Grafik: Cari denge-Enflasyon ilişkisi net değil

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Sayın Kavcıoğlu son Enflasyon Raporu tanıtımında cari denge üzerinden fiyat istikrarını sağlamayı tartışmaya açmıştı.

Aşağıdaki grafikte sarı bölgeler; cari açık arttığında enflasyonun düştüğünü, cari açık azaldığında enflasyonun arttığını gösteriyor.

Grafikte sarı dışında kalan bölgeler ise; cari açık arttığında enflasyonun arttığını, cari açık azaldığında enflasyonun düştüğünü gösteriyor.

Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Üretim, tüketim, işgücü, ödemeler dengesi, bütçe, dış borç, beklenti anketi, konut, inşaat

11–15 Ekim haftasında; Ağustos ayına ilişkin olarak önceki aya göre cari işlemler açığında önemli bir değişiklik olmayacak, istihdamda iyileşme işaretleri yok, sanayi üretimi ve perakende satışlar artışını sürdürecek, dış ticaret endeksleri yükselecek, inşaat maliyetlerindeki artış sürecek. Eylül ayına ilişkin olarak ise TCMB Beklenti Anketi’nde TÜFE ve döviz kuru beklentileri yukarı çekilebilir.

11 EKİM 2021, PAZARTESİ

AĞUSTOS AYI ÖDEMELER DENGESİ – TCMB

Cari işlemler dengesi Temmuz ayında 0,7 milyar dolar açık vermiş, Ocak-Temmuz döneminde cari açık toplamı 13,7 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Dış ticaret açığı Ağustos ayında önceki aya göre hemen hemen aynı kaldığı için cari açık üzerinde önceki aya göre bir etki yaratmayacak. Öte yandan Ağustos ayında ülkeye gelen turist sayısının önceki aya göre hafif gerilemesi net turizm gelirlerinin de gerilemesine sebep olacak. Dolayısıyla Ağustos ayında cari işlemler dengesinde önemli bir değişiklik görmeyeceğiz.

Kaynak: Turkey Data Monitor

AĞUSTOS AYI İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ – TÜİK

Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı Temmuz ayında bir önceki aya göre ise 1,4 puanlık artışla %12,0 seviyesine yükselmişti. Ağustos ayı İSO imalat sektörü PMI endeksi verilerinde sektörün istihdam artışını koruduğunu okumuştuk. Kredilerde Ağustos ayında kaydedilen yavaşlama da harcanabilir gelirde bozulmanın sürdüğünü gösteriyor. Mevcut veriler Ağustos ayında istihdamda önemli bir iyileşme ortaya koymuyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

12 EKİM 2021, SALI

AĞUSTOS AYI SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ – TÜİK

Temmuz’da ihracat ve yatırım harcamalarında düşüş ve iç talepte yavaşlamanın etkisiyle sanayi üretimi bir önceki aya göre %4,2 daralmıştı. Ağustos ayına ilişkin olarak bir önceki aya göre ihracatın artması, yatırım malları imalatı kapasite kullanım oranında hızlanma ve hem ihracat siparişleri hem de yurt içi siparişlerde artış yaşanması sanayi üretiminin de Ağustos ayında önceki aya göre artışını koruyacağına işaret ediyor. Devam eden küresel tedarik zincirindeki kısıtlar, ara mal ve mamul mal stoklarının azalmasına sebep olduğundan Türkiye’de yatırım ve/veya ara mal imalatındaki artış Eylül ayında da artışını sürdürecek.

Kaynak: Turkey Data Monitor

AĞUSTOS AYI PERAKENDE SATIŞ ENDEKSİ – TÜİK

Perakende satış hacmi Temmuz ayında yıllık %12,3, aylık %0,7 artış kaydetmişti. Perakende satışlardaki aylık artış hızı önceki aya göre yavaşlamış, sebebi de dayanıklı tüketim mallarına olan talebin önceki aya göre düşmesi olmuştu. Ağustos ayında, bir önceki aya göre mamul mal stoklarının gerilemeye devam etmesi, ihtiyaç kredilerinde artış, perakende ticaret güven endeksinde son 3 aylık satış hacminin yükselmesi perakende satışların Ağustos ayında aylık artışını sürdüreceğine işaret ediyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

AĞUSTOS AYI CİRO ENDEKSLERİ – TÜİK

Temmuz ayında toplam cironun yıllık artış hız yavaşlamış, bir önceki aya göre ise düşüş kaydetmişti. Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %45,1 artmıştı. Temmuz ayında yıllık bazda ciro artışları sanayi sektöründe %54,9, inşaat sektöründe %26,5, ticaret sektöründe %33,8, hizmet sektöründe ise %77,2 olmuştu. Toplam ciro endeksi Temmuz ayında bir önceki aya göre ise %1,9 azalmıştı.

Kaynak: TÜİK

13 EKİM 2021, ÇARŞAMBA

EYLÜL AYI KONUT SATIŞLARI – TÜİK

Konut satışları Ağustos ayında aylık %31,2 artarak, bir önceki yılın aynı ayına göre ise %17,0 azalarak 141 bin 400 olmuştu. Böylece yılın ilk 8 ayında toplam konut satışları 801 bin 995 adet ile bir önceki yılın aynı dönemine göre %21,7 gerileme kaydetti. Yılın ilk 8 ayında yabancılara konut satışları bir önceki yılın aynı dönemine göre %47,6 artışla toplam 30 bin 849 adet oldu. Konut satışları 2020 yılında toplam 1,5 milyon adet ile rekor kırmıştı.

Kaynak: TÜİK

AĞUSTOS AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ – TÜİK

Dış ticaret miktar endeksleri Temmuz ayında önceki aya göre gerilemiş, birim değer endeksleri ise artmıştı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi bir önceki aya göre %2,8, ithalat miktar endeksi %0,1 düşmüştü. İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan ve Temmuz 2020’de 104,1 olan dış ticaret haddi ise Temmuz 2021’de 12,5 puan azalışla 91,6 seviyesine gerileyerek önceki aya göre değişiklik göstermemişti.

Kaynak: TÜİK

14 EKİM 2021, PERŞEMBE

EYLÜL AYI TARIM ÜFE – TÜİK

Tarım üreticilerinin maliyetleri Ağustos’ta artarak devam etmişti. Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE) Ağustos ayında yıllık %24,69, aylık %1,77 artış kaydetmişti. Son 10 yılda Tarım-ÜFE’nin yıllar itibariyle aylık artış ortalaması 2020 yılında %1,63 ortalama değeri ile rekor kırmıştı. 2021 yılının ilk 8 ayında aylık artışların ortalaması %1,48 seviyesinde bulunuyor. Ancak kış aylarıyla birlikte söz konusu maliyet artışlarına tanık olacağız.

Kaynak: TÜİK

AĞUSTOS AYI İNŞAAT MALİYET ENDEKSİ – TÜİK

Temmuz ayında döviz kurundaki düşüş inşaat maliyetlerinin artmasına engel olamamıştı. İnşaat maliyet endeksi, Temmuz ayında bir önceki aya göre %2,56, bir önceki yılın aynı ayına göre %44,76 artış kaydetmişti. Bir önceki aya göre malzeme endeksi %3,13, işçilik endeksi %1,06; bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi %56,41, işçilik endeksi %21,01 artmıştı.   

