Haftanın makro-ekonomi gündemi: Güven endeksleri, kapasite kullanım oranı ve turizm

24 Ağustos 2020, Pazartesi

Temmuz ayı turizm verileri açıklanacak. 2019 yılında Türkiye’yi ziyaret eden turist sayısı aylık ortalama 3 milyon 755 bin seviyesindeyken pandemi sebebiyle Haziran 2020’de 215 bin kişi olarak kaydedildi.

25 Ağustos 2020, Salı

TCMB Ağustos ayı imalat sektörü kapasite kullanım oranı (KKO) açıklanacak. Pandemi kaynaklı kapatmaların etkisiyle Nisan ayında 61,6 seviyesine kadar gerileyen KKO, sonrasında izolasyonun esnetilmeye başlamasıyla en son Temmuz ayında 70,7 seviyesine kadar yükseldi. KKO’nun 2019 yılı genel ortalaması 75,9 olarak gerçekleşmişti.

TCMB Ağustos ayı Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) açıklanacak. Mevsimsellikten arındırılmış RKGE, Nisan ayında 62,3 seviyesine geriledikten sonra Temmuz ayında 99,4 seviyesine yükselmişti. Endeksin 100 seviyesinin üzerindeki değerler sektörde büyümeye, altındaki değerler ise daralmaya işaret ediyor. Ağustos ayı RKGE tahmininde Ağustos ayı verilerinin güncel olduğu iki veriye odaklanacağım. Bunlardan ilki talep tarafını gösteren bankacılık sektörü kredi hacmi verileri. Kredi hacmi, Temmuz ayında düşük faiz oranlarının etkisiyle hızlanma kaydetmiş, Ağustos ayının ilk yarısında ise TCMB hamlelerine bağlı olarak yavaşlama göstermişti. Dolayısıyla Ağustos ayında kredi talebinde önceki aya göre yavaşlayarak da olsa artış olduğunu görüyoruz. Bir diğer öncü ipucu da IHS Markit satın alma müdürleri endeksi (PMI) verilerinden geliyor. Geçen hafta açıklanan en büyük ticaret ortağımız olan Almanya’ya ait Ağustos ayı öncü PMI verileri imalat sektöründe özellikle Çin ve Türkiye’den gelen siparişlerdeki artışa bağlı olarak üretim ve ihracatında artış olduğu kaydedildi. Dolayısıyla imalat sektörü üretiminde aktivitenin Ağustos ayında da sürdüğünü anlıyoruz. Bu iki ipucuna göre Ağustos ayında RKGE’de iyileşme ihtimali var.

TÜİK Ağustos ayı sektörel güven endeksleri açıklanacak. Mevsim etkilerinden arındırılmış hizmet sektörü güven endeksi önceki aya göre %20 artışla 66,7, perakende ticaret sektörü güven endeksi önceki aya göre %10 artışla 94,6, inşaat sektörü güven endeksi önceki aya göre %12 artışla 87,0 seviyesine yükselmişti. Endeksin 100’den büyük olması sektörün mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini göstermektedir.

27 Ağustos 2020, Perşembe

TCMB ve BDDK 21 Ağustos 2020 tarihli haftalık para ve banka verilerini açıklayacak. Toplam döviz tevdiat hesapları 14 Ağustos’ta önceki aya göre 873 milyon dolar azalışla 214,7 milyar dolara gerilemiş, gerçek kişilerin yurtiçi döviz tevdiat hesapları önceki aya göre 645 milyon dolar azalışla 105,6 milyar dolar olmuştu. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyon açığı 14 Ağustos’ta önceki aya göre 4 milyar dolar azalışla 4,3 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Bu düşüşte kamu bankalarının yabancı para net genel pozisyon açığının 3,7 milyar dolar azalarak 8,5 milyar dolara gerilemesi etkili oldu. TCMB uluslararası rezervleri ise aynı dönemde 3,6 milyar dolar azalışla 88,2 milyar dolar seviyesine geriledi. Bu düşüşte altın rezervlerinin önceki haftaya göre 2,4 milyar dolar azalışla 42,8 milyar dolar, brüt döviz rezervlerinin ise 1,2 milyar dolar azalışla 45,4 milyar dolar seviyesine gerilemesi etkili oldu. 14 Ağustos 2020 para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

