Ekonomi Gündemi: Ekonomik aktivitedeki gelişmeler ve Fed’in faiz kararı

26 – 30 Temmuz haftasında Temmuz ayında ekonomik aktivitedeki gelişmeleri, TCMB’nin üçüncü çeyreğe ilişkin enflasyon raporunu ve ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikası kararını izleyeceğiz. Öncü göstergeler Temmuz ayında ihracat siparişlerinde yatay bir seyri, Kurban Bayramı tatili sebebiyle perakende satışlarda ivme artışını, turizm sektöründe ise hareketlenmeye işaret ediyor.

26 TEMMUZ 2021, PAZARTESİ

TEMMUZ AYI İMALAT SEKTÖRÜ KAPASİTE KULLANIMI – TCMB

İmalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı (KKO), Haziran ayında bir önceki aya göre 1,3 puan artarak %76,6 seviyesinde gerçekleşmişti. Mevsimsel etkilerden arındırılmış KKO ise aylık 1,1 puan artışla %76,3 olmuştu. Dayanıklı tüketim malları üretiminde KKO önceki aya göre %5,8, yatırım mallarında %4,6, ara mallarda %0,9, dayanıksız tüketim mallarında %0,7 artış kaydetmişti.

Kaynak: TCMB

TEMMUZ AYI REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (RKGE) – TCMB

2021 yılı Haziran ayında reel kesim güven endeksi (RKGE) bir önceki aya göre 2,7 puan artışla 113,0 seviyesine yükselmiş, iç piyasa siparişleri ile ihracat siparişleri önceki aya göre artış kaydederken ortalama birim maliyet önceki aya göre gerilemişti. Gelecek 3 aya ilişkin beklentilere göre üretimde, istihdamda, ihracat ve yurt içi siparişlerde önceki aya göre yükseliş, satış fiyatlarında ise düşüş kaydedilmişti. RKGE’nin 100 eşik değerinden yüksek olması anketin kapsadığı reel kesim temsilcilerinin ekonomik faaliyetlere ilişkin güveninin arttığını yani “iyimser” görünümü ifade etmektedir.

Kaynak: TCMB

TEMMUZ AYI SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ – TÜİK

Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Haziran ayında Mayıs ayına göre; hizmet sektöründe %6,2, perakende ticaret sektöründe %4,8 ve inşaat sektöründe %3,6 artarak sırasıyla 108,5, 105,7 ve 82,4 değerlerini almıştı. TÜİK hesaplama yöntemine göre Sektörel Güven Endeksleri 0-200 aralığında değer alabilmekte, endeksin 100’den büyük olması sektörün mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini göstermektedir. Son üç aylık döneme ilişkin olarak katılımcılar hizmet sektöründe iş durumu ve hizmetlere olan talebin arttığını, perakende ticaret sektöründe iş hacminin arttığını; inşaat sektöründe ise alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyindeki kötümser görünümün hafif iyileşme kaydettiğini ortaya koymuşlardı.

Kaynak: TÜİK

HAZİRAN AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Mayıs ayında merkezi yönetim toplam borç stoku önceki aya göre 51,9 milyar TL artışla 2 trilyon 1 milyar TL seviyesine yükseldi. İç borç stoku aylık 13,3 milyar TL artışla 1 trilyon 133 milyar TL, dış borç stoku ise aylık 28,6 milyar TL artışla 868,1 milyar TL olmuştu. Merkezi yönetimin TL cinsi borcu toplam borcun %42’sini oluştururken %58’I yabancı para cinsindendir. Bu da borç yapısının döviz kurundaki değişimlerden ağırlıklı olarak etkilendiğini gösteriyor. Aşağıdaki grafik merkezi yönetim borç stokunun 2017 yılıyla birlikte hızlandığını (kırmızı çizgi), GSYH içindeki payının ise 2020 yılı ikinci yarısından bu yana gerilediğini gösteriyor. Bütçe açığındaki artışın merkezi yönetimin borçlanma gereğini de artırdığını, kurdaki artışların bütçe açığında açılmaları beraberinde getirdiğini, bunun da sonucu olarak enflasyonist baskıyı artırdığını ekleyelim.

Kaynak: Turkey Data Monitor

28 TEMMUZ 2021, ÇARŞAMBA

AMERİKAN MERKEZ BANKASI (FED) PARA POLİTİKASI KARARI – http://www.federalreserve.gov

 15-16 Haziran tarihli toplantısında Fed, ekonomik görünümdeki (istihdam, enflasyon, kredi) olumlu işaretlere değinmiş, maksimum istihdam ile %2 enflasyon hedefinin ve enflasyon beklentilerinin kalıcı olarak sağlanana kadar %0-0,25 seviyesindeki politika faizini değiştirmeyeceklerini ve miktarsal gevşeme politikasını sürdüreceklerini duyurmuştu. Destekleyici politikalar ABD ekonomisi 2020 yılı üçüncü çeyreğinden itibaren önceki çeyreğe göre yükselişini sürdürüyor. Aşılamadaki hızlanmanın hizmet sektöründe açılmayı beraberinde getirmesi ekonomik büyümenin genele yayılmasında etkili oluyor. Nitekim Fed’in 14 Temmuz’da yayınladığı ve Mayıs sonu – Temmuz başı ekonomik gelişmeleri ortaya koyan Bej Kitap’ta (Beige Book) ekonominin ılımlıdan güçlü büyümeye doğru giden bir seyir ortaya konmuştu. Ulaştırma, seyahat ve turizm, imalat ve finans dışı sektörlerinde ortalamanın üzerinde büyüme ortaya konurken; enerji piyasalarının kısmen iyileşme kaydettiği, tarım sektöründe ise karışık bir seyir yaşandığına dikkat çekilmişti. Bej Kitap’ta arz tarafında aksamaların (malzeme ve işgücü eksikliği, teslimatta gecikmeler, çoğu tüketim mallarında düşük stok düzeyi) genele yayıldığı; bankaların kredi hacminde ve istihdamda ülke genelinde kısmen veya ılımlı artışlar yaşandığı, özellikle düşük vasıflı işlerde istihdam güçlü artışlar olduğu, özellikle malzeme ve işgücü eksikliği yaşanan sektörlerde fiyat baskılarının sert şekilde arttığı diğerlerinde ise artışın daha ılımlı olduğunu, konteyner fiyatlarındaki artışın hızlandığını, nihai tüketici talebindeki artışın fiyatları yukarı çektiğini, girdi maliyetlerindeki artışın şirketlerin kar marjını düşürdüğünü, anket katılımcılarının bir kısmı fiyat artışlarını geçici olarak görürken çoğunluğunun önümüzdeki aylarda girdi maliyetleri ve satış fiyatlarındaki yükselişin devam etmesini beklediklerini okumuştuk. En son Temmuz ayının ilk yarısına ilişkin yayınlanan IHS Markit PMI endeksleri raporunda imalat sektöründeki büyümenin hızlanarak devam ettiğini, hizmet sektöründe ise yetersiz istihdam ve stok edinmedeki sıkıntılar sebebiyle momentum kaybı yaşandığı, bunda artan satış fiyatlarının etkisiyle müşterilerin satın alımda tereddüt ettiklerinin etkisi olduğu not edildi. Her ne kadar Fed’in %2 olan çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat enflasyonu hedefinin Nisan ve Mayıs aylarında %3 seviyelerinin yukarısına çıkması dikkatleri faiz artırımı konusunda Fed’e odaklıyor. Ancak %5,9 olan işsizlik oranının pandemi öncesi seviyelerinin (%3,5) hayli üzerinde olması maksimum istihdamı hedefleyen Fed’in faiz artırımı ihtimalini azaltıyor.

29 TEMMUZ 2021, PERŞEMBE

2021 YILI ÜÇÜNCÜ ENFLASYON RAPORU – TCMB

Nisan ayı sonunda yayınlanan ikinci enflasyon raporunda enflasyonun (TÜFE) 2021 yılı sonunda %12,2 olarak gerçekleşeceği, 2022 yıl sonunda %7,5’e ve 2023 yılı sonunda ise orta vadeli hedef olan %5 seviyesine gerileyerek istikrar kazanacağı tahmin edilmişti. Haziran ayında TÜFE aylık %1,94, yıllık %17,53 artış kaydetti. Temmuz ayında gıda fiyatlarında aşağı yönlü eğilime rağmen bütçe açığının yıl sonuna kadar vergi artışları riskini canlı tutması, artan ithal girdi fiyatları ve taşıma maliyetleri ile hizmet sektöründe kaydedilen fiyat artışları, bununla birlikte sonbaharla birlikte fiyat baskılarındaki olası artışlar TCMB’nin 2021 sonu için %10,0 – %14,4 TÜFE aralık tahmininin üstünde sonuçlanmasına sebep olacak. 2021 yılının üçüncü raporunda TCMB’nin enflasyon beklentilerine odaklanacağız.   

TEMMUZ AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Ekonomik güven endeksi Haziran ayında önceki aya göre aylık 5,2 puanlık artışla 97,8 değerine yükselmişti. Ekonomik güven endeksindeki artış, tüketici, reel kesim (imalat sanayi), hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörü güven endekslerindeki artışlardan kaynaklanmıştı. Söz konusu iyileşmelerde etkili olan en önemli faktör aşılamadaki hızlanmaya paralel olarak Haziran ayı başında Covid-19 kaynaklı kısıtlamaların gevşetilmesiydi.