Kaynak: Turkey Data Monitor

AĞUSTOS AYI ÖZEL SEKTÖR YURT DIŞI KREDİ BORCU – TCMB

Özel sektörün Temmuz ayı itibariyle uzun vadeli yurt dışı kredi borcu 163,8 milyar dolar, kısa vadeli yurt dışı kredi borcu 9,5 milyar dolar ile toplamda 173,3 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Özel sektör gelecek 1 yıl içinde 42,1 milyar dolar borç anapara geri ödemesi gerçekleştirecek. Özel sektörün toplam dış borcu 246,2 milyar dolar ile rekor kırdığı Şubat 2018’den bu yana %30 gerilemişken aynı dönemde GSYH dolar cinsinden %14 erimiş durumda. Aşağıdaki grafikte görüleceği gibi dış borçtaki (gri çubuklar) gerilemeye paralel olarak özel sektörün dış borcunun GSYH’ye oranı (mavi çizgi) Haziran 2019’da gördüğü en yüksek %29,6 seviyesinden 2021 yılı ikinci çeyreğinde %22,7 seviyesine gerilemiştir.    

Kaynak: Turkey Data Monitor

TCMB VE BDDK, 8 EKİM 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

1 Ekim ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. TL cinsi mevduatlar ve krediler önceki haftaya göre yatay kaldı. TL cinsi mevduat faiz oranları %16-19 aralığına geriledi, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığını korudu. Gerçek kişilerin döviz mevduatları (DTH) önceki haftaya göre 0,6 milyar dolar azalışla 113,6 milyar dolara, tüzel kişilerin 1,5 milyar dolar azalışla 86,1 milyar dolara geriledi, yurtdışı mevduatlar 24,7 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar geriledi. Böylece DTH hacmi 1 Ekim haftasında önceki haftaya göre 2,6 milyar dolar azalışla 226,8 milyar dolar seviyesine geriledi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar azalışla 5,5 milyar dolar oldu. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 121,7 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar azaldı; altın rezervleri 38,5 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,7 milyar dolar geriledi, brüt döviz rezervleri 83,2 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,4 milyar dolar artış kaydetti. Merkez Bankasının net rezerv açığı da önceki haftaya göre 5,2 milyar dolar artışla 23,9 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stokları toplamı 29,7 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre 0,9 milyar dolar azaldı. Yurt dışı yerleşikler 1 Ekim ile biten haftada hisse senetlerinde 93 milyon dolar, DİBS’te 146 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdiler.

15 EKİM 2021, CUMA

EKİM AYI TCMB BEKLENTİ ANKETİ – TCMB

TCMB’nin düzenlediği Eylül ayı Beklenti Anketi sonuçlarına göre yıl sonu TÜFE %16,74’e, yıl sonu GSYH büyümesi %8,23’e, 2022 yıl sonu GSYH büyümesi %4,2’ye yükselmişti. 2021 sonu Dolar/TL kuru beklentisi 8,918’e hafif gerilemiş, 2022 sonu kur beklentisi ise 9,559’a yükselmişti. 2021 sonu 12-aylık toplam cari açık beklentisi 22,4 milyar $ seviyesine gerilemişti. Aşağıdaki grafikte yıl sonu TÜFE beklentilerindeki artış (grafikte kırmızı çizgi) hızlanmasına rağmen TCMB’nin politika faizini (siyah çizgi) Eylül ayı toplantısında %18’e düşürmesi ve bunun üzerine Dolar/TL döviz kurunun 9,00 seviyelerine yaklaşması Ekim anketinde TÜFE’de artış beklentisini de yukarı çekecektir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

EYLÜL AYI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Bütçe gelirlerinin Ağustos ayında giderlerden daha hızlı artması bütçe açığının azalmasını sağlamıştı. 2021 yılının ilk sekiz ayında merkezi yönetim bütçe gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine göre %34’lük artışla 872,6 milyar TL, giderler %20’lik artışla 910,1 milyar TL oldu. Böylece ilk sekiz ayda bütçe açığı toplamı, yıllık %66 düşüşle 37,5 milyar TL oldu. Yılın ilk 8 ayında faiz dışı gelirlerde artış ve faiz dışı giderlerdeki azalışın etkisiyle, faiz dışı fazla kaydedildi. Eylül ayı Hazine nakit bütçe verilerine göre ise Eylül ayında gelirler aylık %37 düşüşle 111,0 milyar TL, giderler %30 artışla 144,2 milyar TL oldu. Böylece Ağustos ayında 64,3 milyar TL fazla veren nakit bütçe dengesi Eylül ayında 32,9 milyar TL açık vermiş oldu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

AĞUSTOS AYI KISA VADELİ DIŞ BORÇ STOKU – TCMB

Kısa vadeli dış borç stokundaki artış eğilimi Temmuz ayında devam etmişti. Temmuz ayında kısa vadeli dış borç stoku (aşağıdaki grafikte gri çubuklar) önceki aya göre 0,2 milyar dolar artışla 125,3 milyar dolar olmuştu. 2020 yılı sonunda kısa vadeli dış borç stoku 114,3 milyar dolar idi. Orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç stoku ise 168,7 milyar dolar ile önceki aya göre 3,7 milyar dolar artmıştı.   

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: İşsizlik oranı, cari açık, sanayi üretimi, perakende ve konut satışları

10-12 Mayıs haftasında açıklanacak verilerde, sanayi üretimi ve perakende satışlarda olumsuz bir seyir görmeyeceğiz ancak büyümeyi hızlandıran bir faktör de olmayacaklar. İstihdam tarafında Mart ayına ilişkin olumlu sinyaller almıştık. Cari işlemler açığında ise artan dış ticaret açığına bağlı olarak Şubat ayına göre artış görebiliriz.

10 MAYIS 2021, PAZARTESİ

MART AYI İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ – TÜİK

Şubat ayında işgücü önceki aya göre 286 bin kişi artışla 31 milyon 595 bin kişiye yükselmiş, tarım dışı istihdam aylık 332 bin kişi artışla 22 milyon 749 bin kişi olmuş, işsizlik oranı %13,4’ten %14,1 seviyesine yükselmişti. SAMEKS Hizmet Sektörü verileri Mart ayında hizmet sektörü istihdamında iyileşme sinyali verirken İSO İmalat Sektörü PMI verileri de imalat sektöründeki istihdam artışının sürdüğüne işaret etmişti.

Kaynak: TÜİK

MART AYI İNŞAAT MALİYET ENDEKSİ – TÜİK

İnşaat maliyet endeksi Şubat ayında yıllık %27,59 artmış, aylık %0,03 azalmıştı. Bina inşaatı maliyet endeksi yıllık %28,23, aylık %0,12 artış kaydederken; işçilik endeksi yıllık %19,73 oranında artmış, aylık %0,02 azalmıştı.

