Ekonomi Gündemi: Borç, enflasyon, imalat, güven endeksleri, kapasite, turizm

21 – 25 Şubat haftasında Şubat ayına ilişkin olarak imalat ve hizmet sektörlerine ilişkin öncü verileri izleyeceğiz. Ocak ayına ilişkin olarak ihracat üreticileri ve tarım girdilerinde yüksek enflasyona tanık olacağız.

21 ŞUBAT 2022, PAZARTESİ

OCAK AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Merkezi yönetim borç stoku 2021 yılı Aralık ayında aylık 39 milyar TL (%1,5) artışla 2 trilyon 747 milyar TL olmuştu. TL cinsi stok 12,7 milyar TL, döviz cinsi stok 26,9 milyar TL artmıştı.

Kaynak: Turkey Data Monitor

OCAK AYI YURT DIŞI ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (YD-ÜFE) – TÜİK

İhracatçının üretim maliyeti Aralık 2021’de aylık %25,92, yıllık %87,64 artış kaydetmişti. Ocak ayında döviz kuru önceki aya göre yatay kalmış olsa da enerji fiyatlarına yapılan zamların ihracat maliyetleri üzerinde baskı oluşturmaya devam edecektir.

Kaynak: TÜİK

2021 YILI ARALIK AYI TARIMSAL GİRDİ FİYAT ENDEKSİ (TARIM-GFE) – TÜİK

Tarım-GFE Kasım 2021’de yıllık %36,20, aylık %8,52 artış kaydetmişti. Aylık en yüksek artış %19,9 ile gübre ve toprak geliştiricilerde olmuş; hayvan yemi fiyatları %8,5, enerji fiyatları %7,0 artmıştı. Döviz kurunun sert yükseldiği Aralık ayında Tarım-GFE’deki sert yükseliş kaçınılmaz olacak.

Kaynak: TÜİK

OCAK AYI TURİZM İSTATİSTİKLERİ – KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI

2021 yılı Aralık ayında ülkeye 1.892.520 turist giriş yaparken, 1.671.443 turist çıkış yapmıştı. Kasım 2021’de 1 milyar 775 milyon dolar olan net turizm geliri Aralık ayında 1 milyar 549 milyon dolara gerilemişti. 2021 yılı toplamında 24,5 milyar dolar net turizm geliri elde edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı 2022 yılı için 35 milyar dolarlık gelir hedefliyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

22 ŞUBAT 2022, SALI

ŞUBAT AYI İMALAT SEKTÖRÜ KAPASİTE KULLANIM ORANLARI (KKO) – TCMB

Ocak ayında imalat sanayi genelinde KKO, aylık 1,1 puan azalışla %77,6 seviyesine gerilemişti. KKO; yatırım mallarında yüzde 2,0 puan, ara mallarda yüzde 1,1 puan, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 0,5 puan, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 0,4 puan düşmüştü.

Kaynak: TCMB

ŞUBAT AYI REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (RKGE) – TCMB

Ocak ayında RKGE, aylık 3,4 puan artışla 109,5 seviyesine yükselmesine rağmen ihracatta düşüşe, üretimde zayıflığa, kredilerde yavaşlamaya tanık olduk. Şubat ayı göstergelerinde halen iyimserlik mi hakim olacak gözleyeceğiz.

Kaynak: TCMB

ŞUBAT AYI SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ (YD-ÜFE) – TÜİK

Ocak ayında mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi bir önceki aya göre; hizmet sektöründe %1,2 ve perakende ticaret sektöründe %2,5 arttı, inşaat sektöründe %5,0 azalmıştı. Şubat ayında tüketici güven endeksindeki kötüleşmenin, hizmet ve perakende ticaret sektörlerine yansımalarına odaklanacağız.

Kaynak: TÜİK

23 ŞUBAT 2022, ÇARŞAMBA

OCAK AYI TRAFİĞE KAYDI YAPILAN TAŞIT SAYISI – TÜİK

Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı Aralık 2021’de aylık %26,1’lik düşüşle 65 bin 562 adet olmuştu. 2021 yılı genelinde ise trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı yıllık %11,0 artışla 1 milyon 153 bin 165 adet oldu.

Kaynak: TÜİK

24 ŞUBAT 2022, PERŞEMBE

18 ŞUBAT TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

11 Şubat ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre hafif yükseldi. TL cinsi mevduat faizleri %16-19 aralığına geriledi, TL cinsi kredi faizleri %18-31 aralığına yükseldi. TL mevduat hacmi önceki haftaya göre %5 sert yükselirken, TL kredi hacmi hafif artışını sürdürdü.Gerçek kişilerin döviz mevduatları (DTH) önceki haftaya göre 0,6 milyar dolar düşüşle 112,6 milyar dolara, tüzel kişilerin 1,3 milyar dolar düşüşle 80,2 milyar dolara geriledi, yurt dışı döviz mevduatları 0,1 milyar dolar düşüşle 24,7 milyar dolara geriledi; böylece toplam DTH büyüklüğü 1,7 milyar dolar düşüşle 220,1 milyar dolara geriledi. Tüzel kişilerin DTH’si 24 Aralık’tan bu yana 10,4 milyar dolar, gerçek kişilerin 5,0 milyar dolar azaldı. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar artışla 5,1 milyar dolara yükseldi. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 114,8 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar arttı; altın rezervleri 39,7 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,8 milyar dolar arttı, brüt döviz rezervleri 75,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,6 milyar dolar azaldı. Merkez Bankasının net rezerv açığı önceki haftaya göre 2,7 milyar dolar düşüşle 31,2 milyar dolara geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stokları toplamı 23,6 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre 0,9 milyar dolar arttı. Yurt dışı yerleşikler hisse senetlerinde 24 milyon dolarlık net satış, DİBS’te 20 milyon dolarlık net alış gerçekleştirdi.

