Ekim 2021’de finans dışı sektör, net döviz pozisyonunu iyileştirmeye devam etti

TCMB 2021 yılı Ekim ayı “Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Döviz Varlık ve Yükümlülükleri” raporunu yayınladı.

Küresel ekonominin iyileştiği, Türkiye’de ise risklerin arttığı 2021 yılında finansal kesim dışı firmalar döviz varlıklarını, döviz yükümlülüklerinden daha hızlı artırdı ve sektörün net döviz pozisyon açığı Ekim 2021’de 116,4 milyar dolar seviyesine geriledi.

Kaynak: TCMB

Finans dışı kesimin toplam net döviz pozisyon açığı Ekim 2021’de azalırken, kısa vadeli net döviz pozisyon fazlası Ekim 2021 itibarıyla önceki aya göre 3 milyar dolar artışla 63,2 milyar dolar seviyesine yükseldi.

Kaynak: TCMB

Finans dışı kesimin kısa vadeli döviz yükümlülüklerinin toplam döviz yükümlülüklerine oranı Ekim 2021’de %28’lik payla 2014 yılı seviyelerine yükseldi.

Kaynak: TCMB

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Enflasyon, reel efektif döviz kuru, finans dışı kesim net döviz pozisyonu, nakit bütçe ve ABD işsizlik oranı

4–8 Ekim haftasında; enflasyonda yükseliş, reel efektif kurunda bozulma, ABD işsizlik oranında ise iyileşmenin devamını göreceğiz. TCMB, Eylül ayı toplantısında çekirdek enflasyondaki düşüş eğilimine dikkat çekerek erken bir hamleyle politika faizini %18’e düşürmüştü. TCMB kararı sonrasında Türk lirasındaki sert değer kaybına istinaden çekirdek enflasyondaki gidişatı izleyeceğiz.

4 EKİM 2021, PAZARTESİ

EYLÜL AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Ağustos ayında yıllık %19,25, aylık %1,12 artmıştı. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) de yıllık %45,52, aylık %2,77 artış kaydetmişti. Böylece yıllık bazda TÜFE (grafikte lacivert çizgi) ve Yİ-ÜFE(mavi çizgi) arasındaki fark (sarı çubuklar) açılmaya devam etmişti. AA Finans’ın eylül ayı Enflasyon Beklenti Anketi sonuçlarına göre TÜFE’de aylık bazda ortalama %1,34’lük artış beklenirken yıllık bazda enflasyonun %19,69’a yükseleceği tahmin ediliyor. 2002-2024 dönemi Orta Vadeli Programda TÜFE’nin 2021 yılı sonunda %16,2’ye 2022 yılı sonunda %9,8’e gerileyeceği tahmin ediliyor. Eylül ayında kurdaki artışın etkisiyle Yİ-ÜFE’de aylık bazda artış göreceğiz.

Kaynak: Turkey Data Monitor

EYLÜL AYI REEL FAİZ – TURKEY DATA MONITOR

Ağustos ayında 12-ay geriye dönük gerçekleşen reel faiz eksi yüzde 0,55 puana gerilerken, 12-ay ileriye dönük beklenen reel faiz yüzde 5,44 puana yükseldi. Aşağıdaki grafikte göreceğiniz gibi 12-ay ileriye dönük beklenen reel faizde (mavi çizgi) yükseliş TCMB’nin birkaç ay gecikmeyle politika faizini (siyah çizgi) yükseltmesine sebep olmaktadır. Mevcut durumda TCMB’nin politika faizi %18 seviyesindeyken, TÜFE Ağustos ayında %19,25 seviyesindeydi. Enflasyonda yükseliş sürdükçe politika faizi ve enflasyon arasındaki makas da açılmaya devam edecek, dolayısıyla mevduat faiz oranları (mevduatın reel getirisi) görece düşük kaldıkça tahvil faizlerinde daha yüksek getiri talebi (tahvillerde reel faiz beklentisi) artacaktır. Hele de ABD tahvil faizleri yükseliyorken Türkiye tahvil faizlerinin de yükselmesi (tahvillere satış baskısı), dolayısıyla da CDS primlerinde yüksek seyrin devamı kaçınılmaz gibi gözüküyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

