Fed politika faizini değiştirmeyecek, çünkü…

15-16 Haziran tarihli toplantısında Fed, ekonomik görünümdeki (istihdam, enflasyon, kredi) olumlu işaretlere değinmiş, maksimum istihdam ile %2 enflasyon hedefinin ve enflasyon beklentilerinin kalıcı olarak sağlanana kadar %0-0,25 seviyesindeki politika faizini değiştirmeyeceklerini ve miktarsal gevşeme politikasını sürdüreceklerini duyurmuştu.

Finansal destek programları ve miktarsal genişleme politikalarının desteğiyle ABD ekonomisi 2020 yılı üçüncü çeyreğinden itibaren çeyrek bazda büyümesini sürdürüyor.

Aşılamadaki hızlanmanın hizmet sektöründe açılmayı beraberinde getirmesi ekonomik büyümenin genele yayılmasında etkili oluyor. Nitekim Fed’in 14 Temmuz’da yayınladığı ve Mayıs sonu – Temmuz başı dönemini kapsayan ve ekonomik gelişmeleri ortaya koyan Bej Kitap’ta (Beige Book) ekonominin ılımlıdan güçlü büyümeye doğru giden bir seyir ortaya konduğu belirtilmişti. Raporda yer alan detaylara göre;

. Ulaştırma, seyahat ve turizm, imalat ve finans dışı sektörlerinde ortalamanın üzerinde büyüme kaydedildi; enerji piyasaları kısmen iyileşme kaydetti, tarım sektöründe karışık bir seyir yaşandı.

. Arz tarafında aksamalar (malzeme ve işgücü eksikliği, teslimatta gecikmeler, çoğu tüketim mallarında düşük stok düzeyi) genele yayıldı.

. Bankaların kredi hacmi ülke genelinde kısmen veya ılımlı artışlar yaşadı.

. İstihdamda kısmen veya ılımlı artışlar yaşandı. Özellikle düşük vasıflı işlerde istihdam güçlü artışlar gösterdi.

. Malzeme ve işgücü eksikliği yaşanan sektörlerde fiyat baskıları sert şekilde arttı, diğerlerinde artış daha ılımlı oldu. Konteyner fiyatlarındaki artış hızlandı, nihai tüketici talebindeki artış fiyatları yukarı çekti, girdi maliyetlerindeki artış şirketlerin kar marjını düşürdü.

. Anket katılımcılarının bir kısmı fiyat artışlarını geçici olarak görürken çoğunluğunun önümüzdeki aylarda girdi maliyetleri ve satış fiyatlarındaki yükselişin devam etmesini bekliyor.

En son Temmuz ayının ilk yarısına ilişkin yayınlanan IHS Markit PMI endeksleri raporunda; imalat sektöründeki büyümenin hızlanarak devam ettiğini, hizmet sektöründe ise yetersiz istihdam ve stok edinmedeki sıkıntılar sebebiyle momentum kaybı yaşandığı, bunda artan satış fiyatlarının etkisiyle müşterilerin satın alımlarda tereddüt ettiklerinin etkisi olduğu not edildi.

Fed, para politikası değişikliği için çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat (PCE) enflasyonunu %2 olarak hedefliyor. Ancak Nisan ve Mayıs aylarında çekirdek PCE enflasyonu %3 seviyelerinin yukarısına çıkmış durumda. Bu da dikkatleri faiz artırımı konusunda Fed’e odaklıyor. Öte yandan %5,9 seviyesindeki işsizlik oranının pandemi öncesi seviyelerinin (%3,5) hayli üzerinde olması maksimum istihdamı hedefleyen Fed’in faiz artırımı ihtimalini azaltıyor.

Dr. Fulya Gürbüz

9 Temmuz haftasında DTH ve rezervler arttı, net rezerv açığı 29,5 milyar dolara geriledi

9 Temmuz ile biten haftada para ve banka verileri nasıl bir gelişme göstermiş sıralayalım:

. Piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre sırasıyla %1,5, %1 ve %1 artış kaydetti.

. TL cinsi mevduatlar ve TL cinsi krediler önceki haftaya göre hafif yükseldi. TL cinsi mevduat faiz oranları %17-20 aralığında seyrederken, TL cinsi kredi faiz oranları %18-25 aralığında bulunuyor.

. Tüzel kişilerin döviz mevduatları (DTH) önceki haftaya göre 1,5 milyar dolar, gerçek kişilerin 0,4 milyar dolar artırmasına bağlı olarak toplam DTH 220,4 milyar dolar seviyesine yükseldi.

. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişiklik göstermedi.

. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 104,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre 3,9 milyar dolar artış gösterdi. Hazine 9 Temmuz ile biten haftada altın cinsi tahvil ve 1,8 milyar dolarlık döviz cinsi borçlanma gerçekleştirdi.

. Merkez Bankasının net rezerv açığı 9 Temmuz ile biten haftada rezervlerdeki artışa paralel olarak haftalık 3,2 milyar dolar azalışla 29,5 milyar dolar seviyesine geriledi.

. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi stoku ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı 28,7 milyar dolar ile önceki haftaya göre yatay kaldı.

. Yurt dışı yerleşikler, 9 Temmuz ile biten haftada hisse senetlerinde 54 milyon dolar ve DİBS’te 6 milyon dolarlık net alışlar gerçekleştirdiler.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Haziran ayı öncü verileri

21 – 25 Haziran haftasında, imalat ve hizmet sektörlerinden Haziran ayına ilişkin ilk sinyaller gelecek. Özellikle ihracat ve paralelinde imalat sektörü üretimindeki zayıflığın Haziran ayında devam edip etmediğine odaklanacağız. Ayrıca IHS Markit tarafından açıklanan Haziran ayı ilk tahminlerinde de küresel imalat sektöründeki gelişmeleri okuyacağız.

21 HAZİRAN 2021, PAZARTESİ

MAYIS AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

2021 yılı Nisan ayında merkezi yönetimin borç stoku 1 trilyon 950 milyar dolar seviyesindeydi. Stokun %%57’sini (1 trilyon 120 milyar TL) iç borç, %43’ünü (830 milyar TL) dış borç oluşturmaktadır. Para cinsi açısından toplam stokun %43’ü TL, %57’si yabancı para cinsindendir. Aşağıdaki grafikte göreceğiniz gibi, merkezi yönetimin faiz dışı bütçe açığı vermeye başladığı 2019-2020 döneminde borç stokundaki yıllık artış da hızlanmaktadır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MAYIS AYI YURT DIŞI ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (YD-ÜFE) – TÜİK

YD-ÜFE, 2021 yılı Nisan ayında yıllık %35,31, aylık %7,14 artış kaydetmişti. Döviz kurundaki değişimden yurt dışı üreticiler doğrudan etkilenirken yurt içi üreticiler söz konusu değişimden görece daha az etkilenmektedir.

Kaynak: TÜİK

NİSAN AYI NET ULUSLARARASI YATIRIM POZİSYONU (NUYP) – TCMB

2021 yılı Mart ayında NUYP açığı önceki aya göre 47,8 milyar dolar azalışla 339,3 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Aynı dönemde uluslararası varlıklar 1,2 milyar dolar artışla 250,2 milyar dolar seviyesine yükselmiş, yükümlülükler ise 46,5 milyar dolar azalışla 589,5 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Ekim 2020’den bu yana uluslararası varlıklarda hızlanma yaşanırken, yükümlülükler Ocak-Mart 2021 döneminde azalma eğilimine girdi.

Kaynak: Turkey Data Monitor

22 HAZİRAN 2021, SALI

HAZİRAN AYI TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

2021 yılı Mayıs ayında tüketici güven endeksi bir önceki aya göre %3,6 oranında azalışla 77,3 seviyesine gerilemişti. Covid-19 vakalarındaki artışın etkisiyle Mayıs ayında devreye alınan kapanma, söz konusu gerilemede etkili olmuştur. Tüketici güvenindeki bozulmanın sürmesindeki ana faktörler işsizlik, yüksek enflasyon ve döviz kurundaki artışlardır. Covid-19 kaynaklı kısıtlamalardaki gevşeme, hareketlenen hizmet sektörüyle birlikte güven algısında iyileşme getirebilir.

Kaynak: TÜİK

24 HAZİRAN 2021, PERŞEMBE

İNGİLTERE MERKEZ BANKASI (BOE) PARA POLİTİKASI KARARI – http://www.bankofengland.co.uk

Dünyanın altıncı büyük ekonomisi olan İngiltere ekonomisi 2021 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1,5 daralma kaydetti. Yıllık enflasyon (TÜFE) Mayıs ayında, Temmuz 2019’dan bu yana gördüğü en yüksek seviye olan %2,1 seviyesinde bulunurken üretici fiyat enflasyonu Ocak 2021’den bu yana ardı ardına kaydettiği artışlarla Mayıs ayında %4,6 seviyesine yükseldi ki bu, 2012’den bu yana kaydedilen en yüksek değer. İşsizlik oranı ise Aralık 2020’de gördüğü %5,1’den Nisan ayında %4,7 seviyesine gerilemiş durumda. Pandemi öncesinde (Şubat 2020) işsizlik oranı %4,0 seviyesinde bulunuyordu. Söz konusu gelişmelerde küresel ekonomideki iyileşmeye ek olarak BOE’nin Covid-19’un pandemi ilan edildiği Mart 2020’den Mayıs ayı sonuna kadarki süreçte devreye aldığı 895 milyar poundluk miktarsal gevşeme paketinden 370,8 milyar poundluk kısmını piyasaya likidite olarak sağlamasının da etkisi var. BOE, 24 Haziran tarihli para politikası toplantısında %0,1 seviyesindeki politika faizini koruyacak çünkü Mayıs toplantısında da belirttiği üzere kısıtlamaların gevşetilmesi ve aşılamanın ekonomi üzerindeki etkilerini görene kadar para politikasında bir değişiklik yapılmayacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor

HAZİRAN AYI REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (RKGE) – TCMB

RKGE Mayıs ayında aylık 0,7 puan azalışla 110,3 seviyesine gerilemişti. Gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı ve genel gidişata ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkilemiş; sabit sermaye yatırım harcaması, mevcut iç piyasa sipariş miktarı, gelecek üç aydaki toplam istihdam, son üç aydaki toplam sipariş miktarı, gelecek üç aydaki üretim hacmi ve mevcut mamul mal stokuna ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkilemişti.

