Haftanın makro-ekonomi gündemi: Enflasyon, PMI, döviz pozisyonu, reel efektif döviz kuru, İngiltere Merkez Bankası faiz kararı ve ABD işgücü verileri

4 Ağustos 2020, Salı

Temmuz ayı enflasyon verileri açıklanacak. Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ve yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Haziran ayında önceki aya göre sırasıyla %1,13 ve %0,69 artış kaydetmiş, yıllık artışlar sırasıyla %12,62 ve %6,17 olarak gerçekleşmişti. RKGE Temmuz ayı verileri üretim maliyetleri ve satış fiyatlarında yukarı seyrin sürdüğünü gösterdi.

Temmuz ayı IHS Markit satın alma müdürleri endeksleri (PMI) açıklanacak. Haziran ayında hizmet ve imalat sektörlerinden oluşan JP Morgan Küresel Bileşik Üretim Endeksi 11,4 puan artışla 47,7 seviyesine yükselmişti. Hizmetler İş Aktivitesi alt endeksi aylık 12,9 puanla 48,0 puan seviyesine yükseldi. Endeksin 50 seviyesi üzerindeki değerler sektörde önceki aya göre büyümeye işaret ediyor. Temmuz ayı ilk tahminlerine göre ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere imalat sektörü PMI endeksleri 50 seviyelerinin üzerine çıkarak sırasıyla 51,3, 54,0 ve 53,6 değerlerini aldı. Özellikle Temmuz ayında Euro Bölgesi imalat sektöründeki büyümenin olumlu etkisini Türkiye Temmuz ayı SAMEKS Sanayi Sektörü Endeksi, Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) ve Sektörel Güven Endekslerinde gördük. Dolayısıyla Haziran ayında 53,9 seviyesine yükselen İSO Türkiye İmalat PMI endeksindeki iyileşmenin Temmuz ayında da sürdüğünü göreceğiz.

5 Ağustos 2020, Çarşamba

Finans dışı firmaların Mayıs ayı döviz pozisyonu açıklanacak. Nisan ayında varlıklar aylık 4,2 milyar düşüşle 122,3 milyar dolara, yükümlülükler aylık 6,6 milyar dolar düşüşle 292,3 milyar dolara, net döviz pozisyon açığı da aylık 2,4 milyar dolar azalışla 170,0 milyar dolara gerilemişti.

Temmuz ayı Reel Efektif Döviz Kuru endeksi açıklanacak. Haziran ayında endeks önceki aya göre 0,67 puan artışla 69,32 seviyesine yükselmişti. Tarihsel olarak endeks 2007 yılı Aralık ayında 127,7 ile en yüksek, 2018 yılı Eylül ayında ise 62,5 ile en düşük seviyesini görmüştü. Türk lirası 2020 yılının ilk yarısında reel olarak %9 değer kaybetti.

IHS Markit hizmet sektörleri PMI endeksleri açıklanacak. Temmuz ayı ilk tahminlerine göre Euro Bölgesi ve İngiltere hizmet sektörü PMI endeksleri 50 seviyelerinin üzerine çıkarak sırasıyla 55,1 ve 56,6 değerlerini aldı. ABD hizmet sektörü PMI endeksi önceki aya göre iyileşme kaydederek 49,6 değerini aldı.

6 Ağustos 2020, Perşembe

İngiltere Merkez Bankası (BOE), para politikası toplantı kararını açıklayacak. BOE, 17 Haziran tarihli toplantısında %0,1 seviyesindeki politika faizini sabit bırakmıştı. Dünyanın altıncı büyük ekonomisi 2019 yılında %1,4 büyümüşken 2020 yılı ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %1,7, bir önceki çeyreğe göre ise %2,2 daraldı. 

7 Ağustos 2020, Cuma

ABD’de Temmuz ayı işgücü istatistikleri açıklanacak. Nisan ayında KOVİD-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle %14,7 seviyesine yükselen işsizlik oranı Haziran ayında %11,1 seviyesine gerilemişti. İşsizlik oranı 2010-2014 döneminde ortalama %8,0 iken 2015-2019 döneminde %4,4 seviyesine gerilemişti. Finansal krizin etkisini gösterdiği 2009 yılında ise işsizlik oranı maksimum %10,0 seviyesine ulaşmış yıllık ortalama işsizlik oranı ise %9,3 olmuştu. Ortalama saatlik kazançların yıllık artışı ise Nisan ayında yıllık %7,98 seviyesini gördükten sonra Haziran ayında %5,04 seviyesine geriledi. 24 Temmuz 2020 tarihli haftalık TCMB ve BDDK para ve banka verileri açıklanacak. 17 Temmuz verileri aşağıdaki gibidir:

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: borç stoku, yurt dışı üfe, net uluslararası yatırım pozisyonu, TCMB faiz kararı, S&P’nin Türkiye değerlendirmesi

20 Temmuz 2020, Pazartesi

Haziran ayı merkezi yönetim borç stoku açıklanacak. Mayıs ayı itibariyle merkezi yönetimin iç ve dış toplam borç stoku 1 trilyon 633 milyar TL seviyesinde bulunuyor. Toplam borç stokunun 966 milyar TL’si iç borç iken 667 milyar TL’si dış borç.

