Küresel ihracat ve istihdamda daralma sürüyor, tedarik gecikmeleri fiyatları artırıyor

Kanada, İrlanda, Myanmar ve bayram sebebiyle geç açıklanan Türkiye imalat sektörü PMI verileri hariç 27 ülkenin imalat sektörlerini kapsayan JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI endeksi verileri Temmuz ayında sektörde önceki aya göre büyümeye işaret etti. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörde önceki aya göre büyüme olduğunu gösteriyor.

JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI Endeksi, ticaret savaşının ağırlığını hissettirdiği 2019 yılı öncesine kadar ortalama 50 seviyesinin üzerinde bulunuyordu. 2020 yılı Mart ayında KOVİD-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle 40 seviyesinin altına geriledikten sonra kapatmaların hafiflemeye başladığı Nisan ayıyla birlikte PMI endeksi yükselmeye başladı ve en son Temmuz ayında 50,3 seviyesi ile büyüme bölgesine girdi. Küresel olarak büyümenin tetikleyicisi tüketim ürünleri imalat sektörü olurken ara mallar ve yatırım malları imalat sektörleri alt endeksleri önceki aya göre iyileşse de daralma bölgesinde kaldılar.

JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI endeksinin dikkate aldığı 27 ülkenin 13’ünde imalat sektörleri büyüme bölgesinde yer alırken 13’ü daralma bölgesinde yer aldı. İmalat sektörleri büyüme kaydeden ülkeler büyükten küçüğe doğru Brezilya, Kolombiya, Avustralya, İspanya, İngiltere, Avusturya, Polonya, Çin, Fransa, İtalya, Almanya, ABD, Tayvan oldu. İmalat sektörleri Temmuz ayında önceki aya göre en az daralandan en çok daralana göre ülkeleri sıralayalım: Yunanistan, Filipinler, Rusya, Kazakistan, Hollanda, Vietnam, Çek Cumhuriyeti, Endonezya, Güney Kore, Hindistan, Tayland, Japonya ve Meksika. İmalat sektörü önceki aya göre değişmeyerek 50 değerini alan ülke ise Malezya oldu.  

Alt endeksler dikkate alındığında üretim, yeni siparişler, gelecek döneme ilişkin üretim beklentileri, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları 50 seviyesinin üzerindeki değerleri ile büyüme bölgesinde yer aldı. Yeni ihracat siparişleri ve istihdam alt endekslerindeki gerileme Temmuz ayında düşük hızla da olsa sürdü. Ortalama girdi maliyetleri Temmuz ayında ortalamada son 15 ayın en yüksek artışını kaydetti. Maliyetlerin müşterilere yansıtılmasına bağlı olarak satış fiyatları altı aydan sonra ilk kez Temmuz ayında yükseldi.

Dr. Fulya Gürbüz

Merkez Bankasının iyimserliğini riskler bozacak

Merkez Bankası 2020 yılı III. çeyrek Enflasyon Raporu’nu yayınladı. Rapor önemli çünkü Merkez Bankasının hem makro ekonomik görünüme dair görüşlerini hem de varsayımları dahilinde enflasyona yönelik öngörülerini okuyabiliyoruz.

2020 yılı III. Çeyrek Enflasyon Raporu’nda Merkez Bankası enflasyon tahminlerini II. çeyrek Enflasyon Raporu tahminlerine göre yukarı revize etti:

. 2020 yıl sonu enflasyon tahmini 1,5 puanlık artışla %7,4’ten %8,9’a yükseldi. Tahmini yukarı çeken faktörlerin 0,5 puanı tüketici enflasyonundan, 0,2 puanı gıda enflasyonundan, 0,3 puanı çıktı açığından, 0,2 puanı birim maliyetlerinden, 0,3 puanı yılın ikinci çeyreğindeki tahmin sapması ve enflasyonun ana eğilimindeki yükselişten kaynaklandı.

. 2021 yılı enflasyon tahmini ise 0,8 puanlık artışla %5,4’ten %6,2’ye yükseldi. 0,8 puanlık artışın 0,1 puanı petrol fiyatlarına bağlı olarak Türk lirası cinsi ithalat fiyatları varsayımında yapılan artıştan, 0,2 puanı gıda enflasyonu varsayımının %7’den %8’e çıkarılmasından, 0,2 puanı toplam talep koşullarında öngörülen toparlanmanın güçlenmesiyle çıktı açığının yukarı yönlü güncellenmesinden, 0,3 puanı ise yakın dönemdeki gerçekleşmelerin etkisiyle enflasyonun ana eğilimindeki artıştan kaynaklandı.

Merkez Bankasının beklentilerinin altında yatan varsayımlarını ve yorumlarımı sıralayayım:

. “Salgında hareketliliği yeniden kısıtlamayı gerektirecek ikinci bir dalga olmayacak” (Ekonomiler ikinci bir dalgayı kaldırabilecek güçte değil).

