Fed’in yeni para politikasını anlamaya başlayalım mı?

27 Ağustos’ta Jackson Hole konuşmasında Fed Başkanı Powell politika faizi kararında “%2 enflasyon hedefi” yerine bundan sonra “ortalama %2 enflasyon hedefine” odaklanacaklarını duyurmuştu. Ortalamadan kasıt, Fed’in enflasyon %2’ye geldiğinde hemen politika faizini değiştirmek yerine bir süre enflasyonun %2’nin biraz altında veya biraz yukarısında hareket etmesine izin verecek olması. Henüz Fed, ortalama %2’lik enflasyonun hangi aralıkta olması gerektiğine karar vermiş değil. Dahası, Powell’in de vurguladığı gibi “söz konusu aralık duruma göre değiştirilebilecek”. Fed, yeni para politikası sürecini, ekonomik şartlara göre gerekçelerini halkla paylaşarak yönetmeye başlayacak.

Jackson Hole, yeni para politikasıyla tanışmamıza ev sahipliği yapmış olsa da daha detaylı ipuçları, Fed’in internet sitesinde Ağustos 2020 tarihli bir makalede yer alıyor. Makale, Fed ekonomistlerinin görüşlerini yansıtıyor.

Yazarlar, “ortalama %2 enflasyon hedefi” çatısı altında yeni para politikasına yönelik olarak Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) üç çeşit enflasyon aralığı belirleyebileceğini söylüyor:

1) Uygun bir politika altında, enflasyondaki değişimlerin büyüklüğünü gösteren aralık (belirsizlik aralığı). Yazarlara göre söz konusu aralık “kısa-orta dönemdeki belirsizliği veya uzun vadede ortalama belirsizliği” ifade edebilir. Hatta farklı olarak, kamuyu bilgilendirirken “büyüme dönemlerinde enflasyonun yüksek olasılıkla aralığın üst bandını geçmeyeceği” veya “daralma dönemlerinde enflasyonun, aralığın alt bandına gerilemeyeceği” gibi ifadeler de kullanılabileceği örnekleniyor.

2) Fed’in enflasyonun geçici olarak bir süreliğine hedefinden uzak hareket etmesine izin vereceği aralık (operasyonel aralık),

3) Enflasyondaki dalgalanmanın para politikasını etkilemeyeceği aralık (kayıtsızlık aralığı).

Bununla birlikte makalede, Fed’in iletişim ve hesap verebilirliği çerçevesinde söz konusu aralıklara ilişkin risklere ve önemli noktalara değiniliyor:

1) Enflasyon aralığı belirlense bile Fed’in bu aralığı oluşturma sebepleri yanlış anlaşılabilir.

2) Belirlenen aralıklar, Fed’in ortaya koyduğu strateji ve para politikası çerçevesi birbirlerini desteklemeli, birbirleriyle uyumlu şekilde net olarak ortaya konulmalıdır.

3) Enflasyondaki dalgalanmaların sürekliliği ve buna sebep olan etkenler, kamunun anlayabilmesi amacıyla, net bir biçimde ortaya konulmalıdır.  

4) Bant aralığı, “arz şoklarında dalgalanma ve işgücü piyasasında olası yapısal değişimler” gibi “zamanla değişkenlik gösterebilecek yapısal faktörlere bağlıdır”. Dolayısıyla, belirlenmiş olan bant aralığının söz konusu faktörler sebebiyle yenilenebileceği bilgisi kamuyla paylaşılmalıdır.

Nitekim Powell da yeni para politikası çerçevesini tanıtırken söz konusu risklere değinmişti.

Makalede yeni para politikası çerçevelenirken, Fed’in güvenirliliğini zarara uğratmayacak şekilde uygulanması gerektiğine vurgu yapılıyor: esnek, hesap verebilir, net, uygun, uyumlu, tutarlı, koordineli.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: GSYH büyümesi, dış ticaret, PMI, enflasyon, ABD işsizlik oranı

31 Ağustos 2020, Pazartesi

2020 yılı ikinci çeyrek GSYH büyüme verileri açıklanacak. Birinci çeyrekte ekonomi bir önceki yılın aynı dönemine göre %4,5 artış kaydetmişti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi ise bir önceki çeyreğe göre %0,6 artmıştı. BETAM ikinci çeyrekte yıllık olarak %7 daralma, önceki çeyreğe göre %4,8 daralma bekliyor. Bilgi Üniversitesi Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezinin beklentileri yıllık bazda 6,6 daralma ve çeyreklik bazda %10,3 daralma iken trandingeconomics.com tahminleri sırasıyla %12,4 daralma ve %8,2 daralma.

