18-22 Ocak haftasında merkez bankaları toplantılarını izleyeceğiz

18-22 Ocak haftasında Türkiye, Avrupa ve Japonya merkez bankalarının para politikası kararları ve küresel ekonomiye yönelik değerlendirmeleri ile yurt içinde kurdaki düşüşün tüketici güvenine yansımasını, konut fiyatları ve turizm verilerini takip edeceğiz.

18 OCAK 2021, PAZARTESİ

KASIM AYI NET ULUSLARARASI YATIRIM POZİSYONU (NUYP)

Merkez Bankası’nın yayınladığı Uluslararası Yatırım Pozisyonu “bir ekonomideki yerleşik kişilerin yurt dışındaki yerleşik kişiler ile finansal alacakları ve yükümlülüklerin yanında; rezerv varlık olarak tutulan altın şeklindeki finansal varlıklarının belli bir tarihteki stok değerini gösteren ve aylık olarak yayınlanan istatistiki bir tablodur.” Ekim 2020’de 351,2 milyar dolar NUYP açığı kaydedilmişti. Uluslararası varlıklar 227,1 milyar dolar iken yükümlülükler 578,3 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Aşağıdaki grafikte görebileceğiniz gibi 2020 yılı Haziran-Eylül döneminde uluslararası varlıkların değerinin (mavi çizgi) azalma kaydettiğini görüyorsunuz. Ekim ayında ise uluslararası varlıklarının özellikle de bankalar nezdinde döviz varlıklarının artış kaydettiğini görüyoruz. Söz konusu artışta bankalar nezdindeki döviz mevduatlarındaki 4,4 milyar dolarlık artışın etkisi var. Uluslararası yükümlülükler tarafında ise stok değer olarak Ekim ayında önceki aya göre 16 milyar dolarlık bir düşüş olmuştu. Kasım ve Aralık ayına ilişkin olarak TCMB verilerine başvurduğumuzda bankalardaki döviz tevdiat hesaplarının (döviz cinsi mevduatların) Kasım ayında 3,5 milyar dolar, Aralık ayında ise 3,3 milyar dolar artış kaydettiklerini ekleyelim.

Kaynak: TDM

19 OCAK 2021, SALI

KASIM AYI KONUT FİYAT ENDEKSİ (KFE)

2020 yılı Ekim ayında KFE aylık %2,2’lik artışla 149,90 seviyesine yükselmişti.

20 OCAK 2021, ÇARŞAMBA

ARALIK AYI TURİZM VERİLERİ

Kasım 2020’de Türkiye’ye gelen turist sayısı önceki aya göre yarı yarıya düşerek 834 bin kişiye gerilemişti. Cari İşlemler Dengesi raporunda Kasım ayında turizm gelirlerinin de önceki ay kaydedilen 1,4 milyar dolardan 0,7 milyar dolara gerilediğini görmüştük. Aralık ayında devam eden Kovid-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle turizm verilerinin Kasım ayına göre iyileşme kaydetmeyeceğini söyleyebiliriz.

ARALIK AYI YURT DIŞI ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (YURT DIŞI-ÜFE)

Kasım ayında Yurt Dışı-ÜFE aylık %2 artış kaydetmişti. Aralık ayında Türk lirasındaki değer artışının (döviz kurundaki gerilemenin) Yurt-Dışı-ÜFE’de aşağı yönlü bir baskı oluşturma ihtimali var.

ARALIK AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU

2020 yılı Kasım ayında merkezi yönetim borç stoku 1 trilyon 872 milyar TL seviyesindeydi. Borcun 1 trilyon 75 milyar TL’si (%57’si) iç borç , 797 milyar TL’si (%43) ise dış borç miktarını oluşturuyor.

