Haftanın makro-ekonomi gündemi: Enflasyon, PMI, döviz pozisyonu, reel efektif döviz kuru, İngiltere Merkez Bankası faiz kararı ve ABD işgücü verileri

4 Ağustos 2020, Salı

Temmuz ayı enflasyon verileri açıklanacak. Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ve yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Haziran ayında önceki aya göre sırasıyla %1,13 ve %0,69 artış kaydetmiş, yıllık artışlar sırasıyla %12,62 ve %6,17 olarak gerçekleşmişti. RKGE Temmuz ayı verileri üretim maliyetleri ve satış fiyatlarında yukarı seyrin sürdüğünü gösterdi.

Temmuz ayı IHS Markit satın alma müdürleri endeksleri (PMI) açıklanacak. Haziran ayında hizmet ve imalat sektörlerinden oluşan JP Morgan Küresel Bileşik Üretim Endeksi 11,4 puan artışla 47,7 seviyesine yükselmişti. Hizmetler İş Aktivitesi alt endeksi aylık 12,9 puanla 48,0 puan seviyesine yükseldi. Endeksin 50 seviyesi üzerindeki değerler sektörde önceki aya göre büyümeye işaret ediyor. Temmuz ayı ilk tahminlerine göre ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere imalat sektörü PMI endeksleri 50 seviyelerinin üzerine çıkarak sırasıyla 51,3, 54,0 ve 53,6 değerlerini aldı. Özellikle Temmuz ayında Euro Bölgesi imalat sektöründeki büyümenin olumlu etkisini Türkiye Temmuz ayı SAMEKS Sanayi Sektörü Endeksi, Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) ve Sektörel Güven Endekslerinde gördük. Dolayısıyla Haziran ayında 53,9 seviyesine yükselen İSO Türkiye İmalat PMI endeksindeki iyileşmenin Temmuz ayında da sürdüğünü göreceğiz.

5 Ağustos 2020, Çarşamba

Finans dışı firmaların Mayıs ayı döviz pozisyonu açıklanacak. Nisan ayında varlıklar aylık 4,2 milyar düşüşle 122,3 milyar dolara, yükümlülükler aylık 6,6 milyar dolar düşüşle 292,3 milyar dolara, net döviz pozisyon açığı da aylık 2,4 milyar dolar azalışla 170,0 milyar dolara gerilemişti.

Temmuz ayı Reel Efektif Döviz Kuru endeksi açıklanacak. Haziran ayında endeks önceki aya göre 0,67 puan artışla 69,32 seviyesine yükselmişti. Tarihsel olarak endeks 2007 yılı Aralık ayında 127,7 ile en yüksek, 2018 yılı Eylül ayında ise 62,5 ile en düşük seviyesini görmüştü. Türk lirası 2020 yılının ilk yarısında reel olarak %9 değer kaybetti.

IHS Markit hizmet sektörleri PMI endeksleri açıklanacak. Temmuz ayı ilk tahminlerine göre Euro Bölgesi ve İngiltere hizmet sektörü PMI endeksleri 50 seviyelerinin üzerine çıkarak sırasıyla 55,1 ve 56,6 değerlerini aldı. ABD hizmet sektörü PMI endeksi önceki aya göre iyileşme kaydederek 49,6 değerini aldı.

6 Ağustos 2020, Perşembe

İngiltere Merkez Bankası (BOE), para politikası toplantı kararını açıklayacak. BOE, 17 Haziran tarihli toplantısında %0,1 seviyesindeki politika faizini sabit bırakmıştı. Dünyanın altıncı büyük ekonomisi 2019 yılında %1,4 büyümüşken 2020 yılı ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %1,7, bir önceki çeyreğe göre ise %2,2 daraldı. 