TEMMUZ AYI FİNANSAL KESİM DIŞI SEKTÖRÜN DÖVİZ POZİSYONU – TCMB

Haziran ayında finans dışı sektörün döviz varlıkları 145,8 milyar dolar ile önceki aya göre %0,3’lük artarken, döviz yükümlülükleri %1,2’lik düşüşle 273,8 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Sektörün net döviz pozisyonu açığı ise önceki aya göre %2,8’lik azalışla 128,0 milyar dolar seviyesine geriledi. 2021 yılı ikinci çeyreğinde finans dışı sektörün döviz yükümlülüklerini önceki çeyreğe göre artırması, özellikle hizmetler sektörü üretiminin çeyrek bazda artışına finansal destek verdi. Finans dışı kesimin kısa vadeli döviz pozisyonu Haziran ayında 58,4 milyar dolar ile fazla verdiğini de ekleyelim.

Kaynak: Turkey Data Monitor

5 EKİM 2021, SALI

EYLÜL AYI REEL EFEKTİF DÖVİZ KURU (REDK) – TCMB

Ağustos ayında TÜFE bazlı REDK aylık 1,7 puan değerlenmeyle 62,9 seviyesine yükselmişti. REDK, Haziran ayında 59,7 değeri ile tarihi düşük seviyesine gerilemişti. Eylül ayında TCMB’nin erken faiz indiriminin etkisiyle Dolar/TL kuru 8,90 seviyesinin yukarısında tarihi rekor kırdı. Türk lirasındaki değer kaybını tersine döndürecek olumlu bir gelişme olmadıkça enflasyonist baskı korunacak.

Kaynak: TCMB

7 EKİM 2021, PERŞEMBE

EYLÜL AYI NAKİT BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Hazine nakit bütçesi 2021 yılı Ağustos ayında 175,2 milyar TL gelir elde ederken, 111,0 milyar TL harcama yapmış, böylece nakit bütçe dengesi (aşağıdaki grafikte sarı çubuklar) aynı ay 64,3 milyar TL fazla vermişti. Ağustos ayında Hazine 20,2 milyar TL net iç borçlanma gerçekleştirmiş, 1,2 milyar TL net dış borç ödemiş, böylece net borçlanma miktarı (mavi çubuklar) 18,9 milyar TL olmuştu. Pandeminin başladığı 2020 yılının ilk sekiz ayında 109,9 milyar TL açık veren Hazine nakit dengesi, 2021 yılının aynı döneminde toplam 42,1 milyar TL açık vermiş; 71,3 milyar TL net iç borçlanma, 20,8 milyar TL net dış borçlanma gerçekleştirmiştir. Hazine nakit dengesi 2020 yılı genelinde toplam 181,9 milyar TL açık vermişti. Yıllık toplam olarak bakıldığında faiz giderlerinin, nakit gelirlerden daha hızlı artması Hazine’nin borçlanma gereğini artırıyor. 

