Ekim ayında enflasyon, dış ticaret ve sanayi üretiminde artış işaretleri

Kaynak: TCMB

Merkez Bankası her ay imalat sanayinde faaliyet gösteren işyerlerinin üst düzey yöneticilerinin katılımlarıyla gerçekleştirdiği Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) verilerini yayınlıyor. RKGE Ekim ayında bir önceki aya göre 2,8 puan artarak 108,1 seviyesine yükseldi.

Mevsimsellikten arındırılmış reel kesim güven endeksi de bir önceki aya göre 4,0 puan artarak 109,7 seviyesinde gerçekleşti.

Endeksin 100 seviyesi üzerindeki değerler sektör temsilcilerinin ekonomik faaliyetlere ilişkin güveninin arttığını gösteriyor.

Anket sonuçlarına göre, Ekim ayında imalat sektöründeki gelişmeleri sıralarsak:

. Üretim hacmi, iç piyasa siparişleri, ihracat siparişleri önceki aya göre yükseldi.

. Gelecek üç ay için beklentiler üretim hacminde önceki aya göre iyileşirken iç piyasa ve ihracat siparişlerinde geriledi. İstihdam beklentilerinde de önceki aya göre iyimserlik arttı.

. Fiyatlar tarafından ise ortalama birim maliyet ve satış fiyatları önceki aya göre artışını sürdürürken gelecek üç ayda da söz konusu eğilimin süreceği bekleniyor.

Geçen hafta Avrupa’dan gelen Ekim ayı imalat sektörü PMI verileri özellikle Almanya ve İngiltere’de sektörün büyüdüğüne ve ihracat siparişlerinde artışa işaret etmişti. RKGE sonuçlarıyla birlikte değerlendirdiğimizde Ekim ayında en büyük dış ticaret ortaklarımızdaki söz konusu iyileşmenin Türkiye imalat sektörüne de olumlu yansıdığını anlıyoruz.

Aynı paralelde TCMB verilerine göre imalat sanayi kapasite kullanım oranı (KKO), Ekim ayında bir önceki aya göre 0,8 puan artarak %75,4 seviyesine yükseldi. Mevsimsel etkilerden arındırılmış KKO da aylık 0,6 puan artışla %74,9 değerini aldı.

Kaynak: TCMB

Söz konusu gelişmeler Ekim ayında enflasyonda, sanayi üretiminde ve dış ticaret verilerinde Eylül ayına göre artış işareti veriyor.

İmalat sektöründeki iyileşmenin izdüşümünü TÜİK’in yayınladığı Ekim ayı sektörel güven endeksleri sonuçlarında gördük. Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Ekim ayında bir önceki aya göre; hizmet sektöründe %6,4 artışla 79,7, perakende ticaret sektöründe %1,7 artışla 95,0 ve inşaat sektöründe %0,6 artışla 83,8 değerlerini aldı. Endeksin 100’den küçük olması sektörde kötümserliği gösterse de önceki aya göre yükselişler kötümserlikte zayıflama olduğuna işaret ediyor. Aşağıdaki grafikte, pandeminin en fazla hizmet sektörünü olumsuz etkilediğini görebilirsiniz.

Kaynak: TÜİK

Koronavirüs vakalarının artmaya başladığı mevcut durumda yeniden kısıtlamaların devreye girmesi ekonomik aktivitede yavaşlama getirecektir. Şiddeti ise alınacak tedbirlerin ne kadar sert olacağına bağlı.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: İmalat sektörü verileri, güven endeksleri, uluslararası rezervler, enflasyon raporu, Avrupa ve Japonya merkez bankaları faiz kararları, dış ticaret ve turizm

26 Ekim 2020, Pazartesi

EKİM AYI İMALAT SEKTÖRÜ KAPASİTE KULLANIMI

Eylül ayında mevsimsellikten arındırılmış imalat sektörü kapasite kullanım oranı önceki aya göre 1,3 puan artışla 74,3 seviyesine yükselmişti.

EKİM AYI REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ

Eylül ayında mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi önceki aya göre 0,5 puan artışla 105,7 seviyesine yükselmişti. Endeks, imalat sektöründe faaliyet gösteren işyerlerini kapsamaktadır.

EKİM AYI SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ

Eylül ayında mevsimsellikten arındırılmış Hizmet Sektörü Güven Endeksi önceki aya göre 4,4 puan artışla 74,9 seviyesine yükselmiş; Perakende Ticaret Sektörü Güven Endeksi önceki aya göre 1,4 puan azalışla 93,5 seviyesine, İnşaat Sektörü Güven Endeksi ise önceki aya göre 1,7 puan azalışla 83,3 seviyesine gerilemişti.

EKİM AYI GÖRÜNÜMÜ… Her ayın 3. haftası IHS Markit tarafından yayınlanan Almanya, Euro Bölgesi ve İngiltere Ekim ayı imalat sektörü Satın Alma Müdürleri Endeksi (PMI) ilk tahminleri Türkiye imalat sektöründeki seyir konusunda önemli ipuçları veriyor. 23 Ekim’de açıklanan verilere göre en büyük ticaret ortağımız olan Almanya imalat sektörü PMI verisi 58 değeri ile son 30 ayın, üretim PMI ise 62,4 değeri ile son 116 ayın en yüksek değerlerine ulaştı. Endeksin 50 seviyesi üzerindeki değerler sektörde önceki aya göre büyüme olduğuna işaret ediyor. Söz konusu yükselişte, başta Çin olmak üzere Asya, ABD ve Avrupa’dan gelen siparişlerdeki artış etkili oldu. Benzer şekilde öncü ticaret ortaklarımızdan İngiltere imalat sektörünü de Ekim ayında Asya, ABD ve Avrupa kaynaklı ihracat siparişleri destekledi. Öte yandan ABD imalat sektörü Ekim ayında büyüme eğilimini korusa da diğerlerinden farklı olarak ihracat siparişlerinde daralma yaşandı. Toparlarsak, Almanya ve İngiltere imalat sektörlerinde üretim ve ihracat taleplerinde Ekim ayında kaydedilen artış Türkiye imalat sektörü üretimi, ithalatı ve ihracatı açısından da iyimser bir görünüm ortaya koyuyor. Bu hafta açıklanacak olan Reel Kesim Güven Endeksi ve SAMEKS Sanayi Endeksi verilerinin söz konusu iyimserliği destekleyip desteklemediğini anlayacağız.

27 Ekim, 2020, Salı

ULUSLARARASI REZERVLER VE DÖVİZ LİKİDİTESİ

Ağustos ayında Merkez Bankasının resmi rezervleri (grafikteki kırmızı çizgi) önceki aya göre 6,5 milyar dolar azalışla 83,8 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Bunda döviz varlıkları (menkul kıymetler, mevduat ve nakit) içerisindeki yabancı para menkul kıymetlerinin önceki aya göre 5,1 milyar dolar azalarak 9,6 milyar dolar seviyesine gerilemesinin etkisi olurken altın rezervleri (grafikteki lacivert çizgi) Ağustos ayında 43,4 milyar dolar ile önceki aya göre değişiklik göstermedi. Öte yandan döviz yükümlülükleri (krediler, menkul kıymetler ve mevduatlar) (grafikteki yeşil çizgi) Ağustos ayında 25,6 milyar dolarken Türk lirası karşılığı yapılan vadeli ve swap işlemleri sebebiyle oluşan döviz yükümlülüğü (grafikteki turuncu çizgi) aylık 5,6 milyar dolar artarak 58,6 milyar dolar seviyesine yükseldi. 5,4 milyar dolarlık diğer yükümlülükleri (grafikteki mor çizgi) de dikkate aldığımızda net uluslararası rezervler 5,8 milyar dolar açık verdi. Altın hariç net uluslararası rezervler (grafikteki gri çubuklar) ise Ağustos ayında 49,3 milyar dolar açık vererek tarihi rekorunu kırdı.

