Ekonomi Gündemi: Dış borç ve ekonomik aktivite

28 Haziran – 2 Temmuz haftasında 2021 yılı ilk çeyrek dış borç stokunu, Haziran ayına ilişkin; imalat ve hizmet sektörleri PMI endeksleri, dış ticaret verileri ve ABD’de işgücü verilerini takip edeceğiz. Aşılamanın hızlanmasına rağmen vaka sayılarında önemli bir iyileşme görülmemesinin ekonomik aktivitedeki izdüşümüne ve yurt dışı talebe odaklanacağız.  

29 HAZİRAN 2021, SALI

HAZİRAN AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

18 günlük kapatmanın hakim olduğu Mayıs ayında, ekonomik güven endeksi aylık 1,3 puan düşüşle 92,6 değerine gerilemişti. Ekonomik güven endeksindeki düşüş; tüketici, reel kesim (imalat sanayi), hizmet ve perakende ticaret sektörü güven endekslerindeki düşüşlerden kaynaklanmıştı. Haziran ayında ise aşılamadaki hızlanma ve kısıtlamaların gevşetilmesiyle birlikte hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörleri ile tüketici güveninde artış gördük. Dolayısıyla, Haziran ayında ekonomik güven endeksinde de yükseliş göreceğiz.

Kaynak: TÜİK

30 HAZİRAN 2021, ÇARŞAMBA

2021 YILI 1. ÇEYREK DIŞ BORÇ STOKU – HAZİNE VE TCMB

2020 yılı son çeyreğinde Türkiye’nin toplam dış borç stoku 450,0 milyar dolar seviyesindeydi. Kısa vadeli dış borç stoku 138,5 milyar dolar, uzun vadeli dış borç stoku 311,5 milyar dolar seviyesindeydi. Dış borcun %38’ini kamu sektörü, %33’ünü finans dışı özel sektör, %23’ünü özel sektör finans kuruluşları kalanını da Merkez Bankası oluşturmaktadır. Ödemeler dengesi verilerine göre Hazine 2021 yılı ilk çeyreğinde nette (borçlanma eksi geri ödeme) 122 milyon dolarlık dış borçlanma gerçekleştirdi. Bankalar nette 68 milyon dolarlık borç geri ödemesi yaptı. Reel sektör ise ilk çeyrekte nette 370 milyon dolarlık kullandı. Böylece toplam dış borç ilk çeyrekte 424 milyon dolar artış kaydetti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

HAZİRAN AYI SAMEKS HİZMET VE SANAYİ SEKTÖRLERİ ENDEKSLERİ – MÜSİAD

Mayıs ayında SAMEKS (Satın Alma Müdürleri Endeksleri) hizmet sektöründe aylık 1,4 puan düşüşle 51,5, sanayi sektöründe aylık 2,3 puan düşüşle 49,9 seviyesine gerilemişti. Endeksin 50 seviyesinin altındaki değerler önceki aya göre daralmayı, üzerindeki değerler ise büyümeyi gösteriyor. Mayıs ayında Covid-19 kaynaklı kapatmalar, her iki sektörü de olumsuz etkiledi. Aşılamanın hızlandığı ve kısıtlamaların gevşetildiği Haziran ayında her iki sektörde aktivitenin hızlandığını göreceğiz. 

MAYIS AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ – TÜİK

Haziran ayı başında Ticaret Bakanlığının açıkladığı verilere göre ithalat Mayıs ayında bir önceki aya göre 1,3 milyar dolar düşüşle 20,6 milyar dolar, ihracat 2,3 milyar düşüşle 16,5 milyar dolar seviyelerine gerilemişti. İhracatın ithalattan daha hızlı düşmesinin etkisiyle dış ticaret açığı Nisan ayına göre 1,0 milyar dolar artışla 4,1 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Bu bilgilere sahipken asıl odaklanacağımız konu Ticaret Bakanlığının duyuracağı Haziran ayı dış ticaret verileri olacak.

Kaynak: TÜİK

1 TEMMUZ 2021, PERŞEMBE

İMALAT SEKTÖRÜ PMI ENDEKSİ – IHS MARKIT VE İSTANBUL SANAYİ ODASI

İstanbul Sanayi Odası ve IHS Markit’ten elde edilen PMI (satın alma müdürleri endeksi) verilerine göre endeks Nisan’da 50,4 seviyesindeki iken Mayıs ayında 49,3 seviyesine gerilemişti. SAMEKS endeksine benzer olarak imalat sekörü PMI verisinin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise sektörün daraldığını göstermektedir. 23 Haziran’da IHS Markit tarafından yayınlanan Haziran ayı öncü PMI verileri ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere imalat sektörlerinin hızlanan hizmet sektörlerinin etkisiyle büyümeyi sürdürdüğünü, ancak hammadde ve nitelikli işgücündeki yetersizlikler sebebiyle imalat sektörünün talepleri karşılamakta yetersiz kaldığını göstermiştir. Haziran ayında söz konusu küresel talep artışından Türkiye imalat sektörünün nasıl etkilendiğini PMI raporundan okuyacağız.

Kaynak: IHS Markit, ISO

TCMB VE BDDK, 25 HAZİRAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

18 Haziran ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artış kaydetti. TL cinsi mevduatlar önceki haftaya göre yatay kalırken, TL cinsi krediler hafif yükseldi. TL cinsi mevduat faiz oranları %16-19 aralığında seyrederken, TL cinsi kredi faiz oranları %17-24 aralığında bulunuyor. Döviz mevduatları tarafında, önceki haftaya göre tüzel kişiler 0,5 milyar dolar ve gerçek kişiler 1,0 milyar dolar düşüş kaydetti, böylece DTH’lar toplamda 1,5 milyar dolar düşüşle 118,5 milyar dolar seviyesine geriledi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,3 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar düştü. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 97,3 milyar dolar ile önceki haftaya göre 2,5 milyar dolar artış kaydetti; altın rezervleri 1,9 milyar dolar azaldı, brüt döviz rezervleri 4,3 milyar dolar arttı. Brüt döviz rezervlerindeki 4,3 milyar dolarlık artışın 2,5 milyar dolarlık kısmı Hazine’nin 15 Haziran’da yaptığı ABD doları cinsi kira sertifikası ihracı oldu. Hazine’nin 22 Haziran’da gerçekleştirdiği 2,5 milyar dolarlık Eurobond ihracından gelen parayı da 25 Haziran haftası verilerinde göreceğiz. Brüt döviz rezervleri 30 Nisan’dan 18 Haziran’a kadar 9,1 milyar dolar artış kaydetti. Öte yandan Merkez Bankasının net rezerv açığı 18 Haziran ile biten haftada önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar artışla 36,2 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi stoku önceki haftaya göre 0,9 milyar dolar azalırken, devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku önceki haftaya göre 0,9 milyar dolar artış kaydetti böylece toplam stok önceki haftaya göre değişiklik göstermeyerek 28,6 milyar dolar olarak kaldı. Yurt dışı yerleşikler 18 Haziran ile biten haftada hisse senetlerinde 3 milyon dolar, DİBS’te 4 milyon dolarlık net satışlar gerçekleştirdiler.

2 TEMMUZ 2021, CUMA

HAZİRAN AYI TEPAV PERAKENDE GÜVEN ENDEKSİ (TEPE) – TEPAV

Mayıs ayında mevsimsellikten arındırılmış TEPE, Nisan ayına göre kötüleşerek eksi 18,8 değerine gerilemişti. Sektör anket katılımcılarının geçen üç ayda işleri daha kötüleşmiş, mevcut stok düzeyleri artmış, gelecek üç ayda satış beklentilerinin artmasına paralel olarak ise istihdam arttırma beklentileri iyileşmişti. Aşağıdaki grafikte göreceğiniz gibi TEPE (kırmızı çizgi) Şubat 2021’den bu yana Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin ortalamasından (mavi çizgi) giderek daha kötümser bir tablo ortaya koyuyor. AB-27’deki iyileşmenin hızlanmasının ana sebebi Bölge’de aşılamanın desteğiyle vaka sayılarının azalması ve paralelinde kısıtlamaların gevşetilmesidir.

