12-16 Nisan haftasına Merkez Bankası faiz kararı damgasını vuracak

Veri yoğun bir haftaya giriyoruz. Pazartesi günü cari açık, işsizlik oranı, inşaat maliyeti; Salı günü sanayi üretimi, perakende satışlar ve ciro endeksleri; Çarşamba günü tarım ÜFE; Perşembe günü TCMB faiz kararı, bütçe, konut satış, özel sektörün uzun vadeli kredi dış borcu; Cuma günü kısa vadeli dış borç ve Merkez Bankası konut fiyat endeksi verileri açıklanacak. ABD’de Fed, Çarşamba günü ABD’deki ekonomik görünümü ortaya koyan Bej Kitap’ı (Beige Book) yayınlayacak.

12 NİSAN 2021, PAZARTESİ

ŞUBAT AYI ÖDEMELER DENGESİ – TCMB

Cari işlemler dengesi ödemeler dengesi tablosunda yer almakta ve Türkiye’deki yerleşiklerin yurt dışındaki yerleşiklerle yaptıkları ekonomik faaliyetler sonucu Türkiye’nin döviz gelirleri ile döviz giderlerinin farkını göstermektedir. Ocak ayında cari işlemler dengesi, gerileyen dış ticaret açığının katkısıyla 1,9 milyar dolar açık vermiş, son 12 aylık cari işlemler açığı toplamı hafif gerilemeyle 36,6 milyar dolar olmuştu. Dış ticaret açığındaki iyileşme ise ithalatın ihracattan daha hızlı düşmesi etkili olmuştu. Hizmetler dengesi ise pandemi kaynaklı olarak ne taşımacılık ne de turizm gelirleri tarafında cari işlemler dengesine önemli bir katkı yapamamaktadır. Cari işlemler açığının finansmanı tarafında ise Hükumet artan bütçe açığına bağlı olarak Kasım 2020 – Ocak 2021 döneminde toplam 8,8 milyar dolar dış borçlanma gerçekleştirmiştir. Finans dışı sektör ise Aralık 2020 – Ocak 2021 döneminde kısa ve uzun vadeli dış borç ödemelerinden daha fazlasını borçlanma yolunu tercih etmiştir. Öte yandan TCMB politikalarının olumlu sinyal vermesine bağlı olarak yine Aralık 2020 – Ocak 2021 döneminde Türkiye’nin döviz rezervleri 10,6 milyar dolar artmıştır. Şubat ayında dış ticaret açığında yataya yakın bir artış kaydedilmiş olmasına bağlı olarak cari işlemler açığında Ocak ayına göre önemli bir değişim olmayacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor

ŞUBAT AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ – TÜİK

TÜİK Ocak ayından itibaren mevsimsel etkilerden arındırılmış işgücü verilerini yayınlamaya başlamıştır. Buna göre işsizlik oranı Ocak ayında önceki aya göre 0,4 yüzde puan azalışla %12,2 olarak gerçekleşmişti. Toplam istihdam aylık olarak 822 bin artarken, Tarım, sanayi ve hizmet sektörleri istihdamı önceki aya göre artarken, inşaat sektörü istihdamı azalma kaydetmişti. Tarım dışı işsizlik oranı 0,5 yüzde puan azalışla %14,2 olarak tahmin edilmişti. Atıl işgücü oranı aylık 1,2 yüzde puan artışla %30,2 seviyesine yükselmişti.

Kaynak: TÜİK

ŞUBAT AYI İNŞAAT MALİYET ENDEKSİ – TÜİK

İnşaat maliyet endeksi Ocak ayında yıllık %27,82, aylık %7,44 artış kaydetmişti.

Kaynak: TÜİK

13 NİSAN 2021, SALI

ŞUBAT AYI SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ – TÜİK

Ocak ayında sanayi üretimi aylık %1,0, yıllık %11,4 artış kaydetmişti. Şubat ayı imalat sektörü PMI verileri sektörde büyümenin Ocak ayına göre kısmen hız kesse de büyümeye devam ettiğini, bunda yeni ihracat siparişlerindeki artışın etkisi olduğunu göstermişti. Şubat ayında özellikle otomotiv sektörü üretimi ve ihracatındaki artışlar söz konusu gelişmeyi destekliyor. Ek olarak Şubat ayında yatırım malları ithalatında da artış kaydedildiğini de dikkate aldığımızda sanayi üretiminin büyümesini sürdürdüğünü göreceğiz.

Kaynak: TÜİK

ŞUBAT AYI PERAKENDE SATIŞ ENDEKSLERİ – TÜİK

Sanayi üretimi ile benzer eğilim gösteren perakende satış hacim endeksi Ocak ayında aylık %0,3, yıllık %2,0 artış kaydetmişti. Şubat ayında Perakende Ticaret Güven Endeksinin “Son üç ayda iş hacmi” alt endeksindeki iyileşme perakende ticareti destekleyecektir. Öte yandan konut ve taşıt hariç bireysel kredilerde Şubat ayında kaydedilen artış da destekleyici rol oynayabilir.

Kaynak: TÜİK

14 NİSAN 2021, ÇARŞAMBA

MART AYI TARIM ÜRÜNLERİ ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TARIM-ÜFE) – TÜİK

Tarım-ÜFE Şubat ayında aylık %2,61, yıllık %21,32 artış kaydetmişti.