Mayıs ayı kısa vadeli dış borç stoku açıklanacak. Orijinal vadeye göre Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku Nisan ayında 115,2 milyar dolar seviyesinde bulunuyordu. Mayıs 2020-Nisan 2021 dönemini kapsayan 12-aylık dönemde ödenecek olan 164,6 milyar dolar seviyesindeki kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stokunun 65,6 milyar doları finans dışı özel sektöre, 50,2 milyar doları özel finansal sektöre, 39,4 milyar doları kamuya, 9,4 milyar doları Merkez Bankasına ait bulunuyor.

Haziran ayı Yurt Dışı ÜFE (YD-ÜFE) verileri açıklanacak. Mayıs ayında YD-ÜFE aylık bazda %1,47, yıllık bazda %10,06 artış kaydetmişti. TL’deki değişimin YD-ÜFE’yi büyük oranda etkilediğini dikkate aldığımızda, Haziran ayında TL’deki önceki aya göre değerlenmenin etkisiyle YD-ÜFE’nin önceki aya göre azalma ihtimali var. Ancak bu gelişmenin Merkez Bankasının Perşembe günü yapacağı para politikası toplantı kararında etkisi olacağını düşünmüyorum.

21 Temmuz 2020, Salı

Türkiye’nin Mayıs ayı Net Uluslararası Yatırım Pozisyonu verisi açıklanacak. Nisan ayında uluslararası varlıklar 225,8 milyar dolar, uluslararası yükümlülükler ise 550,2 milyar dolar olmuş; böylece varlık ve yükümlülüklerin farkını gösteren Net Uluslararası Yatırım Pozisyonu 324,4 milyar dolar açık vermişti. Uluslararası varlıklar yılbaşından Nisan 2020 sonuna kadarki dönemde 27,5 milyar dolar azalırken, aynı dönemde yükümlülüklerdeki azalma 48,2 milyar dolar oldu. Ödemeler dengesi Mayıs ayı verileri borç kullanımının borç geri ödemelerinden daha az olduğunu gösterdi. Dolayısıyla uluslararası yükümlülüklerde Mayıs ayında Nisan ayına göre düşüş görebiliriz.

23 Temmuz 2020, Perşembe

TCMB para politikasını görüşmek üzere toplanacak. Haziran ayında enflasyonun önceki aya göre yükselmesi, konut talebinin hızlanması, kredi hacminin Temmuz ayında tarihi zirvelerini zorlaması, Türk lirasının 6,85 civarında kalmasında önemli rol oynayan kamu bankalarının yabancı para açık pozisyonunun 10 Temmuz itibariyle 9,7 milyar dolara yükselmesi ve son olarak TCMB’nin 18 Temmuz’da yabancı para zorunlu karşılık oranlarını 300 baz puan artırması kararını da dikkate aldığımızda TCMB’nin politika faizinde indirim yapma ihtimali yok.

Temmuz ayı TÜİK Tüketici Güven Endeksi açıklanacak. Haziran ayında endeks önceki aya göre 3,1 puan artışla 62,8 seviyesine yükselmişti. Endeks 0 ile 200 aralığında değer almaktadır. Endeksin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durum, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durum olduğunu göstermektedir.

24 Temmuz 2020, Cuma

Kredi derecelendirme kuruluşu Standard and Poors’un (S&P) Türkiye değerlendirmesi bekleniyor. 6 Mayıs tarihli açıklamasında S&P, Türkiye’nin uzun vadeli döviz cinsinden kredi notunu “B+” (yatırım yapılabilir seviyenin 4 basamak altı) ve uzun vadeli yerel para birimi cinsinden kredi notunu “BB-“ olarak teyit etmiş, not görünümünü ise “durağan” olarak bırakmıştı. Kuruluş, Türkiye ekonomisinin 2020 yılında %3,1 daralacağını, 2021 yılında ise %4,2 büyüyeceğini tahmin ediyor. S&P’nin 2020 ve 2021 yılları için enflasyon beklentileri sırasıyla %11,3 ve %10,3, işsizlik oranı beklentileri ise sırasıyla %13,8 ve %12,5 seviyelerinde bulunuyor. 25 Haziran tarihli açıklamasında S&P, Türk bankalarının Mayıs ayı itibariyle %4,6 olan tahsili gecikmiş alacak oranının 2021 yılında %11-12’ye yükselebileceği, sorunlu krediler (tahsili gecikmiş alacaklar ve yapılandırılmış krediler) oranının %20’yi aşabileceği uyarısında bulunmuştu.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi veri gündemi: Ödemeler dengesi, sanayi üretimi, perakende satışlar, TCMB beklenti anketi, konut satışları, bütçe ve merkez bankaları toplantıları

