Merkez Bankasına göre zayıf TL ihracatı destekleyecek

Merkez Bankası, 22 Ekim 2020 tarihli toplantısında 1-hafta vadeli borç verme faizi olan politika faizini %10,25 ile sabit tuttu. Toplantı öncesinde, kurdaki tansiyonu azaltmak adına politika faizinin %11,25-11,75 aralığına yükseltilmesi gerektiğini savunmuştum. Toplantıdan, politika faizini artırmak yerine Geç Likidite Penceresi 1 gecelik borç verme faiz oranının %13,25’ten %14,75’e yükseltildiği kararı çıktı. Hatırlatmak gerekirse, bankalar 1 gecelik, 1 haftalık ve Geç Likidite Penceresinden 1 gecelik vadelerde Merkez Bankasından borç alabilmektedirler. Merkez Bankası söz konusu fonlamaların miktar ve vadelerine göre hesapladığı “ortalama fonlama maliyetini” günlük olarak yayınlamaktadır. 21 Ekim itibariyle ortalama fonlama maliyeti %12,52 seviyesindeydi.

Merkez Bankası %10,25 seviyesindeki politika faizini neden değiştirmedi?

Merkez Bankası faiz politikasını belirlerken Tüketici Fiyat Enflasyonunu (TÜFE) dikkate alıyor. Eylül ayında TÜFE önceki yılın aynı ayına göre %11,75 seviyesine gerilemişti. Geçen hafta açıklanan TCMB Ekim ayı Beklenti Anketi sonuçlarına göre de yıl sonu TÜFE beklentisi %11,76 seviyesinde. %10,25 seviyesindeki politika faizinin üzerine ortalama %2-3’lük reel getiriyi eklersek %12,5-13,6’lık bir seviyeye ulaşıyoruz. Toplantı öncesinde 2-yıl vadeli devlet tahvilinin faizi %13,8, 1 yıl vadeli TL mevduatın faiz oranı ise %12,8 seviyesinde bulunuyordu.

Yukarıdaki paragrafta Merkez Bankasının politika faizini neden sabit tutmuş olabileceğine dair basın bülteninden anlayabildiğim kadarıyla bir sebep bulmaya çalıştım. Merkez Bankası fiyat istikrarını sağlamak adına TÜFE’yi dikkate alsa da üretim maliyetleri de nihai ürün fiyatlarını etkilemektedir. Yurt İçi Üreticileri Fiyat Enflasyonu (Yİ-ÜFE) Eylül ayında önceki aya göre %2,65, önceki yılın aynı ayına göre %14,33 artış kaydetti. TÜFE’deki artış önceki aya göre %0,97 olmuştu. Üretici fiyatları yılbaşından Eylül ayı sonuna kadar ortalama %13,44 artış kaydederken, TÜFE’deki artış %8,33 oldu. Bunu şu şekilde açıklayabiliriz: Üreticiler, satış hacimleri olumsuz etkilenmesin diye maliyetlerini tüketiciye tam olarak yansıtamamaktalar. Dolayısıyla da iş hacmi yaratılsa bile karlılık açısından parlak bir tablo ortaya çıkmamaktadır. İşletmelerin maliyetlerini azaltmak adına ticari kredi faiz oranlarının 16 Ekim itibariyle %13,87 seviyesine gerilemesi önemli bir adım olsa da bankacılık sektörü kredi hacminin %78’ini oluşturan ticari kredilerin ödeme kabiliyetindeki olası bozulmalar finansal sistem dolayısıyla da Türk lirası üzerinde önemli bir baskı oluşturabilir. Bu da Türk lirasının yabancı para birimlerine karşı sert değer kayıplarını beraberinde getirebilir. Özellikle Türk lirasında süregelen değer kaybının enflasyonda yapışkanlık etkisi yaratması, Türk lirasına güven sağlanmadıkça enflasyonda düşüş eğilimini de engellemektedir.

Merkez Bankası neden Geç Likidite Penceresi borç verme faiz oranını %14,75’e yükseltti?   

Enflasyondaki yükseliş eğilimini Merkez Bankası güçlü kredi ivmesi desteğiyle ekonomide sağlanan hızlı toparlanmaya ve finansal piyasalarda yaşanan gelişmelere bağlıyor. Toplantı sonrasında yayınlanan basın bülteninde Merkez Bankası, enflasyonda düşüşü sağlamak adına temkinli duruşunu koruyacağını vurguladı. Bu sebeple Merkez Bankası, Geç Likidite Penceresi 1 gecelik borç verme faiz oranını %13,25’ten %14,75’e yükselterek ortalama fonlama maliyetinin %13,5 seviyesinin üzerine çıkmasını sağlayabilecek.

Merkez Bankası para politikası kararında hangi gerekçeleri öne sürdü?