28 Ağustos 2020, Cuma

TÜİK Ağustos ayı Ekonomik Güven Endeksi verilerini açıklayacak. Temmuz ayında endeks 82,2 seviyesine gerilemişti. Ekonomik Güven Endeksi’nin alt endekslerini Tüketici Güven Endeksi, Reel Kesim Güven Endeksi ve Sektörel Güven Endeksleri oluşturmaktadır. Geçen hafta açıklandığı üzere Tüketici Güven Endeksi Ağustos ayında aylık 1,3 puan azalışla 59,6 seviyesine geriledi. Bu verinin etkisinin endeks üzerinde sınırlı olacağını düşünüyorum zira Ekonomik Güven Endeksi, alt endekslerine bakıldığında Hizmet Sektörü Güven Endeksi ile görece olarak daha yakın hareket etmektedir. Dolayısıyla Salı günü açıklanacak olan Sektörel Güven Endeksleri verilerindeki seyir önemli olacak.

Dr. Fulya Gürbüz

Mayıs döneminde işsiz sayısı arttı, Temmuz ayında istihdamda iyileşme işaretleri var

TÜİK, 2020 yılı Nisan-Mayıs-Haziran dönemini kapsayan Mayıs dönemi işgücü verilerini açıkladı. Mayıs döneminde işgücü sayısı Nisan dönemine göre 296 bin, istihdam ise 244 bin kişi artış kaydetti; işgücü ile istihdam arasındaki farkı gösteren işsiz sayısı ise önceki döneme göre 51 bin kişi artışla 3 milyon 826 bin kişiye yükseldi.

Kaynak: TÜİK

Eylül 2019-Nisan 2020 süresince işgücü ve istihdam sayıları aralıksız olarak gerilemişti. İşgücünün Mayıs döneminde istihdama göre daha hızlı artması sebebiyle işsizlik oranı Nisan dönemindeki %12,84’ten Mayıs döneminde %12,89 seviyesine yükseldi. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı ise Nisan dönemindeki %24,39’dan Mayıs döneminde %24,92 seviyesine yükseldi. Tarım dışı işsizlik oranı ise aynı dönemde %14,90’dan %15,17’ye yükseldi. İşsizlik oranı, işgücü içerisindeki işsizlerin payını gösteriyor.

Kaynak: TÜİK

Sektör bazında baktığımızda, sanayi sektöründe istihdam önceki döneme göre 72 bin kişi azalışla 5 milyon 272 bin, hizmet sektöründe 573 bin kişi azalışla 14 milyon 380 bin, inşaat sektöründe 92 bin kişi artışla 1 milyon 342 bin, tarım sektöründe 380 bin artışla 4 milyon 865 bin kişi oldu. İstihdam açısından pandemiden en fazla zarar gören sektör hizmet sektörü oldu, öyle ki Mart-Mayıs dönemleri süresince hizmet sektöründe istihdam kaybı %7,9 olurken, sanayi ve inşaat sektörlerindeki kayıplar sırasıyla %5,7 ve %3,8 oldu.

Kaynak: TÜİK

Mevsimsellik etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı ise Nisan döneminde %13,80 iken Mayıs döneminde %14,00 seviyesine yükseldi. Genç işsizlik oranı da önceki döneme göre %0,30 puan artışla %26,90, tarım dışı işsizlik oranı da %0,30 puan artışla %16,40 oldu.

MÜSİAD tarafından yayınlanan sanayi ve hizmet sektörleri SAMEKS istihdam endeksi verileri ile TÜİK’in yayınladığı istihdam verilerinin aylık değişimi arasındaki yakın ilişki, Haziran ayında sanayi sektörü istihdamında hızlı bir iyileşme, hizmet sektörü istihdamındaki azalışın ise zayıflayarak sürdüğüne; Temmuz ayında ise sanayi sektörü istihdamındaki iyileşmenin devam ettiğine, hizmet sektörü istihdamında ise iyileşme işaretini veriyor.  