13 Temmuz 2020, Pazartesi

Mayıs ayı ödemeler dengesi verileri açıklanacak. Nisan ayında 5 milyar 62 milyon dolar cari işlemler açığı verildi. Açığın 3,8 milyar doları dış ticaret açığından, 1,0 milyar doları doğrudan ve portföy yatırımları ile faiz gelir/giderlerini içeren Yatırım Gelirlerindeki azalmadan geldi. Kapatmaların gevşetildiği Mayıs ayında dış ticaret açığı 3,4 milyar dolar oldu. Diğer yandan Mayıs ayında da ülkeye gelen turist sayısı Nisan ayındaki gibi dip seviyesini koruduğu için turizm gelirleri tarafından cari işlemler dengesine pozitif bir katkı gelmeyecek. Portföy yatırımlarında ise bozulmanın kısmen azaldığını görebiliriz. Ek olarak, haberlerden derlediğim verilere göre, Mayıs ayında bankacılık sektörünün sağladığı sendikasyon kredileri borç geri ödeme kabiliyetinin sürdüğünü gösteriyor. Bir sürpriz olmazsa, Mayıs ayında cari işlemler dengesinde Nisan ayına göre sert bir değişiklik görmeyeceğiz.

Mayıs ayı sanayi üretimi verileri açıklanacak. Nisan ayında takvim ve mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretimi önceki aya göre %30 daralma kaydetmişti. Reel Kesim Güven Endeksi, SAMEKS Sanayi Üretim Endeksi, İSO İmalat Sektörü PMI ve İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı verileri Mayıs ve Haziran aylarında arka arkaya yükseliş kaydetti. Dış ticaret verilerindeki iyileşmenin de etkisiyle Mayıs ayında önceki aya göre iyileşme göreceğiz.

Mayıs ayı perakende satış verileri açıklanacak. Nisan ayında takvim ve mevsimsellikten arındırılmış perakende satış endeksi önceki aya göre %21 azalışla 86,1 seviyesi ile 2012 yılı seviyelerine gerilemişti. Mayıs ayında özellikle konut ve otomotiv satışlarındaki artışla birlikte tüketici (bireysel ve ticari) kredilerindeki artış dikkate alındığında perakende satışlarda Nisan ayına göre iyileşme göreceğiz. tradingeconomics.com beklentisi %18,5 artış yönünde.

Merkez Bankası Temmuz ayı Beklenti Anketi verileri sonuçları açıklanacak. Haziran ayı anketine göre yılsonu ortalama TÜFE beklentisi %9,54’e, 12-aylık cari açık beklentisi 11,6 milyar dolara, 2020 yılı geneli GSYH daralma beklentisi %1,33 seviyelerine yükselmişti.

Mayıs ayı sanayi ciro endeksi verileri açıklanacak. Nisan ayında takvim ve mevsimsellikten arındırılmış sanayi ciro endeksi kapatmanın etkisiyle önceki aya göre %27 daralma kaydetmişti.

14 Temmuz 2020, Salı

Haziran ayı konut satış verileri açıklanacak. Mart 2020’de 108 bin 670, Nisan ayında 42 bin 783, Mayıs ayında 50 bin 936 konut satışı gerçeklemişti. Konut kredilerinde Mayıs ayında kaydedilen artışı dikkate aldığımızda konut satışlarındaki yükselişin Haziran ayında da süreceğini gösteriyor.

Haziran ayı Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi verileri açıklanacak. Mayıs ayında endeks önceki aya göre binde 8,5, bir önceki ayılın aynı ayına göre %10,6 artış kaydetmişti.

15 Temmuz 2020, Çarşamba

Japonya Merkez Bankası (BOJ) para politikasını görüşmek üzere toplanacak. Toplantıda mevcut politikanın korunması beklenirken BOJ’nin ekonomik öngörüleri takip edilecek.

16 Temmuz 2020, Perşembe

Avrupa Merkez Bankası (ECB) para politikasını görüşmek üzere toplanacak. Toplantıdan herhangi bir politika değişikliği beklenmiyor.

Haziran ayı merkezi yönetim bütçe verileri açıklanacak. Genelde merkezi yönetim bütçe dengesine yakın sonuç veren nakit bazlı bütçe dengesi Haziran ayında 26,8 milyar TL açık vermişti.

17 Temmuz 2020, Cuma

Mayıs ayı Merkez Bankası Konut Fiyat Endeksi açıklanacak. Endeks Nisan ayında önceki aya göre %1,7 artış kaydetmişti. Mayıs ayında talepteki artışın devam etmesi konut fiyatlarında yükselişin devam edeceği ihtimalini artırıyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: Politika faizi ve güven endeksleri

22 Haziran 2020, Pazartesi

Mayıs ayı merkezi yönetim borç stoku verileri açıklanacak. (Nisan 2020: 1 milyar 576 milyon TL)

Mayıs ayı yurtdışı ÜFE verileri açıklanacak. (Nisan 2020: aylık %5,46 artış, yıllık %13 artış)

Haziran ayı TÜİK tüketici güven endeksi açıklanacak. (Mayıs 2020: 59,7)

24 Haziran 2020, Çarşamba

Avrupa Merkez Bankası para politikası kararı açıklanacak.