. “Küresel ekonomi yılın ikinci yarısında toparlanmaya devam edecek” (Toparlanma olsa bile ekonomik aktivite pandemi öncesi seviyelerine ulaşamayacak).

. “Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin atmakta olduğu genişletici parasal ve mali adımlara karşın, bu politikaların etkinliğine ve toparlanmaya ilişkin belirsizliklerin sürmesi nedeniyle ülke risk primindeki iyileşme kademeli olarak gerçekleşecek” (TL’deki gelişmeler risk primindeki iyileşmenin kademeleri üzerinde baskı oluşturacak).

. “Salgının seyrine ve ekonomik etkilerine ilişkin belirsizlikler, varsayımlara ve tahminlere dair belirsizliği de belirgin şekilde artırıyor”

. “Ekonomideki toparlanmanın yılın ikinci yarısında devam edeceği tahmin edilmekle birlikte, toparlanma hızı, normalleşmenin süreci yurt içindeki ve yurt dışındaki seyrine bağlı olacak” (Euro Bölgesinde olası bozulma sinyalleri, ABD seçimleri ve Türkiye’de olası bir erken seçim kararı yatırım harcamalarını durduracak, ekonomik aktiviteyi zayıflatacak, bütçe açığındaki deliği daha da büyütecek, TL üzerindeki baskıyı artıracaktır).

. “Salgına bağlı tedbirlerle kısa vadede etkili olan arz yönlü unsurlar, normalleşme sürecinin devamıyla kademeli olarak ortadan kalkacak” (İyimser senaryoda bile arz yönlü unsurlar kısa vadede ortadan kalkmayacak).

. “Enflasyon, Temmuz ayından başlayarak düşüş eğilimine girecek.” (İyimser senaryoda yıllık bazda düşme ihtimali var ancak olası her risk aylık bazda fiyat artışlarını getirecek).

Merkez Bankası, enflasyon tahminleri üzerindeki temel riskleri ise şöyle sıralıyor:

. Salgınının seyrine ve normalleşme adımlarına dair belirsizlikler;

. Küresel büyüme görünümüne ilişkin riskler;

. Talep kompozisyonu, büyüme ve işgücü piyasası görünümüne ilişkin belirsizlikler;

. Kredi arzı ve kompozisyonuna yönelik riskler;

. Gıda fiyatlarının seyrine dair riskler;

. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarına ilişkin riskler;

. Gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarına dair belirsizlikler ve ülke risk primindeki oynaklıklar;

. Ham petrol ve ithalat fiyatlarındaki oynaklıklar;

. Para ve maliye politikası eşgüdümüne (mali duruş, yönetilen/yönlendirilen fiyat, ücret ve vergi ayarlamaları) dair riskler.

Dolayısıyla varsayımlar olası olumlu senaryoyu ortaya koyarken olası riskler Merkez Bankasının enflasyon tahminlerini yukarı revize etmekte etkili olacak, bu da politika faizi üzerinde baskı yaratacak.

Dr. Fulya Gürbüz

@OxfordEconomics: Olumsuz senaryoya göre küresel ekonomi 2020 yılında %8 daralabilir

@OxfordEconomics 8 Nisan’da yayınladığı makalede, temel senaryolarına göre, 2020 yılında küresel GSYH’nin %2,8 daralacağını öngördü.

Olumsuz senaryoda ise @OxfordEconomics, izolasyon ve kapatmaların üçüncü çeyreğe uzamasını takip eden dönemde toparlanmanın daha yavaş olacağı ve küresel GSYH’nin 2020 yılında %8 daralacağı ihtimalini ortaya koydu.

@OxfordEconomics makalesinde ekonomiye yönelik tahminlerini şöyle sıralıyor:

. Küresel ekonomi 2020 yılı üçüncü çeyreğinde önceki yılın aynı çeyreğine göre %12,5 daralabilir.

. Talep şoku, tedarik zincirindeki bozulmanın yarattığı fiyat baskısını azaltarak fiyatların düşmesine sebep olabilir. Olumsuz senaryoda ise 2020-2021 döneminde deflasyon riski var.

. İşsizlik oranı 2019 yılı sonundaki %5,2 seviyesinden 2020 yılı sonunda %10 seviyesine kadar yükselebilir.

. Hisse senetleri ve finansal koşullar 2021 yılı başlarına kadar normale dönmeyecek.

. Kredi arzında uzun süreli bir daralma, finansal krizi tetikleyebilir.

@dr_fulyagurbuz

Endonezya, Filipinler ve Hindistan imalat sektörleri Şubat ayında büyüdü

Koronavirüs salgınının etkisiyle Uzak Doğu ülkeleri (Çin, Güney Kore, Japonya, Malezya, Tayland, Tayvan, Vietnam) imalat sektörleri PMI endeksleri, özellikle hammadde ihtiyacına bağlı olarak tedarik zincirindeki aksamalar ve ihracat siparişlerindeki azalmaya bağlı olarak daralma yaşadı. PMI endeksinin 50 seviyesinin altındaki değerler sektörde daralmayı, yukarısındaki veriler ise büyümeyi gösteriyor.