Kaynak: TCMB

HAZİRAN AYI SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ – TÜİK

Mevsim etkisinden arındırılmış güven endeksi Mayıs ayında Nisan ayına göre; hizmet sektöründe %1,1 ve perakende ticaret sektöründe %2,1 azalırken, inşaat sektöründe %3,0 artış kaydetmişti.

Kaynak: TÜİK

HAZİRAN AYI İMALAT SANAYİ KAPASİTE KULLANIM ORANI (KKO) – TCMB

İmalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı (KKO), Mayıs ayında bir önceki aya göre 0,6 puan azalışla %75,3 seviyesine gerilemişti. Dayanıklı tüketim malları üretiminde KKO önceki aya göre 0,3 yüzde puan, yatırım malları üretiminde ise 4,9 yüzde puan düşmüş; dayanıksız tüketim malları ve ara mal üretiminde 0,3 yüzde puan artmıştı.

Kaynak: TCMB

TCMB VE BDDK, 18 HAZİRAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

11 Haziran ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre yatay kaldı. TL cinsi mevduatlar önceki haftaya göre %2 artış kaydederken, TL cinsi kredilerdeki haftalık artış %0,6 seviyesinde gerçekleşti. TL cinsi mevduat faiz oranları %17-19 aralığında seyrederken, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığında bulunuyor. Döviz mevduatları ise tüzel kişilerde 0,9 milyar dolar ve gerçek kişilerde 0,5 milyar dolar artışla önceki haftaya göre 1,3 milyar dolar artış kaydederek 26 Mart’tan bu yana ilk kez 220,0 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,5 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,5 milyar dolar arttı. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 94,9 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1,2 milyar dolar artış kaydetti; altın rezervleri 0,9 milyar dolar azaldı, brüt döviz rezervleri 2,1 milyar dolar arttı. Merkez Bankası döviz likiditesi açığı da 11 Haziran ile biten haftada önceki haftaya göre 1,9 milyar dolar azalarak 35,8 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı önceki haftaya göre 0,9 milyar dolar artışla 29,6 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurt dışı yerleşikler 4 Haziran ile biten haftada hisse senedi ve DİBS’te net olarak toplam 114 milyon dolarlık alış gerçekleştirdi; hisse senetlerinde 34 milyon dolar, DİBS’te 80 milyon dolarlık net alış gerçekleştirdiler.

Kaynak: BDDK, TCMB, Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Merkez bankaları faiz kararları, bütçe, dış borç, cari açık

14 – 18 Haziran haftasında açıklanacak Nisan-Mayıs ayına ilişkin makro-ekonomik veriler ikinci çeyreğe ilişkin umutları yeşertmeyecek. Bir önceki hafta açıklanan veriler üretim ve talep tarafında daralmayı ortaya koymuştu, dolayısıyla bu hafta açıklanacak olan Nisan ayı cari açık verisinde önceki aya göre düşüş göreceğiz. Mayıs ayında merkezi yönetim bütçesinde giderlerin gelirlerden daha hızlı artmaya devam ettiğini göreceğiz. Borçlanma tarafında özellikle reel sektörün dış borçlanmasında artış var mı diye bakacağız zira Türkiye’nin risk primi yüksek iken Fed’den gelen olumlu ekonomik görünüm sinyalleri, Türkiye’nin yurt dışı borçlanma faizlerini de yukarı çekecek önemli bir unsur. Geldiğimiz noktada TCMB’nin faiz politikasında değişiklik yapmaması gerekiyor. Amerikan ve Japonya merkez bankaları da politika faizinde değişiklik yapmayacaklar ama dikkatlerimiz Fed’den gelecek değerlendirmelerde olacak. Öte yandan Erdoğan-Biden görüşmesinde Türkiye lehine çıkacak her karar Türkiye’nin risk priminin (CDS primleri) seyrini belirleyecek.    

14 HAZİRAN 2021, PAZARTESİ

NİSAN AYI ÖDEMELER DENGESİ – TCMB

Cari işlemler açığı Mart ayında aylık 0,7 milyar dolar artışla 3,3 milyar dolar seviyesine yükselmiş, son 12-aylık cari işlemler açığı toplamı Şubat ayındaki 38,3 milyar dolar seviyesinden Mart ayında 36,2 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Nisan ayına baktığımızda, ithalattaki sert azalışın etkisiyle dış ticaret açığının Mart ayına göre 1,6 milyar dolar azalması cari açığın da Mart ayına göre azalmasına sebep olacak. Dikkatinizi çekmek isterim, cari açıktaki azalma talepteki azalmadan kaynaklanıyor. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde, Covid-19’a yönelik aşılamanın ve azalan vaka sayılarının etkisiyle olası talep artışları ithalatta artışı tetikleyerek cari açığı artırıcı bir etki yaratacaktır. Eklemekte fayda var, aşılama ve vaka sayılarındaki azalış turizm sektörünü canlandıracaktır. Turizmdeki canlanma, döviz girişlerini beraberinde getirecek ve dolayısıyla dış ticaret açığındaki olası sert artışları yumuşatabilecektir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MAYIS AYI TARIM ÜRÜNLERİ ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TARIM-ÜFE) – TÜİK

Nisan ayında Tarım-ÜFE yıllık %21,77 artmış, aylık %0,79 azalma kaydetmişti. İthal gıda hammadde fiyatlarındaki artış Tarım-ÜFE üzerinde fiyat baskısı oluştururken Mayıs ayında döviz kurundaki artış, söz konusu baskının artmasına sebep olabilir.

Kaynak: TÜİK

MAYIS AYI KONUT SATIŞLARI – TÜİK

Nisan ayında Türkiye genelinde 95 bin 863 konut satışı gerçekleşmiş, böylece yılın ilk dört ayındaki toplam konut satışı 358 bin 913 olmuştu. 2020 yılının ilk dört ayında pandeminin etkisiyle toplam konut satışı 383 bin 821 düzeyindeydi. Yabancılara yapılan konut satışlarına baktığımızda, Nisan ayında 3 bin 893, 2021 yılının ilk dört ayında 9 bin 148, 2020 yılının ilk dört ayında 11 bin 738 olarak gerçekleşmişti. Aşağıdaki grafikte de göreceğiniz gibi, 2021 yılının ilk dört ayında konut satışları 2019 yılına benzer seviyelerde seyrederken konut fiyatlarının aylık artış hızı (Mayıs 2020 hariç) son iki yılın üzerinde.

Kaynak: Turkey Data Monitor

15 HAZİRAN 2021, SALI

MAYIS AYI BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Merkezi yönetim bütçe dengesi Nisan ayında 16,9 milyar TL açık vermiş, böylece Ocak-Nisan döneminde bütçe dengesi toplam 5,9 milyar TL fazla vermişti. 2020 yılında bütçe dengesi toplamda 173 milyar TL açık vermişti. Genelde merkezi yönetim bütçesi ile yakın veriler ortaya koyan Hazine nakit bütçesinin Mayıs ayında 29 milyar TL açık verdiğini dikkatinize sunayım.

Kaynak: Turkey Data Monitor

16 HAZİRAN 2021, ÇARŞAMBA

AMERİKAN MERKEZ BANKASI (FED) PARA POLİTİKASI KARARI – http://www.federalreserve.gov

Amerikan ekonomisindeki olumlu gidişat, Fed yöneticileri arasında piyasaya likidite akışını azaltıp azaltmama konusunda tartışmaları tetikliyor. Amerikan ekonomisi 2021 yılı ilk çeyreğinde çeyrek bazda yıllık %6,4 büyüme kaydetti. Maliyet enflasyonu artarken talep tarafında iyileşme devam ediyor. Fed yetkililerinin sıkılaşmayı tartışmaya başlamaları faiz artışına doğru yavaş yavaş gidildiği anlamına geliyor ki konunun gündeme gelmesi bile özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin faiz seviyelerinde yukarı yönü tetikleyen önemli bir faktör. Aşılamaların küresel ekonomiye olumlu yansımaya başlamasının da etkisiyle 2022 yılında Fed’den ilk adımlar gelecektir.   