Kaynak: Turkey Data Monitor

25 ŞUBAT 2022, CUMA

ŞUBAT AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Ekonomik güven endeksi Ocak ayında aylık 2,6 puan artışla 100,8 değerine yükselmiş, böylece endeks iyimserlik bölgesine geçmişti. Ekonomik güven endeksindeki artış, tüketici, reel kesim (imalat sanayi), hizmet ve perakende ticaret sektörü güven endekslerindeki artışlardan kaynaklanmıştı. Şubat ayında tüketici güven endeksinin düşmesi ekonomik güven endeksine aşağı yönde baskı yapacaktır.

Kaynak: TÜİK

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Bütçe, dış borç, konut, politika faizi, tarım, tüketici güveni

14 – 18 Şubat haftasında öncü göstergelere göre konut fiyatlarında artış, konut satışlarında düşüş, tarım üretici enflasyonunda yükseliş göreceğiz, TCMB büyük olasılıkla politika faizini sabit tutacak. Tüketici güven endeksi, bütçe ve dış borç detaylarına odaklanacağız. ABD, Rusya’nın bu hafta Ukrayna’yı işgal edeceğini iddia ediyor.

15 ŞUBAT 2022, SALI

OCAK AYI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Merkezi yönetim bütçesi 2021 yılı Aralık ayında 135,1 milyar TL gelir elde ederken, 280,8 milyar TL gider kaydetti. Böylece bütçe Aralık ayında 145,7 milyar TL açık verdi. Aralık ayında giderlerde en dikkat çekici artışların olduğu iki alt kalem toplamda 78,7 milyar TL tutarındaki yakıt ve enerji hizmetlerini kapsayan KİT görev zararı ve KİT’e borç verme oldu. 2021 yılının tamamında bütçe 192,2 milyar TL açık verdi.

Kaynak: Turkey Data Monitor

OCAK AYI TARIM ÜFE – TÜİK

Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE) Aralık 2021’de aylık %12,51, yıllık %36,39 artış kaydetmişti. Endeksteki yükselişte döviz kurundaki artışa bağlı olarak ithal tarım girdi ve enerji maliyetlerinde artışın etkisi olmuştu. Ocak ayında döviz kurundaki düşüşe rağmen artan enerji fiyatlarına bağlı olarak Tarım-ÜFE’de artış göreceğiz.

Kaynak: Turkey Data Monitor

16 ŞUBAT 2022, ÇARŞAMBA

2021 YILI ARALIK AYI KONUT FİYAT ENDEKSİ – TCMB

2021 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre %9,0 oranında artan konut fiyat endeksi, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak %50,5, reel olarak %19,7 oranında artış kaydetmişti. Aralık ayında döviz kurundaki sert artışın inşaat ve malzeme maliyetlerini yukarı çekmesine bağlı olarak konut fiyatlarında da artış göreceğiz.

Kaynak: Turkey Data Monitor

2021 YILI ARALIK AYI ÖZEL SEKTÖR YURT DIŞI KREDİ BORCU – TCMB

Kasım 2021’de özel sektörün uzun vadeli yurt dışı kredi borcu aylık 1,9 milyar dolar düşüşle 159,6 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Finans sektörünün borcu aylık 0,4 milyar dolar düşüşle 64,3 milyar dolar, finans dışı sektörün borcu aylık 1,5 milyar dolar düşüşle 95,3 milyar dolar olmuştu. Özel sektörün 127,3 milyar dolarlık yurt dışı kredi borcu, 32,3 milyar dolarlık tahvil borcu bulunuyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

17 ŞUBAT 2022, PERŞEMBE

PARA POLİTİKASI TOPLANTISI – TCMB

TÜFE %50’ye, yıl sonu TÜFE beklentisi %35’lere yaklaşmışken Merkez Bankası %14 olan politika faizini değiştirmeyecek.

Kaynak: Turkey Data Monitor

2021 YILI ARALIK AYI TÜRKİYE KISA VADELİ DIŞ BORÇ STOKU – TCMB

Kasım 2021’de kısa vadeli dış borç stoku aylık 1,4 milyar dolar azalışla 124,1 milyar dolara gerilemişti. Borcun 53,5 milyar doları bankalara, 44,5 milyar doları banka dışı sektöre, 26,0 milyar doları Merkez Bankasına ait bulunuyor. Kasım ayı itibariyle gelecek 12 ayda vadesi dolacak toplam dış borç büyüklüğü ise 167,5 milyar dolar seviyesindeydi.

Kaynak: Turkey Data Monitor

11 ŞUBAT TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

4 Şubat ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre değişmedi. TL cinsi mevduatlar önceki haftaya göre %1,7 artarken, TL cinsi krediler hafif yükseldi. TL cinsi mevduat faizleri %16-21 aralığında değişmezken, TL cinsi kredi faizleri %17-31 aralığına hafif geriledi. Gerçek kişilerin döviz mevduatları (DTH) 113,3 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişmedi, tüzel kişilerin 3,3 milyar dolar düşüşle 81,5 milyar dolara geriledi, yurt dışı mevduatlar 0,3 milyar dolar artışla 24,8 milyar dolara yükseldi; böylece toplam DTH büyüklüğü 4 Şubat haftasında 3,0 milyar dolar düşüşle 221,8 milyar dolara geriledi. Tüzel kişilerin DTH’si 24 Aralık’tan bu yana 9 milyar dolar, gerçek kişilerin 4,4 milyar dolar azaldı. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre 0,1 milyar dolar artışla 4,8 milyar dolara yükseldi. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 4 Şubat haftasında 114,7 milyar dolar ile önceki haftaya göre 4,4 milyar dolar arttı. Altın rezervleri 38,9 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar arttı, brüt döviz rezervleri 75,7 milyar dolar ile önceki haftaya göre 4,0 dolar arttı. Merkez Bankasının net rezerv açığı önceki haftaya göre 2,4 milyar dolar düşüşle 33,9 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stokları toplamı 22,7 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre 0,4 milyar dolar geriledi. Yurt dışı yerleşikler 4 Şubat ile biten haftada hisse senetlerinde 82 milyon dolarlık net satış, DİBS’te 36 milyon dolarlık net alış gerçekleştirdi.