Endonezya imalat sektörü PMI endeksi ise yurt içi siparişlerdeki artışın etkisiyle Ocak ayındaki 49,3 seviyesinden 51,9 seviyesine yükselerek sektörde büyümeye işaret etti. İhracat siparişleri ise son iki aylık düşüşünü sürdürdü.

Filipinler imalat sektörü PMI endeksi yurt içi ve yurt dışı siparişlerdeki artışın etkisiyle Şubat ayında aylık 0,2 puan artışla 52,3 seviyesine yükseldi.

Hindistan imalat sektörü PMI endeksi Şubat ayında hafif düşüş yaşasa da 54,5 değeri ile büyüme bölgesindeki konumunu koruyor. Sektördeki iyileşmede hem yurt içi ve hem de yurt dışı siparişlerdeki artış etkili oldu.

Tayland’da imalat sektörü PMI endeksi Şubat ayında daralma bölgesinde yer alsa da yeni ihracat siparişlerinde kısmi iyileşme kaydedildi.

Çin imalat sektörü, koronavirüs salgını etkisiyle Şubat ayında rekor düşüş yaşadı

Koronavirüs salgınının yaygınlaştığı Şubat ayında Çin imalat sektörü sert daralma yaşadı. Caixin Çin imalat sektörü mevsimsel etkilerden arındırılmış PMI endeksi Ocak ayındaki 51,1 seviyesinden tarihinde kaydedilen en düşük seviye olan 40,3 seviyesine geriledi. Endeksin 50 seviyesinin altındaki değerler sektörde daralmaya işaret ediyor.

Arz ve talep tarafındaki zayıflığa bağlı olarak Şubat ayında üretim, yeni siparişler, satın alımlar ve istihdam sert daraldı, stoklar geriledi, birikmiş işler arttı. Girdi maliyet baskıları azalırken çıktı fiyatları düştü. İmalatçılar, koronavirüsün etkisinin azalacağı beklentisine istinaden gelecek 12-ayda üretimde artış olacağı konusunda umutlular.

Merkez Bankası politika faizini %10,75 seviyesine düşürdü

Merkez Bankası bugün yaptığı aylık olağan toplantısında politika faizini %11,25’ten %10,75 seviyesine düşürdü.

Merkez Bankasının yayınladığı basın bülteninde yurt içinde iktisadi faaliyetin toparlandığı konusunda hem fikirim. Ancak;

. “Net ihracatın büyümeye katkısı gerilerken…” deniyor, doğru, ama koronavirüs salgınını göz ardı etmemeliyiz. Ekonomik faaliyetleri kısmen de olsa başlayan Çin’de 2020 yılı için büyüme beklentisi %5,2’ye düşürüldü. Çin ile ekonomik ilişkileri güçlü olan Almanya’dan ise tedarik sorununa yönelik işaretler gelmeye başladı. Almanya, Türkiye’nin en büyük ticari ortağı. Bu sebeple ihracat performansımız üzerinde kara bulutlar dolaştığını söylemek yanlış olmaz.

. Dolayısıyla “Son dönemde belirgin bir iyileşme kaydeden cari işlemler dengesinin önümüzdeki dönemde ılımlı bir seyir izlemesi makro politika bileşimi açısından önem arz etmektedir” denilse de cari açıktaki eğilim ithalat artış hızına bağlı olacak. Evet, havaların ısınmasıyla turizm gelirlerinde iyileşme olması halinde cari açık üzerindeki baskı azalacaktır ancak virüsün etkisinin turizm üzerindeki etkileri göz ardı edilmemeli.

. “ Enflasyon başta olmak üzere makroekonomik göstergelerdeki iyileşme ülke risk primindeki düşüşü desteklemekte ve maliyet unsurları üzerindeki baskıların sınırlanmasına katkıda bulunmaktadır” yorumuna yönelik olarak koronavirüs salgınının arz tarafında oluşturduğu sıkıntılar enflasyon üzerinde baskı oluşturabilir. Çünkü, Çin kaynaklı arz sıkıntıları haberleri gelmeye devam ederken dünyanın geri kalanında hammadde fiyatlarının yukarı gelme ihtimali var.

. “Kurul, enflasyondaki düşüş sürecinin devamlılığının, ülke risk priminin gerilemesi, uzun vadeli faizlerin aşağı gelmesi ve ekonomideki toparlanmanın güç kazanması açısından büyük önem taşıdığını değerlendirmektedir” yorumu için bütçe performansındaki gelişmeler dikkate alınmaya değer. İç talepteki artış son dört aydır vergi gelirlerine olumlu yansıdı ancak virüs salgınının iç tüketim ve şirket gelirleri üzerindeki etkilerini aylık bütçe verilerinde ve ilk çeyrek bilançolarında göreceğiz.