Ekonomi Gündemi: Ekonomik aktivitedeki gelişmeler ve Fed’in faiz kararı

26 – 30 Temmuz haftasında Temmuz ayında ekonomik aktivitedeki gelişmeleri, TCMB’nin üçüncü çeyreğe ilişkin enflasyon raporunu ve ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikası kararını izleyeceğiz. Öncü göstergeler Temmuz ayında ihracat siparişlerinde yatay bir seyri, Kurban Bayramı tatili sebebiyle perakende satışlarda ivme artışını, turizm sektöründe ise hareketlenmeye işaret ediyor.

26 TEMMUZ 2021, PAZARTESİ

TEMMUZ AYI İMALAT SEKTÖRÜ KAPASİTE KULLANIMI – TCMB

İmalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı (KKO), Haziran ayında bir önceki aya göre 1,3 puan artarak %76,6 seviyesinde gerçekleşmişti. Mevsimsel etkilerden arındırılmış KKO ise aylık 1,1 puan artışla %76,3 olmuştu. Dayanıklı tüketim malları üretiminde KKO önceki aya göre %5,8, yatırım mallarında %4,6, ara mallarda %0,9, dayanıksız tüketim mallarında %0,7 artış kaydetmişti.

Kaynak: TCMB

TEMMUZ AYI REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (RKGE) – TCMB

2021 yılı Haziran ayında reel kesim güven endeksi (RKGE) bir önceki aya göre 2,7 puan artışla 113,0 seviyesine yükselmiş, iç piyasa siparişleri ile ihracat siparişleri önceki aya göre artış kaydederken ortalama birim maliyet önceki aya göre gerilemişti. Gelecek 3 aya ilişkin beklentilere göre üretimde, istihdamda, ihracat ve yurt içi siparişlerde önceki aya göre yükseliş, satış fiyatlarında ise düşüş kaydedilmişti. RKGE’nin 100 eşik değerinden yüksek olması anketin kapsadığı reel kesim temsilcilerinin ekonomik faaliyetlere ilişkin güveninin arttığını yani “iyimser” görünümü ifade etmektedir.

Kaynak: TCMB

TEMMUZ AYI SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ – TÜİK

Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Haziran ayında Mayıs ayına göre; hizmet sektöründe %6,2, perakende ticaret sektöründe %4,8 ve inşaat sektöründe %3,6 artarak sırasıyla 108,5, 105,7 ve 82,4 değerlerini almıştı. TÜİK hesaplama yöntemine göre Sektörel Güven Endeksleri 0-200 aralığında değer alabilmekte, endeksin 100’den büyük olması sektörün mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini göstermektedir. Son üç aylık döneme ilişkin olarak katılımcılar hizmet sektöründe iş durumu ve hizmetlere olan talebin arttığını, perakende ticaret sektöründe iş hacminin arttığını; inşaat sektöründe ise alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyindeki kötümser görünümün hafif iyileşme kaydettiğini ortaya koymuşlardı.

Kaynak: TÜİK

HAZİRAN AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Mayıs ayında merkezi yönetim toplam borç stoku önceki aya göre 51,9 milyar TL artışla 2 trilyon 1 milyar TL seviyesine yükseldi. İç borç stoku aylık 13,3 milyar TL artışla 1 trilyon 133 milyar TL, dış borç stoku ise aylık 28,6 milyar TL artışla 868,1 milyar TL olmuştu. Merkezi yönetimin TL cinsi borcu toplam borcun %42’sini oluştururken %58’I yabancı para cinsindendir. Bu da borç yapısının döviz kurundaki değişimlerden ağırlıklı olarak etkilendiğini gösteriyor. Aşağıdaki grafik merkezi yönetim borç stokunun 2017 yılıyla birlikte hızlandığını (kırmızı çizgi), GSYH içindeki payının ise 2020 yılı ikinci yarısından bu yana gerilediğini gösteriyor. Bütçe açığındaki artışın merkezi yönetimin borçlanma gereğini de artırdığını, kurdaki artışların bütçe açığında açılmaları beraberinde getirdiğini, bunun da sonucu olarak enflasyonist baskıyı artırdığını ekleyelim.