Kaynak: TÜİK

TCMB VE BDDK, 9 TEMMUZ 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

9 Temmuz ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre arttı. TL cinsi mevduatlar ve TL cinsi krediler önceki haftaya göre hafif yükseldi. TL cinsi mevduat faiz oranları %16-19 aralığında seyrederken, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığında bulunuyor. Tüzel kişilerin döviz mevduatlarını (DTH) önceki haftaya göre 1,5 milyar dolar, gerçek kişilerin 0,4 milyar dolar artırmasına bağlı olarak toplam DTH 220,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 104,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre 3,9 milyar dolar artış gösterdi. Hazine 9 Temmuz ile biten haftada altın cinsi tahvil ve 1,8 milyar dolarlık döviz cinsi borçlanma gerçekleştirdi. Merkez Bankasının net rezerv açığı da 9 Temmuz ile biten haftada rezervlerdeki artışa paralel olarak haftalık 3,2 milyar dolar azalışla 29,5 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi stoku ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı 28,7 milyar dolar ile önceki haftaya göre yatay kaldı. Yurt dışı yerleşikler 9 Temmuz ile biten haftada hisse senetlerinde 54 milyon dolar ve DİBS’te 6 milyon dolarlık net alışlar gerçekleştirdiler.

Kaynak: Turkey Data Monitor

30 TEMMUZ 2021, CUMA

TEMMUZ AYI SAMEKS SANAYİ VE HİZMET SEKTÖRLERİ ENDEKSLERİ – MÜSİAD

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksi, Haziran ayında aylık 0,5 puan artışla 50,1 seviyesine yükselmiş, SAMEKS Hizmet Sektörü Endeksi ise aylık 0,7 puan azalışla 50,4 seviyesine gerilemişti. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise daraldığını göstermektedir. Hizmet sektöründe satın alımların Haziran 2020’den bu yana aralıksız olarak önceki aya göre büyümeye devam etmesi ve istihdamda kısmi artışın da desteğiyle Hizmet sektörü endeksi Haziran ayında 50 eşik değerinin üzerinde kalmıştı. Öte yandan iş hacmindeki bozulma Haziran ayında hafif gerilemiş, tedarikçilerin teslim süresindeki artışa paralel olarak stoklar sert şekilde azalmıştı. Sanayi sektöründe ise üretimdeki düşüş Haziran ayında zayıflamış, yeni siparişlerdeki düşüş önceki aya göre hızlanmış, satın alımlar önceki aya göre sert şekilde artmış, stoklardaki düşüş kısmen yavaşlamış, istihdam önceki aya göre hafif artış kaydetmişti.  

Kaynak: MÜSİAD

HAZİRAN AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ – TÜİK

Ticaret Bakanlığı Temmuz ayı başında Haziran ayı dış ticaret verilerini açıklamıştı. Buna göre Haziran ayında ihracat bir önceki aya göre 3,3 milyar dolar artışla 19,8 milyar dolar olurken ithalat aylık 2,0 milyar dolar artışla 22,7 milyar dolar olmuş, böylece dış ticaret açığı bir önceki aya göre 1,2 milyar dolar düşüşle 2,9 milyar dolar seviyesine gerilemişti.  

Kaynak: Tıurkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: İmalat ve imalat dışı sektörlerdeki eğilim ile Türkiye’nin kredi notu değerlendirmesi

24-28 Mayıs haftasında imalat sanayi ve hizmet sektörlerine ilişkin Mayıs ayı verileri ile Nisan ayına ilişkin turizm verileri açıklanacak. Nisan ayı imalat sanayi verileri sektörde hız kaybının sürdüğünü göstermişti. Almanya’dan gelen imalat sanayine ilişkin Mayıs ayı PMI verileri üretim ve ihracat siparişlerindeki artışta yavaşlama olduğunu gösterdi ki bu ipuçlarını bu hafta açıklanacak olan reel kesim güven endeksi, kapasite kullanımı ve sanayi sektörü SAMEKS endekslerinde bulmaya çalışacağız. Geçen hafta açıklanan Mayıs ayı tüketici güven endeksinde düşüşün sürdüğünü gördük; söz konusu düşüşün yansımalarını bu hafta açıklanacak olan sektörel güven endeksleri, ekonomik güven endeksi ve hizmet sektörü SAMEKS endeksinde izleyeceğiz. Bu hafta TCMB’nin yayınlayacağı Mayıs ayı Finansal İstikrar Raporu ve S&P’nin Türkiye kredi notu değerlendirmelerinde makro-ekonomik görünüm ve finansal ortam hakkında mevcut durum ve geleceğe yönelik beklenti ve riskler ile TCMB’nin para politikasına yönelik duruşunu okuyacağız.   

24 MAYIS 2021, PAZARTESİ

NİSAN AYI TURİZM İSTATİSTİKLERİ – KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI

Mart ayında Türkiye’ye gelen turist sayısı önceki aya göre %68’lik artışla 905 bin 323 kişi olurken, net turizm geliri aylık %48’lik artışla 889 milyon dolara yükselmişti. Böylece yılın ilk çeyreğinde turist sayısı yıllık %62, turizm gelirleri yıllık %54 düşüş yaşamış oldu. Cari işlemler açığını azaltıcı yönde etki yapan turizm gelirleri, Covid-19 pandemisinin getirdiği seyahat kısıtları ve kapanmaların etkisiyle cari işlemler dengesine son bir yıldır katkı sağlayamıyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

25 MAYIS 2021, SALI

MAYIS AYI İMALAT SEKTÖRÜ KAPASİTE KULLANIM ORANI (KKO) – TCMB

Nisan ayında imalat sanayinde KKO aylık 1,2 puan artışla 75,9 seviyesine yükselmişti. Yatırım malları üretiminin aksine tüketim malları ve ara malların üretiminde KKO önceki aya göre artış kaydetmişti. Ara mal imalatındaki kapasite artışının sebepleri olarak ihracat tarafındaki desteğin sürmesi ve tedarik zincirindeki sıkıntılara bağlı olarak imalatçıların stok artırma eğilimini (RKGE) sayabiliriz.

Kaynak: TCMB

MAYIS AYI İMALAT SANAYİ REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (RKGE) – TCMB

Nisan ayında RKGE aylık 0,2 puan artışla 111,0 seviyesine yükselmişti. Mayıs ayı IHS Markit imalat sanayi PMI ilk tahminlerinde, en büyük dış ticaret ortağımız olan Almanya’da üretimde ve ihracat siparişlerindeki artışların önceki aya göre hız kestiği, üretimdeki yavaşlamanın ana sebebinin ise arz kıtlığı olduğu detaylarını okuduk. Söz konusu yavaşlamanın Türkiye imalat sektörüne yansıyıp yansımadığını RKGE verileri bize gösterecek.

Kaynak: TCMB

MAYIS AYI SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ – TÜİK

Nisan ayında mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Mart ayına göre hizmet sektöründe %2,0, perakende ticaret sektöründe %5,6 ve inşaat sektöründe %3,1 azalma kaydetmişti.

Kaynak: TÜİK

27 MAYIS 2021, PERŞEMBE

TCMB VE BDDK, 21 MAYIS 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

12 Mayıs ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artışlarını sürdürdü. TL cinsi mevduat ve TL cinsi kredi büyüklükleri önceki haftaya göre geriledi. Mevduat faiz oranı %18,8 seviyesini korurken; ihtiyaç kredi faiz oranı %24, ticari kredi faiz oranları ise %21 seviyelerini korudu. Döviz mevduatları haftalık 0,5 milyar dolar artışla 218,4 milyar dolar seviyesine yükseldi; tüzel kişiler döviz mevduatlarını 0,4 milyar dolar, bireyseller 0,2 milyar dolar artırdı. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,4 milyar dolar ile önceki haftaya hafif arttı. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 92,0 milyar dolar ile önceki haftaya 1,6 milyar dolar artış kaydetti; altın rezervleri 0,9 milyar dolar, brüt döviz rezervleri 0,7 milyar dolar arttı. Rezervlerin artmasına bağlı olarak Merkez Bankası döviz likiditesi açığı 1,0 dolar azalışla 41,0 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar artışla 30,0 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurt dışı yerleşikler 12 Mayıs haftasında 170 milyon dolarlık net alış yaparken; hisse senetlerinde net 52 milyon dolarlık alış, DİBS’te net 119 milyon dolarlık alış yapıldı.

Kaynak: Turkey Data Monitor

28 MAYIS 2021, CUMA

KREDİ DERECELENDİRME KURULUŞU S&P’DEN TÜRKİYE DEĞERLENDİRMESİ – S&P

S&P, 23 Ocak 2021 tarihli değerlendirmesinde Türkiye’nin yabancı para cinsinden uzun vadeli kredi notunu yatırım yapılabilir seviyenin dört kademe altında olan ‘B+’ olarak teyit etmiş ve not görünümünü değiştirmeyerek ‘durağan’ olarak bırakmıştı. 22 Ocak^ta 50,5 milyar dolar olan Türkiye’nin brüt döviz rezervleri 26 Şubat’ta 54,5 milyar dolar seviyesine kadar yükselmişken, en son 12 Mayıs’ta 49,6 seviyesinde bulunmaktadır. Elbette söz konusu gelişme artan kısa vadeli dış borç geri ödemeleri kapsamında olumsuz bir resim ortaya koysa da şirketlerin dış borçlarını döndürme kabiliyetleri olumlu olarak değerlendirilebilir. Türk lirasındaki değişime baktığımızda ise 23 Ocak’ta 7,4 seviyesindeki Dolar/TL kuru Mayıs ayında 8,3 seviyelerinde seyretmekte, Türk lirasının uluslararası rekabetinin bir ölçüsü olan reel efektif döviz kuru Mart ayından sonra Nisan ayında da düşüşünü sürdürerek 62 seviyesine gerilemiştir (yani değer kaybetmeye devam etmiştir). Öte yandan cari işlemler açığı ihracatın desteği ve ithalattaki cansızlığın etkisiyle kırmızı alarm vermemekte ancak Covid-19 vakalarına göre halen yasaklı bölgede olmamız sebebiyle turizm gelirlerindeki kayıplar Türkiye’nin döviz rezervlerine katkı yapamamaktadır. Bununla birlikte, bankacılık sektöründe Mart ayı sonundan itibaren kredilerdeki artışın hızlanması sebebiyle takipteki alacaklar rasyosunun %4’ün aşağısına gelmesi ve yüksek mevduat faizlerine bağlı olarak bankacılık sektöründe faiz geliri kazancının sınırlı kalması S&P’nin bankacılık sektörü hakkındaki değerlendirmelerini önemli kılıyor. Yine Mart sonundan itibaren hızlanan emisyon artışı (dolaşıma çıkan banknot ve madeni para) sıkı para politikası ve enflasyonla savaşta S&P’nin Merkez Bankası değerlendirmelerine de odaklanmamıza sebep olacak.  