7 Ağustos 2020, Cuma

ABD’de Temmuz ayı işgücü istatistikleri açıklanacak. Nisan ayında KOVİD-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle %14,7 seviyesine yükselen işsizlik oranı Haziran ayında %11,1 seviyesine gerilemişti. İşsizlik oranı 2010-2014 döneminde ortalama %8,0 iken 2015-2019 döneminde %4,4 seviyesine gerilemişti. Finansal krizin etkisini gösterdiği 2009 yılında ise işsizlik oranı maksimum %10,0 seviyesine ulaşmış yıllık ortalama işsizlik oranı ise %9,3 olmuştu. Ortalama saatlik kazançların yıllık artışı ise Nisan ayında yıllık %7,98 seviyesini gördükten sonra Haziran ayında %5,04 seviyesine geriledi. 24 Temmuz 2020 tarihli haftalık TCMB ve BDDK para ve banka verileri açıklanacak. 17 Temmuz verileri aşağıdaki gibidir:

Dr. Fulya Gürbüz

İmalat sektöründe üretim artışının sonucu: Enflasyonist baskı artıyor

Temmuz ayında Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) önceki aya göre 8,1 puan artışla 100,7, Hizmet Sektörü Güven Endeksi 11,2 puan artışla 66,7, Perakende Ticaret Sektörü Güven Endeksi 8,2 puan artışla 94,6 ve İnşaat Sektörü Güven Endeksi 9,0 puan artışla 87 seviyelerine yükseldi.

Kaynak: TCMB

Kaynak: TÜİK

RKGE’nin 100 seviyesini aşması reel kesim temsilcilerinin ekonomik faaliyetlere ilişkin güveninin arttığına işaret ediyor. Sektörel güven endekslerinin ise 100’den küçük değerlerini koruması sektörlerdeki kötümserliğin sürdüğünü gösteriyor.

Endekslerdeki gelişmeleri alt endekslerdeki gelişmelerle anlamaya çalışalım:

. RKGE’de yurt içi siparişlerin ağırlıklı olarak önceki aya göre aynı kaldığını dikkate aldığımızda üretim, istihdam ve ihracat siparişlerindeki beklentilerin 100 seviyesinin üzerinde olmasını özellikle Euro Bölgesi’nde imalat sektörü PMI endeksinin Temmuz ayında büyüme bölgesinde yer almasının bir sonucu olarak görüyorum. Yani reel sektörde iyimserlikteki artışın en büyük sebebi Euro Bölgesinden gelen ihracat siparişlerindeki artış. Söz konusu gelişme özellikle ihracat olmak üzere dış ticaret verilerinin Temmuz ayında da iyileşmeye devam edeceğini gösteriyor.

. Yurt içi siparişlerde ise iyileşme işaretlerinin zayıf kalmaya devam etmesi gelirler genel seviyesindeki düşüşü ve istihdamdaki azalışı destekleyen bir gelişme.

. Üretim beklentilerindeki iyileşmenin bir sonucu olarak girdi maliyetleri ve satış fiyatlarındaki artış eğilimi ise enflasyonist baskıların artıyor olduğunu gösteriyor. Enflasyondaki artış, faizler üzerindeki baskıyı artıran bir gelişmedir.

. Türkiye’de sanayi üretimi ile perakende ticaret paralel hareket etmektedir. Dolayısıyla RKGE’de üretim alt endeksindeki artış Perakende Ticaret Güven Endeksindeki artışı da destekliyor. Ancak Hizmet Sektörü Güven Endeksindeki kötümserliğin zayıflamasına rağmen halen 66,7 seviyesinde kalması Türkiye’deki ekonomik aktivitenin genele yayılamadığını, istihdamın artışına yönelik rasyonel tedbirlere ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle İnşaat Sektörü Güven Endeksinin, Hizmet Sektörü Güven Endeksine göre daha hızlı yükselmesi düşük kredi faizlerinin ve Kanal İstanbul ile ilgili gelişmelerin bir sonucu olduğunu düşünüyorum.

Dr. Fulya Gürbüz

Reel sektörde moraller giderek bozuluyor

Merkez Bankasının yayınladığı reel kesim güven endeksi (RKGE) Nisan ayında önceki aya göre 32,9 puan azalarak 66,8 seviyesine geriledi. TÜİK’in açıkladığı imalat sektörü kapasite kullanım oranı da Nisan ayında bir önceki aya göre 13,7 puan azalışla %61,6 seviyesine gerilemişti. simditahmin.com’a göre 2020 yılı Ocak-Mart dönemi öncü göstergeleri GSYH’de çeyrek bazda %3,9, yıllık bazda %7,9 büyümeye işaret ediyor. Nisan ayı öncü göstergeleri ise ikinci çeyrekte büyümenin önceki çeyreğe göre %1 üzerinde daralmaya işaret ediyor.

Gelelim Nisan ayı RKGE detaylarına. Grafik ve tablolar Merkez Bankasının ilgili raporundan alınmıştır.