21 OCAK 2021, PERŞEMBE

MERKEZ BANKALARI PARA POLİTİKASI TOPLANTI KARARLARI

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB): TCMB, Aralık ayı toplantısında politika faizini (1 hafta vadeli borç verme faiz oranı) %15’ten %17’ye yükseltmişti. TCMB politika faizini belirlerken tüketici fiyat enflasyonunu (TÜFE) dikkate almaktadır. Fiyat istikrarını hedefleyen TCMB, Türk lirasındaki değer artış ve azalışları da izlemektedir. Döviz kurundaki sert hareketler üretimde ithal girdi kullanan üreticilerin maliyetini doğrudan etkilemektedir. Bu sebeple maliyet enflasyonu açısından kurdaki artışlar yurt içi üretici fiyat endeksinin (Yİ-ÜFE) de yükselmesine sebep olmaktadır. Son verilere göre, Aralık ayında TÜFE yıllık %14,6, Yİ-ÜFE ise %25,2 oranlarında yükseliş kaydetti. Ekim-Kasım 2020 döneminde 8,0 seviyesinin üzerine çıkan Dolar-TL kurunun Aralık ayının sonunda 7,50 seviyesinin altına gerilemesi elbette üretici maliyetleri üzerinde olumlu bir etki yaratacaktır ancak küresel tedarik zincirindeki aksamaların özellikle hammadde ithalat fiyatlarını yukarı çekmesi üreticilerin maliyeti üzerinde risk oluşturmaya devam ediyor. Üreticilerin, maliyetlerini tüketiciye yansıtması TÜFE’nin de yükselmesini beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla kritik konu, istihdam azalırken hane halkının da harcama kabiliyeti gerilerken üreticinin maliyetlerini ne ölçüde çıktı fiyatlarına yansıtıp yansıtmayacağı. Sonuç olarak, TCMB’nin küresel ekonomi ve tedarik zinciri tarafındaki gelişmeleri izlemeyi tercih ederek 21 Ocak tarihli toplantısında politika faizinde değişikliğe gitmeyeceğini tahmin ediyorum.

Avrupa Merkez Bankası (ECB): Euro Bölgesinde TÜFE Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %0,3 düştü. TÜFE’deki yıllık değişim Ağustos-Aralık döneminde düşüşünü aralıksız sürdürüyor. ECB’nin son para politikası raporunda da okuduğumuz gibi talepteki azalma fiyatların da önceki yıla göre gerilemesine sebep oluyor. Öte yandan, aylık bazdaki fiyat değişimlerine baktığımızda 2020 yılının farklı yedi ayında kaydedilen yükselişlerin aslında yıllık enflasyondaki düşüşün hızını yavaşlattığını anlıyoruz. Özellikle Aralık ayında TÜFE’nin bir önceki aya göre %0,3 artış kaydetmesinin arkasında yatan ana sebep tedarik zincirindeki aksaklıkların hammadde fiyatlarını yükseltmesiydi. Elbette ki 2020 yılında TÜFE’de kaydedilen yıllık ortalama %0,3’lük artış ECB’nin %2 olan enflasyon hedefinden hayli uzak olduğunu belirteyim. Pandemideki yeni dalgaların ekonomi üzerinde yarattığı olumsuz etkiler sebebiyle ECB Aralık ayı toplantısında politika faizlerini sabit tutmuş, tüketim ve yatırımı hızlandırabilecek ve finansal gevşemenin devamlılığını sağlayacak ek yardım paketlerini devreye almış hatta program sürelerini 2022-2023 dönemlerine uzatma kararı almıştı. 2020 yılının ilk yarısında %7,7 daralan Euro Bölgesi ekonomisinin yılın üçüncü çeyreğinde %12,5 büyüme kaydetmesi, Ağustos-Kasım döneminde işsizlik oranının kademeli olarak düşmesi, Mayıs-Kasım döneminde sanayi üretiminin aylık bazda arka arkaya büyüme kaydetmesi ECB’nin gevşek para politikasının işe yaradığını gösteriyor. Tüm bu gelişmeleri dikkate aldığımızda, ECB için 21 Aralık toplantısında politika değişikliğine gidecek ek bir neden bulunmuyor.