Kaynak: TÜİK

11 MAYIS 2021, SALI

MART AYI ÖDEMELER DENGESİ – TCMB

Şubat ayında 2,6 milyar dolarlık cari işlemler açığı kaydedilmişti. 12-aylık toplam cari işlemler açığı aylık 1,2 milyar dolar artışla Şubat ayında 37,8 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Mart ayında dış ticaret açığının Şubat ayına göre 1,3 milyar dolar artması cari işlemler açığının da paralel bir artış kaydetmesine sebep olacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI SANAYİ ÜRETİMİ ENDEKSİ – TÜİK

Sanayi üretimi Şubat ayında aylık %0,1, yıllık %8,8 artış kaydetmişti. Mart ayında ihracat hacmindeki (mavi çizgi) artış sanayi üretimini (kırmızı çizgi) de destekleyecektir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI PERAKENDE SATIŞ ENDEKSİ – TÜİK

Şubat ayında perakende satış hacmi aylık %3,4, yıllık %4,6 artış kaydetmişti. Mart ayında bireysel kredilerde (kırmızı çizgi) aylık bazda hızlanma, perakende satışları (mavi çizgi) da olumlu etkileyebilir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI CİRO ENDEKSLERİ – TÜİK

Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi 2021 yılı Şubat ayında yıllık %30,4 artmıştı. Alt endekslere bakıldığında sanayi sektörü ciro endeksi yıllık %37,7, inşaat ciro endeksi %18,7, ticaret ciro endeksi %32,8, hizmet ciro endeksi %11,3 artış kaydetti. Yıllık reel büyüme olarak bakıldığında sanayi sektöründe (kırmızı çizgi) ciro Kasım 2020 – Şubat 2021 döneminde aralıksız geriledi. Aylık değişim olarak bakıldığında da Şubat ayında sanayi sektöründe cironun önceki aya göre düştüğünü not edelim. Sanayi sektöründe cironun düşmesinin en önemli nedeni küresel tedarik zincirindeki kısıtların ham madde fiyatlarını yukarı çekmesi ki ithalat birim değer endekslerinde de gördüğümüz gibi söz konusu yükseliş Kasım ayından Mart ayı sonuna kadar aralıksız yükseliyor. 

Kaynak: Turkey Data Monitor

12 MAYIS 2021, ÇARŞAMBA

NİSAN AYI KONUT SATIŞLARI – TÜİK

Mart ayında Türkiye genelinde konut satışları aylık %37 artışla 111 bin 241 seviyesine yükselmişti. 2018 döviz kriziyle birlikte artışını sürdüren konut fiyatları (mavi çizgi) konut satışlarının (gri çubuklar) da canlı kalmasında etkili oluyor. Döviz kurundaki yükseliş yabancıların konut almasında önemli rol oynadığını ekleyelim.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

GRAFİĞİN SÖYLEDİĞİ: “Dış borçlanma, cari açığın finansmanını destekliyor”

Türk lirasına güvenin tazelenmesi döviz geliri olan şirketlerin daha düşük maliyetlerden yabancı para cinsinden borçlanmayı tercih etmesinde etkili olacaktır. Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’ın 2021 yılında yabancı para cinsinden borçlanmasının payını azaltacaklarına dair açıklamasını kur riski açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirebiliriz.

Ekim ayında cari işlemler açığı 0,3 milyar dolara geriledi…

Merkez Bankası, 2020 yılı Ekim ayı ödemeler dengesi verilerini açıkladı. Türkiye’deki yurt içi yerleşiklerin yurt dışı yerleşiklerle yaptığı ekonomik faaliyetler sonucunda Eylül ayında 2,56 milyar dolar cari işlemler açığı kaydedilmesinin ardından Ekim ayında 0,3 milyar dolar cari işlemler açığı kaydedildi. Son 12 aylık cari işlemler açığı ise Ekim ayında 33,8 milyar dolara yükseldi. Aşağıdaki grafikte gri çubuklar sol eksendeki aylık cari işlemler dengesini, mavi çizgi ise sağ eksende 12-aylık toplam cari işlemler dengesini göstermektedir. Net enerji ithalatçısı ülke konumundaki Türkiye’de ithalat kalemindeki sert düşüşler ile ihracat ve turizm gelirlerindeki artışlar cari işlemler dengesini yukarı taşıyan ana faktörlerdir.

Ekim ayında cari işlemler dengesinin 0,3 milyar dolar açık vermesinde, dış ticaret açığının bir önceki aya göre 2,47 milyar dolar azalarak 1,27 milyar dolara gerilemesi etkili oldu. Toplam mal ihracatı Ekim ayında bir önceki aya göre 1,26 milyar dolar artarken toplam mal ithalatında 1,21 milyar dolarlık azalma kaydedildi.

Hazine’nin eurobond ihracı finansman hesabını pozitife çevirdi…

Ödemeler dengesinin finansman tarafında ise Eylül ayında 2,48 milyar dolar açık verilmişken, Ekim ayında Hazine’nin 2,5 milyar dolar tahvil yoluyla dış borçlanması finans hesabının 1,3 milyar dolar fazla vermesinde etkili oldu.

Ağustos 2018’den bu yana dış borç ödemesinden daha az dış borçlanma gerçekleştirildi…

Bu yazımda; ödemeler dengesi tablosunda yer alan finans hesabının alt kalemlerinde bulunan Genel Hükümet, Bankalar ve Diğer Sektörlerin borçlanma verilerine odaklanmak istiyorum. Aşağıdaki grafikte mavi çubuklar Genel Hükümetin döviz cinsinden tahvil ihracı yoluyla net borçlanmasını; kırmızı çubuklar Bankaların, yeşil çubuklar ise Diğer Sektörlerin kredi ve tahvil yoluyla net dış borç pozisyonunu (kullanım ve geri ödeme arasındaki fark) göstermektedir.

2013 yılında ABD merkez bankası Fed’in istihdam ve enflasyon hedeflerine uygun sinyallerin gelmeye başladığına yönelik sözlü yönlendirmelerle faiz artırımı olasılığını ortaya koyması özellikle banka ve Diğer Sektörlerin dış borçlanmaya ağırlık vermelerine sebep oldu. Fed’in ilk faiz artırımına gittiği 2015 yılı sonuna kadar söz konusu eğilimin sürdüğünü görüyoruz. Ancak Fed’in Aralık 2016’dan itibaren faiz artırımlarını kademeli olarak sürdürmeye başladığı dönemde, özellikle Diğer Sektörlerin Türk lirasının sert değer kaybettiği Ağustos 2018 yılına kadar yurt dışı borçlanmaya ağırlık verdiğini, Ağustos 2018’den itibaren ise borç ödemelerinden daha azını tekrar borçlandıkları bir seyirle karşılaşıyoruz.