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Küresel ihracat ve istihdamda daralma sürüyor, tedarik gecikmeleri fiyatları artırıyor

Kanada, İrlanda, Myanmar ve bayram sebebiyle geç açıklanan Türkiye imalat sektörü PMI verileri hariç 27 ülkenin imalat sektörlerini kapsayan JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI endeksi verileri Temmuz ayında sektörde önceki aya göre büyümeye işaret etti. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörde önceki aya göre büyüme olduğunu gösteriyor.

JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI Endeksi, ticaret savaşının ağırlığını hissettirdiği 2019 yılı öncesine kadar ortalama 50 seviyesinin üzerinde bulunuyordu. 2020 yılı Mart ayında KOVİD-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle 40 seviyesinin altına geriledikten sonra kapatmaların hafiflemeye başladığı Nisan ayıyla birlikte PMI endeksi yükselmeye başladı ve en son Temmuz ayında 50,3 seviyesi ile büyüme bölgesine girdi. Küresel olarak büyümenin tetikleyicisi tüketim ürünleri imalat sektörü olurken ara mallar ve yatırım malları imalat sektörleri alt endeksleri önceki aya göre iyileşse de daralma bölgesinde kaldılar.

JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI endeksinin dikkate aldığı 27 ülkenin 13’ünde imalat sektörleri büyüme bölgesinde yer alırken 13’ü daralma bölgesinde yer aldı. İmalat sektörleri büyüme kaydeden ülkeler büyükten küçüğe doğru Brezilya, Kolombiya, Avustralya, İspanya, İngiltere, Avusturya, Polonya, Çin, Fransa, İtalya, Almanya, ABD, Tayvan oldu. İmalat sektörleri Temmuz ayında önceki aya göre en az daralandan en çok daralana göre ülkeleri sıralayalım: Yunanistan, Filipinler, Rusya, Kazakistan, Hollanda, Vietnam, Çek Cumhuriyeti, Endonezya, Güney Kore, Hindistan, Tayland, Japonya ve Meksika. İmalat sektörü önceki aya göre değişmeyerek 50 değerini alan ülke ise Malezya oldu.  

Alt endeksler dikkate alındığında üretim, yeni siparişler, gelecek döneme ilişkin üretim beklentileri, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları 50 seviyesinin üzerindeki değerleri ile büyüme bölgesinde yer aldı. Yeni ihracat siparişleri ve istihdam alt endekslerindeki gerileme Temmuz ayında düşük hızla da olsa sürdü. Ortalama girdi maliyetleri Temmuz ayında ortalamada son 15 ayın en yüksek artışını kaydetti. Maliyetlerin müşterilere yansıtılmasına bağlı olarak satış fiyatları altı aydan sonra ilk kez Temmuz ayında yükseldi.

Dr. Fulya Gürbüz

Haziran ayında sanayi sektörü ihracattaki artışın etkisiyle ivmelendi, tüketici ve üretici fiyatlarında ise artış sinyali var

Pandemi kaynaklı kapatmaların etkisiyle Nisan ayında dip seviyeyi gören sanayi üretiminde Mayıs ayında kısmi, Haziran ayında ise hızlı bir artış eğilimi var. Neden mi? Çünkü Haziran ayı satın alma müdürleri endeksleri (SAMEKS, İSO PMI) ve TİM’in yayınladığı ihracat verileri sanayi sektöründeki hızlanmayı ortaya koydu:

. Arındırılmamış verilerle Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksi Nisan ayında 25,4 seviyesi ile dibe vururken, Mayıs ayında 49,7, Haziran ayında 56,7 seviyelerine yükseldi. Endeksin 50 seviyesinin altındaki değerler sektörde önceki aya göre daralmaya işaret ediyor. Takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış verilere göre ise endeks sırasıyla 29,7, 44,6 ve 51,6 değerlerini aldı. Yeni siparişler önceki aya göre 9,8 puan birden artarak 52,8 seviyesine, girdi alımları önceki aya göre 9,0 puan artarak 57,5 seviyesine, üretim alt endeksi önceki aya göre 8,5 puan artarak 49,2 seviyesine, istihdam alt endeksi önceki aya göre 13,5 puan artarak 58,1 seviyesine yükseldi.