2021 YILI 2. ÇEYREK BANKA KREDİLERİ EĞİLİM ANKETİ – TCMB

2021 yılı 1. çeyreğinde bankaları baz alan anket sonuçlarına göre tüzel kuruluşların sabit yatırım amaçlı kredi kullanımları önceki çeyreğe göre sert şekilde artmış, stok artırımı ve işletme sermayesi amaçlı kredi kullanımları daha yüksek hızla artmaya devam etmiş, birleşmeler/satın almalar ve yeniden yapılanma amaçlı kredilerdeki artış hızlanmış, borcun yeniden yapılandırılması amaçlı kredi artış hızı ise yavaşlamıştı.

ABD HAZİRAN AYI İŞSİZLİK ORANI – www.bls.gov

Mayıs ayında ABD’de işsizlik oranı istihdamdaki artışın etkisiyle aylık 0,3 yüzde puan düşerek %5,8 seviyesine gerilemişti. Ortalama saatlik kazançlar ise yıllık %1,98 artış kaydetmişti. ABD merkez bankası Fed’in Haziran ayı para politikası toplantısında %0,0-0,25 aralığındaki politika faizi sabit bırakılmış, öte yandan enflasyon ve istihdamdaki seyre dikkat çekilerek faiz artırımı tartışmalarını sürdürdükleri belirtilmişti. Fed’in politika faizi değişikliği için baz aldığı yıllık çekirdek PCE enflasyonu (kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi) Nisan ve Mayıs aylarında kaydettiği %3 üzerindeki değerlerle Fed’in %2 hedefinin üzerinde seyrediyor. Fed, enflasyondaki yükselişin kalıcılığından emin olana kadar politika faizini değiştirmeyecek. Ancak Fed’in söylemleri bile küresel piyasaları özellikle de Türkiye’yi etkilemeye yetiyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: İmalat sektörü, güven endeksleri, dış ticaret ve dış borç

31 MART 2021, ÇARŞAMBA

MART AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Ekonomik güven endeksi Şubat ayında önceki aya göre 0,4 puan azalışla 95,8 seviyesine gerilemişti.

MART AYI HİZMET VE SANAYİ SEKTÖRLERİ SATINALMA MÜDÜRLERİ ENDEKSLERİ (SAMEKS) – MÜSİAD

Şubat ayında takvim ve mevsimsellikten arındırılmış SAMEKS Hizmet Endeksi 5,0 puan düşüşle 51,9, Sanayi Endeksi 1,8 puan düşüşle 51,9 seviyelerine gerilemişti. Endeksin 50 seviyesinin üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğüne işaret ediyor. Endekslerin Şubat ayında 50 seviyesinin üzerinde olması sektörlerin önceki aya göre büyüdüğünü, ancak endekslerin önceki aya göre gerilemeleri sektörlerin büyüme hızının önceki aya göre zayıfladığını göstermektedir.

ŞUBAT AYI İHRACAT VE İTHALAT VERİLERİ – TÜİK

Ticaret Bakanlığı verilerine göre “2021 yılı Şubat ayında geçen yılın aynı ayına göre; İhracat, % 9,6 artarak 16 milyar 12 milyon dolar, İthalat, % 9,8 artarak 19 milyar 372 milyon dolar, Dış ticaret hacmi, % 9,7 artarak 35 milyar 384 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir”. Mart ayı öncü verilerine göre Türkiye’nin en büyük ticaret ortakları olan özellikle Almanya’nın imalat sektörü ve ihracat siparişlerinin önceki aya göre artış kaydetmesi, Türkiye’nin ihracat siparişlerinin de olumlu etkilendiği ihtimalini artırıyor.

TÜRKİYE’NİN 2020 YILI 4. ÇEYREK DIŞ BORÇ STOKU – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Türkiye’nin 2020 yılı 3. çeyrek dış borç stoku önceki çeyreğe göre 11,4 milyar dolar artışla 435,1 milyar dolar olmuştu. Kısa vadeli dış borç stoku 133,9 milyar dolar, orta ve uzun vadeli dış borç stoku 301,2 milyar dolar idi. Toplam stok içinde Merkez Bankasının dış borcu 21,0 milyar dolar, bankaların 30,8 milyar dolar, bankacılık dışı finans sektörünün 0,7 milyar dolar, finansal olmayan kuruluşların 55,2 milyar dolar idi.

1 NİSAN 2021, PERŞEMBE

MART AYI İSO VE IHS MARKIT İŞBİRLİĞİYLE HAZIRLANAN İMALAT SEKTÖRÜ SATINALMA MÜDÜRLERİ (PMI) ENDEKSLERİ – TÜİK

Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış imalat sektörü PMI endeksi Şubat ayında aylık 2,7 puan düşüşle 51,7 seviyesine gerilemişti. Endeksin 50 seviyesinin üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğüne işaret etmektedir. Endeksin Şubat ayında önceki aya gerilemesi ve aynı zamanda 50 seviyesinin üzerinde olması sektördeki büyümenin önceki aya göre zayıfladığını göstermektedir. Geçen hafta IHS Markit tarafından açıklanan Mart ayı öncü verilere göre ihracat pazarlarımız olan Euro Bölgesi’nin imalat sektörü PMI verileri önceki aya göre 4,5 puan artışla 62,4, Almanya’nın 5,9 puan artışla 66,6, ABD’nin 0,4 puan artışla 59, İngiltere’nin 2,8 puan artışla 57,9 seviyesine yükseldi. Tümünde mal ihracatı önceki aya göre artarken, girdi maliyetleri ve satış fiyatlarında da artış devam etti. Almanya’nın raporunda özellikle başta Çin olmak üzere Asya ülkeleri, ABD ve Euro Bölgesi genelinde ihracat siparişlerinin artması sebebiyle Almanya’nın ihracatının önceki aya göre arttığı açıklaması yer alıyor. Dolayısıyla Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı olan Türkiye’nin imalat sektörünün de Mart ayında söz konusu gelişmeden olumlu etkileneceğini bekleyebiliriz.

TCMB VE BDDK, 26 MART 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

19 Mart ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) repo, para piyasası fonları ve ihraç edilen menkul kıymetlerin dahil M3’te önceki haftaya göre 20 milyar TL’lik artış oldu. TL cinsi ticari kredi faiz oranları %20’nin hemen altına geriledi. TL mevduatları önceki haftaya göre 17,5 milyar TL azalırken, TL cinsi krediler 8,8 milyar TL artış kaydetti. Döviz tevdiat hesapları (yabancı para cinsi mevduatlar) önceki haftaya göre 1,6 milyar dolar artışla 223,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Uluslararası rezervler bir önceki haftaya göre 1,6 milyar dolar artışla 93,2 milyar dolar seviyesine yükseldi; altın rezervleri 0,3 milyar dolar, döviz rezervleri 1,2 milyar dolar artış gösterdi. TL cinsi mevduat faizleri %16,80, ticari krediler %20,45, tüketici kredileri %22,78 seviyelerine yükseldi.  

2 NİSAN 2021, CUMA

OCAK AYI FİNANSAL KESİM DIŞINDAKİ FİRMALARIN DÖVİZ POZİSYONU – TCMB  

2020 yılı Aralık ayında finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlıkları önceki aya göre 4,0 milyar dolar artışla 142,6 milyar dolar, yükümlülükler aylık 2,8 milyar dolar artışla 300,2 milyar dolar seviyelerine yükselmiş, böylece net döviz pozisyon açığı aylık 1,2 milyar dolar azalışla 157,6 milyar dolar seviyesine gerilemişti.

