ayında cari işlemler dengesinin 2,3 milyar dolar azalmasının ana sebebi dış ticaret açığının önceki aya göre 2,5 milyar dolar azalması oldu. Peki, Kasım ayı cari işlemler dengesine ilişkin ne söyleyebiliriz? Kasım ayında dış ticaret açığı Ekim ayına göre 2,6 milyar dolar artarken, pandeminin ikinci dalgasının etkisiyle Türkiye’ye giriş yaban turist sayısı önceki aya göre yarı yarıya azaldı. Dolayısıyla Kasım ayında dış ticaret açığı cari işlemler açığını önceki aya göre 2,6 milyar dolar artış yönünde etkide bulunacak. Seyahat kaleminde ise Kasım ayında 0,7 milyar dolarlık bir azalma ihtimalini de eklediğimizde Kasım ayında 3,3 milyar dolar büyüklüğünde cari işlemler açığı göreceğiz.

2020 YILI EKİM DÖNEMİ İŞGÜCÜ VERİLERİ

Ağustos-Eylül-Ekim aylarını kapsayan Eylül 2020 döneminde işsiz sayısı bir önceki döneme göre 178 bin kişi azalarak 4 milyon 16 bin kişi olmuş, işsizlik oranı 0,55 puan azalışla %12,66 seviyesine gerilemişti. Söz konusu dönemde hizmet sektörü istihdamı 236 bin kişi artışla 5 milyon 319 bin, sanayi sektörü istihdamı 57 bin kişi artışla 5 milyon 517 bin, inşaat sektörü istihdamı 17 bin kişi artışla 1 milyon 739 bin kişi olmuştu. Öte yandan iş aramayıp, çalışmaya hazır olanların sayısını dikkate alan “geniş tanımlı işsizlik oranı” ise Eylül 2020 döneminde 0,37 puan düşüşle %22,73 seviyesine geriledi. İmalat sektörü PMI verileri Ekim, Kasım ve Aralık aylarında imalat sektöründe istihdamın arttığı işaretini veriyor. Ayrıca, perakende satışlarda Ekim ayında kaydedilen artışın hizmet sektörü istihdamına katkı yaptığı ihtimali de göz ardı edilmemeli. Aşağıdaki grafik ithalat (talep) ve işsizlik oranı arasındaki ters ilişkiyi gösteriyor.

12 OCAK 2021, SALI

KASIM AYI İNŞAAT MALİYET ENDEKSİ

İnşaat Maliyet Endeksi Ekim ayında aylık %3 artışla 227,5 seviyesine yükselmişti. Döviz kurundaki değişimlerin inşaat maliyetlerini doğrudan etkilemesi Kasım ayında da endekste yükseliş göreceğimize işaret ediyor. Döviz kurunun Aralık ayında düşüşe geçmesi inşaat maliyet endeksinin de düşmesinde etkili olacak.

KASIM AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ

Dış ticaret endeksleri, ihracat ve ithalat miktarlarının ve değerlerinin belli bir zamana göre oransal değişimini göstermektedir. TÜİK, endeks hesaplamasında 2010 yılını 100 değeri ile başlatmaktadır. 2020 yılı Ekim ayına gelindiğinde sabit fiyatlarla ihracat miktar endeksi 190,9, ithalat miktar endeksi 143,4 değerlerini almıştır. Ticaret Bakanlığı ve TÜİK tarafından açıklanan ihracat ve ithalat verileri ile TÜİK’in hesapladığı dış ticaret miktar endeksleri birbirlerine paralel hareket etmektedir. Kasım ayında ihracatta önceki aya göre azalış, ithalatta ise artış görmüştük, benzer seyri ihracat ve ithalat miktar endekslerinde de göreceğiz. Aşağıdaki grafik ihracatın ithalata olan bağımlılığını ortaya koyarken, kurdaki yükselişle birlikte ithal tüketim malları ve yatırım harcamalarına olan talebin azaldığı dönemlerde ekonomik büyümenin destekleyicisinin ihracat hacmi olduğunu gösteriyor.