Kaynak: Turkey Data Monitor

MAYIS AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Ekonomik güven endeksi Nisan ayında %5,1 düşüşle 93,9 değerini almıştı. Söz konusu düşüşte tüketici, reel kesim (imalat sanayi), hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörü güven endekslerindeki düşüşler etkili oldu. Geçen hafta TÜİK tarafından açıklanan tüketici güven endeksinin Mayıs ayında 2,9 puan düşüşle 77,3 seviyesine gerilediğini gördük.

Kaynak: TÜİK

MAYIS AYI SANAYİ SEKTÖRÜ VE HİZMET SEKTÖRÜ SAMEKS ENDEKSLERİ – MÜSİAD

Nisan ayında sanayi ve hizmet sektörlerinde SAMEKS endeksleri aylık olarak sırasıyla 1,7 puan ve 2,4 puan artışlarla 52,5 ve 53,0 seviyelerine yükselmişti. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise önceki aya göre küçüldüğünü gösteriyor. İmalat sektöründe eğilimi ortaya koyacak alan RKGE verilerinin 25 Mayıs’ta açıklanmasının ardından SAMEKS endekslerinde hem hizmet hem de sanayi sektörlerinde üretim, istihdam, yeni siparişler, satın alımlar, stoklar, tedarik sürelerindeki eğilimler hakkında bilgi edineceğiz. Covid-19 kaynaklı olarak Mayıs ayındaki 18 günlük uzun süreli kapanmanın etkisiyle Mayıs ayında hizmet sektörü verilerinde düşüş görülmesi ihtimali yüksek. Sanayi sektöründe ise özellikle Almanya’dan gelen Mayıs ayı imalat sektörü ilk tahminlerinde üretim ve ihracat siparişlerindeki yavaşlamanın SAMEKS sanayi endeksi verilerine yansıyıp yansımadığını göreceğiz.

Kaynak: MÜSİAD

NİSAN AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ – TÜİK

Ticaret Bakanlığı Nisan ayı dış ticaret verilerini açıklamıştı. Buna göre 2021 yılı Nisan ayında ihracat önceki aya göre %1,2 azalışla 18,8 milyar dolar, ithalat aylık %7,4 azalışla 21,9 milyar dolar olmuştu. Böylece dış ticaret açığı Mart ayındaki 4,7 milyar dolardan 3,1 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Mart ayında cari işlemler açığı 3,3 milyar dolar iken Nisan ayında dış ticaret açığındaki 1,6 milyar dolarlık düşüş kadar Nisan ayında cari işlemler açığının azalması yönünde katkı yapacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: TCMB ve Fed politika kararları, bütçe, enflasyon, konut, dış borç, dış ticaret

15 MART 2021, PAZARTESİ

ŞUBAT AYI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE VERİLERİ – TÜİK

Ocak ayında merkezi yönetim bütçesi 24,2 milyar TL açık vermiş, faiz dışı bütçe açığı 2,2 milyar TL olmuştu. 2020 yılı genelinde 173 milyar TL bütçe açığı verilmişti. Merkezi yönetim bütçe dengesi için önemli bir gösterge olan ve hemen hemen benzer sonuçlar ortaya koyan Hazine nakit dengesi Şubat ayında 3,5 milyar TL açık verdi. Bütçe açığında artış Hazine’nin borç yükünü artıran, enflasyonist baskı oluşturan, ödemeler dengesi tablosunda finans hesabını etkileyen önemli bir unsurdur.

ŞUBAT AYI TARIM ÜRÜNLERİ ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TARIM-ÜFE) – TÜİK

Ocak ayında Tarım-ÜFE yıllık %21,26, aylık %3,03 artış kaydetmişti.

ŞUBAT AYI KONUT SATIŞLARI – TÜİK

Türkiye genelinde 2021 Ocak ayında 70 bin 587 konut satılmıştı. 2020 yılı genelinde satılan konut sayısı toplam 1 milyon 499 bin 316 olmuştu.

16 MART 2021, SALI

OCAK AYI KONUT FİYAT ENDEKSİ – TCMB

2020 yılı Aralık ayında konut fiyat endeksi 154,80 seviyesine yükselerek bir önceki yılın aynı ayına göre %30,3, bir önceki aya göre %1,7 artış kaydetmişti. Tarihsel seyre göre Türk lirasındaki değer kayıpları konut satışları ve konut fiyatlarında artışa sebep olmaktadır.

OCAK AYI ÖZEL SEKTÖR UZUN VADELİ YURT DIŞI KREDİ BORCU – TCMB

2020 yılı Aralık ayında özel sektörün uzun vadeli yurt dışı kredi borcu önceki aya göre 1,9 milyar dolar artışla 163,5 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Söz konusu borcun 93,1 milyar doları finansal olmayan şirketlere, 60,9 milyar doları bankalara, 9,5 milyar doları bankacılık dışı finansal şirketlere aittir. Finansal olmayan kuruluşlar uzun vadeli yurt dışı kredi borcunu Ekim-Aralık 2020 döneminde artırma eğilimine girmiştir. 2020 yılı Aralık ayı itibariyle finansal olmayan şirketler içinde hizmet sektörünün uzun vadeli yurt dışı kredi borcu 57,1 milyar dolar, sanayi sektörünün borcu 35,5 milyar dolardır. Ön gösterge olarak, Ocak ayı ödemeler dengesi raporunda bankaların uzun vadeli kredi borç ödemesinin %68’ini tekrar borçlandıklarını, banka dışı sektörün ise ticari olmayan kredi borç ödemelerinin %124’ünü tekrar uzun vadeli borçlandığını eklemekte fayda var.

17 MART 2021, ÇARŞAMBA

ABD MERKEZ BANKASI (FED) PARA POLİTİKASI TOPLANTI KARARI – FED

3 Mart’ta Fed tarafından yayınlanan Bej Kitap’ta ekonomik aktivitenin Ocak ayından Şubat ortasına kadar önceki rapora göre ılımlı bir seyir izlediği, aşılamaların geniş çapta uygulanmasına bağlı olarak işletmelerin gelecek 6-12 aylık dönemde iyimser kalmaya devam ettikleri, tüketici harcamaları ve otomobil satışlarının ülke genelinde karışık bir seyir izlediği, Kovid-19 kısıtlamaları sebebiyle özellikle eğlence ve konaklama sektörünün olumsuz etkilendiği, tedarik zincirindeki zorluklara rağmen imalat sektöründe ılımlı bir büyüme olduğu, düşük mortgage faiz oranlarının konut satışları ve fiyatlarında artış getirmeye devam ettiği, ticari gayrimenkul pazarında kısmen bozulma yaşandığı, tarımsal şartların iyileştiği; petrol, gaz ve enerji üretiminde artış olduğu, ulaştırma faaliyetlerinin ılımlı bir büyüme kaydettiği, istihdamın artmaya devam ettiği, çalışan ücretlerinde artış görüldüğü ve önümüzdeki aylarda söz konusu artışın devam edeceği beklenildiği, tedarik sorunları ve artan talebin etkisiyle girdi maliyetlerinin ılımlı artış kaydettiği, artan petrol fiyatları ve kapasite kısıtları sebebiyle taşıma maliyetlerinin arttığı, bazı perakendecilerin ve üreticilerin artan girdi maliyetlerini tüketiciye yansıtırken bazılarının yansıtamadığı kaydedilmiş, gelecek aylara yönelik ise fiyat artış beklentilerine vurgu yapılmıştı.

ABD ekonomisi 2020 yılı genelinde yıllık ortalama %3,5 daralma kaydetmişti. Çeyreksel olarak bakıldığında ABD ekonomisi yılın ilk yarısında sert daralma sonrasında ikinci yarısında sert bir toparlanma yaşamıştı. Bej Kitap ekonomide söz konusu iyileşmenin 2021 yılının ilk iki ayında ılımlı da olsa sürdüğüne işaret etmiş oldu. Söz konusu olumlu gelişmeler hem istihdam hem de fiyat tarafında yukarı yönlü eğilimi ortaya koydu. Fed, para politikası kararı alırken maksimum istihdam ve ortalama yıllık %2 çekirdek Kişisel Tüketim Harcamaları Enflasyonu artışını hedefliyor. Mevcut durumda Fed para politikası ve politika faizinden bir değişiklik yapmayacak. Ancak toplantı sonrası yayınlanacak toplantı notundaki detaylara odaklanacağız. Geçen hafta Başkan Biden tarafından imzalanan 1,9 trilyon dolarlık paketin tüketim, istihdam ve fiyat gelişmelerine olumlu yansıyabileceği beklentisi, petrol fiyatlarında yaşanan sert artışlar, ABD dolarının değer kazanması ve enflasyonda artış beklentilerine bağlı olarak ABD uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükselişin 17 Mart toplantısında nasıl yorumlandığını ve nasıl beklentiler ortaya koyduğunu takip edeceğiz.