Kaynak: TÜİK

NİSAN AYI BEJ KİTAP – FED

Mart ayı başında yayınlanan Bej Kitap, ABD’de ekonomik aktivitenin Ocak ayı başından Şubat ayı ortasına kadarki süreçte ılımlı büyüme sergilediğini, ülke genelinde imalat sektörünün önceki ay Bej Kitap verilerine göre iyileşme gösterdiğini,  düşük mortgage kredisi faiz oranlarının konut satışlarının artmasında etkili olmaya devam ettiğini, tarımsal şartların iyileştiğini, taşımacılığın ılımlı artış kaydettiğini gösterdi, istihdamın yavaş hızla da olsa artmaya devam ettiğini, ücretler artış kaydedilirken  önümüzdeki dönemde artışların süreceğini, girdi maliyetlerindeki artışın bazı firmalar tarafından tüketiciye yansıtılabildiğini ortaya koymuştu.

15 NİSAN 2021, PERŞEMBE

MERKEZ BANKASI FAİZ KARARI – TCMB

Sayın Naci Ağbal Başkanlığında 18 Mart tarihli para politikası toplantısında Merkez Bankası 1-hafta vadeli borç verme faizi olan %17 seviyesindeki politika faizini önden yüklemeli olarak 2 puan artışla %19 seviyesine yükseltmişti. Mevcut durumda TL cinsi mevduat faiz oranları %20, kredi faiz oranları %24, 2-yıl vadeli gösterge tahvil faizi %18,5 seviyelerini geçmiş durumda. Sayın Şahap Kavcıoğlu Başkanlığındaki yeni yönetimin 15 Nisan toplantısında kredi maliyetlerini azaltmak adına politika faizini düşürmemesini diliyorum.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE DENGESİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Şubat ayında bütçe 23,2 milyar TL fazla vermişti. Aşağıdaki grafik Mayıs 2018’den bugüne 12-aylık toplam faiz giderlerindeki reel artışın vergi gelirlerindeki reel artıştan daha hızlı olduğunu gösteriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI KONUT SATIŞLARI – TÜİK

Şubat ayında Türkiye’de toplam 81 bin 222 konut satışı gerçekleşmişti.

Kaynak: TÜİK

ŞUBAT AYI ÖZEL SEKTÖR UZUN VADELİ YURT DIŞI KREDİ BORCU – TCMB

Ocak ayında özel sektörün yurt dışı kredi borcu önceki aya göre hafif bir gerilemeyle 164 milyar 54 milyon dolar olmuştu. Özel sektör finansal kuruluşların yurt dışı kredi borcu 70 milyar 972 milyon dolar, finansal olmayan kuruluşların 93 milyar 82 milyon dolar seviyesinde bulunuyor. Özel sektörün yurt dışı kredi borcu en son Şubat 2018’de 226,7 milyar dolar ile zirve yapmıştı.

Kaynak: Turkey Data Monitor

TCMB VE BDDK, 8 NİSAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

2 Nisan ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artışlarını sürdürdü; önceki haftaya göre vadesiz yabancı para mevduatları 19 milyar TL, vadeli TL mevduat 22 milyar TL, yabancı para mevduat 20 milyar TL artış yaşandı. TL cinsi krediler artışını sürdürdü. Döviz tevdiat hesapları haftalık 2 milyar dolar azalışla 214 milyar dolar seviyesine geriledi. TL mevduat faiz oranları %20,10, TL cinsi ticari kredi faiz oranları %21,06, TL cinsi ihtiyaç kredileri faiz oranı %24,34 seviyelerine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu haftalık 0,4 milyar dolar artışla 5,9 milyar dolar oldu. Uluslararası rezervler bir önceki haftaya göre 3,2 milyar dolar azalışla 87,5 milyar dolar seviyesine indi; altın rezervleri 0,4 milyar dolar, döviz rezervleri 2,8 milyar dolar azaldı. Merkez Bankası net rezerv ve döviz likiditesi açığı 0,9 milyar dolar artışla 45,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi toplamı önceki haftaya göre 0,7 milyar düşüşle 30,8 milyar dolar seviyesine geriledi. Böylece 19 Mart haftasından 2 Nisan haftasına kadarki süreçte yurtdışı yerleşiklerin hisse+tahvil stoku büyüklüğü 8,2 milyar dolar azalmış oldu. Aynı dönemde yurtdışı yerleşikler nette 2,4 milyar dolarlık hisse ve tahvil satışı gerçekleştirirken, uluslararası rezervler 5,7 milyar dolar azalma kaydetti.

16 NİSAN 2021, CUMA

ŞUBAT AYI TCMB KONUT FİYAT ENDEKSİ – TCMB  

Ocak ayında Merkez Bankası konut fiyat endeksi aylık %1,8 artışla 157,7 seviyesine yükselmişti.

ŞUBAT AYI KISA VADELİ DIŞ BORÇ STOKU – TCMB  

Ocak ayında Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku aylık 1,8 milyar dolar artışla 140,3 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Merkez Bankasının 22,8 milyar dolar, bankaların 60,6 milyar dolar, diğer sektörlerin 57,0 milyar dolar kısa vadeli dış borcu bulunuyor. Türkiye’nin orijinal vadesine bakılmaksızın kalan vadeye göre gelecek 12 ayda toplam 190,3 milyar dolar dış borç ödemesi bulunmaktadır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Küresel hizmet ve imalat sektörleri Şubat ayında iyileşmeye devam etti

IHS Markit tarafından 1 Mart’ta yayınlanan Türkiye dahil 40’tan fazla ülkeyi kapsayan JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI endeksi Şubat ayında bir önceki aya göre ortalama 0,3 puan artışla 53,9 seviyesine yükseldi. Endeksin 50 üzerinde olması bir önceki aya göre büyümeye, aşağısında olması ise küçülmeye işaret ediyor.