Mart 2018’de Trump yönetimindeki ABD’nin başlattığı ticaret savaşı, Türkiye’nin de üretim çarkının yavaşlamasına sebep olması, Türk lirasındaki değer kayıplarının 2019’da da sürmesi ve 2020 yılı Mart ayı ile birlikte Kovid-19 pandemisinin tüm dünyayı etkisi altına alması Türkiye’de reel sektörün yatırımlar konusunda geride durmasına sebep oluyor. Bu geri duruşun etkisini de Diğer Sektörlerin borç çevirme oranının %100’ün altına gerilemesinde görüyoruz. Ekim 2020’de ise Diğer Sektörlerin 0,96 milyar dolar döviz cinsinden borç geri ödemesine karşılık 1,43 milyar dolarlık borçlanma gerçekleştirmesi borç çevirme oranının %149’a yükselmesine sebep oldu.

Türk lirasında yaşanan istikrar, özel sektörün yabancı para cinsinden borçlanmayı cazip hale getirebilir…

Türk lirasındaki değer kayıpları ve tedarik zincirindeki aksamalara bağlı olarak enflasyonist baskıların arttığı mevcut ortamda yeni ekonomi yönetiminin politika faizini yukarı çekmesi TL cinsinden mevduat ve kredi faizlerini de yukarı çekiyor. Türk lirasına güvenin tazelenmesi döviz geliri olan şirketlerin daha düşük maliyetlerden yabancı para cinsinden borçlanmayı tercih etmesinde etkili olacaktır. Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’ın 2021 yılında yabancı para cinsinden borçlanmasının payını azaltacaklarına dair açıklamasını kur riski açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirebiliriz.

Dr. Fulya Gürbüz

Cari işlemler dengesini Eylül ayında dış ticaret ve turizmi destekledi

Cari işlemler açığı Eylül ayında önceki aya göre 1,96 milyar dolar azaldı…

Merkez Bankası tarafından her ay açıklanan Ödemeler Dengesi tablosunda yer alan Cari İşlemler Hesabında yerleşik hanehalkının yerleşik olmayanlarla yaptığı faaliyetleri karşılığında oluşan döviz giriş ve çıkışları gösterilmektedir. Cari işlemler dengesi ise Cari İşlemler Hesabında yer alan Dış Ticaret Dengesi, Hizmetler Dengesi, ücret ödemeleri ve yatırım dengesinden (doğrudan, portföy ve diğer yatırımlar) oluşan Birincil Gelir Dengesi ile hükumetin yaptığı transferlerden oluşan İkincil Gelir Dengesi kalemlerinin toplamından oluşmaktadır.

Ağustos ayında 4,32 milyar dolar cari işlemler açığı kaydedilmişti. Eylül ayında Cari İşlemler Hesabı altındaki ana kalemlerin Ağustos ayına göre nasıl değiştiğine bakarsak:

. Eylül ayında Dış Ticaret açığı, Ağustos ayına göre 1,65 milyar dolar azaldı.

. Hizmet Dengesi, Ağustos ayına göre 0,17 milyar dolar arttı.

. Birincil Gelir Dengesi, Ağustos ayına göre 0,08 milyar dolar arttı.

. İkincil Gelir Dengesi Ağustos ayına göre 0,06 milyar dolar arttı.

Yukarıdaki maddeler halinde belirtilen artış ve azalışları netleştirdiğimizde Eylül ayında cari işlemler açığı Ağustos ayına göre 1,96 milyar dolar iyileşerek 2,36 milyar dolar seviyesine gerilemiş oldu.

Dolayısıyla, cari işlemler açığına Eylül ayında önceki aya göre en büyük katkı, dış ticaret dengesindeki 1,65 milyar dolarlık daralmadan geldi. Söz konusu katkının 0,7 milyar doları altın ithalatında önceki aya göre kaydedilen düşüş.

Eylül ayında turizm gelirleri cari işlemler dengesini iyileştirdi…

Yukarıdaki hesaplamalar, Ağustos ayına göre cari işlemler dengesinin Eylül ayında nasıl değiştiğini ortaya koymuştu. Ana resimde Dış Ticaret Dengesindeki iyileşmeyi açıkça görebilmişken, diğer üç ana kalemde nette önemli bir etki yok gibi duruyor. Etkinin olup olmadığını anlamak için alt kalemleri dikkate almak gerekiyor. Gelin, ana resmi büyütelim ve Hizmetler Dengesi kalemine odaklanalım.

Covid-19 etkisiyle Hizmetler Dengesi Mart-Temmuz döneminde cari işlemler dengesine önemli bir katkı sağlayamazken, Temmuz ayındaki 0,5 milyar dolarlık net gelirin ardından Ağustos ayında 1,52 milyar dolar, Eylül ayında ise 1,69 milyar dolarlık net Hizmetler Dengesi geliri elde edildi. Arka arkaya elde edilen görece yüksek gelirlerin ana sebebi, Hizmetler Dengesi’nin alt kalemi olan ve turizm gelirlerini gösteren Seyahat kalemindeki iyileşme oldu. Nisan-Haziran döneminde sınır kapatmaları ve seyahat yasaklarının etkisiyle Türkiye’de turizm geliri kaydedilmemişken Temmuz ayında 0,43 milyar dolar, Ağustos ayında 1,33 milyar dolar, Eylül ayında ise 1,56 milyar dolar net turizm geliri elde edilmiştir. Dolayısıyla Seyahat gelirlerindeki artış Ağustos-Eylül döneminde cari işlemler açığını azaltıcı yönde etki yaratmıştır. Aşağıdaki grafikte, tarihsel olarak cari işlemler dengesinin (gri çubuklar) dış ticaret dengesindeki (mavi çizgi) değişime benzer hareket ettiğini, yaz aylarında artan turizm gelirlerinin (kırmızı çizgi) ise cari işlemler dengesini iyileştirdiğini görüyoruz. Turizm gelirlerinin, Covid-19 tedbirlerinin etkisiyle Nisan-Temmuz döneminde cari işlemler dengesine önemli bir katkı sağlayamazken, Ağustos-Eylül döneminde önceki yıllara göre düşük miktarda da olsa cari işlemler açığını iyileştirici rol oynadı. Aşağıdaki grafikte turizm gelirlerinin cari işlem üzerindeki iyileştirici rolünü görebilirsiniz.

Ek olarak, aşağıdaki grafikte ise son 12 aylık toplamlar dikkate alındığında cari işlemler dengesi (gri kolonlar) ile dış ticaret dengesinin (kırmızı çizgi) paralel hareketini daha net görebiliyoruz. Eylül 2020 itibariyle 12-aylık cari işlemler açığı 27,5 milyar dolar seviyesine yükselmiş durumda. Özellikle en büyük ticaret ortağımız olan Almanya ekonomisindeki hareketlenmeler Türkiye’nin ihracat ve ithalat hacmini yukarı çekmeye başladı. Tekrar başlayan kapatmaların ise dış ticaret dolayısıyla da cari işlemler dengesi üzerindeki etkilerini takip etmekte fayda var.

