Ekonomi Gündemi: Merkez bankaları faiz kararları, bütçe, dış borç, cari açık

14 – 18 Haziran haftasında açıklanacak Nisan-Mayıs ayına ilişkin makro-ekonomik veriler ikinci çeyreğe ilişkin umutları yeşertmeyecek. Bir önceki hafta açıklanan veriler üretim ve talep tarafında daralmayı ortaya koymuştu, dolayısıyla bu hafta açıklanacak olan Nisan ayı cari açık verisinde önceki aya göre düşüş göreceğiz. Mayıs ayında merkezi yönetim bütçesinde giderlerin gelirlerden daha hızlı artmaya devam ettiğini göreceğiz. Borçlanma tarafında özellikle reel sektörün dış borçlanmasında artış var mı diye bakacağız zira Türkiye’nin risk primi yüksek iken Fed’den gelen olumlu ekonomik görünüm sinyalleri, Türkiye’nin yurt dışı borçlanma faizlerini de yukarı çekecek önemli bir unsur. Geldiğimiz noktada TCMB’nin faiz politikasında değişiklik yapmaması gerekiyor. Amerikan ve Japonya merkez bankaları da politika faizinde değişiklik yapmayacaklar ama dikkatlerimiz Fed’den gelecek değerlendirmelerde olacak. Öte yandan Erdoğan-Biden görüşmesinde Türkiye lehine çıkacak her karar Türkiye’nin risk priminin (CDS primleri) seyrini belirleyecek.    

14 HAZİRAN 2021, PAZARTESİ

NİSAN AYI ÖDEMELER DENGESİ – TCMB

Cari işlemler açığı Mart ayında aylık 0,7 milyar dolar artışla 3,3 milyar dolar seviyesine yükselmiş, son 12-aylık cari işlemler açığı toplamı Şubat ayındaki 38,3 milyar dolar seviyesinden Mart ayında 36,2 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Nisan ayına baktığımızda, ithalattaki sert azalışın etkisiyle dış ticaret açığının Mart ayına göre 1,6 milyar dolar azalması cari açığın da Mart ayına göre azalmasına sebep olacak. Dikkatinizi çekmek isterim, cari açıktaki azalma talepteki azalmadan kaynaklanıyor. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde, Covid-19’a yönelik aşılamanın ve azalan vaka sayılarının etkisiyle olası talep artışları ithalatta artışı tetikleyerek cari açığı artırıcı bir etki yaratacaktır. Eklemekte fayda var, aşılama ve vaka sayılarındaki azalış turizm sektörünü canlandıracaktır. Turizmdeki canlanma, döviz girişlerini beraberinde getirecek ve dolayısıyla dış ticaret açığındaki olası sert artışları yumuşatabilecektir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MAYIS AYI TARIM ÜRÜNLERİ ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TARIM-ÜFE) – TÜİK

Nisan ayında Tarım-ÜFE yıllık %21,77 artmış, aylık %0,79 azalma kaydetmişti. İthal gıda hammadde fiyatlarındaki artış Tarım-ÜFE üzerinde fiyat baskısı oluştururken Mayıs ayında döviz kurundaki artış, söz konusu baskının artmasına sebep olabilir.

Kaynak: TÜİK

MAYIS AYI KONUT SATIŞLARI – TÜİK

Nisan ayında Türkiye genelinde 95 bin 863 konut satışı gerçekleşmiş, böylece yılın ilk dört ayındaki toplam konut satışı 358 bin 913 olmuştu. 2020 yılının ilk dört ayında pandeminin etkisiyle toplam konut satışı 383 bin 821 düzeyindeydi. Yabancılara yapılan konut satışlarına baktığımızda, Nisan ayında 3 bin 893, 2021 yılının ilk dört ayında 9 bin 148, 2020 yılının ilk dört ayında 11 bin 738 olarak gerçekleşmişti. Aşağıdaki grafikte de göreceğiniz gibi, 2021 yılının ilk dört ayında konut satışları 2019 yılına benzer seviyelerde seyrederken konut fiyatlarının aylık artış hızı (Mayıs 2020 hariç) son iki yılın üzerinde.