NİSAN AYI MERKEZ BANKASI KONUT FİYAT ENDEKSİ – TCMB

Mart ayında MB konut fiyat endeksi aylık %2,3, yıllık %32,0 artış kaydetmişti. Aşağıdaki grafikte göreceğiniz gibi, Mart 2020’de pandeminin devreye girmesinin ardından inşaat maliyetlerindeki artış hızı konut fiyatlarındaki artış hızının önüne geçmiş durumda.

Kaynak: Turkey Data Monitor

17 HAZİRAN 2021, PERŞEMBE

TC MERKEZ BANKASI (TCMB) PARA POLİTİKASI KARARI – TCMB

Mevcut makro-ekonomik ortam TCMB’nin %19 seviyesindeki politika faizini (1-hafta vadeli borç verme faizi) değiştirmemesi gerektiğini söylüyor. Çünkü bütçe açığı artarken, döviz kurundaki her artış fiyatlara doğrudan yansırken, imalat maliyetleri yukarı doğru yükselişini sürdürürken, enflasyonist baskı artarken, artan işsizlikle perakende satışlar düşmeye devam ederken, küresel ihracat talebi artarken Türkiye’nin ihracat performansı yatay kalıyorken, TCMB rezervleri mevcut ortamda yurt dışı borçlanma ile artabiliyorken, bireysellerin bankalara park ettiği döviz mevduatları olduğu yerde kalıyorken, tek çare ekonomik güç olarak güven ortamının sağlanmasıdır. Aşılama, turizmin açılmasına izin verdiği takdirde turizm gelirleri ile döviz kuru aşağı gelecektir ve TCMB faiz düşürmek için ilk fırsatı değerlendirecektir. Ancak bu geçici bir çözüm olacaktır. Küresel olarak maliyetler artarken, Türk lirasının sağlıklı bir şekilde değer kazanması için turizm sektörünün tam açılması ve ihracat performansımızın para kazandıracak şekilde artması gerekiyor.

NİSAN AYI ÖZEL SEKTÖR UZUN VADELİ YURT DIŞI KREDİ BORCU – TCMB

Mart ayında özel sektörün uzun vadeli kredi borcu önceki aya göre 3,2 milyar dolar azalışla 161,0 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Finansal olmayan kuruluşların borcu 91,8 milyar dolar ile toplamın %57’sini oluştururken, bankacılık sektörü 60,1 milyar dolar ile %37’sini, bankacılık dışı finansal kuruluşlar ise 9,0 milyar dolar ile %6’sını oluşturmaktadır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

TCMB VE BDDK, 11 HAZİRAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

4 Haziran ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artışlarını sürdürdü. TL cinsi mevduatlar önceki haftaya göre hafif gerilerken TL cinsi krediler hafif artış kaydetti. Tüketici kredilerindeki artış eğilimi sürerken ticari kredilerdeki azalış eğilimi devam ediyor. TL cinsi mevduat faiz oranı %19 seviyesinin üzerine çıkarken, ayken ihtiyaç kredi faiz oranı %24,6, ticari kredi faiz oranları ise %21,5 seviyelerinde bulunuyor. Tüzel kişilerin döviz mevduatlarındaki 1,0 milyar dolarlık düşüşün etkisiyle toplam döviz mevduatları önceki haftaya göre 1,0 milyar dolar azalarak 218,8 milyar dolar seviyesine geriledi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre yatay kaldı. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 93,7 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1,1 milyar dolar artış kaydetti; altın rezervleri 0,2 milyar dolar ve brüt döviz rezervleri 0,9 milyar dolar arttı. Buna karşın 2 milyar dolar artış kaydeden swap yükümlülüğünün etkisiyle Merkez Bankası döviz likiditesi açığı 4 Haziran ile biten haftada önceki haftaya göre 0,6 dolar artışla 37,8 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı önceki haftaya göre 0,5 milyar dolar azalışla 28,8 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurt dışı yerleşikler 4 Haziran ile biten haftada hisse senedi ve DİBS’te net olarak toplam 162 milyon dolarlık satış gerçekleştirdi; hisse senetlerinde 98 milyon dolar, DİBS’te 64 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdiler. Yabancıların BIST hisse senedi pazarında sahip olduğu hisse senedi sayısının payı 7 Mayıs itibariyle %26 seviyesinde bulunurken 2007 yılında %59 seviyelerine kadar yükselmişti.

Kaynak: BDDK, TCMB, Turkey Data Monitor

18 HAZİRAN 2021, CUMA

JAPONYA MERKEZ BANKASI (BOJ) PARA POLİTİKASI KARARI – http://www.boj.or.jp/en/index.htm/

BOJ, Haziran ayı toplantısında 2009 yılından bu yana değişmeyen %0,3 seviyesindeki borç verme faiz oranını, Şubat 2016’dan bu yana değişmeyen -%0,1 (eksi binde 1) seviyesindeki mevduat faiz oranını değiştirmeyecek. Çünkü, küresel finansal krizin başladığı 2008 yılından Mayıs 2021’e kadarki süreçte BOJ’un ekonomiyi hareketlendirmek adına piyasaya sürdüğü likidite 5,6 trilyon dolar seviyesine yükselmiş olmasına rağmen yıllık TÜFE oranı Ekim 2020’den bu yana eksi seviyelerini koruyor. BOJ’un para politikasında değişiklik yapmak için hedeflediği yıllık TÜFE oranı ise %2. Peki piyasaya akıtılan bunca likiditeye rağmen ekonomide bir kıpırdanma var mı? Yok. 2021 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1 daralma kaydetti. İkinci çeyrek öncü göstergeler ise özellikle yurt içi hane halkı harcamaları dikkate alındığında ekonomik aktivitede hızlanma işareti vermiyor. Fiyatlar tarafında, imalat maliyetlerindeki artışa rağmen tüketici fiyatlarına bu yükseliş yansımıyor. Nisan-Mayıs döneminde kurumsal krediler aylık bazda gerilerken, aynı dönemde toplam kredi hacmi artışı yıllık bazda düşüşe geçmiş durumda. Tüketici harcamaları 2019 yılı seviyelerinden %20 aşağıda seyrederken, perakende satışlar en son Nisan ayında önceki aya göre %4,5 düşüş kaydetti. Üretim tarafında ise ihracattaki artışın desteğiyle sanayi üretimi aylık bazda artışını sürdürse de ekonomide hızlanma için Japon halkının harcama konusunda motive edilmesi gerekiyor ki pandemi dönemi şimdilik buna izin vermiyor.

NİSAN AYI KISA VADELİ TOPLAM DIŞ BORÇ STOKU – TCMB

Türkiye’nin kısa vadeli (12 aydan daha kısa vadeli) toplam dış borç stoku Mart ayında önceki aya göre 0,4 milyar dolar azalışla 140,8 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Borcun 22,7 milyar doları Merkez Bankasına, 57,8 milyar doları bankacılık sektörüne, 60,3 milyar doları diğer sektörlere aittir. Kalan vadeye göre gelecek 12 ayda ödenecek toplam dış borç büyüklüğü ise 185,6 milyar dolardır. Aşağıdaki grafik kısa vadeli dış borç stokunun 2021 yılının ilk üç ayında yatay bir seyir izlediğini gösterirken Mayıs 2020’de artış eğilimine giren gelecek 12-ayda ödenecek dış borç ödemeler toplamının Mart 2021’de yönünü aşağı çevirdiğini gösteriyor. Nisan ayı verisi söz konusu eğilimin devam edip etmediğini gösterecek. Bir konuya daha dikkatinizi çekmek istiyorum. Merkez Bankasının altın ve dövizden oluşan toplam döviz rezervleri, Türkiye’nin gelecek 12 ayda ödenecek dış borç büyüklüğünün sadece yarısını karşılayabiliyor. Söz konusu oran Merkez Bankasının rezerv yeterliliği olarak ifade edilmektedir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: İmalat ve imalat dışı sektörlerdeki eğilim ile Türkiye’nin kredi notu değerlendirmesi

24-28 Mayıs haftasında imalat sanayi ve hizmet sektörlerine ilişkin Mayıs ayı verileri ile Nisan ayına ilişkin turizm verileri açıklanacak. Nisan ayı imalat sanayi verileri sektörde hız kaybının sürdüğünü göstermişti. Almanya’dan gelen imalat sanayine ilişkin Mayıs ayı PMI verileri üretim ve ihracat siparişlerindeki artışta yavaşlama olduğunu gösterdi ki bu ipuçlarını bu hafta açıklanacak olan reel kesim güven endeksi, kapasite kullanımı ve sanayi sektörü SAMEKS endekslerinde bulmaya çalışacağız. Geçen hafta açıklanan Mayıs ayı tüketici güven endeksinde düşüşün sürdüğünü gördük; söz konusu düşüşün yansımalarını bu hafta açıklanacak olan sektörel güven endeksleri, ekonomik güven endeksi ve hizmet sektörü SAMEKS endeksinde izleyeceğiz. Bu hafta TCMB’nin yayınlayacağı Mayıs ayı Finansal İstikrar Raporu ve S&P’nin Türkiye kredi notu değerlendirmelerinde makro-ekonomik görünüm ve finansal ortam hakkında mevcut durum ve geleceğe yönelik beklenti ve riskler ile TCMB’nin para politikasına yönelik duruşunu okuyacağız.   