. Sanayi sektöründeki eğilimi ölçen bir diğer endeks ise İSO ve IHS Markit tarafından hazırlanan Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) de Nisan’da 33,4 seviyesine geriledikten sonra Mayıs’ta 40,9, Haziran’da 53,9 seviyelerine ulaştı. SAMEKS endeksine benzer olarak İSO PMI endeksinin de 50 seviyesinin üzerindeki değer, sektörde önceki aya göre büyümeye işaret ediyor. Haziran ayında yeni siparişlerde önceki aya göre hızlanma yaşansa da ihracat siparişlerindeki artış toplam yeni siparişlere göre düşük oranda gerçekleşti. İstihdam ve satın alma faaliyetleri artış kaydetti. Üretimdeki artışta mevcut stokların kullanılması sebebiyle ise girdi stokları azaldı.

. SAMEKS ve ISO PMI endekslerini aşağı çeken faktör ise teslimat süreleri alt endeksleri oldu. Bu da tedarik zincirindeki aksamaların devam ettiğini gösterdi. Öte yandan Haziran ayında Türk lirasında yaşanan değer kaybı imalatçıların girdi maliyetleri ve satış fiyatlarında yükselişi getirdi. İSO PMI raporunda da özetlendiği gibi “nihai ürün fiyatları belirgin şekilde yükseldi ve artış son 3 ayın en yüksek oranında gerçekleşti”.

. Gelelim Haziran ayı ihracat verilerine. TİM verilerine göre Genel Ticaret Sistemi ihracat hacmi Nisan ayında 8 milyar 993 milyon dolara geriledikten sonra Mayıs’ta 9 milyar 964 milyon dolar, Haziran’da ise 13 milyar 469 milyon dolar seviyelerine yükseldi. Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksi ve TİM ihracat verilerinin son 3,5 yıllık seyrini aşağıdaki grafikte görebilirsiniz.

Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi, Türkiye’nin ihracat pazarının en büyük kalemini 2000-2006 döneminde Hazırgiyim ve Konfeksiyon sektörü oluştururken 2006 yılından itibaren bayrağı Taşıt Araçları ve Yan Sanayi sektörü almış durumda. Nisan ayında 596 milyon dolara gerileyen otomotiv sektörü ihracatı Mayıs ayında 1,2 milyar dolara, Haziran ayında ise 2 milyar dolar seviyesine yükseldi. Ancak gösterilen performans Mart ayındaki seviyesinin aşağısında.

Aşağıdaki grafik ise 2000-2019 döneminde başlıca ihracat sektörlerinin yıllık ortalama ihracat hacimlerini gösteriyor.

Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi Haziran ayında ihracat sektörleri ivme kazanmış olmasına rağmen yukarıdaki grafiği dikkate aldığımızda 2019 yılı ortalamalarının gerisinde bir performans ortaya koymuş durumda.  Özellikle Taşıt Araçları ve Yan Sanayi sektörü ihracatının Haziran ayında 2013-2015 dönemi performansını yakaladığını görüyoruz.

Hizmet Sektörü SAMEKS Endeksi ise aylık 0,5 puan artışla geldiği 42,4 değeri ile sektörde daralmanın Haziran ayında zayıflayarak da olsa sürdüğüne işaret etti. Raporda endeksteki artışta girdi alımları alt endeksinin önceki aya göre 3,4 puan artışla 50,1 seviyesine yükselmesinin etkili olduğu kaydediliyor. İSO PMI verisine göre Haziran ayında yurtdışı talep artışı toplam talep artışının gerisinde kaldı. Dolayısıyla iç talepteki artış daha hızlı oldu. Hizmet Sektörü SAMEKS Endeksi verilerine göre hizmet sektöründe girdi alımlarının dolayısıyla da nihai mal stokunun artması yurt içi talepteki daha yüksek hızlanmanın bir sebebi olabilir. İç talepteki artışın diğer faktörlerini Ağustos ayında açıklanacak olan Haziran ayına ait perakende satış verilerinde göreceğiz. Öte yandan bankacılık sisteminde 2020 yılı başından itibaren kredilerdeki hızlanmanın ekonomik büyümeyi destekleyeceği açık ancak büyümenin lokomotifi olan hizmet sektöründe hızlanmanın gecikmesi ve fiyatlar genel seviyesinde artış satın alma gücünün zayıflamasına sebep olacak.

