TCMB politika faizini yüzde 9,75’e düşürdü, bankalara likidite kolaylığı için önlemler geldi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) “Koronavirüsün Olası Ekonomik ve Finansal Etkilerine Karşı Alınan Tedbirlere İlişkin Basın Duyurusu” yayınladı.

TCMB, haftalık borç verme faiz oranı olan politika faizini %10,75’ten %9,75 seviyesine indirdi.

İhtiyaç duyulan günlerde piyasaya 91 gün vadeye kadar repo ihaleleriyle likidite sağlanacak.

Piyasa yapıcı bankalara Açık Piyasa İşlemleri çerçevesinde tanınan likidite imkânına ilişkin limitler artırıldı.

Halihazırda 1, 3 ve 6 ay vadeli olarak geleneksel yöntemle gerçekleştirilen ABD doları karşılığı swap ihalelerine ek olarak ihaleler euro ve altın karşılığı da düzenlenebilecek.

Reel kredi büyüme koşullarını sağlayan bankalar için yabancı para zorunlu karşılık oranları tüm yükümlülük türlerinde ve tüm vade dilimlerinde 500 baz puan indirilecek. TCMB, bu uygulama sonucunda reel kredi büyüme koşullarını sağlayan bankalara yaklaşık 5,1 milyar ABD doları karşılığı döviz ve altın cinsi likidite sağlanacağını tahmin ediyor.

Reel sektöre kredi akışının kesintisiz devamını teminen bankalara hedefli ilave likidite imkânları tanınıyor. Bankaların yeni likidite imkânlarından alabilecekleri azami fon tutarı reel sektöre sağladıkları ve sağlayacakları kredi tutarları ile ilişkilendirilecek. Söz konusu imkânların toplam tutarının, sistemin fonlama ihtiyacının yüzde 25’i ile sınırlı kalacağı öngörülüyor. Bu kapsamda;

  • Bir hafta vadeli repo ihalesine ek olarak ihtiyaç duyulması halinde 91 gün vadeye kadar repo ihaleleri yoluyla Türk lirası likidite sağlanacak. Uygulanacak faiz oranı politika faiz oranı olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının (şu anda %9,75) 150 baz puan altında olacak. Bu da mevcut durumda %8,25 faiz oranına denk geliyor.
  • Miktar ihalesi yöntemiyle 1 yıl vadeli döviz karşılığı Türk lirası swap ihaleleri düzenlenecek. Burada uygulanacak faiz oranı politika faiz oranı olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının (şu anda %9,75) 100 baz puan altında yani %8,75 faiz oranı üzerinden ABD doları, euro veya altın karşılığı Türk lirası likidite sağlanacak .

Küresel ekonomik belirsizlikler ile uluslararası ticarette yaşanan güçlüklerin reel sektör firmaları üzerindeki olası etkilerinin hafifletilmesi amacıyla ihracat ve döviz kazandırıcı hizmetler reeskont kredilerine yönelik aşağıdaki önlemler alınmıştır:

  • 18 Mart 2020 tarihinden 30 Haziran 2020 tarihine kadar vadesi gelecek reeskont kredisi geri ödemelerine 90 güne kadar vade uzatım imkânı tanınmıştır. Firmalar kredi kullanımına aracılık eden bankalara başvurarak, herhangi bir geri ödemede bulunmaksızın mevcut senetlerini 90 güne kadar daha uzun vadede bir senet ile değiştirerek bu imkândan yararlanabileceklerdir. Bu suretle toplam 7,6 milyar ABD doları karşılığı kadar reeskont kredisi geri ödemesi ertelenebilecek.
  • Hâlihazırda kredi taahhüdü açık olan reeskont kredileri ile 18 Mart 2020 tarihinden 30 Haziran 2020 tarihine kadar kullanılacak reeskont kredilerine 12 ay ek taahhüt kapama süresi verilmiş, böylece bu kredilerin taahhüt kapatma süresi 24 aydan 36 aya çıkartılmıştır.
  • Mevcut reeskont kredisi azami vadeleri, 20 Mart 2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, kısa vadeli kullanımlar için 120 günden 240 güne, daha uzun vadeli kullanımlar için ise 720 güne çıkartılmıştır.