SAMEKS Ağustos ayı hizmet ve sanayi sektörleri PMI verileri açıklanacak. Temmuz ayında Hizmet PMI 58,6, Sanayi PMI 59,9 seviyelerine yükselmiş, böylece Bileşik PMI 58,9 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50’nin üzerindeki değerler önceki aya göre iyileşmeyi, 50’nin altındaki değerler kötüleşmeyi gösteriyor. Geçen hafta TCMB tarafından açıklanan Ağustos ayı Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) önceki aya göre sektörde iyileşmenin sürdüğünü göstermişti. Hizmet tarafında ise geçen hafta TÜİK’in açıkladığı Ağustos ayına ilişkin Hizmet Sektörü Güven Endeksi ve Perakende Ticaret Güven Endeksi verileri sektörlerdeki bozulmanın zayıflamaya devam ettiğini göstermişti. Söz konusu veriler SAMEKS endekslerinin de Ağustos ayında iyileşme sinyallerinin süreceğine işaret ediyor. SAMEKS verilerinde özellikle istihdam ve yeni siparişlerdeki eğilimi izleyeceğiz.

TÜİK Temmuz ayı dış ticaret istatistiklerini açıklayacak. Nisan ayında KOVİD-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle ihracat ve ithalat verileri 2008 küresel finansal krizden bu yana en sert düşüşünü kaydetmesinin ardından açılmaların başlamasıyla Mayıs ve Haziran aylarında kademeli olarak yükseliş kaydetmeye başladı. TİM ve Ticaret Bakanlığı verileri Temmuz ayında ihracat ve ithalat verilerinin Temmuz 2019 verilerinin gerisinde kalsa da iyileşmenin Temmuz ayında da sürdüğünü göstermişti. Ticaret Bakanlığı verilerine göre dış ticaret açığı Temmuz ayında 2,7 milyar dolar olacak. TİM ise hafta içerisinde Ağustos ayı ihracat verilerini açıklayacak.

1 Eylül 2020, Salı

IHS Markit, Türkiye dahil küresel imalat sektörü Ağustos ayı PMI verilerini açıklayacak. Temmuz ayında İSO Türkiye İmalat Sektörü PMI endeksi 56,9 değeri ile önceki aya göre sektörde büyümenin sürdüğüne işaret etmişti. Ağustos ayı RKGE ve öncü Almanya İmalat Sektörü PMI verileri İSO Türkiye İmalat Sektörü PMI endeksindeki önceki aya göre iyileşmenin süreceği ipuçlarını vermişti. İSO Türkiye Sektörel PMI Anketi ise Temmuz ayında Tekstil, Gıda ile Giyim ve Deri ürünleri haricinde diğer sektörlerin önceki aya göre büyüme kaydettiği görülmüştü. Söz konusu anketin Ağustos ayı detaylarında sektörlerdeki gelişmeleri okuyacağız.

2 Eylül 2020, Çarşamba

Finansal kesim dışındaki firmaların Haziran ayı net döviz pozisyonu açıklanacak. Mayıs ayında sektörün döviz pozisyon açığı 2 milyar dolar azalışla 165 milyar dolar seviyesine gerilemişti.

3 Eylül 2020, Perşembe

TÜİK Ağustos ayı enflasyon verilerini açıklayacak. Temmuz ayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) önceki aya göre %0,58, önceki yılın aynı ayına göre %11,76 artış kaydetmişti. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ise aylık %1,02 ve yıllık %8,33 artışlara işaret etmişti. Yarı yarıya Euro ve Dolar kurundan oluşan döviz kuru sepetinin Ağustos ayında önceki aya göre %8,1’lik artış kaydetmesi hem üretici hem de tüketici fiyatlarında artış etkisi yaratacak. Bloomberg HT anketi de bu beklentiyle örtüşüyor; TÜFE’nin Ağustos ayında aylık %1, yıllık ise %11,9 artış kaydetmesi bekleniyor.