13 OCAK 2021, ÇARŞAMBA

KASIM AYI SANAYİ ÜRETİMİ ENDEKSİ

Ekim ayında sanayi üretimi bir önceki aya göre %1,1, bir önceki yılın aynı ayına göre %10,2 artış kaydetmişti. İhracat siparişleri ve yurt içi siparişlerdeki eğilim sanayi üretimini de etkilemektedir. Her ne kadar ihracat hacmi Kasım ayında gerilemiş olsa da aynı ay ithalat ve SAMEKS yeni sipariş endeksi artış kaydetti. Dolayısıyla, Kasım ayında yaşanan ihracattaki gerileme sanayi üretimi üzerinde aşağı yönlü bir baskı yaratacaktır ancak yurt içi kaynaklı talep artışının söz konusu baskıyı hafifleteceğini hatta yatırım harcamalarında iyileşme ihtimalini de ortaya koyduğunu tahmin ediyorum.

KASIM AYI PERAKENDE SATIŞ ENDEKSİ

Perakende satış endeksi Ekim ayında bir önceki aya göre %4,2, bir önceki yılın aynı ayına göre %12 artış kaydetmişti. Sanayi üretimiyle paralel bir seyir izleyen perakende satış endeksi, Kasım ayında iç talepteki artışla birlikte artışını sürdürecek.

14 OCAK 2021, PERŞEMBE

ARALIK AYI TARIM ÜRÜNLERİ ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TARIM ÜFE)

Tarım-ÜFE, Kasım ayında yıllık %20,76, aylık %3,52 artış kaydetmişti. Aralık ayında Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) verilerine göre Gıda Ürünleri bir önceki aya göre %1,83 artış kaydetmişti. Gıda Ürünleri alt endeksinin Tarım-ÜFE ile paralel hareket ettiğini dikkate aldığımızda Tarım-ÜFE’nin Aralık ayında yükselişini sürdüreceğini, ancak döviz kurundaki gerilemenin gıda üretimi fiyatlarının daha yavaş yükselmesine sebep olması Tarım-ÜFE artışının önceki aya göre yavaşlayacağına işaret ediyor.

ARALIK AYI KONUT SATIŞLARI

Kasım ayında Türkiye genelinde konut satışları önceki aya göre %6 azalışla 112 bin 483 adet olarak gerçekleşti. Aralık ayında kredi faiz oranları artarken döviz kurundaki düşüşün konut satışlarına ne yönlü yansıyacağına bakacağız.

KASIM AYI ÖZEL SEKTÖRÜN UZUN VADELİ KREDİ BORCU

Ekim ayında özel sektörün uzun vadeli kredi borcu bir önceki aya göre hafif artışla 161,2 milyar dolar olmuştu. Söz konusu dönemde finansal şirketler uzun vadeli kredi borcunu 0,6 milyar dolar azaltırken finansal olmayan şirketler 0,8 milyar dolar artırdılar. Finansal olmayan şirketlerin uzun vadeli borcundaki artış 0,7 milyar dolar artış kaydeden tahvil borçlarından kaynaklandı. Aşağıdaki grafik 2018’den bu yana özel sektörün kademeli olarak uzun vadeli dış borcunu azalttığını gösteriyor.

TCMB VE BDDK, 7 OCAK 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

Aşağıda yer alan tabloda mevduat ve kredi faiz oranları haricinde 31 Aralık 2020 tarihli para ve banka verileri gösterilmektedir. Döviz mevduatları 2020 yılının son haftasında da artışını sürdürdü. Ortalama TL mevduat faizleri %17’ye yaklaşırken 3-aya kadar vadeli mevduat faiz oranları ortalamada %18 seviyesini geçti. TL cinsinden kredi faiz oranları ticarilerde ortalama %19,40, tüketici kredilerinde %21,95 seviyesinde bulunuyor. Döviz cinsinden ticari kredi faiz oranları ise yükselmeye devam ediyor. Merkez Bankası döviz rezervleri 2020 yılının son gününde bir önceki haftaya göre 1,6 milyar dolar azalışla 50 milyar dolara geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin hisse senedi ve tahvil stokları önceki haftaya göre 2,2 milyar dolar artışla 37,7 milyar dolar seviyesine yükseldi ki tarihi zirvesi 152,3 milyar dolar ile Mayıs 2013 tarihine ait.   

