Sanayi üretimini Mayıs ayında stok artışları destekledi

Covid-19 kaynaklı kapatmaların hakim olduğu Mayıs ayında sanayi üretimi aylık %1,3, yıllık %40,7 artış kaydetti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Sanayi üretimi endeksinin ağırlıklı kısmını oluşturan imalat sanayi endeksi ise Mayıs ayında aylık %1,1 arttı. Alt detaylarda ara malı imalatı aylık olarak %3,9, dayanıksız tüketim malı üretimi %0,7, enerji malı üretimi %0,2 arttı; dayanıklı tüketim malı imalatı aylık %1,0, sermaye malı imalatı %2,1 düştü.

Kaynak: TÜİK

Sermaye malı imalatı alt endeksinde aylık %2,1’lik düşüşe rağmen alt detaylara odaklandığımızda makina ve teçhizat imalatında aylık olarak %1,0, metalik olmayan diğer mineral madde imalatında ise %3,6’lık yükselişler kaydedildi. Buradan anladığımız, imalat sektörünün Mayıs ayında özellikle inşaat yatırımlarına yöneldiğini gösteriyor. Nitekim Mayıs ayı işgücü verileri de inşaat sektöründe istihdamın önceki aya göre artış gösterdiğine işaret etmişti.

Mayıs ayında otomotiv sektörü üretimi ve ihracatındaki azalış, sanayi üretimi endeksini aşağı çeken önemli bir faktör oldu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Ara malı imalatındaki aylık %3,9’luk hızlanmanın sebeplerini ise Mayıs ayı dış ticaret miktar endeksleri verilerinde buluyoruz. Mayıs ayında ara malı imalatındaki artış kısmen ara malı ihracatından kaynaklanırken, ağırlıklı olarak stok artırım amaçlı olduğunu tahmin ediyoruz.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Haziran ayına ilişkin imalat sektörü PMI endeksi verileri, üretim ve yeni siparişlerin Mayıs ayındaki kapanmanın ardından kısıtlamaların gevşetildiği Haziran ayı ile birlikte büyüme kaydettiğini göstermişti. Nitekim Haziran ayı ihracat verileri de Mayıs ayına göre %20’lik hızlı bir artışa işaret etmişti. Elbette söz konusu gelişmeler Haziran ayında sanayi üretiminde aylık bazda hızlanma göstereceğimize işaret ediyor. Öte yandan, tedarik zincirindeki sorunların Haziran ayında da devam etmesi, imalat sektörünün ara malı üretimine ve stok artırım hamlelerine ne kadar ağırlık verdiğini gösterecek.

Dr. Fulya Gürbüz

Küresel talep artışı stokları eritirken, enflasyonda zirveleri zorluyor

IHS Markit, Haziran ayı küresel imalat ve hizmet sektörlerine ilişkin ilk tahminlerini yayınladı. Kurum, her ayın dördüncü haftasında mevcut ayın ABD, Avustralya, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya hizmet ve imalat sektörlerinden ilk tahminlerini yayınlıyor. Haziran ayı raporlarında, Avustralya ve Japonya’nın Covid-19 kısıtlamaları ve tedarik zincirindeki sorunlardan olumsuz etkilendiğini, diğer bahsi geçen ekonomilerde ise aktivitenin hızlandığını, kötüleşmeye devam eden tedarik zinciri sorunlarına bağlı olarak artan talebi karşılamakta yetersiz kalınması sebebiyle stokların azaldığını ve enflasyonist baskının arttığını okuduk.

Aşılamada hızlanmanın ve beraberinde Covid-19 kısıtlamalarının gevşetilmesinin sonucu olarak Haziran ayı hizmet ve imalat sektörleri satın alma müdürleri endeksleri (PMI) hızlı bir iyileşmeye işaret etti. Almanya’da özellikle hizmet sektöründeki hızlanma ve artan ihracat siparişleri imalat sektörünün de önceki aya göre büyümesini destekleyen faktörler oldu. Hizmet ve imalat sektörlerindeki büyüme istihdamın da artmasına sebep oldu. Talep artışları hem girdi maliyetlerinde hem de çıktı fiyatlarında artışı beraberinde getirirken özellikle hizmet sektöründeki fiyat artışları daha sert olarak gözlendi. Tedarik süreleri dikkate alındığında pandeminin ilan edildiği Mart 2020’den bu yana Almanya’da Haziran ayında bir ilk yaşandı: Tedarik süreleri önceki aya göre kısaldı.

Fransa raporunda ise hizmet ve imalat sektörlerindeki Haziran ayında üretim ve istihdamda kaydedilen büyümeye, fiyatlar tarafında da artışa ek olarak ihracat siparişlerinin son beş aydır artışını koruduğu notunu okuduk. Almanya’nın aksine Fransa ve diğer ekonomilerin tedarik sürelerinde artış söz konusu.

Euro Bölgesi genelinde Haziran ayına ilişkin gelişmeler ise şöyle sıralanıyor: Özellikle seyahat kısıtlamalarının gevşetilmesiyle talep tarafındaki hızlanma imalat sektörü üretiminin önüne geçti, söz konusu büyüme istihdam ve enflasyonist baskılarda artışı beraberinde getirdi, tedarik süreleri uzadı, stoklar azaldı, hizmet sektöründe en hızlı büyümeyi Almanya kaydetti. Raporda, Avrupa ve küresel bazda artan talep artışına karşın hem hammadde hem de nitelikli işgücü yetersizliğinin önümüzdeki aylarda fiyatlar üzerindeki baskıyı artırmaya devam edeceği vurgulandı.

