Grafik: Ekim ayında üretici enflasyonu yıllık yüzde 46,31, tüketici malı enflasyonu yüzde 21,71 arttı

TÜİK verilerine göre Ekim ayında tüketici fiyat enflasyonu (TÜFE) yıllık %19,89, üretici fiyat enflasyonu (Yİ-ÜFE) %46,31, hizmet üreticileri fiyat enflasyonu %31,30 artış kaydetti. Yİ-ÜFE, 2003 yılından bu yana en yüksek seviyesini gördü.

TÜFE’nin alt kalemlerine baktığımızda Ekim ayında mal grubunun yıllık artışı %21,71 seviyesine, hizmet grubunun yıllık artışı %15,43 seviyesine yükseldi.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Yukarıdaki grafikte yeşil çizgiyle gösterilen döviz kuru (Dolar/TL) şokları ile beraber 2020’den bu yana hakim olan pandemi kısıtları (arz, tedarik zinciri) üretici maliyetlerinin daha sert yükselmesine sebep oluyor.

Dr. Fulya Gürbüz

TÜFE ve küresel enflasyonda zayıflama, TCMB’yi beklemede bırakacak

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Ağustos ayında yıllık %19,25, aylık %1,12 arttı; yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ise yıllık %45,52, aylık %2,77 artış kaydetti. Böylece yıllık bazda TÜFE ve Yİ-ÜFE arasındaki fark artmaya devam etti. Aşağıdaki grafikte, sarı renkli çubuklar TÜFE ve Yİ-ÜFE arasındaki yıllık farkı gösteriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

TCMB para politikası kararlarında ağırlıklı olarak TÜFE’nin seyrine bakarak politika faizini belirliyor. Mevcut durumda TCMB’nin politika faizi %19 seviyesinde iken Ağustos ayında TÜFE’deki yıllık %19,25’lik artış politika faizinin üzerine çıkmış durumda.

Dolayısıyla kritik soru “TÜFE, ne kadar süre politika faizinin üzerinde kalacak”, diğer bir ifadeyle “TCMB, ne kadar süre politika faizini %19 seviyesinde tutabilecek?”.

Aşağıdaki grafikte sarı çizgi TCMB’nin politika faizini, siyah çizgi TÜFE’yi, mavi çizgi ise TCMB’nin bankaları ortalama fonlama (borç verme) faizini gösteriyor. Dikkat edeceğiniz üzere TCMB; TÜFE’deki yukarı yönlü eğilime faiz yükselterek, TÜFE’deki aşağı yönlü eğilime faiz düşürerek cevap veriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Temmuz ayından itibaren döviz kurundaki aşağı yönlü seyir (TL’nin değerlenmesi) TÜFE’deki aylık artışları yavaşlatıyor. Aşağıdaki grafikte kırmızı oka dikkat ederseniz, dolar kurundaki (yeşil çubuklar) aylık artışların Temmuz ve Ağustos aylarında yerini düşüşe bırakması, TÜFE endeksindeki aylık artışların da (mavi çubuklar) hız kaybetmesine sebep oluyor. Kurda istikrarın sürmesi halinde TCMB, politika faizinin TÜFE’nin aşağısında kalmasına izin verecektir.

Yİ-ÜFE tarafında ise Türk lirasındaki değer kazancı üreticinin maliyetleri üzerindeki baskının azalmasına sebep oluyor. Bununla birlikte, tedarik zincirindeki sorunlardan kaynaklı olarak yüksek taşıma maliyetleri ve yüksek hammadde fiyatları özellikle ara malı ithal eden üreticiler üzerindeki baskının sürmesinde önemli rol oynuyor. Aşağıdaki grafikte mavi yuvarlak bölgeye dikkat ederseniz döviz kurundaki (yeşil çubuklar) gerilemeye rağmen Yİ-ÜFE’deki aylık artışın (sarı çubuklar) Ağustos ayında arttığını görebilirsiniz.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Öte yandan, küresel IHS Markit PMI verileri dikkate alındığında, küresel talepte aşağı yönlü seyrin özellikle çıktı fiyatları ve hizmet sektörü fiyatları üzerindeki baskının az da olsa hafiflemesine işaret etmesi TCMB’nin kısa vadede elini rahatlatan önemli bir gelişme olduğunu ekleyelim.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Enflasyon, dış ticaret, imalat sektörü PMI verileri