15 OCAK 2021, CUMA

ARALIK AYI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE DENGESİ

2020 yılı Kasım ayında bütçe 13,4 milyar TL fazla vermiş böylece yılın ilk 11 ayında toplamda 132,1 milyar TL açık vermiştir. Merkezi yönetim bütçe dengesine yakın sonuç veren Hazine nakit bütçesi dengesi Aralık ayında 46,7 milyar TL açık verdi. Söz konusu bütçe açığı 2020 yılının tümünde bütçe açığının 170 milyar TL’yi geçmesine sebep olacak. 2019 yılı genelinde toplam bütçe açığı 123,7 milyar TL olmuştu.

OCAK AYI TCMB BEKLENTİ ANKETİ SONUÇLARI

Aralık ayı anketinde 2020 ve 2021 yılı GSYH büyüme beklentileri sırasıyla %0,5 ve %3,8 seviyesindeydi.

KASIM AYI KISA VADELİ DIŞ BORÇ STOKU

Ekim ayında Türkiye’nin kısa vadeli (1 yıldan kısa vadeli) dış borç stoku önceki aya göre 1,1 milyar dolar azalışla 132,8 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Merkez Bankasının kısa vadeli dış borç stoku 21,1 milyar dolar, bankaların 55,6 milyar dolar, diğer sektörlerin 56,0 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Ekim ayındaki toplam kısa vadeli borçtaki düşüşün ana sebebi bankaların kısa vadeli dış borçlarını Ekim ayında önceki aya göre 1,4 milyar dolar azaltmalarıydı. Türkiye’nin kalan vadeye göre Kasım 2020 – Ekim 2021 döneminde ödemesi gereken toplam dış borç stoku 181,0 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: Enflasyon, imalat sektörü PMI, dış ticaret, bütçe

Enflasyon, dış ticaret ve imalat sektörü verileri Merkez Bankasının 21 Ocak tarihli para politikası toplantısı için ipucu verecek

4 OCAK 2021, PAZARTESİ

ARALIK AYI ENFLASYON VERİLERİ

Tüketici Fiyat Enflasyonu (TÜFE) Kasım ayında aylık %2,30, yurt içi Üretici Fiyat Enflasyonu (Yİ-ÜFE) ise aylık %4,08 artış kaydetmiş; yıllık bazda artışlar ise sırasıyla %14,03 ve %23,11 olmuştu. 2020 yılı Aralık ayı Reel Kesim Güven Endeksi verileri imalat sektöründe üretim maliyetlerinin zayıflayarak da olsa artmaya devam ettiğini, satış fiyatlarının ise gelecek üç ayda artmaya devam edeceğine işaret etmişti.  Küresel imalat sektörü ve hizmet sektörü PMI verileri Aralık ayında tedarik zincirindeki aksamaların hammadde fiyatlarını yükselttiğini, söz konusu yükselişin küresel bazda birim maliyetleri arttırırken satış fiyatlarına yansıtılmaya devam ettiğini ortaya koymuştu. Bunun yanında Türkiye’de imalat sektöründeki maliyetleri artıran başlıca faktör Türk lirasında yaşanan değer kayıplarıdır. Dolar/TL kurunun Aralık ayında önceki aya göre %3,4, Euro/TL’nin ise %0,7 düşüş kaydetmesi özellikle Yİ-ÜFE üzerindeki baskıyı azaltacaktır ancak hammadde ithalatında olası fiyat artışları söz konusu etkinin zayıf kalmasına sebep olabilir. Bloomberg HT Araştırma Birimi anketine göre Aralık ayında TÜFE’nin aylık %0,9, yıllık %14,2 artması bekleniyor. Merkez Bankası, 2020 yılının son para politikası toplantısı olan 24 Aralık’ta enflasyonist baskılara dikkat çekerek politika faizini %15’ten %17’ye yükseltmişti.