24 MAYIS 2021, PAZARTESİ

NİSAN AYI TURİZM İSTATİSTİKLERİ – KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI

Mart ayında Türkiye’ye gelen turist sayısı önceki aya göre %68’lik artışla 905 bin 323 kişi olurken, net turizm geliri aylık %48’lik artışla 889 milyon dolara yükselmişti. Böylece yılın ilk çeyreğinde turist sayısı yıllık %62, turizm gelirleri yıllık %54 düşüş yaşamış oldu. Cari işlemler açığını azaltıcı yönde etki yapan turizm gelirleri, Covid-19 pandemisinin getirdiği seyahat kısıtları ve kapanmaların etkisiyle cari işlemler dengesine son bir yıldır katkı sağlayamıyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

25 MAYIS 2021, SALI

MAYIS AYI İMALAT SEKTÖRÜ KAPASİTE KULLANIM ORANI (KKO) – TCMB

Nisan ayında imalat sanayinde KKO aylık 1,2 puan artışla 75,9 seviyesine yükselmişti. Yatırım malları üretiminin aksine tüketim malları ve ara malların üretiminde KKO önceki aya göre artış kaydetmişti. Ara mal imalatındaki kapasite artışının sebepleri olarak ihracat tarafındaki desteğin sürmesi ve tedarik zincirindeki sıkıntılara bağlı olarak imalatçıların stok artırma eğilimini (RKGE) sayabiliriz.

Kaynak: TCMB

MAYIS AYI İMALAT SANAYİ REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (RKGE) – TCMB

Nisan ayında RKGE aylık 0,2 puan artışla 111,0 seviyesine yükselmişti. Mayıs ayı IHS Markit imalat sanayi PMI ilk tahminlerinde, en büyük dış ticaret ortağımız olan Almanya’da üretimde ve ihracat siparişlerindeki artışların önceki aya göre hız kestiği, üretimdeki yavaşlamanın ana sebebinin ise arz kıtlığı olduğu detaylarını okuduk. Söz konusu yavaşlamanın Türkiye imalat sektörüne yansıyıp yansımadığını RKGE verileri bize gösterecek.

Kaynak: TCMB

MAYIS AYI SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ – TÜİK

Nisan ayında mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Mart ayına göre hizmet sektöründe %2,0, perakende ticaret sektöründe %5,6 ve inşaat sektöründe %3,1 azalma kaydetmişti.

Kaynak: TÜİK

27 MAYIS 2021, PERŞEMBE

TCMB VE BDDK, 21 MAYIS 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

12 Mayıs ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artışlarını sürdürdü. TL cinsi mevduat ve TL cinsi kredi büyüklükleri önceki haftaya göre geriledi. Mevduat faiz oranı %18,8 seviyesini korurken; ihtiyaç kredi faiz oranı %24, ticari kredi faiz oranları ise %21 seviyelerini korudu. Döviz mevduatları haftalık 0,5 milyar dolar artışla 218,4 milyar dolar seviyesine yükseldi; tüzel kişiler döviz mevduatlarını 0,4 milyar dolar, bireyseller 0,2 milyar dolar artırdı. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,4 milyar dolar ile önceki haftaya hafif arttı. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 92,0 milyar dolar ile önceki haftaya 1,6 milyar dolar artış kaydetti; altın rezervleri 0,9 milyar dolar, brüt döviz rezervleri 0,7 milyar dolar arttı. Rezervlerin artmasına bağlı olarak Merkez Bankası döviz likiditesi açığı 1,0 dolar azalışla 41,0 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar artışla 30,0 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurt dışı yerleşikler 12 Mayıs haftasında 170 milyon dolarlık net alış yaparken; hisse senetlerinde net 52 milyon dolarlık alış, DİBS’te net 119 milyon dolarlık alış yapıldı.

Kaynak: Turkey Data Monitor

28 MAYIS 2021, CUMA

KREDİ DERECELENDİRME KURULUŞU S&P’DEN TÜRKİYE DEĞERLENDİRMESİ – S&P

S&P, 23 Ocak 2021 tarihli değerlendirmesinde Türkiye’nin yabancı para cinsinden uzun vadeli kredi notunu yatırım yapılabilir seviyenin dört kademe altında olan ‘B+’ olarak teyit etmiş ve not görünümünü değiştirmeyerek ‘durağan’ olarak bırakmıştı. 22 Ocak^ta 50,5 milyar dolar olan Türkiye’nin brüt döviz rezervleri 26 Şubat’ta 54,5 milyar dolar seviyesine kadar yükselmişken, en son 12 Mayıs’ta 49,6 seviyesinde bulunmaktadır. Elbette söz konusu gelişme artan kısa vadeli dış borç geri ödemeleri kapsamında olumsuz bir resim ortaya koysa da şirketlerin dış borçlarını döndürme kabiliyetleri olumlu olarak değerlendirilebilir. Türk lirasındaki değişime baktığımızda ise 23 Ocak’ta 7,4 seviyesindeki Dolar/TL kuru Mayıs ayında 8,3 seviyelerinde seyretmekte, Türk lirasının uluslararası rekabetinin bir ölçüsü olan reel efektif döviz kuru Mart ayından sonra Nisan ayında da düşüşünü sürdürerek 62 seviyesine gerilemiştir (yani değer kaybetmeye devam etmiştir). Öte yandan cari işlemler açığı ihracatın desteği ve ithalattaki cansızlığın etkisiyle kırmızı alarm vermemekte ancak Covid-19 vakalarına göre halen yasaklı bölgede olmamız sebebiyle turizm gelirlerindeki kayıplar Türkiye’nin döviz rezervlerine katkı yapamamaktadır. Bununla birlikte, bankacılık sektöründe Mart ayı sonundan itibaren kredilerdeki artışın hızlanması sebebiyle takipteki alacaklar rasyosunun %4’ün aşağısına gelmesi ve yüksek mevduat faizlerine bağlı olarak bankacılık sektöründe faiz geliri kazancının sınırlı kalması S&P’nin bankacılık sektörü hakkındaki değerlendirmelerini önemli kılıyor. Yine Mart sonundan itibaren hızlanan emisyon artışı (dolaşıma çıkan banknot ve madeni para) sıkı para politikası ve enflasyonla savaşta S&P’nin Merkez Bankası değerlendirmelerine de odaklanmamıza sebep olacak.  

Kaynak: Turkey Data Monitor

MAYIS AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Ekonomik güven endeksi Nisan ayında %5,1 düşüşle 93,9 değerini almıştı. Söz konusu düşüşte tüketici, reel kesim (imalat sanayi), hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörü güven endekslerindeki düşüşler etkili oldu. Geçen hafta TÜİK tarafından açıklanan tüketici güven endeksinin Mayıs ayında 2,9 puan düşüşle 77,3 seviyesine gerilediğini gördük.

Kaynak: TÜİK

MAYIS AYI SANAYİ SEKTÖRÜ VE HİZMET SEKTÖRÜ SAMEKS ENDEKSLERİ – MÜSİAD

Nisan ayında sanayi ve hizmet sektörlerinde SAMEKS endeksleri aylık olarak sırasıyla 1,7 puan ve 2,4 puan artışlarla 52,5 ve 53,0 seviyelerine yükselmişti. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise önceki aya göre küçüldüğünü gösteriyor. İmalat sektöründe eğilimi ortaya koyacak alan RKGE verilerinin 25 Mayıs’ta açıklanmasının ardından SAMEKS endekslerinde hem hizmet hem de sanayi sektörlerinde üretim, istihdam, yeni siparişler, satın alımlar, stoklar, tedarik sürelerindeki eğilimler hakkında bilgi edineceğiz. Covid-19 kaynaklı olarak Mayıs ayındaki 18 günlük uzun süreli kapanmanın etkisiyle Mayıs ayında hizmet sektörü verilerinde düşüş görülmesi ihtimali yüksek. Sanayi sektöründe ise özellikle Almanya’dan gelen Mayıs ayı imalat sektörü ilk tahminlerinde üretim ve ihracat siparişlerindeki yavaşlamanın SAMEKS sanayi endeksi verilerine yansıyıp yansımadığını göreceğiz.

Kaynak: MÜSİAD

NİSAN AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ – TÜİK

Ticaret Bakanlığı Nisan ayı dış ticaret verilerini açıklamıştı. Buna göre 2021 yılı Nisan ayında ihracat önceki aya göre %1,2 azalışla 18,8 milyar dolar, ithalat aylık %7,4 azalışla 21,9 milyar dolar olmuştu. Böylece dış ticaret açığı Mart ayındaki 4,7 milyar dolardan 3,1 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Mart ayında cari işlemler açığı 3,3 milyar dolar iken Nisan ayında dış ticaret açığındaki 1,6 milyar dolarlık düşüş kadar Nisan ayında cari işlemler açığının azalması yönünde katkı yapacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Bütçe, dış borç, fiyat, tüketici güveni, konut

17-21 Mayıs haftasında gıda ve yurt dışı üretim yapan üreticilerin Nisan ayı fiyat enflasyonunu, merkezi yönetim bütçe dengesi, kısa ve uzun vadeli dış borç verileri, konut fiyat endeksi ve tüketici güven endeksi verileri açıklanacak. Enflasyon tarafında küresel tedarik zincirindeki sorunların fiyat artışlarına dolayısıyla da üretici açısından maliyet artışlarına sebep olmaya devam ettiğini göreceğiz. Bütçe tarafında bütçe giderlerindeki hızlanmaya odaklanacağız. Dış borç tarafında ise ön gösterge olarak Mart ayı ödemeler dengesi verilerinde bankacılık ve reel sektörün uzun vadeli yurt dışı kredi borcunu hafif artırdığını, kısa vadeli borcunu da kısmen azalttığını düşünürsek dış borç toplamında yatay görünümün korunduğunu görebiliriz. Son olarak tüketici güveni tarafında iyileştirici bir faktör henüz yokken, artan enflasyon ve inşaat maliyetlerine istinaden konut fiyat endeksinde artış eğilimi devam edecek.