3 Mart’ta yine IHS Markit tarafından küresel hizmet sektörlerine ilişkin veriler açıklandı. Buna göre, JP Morgan Küresel Hizmetler İş Faaliyet Endeksi, Şubat ayında bir önceki aya göre 1,2 puan artışla 52,8 seviyesine yükseldi.

İmalat Sektörü Üretim Endeksi ve Hizmetler İş Faaliyet Endeksinin ağırlıklı ortalamasından oluşan JP Morgan Küresel Birleşik Üretim Endeksi ise Şubat ayında bir önceki aya göre 0,9 puan artışla 53,2 puana yükselerek küresel bazda ekonomik toparlanmaya ilişkin olumlu sinyaller verdi. Türkiye için hizmet sektörü raporu yayınlanmadığı için Türkiye verisi Birleşik Üretim Endeksinde yer almamaktadır.

JP Morgan Birleşik Üretim Endeksi kapsamında, Şubat ayında en hızlı büyüyen ülke ABD olurken, Hindistan ikinci sırada yer aldı. Çin, Almanya, İtalya, Rusya ve Avustralya’da üretim endeksleri önceki aya göre artış kaydederken; Japonya, İngiltere, Fransa ve Brezilya’da aşağı yönlü sinyaller verdi.

Üretim ve hizmet faaliyetlerine yönelik Şubat ayına ilişkin gelişmeler raporda şöyle sıralanıyor:

. Üretimdeki artış hızlandı: Küresel imalat sektöründe yatırım, hammadde ve tüketim malları üretimi Şubat ayında büyürken, hizmetler sektörünün lokomotifi finansal sektör oldu. Tüketici hizmeti veren sektörlerde ise arka arkaya 13 aylık daralma sürdü.

. Yeni işlerdeki artış hızlandı: Yurt içi piyasalar bazı bölgelerde güçlenirken, yeni ihracat siparişleri daralma bölgesinden büyüme bölgesine geçti.

. İstihdam artışı değişmedi: Hizmet sektörü istihdamında kısmi düşüşe karşılık, imalat sektöründe istihdam artışı yaşandı. ABD, Euro Bölgesi (ortalama), Japonya, Avustralya ve Rusya’da istihdam arttı; Çin, Hindistan, Brezilya ve İngiltere’de azaldı.

. Mevcut işlerdeki düşüş zayıfladı.

. Girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarındaki artış hızlandı. Özellikle gelişmiş ekonomilerdeki fiyat artışları gelişen ekonomilere kıyasla daha sert oldu.

. Gelecek döneme yönelik iyimserlik hafif zayıflama gösterse de artmaya devam etti. İyimserlik özellikle Euro Bölgesi, Çin, Japonya, İngiltere, Hindistan, Brezilya ve Avustralya’da güçlendi.

YORUM

Şubat ayında küresel imalat ve hizmet sektörleri Ocak ayına göre daha iyi performans göstererek küresel büyüme görünümüne ilişkin olumlu sinyaller verdi. Özellikle en büyük ticaret ortağımız olan Almanya başta olmak üzere Euro Bölgesi imalat sektörünün Şubat ayında daha hızlı büyüme kaydetmesi Türkiye’nin ihracat performansını da olumlu etkiledi. Ticaret Bakanlığı verilerine göre Şubat ayında Türkiye’nin ihracat hacmi bir önceki aya göre 1 milyar dolarlık artışla 16,0 milyar dolara, ithalat ise aylık 1,3 milyar dolar artışla 19,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. İSO ve IHS Markit işbirliğiyle hazırlanan Türkiye imalat sektörü raporunda tedarik zincirlerindeki sorunların devam ettiği, ham madde teminindeki zorluklar ve nakliye konteynırlarına erişimde yaşanan sıkıntıların sürdüğünü okuduk.

Yurt içi siparişlerdeki azalmanın artan ihracat siparişleriyle moral vermesi elbette olumlu bir gelişme. Yüksek kredi faizleri, Kasım ayından bu yana özellikle tüketici kredilerindeki hızlanmayı durdurdu hatta aşağı çekmeye başladı. Ancak pandemi kaynaklı kısıtların gevşetilmeye başlamasıyla birlikte istihdam ve harcanabilir gelirde olası artışlar iç talepte de hareketlenmeyi beraberinde getirebilir. Her ne kadar Merkez Bankası sıkı para politikasını sürdürmeye niyetli olduğunu tekrarlasa da para politikasının mali disiplinle desteklenmesi gerektiğini savunmakta, dolayısıyla da gelecek hafta açıklanacak olan ekonomi reform paketinde söz konusu vurgunun altının kalın çizgiyle çizilmesi gerekmektedir. Aksi halde iç talepte olası artışlar, hem dış ticaret hem de cari işlemler açığında bozulmaları beraberinde getirecektir. Öte yandan iç ve dış siyasette yaşanacak olası gerginlikler Türk lirasında sert dalgalanmalara ve fiyat istikrarında bozulmalara sebep olacak, bütçe açığında artışları tetikleyecektir.  