Euro Bölgesi’nden ayrılan İngiltere’de de Haziran ayında üretim, istihdam ve enflasyon baskılarındaki artış sürdü. Raporda, nitelikli istihdamdaki yetersizliğin ücret artışlarını beraberinde getirdiği ve enflasyon üzerinde yapışkanlık yarattığına dikkat çekiliyor. Talep tarafında ise, Euro Bölgesine benzer olarak yurt içi talepteki artış hızı ihracat siparişlerinin üzerinde seyretti.

Amerika kıtasına geçtiğimizde, Avrupa’ya benzer olarak ABD hizmet ve imalat sektörlerinde artan siparişler nitelikli istihdam bulmada zorluklara sebep oluyor. Fiyatlar tarafında, imalat sektörü hammadde ve yakıt maliyetlerine; hizmet sektörü ise ücret artışları, artan ulaştırma ve yakıt maliyetlerine dikkat çekiyor.

Dr. Fulya Gürbüz

SAMEKS Sanayi ve Hizmet Endeksleri zayıf büyüme sinyali verdi

Kaynak: MÜSİAD

SAMEKS Sanayi Endeksi yavaşlayarak da olsa son üç aydır büyümesini sürdürüyor…

SAMEKS Sanayi Endeksi Şubat ayında yeni siparişlerin önceki aya göre azaldığını gösterdi. Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış yeni siparişler alt endeksi Ocak ayındaki 50,6 değerinden Şubat ayında 48,2 seviyesine geriledi. Endeksin 50 altındaki seviyeler endeksin önceki aya göre gerilediğini, 50 üzerindeki değerler ise büyüdüğünü gösteriyor.

Benzer şekilde üretim alt endeksi de Ocak ayındaki 58 seviyesinden Şubat ayında 48,7 seviyesine geriledi. Stokların ise önceki 44,8 seviyesinden 47,7 seviyesine yükselmiş olması stoklardaki düşüşün Şubat ayında yavaşladığına işaret etti.

Elbette endeks detaylarında iyi haberler de var:

. Sanayi sektöründe satın alımlar önceki ay kaydedilen 54,3 seviyesinden 58,6 seviyesine yükselerek satın alımlardaki artışta hızlanmaya işaret etti.

. Sanayi sektöründe istihdam artışında Şubat ayında hızlanma yaşandı; istihdam alt endeksi önceki ay kaydettiği 58,4 seviyesinden 63 seviyesine yükseldi.

. Tedarikçilerin teslimat süreleri 58,4 seviyesi ile Temmuz 2020’den bu yana görülen iyileşme eğilimini koruduğunu gösterdi.

Tüm bu verilere dayanarak SAMEKS Sanayi Endeksi 2021 yılı Şubat ayında, bir önceki aya göre 1,8 puan azalarak 51,9 seviyesine gerilemiş oldu. Sanayi Endeksi Aralık ayı dahil olmak üzere son üç aydır aldığı 50 üzerindeki değerlerle büyüme eğilimini koruyor.

YORUM

Bir önceki hafta en büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesinden gelen Şubat ayı imalat sektörü PMI verileri olumlu sinyaller vermiş, bu sebeple Türkiye’nin sanayi sektörünün Şubat ayında söz konusu gelişmeden olumlu etkilenip etkilenmediğini sorgulamıştık. Nitekim SAMEKS Sanayi Endeksi, yeni siparişlerdeki azalmanın etkisiyle üretimin azaldığını, azalan stoklara bağlı olarak satın alımlar ve istihdamdaki artışın etkisiyle sanayi sektörünün yavaşlayan bir hızla da olsa büyümeye devam ettiğini gösterdi. Sanayi sektöründeki büyümenin, küresel tedarik zincirindeki sorunlara bağlı olarak stok artırma gayreti ve bunun da istihdam talebini canlı tuttuğunu düşünüyorum. Üretimdeki azalmanın talep daralmasından kaynaklandığı aşikar ancak yeni siparişler alt endeksinin “iç piyasa” ve “ihracat” siparişleri şeklinde yayınlanmaması sebebiyle talep tarafı hakkında detaylı bir yorum yapamıyorum.  Daha detaylı yorum yapabilmek için Pazartesi günü açıklanacak olan Şubat ayı İSO İmalat Sektörü PMI verilerini ve Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanacak olan Şubat ayı dış ticaret verilerini bekleyeceğiz.

SAMEKS Hizmet Endeksi son dört aydır büyümeye devam ediyor…

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS Hizmet Sektörü Endeksi, 2021 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre 4,9 puan azalarak 51,9 seviyesine geriledi. Sektörde iş hacmi ve stoklar önceki aya göre düşerken tedarik sürelerinde artış yaşandı. Hizmet Endeksinde Şubat ayında büyüme kaydedilmesinin ana etkenleri ise satın alımlar ve istihdamdaki artışların önceki aya göre artmasıydı.