Haftanın makro-ekonomi gündemi: TCMB faiz kararı, bütçe, borç stoku, uluslararası yatırım pozisyonu, işsizlik oranı

16 Mart 2020, Pazartesi

Şubat ayı merkezi yönetim bütçe verileri açıklanacak. Ocak ayında 21,5 milyar TL fazla veren bütçenin, Şubat ayı nakit bütçe verisine paralel olarak açık vermesi bekleniyor. Nakit bütçe Şubat ayında 8,9 milyar TL açık verdi.

Şubat ayı konut satışları açıklanacak. (Ocak 2020: 113.615)

Ocak ayı özel sektör uzun vadeli kredi borç stoku açıklanacak. (Aralık 2019: 191,4 milyar ABD doları)

17 Mart 2020, Salı

Ocak ayı kısa vadeli dış borç stoku açıklanacak. (Aralık 2019: 118,2 milyar ABD doları)

Ocak ayı Merkez Bankası konut fiyat endeksi açıklanacak. (Aralık 2019: 118,75)

18 Mart 2020, Çarşamba

Merkez Bankası Ocak ayı Net Uluslararası Yatırım Pozisyonu verisini açıklayacak. (Aralık 2019: -349 milyar ABD doları)

ABD merkez bankası Fed para politikasını görüşmek üzere toplanacak. Pazar günü olağanüstü toplanarak politika faiz aralığını %0-0,25 seviyesine çeken Fed olağan toplantısında faiz değişikliği yapmayacak.

19 Mart 2019, Perşembe

Türkiye ve Japonya merkez bankaları faiz kararını açıklayacak. TCMB’nin %10,75 seviyesindeki haftalık politika faiz oranını %10,0 seviyesine düşürmesi olası. Japonya Merkez Bankasının ise eksi %0,1 olan mevduat faiz oranında değişiklik beklenmiyor.

Ocak ayı dış ticaret endeksleri açıklanacak. Takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış ihracat ve ithalat miktar endeksleri önceki aya göre sırasıyla %0,6 ve %1 artış kaydetmişti. Ocak ayında ihracat ve ithalatta gerileme yaşanması, dış ticaret endekslerinde aşağı yön ihtimalini kuvvetlendiriyor.

20 Mart 2020, Cuma

Merkezi yönetim Şubat ayı borç stoku açıklanacak. (Ocak 2020: 1,33 trilyon TL)

2019 yılı işsizlik oranı açıklanacak (2018: %10,96). 2019 yılı Aralık ayında işsizlik oranı %13,71 olmuş, böylece 2019 yılında 12 aylık ortalama işsizlik oranı %13,70 olarak gerçekleşmiştir.

Dr. Fulya Gürbüz

Fed, politika faiz aralığını 100 baz puan indirimle %0-0,25 aralığına düşürdü

ABD Merkez Bankası, Fed, koronavirüsün ekonomi üzerinde olası olumsuz etkilerine tedbir olması amacıyla, 15 Mart Pazar günü toplanarak politika faiz aralığını %0-0,25 aralığına düşürdü. Fed, 3 Mart tarihinde olağanüstü toplanarak politika faiz aralığını 50 baz puan indirimle %1-1,25 aralığına çekmişti.

Fed, önümüzdeki aylarda açık piyasa işlemleri ile en az 500 milyar dolarlık Devlet tahvili ve en az 200 milyar dolarlık ipoteğe dayalı menkul kıymet alacağını duyurdu.

Karar sonrasında Euro-Dolar paritesi TSİ 0100 itibarıyla 1,12 seviyelerine yükseldi.