Kaynak: Turkey Data Monitor

18 ŞUBAT 2022, CUMA

ŞUBAT AYI TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Tüketici güven endeksi Ocak ayında döviz kurundaki dalgalanmaların azalmasına bağlı olarak aylık 4,3 puan artışla 73,2 seviyesine yükselmişti. Endeksin 100 altındaki değerler tüketicilerin kötümser olduğunu gösteriyor. Enflasyondaki yükseliş ve Şubat ayında devam eden zamların tüketici güvenine yansımasını izleyeceğiz.

Kaynak: TÜİK

OCAK AYI KONUT SATIŞLARI – TÜİK

Türkiye genelinde konut satışları Aralık ayında aylık %26,7, yıllık %113,7 arışla 226 bin 503 olmuştu. Konut satışlarındaki artışta artan konut kredileri ve döviz kurundaki sert yükselişin etkisi olmuştu. 2021 yılı genelinde toplam konut satışları bir önceki yıla göre %0,5 azalışla 1 milyon 491 bin 856 olarak gerçekleşmişti. Ocak ayında konut kredilerindeki sert düşüş konut satışlarını da aşağı çekecektir.

Kaynak: TÜİK

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: TCMB faiz kararı, bütçe, dış borç, tarım, konut

15–19 Kasım haftasında TCMB’nin faiz indirmesi beklenirken, Ekim ayına ilişkin olarak bütçe artışının süreceğini, konut satışlarında talep artışını görebiliriz. Eylül ayına ilişkin olarak, konut fiyatlarında yükseliş ihtimalini ortaya koyarken, özel sektör yurt dışı kredi borcuna ve Türkiye’nin toplam kısa vadeli dış borç stokuna odaklanacağız.

15 KASIM 2021, PAZARTESİ

EKİM AYI BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Merkezi yönetim bütçesi Eylül ayında 23,6 milyar TL açık vermiş, böylece 2021 yılının ilk 9 ayında toplam bütçe açığı 61,1 milyar TL olmuştu. Bütçe 2020 yılında toplamda 175,3 milyar TL açık vermişti. 2020 yılının ilk 9 ayında toplam 808 milyar TL vergi geliri elde edilmiş, 1 trilyon 52 milyar TL harcama yapılmıştır. 2022-2024 Orta Vadeli Programda 2021 yılında 1 trilyon 58 milyar TL vergi geliri toplanması, 1 trilyon 506 milyar TL harcama yapılması tahmin ediliyor. Buna göre 2021 yılının ilk 9 ayında hedeflenenin %76’sı kadar vergi toplanmış, %70’i kadar harcama yapılmıştır. Hazine’nin açıkladığı verilere göre Ekim ayında nakit bütçe dengesi 5,2 milyar TL açık verdi.

Kaynak: Turkey Data Monitor

EKİM AYI TARIM-ÜFE – TÜİK

Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE) Eylül ayında yıllık %23,35, aylık %1,46 artış kaydetmişti. Tarım-ÜFE Haziran-Eylül döneminde aylık ve yıllık artışlarını aralıksız sürdürürken, Eylül ayında aylık ve yıllık artışlar Ağustos ayına göre yavaşladı. Yurt içi üretici fiyat endeksinde (Yİ-ÜFE) gıda maliyetleri Ekim ayında aylık %3,3, yıllık %38 artış kaydetmişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

EKİM AYI KONUT SATIŞLARI – TÜİK

Türkiye genelinde konut satışları Eylül ayında bir önceki aya göre %4,1 artışla 147 bin 143 olmuştu. 2020 yılının ilk 9 ayında toplam 1 milyon 161 bin 278 konut satışı gerçekleşmişken 2021 yılının aynı döneminde toplam satış 949 bin 138 oldu. TCMB’nin Eylül ve Ekim aylarında yaptığı faiz indirimlerine bağlı olarak konut kredi faiz oranlarındaki gerileme, konut kredi hacminde hızlanma getirmiştir. Ekim ayında konut satışlarındaki artış devam edecek gibi gözüküyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

16 KASIM 2021, SALI

EYLÜL AYI MERKEZ BANKASI KONUT FİYAT ENDEKSİ – TCMB

Konut fiyatları Ağustos ayında bir önceki aya göre %3,9, bir önceki yılın aynı ayına göre %33,4, reel olarak ise yıllık %11,9 artış kaydetmişti. Ağustos ayında önceki aya göre inşaat maliyetlerindeki artışın hız kesmesi ve döviz kurundaki düşüşe rağmen konut fiyatlarındaki yükseliş hızlanmıştı. Eylül ve Ekim aylarında konut kredilerinin artış göstermesi konut fiyatlarında yukarı yönü destekleyecektir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

EYLÜL AYI ÖZEL SEKTÖR UZUN VADELİ YURT DIŞI KREDİ BORCU – TCMB

Özel sektörün uzun vadeli yurt dışı kredi borcu Ağustos ayında bir önceki aya göre 1,0 milyar dolar artışla 164,5 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Toplam borcun 65,9 milyar doları finans sektörüne, 98,6 milyar doları finans dışı özel sektöre aittir. Finans sektörü yurt dışı borcunu Şubat ayından bu yana aralıksız 5,5 milyar dolar azaltmıştır. Sektör bazında hizmet sektörü 61,0 milyar dolar ile en yüksek boç payına sahiptir. Hizmet sektörünü 37,2 milyar dolar ile sanayi sektörü izliyor. Alt sektör bazında imalat sektörü 23,5 milyar dolar, inşaat sektörü 23,4 milyar dolar, ulaştırma-depolama sektörü 13,1 milyar dolar, enerji sektörü 12,9 milyar dolar dış borca sahiptir. Özel sektörün kısa vadeli dış borcu ise Ağustos ayında aylık 0,6 milyar dolar azalarak 8,9 milyar dolar olmuştur. Aşağıdaki grafikte de görülebileceği gibi özel sektör bankaları (mavi çizgi) ve diğer finansal kuruluşları (mor çizgi) uzun vadeli yurt dışı borcunu azaltmaya devam etmektedirler.