Haziran ayı imalat sektörü kapasite kullanımı oranı (KKO) verileri açıklanacak. Tarihte en düşük seviye %60,8 ile 2008-2009 Küresel Finans Kriz döneminde 2009 yılı Mart ayında görüldü. 2009 yılında KKO ortalaması %66,9 iken 2010-2019 döneminde KKO ortalaması %76,4 oldu. Pandemi döneminde en düşük seviye Nisan ayında %61,6 iken Mayıs ayında %62,6 seviyesine yükseldi. 2018 Mart ayında başlayan küresel ticaret savaşı ile başlayan sürecin ardından pandeminin küresel çapta yarattığı sert etkiyi de göz önüne aldığımızda kapasite kullanımını %75 seviyesinin üzerine çıkaracak bir ortamı kısa vadede göremeyeceğiz.

Haziran ayı TCMB reel kesim güven endeksi (RKGE) verileri açıklanacak. Nisan ayında 62,3 seviyesine gerileyen RKGE, izolasyonun gevşetildiği Mayıs ayında 73,5 seviyesine yükseldi. RKGE’nin 100 seviyesinin altında olması üretim tarafında daralmanın olduğunu gösteriyor. İhracat ve yurt içi taleplerde dolayısıyla da istihdamda artış RKGE’nin 100 üzerine kalıcı yükselmesinde etkili olacaktır ancak mevcut durumda bu olasılık zayıf.

Haziran ayı sektörel güven endeksi verileri açıklanacak. Hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerinde güven, endekslerin yayınlanmaya başladığı 2011 yılından bu yana Nisan ayında pandemi sebebiyle kapatmaların etkisiyle en düşük seviyelere geriledi. Nisan ayında hizmet sektöründe güven önceki aya göre %58, perakende ticarette %36, inşaatta %42 düşmüştü. Şaşırmamak gerekir zira hizmet sektörü 2019 yılında GSYH üretiminin %56’sını oluşturmuştu.

25 Haziran 2020, Perşembe

TCMB para politikası kararını açıklayacak. TCMB Mayıs ayı toplantısında 1 hafta vadeli borç verme faizi olan politika faizini 50 baz puan indirerek %8,25 seviyesine çekmişti. Ortalama fonlama maliyeti 19 Haziran’da %7,63 seviyesine geriledi. Düşük talep şartlarının etkisiyle Haziran ayı toplantısında 50 baz puanlık indirim olası gözüküyor.  

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın gündemi: Dış borç, bütçe, konut satışları, Japonya ve İngiltere merkez bankalarının para politikası kararları

15 Haziran 2020, Pazartesi

Mayıs ayı tarım ÜFE verileri açıklanacak. Nisan 2020’de tarım ÜFE önceki aya göre %0,55 azalmış, yıllık olarak %8,58 artış kaydetmişti.

Mayıs ayı bütçe verileri açıklanacak. Nisan ayında bütçe dengesi 43,2 milyar TL açık vermişti. Merkezi yönetim bütçesinin öncü verisi olan nakit bütçe dengesi Mayıs ayında 9,73 milyar TL açık verdi. Bu da Mayıs ayında merkezi yönetim bütçe açığının benzer bir şekilde gerileyeceğini gösteriyor.

Mayıs ayı konut satışı verileri açıklanacak. Nisan 2020’de 42 bin 783 konut satışı ile 2013’ten bu yana kaydedilen en düşük satış kaydedildi. 2020 yılı ilk çeyreğinde konut satışları ortalama 113 bin 679 olmuş, 2019 yılı son çeyreğinde 161 bin 85 ile söz konusu dönemin rekor yüksek seviyesi kaydedilmişti. Düşük kredi faizlerinin etkisiyle Mayıs ayında konut satışlarında önceki aya göre hızlanma göreceğiz.

16 Haziran 2020, Salı

Japonya Merkez Bankası (BOJ) para politikası kararını açıklayacak.

Nisan ayı Merkez Bankası konut fiyat endeksi açıklanacak. Mart ayında endeks önceki aya göre %1,37 artışla 125,41 seviyesine yükselmişti.

Haziran ayı BloombergHT tüketici güven öncü endeksi açıklanacak. Endeks Mayıs ayında önceki aya göre 8,1 puan artışla 73,20 seviyesine yükselmişti.

17 Haziran 2020, Çarşamba

Nisan ayı özel sektör uzun vadeli kredi borcu verileri açıklanacak. Mart ayında söz konusu borç stoku 212 milyon dolar azalışla 177 milyar 645 milyon dolar seviyesine gerilemişti. En son Şubat 2018’de 226 milyar 615 milyon dolar ile zirveyi görüp düşüşe geçmişti. Özel sektörün kısa ve uzun vadeli toplam dış borç stoku 2019 yılı son çeyreğinde 273 milyar 743 milyon dolar seviyesinde bulunuyor.