Kaynak: TDM

28 Ekim 2020, Çarşamba

EKİM AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ

Eylül ayıda Ekonomik Güven Endeksi önceki aya göre 2,6 puan artışla 88,5 seviyesine yükselmişti. Ekonomik Güven Endeksi; Tüketici Güven Endeksi, Reel Kesim Güven Endeksi, Hizmet Sektörü Güven Endeksi, Perakende Ticaret Sektörü Güven Endeksi ve İnşaat Sektörü Güven Endeksinden oluşmaktadır. Geçen hafta açıklanan Ekim ayı TÜİK Tüketici Güven Endeksi aylık 0,4 puan azalışla 81,5 seviyesine geriledi.

MERKEZ BANKASI 4. ÇEYREK ENFLASYON RAPORU

Temmuz ayında yayınlanan 2020 yılı üçüncü Enflasyon Raporunda Merkez Bankası 2020 yıl sonu enflasyon tahminini %8,9 olarak belirlemişti. 2021-2023 Yeni Ekonomi Programında Hükumet 2020 yıl sonu enflasyonu %10,5 olarak hedefliyor. Bu sebeple, 2020 yılı dördüncü ve son Enflasyon Raporunda Merkez Bankasının Hükumetin enflasyon beklentisine benzer bir hedef ortaya koyması şaşırtıcı olmayacak. 

29 Ekim 2020, Perşembe

JAPONYA VE AVRUPA MERKEZ BANKALARI FAİZ KARARLARI

Avrupa’da pandemide ikinci dalga endişeleri ve Japonya’da hem hizmet hem de sanayi sektöründeki daralmanın devam etmesi sebebiyle her iki merkez bankası da ekonomik aktiviteyi destekleyen genişlemeci politikalarına devam edecek. Geçen hafta açıklanan Ekim ayı PMI ilk tahminleri de bu savı destekliyor. Her iki merkez bankasından da faiz değişikliği beklenmiyor.

TCMB VE BDDK, 16 EKİM 2020 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

16 Ekim haftasında para ve banka verilerinde önceki haftaya göre önemli bir değişiklik olmadı.

16 Ekim 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

30 Ekim 2020, Cuma

EKİM AYI SAMEKS HİZMET VE SANAYİ ENDEKSLERİ

Eylül ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış SAMEKS Hizmet Endeksi önceki aya göre 0,9 puan düşüşle 46,6 seviyesine, SAMEKS Sanayi Endeksi de aylık 0,9 puan düşüşle 50,1 seviyesine gerilemişti. Böylece SAMEKS Bileşik Endeksi Ağustos ayındaki 50,6 seviyesinden 50,2 seviyesine geriledi. Endeksin 50 seviyesinin üzerindeki değerler sektörde önceki aya göre büyümeye, 50 seviyesinin altındaki değerler önceki aya göre daralmaya işaret ediyor.

EKİM AYI GÖRÜNÜMÜ… 23 Ekim tarihinde açıklanan Almanya ve İngiltere’nin Ekim ayı IHS Markit PMI öncü verileri imalat sektöründe özellikle artan ihracat siparişlerine işaret etmişti. Dış ticaret pazarımızın önde gelen iki ülkesinin dış ticaretine Türkiye’nin Ekim ayında katkı yapıp yapmadığını SAMEKS Sanayi Endeksi verisinde göreceğiz.

EYLÜL AYI TÜİK DIŞ TİCARET İSTATİSTİKLERİ

Ağustos ayında 12,5 milyar dolarlık ihracat, 18,7 milyar dolarlık ithalat gerçekleşmişti. Ticaret Bakanlığı 2 Ekim tarihinde yayınladığı Eylül ayı verilerine göre ihracat 16,0 milyar dolara, ithalat ise 20,9 milyar dolara yükseldi. Verinin detayında özellikle “İnciler,kıymetli taş ve metal mamulleri,madeni paralar” kalemine dikkat edeceğiz ki Ödemeler Dengesi tablosuyla birlikte değerlendirdiğimde altın ithalatının 2020 yılı Ocak-Ağustos döneminde söz konusu kalemin %94’ünü oluşturduğunu hesaplıyorum. Altın ithalatının cari işlemler dengesini azaltıcı, uluslararası altın rezervlerini ise artırıcı rol oynadığını hatırlatalım.

EYLÜL AYI TURİZM VERİLERİ

Şubat ayından sonra ilk kez Ağustos ayında Türkiye’ye gelen turist sayısı 1 milyonu geçerek 1 milyon 814 bin 701 oldu. Özellikle pandemide ikinci dalganın etkisi ve Türkiye’deki vaka sayısının ilan edilenden daha fazla olduğu endişeleri sebebiyle turist sayısında 2021 yazına kadar Ağustos ayı seviyesinin yakalanamayacağını tahmin ediyorum.

Dr. Fulya Gürbüz

Merkez Bankasına göre zayıf TL ihracatı destekleyecek

Merkez Bankası, 22 Ekim 2020 tarihli toplantısında 1-hafta vadeli borç verme faizi olan politika faizini %10,25 ile sabit tuttu. Toplantı öncesinde, kurdaki tansiyonu azaltmak adına politika faizinin %11,25-11,75 aralığına yükseltilmesi gerektiğini savunmuştum. Toplantıdan, politika faizini artırmak yerine Geç Likidite Penceresi 1 gecelik borç verme faiz oranının %13,25’ten %14,75’e yükseltildiği kararı çıktı. Hatırlatmak gerekirse, bankalar 1 gecelik, 1 haftalık ve Geç Likidite Penceresinden 1 gecelik vadelerde Merkez Bankasından borç alabilmektedirler. Merkez Bankası söz konusu fonlamaların miktar ve vadelerine göre hesapladığı “ortalama fonlama maliyetini” günlük olarak yayınlamaktadır. 21 Ekim itibariyle ortalama fonlama maliyeti %12,52 seviyesindeydi.

Merkez Bankası %10,25 seviyesindeki politika faizini neden değiştirmedi?

Merkez Bankası faiz politikasını belirlerken Tüketici Fiyat Enflasyonunu (TÜFE) dikkate alıyor. Eylül ayında TÜFE önceki yılın aynı ayına göre %11,75 seviyesine gerilemişti. Geçen hafta açıklanan TCMB Ekim ayı Beklenti Anketi sonuçlarına göre de yıl sonu TÜFE beklentisi %11,76 seviyesinde. %10,25 seviyesindeki politika faizinin üzerine ortalama %2-3’lük reel getiriyi eklersek %12,5-13,6’lık bir seviyeye ulaşıyoruz. Toplantı öncesinde 2-yıl vadeli devlet tahvilinin faizi %13,8, 1 yıl vadeli TL mevduatın faiz oranı ise %12,8 seviyesinde bulunuyordu.

Yukarıdaki paragrafta Merkez Bankasının politika faizini neden sabit tutmuş olabileceğine dair basın bülteninden anlayabildiğim kadarıyla bir sebep bulmaya çalıştım. Merkez Bankası fiyat istikrarını sağlamak adına TÜFE’yi dikkate alsa da üretim maliyetleri de nihai ürün fiyatlarını etkilemektedir. Yurt İçi Üreticileri Fiyat Enflasyonu (Yİ-ÜFE) Eylül ayında önceki aya göre %2,65, önceki yılın aynı ayına göre %14,33 artış kaydetti. TÜFE’deki artış önceki aya göre %0,97 olmuştu. Üretici fiyatları yılbaşından Eylül ayı sonuna kadar ortalama %13,44 artış kaydederken, TÜFE’deki artış %8,33 oldu. Bunu şu şekilde açıklayabiliriz: Üreticiler, satış hacimleri olumsuz etkilenmesin diye maliyetlerini tüketiciye tam olarak yansıtamamaktalar. Dolayısıyla da iş hacmi yaratılsa bile karlılık açısından parlak bir tablo ortaya çıkmamaktadır. İşletmelerin maliyetlerini azaltmak adına ticari kredi faiz oranlarının 16 Ekim itibariyle %13,87 seviyesine gerilemesi önemli bir adım olsa da bankacılık sektörü kredi hacminin %78’ini oluşturan ticari kredilerin ödeme kabiliyetindeki olası bozulmalar finansal sistem dolayısıyla da Türk lirası üzerinde önemli bir baskı oluşturabilir. Bu da Türk lirasının yabancı para birimlerine karşı sert değer kayıplarını beraberinde getirebilir. Özellikle Türk lirasında süregelen değer kaybının enflasyonda yapışkanlık etkisi yaratması, Türk lirasına güven sağlanmadıkça enflasyonda düşüş eğilimini de engellemektedir.