Merkez Bankasının yayınladığı basın bülteninde politika kararına yönelik olarak sunduğu gerekçeleri kendi yorumumla iletmeye çalışayım:

“İktisadi faaliyetteki toparlanma devam etse” de pandemide ikinci dalga riski göz ardı edilmemeli

Aşağıdaki grafikte görüleceği gibi, sanayi üretimi Kovid-19 kaynaklı kapatmaların devreye alındığı Nisan ayında dip seviyelere gerilemiş, ardından tedbirlerin gevşetilmesiyle Mayıs ayından itibaren aralıksız artış kaydetmiştir. Bunda özellikle ihracat performansındaki yukarı yönlü eğilim önemli bir rol oynamıştır. Küresel olarak, Ağustos ayında ise pandemide ikinci dalga etkisini göstermeye başlamış ve Türkiye dahil sanayi üretimi artışında yavaşlama kaydedilmiştir. İkinci dalganın yaygınlaşma ihtimali iktisadi faaliyetin zayıflamasına sebep olabilir.

Kaynak: TDM

“Son dönemde atılan politika adımlarıyla birlikte ticari ve bireysel kredilerdeki normalleşme eğilimi belirginleşmiştir”

Eylül ayında politika faizinin yükseltilmesi ve sıkı para politikasının da desteğiyle Merkez Bankası, ticari ve bireysel kredilerdeki normalleşme eğiliminin belirginleştiğini ifade ediyor.

Merkez Bankası 25 Eylül tarihli toplantısında politika faizini %8,25’ten %10,25’e yükseltmişti. Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi, politika faizindeki artış tüketici kredi faiz oranlarının artmasında etkili olurken ticari kredi faizlerinde düşüş gözlendi.

Kaynak: TDM

Yine aşağıdaki grafikte görüleceği gibi, tüketici kredi faizlerindeki artış ve ticari kredi faizlerindeki düşüşün etkisiyle 25 Eylül’den 16 Ekim tarihine kadar kredi hacmi artışında yavaşlama eğilimi var.

Kaynak: TDM

16 Ekim 2020 tarihli BDDK verilerine göre, toplam bankacılık sektörü kredi hacminin %22’sini Bireysel Krediler ve Kredi Kartları, %78’ini Ticari Krediler oluşturmaktadır. Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi, 25 Eylül’de faiz artırımının ardından tüketici faiz oranlarındaki artış tüketici kredilerinde yavaşlama getirirken, ticari kredilerde artış eğilimi var.

Kaynak: TDM

Söz konusu gelişmelere bağlı olarak; bankacılık sektörünün, işletmelere daha düşük faizle finansman sağlaması amacıyla ticari kredilere öncelik vermesini, öte taraftan da enflasyonist baskıyı azaltmak adına tüketici kredileri faiz oranlarındaki artışa istinaden tüketici kredi hacminde kaydedilen yavaşlamayı Merkez Bankasının “normalleşme eğilimi” olarak ifade ettiğini anlıyorum.

“İthalatta öngörülen dengelenmenin başladığı” görülse de sebebi bozulan talep

Merkez Bankası ithalattaki güç kaybını “Salgın tedbirleri kapsamında uygulanan destekleyici politikaların kademeli olarak geri alınmasıyla ithalatta öngörülen dengelenmenin başladığı görülmektedir” olarak ifade ediyor. Aşağıdaki grafik ise, altın ithalatı hariç tutulduğunda ithalat hacminde pandemi öncesine göre yavaşlama eğilimini açıkça gösteriyor. Elbette ithal ürünlere getirilen ek vergilerin söz konusu gelişmede etkisi olabilir ancak hem iç talepteki hem de sermaye yatırımlarındaki güç kaybının etkisinin ithalat performansı üzerinde daha etkili olduğunu düşünüyorum.

Kaynak: TDM

“Mal ihracatındaki güçlü toparlanma, emtia fiyatlarının görece düşük seviyeleri ve reel kur düzeyi önümüzdeki dönemde cari işlemler dengesini destekleyecektir” denilse de riskler göz ardı edilmemeli

Ağustos ayında, küresel talepteki bozulmaya bağlı olarak mal ihracatında güç kaybı yaşandığını gördük. Söz konusu güç kaybı düşen iç talebin etkisiyle mal ithalatında azalmaya dolayısıyla da cari işlemler açığında azalmaya katkı sağlayacaktır. Ancak altın ithalatındaki belirsizlik söz konusu beklentiyi riske atıyor. Öte yandan, Merkez Bankasının politika faizini sabit tutmasının ardından Dolar/TL kuru tekrar 7,90 seviyelerinin üzerine çıktı. Merkez Bankasının “reel kur düzeyinin cari işlemler dengesini destekleyeceğini” ifade etmesi, Merkez Bankasının zayıf Türk lirasını desteklediğini, dolayısıyla da Türkiye’nin ihracat mallarının fiyat avantajı sunarak ihracat performansının artacağı beklentisini savunduğunu anlıyorum. Aşağıdaki grafik Türk lirasının rekor düşük seviyelerine gerilediğini gösterse de Türk lirasındaki değişimin doğrudan ihracat hacmini etkilediğini kanıtlamıyor:

Kaynak: TDM

Pandeminin yarattığı arz şoku sebebiyle Türkiye ihracatının olumlu etkilendiği elbette söylenebilir ancak küresel rekabetteki sert yarışın etkisiyle Türkiye’nin pastadan pay kapma şansı sınırlanmış olabilir. Ayrıca, kış aylarıyla birlikte artacak olan enerji ihtiyacı, ithalat hacmini de yukarı çekecektir. Dolayısıyla söz konusu sebeplerin cari işlemler dengesini destekleyemeyeceği ihtimali yüksek.