Eylül ayında bankalar net borç kullanan, banka dışı sektör net borç ödeyen oldu…

Cari işlemler dengesinin finansman tarafını gösteren Finans Hesabında ise özellikle hükumet, banka ve banka dışı sektörün borçlanma ve borç ödeme kabiliyeti ile döviz rezervlerindeki gelişmeleri görebiliyoruz. Yurtdışı bankalar ve yurtdışı kişilerin mevduatları Eylül ayında 1,05 milyar dolar azaldı. Öte yandan kredi tarafında; bankalar Eylül ayında nette 0,81 milyar dolar net kredi kullanırken, banka dışı sektör 0,4 milyar dolar net borç ödeyicisi oldu. Türkiye’nin resmi rezervleri ise Eylül ayında 3,6 milyar dolar azaldı. Aşağıdaki grafik kredi yoluyla yurtdışından borçlanan hükumet (mavi çubuk), bankalar (kırmızı çubuk) ve banka dışı sektörün (yeşil çubuk) 2018 yılı Mayıs ayından bu yana ağırlıklı olarak net borç ödeyen konumunda olduğunu gösteriyor. Aylar itibariyle, pozitif değerler net borçlanma gerçekleştirildiğini, negatif değerler ise net borç ödeyicisi konumunda olunduğunu göstermekte.

Ekim ayında dış ticaret açığındaki azalma cari açığı da azaltacak…

Ekim ayına ilişkin olarak Ticaret Bakanlığı verilerine göre, hem ihracat hem de ithalat Eylül ayına göre artış kaydetti, dış ticaret açığı ise Eylül ayındaki 4,8 milyar dolardan Ekim ayında 2,4 milyar dolara geriledi. Dış ticaret açığındaki söz konusu gerileme cari işlemler açığında Eylül ayına göre 2,4 milyar dolarlık azalma etkisi yaratacak. Öte yandan Hazine’nin Ekim ayında tahvil ihracı yoluyla sağladığı 2,5 milyar dolarlık dış borç tutarını Finansman Hesabı’nın altındaki Portföy Yatırımları kaleminde göreceğiz. Aşağıdaki grafik; hükumet (mavi çubuk), bankalar (kırmızı çubuk) ve banka dışı sektörün (yeşil çubuk) tahvil yoluyla yurt dışı borçlanma eğilimlerini gösteriyor. Ağırlıklı olarak hükumet ve bankalar tahvil yoluyla borçlanmayı tercih ederken banka dışı sektör daha kısa vadeli olan kredi yoluyla yurt dışından borçlanmayı tercih etmektedir.

Dr. Fulya Gürbüz

Cari işlemler açığının ilacı Türk lirasına güvende

Merkez Bankası Ağustos ayı ödemeler dengesi verilerini açıkladı. Türkiye’deki yerleşiklerin yurt dışı yerleşikler ile yaptığı ekonomik faaliyetler sonucunda Ağustos ayında 4,6 milyar dolar cari işlemler açığı kaydedildi. Diğer bir ifadeyle, Ağustos ayında yurt dışı yerleşiklerle yapılan ekonomik faaliyetlerin etkisiyle nette 4,6 milyar dolar gider kaydedildi. Temmuz ayında cari işlemler açığı 1,9 milyar dolar seviyesindeydi. Son veriyle birlikte, Ocak – Ağustos döneminde toplam 26,5 milyar dolar cari işlemler açığı kaydedilmiş oldu.

Kaynak: TCMB, TDM

Ağustos ayında kaydedilen 4,6 milyar dolar net gider oluşumunun sebeplerini “Ödemeler Dengesi” raporunun alt kalemlerindeki gelişmeleri inceleyerek özetleyelim:

. Ağustos ayında ihracat ile ithalat arasındaki farkı ifade eden dış ticaret açığından dolayı Türkiye’den yurt dışına 5,3 milyar dolar ödeme yapıldı. Diğer bir anlatımla, yurt dışına yapılan ihracat miktarından 5,3 milyar dolar daha fazlası tutarında Türkiye’ye ithal girişi oldu.

. Hizmet tarafında ise “Seyahat” gelirlerinde 1,1 milyar dolar net gelir elde edilmesine bağlı olarak Mal ve Hizmet Dengesindeki açık 5,3 milyar dolardan 4,3 milyar dolara gerilemiş oldu.

. Diğer gelir ve gider farklarını da dikkate aldığımızda cari işlemler dengesi Ağustos ayında 4 milyar 631 milyon dolar açık vermiş oldu.

Peki, söz konusu 4,6 milyar dolarlık cari işlemler açığı Ağustos ayında finanse edilebildi mi?

HAYIR. Ödemeler Dengesi raporunda “Finans Hesabı” Ağustos ayında 117 milyon dolar olarak gözükmektedir. Finans hesabının bakiyesi net finansal varlık edinimi eksi net yükümlülük oluşumu olarak gösterilmektedir. Dolayısıyla, eksi (artı) bakiye net girişe (çıkışa) işaret etmektedir. Bu açıklamaya göre, Ağustos ayında nette 117 milyon dolar finans hesabından çıkış yaşandığını anlıyoruz. Detayları sıralayalım:

. Uzun vadeli yatırımları ifade eden “Doğrudan Yatırımlardan” Ağustos ayında nette 374 milyon dolar giriş sağlandı. Alt dağılımını incelediğimizde, yurt içi yerleşikler Ağustos ayında yurt dışına 161 milyon dolarlık doğrudan yatırım yaparken, yurt dışı yerleşikler aynı dönem Türkiye’de 536 milyon dolarlık doğrudan yatırım gerçekleştirdiler. Yurt dışı yerleşiklerin Türkiye’ye yaptığı yatırımlar Türkiye’nin yükümlülüğü, yurt içi yerleşiklerin yurt dışına yaptığı yatırımlar ise Türkiye’nin alacağı sayılıyor.

. Ağustos ayında “Portföy Yatırımlarından” 1 milyar 973 milyon dolar çıkış oldu. Alt detaylarda, yurt içi yerleşikler yurt dışı piyasalardan 717 milyon dolar kısa vadeli portföy edinimi sağlarken yurt dışı yerleşikler Türkiye’deki portföy yatırımlarını 1 milyar 256 milyon dolar azalttı.

. Efektif ve Mevduatlar, Krediler ve Ticari Kredilerden oluşan “Diğer Yatırımlar” kaleminde ise Ağustos ayında 1 milyar 482 milyon dolar net giriş kaydedildi. Efektif ve Mevduatlara Ağustos ayında 784 milyon dolar giriş olurken, Krediler için nette 775 milyon dolar çıkış, Ticari Kredilerde ise ithalat kaynaklı olarak 1 milyar 464 milyon dolar net borçlanma gerçekleştirildi.

Yukarıdaki üç maddedeki veriler alt alta toplandığında Finans Hesabından Ağustos ayında 117 milyon dolar net çıkış olduğunu buluyoruz.

Eksi (-) 4 milyar 631 milyon dolar olan Cari İşlemler Hesabı ve eksi (-) 9 milyon dolar olan Sermaye Hesabı toplamına 117 milyon dolarlık Finans Hesabından çıkış tutarını eklediğimizde Ödemeler Dengesi Raporunda yer alan üç ana kalemin toplamı olan eksi (-) 4 milyar 757 milyon dolar büyüklüğüne ulaşıyoruz.