Kaynak: Turkey Data Monitor

17 KASIM 2021, ÇARŞAMBA

EYLÜL AYI TÜRKİYE KISA VADELİ DIŞ BORÇ STOKU – TCMB

Türkiye’nin kısa vadeli toplam dış borç stoku Ağustos ayında aylık 1,6 milyar dolar artışla 126,9 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Borcun 27,0 milyar doları Merkez Bankasına, 59,3 milyar doları bankalara, 40,5 milyar doları diğer sektörlere aittir. Ağustos ayından itibaren gelecek 12-ayda ödenecek toplam dış borç stoku 169,2 milyar dolardır. Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi finans dışı özel sektör (açık mavi çubuklar) ve Merkez Bankası (siyah çubuklar) 2020 yılının ikinci yarısından bu yana kısa vadeli dış borcunu artırmaktadır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

18 KASIM 2021, PERŞEMBE

MERKEZ BANKASI PARA POLİTİKASI TOPLANTISI – TCMB

TCMB Kasım ayı Piyasa Katılımcıları Anketinde %19,9 olan enflasyona (yeşil çizgi) rağmen TCMB’nin politika faizini (siyah çizgi) %16’dan %15,0-15,5 aralığına çekmesi (kırmızı çizgi) bekleniyor. Halbuki geçmişte politika faizi uzun süre enflasyonun gerisinde kaldığında TCMB’den sert artırımları çokça gördük. TCMB’nin 18 Kasım’da olası faiz indirme hamlesi döviz kurunda hızlanmayı getirecektir. Beraberinde enflasyon baskısı ve zamlar talep tarafını zayıflatacaktır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

12 KASIM 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

5 Kasım ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre yatay kaldı. TL cinsi mevduatlar ve krediler önceki haftaya göre yatay kaldı. TL cinsi mevduat faiz oranları %13-17 aralığını, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığını korudu. Gerçek kişilerin döviz mevduatları (DTH) önceki haftaya göre 0,1 milyar dolar artışla 114,5 milyar dolara, tüzel kişilerin 0,4 milyar dolar artışla 88,3 milyar dolara, yurt dışı mevduatlar 0,1 milyar dolar artışla 24,6 milyar dolara yükseldi, böylece toplam DTH büyüklüğü 5 Kasım haftasında 0,5 milyar dolar artışla 229,7 milyar dolar oldu. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar artışla 5,7 milyar dolar oldu. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 125,4 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1,7 milyar dolar arttı; altın rezervleri 39,7 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişmedi, brüt döviz rezervleri 85,8 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1,7 milyar dolar arttı. Merkez Bankasının net rezerv açığı önceki haftaya göre 1,2 milyar dolar düşüşle 22,0 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stokları toplamı 29,5 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre 0,7 milyar dolar arttı. Yurt dışı yerleşikler 5 Kasım ile biten haftada hisse senetlerinde 274 milyon dolarlık net alış, DİBS’te 34 milyon dolarlık net alış gerçekleştirdi.

Dr. Fulya Gürbüz

Türkiye’nin dış borç stoku 450 milyar dolara yükseldi

2020 yılının son çeyreğinde Türkiye’nin dış borç stoku bir önceki çeyreğe göre 14 milyar dolar artışla 450 milyar dolar seviyesine yükseldi. Böylece, 2020 yılının ilk yarısında 426 milyar dolar seviyesine gerileyen toplam dış borç stoku, 2020 yılının son yarısında 24 milyar dolar artmış oldu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

2020 yılında 717 milyar dolar GSYH elde edilmişti. Böylece Türkiye’nin dış borç stoku 2020 yılı sonunda GSYH’nin %63 seviyesine yükselerek tarihi rekor kırdı. 2005 yılında %34 seviyesinde olan söz konusu oran 2011’den bu yana aralıksız yükselişini sürdürüyor. Aşağıdaki grafikte “Dış Borç / GSYH” oranındaki yukarı yönlü seyri görebilirsiniz.  2001 yılında yaşanan krizin etkisiyle dış borç stoku GSYH’nin %56’sına yükselmiş, 2008-2009 küresel finans kriz döneminde ise %41 olmuştu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Hem kısa hem de uzun vadeli dış borç stoku artışını sürdürdü…

Vade bazında, kısa vadeli dış borç stoku 2020 yılının son üç çeyreğinde ardı ardına artarak ilk çeyreğe göre toplam 19,3 milyar dolar artışla 138,5 milyar dolar seviyesine yükselirken, orta-uzun vadeli dış borç stoku son iki çeyrekte ardına ardına toplam 10,2 milyar dolar artışla 311,5 milyar dolar oldu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Hem kamu hem de özel sektör 2020 yılının son iki çeyreğinde dış borcunu artırdı…

Borçlu bazında bakıldığında bir önceki çeyreğe göre Merkez Bankasının dış borç stoku yılın son çeyreğinde 0,3 milyar dolar artışla 21,4 milyar dolar, kamu sektörünün 6,7 milyar dolar artışla 173,1 milyar dolar, özel sektörün ise 7,0 milyar dolar artışla 255,6 milyar dolar seviyelerine yükseldi. Kamunun dış borcu bütünüyle kamu bankalarına aittir. Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi Türkiye’nin dış borcunun yükünü ağırlıklı olarak özel sektör yüklenmiş bulunmaktadır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Finans dışı özel sektör hem kısa hem de uzun vadede dış borcunu artırdı…

2020 yılı son çeyreği itibariyle 255,6 milyar dolar büyüklüğündeki özel sektörün dış borcunun %59’unu (151 milyar dolar) finansal olmayan özel sektör kuruluşlarının dış borcu oluşturmaktadır. Finans dışı özel sektörün dış borcunun toplam dış borç stoku içindeki payı ise %34’tür.

Finansal olmayan özel sektör kuruluşlarının dış borç stoku 2020 yılı son çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 4,8 milyar dolar artışla 151,1 milyar dolar seviyesine yükseldi. Böylece yılın ikinci yarısında finans dışı özel sektörün dış borç stokunda yılın ilk yarısına göre 10,6 milyar dolarlık artış yaşanmış oldu.

Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi hem finans hem de finans dışı özel sektör kuruluşları kısa vadeli dış borcunu son dönemde artırmıştır. Benzer şekilde finans dışı özel sektör uzun vadeli dış borcunda artışa giderken özel sektör finans kuruluşlarının uzun vadeli dış borcunda önemli bir değişiklik yaşanmamıştır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dış borç stoku neden artıyor?

Türkiye’nin dış borcunun artmasında en büyük etken yurt içinde sıkı para politikasının kredi hacmini yavaşlatmasına bağlı olarak yurt dışındaki özellikle de ABD ve Euro Bölgesi’ndeki düşük faiz oranlarının sağladığı avantaj. Elbette Türkiye’nin artan risk primi Türkiye’nin yurt dışından borçlanma maliyetlerini artırsa da aşağıdaki grafikte de görüleceği üzere ABD merkez bankası Fed’in pandemi sebebiyle politika faizini 2020’nin ikinci çeyreğinde tekrar %0-0,25 aralığına düşürmüş olması Türkiye’nin hem kısa vadeli hem de uzun vadeli olarak yurt dışından borçlanma eğiliminin artmasında en önemli etken.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Güven kaybı ve artan riskler ekonomi üzerinde alarm zillerinin çalmasına sebep oluyor…

Artan dış borç stoku ve bütçe açığı, azalan TCMB rezervleri, gelecek 12 ayda ödenmesi geren 190 milyar dolar dış borç yükü, 36 milyar dolara yükselen cari açık, TCMB Başkanının görevden alınması, iç siyasette yaşanan gelişmeler Türk lirasındaki kırılganlığın tekrar artmasına sebep oldu. Artan Covid vakaları ve zayıf ihracat performansını dikkate aldığımızda istihdamda kayıpların artarak devam edeceğini tahmin etmek zor değil.

Dr. Fulya Gürbüz

Finans dışı özel sektörün dış borcu artıyor

Türkiye’de özel sektörün uzun vadeli yurt dışı kredi borcu artmaya başladı…

Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, 2018 yılı Şubat ayında 228,0 milyar dolar seviyesine kadar çıkan özel sektörün uzun vadeli toplam yurt dışı kredi borcu, Aralık 2020’de bir önceki aya göre 2,6 milyar dolarlık artışla 163,5 milyar dolar seviyesine yükseldi. Söz konusu yükselişte, finansal olmayan şirketlerin borcunda 1,9 milyar dolar, finansal kuruluşlarda ise 0,7 milyar dolarlık artışların etkisi oldu. Böylece, finans dışı şirketlerin uzun vadeli yurt dışı kredi borcu, Aralık 2020 itibariyle 93,1 milyar dolara, finans kuruluşlarının ise 70,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Aşağıdaki grafikte siyah renkli çubuklar özel finansal sektörün, gri renkli çubuklar finans dışı özel sektörün, açık gri çubuklar ise özel sektörün toplam yurt dışı kredi borcunu göstermektedir. 

Kaynak: TCMB, TDM

Finans dışı sektörün alt sektörlerine bakıldığında, sınai sektörünün uzun vadeli dış borcu 35,5 milyar dolar, sınai sektörünün alt sektörleri olan imalat sektörünün uzun vadeli dış borcu 23,4 milyar dolar; elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörünün ise 11,1 milyar dolardır.

Finans dışı sektörün diğer bir kolu da hizmetler sektörüdür ve 57,1 milyar dolarlık uzun vadeli dış borcu bulunmaktadır. Hizmet sektörünün alt sektörleri olan inşaat şirketlerinin uzun vadeli dış borcu 19,7 milyar dolar, ulaştırma ve depolama şirketlerinin 13,6 milyar dolar, bilgi ve iletişim şirketlerinin 6,4 milyar dolar, gayrimenkul faaliyetlerinin 5,3 milyar dolar, toptan ve perakende şirketlerinin 4,6 milyar dolar, insan sağlığı ve sosyal hizmetler kuruluşlarının 3,9 milyar dolardır.

Dolayısıyla, özel sektörün uzun vadeli yurt dışı kredi borcunun en büyük kısmını Covid-19’un durma noktasına getirdiği hizmet sektörü yüklenmiş durumdadır. İşte bu yüzden, Covid-19 kısıtlamaları devam ettikçe, şirketlerin borç ödeme kabiliyetleri ve borç döndürürken maruz kaldıkları yüksek maliyetler, ana başlıklar olarak karşımıza çıkmaktadır.

Özel sektör finans dışı kuruluşların kısa vadeli dış borcu da artıyor…

TCMB verilerine göre Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku Aralık ayında bir önceki aya göre 4,2 milyar dolar artışla 138,7 milyar dolar seviyesine, finans dışı özel sektörün kısa vadeli dış borç stoku ise, aylık 1,3 milyar dolar artışla 57,9 milyar dolar seviyesine yükseldi. Aşağıdaki grafikte özel sektör finans dışı kuruluşların kısa ve uzun vadeli yurt dışı borcunu görebilirsiniz.

Kaynak: TCMB, TDM

Gelecek 12 ayda vadesi dolacak ve yapılması gereken ödemeler ise, Kasım ayındaki 184,3 milyar dolardan Aralık ayında 188,8 milyar dolar seviyesine yükselmiştir.

Yurt içinde kredi faiz oranlarındaki artış, özel sektörü dış borca yöneltiyor…  

6 Kasım 2020’den itibaren Naci Ağbal başkanlığında TCMB, enflasyonla mücadele kapsamında sıkı para politikasını devreye sokarak, politika faizini Kasım ve Aralık ayı toplantılarında toplam 675 baz puan (yüzde 6,75 puan) artışla %17 seviyesine yükseltti. Artık, bankalar gecelik vadede değil, 1-haftalık vade ile fonlanmaya başlandı. Elbette, faiz artışı kredi faizlerine de yansıyarak TL cinsi ticari kredi faiz oranları %20, ihtiyaç kredisi faiz oranları ise %23 seviyelerinin üzerine çıktı.