Aşağıdaki tablo Nisan ayı anket sonuçlarına göre son üç ay, mevcut durum ile gelecek üç ayda üretim, sipariş ve istihdamda kötüleşmeyi özetliyor:

. Son üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacmi ve ihracat sipariş miktarındaki azalış güçlenerek arttı. Önceki ay artan iç piyasa sipariş miktarı ise azalışa geçti.

. Mevcut toplam siparişler mevsim normallerinin altında seyretmeye devam ediyor.

. Mevcut mamul mal stokları zayıflayarak da olsa mevsim normallerinin üzerinde.

. Gelecek üç aya yönelik değerlendirmelerde; üretim hacmi, iç piyasa sipariş miktarı ve ihracat sipariş miktarında azalış bekleyenler ağırlıkta.

. Gelecek üç aydaki istihdama ilişkin artış yönlü beklentiler azalış bekleyenler lehine döndü.

. Gelecek on iki aydaki sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin azalış yönlü beklentiler güçlendi.

. Ortalama birim maliyetlerde zayıflama, gelecek üç ayda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyirde güçlenme var.

. Gelecek üç aydaki satış fiyatına ilişkin beklentiler düşüş lehine döndü.

. Gelecek on iki aylık dönem sonu itibarıyla yıllık ÜFE beklentisi bir önceki aya göre 0,3 puan artarak %13,5 oldu.

. 2020 yılı Nisan ayında, ankete katılan işyerlerinin %26,4’ü üretimlerini kısıtlayan faktör bulunmadığını, %25,4’ü talep yetersizliğinin üretimlerini kısıtlayan en önemli faktör olduğunu belirtirken, onu sırasıyla diğer faktörler, hammadde ekipman yetersizliği, mali imkansızlıklar ve işgücü yetersizliği izliyor. Üretimlerini diğer faktörlerin kısıtladığını bildiren işyerlerinin %69,2’si bu faktörlerin “Covid-19 Koronavirüs Salgını” ile ilgili olduğunu belirtiyor.

. Reel sektörün son üç ayda yurt içi piyasalardaki rekabet gücü azalış bildirenler lehine döndü. Avrupa Birliği içindeki ve dışındaki yurt dışı piyasalardaki rekabet gücüne ilişkin azalış yönlü değerlendirmeler güçlenerek devam etti.

. İçinde bulunduğu sanayi dalındaki genel gidişat konusunda, bir önceki aya kıyasla daha iyimser olduğunu belirtenlerin oranı %3,2’ye, aynı kaldığını belirtenlerin oranı %36,1’e geriledi, daha kötümser olduğunu belirtenlerin oranı %60,7’ye yükseldi.

Dr. Fulya Gürbüz

İmalat sektörü yatırım ve ara mallarında kapasitesini düşük tutarken, tüketim mallarındaki artış yavaşladı

Merkez Bankası verilerine göre 2020 yılı Şubat ayında reel kesim güven endeksi (RKGE), bir önceki aya göre 2,8 puan artarak 106,9 seviyesinde gerçekleşti. Mevsimsellikten arındırılmış reel kesim güven endeksi (RKGE-MA) bir önceki aya göre 0,3 puan artarak 106,7 oldu. Endeksin 100 üzerindeki değerleri anket katılımcılarının güveninde iyileşmeye, altındaki değerler ise kötümserliğe işaret ediyor. Endeks 2019 Ekim ayından bu yana yükseliş eğilimini koruyor.

Son üç aydaki ve mevcut durumdaki ihracat sipariş miktarlarındaki artış ile mevcut durumdaki iç piyasa siparişlerindeki artış RKGE’yi bir önceki aya göre yukarı taşıdı. Toplam sipariş miktarına ilişkin beklentilerdeki kötümserlik azalmaya devam etti. Söz konusu olumlu gelişmeler katılımcıların gelecek üç aya yönelik üretim, sipariş, istihdam, ortalama birim maliyet ve satış fiyatlarında bir önceki aya göre iyimserliklerinin artmasına sebep oldu.

Öte yandan son üç aylık dönemde üretim hacmi, iç piyasa sipariş miktarları ve ortalama maliyetlerde bir önceki aya göre iyimserliğin azaldığını görüyoruz.

Raporda yer aldığı üzere mevcut stopların mevsim normallerinin üzerinde olması endeksi olumsuz etkiledi.