Merkez Bankası neden Geç Likidite Penceresi borç verme faiz oranını %14,75’e yükseltti?   

Enflasyondaki yükseliş eğilimini Merkez Bankası güçlü kredi ivmesi desteğiyle ekonomide sağlanan hızlı toparlanmaya ve finansal piyasalarda yaşanan gelişmelere bağlıyor. Toplantı sonrasında yayınlanan basın bülteninde Merkez Bankası, enflasyonda düşüşü sağlamak adına temkinli duruşunu koruyacağını vurguladı. Bu sebeple Merkez Bankası, Geç Likidite Penceresi 1 gecelik borç verme faiz oranını %13,25’ten %14,75’e yükselterek ortalama fonlama maliyetinin %13,5 seviyesinin üzerine çıkmasını sağlayabilecek.

Merkez Bankası para politikası kararında hangi gerekçeleri öne sürdü?

Merkez Bankasının yayınladığı basın bülteninde politika kararına yönelik olarak sunduğu gerekçeleri kendi yorumumla iletmeye çalışayım:

“İktisadi faaliyetteki toparlanma devam etse” de pandemide ikinci dalga riski göz ardı edilmemeli

Aşağıdaki grafikte görüleceği gibi, sanayi üretimi Kovid-19 kaynaklı kapatmaların devreye alındığı Nisan ayında dip seviyelere gerilemiş, ardından tedbirlerin gevşetilmesiyle Mayıs ayından itibaren aralıksız artış kaydetmiştir. Bunda özellikle ihracat performansındaki yukarı yönlü eğilim önemli bir rol oynamıştır. Küresel olarak, Ağustos ayında ise pandemide ikinci dalga etkisini göstermeye başlamış ve Türkiye dahil sanayi üretimi artışında yavaşlama kaydedilmiştir. İkinci dalganın yaygınlaşma ihtimali iktisadi faaliyetin zayıflamasına sebep olabilir.

Kaynak: TDM

“Son dönemde atılan politika adımlarıyla birlikte ticari ve bireysel kredilerdeki normalleşme eğilimi belirginleşmiştir”

Eylül ayında politika faizinin yükseltilmesi ve sıkı para politikasının da desteğiyle Merkez Bankası, ticari ve bireysel kredilerdeki normalleşme eğiliminin belirginleştiğini ifade ediyor.

Merkez Bankası 25 Eylül tarihli toplantısında politika faizini %8,25’ten %10,25’e yükseltmişti. Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi, politika faizindeki artış tüketici kredi faiz oranlarının artmasında etkili olurken ticari kredi faizlerinde düşüş gözlendi.

Kaynak: TDM

Yine aşağıdaki grafikte görüleceği gibi, tüketici kredi faizlerindeki artış ve ticari kredi faizlerindeki düşüşün etkisiyle 25 Eylül’den 16 Ekim tarihine kadar kredi hacmi artışında yavaşlama eğilimi var.

Kaynak: TDM

16 Ekim 2020 tarihli BDDK verilerine göre, toplam bankacılık sektörü kredi hacminin %22’sini Bireysel Krediler ve Kredi Kartları, %78’ini Ticari Krediler oluşturmaktadır. Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi, 25 Eylül’de faiz artırımının ardından tüketici faiz oranlarındaki artış tüketici kredilerinde yavaşlama getirirken, ticari kredilerde artış eğilimi var.

Kaynak: TDM

Söz konusu gelişmelere bağlı olarak; bankacılık sektörünün, işletmelere daha düşük faizle finansman sağlaması amacıyla ticari kredilere öncelik vermesini, öte taraftan da enflasyonist baskıyı azaltmak adına tüketici kredileri faiz oranlarındaki artışa istinaden tüketici kredi hacminde kaydedilen yavaşlamayı Merkez Bankasının “normalleşme eğilimi” olarak ifade ettiğini anlıyorum.

“İthalatta öngörülen dengelenmenin başladığı” görülse de sebebi bozulan talep

Merkez Bankası ithalattaki güç kaybını “Salgın tedbirleri kapsamında uygulanan destekleyici politikaların kademeli olarak geri alınmasıyla ithalatta öngörülen dengelenmenin başladığı görülmektedir” olarak ifade ediyor. Aşağıdaki grafik ise, altın ithalatı hariç tutulduğunda ithalat hacminde pandemi öncesine göre yavaşlama eğilimini açıkça gösteriyor. Elbette ithal ürünlere getirilen ek vergilerin söz konusu gelişmede etkisi olabilir ancak hem iç talepteki hem de sermaye yatırımlarındaki güç kaybının etkisinin ithalat performansı üzerinde daha etkili olduğunu düşünüyorum.

Kaynak: TDM

“Mal ihracatındaki güçlü toparlanma, emtia fiyatlarının görece düşük seviyeleri ve reel kur düzeyi önümüzdeki dönemde cari işlemler dengesini destekleyecektir” denilse de riskler göz ardı edilmemeli

Ağustos ayında, küresel talepteki bozulmaya bağlı olarak mal ihracatında güç kaybı yaşandığını gördük. Söz konusu güç kaybı düşen iç talebin etkisiyle mal ithalatında azalmaya dolayısıyla da cari işlemler açığında azalmaya katkı sağlayacaktır. Ancak altın ithalatındaki belirsizlik söz konusu beklentiyi riske atıyor. Öte yandan, Merkez Bankasının politika faizini sabit tutmasının ardından Dolar/TL kuru tekrar 7,90 seviyelerinin üzerine çıktı. Merkez Bankasının “reel kur düzeyinin cari işlemler dengesini destekleyeceğini” ifade etmesi, Merkez Bankasının zayıf Türk lirasını desteklediğini, dolayısıyla da Türkiye’nin ihracat mallarının fiyat avantajı sunarak ihracat performansının artacağı beklentisini savunduğunu anlıyorum. Aşağıdaki grafik Türk lirasının rekor düşük seviyelerine gerilediğini gösterse de Türk lirasındaki değişimin doğrudan ihracat hacmini etkilediğini kanıtlamıyor:

Kaynak: TDM

Pandeminin yarattığı arz şoku sebebiyle Türkiye ihracatının olumlu etkilendiği elbette söylenebilir ancak küresel rekabetteki sert yarışın etkisiyle Türkiye’nin pastadan pay kapma şansı sınırlanmış olabilir. Ayrıca, kış aylarıyla birlikte artacak olan enerji ihtiyacı, ithalat hacmini de yukarı çekecektir. Dolayısıyla söz konusu sebeplerin cari işlemler dengesini destekleyemeyeceği ihtimali yüksek.