2 – 6 Ağustos haftasında Temmuz ayına ilişkin enflasyon, dış ticaret, İSO imalat sektörü PMI ve Hazine nakit bütçe verileri açıklanacak. Tüketici ve üretici fiyat enflasyonlarında yükselişlerin sürdüğünü, ihracatta olumlu seyrin devam ettiğini, siparişlerin imalat sektörünü desteklediğin göreceğiz. İngiltere Merkez Bankası para politikası toplantısından faiz değişikliği gelmeyecek.

2 AĞUSTOS 2021, PAZARTESİ

TEMMUZ AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ – TİCARET BAKANLIĞI

TÜİK ile Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2021 yılı Haziran ayında aylık 3,3 milyar dolar (aylık %20) artışla 19,8 milyar dolar seviyesine yükselirken, ithalat aylık 2,0 milyar dolar (aylık %9,7) artışla 22,6 milyar dolar seviyesine yükselmişti. İhracatın ithalattan daha hızlı artmasına bağlı olarak dış ticaret açığı Haziran ayında önceki aya göre 1,3 milyar dolar iyileşerek 2,9 milyar dolar seviyesine geriledi. Geçmiş 12-aylık toplam olarak bakıldığında ihracat, Haziran ayında 199,5 milyar dolar değeri ile rekor yüksek seviyesine ulaştı. Temmuz ayına ilişkin öncü veriler ihracat tarafında olumlu seyrin sürdüğüne işaret ediyor.

Kaynak: TÜİK

TEMMUZ AYI IHS MARKIT TÜRKİYE VE KÜRESEL İMALAT SEKTÖRLERİ PMI ENDEKSLERİ – www.markiteconomics.com, www.iso.org.tr

Geçen hafta IHS Markit, Temmuz ayına ilişkin ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, Japonya imalat ve hizmet sektörleri PMI endeksleri ilk tahminlerini açıklamıştı. Dikkat edileceği üzere Japonya dışında diğer ülkeler Türkiye’nin en büyük dış ticaret ortakları. Dolayısıyla bu ülkelerin talep ve üretim tarafındaki gelişmeler Türkiye’nin de üretim ve dış ticaretine ilişkin tahmin yapmamızda yardımcı oluyor. Söz konusu verilere göre, en büyük ticaret ortağımız olan Almanya’da hizmet ve imalat sektörleri PMI endeksleri Temmuz ayının ilk yarısında rekor seviyelerine yükseldi, yurt içi siparişlerde hızlanma yaşandı, ihracat siparişlerindeki artış hızı kısmen yavaşlasa da işe alımlar hızlandı. ABD’de imalat sektörü büyümesini sürdürürken istihdam sıkıntısı yaşayan hizmet sektörü kısmen zayıfladı. İmalat sektöründe ihracat ve yurt içi siparişler güçlü büyümesini sürdürürken hizmet sektörü talebinde kısmi zayıflama yaşandı. Covid-19 vaka sayılarında artış yaşanan İngiltere’de azalan yurt içi ve ihracat siparişlerine bağlı olarak imalat ve hizmet sektöründe de güç kaybı yaşandı. Genel olarak değerlendirildiğinde söz konusu gelişmeler Türkiye imalat sektörü PMI endeksinde iyileşme görme ihtimalini yükseltiyor ki bu noktada destek iç ve dış talepten gelecek. Öte yandan pandemiye ilişkin varyantların sebep olduğu vaka sayılarındaki artışlar, küresel bazda önümüzdeki döneme ilişkin iyimserlikte bozulmaya sebep oluyor. Devam eden tedarik zincirindeki sıkıntılara bağlı yüksek taşıma maliyetleri ile istihdamda yaşanan sıkıntıların beraberinde getirdiği ücret artışları maliyet enflasyonu üzerinde yukarı yönlü baskının artmasına sebep oluyor.