ARALIK AYI KÜRESEL İMALAT SEKTÖRÜ PMI VERİLERİ

IHS Markit tarafından ilk yayınlanan tahminlere göre ABD, Avustralya, Euro Bölgesi, İngiltere imalat sektörleri Aralık ayında büyümeye devam etti. En büyük dış ticaret ortağımız olan Almanya’da Çin’den devam eden talep, ülkenin ihracatı ve imalat sektörü üretiminde artışı beraberinde getirdi. İngiltere’deki üretim artışında Brexit kaynaklı stok artışları, ABD’de ise iç talep kaynaklı üretim artışlarına dikkat çekildi. Aralık ayında Türkiye’de hem Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) hem de SAMEKS Sanayi Endeksi verileri siparişlerdeki artışa bağlı olarak sanayi üretiminde büyüme sinyalleri verdi. RKGE’nin alt detayları mevcut ihracat siparişlerinde önceki aya göre düşüş kaydedildiğine işaret etse de özellikle Almanya imalat sektöründeki büyümenin Türkiye’nin Aralık ayında ihracat hacmi üzerinde de yukarı yönlü etki yaratacağını tahmin ediyorum.  

ARALIK AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ

Dış Ticaret Bakanlığı Aralık 2020 dış ticaret verilerini açıklayacak. Kasım ayında ihracat 16,1 milyar dolar, ithalat 21,2 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. 2020 yılı ilk 11 ayında toplam 151,3 milyar dolar ihracat, 197,6 milyar dolar ithalat hacmi kaydedildi. Aralık ayında sanayi sektörüne ait olumlu sinyaller ithalat ve ihracatta önceki aya göre artışa işaret ediyor.

EKİM AYI FİNANSAL KESİM DIŞI FİRMALARIN DÖVİZ POZİSYONU

2020 yılı Eylül ayında finans dışı firmaların döviz varlıkları 130,8 milyar dolar, döviz yükümlülükleri 293,1 milyar dolar olarak kaydedilirken, net döviz pozisyon açığı 162,3 milyar dolar olmuştu. Sektörün net döviz pozisyon açığı Şubat 2018’de 222,6 milyar dolar seviyesine kadar yükselmiş, o tarihten itibaren net döviz pozisyon açığı azalma eğilimini korumuştur.

7 OCAK 2021, PERŞEMBE

TCMB VE BDDK, 31 ARALIK 2020 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

Aşağıda yer alan tabloda mevduat ve kredi faiz oranları haricinde 25 Aralık 2020 tarihli para ve banka verileri gösterilmektedir. 1 Ocak 2021 Cuma gününün resmi tatil olması sebebiyle mevduat ve kredi faiz oranları 18 Aralık 2020 tarihine aittir. 25 Aralık 2020 haftasında uluslararası resmi rezervler önceki haftaya göre 2,8 milyar dolar artış kaydetti; altın rezervleri haftalık bazda 1,0 milyar dolar, döviz rezervleri 1,8 milyar dolar arttı. Aynı haftada yabancı yerleşiklerin hisse senedi portföyü 0,7 milyar dolar, tahvil portföyü ise 0,2 milyar dolar artış kaydetti.

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM
* Kredi ve mevduat faiz oranları verileri 18 Aralık 2020 tarihine aittir

8 OCAK 2021, CUMA

ARALIK AYI HAZİNE NAKİT BÜTÇE VERİLERİ

Hazine Nakit Bütçesi Kasım ayında 12,6 milyar TL fazla vermiş, 2020 yılının ilk 11 ayında toplam nakit dengesi 135,1 milyar TL açık vermişti. Söz konusu dönemde Hazine 222,7 milyar TL iç borçlanma, 7,1 milyar TL dış borçlanma gerçekleştirdi. Hazine Nakit Bütçe Dengesi ile Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi genel olarak yakın sonuçlar vermektedir.