Mevcut durumda ekonomiyi daha sağlıklı olarak ayakta tutan en önemli faktör ihracat. Umarım, gelecek hafta açıklanacak olan ekonomi reform paketi sürdürülebilir büyümeyi hedefleyen, doğrudan yatırımları mega inşaat projeleriyle değil ithalata bağımlılığı azaltmaya ağırlık veren ve tarım sektörünü öne çıkaran projelerle cazip kılmayı hedefleyen bir paket olur.

Dr. Fulya Gürbüz

Euro Bölgesi imalat sektöründen iyi haber geldi

Kasım ayı imalat ve hizmet sektörlerine ilişkin ilk veriler gelmeye başladı.

IHS Markit tarafından açıklanan ilk tahminlere göre Almanya’da imalat sektörü PMI endeksi Kasım ayında vites kısmen düşmüş olsa da 57,9 değeri ile büyümesini sürdürdü. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün bir önceki aya göre büyüdüğünü gösteriyor. PMI verilerinin, hem sanayi üretimi hem de GSYH performansını doğrudan etkileyen önemli bir veri olduğunu hatırlatalım.

Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı olan Almanya’nın imalat sektöründeki iyileşme Türkiye’nin ihracat hacmini, dolayısıyla da imalat sektörünü olumlu etkiliyor. Kasım ayında Alman imalat sektöründeki büyümeyi destekleyen en önemli faktör Ekim ayına benzer olarak Kasım ayında da devam eden Asya kaynaklı ihracat talebindeki artış. İmalat sektöründeki büyüme sektörde istihdam artışını beraberinde getirirken, girdi maliyetlerindeki artışın etkisiyle çıktı fiyatları yükseldi.

Euro Bölgesi genelinde imalat sektörü PMI endeksi Kasım ayında ilk tahminlere göre 53,6 değeri ise yine imalat sektörünün önceki aya göre büyüme kaydettiğine işaret etti, büyüme hızı ise Almanya verilerine benzer olarak kısmen yavaşladı.

Avrupa Birliği’nden ayrılma sürecindeki İngiltere’de imalat sektörü PMI endeksi de ihracattaki artışın desteğiyle Kasım ayı ilk tahminlerine göre son üç ayın en yükseği olan 55,2 değeri ile önceki aya göre büyüme kaydetti. Ancak hizmet sektöründeki daralma Kasım ayında da sürdü.

Almanya dahil olmak üzere Euro Bölgesi genelinde, Kovid-19 pandemisinde yaşanan ikinci dalganın hizmet sektöründe kapatmaları beraberinde getirmesi sebebiyle hizmet sektörü sert daralma kaydetti. Düşen talep, hizmet fiyatlarında indirimleri getirdi.

Yarın açıklanacak olan Türkiye Kasım ayı reel kesim güven endeksi verilerinde imalat sektörünün Türkiye’nin en büyük ticaret ortaklarının Kasım ayında kaydettiği performansa benzer bir performans gösterip göstermediğine odaklanacağız.

Dr. Fulya Gürbüz

İmalat sektörü Eylül ayında Kovid-19 tedbirlerinin gevşediği ülkelerde büyüdü, yeni dalgadan etkilenen ülkelerde daraldı

IHS Markit Eylül ayı imalat sektörü PMI (satınalma müdürleri endeksi) verilerini açıkladı. Endeksin 50 değerini alması sektörde önceki aya göre değişiklik olmadığını, 50 üzerindeki değerler sektörde önceki aya göre büyüme kaydedildiğini, 50 altındaki değerler ise sektörde önceki aya göre daralma olduğunu gösteriyor.

Türkiye imalat sektörü Eylül ayında büyüme bölgesinde kalmayı sürdürdü

Türkiye’de imalat sektörüne yönelik iyileşme sinyalleri Merkez Bankasının yayınladığı Eylül ayı Reel Kesim Güven Endeksi ve MÜSİAD’ın yayınladığı SAMEKS verileriyle gelmişti.

İSO işbirliğiyle hazırlanan IHS Markit PMI verilerine göre Eylül ayında;

. Yeni siparişlerdeki büyümenin yansıması olarak istihdam artışı hızlandı, istihdamda Şubat 2018’den beri en güçlü artış gerçekleşti,

. Üretim artmaya devam etti, ancak büyüme hızında yavaşlama kaydedildi,

. Türk lirasındaki değer kaybının yansıması olarak enflasyonist baskılar güçlendi; girdi maliyetleri enflasyonu son iki ayda artarak Ekim 2018’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı, nihai ürün fiyatları son 2 yılın en hızlı artışını kaydetti,

. Kur artışlarının ihracat pazarlarında rekabet gücünü desteklediği yönündeki firma bildirimleri, anketin görece pozitif bulguları arasında yer aldı,

. Yeni siparişler ve üretim gereksinimlerindeki yükselişin yansıması olarak satın alma faaliyetleri son dört ay boyunca artış gösterdi.

2020 yılı üçüncü çeyreğinde imalat sektöründeki iyileşmenin sanayi sektöründe önceki çeyreğe göre büyüme yaşanacağı beklentilerini kuvvetlendirdi. Dördüncü çeyrekteki gelişmeler ise Kovid-19 ile ilgili ikinci dalganın genele yayılıp yayılmayacağına bağlı olacak.