MART AYI TEPAV PERAKENDE GÜVEN ENDEKSİ – TEPAV

Şubat ayında mevsimsel etkilerden arındırılmış TEPAV perakende güven endeksi önceki aya göre 1,3 puan artışla -16,5 seviyesine gerilemişti. Endeksteki gerileme, kötümser görünüm ortaya koyanların iyimserlerden daha fazla olduğunu gösteriyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: GSYH, enflasyon, üretim, hizmet ve bütçe

1 MART 2021, PAZARTESİ

ŞUBAT AYI TÜRKİYE VE KÜRESEL İMALAT SEKTÖRÜ SATIN ALMA MÜDÜRLERİ ENDEKSLERİ (PMI) – İSO, IHS MARKİT

İSO Türkiye İmalat Sektörü PMI endeksi Ocak ayında aylık 3,6 puan artışla 54,4 seviyesine hızlanmıştı. Endeksin 50 üzerindeki değerler bir önceki aya göre imalat sektöründe büyüme, 50 seviyesinin altındaki değerler ise daralmaya işaret etmektedir. Buna göre, Türkiye imalat sektörü PMI endeksinde aylık 3,6 puanlık artış “büyüme hızının bir önceki aya göre hızlandığı” anlamına gelmektedir. JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI endeksi ise Ocak ayında aylık 0,3 puan düşüşle 53,5 seviyesine gerileyerek büyüme hızında yavaşlamaya işaret etmişti. 19 Şubat’ta IHS Markit tarafında açıklanan Şubat ayı öncü verilerine göre, ABD’de imalat sektörü büyümesinde önceki aya göre yavaşlama, Euro Bölgesi, Japonya ve İngiltere imalat sektörlerinde ise hızlanma işaretlerini almıştık.

2020 YILI 4. ÇEYREK GAYRİSAFİ YURT İÇİ HASILA (GSYH) BÜYÜME VERİLERİ – TÜİK

2020 yılı üçüncü çeyreğinde GSYH bir önceki yılın aynı dönemine göre %6,7 büyümüş, böylece yılın ilk dokuz aylık döneminde ortalama %4,3’lük büyüme kaydedilmişti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre %15,6, takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,5 artış kaydetmişti. 2020 yılı dördüncü çeyreği için BETAM bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,7, bir önceki çeyreğe göre %3,5 büyüme öngörürken İstanbul Bilgi Üniversitesi Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (CEFIS) tahminleri de benzer şekilde sırasıyla %6,73 ve %3,22 seviyelerinde bulunuyor. CEFIS’in 2020 yılı geneli için ortalama büyüme tahmini %2,21’dir. Bloomberg HT Araştırma Birimi’nin düzenlediği anket sonuçlarını dikkate aldığımızda, 2020 yılı dördüncü çeyreğinde yıllık %7,3, 2020 yılı genelinde %2,3, 2021 yılı geneli için %4,5 büyüme tahmin ediliyor.

2 MART 2021, SALI

2020 YILI ARALIK AYI FİNANSAL KESİM DIŞI SEKTÖRÜN DÖVİZ POZİSYONU – TCMB

2020 yılı Kasım ayında finans dışı sektörün döviz varlıkları bir önceki aya göre 559 milyon dolar azalarak 138 milyar 647 milyon dolar seviyesine gerilemiş, döviz yükümlülükleri aylık 2 milyar 117 milyon dolar artışla 296 milyar 965 milyon dolar seviyesine yükselmiş, böylece sektörün Net Döviz Pozisyon Açığı aylık 2 milyar 676 milyon dolar artışla 158 milyar 318 milyon dolar seviyesine yükselmişti.

ŞUBAT AYI TEPAV PERAKENDE GÜVEN ENDEKSİ (TEPE) – TEPAV

TEPE endeksi 2021 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre 10,1 puan, bir önceki yılın aynı ayına göre 2,6 puan azalışla -15,5 puan seviyesine gerilemişti. Söz konusu seviye “denge” değerine göre hesaplanmaktadır. Detaylandırırsak, endeksi hesaplamak için oluşturulan anket çalışmasında her soru için olumlu değerlendirme yapan katılımcıların yüzdesi ile olumsuz değerlendirme yapanların yüzdesi arasındaki fark “denge değeri” olarak adlandırılmaktadır. TEPE endeksi en son Ocak 2016’da pozitif değer almıştı.

3 MART 2021, ÇARŞAMBA

ŞUBAT AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Ocak ayında yıllık %23,11, aylık %4,08 artış kaydetmiş; tüketici fiyat enflasyonu (TÜFE) ise yıllık %14,60, aylık %1,25 yükselmişti. Bloomberg HT anketine göre Şubat ayında TÜFE’nin ortalama olarak yıllık %15,50, aylık %0,8 artması bekleniyor.

ŞUBAT AYI JP MORGAN KÜRESEL HİZMET SEKTÖRÜ PMI VERİLERİ – IHS MARKIT

Ocak ayında JP Morgan küresel hizmet sektörü PMI endeksi aylık 0,2 puan düşüşle 51,6 seviyesine gerileyerek sektörde büyümenin yavaşlayarak da olsa sürdüğünü göstermişti. IHS Markit’in 19 Şubat’ta açıkladığı öncü verilerde ise; hizmet sektörünün ABD’de Şubat ayında büyüme eğilimini koruduğu, İngiltere’de daralmanın yavaşladığı, Euro Bölgesi ve Japonya’da daralmanın daha da arttığı bilgilerini edinmiştik.

ABD MERKEZ BANKASI FED, BEJ KİTAP’I YAYINLAYACAK

Fed tarafından yılda 8 kere yayınlanan ve ABD ekonomisi hakkında bilgi ve tahminlerinin yer aldığı Bej Kitap’ın 2021 yılına ait ikinci sayısı yayınlanacak. 13 Ocak’ta yayınlanan yılın ilk kitabında ekonomik şartların bölgeler arasında farklılık gösterdiği belirtilerek bir önceki raporla karşılaştırmalı olarak ekonomide yaşanan gelişmeler şöyle sıralanmıştı: Otomobil satışlarında zayıflama, pandeminin başlangıcından bu yana enerji sektöründe ilk kez büyüme, tedarik zincirindeki zorluklara rağmen hemen hemen tüm bölgelerde imalat sektöründe büyüme, konut alım satımında güçlü aktivitenin korunmasına karşın ticari gayrimenkul piyasasında zayıflığın sürmesi, bankacılık sektörü kredi hacminin yatay kalmasına karşın önümüzdeki aylarda yeni paketin desteğiyle artış beklenmesi, Covid-19 aşılamalarına ilişkin olumlu beklentilerin son virüs dalgasıyla törpülenmesi, genel olarak istihdamda düşüş yaşanması (imalat, inşaat ve ulaştırma sektörlerinde artış, hizmet sektöründe artan işten çıkarmalar), çalışan ücretlerinde ılımlı artış, girdi maliyetlerinin nihai ürün ve hizmetlere kıyasla daha hızlı artış kaydetmesi. Fed, ekonomik görünüme ilişkin olumlu edinimlerinin sonrasında 27 Ocak para politikası toplantı özetinde enflasyonist gelişmelere ve istihdam piyasasına dikkat çekmiş, özellikle de Biden hükumetinin hedeflediği 1,9 trilyon dolarlık ek paketin de desteğiyle piyasalarda ABD tahvil faizleri oranları yükselmeye başlamıştı. 2021 yılına %1 seviyesinin hemen altında başlayan ABD 10-yıl vadeli tahvilin faiz oranı 25 Şubat’ta %1,60 seviyelerinin üzerine kadar yükseldi öyle ki bu seviye koronavirüs tehlikesinin artmaya başladığı Ocak 2020 sonu seviyelerine eşdeğer. ABD 10-yıl vadeli tahvil faizlerindeki yükselişe Şubat ayına ilişkin olumlu makro-ekonomik veriler de destek verdi. Yıllık enflasyon Ocak ayında %1,4 seviyesinde bulunurken işsizlik oranı %6,3 seviyesine gerilemiş durumda. 2020 yılı başında enflasyon oranı %2,5, işsizlik oranı ise %3,5 seviyelerinde bulunuyordu. 1,9 trilyon dolarlık yeni yardım paketinin enflasyonist baskıları öngörülenden hızlı artırma riski bulunurken Eylül 2020 itibariyle 435 milyar dolar seviyesine yükselen Türkiye’nin toplam dış borç stokunu ve 2020 yılı genelinde kaydedilen 173 milyar TL’lik rekor bütçe açığını dikkate aldığımızda ABD ekonomisindeki ısınma işaretlerinin enflasyon ve tahvil faizlerini artıracağı, bunun da Türkiye’nin borçlanma maliyetleri ve cari işlemler açığı üzerindeki riskleri artırmaya devam edeceğini de eklemek isterim.