18 Haziran 2020, Perşembe

İngiltere Merkez Bankası (BoE) para politikası kararını açıklayacak.

Nisan ayı kısa vadeli dış borç stoku verileri açıklanacak. Mart ayında kısa vadeli dış borç stoku 118 milyar 749 milyon dolar olarak gerçekleşmişti. Kalan vadeye göre gelecek 1 yıl içinde ödenmesi gereken toplam dış borç stoku Mart ayında 168 milyar 884 milyon dolar seviyesinde bulunuyor.  

19 Haziran 2020, Cuma

TCMB, Haziran ayı Beklenti Anketi verilerini açıklayacak. Mayıs ayı Beklenti Anketi sonuçlarına göre yıl sonu TÜFE beklentisi %9,38, yıl sonu Dolar/TL kuru beklentisi 7,018 seviyesinde bulunuyor. 2020 yılı sonunda GSYH’nin yıllık %1,25 daralacağı, 2021 yılında ise %4,61 büyüme kaydedeceği bekleniyor. 2020 yıl sonu 12-aylık toplam cari işlemler dengesinin ise 7 milyar 225 milyon dolar açık vereceği bekleniyor.

Nisan ayı Net Uluslararası Yatırım Pozisyonu verileri açıklanacak. Mart ayında uluslararası varlıkları 233 milyar 752 milyon dolar, yükümlülükleri 548 milyar 468 milyon dolar, ikisinin farkı olan Net Uluslararası Yatırım Pozisyonu açığı ise 314 milyar 716 milyon dolar seviyesinde bulunuyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Bütçe açığındaki artışı sadece koronavirüse mi bağlayalım?

Merkezi yönetim bütçesi Mart ayında 44 milyar TL açık vermesinin ardından Nisan ayında da 43 milyar TL açık verdi. 15 Mayıs’ta açıklanan Nisan ayı Hazine nakit dengesi bu veriyi bize önceden duyurmuştu.

2014 yılından itibaren, bütçe giderleri ile gelirleri arasındaki makasın açılması koronavirüsün etkili olmaya başladığı Mart ve Nisan aylarında artarak sürdü. Demem o ki koronavirüs, bütçe açığını tetiklemedi, bütçe açığı son 5 yıldır özellikle de 2016-2019 döneminde hızlanarak artıyor:

Bütçe açığında devam eden artış, merkezi yönetim borç stokunda da artış getiriyor:

Başta Fed ve Avrupa Merkez Bankası’nın düşük faiz politikası ve enflasyondaki düşüş eğilimi, TCMB’yi Temmuz 2019’dan itibaren faiz indirimlerine yönlendirerek yurtiçi borçlanma maliyetinin de düşmesine sebep oldu:

Ancak, iç borçlanma maliyetleri düşse de Türkiye’nin risk primini gösteren CDS’lerde yükseliş sürdü. Bunun başlıca sebebi Merkez Bankasının azalan döviz rezervleri:

Türkiye yeni döviz kaynağı sağlayamazsa ne olur?

Geçmiş veriler Türkiye’nin risk priminde artışın eninde sonunda faiz artırımlarıyla sonuçlandığını gösteriyor:

Nitekim Paraanaliz.com’da yer aldığı üzere uluslararası derecelendirme kuruluşu Fitch de aynı uyarıya vurgu yaptı

Yine Paraanaliz.com’da Reuters’a konuşan bir hükümet yetkilisinin, swap anlaşmasına dair “Görüşmeler özellikle Katar, Çin ve İngiltere ile daha iyi durumda. Belli bir miktarda kaynağın sağlanacağı konusunda iyimserim… anlaşmaya varılması çok uzun sürmeyebilir” söylemine yer veriliyor.

Piyasaları tatmin edecek olası bir anlaşma Türk lirasında baskıyı azaltacak, Türk lirasına artan güvenle CDS primlerinde, yurt dışı borçlanma imkanında ve tahvil faizlerinde iyileşmenin habercisi olacak. Bu da yüksek getiri peşinde koşan yurtdışı yatırımcıların tekrar Türkiye’ye girişini destekleyecektir. Umarız iyi senaryo gerçekleşir. Zira, Türkiye doğrudan yatırımları çekebilecek potansiyele sahip bir ülke, yeter ki sürdürülebilir bir büyüme resmi ortaya koyabilelim.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: İşsizlik, dış ticaret endeksleri, sanayi üretimi, perakende satışlar, merkezi yönetim bütçesi, TCMB Beklenti Anketi, konut satışları

11 Mayıs 2020, Pazartesi

Şubat dönemi (Ocak-Şubat-Mart) işsizlik oranı açıklanacak. Ocak döneminde (Aralık-Ocak-Şubat) işsizlik oranı, bir önceki aya göre yüzde 0,8 puanlık artışla %13,79 olmuştu. Şubat dönemine ilişkin imalat sektörü istihdamında nasıl bir eğilim olduğunu anlamak için İSO işbirliğiyle hazırlanan imalat sektörü PMI endeksini dikkate alıyorum. Raporda takip edilen 10 sektörün 7’sinde Mart ayında istihdam artışının sürdüğü bilgisini almıştık. Bu veriyi baz aldığımızda, önceki aya göre işsizlik oranında ciddi bir düşüş olmayacağı tahmininde bulunabiliriz. Tradingeconomics.com işsizlik oranının Ocak-Şubat-Mart döneminde %14,9 seviyesine yükselmesini öngörüyor. Elbette koronavirüsün sebep olduğu izolasyon sürecine başladığımız Mart ayı ve sonrasında işsizlik oranında sert yükselişler göreceğiz.