Ayrıca küresel fon pazarında olası likidite problemlerini çözebilmek amacıyla Amerika, Avrupa, İngiltere, İsviçre, Japonya ve Kanada merkez bankaları ortak bir karar ile ABD doları gecelik swap faiz oranını 25 baz puan indirdiklerini duyurdu.

Özel sektörün ithalat borcu artıyor, Merkez Bankası kısa vadeli dış borcu 8,4 milyar dolara yükseldi

TCMB verilerine göre 2019 yılı Aralık ayında kısa vadeli dış borç stoku Kasım ayına göre 3,7 milyar dolar artarak 118,2 milyar dolar seviyesine yükseldi. Merkez Bankasının dış borcu Aralık ayında bir önceki aya göre 2 milyar dolar artarak 8,4 milyar dolar ile tarihi en yüksek seviyesine ulaştı.

52,4 milyar dolar büyüklüğündeki özel sektörün kısa vadeli dış borç stokunun 45,3 milyar dolarını ithalat borçları oluşturuyor. Grafiksel olarak baktığımızda ithalat borçlarındaki artış 2019 yılının son çeyreğinde hızlandı ki bu, aynı dönemde iç talepteki iyileşmeyi destekleyen bir gelişme:

Kamunun kısa vadeli dış borcu 2019 yılının son çeyreğinde 21,8 milyar dolar ile yatay kalırken özel sektörün kısa vadeli dış borcu 88 milyar dolar seviyesine yükseldi. Finans dışı özel sektör kuruluşlarının kısa vadeli dış borcu 2019 yılı son çeyreğinde 52, 4 milyar dolar seviyesine yükselirken özel sektör finansal kuruluşların borcu 35,6 milyar dolar ile yatay kaldı. Aşağıdaki grafikte kısa vadeli dış borç gelişmelerini görebilirsiniz:

Merkez Bankası politika faizini %10,75 seviyesine düşürdü

Merkez Bankası bugün yaptığı aylık olağan toplantısında politika faizini %11,25’ten %10,75 seviyesine düşürdü.

Merkez Bankasının yayınladığı basın bülteninde yurt içinde iktisadi faaliyetin toparlandığı konusunda hem fikirim. Ancak;

. “Net ihracatın büyümeye katkısı gerilerken…” deniyor, doğru, ama koronavirüs salgınını göz ardı etmemeliyiz. Ekonomik faaliyetleri kısmen de olsa başlayan Çin’de 2020 yılı için büyüme beklentisi %5,2’ye düşürüldü. Çin ile ekonomik ilişkileri güçlü olan Almanya’dan ise tedarik sorununa yönelik işaretler gelmeye başladı. Almanya, Türkiye’nin en büyük ticari ortağı. Bu sebeple ihracat performansımız üzerinde kara bulutlar dolaştığını söylemek yanlış olmaz.

. Dolayısıyla “Son dönemde belirgin bir iyileşme kaydeden cari işlemler dengesinin önümüzdeki dönemde ılımlı bir seyir izlemesi makro politika bileşimi açısından önem arz etmektedir” denilse de cari açıktaki eğilim ithalat artış hızına bağlı olacak. Evet, havaların ısınmasıyla turizm gelirlerinde iyileşme olması halinde cari açık üzerindeki baskı azalacaktır ancak virüsün etkisinin turizm üzerindeki etkileri göz ardı edilmemeli.

. “ Enflasyon başta olmak üzere makroekonomik göstergelerdeki iyileşme ülke risk primindeki düşüşü desteklemekte ve maliyet unsurları üzerindeki baskıların sınırlanmasına katkıda bulunmaktadır” yorumuna yönelik olarak koronavirüs salgınının arz tarafında oluşturduğu sıkıntılar enflasyon üzerinde baskı oluşturabilir. Çünkü, Çin kaynaklı arz sıkıntıları haberleri gelmeye devam ederken dünyanın geri kalanında hammadde fiyatlarının yukarı gelme ihtimali var.