YORUM

SAMEKS Hizmet Sektörü Endeksinin Şubat ayında zayıflama kaydetmesi geçen hafta TÜİK tarafından açıklanan Şubat ayı Hizmet Sektörü Güven Endeksindeki yavaşlamayı teyit etti. Hizmet sektöründe, satın alımlardaki ve istihdamdaki büyümede Hükumet tarafından gelen Mart ayında kademeli açılmalara yönelik söylemlerin etkisi olduğunu düşünüyorum.

Dr. Fulya Gürbüz

1-5 Şubat haftasında yurt içi ve dışında imalat ve hizmet sektörleri, enflasyon, bütçe, işsizlik verilerine odaklanacağız

1 ŞUBAT 2021, PAZARTESİ

OCAK AYI TÜRKİYE VE KÜRESEL İMALAT SEKTÖRLERİ PMI ENDEKSLERİ

İSO ve IHS Markit işbirliğiyle Ocak ayı Türkiye imalat sektörü PMI (satın alma müdürler endeksi) verileri açıklanacak. Endeks, Aralık ayında önceki aya göre 0,6 puan düşüşle 50,8 seviyesine gerilemişti. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise küçüldüğünü göstermektedir.

MÜSİAD, 29 Ocak’ta hizmet ve sanayi sektörleri SAMEKS (Satın Alma Müdürleri Endeksi) verilerini yayınladı. İlgili rapora göre hizmet sektörü endeksi Ocak ayında bir önceki aya göre 3,7 puan artarak 55,3 seviyesine yükselirken, sanayi sektörü endeksi aylık 2,2 puan azalışla 53,8 seviyesine geriledi. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise küçüldüğünü göstermektedir. Aşağıdaki grafikte kırmızı çizgiyle, Sanayi Endeksinin sarı çizgiyle ise Hizmet Endeksinin yayınlanmaya başladığı 2013 yılından bu yana tarihsel seyri gösterilmiştir.

Kaynak: MÜSİAD

SAMEKS raporunda, hizmet sektöründe Ocak ayında kaydedilen artışta özellikle iş hacmi ve stoklardaki önceki aya göre büyümenin etkisi olduğunu görüyoruz.  

Sanayi sektöründe ise büyümenin 56.0 puandan 53.8’e yavaşlamasında ise yeni siparişlerdeki artışta yavaşlama ve stoklardaki azalma etkili oldu.

Geçen hafta TCMB tarafından açıklanan imalat sektörünü kapsayan Reel Kesim Güven Endeksinde de iç piyasa sipariş miktarı ve ihracat sipariş miktarındaki artışta önceki aya göre yavaşlama, üretimde ise artış olduğu kaydedilmişti. Siparişlerdeki azalmaya rağmen üretimde artış kaydedilmesi, azalan stokları telafi etmek adına üretim yapıldığı ihtimalini düşündürtüyor. Yeni siparişlerdeki azalmaya benzer olarak 22 Ocak’ta IHS Markit imalat sektörü Ocak ayı PMI ilk tahminlerinde de Avrupa, Asya ve Amerika’da ihracat siparişlerinde azalma işaretlerini almıştık. Hafta sonu açıklanan Çin resmi verileri de -Covid- 19 vakalarındaki artışın etkisiyle- Ocak ayında üretim, yeni siparişler, ihracat siparişleri ve satın alımlardaki artış hızında yavaşlama olduğunu gösterdi. Yeni Yıl Tatiline girecek olan Çin’de imalat sektörü istihdamındaki azalışın Ocak ayında hızla arttığı sinyalini de aldığımızı ekleyelim.

2 ŞUBAT 2021, SALI

OCAK AYI TEPAV PERAKENDE GÜVEN ENDEKSİ

Endeks Aralık ayında -6,6 değerini almıştı. Endeks, denge değerini yani artan ile azalan arasındaki farkı ifade etmektedir.

3 ŞUBAT 2021, ÇARŞAMBA

OCAK AYI ENFLASYON VERİLERİ

Aralık ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %14,60, aylık %1,25 artış kaydetmişti. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ise yıllık %25,15, aylık %2,36 artış göstermişti. Bloomberg HT anketine göre TÜFE’nin yıllık %14,68, aylık %1,42 artması bekleniyor. Ankete göre 2021 yılsonu enflasyon beklentisi ise %11 seviyesinde. 1 yıl vadeli mevduat faizlerinin 22 Ocak itibariyle %15,96 olduğunu dikkate aldığımızda reel getirinin yaklaşık %4,5 olduğunu hesaplıyoruz. Reel getiri, enflasyondan arındırılmış getiriyi göstermektedir. Bankalar arasında 1-yıl vadeli mevduat faizlerinin yatırılan para büyüklüğüne göre %12 ile %17 arasında farklılık gösterdiğini ekleyelim.

OCAK AYI KÜRESEL HİZMET SEKTÖRLERİ PMI ENDEKSLERİ

Covid-19 vakalarındaki artışlar Aralık ayında küresel hizmet sektörlerini olumsuz etkilemişti. IHS Markit’ten gelen Ocak ayı ilk sinyalleri de bölgeler arasında farklılık ortaya koysa da imalat sektörüne kıyasla daha olumsuz bir tablo ortaya koymuştu.  