Dikkatinize sunayım; bankacılık sisteminde takipteki alacakların toplam kredilere oranı Mayıs ayında %4,8 iken beklenen zarar karşılıklarının toplam kredilere oranı %5,3 seviyesinde bulunuyor. Her ne kadar takipteki alacakların toplam kredilere oranı Aralık 2019’da %5,7’ye ve beklenen zarar karşılıklarının toplam kredilere oranı Ocak 2020’de %5,5 seviyesine yükselmiş ve Mayıs ayında bu seviyelerinden aşağı gelmiş olsa da gelir dağılımındaki makasın açılmaya devam etmesi halinde takipteki alacakların seyri bankacılık kesimi için iyimser bir durum ortaya koymayacaktır.

Dr. Fulya Gürbüz

Satınalma müdürleri endekslerine göre üreticilerin maliyetleri ve çıktı fiyatları Mayıs ayında önceki aya göre yükseldi, istihdam düşmeye devam etti

Mayıs ayında üretim ve hizmet sektörleri önceki aya göre nasıl bir değişim gösterdiğini iki endeksle anlıyoruz: MÜSİAD’ın yayınladığı SAMEKS ve İSO-IHS Markit tarafından yayınlanan Türkiye PMI İmalat Sanayi Raporu. Her iki endekste de 50,0 değerinin üzerindeki ölçümler sektörde genel anlamda iyileşmenin, altındaki değerler ise kötüleşmenin olduğunu gösteriyor.

2020 yılı Mayıs ayında mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS Bileşik Endeksi, bir önceki aya göre 11,8 puan artarak 45,7 değerine yükseldi. Bileşik Endeks, Hizmet Endeksi ve Sanayi Endeksi verilerinin bileşiminden oluşuyor. Buna göre Mayıs ayında Sanayi Endeksi bir önceki aya göre 19,7
puan artarak 47,9 seviyesine, Hizmet Sektörü endeksi de 7,0 puanlık
artışla 43,9 seviyesine yükseldi. Bu ne demek? Endekslerin 50 seviyesinin altında kalması her iki sektörde de kötüleşmenin sürdüğünü, önceki aya göre endekste kaydedilen artış sektörde kötüleşmenin zayıfladığını gösteriyor.

Sanayi sektöründe yeni siparişler Mayıs ayında önceki aya göre 27,6 puan artarak 47,2 seviyesine yükseldi. Sektöre yönelik girdi alımları önceki aya göre 23,2 puan ivme kazanarak 52,0 seviyesine yükseldi. Nihai mal stokundaki azalış Mayıs’ta hız kaybetti ve önceki aya göre 8,0 puan artan alt endeks 44,2 seviyesine yükseldi. Firmaların işgücü taleplerinde nispi bir toparlanma kaydedildi ve söz konusu alt endeks önceki aya göre 3,9 puan artışla 43,3 seviyesine yükseldi. Bu gelişmelere bağlı olarak üretim alt endeksi önceki aya göre 27,7 puan birden artarak 45,8 seviyesine yükseldi. Böylece mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS Sanayi Sektörü Endeksi, önceki aya
göre 19,7 puan artışla 47,9 puan seviyesine yükseldi.

Hizmet sektöründe ise girdi alımları alt endeksi Mayıs ayında önceki aya göre 19,7 puan artarak 51,7 seviyesine yükseldi. Satın alımlardaki artışa bağlı olarak, sektöre yönelik iş hacmi önceki aya göre 10,1 puan artarak 40,3 puan seviyesine yükseldi. Tedarikçilerin teslimat süresi alt endeksi, önceki aya göre 1,8 puan artışla 44,5 seviyesinde gerçekleşti. İşgücü talebindeki azalış ise Mayıs ayı genelinde de sürdü; istihdam alt endeksi önceki aya göre 6,6 puan azalışla 43,0 seviyesine geriledi. Böylece mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS Hizmet Sektörü Endeksi, Mayıs 2020 döneminde 7,0 puan artışla 43,9 seviyesine yükseldi.