Dr. Fulya Gürbüz

Dış ticaret endeksleri, sanayi ve perakende satışlarda iyileşme işareti verdi

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; ihracat miktar endeksi Haziran 2020’de önceki aya göre %18,8 artışla 147,0, ithalat miktar endeksi de %7,6 artışla 121,9 seviyelerine yükseldi.

Kaynak: TÜİK

TÜİK’in yayınladığı dış ticaret endeksleri sadece mal ticaretini kapsamakta, hizmet ticaretini hariç tutmaktadır. Endekslerin baz yılı 2010 yılıdır ve başlangıç değeri 100’dür. Dolayısıyla, ihracat ve ithalat miktar endekslerinin Haziran ayında 100 değerinin üzerinde olması ihracat ve ithalat miktarlarının 2010 yılı değerlerinin üzerinde olduğunu gösteriyor. Ancak bu değerler ortalama değerler. Tüm mal grubunda aynı tablo var mı inceleyelim.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış tüketim, hammadde ve yatırım ihracatı endeksleri Haziran ayında sırasıyla 147,1, 146,6 ve 153,0 değerlerini aldı. Endeksler 2010 yılı başlangıcından bugüne 100 seviyesinin üzerinde seyrediyor. Bunun anlamı, ihracat malları miktar endeksi baz yılı olan 2010 seviyesinin altına gerilememiştir.

İthalat tarafında ise tüketim, yatırım ve hammadde ithalat miktar endeksleri Haziran ayında 78,5, 88,0 ve 134,7 seviyelerinde bulunuyor. İhracat malları üretiminin ana girdisi olan hammadde malları ithalatı Temmuz 2010’dan bu yana 2010 seviyesinin üzerinde seyrediyor. Öte yandan tüketim malları ithalatı Ağustos 2018’den bu yana, yatırım malları ithalatı da Nisan 2020’den bu yana aralıksız 100 seviyesinin altında seyrediyor. Bunun da anlamı tüketim ve yatırım malları ithalatı miktar olarak 2010 yılının gerisinde seyrediyor.

İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünüp çıkan sonucun 100 ile çarpılmasıyla elde edilen dış ticaret haddi ise Haziran ayında 109,95 seviyesinde bulunuyor. Aralık 2018’den bu yana endeks 100 seviyesinin üzerinde bulunuyor. Dış ticaret haddinin 100 seviyesinin üzerinde olması birim başına ihracat fiyatının birim başına ithalat fiyatından fazla olması demektir.

Kaynak: TÜİK

Yarın Haziran ayı sanayi üretimi ve perakende satış endeksleri açıklanacak. Dış ticaret endekslerindeki artışa benzer olarak reel kesim güveni ve SAMEKS sanayi endeksleri de Haziran ayında önceki aya göre artış kaydetmişti. Bu öncü veriler, sanayi üretimi endeksinin de Haziran ayında önceki aya göre yükseleceğine işaret ediyor. Sanayi üretimiyle yakın eğilim gösteren perakende satış endeksinde de Haziran ayında önceki aya göre iyileşme ihtimali var.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi veri gündemi: Ödemeler dengesi, sanayi üretimi, perakende satışlar, TCMB beklenti anketi, konut satışları, bütçe ve merkez bankaları toplantıları

13 Temmuz 2020, Pazartesi

Mayıs ayı ödemeler dengesi verileri açıklanacak. Nisan ayında 5 milyar 62 milyon dolar cari işlemler açığı verildi. Açığın 3,8 milyar doları dış ticaret açığından, 1,0 milyar doları doğrudan ve portföy yatırımları ile faiz gelir/giderlerini içeren Yatırım Gelirlerindeki azalmadan geldi. Kapatmaların gevşetildiği Mayıs ayında dış ticaret açığı 3,4 milyar dolar oldu. Diğer yandan Mayıs ayında da ülkeye gelen turist sayısı Nisan ayındaki gibi dip seviyesini koruduğu için turizm gelirleri tarafından cari işlemler dengesine pozitif bir katkı gelmeyecek. Portföy yatırımlarında ise bozulmanın kısmen azaldığını görebiliriz. Ek olarak, haberlerden derlediğim verilere göre, Mayıs ayında bankacılık sektörünün sağladığı sendikasyon kredileri borç geri ödeme kabiliyetinin sürdüğünü gösteriyor. Bir sürpriz olmazsa, Mayıs ayında cari işlemler dengesinde Nisan ayına göre sert bir değişiklik görmeyeceğiz.