. “Kurul, enflasyondaki düşüş sürecinin devamlılığının, ülke risk priminin gerilemesi, uzun vadeli faizlerin aşağı gelmesi ve ekonomideki toparlanmanın güç kazanması açısından büyük önem taşıdığını değerlendirmektedir” yorumu için bütçe performansındaki gelişmeler dikkate alınmaya değer. İç talepteki artış son dört aydır vergi gelirlerine olumlu yansıdı ancak virüs salgınının iç tüketim ve şirket gelirleri üzerindeki etkilerini aylık bütçe verilerinde ve ilk çeyrek bilançolarında göreceğiz.

Haftanın ekonomi gündemi: Merkez Bankası faiz kararı, iç ve dış borç stoku verileri, güven endeksi, konut fiyat endeksi

17 Şubat 2020, Pazartesi

Ocak ayı merkezi yönetim bütçe verileri açıklanacak. Aralık ayında toplam kamu gelirleri 73,3 milyar TL olurken 104,1 milyar TL büyüklüğünde harcama yapılmış böylece 30,8 milyar TL bütçe açığı verilmişti. Merkezi yönetim bütçesinin bir parçası olan Hazine nakit dengesi ise Aralık ayında 36,8 milyar TL açık vermiş, ardından Ocak ayında 22,8 milyar TL fazla vermişti. Buna göre merkezi yönetim bütçesi dengesinin Ocak ayında fazla vereceğini tahmin ediyoruz.

18 Şubat 2020, Salı

Aralık ayı Merkez Bankası konut fiyat endeksi açıklanacak. Kasım ayında endeks bir önceki aya göre %1,1 artışla 117,1 seviyesine yükselmişti.

19 Şubat 2020, Çarşamba

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararını açıklayacak. TCMB, Ocak ayı toplantısında politika faizini 75 baz puan indirimle %11,25 seviyesine düşürmüştü.

Aralık ayı özel sektörün uzun vadeli kredi borcu açıklanacak. Kasım ayında özel sektör borç stoku 193,5 milyar dolar seviyesindeydi.

20 Şubat 2020, Perşembe

Ocak ayı merkezi yönetim borç stoku açıklanacak. (Aralık 2019: 1,3 trilyon TL)

Aralık ayı kısa vadeli dış borç stoku açıklanacak. (Kasım 2019: 114,6 milyar dolar)

Şubat ayı TÜİK tüketici güven endeksi açıklanacak. (Ocak 2020: 58,9)

21 Şubat 2020, Cuma

Aralık ayı net uluslararası yatırım pozisyonu açıklanacak. Kasım ayında uluslararası varlıklar 248 milyar dolar, uluslararası yükümlülükler 595 milyar dolar olmuş böylece net uluslararası yatırım açığı 347 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.

Dr. Fulya Gürbüz

Merkez Bankası Beklenti Anketi’nden temkinlilik mesajı geldi

Merkez Bankası, Şubat ayı Beklenti Anketi sonuçlarını yayınladı. Artan jeopolitik risk ve koronavirüs salgınının ekonomik etkilerine yönelik endişelerle birlikte yurt içinde anket katılımcılarının faiz, kur ve büyüme konusunda temkinli bir duruş sergilediklerini görüyoruz. Detaylara baktığımızda;

. Enflasyonda düşüş beklentisi yavaşladı, faiz beklentisi yatay seyrediyor…

. ABD Doları/TL ve cari açıkta artış beklentileri önceki aya göre hafif arttı…

. GSYH büyüme beklentilerindeki artış hızı yavaşladı...

Beklenti Anketi sonuçları Merkez Bankasının faiz kararını nasıl etkileyecek?