OCAK AYI KISA VADELİ DIŞ BORÇ STOKU – TCMB

2020 yılı Aralık ayında Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku bir önceki aya göre 4,2 milyar dolar artışla 138,7 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Buna göre, bankacılık dışı sektörün kısa vadeli dış borcu 59,3 milyar dolar, bankacılık sektörünün 58 milyar dolar, Merkez Bankasının 21,4 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Genel olarak bakıldığında yurt dışındaki düşük faiz oranları imkanından yararlanmak isteyen banka dışı sektörün Temmuz 2020’den itibaren, bankacılık sektörünün ise Kasım-Aralık 2020 döneminde kısa vadeli dış borç stoklarını artırdığına şahit olduk. Öte yandan, kalan vadeye göre Türkiye’nin Aralık 2020 itibariyle gelecek 12 ayda ödemesi gereken toplam dış borç stoku aylık 4,4 milyar dolar artışla 188,8 milyar dolar seviyesine yükselmiştir. Söz konusu borcun 86 milyar doları bankacılık sektörüne, 75,5 milyar doları bankacılık dışı sektöre, 21,4 milyar doları Merkez Bankasına, 5,9 milyar doları hükümete ait bulunmaktadır.

18 MART 2021, PERŞEMBE

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI (TCMB) PARA POLİTİKASI TOPLANTI KARARI – TCMB

Türk lirasındaki değer kaybının yüksek petrol ve hammadde fiyatlarıyla enflasyonist baskı oluşturduğu mevcut ortamda Merkez Bankası, 18 Aralık tarihli toplantısında %17 olan politika faiz oranını artırıp artırmama kararı verecek. Tüketici fiyat enflasyonu (TÜFE) Şubat ayında yıllık %15,6 artış kaydetmişti. Merkez Bankası Mart ayı Beklenti Anketi sonuçlarına göre, TÜFE Mart ve Nisan aylarında sırasıyla yıllık %16 ve %16,3 seviyelerine yükselecek. %2,0–2,5 gibi bir reel faizi dikkate aldığımızda politika faizinin %18-19 aralığına yükseltilmesi beklenebilir. Ancak yine Beklenti Anketi sonuçlarına göre yılsonu TÜFE beklentisi %11,5 seviyesinde bulunuyor. Merkez Bankası da Ocak ayı Enflasyon Raporunda 2021 yıl sonu TÜFE beklentisini orta noktası %9,4 olmak üzere % 7,3–11,5 aralığında tahmin ediyor. Söz konusu iyileşmede baz etkisindeki iyileşmenin etkisi ve TÜFE’nin Nisan-Mayıs gibi zirve yapacağı ihtimali var. TL cinsi bireysel kredi faiz oranlarının %24’e, ticari kredi faiz oranlarının %21’e yaklaştığı mevcut ortamda, politika faizinde yüzde 1 puanlık (100 baz puanlık) artış kredi faiz oranlarının da %25 seviyesine ulaşacağı anlamına geliyor. Bu da tüketim tarafını baskılayarak enflasyonda azalma getirebilir ve iyileşen enflasyonun etkisiyle Merkez Bankası yaz aylarında faiz indirimine gidebilir. Ancak böyle bir senaryoda riskleri sıralamakta fayda var. Yüksek enflasyon, gıda enflasyonundaki yapışkanlık, petrol ve hammadde ithal ürün fiyatlarında artış, yüksek işsizlik, yüksek faiz, yüksek bütçe açığı, faiz dışı bütçe açığının artmaya devam etmesi, yüksek cari açık, Merkez Bankası rezervlerinin nette eksi olmasına rağmen Türkiye’nin gelecek 12 ayda 189 milyar dolar dış borç ödemek zorunda olması, ihracatta performans kaybı, ithalat bağımlılığı, aşılamadaki yetersizlik, artan Covid-19 vaka sayılarının Türkiye’yi turizmde riskli ülke sınıfında tutması, son açıklanan hukuk ve ekonomi paketlerinin yabancı yatırımcıların ilgisini çekecek bir resim ortaya koyamaması, Merkez Bankasının sıkı para politikasına yönelik sözünü tutmaya devam edip etmeyeceği belirsizliği Türk lirası üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Hal böyle iken yabancı yatırım bankalarının 18 Mart tarihli toplantısında Merkez Bankasından politika faizinde 75-100 baz puanlık artış beklentileri elbette anlaşılabilir. 17 Mart’ta Fed toplantısından gelecek açıklamalar ve beklentiler de TCMB’nin faiz kararında etkili olacaktır. ABD ve küresel ekonomide enflasyonist baskıların artmaya devam etmesi TCMB’nin faiz yükseltmesiyle birlikte sıcak parayı kısmen çekecektir ancak kur-enflasyon sarmalından çıkabilmek adına hükümet kanadından somut bir reform takvimi duymamız gerekiyor.

TCMB VE BDDK, 12 MART 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

5 Mart ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) repo, para piyasası fonları ve ihraç edilen menkul kıymetlerin dahil M3’te önceki haftaya göre artış sürdü. TL cinsi mevduat faizleri 3 aydan 1 yıla kadar olan vadelerde %17 ve üzerine çıkarken; ticari kredi faiz oranları %20’nin, tüketici kredi faiz oranları ise %23,5’in üzerine geldi. Döviz tevdiat hesapları (yabancı para cinsi mevduatlar) gerçek kişilerde önceki haftaya göre 1 milyar dolara yakın, tüzel kişilerde ise 0,4 milyar dolara yakın düşüş yaşadı. Altın rezervlerinin önceki haftaya göre 2,3 milyar dolar, döviz rezervlerinin 1,3 milyar dolar azalış kaydetmesi sonucunda uluslararası rezervler 3,6 milyar dolar azalışla 91,7 milyar dolar seviyesine geriledi. Söz konusu gerilemenin etkisiyle net uluslararası rezerv açığı 2 milyar dolar artışla 44,5 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yabancı yerleşiklerin mülkiyetindeki hisse senedi önceki haftaya göre 0,4 milyar dolar artarken, DİBS portföyleri 0,4 milyar dolar azalma kaydetti.

19 MART 2021, CUMA

OCAK AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ – TCMB

İhracat miktar endeksi 2020 yılı Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %12,3, ithalat miktar endeksi ise %6,6 artış kaydetmişti. Bir önceki aya göre ihracat miktar endeksi %5,8 artış kaydederken, ithalat miktar endeksi %2,9 azalma kaydetmişti. İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan ve dış ticaret haddi, yıllık 1 puan düşüşle 104,8 seviyesine gerilemişti. Şubat ayı sonunda Ocak ayı dış ticaret istatistikleri TÜİK tarafından yayınlanmıştı. Buna göre Ocak ayında ihracat ve ithalatta önceki aya göre düşüş yaşanırken; önceki yıla göre ihracatta artış, ithalatta azalış ortaya konmuştu.

Dr. Fulya Gürbüz

8-12 Şubat haftası: İşsizlik, dış ticaret, sanayi üretimi, perakende satış, beklenti anketi ve cari işlemler dengesi

10 ŞUBAT 2021, ÇARŞAMBA

KASIM 2020 DÖNEMİ İŞGÜCÜ VERİLERİ – TÜİK

Eylül-Ekim-Kasım dönemini kapsayan Ekim 2020 döneminde işsizlik oranı aylık %0,07 puan artışla %12,73’e yükselmiş, tarım dışı işsizlik oranı %14,79 olarak tahmin edilmişti. Sektör bazında sanayi ve inşaat sektörlerinde önceki aya göre istihdam artışı kaydedilirken tarım ve hizmet sektörlerinde azalma görülmüştü. Genç işsizlik oranı ise %0,55 puan artışla %24,87’ye yükselmişti. Ancak bu hesaplamalarda iş aramayıp çalışmaya hazır olan 4 milyon 348 bin kişi hesaba katılmamaktadır. Ekim döneminde normal işsiz sayısı aylık 11 bin kişi azalışla 4 milyon 5 bin kişiye gerilemiş olsa da iş aramayıp çalışmaya hazır olan kişi sayısı aynı dönemde 212 bin artarak 4 milyon 348 bin kişiye yükselmişti. Dolayısıyla “geniş tanımlı işsiz sayısı” 8 milyon 353 bin kişiye yükselmiş, “geniş tanımlı işsizlik oranı” ise Eylül dönemindeki %22,73’ten Ekim döneminde %23,33 seviyesine yükselmişti. İSO imalat sektörü PMI verileri Kasım, Aralık ve Ocak aylarında imalat sektörü istihdamındaki artışın devam ettiğine işaret ediyor.  

ARALIK 2020 DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ – TÜİK

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi 2020 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre %0,9 azalmış, ithalat miktar endeksi ise %1,3 artış kaydetmişti. Aşağıdaki grafik 2010 baz yılına göre Kasım ayında ihracatta düşüşe, ithalatta ise artışa işaret ediyor.

Kaynak: TÜİK

Kasım ayında 105,2 değeri ile dış ticaret haddi 100 seviyesinin üzerinde kalmayı başardı. Merkez Bankası, dış ticaret haddinin 100 üzerindeki seviyelerini “dış ticarete konu malların baz yılına göre pahalıya satılıp, ucuza satın alındığını gösterdiği için ülke lehine bir durum” olarak nitelendirmektedir. Aşağıda eklediğim dış ticaret haddi grafiği ise enerji dışı dış ticaret haddinin (yeşil çizgi) Kasım ayında 100,5 seviyesine kadar gerilediğini gösteriyor. Bu şu anlama geliyor: Enerji dışı ürün ihracatçıları sert rekabet ortamında zorlanarak da olsa ayakta kalabilmekteler.