Mayıs ayı sanayi üretimi verileri açıklanacak. Nisan ayında takvim ve mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretimi önceki aya göre %30 daralma kaydetmişti. Reel Kesim Güven Endeksi, SAMEKS Sanayi Üretim Endeksi, İSO İmalat Sektörü PMI ve İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı verileri Mayıs ve Haziran aylarında arka arkaya yükseliş kaydetti. Dış ticaret verilerindeki iyileşmenin de etkisiyle Mayıs ayında önceki aya göre iyileşme göreceğiz.

Mayıs ayı perakende satış verileri açıklanacak. Nisan ayında takvim ve mevsimsellikten arındırılmış perakende satış endeksi önceki aya göre %21 azalışla 86,1 seviyesi ile 2012 yılı seviyelerine gerilemişti. Mayıs ayında özellikle konut ve otomotiv satışlarındaki artışla birlikte tüketici (bireysel ve ticari) kredilerindeki artış dikkate alındığında perakende satışlarda Nisan ayına göre iyileşme göreceğiz. tradingeconomics.com beklentisi %18,5 artış yönünde.

Merkez Bankası Temmuz ayı Beklenti Anketi verileri sonuçları açıklanacak. Haziran ayı anketine göre yılsonu ortalama TÜFE beklentisi %9,54’e, 12-aylık cari açık beklentisi 11,6 milyar dolara, 2020 yılı geneli GSYH daralma beklentisi %1,33 seviyelerine yükselmişti.

Mayıs ayı sanayi ciro endeksi verileri açıklanacak. Nisan ayında takvim ve mevsimsellikten arındırılmış sanayi ciro endeksi kapatmanın etkisiyle önceki aya göre %27 daralma kaydetmişti.

14 Temmuz 2020, Salı

Haziran ayı konut satış verileri açıklanacak. Mart 2020’de 108 bin 670, Nisan ayında 42 bin 783, Mayıs ayında 50 bin 936 konut satışı gerçeklemişti. Konut kredilerinde Mayıs ayında kaydedilen artışı dikkate aldığımızda konut satışlarındaki yükselişin Haziran ayında da süreceğini gösteriyor.

Haziran ayı Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi verileri açıklanacak. Mayıs ayında endeks önceki aya göre binde 8,5, bir önceki ayılın aynı ayına göre %10,6 artış kaydetmişti.

15 Temmuz 2020, Çarşamba

Japonya Merkez Bankası (BOJ) para politikasını görüşmek üzere toplanacak. Toplantıda mevcut politikanın korunması beklenirken BOJ’nin ekonomik öngörüleri takip edilecek.

16 Temmuz 2020, Perşembe

Avrupa Merkez Bankası (ECB) para politikasını görüşmek üzere toplanacak. Toplantıdan herhangi bir politika değişikliği beklenmiyor.

Haziran ayı merkezi yönetim bütçe verileri açıklanacak. Genelde merkezi yönetim bütçe dengesine yakın sonuç veren nakit bazlı bütçe dengesi Haziran ayında 26,8 milyar TL açık vermişti.

17 Temmuz 2020, Cuma

Mayıs ayı Merkez Bankası Konut Fiyat Endeksi açıklanacak. Endeks Nisan ayında önceki aya göre %1,7 artış kaydetmişti. Mayıs ayında talepteki artışın devam etmesi konut fiyatlarında yükselişin devam edeceği ihtimalini artırıyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Makro-ekonomi verileri bu hafta moral bozacak

10 Haziran 2020, Çarşamba

Mart dönemi işgücü verileri açıklanacak. 2020 yılı Şubat döneminde 28 milyon 440 bin istihdam kaydedilirken işsiz sayısı 4 milyon 566 bin kişi olmuş, böylece işsizlik oranı önceki aya göre 0,14 puan, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,05 puanlık azalış ile %13,65 seviyesinde gerçekleşmişti. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı ise bir önceki döneme göre değişim göstermeyerek %12,7 oldu. Şubat-Mart-Nisan dönemini kapsayan Mart döneminde koronavirüs pandemisi kaynaklı izolasyonun etkisiyle işgücü verilerinde önceki döneme göre sert bir bozulma görme ihtimali yüksek.

Nisan ayı dış ticaret endeksleri açıklanacak. İhracat ve ithalat birim değer endeksleri Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre sırasıyla %2,5 ve %6,4 azaldı; ihracat miktar endeksi %16,0 azaldı, ithalat miktar endeksi %8,8 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat ve ithalat miktar endeksleri Mart ayında önceki aya göre sırasıyla %14,4 ve %7,0 azaldı.

Nisan ayı inşaat maliyet endeksi açıklanacak. Mart ayında inşaat maliyet endeksi önceki aya göre yıllık %6,92 arttı, aylık bazda ise değişmeyerek 202,3 değerini korudu. Bir önceki aya göre malzeme endeksi %0,08 arttı, işçilik endeksi %0,17 azaldı.