17 MAYIS 2021, PAZARTESİ

NİSAN AYI TARIM ÜRÜNLERİ ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TARIM-ÜFE) – TÜİK

Tarım-ÜFE Mart ayında yıllık %22,06, aylık %2,52 artış kaydetmişti. Tarım-ÜFE’deki artışın en önemli sebebi gıda hammaddeleri ithalat fiyatlarındaki artıştır. Ağustos 2020’den Mart 2021 sonuna kadarki süreçte gıda hammadde ithalatı maliyetleri %40 artış gösterdi.

Kaynak: Turkey Data Monitor

NİSAN AYI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Merkezi yönetim bütçesi Mart ayında 23,8 milyar TL fazla vermiş, böylece yılın ilk üç ayında toplam 22,8 milyar TL bütçe fazlası verilmiş oldu. Bütçe 2020 yılı toplamında 173 milyar TL açık ile rekor kırmıştı.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI ÖZEL SEKTÖR UZUN VADELİ YURT DIŞI KREDİ BORCU – TCMB

Şubat ayında özel sektörün uzun vadeli yurt dışı kredi borcu 164,4 milyar dolar ile önceki aya göre 0,4 milyar dolarlık artış göstermişti. 2020 yılı başından bu yana özel sektörün uzun vadeli yurt dışı kredi borcu yataya yakın bir seyir izlemektedir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

18 MAYIS 2021, SALI

MART AYI KISA VADELİ DIŞ BORÇ STOKU – TCMB

2021 yılı Şubat ayında 1 yıl ve daha kısa vadeli dış borç stoku Ocak ayına göre 1 milyar dolar artışla 141,2 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Merkez Bankasının 22,8 milyar dolar, bankacılık sektörünün 61,5 milyar dolar, bankacılık dışı sektörün 56,9 milyar dolar kısa vadeli dış borç stoku bulunuyor. Şubat ayı itibariyle gelecek 12 ayda ödenecek olan dış borç stoku ise bir önceki aya göre 1,7 milyar dolar artışla 192,0 milyar dolar seviyesine yükseldi.

Kaynak: Turkey Data Monitor

20 MAYIS 2021, PERŞEMBE

NİSAN AYI YURT DIŞI ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (YD-ÜFE) – TÜİK

YD-ÜFE, belirli bir referans döneminde ülke ekonomisinde üretimi yapılan ve yurt dışına satışa konu olan ürünlerin üretici fiyatlarını zaman içinde karşılaştırarak fiyat değişimlerini ölçen fiyat endeksidir. Mart ayında YD-ÜFE yıllık %33,19, aylık %7,45 artış kaydetmişti.

Kaynak: TÜİK

NİSAN AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Mart ayında merkezi yönetimin borç tutarı 90 milyar TL artışla 1 trilyon 950 milyar TL seviyesine yükselmişti. Toplam borcun 1 trilyon 111 milyar TL’sini iç borç, 839 milyar TL’sini dış borç oluşturuyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

14 MAYIS 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

30 Nisan ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artışlarını sürdürdü. TL cinsi mevduatlar önceki haftaya göre gerilerken, TL cinsi kredilerde haftalık %0,7’lik artış kaydedildi. Mevduat faizleri %18,9, ihtiyaç kredileri %24,3 seviyelerinde seyretti, ticari krediler %21,1 seviyelerinde seyretti. Döviz mevduatlarında önceki haftaya göre değişiklik olmadı. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. Uluslararası rezervler haftalık 0,8 milyar dolar azalışla 87,9 milyar dolar seviyesine geriledi; altın rezervleri 0,2 milyar dolar artarken, brüt döviz rezervleri 1,0 milyar dolar azaldı. Rezervlerin azalmasına bağlı olarak Merkez Bankası döviz likiditesi açığı 1,7 milyar dolar artışla 45,1 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar artışla 29,5 milyar dolar seviyesine yükseldi; hisse senedi stoku haftalık 0,3 milyar dolar artarken DİBS stokunda önemli bir değişiklik olmadı. Yurt dışı yerleşikler 30 Nisan haftasında nette hisse senetleri ve DİBS’te önemli bir alım/satım yapmadı.

Kaynak: Turkey Data Monitor

21 MAYIS 2021, CUMA

MAYIS AYI TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Nisan ayında tüketici güven endeksi aylık %7,5 azalışla 80,2 seviyesine gerilemişti. Endeksin 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durum olduğunu göstermektedir.

Kaynak: TÜİK

MART AYI MERKEZ BANKASI KONUT FİYAT ENDEKSİ – TCMB

Şubat ayında MB konut fiyat endeksi aylık %2,6’lık artışla 161,8 seviyesine yükselmişti. Grafikte de görüleceği gibi konut fiyatları (mavi çizgi) 2019 yılı başından bu yana sürekli artmaktadır. Bunda döviz kurundaki yükselişlere paralel olarak inşaat maliyetindeki artışlar etkili olmaktadır. 

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Enflasyon, imalat sektörü PMI, beklenti anketi, Merkez Bankası politika faizi

3-7 Mayıs haftasında açıklanacak verilerde enflasyon ve enflasyon beklentilerinde artış ile ihracatın imalat sektörünü desteklemeye devam ettiğini göreceğiz. Merkez Bankası ise para politikası toplantısında yüksek ihtimalle %19 olan politika faizinde değişikliğe gitmeyecek.

3 MAYIS 2021, PAZARTESİ

NİSAN AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Nisan ayında yıllık %16,19, aylık %1,08 artış kaydetmişti. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ise aynı ayda yıllık %31,20, aylık %4,13 arttı. %50 ABD doları %50 Euro’dan oluşan döviz sepetinin Türk lirasına karşı Nisan ayında yıllık %25,4, aylık %6,5 değer kazanmış olması sebebiyle hem TÜFE hem de Yİ-ÜFE’de artışlar sürecek. Nitekim Bloomberg HT anket çalışmasında ekonomistler Nisan ayında TÜFE’de ortalama olarak aylık %1,8, yıllık %17,2 artış beklerken yıl sonu tahminleri %14,4’e yükseldi. Merkez Bankası ise geçen hafta yayınlanan 2. çeyrek enflasyon raporunda yıl sonunda TÜFE tahminini %12,2 seviyesine yükseltmişti. Yİ-ÜFE’de ise Türk lirasındaki değer kaybından doğrudan etkilenmesi sebebiyle, Nisan ayında aylık %4-%6 arasında bir artış Yİ-ÜFE’yi yıllık olarak %34-%38 aralığına taşıyabilir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

NİSAN AYI IHS MARKIT İMALAT SEKTÖRÜ TÜRKİYE VE DÜNYA PMI ENDEKSLERİ – IHS MARKIT

İSO ve IHS Markit iş birliğiyle hazırlanan Türkiye’nin imalat sektörü PMI endeksi, Mart ayında küresel imalat sektöründeki toparlanmaya bağlı olarak önceki aya göre büyüme kaydetmişti. IHS Markit’in Nisan ayı ilk tahminleri Türkiye’nin en önemli dış ticaret ortakları olan Euro Bölgesi, ABD ve İngiltere’de imalat sektörlerinde büyüme eğiliminin sürdüğünü, ihracat talebinin ve üretimin arttığını gösterdi. Dolayısıyla, Nisan ayında Türkiye imalat sektörü de ihracatın desteğiyle bu olumlu gelişmelerden etkilenecektir. MÜSİAD’ın yayınladığı Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksi Nisan ayında aylık 1,7 puan artışla 52,5 seviyesine yükseldi. İSO ve MÜSİAD’ın yayınladığı endekslerin 50 üzerindeki değerler sektörde önceki aya göre büyümeyi, altındaki değerler ise küçülmeyi gösteriyor.

Kaynak: ISO, IHS MARKIT

NİSAN AYI TEPAV PERAKENDE GÜVEN ENDEKSİ (TEPE) – TEPAV

Mart ayında TEPE aylık yüzde 4,1 puan düşüşle eksi %19,1 seviyesine gerilemişti. Bu değer, anket sorularına katılımcıların olumlu ve olumsuz gelişme ve beklenti sunanların yüzdesi arasındaki farkı gösteriyor. TEPE, en son Nisan 2016’da pozitif değer almıştı.