Kaynak: İSO, IHS Markit

Euro Bölgesi imalat sektöründeki büyüme eğilimi Eylül ayında da sürdü

23 Eylül’de IHS Markit Euro Bölgesi imalat sektörü PMI Eylül ayı ilk tahminlerini yayınlamıştı. Önceki rapora ekleyebileceğimiz detay, özellikle Almanya imalat sektöründeki büyümenin ana tetikleyicisinin başta Çin olmak üzere Avrupa ve Türkiye’den gelen ihracat taleplerindeki artış olması. İrlanda ve Yunanistan imalat sektörleri PMI verileri Eylül ayında kaydettikleri 50 değeri ile önceki aya göre değişiklik göstermedi. İmalat sektöründe en hızlı büyümeyi 56,4 değeri ile Almanya kaydetti. Almanya’yı 53,2 ile İtalya, 52,5 ile Hollanda, 51,7 ile Avusturya, 51,2 ile Fransa, 50,8 ile İspanya takip etti. Genel olarak Bölge’de imalat sektörü istihdamındaki düşüş sınırlı kaldı. Girdi maliyetleri ülkeler özelinde değişiklik gösterirken, yüksek rekabet ve kırılgan talep şartlarının etkisiyle çıktı fiyatlarındaki düşüş arka arkaya 15. ayda da sürdü.

İngiltere imalat sektörü PMI endeksi 54,1 değeri ile Eylül ayında da büyümeye devam etti. Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika’dan gelen ihracat taleplerindeki artışın etkisiyle İngiltere’nin yeni ihracat siparişlerinde artış kaydedildi. Girdi maliyetlerinde devam eden artışlara paralel olarak satış fiyatlarında da artış kaydedildi.

Asya ve Uzak Doğu’da koronavirüs tedbirlerinin gevşediği ülkelerde imalat sektörü canlandı, ikinci dalga yaşayanlarda sektör daraldı

Uzak Doğu ve Avrupa imalat sektörlerindeki iyileşmenin ana tetikleyicisi Çin’in kontrol altına aldığı pandeminin etkisiyle imalat sektörü üretimindeki artış oldu. Çin’de istihdam 2020 yılında ilk kez büyüme bölgesine geçti, satın alımlar ve stoklar arttı, girdi maliyetleri yükselmeye devam etse de çıktı fiyatlarındaki artış daha zayıf kaldı.

Kovid-19’da ikinci dalganın etkisiyle bazı ülkelerde imalat sektörü daralma bölgesine geri döndü, satın alımlar azaldı, teslimat süreleri uzadı (Endonezya, Malezya, Myanmar, Rusya).

Girdi maliyetlerindeki artış devam etti (Japonya, Kazakistan, Malezya, Rusya).

Bazı ülkelerdeki imalatçılar müşterilerine fiyat indirimleri yapmaya devam ettiler (Japonya, Myanmar, Tayland).

İşten çıkarmalar sürdü (Endonezya, Filipinler, Hindistan, Malezya, Myanmar, Rusya, Tayland, Vietnam).

Rusya’da pandemi kaynaklı kısıtlamaların gevşetilmesiyle üretim artsa da iç talep durgun kalırken dış talepte düşüş kaydedildi. Satın alımlar azaldı, işten çıkarmalar hızlandı, teslimat süreleri uzadı. Hammadde kıtlığı ve tedarikçilerin fiyat yükseltmesi sebebiyle girdi maliyetlerinin artmasına rağmen imalatçılar çıktı fiyatlarını sert yükseltti.

Kazakistan’da pandemi kaynaklı kısıtlamaların gevşetilmesiyle yeni siparişler, üretim, satın alımlar ve işe alımlarda artış kaydedildi. Artan maliyetler, çıktı fiyatlarına yansıtıldı.

Hindistan pandemi kaynaklı kısıtlamaların gevşetilmesiyle birlikte artan iç ve dış talebin etkisiyle imalat sektörü büyüme bölgesini korudu. İmalat sektörü PMI endeksi Eylül ayında 56,8 seviyesine yükseldi. Satışlar ve satın alımlar hızlandı. Özellikle alüminyum ve çelik fiyatlarındaki artış sebebiyle girdi maliyetlerindeki artış devam etti, çıktı fiyatlarında artış görüldü. Sosyal mesafenin korunması amacıyla istihdamdaki düşüş seyri devam etti.

Filipinler’de siparişlerdeki artışın etkisiyle üretimdeki azalma hız kesti. Girdi maliyelerindeki artışın devam etmesine rağmen talepteki iyileşme imalatçıların çıktı fiyatlarını kısmen artırmalarında etkili oldu. İstihdamdaki azalma devam etti.

Tayland’da iç talep kaynaklı iyileşmenin desteğiyle üretim rayda kalmayı başardı, satın alımlar düşmeye devam etti.

Vietnam’da Kovid-19 kaynaklı endişelerin azalmasıyla üretim, yeni siparişler, satın alımlar arttı; işten çıkarmalar azaldı. Ocak 2019’dan bu yana ilk kez ihracat talebinde artış yaşandı. Hammadde kaynaklı kısıtlar girdi maliyetlerinin artmasına sebep olurken, teslimat süreleri uzadı. Artan girdi maliyetlerine karşılık çıktı fiyatları son sekiz ayda ilk kez yükseldi.

Japonya, Avrupa ve ABD kaynaklı zayıf talebi Çin ve Güney Doğu Asya ülkelerinden gelen ihracat taleplerinin desteğiyle dengeleyebildi, istihdam seviyesinde önceki aya göre değişiklik olmadı.