ABD merkez bankası Fed, politika faiz kararını açıklayacak. Fed Mart ayında politika faiz aralığını %0-0,25 aralığına düşürmüştü. Faizde değişiklik beklenmese de ekonomik görünüme ilişkin beklentilerine yoğunlaşacağız. Nisan ayında pandemi etkisiyle %14,7’ye yükselen işsizlik oranı Mayıs ayında %13,3’e geriledi. İmalat ve hizmet sektörleri PMI verilerine göre sektörlerde daralma Mayıs ayında da sürdü. Dış ticaret verileri Nisan ayında 2010’dan bu yana en sert düşüşlerini kaydetti. Kişisel harcamalar ise Nisan ayında önceki aya göre 13,6 azalarak tarihi en sert düşüşünü kaydetti.

12 Haziran 2020, Cuma

Nisan ayı ödemeler dengesi verileri açıklanacak. Mart ayında cari işlemler açığı, dış ticaret açığındaki sert artışın etkisiyle 4,9 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Nisan ayında da dış ticaret açığı 4,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Nisan ayında turizmin durması ile cari açıktaki artış Nisan ayında da sürecek.

Nisan ayı doğrudan yabancı yatırım verileri açıklanacak. Mart ayında 418 milyon dolarlık doğrudan yabancı yatırım edinilmişti. 2019 yılında toplam 5,6 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım edinildi.

Nisan ayı sanayi üretimi verileri açıklanacak. Mart ayında takvim ve mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretimi önceki aya göre %7,1 daralma kaydetmişti. PMI verilerini baz aldığımızda Nisan ayında çok daha sert bir azalış göreceğiz, Mayıs ayında ise sektördeki daralma zayıflayacak.

Nisan ayı perakende endeksleri verileri açıklanacak. Perakende satış hacmi Mart ayında önceki aya göre %8,1 azalmıştı. Nisan ayında perakende satışlardaki bozulma sürecek.

Nisan ayı ciro endeksleri açıklanacak. Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi Mart ayında aylık %9,0 azalmıştı: Sanayi sektörü ciro endeksi %5,7, inşaat ciro endeksi %16,2, ticaret ciro endeksi %7,5, hizmet ciro endeksi %17,1 azaldı. Nisan ayında önceki aya göre daha sert düşüş görme ihtimali yüksek. Mayıs ayında bozulma kısmen zayıflayacak.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: İşsizlik, dış ticaret endeksleri, sanayi üretimi, perakende satışlar, merkezi yönetim bütçesi, TCMB Beklenti Anketi, konut satışları

11 Mayıs 2020, Pazartesi

Şubat dönemi (Ocak-Şubat-Mart) işsizlik oranı açıklanacak. Ocak döneminde (Aralık-Ocak-Şubat) işsizlik oranı, bir önceki aya göre yüzde 0,8 puanlık artışla %13,79 olmuştu. Şubat dönemine ilişkin imalat sektörü istihdamında nasıl bir eğilim olduğunu anlamak için İSO işbirliğiyle hazırlanan imalat sektörü PMI endeksini dikkate alıyorum. Raporda takip edilen 10 sektörün 7’sinde Mart ayında istihdam artışının sürdüğü bilgisini almıştık. Bu veriyi baz aldığımızda, önceki aya göre işsizlik oranında ciddi bir düşüş olmayacağı tahmininde bulunabiliriz. Tradingeconomics.com işsizlik oranının Ocak-Şubat-Mart döneminde %14,9 seviyesine yükselmesini öngörüyor. Elbette koronavirüsün sebep olduğu izolasyon sürecine başladığımız Mart ayı ve sonrasında işsizlik oranında sert yükselişler göreceğiz.

13 Mayıs 2020, Çarşamba

Mart ayı ödemeler dengesi verileri açıklanacak. Ödemeler dengesi yurtiçindeki yerleşiklerin yurtdışındaki yerleşiklerle belli bir dönem içinde yapmış oldukları ekonomik işlemleri gösteren bir rapor. Raporda yer alan cari işlemler dengesi Şubat ayında 1,23 milyar dolar açık vermişti. Mart ayı verilerinden ipuçları yakalayıp cari işlemler dengesinin Mart ayında nasıl sonuçlanabileceğini tahmin etmeye çalışalım. Mart ayında ihracat önceki aya göre 1,21 milyar dolar azalmış, ithalat ise 1,18 milyar dolar artış kaydetmiş; böylece dış ticaret Mart ayında cari işlemler açığını nette 2,39 milyar dolar artırıcı rol oynayacak. Net turizm gelirleri aynı dönemde 0,55 milyar dolar azalmış olması da cari açıkta ek bir artış yaratacak. Dış ticaret ve turizmdeki aylık gelişmeler cari işlemler açığının Mart ayında yaklaşık 3 milyar dolara yükseleceğine işaret ediyor. Ancak taşımacılık tarafında negatif bir sürpriz, cari açığı artırıcı yönde etki yapacaktır. (Öte yandan yabancı yatırımcılar Mart ayında hisse senedi ve borçlanma senetlerinde toplam 3 milyar dolarlık satış yaptılar. Yurtdışı yerleşiklerin yabancı para mevduatı ve doğrudan yatırım büyüklüğüne dair Mart ayı verisi olmaması nedeniyle buradan da cari açık üzerinde bir sürprize açık olmak gerekir.)