4 MART 2021, PERŞEMBE

TCMB VE BDDK, 26 ŞUBAT 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

19 Şubat ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) önceki haftaya göre hafif gerileme kaydedildi. Kredi tarafında ticari kredi faiz oranları düşerken, bireysel kredi faiz oranları artışını sürdürüyor: TL cinsi ticari kredi faiz oranları %19,73 seviyesine gerilerken bireysel kredi faiz oranları %22,64 ile bir önceki haftanın yüzde 0,63 puan üzerine gelmiş durumda. %16,14 seviyesine gerileyen TL cinsi mevduat faiz oranları son üç haftadır düşüşünü sürdürüyor. Döviz tevdiat hesapları yani yabancı para cinsi mevduatlar 226,2 milyar dolar büyüklük ile bir önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. Yabancı yerleşiklerin mülkiyetindeki hisse senedi ve tahvil portföyü bir önceki haftaya göre 0,6 milyar dolar artışla 41,9 milyar dolar seviyesine yükseldi ki bu sayı 2010 yılından bu yana en düşük seviyesine gerilediği 30 Ekim 2020 haftasına göre 17,4 milyar dolarlık artışa işaret ediyor.

5 MART 2021, CUMA

ŞUBAT AYI HAZİNE NAKİT BÜTÇE DENGESİ

2021 yılı Ocak ayında nakit bütçe 26,1 milyar TL açık vermişti. 2020 yılı genelinde toplam nakit bütçe açığı 182 milyar TL ile rekor seviyeye ulaşmıştı. Aşağıdaki grafikte kırmızı çubuklar nakit bütçe açığını, buna karşılık mavi çubuklar Hazine’nin net borçlanmasını göstermektedir. Dikkat edeceğiniz üzere ticaret savaşının küresel ekonomide derin yaralar açtığı 2019 yılında ve pandeminin yaraları derinleştirdiği 2020 yılında Türkiye Hazinesi yüksek borçlanma maliyetlerine katlanarak bütçe açığından daha fazla borçlanma gerçekleştirmek zorunda kalmıştır. 2021 yılında borçlanma tarafını rahatlatabilecek başlıca faktör bütçe disiplini çerçevesinde bütçe gelirlerini sürdürülebilir olarak artırabilecek adımların devreye alınmasıdır. Bu sebeple Mart ayında açıklanacak olan reform adımlarını merakla bekliyoruz.

Kaynak: TDM

ABD’DE ŞUBAT AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ

Ocak ayında ABD’de işsizlik oranı %6,3 seviyesine gerilemiş, ortalama saatlik kazançlar yıllık %5,38 artış kaydetmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

Yılın son haftasında imalat sektörü PMI verilerini izleyeceğiz

Kovid-19 dalgasının artması ile devreye alınan kısıtlamaların Aralık ayında imalat sektörlerine etkisini IHS Markit ilk tahminlerinden edineceğiz

28 ARALIK 2020, PAZARTESİ

KASIM AYI ULUSLARARASI REZERVLER VE DÖVİZ LİKİDİTESİ

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan uluslararası rezerv varlıkları Ekim ayında aylık 4,8 milyar dolarlık artışla 84,5 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Uluslararası rezervlerin önemli bir kısmını altın (42,2 milyar dolar), nakit ve mevduatlar (31,9 milyar dolar), menkul kıymetler (8,9 milyar dolar) oluşturuyor. Menkul kıymetler Nisan 2013’te gördüğü zirve olan 103,8 milyar dolardan Ekim 2020’de 8,9 milyar dolar seviyesine gerilemişken, altın rezervleri aynı dönemde 20,2 milyardan dolardan 42,2 milyar dolar seviyesine yükseldi. Nakit ve mevduatlar aynı dönemde 8,4 milyar dolardan 31,9 milyar dolara yükselmiş durumda. Böylece Nisan 2013’ten Ekim 2020’ye kadarki dönemde Türkiye’nin uluslararası rezervleri 134,0 milyar dolardan 84,5 milyar dolar seviyesine gerilemiş oldu. Peki, uluslararası rezervlerdeki erimenin Türkiye ekonomisi üzerinde nasıl bir etkisi oldu? Ekonomi yavaşladı: Uluslararası rezervlerin arttığı 2010-2013 döneminde Türkiye GSYH’si yıllık ortalama %8,3 büyürken, rezervlerin azaldığı 2014-2018 döneminde büyüme yıllık ortalama %5,0’e geriledi. Gelelim TCMB’nin kasasında nette ne kadar rezervi olduğuna. Yani, TCMB’nin varlıklarının yükümlülüklerini karşılayıp karşılamadığına. TCMB’nin Kasım 2016’da başladığı (0,3 milyar dolar) ve Mart 2019’da yoğun olarak kullanmaya başladığı (13,1 milyar dolar) vadeli döviz işlemlerinden (swap, forward ve futures) doğan yükümlülükleri en son Ekim 2020’de 61,3 milyar dolara yükselmiş durumda. Altın rezervlerini ayırdığımızda, Ekim 2019’da TCMB’nin likit olan döviz varlıkları (40,8 milyar dolar) ile vadeli döviz işlemlerinden doğan döviz yükümlülüklerinin (61,3 milyar dolar) farkını gösteren net pozisyon açığı 20,4 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Yani, TCMB’nin likit döviz varlıkları döviz yükümlülüklerini karşılamaya yetmiyor.

ARALIK AYI KÜRESEL İMALAT SEKTÖRÜ PMI İLK TAHMİNLERİ

IHS Markit tarafından açıklanan imalat sektörü PMI verileri Almanya ve Euro Bölgesinde Kasım ayında hız kaybederek büyümeye devam etmiş, ABD ve İngiltere’de ise imalat sektörü artan hızda büyümeye devam etmişti. Kovid-19 dalgasının artması ile devreye alınan kısıtlamaların Aralık ayında imalat sektörlerine etkisini IHS Markit ilk tahminlerinden edineceğiz. Ülke ve bölge olarak en büyük ticaret ortağımız olan Almanya ve Euro Bölgesi imalat sektörleriyle Kasım ayında benzer bir performans gösteren Türkiye’nin imalat sektörü hız kaybı yaşamış olsa da büyümesini sürdürmüştü. Aralık ayının ilk üç haftasında ticari kredilerdeki artış hızının Kasım ayının aynı dönemine göre artış kaydetmesi imalat sektörüne destekleyici bir etki yapmış olabilir. 31 Aralık’ta açıklanacak olan Aralık ayı SAMEKS sanayi verileri ve 4 Ocak’ta açıklanacak olan İSO ve IHS Markit işbirliğiyle yayınlanan Türkiye imalat sektörü PMI verileri söz konusu etkinin destekleyici olup olmadığını gösterecek. Ek olarak Ocak ayının ilk haftasında Dış Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanacak olan dış ticaret veriler dei imalat sektörünün Aralık ayı performansına ilişkin önemli bir ipucu olacak.

29 ARALIK 2020, SALI

ARALIK AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ

TÜİK tarafından açıklanan Ekonomik Güven Endeksi, Kasım ayında bir önceki aya göre 3,3 puan düşüşle 89,5 seviyesine gerilemişti. TÜİK’in açıklamasına göre ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması ortalama üzeri güveni, küçük olması ise ortalama altı güveni göstermektedir. Aralık ayında Ekonomik Güven Endeksinde en büyük ağırlığa sahip olan Reel Kesim Güven Endeksinin önceki aya göre %2,8 artış kaydetmesi ve Tüketici Güven Endeksinin önceki ayla aynı kalmasına rağmen Hizmet Sektörü Güven Endeksinin aylık %9,2’lik düşüşü Ekonomik Güven Endeksini aşağı çekecektir.

31 ARALIK 2020, PERŞEMBE

TÜİK KASIM AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ

TÜİK verilerine göre Ekim ayında ihracat 17,3 milyar dolar, ithalat 19,7 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Dış Ticaret Bakanlığı Aralık ayı başında Kasım ayı geçici verilerine ilişkin olarak ihracatın 16,1 milyar dolara gerilediğini, ithalatın ise 21,2 milyar dolara yükseldiğini duyurmuştu. Ocak ayı ilk haftasında Bakanlık, Aralık ayı dış ticaret verilerini açıklayacak.