Enflasyonun sadece Türkiye’de değil küresel bazda da sinyallerini almaya başladık. Özellikle Türkiye’nin dış borçlanmada ağırlıklı olarak ABD doları ve Euro cinsinden borçlanması sebebiyle gözümüz ABD ve Euro Bölgesi ekonomilerinde. Nitekim ABD merkez bankası Fed, enflasyon vurgusu yapmaya başladı bile. Bu sebeple düşük faiz imkanından yararlanmak isteyen Türk şirketleri yurt dışındaki düşük faiz oranlarından faydalanmayı tercih etmeye başladı. Aslında şu şekilde sorsaydım siz zaten cevabını vermiş olacaktınız: “Bir şirket yöneticisi olsaydınız, yurt dışı borçlanma faizleri halen düşük seviyelerini korurken, üstelik de Türkiye’nin risk primi düşmüşken yurt içinden mi, yoksa yurt dışından mı borçlanmayı tercih ederdiniz?”

Eklemekte fayda var; aşılamanın olumlu sonuçlar vermesi ile birlikte, yılın ikinci yarısında kısıtlamalar da azalmaya başlayacaktır. Ve enflasyon sinyallerinin arttığı bir ortamda, Fed de faiz artırımına ilişkin sözlü yönlendirmelerine devam edecektir. Aşağıdaki grafikte, Fed’in 2013 yılı sonlarında faiz artırımı yapacağını sözlü olarak belirtmesiyle, Türkiye’deki finans dışı özel sektörün yurt dışından uzun vadeli borçlanmaya ağırlık verdiğini açıkça görebiliyoruz. 

Kaynak: TSMB, TDM

Peki, risk primi ne zamana kadar düşük kalmaya devam edecek?

Türkiye’nin Nisan 2020’de 650 seviyesinin üzerine çıkan 10-yıl vadeli CDS primleri 18 Şubat itibariyle 318 seviyelerine kadar geriledi. Benzer şekilde, 2-yıl vadeli CDS primi Mayıs 2020’de 580 seviyesini aşmışken yine 18 Şubat itibariyle 213 seviyelerine gerilemiş durumda. Bu iki sayı şunu ifade ediyor: Türkiye Hazinesi ve şirketleri diyelim ki ABD doları cinsinden 2-yıl vadeli borçlanmak istiyor. Yatırımcıya vadedilen getiri 2-yıl vadeli ABD tahvil faiz oranının üzerine %2-3 gibi ek bir prime işaret ediyor, ki bu prim hatırlarsak, 2020 yılı Nisan ayında %6’lara kadar yükselmişti. investing.com sitesinden aldığım aşağıdaki grafikte Türkiye’nin 2-yıl vadeli CDS primlerinin seyrini görebilirsiniz.

Kaynak: INVESTING.COM

Türkiye’nin risk primi düşmesine rağmen, Covid-19 ile ilgili her olumlu gelişme başta petrol olmak üzere emtia ve özellikle de gıda fiyatları üzerindeki baskıyı artırıp, enflasyon beklentilerini yukarı çekecektir. Bu sebeple Türkiye’nin risk primi düşmüşken yurt dışındaki mevcut düşük faiz imkanından faydalanmak elbette şirketler için rasyonel bir çözümdür.

Yukarıda sorduğum risk priminin ne zamana kadar düşük kalacağı tamamen Covid-19’a bağlı. Nasıl mı? Kısıntılar devam etse de etmese de, enflasyon baskısı sürecek, kısıntılardaki gevşeme fiyat artışlarını daha da hızlandıracaktır. Bu arada şunu hatırlatmak istiyorum; tedarik zincirindeki zorluklar (beklenen ithal ürünlerle ihraç edilecek ürünlerin nakliyesindeki zorluklar) küresel olarak tedarikçilerin fiyat yükseltmesine, yüksek maliyetler ise nihai ürün fiyatlarına yansıtılarak tüketici fiyat enflasyonunun küresel olarak artmasına sebep oluyor. Bütün bunların yanı sıra, enflasyon beklentilerindeki artış da, borç verenlerin yüksek faiz oranı istemesini beraberinde getiriyor. Bu durum, dış borcu oldukça fazla olan Türk kamu ve özel sektörünün üzerindeki yükünü artıran çok önemli bir faktördür. Dolayısıyla, Covid-19 kısıtlamalarındaki gevşeme; enflasyon, cari açık, bütçe ve borç sorunlarını artıracak sonuçları da doğuracaktır.

Dr. Fulya Gürbüz

Finans dışı kesimin kısa vadeli döviz pozisyon fazlası nispeten sarı ışık yakıyor

Merkez Bankası 5 Mayıs’ta finansal kesim dışındaki firmaların 2020 yılı Şubat ayı sonuna ait döviz varlık ve yükümlülüklerini açıkladı. Finans dışı sektörün döviz varlıkları Şubat ayında 128,2 milyar dolara yükseldi, döviz yükümlülükleri ise 298,7 milyar dolara geriledi. Böylece finans dışı sektörün net döviz pozisyonu, Şubat ayında önceki aya göre 5,5 milyar dolar düşüşle 170,4 milyar dolar seviyesine geriledi.

Finans dışı kesimin net döviz pozisyon açığı azalıyor

Aşağıdaki grafikte görüldüğü gibi, finans dışı sektör döviz yükümlülüklerini Mayıs 2018’den itibaren dikkat çekici bir şekilde azaltmaya başlamış, yani döviz borcunun daha azını tekrar borçlanmış. Öte yandan finans dışı kesimin döviz varlıkları, döviz mevduatlarındaki artışın desteğiyle, Eylül 2019’dan Şubat sonuna kadar artışını sürdürmüş. Böylece sektörün net döviz pozisyon açığındaki azalma Mart 2018’den bu yana devam etmiş.

Finans dışı kesim döviz yükümlülüklerini azaltırken, döviz varlıklarında iyileşme var

Finans dışı sektörün döviz varlıklarının %69’unu döviz mevduatları, %16’sını (20,1 milyar dolar) ihracat alacakları, %15’ini (19,5 milyar dolar) yurtdışına doğrudan sermaye yatırımları oluşturuyor. 87,8 milyar dolar büyüklüğündeki döviz mevduatları Şubat itibariyle tarihi zirvesine ulaşmış durumda.