13 Mayıs 2020, Çarşamba

Mart ayı ödemeler dengesi verileri açıklanacak. Ödemeler dengesi yurtiçindeki yerleşiklerin yurtdışındaki yerleşiklerle belli bir dönem içinde yapmış oldukları ekonomik işlemleri gösteren bir rapor. Raporda yer alan cari işlemler dengesi Şubat ayında 1,23 milyar dolar açık vermişti. Mart ayı verilerinden ipuçları yakalayıp cari işlemler dengesinin Mart ayında nasıl sonuçlanabileceğini tahmin etmeye çalışalım. Mart ayında ihracat önceki aya göre 1,21 milyar dolar azalmış, ithalat ise 1,18 milyar dolar artış kaydetmiş; böylece dış ticaret Mart ayında cari işlemler açığını nette 2,39 milyar dolar artırıcı rol oynayacak. Net turizm gelirleri aynı dönemde 0,55 milyar dolar azalmış olması da cari açıkta ek bir artış yaratacak. Dış ticaret ve turizmdeki aylık gelişmeler cari işlemler açığının Mart ayında yaklaşık 3 milyar dolara yükseleceğine işaret ediyor. Ancak taşımacılık tarafında negatif bir sürpriz, cari açığı artırıcı yönde etki yapacaktır. (Öte yandan yabancı yatırımcılar Mart ayında hisse senedi ve borçlanma senetlerinde toplam 3 milyar dolarlık satış yaptılar. Yurtdışı yerleşiklerin yabancı para mevduatı ve doğrudan yatırım büyüklüğüne dair Mart ayı verisi olmaması nedeniyle buradan da cari açık üzerinde bir sürprize açık olmak gerekir.)

Mart ayı doğrudan yabancı yatırım verisi açıklanacak. Şubat ayında 1,2 milyar dolarlık doğrudan yatırım elde edilmişti.

Mart ayı dış ticaret endeksleri açıklanacak. Mart ayında ihracatın önceki aya göre azalması ve ithalatın artması, ihracat endeksinde azalış, ithalat endeksinde ise artış görme ihtimalini artırıyor.

14 Mayıs 2020, Perşembe

Mart ayı sanayi üretimi verisi açıklanacak. Şubat ayında önceki aya göre %1,2’lik artış yaşanmıştı. Mart ayında ise önceki aya göre %3-4 aralığında bir daralma bekliyoruz.

Mart ayı perakende ticaret endeksi açıklanacak. Şubat ayında endeks bir önceki aya göre %1,4 artış kaydetmişti. Mart ayında aylık %3 ve üzerinde bir düşüş görebiliriz.

15 Mayıs 2020, Cuma

Nisan ayı merkezi yönetim bütçe verileri açıklanacak. Nakit bütçe verileri Nisan ayında 46,2 trilyon TL açık verildiğini göstermişti. Merkezi yönetim bütçesinde de benzer bir açık göreceğiz.

Merkez Bankası Mayıs ayı Beklenti Anketi sonuçlarını yayınlayacak. Nisan ayı anketinde 2020 yılında GSYH’nin %0,6 daralacağı tahmin edilmişti.

Nisan ayı konut satışları verileri açıklanacak. Mart ayında 108 bin 670 konut satışı gerçekleşmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

Politika faizini %8,75’e düşüren Merkez Bankasının merceğinde ne var?

Merkez Bankası (TCMB) çarşamba günü gerçekleştirdiği toplantısında, politika faizi olan bir hafta vadeli repo (borç verme) ihale faiz oranını %9,75’ten %8,75’e indirdi. Şaşırtmadı çünkü koronavirüs salgını sebebiyle küresel büyüme endişelerinin artması, Fed’in finansal sistemi rahatlatmak için politika faizini sıfıra çekmesi, petrol ve diğer emtia fiyatlarındaki sert düşüşler sonrasında elbette TCMB de faiz düşürecekti. 100 baz puanlık indirim az mı çok mu olmasından ziyade TCMB basın bültenindeki vurgulara dikkat edilmeli. Birlikte inceleyelim ve soralım:

Küresel büyüme görünümü zayıflıyor, enflasyonda düşüş eğilimi sürüyor olsa da…

. Koronavirüs salgını sebebiyle küresel büyüme görünümündeki zayıflamanın derinleşmesi,

. Salgına bağlı gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerinin sınırlandırılması için finansal piyasaların, kredi kanalının ve firmaların nakit akışının sağlıklı işleyişinin sağlanması amacıyla alınan parasal ve mali tedbirlerin ekonominin üretim potansiyelini destekleyerek finansal istikrara ve salgın sonrası toparlanmaya katkı yapacağı,

. Toplam talep koşullarındaki zayıflık sebebiyle yıl sonu enflasyon tahmini üzerindeki risklerin aşağı yönlü olması. (Merkez Bankasının Ocak ayı Enflasyon Raporu’na göre yıl sonu enflasyon beklentisi %8,2)

… Merkez Bankası, para politikası duruşunu nasıl sürdürecek?