ARALIK AYI SAMEKS SANAYİ VE HİZMET ENDEKSLERİ

Kasım ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış SAMEKS Sanayi Endeksi bir önceki aya göre 2,1 puan düşüşle 46,3 seviyesine gerilemişti. SAMEKS Hizmet Endeksi ise önceki aya göre 1,9 puan artışla 50,4 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50 seviyesinin altında olması sektörün önceki aya göre daraldığını, 50 seviyesinin üzerinde olması sektörün önceki aya göre büyüme kaydettiğini gösteriyor. Sanayi ve hizmet sektörlerinin bileşiminden oluşan SAMEKS Bileşik Endeksi ise Kasım ayında 0,5 puan azalışla 49,0 seviyesine geriledi.

2020 YILI 3. ÇEYREK DIŞ BORÇ STOKU

Haziran 2020’de Türkiye’nin dış borç stoku 421,8 milyar dolar ile Haziran 2016 seviyelerine gerilemişti. Dış borç stokunun 123,7 milyar dolarını kısa vadeli, 298,2 milyar dolarını orta ve uzun vadeli dış borçlar oluşturuyor. Toplam dış borç stokunun yaklaşık %39’u kamuya, %33’ü finansal olmayan kuruluşlara, %24’ü finansal kuruluşlara, %5’i TCMB’ye ait bulunuyor. Türkiye’nin toplam dış borç stoku Mart 2018’de 466,9 milyar dolar ile zirve yapmıştı. Dış borç stokunun Mart 2018’den Haziran 2020’ye olan dönemde 45,1 milyar dolar azalmasında finansal kuruluşların dış borç stokunun aynı dönemde 65 milyar dolar azalması, kamu sektörünün dış borç stokunun 22,8 milyar dolar artması ve TCMB’nin dış borç stokunun 18,2 milyar dolar artması etkili oldu.

TCMB VE BDDK, 25 ARALIK 2020 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

18 Aralık ile biten haftada, döviz tevdiat hesapları (DTH, döviz cinsinden mevduatlar) yeni rekorunu kırdı. DTH’lar bir önceki haftaya göre 2,4 milyar dolar artışla tarihi zirvesi olan 223,8 milyar dolar seviyesine yükseldi. TL cinsinden ortalama mevduat faiz oranı %15’i geçerken, TL mevduatları önceki haftaya göre 6,4 milyar dolar düşüşle 1 trilyon 557 milyar TL’ye geriledi. 1-3 ay vadeli TL mevduatlarının faiz oranı önceki ortalama %16,12’den %15,98 seviyesine geriledi. TL cinsinden tüketici kredi faizleri %22,26 seviyesi ile Ağustos 2019 seviyelerine yükseldi. TL cinsinden ticari kredi faizleri de %18,96 ile Eylül 2019 seviyelerine yükseldi. 24 Aralık’ta 2020 yılının son para politikası toplantısını gerçekleştiren TCMB, politika faizini %15’ten %17 seviyesine yükseltti. Aralık ayı başından itibaren %15 seviyesinde bulunan TCMB’nin ortalama fonlama faizi, politika faizindeki artışın ardından 25 Aralık’ta %15,48 olarak gerçekleşti. Uluslararası rezervler ise 18 Aralık’ta 91,8 milyar dolar ile Ağustos 2020 seviyelerine yükseldi. Rezervlerdeki artışta yabancı yatırımcıların Türkiye’nin hisse ve tahvil piyasalarında önceki haftaya göre 3 milyar dolarlık alım yapmaları etkili oldu. En son 13 Mart tarihinde yabancı yerleşiklerin hisse ve tahvil stoku 36,8 milyar dolar seviyesindeyken 18 Aralık’ta tekrar 34,5 milyar dolar seviyesine yükselmiş bulunuyor.

18 Aralık 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

1 OCAK 2021, CUMA

YENİ YILDA ÜLKEMİZE SAĞLIK, MUTLULUK, BEREKET DİLİYORUM.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomide büyümenin anahtarı aşıda

Ekonomide büyümenin kilidini bilginin küreselleştiği mevcut pandemi sürecinde aşıların etkinliği, virüsün yapısındaki değişikliklere uyumları ve aşılama süreci açacak.

Çember daralıyor derken Covid-19 hanemize girdi. 14-18 Aralık haftasının başında kızım ve hemen ardından oğlum Covid-19 virüsüne yakalandılar. Evde izolasyon, hijyen tedbirleri ve maske kullanımı sayesinde virüse maruz kalmadım. Kadıköy İlçe Sağlık Müdürlüğünün sürekli takibinde olmamız, süreci atlatmakta önemli bir faktör oldu. Tüm İlçe Sağlık çalışanlarına sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum.

Gelelim makro-ekonomik verilerden uzak kaldığım son 11 gündeki gelişmeleri anlamaya. Öncelikle sanayi üretimi.

14 Aralık’ta TÜİK Ekim ayı sanayi üretimi endeksini, 22 Aralık’ta da Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Kasım ayı otomotiv sektörü verilerini açıkladı.

Sanayi üretimi Ekim ayında bir önceki aya göre %1,1 artış kaydetse de artış hızı Eylül ayındaki %1,7’lik artışın gerisinde kaldı. Sanayi üretimi, Mayıs ayında bir önceki aya göre %18,2’lik sert yükselişin ardından son 4 aydır artışını yavaşlayarak da olsa sürdürüyor.

Aşağıdaki grafikte gri çubuklar sol eksendeki sanayii üretimi endeksini, mavi çizgi sağ eksendeki otomotiv sektörü toplam üretimini, kırmızı çizgi ise yine sağ eksendeki otomotiv sektörü ihracat verilerini gösteriyor.

Grafikte Ağustos aylarında dikkat çeken düşüşlerin sebebi, Ağustos ayının otomotiv sektörünün tatil yaptığı döneme denk geliyor olması.

Yukarıdaki grafiği incelediğimizde; otomotiv ihracatının otomotiv üretimini, otomotiv üretiminin ise sanayi üretimini doğrudan etkilediğini görebiliyoruz.

Türkiye’nin toplam ihracatının en büyük payını otomotiv sektörü ihracatı oluşturuyor. Türkiye, ihracatının en büyük kısmını ise Almanya’ya yapıyor. Dolayısıyla Türkiye’de sanayi üretiminin Almanya’daki talep şartlarından doğrudan etkilendiğini söylemek yanlış olmayacaktır.

Aşağıdaki grafiği tradingeconomics.com’dan aldım. Mavi çizgi sol eksendeki Almanya’nın otomotiv üretimini, siyah kesikli çizgi ise sağ eksendeki Türkiye’nin otomotiv üretimini gösteriyor. Tarihsel olarak bakıldığında, her iki ülkenin otomotiv üretimindeki artış ve azalışlar paralel seyrediyor.

Ancak grafikte bariz bir şekilde dikkatimizi çeken, Kasım ayında Almanya’nın otomotiv üretimi artarken, Türkiye’nin otomotiv üretiminde gerileme yaşanmış olması. Söz konusu gerilemenin sebeplerini araştırdığımızda;

. Kasım ayı TİM ihracat verilerine göre Almanya’ya yapılan ihracatın Ekim ayına göre gerilediğini,

. Kasım ayı İSO imalat sanayi PMI endeksine göre Türkiye’de yeni ihracat siparişlerinin Ekim ayına göre ivme kaybettiğini,

. IHS Markit Almanya imalat sektörü PMI verilerine göre Almanya’nın ihracat siparişlerindeki artışın Kasım ayında ivme kaybı yaşadığını görüyoruz.

Özellikle en büyük ticaret ortaklarımız olan Euro Bölgesi ve İngiltere’de Covid-19 kaynaklı kapatmaların sıkılaştırılmaya başlandığı Kasım ayında Türkiye’nin ihracatının bir önceki aya göre azalması, sanayi üretiminde de Kasım ayında güç kaybı yaşanacağı ihtimalini artırıyor.