4 ŞUBAT 2021, PERŞEMBE

İNGİLTERE MERKEZ BANKASI (BoE) PARA POLİTİKASI KARARI AÇIKLANACAK

BoE, Aralık ayı toplantısında %0,1 olan politika faizini değiştirmemişti. İngiltere ekonomisi 2020 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %16 büyüme kaydetmiş olsa da Aralık ayı para politikası toplantı notunda BoE, son çeyrekte daralma beklediklerini belirtmişti. Tradingeconomics.com, İngiltere ekonomisinin son çeyrekte önceki çeyreğe göre %2 daralacağını öngörüyor. Öte yandan, 2020 yılına %3,9 seviyesiyle başlayan işsizlik oranı 2020 yılını en yüksek seviyesi olan %5 değeriyle kapattı. Enflasyon tarafında ise; 2020 yılı başında %1,8 seviyesindeki yıllık enflasyon artışı, 2020 yılı sonunda %0,6 seviyesine geriledi. BoE, Covid-19’un üretim ve tüketim üzerindeki olumsuz etkilerini hafifletmek ve ekonomiyi desteklemek amacıyla Nisan 2020’de 573 milyar pound seviyesindeki bilanço büyüklüğünü şirket ve devlet tahvilleri alımları ile 2021 yılı Ocak ayı başında 902 milyar pound seviyesine kadar yükseltti. Şubat toplantısında para politikasında herhangi bir değişiklik yapılmayacak olsa da BoE’nin ekonomiye yönelik beklentilerine odaklanacağız.

TCMB VE BDDK, 29 OCAK 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

22 Ocak verilerine göre yabancı para döviz mevduatları (döviz tevdiat hesapları) bir önceki haftaya 2,2 milyar dolar artışla 226,1 milyar dolar seviyesine yükseldi. TL cinsi kredi hacmi Ocak ayının ilk üç haftasında 2,3 trilyon TL ile değişiklik göstermezken tüketici kredi faiz oranları %22’nin, ticari kredi faiz oranları ise %20’nin üzerinde seyrediyor. TL cinsi mevduat faiz oranları ise %16 seviyesinin üzerinde. Öte yandan Merkez Bankası döviz rezervleri 22 Ocak haftasında bir önceki haftaya göre 2,6 milyar dolar artışla 50,1 milyar dolar seviyesine yükseldi. Söz konusu artışın sebebi Hazine’nin 19 Ocak’ta 3,5 milyar dolarlık eurobond ihracı gerçekleştirmiş olması.

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

5 ŞUBAT 2021, CUMA

OCAK AYI NAKİT BÜTÇE VERİLERİ

2020 yılı Aralık ayında 46,7 milyar TL nakit açığı kaydedilmiş böylece 2020 yılı genelinde toplam nakit açığı 181,8 milyar TL ile tarihi rekorunu kırmıştı. Nakit bütçe açığı 2019 yılında 130,1 milyar TL, 2018 yılında ise 70,4 milyar TL olmuştu.

ABD OCAK AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ

ABD’de işsizlik oranı Aralık ayında önceki aya göre değişiklik göstermeyerek %6,70 olarak açıklanmıştı. Ortalama saatlik kazançlar ise önceki ayda kaydedilen yıllık %4,38 artıştan %5,08 artış seviyesine yükselmişti. 22 Ocak tarihli IHS Markit PMI verilerinde; Ocak ayında ABD imalat sektöründe istihdamın artmaya devam ettiğini, hizmet sektöründe ise artan maliyetlerin işten çıkarmaları beraberinde getirdiği bilgilerini edinmiştik. Söz konusu etkilerin gerçek rakamlara nasıl yansıdığını göreceğiz.

Dr. Fulya Gürbüz

Sanayi, istihdamı kısmen destekliyor; işsiz sayısı artıyor

Sevgili Okuyucular, bu hafta çok yoğun bir veri akışı vardı. 11-14 Ocak tarih aralığında açıklanan verileri sırayla analiz etmek istiyorum.

İhracat ve turizm gelirlerinde azalma ile ithalattaki artış, cari açığın artmasına sebep oldu

İlk olarak, 11 Ocak Pazartesi günü TCMB tarafından yayınlanan cari işlemler dengesi ile başlayalım. 2020 yılı Kasım ayında cari işlemler dengesi 4,1 milyar dolar açık verdi. Cari İşlemler Hesabı, Türkiye’deki yerleşik hane halkının yurt dışındaki yerleşiklerle yapmış olduğu ekonomik faaliyetler sonucunda Türkiye’nin döviz geliri ve döviz giderlerini kalemler halinde göstermektedir. Tablonun en önemli kalemini dış ticaret dengesi oluşturmaktadır. Kasım ayında 3,8 milyar dolar dış ticaret açığı kaydedildi, yani ihracattan 3,8 milyar dolar daha fazla ithalat gerçekleşti. Öte yandan döviz girdisi sağlayan en önemli kalemlerden biri olan ve turizm gelir gider farkını gösteren Seyahat kaleminde ise düşüş gördük. Kasım ayında Türkiye’ye gelen turist sayısının Ekim ayına göre yarıdan fazla azalmasının etkisiyle Seyahat kalemi Ekim ayındaki 1,3 milyar dolardan Kasım ayında 0,6 milyar dolar seviyesine geriledi. Aşağıdaki grafik son 5 yılın cari işlemler dengesindeki aylık bazda seyrini gösteriyor:

Seyahat dengesinin azalmasında elbette kış mevsimi olmasının etkisi var ancak en önemli etken Kovid-19’da yaşanan ikinci dalganın seyahat kısıntılarını beraberinde getirmesi. Dış ticaret açığındaki artışın sebebi ise ihracatın Kasım ayında önceki aya göre 1,3 milyar dolar azalmasına karşılık ithalatın önceki aya göre 1,3 milyar dolar artması.