Kaynak: TDM

11 ŞUBAT 2021, PERŞEMBE

TCMB VE BDDK, 5 ŞUBAT 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

29 Ocak itibariyle piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3, TCMB’nin sıkı para politikasının bir sonucu olarak önceki haftaya göre gerileme var. Tüzel kişilerin döviz tevdiat hesaplarında ise 0,5 milyar dolarlık azalma kaydedildi. Uluslararası rezervler (altın ve döviz cinsi rezervler) önceki haftaya göre 2,2 milyar dolar artışla 95,5 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yabancı yerleşiklerin mülkiyetindeki hisse senedi ve DİBS portföyü bir önceki haftaya göre 1,0 milyar dolar azalışla 38,4 milyar dolara geriledi.

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

12 ŞUBAT 2021, CUMA

ARALIK AYI SANAYİ ÜRETİMİ ENDEKSİ – TÜİK

2020 yılı Kasım ayında sanayi üretimi bir önceki aya göre %1,3, bir önceki yılın aynı ayına göre %11 artış kaydetmişti. Aralık ayına ilişkin öncü veriler sanayi üretiminin önceki aya göre artışını sürdüreceği işaretini veriyor: İhracat ve ithalat hacmi ile Reel Kesim Güven Endeksi alt endeksi olan mevcut siparişlerde önceki aya göre kaydedilen artışlar, kapasite kullanımının yatay kalması. Öte yandan AA Finans Sanayi Üretimi Beklenti Anketi’ne göre takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksinin Aralık 2020’de bir önceki yılın aynı ayına göre %8,8 artması bekleniyor.

Kaynak: TUİK

ARALIK AYI PERAKENDE SATIŞ ENDEKSİ – TÜİK

2020 yılı Kasım ayında perakende satış hacmi bir önceki aya göre %2,2, bir önceki yılın aynı ayına göre %11,9 artış kaydetmişti. Sanayi üretimindeki gerekçeler ve kredi hacmindeki iyileşme Aralık ayında perakende siparişlerde de artış ihtimalini ortaya koyuyor.

ARALIK AYI ÖDEMELER DENGESİ – TCMB

2020 yılı Kasım ayında 4,1 milyar dolar cari işlemler açığı kaydedilmişti. Bunda en büyük faktör 3,8 milyar dolar açık veren dış ticaret dengesi olmuştu. Aralık ayında ihracatta bir önceki aya göre 1,8 milyar dolarlık artış, ithalatta 1,1 milyar dolarlık artış kaydedilirken, turizm gelirlerinde 0,2 milyar dolarlık azalma var. Söz konusu gelişmeler cari işlemler dengesinde bir önceki aya göre 0,5 milyar dolarlık artışa işaret ediyor ki bu hesap bizi 4,6 milyar dolarlık cari açık büyüklüğüne ulaştırıyor. Ancak cari işlemler hesabı tablosunda altın dış ticareti ile ilgili gelişmeler cari işlemler dengesi tahminimi etkileyecek önemli faktör olduğunu eklemek isterim. Nitekim AA Finans Anketi’ne göre de Aralık ayı cari açık beklentileri 2,8 milyar dolar ile 6,0 milyar dolar arasında geniş bir aralıkta yer alıyor. Kasım ayında 12-aylık toplam cari işlemler açığı 38,0 milyar dolar olarak gerçekleşmişti, AA Finans Ödemeler Dengesi Beklenti Anketi’ne göre cari işlemler hesabının 2020’de 39 milyar dolar açık vermesi bekleniyor.

ŞUBAT AYI TCMB BEKLENTİ ANKETİ SONUÇLARI – TCMB  

Ocak ayı Beklenti Anketi beklentilerine göre yıl sonu TÜFE %11,15, gelecek 6 ayda TCMB politika faizi %15,92, gelecek 12 ayda TCMB politika faizi %13,28, yıl sonu Dolar/TL kuru 8,090, yıl sonu cari işlemler açığı 24 milyar dolar, yıl sonu yıllık GSYH büyüme oranı %3,91, 2022 yılı GSYH büyüme oranı %4,27 seviyelerinde bulunuyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Sanayi, istihdamı kısmen destekliyor; işsiz sayısı artıyor

Sevgili Okuyucular, bu hafta çok yoğun bir veri akışı vardı. 11-14 Ocak tarih aralığında açıklanan verileri sırayla analiz etmek istiyorum.

İhracat ve turizm gelirlerinde azalma ile ithalattaki artış, cari açığın artmasına sebep oldu

İlk olarak, 11 Ocak Pazartesi günü TCMB tarafından yayınlanan cari işlemler dengesi ile başlayalım. 2020 yılı Kasım ayında cari işlemler dengesi 4,1 milyar dolar açık verdi. Cari İşlemler Hesabı, Türkiye’deki yerleşik hane halkının yurt dışındaki yerleşiklerle yapmış olduğu ekonomik faaliyetler sonucunda Türkiye’nin döviz geliri ve döviz giderlerini kalemler halinde göstermektedir. Tablonun en önemli kalemini dış ticaret dengesi oluşturmaktadır. Kasım ayında 3,8 milyar dolar dış ticaret açığı kaydedildi, yani ihracattan 3,8 milyar dolar daha fazla ithalat gerçekleşti. Öte yandan döviz girdisi sağlayan en önemli kalemlerden biri olan ve turizm gelir gider farkını gösteren Seyahat kaleminde ise düşüş gördük. Kasım ayında Türkiye’ye gelen turist sayısının Ekim ayına göre yarıdan fazla azalmasının etkisiyle Seyahat kalemi Ekim ayındaki 1,3 milyar dolardan Kasım ayında 0,6 milyar dolar seviyesine geriledi. Aşağıdaki grafik son 5 yılın cari işlemler dengesindeki aylık bazda seyrini gösteriyor:

Seyahat dengesinin azalmasında elbette kış mevsimi olmasının etkisi var ancak en önemli etken Kovid-19’da yaşanan ikinci dalganın seyahat kısıntılarını beraberinde getirmesi. Dış ticaret açığındaki artışın sebebi ise ihracatın Kasım ayında önceki aya göre 1,3 milyar dolar azalmasına karşılık ithalatın önceki aya göre 1,3 milyar dolar artması.

Sanayi üretimi yavaş hızla da olsa büyümeye devam ediyor

Biliyoruz ki sanayi sektörü üretim yaparken ithal girdiye ihtiyaç duymaktadır. Üretilen malların bir kısmı ihraç edilmekte, diğer kısmı yurt içi talebi karşılamakta veya stok olarak tutulmaktadır. Ekim ayında önceki aya göre %1,2 artış kaydeden sanayi üretimi, Kasım ayında önceki aya göre %1,3 arttı. Söz konuşu artışta iç talebin mi yoksa dış talebin mi etkisi var? Bu sorunun cevabını yine bu hafta açıklanan dış ticaret endekslerinde buluyoruz. İhracat Miktar Endeksi Kasım ayında bir önceki aya göre %0,9 düşüş kaydetti, İthalat Miktar Endeksi ise bir önceki aya göre %1,3’lük artış yaşadı. İthalat Miktar Endeksindeki artışın sebebine değinmeden önce sanayi üretimi ile dış ticaret miktar endekslerinin seyrini grafik olarak göstermek istiyorum.

Yukarıdaki grafikte de göreceğiniz gibi hem ihraç edilen hem de ithal edilen malların miktarlarındaki (adet) değişimler sanayi üretimini de doğrudan etkilemektedir. Sanayi üretiminin Kasım ayında arttığını, ihracatın ise azaldığını dikkate aldığımızda acaba ithalat miktarındaki artışın sebebi ne?

Aşağıdaki grafik ithalat miktar endeksini oluşturan ana kalemlerin son 2 yıllık seyrini gösteriyor. Grafikte Kasım ayında gri çubukla gösterilen taşımacılık araçları hariç yatırım malları ithalatının aylık %9,0, mavi çubukla gösterilen hammadde ithalatının %7,4’lük artış kaydetmeleri ithalattaki artışın en önemli sebebi oldu. Bu iki kalemin Ekim ayında bir önceki aya sert bir düşüş yaşadıktan sonra Kasım ayında bir sıçrayış yaşamaları hem yurt içi hem de yurt dışı siparişler kapsamında üreticinin olumlu sinyaller aldığına işaret ediyor.

Perakende satışlardaki artış devam ediyor

Yurt içi talebin önemli göstergelerinden olan ve bu hafta TÜİK tarafından yayınlanan Perakende Satış Endeksi Kasım ayında bir önceki aya göre %2,2 artış gösterdi. Aşağıdaki grafikte mavi çizgi perakende satış endeksini, kırmızı çizgi tüketim malları ithalat miktar endeksini, yeşil çizgi ise Dolar/TL kurunun seyrini gösteriyor. Pandemiyle birlikte kapatmaların yaşandığı Nisan 2020 sonrasında perakende satışlar artışını koruyor. Pandemi öncesinde dikkatinizi çekeceği üzere 2018 ve 2019’da Türk lirasında yaşanan sert değer kayıpları hem perakende satışları hem de tüketim malları ithalatını düşürmüştür. Döviz kurunda artış eğilimi sürse de 2019 yılı son çeyreğinde ve 2020 yılının ilk 2 ayında perakende satışlar ve tüketim malları ithalatında artış eğilimi görüyoruz. Bunun başlıca sebepleri KDV indirimleri, promosyonlu satışlar ve fiyat kontrolleri idi. Kasım ayında tüketim malları ithalatındaki kısmi gerilemeye rağmen perakende satışlardaki artış devam etti. Bunun sebebini TCMB tarafından açıklanan Reel Kesim Güven Endeksi verilerinde bulmaya çalıştığınızda görebileceğiniz gibi, Kasım ayında sektörde stoklar azalırken, Aralık ayında stoklar artmaktadır.