Peki, Aralık ayı ile birlikte sanayi üretiminde nasıl bir tablo bizi bekliyor?

Avrupa’da kapatmaların Aralık ve Ocak aylarında sürecek olması Türkiye’nin üretim performansı üzerinde olumsuz etki yaratacak. Nitekim Avrupa Merkez Bankası (AMB), 10 Aralık tarihli toplantı kararında pandemi ve aşılamaya yönelik artan belirsizliklere vurgu yapılırken negatif faiz politikasını sürdürecekleri belirtilmişti. İngiltere Merkez Bankası da 17 Aralık tarihli toplantısında pandemi kaynaklı kapatmaların 2021 yılı ilk çeyreğine yönelik büyüme beklentilerini aşağı çekeceği vurgulandı. Ek olarak, Almanya ve Çin arasındaki ticaretin Uzak Doğu’da pandemi kaynaklı kapatmalardan doğrudan etkilenecek olması dikkatleri aşı konusundaki gelişmelere çekiyor.

Öte yandan, 16 Aralık tarihli toplantısında Amerikan merkez bankası Fed ekonomik aktivite, işsizlik ve enflasyon üzerinde ağır sonuçları olan pandeminin yarattığı sağlık sorunlarının orta vadede ekonomik görünüm üzerinde dikkate değer bir risk oluşturduğu ve ekonominin seyrinin tamamen virüsün seyrine bağlı olduğu belirtildi.

Bununla birlikte, 20 Ocak’ta resmen başkanlık koltuğuna oturacak olan Biden’in ticari ve siyasi ilişkileri diyalog yoluyla sürdüreceği vaadi, Trump yönetimine göre daha ılımlı bir tablo ihtimalini ortaya koyuyor. Bu, elbette risk algısı üzerinde olumlu bir etki yaratacaktır ancak küresel ekonomide büyümenin kilidini bilginin küreselleştiği mevcut pandemi sürecinde aşıların etkinliği, virüsün yapısındaki değişikliklere uyumları ve aşılama süreci açacak.

Yüksek enflasyonu yüksek faizle dizginlemeye çalışan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına ise hükümetin reformlar yoluyla destek vermesi bekleniyor. İşsizliğin arttığı, gelirlerin azaldığı hem Türkiye ekonomisini hem de küresel ekonomiyi 2021 yılında çok zorlu bir süreç bekliyor. Anahtar ise pandeminin seyri ve aşıda.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: GSYH büyümesi, dış ticaret, PMI, enflasyon, ABD işsizlik oranı

31 Ağustos 2020, Pazartesi

2020 yılı ikinci çeyrek GSYH büyüme verileri açıklanacak. Birinci çeyrekte ekonomi bir önceki yılın aynı dönemine göre %4,5 artış kaydetmişti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi ise bir önceki çeyreğe göre %0,6 artmıştı. BETAM ikinci çeyrekte yıllık olarak %7 daralma, önceki çeyreğe göre %4,8 daralma bekliyor. Bilgi Üniversitesi Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezinin beklentileri yıllık bazda 6,6 daralma ve çeyreklik bazda %10,3 daralma iken trandingeconomics.com tahminleri sırasıyla %12,4 daralma ve %8,2 daralma.

SAMEKS Ağustos ayı hizmet ve sanayi sektörleri PMI verileri açıklanacak. Temmuz ayında Hizmet PMI 58,6, Sanayi PMI 59,9 seviyelerine yükselmiş, böylece Bileşik PMI 58,9 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50’nin üzerindeki değerler önceki aya göre iyileşmeyi, 50’nin altındaki değerler kötüleşmeyi gösteriyor. Geçen hafta TCMB tarafından açıklanan Ağustos ayı Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) önceki aya göre sektörde iyileşmenin sürdüğünü göstermişti. Hizmet tarafında ise geçen hafta TÜİK’in açıkladığı Ağustos ayına ilişkin Hizmet Sektörü Güven Endeksi ve Perakende Ticaret Güven Endeksi verileri sektörlerdeki bozulmanın zayıflamaya devam ettiğini göstermişti. Söz konusu veriler SAMEKS endekslerinin de Ağustos ayında iyileşme sinyallerinin süreceğine işaret ediyor. SAMEKS verilerinde özellikle istihdam ve yeni siparişlerdeki eğilimi izleyeceğiz.

TÜİK Temmuz ayı dış ticaret istatistiklerini açıklayacak. Nisan ayında KOVİD-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle ihracat ve ithalat verileri 2008 küresel finansal krizden bu yana en sert düşüşünü kaydetmesinin ardından açılmaların başlamasıyla Mayıs ve Haziran aylarında kademeli olarak yükseliş kaydetmeye başladı. TİM ve Ticaret Bakanlığı verileri Temmuz ayında ihracat ve ithalat verilerinin Temmuz 2019 verilerinin gerisinde kalsa da iyileşmenin Temmuz ayında da sürdüğünü göstermişti. Ticaret Bakanlığı verilerine göre dış ticaret açığı Temmuz ayında 2,7 milyar dolar olacak. TİM ise hafta içerisinde Ağustos ayı ihracat verilerini açıklayacak.

1 Eylül 2020, Salı

IHS Markit, Türkiye dahil küresel imalat sektörü Ağustos ayı PMI verilerini açıklayacak. Temmuz ayında İSO Türkiye İmalat Sektörü PMI endeksi 56,9 değeri ile önceki aya göre sektörde büyümenin sürdüğüne işaret etmişti. Ağustos ayı RKGE ve öncü Almanya İmalat Sektörü PMI verileri İSO Türkiye İmalat Sektörü PMI endeksindeki önceki aya göre iyileşmenin süreceği ipuçlarını vermişti. İSO Türkiye Sektörel PMI Anketi ise Temmuz ayında Tekstil, Gıda ile Giyim ve Deri ürünleri haricinde diğer sektörlerin önceki aya göre büyüme kaydettiği görülmüştü. Söz konusu anketin Ağustos ayı detaylarında sektörlerdeki gelişmeleri okuyacağız.

2 Eylül 2020, Çarşamba

Finansal kesim dışındaki firmaların Haziran ayı net döviz pozisyonu açıklanacak. Mayıs ayında sektörün döviz pozisyon açığı 2 milyar dolar azalışla 165 milyar dolar seviyesine gerilemişti.

3 Eylül 2020, Perşembe

TÜİK Ağustos ayı enflasyon verilerini açıklayacak. Temmuz ayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) önceki aya göre %0,58, önceki yılın aynı ayına göre %11,76 artış kaydetmişti. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ise aylık %1,02 ve yıllık %8,33 artışlara işaret etmişti. Yarı yarıya Euro ve Dolar kurundan oluşan döviz kuru sepetinin Ağustos ayında önceki aya göre %8,1’lik artış kaydetmesi hem üretici hem de tüketici fiyatlarında artış etkisi yaratacak. Bloomberg HT anketi de bu beklentiyle örtüşüyor; TÜFE’nin Ağustos ayında aylık %1, yıllık ise %11,9 artış kaydetmesi bekleniyor.

IHS Markit, Ağustos ayı küresel hizmet sektörü PMI verilerini açıklayacak. Temmuz ayında endeks 50,5 değeri ile büyüme bölgesine geçmişti. Ağustos ayı öncü verilerine göre ABD’de hizmet sektörü önceki aya göre büyümeye devam ederken benzer seyri İngiltere verisinde de gördük. Ancak Euro Bölgesi öncü verileri Ağustos ayında hizmet sektöründeki büyümenin yavaşladığını ortaya koydu.