Merkez Bankası temkinli para politikasını sürdürecek ancak önümüzdeki süreçte parasal duruşunu ”… ana eğilime dair göstergeler dikkate alınarak enflasyondaki düşüşün sürekliliğini sağlayacak şekilde” belirleyecek. Geçmiş veriler politika faizindeki düşük seyrin uzun vadeli faiz oranlarını aşağı çekmekte yetersiz kaldığını göstermiş, 2018 yılında birçok faktörün etkisiyle TCMB faiz yükseltmek zorunda kalmıştı. 2020 yılında ise uzun vadeli tahvil faizlerinin tekrar politika faizinden yukarı yönlü uzaklaştığını görüyoruz. Elbette enflasyon 2019 yılında gerileme yaşadı ve paralelinde politika faizini düşürdü ancak talep daralmasına bağlı enflasyondaki düşüş bunda etkili oldu. Dolayısıyla enflasyondaki düşüş eğilimi ve yukarıda sayılan faktörlerin etkisiyle politika faizinde düşüş adımları atılıyor. Ancak paragrafın başında yer alan Merkez Bankası aksiyon planında “faizi düşürürsek enflasyon da düşecektir” gibi bir çıkarıma gidiliyor olması önceden tecrübe edildiği gibi sert faiz artırımlarını beraberinde getirebilir.

Nitekim 2018 yılı Ağustos ayında yaşanan kur krizinin etkisinin 2019 yılında azalması ancak, 2020 başlarıyla birlikte TL’deki değer kaybının artarak devam etmesi enflasyondaki artışı tetikliyor.

TÜFE yıllık değişim oranları (%), Mart 2020 (Kaynak: TÜİK)

Ekonomik büyüme için Merkez Bankasının faiz düşürmesi yeterli mi?

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’na göre, enflasyondaki düşüş sürerse; ülke risk primi gerileyecek, uzun vadeli faizler aşağı gelecek ve ekonomideki toparlanma güç kazanacak.

Ancak Merkez Bankası enflasyondaki düşüş eğilimine “Türk lirasında gözlenen değer kaybına karşın” vurgulamasıyla dikkat çekiyor. Geriye gidersek, Merkez Bankası 6 Nisan’da yayınladığı “Mart Ayı Fiyat Gelişmeleri” raporunda da Türk lirasındaki değer kaybının tüketici fiyatlarında otomobil ve ilaç fiyatlarını, yurt içi üretici fiyatlarında ise imalat fiyatlarını yukarı çektiğini belirtmişti.

Dolayısıyla politika faizindeki indirimlere rağmen fiyatlar genel seviyesindeki artışlar devam ediyorsa ve bunun sebebi olarak Türk lirasındaki değer kaybına vurgu yapılıyorsa demek ki enflasyon ve ekonomide sürdürülebilir iyileşme için Türk lirasına tekrar güven kazandıracak adımları atmak gerekiyor.

Maalesef Türk lirası arzını kısarak veya politika faizini 100 baz puan düşürerek Türk lirasındaki değer kaybını durdurmanın da kalıcı bir çözüm olmadığını gördük: t24 haberine göre çarşamba günü TCMB’nin faiz indiriminin ardından kamu bankaları Dolar/TL kurunu 7,0 seviyesinin altında tutabilmek için 600 milyon dolar satmak zorunda kaldı.

Kısacası finansal ve ekonomik istikrarı kazanmak açısından öncelik, elzem ve ivedi olan, Türk lirasına güven artırıcı mali ve ekonomik tedbirleri ortaya koymak.

Dr. Fulya Gürbüz

Hazine, Şubat ayındaki 4 milyar dolarlık eurobond ihracıyla ödemeler dengesini destekledi

Hafta başında ekonomik gündemle ilgili beklentilerimi yazarken Şubat ayında cari işlemler dengesinin kabaca dış ticaret, turizm, yabancı yatırımcıların hisse senedi ve tahvil/bono stoklarını baz alarak 4 milyar dolar açık vereceğini tahmin etmiştim. Merkez Bankası verilerine göre cari işlemler dengesi Şubat ayında 1,23 milyar dolar açık verdi. Nerede hata yaptım? Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın Şubat ayında ihraç ettiği 4 milyar dolarlık eurobond tutarını dikkate almamışım. Kendime ders: “Uykusuzluğa yenilme”.