Kaynak: Turkey Data Monitor

15 HAZİRAN 2021, SALI

MAYIS AYI BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Merkezi yönetim bütçe dengesi Nisan ayında 16,9 milyar TL açık vermiş, böylece Ocak-Nisan döneminde bütçe dengesi toplam 5,9 milyar TL fazla vermişti. 2020 yılında bütçe dengesi toplamda 173 milyar TL açık vermişti. Genelde merkezi yönetim bütçesi ile yakın veriler ortaya koyan Hazine nakit bütçesinin Mayıs ayında 29 milyar TL açık verdiğini dikkatinize sunayım.

Kaynak: Turkey Data Monitor

16 HAZİRAN 2021, ÇARŞAMBA

AMERİKAN MERKEZ BANKASI (FED) PARA POLİTİKASI KARARI – http://www.federalreserve.gov

Amerikan ekonomisindeki olumlu gidişat, Fed yöneticileri arasında piyasaya likidite akışını azaltıp azaltmama konusunda tartışmaları tetikliyor. Amerikan ekonomisi 2021 yılı ilk çeyreğinde çeyrek bazda yıllık %6,4 büyüme kaydetti. Maliyet enflasyonu artarken talep tarafında iyileşme devam ediyor. Fed yetkililerinin sıkılaşmayı tartışmaya başlamaları faiz artışına doğru yavaş yavaş gidildiği anlamına geliyor ki konunun gündeme gelmesi bile özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin faiz seviyelerinde yukarı yönü tetikleyen önemli bir faktör. Aşılamaların küresel ekonomiye olumlu yansımaya başlamasının da etkisiyle 2022 yılında Fed’den ilk adımlar gelecektir.   

NİSAN AYI MERKEZ BANKASI KONUT FİYAT ENDEKSİ – TCMB

Mart ayında MB konut fiyat endeksi aylık %2,3, yıllık %32,0 artış kaydetmişti. Aşağıdaki grafikte göreceğiniz gibi, Mart 2020’de pandeminin devreye girmesinin ardından inşaat maliyetlerindeki artış hızı konut fiyatlarındaki artış hızının önüne geçmiş durumda.

Kaynak: Turkey Data Monitor

17 HAZİRAN 2021, PERŞEMBE

TC MERKEZ BANKASI (TCMB) PARA POLİTİKASI KARARI – TCMB

Mevcut makro-ekonomik ortam TCMB’nin %19 seviyesindeki politika faizini (1-hafta vadeli borç verme faizi) değiştirmemesi gerektiğini söylüyor. Çünkü bütçe açığı artarken, döviz kurundaki her artış fiyatlara doğrudan yansırken, imalat maliyetleri yukarı doğru yükselişini sürdürürken, enflasyonist baskı artarken, artan işsizlikle perakende satışlar düşmeye devam ederken, küresel ihracat talebi artarken Türkiye’nin ihracat performansı yatay kalıyorken, TCMB rezervleri mevcut ortamda yurt dışı borçlanma ile artabiliyorken, bireysellerin bankalara park ettiği döviz mevduatları olduğu yerde kalıyorken, tek çare ekonomik güç olarak güven ortamının sağlanmasıdır. Aşılama, turizmin açılmasına izin verdiği takdirde turizm gelirleri ile döviz kuru aşağı gelecektir ve TCMB faiz düşürmek için ilk fırsatı değerlendirecektir. Ancak bu geçici bir çözüm olacaktır. Küresel olarak maliyetler artarken, Türk lirasının sağlıklı bir şekilde değer kazanması için turizm sektörünün tam açılması ve ihracat performansımızın para kazandıracak şekilde artması gerekiyor.