IHS Markit, Ağustos ayı küresel hizmet sektörü PMI verilerini açıklayacak. Temmuz ayında endeks 50,5 değeri ile büyüme bölgesine geçmişti. Ağustos ayı öncü verilerine göre ABD’de hizmet sektörü önceki aya göre büyümeye devam ederken benzer seyri İngiltere verisinde de gördük. Ancak Euro Bölgesi öncü verileri Ağustos ayında hizmet sektöründeki büyümenin yavaşladığını ortaya koydu.

TCMB ve BDDK 28 Ağustos 2020 tarihli haftalık para ve banka verilerini açıklayacak. Toplam döviz tevdiat hesapları 21 Ağustos’ta önceki aya göre 1,14 milyar dolar azalışla 213,5 milyar dolara gerilerken, gerçek kişilerin yurtiçi döviz tevdiat hesapları önceki aya göre 725 milyon dolar azalışla 104,8 milyar dolar oldu. Hem mevduat hem de kredi faiz oranları 21 Ağustos ile biten haftada artışını sürdürdü. Bu yükselişte TCMB’nin politika faizini %8,25 olarak sabit bırakmasına rağmen kurda yaşanan yükselişe ve artan enflasyonist baskılara bağlı olarak TCMB’nin piyasadan TL ve yabancı para çekebilmek amacıyla zorunlu karşılık oranlarını artırması ve repo ihale vadelerini 1 aya uzatması etkili oldu. Öte yandan, bankacılık sistemi yabancı para (YP) net genel pozisyon açığı 21 Ağustos’ta önceki haftaya göre 586 milyon dolar azalışla 3,7 milyar dolar seviyesine, kamu bankalarının YP net genel pozisyon açığı da 8,0 milyar dolar seviyesine geriledi. TCMB uluslararası rezervleri ise aynı dönemde 517 milyon dolar artışla 88,7 milyar dolar seviyesine yükseldi; altın rezervleri 461 milyon dolar artışla 43,3 milyar dolar, brüt döviz rezervleri 56 milyon dolar artışla 45,4 milyar dolar oldu. 21 Ağustos 2020 para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

4 Eylül 2020, Cuma

ABD’de Ağustos ayı işgücü verileri açıklanacak. Nisan ayında KOVİD-19 sebebiyle %14,7 seviyesine kadar yükselen işsizlik oranı Mayıs ayı ile birlikte kapatmaların gevşemeye başlamasıyla kademeli olarak düşerek Temmuz ayında %10,2 seviyesine kadar geriledi. Fed Başkanı Jerome Powell, 27 Ağustos Perşembe günü Jackson Hole konuşmasında %2 olan hedef enflasyonun “ortalama %2” olarak değiştirildiğini, %4 olan işsizlik oranı hedefi yerine “maksimum istihdam seviyesini” hedeflediklerini belirtti. Fed, 10 Haziran 2020 tarihli “What are the Federal Reserve’s objectives in conducting monetary policy?” notunda “maksimum istihdam” için “çalışmak isteyen tüm Amerikalıların kazançlı bir şekilde istihdam edilmesi” tanımını yapıyor. Notta maksimum istihdam seviyesinin genelde “iş piyasası ve dinamiklerini etkileyen parasal olmayan faktörlerin” belirlediği, bu faktörlerin zamanla değişkenlik göstermesinden dolayı doğrudan ölçülemediği vurgulanırken bu sebeplerle “Para Politikası Kurulunun maksimum istihdam için sabit bir oran belirlemeyeceği” ifade edilmişti. Dolayısıyla bundan sonra Fed’in para politikasını öngörmede işsizlik oranının nereye çıktığı veya indiğinden daha çok buna sebep olan iş piyasasına yönelik Fed’in yapacağı değerlendirmeleri dikkate alacağız.

Dr. Fulya Gürbüz

Resesyon tehlikesi EuroDolar paritesini 1,09 seviyesine geriletti

Fed Başkanı Jerome Powell dün ABD Kongresi’ne yaptığı ilk yarı para politikası sunumunda ABD ekonomisinin güçlü görünümünü tekrarladı: Ilımlı ekonomik büyüme, güçlü istihdam piyasası. 2018 yılında ortalama %2,9 büyüyen ABD ekonomisi 2019 yılında ılımlı artışla %2,4 büyüme kaydetti. %3,6 olan işsizlik oranı ise son bir yıldır tarihi düşük seviyelerini koruyor.