Dr. Fulya Gürbüz

Cari işlemler açığının ilacı Türk lirasına güvende

Merkez Bankası Ağustos ayı ödemeler dengesi verilerini açıkladı. Türkiye’deki yerleşiklerin yurt dışı yerleşikler ile yaptığı ekonomik faaliyetler sonucunda Ağustos ayında 4,6 milyar dolar cari işlemler açığı kaydedildi. Diğer bir ifadeyle, Ağustos ayında yurt dışı yerleşiklerle yapılan ekonomik faaliyetlerin etkisiyle nette 4,6 milyar dolar gider kaydedildi. Temmuz ayında cari işlemler açığı 1,9 milyar dolar seviyesindeydi. Son veriyle birlikte, Ocak – Ağustos döneminde toplam 26,5 milyar dolar cari işlemler açığı kaydedilmiş oldu.

Kaynak: TCMB, TDM

Ağustos ayında kaydedilen 4,6 milyar dolar net gider oluşumunun sebeplerini “Ödemeler Dengesi” raporunun alt kalemlerindeki gelişmeleri inceleyerek özetleyelim:

. Ağustos ayında ihracat ile ithalat arasındaki farkı ifade eden dış ticaret açığından dolayı Türkiye’den yurt dışına 5,3 milyar dolar ödeme yapıldı. Diğer bir anlatımla, yurt dışına yapılan ihracat miktarından 5,3 milyar dolar daha fazlası tutarında Türkiye’ye ithal girişi oldu.

. Hizmet tarafında ise “Seyahat” gelirlerinde 1,1 milyar dolar net gelir elde edilmesine bağlı olarak Mal ve Hizmet Dengesindeki açık 5,3 milyar dolardan 4,3 milyar dolara gerilemiş oldu.

. Diğer gelir ve gider farklarını da dikkate aldığımızda cari işlemler dengesi Ağustos ayında 4 milyar 631 milyon dolar açık vermiş oldu.

Peki, söz konusu 4,6 milyar dolarlık cari işlemler açığı Ağustos ayında finanse edilebildi mi?

HAYIR. Ödemeler Dengesi raporunda “Finans Hesabı” Ağustos ayında 117 milyon dolar olarak gözükmektedir. Finans hesabının bakiyesi net finansal varlık edinimi eksi net yükümlülük oluşumu olarak gösterilmektedir. Dolayısıyla, eksi (artı) bakiye net girişe (çıkışa) işaret etmektedir. Bu açıklamaya göre, Ağustos ayında nette 117 milyon dolar finans hesabından çıkış yaşandığını anlıyoruz. Detayları sıralayalım:

. Uzun vadeli yatırımları ifade eden “Doğrudan Yatırımlardan” Ağustos ayında nette 374 milyon dolar giriş sağlandı. Alt dağılımını incelediğimizde, yurt içi yerleşikler Ağustos ayında yurt dışına 161 milyon dolarlık doğrudan yatırım yaparken, yurt dışı yerleşikler aynı dönem Türkiye’de 536 milyon dolarlık doğrudan yatırım gerçekleştirdiler. Yurt dışı yerleşiklerin Türkiye’ye yaptığı yatırımlar Türkiye’nin yükümlülüğü, yurt içi yerleşiklerin yurt dışına yaptığı yatırımlar ise Türkiye’nin alacağı sayılıyor.

. Ağustos ayında “Portföy Yatırımlarından” 1 milyar 973 milyon dolar çıkış oldu. Alt detaylarda, yurt içi yerleşikler yurt dışı piyasalardan 717 milyon dolar kısa vadeli portföy edinimi sağlarken yurt dışı yerleşikler Türkiye’deki portföy yatırımlarını 1 milyar 256 milyon dolar azalttı.

. Efektif ve Mevduatlar, Krediler ve Ticari Kredilerden oluşan “Diğer Yatırımlar” kaleminde ise Ağustos ayında 1 milyar 482 milyon dolar net giriş kaydedildi. Efektif ve Mevduatlara Ağustos ayında 784 milyon dolar giriş olurken, Krediler için nette 775 milyon dolar çıkış, Ticari Kredilerde ise ithalat kaynaklı olarak 1 milyar 464 milyon dolar net borçlanma gerçekleştirildi.

Yukarıdaki üç maddedeki veriler alt alta toplandığında Finans Hesabından Ağustos ayında 117 milyon dolar net çıkış olduğunu buluyoruz.

Eksi (-) 4 milyar 631 milyon dolar olan Cari İşlemler Hesabı ve eksi (-) 9 milyon dolar olan Sermaye Hesabı toplamına 117 milyon dolarlık Finans Hesabından çıkış tutarını eklediğimizde Ödemeler Dengesi Raporunda yer alan üç ana kalemin toplamı olan eksi (-) 4 milyar 757 milyon dolar büyüklüğüne ulaşıyoruz.

Yine Ödemeler Dengesi tablosunda yer aldığı üzere, Ağustos ayında “Rezerv Varlıklar” kaleminden 7 milyar 602 milyon dolar net çıkış yaşandı. Rezerv Varlıklardaki söz konusu net çıkıştan (Cari İşlemler Hesabı + Sermaye Hesabı + Finans Hesabı) toplamını veren eksi (-) 4 milyar 757 milyon doları çıkardığımızda Ödemeler Dengesi Tablosunda yer alan “Net Hata Noksan” değerine (-2 milyar 845 milyon dolar) ulaşıyoruz. Merkez Bankası “…verilerin değişik kaynaklardan elde edilmesi, değerleme, ölçme ve kayıt zamanı farklılıkları yaratmakta…” olmasından dolayı Net Hata ve Noksan kaleminin oluştuğunu ifade ediyor.

Dolayısıyla, Cari İşlemler Hesabı, Sermaye Hesabı, net Finans Hesabı değişimi ve Net Hata Noksan kalemlerinin toplamı Rezerv Varlıklardaki net değişime eşit oluyor.

Eylül ve Ekim aylarına ait veriler Ödemeler Dengesine yönelik ne söylüyor?

Ticaret Bakanlığı verilerine göre Eylül ayında dış ticaret açığı 4,88 milyar dolar seviyesine geriledi. Dolayısıyla dış ticaret açığındaki düşüş, cari işlemler açığında önceki aya göre düşüş etkisi yaratacak.

Ekim ayında ise Hazine’nin 2,5 milyar dolarlık tahvil yoluyla dış borçlanma gerçekleştirmesi, cari işlemler dengesinde eş değer miktarda iyileştirici bir etki yapacak.

Ödemeler Dengesi tablosunda hangi riskler göze çarpıyor?

Kovid-19 kaynaklı olarak turizm gelirlerinde toparlanma olasılığının düşük olması, düşük performanslı ihracat hacmi, kış aylarıyla birlikte artacak olan enerji ihtiyacı, jeopolitik riskler ve Türk lirasına olan güvensizlik Rezerv Varlıklara yönelik risklerin artmasında etkili oluyor. Rezerv Varlıklardaki azalmalar ise Türk lirası üzerindeki baskıyı artırarak kısır bir döngü içinde sıkışıp kalınmasına sebep oluyor. Kısacası cari işlemler açığındaki artışın önünü kesebilecek en önemli kriter güven ortamının kalıcı olarak sağlanması.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: Enflasyon, küresel hizmet sektörü PMI verileri, Hazine nakit dengesi, dış ticaret endeksleri

5 Ekim 2020, Pazartesi

Eylül ayı enflasyon verileri açıklanacak. Ağustos ayında tüketici fiyat enflasyonu (TÜFE) ve yurt içi üretici fiyat enflasyonu (Yİ-ÜFE) sırasıyla aylık olarak %0,86 ve %2,35, yıllık olarak ise yine sırasıyla %11,77 ve %,11,53 artış kaydetmişti. Yarı yarıya Dolar ve Euro’dan oluşan döviz sepetindeki önceki aya göre kaydedilen %8,2’lik artışın girdi maliyetlerini yükselttiğini, söz konusu yükselişin nihai ürün fiyatlarına yansıtıldığını Ağustos ayı imalat sektörü PMI verilerinde okumuştuk. Eylül ayı PMI verileri de imalat sektöründe hem girdi maliyetleri hem de nihai ürün fiyatlarındaki artışın hızlandığına işaret etti. Türk lirasının döviz sepetine karşı Eylül ayında %3,3 değer kaybetmesinin bunda etkili olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bloomberg HT Enflasyon Anketine göre TÜFE’de Eylül ayında yıllık %12,1 artış olması, 2020 yılını da %11,7 seviyesinden kapatması bekleniyor.