TCMB ve BDDK 28 Ağustos 2020 tarihli haftalık para ve banka verilerini açıklayacak. Toplam döviz tevdiat hesapları 21 Ağustos’ta önceki aya göre 1,14 milyar dolar azalışla 213,5 milyar dolara gerilerken, gerçek kişilerin yurtiçi döviz tevdiat hesapları önceki aya göre 725 milyon dolar azalışla 104,8 milyar dolar oldu. Hem mevduat hem de kredi faiz oranları 21 Ağustos ile biten haftada artışını sürdürdü. Bu yükselişte TCMB’nin politika faizini %8,25 olarak sabit bırakmasına rağmen kurda yaşanan yükselişe ve artan enflasyonist baskılara bağlı olarak TCMB’nin piyasadan TL ve yabancı para çekebilmek amacıyla zorunlu karşılık oranlarını artırması ve repo ihale vadelerini 1 aya uzatması etkili oldu. Öte yandan, bankacılık sistemi yabancı para (YP) net genel pozisyon açığı 21 Ağustos’ta önceki haftaya göre 586 milyon dolar azalışla 3,7 milyar dolar seviyesine, kamu bankalarının YP net genel pozisyon açığı da 8,0 milyar dolar seviyesine geriledi. TCMB uluslararası rezervleri ise aynı dönemde 517 milyon dolar artışla 88,7 milyar dolar seviyesine yükseldi; altın rezervleri 461 milyon dolar artışla 43,3 milyar dolar, brüt döviz rezervleri 56 milyon dolar artışla 45,4 milyar dolar oldu. 21 Ağustos 2020 para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

4 Eylül 2020, Cuma

ABD’de Ağustos ayı işgücü verileri açıklanacak. Nisan ayında KOVİD-19 sebebiyle %14,7 seviyesine kadar yükselen işsizlik oranı Mayıs ayı ile birlikte kapatmaların gevşemeye başlamasıyla kademeli olarak düşerek Temmuz ayında %10,2 seviyesine kadar geriledi. Fed Başkanı Jerome Powell, 27 Ağustos Perşembe günü Jackson Hole konuşmasında %2 olan hedef enflasyonun “ortalama %2” olarak değiştirildiğini, %4 olan işsizlik oranı hedefi yerine “maksimum istihdam seviyesini” hedeflediklerini belirtti. Fed, 10 Haziran 2020 tarihli “What are the Federal Reserve’s objectives in conducting monetary policy?” notunda “maksimum istihdam” için “çalışmak isteyen tüm Amerikalıların kazançlı bir şekilde istihdam edilmesi” tanımını yapıyor. Notta maksimum istihdam seviyesinin genelde “iş piyasası ve dinamiklerini etkileyen parasal olmayan faktörlerin” belirlediği, bu faktörlerin zamanla değişkenlik göstermesinden dolayı doğrudan ölçülemediği vurgulanırken bu sebeplerle “Para Politikası Kurulunun maksimum istihdam için sabit bir oran belirlemeyeceği” ifade edilmişti. Dolayısıyla bundan sonra Fed’in para politikasını öngörmede işsizlik oranının nereye çıktığı veya indiğinden daha çok buna sebep olan iş piyasasına yönelik Fed’in yapacağı değerlendirmeleri dikkate alacağız.

Dr. Fulya Gürbüz

Haziran ayında sanayi sektörü ihracattaki artışın etkisiyle ivmelendi, tüketici ve üretici fiyatlarında ise artış sinyali var

Pandemi kaynaklı kapatmaların etkisiyle Nisan ayında dip seviyeyi gören sanayi üretiminde Mayıs ayında kısmi, Haziran ayında ise hızlı bir artış eğilimi var. Neden mi? Çünkü Haziran ayı satın alma müdürleri endeksleri (SAMEKS, İSO PMI) ve TİM’in yayınladığı ihracat verileri sanayi sektöründeki hızlanmayı ortaya koydu:

. Arındırılmamış verilerle Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksi Nisan ayında 25,4 seviyesi ile dibe vururken, Mayıs ayında 49,7, Haziran ayında 56,7 seviyelerine yükseldi. Endeksin 50 seviyesinin altındaki değerler sektörde önceki aya göre daralmaya işaret ediyor. Takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış verilere göre ise endeks sırasıyla 29,7, 44,6 ve 51,6 değerlerini aldı. Yeni siparişler önceki aya göre 9,8 puan birden artarak 52,8 seviyesine, girdi alımları önceki aya göre 9,0 puan artarak 57,5 seviyesine, üretim alt endeksi önceki aya göre 8,5 puan artarak 49,2 seviyesine, istihdam alt endeksi önceki aya göre 13,5 puan artarak 58,1 seviyesine yükseldi.

. Sanayi sektöründeki eğilimi ölçen bir diğer endeks ise İSO ve IHS Markit tarafından hazırlanan Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) de Nisan’da 33,4 seviyesine geriledikten sonra Mayıs’ta 40,9, Haziran’da 53,9 seviyelerine ulaştı. SAMEKS endeksine benzer olarak İSO PMI endeksinin de 50 seviyesinin üzerindeki değer, sektörde önceki aya göre büyümeye işaret ediyor. Haziran ayında yeni siparişlerde önceki aya göre hızlanma yaşansa da ihracat siparişlerindeki artış toplam yeni siparişlere göre düşük oranda gerçekleşti. İstihdam ve satın alma faaliyetleri artış kaydetti. Üretimdeki artışta mevcut stokların kullanılması sebebiyle ise girdi stokları azaldı.

. SAMEKS ve ISO PMI endekslerini aşağı çeken faktör ise teslimat süreleri alt endeksleri oldu. Bu da tedarik zincirindeki aksamaların devam ettiğini gösterdi. Öte yandan Haziran ayında Türk lirasında yaşanan değer kaybı imalatçıların girdi maliyetleri ve satış fiyatlarında yükselişi getirdi. İSO PMI raporunda da özetlendiği gibi “nihai ürün fiyatları belirgin şekilde yükseldi ve artış son 3 ayın en yüksek oranında gerçekleşti”.

. Gelelim Haziran ayı ihracat verilerine. TİM verilerine göre Genel Ticaret Sistemi ihracat hacmi Nisan ayında 8 milyar 993 milyon dolara geriledikten sonra Mayıs’ta 9 milyar 964 milyon dolar, Haziran’da ise 13 milyar 469 milyon dolar seviyelerine yükseldi. Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksi ve TİM ihracat verilerinin son 3,5 yıllık seyrini aşağıdaki grafikte görebilirsiniz.

Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi, Türkiye’nin ihracat pazarının en büyük kalemini 2000-2006 döneminde Hazırgiyim ve Konfeksiyon sektörü oluştururken 2006 yılından itibaren bayrağı Taşıt Araçları ve Yan Sanayi sektörü almış durumda. Nisan ayında 596 milyon dolara gerileyen otomotiv sektörü ihracatı Mayıs ayında 1,2 milyar dolara, Haziran ayında ise 2 milyar dolar seviyesine yükseldi. Ancak gösterilen performans Mart ayındaki seviyesinin aşağısında.

Aşağıdaki grafik ise 2000-2019 döneminde başlıca ihracat sektörlerinin yıllık ortalama ihracat hacimlerini gösteriyor.

Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi Haziran ayında ihracat sektörleri ivme kazanmış olmasına rağmen yukarıdaki grafiği dikkate aldığımızda 2019 yılı ortalamalarının gerisinde bir performans ortaya koymuş durumda.  Özellikle Taşıt Araçları ve Yan Sanayi sektörü ihracatının Haziran ayında 2013-2015 dönemi performansını yakaladığını görüyoruz.

Hizmet Sektörü SAMEKS Endeksi ise aylık 0,5 puan artışla geldiği 42,4 değeri ile sektörde daralmanın Haziran ayında zayıflayarak da olsa sürdüğüne işaret etti. Raporda endeksteki artışta girdi alımları alt endeksinin önceki aya göre 3,4 puan artışla 50,1 seviyesine yükselmesinin etkili olduğu kaydediliyor. İSO PMI verisine göre Haziran ayında yurtdışı talep artışı toplam talep artışının gerisinde kaldı. Dolayısıyla iç talepteki artış daha hızlı oldu. Hizmet Sektörü SAMEKS Endeksi verilerine göre hizmet sektöründe girdi alımlarının dolayısıyla da nihai mal stokunun artması yurt içi talepteki daha yüksek hızlanmanın bir sebebi olabilir. İç talepteki artışın diğer faktörlerini Ağustos ayında açıklanacak olan Haziran ayına ait perakende satış verilerinde göreceğiz. Öte yandan bankacılık sisteminde 2020 yılı başından itibaren kredilerdeki hızlanmanın ekonomik büyümeyi destekleyeceği açık ancak büyümenin lokomotifi olan hizmet sektöründe hızlanmanın gecikmesi ve fiyatlar genel seviyesinde artış satın alma gücünün zayıflamasına sebep olacak.

