Eylül ayında üretici ve tüketici fiyatları artmaya devam etti

Eylül ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %19,58, aylık %1,25 artış kaydetti.

Kaynak: TÜİK

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ise yıllık %43,96, aylık %1,55 arttı.

Kaynak: TÜİK

Kış aylarına yaklaşırken hem Yİ-ÜFE hem de TÜFE’deki artış sürüyor.

Aşağıdaki grafikte TÜFE (mavi çubuklar) ve Yİ-ÜFE (sarı çubuklar) endekslerinin Eylül 2019’dan bu yana aylık artışlarını sürdürdüklerini görüyoruz. Dikkat edin, döviz kurundaki aylık artışlar (yeşil çizgi) genel olarak üretici maliyetlerine (Yİ-ÜFE) daha hızlı yansıyor. Bunda en önemli etken Türkiye’nin mal ve enerji üretiminde ithal girdiye bağımlı olmasıdır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Tüketici fiyatlarının (TÜFE) kurdaki hareketlere görece daha yavaş tepki vermesinin ana sebebi hizmet fiyatlarındaki yükselişlerin daha yavaş olmasıdır.

Aşağıdaki grafikte 2018 yılından bu yana mal tüketim fiyat endeksinin (kırmızı çizgi) hizmet tüketim endeksinden (mavi çizgi) daha hızlı artış kaydettiğini görüyoruz.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Özellikle pandemi ile birlikte yüksek enerji maliyetleri, yüksek hammadde fiyatları ve yüksek taşımacılık maliyetleri üreticinin girdi maliyetlerini artırmaya devam ediyor.

Yüksek girdi maliyetleri de tüketici tarafında enerji, gıda, dayanıklı tüketim malı, lokanta ve otel hizmetleri, kira, ulaştırma fiyatlarının yükselmesine sebep oluyor.

Hükümetin müdahaleleri özellikle gıda fiyat artışlarında yavaşlama getirme ihtimalini ortaya koysa da kış aylarında yüksek enerji ve ithal hammadde maliyetleri ve kurdaki dalgalanma hem üretim hem de tüketim fiyatlarını yukarı çekmeye devam edecek.

Dolayısıyla Türkiye’de enflasyonist baskı sürüyor. Amerikan merkez bankası Fed de kısa-orta vadede enflasyonist baskıya dikkat çekiyor. Hatta hatırlatalım, Fed güçlü ekonomi ve fiyat baskılarına istinaden aylık 120 milyar dolarlık varlık alım programında kesintiye gitme ihtimalini ortaya koymuştu. Fed’in para politikasında kısmi sıkılaştırmaya gitmesi, dış borç stoku yükseliş eğilimine giren ve TCMB’nin erken faiz indirimiyle Dolar/TL kurunda rekor gören Türkiye ekonomisi için kritik öneme sahip. Zira, TCMB’nin mevcut şartlarda faiz indirimine devam etmesi, döviz kurunda artışı dolayısıyla da enflasyonist baskının devamını beraberinde getirecek.

Dr. Fulya Gürbüz

Fed, varlık alımlarını azaltmaya (tapering) beklenenden daha yakın

Kaynak: Eylül 2021, https://www.federalreserve.gov/monetarypolicy/files/fomcprojtabl20210922.pdf

Fed Başkanı Jerome Powell’in bugün (28 Eylül) Bankacılık, Konut ve Kentsel İşler Komitesi’ne yapacağı konuşmanın metni Fed’in resmi web sitesinde yayınlandı. Konuşma metninde önceki mesajlar tekrarlandı:

. Güçlü büyüme sürüyor… 2021 yılının ilk yarısında güçlü bir büyüme kaydeden Amerikan ekonomisi (yıllık %6,4), yılın ikinci yarısında delta varyantı kaynaklı kısmi zayıflık yaşanıyor olsa da güçlü büyümesini sürdürecek.