NİSAN AYI ÖZEL SEKTÖR UZUN VADELİ YURT DIŞI KREDİ BORCU – TCMB

Mart ayında özel sektörün uzun vadeli kredi borcu önceki aya göre 3,2 milyar dolar azalışla 161,0 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Finansal olmayan kuruluşların borcu 91,8 milyar dolar ile toplamın %57’sini oluştururken, bankacılık sektörü 60,1 milyar dolar ile %37’sini, bankacılık dışı finansal kuruluşlar ise 9,0 milyar dolar ile %6’sını oluşturmaktadır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

TCMB VE BDDK, 11 HAZİRAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

4 Haziran ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artışlarını sürdürdü. TL cinsi mevduatlar önceki haftaya göre hafif gerilerken TL cinsi krediler hafif artış kaydetti. Tüketici kredilerindeki artış eğilimi sürerken ticari kredilerdeki azalış eğilimi devam ediyor. TL cinsi mevduat faiz oranı %19 seviyesinin üzerine çıkarken, ayken ihtiyaç kredi faiz oranı %24,6, ticari kredi faiz oranları ise %21,5 seviyelerinde bulunuyor. Tüzel kişilerin döviz mevduatlarındaki 1,0 milyar dolarlık düşüşün etkisiyle toplam döviz mevduatları önceki haftaya göre 1,0 milyar dolar azalarak 218,8 milyar dolar seviyesine geriledi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre yatay kaldı. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 93,7 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1,1 milyar dolar artış kaydetti; altın rezervleri 0,2 milyar dolar ve brüt döviz rezervleri 0,9 milyar dolar arttı. Buna karşın 2 milyar dolar artış kaydeden swap yükümlülüğünün etkisiyle Merkez Bankası döviz likiditesi açığı 4 Haziran ile biten haftada önceki haftaya göre 0,6 dolar artışla 37,8 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı önceki haftaya göre 0,5 milyar dolar azalışla 28,8 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurt dışı yerleşikler 4 Haziran ile biten haftada hisse senedi ve DİBS’te net olarak toplam 162 milyon dolarlık satış gerçekleştirdi; hisse senetlerinde 98 milyon dolar, DİBS’te 64 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdiler. Yabancıların BIST hisse senedi pazarında sahip olduğu hisse senedi sayısının payı 7 Mayıs itibariyle %26 seviyesinde bulunurken 2007 yılında %59 seviyelerine kadar yükselmişti.

Kaynak: BDDK, TCMB, Turkey Data Monitor

18 HAZİRAN 2021, CUMA

JAPONYA MERKEZ BANKASI (BOJ) PARA POLİTİKASI KARARI – http://www.boj.or.jp/en/index.htm/

BOJ, Haziran ayı toplantısında 2009 yılından bu yana değişmeyen %0,3 seviyesindeki borç verme faiz oranını, Şubat 2016’dan bu yana değişmeyen -%0,1 (eksi binde 1) seviyesindeki mevduat faiz oranını değiştirmeyecek. Çünkü, küresel finansal krizin başladığı 2008 yılından Mayıs 2021’e kadarki süreçte BOJ’un ekonomiyi hareketlendirmek adına piyasaya sürdüğü likidite 5,6 trilyon dolar seviyesine yükselmiş olmasına rağmen yıllık TÜFE oranı Ekim 2020’den bu yana eksi seviyelerini koruyor. BOJ’un para politikasında değişiklik yapmak için hedeflediği yıllık TÜFE oranı ise %2. Peki piyasaya akıtılan bunca likiditeye rağmen ekonomide bir kıpırdanma var mı? Yok. 2021 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1 daralma kaydetti. İkinci çeyrek öncü göstergeler ise özellikle yurt içi hane halkı harcamaları dikkate alındığında ekonomik aktivitede hızlanma işareti vermiyor. Fiyatlar tarafında, imalat maliyetlerindeki artışa rağmen tüketici fiyatlarına bu yükseliş yansımıyor. Nisan-Mayıs döneminde kurumsal krediler aylık bazda gerilerken, aynı dönemde toplam kredi hacmi artışı yıllık bazda düşüşe geçmiş durumda. Tüketici harcamaları 2019 yılı seviyelerinden %20 aşağıda seyrederken, perakende satışlar en son Nisan ayında önceki aya göre %4,5 düşüş kaydetti. Üretim tarafında ise ihracattaki artışın desteğiyle sanayi üretimi aylık bazda artışını sürdürse de ekonomide hızlanma için Japon halkının harcama konusunda motive edilmesi gerekiyor ki pandemi dönemi şimdilik buna izin vermiyor.