İşsizlik artmaya devam ediyor

Son olarak tüketim ve üretim tarafındaki gelişmeler işgücü verilerini nasıl etkilediğine bakalım. 2020 yılı Eylül-Ekim-Kasım aylarını kapsayan Ekim dönemi işgücü verilerine göre, Ekim ayında işsizlik oranı %12,73’e, iş aramaktan vazgeçmiş çalışmaya hazır olan kişileri dikkate alan geniş tanımlı işsizlik oranı ise %23,33 seviyesine yükseldi. 2020 yılı Haziran-Ekim dönemlerinde sanayi sektörü istihdamı işgücü piyasasını desteklemeye devam ederken Ekim döneminde hizmet sektörü istihdamında hafif gerileme yaşandı. Vurgulamakta fayda var, iş aramaktan vazgeçip çalışmaya hazır olan kişilerin Ekim döneminde önceki döneme göre 212 bin artmış olması özellikle hizmet sektöründeki kan kaybının vahametini ortaya koymaktadır.

Dr. Fulya Gürbüz

Cari işlemler dengesini Eylül ayında dış ticaret ve turizmi destekledi

Cari işlemler açığı Eylül ayında önceki aya göre 1,96 milyar dolar azaldı…

Merkez Bankası tarafından her ay açıklanan Ödemeler Dengesi tablosunda yer alan Cari İşlemler Hesabında yerleşik hanehalkının yerleşik olmayanlarla yaptığı faaliyetleri karşılığında oluşan döviz giriş ve çıkışları gösterilmektedir. Cari işlemler dengesi ise Cari İşlemler Hesabında yer alan Dış Ticaret Dengesi, Hizmetler Dengesi, ücret ödemeleri ve yatırım dengesinden (doğrudan, portföy ve diğer yatırımlar) oluşan Birincil Gelir Dengesi ile hükumetin yaptığı transferlerden oluşan İkincil Gelir Dengesi kalemlerinin toplamından oluşmaktadır.

Ağustos ayında 4,32 milyar dolar cari işlemler açığı kaydedilmişti. Eylül ayında Cari İşlemler Hesabı altındaki ana kalemlerin Ağustos ayına göre nasıl değiştiğine bakarsak:

. Eylül ayında Dış Ticaret açığı, Ağustos ayına göre 1,65 milyar dolar azaldı.

. Hizmet Dengesi, Ağustos ayına göre 0,17 milyar dolar arttı.

. Birincil Gelir Dengesi, Ağustos ayına göre 0,08 milyar dolar arttı.

. İkincil Gelir Dengesi Ağustos ayına göre 0,06 milyar dolar arttı.

Yukarıdaki maddeler halinde belirtilen artış ve azalışları netleştirdiğimizde Eylül ayında cari işlemler açığı Ağustos ayına göre 1,96 milyar dolar iyileşerek 2,36 milyar dolar seviyesine gerilemiş oldu.

Dolayısıyla, cari işlemler açığına Eylül ayında önceki aya göre en büyük katkı, dış ticaret dengesindeki 1,65 milyar dolarlık daralmadan geldi. Söz konusu katkının 0,7 milyar doları altın ithalatında önceki aya göre kaydedilen düşüş.

Eylül ayında turizm gelirleri cari işlemler dengesini iyileştirdi…

Yukarıdaki hesaplamalar, Ağustos ayına göre cari işlemler dengesinin Eylül ayında nasıl değiştiğini ortaya koymuştu. Ana resimde Dış Ticaret Dengesindeki iyileşmeyi açıkça görebilmişken, diğer üç ana kalemde nette önemli bir etki yok gibi duruyor. Etkinin olup olmadığını anlamak için alt kalemleri dikkate almak gerekiyor. Gelin, ana resmi büyütelim ve Hizmetler Dengesi kalemine odaklanalım.

Covid-19 etkisiyle Hizmetler Dengesi Mart-Temmuz döneminde cari işlemler dengesine önemli bir katkı sağlayamazken, Temmuz ayındaki 0,5 milyar dolarlık net gelirin ardından Ağustos ayında 1,52 milyar dolar, Eylül ayında ise 1,69 milyar dolarlık net Hizmetler Dengesi geliri elde edildi. Arka arkaya elde edilen görece yüksek gelirlerin ana sebebi, Hizmetler Dengesi’nin alt kalemi olan ve turizm gelirlerini gösteren Seyahat kalemindeki iyileşme oldu. Nisan-Haziran döneminde sınır kapatmaları ve seyahat yasaklarının etkisiyle Türkiye’de turizm geliri kaydedilmemişken Temmuz ayında 0,43 milyar dolar, Ağustos ayında 1,33 milyar dolar, Eylül ayında ise 1,56 milyar dolar net turizm geliri elde edilmiştir. Dolayısıyla Seyahat gelirlerindeki artış Ağustos-Eylül döneminde cari işlemler açığını azaltıcı yönde etki yaratmıştır. Aşağıdaki grafikte, tarihsel olarak cari işlemler dengesinin (gri çubuklar) dış ticaret dengesindeki (mavi çizgi) değişime benzer hareket ettiğini, yaz aylarında artan turizm gelirlerinin (kırmızı çizgi) ise cari işlemler dengesini iyileştirdiğini görüyoruz. Turizm gelirlerinin, Covid-19 tedbirlerinin etkisiyle Nisan-Temmuz döneminde cari işlemler dengesine önemli bir katkı sağlayamazken, Ağustos-Eylül döneminde önceki yıllara göre düşük miktarda da olsa cari işlemler açığını iyileştirici rol oynadı. Aşağıdaki grafikte turizm gelirlerinin cari işlem üzerindeki iyileştirici rolünü görebilirsiniz.

Ek olarak, aşağıdaki grafikte ise son 12 aylık toplamlar dikkate alındığında cari işlemler dengesi (gri kolonlar) ile dış ticaret dengesinin (kırmızı çizgi) paralel hareketini daha net görebiliyoruz. Eylül 2020 itibariyle 12-aylık cari işlemler açığı 27,5 milyar dolar seviyesine yükselmiş durumda. Özellikle en büyük ticaret ortağımız olan Almanya ekonomisindeki hareketlenmeler Türkiye’nin ihracat ve ithalat hacmini yukarı çekmeye başladı. Tekrar başlayan kapatmaların ise dış ticaret dolayısıyla da cari işlemler dengesi üzerindeki etkilerini takip etmekte fayda var.

Eylül ayında bankalar net borç kullanan, banka dışı sektör net borç ödeyen oldu…

Cari işlemler dengesinin finansman tarafını gösteren Finans Hesabında ise özellikle hükumet, banka ve banka dışı sektörün borçlanma ve borç ödeme kabiliyeti ile döviz rezervlerindeki gelişmeleri görebiliyoruz. Yurtdışı bankalar ve yurtdışı kişilerin mevduatları Eylül ayında 1,05 milyar dolar azaldı. Öte yandan kredi tarafında; bankalar Eylül ayında nette 0,81 milyar dolar net kredi kullanırken, banka dışı sektör 0,4 milyar dolar net borç ödeyicisi oldu. Türkiye’nin resmi rezervleri ise Eylül ayında 3,6 milyar dolar azaldı. Aşağıdaki grafik kredi yoluyla yurtdışından borçlanan hükumet (mavi çubuk), bankalar (kırmızı çubuk) ve banka dışı sektörün (yeşil çubuk) 2018 yılı Mayıs ayından bu yana ağırlıklı olarak net borç ödeyen konumunda olduğunu gösteriyor. Aylar itibariyle, pozitif değerler net borçlanma gerçekleştirildiğini, negatif değerler ise net borç ödeyicisi konumunda olunduğunu göstermekte.

Ekim ayında dış ticaret açığındaki azalma cari açığı da azaltacak…

Ekim ayına ilişkin olarak Ticaret Bakanlığı verilerine göre, hem ihracat hem de ithalat Eylül ayına göre artış kaydetti, dış ticaret açığı ise Eylül ayındaki 4,8 milyar dolardan Ekim ayında 2,4 milyar dolara geriledi. Dış ticaret açığındaki söz konusu gerileme cari işlemler açığında Eylül ayına göre 2,4 milyar dolarlık azalma etkisi yaratacak. Öte yandan Hazine’nin Ekim ayında tahvil ihracı yoluyla sağladığı 2,5 milyar dolarlık dış borç tutarını Finansman Hesabı’nın altındaki Portföy Yatırımları kaleminde göreceğiz. Aşağıdaki grafik; hükumet (mavi çubuk), bankalar (kırmızı çubuk) ve banka dışı sektörün (yeşil çubuk) tahvil yoluyla yurt dışı borçlanma eğilimlerini gösteriyor. Ağırlıklı olarak hükumet ve bankalar tahvil yoluyla borçlanmayı tercih ederken banka dışı sektör daha kısa vadeli olan kredi yoluyla yurt dışından borçlanmayı tercih etmektedir.

Dr. Fulya Gürbüz

Makro-ekonomi gündemi: İşsizlik, cari açık, sanayi üretimi, perakende satış, dış ticaret, TCMB beklenti anketi

10 Kasım, 2020, Salı

AĞUSTOS DÖNEMİ İŞGÜCÜ VERİLERİ

2020 yılı Temmuz döneminde toplam işsiz sayısı 4 milyon 227 bin kişi, işsizlik oranı %13,42, tarım dışı işsizlik oranı %15,92, genç işsizlik oranı %25,87 olmuştu.