Kaynak: Turkey Data Monitor

TCMB VE BDDK, 1 EKİM 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

24 Eylül ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) döviz kurundaki yükselişin yabancı para cinsi mevduatlarının TL cinsinden değerini artırmasına paralel olarak önceki haftaya göre artış gösterdi. TL cinsi mevduatlar ve krediler önceki haftaya göre yatay kaldı. TL cinsi mevduat faiz oranları %16-20 aralığına geriledi, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığını korudu. TCMB’nin sürpriz faiz indirimi gerçekleştirdiği 20-24 Eylül haftasında gerçek kişilerin döviz mevduatları (DTH) önceki haftaya göre 0,7 milyar dolar azalışla 114,2 milyar dolara, tüzel kişilerin 0,8 milyar dolar azalışla 87,7 milyar dolara geriledi, yurtdışı mevduatlar 24,8 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişiklik göstermedi, böylece DTH hacmi 24 Eylül haftasında önceki haftaya göre 1,3 milyar dolar azalışla 229,4 milyar dolar seviyesine geriledi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar azalışla 5,8 milyar dolar oldu. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 122,0 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1,3 milyar dolar arttı; altın rezervleri 39,2 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar geriledi, brüt döviz rezervleri 82,8 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1,4 milyar dolar artış kaydetti. Merkez Bankasının net rezerv açığı da önceki haftaya göre 2,3 milyar dolar azalarak 18,7 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stokları toplamı 30,5 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre 1,9 milyar dolar azaldı. Yurt dışı yerleşikler 24 Eylül ile biten haftada hisse senetlerinde 36 milyon dolarlık net alış, DİBS’te ise TCMB’nin faiz indirim hamlesine bağlı olarak 430 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdiler.

8 EKİM 2021, CUMA

ABD EYLÜL AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ – http://www.bls.gov

Ağustos ayında ABD’de işsizlik oranı %5,20 (grafikte yeşil çizgi) seviyesine gerilemiş, ortalama saatlik kazançlar (turuncu çizgi) yıllık %4,28 artış kaydetmişti. ABD’de istihdam artmaya devam ediyorken nitelikli istihdam açığı ortalama saatlik kazançları yukarı çekiyor. Nitelikli istihdam açığının devam etmesi ve delta varyantının arz kısıtlarındaki bozulmayı derinleştirmesi işsizlik oranının pandemi öncesindeki %3,5 seviyelerine gerilemesi şimdilik uzak bir ihtimal ancak talep tarafında canlılığın sürmesi ve enflasyonist baskının devam etmesi 2022 yılı sonlarına doğru Fed’in faiz artırım ihtimalini artırıyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: GSYH büyümesi, dış ticaret, PMI, enflasyon, ABD işsizlik oranı

31 Ağustos 2020, Pazartesi

2020 yılı ikinci çeyrek GSYH büyüme verileri açıklanacak. Birinci çeyrekte ekonomi bir önceki yılın aynı dönemine göre %4,5 artış kaydetmişti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi ise bir önceki çeyreğe göre %0,6 artmıştı. BETAM ikinci çeyrekte yıllık olarak %7 daralma, önceki çeyreğe göre %4,8 daralma bekliyor. Bilgi Üniversitesi Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezinin beklentileri yıllık bazda 6,6 daralma ve çeyreklik bazda %10,3 daralma iken trandingeconomics.com tahminleri sırasıyla %12,4 daralma ve %8,2 daralma.

SAMEKS Ağustos ayı hizmet ve sanayi sektörleri PMI verileri açıklanacak. Temmuz ayında Hizmet PMI 58,6, Sanayi PMI 59,9 seviyelerine yükselmiş, böylece Bileşik PMI 58,9 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50’nin üzerindeki değerler önceki aya göre iyileşmeyi, 50’nin altındaki değerler kötüleşmeyi gösteriyor. Geçen hafta TCMB tarafından açıklanan Ağustos ayı Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) önceki aya göre sektörde iyileşmenin sürdüğünü göstermişti. Hizmet tarafında ise geçen hafta TÜİK’in açıkladığı Ağustos ayına ilişkin Hizmet Sektörü Güven Endeksi ve Perakende Ticaret Güven Endeksi verileri sektörlerdeki bozulmanın zayıflamaya devam ettiğini göstermişti. Söz konusu veriler SAMEKS endekslerinin de Ağustos ayında iyileşme sinyallerinin süreceğine işaret ediyor. SAMEKS verilerinde özellikle istihdam ve yeni siparişlerdeki eğilimi izleyeceğiz.