Gelecek hafta 19 Şubat Çarşamba günü, Merkez Bankası aylık olağan toplantısında para politikası kararını açıklayacak. Son açıklanan makro-ekonomik veriler ihracat performansında yatay seyrin sürdüğünü, artan iç talebe bağlı olarak ithalat artışında hızlanma yaşandığını, mevsimsel sebeplerle turizm gelirlerinin azalmaya devam ettiğini, finansal ürünlerin sıcak parayı cezbetmediğini, dolayısıyla da cari işlemler dengesinde bozulmanın artarak sürdüğünü gösterdi. Dahası, Suriye’deki askeri operasyona yönelik endişeler ve koronavirüs salgınının küresel ekonomi üzerinde yarattığı belirsizlikler Türk lirasının kırılganlığını artırdı. Dolar/TL kuru 6,10’lara doğru ilerliyor.

Mevcut riskler, Merkez Bankasının %11,25 seviyesindeki politika faizinde değişiklik yapmayarak beklemede kalmasını gerektiriyor. Ancak medyadan edindiğimiz izlenim Merkez Bankasının faiz indireceği yönünde.

Merkez Bankası faiz indirimlerinde kararlılık ortaya koyup örneğin 25 baz puan gibi ölçülü bir indirim yapması büyük olasılıkla Türk lirası üzerinde çok büyük bir baskı oluşturmayabilir. Ancak beklemede kalıp “gelişmeleri yakından takip ediyoruz” gibi bir cümlenin daha güven artırıcı olacağını düşünmekteyim. 50-75 baz puanlık indirim ise Türk lirasında sert dalgalanma getirebilir.

Dr. Fulya Gürbüz

Enflasyondaki artış eğilimi Merkez Bankasına “bekle” sinyali veriyor

TÜİK verilerine göre, tüketici (TÜFE) ve yurt içi üretici fiyatları (ÜFE) Ocak ayında bir önceki aya göre sırasıyla yüzde 1,35 ve yüzde 1,84 artış kaydetti.

Enflasyondaki aylık bazda artışın sebebi ne?

Sebeplerden biri Ocak ayında Türk lirasında yaşanan değer kaybı. Yarı yarıya ABD doları ve Euro’dan oluşan döviz sepeti, Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 1,2 artış kaydetti.

Ocak ayına ilişkin olarak TCMB’nin yayınladığı Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) ve İSO’nun yayınladığı imalat sektörü PMI verileri, imalat sektöründe birim maliyetlerin Ocak ayında hızlı bir artış yaşadığını ortaya koydu. İSO anketinde, anket katılımcıları girdi maliyetlerindeki artışın TL’deki değer kaybından kaynaklandığını ifade ettiler.

Gelelim diğer sebebe.

İSO endeksinde, nihai ürün fiyatlarının Ocak ayında, Haziran 2019’dan bu yana en yüksek aylık artışı kaydettiği belirtiliyor.

RKGE verilerine göre ise anket katılımcıları satış fiyatlarının gelecek üç ayda artmaya devam edeceğini bekliyorlar. Ankete göre, gelecek on iki aylık dönem sonu itibarıyla yıllık ÜFE beklentisi yüzde 13,3 seviyesinde bulunuyor.

Nihai ürün fiyatlarının artmasında ise –RKGE, İSO imalat sektörü PMI ve SAMEKS verilerinin de gösterdiği gibi– yurt içi siparişlerde Ocak ayında yaşanan artış etkili oldu.

Dolayısıyla mevcut üç adet anket verilerinden, Ocak ayında kurdaki artışın girdi maliyetlerini, iç talepteki artışın ise nihai ürün fiyatlarını artıran iki ana faktör olduğu bilgisini aldık.

Enflasyondaki seyir Merkez Bankası para politikasına nasıl yansıyabilir?  