Kaynak: http://www.iso.org.tr

3 AĞUSTOS 2021, SALI

TEMMUZ AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Haziran ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %17,53, aylık %1,94 artış kaydederken yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık %42,89 ve aylık %4,01 artışlar yaşadı. 2020 yılı başından bu yana Yİ-ÜFE enflasyonundaki hız artışı TÜFE’nin üzerinde seyretmeye devam ediyor. Yİ-ÜFE’deki hızlanmanın başlıca sebepleri artan enerji fiyatları ve döviz kurlarındaki artışlar (Türk lirasındaki değer kaybı) oldu. Yükselen enerji maliyetleri (kok kömürü ve rafine petrol ürünleri) ve ara malı ithalat fiyatları üreticilerin üzerindeki maliyet yükünü artırıyor. Özellikle maliyet tarafındaki baskılar, Yİ-ÜFE’de yükselişin Temmuz ayında ve sonrasında da sürmeye devam edeceğine işaret ediyor. Tüketici enflasyonunda (TÜFE) ise AA Finans’ın yaptığı anket sonuçlarına göre aylık bazda TÜFE artışının Temmuz ayında ortalama %1,62 olması öngörülüyor, bunun da yıllık bazda %18,74’lük artışa işaret ettiği tahmin ediliyor.

Kaynak: TÜİK
Kaynak: TÜİK

4 AĞUSTOS 2021, ÇARŞAMBA

TEMMUZ AYI REEL EFEKTİF DÖVİZ KURU – TCMB

TCMB, Türkiye’nin dış ticaretinde önemli paya sahip olan ülkelerin para birimlerinden oluşan sepete göre, Türk lirasının ağırlıklı ortalama değerini Nominal Efektif Döviz Kuru olarak nitelendirmekte, söz konusu kuru nispi fiyat etkilerinden arındırarak Reel Efektif Döviz Kuru (REDK) değerini hesaplamaktadır. Haziran ayında TÜFE bazlı REDK önceki aya göre 0,67 puan değer kaybıyla tarihi düşük seviye olan 59.77 seviyesine gerilemişti. Türk lirasının Temmuz ayında kaydettiği hafif değer artışının REDK üzerinde yukarı yönlü bir etki yaratacaktır.

Kaynak: TCMB

5 AĞUSTOS 2021, PERŞEMBE

İNGİLTERE MERKEZ BANKASI (BOE) PARA POLİTİKASI KARARI – http://www.bankofengland.co.uk

BOE, Haziran ayı toplantısında %0,1 olan politika faizini değiştirmemişti. Ağustos ayı toplantısında da BOE politika faizini koruyacak. Çünkü; manşet ve çekirdek enflasyon yıllık bazda %2 seviyesinin üzerine çıkmış olsa da %4,8 seviyesindeki işsizlik oranı pandemi öncesi seviyelerinin hayli yukarısında. Öte yandan bireysel kredilerin pandemi öncesi seviyelerin aşağısında seyretmesi, tüketici harcamaları ve sanayi üretiminde momentum kaybı yaşanması, en önemlisi de pandemi kaynaklı varyantların beklentilerde bozulmalara sebep olması BOE’nin finansal desteğini ve düşük politika faiz oranını korumaya devam edeceğini gösteriyor.