TÜİK Temmuz ayı dış ticaret istatistiklerini açıklayacak. Nisan ayında KOVİD-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle ihracat ve ithalat verileri 2008 küresel finansal krizden bu yana en sert düşüşünü kaydetmesinin ardından açılmaların başlamasıyla Mayıs ve Haziran aylarında kademeli olarak yükseliş kaydetmeye başladı. TİM ve Ticaret Bakanlığı verileri Temmuz ayında ihracat ve ithalat verilerinin Temmuz 2019 verilerinin gerisinde kalsa da iyileşmenin Temmuz ayında da sürdüğünü göstermişti. Ticaret Bakanlığı verilerine göre dış ticaret açığı Temmuz ayında 2,7 milyar dolar olacak. TİM ise hafta içerisinde Ağustos ayı ihracat verilerini açıklayacak.

1 Eylül 2020, Salı

IHS Markit, Türkiye dahil küresel imalat sektörü Ağustos ayı PMI verilerini açıklayacak. Temmuz ayında İSO Türkiye İmalat Sektörü PMI endeksi 56,9 değeri ile önceki aya göre sektörde büyümenin sürdüğüne işaret etmişti. Ağustos ayı RKGE ve öncü Almanya İmalat Sektörü PMI verileri İSO Türkiye İmalat Sektörü PMI endeksindeki önceki aya göre iyileşmenin süreceği ipuçlarını vermişti. İSO Türkiye Sektörel PMI Anketi ise Temmuz ayında Tekstil, Gıda ile Giyim ve Deri ürünleri haricinde diğer sektörlerin önceki aya göre büyüme kaydettiği görülmüştü. Söz konusu anketin Ağustos ayı detaylarında sektörlerdeki gelişmeleri okuyacağız.

2 Eylül 2020, Çarşamba

Finansal kesim dışındaki firmaların Haziran ayı net döviz pozisyonu açıklanacak. Mayıs ayında sektörün döviz pozisyon açığı 2 milyar dolar azalışla 165 milyar dolar seviyesine gerilemişti.

3 Eylül 2020, Perşembe

TÜİK Ağustos ayı enflasyon verilerini açıklayacak. Temmuz ayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) önceki aya göre %0,58, önceki yılın aynı ayına göre %11,76 artış kaydetmişti. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ise aylık %1,02 ve yıllık %8,33 artışlara işaret etmişti. Yarı yarıya Euro ve Dolar kurundan oluşan döviz kuru sepetinin Ağustos ayında önceki aya göre %8,1’lik artış kaydetmesi hem üretici hem de tüketici fiyatlarında artış etkisi yaratacak. Bloomberg HT anketi de bu beklentiyle örtüşüyor; TÜFE’nin Ağustos ayında aylık %1, yıllık ise %11,9 artış kaydetmesi bekleniyor.

IHS Markit, Ağustos ayı küresel hizmet sektörü PMI verilerini açıklayacak. Temmuz ayında endeks 50,5 değeri ile büyüme bölgesine geçmişti. Ağustos ayı öncü verilerine göre ABD’de hizmet sektörü önceki aya göre büyümeye devam ederken benzer seyri İngiltere verisinde de gördük. Ancak Euro Bölgesi öncü verileri Ağustos ayında hizmet sektöründeki büyümenin yavaşladığını ortaya koydu.

TCMB ve BDDK 28 Ağustos 2020 tarihli haftalık para ve banka verilerini açıklayacak. Toplam döviz tevdiat hesapları 21 Ağustos’ta önceki aya göre 1,14 milyar dolar azalışla 213,5 milyar dolara gerilerken, gerçek kişilerin yurtiçi döviz tevdiat hesapları önceki aya göre 725 milyon dolar azalışla 104,8 milyar dolar oldu. Hem mevduat hem de kredi faiz oranları 21 Ağustos ile biten haftada artışını sürdürdü. Bu yükselişte TCMB’nin politika faizini %8,25 olarak sabit bırakmasına rağmen kurda yaşanan yükselişe ve artan enflasyonist baskılara bağlı olarak TCMB’nin piyasadan TL ve yabancı para çekebilmek amacıyla zorunlu karşılık oranlarını artırması ve repo ihale vadelerini 1 aya uzatması etkili oldu. Öte yandan, bankacılık sistemi yabancı para (YP) net genel pozisyon açığı 21 Ağustos’ta önceki haftaya göre 586 milyon dolar azalışla 3,7 milyar dolar seviyesine, kamu bankalarının YP net genel pozisyon açığı da 8,0 milyar dolar seviyesine geriledi. TCMB uluslararası rezervleri ise aynı dönemde 517 milyon dolar artışla 88,7 milyar dolar seviyesine yükseldi; altın rezervleri 461 milyon dolar artışla 43,3 milyar dolar, brüt döviz rezervleri 56 milyon dolar artışla 45,4 milyar dolar oldu. 21 Ağustos 2020 para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