IHS Markit hizmet sektörü PMI verileri açıklanacak. ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere’ye ait ilk veriler 23 Eylül’de gelmişti; ABD ve İngiltere hizmet sektörlerinde büyümenin Eylül ayında yavaşladığı, Euro Bölgesi’nde ise daralma olduğu sinyalini almıştık.

7 Ekim, 2020, Çarşamba

Eylül ayı Hazine Nakit Dengesi verileri açıklanacak. Ağustos ayında Hazine 30,4 milyar TL nakit fazlası elde etmiş, böylece Ocak-Ağustos dönemi toplamında 109,8 milyar TL nakit açığı kaydedilmişti. Hazine Ekim-Aralık döneminde toplam 98,8 milyar TL iç ve dış borç ödemesi gerçekleştirecek. Hazine, borç ödemelerinin 47 milyar TL’sini borçlanma yoluyla, 51,8 milyar TL’sini borçlanma dışı kaynaklardan sağlayacağını duyurdu.

Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı

8 Ekim 2020, Perşembe

TCMB ve BDDK, 2 Ekim 2020 tarihli haftalık para ve banka verilerini açıklayacak. 25 Eylül haftasında Merkez Bankası brüt döviz rezervleri önceki aya göre 2,1 milyar dolar azalışla 41,1 milyar dolara geriledi. TL cinsi mevduat faiz oranı %10,68’e, TL cinsi ticari kredilerin faiz oranı %14,75’e, tüketici kredilerinin faiz oranı ise %17,84’e yükseldi. Merkez Bankasının ortalama fonlama maliyeti de aynı dönemde %10,88’e yükseldi.

25 Eylül 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

9 Ekim 2020, Cuma

Ağustos ayı dış ticaret endeksleri açıklanacak. Dış ticaret endeksleri Türkiye ile diğer ülkeler arasındaki sınırı geçen mal ticaretini içermekte, endekste uluslararası hizmet ticareti yer almamaktadır. Temmuz ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi önceki aya göre %12,4, ithalat miktar endeksi ise %5,7 artış kaydetmişti. Arındırılmamış verilere göre ihracat birim değer endeksi ise Temmuz ayında bir önceki aya göre %1,0 artarken ithalat birim değer endeksi önceki aya göre %1,2 gerileme kaydetmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: Rezervler, borç, güven ve PMI endeksleri, dış ticaret, ABD işgücü verileri

28 Eylül 2020, Pazartesi

Ağustos ayı Uluslararası Rezerv ve Döviz Likiditesi verileri açıklanacak. Temmuz ayında resmi rezerv varlıkları 90,3 milyar dolar seviyesinde bulunuyordu.

29 Eylül 2020, Salı

Eylül ayı Ekonomik Güven Endeksi açıklanacak. Endeks Ağustos ayında 85,9 değeri ile önceki aya göre 3,7 puan artış kaydetmişti.

30 Eylül 2020, Çarşamba

Eylül ayı SAMEKS Hizmet ve Sanayi Sektörleri Satın Alma Müdürleri Endeksleri açıklanacak. Geçen hafta açıklanan Eylül ayı IHS Markit ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere imalat sektörleri PMI endeksleri sektörde iyileşmenin sürdüğünü gösterdi. Öte yandan endeks, söz konusu ülkelerin hizmet sektörlerinde KOVİD-19 kaynaklı bozulmanın devam ettiğini ve paralelinde işten çıkarmaların arttığını gördük. Eylül ayı Reel Kesim Güven Endeksi ve imalat sektörü kapasite kullanım oranlarındaki iyileşmenin SAMEKS Sanayi Endeksine de olumlu yansıması olası. SAMEKS Sanayi Endeksinde özellikle yeni siparişler ve istihdam alt endekslerindeki gelişmeler önemli. TÜİK tarafından geçen hafta açıklanan sektörel güven endekslerinde ise hizmet sektöründe güven yükselirken perakende ticaret ve inşaat sektörlerinde düştüğünü gördük. Sektörel güven endeksleri ile SAMEKS Hizmet Endeksi verileri arasındaki ilişki kuvvetli olmasa da kayda değer bir iyileşme olasılığı düşük görünüyor.

Ağustos ayı dış ticaret verileri açıklanacak. Temmuz ayında 14,3 milyar dolar ihracat, 17,1 milyar dolar ithalat gerçekleştirilmişti. TİM verileri genel ticaret sistemine göre ihracatın Ağustos ayında Temmuz ayına göre 2,5 milyar dolar azalışa, merkezi yönetim bütçe verileri ise altın hariç ithalatta düşüşe işaret etmişti.

2020 yılı 2. çeyrek dış borç stoku açıklanacak. Mart ayında toplam dış borç stoku 431 milyar dolar seviyesindeydi. Özel sektörün uzun vadeli kredi borcunun 2. çeyrekte önceki çeyrek sonuna göre 4 milyar dolar azalma kaydetmesi, merkezi hükümet dış borç stokunun 4 milyar dolar azalması ve TCMB’nin Mayıs ayında 10 milyar dolar artan kısa vadeli dış borcunu dikkate aldığımızda aynı dönemde toplam dış borç stokunda kabaca 10 milyar dolar artış görme ihtimali var.

1 Ekim 2020, Perşembe

Eylül ayı imalat sektörü IHS Markit PMI verileri açıklanacak. Geçen hafta TCMB tarafından açıklanan mevsimsel etkilerden arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi verileri Eylül ayında imalat sanayi şirketlerinin güven algısında iyileşmenin sürdüğüne işaret etmiş, özellikle ihracat sipariş beklentilerindeki artışta hızlanma kaydedildiğini görmüştük. İmalat sektöründe mevsimsellikten arındırılmış kapasite kullanımının önceki aya göre iyileşmesini sürdürmesi söz konusu gelişmeyi desteklemişti. Bir diğer destek de yine geçen hafta açıklanan ve en büyük dış ticaret ortaklarımız olan Euro Bölgesi, İngiltere ve ABD imalat sektörlerine ait Eylül ayı IHS Markit verileriyle geldi. Almanya başta olmak üzere Euro Bölgesi genelinde imalat sektöründe iyileşme Eylül ayında da sürdü. İngiltere’nin imalat sektöründe de Eylül ayında Asya kaynaklı ihracat siparişlerinin desteğiyle imalat sektöründeki iyileşmenin devam ederken ettiğini gördük. ABD imalat sektöründe ise iyileşme Eylül ayında da sürse de ihracat siparişlerinde yavaşlama kaydedildi. Dolayısıyla öncü dış ticaret pazarlarımızın imalat sektöründeki iyileşme büyük olasılıkla Türkiye imalat sektörüne de olumlu yansıyacak.

TCMB ve BDDK, 25 Eylül 2020 tarihli haftalık para ve banka verilerini açıklayacak. Geçen hafta TCMB’nin politika faiz oranını 2 puan yükseltmesinin ardından 18 Eylül’de %10,39 olan TCMB’nin ortalama fonlama maliyeti 25 Eylül’de %10,88 seviyesine yükseldi. 18 Eylül 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

2 Ekim 2020, Cuma

ABD’de Eylül ayı istihdam verileri açıklanacak. Ağustos ayında istihdam önceki aya göre 463 bin kişi azalışla 1 milyon 371 bin kişi olmuştu.