Gelecek on iki aydaki sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin artış yönlü beklentiler ise güçlendi.

Merkez Bankasının yayınladığı bir diğer veri de imalat sektörü kapasite kullanım oranı (KKO) oldu. Şubat ayında KKO bir önceki aya göre 0,5 puan artarak %76,0 seviyesinde gerçekleşti. Mevsimsel etkilerden arındırılmış KKO, bir önceki aya göre 0,8 puan artarak %76,6 seviyesinde gerçekleşti.

Tüketim malları KKO bir önceki aya göre azalırken, ara mallar ve yatırım malları KKO artış kaydetti. Bu gelişmeler RKGE verilerini destekliyor. 2019 yılının son çeyreğinde tüketim malları KKO %75 seviyesinin üzerinde seyrederken Ocak-Şubat 2020 döneminde düşüş eğilimine girdi. Ara malları ve yatırım malları KKO ise son 5 yılın düşük seviyelerini koruyor.

Kaynak: TCMB, TDM

Son iki ay hariç tüketim malları KKO’larda son dönemde yaşanan iyileşme hem iç hem de dış talepteki artışı destekliyor. Ancak küresel büyümeye ilişkin beklentilerdeki bozulma yatırım ve ara mal üretimi KKO’larını 2014 sonu 2015 başı seviyelerine geriletmiş durumda. Dolayısıyla imalat sektöründe istikrarlı bir güven artışı sağlanana kadar -ki bu küresel ticaret ve jeopolitik gelişmelere bağlı- yatırım harcamaları ve ara mal üretiminde yatay yönlü seyrin devam etmesini bekliyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz

Enflasyondaki artış eğilimi Merkez Bankasına “bekle” sinyali veriyor

TÜİK verilerine göre, tüketici (TÜFE) ve yurt içi üretici fiyatları (ÜFE) Ocak ayında bir önceki aya göre sırasıyla yüzde 1,35 ve yüzde 1,84 artış kaydetti.

Enflasyondaki aylık bazda artışın sebebi ne?

Sebeplerden biri Ocak ayında Türk lirasında yaşanan değer kaybı. Yarı yarıya ABD doları ve Euro’dan oluşan döviz sepeti, Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 1,2 artış kaydetti.

Ocak ayına ilişkin olarak TCMB’nin yayınladığı Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) ve İSO’nun yayınladığı imalat sektörü PMI verileri, imalat sektöründe birim maliyetlerin Ocak ayında hızlı bir artış yaşadığını ortaya koydu. İSO anketinde, anket katılımcıları girdi maliyetlerindeki artışın TL’deki değer kaybından kaynaklandığını ifade ettiler.

Gelelim diğer sebebe.

İSO endeksinde, nihai ürün fiyatlarının Ocak ayında, Haziran 2019’dan bu yana en yüksek aylık artışı kaydettiği belirtiliyor.

RKGE verilerine göre ise anket katılımcıları satış fiyatlarının gelecek üç ayda artmaya devam edeceğini bekliyorlar. Ankete göre, gelecek on iki aylık dönem sonu itibarıyla yıllık ÜFE beklentisi yüzde 13,3 seviyesinde bulunuyor.

Nihai ürün fiyatlarının artmasında ise –RKGE, İSO imalat sektörü PMI ve SAMEKS verilerinin de gösterdiği gibi– yurt içi siparişlerde Ocak ayında yaşanan artış etkili oldu.

Dolayısıyla mevcut üç adet anket verilerinden, Ocak ayında kurdaki artışın girdi maliyetlerini, iç talepteki artışın ise nihai ürün fiyatlarını artıran iki ana faktör olduğu bilgisini aldık.

Enflasyondaki seyir Merkez Bankası para politikasına nasıl yansıyabilir?  

TCMB Para Politikası Kurulu 19 Şubat tarihinde toplanacak ve faiz kararını açıklayacak. Kurul, 16 Ocak tarihli toplantısında enflasyonda ve risk primindeki düşüş eğilimini vurgulayarak politika faizi olan 1 hafta vadeli borç verme faiz oranını yüzde 12’den yüzde 11,25’e düşürmüştü. Ocak ayında enflasyondaki yukarı yönlü seyir, Kurul’un 19 Şubat toplantısında politika faizinde değişikliğe gitmeyeceği ihtimalini artırıyor.

Dr. Fulya Gürbüz