Yükümlülükler tarafında ise, %83’lük pay ile, en büyük kalemi 298,7 milyar dolar seviyesindeki krediler oluşturuyor.

Merkez Bankası raporundan aldığım aşağıdaki grafik, finans dışı kesimin borç yükünün ağırlığını net bir şekilde gösteriyor.

Yukarıdaki grafikler toplam varlık ve yükümlülüklerin dağılımını gösteriyor. Toplam döviz varlıkları toplam döviz yükümlülüklerinin yarısını bile karşılamaya yetmiyor. Ancak kısa vadeli varlık ve yükümlülüklere bakıldığında, tablo nispeten iç rahatlatıcı:

Finans dışı kesimin kısa vadeli döviz varlıkları 108,7 milyar dolar iken kısa vadeli yükümlülükleri 98 milyar dolar seviyesinde. Finans dışı kesim, 2016’nın ikinci yarısından bu yana kısa vadeli kredi yükümlülüğünün toplam yükümlülükler içindeki ağırlığını artırıyor. Aşağıdaki grafikte yeşil çizgideki eğilimi inceleyin.

Ocak ayında kısa vadeli yükümlülüklerinin toplam yükümlülükler içindeki payı %33,1’e yükselmişken, Şubat ayında hafif bir düşüşle %32,8 seviyesine geriledi.

Finans dışı kesimin toplam döviz yükümlülükleri toplam döviz varlıklarının iki katından fazla olması şu soruyu sordurtuyor: “Finans dışı kesim borçlarını ödeyebilecek mi?”

“Finans dışı kesim borçlarını ödeyebilecek mi?”

Paraanaliz.com, bu konuyla ilişkili olarak Prof. Dr. Selva Demiralp’in BBC Türkçe’de yer alan makalesine yer vermiş. Sayın Demiralp “özel sektörün geçmişteki finansal krizlerde borç çevirme oranlarının %70-80 aralığında seyrettiğini belirterek 2020 yılı için ödenmesi gereken 169 milyarlık borcun böyle bir senaryoda 35 milyar dolar ila 50 milyar dolarlık kısmının çevrilemeyeceğini, bu tutarın bir yerden denkleştirmek zorunda kalınabileceğine” dikkat çekmiş.

Aynı hesaplamayı finans dışı kesimin kısa vadeli döviz yükümlülüğü için yapalım. Referans noktam Merkez Bankasının yayınladığı ödemeler dengesi verileri. Turkey Data Monitor’da Nisan 1999-Şubat 2020 dönemine ait kısa vadeli ticari kredileri baz aldım. Zira uzun vadeli ticari krediler yok denecek kadar az. Aşağıdaki grafiğe göre finans dışı kesim, Nisan 1999-Şubat 2020 döneminde ticari kredi borçlarının en kötü şartlarda %74-81’ini yeniden borçlanabilmiş.

Kaynak: Merkez Bankası, Turkey Data Monitor

Buna göre, finans dışı kesim 98 milyar dolarlık kısa vadeli yükümlülüğünün %74-81’ini tekrar borçlandığında sektörün 108,7 milyar dolarlık kısa vadeli döviz varlıklarında 18-25 milyar dolar arasında erime olabileceğini anlıyoruz. Bu gerçekten en kötü senaryo mu emin olamıyoruz zira koronavirüsün ekonomi çarkını yavaşlatması sadece Türkiye değil küresel ekonomiyi durma noktasına getirdi. Çarkın dönmeye başlaması, küresel çapta olumlu işaretlerin gelmesiyle birlikte gerçekleşecek ki bu noktada en kritik konu ilaç tedavisinin bulunması. Süreç ne kadar uzarsa borç ödeme zincirinde kopmalar hızlanacaktır ki o zaman bu hesaplamalar hiçbir şey ifade etmeyecek.

Dr. Fulya Gürbüz

Yükümlülüklerdeki azalmanın desteğiyle uluslararası net yatırım pozisyon açığı Şubat ayında 339 milyar dolara geriledi

Merkez Bankasının yayınladığı Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) verilerine göre, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, 2020 Şubat sonu itibarıyla, 2019 yıl sonuna göre %0,2 oranında azalışla 251,4 milyar dolar, yükümlülükleri %3,3 oranında azalışla 584,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Böylece net UYP Şubat sonunda -332,8 milyar dolar oldu.

Varlıklar önceki aya göre 1,3 milyar dolar artarken, yükümlülükler 31,5 milyar dolar azaldı; böylece net NUY’de 32,8 milyar dolar iyileşme oldu.

Şubat ayında uluslararası varlıklarda önceki aya göre 1,3 milyar dolarlık artışın detaylarına bakalım:

. Bankaların yabancı para efektif ve mevduatları 3,9 milyar dolar azaldı.

. Rezerv varlıklarda parasal altın 2,9 milyar dolar, bankaların nezdindeki döviz varlıkları ve mevduatları 1,1 milyar dolar, menkul kıymet varlıkları 1,2 milyar dolar artış kaydetti.

Şubat ayında uluslararası yükümlülüklerde önceki aya göre 31,5 milyar dolarlık azalmanın detaylarına bakalım:

. Doğrudan sermaye yükümlülükleri 26,6 milyar dolar azaldı.

. Hisse senetleri yükümlülükleri 3,4 milyar dolar azaldı.

. Genel hükumetin yurtdışı borç senedi yükümlülükleri önceki aya göre 5 milyar dolar artışla 50,8 milyar dolar oldu; yurtiçi yükümlülükleri ise 3 milyar dolar azalışla 12,5 milyar dolar oldu.

. Diğer sektörlerin kısa vadeli ticari kredi yükümlülükleri 1,3 milyar dolar azalarak 54,1 milyar dolar seviyesine geriledi.

Özel sektörün kredi borç stoku da Şubat ayında da azaldı…

Merkez Bankası geçen hafta kısa vadeli dış borç stokunu yayınlamıştı. Buna göre 1 yıldan kısa vadeli dış borç stoku Şubat ayında önceki aya göre 1,2 milyar dolar azalışla 122,5 milyar dolar seviyesine geriledi. Ticari krediler önceki aya göre 1,4 milyar dolar azalarak 54,1 milyar dolar oldu.