4 Eylül 2020, Cuma

ABD’de Ağustos ayı işgücü verileri açıklanacak. Nisan ayında KOVİD-19 sebebiyle %14,7 seviyesine kadar yükselen işsizlik oranı Mayıs ayı ile birlikte kapatmaların gevşemeye başlamasıyla kademeli olarak düşerek Temmuz ayında %10,2 seviyesine kadar geriledi. Fed Başkanı Jerome Powell, 27 Ağustos Perşembe günü Jackson Hole konuşmasında %2 olan hedef enflasyonun “ortalama %2” olarak değiştirildiğini, %4 olan işsizlik oranı hedefi yerine “maksimum istihdam seviyesini” hedeflediklerini belirtti. Fed, 10 Haziran 2020 tarihli “What are the Federal Reserve’s objectives in conducting monetary policy?” notunda “maksimum istihdam” için “çalışmak isteyen tüm Amerikalıların kazançlı bir şekilde istihdam edilmesi” tanımını yapıyor. Notta maksimum istihdam seviyesinin genelde “iş piyasası ve dinamiklerini etkileyen parasal olmayan faktörlerin” belirlediği, bu faktörlerin zamanla değişkenlik göstermesinden dolayı doğrudan ölçülemediği vurgulanırken bu sebeplerle “Para Politikası Kurulunun maksimum istihdam için sabit bir oran belirlemeyeceği” ifade edilmişti. Dolayısıyla bundan sonra Fed’in para politikasını öngörmede işsizlik oranının nereye çıktığı veya indiğinden daha çok buna sebep olan iş piyasasına yönelik Fed’in yapacağı değerlendirmeleri dikkate alacağız.

Dr. Fulya Gürbüz

Finans dışı kesimin kısa vadeli döviz pozisyon fazlası nispeten sarı ışık yakıyor

Merkez Bankası 5 Mayıs’ta finansal kesim dışındaki firmaların 2020 yılı Şubat ayı sonuna ait döviz varlık ve yükümlülüklerini açıkladı. Finans dışı sektörün döviz varlıkları Şubat ayında 128,2 milyar dolara yükseldi, döviz yükümlülükleri ise 298,7 milyar dolara geriledi. Böylece finans dışı sektörün net döviz pozisyonu, Şubat ayında önceki aya göre 5,5 milyar dolar düşüşle 170,4 milyar dolar seviyesine geriledi.

Finans dışı kesimin net döviz pozisyon açığı azalıyor

Aşağıdaki grafikte görüldüğü gibi, finans dışı sektör döviz yükümlülüklerini Mayıs 2018’den itibaren dikkat çekici bir şekilde azaltmaya başlamış, yani döviz borcunun daha azını tekrar borçlanmış. Öte yandan finans dışı kesimin döviz varlıkları, döviz mevduatlarındaki artışın desteğiyle, Eylül 2019’dan Şubat sonuna kadar artışını sürdürmüş. Böylece sektörün net döviz pozisyon açığındaki azalma Mart 2018’den bu yana devam etmiş.

Finans dışı kesim döviz yükümlülüklerini azaltırken, döviz varlıklarında iyileşme var

Finans dışı sektörün döviz varlıklarının %69’unu döviz mevduatları, %16’sını (20,1 milyar dolar) ihracat alacakları, %15’ini (19,5 milyar dolar) yurtdışına doğrudan sermaye yatırımları oluşturuyor. 87,8 milyar dolar büyüklüğündeki döviz mevduatları Şubat itibariyle tarihi zirvesine ulaşmış durumda.