Mart ayı doğrudan yabancı yatırım verisi açıklanacak. Şubat ayında 1,2 milyar dolarlık doğrudan yatırım elde edilmişti.

Mart ayı dış ticaret endeksleri açıklanacak. Mart ayında ihracatın önceki aya göre azalması ve ithalatın artması, ihracat endeksinde azalış, ithalat endeksinde ise artış görme ihtimalini artırıyor.

14 Mayıs 2020, Perşembe

Mart ayı sanayi üretimi verisi açıklanacak. Şubat ayında önceki aya göre %1,2’lik artış yaşanmıştı. Mart ayında ise önceki aya göre %3-4 aralığında bir daralma bekliyoruz.

Mart ayı perakende ticaret endeksi açıklanacak. Şubat ayında endeks bir önceki aya göre %1,4 artış kaydetmişti. Mart ayında aylık %3 ve üzerinde bir düşüş görebiliriz.

15 Mayıs 2020, Cuma

Nisan ayı merkezi yönetim bütçe verileri açıklanacak. Nakit bütçe verileri Nisan ayında 46,2 trilyon TL açık verildiğini göstermişti. Merkezi yönetim bütçesinde de benzer bir açık göreceğiz.

Merkez Bankası Mayıs ayı Beklenti Anketi sonuçlarını yayınlayacak. Nisan ayı anketinde 2020 yılında GSYH’nin %0,6 daralacağı tahmin edilmişti.

Nisan ayı konut satışları verileri açıklanacak. Mart ayında 108 bin 670 konut satışı gerçekleşmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

Nisan ayında ihracatta ve üretimde sert düşüş, işsizlikte sert yükseliş göreceğiz

Nisan ayına ilişkin Merkez Bankasının yayınladığı reel kesim güven endeksindeki düşüşün ardından açıklanan hem İSO hem de MÜSİAD satınalma müdürleri endekslerinden (İngilizce’de purchasing managers index yani PMI olarak ifade ediliyor);

. imalat sektöründe üretim, ihracat siparişleri, yurt içi siparişler, satın alma faaliyetlerinde sert düşüş,

. teslimat sürelerinde sert artış,

. girdi maliyetlerinde -Türk lirasındaki değer kaybı sebebiyle- artışın Nisan ayında da sürdüğü ve söz konusu maliyet artışlarının nihai fiyatlara yansıtıldığı,

. istihdamın sert şekilde azaldığı bilgilerini edindik.

İSO imalat sektörü PMI verileri üretimdeki daralmanın 2008 küresel finansal kriz döneminden daha sert bir düşüşe işaret ettiğini gösterdi.

Satın alma müdürleri endeksleri en sert daralmayı kaydetti…

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS Sanayi Sektörü Endeksi, 2020 yılı Nisan ayında aylık 12,8 puan azalarak 28,3 seviyesine geriledi. SAMEKS endeksi 2013 yılından bu yana yayınlanıyor ve tarihi en düşük seviyesinde..

Kaynak:MÜSİAD, Turkey Data Monitor

Mevsimsellikten arındırılmış İSO İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) de Nisan ayında aylık 14,7 puan düşüşle 33,4 seviyesine geriledi.

Kaynak: İSO, IHS Markit

Endekslerin 50 seviyesi altındaki değerler sektörde daralmaya işaret ediyor. İmalat sektöründe PMI endekslerindeki eğilim sanayi üretimi, dolayısıyla da GSYH büyümesi üzerinde birebir etkiye sahip.

Türkiye yalnız değil: Küresel koronavirüs salgını küresel imalat sektörünü dibe çekti…

JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI endeksi verilerine göre, küresel imalat sektöründe Nisan ayında üretim, yeni siparişler, yeni ihracat siparişleri, gelecek döneme ilişkin üretim beklentisi ve istihdamda düşüşler önceki aya göre daha sert düştü. Girdi maliyetlerindeki artış hızı yavaşladı, çıktı fiyatları sert düştü.

Türkiye Nisan ayı PMI verilerini dikkate aldığımızda, koronavirüsün etkisiyle dünyada yaşanan durgunluk fiyatlar genel seviyesini küresel bazda düşürücü etki yaparken, Türk lirasına yönelik güven kaybı enflasyonist baskıyı tetikliyor. Bu da elbette yurt dışı talebin yokluğunda üreticinin iç piyasada rekabetçi gücünü, hane halkının ise alım gücünü azaltıyor. İzolasyonun süreceği Mayıs ayında benzer tablonun devam edeceğini anlıyoruz, Haziran ayı ile birlikte üretimde V şeklinde bir eğilimin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini göreceğiz.