Dr. Fulya Gürbüz

Küresel ihracat ve istihdamda daralma sürüyor, tedarik gecikmeleri fiyatları artırıyor

Kanada, İrlanda, Myanmar ve bayram sebebiyle geç açıklanan Türkiye imalat sektörü PMI verileri hariç 27 ülkenin imalat sektörlerini kapsayan JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI endeksi verileri Temmuz ayında sektörde önceki aya göre büyümeye işaret etti. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörde önceki aya göre büyüme olduğunu gösteriyor.

JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI Endeksi, ticaret savaşının ağırlığını hissettirdiği 2019 yılı öncesine kadar ortalama 50 seviyesinin üzerinde bulunuyordu. 2020 yılı Mart ayında KOVİD-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle 40 seviyesinin altına geriledikten sonra kapatmaların hafiflemeye başladığı Nisan ayıyla birlikte PMI endeksi yükselmeye başladı ve en son Temmuz ayında 50,3 seviyesi ile büyüme bölgesine girdi. Küresel olarak büyümenin tetikleyicisi tüketim ürünleri imalat sektörü olurken ara mallar ve yatırım malları imalat sektörleri alt endeksleri önceki aya göre iyileşse de daralma bölgesinde kaldılar.

JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI endeksinin dikkate aldığı 27 ülkenin 13’ünde imalat sektörleri büyüme bölgesinde yer alırken 13’ü daralma bölgesinde yer aldı. İmalat sektörleri büyüme kaydeden ülkeler büyükten küçüğe doğru Brezilya, Kolombiya, Avustralya, İspanya, İngiltere, Avusturya, Polonya, Çin, Fransa, İtalya, Almanya, ABD, Tayvan oldu. İmalat sektörleri Temmuz ayında önceki aya göre en az daralandan en çok daralana göre ülkeleri sıralayalım: Yunanistan, Filipinler, Rusya, Kazakistan, Hollanda, Vietnam, Çek Cumhuriyeti, Endonezya, Güney Kore, Hindistan, Tayland, Japonya ve Meksika. İmalat sektörü önceki aya göre değişmeyerek 50 değerini alan ülke ise Malezya oldu.  

Alt endeksler dikkate alındığında üretim, yeni siparişler, gelecek döneme ilişkin üretim beklentileri, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları 50 seviyesinin üzerindeki değerleri ile büyüme bölgesinde yer aldı. Yeni ihracat siparişleri ve istihdam alt endekslerindeki gerileme Temmuz ayında düşük hızla da olsa sürdü. Ortalama girdi maliyetleri Temmuz ayında ortalamada son 15 ayın en yüksek artışını kaydetti. Maliyetlerin müşterilere yansıtılmasına bağlı olarak satış fiyatları altı aydan sonra ilk kez Temmuz ayında yükseldi.

Dr. Fulya Gürbüz

Fiyat artışlarındaki ana etken Türk lirasındaki değer kaybı

TÜİK, Mayıs ayı tüketici ve üretici enflasyon verilerini açıkladı. Yukarıdaki grafikte de görüldüğü gibi, aylık değişimlere baktığımızda her iki endeks de Aralık 2019’dan bu yana aralıksız yükselişini sürdürüyor.

TÜFE (2003=100) 2020 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre %1,36, bir önceki yılın Aralık ayına göre %4,57, bir önceki yılın aynı ayına göre %11,39 ve on iki aylık ortalamalara göre %12,10 artış gerçekleşti.

Yİ-ÜFE (2003=100) 2020 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre %1,54, bir önceki yılın Aralık ayına göre %6,15, bir önceki yılın aynı ayına göre %5,53 ve on iki aylık ortalamalara göre %9,14 artış gösterdi.

Yıllık bazda bakıldığında elbette tablo daha ılımlı çünkü bir önceki yılın aynı ayına ait endeks değerlerindeki değişimi veriyor:

Yukarıdaki grafiğe dikkat ederseniz, enflasyondaki yıllık değişimleri Türk lirasındaki değişimle anlatmaya çalışıyorum. Neden böyle bir şey yapıyorum?

Çünkü üretim bacağında ithal ara malı girdilerine bağımlıyız. İthalatı döviz ödemesi yaparak gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla da girdi mallarının Türk lirası cinsinden artışı üretim maliyetlerini dolayısıyla da fabrika çıkış fiyatlarını etkileyen en önemli faktör. Aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere, fiyat artışlarında bir diğer önemli faktör de mallar üzerindeki vergilerin artışıdır.

Dr.Fulya Gürbüz

Küresel imalat sektöründe kötüleşme Mayıs ayında da sürdü, fiyat artışları sinyalleri gelmeye başladı

Dünya imalat sektörü üretiminin %98’inin oluşturan 40’tan fazla ülkedeki satınalma müdürleri endekslerini (PMI) derleyen JP Morgan, Mayıs ayında sektördeki kötüleşmenin devam ettiğini duyurdu. JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI endeksi, Nisan’da kaydedilen 39,6 seviyesinden Mayıs ayında 42,4 seviyesine yükseldi. Endeksin 50 seviyesinin altında olması sektörde bir önceki aya göre kötüleşmeye işaret ediyor. Nisan ayı ile karşılaştırıldığında sektördeki kötüleşmede kısmen bir zayıflama var. Küresel imalat sektöründe Mayıs ayında yaşanan gelişmeleri özetleyelim:

Üretim, yeni siparişler, yeni ihracat siparişleri, satın alımlar ve gelecek döneme ilişkin üretim beklentileri Mayıs ayında 2008-2009 küresel finans krizi seviyelerinden çok daha sert düşüşler yaşıyor. Girdi fiyatları ve çıktı fiyatlarındaki kötüleşme zayıflayarak da olsa sürdü. Mayıs ayında istihdamda ABD, Euro Bölgesi, Hindistan, Güney Kore, Brezilya ve İngiltere sert düşüşler kaydetti. Çin ve Japonya’da istihdamdaki azalış kısmen daha iyimser bir tablo ortaya koydu.