Dr. Fulya Gürbüz

Bu hafta nakit bütçe, dış ticaret, işsizlik, cari açık ve AMB para politikası kararını takip edeceğiz

7 Eylül 2020, Pazartesi

Ağustos ayı nakit bütçe dengesi açıklanacak. Koronavirüs kaynaklı olarak giderlerin gelirlerden hızlı artması sebebiyle Şubat ayından bu yana aralıksız artan bütçe dengesi en son 30 Temmuz ayında 30,8 milyar TL açık verdi. Böylece 2019 yılı genelinde toplam 130,5 milyar TL açık veren nakit bütçe dengesi 2020 yılının ilk 7 ayında yeni bir rekor kırarak 140 milyar TL’lik bütçe açığı kaydetti. 

9 Eylül 2020, Çarşamba

Temmuz ayı dış ticaret endeksleri açıklanacak. Nisan ayında KOVİD-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle dip yapan ihracat ve ithalat miktar endeksleri Mayıs ayında tedbirlerin gevşetilmesiyle kısmen, Haziran ayında ise daha sert yükseliş kaydetti. Birim değer endekslerinde bozulmanın ise Haziran ayında yavaşlayarak da olsa sürdüğünü gördük. Dış ticaret endeksleri hizmet dış ticaretini kapsamamaktadır.

10 Eylül 2020, Perşembe

Avrupa Merkez Bankası (AMB) para politikası kararını açıklayacak. Toplantıda politika faizinde değişiklik gelmeyecek ancak AMB’nin bölge ve küresel ekonomi değerlendirmelerine, enflasyon ve büyüme beklentilerine ve Banka’nın likidite ihtiyacını sağlamaya yönelik faaliyetlerinde olası yeniliklere odaklanacağız. AMB, 16 Temmuz tarihli olağan para politikası toplantısında enflasyonda yıllık %2 hedefini koruduklarını, %-0,5 (yüzde eksi 0,5) ile %0,25 aralığındaki politika faiz oranlarında ise değişiklik yapmadıklarını, toplam 1,35 trilyon Euro büyüklüğündeki Pandemi Acil Satın Alma Programını en az Haziran 2021’e kadar sürdüreceklerini, 20 milyar Euro değerindeki aylık net varlık alım programına politika faizlerini artırana kadar devam edeceklerini, son olarak da bankaların şirket ve hane halkına kredi vermeyi sürdürebilmeleri için yeniden finansman faaliyetlerine devam edeceklerini duyurmuştu. Makro-ekonomik veri tarafında, 2019 yılında ortalama yıllık %1,3 büyüyen Euro Bölgesi GSYH’si 2020 yılının ilk çeyreğinde yıllık %3,1, ikinci çeyreğinde de yıllık %15,0 daraldı. İkinci çeyrekte önceki çeyreğe göre daralma %12,1 oldu. AMB Başkanı Lagarde, 16 Temmuz tarihli para politikası toplantısı sonrasında yaptığı basın toplantısında üçüncü çeyrekte ekonomik toparlanma beklediklerini, enflasyonun ise önümüzdeki aylarda düşmeye devam edeceğini, 2021 yılı başlarında ise yükselme eğilimine gireceğini beklediklerini duyurmuştu. Temmuz ayında yıllık %0,4 artan tüketici fiyatları endeksinin Ağustos ayında yıllık %0,2 düşmesi Lagarde’ın ilk öngörülerini doğruladı. Lagarde, Mart-Haziran döneminde aldıkları tedbirlerin 2022 yılı sonuna kadar GSYH’ye %1,3, yıllık enflasyona ise %0,8 katkı yapacağını tahmin ettiklerini eklemişti.

Haziran dönemi (Mayıs-Haziran-Temmuz) işgücü verileri açıklanacak. Pandemi kaynaklı olarak işten çıkarma yasağının etkisiyle Mayıs ayında işsizlik oranı %12,89 ile önceki aya göre hemen hemen aynı kalmıştı. tradingeconomics.com işsizlik oranının Haziran döneminde %13,4 seviyesine yükseleceğini tahmin ediyor.

TCMB ve BDDK 4 Eylül 2020 tarihli haftalık para ve banka verilerini açıklayacak. 28 Ağustos tarihli verilere göre TL cinsi mevduat faiz oranı ile TL cinsinden tüketici kredi faiz oranı ortalama değerler olarak son dört haftadır yükselişini sürdürdü. Öte yandan kamu bankalarının yabancı para (YP) net genel pozisyon açığının önceki haftaya göre 3,1 milyar dolar azalarak 4,8 milyar dolara gerilemesi toplam bankacılık sektörünün YP net genel pozisyon açığının 0,4 milyar dolar seviyesine gerilemesinde etkili oldu. TCMB’nin brüt döviz rezervleri ise önceki haftaya göre 3,8 milyar dolar düşüş kaydederek 41,6 milyar dolar seviyesine geriledi. 28 Ağustos 2020 para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

11 Eylül 2020, Cuma

Temmuz ayı ödemeler dengesi verileri açıklanacak. Haziran ayında cari işlemler hesabı 2,9 milyar dolar açık vermişti. Temmuz ayında dış ticaret açığındaki hafif gerileme, cari işlemler açığında da paralel bir etki yaratacak.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: GSYH büyümesi, dış ticaret, PMI, enflasyon, ABD işsizlik oranı

31 Ağustos 2020, Pazartesi

2020 yılı ikinci çeyrek GSYH büyüme verileri açıklanacak. Birinci çeyrekte ekonomi bir önceki yılın aynı dönemine göre %4,5 artış kaydetmişti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi ise bir önceki çeyreğe göre %0,6 artmıştı. BETAM ikinci çeyrekte yıllık olarak %7 daralma, önceki çeyreğe göre %4,8 daralma bekliyor. Bilgi Üniversitesi Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezinin beklentileri yıllık bazda 6,6 daralma ve çeyreklik bazda %10,3 daralma iken trandingeconomics.com tahminleri sırasıyla %12,4 daralma ve %8,2 daralma.

SAMEKS Ağustos ayı hizmet ve sanayi sektörleri PMI verileri açıklanacak. Temmuz ayında Hizmet PMI 58,6, Sanayi PMI 59,9 seviyelerine yükselmiş, böylece Bileşik PMI 58,9 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50’nin üzerindeki değerler önceki aya göre iyileşmeyi, 50’nin altındaki değerler kötüleşmeyi gösteriyor. Geçen hafta TCMB tarafından açıklanan Ağustos ayı Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) önceki aya göre sektörde iyileşmenin sürdüğünü göstermişti. Hizmet tarafında ise geçen hafta TÜİK’in açıkladığı Ağustos ayına ilişkin Hizmet Sektörü Güven Endeksi ve Perakende Ticaret Güven Endeksi verileri sektörlerdeki bozulmanın zayıflamaya devam ettiğini göstermişti. Söz konusu veriler SAMEKS endekslerinin de Ağustos ayında iyileşme sinyallerinin süreceğine işaret ediyor. SAMEKS verilerinde özellikle istihdam ve yeni siparişlerdeki eğilimi izleyeceğiz.

TÜİK Temmuz ayı dış ticaret istatistiklerini açıklayacak. Nisan ayında KOVİD-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle ihracat ve ithalat verileri 2008 küresel finansal krizden bu yana en sert düşüşünü kaydetmesinin ardından açılmaların başlamasıyla Mayıs ve Haziran aylarında kademeli olarak yükseliş kaydetmeye başladı. TİM ve Ticaret Bakanlığı verileri Temmuz ayında ihracat ve ithalat verilerinin Temmuz 2019 verilerinin gerisinde kalsa da iyileşmenin Temmuz ayında da sürdüğünü göstermişti. Ticaret Bakanlığı verilerine göre dış ticaret açığı Temmuz ayında 2,7 milyar dolar olacak. TİM ise hafta içerisinde Ağustos ayı ihracat verilerini açıklayacak.