Yine Ödemeler Dengesi tablosunda yer aldığı üzere, Ağustos ayında “Rezerv Varlıklar” kaleminden 7 milyar 602 milyon dolar net çıkış yaşandı. Rezerv Varlıklardaki söz konusu net çıkıştan (Cari İşlemler Hesabı + Sermaye Hesabı + Finans Hesabı) toplamını veren eksi (-) 4 milyar 757 milyon doları çıkardığımızda Ödemeler Dengesi Tablosunda yer alan “Net Hata Noksan” değerine (-2 milyar 845 milyon dolar) ulaşıyoruz. Merkez Bankası “…verilerin değişik kaynaklardan elde edilmesi, değerleme, ölçme ve kayıt zamanı farklılıkları yaratmakta…” olmasından dolayı Net Hata ve Noksan kaleminin oluştuğunu ifade ediyor.

Dolayısıyla, Cari İşlemler Hesabı, Sermaye Hesabı, net Finans Hesabı değişimi ve Net Hata Noksan kalemlerinin toplamı Rezerv Varlıklardaki net değişime eşit oluyor.

Eylül ve Ekim aylarına ait veriler Ödemeler Dengesine yönelik ne söylüyor?

Ticaret Bakanlığı verilerine göre Eylül ayında dış ticaret açığı 4,88 milyar dolar seviyesine geriledi. Dolayısıyla dış ticaret açığındaki düşüş, cari işlemler açığında önceki aya göre düşüş etkisi yaratacak.

Ekim ayında ise Hazine’nin 2,5 milyar dolarlık tahvil yoluyla dış borçlanma gerçekleştirmesi, cari işlemler dengesinde eş değer miktarda iyileştirici bir etki yapacak.

Ödemeler Dengesi tablosunda hangi riskler göze çarpıyor?

Kovid-19 kaynaklı olarak turizm gelirlerinde toparlanma olasılığının düşük olması, düşük performanslı ihracat hacmi, kış aylarıyla birlikte artacak olan enerji ihtiyacı, jeopolitik riskler ve Türk lirasına olan güvensizlik Rezerv Varlıklara yönelik risklerin artmasında etkili oluyor. Rezerv Varlıklardaki azalmalar ise Türk lirası üzerindeki baskıyı artırarak kısır bir döngü içinde sıkışıp kalınmasına sebep oluyor. Kısacası cari işlemler açığındaki artışın önünü kesebilecek en önemli kriter güven ortamının kalıcı olarak sağlanması.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: borç stoku, yurt dışı üfe, net uluslararası yatırım pozisyonu, TCMB faiz kararı, S&P’nin Türkiye değerlendirmesi

20 Temmuz 2020, Pazartesi

Haziran ayı merkezi yönetim borç stoku açıklanacak. Mayıs ayı itibariyle merkezi yönetimin iç ve dış toplam borç stoku 1 trilyon 633 milyar TL seviyesinde bulunuyor. Toplam borç stokunun 966 milyar TL’si iç borç iken 667 milyar TL’si dış borç.

Mayıs ayı kısa vadeli dış borç stoku açıklanacak. Orijinal vadeye göre Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku Nisan ayında 115,2 milyar dolar seviyesinde bulunuyordu. Mayıs 2020-Nisan 2021 dönemini kapsayan 12-aylık dönemde ödenecek olan 164,6 milyar dolar seviyesindeki kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stokunun 65,6 milyar doları finans dışı özel sektöre, 50,2 milyar doları özel finansal sektöre, 39,4 milyar doları kamuya, 9,4 milyar doları Merkez Bankasına ait bulunuyor.

Haziran ayı Yurt Dışı ÜFE (YD-ÜFE) verileri açıklanacak. Mayıs ayında YD-ÜFE aylık bazda %1,47, yıllık bazda %10,06 artış kaydetmişti. TL’deki değişimin YD-ÜFE’yi büyük oranda etkilediğini dikkate aldığımızda, Haziran ayında TL’deki önceki aya göre değerlenmenin etkisiyle YD-ÜFE’nin önceki aya göre azalma ihtimali var. Ancak bu gelişmenin Merkez Bankasının Perşembe günü yapacağı para politikası toplantı kararında etkisi olacağını düşünmüyorum.

21 Temmuz 2020, Salı

Türkiye’nin Mayıs ayı Net Uluslararası Yatırım Pozisyonu verisi açıklanacak. Nisan ayında uluslararası varlıklar 225,8 milyar dolar, uluslararası yükümlülükler ise 550,2 milyar dolar olmuş; böylece varlık ve yükümlülüklerin farkını gösteren Net Uluslararası Yatırım Pozisyonu 324,4 milyar dolar açık vermişti. Uluslararası varlıklar yılbaşından Nisan 2020 sonuna kadarki dönemde 27,5 milyar dolar azalırken, aynı dönemde yükümlülüklerdeki azalma 48,2 milyar dolar oldu. Ödemeler dengesi Mayıs ayı verileri borç kullanımının borç geri ödemelerinden daha az olduğunu gösterdi. Dolayısıyla uluslararası yükümlülüklerde Mayıs ayında Nisan ayına göre düşüş görebiliriz.

23 Temmuz 2020, Perşembe

TCMB para politikasını görüşmek üzere toplanacak. Haziran ayında enflasyonun önceki aya göre yükselmesi, konut talebinin hızlanması, kredi hacminin Temmuz ayında tarihi zirvelerini zorlaması, Türk lirasının 6,85 civarında kalmasında önemli rol oynayan kamu bankalarının yabancı para açık pozisyonunun 10 Temmuz itibariyle 9,7 milyar dolara yükselmesi ve son olarak TCMB’nin 18 Temmuz’da yabancı para zorunlu karşılık oranlarını 300 baz puan artırması kararını da dikkate aldığımızda TCMB’nin politika faizinde indirim yapma ihtimali yok.

Temmuz ayı TÜİK Tüketici Güven Endeksi açıklanacak. Haziran ayında endeks önceki aya göre 3,1 puan artışla 62,8 seviyesine yükselmişti. Endeks 0 ile 200 aralığında değer almaktadır. Endeksin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durum, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durum olduğunu göstermektedir.