Sanayi üretimi yavaş hızla da olsa büyümeye devam ediyor

Biliyoruz ki sanayi sektörü üretim yaparken ithal girdiye ihtiyaç duymaktadır. Üretilen malların bir kısmı ihraç edilmekte, diğer kısmı yurt içi talebi karşılamakta veya stok olarak tutulmaktadır. Ekim ayında önceki aya göre %1,2 artış kaydeden sanayi üretimi, Kasım ayında önceki aya göre %1,3 arttı. Söz konuşu artışta iç talebin mi yoksa dış talebin mi etkisi var? Bu sorunun cevabını yine bu hafta açıklanan dış ticaret endekslerinde buluyoruz. İhracat Miktar Endeksi Kasım ayında bir önceki aya göre %0,9 düşüş kaydetti, İthalat Miktar Endeksi ise bir önceki aya göre %1,3’lük artış yaşadı. İthalat Miktar Endeksindeki artışın sebebine değinmeden önce sanayi üretimi ile dış ticaret miktar endekslerinin seyrini grafik olarak göstermek istiyorum.

Yukarıdaki grafikte de göreceğiniz gibi hem ihraç edilen hem de ithal edilen malların miktarlarındaki (adet) değişimler sanayi üretimini de doğrudan etkilemektedir. Sanayi üretiminin Kasım ayında arttığını, ihracatın ise azaldığını dikkate aldığımızda acaba ithalat miktarındaki artışın sebebi ne?

Aşağıdaki grafik ithalat miktar endeksini oluşturan ana kalemlerin son 2 yıllık seyrini gösteriyor. Grafikte Kasım ayında gri çubukla gösterilen taşımacılık araçları hariç yatırım malları ithalatının aylık %9,0, mavi çubukla gösterilen hammadde ithalatının %7,4’lük artış kaydetmeleri ithalattaki artışın en önemli sebebi oldu. Bu iki kalemin Ekim ayında bir önceki aya sert bir düşüş yaşadıktan sonra Kasım ayında bir sıçrayış yaşamaları hem yurt içi hem de yurt dışı siparişler kapsamında üreticinin olumlu sinyaller aldığına işaret ediyor.

Perakende satışlardaki artış devam ediyor

Yurt içi talebin önemli göstergelerinden olan ve bu hafta TÜİK tarafından yayınlanan Perakende Satış Endeksi Kasım ayında bir önceki aya göre %2,2 artış gösterdi. Aşağıdaki grafikte mavi çizgi perakende satış endeksini, kırmızı çizgi tüketim malları ithalat miktar endeksini, yeşil çizgi ise Dolar/TL kurunun seyrini gösteriyor. Pandemiyle birlikte kapatmaların yaşandığı Nisan 2020 sonrasında perakende satışlar artışını koruyor. Pandemi öncesinde dikkatinizi çekeceği üzere 2018 ve 2019’da Türk lirasında yaşanan sert değer kayıpları hem perakende satışları hem de tüketim malları ithalatını düşürmüştür. Döviz kurunda artış eğilimi sürse de 2019 yılı son çeyreğinde ve 2020 yılının ilk 2 ayında perakende satışlar ve tüketim malları ithalatında artış eğilimi görüyoruz. Bunun başlıca sebepleri KDV indirimleri, promosyonlu satışlar ve fiyat kontrolleri idi. Kasım ayında tüketim malları ithalatındaki kısmi gerilemeye rağmen perakende satışlardaki artış devam etti. Bunun sebebini TCMB tarafından açıklanan Reel Kesim Güven Endeksi verilerinde bulmaya çalıştığınızda görebileceğiniz gibi, Kasım ayında sektörde stoklar azalırken, Aralık ayında stoklar artmaktadır.

İşsizlik artmaya devam ediyor

Son olarak tüketim ve üretim tarafındaki gelişmeler işgücü verilerini nasıl etkilediğine bakalım. 2020 yılı Eylül-Ekim-Kasım aylarını kapsayan Ekim dönemi işgücü verilerine göre, Ekim ayında işsizlik oranı %12,73’e, iş aramaktan vazgeçmiş çalışmaya hazır olan kişileri dikkate alan geniş tanımlı işsizlik oranı ise %23,33 seviyesine yükseldi. 2020 yılı Haziran-Ekim dönemlerinde sanayi sektörü istihdamı işgücü piyasasını desteklemeye devam ederken Ekim döneminde hizmet sektörü istihdamında hafif gerileme yaşandı. Vurgulamakta fayda var, iş aramaktan vazgeçip çalışmaya hazır olan kişilerin Ekim döneminde önceki döneme göre 212 bin artmış olması özellikle hizmet sektöründeki kan kaybının vahametini ortaya koymaktadır.

Dr. Fulya Gürbüz

Eylül ayında ihracat, sanayi üretimini ve istihdamı destekledi, tüketim arttı

9-13 Kasım haftasında açıklanan üretim, dış ticaret ve tüketime ilişkin takvim ve mevsimsellikten arındırılmış TÜİK verilerine göre;

. Sanayi üretimi Eylül ayında önceki aya göre %1,7 arttı,

. İhracat miktar endeksi Eylül ayında önceki aya göre %11,2 arttı,

. İthalat miktar endeksi Eylül ayında önceki aya göre %2,0 arttı,

. Sanayi sektörü istihdamı Ağustos döneminde (Tem-Ağu-Eyl) önceki döneme göre %2,0 arttı,

. Perakende satış hacmi Eylül ayında önceki aya göre %2,8 arttı.