NİSAN AYI KISA VADELİ TOPLAM DIŞ BORÇ STOKU – TCMB

Türkiye’nin kısa vadeli (12 aydan daha kısa vadeli) toplam dış borç stoku Mart ayında önceki aya göre 0,4 milyar dolar azalışla 140,8 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Borcun 22,7 milyar doları Merkez Bankasına, 57,8 milyar doları bankacılık sektörüne, 60,3 milyar doları diğer sektörlere aittir. Kalan vadeye göre gelecek 12 ayda ödenecek toplam dış borç büyüklüğü ise 185,6 milyar dolardır. Aşağıdaki grafik kısa vadeli dış borç stokunun 2021 yılının ilk üç ayında yatay bir seyir izlediğini gösterirken Mayıs 2020’de artış eğilimine giren gelecek 12-ayda ödenecek dış borç ödemeler toplamının Mart 2021’de yönünü aşağı çevirdiğini gösteriyor. Nisan ayı verisi söz konusu eğilimin devam edip etmediğini gösterecek. Bir konuya daha dikkatinizi çekmek istiyorum. Merkez Bankasının altın ve dövizden oluşan toplam döviz rezervleri, Türkiye’nin gelecek 12 ayda ödenecek dış borç büyüklüğünün sadece yarısını karşılayabiliyor. Söz konusu oran Merkez Bankasının rezerv yeterliliği olarak ifade edilmektedir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Üretim, tüketim, işsizlik, bütçe

7 – 11 Haziran haftasında açıklanacak Nisan ayı verilerinde -öncü verileri dikkate aldığımızda- bir önceki aya göre sanayi üretiminin vites düşürmeye devam ettiğini, tüketici kredilerindeki artışın perakende satışları desteklediğini, sanayi sektörü istihdamının zayıfladığını görebiliriz. Avrupa Merkez Bankası ise olağan para politikası toplantısında mevcut gevşek para politikasını sürdürecek.  

7 MAYIS 2021, PAZARTESİ

MAYIS AYI HAZİNE NAKİT BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Nisan ayında nakit bazlı bütçe gelirleri 97,5 milyar TL, bütçe giderleri 111,6 milyar TL olmuş, böylece nakit bütçe dengesi 13,3 milyar TL açık vermişti. Ocak-Nisan 2021 döneminde toplam bütçe dengesi ise 2 milyar TL açık vermiş durumda. Genel bütçeye dahil idarelere ilişkin nakit dengesini kapsayan hazine nakit dengesi 2020 yılında toplam 182 milyar TL açık vermişken, merkezi yönetim bütçe açığı 2020 yılında 173 milyar TL olmuştur.