1 Eylül 2020, Salı

IHS Markit, Türkiye dahil küresel imalat sektörü Ağustos ayı PMI verilerini açıklayacak. Temmuz ayında İSO Türkiye İmalat Sektörü PMI endeksi 56,9 değeri ile önceki aya göre sektörde büyümenin sürdüğüne işaret etmişti. Ağustos ayı RKGE ve öncü Almanya İmalat Sektörü PMI verileri İSO Türkiye İmalat Sektörü PMI endeksindeki önceki aya göre iyileşmenin süreceği ipuçlarını vermişti. İSO Türkiye Sektörel PMI Anketi ise Temmuz ayında Tekstil, Gıda ile Giyim ve Deri ürünleri haricinde diğer sektörlerin önceki aya göre büyüme kaydettiği görülmüştü. Söz konusu anketin Ağustos ayı detaylarında sektörlerdeki gelişmeleri okuyacağız.

2 Eylül 2020, Çarşamba

Finansal kesim dışındaki firmaların Haziran ayı net döviz pozisyonu açıklanacak. Mayıs ayında sektörün döviz pozisyon açığı 2 milyar dolar azalışla 165 milyar dolar seviyesine gerilemişti.

3 Eylül 2020, Perşembe

TÜİK Ağustos ayı enflasyon verilerini açıklayacak. Temmuz ayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) önceki aya göre %0,58, önceki yılın aynı ayına göre %11,76 artış kaydetmişti. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ise aylık %1,02 ve yıllık %8,33 artışlara işaret etmişti. Yarı yarıya Euro ve Dolar kurundan oluşan döviz kuru sepetinin Ağustos ayında önceki aya göre %8,1’lik artış kaydetmesi hem üretici hem de tüketici fiyatlarında artış etkisi yaratacak. Bloomberg HT anketi de bu beklentiyle örtüşüyor; TÜFE’nin Ağustos ayında aylık %1, yıllık ise %11,9 artış kaydetmesi bekleniyor.

IHS Markit, Ağustos ayı küresel hizmet sektörü PMI verilerini açıklayacak. Temmuz ayında endeks 50,5 değeri ile büyüme bölgesine geçmişti. Ağustos ayı öncü verilerine göre ABD’de hizmet sektörü önceki aya göre büyümeye devam ederken benzer seyri İngiltere verisinde de gördük. Ancak Euro Bölgesi öncü verileri Ağustos ayında hizmet sektöründeki büyümenin yavaşladığını ortaya koydu.

TCMB ve BDDK 28 Ağustos 2020 tarihli haftalık para ve banka verilerini açıklayacak. Toplam döviz tevdiat hesapları 21 Ağustos’ta önceki aya göre 1,14 milyar dolar azalışla 213,5 milyar dolara gerilerken, gerçek kişilerin yurtiçi döviz tevdiat hesapları önceki aya göre 725 milyon dolar azalışla 104,8 milyar dolar oldu. Hem mevduat hem de kredi faiz oranları 21 Ağustos ile biten haftada artışını sürdürdü. Bu yükselişte TCMB’nin politika faizini %8,25 olarak sabit bırakmasına rağmen kurda yaşanan yükselişe ve artan enflasyonist baskılara bağlı olarak TCMB’nin piyasadan TL ve yabancı para çekebilmek amacıyla zorunlu karşılık oranlarını artırması ve repo ihale vadelerini 1 aya uzatması etkili oldu. Öte yandan, bankacılık sistemi yabancı para (YP) net genel pozisyon açığı 21 Ağustos’ta önceki haftaya göre 586 milyon dolar azalışla 3,7 milyar dolar seviyesine, kamu bankalarının YP net genel pozisyon açığı da 8,0 milyar dolar seviyesine geriledi. TCMB uluslararası rezervleri ise aynı dönemde 517 milyon dolar artışla 88,7 milyar dolar seviyesine yükseldi; altın rezervleri 461 milyon dolar artışla 43,3 milyar dolar, brüt döviz rezervleri 56 milyon dolar artışla 45,4 milyar dolar oldu. 21 Ağustos 2020 para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

4 Eylül 2020, Cuma

ABD’de Ağustos ayı işgücü verileri açıklanacak. Nisan ayında KOVİD-19 sebebiyle %14,7 seviyesine kadar yükselen işsizlik oranı Mayıs ayı ile birlikte kapatmaların gevşemeye başlamasıyla kademeli olarak düşerek Temmuz ayında %10,2 seviyesine kadar geriledi. Fed Başkanı Jerome Powell, 27 Ağustos Perşembe günü Jackson Hole konuşmasında %2 olan hedef enflasyonun “ortalama %2” olarak değiştirildiğini, %4 olan işsizlik oranı hedefi yerine “maksimum istihdam seviyesini” hedeflediklerini belirtti. Fed, 10 Haziran 2020 tarihli “What are the Federal Reserve’s objectives in conducting monetary policy?” notunda “maksimum istihdam” için “çalışmak isteyen tüm Amerikalıların kazançlı bir şekilde istihdam edilmesi” tanımını yapıyor. Notta maksimum istihdam seviyesinin genelde “iş piyasası ve dinamiklerini etkileyen parasal olmayan faktörlerin” belirlediği, bu faktörlerin zamanla değişkenlik göstermesinden dolayı doğrudan ölçülemediği vurgulanırken bu sebeplerle “Para Politikası Kurulunun maksimum istihdam için sabit bir oran belirlemeyeceği” ifade edilmişti. Dolayısıyla bundan sonra Fed’in para politikasını öngörmede işsizlik oranının nereye çıktığı veya indiğinden daha çok buna sebep olan iş piyasasına yönelik Fed’in yapacağı değerlendirmeleri dikkate alacağız.

Dr. Fulya Gürbüz

Dış ticaret endeksleri, sanayi ve perakende satışlarda iyileşme işareti verdi

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; ihracat miktar endeksi Haziran 2020’de önceki aya göre %18,8 artışla 147,0, ithalat miktar endeksi de %7,6 artışla 121,9 seviyelerine yükseldi.

Kaynak: TÜİK

TÜİK’in yayınladığı dış ticaret endeksleri sadece mal ticaretini kapsamakta, hizmet ticaretini hariç tutmaktadır. Endekslerin baz yılı 2010 yılıdır ve başlangıç değeri 100’dür. Dolayısıyla, ihracat ve ithalat miktar endekslerinin Haziran ayında 100 değerinin üzerinde olması ihracat ve ithalat miktarlarının 2010 yılı değerlerinin üzerinde olduğunu gösteriyor. Ancak bu değerler ortalama değerler. Tüm mal grubunda aynı tablo var mı inceleyelim.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış tüketim, hammadde ve yatırım ihracatı endeksleri Haziran ayında sırasıyla 147,1, 146,6 ve 153,0 değerlerini aldı. Endeksler 2010 yılı başlangıcından bugüne 100 seviyesinin üzerinde seyrediyor. Bunun anlamı, ihracat malları miktar endeksi baz yılı olan 2010 seviyesinin altına gerilememiştir.

İthalat tarafında ise tüketim, yatırım ve hammadde ithalat miktar endeksleri Haziran ayında 78,5, 88,0 ve 134,7 seviyelerinde bulunuyor. İhracat malları üretiminin ana girdisi olan hammadde malları ithalatı Temmuz 2010’dan bu yana 2010 seviyesinin üzerinde seyrediyor. Öte yandan tüketim malları ithalatı Ağustos 2018’den bu yana, yatırım malları ithalatı da Nisan 2020’den bu yana aralıksız 100 seviyesinin altında seyrediyor. Bunun da anlamı tüketim ve yatırım malları ithalatı miktar olarak 2010 yılının gerisinde seyrediyor.

İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünüp çıkan sonucun 100 ile çarpılmasıyla elde edilen dış ticaret haddi ise Haziran ayında 109,95 seviyesinde bulunuyor. Aralık 2018’den bu yana endeks 100 seviyesinin üzerinde bulunuyor. Dış ticaret haddinin 100 seviyesinin üzerinde olması birim başına ihracat fiyatının birim başına ithalat fiyatından fazla olması demektir.

Kaynak: TÜİK

Yarın Haziran ayı sanayi üretimi ve perakende satış endeksleri açıklanacak. Dış ticaret endekslerindeki artışa benzer olarak reel kesim güveni ve SAMEKS sanayi endeksleri de Haziran ayında önceki aya göre artış kaydetmişti. Bu öncü veriler, sanayi üretimi endeksinin de Haziran ayında önceki aya göre yükseleceğine işaret ediyor. Sanayi üretimiyle yakın eğilim gösteren perakende satış endeksinde de Haziran ayında önceki aya göre iyileşme ihtimali var.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi veri gündemi: Nakit dengesi, işgücü, dış ticaret endeksleri, cari işlemler açığı, sanayi üretimi, ciro endeksleri, perakende ticaret ve beklenti anketi

10 Ağustos 2020, Pazartesi

Temmuz ayı nakit bütçe verileri açıklanacak. Haziran ayında nakit bütçe 26,8 milyar TL açık vermişti. Nakit dengesi 2019 yılında 130,5 milyar TL, 2018 yılında 70,4 milyar TL, 2017 yılında 60,5 milyar TL açık vermişti. 2020 yılının Ocak ayında 22,8 milyar TL fazla veren nakit bütçe Şubat-Haziran döneminde ise toplam nakit açığı 132 milyar TL oldu, yani 2019 yılı toplam açık miktarından daha fazla. Nedeni elbette KOVİD-19 kaynaklı olarak vergi ertelemeleri, üretim ve tüketimdeki düşüş ile turizm sektöründeki kayıpların vergi gelirlerini 2019 yılının aşağısına çekmesi, ek olarak da giderlerin 2019 yılı ortalamasının üzerine çıkması. Basitçe anlatırsak giderlerin hızlanması, gelirlerin de azalması nakit bütçe açığının artmasına sebep oldu. Nakit bütçe verilerinde nakit dengesi dışında nakit dengesinin finansmanının nasıl sağlandığını da görebiliyoruz. Nakit Bütçe Finansman Kalemlerini dış ve iç borçlanma, özelleştirme gelirleri, TMSF’den aktarımlar, borç geri dönüşleri ve Merkez Bankası mevduat hesabındaki değişimler oluşturuyor. Özelleştirme gelirlerinin yokluğunda, takip edilmesi gereken önemli kalemler Hazine’nin net borçlanması ve TCMB mevduat hesabındaki değişim. Hazine, 2020 yılı Mart-Haziran döneminde dış borçta net ödeyici konumundayken iç borçlanmayı hızlandırdı. Öte yandan Hazine, 2020 yılında Merkez Bankasında tuttuğu TL mevduatından Haziran ayında 26,3 milyar TL, Mart ayında ise 19,4 milyar TL kullanım yaptı.   

Nisan-Mayıs-Haziran dönemini kapsayan 2020 yılı Mayıs dönemi işgücü verileri açıklanacak. Nisan döneminde işsizlik oranı önceki ayda kaydedilen %13,19 seviyesinden %12,84 seviyesine geriledi. İşsizlik oranındaki gerilemenin sebebi, işgücü ve istihdamdaki azalış oldu. Bunda da iş aramaktan ümidini kesenlerin sayısındaki artışın etkisi olduğu kaydedilmişti. Eylül 2019-Nisan 2020 döneminde istihdam aralıksız geriliyor. Nisan-Mayıs döneminde mal ihracatındaki düşüşe rağmen sanayi istihdamındaki bozulma hizmet ve inşaat sektörlerine göre daha az oldu. Haziran-Temmuz döneminde mal ihracatının iyileşmesi sanayi sektörü istihdamında aşağı yönü sınırlarken özellikle turizm sektörünün daralmasını dikkate aldığımızda hizmet sektörü istihdamında iyileşme işareti almıyoruz. Dolayısıyla işsizlik oranında Şubat-Nisan dönemindeki düşüş, ekonominin iyileşmesinden değil iş arayanların umutlarındaki azalmadan kaynaklanıyor.

13 Ağustos 2020, Perşembe

Haziran ayı dış ticaret endeksleri açıklanacak. Dış ticaret endeksleri, dış ticaret istatistiklerinden farklı olarak sadece mal ihracat ve ithalat verilerini baz almaktadır. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat ve ithalat endeksleri Mayıs ayında önceki aya göre sırasıyla %20,7 ve %9,2 artış kaydetti. İhracat ve ithalat birim değer endeksleri ise önceki aya göre sırasıyla %3,5 ve %13,1 azaldı.

14 Ağustos 2020, Cuma

Haziran ayı ödemeler dengesi verileri açıklanacak. Mayıs ayında cari işlemler açığı Nisan ayındaki 5,1 milyar dolardan 3,8 milyar dolara gerilemişti. Haziran ayında dış ticaret açığı aylık 0,6 milyar dolar azalışla 2,85 milyar dolara geriledi. Net altın ithalatı ise Mayıs ayına göre 1 milyar dolar arttı. Söz konusu gelişmeler, cari işlemler açığını Haziran ayında Mayıs ayına göre 0,4 milyar dolar artırıcı yönde etkisi olacağına işaret ediyor.

Haziran ayı sanayi üretimi verileri açıklanacak. KOVİD-19 kaynaklı kapatmaların gevşetilmeye başlandığı Mayıs ayında takvim ve mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretimi önceki aya göre %17,4 artış kaydetmişti. Haziran ayında takvim ve mevsimsellikten arındırılmış ihracat ve ithalat verileri önceki aya göre sırasıyla %15 ve %9 artış kaydetti. İhracattaki artış otomotiv sektörü öncülüğünde gerçekleşti. Söz konusu gelişmeler, sanayi üretiminde önceki aya göre artışın Haziran ayında da süreceğine işaret ediyor.

Haziran ayı sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri ciro endeksleri açıklanacak. Nisan ayında KOVİD-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle endeksler önceki aya göre ortalama %24,7 düşüş kaydetmişti. Kapatmaların gevşemesiyle birlikte Mayıs ayında toplam ciro endeksleri aylık bazda %12,5 artış kaydetti.

Haziran ayı perakende ticaret verileri açıklanacak. Mayıs ayında takvim ve mevsimsellikten arındırılmış perakende ticaret endeksi önceki aya göre %3,7 artış kaydetmişti.

Ağustos ayı TCMB Beklenti Anketi sonuçları açıklanacak. Temmuz ayında yıl sonu yıllık TÜFE tahmini %10,22’ye, yıl sonu yıllık toplam cari açık beklentisi 14,6 milyar dolara yükselmiş; yıl sonu yıllık GSYH daralma beklentisi önceki ayki %1,33’ten %1,32’ye gerilemişti.

7 Ağustos 2020 tarihli haftalık TCMB ve BDDK, para ve banka verileri açıklanacak. Temmuz ayında yurtiçi döviz tevdiat hesapları Haziran ayı sonuna göre 7,4 milyar dolar artarken bunun 6 milyar doları bireysel hesap sahiplerine ait. Kamu bankalarının yabancı para (YP) net genel pozisyonu açığı Haziran sonuna göre 4,3 milyar dolar artışla 11,0 milyar dolara yükseldi. TCMB’nin döviz rezervleri ise Temmuz ayında Haziran ayı sonuna göre 4,7 milyar dolar azalışla 46,7 milyar dolara geriledi. 30 Temmuz 2020 verileri aşağıdaki gibidir:

Dr. Fulya Gürbüz