İhracat, sanayi üretimini desteklemeye devam ediyor…

Bir önceki aya göre değişimleri gösteren aşağıdaki grafikte, Mayıs 2020’den itibaren ihracatın (kırmızı çubuk) ve hammadde ithalatının (mavi çubuk) sanayi üretimini (gri çubuk) desteklediğini görebilirsiniz. Gri renkli 0 noktasını gösteren uzun yatay çizginin üzerindeki değerler önceki aya göre artış olduğunu, çizginin altındaki değerler ise önceki aya göre azalma olduğunu göstermektedir. Ağustos ayında ihracatta kaydedilen düşüşe rağmen hammadde ithalatı ve sanayi üretimindeki artışın imalat sektöründe mal stoklarını (turuncu çubuk) beslediğini anlıyorum. Eylül ayında ise ithalattaki sınırlı artışa rağmen ihracatı mal stoklarının beslediğini tahmin ediyorum. Pandemide ikinci dalganın tedarik zincirinde olası kırılmaları beraberinde getirebileceği endişeler sebebiyle, IHS Markit küresel imalat sanayi PMI endeksleri ülke raporlarında tedbir amaçlı satın alımların hızlandığı sinyalini almıştık.

Sanayi üretimindeki artış sanayi istihdamını destekliyor…

Aşağıdaki grafikte sol eksen, sanayi sektöründe istihdam edilen kişi sayısını (turuncu çubuklar) göstermektedir. Grafiğin sağ ekseninde ise sanayi üretimi (gri çizgi) ve imalat sektörü mevcut siparişlerinde (bordo çizgi) önceki aya göre nasıl bir değişim olduğu gösteriliyor. Yılbaşından itibaren imalat sektöründeki siparişlerde ve paralelinde sanayi üretiminde ardı ardına yaşanan gerilemelerin ardından, pandemi tedbirlerindeki gevşetmelerin etkisiyle sanayi istihdamının Haziran dönemiyle birlikte yükseliş eğilimine girdiğini görüyoruz. Eylül ve Ekim ayına ilişkin göstergeler sanayi istihdamında yükselişin devam edeceğine işaret ediyor.

Türk lirasındaki değer kaybına rağmen yurt içinde perakende satışlar hızlandı…

Aşağıdaki grafik, sol eksende sanayi sektörü (gri çubuk), imalat sektöründe mevcut siparişler (bordo çubuk), perakende satışlar (yeşil çubuk) ve tüketim malları ithalatındaki (mor çubuk) bir önceki aya göre kaydedilen değişimleri gösteriyor. Sağ eksende ise Dolar/TL kurunun (mavi çizgi) aylık ortalama değerleri gösteriliyor. Grafikte neler gördüğümü sıralayayım:

. Ağustos ayında Dolar/TL kurunun önceki aya göre %6,1 yükselmesinin etkisiyle tüketim malı ithalatında önceki aya göre sert düşüş var. Perakende satışlardaki artış ise Temmuz ayına göre hız kesti.

. Eylül ayında Dolar/TL’deki %3,5 yükselişe rağmen hem perakende satışlarda hem de tüketim malları ithalatında yükseliş var. Perakende satışlardaki hızlanmada özellikle Tekstil, Giyim ve Ayakkabı satışlarındaki aylık %13,1’lik artışın etkili olduğunu söyleyeyim. Türk lirasındaki sert değer kaybına rağmen Eylül ayında tüketim malları ithalatındaki %7,5’lik artışın ana tetikleyicisinin ise otomotiv sektörü ithalatında Eylül ayında kaydedilen %30,8’lik artış ve paralelinde otomotiv satışlarının aynı ay %46,9 yükselmesinin etkisi olduğunu düşünüyorum.

Ekim ayı göstergeleri ne söylüyor?

Ticaret Bakanlığı verilerine göre Ekim ayında ihracat ve ithalatta artışın devam etmesi sanayi üretiminde, dolayısıyla da sanayi sektörü istihdamında iyileşme göreceğimize işaret ediyor. Ekim ayında Dolar/TL kurunun %4,8 yükselmesi ve artan kredi faiz oranları sebebiyle perakende satışlarda önemli bir iyileşme olmayacağını tahmin ediyorum.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekim ayında sanayi sektöründe vites düşüş sinyali

Bileşik Endeks Ekim ayında daralma bölgesinde kalmaya devam etti

Her ay sonunda MÜSİAD hizmet ve sanayi sektörlerini kapsayan anket sonuçlarını SAMEKS endeksleri olarak yayınlıyor. Her iki sektörün bileşiminden oluşan mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS Bileşik Endeksi Ekim 2020’de bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak 49,6 değerine geriledi. Endeksin 50 seviyesinin altındaki değerler sektörün önceki aya göre daraldığını, 50 üzerindeki değerler ise önceki aya göre büyümeyi gösteriyor.