Dr. Fulya Gürbüz

Yılın son haftasında imalat sektörü PMI verilerini izleyeceğiz

Kovid-19 dalgasının artması ile devreye alınan kısıtlamaların Aralık ayında imalat sektörlerine etkisini IHS Markit ilk tahminlerinden edineceğiz

28 ARALIK 2020, PAZARTESİ

KASIM AYI ULUSLARARASI REZERVLER VE DÖVİZ LİKİDİTESİ

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan uluslararası rezerv varlıkları Ekim ayında aylık 4,8 milyar dolarlık artışla 84,5 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Uluslararası rezervlerin önemli bir kısmını altın (42,2 milyar dolar), nakit ve mevduatlar (31,9 milyar dolar), menkul kıymetler (8,9 milyar dolar) oluşturuyor. Menkul kıymetler Nisan 2013’te gördüğü zirve olan 103,8 milyar dolardan Ekim 2020’de 8,9 milyar dolar seviyesine gerilemişken, altın rezervleri aynı dönemde 20,2 milyardan dolardan 42,2 milyar dolar seviyesine yükseldi. Nakit ve mevduatlar aynı dönemde 8,4 milyar dolardan 31,9 milyar dolara yükselmiş durumda. Böylece Nisan 2013’ten Ekim 2020’ye kadarki dönemde Türkiye’nin uluslararası rezervleri 134,0 milyar dolardan 84,5 milyar dolar seviyesine gerilemiş oldu. Peki, uluslararası rezervlerdeki erimenin Türkiye ekonomisi üzerinde nasıl bir etkisi oldu? Ekonomi yavaşladı: Uluslararası rezervlerin arttığı 2010-2013 döneminde Türkiye GSYH’si yıllık ortalama %8,3 büyürken, rezervlerin azaldığı 2014-2018 döneminde büyüme yıllık ortalama %5,0’e geriledi. Gelelim TCMB’nin kasasında nette ne kadar rezervi olduğuna. Yani, TCMB’nin varlıklarının yükümlülüklerini karşılayıp karşılamadığına. TCMB’nin Kasım 2016’da başladığı (0,3 milyar dolar) ve Mart 2019’da yoğun olarak kullanmaya başladığı (13,1 milyar dolar) vadeli döviz işlemlerinden (swap, forward ve futures) doğan yükümlülükleri en son Ekim 2020’de 61,3 milyar dolara yükselmiş durumda. Altın rezervlerini ayırdığımızda, Ekim 2019’da TCMB’nin likit olan döviz varlıkları (40,8 milyar dolar) ile vadeli döviz işlemlerinden doğan döviz yükümlülüklerinin (61,3 milyar dolar) farkını gösteren net pozisyon açığı 20,4 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Yani, TCMB’nin likit döviz varlıkları döviz yükümlülüklerini karşılamaya yetmiyor.