TCMB VE BDDK, 23 TEMMUZ 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

16 Temmuz ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) özellikle “dolaşıma çıkan banknot ve demir para” olarak nitelendirilen emisyon artışının etkisiyle önceki haftaya göre artış kaydetti. Söz konusu emisyon artışının sebebi 1 haftalık Kurban Bayramı tatilinde piyasaya yeterli likiditenin sağlanmasıdır. TL cinsi mevduat ve TL cinsi kredi büyüklükleri önceki haftaya göre yükseldi. TL cinsi mevduat faiz oranları %14-19, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığında seyretti. Tüzel kişilerin döviz mevduatlarını (DTH) önceki haftaya göre 0,8 milyar dolar, gerçek kişilerin 0,7 milyar dolar artırmasına bağlı olarak toplam DTH 221,6 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu kamu bankalarının pozisyon açığı kaydetmesine bağlı olarak 6,0 milyar dolar ile önceki haftaya göre hafif geriledi. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 104,9 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,8 milyar dolar artış gösterdi;  bunda altın rezervlerinde haftalık 0,5 milyar dolar, brüt döviz rezervlerinde 0,3 milyar dolarlık artışın etkisi var. Merkez Bankasının net rezerv açığı da 16 Temmuz ile biten haftada 1-aya kadar olan döviz kredileri, menkul kıymetleri ve mevduatlarına ait yükümlülüklerindeki 2,5 milyar dolarlık azalışa bağlı olarak 26,5 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi stoku ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı 28,7 milyar dolar ile önceki haftaya göre yatay kaldı. Yurt dışı yerleşikler 16 Temmuz ile biten haftada hisse senetlerinde 61 milyon dolarlık net satış, DİBS’te 56 milyon dolarlık net alış gerçekleştirdiler.

Kaynak: Turkey Data Monitor

6 AĞUSTOS 2021, CUMA

TEMMUZ AYI HAZİNE NAKİT BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Hazine nakit bazlı bütçe verilerine göre Haziran ayında 111,3 milyar TL gelir elde edilirken harcamalar 119,7 milyar TL olmuştu. Böylece nakit dengesi 7,2 milyar TL açık vermişti. 2020 yılı ilk yarısında toplam 109,3 milyar TL açık veren nakit bütçe, 2021 yılı ilk yarısında 38,3 milyar TL açık verdi. 2020 yılı toplamında nakit bütçe 182 milyar TL açık vermişti.  

Kaynak: Turkey Data Monitor

ABD TEMMUZ AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ – TÜİK

ABD’de işsizlik oranı Haziran ayında önceki aya göre 0,1 yüzde puan artışla %5,9 seviyesine yükselmiş, ortalama saatlik kazançlar yıllık bazda %3,58 artış kaydetmişti. 

Dr. Fulya Gürbüz

Şubatta üretici maliyetleri yıllık %27,1, tüketici fiyatları %15,6 arttı

Türk lirasındaki değer kaybı Mart ayında enflasyon üzerinde baskıyı artıracak…

Önce maliyet tarafına bakalım. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) 2021 yılı Şubat ayında yıllık %27,09, aylık %1,22 artış kaydetti. İmalat sektöründe üretim maliyetleri ortalama olarak yıllık %29,57, aylık %1,56 oranlarında artış kaydetti. Gıda üretim maliyetleri ise enflasyon üzerinde yapışkanlık yaratmaya devam etti: Gıda üretim maliyetleri yıllık %28,64, aylık %2,83 yükseldi. Küresel ekonomide büyüme işaretlerinin gelmesiyle yükselen petrol fiyatları Türkiye’de de rafine petrol ürünleri maliyetlerinin Şubat ayında %5,52 artmasında etkili oldu. Son beş ayda, rafine petrol ürün maliyetleri aylık ortalama %6,35 artış kaydetti.

Kaynak: TÜİK

Tüketici tarafında ise tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Şubat ayında yıllık %15,61, aylık %0,91 artış kaydetti. Gıda fiyatlarında yıllık %18,70, aylık %2,70 artış yaşandı. Elbette yaz aylarında gıda fiyatları üzerindeki baskı azalacaktır ancak kısa vadede özellikle Türk lirasında Mart ayı ile birlikte başlayan değer kaybı hem üretici hem de tüketici fiyat artışlarını da beraberinde getirecektir.

Kaynak: TÜİK

Küresel ekonomide iyileşme işaretleri enflasyon baskısını artırıyor…

Küresel ekonomideki iyileşme işaretlerinin enerji (petrol ve doğalgaz) fiyatlarını artırmaya devam etmesi, pandeminin etkisiyle tedarik zincirindeki sorunların girdi maliyetlerini artırması ve Haziran 2020’den bu yana aralıksız yükselen küresel gıda fiyatları küresel olarak üretim maliyetlerinin ve çıktı fiyatlarının yükselmesine sebep oluyor.