Kaynak: MÜSİAD

Sanayi üretimindeki düşüş SAMEKS Bileşik Endeksi aşağı çekti

Bileşik Endeksin Ekim ayında önceki aya göre gerilemesinin ana sebebi sanayi sektöründeki önceki aya göre daralma . Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS Sanayi Sektörü Endeksi, Ekim ayında önceki aya göre 1,9 puan azalışla 48,1 seviyesine geriledi. Böylece, SAMEKS Sanayi Endeksi 2020 yılı üçüncü çeyreğinde ortalama 52,0 değeri ile sektörde büyüme ortaya koyarken dördüncü çeyreğe daralmayla girdi. Ekim ayında sanayi sektöründe satın alımlar, stoklar ve istihdamda büyüme devam ederken üretim ve yeni siparişler düştü. Geçen hafta açıklanan, imalat sektörü üreticilerini kapsayan Reel Kesim Güven Endeksinde Ekim ayında stok ve yatırım harcamalarında önceki aya göre büyüme kaydedilmişti.

Kaynak: MÜSİAD

Ağustos ve Eylül aylarında daralma yaşayan SAMEKS Hizmet Endeksi ise Ekim ayında önceki aya göre 0,8 puan artışla 48,5 puan değeri alarak sektörde daralmanın zayıflasa da devam ettiğini gösterdi.

Ekim ayı dış ticaret verileri sanayi üretimine ilişkin net bilgi verecek

Türk lirasında devam eden değer kaybı, imalat sektörünü kapsayan SAMEKS ve RKGE anket sonuçları ve geçen hafta açıklanan Ekim ayı Almanya imalat sektörü PMI verisinden gelen ihracat ve üretim artışı sinyalleri beraber değerlendirildiğinde özellikle Avrupa kaynaklı olarak pandeminin ikinci dalgasının tedarik zincirini bozma ihtimaline karşılık Türkiye’de imalatçıların Ekim ayında yatırım harcamalarına ağırlık verip stok biriktirdiğini, ihracatın ise sanayi üretimini kısmen de olsa desteklediğini tahmin ediyorum. Tahminimde yanılıp yanılmadığımı gelecek hafta Ticaret Bakanlığı ve TİM tarafından açıklanacak olan Ekim ayı dış ticaret verileri gösterecek.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomiyi, sanayi sektörü ayakta tutuyor

MÜSİAD, Eylül ayı SAMEKS (Satınalma Müdürleri Endeksi) endeksi verilerini açıkladı. Endeks hem hizmet hem de sanayi sektöründeki iş hacmi, üretim, yeni sipariş, satın alma, stoklar, tedarikçilerin teslim süresi ve istihdamla ilgili gelişmeleri gösteriyor. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise önceki aya göre daraldığını gösteriyor.

Eylül ayında sanayi sektörü önceki aya göre yavaşlayarak da olsa büyüse de hizmet sektöründeki daralma Eylül ayında da sürdü. Her iki endeksin bileşiminden oluşan Bileşik Endeks ise sanayi sektörünün desteğiyle büyüme bölgesinde kalmayı başardı. Türkiye’deki resme benzer olarak, 23 Eylül’de IHS Markit tarafından açıklanan imalat sektörü PMI ilk tahminleri de ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere’de hizmet sektörlerinin zayıfladığını, sanayi sektörlerinde ise canlılığın sürdüğünü göstermişti.

Gelelim detaylara…

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS Sanayi Sektörü Endeksi, 2020 yılı Eylül ayında, bir önceki aya göre 0,9 puan azalarak 50,1 seviyesine gerileyerek büyüme bölgesinde kalmayı başardı. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS Hizmet Sektörü Endeksi ise Eylül ayında bir önceki aya göre 1,0 puan azalarak 46,6 seviyesine geriledi.

Kaynak: MÜSİAD

Böylece mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS Bileşik Endeksi Eylül ayında bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak 50,2 değerine geriledi ki Bileşik Endeksin büyüme bölgesinde kalmasını sağlayan ana faktör sanayi sektöründe devam eden iyileşme oldu.

Kaynak: MÜSİAD

Detaylara baktığımızda hizmet sektöründe sadece satın alımlar büyüme eğilimi gösteriyor. İş hacmi, stoklar ve istihdamdaki bozulma ise artarak devam ediyor.

Sanayi sektörü ise moral vermeye devam ediyor. Üretim ve yeni siparişlerdeki yavaşlamanın Eylül ayında önceki aya göre hız kaybettiğini görüyoruz. Sanayi sektöründeki satın alımlar, stoklar, tedarikçilerin teslim süresi ve istihdamdaki devam eden iyileşmelerin ise ekonomik büyümeyi desteklemeye devam eden ana faktörler olarak karşımıza çıkıyor.

IHS Markit Almanya imalat sektörü PMI endeksi Eylül ayı ilk tahmini verileri özellikle Asya’dan gelen ihracat taleplerine dikkati çekmişti. Bu gelişmenin Türkiye sanayi sektörünün ihracat hacmini ne derece etkilediğini Eylül ayı TİM ihracat verilerinde göreceğiz.

Dr. Fulya Gürbüz

Türkiye’nin borç stoku görece düşükken neden Türk lirası değer kaybediyor, neden risk primi yüksek?

Yukarıdaki grafik IIF raporundan alınma. Dikey eksen 2007 yılından 2019 yılına kadarki dönemde kamu borcunun GSYH’ye oranının yüzdesel değişimini gösteriyor. Yatay eksen ise hane halkı ve finans dışı sektörün borcundaki değişimi gösteriyor.