Kaynak: Turkey Data Monitor:

10 HAZİRAN 2021, PERŞEMBE

AVRUPA MERKEZ BANKASI (AMB) PARA POLİTİKASI KARARI – http://www.ecb.europa.eu

Enerji fiyatlarındaki yüksek artışın etkisiyle Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon Mayıs ayında %2 seviyesine yükseldi. Aylık bazda artışlar ise Aralık 2020’den bu yana aralıksız artıyor. Sanayi sektörü tarafında yüksek girdi maliyetleri ve aşılamanın olumlu etkisiyle hizmetler sektörünün açılmaya başlamasıyla hizmet fiyatlarındaki yükseliş tüketici fiyatlarının da yükselmesine sebep oluyor. Ancak, son iki çeyrekte (2020 yılı son çeyreği ve 2021 yılı ilk çeyreği) üst üste önceki çeyreğe göre ortalama %0,7 daralan Euro Bölgesi ekonomisi dikkate alındığında mevcut makro-ekonomik ortam küresel pandemi zayıflayana kadar AMB’nin sıfır seviyesine yakın politika faizinde ve genişlemeci politikasında değişiklik yapmasına imkan tanımıyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor:

NİSAN AYI İNŞAAT MALİYET ENDEKSİ – TÜİK

İnşaat maliyet endeksi 2021 yılı Mart ayında yıllık %31,97, aylık %3,44 artış kaydetmişti. Alt endeksler dikkate alındığında, malzeme endeksi bir önceki aya göre %4,89, işçilik endeksi %0,36 artmıştı. Bir önceki yılın aynı ayına göre ise malzeme endeksi %37,96, işçilik endeksi %20,36 artış göstermişti. Aşağıdaki grafik döviz kurundaki (sarı çizgi) değişimin işçilik (gri çubuk) ve malzeme (siyah çubuk) maliyetlerine nasıl yansıdığını gösteriyor. Türk lirasındaki değer kayıpları ve yüksek girdi maliyetleri inşaat maliyet endeksindeki tırmanışın devam etmesine sebep olacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor:

NİSAN AYI İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ – TÜİK

Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2021 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 59 bin kişi artışla 4 milyon 236 bin kişi olmuştu. İşsizlik oranı ise 0,1 puanlık azalış ile %13,1 seviyesine gerilemişti. Atıl işgücü oranı (en geniş tanımlı işsizlik oranı) ise aylık yüzde 2,3 puan azalışla %25,8 olmuştu. Kayıt dışı çalışanların oranı ise yıllık yüzde 0,4 puan artışla %28,9 olarak gerçekleşmişti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı yıllık yüzde 1,2 puan azalışla %17,8 seviyesine gerilemişti.

Kaynak: TÜİK

Aşağıdaki grafik atıl işgücü oranının (sarı çizgi) Covid-19’un pandemi ilan edildiği Mart 2020’den sonra özellikle perakende ticaret sektöründeki (mavi çizgi) büyüme ve küçülmelerden doğrudan etkilendiğini gösteriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor:

NİSAN AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ – TÜİK

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi Mart ayında bir önceki aya göre %0,9, ithalat miktar endeksi %1,3 artış kaydetmişti. İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan ve dış ticaret haddi aylık 4,1 puan azalışla Mart ayında 91,0 seviyesine gerilemişti. Dış ticaret haddi Eylül 2020’den bu yana 100 seviyesinin altında seyrediyor. TÜİK açıklamasına göre “Dış ticaret haddinin 100’ün üzerinde bulunması; dış ticarete konu malların baz yılına göre pahalıya satılıp, ucuza satın alındığı için ihraç eden ülke lehine bir durum söz konusudur. Tersi durumda ülke aleyhinde bir durum vardır.” Dolayısıyla Eylül 2020’den bu yana Türkiye’de dış ticarete konu mallar pahalıya alınıp ucuza satılmaktadır. Aşağıdaki grafikte sarı çizgi dış ticaret haddini, gri çubuk ihracat miktar endeksini, siyah çubuk ithalat miktar endeksinin seyrini göstermektedir.