11 Kasım 2020, Çarşamba

EYLÜL AYI CARİ İŞLEMLER DENGESİ VERİLERİ

Ağustos ayında cari işlemler dengesi 4,6 milyar dolar açık vermişti. Bunda dış ticaret dengesinin 5,3 milyar dolar açık vermesi, hizmetler dengesinin ise 1,2 milyar dolar fazla vermesinin etkisi oldu. Hizmetler dengesindeki artışa en önemli katkı ise 1,1 milyar dolarlık net turizm gelirlerinden geldi. Eylül ayında dış ticaret açığı önceki aya göre 0,2 milyar, turizm gelirleri de 0,2 milyar dolar artış yaşandı. Söz konusu iki faktör Eylül ayında cari işlemler açığında önceki aya göre değişikliğe işaret etmiyor.

EYLÜL AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi Ağustos ayında önceki aya göre %8,8 azalmış, ithalat miktar endeksi ise önceki aya göre %6,6 artış kaydetmişti. Ticaret Bakanlığı tarafından yayınlanan dış ticaret verileri ihracat ve ithalatın Eylül ve Ekim aylarında yükseldiğine işaret etmişti. Benzer eğilim, dış ticaret endekslerinde de görülecek.

12 Kasım 2020, Perşembe

TCMB VE BDDK, 6 KASIM 2020 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ 30 Ekim 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

13 Kasım 2020, Cuma

TCMB KASIM AYI BEKLENTİ ANKETİ SONUÇLARI

Ekim ayı Beklenti Anketi’nde yıl sonu beklentileri; enflasyonda %11,76, dolar/TL kurunda 7,90, cari işlemler açığında 28,2 milyar dolar, GSYH büyüme beklentisinde %0,8 daralma olarak sonuçlanmıştı.

EYLÜL AYI SANAYİ ÜRETİMİ ENDEKSİ VERİLERİ

Ağustos ayında sanayi üretimi önceki aya göre %3,4, önceki yılın aynı ayına göre %10,4 artış kaydetmişti. Böylece sanayi sektörü 2020 yılı 3. çeyreğinin ilk iki ayında aylık bazda ortalama %5,9 artış göstermiş oldu. Sanayi sektöründeki aktivitenin önemli göstergelerinden olan ihracatta Eylül ve Ekim aylarında kaydedilen artışlar hem sanayi üretimini hem de GSYH büyümesini olumlu yönde destekleyecektir.  

EYLÜL AYI PERAKENDE SATIŞ ENDEKSİ VERİLERİ

Ağustos ayında perakende satışlar önceki aya göre %1,9, önceki yılın aynı ayına göre %18,2 artış kaydetmişti. Böylece sanayi sektörü 2020 yılı 3. çeyreğinin ilk iki ayında aylık bazda ortalama %6,2 artış göstermiş oldu. Kovid-19 kaynaklı kapatmalarda gevşetmelerin başladığı Mayıs ayından itibaren bireysel ihtiyaç kredileri ve kredi kartı harcamalarındaki aylık artış hızının Eylül ve Ekim aylarında yavaşladığını görüyoruz. Türk lirasındaki değer kaybının hızlandığı ve enflasyonda yukarı yönlü baskıların artmaya devam ettiği Eylül ve Ekim aylarında perakende satışlarda zayıflama görme ihtimali yüksek gibi duruyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: Rezervler, borç, güven ve PMI endeksleri, dış ticaret, ABD işgücü verileri

28 Eylül 2020, Pazartesi

Ağustos ayı Uluslararası Rezerv ve Döviz Likiditesi verileri açıklanacak. Temmuz ayında resmi rezerv varlıkları 90,3 milyar dolar seviyesinde bulunuyordu.

29 Eylül 2020, Salı

Eylül ayı Ekonomik Güven Endeksi açıklanacak. Endeks Ağustos ayında 85,9 değeri ile önceki aya göre 3,7 puan artış kaydetmişti.

30 Eylül 2020, Çarşamba

Eylül ayı SAMEKS Hizmet ve Sanayi Sektörleri Satın Alma Müdürleri Endeksleri açıklanacak. Geçen hafta açıklanan Eylül ayı IHS Markit ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere imalat sektörleri PMI endeksleri sektörde iyileşmenin sürdüğünü gösterdi. Öte yandan endeks, söz konusu ülkelerin hizmet sektörlerinde KOVİD-19 kaynaklı bozulmanın devam ettiğini ve paralelinde işten çıkarmaların arttığını gördük. Eylül ayı Reel Kesim Güven Endeksi ve imalat sektörü kapasite kullanım oranlarındaki iyileşmenin SAMEKS Sanayi Endeksine de olumlu yansıması olası. SAMEKS Sanayi Endeksinde özellikle yeni siparişler ve istihdam alt endekslerindeki gelişmeler önemli. TÜİK tarafından geçen hafta açıklanan sektörel güven endekslerinde ise hizmet sektöründe güven yükselirken perakende ticaret ve inşaat sektörlerinde düştüğünü gördük. Sektörel güven endeksleri ile SAMEKS Hizmet Endeksi verileri arasındaki ilişki kuvvetli olmasa da kayda değer bir iyileşme olasılığı düşük görünüyor.

Ağustos ayı dış ticaret verileri açıklanacak. Temmuz ayında 14,3 milyar dolar ihracat, 17,1 milyar dolar ithalat gerçekleştirilmişti. TİM verileri genel ticaret sistemine göre ihracatın Ağustos ayında Temmuz ayına göre 2,5 milyar dolar azalışa, merkezi yönetim bütçe verileri ise altın hariç ithalatta düşüşe işaret etmişti.

2020 yılı 2. çeyrek dış borç stoku açıklanacak. Mart ayında toplam dış borç stoku 431 milyar dolar seviyesindeydi. Özel sektörün uzun vadeli kredi borcunun 2. çeyrekte önceki çeyrek sonuna göre 4 milyar dolar azalma kaydetmesi, merkezi hükümet dış borç stokunun 4 milyar dolar azalması ve TCMB’nin Mayıs ayında 10 milyar dolar artan kısa vadeli dış borcunu dikkate aldığımızda aynı dönemde toplam dış borç stokunda kabaca 10 milyar dolar artış görme ihtimali var.

1 Ekim 2020, Perşembe

Eylül ayı imalat sektörü IHS Markit PMI verileri açıklanacak. Geçen hafta TCMB tarafından açıklanan mevsimsel etkilerden arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi verileri Eylül ayında imalat sanayi şirketlerinin güven algısında iyileşmenin sürdüğüne işaret etmiş, özellikle ihracat sipariş beklentilerindeki artışta hızlanma kaydedildiğini görmüştük. İmalat sektöründe mevsimsellikten arındırılmış kapasite kullanımının önceki aya göre iyileşmesini sürdürmesi söz konusu gelişmeyi desteklemişti. Bir diğer destek de yine geçen hafta açıklanan ve en büyük dış ticaret ortaklarımız olan Euro Bölgesi, İngiltere ve ABD imalat sektörlerine ait Eylül ayı IHS Markit verileriyle geldi. Almanya başta olmak üzere Euro Bölgesi genelinde imalat sektöründe iyileşme Eylül ayında da sürdü. İngiltere’nin imalat sektöründe de Eylül ayında Asya kaynaklı ihracat siparişlerinin desteğiyle imalat sektöründeki iyileşmenin devam ederken ettiğini gördük. ABD imalat sektöründe ise iyileşme Eylül ayında da sürse de ihracat siparişlerinde yavaşlama kaydedildi. Dolayısıyla öncü dış ticaret pazarlarımızın imalat sektöründeki iyileşme büyük olasılıkla Türkiye imalat sektörüne de olumlu yansıyacak.

TCMB ve BDDK, 25 Eylül 2020 tarihli haftalık para ve banka verilerini açıklayacak. Geçen hafta TCMB’nin politika faiz oranını 2 puan yükseltmesinin ardından 18 Eylül’de %10,39 olan TCMB’nin ortalama fonlama maliyeti 25 Eylül’de %10,88 seviyesine yükseldi. 18 Eylül 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

2 Ekim 2020, Cuma

ABD’de Eylül ayı istihdam verileri açıklanacak. Ağustos ayında istihdam önceki aya göre 463 bin kişi azalışla 1 milyon 371 bin kişi olmuştu.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: GSYH büyümesi, dış ticaret, PMI, enflasyon, ABD işsizlik oranı

31 Ağustos 2020, Pazartesi

2020 yılı ikinci çeyrek GSYH büyüme verileri açıklanacak. Birinci çeyrekte ekonomi bir önceki yılın aynı dönemine göre %4,5 artış kaydetmişti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi ise bir önceki çeyreğe göre %0,6 artmıştı. BETAM ikinci çeyrekte yıllık olarak %7 daralma, önceki çeyreğe göre %4,8 daralma bekliyor. Bilgi Üniversitesi Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezinin beklentileri yıllık bazda 6,6 daralma ve çeyreklik bazda %10,3 daralma iken trandingeconomics.com tahminleri sırasıyla %12,4 daralma ve %8,2 daralma.

SAMEKS Ağustos ayı hizmet ve sanayi sektörleri PMI verileri açıklanacak. Temmuz ayında Hizmet PMI 58,6, Sanayi PMI 59,9 seviyelerine yükselmiş, böylece Bileşik PMI 58,9 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50’nin üzerindeki değerler önceki aya göre iyileşmeyi, 50’nin altındaki değerler kötüleşmeyi gösteriyor. Geçen hafta TCMB tarafından açıklanan Ağustos ayı Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) önceki aya göre sektörde iyileşmenin sürdüğünü göstermişti. Hizmet tarafında ise geçen hafta TÜİK’in açıkladığı Ağustos ayına ilişkin Hizmet Sektörü Güven Endeksi ve Perakende Ticaret Güven Endeksi verileri sektörlerdeki bozulmanın zayıflamaya devam ettiğini göstermişti. Söz konusu veriler SAMEKS endekslerinin de Ağustos ayında iyileşme sinyallerinin süreceğine işaret ediyor. SAMEKS verilerinde özellikle istihdam ve yeni siparişlerdeki eğilimi izleyeceğiz.