Japonya Merkez Bankası (BOJ): BOJ, 2008 Küresel Finansal Kriz etkisiyle devreye aldığı parasal gevşeme adımları ile bilançosunu 2008 yılı Ağustos’tan 2019 yılı sonuna kadar 5,2 kat artırdı. Benzer hesap ABD Merkez Bankası (Fed) için 4,6 kat, ECB için 2,4 kattır. Peki Japonya ekonomisi bu ebatta bir parasal gevşemeden fayda sağladı mı? Aşağıdaki grafikte gri çubuklarla gösterilen BOJ bilançosundaki artışların (yani sisteme akıtılan paranın), mavi çizgiyle gösterilen çeyrek bazda GSYH büyüme oranlarını düşük hızla da olsa 2019 yılı sonuna kadar dengede tutabildiğini görüyoruz. Bununla da kalmayıp, 2008 krizi öncesinde %5,5 seviyelerindeki işsizlik oranının 2019 yılı sonunda %2,2 seviyelerine kadar gerilediğini de eklemekte fayda var. Aralık ayı para politikası toplantısı sonrasında yayınlanan raporda BOJ, ekonominin toparlanmaya devam ettiğini, ancak Kovid-19 belirsizliğine karşı ekonominin mevcut politikayla desteklenmeye devam etmesi gerektiğini vurgulamıştı. Mevcut riskleri dikkate alarak gevşek politikasını sürdürecek olan BOJ, 21 Ocak toplantısında faizlerde bir değişiklik yapmayacak. Takip edeceğimiz kısım, BOJ’un global ekonomik görünüm hakkındaki değerlendirmeleri olacak.

Kaynak: TDM

OCAK AYI TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ

Mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi Aralık ayında önceki aya göre değişiklik göstermeyerek 80,1 seviyesinde kalmıştı. Endeksin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durum, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durum olduğunu göstermektedir. Döviz kurundaki gerilemenin tüketici güveninde iyileşme getireceğini düşünüyorum. Öte yandan kapatmaların etkisiyle gelir kaybındaki artışlar ve %22 seviyesinin üzerine çıkan tüketici kredi faiz oranlarını dikkate aldığımda, tüketici güveninde önemli bir iyileşme ihtimalini zayıf görüyorum.

TCMB VE BDDK, 15 OCAK 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

8 Ocak verilerine göre TCMB’nin açıkladığı parasal büyüklükler (yani likidite seviyesi) son üç haftadır gerilemeye devam ediyor. Bunda TCMB’nin sürdürdüğü parasal sıkılaştırmanın etkisi var. Nitekim TCMB Aralık ayında politika faizini %15’ten %17’ye yükseltmesinin etkisiyle özellikle kredi faiz oranları ticaride %21, tüketicide %23 seviyelerini geçmiş durumda. Kredi hacminde de 7 Ocak haftasında hafif bir gerileme var. Bankalar para musluklarını kısmen kapatırken, portföy yatırımları için sermaye piyasalarına yabancı yatırımcı girişleri var. Bunun sebebi Aralık ayında TCMB’nin “bağımsızlık” sinyalini vermeye başlamasıyla ortaya çıkan güven algısı. Yabancı yatırımcının güven algısındaki artış, Aralık ayında Dolar-TL kurunun 7,90’lardan 7,40’ların altına kadar gerilemesini sağladı.  

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

Dr. Fulya Gürbüz

Yükümlülüklerdeki azalmanın desteğiyle uluslararası net yatırım pozisyon açığı Şubat ayında 339 milyar dolara geriledi

Merkez Bankasının yayınladığı Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) verilerine göre, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, 2020 Şubat sonu itibarıyla, 2019 yıl sonuna göre %0,2 oranında azalışla 251,4 milyar dolar, yükümlülükleri %3,3 oranında azalışla 584,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Böylece net UYP Şubat sonunda -332,8 milyar dolar oldu.