Kaynak: Turkey Data Monitor:

TCMB VE BDDK, 4 HAZİRAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

28 Mayıs ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artışlarını sürdürdü. Dolaşıma çıkan banknot ve madeni para büyüklüğü 28 Mayıs ile biten haftada değişiklik göstermedi. TL cinsi mevduatlar Mart ortasından itibaren artışını sürdürürken, TL cinsi kredilerde ise görece olarak daha yavaş bir artış var. son üç hafta ve krediler önceki haftaya göre artışını sürdürdü. Mevduat faiz oranı tavan %19 seviyesinin hemen altındayken ihtiyaç kredi faiz oranı %24,5, ticari kredi faiz oranları ise %21,4 seviyelerinde bulunuyor. Gerçek kişilerin döviz mevduatlarındaki 0,7 milyar dolarlık artışla toplam döviz mevduatları önceki haftaya göre 1,0 milyar dolar artışla 219,7 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar azaldı. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 92,6 milyar dolar ile önceki haftaya göre yatay kaldı; altın rezervleri 0,6 milyar dolar arttı, brüt döviz rezervleri 0,5 milyar dolar azaldı. Aynı paralelde Merkez Bankası döviz likiditesi açığı 28 Mayıs ile biten haftada önceki haftaya göre 3,6 milyar dolar azalışla 37,1 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı önceki haftaya göre 0,8 milyar dolar azalışla 29,3 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurt dışı yerleşikler 28 Mayıs haftasında hisse senedi ve DİBS’te net bir değişim gerçekleştirmedi. Yabancıların BIST hisse senedi pazarındaki payı Nisan sonu itibariyle %26 seviyesinde bulunurken 2007 yılında %59 seviyelerine kadar yükselmişti.

Kaynak: BDDK, TCMB, Turkey Data Monitor

11 HAZİRAN 2021, CUMA

MERKEZ BANKASI MAYIS AYI BEKLENTİ ANKETİ SONUÇLARI – TCMB

Merkez Bankası tarafından piyasa profesyonellerini kapsayan Mayıs ayı Beklenti Anketi sonuçlarına göre geçen ay %13,2 olan yıl sonu TÜFE beklentisi %13,81 seviyesine yükselmişti. Yıl sonu ABD Doları/TL beklentisi 8,57’den 8,71 seviyesine yükselirken 2021 yılı cari işlemler açığı toplamı beklentisi 25,8 milyar dolardan 25,5 milyar dolar seviyesine gerilemiş, 2021 yılı için GSYH büyüme beklentisi %4,3 ile değişiklik göstermemiş, 2022 yılı GSYH büyüme beklentisi önceki %4,2’den %4,1 seviyesine gerilemişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor:

NİSAN AYI SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ – TÜİK

Sanayi üretimi Mart 2021’de aylık %0,7, yıllık %16,6 artış kaydetmişti. Nisan ayında otomotiv sektörü üretimi ve otomotiv ihracatındaki düşüş sanayi üretimini de önceki aya göre aşağı çekecek önemli bir unsur olacak. 

Kaynak: Turkey Data Monitor:

NİSAN AYI PERAKENDE SATIŞ ENDEKSLERİ – TÜİK

Perakende satış hacmi Mart ayında aylık %5,1, yıllık %19,2 artış kaydetmişti. Cari fiyatlarla perakende ciro ise Mart ayında aylık %5,7, yıllık %38,9 artış kaydetmişti.

Kaynak: TÜİK

NİSAN AYI CİRO ENDEKSLERİ – TÜİK

Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi, 2021 yılı Mart ayında aylık %5,3,  yıllık %49,9 artış kaydetmişti.

Kaynak: TÜİK

Dr. Fulya Gürbüz

Tedarik zincirinde artan zorluklar enflasyon baskısının önüne geçti

Küresel bazda imalat sektörleri aşılamanın desteğiyle Mayıs ayında büyüme kaydetti, istihdam arttı, tedarik zincirinde artan zorluklar talep artışına cevap veremedi, enflasyonist baskılar arttı.