Türkiye İmalat Sanayi PMI endeksi ise Mayıs ayında önceki aya göre 7,5 puan artışla 40,9 seviyesine yükseldi. Endeksin 50 seviyesinin altında olması sektörde kötüleşmenin sürdüğü, önceki aya göre endeksin yükselmesi ise bu kötüleşmenin yavaşladığı anlamına geliyor.

Türkiye İmalat Sektörü PMI sonuçlarına göre;

. Üretim ve yeni siparişler Mayıs ayında önceki aya göre daha az sertlikte düşüş kaydetti. Bazı firmalar operasyonlarını Mayıs ayında yeniden başlattıklarını bildirdi.

. İstihdam üst üste ikinci ay azaldı. Ancak şirketlerin çoğunluğunun personel sayılarını değiştirmemesi nedeniyle düşüş önceki aya göre hız kesti, üretim ve yeni siparişlere göre çok daha ılımlı düzeyde gerçekleşti. Aşağıdaki İstihdam Endeksi grafiğine dikkat ederseniz, Mayıs ayında endekste önceki aya göre yükselme yaşandı ancak istihdam endeksinin 50 seviyesinin altında kalması istihdamdaki kötüleşmenin zayıfladığını gösteriyor.

. Yeni siparişlerdeki yetersizlik, firmaların satın alma faaliyetlerini yavaşlatmasına ve hem girdi hem de nihai ürün stoklarını azaltmasına sebep oldu.

. COVID-19 kısıtlamalarına bağlı olarak taşımacılıkta yaşanan aksamalar, tedarikçilerin teslimat sürelerinde sert artışa yol açtı. Özellikle yurt dışından yapılan ürün alımlarında güçlükler yaşandığı belirtildi.

. Türk lirasının dolar karşısındaki değer kaybı, girdi maliyetlerinde keskin ve hızlanan bir artışa yol açtı. Girdi maliyetleri enflasyonu son bir yılın en yüksek oranında kaydedildi. Bunun yansıması olarak, imalatçılar satış fiyatlarını Nisan ayına ve seri ortalamasına göre daha yüksek bir hızda artırdı.

Dr.Fulya Gürbüz

Finans dışı kesimin kısa vadeli döviz pozisyon fazlası nispeten sarı ışık yakıyor

Merkez Bankası 5 Mayıs’ta finansal kesim dışındaki firmaların 2020 yılı Şubat ayı sonuna ait döviz varlık ve yükümlülüklerini açıkladı. Finans dışı sektörün döviz varlıkları Şubat ayında 128,2 milyar dolara yükseldi, döviz yükümlülükleri ise 298,7 milyar dolara geriledi. Böylece finans dışı sektörün net döviz pozisyonu, Şubat ayında önceki aya göre 5,5 milyar dolar düşüşle 170,4 milyar dolar seviyesine geriledi.

Finans dışı kesimin net döviz pozisyon açığı azalıyor

Aşağıdaki grafikte görüldüğü gibi, finans dışı sektör döviz yükümlülüklerini Mayıs 2018’den itibaren dikkat çekici bir şekilde azaltmaya başlamış, yani döviz borcunun daha azını tekrar borçlanmış. Öte yandan finans dışı kesimin döviz varlıkları, döviz mevduatlarındaki artışın desteğiyle, Eylül 2019’dan Şubat sonuna kadar artışını sürdürmüş. Böylece sektörün net döviz pozisyon açığındaki azalma Mart 2018’den bu yana devam etmiş.

Finans dışı kesim döviz yükümlülüklerini azaltırken, döviz varlıklarında iyileşme var

Finans dışı sektörün döviz varlıklarının %69’unu döviz mevduatları, %16’sını (20,1 milyar dolar) ihracat alacakları, %15’ini (19,5 milyar dolar) yurtdışına doğrudan sermaye yatırımları oluşturuyor. 87,8 milyar dolar büyüklüğündeki döviz mevduatları Şubat itibariyle tarihi zirvesine ulaşmış durumda.