24 Temmuz 2020, Cuma

Kredi derecelendirme kuruluşu Standard and Poors’un (S&P) Türkiye değerlendirmesi bekleniyor. 6 Mayıs tarihli açıklamasında S&P, Türkiye’nin uzun vadeli döviz cinsinden kredi notunu “B+” (yatırım yapılabilir seviyenin 4 basamak altı) ve uzun vadeli yerel para birimi cinsinden kredi notunu “BB-“ olarak teyit etmiş, not görünümünü ise “durağan” olarak bırakmıştı. Kuruluş, Türkiye ekonomisinin 2020 yılında %3,1 daralacağını, 2021 yılında ise %4,2 büyüyeceğini tahmin ediyor. S&P’nin 2020 ve 2021 yılları için enflasyon beklentileri sırasıyla %11,3 ve %10,3, işsizlik oranı beklentileri ise sırasıyla %13,8 ve %12,5 seviyelerinde bulunuyor. 25 Haziran tarihli açıklamasında S&P, Türk bankalarının Mayıs ayı itibariyle %4,6 olan tahsili gecikmiş alacak oranının 2021 yılında %11-12’ye yükselebileceği, sorunlu krediler (tahsili gecikmiş alacaklar ve yapılandırılmış krediler) oranının %20’yi aşabileceği uyarısında bulunmuştu.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi veri gündemi: Ödemeler dengesi, sanayi üretimi, perakende satışlar, TCMB beklenti anketi, konut satışları, bütçe ve merkez bankaları toplantıları

13 Temmuz 2020, Pazartesi

Mayıs ayı ödemeler dengesi verileri açıklanacak. Nisan ayında 5 milyar 62 milyon dolar cari işlemler açığı verildi. Açığın 3,8 milyar doları dış ticaret açığından, 1,0 milyar doları doğrudan ve portföy yatırımları ile faiz gelir/giderlerini içeren Yatırım Gelirlerindeki azalmadan geldi. Kapatmaların gevşetildiği Mayıs ayında dış ticaret açığı 3,4 milyar dolar oldu. Diğer yandan Mayıs ayında da ülkeye gelen turist sayısı Nisan ayındaki gibi dip seviyesini koruduğu için turizm gelirleri tarafından cari işlemler dengesine pozitif bir katkı gelmeyecek. Portföy yatırımlarında ise bozulmanın kısmen azaldığını görebiliriz. Ek olarak, haberlerden derlediğim verilere göre, Mayıs ayında bankacılık sektörünün sağladığı sendikasyon kredileri borç geri ödeme kabiliyetinin sürdüğünü gösteriyor. Bir sürpriz olmazsa, Mayıs ayında cari işlemler dengesinde Nisan ayına göre sert bir değişiklik görmeyeceğiz.

Mayıs ayı sanayi üretimi verileri açıklanacak. Nisan ayında takvim ve mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretimi önceki aya göre %30 daralma kaydetmişti. Reel Kesim Güven Endeksi, SAMEKS Sanayi Üretim Endeksi, İSO İmalat Sektörü PMI ve İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı verileri Mayıs ve Haziran aylarında arka arkaya yükseliş kaydetti. Dış ticaret verilerindeki iyileşmenin de etkisiyle Mayıs ayında önceki aya göre iyileşme göreceğiz.

Mayıs ayı perakende satış verileri açıklanacak. Nisan ayında takvim ve mevsimsellikten arındırılmış perakende satış endeksi önceki aya göre %21 azalışla 86,1 seviyesi ile 2012 yılı seviyelerine gerilemişti. Mayıs ayında özellikle konut ve otomotiv satışlarındaki artışla birlikte tüketici (bireysel ve ticari) kredilerindeki artış dikkate alındığında perakende satışlarda Nisan ayına göre iyileşme göreceğiz. tradingeconomics.com beklentisi %18,5 artış yönünde.

Merkez Bankası Temmuz ayı Beklenti Anketi verileri sonuçları açıklanacak. Haziran ayı anketine göre yılsonu ortalama TÜFE beklentisi %9,54’e, 12-aylık cari açık beklentisi 11,6 milyar dolara, 2020 yılı geneli GSYH daralma beklentisi %1,33 seviyelerine yükselmişti.

Mayıs ayı sanayi ciro endeksi verileri açıklanacak. Nisan ayında takvim ve mevsimsellikten arındırılmış sanayi ciro endeksi kapatmanın etkisiyle önceki aya göre %27 daralma kaydetmişti.

14 Temmuz 2020, Salı

Haziran ayı konut satış verileri açıklanacak. Mart 2020’de 108 bin 670, Nisan ayında 42 bin 783, Mayıs ayında 50 bin 936 konut satışı gerçeklemişti. Konut kredilerinde Mayıs ayında kaydedilen artışı dikkate aldığımızda konut satışlarındaki yükselişin Haziran ayında da süreceğini gösteriyor.

Haziran ayı Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi verileri açıklanacak. Mayıs ayında endeks önceki aya göre binde 8,5, bir önceki ayılın aynı ayına göre %10,6 artış kaydetmişti.

15 Temmuz 2020, Çarşamba

Japonya Merkez Bankası (BOJ) para politikasını görüşmek üzere toplanacak. Toplantıda mevcut politikanın korunması beklenirken BOJ’nin ekonomik öngörüleri takip edilecek.

16 Temmuz 2020, Perşembe

Avrupa Merkez Bankası (ECB) para politikasını görüşmek üzere toplanacak. Toplantıdan herhangi bir politika değişikliği beklenmiyor.

Haziran ayı merkezi yönetim bütçe verileri açıklanacak. Genelde merkezi yönetim bütçe dengesine yakın sonuç veren nakit bazlı bütçe dengesi Haziran ayında 26,8 milyar TL açık vermişti.

17 Temmuz 2020, Cuma

Mayıs ayı Merkez Bankası Konut Fiyat Endeksi açıklanacak. Endeks Nisan ayında önceki aya göre %1,7 artış kaydetmişti. Mayıs ayında talepteki artışın devam etmesi konut fiyatlarında yükselişin devam edeceği ihtimalini artırıyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Makro-ekonomi verileri bu hafta moral bozacak

10 Haziran 2020, Çarşamba

Mart dönemi işgücü verileri açıklanacak. 2020 yılı Şubat döneminde 28 milyon 440 bin istihdam kaydedilirken işsiz sayısı 4 milyon 566 bin kişi olmuş, böylece işsizlik oranı önceki aya göre 0,14 puan, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,05 puanlık azalış ile %13,65 seviyesinde gerçekleşmişti. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı ise bir önceki döneme göre değişim göstermeyerek %12,7 oldu. Şubat-Mart-Nisan dönemini kapsayan Mart döneminde koronavirüs pandemisi kaynaklı izolasyonun etkisiyle işgücü verilerinde önceki döneme göre sert bir bozulma görme ihtimali yüksek.

Nisan ayı dış ticaret endeksleri açıklanacak. İhracat ve ithalat birim değer endeksleri Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre sırasıyla %2,5 ve %6,4 azaldı; ihracat miktar endeksi %16,0 azaldı, ithalat miktar endeksi %8,8 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat ve ithalat miktar endeksleri Mart ayında önceki aya göre sırasıyla %14,4 ve %7,0 azaldı.

Nisan ayı inşaat maliyet endeksi açıklanacak. Mart ayında inşaat maliyet endeksi önceki aya göre yıllık %6,92 arttı, aylık bazda ise değişmeyerek 202,3 değerini korudu. Bir önceki aya göre malzeme endeksi %0,08 arttı, işçilik endeksi %0,17 azaldı.