TCMB Para Politikası Kurulu 19 Şubat tarihinde toplanacak ve faiz kararını açıklayacak. Kurul, 16 Ocak tarihli toplantısında enflasyonda ve risk primindeki düşüş eğilimini vurgulayarak politika faizi olan 1 hafta vadeli borç verme faiz oranını yüzde 12’den yüzde 11,25’e düşürmüştü. Ocak ayında enflasyondaki yukarı yönlü seyir, Kurul’un 19 Şubat toplantısında politika faizinde değişikliğe gitmeyeceği ihtimalini artırıyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Fed, hedef faiz aralığını değiştirmedi

Ne oldu?

ABD Merkez Bankası, Fed, Ocak ayı para politikası toplantısında değişikliğe gitmeyerek politika faizi olan hedef faiz aralığını yüzde 1,50-1,75 aralığında sabit tuttu.

Fed, Haziran 2019 toplantısından itibaren ardı ardına dört toplantıda hedef faiz aralığını kademeli olarak yüzde 2,25-2,50 aralığından yüzde 1,50-1,75 aralığına düşürmüş, Aralık ayı toplantısında ise değişiklik yapmamıştı.

Neden?

Toplantı sonrasında yayınlanan basın bülteninde Fed, hedef faiz aralığını sabit tutma konusunda şu gerekçeleri ortaya koyuyor: “İstihdam piyasası gücünü korumakta ve ekonomik aktivite ılımlı bir hızda büyüyor.”

İstihdam piyasası gücünü koruyor; çünkü işsizlik oranı, Fed’in hedef değeri olan yüzde 4,0’ün altında yüzde 3,5 olan tarihi düşük seviyesinde bulunuyor.

Ekonomik aktivite ılımlı bir hızda büyüyor, çünkü;

. Tüketici harcamaları ılımlı hızda büyüse de işletme sabit yatırımları ve ihracat halen zayıf.

. 12-aylık bazda gıda ve enerji hariç fiyat artışları, Fed’in yüzde 2 olan hedefinin hayli gerisinde, yüzde 1,61 seviyesinde seyrediyor ve piyasanın uzun dönem enflasyon beklentilerinde önemli bir değişiklik yok.

Ne zaman?

Fed, bir sonraki para politikası toplantı kararını 18 Mart tarihinde açıklayacak. 2020 yılının geri kalanında Fed; Nisan, Haziran, Temmuz, Eylül, Kasım ve Aralık aylarında para politikası kurulunu toplayacak.

Türkiye ekonomisi için etkisi nedir?

Türkiye’nin özel ve kamu sektörü dahil toplam dış borç stoku, 2019 yılı üçüncü çeyreği itibarıyla 434 milyar dolar seviyesindedir. Bu tutarın yüzde 60’ı (257 milyar dolar) ABD doları cinsinden borçlanılan miktardır. Dolayısıyla, Fed’in düşük faiz politikası, Türkiye’nin dış borçlanma faizini sınırlandıran bir etkiye sahiptir. Elbette buradan, Türkiye’nin dış borç maliyeti artmıyor anlamı çıkarılmamalıdır. Çünkü Türkiye’de zaman zaman yaşanan önemli siyasi, finansal ve ekonomik gelişmeler Türkiye’nin risk primini artırmakta ve bu risk doğrudan borçlanma maliyetine yansıtılmaktadır.

Türkiye ekonomisi son dört çeyrektir 734 milyar ABD doları değerinde toplam mal ve hizmet üretmiştir. Diğer bir ifadeyle Türkiye’nin son dört çeyrek dönemlik Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) büyüklüğü 734 milyar dolardır. Toplam 734 milyar dolarlık üretimimizi yurt dışından 434 milyar dolar borçlanarak gerçekleştirmişiz. Toplam dış borcun yüzde 65’ini (283 milyar dolar) özel sektörün dış borcu oluşturuyor. Türk lirasında yaşanan değer kayıpları, hem kamunun hem de özel sektörün dış borç yükümlülüğünü Türk lirası cinsinden artırmaktadır.

Kısacası istikrar; maliyetleri, üretimi ve tüketimi doğrudan etkileyen önemli bir faktördür.

Dr. Fulya Gürbüz