Kaynak: Turkey Data Monitor

28 TEMMUZ 2021, ÇARŞAMBA

AMERİKAN MERKEZ BANKASI (FED) PARA POLİTİKASI KARARI – http://www.federalreserve.gov

 15-16 Haziran tarihli toplantısında Fed, ekonomik görünümdeki (istihdam, enflasyon, kredi) olumlu işaretlere değinmiş, maksimum istihdam ile %2 enflasyon hedefinin ve enflasyon beklentilerinin kalıcı olarak sağlanana kadar %0-0,25 seviyesindeki politika faizini değiştirmeyeceklerini ve miktarsal gevşeme politikasını sürdüreceklerini duyurmuştu. Destekleyici politikalar ABD ekonomisi 2020 yılı üçüncü çeyreğinden itibaren önceki çeyreğe göre yükselişini sürdürüyor. Aşılamadaki hızlanmanın hizmet sektöründe açılmayı beraberinde getirmesi ekonomik büyümenin genele yayılmasında etkili oluyor. Nitekim Fed’in 14 Temmuz’da yayınladığı ve Mayıs sonu – Temmuz başı ekonomik gelişmeleri ortaya koyan Bej Kitap’ta (Beige Book) ekonominin ılımlıdan güçlü büyümeye doğru giden bir seyir ortaya konmuştu. Ulaştırma, seyahat ve turizm, imalat ve finans dışı sektörlerinde ortalamanın üzerinde büyüme ortaya konurken; enerji piyasalarının kısmen iyileşme kaydettiği, tarım sektöründe ise karışık bir seyir yaşandığına dikkat çekilmişti. Bej Kitap’ta arz tarafında aksamaların (malzeme ve işgücü eksikliği, teslimatta gecikmeler, çoğu tüketim mallarında düşük stok düzeyi) genele yayıldığı; bankaların kredi hacminde ve istihdamda ülke genelinde kısmen veya ılımlı artışlar yaşandığı, özellikle düşük vasıflı işlerde istihdam güçlü artışlar olduğu, özellikle malzeme ve işgücü eksikliği yaşanan sektörlerde fiyat baskılarının sert şekilde arttığı diğerlerinde ise artışın daha ılımlı olduğunu, konteyner fiyatlarındaki artışın hızlandığını, nihai tüketici talebindeki artışın fiyatları yukarı çektiğini, girdi maliyetlerindeki artışın şirketlerin kar marjını düşürdüğünü, anket katılımcılarının bir kısmı fiyat artışlarını geçici olarak görürken çoğunluğunun önümüzdeki aylarda girdi maliyetleri ve satış fiyatlarındaki yükselişin devam etmesini beklediklerini okumuştuk. En son Temmuz ayının ilk yarısına ilişkin yayınlanan IHS Markit PMI endeksleri raporunda imalat sektöründeki büyümenin hızlanarak devam ettiğini, hizmet sektöründe ise yetersiz istihdam ve stok edinmedeki sıkıntılar sebebiyle momentum kaybı yaşandığı, bunda artan satış fiyatlarının etkisiyle müşterilerin satın alımda tereddüt ettiklerinin etkisi olduğu not edildi. Her ne kadar Fed’in %2 olan çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat enflasyonu hedefinin Nisan ve Mayıs aylarında %3 seviyelerinin yukarısına çıkması dikkatleri faiz artırımı konusunda Fed’e odaklıyor. Ancak %5,9 olan işsizlik oranının pandemi öncesi seviyelerinin (%3,5) hayli üzerinde olması maksimum istihdamı hedefleyen Fed’in faiz artırımı ihtimalini azaltıyor.