Yine Merkez Bankasının geçen hafta yayınladığı özel sektörün yurt dışından sağladığı uzun vadeli kredi borcu, Şubat ayı sonunda önceki aya göre 1,2 milyar dolar azalışla 177,9 milyar dolar seviyesine geriledi.

Özel sektörün Şubat sonu itibarıyla kalan vadeye göre incelendiğinde, 1 yıl içinde ödemesi gereken anapara toplamı 44,5 milyar dolar olarak hesaplanmış.

Dr. Fulya Gürbüz

Artan bütçe açığı sebebiyle kamunun dış borç stoku artıyor

Eylül 2019’da 433 milyar dolar olan Türkiye’nin dış borç stoku 4 milyar dolar artışla Aralık 2019’da 436,9 milyar dolar seviyesine yükseldi.

2019 yılı son çeyreğinde Merkez Bankası ve kamunun borç yükü 14 milyar dolar arttı…

2019 yılı dördüncü çeyreğinde Merkez Bankası dış borç stokunu 2 milyar dolar, kamu sektörü 12 milyar dolar artırdı; özel sektör 10 milyar dolar azalttı. Özel sektör içinde yer alan finans dışı özel sektör ise aynı dönemde dış borç stokunu 3,2 milyar dolar artırdı.

Kamu borç stokundaki artışın sebebi artan bütçe açığı

Kamunun dış borç stokunun %62’sini (96,4 milyar dolar) merkezi yönetim dış borç stoku oluşturuyor. Merkezi yönetimin borç stokundaki artışın en önemli sebebi 2014 yılından bu yana aralıksız artan merkezi yönetim bütçe açığı:

Bütçe açığındaki artışa paralel olarak merkezi yönetim borç stokunun GSYH içindeki payı artıyor…

2020 yılı nasıl bir resim ortaya koyuyor?

Koronavirüs salgınının ekonomi üzerindeki etkisini Şubat ve Mart ayı verileri açıkça ortaya koydu; ekonomik aktivite zayıflıyor, mali tedbir paketleri devreye giriyor. Bu da bütçe açığının beklenenden fazla olması, yani Hazine’nin finansman konusunda 2020 yılı için hedeflediğinden daha fazla borçlanacağı anlamına geliyor. 2020-2022 Yeni Ekonomi Programına göre Hazine, 2020 yılında 357,2 milyar TL borçlanma hedefliyor. Bunun 57,6 milyar TL’si dış borçlanma olarak açıklanmıştı. Görünen o ki, koronavirüs salgınının etkisinin uzaması halinde bütçe ve finansmanı hedeflerinde revizyon göreceğiz.

Dr. Fulya Gürbüz

Özel sektörün uzun vadeli kredi borcundaki düşüş Ocak 2020’de devam etti

Ocak sonu itibarıyla, özel sektörün yurt dışından sağladığı uzun vadeli kredi borcu bir önceki aya göre 1,8 milyar ABD doları azalarak 189,8 milyar ABD doları oldu.

Finansal sektörün uzun vadeli kredi borcu aylık 0,98 milyar ABD doları azalarak 87,4 milyar ABD doları, finans dışı özel sektörün borcu ise 0,82 milyar ABD doları azalarak 102,3 milyar ABD doları olmuştur.

Özel sektörün kısa vadeli kredi borcu (ticari krediler hariç) ise aylık 1,1 milyar ABD doları azalarak 8,4 milyar ABD doları oldu.

Özel sektör, gelecek 1 yıl içinde toplam 48,5 milyar ABD dolarlık anapara geri ödemesi gerçekleştirecek.

Finans dışı özel sektör, ticari krediler hariç yurt dışı kredi borcunu azaltmaya devam ediyor

TCMB verilerine göre, özel sektörün uzun vadeli dış borcu 2019 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 2 milyar dolar azalışla 191,5 milyar dolar seviyesine gerilerken ticari krediler hariç kısa vadeli dış borcu 0,7 milyar dolar azalışla 9,5 milyar dolar oldu.

Özel sektörün ticari krediler hariç hem uzun vadeli hem de kısa vadeli kredi borcu 2018 yılı başından beri azalıyor.

Şubat 2018’de rekor seviyedeki 228 milyar dolar büyüklüğündeki uzun vadeli kredi borcu son 22 ayda %16 küçülerek 191,5 seviyesine geriledi. Özel sektör kısa vadeli yurt dışı kredileri ise aynı dönemde %52’lik düşüşle 9,5 milyar dolara geriledi. Ağustos 2019 yılında yaşanan Türk lirasındaki sert değer kaybı söz konusu eğilimi hızlandıran bir faktör oldu.

Sektörler bazında baktığımızda finans sektörü uzun vadeli yurt dışı kredi borcunun Kasım-Aralık 2019 döneminde arttığını görüyoruz. Finans sektörü uzun vadeli yurt dışı kredi borcunu 0,9 milyar dolar artırırken sanayi sektörünün 1,1 milyar dolar, hizmet sektörü 1,3 milyar dolar azalttı.

Sadece Aralık ayında finans dışı özel sektör, uzun vadeli kredi borcunu 2,3 milyar dolar azaltarak 103 milyar dolara düşürürken, ticari krediler hariç kısa vadeli kredi borcu 0,9 milyar azalarak 2,0 milyar dolara geriledi.

Finans dışı özel sektörün ticari krediler dahil yurt dışı kredi borcu Aralık ayında ithalat borçlarındaki aylık 2 milyar dolar artışın etkisiyle 53,6 milyar dolar seviyesine yükselmişti.

Özel sektörün uzun ve kısa vadeli yurt dışı kredi gelişmelerinden, finans dışı özel sektörün ticari krediler hariç yurt dışı kredi borcunu 2019 yılı son çeyreğinde azaltmayı tercih ettiğini, iç talebi karşılamak amacıyla da ithalat girdilerini artırdıklarını anlıyoruz.