Ticaret savaşına yönelik belirsizlik ve son eklenen koronavirüs salgınının Çin ve Doğu Asya ülkeleriyle ticareti sekteye uğratacağı beklentisi Euro Bölgesi ekonomisi üzerindeki kara bulutları büyütüyor. 2018 yılında ortalama %1,9 büyüyen Euro Bölgesi, 2019 yılında %1,2 büyüme kaydetti. Özellikle dünyanın dördüncü büyük ekonomisi olan Almanya’da büyümenin 2019 yılında ortalama %0,6’ya gerilemesi resesyon riskini artırıyor.

Söz konusu gelişmeler AMB’nin faiz indireceği beklentilerinin artmasına sebep oldu. Buna karşılık, Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkanı Christine Lagarde dün yaptığı açıklamada düşük faiz politikasının ekonomiye uzun vadede zarar vereceğini, bunun yerine ekonominin mali politikalarla desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Avrupa ekonomisindeki zayıflamaya paralel olarak Euro- ABD doları paritesi EURUSD 2019 yılına başladığı 1,14’lü seviyelerden 2019 yılını 1,11 seviyesinden kapattı. ABD Başkanı Trump’ın Ocak ayında Çin ile ilk faz ticaret anlaşmasını imzaladıktan sonra sırada Avrupa olduğunu söylemesi ile artan ticaret belirsizliği ve devamında koronavirüsün etkisiyle EURUSD paritesi 1,09 seviyesine gerilemiş durumda. investing.com‘dan aldığımız aşağıdaki grafik, Euro’daki değer kaybındaki hızlanmayı bariz bir şekilde gösteriyor.

Koronavirüs salgınının Çin ve Avrupa arasındaki deniz ticaretinde düşüş sinyalleri gelmeye başladı. Euro’yu destekleyecek ekonomik tedbirlerin yokluğunda koronavirüsle ilgili olumsuz gelişmelerin devam etmesi halinde ABD doları Euro’ya karşı güçlenmeye devam edecek ki piyasadaki beklenti EURUSD paritesinin 1,04-1,05 seviyelerine gerileyebileceği yönünde.

Dr. Fulya Gürbüz

Fed, faiz değişikliği öngörmüyor

Fed Başkanı Jerome Powell

Fed Başkanı Jerome Powell ilk yarıyıl para politikası raporunu ABD Kongresi’ne sundu. Fed’in resmî sitesinde yer alan konuşma metninde ekonomik görünüm ve para politikasına yönelik beklentiler yer aldı.

Mevcut Ekonomik Görünüm

. Ekonomik büyüme 11. yılında da devam ediyor. Yaşanan küresel dalgalanmalara rağmen 2019’un ikinci yarısında ılımlı bir büyüme kaydedildi, istihdam piyasası gücünü korudu. Enflasyon düşük ve istikrarlı olmasına rağmen %2 hedefimizin aşağısında seyrediyor.

. İşsizlik oranı %3,6 seviyesi ile tarihi düşük seviyelerinde Özellikle düşük-ücretli işlerde ücretler artıyor.

. Tüketici harcamaları 2019 yılı sonlarına doğru yavaşlasa da hane halkı harcamalarını destekleyen temeller sağlam. Konut yatırımları 2019 yılının ikinci yarısında hızlandı. Güçsüz yurtdışı büyüme ve ticaretin etkisiyle iş yatırımları ve ihracat zayıf . Sanayi üretimi 2019’un ilk yarısında düştü, ikinci yarısında yatay kaldı. Ticarete yönelik belirsizlikler kısmen azalsa da riskler varlığını koruyor. Koronavirüs geişmeleri yakından takip ediliyor.

. Enflasyon önümüzdeki birkaç ayda baz etkisinden dolayı %2 seviyesine yaklaşacak.

Para Politikası

. Mevcut para politikası duruşu; ekonomik büyümeyi, güçlü istihdam piyasasını ve enflasyonun %2 hedefine dönmesini destekliyor.

. Ekim ayında başlanan tahvil alımlarının zamanla bilançoya uyumlu şekilde azaltılması ve repo işlemlerinin kademeli olarak azaltılması planlanıyor.

Kısaca

Güçlü büyüme ve istihdam dinamiklerine bağlı olarak risklerde artış yaşanmadığı sürece Fed, yüzde 1,50-1,75 olan hedef politika faiz aralığında değişiklik yapmayacak.

Dr. Fulya Gürbüz