ARALIK AYI KÜRESEL İMALAT SEKTÖRÜ PMI İLK TAHMİNLERİ

IHS Markit tarafından açıklanan imalat sektörü PMI verileri Almanya ve Euro Bölgesinde Kasım ayında hız kaybederek büyümeye devam etmiş, ABD ve İngiltere’de ise imalat sektörü artan hızda büyümeye devam etmişti. Kovid-19 dalgasının artması ile devreye alınan kısıtlamaların Aralık ayında imalat sektörlerine etkisini IHS Markit ilk tahminlerinden edineceğiz. Ülke ve bölge olarak en büyük ticaret ortağımız olan Almanya ve Euro Bölgesi imalat sektörleriyle Kasım ayında benzer bir performans gösteren Türkiye’nin imalat sektörü hız kaybı yaşamış olsa da büyümesini sürdürmüştü. Aralık ayının ilk üç haftasında ticari kredilerdeki artış hızının Kasım ayının aynı dönemine göre artış kaydetmesi imalat sektörüne destekleyici bir etki yapmış olabilir. 31 Aralık’ta açıklanacak olan Aralık ayı SAMEKS sanayi verileri ve 4 Ocak’ta açıklanacak olan İSO ve IHS Markit işbirliğiyle yayınlanan Türkiye imalat sektörü PMI verileri söz konusu etkinin destekleyici olup olmadığını gösterecek. Ek olarak Ocak ayının ilk haftasında Dış Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanacak olan dış ticaret veriler dei imalat sektörünün Aralık ayı performansına ilişkin önemli bir ipucu olacak.

29 ARALIK 2020, SALI

ARALIK AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ

TÜİK tarafından açıklanan Ekonomik Güven Endeksi, Kasım ayında bir önceki aya göre 3,3 puan düşüşle 89,5 seviyesine gerilemişti. TÜİK’in açıklamasına göre ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması ortalama üzeri güveni, küçük olması ise ortalama altı güveni göstermektedir. Aralık ayında Ekonomik Güven Endeksinde en büyük ağırlığa sahip olan Reel Kesim Güven Endeksinin önceki aya göre %2,8 artış kaydetmesi ve Tüketici Güven Endeksinin önceki ayla aynı kalmasına rağmen Hizmet Sektörü Güven Endeksinin aylık %9,2’lik düşüşü Ekonomik Güven Endeksini aşağı çekecektir.

31 ARALIK 2020, PERŞEMBE

TÜİK KASIM AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ

TÜİK verilerine göre Ekim ayında ihracat 17,3 milyar dolar, ithalat 19,7 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Dış Ticaret Bakanlığı Aralık ayı başında Kasım ayı geçici verilerine ilişkin olarak ihracatın 16,1 milyar dolara gerilediğini, ithalatın ise 21,2 milyar dolara yükseldiğini duyurmuştu. Ocak ayı ilk haftasında Bakanlık, Aralık ayı dış ticaret verilerini açıklayacak.

ARALIK AYI SAMEKS SANAYİ VE HİZMET ENDEKSLERİ

Kasım ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış SAMEKS Sanayi Endeksi bir önceki aya göre 2,1 puan düşüşle 46,3 seviyesine gerilemişti. SAMEKS Hizmet Endeksi ise önceki aya göre 1,9 puan artışla 50,4 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50 seviyesinin altında olması sektörün önceki aya göre daraldığını, 50 seviyesinin üzerinde olması sektörün önceki aya göre büyüme kaydettiğini gösteriyor. Sanayi ve hizmet sektörlerinin bileşiminden oluşan SAMEKS Bileşik Endeksi ise Kasım ayında 0,5 puan azalışla 49,0 seviyesine geriledi.

2020 YILI 3. ÇEYREK DIŞ BORÇ STOKU

Haziran 2020’de Türkiye’nin dış borç stoku 421,8 milyar dolar ile Haziran 2016 seviyelerine gerilemişti. Dış borç stokunun 123,7 milyar dolarını kısa vadeli, 298,2 milyar dolarını orta ve uzun vadeli dış borçlar oluşturuyor. Toplam dış borç stokunun yaklaşık %39’u kamuya, %33’ü finansal olmayan kuruluşlara, %24’ü finansal kuruluşlara, %5’i TCMB’ye ait bulunuyor. Türkiye’nin toplam dış borç stoku Mart 2018’de 466,9 milyar dolar ile zirve yapmıştı. Dış borç stokunun Mart 2018’den Haziran 2020’ye olan dönemde 45,1 milyar dolar azalmasında finansal kuruluşların dış borç stokunun aynı dönemde 65 milyar dolar azalması, kamu sektörünün dış borç stokunun 22,8 milyar dolar artması ve TCMB’nin dış borç stokunun 18,2 milyar dolar artması etkili oldu.