Varlıklar önceki aya göre 1,3 milyar dolar artarken, yükümlülükler 31,5 milyar dolar azaldı; böylece net NUY’de 32,8 milyar dolar iyileşme oldu.

Şubat ayında uluslararası varlıklarda önceki aya göre 1,3 milyar dolarlık artışın detaylarına bakalım:

. Bankaların yabancı para efektif ve mevduatları 3,9 milyar dolar azaldı.

. Rezerv varlıklarda parasal altın 2,9 milyar dolar, bankaların nezdindeki döviz varlıkları ve mevduatları 1,1 milyar dolar, menkul kıymet varlıkları 1,2 milyar dolar artış kaydetti.

Şubat ayında uluslararası yükümlülüklerde önceki aya göre 31,5 milyar dolarlık azalmanın detaylarına bakalım:

. Doğrudan sermaye yükümlülükleri 26,6 milyar dolar azaldı.

. Hisse senetleri yükümlülükleri 3,4 milyar dolar azaldı.

. Genel hükumetin yurtdışı borç senedi yükümlülükleri önceki aya göre 5 milyar dolar artışla 50,8 milyar dolar oldu; yurtiçi yükümlülükleri ise 3 milyar dolar azalışla 12,5 milyar dolar oldu.

. Diğer sektörlerin kısa vadeli ticari kredi yükümlülükleri 1,3 milyar dolar azalarak 54,1 milyar dolar seviyesine geriledi.

Özel sektörün kredi borç stoku da Şubat ayında da azaldı…

Merkez Bankası geçen hafta kısa vadeli dış borç stokunu yayınlamıştı. Buna göre 1 yıldan kısa vadeli dış borç stoku Şubat ayında önceki aya göre 1,2 milyar dolar azalışla 122,5 milyar dolar seviyesine geriledi. Ticari krediler önceki aya göre 1,4 milyar dolar azalarak 54,1 milyar dolar oldu.

Yine Merkez Bankasının geçen hafta yayınladığı özel sektörün yurt dışından sağladığı uzun vadeli kredi borcu, Şubat ayı sonunda önceki aya göre 1,2 milyar dolar azalışla 177,9 milyar dolar seviyesine geriledi.

Özel sektörün Şubat sonu itibarıyla kalan vadeye göre incelendiğinde, 1 yıl içinde ödemesi gereken anapara toplamı 44,5 milyar dolar olarak hesaplanmış.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: Merkez Bankası faiz kararı, borç stoku, net uluslararası yatırım pozisyonu, yurtdışı-ÜFE, güven endeksleri, kapasite kullanımı

20 Nisan 2020, Pazartesi

Mart ayı merkezi yönetim borç stoku açıklanacak. (Şubat 2020: 1,41 trilyon TL)

Şubat ayı net uluslararası yatırım pozisyonu açıklanacak. (Ocak 2020: Varlıklar: 250,2 milyar dolar, Yükümlülükler: 616,4 milyar dolar, Net Uluslararası Yatırım Pozisyonu: -366,2 milyar dolar)

Mart ayı yurtdışı üretici fiyat endeksi açıklanacak. (Şubat: %0,77 a/a, %12,38 y/y)

22 Nisan 2020, Çarşamba

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplanacak. %9,75 seviyesindeki politika faizinin %8,75-%9,00 aralığına çekilmesi bekleniyor.

Euro Bölgesi Nisan ayı PMI verileri açıklanacak.