29 TEMMUZ 2021, PERŞEMBE

2021 YILI ÜÇÜNCÜ ENFLASYON RAPORU – TCMB

Nisan ayı sonunda yayınlanan ikinci enflasyon raporunda enflasyonun (TÜFE) 2021 yılı sonunda %12,2 olarak gerçekleşeceği, 2022 yıl sonunda %7,5’e ve 2023 yılı sonunda ise orta vadeli hedef olan %5 seviyesine gerileyerek istikrar kazanacağı tahmin edilmişti. Haziran ayında TÜFE aylık %1,94, yıllık %17,53 artış kaydetti. Temmuz ayında gıda fiyatlarında aşağı yönlü eğilime rağmen bütçe açığının yıl sonuna kadar vergi artışları riskini canlı tutması, artan ithal girdi fiyatları ve taşıma maliyetleri ile hizmet sektöründe kaydedilen fiyat artışları, bununla birlikte sonbaharla birlikte fiyat baskılarındaki olası artışlar TCMB’nin 2021 sonu için %10,0 – %14,4 TÜFE aralık tahmininin üstünde sonuçlanmasına sebep olacak. 2021 yılının üçüncü raporunda TCMB’nin enflasyon beklentilerine odaklanacağız.   

TEMMUZ AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Ekonomik güven endeksi Haziran ayında önceki aya göre aylık 5,2 puanlık artışla 97,8 değerine yükselmişti. Ekonomik güven endeksindeki artış, tüketici, reel kesim (imalat sanayi), hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörü güven endekslerindeki artışlardan kaynaklanmıştı. Söz konusu iyileşmelerde etkili olan en önemli faktör aşılamadaki hızlanmaya paralel olarak Haziran ayı başında Covid-19 kaynaklı kısıtlamaların gevşetilmesiydi.

Kaynak: TÜİK

TCMB VE BDDK, 9 TEMMUZ 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

9 Temmuz ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre arttı. TL cinsi mevduatlar ve TL cinsi krediler önceki haftaya göre hafif yükseldi. TL cinsi mevduat faiz oranları %16-19 aralığında seyrederken, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığında bulunuyor. Tüzel kişilerin döviz mevduatlarını (DTH) önceki haftaya göre 1,5 milyar dolar, gerçek kişilerin 0,4 milyar dolar artırmasına bağlı olarak toplam DTH 220,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 104,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre 3,9 milyar dolar artış gösterdi. Hazine 9 Temmuz ile biten haftada altın cinsi tahvil ve 1,8 milyar dolarlık döviz cinsi borçlanma gerçekleştirdi. Merkez Bankasının net rezerv açığı da 9 Temmuz ile biten haftada rezervlerdeki artışa paralel olarak haftalık 3,2 milyar dolar azalışla 29,5 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi stoku ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı 28,7 milyar dolar ile önceki haftaya göre yatay kaldı. Yurt dışı yerleşikler 9 Temmuz ile biten haftada hisse senetlerinde 54 milyon dolar ve DİBS’te 6 milyon dolarlık net alışlar gerçekleştirdiler.

Kaynak: Turkey Data Monitor

30 TEMMUZ 2021, CUMA

TEMMUZ AYI SAMEKS SANAYİ VE HİZMET SEKTÖRLERİ ENDEKSLERİ – MÜSİAD

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksi, Haziran ayında aylık 0,5 puan artışla 50,1 seviyesine yükselmiş, SAMEKS Hizmet Sektörü Endeksi ise aylık 0,7 puan azalışla 50,4 seviyesine gerilemişti. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise daraldığını göstermektedir. Hizmet sektöründe satın alımların Haziran 2020’den bu yana aralıksız olarak önceki aya göre büyümeye devam etmesi ve istihdamda kısmi artışın da desteğiyle Hizmet sektörü endeksi Haziran ayında 50 eşik değerinin üzerinde kalmıştı. Öte yandan iş hacmindeki bozulma Haziran ayında hafif gerilemiş, tedarikçilerin teslim süresindeki artışa paralel olarak stoklar sert şekilde azalmıştı. Sanayi sektöründe ise üretimdeki düşüş Haziran ayında zayıflamış, yeni siparişlerdeki düşüş önceki aya göre hızlanmış, satın alımlar önceki aya göre sert şekilde artmış, stoklardaki düşüş kısmen yavaşlamış, istihdam önceki aya göre hafif artış kaydetmişti.  