Mayıs ayında küresel imalat sektöründeki kötüleşmeden ayrı hareket eden iki istisna ülke var: İzolasyon tedbirlerindeki gevşemelerin etkisiyle üretimin kısmen başladığı Çin ve Kazakistan. Çin imalat sektörü PMI endeksi Nisan’daki 49,4 seviyesinden Mayıs ayında 50,7 seviyesine yükseldi. Kazakistan imalat sektörü PMI da Nisan’daki 39,3 seviyesinden Mayıs ayında 50,1 seviyesine yükseldi. Endeksin 50 seviyesinin yukarısındaki değerler sektörün önceki aya göre iyileştiğini gösteriyor.

İki istisna ülkenin bize verdiği mesaj şu: izolasyonda gevşeme imalat sektöründe üretimde ve fabrika çıkış fiyatlarında yükselişi getiriyor.

Elbette pandemide ikinci dalga riski var, böyle bir durumda üretimde tekrar azalış göreceğiz. Öte yandan izolasyon tedbirlerinin gevşetilmesi üretimde ve istihdamda artışı da getiriyor. Sektörde iyileşme hızlandıkça enflasyonist baskıları konuşmaya başlayacağız. Bu durum en çok kimi etkileyecek? Elbette, düşük gelirli hanehalkını: Pandemi ile fiyatlarda sert yükselişe maruz kalındı, üretimdeki artışla da çıktı fiyatlarındaki artıştan olumsuz etkilenilecek.

Dr.Fulya Gürbüz

Satınalma müdürleri endekslerine göre üreticilerin maliyetleri ve çıktı fiyatları Mayıs ayında önceki aya göre yükseldi, istihdam düşmeye devam etti

Mayıs ayında üretim ve hizmet sektörleri önceki aya göre nasıl bir değişim gösterdiğini iki endeksle anlıyoruz: MÜSİAD’ın yayınladığı SAMEKS ve İSO-IHS Markit tarafından yayınlanan Türkiye PMI İmalat Sanayi Raporu. Her iki endekste de 50,0 değerinin üzerindeki ölçümler sektörde genel anlamda iyileşmenin, altındaki değerler ise kötüleşmenin olduğunu gösteriyor.

2020 yılı Mayıs ayında mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS Bileşik Endeksi, bir önceki aya göre 11,8 puan artarak 45,7 değerine yükseldi. Bileşik Endeks, Hizmet Endeksi ve Sanayi Endeksi verilerinin bileşiminden oluşuyor. Buna göre Mayıs ayında Sanayi Endeksi bir önceki aya göre 19,7
puan artarak 47,9 seviyesine, Hizmet Sektörü endeksi de 7,0 puanlık
artışla 43,9 seviyesine yükseldi. Bu ne demek? Endekslerin 50 seviyesinin altında kalması her iki sektörde de kötüleşmenin sürdüğünü, önceki aya göre endekste kaydedilen artış sektörde kötüleşmenin zayıfladığını gösteriyor.

Sanayi sektöründe yeni siparişler Mayıs ayında önceki aya göre 27,6 puan artarak 47,2 seviyesine yükseldi. Sektöre yönelik girdi alımları önceki aya göre 23,2 puan ivme kazanarak 52,0 seviyesine yükseldi. Nihai mal stokundaki azalış Mayıs’ta hız kaybetti ve önceki aya göre 8,0 puan artan alt endeks 44,2 seviyesine yükseldi. Firmaların işgücü taleplerinde nispi bir toparlanma kaydedildi ve söz konusu alt endeks önceki aya göre 3,9 puan artışla 43,3 seviyesine yükseldi. Bu gelişmelere bağlı olarak üretim alt endeksi önceki aya göre 27,7 puan birden artarak 45,8 seviyesine yükseldi. Böylece mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS Sanayi Sektörü Endeksi, önceki aya
göre 19,7 puan artışla 47,9 puan seviyesine yükseldi.

Hizmet sektöründe ise girdi alımları alt endeksi Mayıs ayında önceki aya göre 19,7 puan artarak 51,7 seviyesine yükseldi. Satın alımlardaki artışa bağlı olarak, sektöre yönelik iş hacmi önceki aya göre 10,1 puan artarak 40,3 puan seviyesine yükseldi. Tedarikçilerin teslimat süresi alt endeksi, önceki aya göre 1,8 puan artışla 44,5 seviyesinde gerçekleşti. İşgücü talebindeki azalış ise Mayıs ayı genelinde de sürdü; istihdam alt endeksi önceki aya göre 6,6 puan azalışla 43,0 seviyesine geriledi. Böylece mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS Hizmet Sektörü Endeksi, Mayıs 2020 döneminde 7,0 puan artışla 43,9 seviyesine yükseldi.

Türkiye İmalat Sanayi PMI endeksi ise Mayıs ayında önceki aya göre 7,5 puan artışla 40,9 seviyesine yükseldi. Endeksin 50 seviyesinin altında olması sektörde kötüleşmenin sürdüğü, önceki aya göre endeksin yükselmesi ise bu kötüleşmenin yavaşladığı anlamına geliyor.