Dikkatinize sunayım; bankacılık sisteminde takipteki alacakların toplam kredilere oranı Mayıs ayında %4,8 iken beklenen zarar karşılıklarının toplam kredilere oranı %5,3 seviyesinde bulunuyor. Her ne kadar takipteki alacakların toplam kredilere oranı Aralık 2019’da %5,7’ye ve beklenen zarar karşılıklarının toplam kredilere oranı Ocak 2020’de %5,5 seviyesine yükselmiş ve Mayıs ayında bu seviyelerinden aşağı gelmiş olsa da gelir dağılımındaki makasın açılmaya devam etmesi halinde takipteki alacakların seyri bankacılık kesimi için iyimser bir durum ortaya koymayacaktır.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi veri gündemi: Satın alma müdürleri endeksleri, dış ticaret, dış borç, enflasyon

30 Haziran 2020, Salı

Haziran ayı SAMEKS Endeksi verileri açıklanacak. Mayıs 2020’de mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS Bileşik Endeksi, bir önceki aya göre 11,8 puan artarak 45,7 değerine yükselmişti. SAMEKS Sanayi Sektörü Endeksi, aylık 19,7 puan artışla 47,9 seviyesine, SAMEKS Hizmet Sektörü Endeksi aylık 7,0 puan artışla 43,9 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50 seviyesinin altı, sektörde önceki aya göre daralmaya işaret ediyor. Haziran ayı Reel Kesim Güven Endeksi verileri imalat sektöründeki daralmanın zayıflayarak da olsa sürdüğünü göstermişti. Benzer seyri SAMEKS endeksinde de göreceğiz.

Mayıs ayı dış ticaret verileri açıklanacak. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2020 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre ihracat %31,9, ithalat %27,9 azalmıştı. Koronavirüs kaynaklı kapatmaların hafifletilmeye başlandığı Mayıs ayında TİM verileri ihracatta, bütçe verileri ise ithalatta önceki aya göre artışa işaret etmişti. Öte yandan ihracat ve ithalatta önceki yılın aynı ayına göre düşüş sürecek.

2020 yılı 1. çeyrek sonu dış borç stoku verileri açıklanacak. 2019 yılı sonunda Türkiye’nin toplam dış borç stoku 436,9 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Toplam borcun %28’ini kısa vadeli, %72’sini uzun vadeli borçlar oluşturuyor. Toplam borcun %37’sini (160,9 milyar dolar) özel sektör finans dışı sektörün dış borcu oluşturuyor.

1 Temmuz 2020, Çarşamba

IHS Markit ve İSO’nun imalat sektörü Haziran ayı PMI verileri açıklanacak. Endeks Nisan ayında gördüğü dip seviyesi olan 33,4’ten Mayıs ayında 40,9 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50 seviyesinin altı, sektörde önceki aya göre daralmaya işaret ediyor. Haziran ayında da sektördeki daralmanın zayıfladığını göreceğiz.

3 Temmuz 2020, Cuma

Haziran ayı enflasyon verileri açıklanacak. Haziran ayı Reel Kesim Güven Endeksi imalat sektöründe üretim maliyetleri ve satış fiyatı beklentilerinde artışı ortaya koymuştu. Haziran ayında aylık ve yıllık bazda hem tüketici hem de üretici fiyatlarında artış göreceğiz. Merkez Bankası geçen hafta yaptığı PPK toplantısında çekirdek enflasyona dikkat çekerek %8,25 olan politika faizinde değişikliğe gitmedi.  

Dr. Fulya Gürbüz

Nisan ayında ihracatta ve üretimde sert düşüş, işsizlikte sert yükseliş göreceğiz

Nisan ayına ilişkin Merkez Bankasının yayınladığı reel kesim güven endeksindeki düşüşün ardından açıklanan hem İSO hem de MÜSİAD satınalma müdürleri endekslerinden (İngilizce’de purchasing managers index yani PMI olarak ifade ediliyor);

. imalat sektöründe üretim, ihracat siparişleri, yurt içi siparişler, satın alma faaliyetlerinde sert düşüş,

. teslimat sürelerinde sert artış,

. girdi maliyetlerinde -Türk lirasındaki değer kaybı sebebiyle- artışın Nisan ayında da sürdüğü ve söz konusu maliyet artışlarının nihai fiyatlara yansıtıldığı,

. istihdamın sert şekilde azaldığı bilgilerini edindik.

İSO imalat sektörü PMI verileri üretimdeki daralmanın 2008 küresel finansal kriz döneminden daha sert bir düşüşe işaret ettiğini gösterdi.

Satın alma müdürleri endeksleri en sert daralmayı kaydetti…

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS Sanayi Sektörü Endeksi, 2020 yılı Nisan ayında aylık 12,8 puan azalarak 28,3 seviyesine geriledi. SAMEKS endeksi 2013 yılından bu yana yayınlanıyor ve tarihi en düşük seviyesinde..

Kaynak:MÜSİAD, Turkey Data Monitor

Mevsimsellikten arındırılmış İSO İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) de Nisan ayında aylık 14,7 puan düşüşle 33,4 seviyesine geriledi.

Kaynak: İSO, IHS Markit

Endekslerin 50 seviyesi altındaki değerler sektörde daralmaya işaret ediyor. İmalat sektöründe PMI endekslerindeki eğilim sanayi üretimi, dolayısıyla da GSYH büyümesi üzerinde birebir etkiye sahip.

Türkiye yalnız değil: Küresel koronavirüs salgını küresel imalat sektörünü dibe çekti…

JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI endeksi verilerine göre, küresel imalat sektöründe Nisan ayında üretim, yeni siparişler, yeni ihracat siparişleri, gelecek döneme ilişkin üretim beklentisi ve istihdamda düşüşler önceki aya göre daha sert düştü. Girdi maliyetlerindeki artış hızı yavaşladı, çıktı fiyatları sert düştü.

Türkiye Nisan ayı PMI verilerini dikkate aldığımızda, koronavirüsün etkisiyle dünyada yaşanan durgunluk fiyatlar genel seviyesini küresel bazda düşürücü etki yaparken, Türk lirasına yönelik güven kaybı enflasyonist baskıyı tetikliyor. Bu da elbette yurt dışı talebin yokluğunda üreticinin iç piyasada rekabetçi gücünü, hane halkının ise alım gücünü azaltıyor. İzolasyonun süreceği Mayıs ayında benzer tablonun devam edeceğini anlıyoruz, Haziran ayı ile birlikte üretimde V şeklinde bir eğilimin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini göreceğiz.

Dr. Fulya Gürbüz

Türkiye imalat sektörü PMI endeksi Şubat ayında son iki yılın zirvesini gördü

İSO ve IHS Markit işbirliğiyle hazırlanan imalat sektörü PMI endeksi Şubat ayında aylık 1,1 puan artışla 52,4 seviyesine yükseldi. Üretim ve yeni siparişlerdeki artışın önderliğinde imalat sektörünün faaliyet koşulları son iki yılın en hızlı iyileşmesini kaydetti.

Raporda, üretimdeki artışın büyük ölçüde talep koşullarındaki iyileşmeden kaynaklandığı ifade edilse de detayında yurt içi ve ihracat siparişlerindeki gelişmelerle ilgili bilgi yok.

Öte yandan, sektörde faaliyet koşullarındaki iyileşme istihdamda artış getirdi.

Şubat ayında Türk lirasındaki değer kaybına bağlı olarak girdi maliyetleri yükseldi. Paralelinde ortalama ürün fiyatlarında artış yaşandı.

2019 yılı son çeyreğinde mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi bir önceki çeyreğe göre %1,5 artış kaydetmişti. Ocak ve Şubat aylarında imalat sektörü PMI verilerinde yaşanan iyileşmenin sanayi sektörü üretiminde yukarı yönlü katkısı olacak.

Dr. Fulya Gürbüz