TÜİK Temmuz ayı dış ticaret istatistiklerini açıklayacak. Nisan ayında KOVİD-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle ihracat ve ithalat verileri 2008 küresel finansal krizden bu yana en sert düşüşünü kaydetmesinin ardından açılmaların başlamasıyla Mayıs ve Haziran aylarında kademeli olarak yükseliş kaydetmeye başladı. TİM ve Ticaret Bakanlığı verileri Temmuz ayında ihracat ve ithalat verilerinin Temmuz 2019 verilerinin gerisinde kalsa da iyileşmenin Temmuz ayında da sürdüğünü göstermişti. Ticaret Bakanlığı verilerine göre dış ticaret açığı Temmuz ayında 2,7 milyar dolar olacak. TİM ise hafta içerisinde Ağustos ayı ihracat verilerini açıklayacak.

1 Eylül 2020, Salı

IHS Markit, Türkiye dahil küresel imalat sektörü Ağustos ayı PMI verilerini açıklayacak. Temmuz ayında İSO Türkiye İmalat Sektörü PMI endeksi 56,9 değeri ile önceki aya göre sektörde büyümenin sürdüğüne işaret etmişti. Ağustos ayı RKGE ve öncü Almanya İmalat Sektörü PMI verileri İSO Türkiye İmalat Sektörü PMI endeksindeki önceki aya göre iyileşmenin süreceği ipuçlarını vermişti. İSO Türkiye Sektörel PMI Anketi ise Temmuz ayında Tekstil, Gıda ile Giyim ve Deri ürünleri haricinde diğer sektörlerin önceki aya göre büyüme kaydettiği görülmüştü. Söz konusu anketin Ağustos ayı detaylarında sektörlerdeki gelişmeleri okuyacağız.

2 Eylül 2020, Çarşamba

Finansal kesim dışındaki firmaların Haziran ayı net döviz pozisyonu açıklanacak. Mayıs ayında sektörün döviz pozisyon açığı 2 milyar dolar azalışla 165 milyar dolar seviyesine gerilemişti.

3 Eylül 2020, Perşembe

TÜİK Ağustos ayı enflasyon verilerini açıklayacak. Temmuz ayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) önceki aya göre %0,58, önceki yılın aynı ayına göre %11,76 artış kaydetmişti. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ise aylık %1,02 ve yıllık %8,33 artışlara işaret etmişti. Yarı yarıya Euro ve Dolar kurundan oluşan döviz kuru sepetinin Ağustos ayında önceki aya göre %8,1’lik artış kaydetmesi hem üretici hem de tüketici fiyatlarında artış etkisi yaratacak. Bloomberg HT anketi de bu beklentiyle örtüşüyor; TÜFE’nin Ağustos ayında aylık %1, yıllık ise %11,9 artış kaydetmesi bekleniyor.

IHS Markit, Ağustos ayı küresel hizmet sektörü PMI verilerini açıklayacak. Temmuz ayında endeks 50,5 değeri ile büyüme bölgesine geçmişti. Ağustos ayı öncü verilerine göre ABD’de hizmet sektörü önceki aya göre büyümeye devam ederken benzer seyri İngiltere verisinde de gördük. Ancak Euro Bölgesi öncü verileri Ağustos ayında hizmet sektöründeki büyümenin yavaşladığını ortaya koydu.

TCMB ve BDDK 28 Ağustos 2020 tarihli haftalık para ve banka verilerini açıklayacak. Toplam döviz tevdiat hesapları 21 Ağustos’ta önceki aya göre 1,14 milyar dolar azalışla 213,5 milyar dolara gerilerken, gerçek kişilerin yurtiçi döviz tevdiat hesapları önceki aya göre 725 milyon dolar azalışla 104,8 milyar dolar oldu. Hem mevduat hem de kredi faiz oranları 21 Ağustos ile biten haftada artışını sürdürdü. Bu yükselişte TCMB’nin politika faizini %8,25 olarak sabit bırakmasına rağmen kurda yaşanan yükselişe ve artan enflasyonist baskılara bağlı olarak TCMB’nin piyasadan TL ve yabancı para çekebilmek amacıyla zorunlu karşılık oranlarını artırması ve repo ihale vadelerini 1 aya uzatması etkili oldu. Öte yandan, bankacılık sistemi yabancı para (YP) net genel pozisyon açığı 21 Ağustos’ta önceki haftaya göre 586 milyon dolar azalışla 3,7 milyar dolar seviyesine, kamu bankalarının YP net genel pozisyon açığı da 8,0 milyar dolar seviyesine geriledi. TCMB uluslararası rezervleri ise aynı dönemde 517 milyon dolar artışla 88,7 milyar dolar seviyesine yükseldi; altın rezervleri 461 milyon dolar artışla 43,3 milyar dolar, brüt döviz rezervleri 56 milyon dolar artışla 45,4 milyar dolar oldu. 21 Ağustos 2020 para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

4 Eylül 2020, Cuma

ABD’de Ağustos ayı işgücü verileri açıklanacak. Nisan ayında KOVİD-19 sebebiyle %14,7 seviyesine kadar yükselen işsizlik oranı Mayıs ayı ile birlikte kapatmaların gevşemeye başlamasıyla kademeli olarak düşerek Temmuz ayında %10,2 seviyesine kadar geriledi. Fed Başkanı Jerome Powell, 27 Ağustos Perşembe günü Jackson Hole konuşmasında %2 olan hedef enflasyonun “ortalama %2” olarak değiştirildiğini, %4 olan işsizlik oranı hedefi yerine “maksimum istihdam seviyesini” hedeflediklerini belirtti. Fed, 10 Haziran 2020 tarihli “What are the Federal Reserve’s objectives in conducting monetary policy?” notunda “maksimum istihdam” için “çalışmak isteyen tüm Amerikalıların kazançlı bir şekilde istihdam edilmesi” tanımını yapıyor. Notta maksimum istihdam seviyesinin genelde “iş piyasası ve dinamiklerini etkileyen parasal olmayan faktörlerin” belirlediği, bu faktörlerin zamanla değişkenlik göstermesinden dolayı doğrudan ölçülemediği vurgulanırken bu sebeplerle “Para Politikası Kurulunun maksimum istihdam için sabit bir oran belirlemeyeceği” ifade edilmişti. Dolayısıyla bundan sonra Fed’in para politikasını öngörmede işsizlik oranının nereye çıktığı veya indiğinden daha çok buna sebep olan iş piyasasına yönelik Fed’in yapacağı değerlendirmeleri dikkate alacağız.

Dr. Fulya Gürbüz

Dış ticaret endeksleri, sanayi ve perakende satışlarda iyileşme işareti verdi

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; ihracat miktar endeksi Haziran 2020’de önceki aya göre %18,8 artışla 147,0, ithalat miktar endeksi de %7,6 artışla 121,9 seviyelerine yükseldi.

Kaynak: TÜİK

TÜİK’in yayınladığı dış ticaret endeksleri sadece mal ticaretini kapsamakta, hizmet ticaretini hariç tutmaktadır. Endekslerin baz yılı 2010 yılıdır ve başlangıç değeri 100’dür. Dolayısıyla, ihracat ve ithalat miktar endekslerinin Haziran ayında 100 değerinin üzerinde olması ihracat ve ithalat miktarlarının 2010 yılı değerlerinin üzerinde olduğunu gösteriyor. Ancak bu değerler ortalama değerler. Tüm mal grubunda aynı tablo var mı inceleyelim.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış tüketim, hammadde ve yatırım ihracatı endeksleri Haziran ayında sırasıyla 147,1, 146,6 ve 153,0 değerlerini aldı. Endeksler 2010 yılı başlangıcından bugüne 100 seviyesinin üzerinde seyrediyor. Bunun anlamı, ihracat malları miktar endeksi baz yılı olan 2010 seviyesinin altına gerilememiştir.

İthalat tarafında ise tüketim, yatırım ve hammadde ithalat miktar endeksleri Haziran ayında 78,5, 88,0 ve 134,7 seviyelerinde bulunuyor. İhracat malları üretiminin ana girdisi olan hammadde malları ithalatı Temmuz 2010’dan bu yana 2010 seviyesinin üzerinde seyrediyor. Öte yandan tüketim malları ithalatı Ağustos 2018’den bu yana, yatırım malları ithalatı da Nisan 2020’den bu yana aralıksız 100 seviyesinin altında seyrediyor. Bunun da anlamı tüketim ve yatırım malları ithalatı miktar olarak 2010 yılının gerisinde seyrediyor.

İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünüp çıkan sonucun 100 ile çarpılmasıyla elde edilen dış ticaret haddi ise Haziran ayında 109,95 seviyesinde bulunuyor. Aralık 2018’den bu yana endeks 100 seviyesinin üzerinde bulunuyor. Dış ticaret haddinin 100 seviyesinin üzerinde olması birim başına ihracat fiyatının birim başına ithalat fiyatından fazla olması demektir.

Kaynak: TÜİK

Yarın Haziran ayı sanayi üretimi ve perakende satış endeksleri açıklanacak. Dış ticaret endekslerindeki artışa benzer olarak reel kesim güveni ve SAMEKS sanayi endeksleri de Haziran ayında önceki aya göre artış kaydetmişti. Bu öncü veriler, sanayi üretimi endeksinin de Haziran ayında önceki aya göre yükseleceğine işaret ediyor. Sanayi üretimiyle yakın eğilim gösteren perakende satış endeksinde de Haziran ayında önceki aya göre iyileşme ihtimali var.

Dr. Fulya Gürbüz