JP Morgan Şubat ayı Küresel İmalat Sektörü PMI raporunda artan talebe karşın tedarik zincirindeki sorunların girdi maliyetlerini özellikle gelişmiş ekonomilerde son 10 yılın en yüksek seviyelerine kadar çıkmasında etkili olduğu belirtiliyor. Raporda, imalatçıların artan girdi maliyetlerinin bir kısmını müşterilerine daha yüksek oranlarda yansıttıkları vurgulanıyor.

Enflasyonist baskı tahvil faizlerinin artmasına sebep oluyor…

Küresel büyüme dinamiklerinin olumlu işaretler vermeye başlamasıyla ABD ve Euro Bölgesi gibi gelişmiş ekonomilerde tahvil faizleri de yükselmeye başladı. Enflasyondaki artış ve Türk lirasında değer kayıplarına rağmen ayakta kalmaya çalışan ve Eylül 2020 itibariyle 435 milyar dolar dış borç yükü taşıyan Türkiye ekonomisi için anlamı, borç çevirirken daha yüksek maliyetlere katlanmak zorunda kalınacak olması.

Dr. Fulya Gürbüz

Zamlar enflasyonu şahlandırdı, tüketici ve üreticinin belini büktü

Döviz kurlarında düşüşe (Türk lirasında değer artışı) rağmen yurt içi üretici maliyetleri ve tüketici fiyatları artmaya devam ediyor.

TÜİK verilerine göre yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Ocak ayında yıllık %26,16, aylık %2,66 artış kaydetti. Aylık bazda sert yükselişler var: Ham petrol ve doğal gaz maliyetleri %10, diğer ulaşım araçları %10,2 tütün ürünleri %15,4 su ve suyun arıtılması ve dağıtılması %15,6 artış kaydetti.  Aşağıdaki grafiklerden üstteki Yİ-ÜFE endeksinin bir önceki yılın aynı ayına göre değişimini, altındaki ise üretici fiyatlarını oluşturan alt kalemlerin aylık değişimlerini göstermektedir.

Kaynak: TÜİK

Üretici maliyetlerinin artışında yurt dışından ithal edilen hammadde fiyatlarındaki artışa ek olarak Ocak ayında yapılan zamların da etkisi var. Sözcü gazetesi haberine göre Ocak ayı zam ayı oldu: Elektriğe %6, doğal gaza %21 ve %1 olmak üzere iki kere artış, alkollü içeceklere %17,0’lik ÖTV zammı, köprü ve otoyol ücretlerine %26, özel iletişim vergisine %2,5 puan zam yapıldı.

Söz konusu zamlar tüketici fiyatlarında da artışları beraberinde getirdi. TÜİK verilerine göre tüketici fiyat enflasyonu (TÜFE) Ocak ayında önceki aya göre %1,68 artış kaydetti. Böylece TÜFE bir önceki yılın aynı ayına göre %14,97 artış kaydetmiş oldu. Gıda fiyatları aylık %2,48, yıllık %18,1 artış kaydetti. Aşağıdaki grafiklerden üstteki TÜFE’deki yıllık değişimi, alttaki grafik ise ana harcama kalemlerinde aylık değişimleri göstermektedir.

Kaynak: TÜİK

Dr. Fulya Gürbüz

Kasım ayında gıda ve ulaştırma, enflasyonu yukarı çekti

TÜİK verilerine göre yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %23,11, bir önceki aya göre %4,08 arttı.

TÜİK

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ise Kasım ayında yıllık %14,03, aylık %2,30 artış kaydetti.

Kaynak: TÜİK

Aşağıdaki grafik Dolar/TL kurundaki değişimlerin üretici fiyatlarını doğrudan etkilemeye devam ettiğini gösteriyor. Kırmızı çubuklar TÜFE, mavi çubuklar Yİ-ÜFE, yeşil çizgi ise Dolar/TL kurundaki yıllık değişimleri gösteriyor.

Üretim tarafında ana metal ve gıda üretimi en yüksek artışı kaydetti…

Salı günü IHS Markit tarafından açıklanan küresel imalat sektörü PMI endeksleri ülke alt detayları raporlarında hammadde kıtlığı ve ulaştırma fiyatlarındaki artışın etkisiyle girdi maliyetlerinin arttığını, söz konusu maliyet artışının ise kısmen çıktı fiyatlarına yansıtılabildiği bilgisini almıştık.