Kaynak: Turkey Data Monitor

4 MAYIS 2021, SALI

NİSAN AYI REEL EFEKTİF DÖVİZ KURU (REDK) – TCMB

Nominal efektif döviz kuru, Türkiye’nin dış ticaretinde önemli paya sahip ülkelerin para birimlerinden oluşan sepete göre, Türk lirasının ağırlıklı ortalama değeridir. TÜFE bazlı REDK Mart ayında aylık %5,4 değer kaybıyla 65,71 seviyesine gerilemişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

ŞUBAT AYI FİNANSAL KESİM DIŞINDAKİ FİRMALARIN DÖVİZ VARLIK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ – TCMB

Merkez Bankası, Türkiye’de finansal kesim dışında faaliyet gösteren firmaların yurt içi finansal kesim ve yurt dışında yerleşiklerle olan işlemlerinden doğan döviz varlık ve yükümlülüklerine, dolayısıyla taşıdıkları kur riskine ilişkin göstergeleri her ay yayınlamaktadır. Aralık 2020 verilerine göre varlıklar Ocak 2021’de 1,4 milyar dolar, yükümlülükler 3,0 milyar dolar azalmıştı. Net Döviz Pozisyonu Açığı ise Ocak ayında 156,1 milyar dolar olarak gerçekleşmiş ve Aralık 2020’ye göre 1,6 milyar dolar azalmıştı. Sektör, 2018 yılı Mart ayında 223,3 milyar dolarlık Net Döviz Pozisyonu Açığı ile rekor kırmıştı. 2018 yılının Ağustos ayında Türk lirasında yaşanan sert değer kaybının ardından finansal kesim dışındaki firmalar döviz varlıklarını artırıp döviz yükümlülüklerini azaltmayı tercih etmiş, sektörün Net Döviz Pozisyonu Açığı düşüş eğilimini sürdürmüştür.

Kaynak: Turkey Data Monitor

5 MAYIS 2021, ÇARŞAMBA

NİSAN AYI BEKLENTİ ANKETİ SONUÇLARI – TCMB

Mart ayında yıl sonu TÜFE beklentisi %13,1, cari açık beklentisi 25,8 milyar dolar seviyelerine yükselmiş, 2021 yılı GSYİH büyüme beklentisi %4,3 seviyesine gerilemişti.

NİSAN AYI IHS MARKIT HİZMET SEKTÖRÜ KÜRESEL PMI ENDEKSLERİ – IHS MARKIT

IHS Markit göstergeleri pandemi ile savaşta özellikle aşılamada hızlı hareket eden ülkelerin hizmet sektörlerinin Mart ayında büyüme kaydettiğini göstermişti. Nisan ayında da ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere’de hizmet sektörlerinin büyümeye devam ettiği sinyallerini aldık.

6 MAYIS 2021, PERŞEMBE

MERKEZ BANKASI PARA POLİTİKASI TOPLANTISI – TCMB

TCMB’nin artan gıda, emtia ve ham madde fiyatlarına bağlı olarak artan enflasyonist baskıya rağmen politika faizinde değişiklik yapmayacağını tahmin ediyoruz.

TCMB VE BDDK, 30 NİSAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

22 Nisan ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artışlarını sürdürdü. TL cinsi mevduatlar önceki haftaya göre artarken, TL cinsi krediler geriledi. Ortalama mevduat faizleri %19’lara yaklaşırken, ihtiyaç kredileri %24,5 seviyelerinde seyretti, ticari krediler ise yeniden %21 seviyelerini aştı. Döviz mevduatları haftalık 1,6 milyar dolar azalışla 217,0 milyar dolar seviyesine geriledi; tüzel kişiler döviz mevduatlarını 0,6 milyar dolar, yurt dışı döviz mevduatları ise 0,7 milyar dolar azaldı, bireysellerin döviz mevduatları değişiklik göstermedi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. Uluslararası rezervler 88,7 milyar dolar ile önceki haftaya 0,9 milyar dolar geriledi; altın rezervleri 0,9 milyar dolar artarken, brüt döviz rezervleri 1,7 milyar dolar azaldı. Rezervlerin azalmasına bağlı olarak Merkez Bankası döviz likiditesi açığı 1,5 milyar dolar artışla 43,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı önceki haftaya göre 1,7 milyar dolar azalışla 29,2 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurt dışı yerleşikler 22 Nisan haftasında 148 milyon dolarlık net satış yapılırken; hisse senetlerinde net 104 milyon dolarlık alış, DİBS’te net 253 milyon dolarlık satış oldu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

7 MAYIS 2021, CUMA

NİSAN AYI NAKİT BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Hazine’nin nakit bazlı bütçe dengesi Mart ayında 41,0 milyar TL fazla vermiş, böylece yılın ilk çeyreğinde nakit bütçe dengesi 11,3 milyar TL fazla vermiş oldu. 2020 yılı genelinde toplam 181,9 milyar TL nakit açığı kaydedilmişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ – TÜİK

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2021 Ocak ayında 139,0 olan ihracat miktar endeksi %5,5 azalarak, 2021 Şubat ayında 131,3 olmuştu. İthalat miktar endeksi ise aynı dönemde %1,0 azalışla 2021 Şubat ayında 110,5 seviyesine gerilemişti. Mart ayında ihracat ve ithalat hacimlerinde aylık bazda hızlanma yaşamıştık, dolayısıyla dış ticaret endekslerinde de yukarı yönlü bir seyir görülecektir. Öte yandan ihracat birim değer endeksinin (100,4), ithalat birim değer endeksine (105,5) bölünerek 100 ile çarpılmasıyla oluşan dış ticaret haddi aylık 2,4 puan düşüşle 95,1 seviyesine gerilemişti. Küresel tedarik zincirindeki kısıtlardan dolayı Türkiye’de ithalat maliyetlerindeki hızlanma Eylül 2020’den bu yana ihracattan elde edilen geliri gerisinde bırakmaya devam etmektedir. Enerji dışı dış ticaret haddinin, dış ticaret haddinin aşağısında olması ise özellikle ithal girdi kullanarak ürettiğini ihraç eden imalatçıların yüksek ithalat maliyetleri ve yüksek dış rekabet ortamında savaşmaya devam ettiklerini gösteriyor.

Kaynak: TÜİK
Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Üretim ve enflasyonda artışa rağmen Fed gevşek politikasını sürdürecek

Kaynak: Turkey Data Monitor

Nisan ayına ilişkin olumlu makro-ekonomik veriler, Japonya ve Amerikan merkez bankalarının politika değişikliğine imkan tanımıyor… Japonya Merkez Bankası (BOJ) 27 Nisan’da, ABD Merkez Bankası (Fed) 28 Nisan’da para politikası kararlarını açıklayacak. Zayıf ekonomik göstergeler BOJ’un teşvik paketlerini sürdürmeye devam edeceğine işaret ediyor. Fed ise aşılamadaki hızlanmanın beraberinde getirdiği üretim artışı ve fiyat baskılarına rağmen gevşek para politikasını terk edemeyecek. İki sebepten böyle söylüyorum. İlki, Nisan ayında Fed tarafından yayınlanan Bej Kitap (Beige Book) üretimdeki artışın bölgesel olarak farklılık gösterdiğine, genele yayılmadığına işaret etmişti. İkincisi de, ham madde kısıtları sektörleri olumsuz etkilemeye devam ederken, maliyet enflasyonunun talep enflasyonundan daha ağır basması.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Türkiye’nin başlıca dış ticaret ortaklarına ilişkin Nisan ayı makro-ekonomik öncü göstergeleri IHS Markit tarafından 23 Nisan cuma günü yayınlandı… Türkiye dahil 50’den fazla ülkenin hizmet ve imalat sektörlerini mercek altına alan IHS Markit, her ayın sonlarına doğru Avustralya, Japonya, Almanya, Fransa, Euro Bölgesi, İngiltere ve ABD’nin o aydaki PMI endeksleri tahminlerini açıklamaktadır. Tüm ülkeler için aylık nihai veriler ise bir sonraki ayın ilk haftasında yayınlanmaktadır. Hizmet ve imalat sektörleri PMI endekslerinin 50 üzerindeki değerleri sektörlerde önceki aya göre büyümeyi, altındaki değerler ise daralmayı gösteriyor. IHS Markit, hizmet ve imalat sektörlerinin birleşimini kompozit üretim endeksi olarak duyuruyor.

Ham madde kısıtlarına rağmen Nisan ayında imalat sektöründe üretim ve istihdam arttı, fiyat baskıları artışını sürdürdü… ABD, Avustralya ve İngiltere’de aşılamaların verdiği avantajla; hizmet sektöründe kısıtlamalar gevşetildi, istihdam arttı. İç talepteki artış ithalat talebini doğururken; ülkelerin ihracat siparişleri hızlandı. Artan iç ve dış talep, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarında artışa sebep oldu. Özellikle ham madde temininde yaşanan zorluklar ham madde fiyatlarını yukarı çekerken;  yakıt, nakliye ve navlun maliyetleri ile artan personel ücretleri hem mal hem de hizmet üreticilerinin girdi maliyetlerinin artmasında etkili oldu. Söz konusu maliyet artışları, doğrudan tüketici fiyatlarına yansıtıldı.

Tedarik sorunu ve fiyat artışları öncü merkez bankalarını gevşek para politikasının en az bir yıl daha sürmesine sebep olacak… Yarı iletken mallara ve sonrasında plastik üretiminde kullanılan ara mallara ulaşmadaki zorluklar fabrikaların üretimlerini durdurmalarına sebep olmaya devam ediyor. Harvard Business Review’da yayınlanan bir makalede tedarik sorununun önümüzdeki 12 ayda da sürmesi tahmin edildiğini okuyoruz. Dolayısıyla, pandemiyle mücadelede başarılı olunduğu fakat tedarik zincirinde sorunların devam ettiği sürece, küresel olarak tüketici fiyatları da yukarı seyrini sürdürecek. Ancak talep ve maliyet kaynaklı enflasyonist baskı büyük merkez bankalarının finansal erişimi kolaylaştırmayı sağlayan parasal genişleme adımlarını durduramayacak çünkü pandemide yeni dalgalar ve aşılamada yetersizlik sıkı para politikasından henüz uzak olunduğunu gösteriyor.  