TÜİK Nisan ayı tüketici güven endeksi açıklanacak. (Mart 2020: 58,2)

24 Nisan 2020, Cuma

İmalat sektörü Nisan ayı kapasite kullanımı açıklanacak. (Mart 2020: 75,3)

Nisan ayı reel sektör güven endeksi açıklanacak. (Mart 2020: 99,7)

Nisan ayı sektörel güven endeksleri açıklanacak. (Mart 2020: Hizmet sektörü güven endeksi 92,3; Perakende ticaret güven endeksi 103,7; İnşaat sektörü güven endeksi 83,6)

Türkiye’nin net Uluslararası Yatırım Pozisyonu açığı Ocak ayında 366 milyar dolara yükseldi

Net Uluslararası Yatırım Pozisyon açığı önceki aya göre 13 milyar dolar arttı

Merkez Bankası verilerine göre, Türkiye’nin yurt dışından alacakları (varlıkları) ile yurt dışına olan yükümlülüklerinin farkı olarak tanımlanan net Uluslararası Yatırım Pozisyonu Ocak 2020’de açık vermeyi sürdürdü. Net Uluslararası Yatırım Pozisyon açığı Ocak ayında bir önceki aya göre 13 milyar dolar artışla 366,2 milyar dolara yükseldi.

Yurt dışı varlıklar önceki aya göre azaldı, yükümlülükler arttı

Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, Ocak ayında aylık 1,8 milyar dolar azalışla 250,2 milyar dolar seviyesine gerilerken, yükümlülükleri aylık 11,4 milyar dolar artışla 616,4 milyar dolar seviyesine yükseldi.

Yurt dışı yükümlülükler Temmuz 2018 seviyelerine yükselirken, yurt dışı varlıklar tarihi yüksek seviyelerinde bulunuyor.

Bankaların mevduatı artarken, diğer sektörlerin mevduatı değişmedi

250,2 milyar dolarlık yurt dışı varlıkların %41’ini Rezerv Varlıklar, %39’unu Diğer Yatırımlar, %20’sini Doğrudan Yatırımlar, %1’ini Portföy Yatırımları oluşturuyor.

Alt detaylara bakıldığında yurt dışı varlıkların en büyük kalemini 66,3 milyar dolar ile Diğer Yatırımlar kalemi altındaki Efektif ve Mevduatlar oluşturuyor. Aşağıdaki grafik bankalar ve diğer sektörlerin Efektif ve Mevduatlarını gösteriyor. Bankaların yurt dışı mevduatları ile diğer sektörlerin arasındaki makas Ocak ayında daha da artmış durumda.

Diğer sektörlerin yurt dışı kredileri, mevduatlarından daha fazla

Bankalar son iki ayda mevduatlarını 3,3 milyar dolar artırırken; diğer sektörün mevduatları aynı kalmış, kredileri ise çok hafif gerilemiştir. Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi bankaların yurt dışı banka mevduatları ile diğer sektörlerin yurt dışı banka mevduatları arasındaki makas açılıyor. Öte yandan diğer sektörleri dikkate aldığımızda mevduatlarından daha fazla kredi kullanmaktalar.

Türk lirasındaki değer kaybı net Uluslararası Yatırım Pozisyonu açığı üzerinde baskı yaratıyor

Yurt dışı yükümlülüklerin yurt dışı varlıklardan giderek daha fazla artması Türk lirasında yaşanan değer kaybını dikkate aldığımızda finansal riskler üzerinde baskı oluşturuyor. Özellikle koronavirüs salgınının etkisinin belirsizliği daha da artırmasına bağlı olarak Merkez Bankasının dün açıkladığı tedbirler reel sektör ve bankacılık sektörünün olası likidite ihtiyacına yönelik tedbirleri içeriyordu. Küresel bazda düşük faiz dönemi ve ekonomik aktivitede zayıflamanın likidite riskini artırması finansal piyasalarda sert dalgalanmaları beraberinde getiriyor. Benzer bir seyri makro-ekonomik verilerde de görebiliriz. Zaman, temkinli olma zamanı.

Dr. Fulya Gürbüz

Net uluslararası yatırım pozisyon açığı Aralık 2019’da aylık 1,9 milyar dolar artışla 348,9 milyar dolar oldu

Merkez Bankası, 2019 yılı Aralık ayı Uluslararası Yatırım Pozisyonu verilerini yayınladı.