Kaynak: MÜSİAD

HAZİRAN AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ – TÜİK

Ticaret Bakanlığı Temmuz ayı başında Haziran ayı dış ticaret verilerini açıklamıştı. Buna göre Haziran ayında ihracat bir önceki aya göre 3,3 milyar dolar artışla 19,8 milyar dolar olurken ithalat aylık 2,0 milyar dolar artışla 22,7 milyar dolar olmuş, böylece dış ticaret açığı bir önceki aya göre 1,2 milyar dolar düşüşle 2,9 milyar dolar seviyesine gerilemişti.  

Kaynak: Tıurkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

9 Temmuz haftasında DTH ve rezervler arttı, net rezerv açığı 29,5 milyar dolara geriledi

9 Temmuz ile biten haftada para ve banka verileri nasıl bir gelişme göstermiş sıralayalım:

. Piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre sırasıyla %1,5, %1 ve %1 artış kaydetti.

. TL cinsi mevduatlar ve TL cinsi krediler önceki haftaya göre hafif yükseldi. TL cinsi mevduat faiz oranları %17-20 aralığında seyrederken, TL cinsi kredi faiz oranları %18-25 aralığında bulunuyor.

. Tüzel kişilerin döviz mevduatları (DTH) önceki haftaya göre 1,5 milyar dolar, gerçek kişilerin 0,4 milyar dolar artırmasına bağlı olarak toplam DTH 220,4 milyar dolar seviyesine yükseldi.

. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişiklik göstermedi.

. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 104,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre 3,9 milyar dolar artış gösterdi. Hazine 9 Temmuz ile biten haftada altın cinsi tahvil ve 1,8 milyar dolarlık döviz cinsi borçlanma gerçekleştirdi.

. Merkez Bankasının net rezerv açığı 9 Temmuz ile biten haftada rezervlerdeki artışa paralel olarak haftalık 3,2 milyar dolar azalışla 29,5 milyar dolar seviyesine geriledi.

. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi stoku ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı 28,7 milyar dolar ile önceki haftaya göre yatay kaldı.

. Yurt dışı yerleşikler, 9 Temmuz ile biten haftada hisse senetlerinde 54 milyon dolar ve DİBS’te 6 milyon dolarlık net alışlar gerçekleştirdiler.

Dr. Fulya Gürbüz

Ocak-Şubat döneminde ÖTV ve dış ticaret, bütçeyi destekledi

Kaynak: TDM

Şubat ayında Nakit Bütçe Dengesi 3,5 milyar TL açık vermişken Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi 23,2 milyar TL fazla verdi…

Şubat ayında merkezi yönetim bütçesi 23,2 milyar TL fazla verdi. Mart ayının ilk haftasında açıklanan Hazine nakit bütçesi Şubat ayında 3,5 milyar TL açık vermişti. Merkezi yönetim bütçesindeki gelirlerin nakit bütçesi gelirlerine kıyasla 21,2 milyar TL fazla olması, giderlerin ise 5,4 milyar TL daha az olması her iki bütçe dengesi arasındaki 26,6 milyar TL’lik farkı açıklıyor. “Giderler” tarafında “Faiz Hariç Giderler” ve “Faiz Ödemeleri” olarak her iki bütçedeki farklılıkları görebiliyoruz. Buna göre, faiz hariç giderler merkezi yönetim bütçesinde 6,8 milyar daha az iken, faiz ödemeleri 1,4 milyar TL daha fazladır.

Gelelim merkezi yönetim bütçesindeki gelişmelere. Bütçe detaylarını aylık bazda değil, Ocak-Şubat dönemi olarak birlikte değerlendireceğim.