TCMB VE BDDK, 25 ARALIK 2020 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

18 Aralık ile biten haftada, döviz tevdiat hesapları (DTH, döviz cinsinden mevduatlar) yeni rekorunu kırdı. DTH’lar bir önceki haftaya göre 2,4 milyar dolar artışla tarihi zirvesi olan 223,8 milyar dolar seviyesine yükseldi. TL cinsinden ortalama mevduat faiz oranı %15’i geçerken, TL mevduatları önceki haftaya göre 6,4 milyar dolar düşüşle 1 trilyon 557 milyar TL’ye geriledi. 1-3 ay vadeli TL mevduatlarının faiz oranı önceki ortalama %16,12’den %15,98 seviyesine geriledi. TL cinsinden tüketici kredi faizleri %22,26 seviyesi ile Ağustos 2019 seviyelerine yükseldi. TL cinsinden ticari kredi faizleri de %18,96 ile Eylül 2019 seviyelerine yükseldi. 24 Aralık’ta 2020 yılının son para politikası toplantısını gerçekleştiren TCMB, politika faizini %15’ten %17 seviyesine yükseltti. Aralık ayı başından itibaren %15 seviyesinde bulunan TCMB’nin ortalama fonlama faizi, politika faizindeki artışın ardından 25 Aralık’ta %15,48 olarak gerçekleşti. Uluslararası rezervler ise 18 Aralık’ta 91,8 milyar dolar ile Ağustos 2020 seviyelerine yükseldi. Rezervlerdeki artışta yabancı yatırımcıların Türkiye’nin hisse ve tahvil piyasalarında önceki haftaya göre 3 milyar dolarlık alım yapmaları etkili oldu. En son 13 Mart tarihinde yabancı yerleşiklerin hisse ve tahvil stoku 36,8 milyar dolar seviyesindeyken 18 Aralık’ta tekrar 34,5 milyar dolar seviyesine yükselmiş bulunuyor.

18 Aralık 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

1 OCAK 2021, CUMA

YENİ YILDA ÜLKEMİZE SAĞLIK, MUTLULUK, BEREKET DİLİYORUM.

Dr. Fulya Gürbüz

GRAFİĞİN SÖYLEDİĞİ: “Dış borçlanma, cari açığın finansmanını destekliyor”

Türk lirasına güvenin tazelenmesi döviz geliri olan şirketlerin daha düşük maliyetlerden yabancı para cinsinden borçlanmayı tercih etmesinde etkili olacaktır. Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’ın 2021 yılında yabancı para cinsinden borçlanmasının payını azaltacaklarına dair açıklamasını kur riski açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirebiliriz.

Ekim ayında cari işlemler açığı 0,3 milyar dolara geriledi…

Merkez Bankası, 2020 yılı Ekim ayı ödemeler dengesi verilerini açıkladı. Türkiye’deki yurt içi yerleşiklerin yurt dışı yerleşiklerle yaptığı ekonomik faaliyetler sonucunda Eylül ayında 2,56 milyar dolar cari işlemler açığı kaydedilmesinin ardından Ekim ayında 0,3 milyar dolar cari işlemler açığı kaydedildi. Son 12 aylık cari işlemler açığı ise Ekim ayında 33,8 milyar dolara yükseldi. Aşağıdaki grafikte gri çubuklar sol eksendeki aylık cari işlemler dengesini, mavi çizgi ise sağ eksende 12-aylık toplam cari işlemler dengesini göstermektedir. Net enerji ithalatçısı ülke konumundaki Türkiye’de ithalat kalemindeki sert düşüşler ile ihracat ve turizm gelirlerindeki artışlar cari işlemler dengesini yukarı taşıyan ana faktörlerdir.

Ekim ayında cari işlemler dengesinin 0,3 milyar dolar açık vermesinde, dış ticaret açığının bir önceki aya göre 2,47 milyar dolar azalarak 1,27 milyar dolara gerilemesi etkili oldu. Toplam mal ihracatı Ekim ayında bir önceki aya göre 1,26 milyar dolar artarken toplam mal ithalatında 1,21 milyar dolarlık azalma kaydedildi.