Uluslararası yatırım pozisyonu, Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışındaki yerleşik kişiler ile finansal alacakları ve yükümlülüklerin yanında, rezerv varlık olarak tutulan altın şeklindeki finansal varlıklarının belli bir tarihteki stok değerini gösteriyor.

Yurt içi yerleşiklerin uluslararası varlıkları (doğrudan yatırımlar, portföy yatırımları, diğer yatırımlar ve rezerv varlıklar) Aralık 2019’da bir önceki aya göre 2,4 milyar dolar artışla tarihi yüksek seviyesi olan 250,6 milyar dolar seviyesine yükseldi.

Yurt içi yerleşiklerin uluslararası yükümlülükleri (doğrudan yatırımlar, portföy yatırımları, diğer yatırımlar) ise önceki aya göre 4,3 milyar dolar artışla 599,5 milyar dolar seviyesine yükseldi. Ocak 2018’de 715,5 milyar dolar rekor seviyesine yükselen uluslararası yükümlülükler Ağustos 2018’de 551,1 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Yükümlülükler Ağustos-Aralık 2019 döneminde nispeten yatay bir seyir izledi.

Uluslararası varlıklar ile yükümlülükler arasındaki farkı gösteren Net Uluslararası Yatırım Pozisyonu ise Aralık 2019’da bir önceki aya göre 1,9 milyar dolar artışla 348,9 milyar dolar seviyesine yükseldi.

Yükümlülüklerin en büyük kalemini krediler, varlıklarda ise efektif ve mevduatlar oluşturuyor. Mart 2018’den itibaren bankalarda daha hızlı, diğer sektörlerde daha düşük ölçekte olmak üzere kredi yükümlülüklerindeki azalma; varlıklar tarafında ise efektif ve mevduatlarda artış net uluslararası yatırım pozisyonu açığının azalmasında etkili oldu.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın ekonomi gündemi: Merkez Bankası faiz kararı, iç ve dış borç stoku verileri, güven endeksi, konut fiyat endeksi

17 Şubat 2020, Pazartesi

Ocak ayı merkezi yönetim bütçe verileri açıklanacak. Aralık ayında toplam kamu gelirleri 73,3 milyar TL olurken 104,1 milyar TL büyüklüğünde harcama yapılmış böylece 30,8 milyar TL bütçe açığı verilmişti. Merkezi yönetim bütçesinin bir parçası olan Hazine nakit dengesi ise Aralık ayında 36,8 milyar TL açık vermiş, ardından Ocak ayında 22,8 milyar TL fazla vermişti. Buna göre merkezi yönetim bütçesi dengesinin Ocak ayında fazla vereceğini tahmin ediyoruz.

18 Şubat 2020, Salı

Aralık ayı Merkez Bankası konut fiyat endeksi açıklanacak. Kasım ayında endeks bir önceki aya göre %1,1 artışla 117,1 seviyesine yükselmişti.

19 Şubat 2020, Çarşamba

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararını açıklayacak. TCMB, Ocak ayı toplantısında politika faizini 75 baz puan indirimle %11,25 seviyesine düşürmüştü.

Aralık ayı özel sektörün uzun vadeli kredi borcu açıklanacak. Kasım ayında özel sektör borç stoku 193,5 milyar dolar seviyesindeydi.

20 Şubat 2020, Perşembe

Ocak ayı merkezi yönetim borç stoku açıklanacak. (Aralık 2019: 1,3 trilyon TL)

Aralık ayı kısa vadeli dış borç stoku açıklanacak. (Kasım 2019: 114,6 milyar dolar)

Şubat ayı TÜİK tüketici güven endeksi açıklanacak. (Ocak 2020: 58,9)

21 Şubat 2020, Cuma

Aralık ayı net uluslararası yatırım pozisyonu açıklanacak. Kasım ayında uluslararası varlıklar 248 milyar dolar, uluslararası yükümlülükler 595 milyar dolar olmuş böylece net uluslararası yatırım açığı 347 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.

Dr. Fulya Gürbüz