Dr. Fulya Gürbüz

İhracatta güç kaybı henüz yok, iç talep daralıyor

Dış ticaret açığı Şubat ayında önceki aya göre %33 azaldı…

TÜİK verilerine göre, Şubat ayında ihracat bir önceki aya göre %0,3 düşüşle 14,65 milyar dolar, ithalat %8,2 düşüşle 17,63 milyar dolar olarak gerçekleşti. Böylece dış ticaret açığı bir önceki aya göre %33,8 düşüşle 2,98 milyar dolar seviyesine geriledi.

12-aylık toplamlar ihracatta istikrara, ithalatta yavaşlamayı doğruladı…

İhracatı, Şubat ayında tüketim mallarında %3’lük, yatırım mallarında %12’lik artış destekledi…

Şubat ayında hammadde ithalatındaki %10’luk düşüş iç talepteki daralmayı teyit etti…

İthalattaki gerileme sebebiyle azalan dış ticaret açığı ve reel kesim güven endeksindeki sert düşüşü dikkate aldığımızda Şubat ayında sanayi üretiminde sert bir düşüş göreceğiz…

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın ekonomi gündemi: İşsizlik oranı, cari işlemler dengesi, sanayi üretimi, perakende ticaret ve Avrupa Merkez Bankası faiz kararı

10 Mart 2020, Salı

Aralık 2019 dönemi işgücü verileri açıklanacak. Kasım 2019 döneminde işsizlik oranı önceki aya göre 0,1 yüzde puan düşüşle %13,3 seviyesine gerilemişti. Tarım-dışı işsizlik oranı ise %15,4 olarak tahmin edilmişti. Aralık 2019 dönemi işsizlik oranı beklentisi %13,8.

11 Mart 2020, Çarşamba

Ocak ayı cari işlemler dengesi verileri açıklanacak. Aralık 2019’da 2,8 milyar dolar cari işlemler açığı kaydedilmişti. Ocak ayında Aralık ayına göre dış ticaret açığında önemli bir değişiklik olmadı ancak ülkeye gelen turist sayısındaki azalmaya rağmen portföy yatırımlarında artışa bağlı olarak cari işlemler açığının 2 milyar doların altına gerilemesini bekliyoruz.  

12 Mart 2020, Perşembe

Avrupa Merkez Bankası, para politikası kararını açıklayacak. Banka’nın mevduat oranını 10 baz puan düşürmesi bekleniyor. Mevcut durumda mevduat oranı eksi %0,5 seviyesinde bulunuyor. Banka, para politikasında üç politika faizini kullanıyor: %0,25 seviyesindeki marjinal borç verme faizi, %0 seviyesindeki yeniden finansman oranı ve eksi %0,5 seviyesindeki mevduat faizi.

13 Mart 2020, Cuma

Ocak ayı sanayi üretimi verileri açıklanacak. Aralık 2019’da takvim ve mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretimi bir önceki aya göre %1,95, takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre %8,59, arındırılmamış verilere göre sanayi üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre %9,52 artış kaydetmişti. Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretiminin Ocak 2020’de önceki aya göre yükselmesini bekliyoruz.

Ocak ayı perakende ticaret verileri açıklanacak. Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış perakende ticaret endeksi Aralık 2019’da bir önceki aya göre %1,1 artış kaydetmişti. Ocak 2019’da da artışın devamını bekliyoruz.

TCMB Şubat ayı Beklenti Anketi sonuçları açıklanacak.

İç talep ve tarım sektörünün desteğiyle işsizlik oranı Kasım 2019 döneminde %13,3’e geriledi

TÜİK verilerine göre 2019 yılı Ekim döneminde %13,4 olan işsizlik oranı Kasım döneminde %13,3 seviyesine geriledi.

Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı bir önceki döneme göre 0,3 puan azalarak %13,2 oldu. İşsiz sayısı bir önceki döneme göre 100 bin kişi azalarak 4 milyon 318 bin kişi olarak gerçekleşti.

Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam, tarım sektöründe 45 bin kişi, sanayi sektöründe 92 bin kişi artarken, inşaat sektöründe 10 bin kişi, hizmet sektöründe 8 bin kişi azaldı.

Aşağıdaki grafikte de görüleceği üzere 2019 yılı Ekim ve Kasım döneminde iç talepteki toparlanmanın etkisiyle sanayi sektöründe üretim artıyor.