(Fed’in 2021, 2022, 2023, 2024 GSYH büyüme beklentileri sırasıyla: %5,9, %3,8, %2,5, %2,0)

. İşsizlik oranı düşse de sıkıntı devam ediyor… Pandemiye duyarlılığı yüksek olan sektörler dışında istihdam piyasası güçlü seyrini koruyor. Ağustos ayında işsizlik oranı %5,2’ye geriledi. İşsizlik özellikle hizmet sektöründe düşük ücretli kesim ile Afrikalı Amerikalılar ve İspanyol kökenliler genelinde dikkat çekiyor.

(Fed’in 2021, 2022, 2023, 2024 yılları için işsizlik oranı beklentileri: %4,8, %3,8, %3,5, %3,5)

. Enflasyon önümüzdeki aylarda yükselmeye devam edecek… Tüketici fiyat enflasyonu Mayıs 2021’den bu yana %5’in üzerinde seyrediyor. Fed’in para politikasında dikkate aldığı ve %2 olarak hedeflediği gıda ve enerji hariç kişisel tüketim harcamaları enflasyonu (çekirdek PCE) ise Nisan’dan bu yana %3’ün üzerinde seyrediyor. Beklenenden daha uzun bir süre enflasyonist baskı sürecek gibi duruyor.

. Enflasyon beklenenden daha uzun süre devam ederse, %2 hedefe doğru gerilemesi adına Fed tüm araçlarını kullanacak.

. Ekonominin seyri virüsün gidişatına bağlı.

Fiyatlar ve ücretler üzerindeki enflasyonist baskıların sürmesi Fed’i aylık 120 milyar dolarlık varlık alım programını azaltmasına daha da yaklaştırıyor. Ekim ayında yayınlanacak Bej Kitap raporunda söz konusu baskıların ne derece yoğun olduğunu daha detaylı okuyacağız. Fed’in Kasım ve Aralık ayında yapacağı son iki para politikası toplantısında varlık alımında kademeli azaltım ihtimali yüksek görünüyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Fed “Ekonominin seyri virüse bağlı” dedi, politika faizini değiştirmedi

ABD Merkez Bankası (Fed) 5 Kasım’da gerçekleştirdiği para politikası toplantısında politika faizi olan federal fon faiz oranı hedef aralığını değiştirmeyerek %0,0-0,25 seviyesinde sabit tuttu. Söz konusu hedef aralığı bankaların gecelik (O/N) olarak birbirlerine borç verme faiz aralığını ifade ediyor. Fed, bankaları iskonto penceresinden iskonto faiz oranı ile O/N fonluyor. Fed, iskonto faiz oranını farklı bir toplantı ile kararlaştırıyor.

Fed, toplantı sonrası yayınladığı basın duyurusunda, ekonomik aktivite ve istihdamda toparlanma yaşansa da 2020 yılı başındaki seviyelerin henüz yakalanmadığını, zayıf talep ve petrol fiyatlarındaki düşüşün tüketici fiyat enflasyonunu aşağı çektiğini belirtti. Ekonominin gidişatının büyük ölçüde virüsün seyrine bağlı olduğuna dikkat çekiyor Fed.

ABD’de işsizlik oranı Covid-19’un pandemi ilan edildiği Mart 2020 öncesinde %3,5 seviyesinde seyrederken, kapatmaların etkisiyle Nisan ayında %14,7 seviyesine yükselmiş; parasal genişleme, makro-ihtiyati tedbirler ve iş yerlerinin açılmaya başlanmasıyla birlikte işsizlik oranı düşüşünü sürdürerek en son Ekim ayında %6,9 seviyesine gerilemiştir. Enflasyona yönelik ön göstergelerden olan ortalama saatlik kazançlar ise Ekim ayında bir önceki aya göre %0,1, bir önceki yılın aynı ayına göre %4,5 artış kaydetti. Aşağıdaki grafik 2008 Finansal Kriz’den bu yana ABD’de enflasyon, işsizlik ve politika faizi gelişmelerini gösteriyor:

Basın duyurusunda yer alan bir diğer ayrıntı da Fed’in önümüzdeki aylarda Hazine tahvilleri ve ipoteğe dayalı menkul kıymet (mortgage backed securities-MBS) alımında artışa gideceğini duyurmuş olması.