Yükümlülükler tarafında ise, %83’lük pay ile, en büyük kalemi 298,7 milyar dolar seviyesindeki krediler oluşturuyor.

Merkez Bankası raporundan aldığım aşağıdaki grafik, finans dışı kesimin borç yükünün ağırlığını net bir şekilde gösteriyor.

Yukarıdaki grafikler toplam varlık ve yükümlülüklerin dağılımını gösteriyor. Toplam döviz varlıkları toplam döviz yükümlülüklerinin yarısını bile karşılamaya yetmiyor. Ancak kısa vadeli varlık ve yükümlülüklere bakıldığında, tablo nispeten iç rahatlatıcı:

Finans dışı kesimin kısa vadeli döviz varlıkları 108,7 milyar dolar iken kısa vadeli yükümlülükleri 98 milyar dolar seviyesinde. Finans dışı kesim, 2016’nın ikinci yarısından bu yana kısa vadeli kredi yükümlülüğünün toplam yükümlülükler içindeki ağırlığını artırıyor. Aşağıdaki grafikte yeşil çizgideki eğilimi inceleyin.

Ocak ayında kısa vadeli yükümlülüklerinin toplam yükümlülükler içindeki payı %33,1’e yükselmişken, Şubat ayında hafif bir düşüşle %32,8 seviyesine geriledi.

Finans dışı kesimin toplam döviz yükümlülükleri toplam döviz varlıklarının iki katından fazla olması şu soruyu sordurtuyor: “Finans dışı kesim borçlarını ödeyebilecek mi?”

“Finans dışı kesim borçlarını ödeyebilecek mi?”

Paraanaliz.com, bu konuyla ilişkili olarak Prof. Dr. Selva Demiralp’in BBC Türkçe’de yer alan makalesine yer vermiş. Sayın Demiralp “özel sektörün geçmişteki finansal krizlerde borç çevirme oranlarının %70-80 aralığında seyrettiğini belirterek 2020 yılı için ödenmesi gereken 169 milyarlık borcun böyle bir senaryoda 35 milyar dolar ila 50 milyar dolarlık kısmının çevrilemeyeceğini, bu tutarın bir yerden denkleştirmek zorunda kalınabileceğine” dikkat çekmiş.

Aynı hesaplamayı finans dışı kesimin kısa vadeli döviz yükümlülüğü için yapalım. Referans noktam Merkez Bankasının yayınladığı ödemeler dengesi verileri. Turkey Data Monitor’da Nisan 1999-Şubat 2020 dönemine ait kısa vadeli ticari kredileri baz aldım. Zira uzun vadeli ticari krediler yok denecek kadar az. Aşağıdaki grafiğe göre finans dışı kesim, Nisan 1999-Şubat 2020 döneminde ticari kredi borçlarının en kötü şartlarda %74-81’ini yeniden borçlanabilmiş.

Kaynak: Merkez Bankası, Turkey Data Monitor

Buna göre, finans dışı kesim 98 milyar dolarlık kısa vadeli yükümlülüğünün %74-81’ini tekrar borçlandığında sektörün 108,7 milyar dolarlık kısa vadeli döviz varlıklarında 18-25 milyar dolar arasında erime olabileceğini anlıyoruz. Bu gerçekten en kötü senaryo mu emin olamıyoruz zira koronavirüsün ekonomi çarkını yavaşlatması sadece Türkiye değil küresel ekonomiyi durma noktasına getirdi. Çarkın dönmeye başlaması, küresel çapta olumlu işaretlerin gelmesiyle birlikte gerçekleşecek ki bu noktada en kritik konu ilaç tedavisinin bulunması. Süreç ne kadar uzarsa borç ödeme zincirinde kopmalar hızlanacaktır ki o zaman bu hesaplamalar hiçbir şey ifade etmeyecek.

Dr. Fulya Gürbüz

Şubat ayında sermaye malı imalatındaki aylık %7,1’lik artış sanayi üretimini önceki aya göre %1,2 yukarı taşıdı

İmalat sanayi üretimi 2020 yılı Şubat ayında önceki aya göre %1,6; elektrik, gaz, buhar üretimi ise %1,3 artış kaydetti. Madencilik ve taşocakçılığı sektöründe üretim önceki aya göre %5,8 azaldı.