Ağustos-Kasım döneminde ihracat yatay bir seyir izlerken, iç talepteki artış ithalat hacmini hızlandırıyor. Aşağıdaki grafik sanayi üretimindeki artışın ihracattan ziyade iç talep kaynaklı olduğunu gösteriyor:

Dolayısıyla, iç talebin tetiklediği sanayi sektöründeki istihdam artışı, aşağıdaki grafikte görüleceği gibi, işsizlik oranındaki azalışı açıklıyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi veri gündemi: işsizlik, sanayi üretimi, dış ticaret endeksleri, perakende ticaret, ödemeler dengesi, TCMB beklenti anketi

10 Şubat 2019, Pazartesi

2019 yılı Kasım dönemi işgücü verileri açıklanacak. Ekim döneminde işsizlik oranı %13,43, tarım dışı işsizlik oranı %15,73 seviyesine gerilemişti. Mevsimsellik etkilerinden arındırılmış verilere göre işsizlik ve tarım dışı işsizlik oranları sırasıyla %13,60 ve %15,9 seviyelerine geriledi. İç talep ağırlıklı sanayi üretimindeki artış eğilimi imalat sektörü istihdamında artış görme ihtimalimizi, dolayısıyla da işsizlik oranında azalma ihtimalini artırıyor. İnşaat sektörüne ilişkin istatistikler ise sektörde iyileşmeye işaret etmediğinden istihdam piyasasına olumlu bir katkısı olmayacak. Perakende ticaret tarafındaki hareketlilik istihdama olumsuz yansımayacak. Aşağıdaki grafik, işsizlik oranındaki iyileşmeyi gösteriyor.


12 Şubat 2019, Çarşamba

2019 yılı Aralık ayı dış ticaret hacim ve birim değer endeksleri açıklanacak. Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış ithalat hacim endeksi Kasım ayında bir önceki aya göre %2,8, ithalat hacim endeksi %1,2 artış kaydetmişti. İhracat hacim endeksi Temmuz 2019’dan bu yana yatay bir seyir izlerken, ithalat hacim endeksi yukarı yönlü bir seyir izliyor. Diğer bir ifadeyle, ihracatın büyümeye katkısı azalırken, iç talepteki artış üretim dolayısıyla da büyümeye olumlu yansıyor. Aşağıdaki grafik ithalat ve ihracat hacim endekslerindeki seyri gösteriyor.

13 Şubat 2019, Perşembe

2019 yılı Aralık ayı sanayi üretimi verileri açıklanacak. Sanayi üretimi Kasım ayında yıllık %4,3, aylık %6,6 büyüme kaydetmişti. Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretimi ise bir önceki aya göre %0,6’lık artış kaydetmişti.

2019 yılı Aralık ayı perakende ticaret endeksleri açıklanacak. Kasım ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış perakende satış hacim endeksi bir önceki aya göre %1,7, perakende ciro endeksi %3,0 artış kaydetmişti. Aşağıdaki grafik, perakende satış ve sanayi üretim endekslerinin aylık seyrini gösteriyor. Perakende ticaretteki artış eğiliminin sanayi üretimini desteklediğini görüyoruz.

14 Şubat 2019, Cuma

2019 yılı Aralık ayı ödemeler dengesi verileri açıklanacak. Kasım ayında 0,5 milyar dolar cari işlemler açığı kaydedilmişti. Aralık ayında önceki aya göre turizm gelirlerinde ve ihracat hacmindeki azalış ile ithalat hacmindeki artışın etkisiyle cari işlemler açığının 3 milyar dolar seviyesine yükselmesini tahmin ediyoruz. Aşağıdaki grafik dış ticaret açığındaki artış ve turizm gelirlerindeki azalmanın cari işlemler açığının artmasında etkili olduğunu gösteriyor.

Şubat ayı TCMB Beklenti Anketi sonuçları açıklanacak. Ocak ayı verilerine göre yılsonu TÜFE tahmini önceki %11,6’dan %10’a, TCMB ağırlıklı fonlama maliyeti beklentisi %12,4’ten %11,3’e gerilemiş; yılsonu Dolar/TL beklentisi 5,817’den 6,408’e, yılsonu GSYH büyüme tahmini %0,4’ten %3,4’e yükselmişti. ABD’de Cuma günü açıklanan tarım dışı istihdam verileri işsizlik oranının Aralık ayındaki %3,5 seviyesinden Ocak ayında %3,6 seviyesine yükseldiğini gösterdi. ABD’de düşük enflasyon dinamikleri ve işsizlik oranındaki yükseliş Fed’in faizlerde değişiklik yapması için bir ortam sağlamıyor. Bu gelişme TCMB’nin elini hafifleten bir gelişme. Ek olarak, Türkiye’de enflasyon dinamiklerindeki sıcaklığı da dikkate aldığımızda 19 Ocak’ta faiz kararını vermek üzere toplanacak TCMB’den faiz değişikliği beklemiyoruz. TCMB, en son 16 Ocak tarihli toplantısında politika faizini %12’den %11,25’e düşürmüştü.

Ocak ayı konut satışları açıklanacak. Aralık ayında konut satışları aylık 63,702 artışla 202,074’e yükselmişti.

Ocak ayı tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım ÜFE) verileri açıklanacak. (Aralık 2019: %,2,2 ç/ç, %16,1 y/y)

Dr. Fulya Gürbüz