ABD merkez bankası Fed, politika faiz kararını açıklayacak. Fed Mart ayında politika faiz aralığını %0-0,25 aralığına düşürmüştü. Faizde değişiklik beklenmese de ekonomik görünüme ilişkin beklentilerine yoğunlaşacağız. Nisan ayında pandemi etkisiyle %14,7’ye yükselen işsizlik oranı Mayıs ayında %13,3’e geriledi. İmalat ve hizmet sektörleri PMI verilerine göre sektörlerde daralma Mayıs ayında da sürdü. Dış ticaret verileri Nisan ayında 2010’dan bu yana en sert düşüşlerini kaydetti. Kişisel harcamalar ise Nisan ayında önceki aya göre 13,6 azalarak tarihi en sert düşüşünü kaydetti.

12 Haziran 2020, Cuma

Nisan ayı ödemeler dengesi verileri açıklanacak. Mart ayında cari işlemler açığı, dış ticaret açığındaki sert artışın etkisiyle 4,9 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Nisan ayında da dış ticaret açığı 4,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Nisan ayında turizmin durması ile cari açıktaki artış Nisan ayında da sürecek.

Nisan ayı doğrudan yabancı yatırım verileri açıklanacak. Mart ayında 418 milyon dolarlık doğrudan yabancı yatırım edinilmişti. 2019 yılında toplam 5,6 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım edinildi.

Nisan ayı sanayi üretimi verileri açıklanacak. Mart ayında takvim ve mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretimi önceki aya göre %7,1 daralma kaydetmişti. PMI verilerini baz aldığımızda Nisan ayında çok daha sert bir azalış göreceğiz, Mayıs ayında ise sektördeki daralma zayıflayacak.

Nisan ayı perakende endeksleri verileri açıklanacak. Perakende satış hacmi Mart ayında önceki aya göre %8,1 azalmıştı. Nisan ayında perakende satışlardaki bozulma sürecek.

Nisan ayı ciro endeksleri açıklanacak. Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi Mart ayında aylık %9,0 azalmıştı: Sanayi sektörü ciro endeksi %5,7, inşaat ciro endeksi %16,2, ticaret ciro endeksi %7,5, hizmet ciro endeksi %17,1 azaldı. Nisan ayında önceki aya göre daha sert düşüş görme ihtimali yüksek. Mayıs ayında bozulma kısmen zayıflayacak.

Dr. Fulya Gürbüz

Ödemeler dengesi, cari işlemler dengesi nedir, nasıl hesaplanır?

Merkez Bankası ödemeler dengesini şöyle tanımlıyor:

Ödemeler dengesi, geniş anlamıyla, bir ekonomide yerleşik kişilerin (Genel Hükümet, Merkez Bankası, bankalar, diğer sektörler) diğer ekonomilerde yerleşik kişiler (yurt dışında yerleşikler) ile belli bir dönem içinde yapmış oldukları ekonomik işlemlerin sistematik kayıtlarını elde etmek üzere hazırlanan istatistiki bir rapordur.”

Ödemeler istatistikleri üç farklı hesap ile takip ediliyor: Cari İşlemler Hesabı, Sermaye Hesabı ve Finans Hesabı.

I. Cari işlemler hesabında, Türkiye’de yaşayanların yurt dışında yaşayanlarla belli bir dönem boyunca ekonomik işlemler kapsamında ürün ve hizmet ticaretinden elde edilen gelir ve giderler arasındaki fark hesaplanıyor. Gelirler giderleri aşıyorsa “cari işlemler fazlası”, gelirler giderlerin altında kalıyorsa “cari işlemler açığı” kaydedilmiş oluyor.

2020 yılı Mart ayı cari işlemler hesabına baktığımızda:

1) Mart ayında ihracattan daha fazla ithalat yapıldığı için nette 4,3 milyar dolar gider oluştu.

2) Taşımacılıktan 0,8 milyar dolar net gelir elde edildi.

3) Seyahatten 0,5 milyar dolar net gelir elde edildi.

4) Sigorta hizmetleri, Finansal hizmetler, Fikri mülkiyet hakları kullanımı ve Telekomünikasyon için toplamda 0,4 milyar dolar ödeme yapıldı.

5) Yatırım gelirlerinde 1,0 milyar dolarlık kayıp oldu.

6) 0,1 milyar dolar ücret ödemesi yapıldı.

7) Diğer giderler 0,4 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Böylece Mart ayında nette 4,9 milyar dolar gider kaydedildi. Diğer bir ifadeyle, “Mart ayında 4,9 milyar dolar cari açık verildi”.

II. Sermaye hesabında, üretilmeyen ve finansal olmayan varlıklar dikkate alınıyor. Buna göre Mart ayında sermaye hesabında 3 milyon dolarlık bir azalış var.

III. Finans hesabında, dış finansal varlık ve yükümlülüklerin hareketleri kaydediliyor. Buna göre Mart ayında,

1) Doğrudan yatırımlardan çıkış 0,8 milyar dolar oldu.

2) Portföy yatırımları 5,5 milyar dolar oldu.

3) Efektif ve mevduatlar 2,8 milyar dolar oldu.

4) Krediler 0,7 milyar dolar oldu.

5) Ticari krediler 0,6 milyar dolar azaldı.

6) Rezerv varlıklar (döviz varlıkları ve menkul kıymetler) 16,6 milyar dolar azaldı.

Böylece finans hesabında nette 8,9 milyar dolarlık azalma yaşandı.

Mart ayında 4,9 milyar dolar cari açık verilmişken finans hesabında 8,9 milyar dolar azalma oldu.

KURAL: “Cari İşlemler Hesabı’’ ve “Sermaye Hesabı”nın toplamı “Finans Hesabı” kalemine eşit olmalıdır.

Merkez Bankası, bu denklemin her zaman eşit olmayabileceğini vurguluyor: “Ancak, verilerin değişik kaynaklardan elde edilmesi, değerleme, ölçme ve kayıt zamanı farklılıkları yaratmakta; sonuç itibarıyla oluşan farklar Net Hata ve Noksan (NHN) kalemine “kalıntı” şeklinde yansımaktadır. Bu kalem, finans hesabından, cari işlemler hesabı ve sermaye hesabının çıkarılmasıyla elde edilmektedir.

Merkez Bankası Net Hata ve Noksan kalemi için şu açıklamayı yapıyor:”Net Hata ve Noksan terimi derleyiciler kaynaklı bir hata şeklinde yorumlanmamalıdır; söz konusu kalıntının eksik veri kaynakları ve raporlama kalitesinin düşük olması gibi diğer etkenler tarafından kaynaklanıyor olması çok daha sıklıkla gözlenmektedir

Buna göre, Mart ayı verisi KURAL eşitliğini sağlıyor mu?

Hayır, sağlamıyor:

Net Hata Noksan = -8913 milyon dolar – (-4923 milyon dolar – 3 milyon dolar)

Net Hata Noksan = -3987 milyon dolar

Tarihsel olarak, aylık bazda bakıldığında KURAL sağlanmamış gözüküyor.

Ancak, yıllık toplam olarak bakıldığında KURAL sağlanıyor:

Dolayısıyla yıllık olarak cari işlemler dengesindeki gelişmelerin hangi finans kalemlerinde nasıl bir etkiye sahip olduğunu anlama şansımız var.

Dr. Fulya Gürbüz