Yükümlülükler tarafında ise, %83’lük pay ile, en büyük kalemi 298,7 milyar dolar seviyesindeki krediler oluşturuyor.

Merkez Bankası raporundan aldığım aşağıdaki grafik, finans dışı kesimin borç yükünün ağırlığını net bir şekilde gösteriyor.

Yukarıdaki grafikler toplam varlık ve yükümlülüklerin dağılımını gösteriyor. Toplam döviz varlıkları toplam döviz yükümlülüklerinin yarısını bile karşılamaya yetmiyor. Ancak kısa vadeli varlık ve yükümlülüklere bakıldığında, tablo nispeten iç rahatlatıcı:

Finans dışı kesimin kısa vadeli döviz varlıkları 108,7 milyar dolar iken kısa vadeli yükümlülükleri 98 milyar dolar seviyesinde. Finans dışı kesim, 2016’nın ikinci yarısından bu yana kısa vadeli kredi yükümlülüğünün toplam yükümlülükler içindeki ağırlığını artırıyor. Aşağıdaki grafikte yeşil çizgideki eğilimi inceleyin.

Ocak ayında kısa vadeli yükümlülüklerinin toplam yükümlülükler içindeki payı %33,1’e yükselmişken, Şubat ayında hafif bir düşüşle %32,8 seviyesine geriledi.

Finans dışı kesimin toplam döviz yükümlülükleri toplam döviz varlıklarının iki katından fazla olması şu soruyu sordurtuyor: “Finans dışı kesim borçlarını ödeyebilecek mi?”

“Finans dışı kesim borçlarını ödeyebilecek mi?”

Paraanaliz.com, bu konuyla ilişkili olarak Prof. Dr. Selva Demiralp’in BBC Türkçe’de yer alan makalesine yer vermiş. Sayın Demiralp “özel sektörün geçmişteki finansal krizlerde borç çevirme oranlarının %70-80 aralığında seyrettiğini belirterek 2020 yılı için ödenmesi gereken 169 milyarlık borcun böyle bir senaryoda 35 milyar dolar ila 50 milyar dolarlık kısmının çevrilemeyeceğini, bu tutarın bir yerden denkleştirmek zorunda kalınabileceğine” dikkat çekmiş.

Aynı hesaplamayı finans dışı kesimin kısa vadeli döviz yükümlülüğü için yapalım. Referans noktam Merkez Bankasının yayınladığı ödemeler dengesi verileri. Turkey Data Monitor’da Nisan 1999-Şubat 2020 dönemine ait kısa vadeli ticari kredileri baz aldım. Zira uzun vadeli ticari krediler yok denecek kadar az. Aşağıdaki grafiğe göre finans dışı kesim, Nisan 1999-Şubat 2020 döneminde ticari kredi borçlarının en kötü şartlarda %74-81’ini yeniden borçlanabilmiş.

Kaynak: Merkez Bankası, Turkey Data Monitor

Buna göre, finans dışı kesim 98 milyar dolarlık kısa vadeli yükümlülüğünün %74-81’ini tekrar borçlandığında sektörün 108,7 milyar dolarlık kısa vadeli döviz varlıklarında 18-25 milyar dolar arasında erime olabileceğini anlıyoruz. Bu gerçekten en kötü senaryo mu emin olamıyoruz zira koronavirüsün ekonomi çarkını yavaşlatması sadece Türkiye değil küresel ekonomiyi durma noktasına getirdi. Çarkın dönmeye başlaması, küresel çapta olumlu işaretlerin gelmesiyle birlikte gerçekleşecek ki bu noktada en kritik konu ilaç tedavisinin bulunması. Süreç ne kadar uzarsa borç ödeme zincirinde kopmalar hızlanacaktır ki o zaman bu hesaplamalar hiçbir şey ifade etmeyecek.

Dr. Fulya Gürbüz