2008 krizinden 2014 yılı sonuna kadar Fed, tahvil alımları yoluyla bilançosunu 1 trilyon dolar seviyesinden 4,5 trilyon dolar seviyesine çıkarmış, ekonomik aktivitede hedeflerin ulaşılmasıyla birlikte Fed, 2018 yılı başından itibaren varlık alımlarını azaltarak Ağustos 2019’da 3,76 trilyon dolar seviyesine kadar düşürmüştü. Mart 2020’de 4,3 trilyon dolarlık bilanço büyüklüğü 12 Ağustos’ta 7,0 trilyon dolar seviyesinde bulunuyor. Aşağıdaki grafik 2008 Finansal Kriz sonrası Fed bilançosu ve politika faizi hamlelerinin seyrini gösteriyor:

Fed’in 12 Ağustos tarihli bilançosunda, toplam varlıklarının 6,3 trilyon doları satın almış olduğu menkul kıymetlerden (Hazine tahvilleri ve ipoteğe dayalı menkul kıymetler) oluşuyor. Fed, 11 Mart 2020’den 12 Ağustos 2020 tarihine kadar 1,8 trilyon dolarlık Hazine tahvili, 0,6 trilyon dolarlık ipoteğe dayalı menkul kıymet satın aldı. Varlıklarının finansmanı yani yükümlülükler tarafında ise, Fed aynı dönemde 0,2 trilyon dolar ek banknot bastı; bankaların mevduatı 1,1 trilyon dolar, Hazine hesabı ise 1,3 trilyon dolar artış kaydetti. Hazine ayrıca kredi tesisi için 0,1 trilyon dolar katkı yaptı.

Dr. Fulya Gürbüz

Avrupa Merkez Bankası faizleri değiştirmedi, yıl sonuna kadar 125 milyar Euro büyüklüğünde ek net varlık alımları yapacak

Avrupa Merkez Bankası (AMB), Mart ayı para politikası toplantısında faizleri değiştirmeyerek refinansman faizini %0’da, marjinal borç verme faizini %0,25’te, mevduat faizini (eksi) -%0,5’te tuttu. Piyasada, AMB’nin mevduat faizini -%0,6’ya çekmesi tahmin ediliyordu.

Faiz değişikliğine gitmeyen AMB ek bir paket devreye aldı:

. Haziran 2020-Haziran 2021 döneminde koronavirüsün yayılmasından en çok etkilenecek olan özellikle küçük ve orta ölçekli bankaların kredileri desteklenecek. Kredi faiz oranı ise Eurosystem’deki ortalama refinansman oranının 25 baz puan aşağısında olacak. Kredi karşılık seviyelerini koruyan taraflar için bu oran daha düşük olacak ve Haziran 2021’e kadar ortalama mevduat faizinin 25 baz puan aşağısında uygulanabilecek. Borçlanılacak toplam tutar ise 28 Şubat 2019’daki kredi stoklarının %50’si olabilecek. Bu bağlamda bankaların finansman desteğinden yararlanabilmeleri adına Yönetim Konseyi, Eurosystem komitelerine teminat hafifletme tedbirlerini araştırmaları için yetki verecek.

. Yıl sonuna kadar geçerli olması kaydıyla ek 125 milyar euro büyüklüğünde varlık alımı paketi devreye girecek.

. AMB, faiz yükseltene kadar varlık alım programına devam edecek.

Karar sonrasında Euro-Dolar paritesi 1,133 seviyelerinden 1,113 seviyelerine geriledi.