Nitekim Türkiye’de de Kasım ayında önceki aya göre %4,33 yükselen imalat sektörü fiyat artışının ana tetikleyicisi ara mal üretiminde kaydedilen aylık %4,77’lik artış oldu.

Türkiye sanayi sektörü alt sektörlerinde aylık en yüksek artış sırasıyla %7,43 ile ana metal, %6,40 ile gıda, %5,46 ile kağıt ve kağıt ürünleri, %5,32 ile kok ve rafine petrol ürünleri üretiminde kaydedildi.

Yİ-ÜFE endeksinin %89,2’sini imalat sektöründeki fiyat değişiklikleri etkilerken, detayında en büyük ağırlığı %18,6 ile gıda ürünleri, %9,8 ile ana metaller, %9,5 ile tekstil ürünleri, %6,6 ile elektrik ve gaz üretimi ile dağıtımı oluşturmaktadır.

Üretim maliyetleri tüketiciye yansıtılabilirken hizmet fiyatlarındaki artış sınırlı kalıyor…

Kasım ayında aylık %2,30 artış kaydeden TÜFE’yi yukarı çeken iki faktör oldu: Aylık bazda ulaştırma fiyatları bir önceki aya göre %4,51, gıda fiyatları ise %4,16 artış kaydetti. TÜFE’deki değişimlerin %21,1’ini gıda fiyatlarındaki değişimler etkiliyor.

Aşağıdaki grafik mal ve hizmet fiyatlarındaki yıllık değişimleri gösteriyor. TÜFE’yi (koyu kırmızı) yukarı çeken faktörün mal fiyatlarındaki (açık kırmızı) artış olduğu görülürken, hizmet fiyatlarındaki (mavi çizgi) artış daha sınırlı kalıyor.

Kovid-19 kaynaklı sınırlamaların üretim maliyetlerini artırmaya devam ettiği mevcut şartlarda Türk lirasında yaşanan değer kayıpları da maliyetler üzerinde ek yük yaratıyor. Özellikle hane halkının Türk lirasına güveni sağlanana kadar enflasyon üzerindeki etkisi devam edecek gibi gözüküyor.

Dr. Fulya Gürbüz

GRAFİĞİN SÖYLEDİĞİ: “Kur yükseldikçe fiyatlar da yükseliyor”

Aylık fiyat artışları Eylül ayında da sürdü…

Eylül ayı üretici ve tüketici fiyatları enflasyon verileri açıklandı. Türkiye’de üretimi yapılan ve yurt içine satışa konu olan ürünlerin üretici fiyatları (Yİ-ÜFE) Eylül ayında önceki aya göre %2,65, tüketici fiyatları (TÜFE) ise %0,97 arttı. Aynı ay Dolar/TL kuru %3,51 artış kaydetti.

2018-2020 dönemini kapsayan yukarıdaki grafikte; sol eksen üretici (Yİ-ÜFE) ve tüketici (TÜFE) fiyatlarındaki aylık değişimleri, sağ eksen ise Dolar/TL kurunun seyrini gösteriyor.

Dikkat ederseniz;

. Kurdaki (yeşil çizgi) yükseliş üretici maliyetlerini (mavi çubuklar) yükseltirken, üreticiler söz konusu artışı tüketicilere (kırmızı çubuklar) daha düşük oranlı yansıtabilmişler.

. Kurda düşüş olduğu veya kurun nispeten yatay seyrettiği dönemlerde ise üretici maliyetlerinde düşüş görülürken, üreticiler nihai ürün fiyatlarını yükseltmeyi tercih etmişler.

Fiyat artışlarını ne etkiliyor?

Yukarıdaki grafik de kanıtlıyor ki kurdaki yükselişlere bağlı olarak Türk lirasında yaşanan değer kayıpları üretim maliyetlerini artırırken söz konusu artışlar tüketici fiyatlarına da yansıtılıyor. Peki, sadece fiyatların artmasına kurdaki artışlar mı sebep olmaktadır?