Gelelim IHS Markit’in yayınladığı ülke ve bölge detaylarına…

Amerika Birleşik Devletleri (ABD):

Dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD’de aşılamada hızlı hareket edilmesinin sonucu olarak gevşetilen Covid-19 kısıtlamalarının etkisiyle imalat ve hizmet sektörleri -tedarik zincirindeki sıkıntılara rağmen- Nisan ayında önceki aya göre büyüme kaydetti. Kompozit PMI üretim endeksi, ilk tahminlere göre, aylık 2,5 puan artışla Nisan ayında 62,2 seviyesine yükseldi. Paralelinde işe alımlar arttı. Talep artışı fiyatlar genel seviyesinde de artışı beraberinde getirdi. Hizmet sektörü tarafında yakıt, personel ücretleri, taşıma ve ekipman maliyetlerindeki artışlar girdi maliyetlerini yukarı çekti; maliyetlerdeki artışlar tüketici fiyatlarına yansıtıldı. İmalat tarafında ise maliyet artışlarının ana tetikleyicileri ham madde kısıtları ve artan nakliye ücretleri olmaya devam etti.

Euro Bölgesi:

Bölge genelinde hizmet sektörü PMI endeksinin Nisan ayında, Ağustos 2020’den bu yana ilk kez önceki aya göre büyüyerek 50,3 değerini aldığı, imalat sektörü PMI’ın ise aylık 0,8 puan artışla 63,3 seviyesine yükseldiği tahmin edildi. Kompozit PMI endeksi de böylece aylık 0,5 puan artışla 53,7 değerine işaret etti. Bölge genelinde, imalat sanayi üretimi Nisan ayında özellikle artan yeni ihracat siparişleri, satın alımlarda artış, stok artırma ve yatırım harcamalarındaki artışa bağlı olarak önceki aya göre büyüme kaydetti. Almanya hariç Bölge genelinde Covid-19 kaynaklı tedbirlere rağmen hizmet sektörü 2020 yılı yaz aylarından bu yana ilk kez önceki aya göre büyüdü. Pandemide artan kısıtlamalara rağmen şirketlerin pandemiyi süreçlerine adapte edebilmeleri ve daha iyi dönemlere hazır olabilmek adına artan güven algısı, işe alımlarda artışı beraberinde getirdi. Artan talebin etkisiyle hem girdi maliyetleri hem de çıktı fiyatları yükselişini sürdürdü. Girdi maliyetlerindeki artışı tetikleyen iki unsura dikkat çekildi: Artan talep ve tedarik zincirindeki sorunlara bağlı olarak ham madde fiyatlarındaki yükseliş. Euro Bölgesinde TÜFE, Mart ayında önceki aya göre %0,9’luk sert artışla yıllık bazda %1,3 yükseliş kaydetmişti. Talep artışında devamlılık, TÜFE’nin yukarı seyrini korumasına sebep olacak.

Almanya:

Dünyanın dördüncü büyük ekonomisi olan Almanya’da hizmet ve imalat sektörleri Nisan ayında üçüncü dalga Covid-19 kaynaklı kısıtlamaların etkisiyle önceki aya göre büyümüş olsalar da büyüme hızları zayıfladı. Kompozit üretim PMI endeksinin Nisan ayında aylık 1,3 puan düşüşle 56,0 seviyesine, hizmet sektörü PMI aktivite endeksinin aylık 1,4 puan düşüşle 50,1 seviyesine, imalat sektörü PMI’ın aylık 0,2 puan düşüşle 66,4 seviyesine geriledikleri tahmin edildi. İmalat sektöründe kapasite artırım hamleleri, Nisan ayında istihdamda artışı beraberinde getirdi. Tedarik zincirindeki dengesizlikler imalat maliyetlerini artırırken, hizmet sektörü fiyat artışlarında daha temkinli kaldı.   

İngiltere:

Dünyanın altıncı büyük ekonomisi olan İngiltere’de imalat sanayi ve hizmet sektörleri PMI endeksleri Nisan ayında özellikle gıda ve içecek hizmeti veren işletmelerin açılmasıyla birlikte önceki aya göre hızlı artışlar kaydetti. Kompozit üretim PMI endeksinin aylık 3,6 puanlık artışla 60,0 seviyesine yükseldiği tahmin edildi, sektörlerde işe alımlar arttı. Uluslararası seyahatlerdeki sıkı kısıtlamalar turizm sektörünü olumsuz etkilemeye devam etse de imalat sektörü tarafında özellikle Euro Bölgesinden olmak üzere yeni ihracat siparişleri yılbaşından bu yana en sert yükselişini kaydetti. Öte yandan girdi maliyetleri de hızlı şekilde arttı; ülke genelinde şirketlerin yakıt faturaları, personel ücretleri, emtia fiyatları ve navlun maliyetleri Nisan ayında yükselişini sürdürdü. Bu da tüketici fiyat enflasyonunda yükselişin sürmesine işaret etti.

Japonya:

Dünyanın üçüncü büyük ekonomisi olan Japonya’da kompozit PMI endeksi Nisan ayında 50,2 seviyesi ile Ocak 2020’den bu yana ilk kez 50 seviyesinin üzerine çıkarak ekonomide önceki aya göre büyümeye işaret etti. İmalat sektörü PMI endeksinin Nisan ayında önceki aya göre 0,6 puanlık artışla 53,3 seviyesine yükseldiği, hizmet sektörü PMI endeksinin 48,3 değeri ile Mart ayında değişiklik göstermediği tahmin edildi. Dolayısıyla Nisan ayında ekonomik büyümeyi omuzlayan sektör yine imalat sektörü oldu; yeni siparişler, yeni ihracat siparişleri ve üretim önceki aya göre güçlü bir şekilde büyüme kaydetti. İstihdam tarafında zayıflık sürerken, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarında enflasyonist baskı izlenmedi.

Avustralya:

Covid-19 kaynaklı kısıtlamaların gevşemesine bağlı olarak dünyanın 14. büyük ekonomisi olan Avustralya’da hizmet ve imalat sektörleri Nisan ayında önceki aya göre büyüme kaydetti. Kompozit PMI endeksinin Nisan ayında tarihi rekor seviyesi olan 58,8 değerini aldığı tahmin edildi. Yurt içi ve yurt dışından gelen talep artışları istihdam talebini artırırken personel ücretleri de arttı. Tedarik zincirindeki kısıtlar, yüksek petrol fiyatları ve istihdam maliyetlerindeki artış girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarının yükselmesine sebep oldu. Çeyrek dönemler olarak açıklanan enflasyon 2020 yılının ilk çeyreğinde %2,2 seviyesindeyken 2020 yılını %0,9 seviyesinden kapatmıştı. Ön göstergeler enflasyonda 2021 yılı ilk çeyreğinde hızlanmaya işaret ediyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Sanayi üretimi şubatta yatay kaldı, perakende satışlar sıçradı, cari açık ve işsizlik arttı

12-16 Nisan haftasının ilk iki gününde yoğun veriler gelmeye başladı. Pazartesi günü ödemeler dengesi ve işgücü verileri, Salı günü sanayi üretimi ve perakende satış verileri açıklandı.

TÜİK verilerine göre Şubat ayında sanayi üretimi aylık %0,1, yıllık %8,8 artış kaydetti. Sanayi üretimi ile genelde benzer eğilimi gösteren perakende satış hacmi Şubat ayında aylık %3,4’lük artış ile sıçrama yaptı, yıllık artışı %4,6 oldu. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı Şubat ayında aylık 0,7 puanlık artış ile %13,4 seviyesinde gerçekleşti. Merkez Bankası tarafından açıklanan cari işlemler açığı Şubat ayında önceki aya göre 0,8 milyar dolar artışla 2,5 milyar dolar oldu, geriye dönük 12-aylık dönemde cari açık toplamı 37,8 milyar dolar seviyesine yükseldi.

Detaylara geçmeden önce, takvim ve mevsimsel etkilerden arındırılmış verileri dikkate aldığımı belirtmek istiyorum.  

Türkiye’nin ihracat hacminin en büyük payını otomotiv sektörü ve yan sanayi oluşturuyor. Aşağıdaki grafik, en son 2020 yılında toplam ihracat hacminin %77’sini oluşturan ihracat kalemlerini gösteriyor. Sanayi sektöründe ihracatın lideri konumunda kırmızı çizgiyle gösterilen Taşıt Araçları ve Yan Sanayi sektörü yer alıyor. Otomotiv sektörü ihracatında en önemli pazar başta özellikle Almanya olmak üzere Avrupa bölgesidir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Sanayi üretimindeki gelişmeleri daha iyi anlamak için şu hatırlatmayı yapayım: Küresel çapta yaşanan yarı iletken çip tedarikindeki yetersizlikler küresel otomotiv üretimini tehdit altında bırakan hatta durma noktasına getiren en önemli faktördür. Nitekim Türkiye’nin takvim ve mevsimsellikten arındırılmış otomotiv ithalat hacim endeksindeki son üç aydaki düşüş eğilimi de bu gelişmeyi doğruluyor.