Dersimi aldığıma göre Şubat ayı cari işlemler dengesi verilerini inceleyelim:

TCMB tanımına göre cari işlemler hesabı bir ekonomide yerleşik kişilerin diğer ekonomilerde yerleşik kişiler (yurt dışında yerleşikler) ile belli bir dönem içinde yapmış oldukları ekonomik işlemleri gösteriyor. Buna göre;

. Dış ticaret dengesi açık verdi (- 1,9 milyar dolar)
. Taşımacılık dengesi (+ 1,0 milyar dolar)
. Seyahat dengesi (+ 0,9 milyar dolar)
. Ücret ödemeleri (- 0,7 milyar dolar)
. Yatırım dengesi açık verdi (- 0,6 milyar dolar)

Yukarıdaki beş ana kalemi topladığımızda cari işlemler dengesinin Şubat ayında kabaca 1,3 milyar dolar açık verdiğini hesaplıyoruz. TCMB’nin açıkladığı cari açık rakamı ise 1,23 milyar dolar.
Bakalım 1,23 milyar dolarlık cari açık Şubat ayında nasıl finanse edilmiş:

. Doğrudan yatırımlar açık verdi (- 0,3 milyar dolar)
. Portföy yatırımları açık verdi (- 0,4 milyar dolar)
. Efektif ve mevduatlar açık verdi (- 4,1 milyar dolar)
. Krediler (+ 0,5 milyar dolar)
. Ticari krediler (+ 1,2 milyar dolar)
. Rezerv varlıklar (+ 3,0 milyar dolar)

Yukarıdaki altı kalemi topladığımızda -0,1 milyar dolara ulaşıyoruz.

Dolayısıyla 1,23 milyar dolarlık cari işlemler açığına, finans hesabından bir katkı gelmemiş. Ancak söz konusu açık kapanmış. Nasıl mı? Ödemeler dengesinde yer alan ve nereden geldiği bilinmediği için “Net Hata Noksan” olarak adlandırılan 1,1 milyar dolarlık kalemden.

TİM verilerine göre Mart ayında ihracatın 1 milyar dolar azaldığını görüyoruz. Mart ayı PMI verileri yeni ihracat siparişlerinin yurt içi siparişlere göre daha sert azaldığını ortaya koymuştu. İthalattaki azalmanın büyüklüğü, dış ticaret açığının cari işlemler dengesi üzerindeki etkisini belirleyecek.

Dr. Fulya Gürbüz

Gelirlerde azalma Hazine’nin borç yükünü artırıyor

Geçen hafta gündemin yoğunluğundan Salı günü açıklanan nakit bazlı bütçe verilerini ancak inceleyebildim. Mart ayında nakit bazlı bütçe dengesi 40,5 milyar TL açık verdi. Aynı ay 53,9 milyar TL gelir elde edilirken, 94,4 milyar TL harcama yapıldı. Bütçe açığının finansmanı için Mart ayında 16,2 milyar TL net borçlanma gerçekleştirildi.

Yukarıdaki grafiği incelediğimizde küresel ticaret savaşı, Suriye’den gelen mülteciler, S-400 sorunu, yüksek maliyetli Kanal İstanbul projesi, doğal afetler ve Türkiye’den sermaye çıkışlarının etkisiyle 2019 yılı başından itibaren borçlanmaya ağırlık veren Hazine’nin, 2020 yılının Şubat-Mart döneminde koronavirüsün etkisi ve sermaye çıkışlarındaki artışla birlikte borçlanmada vites yükselttiğini görüyoruz. Finansman konusunda yurt dışı ile bir anlaşma sağlanmadığı takdirde gelirlerde azalmayla birlikte borçlanmada artış sürecek.

Elbette enflasyondaki aşağı seyirle birlikte faiz oranlarındaki düşüş borçlanma maliyetlerini düşürüyor. Hatta 22 Nisan’da para politikasını görüşecek olan TCMB, %9,75 olan politika faizini indirebilir. Ancak yukarıda saydığım sebeplerden dolayı Türkiye’nin risk priminin yükselmesi, Türkiye’nin ve Türk şirketlerinin yurt dışından borçlanma maliyetlerini yukarı çekmekte.

Risk demişken, koronavirüsün tüm dünyayı etkisi altına almasıyla birlikte, risk çeşitlerine bir yenisi eklendi: salgın riski. Evet, mevcut yaşadığımız dönemde mali paketler bütçeye yük getirecek, Merkez Bankasının net döviz rezervlerinin eksiye düştüğü iddiası sermaye çıkışları konusunda endişelerin devam etmesine sebep olacak, finansal varlıkların fiyatları dalgalanacak, ekonomik verilerde bozulmalar görmeye devam edeceğiz. Bu tablonun daha da karamsar olmaması için ne gerekiyor? Virüsün etkisini azaltacak önlemlerin ivedilikle alınmaya devam etmesi ve güven ortamının sağlanması.

Dr. Fulya Gürbüz