Elbette hayır. Gelin bunu bir örnekle açıklayayım:

Temmuz-Ağustos 2019 döneminde üretici maliyetleri düşerken neden tüketici fiyatları yükselmeye devam etmiş?

Sebebi, 23 Haziran 2019 tarihinde yenilenen seçimlerin ardından Hükumet tarafından yapılan zamlardı: çay, şeker ve elektrik fiyatlarına yapılan zamlar; sigara ve alkolde yapılan ÖTV artırımları, yurt dışından getirilen telefonlardan alınan kayıt harçlarına uygulanan zam, yurt dışına çıkış harcında artırım; ulaşım ücretlerine Kredi Yurtlar Kurumunun yurtlarına ve doğalgaza yapılan zamlar.

Peki, önümüzdeki dönemde enflasyonda -yani fiyatlardaki değişimde- bizi ne bekliyor?

Tamamen belirsizliklere bağlı: Kovid-19, ABD seçimleri, Türk lirasındaki değişim, bütçe tarafındaki belirsizliklere bağlı fiyat değişiklikleri, jeopolitik gelişmeler, Merkez Bankası para politikası hamleleri, olası erken seçim… Listeyi uzatabiliriz. Kısacası her şey güven ortamına bağlı.

Dr. Fulya Gürbüz

Fiyat artışlarındaki ana etken Türk lirasındaki değer kaybı

TÜİK, Mayıs ayı tüketici ve üretici enflasyon verilerini açıkladı. Yukarıdaki grafikte de görüldüğü gibi, aylık değişimlere baktığımızda her iki endeks de Aralık 2019’dan bu yana aralıksız yükselişini sürdürüyor.

TÜFE (2003=100) 2020 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre %1,36, bir önceki yılın Aralık ayına göre %4,57, bir önceki yılın aynı ayına göre %11,39 ve on iki aylık ortalamalara göre %12,10 artış gerçekleşti.

Yİ-ÜFE (2003=100) 2020 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre %1,54, bir önceki yılın Aralık ayına göre %6,15, bir önceki yılın aynı ayına göre %5,53 ve on iki aylık ortalamalara göre %9,14 artış gösterdi.

Yıllık bazda bakıldığında elbette tablo daha ılımlı çünkü bir önceki yılın aynı ayına ait endeks değerlerindeki değişimi veriyor:

Yukarıdaki grafiğe dikkat ederseniz, enflasyondaki yıllık değişimleri Türk lirasındaki değişimle anlatmaya çalışıyorum. Neden böyle bir şey yapıyorum?

Çünkü üretim bacağında ithal ara malı girdilerine bağımlıyız. İthalatı döviz ödemesi yaparak gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla da girdi mallarının Türk lirası cinsinden artışı üretim maliyetlerini dolayısıyla da fabrika çıkış fiyatlarını etkileyen en önemli faktör. Aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere, fiyat artışlarında bir diğer önemli faktör de mallar üzerindeki vergilerin artışıdır.

Dr.Fulya Gürbüz

Türk lirasındaki değer kaybı üretim maliyetlerini ve tüketim fiyatlarını yükseltiyor

Ulaşımda aylık bazda %1,9’luk düşüş tüketici enflasyonunu aşağı çekti…

Tüketici fiyat enflasyonu Mart ayında önceki aya göre %0,57, önceki yılın aynı ayına göre %11,86 yükseldi.

Aylık bazda fiyatlar gıda ve alkolsüz içeceklerde %1,95, sağlıkta %2,78 artış gösterdi; ulaşımda %1,91’lik düşüş gerçekleşti. İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç tüketici fiyat enflasyonu (çekirdek enflasyon) önceki aya göre %0,77, önceki yılın aynı ayına göre %11,65 artış kaydetti. Ulaşım fiyatları dışında haberleşme fiyat enflasyonu aylık bazda %0,5 düşüş kaydetti. Ulaşım fiyatlarındaki düşüşün ana sebebi Mart ayında petrol fiyatlarında yaşanan %56’lık düşüştü. Petrol fiyatlarında olası artışlar ve Türk lirasında değer kaybının devam etmesi tüketici fiyatlarında aylık bazda yukarı seyri hızlandıracak.  