Üretim mallarının teknoloji sınıflamasına göre, orta-yüksek teknoloji malları üretimi Şubat ayında önceki aya göre %4,1, yüksek teknoloji malları üretimi %10 artış kaydetti.

Mart ayında sanayi üretiminde bozulma işareti var... Mart ayına ilişkin PMI verileri üretim ve yeni siparişlerde özellikle de yeni ihracat siparişlerinde önceki aya göre yavaşlamaya, istihdam artışının da devam ettiğine işaret etmişti. Mart ayında ihracattaki düşüş bu beklentimizi kuvvetlendiriyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku Ocak 2020’de önceki aya göre değişmedi

Türkiye’nin Ocak sonu kısa vadeli dış borç stoku, bir önceki aya göre değişiklik göstermeyerek 123,6 milyar ABD doları olarak gerçekleşti.

Aynı dönemde, bankaların kısa vadeli dış borç stoku 0,6 milyar ABD doları artışla 56,8 milyar ABD doları arttı, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku 0,6 milyar ABD doları azalarak 58,4 milyar ABD doları oldu.

2020 Ocak sonu itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç verisi kullanılarak hesaplanan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku, 172,3 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşti. Bu büyüklük içinde, TCMB’nin payı %5 ile 8,4 milyar ABD doları, kamunun payı %19 ile 32 milyar ABD doları, özel sektörün payı ise %76 ile 131,8 milyar ABD dolarıdır. Özel sektör içinde finansal kuruluşların payı 59,1 milyar dolar iken finansal olmayan kuruluşların payı 72,6 milyar ABD dolarıdır.

İşsizlik oranı Ekim ayında arttı mı azaldı mı?

İşsizlik oranı 2019 yılı Ekim döneminde %13,43 oldu. Acaba, işsizlik oranı arttı mı azaldı mı?

2018 yılı Ekim döneminde işsizlik oranı %11,60 seviyesindeydi. İşsizlik oranı Ekim 2019’da yıllık bazda 1,83 yüzde puan artmış durumda.

2019 yılı Eylül döneminde ise işsizlik oranı %13,83 seviyesindeydi. İşsizlik oranı Ekim 2019’da aylık bazda 0,4 yüzde puan düşmüş durumda.

Mevsimsellik etkilerinden arındırdığımızda ise işsizlik oranı Ekim 2018 döneminde %11,70 ve Eylül 2019 döneminde %13,90 iken Ekim 2019 döneminde %13,60 seviyesinde bulunuyor. Yıllık bazda artış 1,90 yüzde puan iken, aylık bazda düşüş 0,30 yüzde puan oluyor.

Ekim 2018’de %13,70 ve Eylül 2019’da %16,20 seviyesinde olan tarım dışı işsizlik oranı ile Ekim 2019 itibarıyla %15,90 seviyesinde bulunuyor.

Bu verilere göre şu sonucu çıkarabiliriz: İşsizlik oranı Ekim 2019 döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre arttı, bir önceki aya göre geriledi.

Bu süreç nasıl gelişmiş grafiksel olarak görelim:

İstihdam, Ekim 2019’da tarım sektörü hariç diğer sektörlerde arttı

Sektörlere göre mevsimsellik etkilerinden arındırılmış istihdam, Ekim ayında tarım sektöründe önceki aya göre 92 bin kişi azalırken, inşaat sektöründe 45 bin kişi, hizmet sektöründe 49 bin kişi, sanayi sektöründe ise 120 bin kişi arttı.

Tüketimdeki artış istihdam piyasasını destekledi

Ekim ayında, perakende satışlardaki artışın istihdam piyasasına da yansımış olması olumlu bir gelişme. Kasım ayında da perakende satış hacminde yükseliş yaşanmıştı. Benzer seyrin istihdam piyasasına yansıyıp yansımadığını Kasım ayı işgücü verileri gösterecek.

Dr. Fulya Gürbüz