Türkiye’nin kamu borcunun GSYH’ye oranı 2007’de %38 iken 2019 yılı sonuna kıyasla 7 yüzde puan azalışla %31 seviyesine geriledi. Söz konusu oran 2018 yılının ilk çeyreğinde %28 seviyesine kadar gerilemişti. Hane halkı ve finans dışı sektörün borç stokunu ise kendi hesaplarıma göre 46 yüzde puan arttığını hesaplıyorum.

Grafikte gelişmekte olan ülkelerin ortalamasını gösteren noktaya kıyasla Türkiye’nin kamu borcu, ortalamanın aksine düşüş kaydetmişken hane halkı ve finans dışı sektörün borç stokundaki artış da ortalamanın sınırlı aşağısında kalmış.

Türkiye ekonomisi 2020 yılında %2 daralma kaydederse COVID-19 sebebiyle devreye alınan 15 milyar dolarlık mali paketle birlikte kamu borcunun GSYH’ye oranı 2020 yılı sonunda en az %34 seviyesine çıkmasına sebep olacak. Elbette COVID-19 sebebiyle şu ana kadar kabaca 2,2 trilyon dolarlık tahvil alımı yoluyla sağlanacak parasal genişleme tedbirlerini duyuran ekonomilerin borç stoku da artacak. IIF küresel borç stokunun GSYH’ye oranının 2019 yılı sonunda %322 seviyesinden 2020 yılı sonunda %342 seviyesine yükseleceğini tahmin ediyor.

Peki Türkiye diğer ülkelerle aynı kaderi paylaşıyorsa finansal piyasalarına neden bu kadar sert satış baskısı hâkim?

En önemli sebebi Merkez Bankasının azalan döviz rezervleri. Merkez Bankasının brüt döviz rezervleri Mart ayında önceki aya göre 12,4 milyar dolar eriyerek 95,6 milyar dolar seviyesine geriledi. Net uluslararası rezervleri ise yine Mart ayında 5,5 milyar dolar azalışla 32,6 milyar dolar seviyesine geriledi.

2019 yılında 124 milyar TL açık veren merkezi yönetim bütçesinin 2020 yılında 139 milyar TL açık vereceği, 357 milyar TL borçlanma ile finansman sağlanacağı hedeflenmişti.

Son durumda, artan bütçe açığına bağlı olarak borç stokunda artış, COVID-19 etkisiyle bütçe harcamalarında artış, ihracatta ve turizm gelirlerinde azalmaya bağlı olarak artacak cari işlemler açığı, ekonomik daralmanın işgücü kaybını artırması, bir de üzerine Kanal İstanbul projesinin başlatılmasına yönelik kararlılık.

Tüm bu etkenleri dikkate aldığımızda Türk lirasında yaşanan değer kaybı ve Türkiye’nin risk primi (CDS primlerindeki rekor artış) artmaya devam ediyor.

Güven kaybına sebep olan bu gelişmelerden çıkış yolu ise katma değeri yüksek sürdürülebilir büyüme hedefi ortaya koyacak bir ekonomi reformu.

Dr. Fulya Gürbüz

Artan bütçe açığı sebebiyle kamunun dış borç stoku artıyor

Eylül 2019’da 433 milyar dolar olan Türkiye’nin dış borç stoku 4 milyar dolar artışla Aralık 2019’da 436,9 milyar dolar seviyesine yükseldi.

2019 yılı son çeyreğinde Merkez Bankası ve kamunun borç yükü 14 milyar dolar arttı…

2019 yılı dördüncü çeyreğinde Merkez Bankası dış borç stokunu 2 milyar dolar, kamu sektörü 12 milyar dolar artırdı; özel sektör 10 milyar dolar azalttı. Özel sektör içinde yer alan finans dışı özel sektör ise aynı dönemde dış borç stokunu 3,2 milyar dolar artırdı.

Kamu borç stokundaki artışın sebebi artan bütçe açığı

Kamunun dış borç stokunun %62’sini (96,4 milyar dolar) merkezi yönetim dış borç stoku oluşturuyor. Merkezi yönetimin borç stokundaki artışın en önemli sebebi 2014 yılından bu yana aralıksız artan merkezi yönetim bütçe açığı:

Bütçe açığındaki artışa paralel olarak merkezi yönetim borç stokunun GSYH içindeki payı artıyor…

2020 yılı nasıl bir resim ortaya koyuyor?

Koronavirüs salgınının ekonomi üzerindeki etkisini Şubat ve Mart ayı verileri açıkça ortaya koydu; ekonomik aktivite zayıflıyor, mali tedbir paketleri devreye giriyor. Bu da bütçe açığının beklenenden fazla olması, yani Hazine’nin finansman konusunda 2020 yılı için hedeflediğinden daha fazla borçlanacağı anlamına geliyor. 2020-2022 Yeni Ekonomi Programına göre Hazine, 2020 yılında 357,2 milyar TL borçlanma hedefliyor. Bunun 57,6 milyar TL’si dış borçlanma olarak açıklanmıştı. Görünen o ki, koronavirüs salgınının etkisinin uzaması halinde bütçe ve finansmanı hedeflerinde revizyon göreceğiz.

Dr. Fulya Gürbüz