Petrol fiyatlarındaki düşüşe rağmen, Türk lirasındaki değer kaybı üretim maliyetlerini yükseltti…

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Mart ayında yıllık %8,50, aylık %0,87 artış kaydetti.

İmalat sektöründe üretim fiyatları önceki aya göre %0,91, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında %0,99, su temininde %0,43 artış gerçekleşti.

Ana sanayi grupları bazında baktığımızda; ara malı enflasyonu aylık bazda %2,03, sermaye malı enflasyonu %2,01, dayanıklı tüketim malı enflasyonu %1,35 artış kaydetti, enerji malı enflasyonu ise önceki aya göre %6,82 düşüş kaydetti. Türk lirasındaki değer kaybı, petrol fiyatlarındaki dalgalı seyir ve havaların ısınmaya başlamasına rağmen koronavirüs salgını etkisiyle küresel gıda fiyatları, önümüzdeki dönemde imalat fiyatlarını baskılayacak önemli faktörler olacak.

Aylık en fazla azalış; %22,46 ile kok ve rafine petrol ürünleri, %14,79 ile ham petrol ve doğal gaz, %3,74 ile tütün ürünleri olarak gerçekleşti.

Aylık en fazla artış; %7,71 ile temel eczacılık ürünleri ve müstahzarları, %3,39 ile ana metaller, %2,90 ile diğer mamul eşyaları olarak gerçekleşti.

Dr. Fulya Gürbüz

Şubat ayında aylık bazda gıda harcamaları %2,3, üretim fiyatları ise 30 sektörün 13’ünde %1,0 ve üzerinde arttı

Tüketici fiyatları Şubat ayında aylık bazda %0,35, yıllık bazda %12,37 artış kaydetti

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Şubat ayında bir önceki aya göre %0,35, bir önceki yılın aynı ayına göre %12,37 artış kaydetti.

TÜFE’de bir önceki aya göre en yüksek artışlar %2,33 ile gıda ve alkolsüz içeceklerde, %2,03 ile sağlık harcamalarında gerçekleşti. Aylık bazda en yüksek düşüşler %4,83 ile giyim ve ayakkabıda, %1,34 ile alkollü içecekler ve tütünde kaydedildi.

Özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B: İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç) olan çekirdek enflasyon ise bir önceki aya göre değişiklik göstermezken, bir önceki yılın aynı ayına göre %11,10 artış kaydetti.

Yurt içi üretici fiyatları Şubat ayında aylık bazda %0,48, yıllık bazda %9,26 artış kaydetti

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Şubat ayında bir önceki aya göre %0,48, bir önceki yılın aynı ayına göre %9,26 artış gösterdi.

Dayanıklı tüketim malı imalatı Şubat ayında aylık bazda %1,30, ara malı imalatı aylık bazda %1,29, dayanıksız tüketim malı imalatı %0,94 artış kaydetti.

30 sektörün 13’ünde fiyatlar aylık bazda %1 ve üzerinde arttı.

Sektörlere göre Yİ-ÜFE aylık değişim oranları (%), Şubat 2020 :

Veriler bize ne söylüyor?

Üretici fiyatlarındaki artışta Türk lirasında Şubat ayında yaşanan değer kaybının etkisi olduğunu düşünüyorum. Girdi maliyetlerindeki artışın ise tüketici fiyatlarına tam olarak yansıtılmadığını anlıyorum. Nitekim dün açıklanan imalat sektörü PMI verileri de küresel bazda ham maddeye ulaşımdaki zorluğa bağlı olarak artan girdi maliyetlerine rağmen bu etkinin çıktı fiyatlarına yansıtılmadığına işaret etmişti. Küresel bazda tedarik zincirindeki aksaklıklardan dolayı artan ham madde ihtiyacı ve Türk lirasındaki kırılganlık devam ettiği sürece fiyatlar üzerindeki baskı da devam edecektir.

Dr. Fulya Gürbüz