Aşağıdaki grafikte; renkli çubuklar grafiğin sol ekseninde sanayi sektörü üretim, ihracat ve ithalatının seyri, sağ eksende ise sarı çizgiyle sanayi sektörü istihdamındaki seyir gösterilmektedir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Buna göre;

. Otomotiv sektörü üretimi (siyah çubuklar) Eylül 2020’den bu yana 2019 yılı seviyelerinin üzerinde olsa da Ocak-Şubat döneminde hafif zayıfladı. Grafikte yeşil çubuklarla gösterilen otomotiv ihracatında, son iki aydaki aşağı yönlü eğilim söz konusu zayıflığı açıklıyor. Otomotiv ihracatındaki düşüşün ana sebebi ise en büyük ihracat pazarımız olan Almanya’da sanayi üretiminin 2021 yılının ilk iki ayında aylık ortalama %1,8 daralmış olmasıdır.

. Otomotiv üretimi ve ihracatındaki yataya yakın seyre rağmen Mayıs 2020’den bu yana yükseliş eğilimini sürdüren makine ve teçhizat üretimi (gri çubuklar) Şubat ayında aylık %3,7’lik artış kaydetti.

. Makine ve ekipman ihracatının (pembe çubuklar) Şubat ayında önceki aya göre düşmesine rağmen ithalatındaki (mavi çubuklar) artışın sermaye yatırımı kaynaklı olduğu söylenebilir.  Bu noktada destekleyici faktör, Şubat ayı Reel Kesim Güven Endeksi’nde yer alan yatırım harcaması alt endeksindeki artıştır.

. Otomotiv sektörü üretiminde Şubat ayında kaydedilen düşüşe paralel olarak sanayi sektörü istihdamı da (sarı çizgi) Şubat ayında önceki aya göre 166 bin kişi azaldı.

. Üretim tarafı önceki aya göre yatay kalırken perakende satışlarda aylık %3,4’lük artış yaşandı. Bu sıçrayışın ana sebebinin artan güven algısı olduğunu söyleyebilirim. Zira Dolar/TL kuru Merkez Bankasının güven tazelemesine bağlı olarak Ağustos 2020’den sonra ilk kez Şubat ayında 7,0 seviyesinin altına gerilemiş ve Türk lirasında istikrar sinyalleri bireysel kredilerde de artışı beraberinde getirmiştir.

Mart ayı görünümü olumlu, Nisan belirsiz…

Mart ayı İSO imalat sektörü PMI endeksi ihracat siparişlerinde, üretim ve istihdamda artışı ortaya koymuştu. Özellikle Almanya’nın Mart ayı imalat sektörü PMI endeksinin önceki aya göre sert artış kaydetmesi Türkiye sanayi sektörünü olumlu etkiledi. Ticaret Bakanlığı da Mart ayında Türkiye’de ihracatın Şubat ayına göre 2,9 milyar dolar arttığını duyurdu. İthalattaki değişim Mart ayı cari açık verisinde belirleyici olacak. Öte yandan, döviz kurundaki sert yükseliş ve enflasyondaki belirsizliğe bağlı olarak azalan güven algısı, Mart ayında perakende satışlara kısmen olumsuz yansıyabilir; Nisan ayında ise bozulma devam edebilir. Enflasyondaki ana tetikleyici girdi maliyetlerindeki artışın yanı sıra artan döviz kurundaki artışla Türk lirasının değer kaybıdır. Nitekim yurt içi üretici fiyat enflasyonu Mart ayında aylık %4,1, yıllık %31,2 artış kaydetmiş, tüketici fiyatlarına aylık %1,1, yıllık %16,2 artışla yansımıştır.

Nisan ayında da enflasyondaki artış eğilimi sürecektir. Küresel tedarik zincirindeki zorluklara bağlı olarak girdi maliyetlerinde aşağı yönlü bir eğilim şimdilik olası gözükmüyor. Tedarik zincirinde rahatlama olsa bile artan talep fiyatları aşağı çekmeyecektir. Mevcut durumda Merkez Bankasının çarşamba günü yapacağı para politikası toplantısında enflasyonist risklere vurgu yapıp, politika faizinde değişiklik yapmaması en rasyonel çözüm olacaktır.

Dr. Fulya Gürbüz

Ocak-Şubat döneminde ÖTV ve dış ticaret, bütçeyi destekledi

Kaynak: TDM

Şubat ayında Nakit Bütçe Dengesi 3,5 milyar TL açık vermişken Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi 23,2 milyar TL fazla verdi…

Şubat ayında merkezi yönetim bütçesi 23,2 milyar TL fazla verdi. Mart ayının ilk haftasında açıklanan Hazine nakit bütçesi Şubat ayında 3,5 milyar TL açık vermişti. Merkezi yönetim bütçesindeki gelirlerin nakit bütçesi gelirlerine kıyasla 21,2 milyar TL fazla olması, giderlerin ise 5,4 milyar TL daha az olması her iki bütçe dengesi arasındaki 26,6 milyar TL’lik farkı açıklıyor. “Giderler” tarafında “Faiz Hariç Giderler” ve “Faiz Ödemeleri” olarak her iki bütçedeki farklılıkları görebiliyoruz. Buna göre, faiz hariç giderler merkezi yönetim bütçesinde 6,8 milyar daha az iken, faiz ödemeleri 1,4 milyar TL daha fazladır.

Gelelim merkezi yönetim bütçesindeki gelişmelere. Bütçe detaylarını aylık bazda değil, Ocak-Şubat dönemi olarak birlikte değerlendireceğim.

2021 yılı Ocak-Şubat döneminde merkezi yönetim bütçe gelirlerini ÖTV ve dış ticaret destekledi…

Merkezi Yönetim Bütçesinde öncelikle “Gelirler” tarafına odaklanalım. 2021 yılı Ocak-Şubat döneminde merkezi yönetim gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine göre %0,4 artmıştır. Alt detaya baktığımızda, “Vergi Gelirleri” aynı dönemde %28 artmış, “Hazine Portföyü ve İştirak Gelirleri” %98 düşmüştür.

“Vergi Gelirlerindeki” artışın ana kaynakları “Özel Tüketim Vergisinin (ÖTV)” aynı dönemde %22, “İthalde Alınan Katma Değer Vergisinin” %48 artmış olmasıdır. İştirak gelirlerindeki azalışın ana sebebi ise Ocak 2020’de Merkez Bankası kârından Hazine’ye 40,5 milyar TL aktarılmışken, 2021 yılı Ocak ayında Merkez Bankasından herhangi bir aktarım yapılmamasıdır.

Dolayısıyla ÖTV artışları ve dış ticaretin rayında gitmesi, 2021 yılı Ocak-Şubat döneminde bütçe gelirlerini desteklemiştir.

2021 yılı Ocak-Şubat döneminde faiz dışı giderler yıllık bazda %5, faiz giderleri %29 arttı…

Merkezi yönetim bütçe giderleri 2021 yılı Ocak-Şubat döneminde önceki yılın aynı dönemine göre %8 artış kaydetmiştir. “Faiz Hariç Bütçe Giderleri” aynı dönemde yıllık %5 artarken “Faiz Giderlerindeki” artış yıllık %29 olmuştur.

“Faiz Hariç Bütçe Giderleri” kapsamında “Personel Giderleri” aynı dönemde %16, “Cari Transferler” %18 büyüme göstermiştir. “Cari Transferler” altında “Hazine Yardımları” kapsamında “Sağlık, Emeklilik ve Sosyal Yardım Giderleri” aynı dönemde %29 artmıştır.

Gayrimenkulle ilgili giderleri kapsayan ve 2020 yılı genelinde “Faiz Hariç Bütçe Giderlerinin” %9’unu oluşturan “Sermaye Giderlerinde” 2021 yılı Ocak-Şubat döneminde kaydedilen yıllık %68’lik azalış, bütçe disiplininin uygulandığı en önemli kalem olarak karşımıza çıktığını belirtmek isterim.

Covid-19 aşılamalarında hızlanma olmazsa ÖTV ve faiz ödemeleri üzerindeki baskı sürecek…

Bütçe detayları 2021 yılının Ocak-Şubat döneminde ÖTV ve dış ticaret destekli gelir artışı sağlandığı, ancak giderler tarafında manevra alanının sınırlı olduğunu ortaya koyuyor.

Hazinenin iç borçlanmaya ağırlık vermesi, TL’deki olası değer kayıplarına karşı kısmen sigorta görevi görecektir ancak TL cinsi tahvil faiz oranlarındaki artış “Faiz Ödemelerini” de yukarı çekecektir.

Dahası, Covid-19 aşılamalarında hızlanma olmaması halinde hizmet sektörünün ekonomik aktiviteye katkısı sınırlı kalacaktır.

Söz konusu etkenler ÖTV ve tahvil faizleri üzerindeki baskıların devam etmesine sebep olacaktır.

Kısacası olası riskler, güven artırıcı sinyaller gelmediği sürece, Türk lirası ve enflasyon üzerinde iyimser bir görünüm ortaya koymamaktadır.  

Dr. Fulya Gürbüz