Türkiye İmalat Sektörü PMI sonuçlarına göre;

. Üretim ve yeni siparişler Mayıs ayında önceki aya göre daha az sertlikte düşüş kaydetti. Bazı firmalar operasyonlarını Mayıs ayında yeniden başlattıklarını bildirdi.

. İstihdam üst üste ikinci ay azaldı. Ancak şirketlerin çoğunluğunun personel sayılarını değiştirmemesi nedeniyle düşüş önceki aya göre hız kesti, üretim ve yeni siparişlere göre çok daha ılımlı düzeyde gerçekleşti. Aşağıdaki İstihdam Endeksi grafiğine dikkat ederseniz, Mayıs ayında endekste önceki aya göre yükselme yaşandı ancak istihdam endeksinin 50 seviyesinin altında kalması istihdamdaki kötüleşmenin zayıfladığını gösteriyor.

. Yeni siparişlerdeki yetersizlik, firmaların satın alma faaliyetlerini yavaşlatmasına ve hem girdi hem de nihai ürün stoklarını azaltmasına sebep oldu.

. COVID-19 kısıtlamalarına bağlı olarak taşımacılıkta yaşanan aksamalar, tedarikçilerin teslimat sürelerinde sert artışa yol açtı. Özellikle yurt dışından yapılan ürün alımlarında güçlükler yaşandığı belirtildi.

. Türk lirasının dolar karşısındaki değer kaybı, girdi maliyetlerinde keskin ve hızlanan bir artışa yol açtı. Girdi maliyetleri enflasyonu son bir yılın en yüksek oranında kaydedildi. Bunun yansıması olarak, imalatçılar satış fiyatlarını Nisan ayına ve seri ortalamasına göre daha yüksek bir hızda artırdı.

Dr.Fulya Gürbüz

Enflasyon yıllık bazda düşüyor ama fiyatlar düşüyor mu?

Nisan ayı enflasyon verileri pazartesi yayınlanmıştı. Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %10,94, aylık %0,85 artmış, yurt içi üretici fiyat endeksindeki (Yİ-ÜFE) artışlar yıllık %6,71, aylık %1,28 olmuştu. TÜİK’ten aldığım grafikler yıllık enflasyonun düştüğünü gösteriyor. Elbette sevindirici bir gelişme ama…

 

…bir de aylık gelişmelere bakalım. TÜİK, içinde birçok ürünün bulunduğu bir sepet yapıyor ve bu sepetteki her bir ürüne bir ağırlık veriyor. Sepetteki tüm ürünlerin payını %100 kabul edersek mesela gıda ürünlerinin sepet içindeki payı %21,1, giyim ürünlerinin %5,2, kiranın %5, ulaştırma hizmetlerinin %3,5, sağlığın %2,8, eğitimin %2,6 gibi. Türkiye İstatistik Kurumu, TÜFE için endeksi 2003 yılı Ocak ayından başlatmış. Sepetteki tüm ürünlerin fiyatlarını sepetteki ağırlıklarıyla çarpmış, toplamış ve bu toplam değere 100 demiş. Ay sonunda sepetteki tüm ürünlerin tekrar fiyatlarını almış, aynı işlemi tekrarlamış ve yine sepetin ay sonu ortalama fiyatını bulmuş. Her iki tarih arasındaki fiyat değişimini hesaplamış ve bu değişimi “Acaba endeksin en baştaki 100 değerinden nasıl değişiklik göstermiş?” diye hesaplamış ve yeni bir endeks değeri bulmuş. Her ay sonu yeni ortalama fiyatları bulmuş ve bulduğu her değeri endeksin başlatıldığı 2003 yılı başına göre kıyaslamış. Grafikten göreceğiniz gibi 2003 yılı başında 100 olan TÜFE endeksi 2020 yılına geldiğimizde 4 kattan fazla artmış. Elbette yurt içi üretici fiyat endeksi (ÜFE) de benzer bir artış sergilemiş. Son 6 aydır aylık bazda hem TÜFE hem de ÜFE’nin endeks değerleri ardı ardına yükseliyor.

Unutmayalım bu fiyat değişimleri ortalama. Yani sepetteki ürünlerin fiyatları hesaplandığı dönem ya düşmüştür ya aynı kalmıştır ya yükselmiştir; çok yükselmiştir, az yükselmiştir vs. Bir örnek vermek adına hane halkını en çok etkileyen TÜFE endeksindeki gıda fiyatları endeksine bakalım. Bir de bu fiyat değişimlerini mevsimsellikten arındıralım ki yaz-kış etkisini ortadan kaldıralım. Grafik size ne söylüyor?

Doğru, gıda fiyatları ortalama TÜFE değeriyle kıyaslandığında son altı aydır daha hızla yükseliyor.

Özetle, evet enflasyon yıllık bazda düşüyor ancak fiyatlar düşmüyor; fiyatlardaki artış hızı düşüyor.

Aşağıda Türkiye ve diğer ülkelerin TÜFE enflasyonu, politika faizini ve işsizlik oranını bir arada gösterdim. Venezuela’nın %2430 olan -yanlış okumuyorsunuz- enflasyon değerini grafikte göstermedim. Grafik verilerini tradingeconomics.com’dan derledim. Peki, bu grafik ne söylüyor?

Benim anladığım, enflasyondaki artış hızını azaltmak ve işsizlik oranında düşüşü sağlamak için mevcuttan farklı bir ekonomik modele ihtiyacımız olduğu.

Dr. Fulya Gürbüz