IHS Markit tarafından yayınlanan ve Türkiye dahil 30 ülkenin imalat sektöründeki gelişmeleri dikkate alan küresel imalat sektörü PMI verileri, Covid-19’un ağırlığını hissettirmesine rağmen Mayıs ayında büyüme eğilimini sürdürdüğüne işaret etti. Bu 30 ülkeyi kapsayan JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI Endeksi Mayıs ayında önceki aya göre 0,1 puan artışla 56 seviyesine yükseldi. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğü anlamına geliyor, 50 değerinin altındakiler ise küçüldüğünü gösteriyor.

30 ülkenin geneline bakıldığında, küresel olarak imalat sektörlerinde üretim, yeni siparişler ve yeni ihracat siparişleri Mayıs ayında önceki aya göre hızlanarak büyümelerini sürdürürken, gelecek 12-aya ilişkin beklentilerdeki artış hafif yavaşladı. İstihdam yavaş hızla da olsa büyümeye devam ederken, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları enflasyonu önceki aya göre hızlanarak arttı. Küresel imalat sektöründeki iyileşmelerde, aşılamanın desteğiyle hizmet sektörlerinde açılmanın, dolayısıyla da iç ve dış talepte artışların etkisi var. Öte yandan enflasyonist baskının artmasında ham madde kıtlığına bağlı yüksek ham madde fiyatları, yüksek nakliye ücretleri ve konteyner sayısında yetersizlik etkili oldu. Yükselen üretim maliyetleri, artan talebin desteğiyle müşteri fiyatlarına yansıtılmaya devam etti.

Ülke bazında 30 ülkenin 25’inde imalat sektörleri büyüme kaydederken; en azdan çoğa doğru sırasıyla Filipinler, Türkiye, Tayland, Meksika, Kolombiya ve Myanmar’da imalat sektörleri önceki aya göre daralma kaydetti. Özellikle Kolombiya ve Myanmar’da politik gerilimlerin söz konusu kötüleşmede etkisi olduğunu belirtelim. Karantinaya yönelik olarak tedbirlerin hafiflediği Filipinler’de imalat sektöründeki daralma Mayıs ayında yavaşlarken; Türkiye, Tayland ve Meksika’nın imalat sektörlerinde Covid-19’un ekonomi üzerinde yarattığı ağırlığın artmasının etkisi var.

Türkiye özelinde, Mayıs ayının büyük bölümünde yürürlükte olan COVID-19 kapanma ve kısıtlamalarının etkisiyle üretim ve yeni siparişler yavaşladı, istihdam artış hızı son 1 yılın en düşük düzeyinde gerçekleşti. Yeni ihracat siparişleri ise hız kaybederek 4 aylık büyüme süreci sona erdi. Ham madde teminine ilişkin zorluklar girdi maliyetleri ile satış fiyatlarındaki artışların hızlanmasında etkili oldu. Arz kısıtları imalat sektörünün ara mal (ham madde) üretiminin artmasında tetikleyici olurken ihracat siparişlerindeki yavaşlama yatırım malları üretiminin ivme kaybetmesine sebep oluyor.

Kaynak: İSO, IHS MARKIT

Sırasıyla en büyük ticaret ortaklarımız olan Almanya, ABD, İngiltere, İtalya, Fransa ve İspanya’da ihracat siparişlerindeki artışa rağmen Türkiye söz konusu iyileşmeden Nisan ve Mayıs aylarında pay alamadı. Türkiye’de aşılamaya ilişkin belirsizlik ve ihracat ortaklarımızla olan dış politikada somut adımlar atılması gerekliliği sektörün Nisan-Mayıs döneminde yatırım harcamalarını ötelemesine sebep oldu. Haziran ile birlikte aşılamanın başlaması ve hizmet sektörüne yönelik gevşeme adımları üretim tarafında olumlu beklentileri beraberinde getirse de dış politikada kaydedilecek olumlu adımların dış ticarete yansıması, artan yatırım harcamalarıyla birlikte, ekonomik büyümenin daha sağlıklı gelişmesinde etkili olacaktır.

Dr. Fulya Gürbüz