Hazine’nin eurobond ihracı finansman hesabını pozitife çevirdi…

Ödemeler dengesinin finansman tarafında ise Eylül ayında 2,48 milyar dolar açık verilmişken, Ekim ayında Hazine’nin 2,5 milyar dolar tahvil yoluyla dış borçlanması finans hesabının 1,3 milyar dolar fazla vermesinde etkili oldu.

Ağustos 2018’den bu yana dış borç ödemesinden daha az dış borçlanma gerçekleştirildi…

Bu yazımda; ödemeler dengesi tablosunda yer alan finans hesabının alt kalemlerinde bulunan Genel Hükümet, Bankalar ve Diğer Sektörlerin borçlanma verilerine odaklanmak istiyorum. Aşağıdaki grafikte mavi çubuklar Genel Hükümetin döviz cinsinden tahvil ihracı yoluyla net borçlanmasını; kırmızı çubuklar Bankaların, yeşil çubuklar ise Diğer Sektörlerin kredi ve tahvil yoluyla net dış borç pozisyonunu (kullanım ve geri ödeme arasındaki fark) göstermektedir.

2013 yılında ABD merkez bankası Fed’in istihdam ve enflasyon hedeflerine uygun sinyallerin gelmeye başladığına yönelik sözlü yönlendirmelerle faiz artırımı olasılığını ortaya koyması özellikle banka ve Diğer Sektörlerin dış borçlanmaya ağırlık vermelerine sebep oldu. Fed’in ilk faiz artırımına gittiği 2015 yılı sonuna kadar söz konusu eğilimin sürdüğünü görüyoruz. Ancak Fed’in Aralık 2016’dan itibaren faiz artırımlarını kademeli olarak sürdürmeye başladığı dönemde, özellikle Diğer Sektörlerin Türk lirasının sert değer kaybettiği Ağustos 2018 yılına kadar yurt dışı borçlanmaya ağırlık verdiğini, Ağustos 2018’den itibaren ise borç ödemelerinden daha azını tekrar borçlandıkları bir seyirle karşılaşıyoruz.

Mart 2018’de Trump yönetimindeki ABD’nin başlattığı ticaret savaşı, Türkiye’nin de üretim çarkının yavaşlamasına sebep olması, Türk lirasındaki değer kayıplarının 2019’da da sürmesi ve 2020 yılı Mart ayı ile birlikte Kovid-19 pandemisinin tüm dünyayı etkisi altına alması Türkiye’de reel sektörün yatırımlar konusunda geride durmasına sebep oluyor. Bu geri duruşun etkisini de Diğer Sektörlerin borç çevirme oranının %100’ün altına gerilemesinde görüyoruz. Ekim 2020’de ise Diğer Sektörlerin 0,96 milyar dolar döviz cinsinden borç geri ödemesine karşılık 1,43 milyar dolarlık borçlanma gerçekleştirmesi borç çevirme oranının %149’a yükselmesine sebep oldu.

Türk lirasında yaşanan istikrar, özel sektörün yabancı para cinsinden borçlanmayı cazip hale getirebilir…

Türk lirasındaki değer kayıpları ve tedarik zincirindeki aksamalara bağlı olarak enflasyonist baskıların arttığı mevcut ortamda yeni ekonomi yönetiminin politika faizini yukarı çekmesi TL cinsinden mevduat ve kredi faizlerini de yukarı çekiyor. Türk lirasına güvenin tazelenmesi döviz geliri olan şirketlerin daha düşük maliyetlerden yabancı para cinsinden borçlanmayı tercih etmesinde etkili olacaktır. Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’ın 2021 yılında yabancı para cinsinden borçlanmasının payını azaltacaklarına dair açıklamasını kur riski açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirebiliriz.

Dr. Fulya Gürbüz