2021 yılı Ocak-Şubat döneminde merkezi yönetim bütçe gelirlerini ÖTV ve dış ticaret destekledi…

Merkezi Yönetim Bütçesinde öncelikle “Gelirler” tarafına odaklanalım. 2021 yılı Ocak-Şubat döneminde merkezi yönetim gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine göre %0,4 artmıştır. Alt detaya baktığımızda, “Vergi Gelirleri” aynı dönemde %28 artmış, “Hazine Portföyü ve İştirak Gelirleri” %98 düşmüştür.

“Vergi Gelirlerindeki” artışın ana kaynakları “Özel Tüketim Vergisinin (ÖTV)” aynı dönemde %22, “İthalde Alınan Katma Değer Vergisinin” %48 artmış olmasıdır. İştirak gelirlerindeki azalışın ana sebebi ise Ocak 2020’de Merkez Bankası kârından Hazine’ye 40,5 milyar TL aktarılmışken, 2021 yılı Ocak ayında Merkez Bankasından herhangi bir aktarım yapılmamasıdır.

Dolayısıyla ÖTV artışları ve dış ticaretin rayında gitmesi, 2021 yılı Ocak-Şubat döneminde bütçe gelirlerini desteklemiştir.

2021 yılı Ocak-Şubat döneminde faiz dışı giderler yıllık bazda %5, faiz giderleri %29 arttı…

Merkezi yönetim bütçe giderleri 2021 yılı Ocak-Şubat döneminde önceki yılın aynı dönemine göre %8 artış kaydetmiştir. “Faiz Hariç Bütçe Giderleri” aynı dönemde yıllık %5 artarken “Faiz Giderlerindeki” artış yıllık %29 olmuştur.

“Faiz Hariç Bütçe Giderleri” kapsamında “Personel Giderleri” aynı dönemde %16, “Cari Transferler” %18 büyüme göstermiştir. “Cari Transferler” altında “Hazine Yardımları” kapsamında “Sağlık, Emeklilik ve Sosyal Yardım Giderleri” aynı dönemde %29 artmıştır.

Gayrimenkulle ilgili giderleri kapsayan ve 2020 yılı genelinde “Faiz Hariç Bütçe Giderlerinin” %9’unu oluşturan “Sermaye Giderlerinde” 2021 yılı Ocak-Şubat döneminde kaydedilen yıllık %68’lik azalış, bütçe disiplininin uygulandığı en önemli kalem olarak karşımıza çıktığını belirtmek isterim.

Covid-19 aşılamalarında hızlanma olmazsa ÖTV ve faiz ödemeleri üzerindeki baskı sürecek…

Bütçe detayları 2021 yılının Ocak-Şubat döneminde ÖTV ve dış ticaret destekli gelir artışı sağlandığı, ancak giderler tarafında manevra alanının sınırlı olduğunu ortaya koyuyor.

Hazinenin iç borçlanmaya ağırlık vermesi, TL’deki olası değer kayıplarına karşı kısmen sigorta görevi görecektir ancak TL cinsi tahvil faiz oranlarındaki artış “Faiz Ödemelerini” de yukarı çekecektir.

Dahası, Covid-19 aşılamalarında hızlanma olmaması halinde hizmet sektörünün ekonomik aktiviteye katkısı sınırlı kalacaktır.

Söz konusu etkenler ÖTV ve tahvil faizleri üzerindeki baskıların devam etmesine sebep olacaktır.

Kısacası olası riskler, güven artırıcı sinyaller gelmediği sürece, Türk lirası ve enflasyon üzerinde iyimser bir görünüm ortaya koymamaktadır.  

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: GSYH, enflasyon, üretim, hizmet ve bütçe

1 MART 2021, PAZARTESİ

ŞUBAT AYI TÜRKİYE VE KÜRESEL İMALAT SEKTÖRÜ SATIN ALMA MÜDÜRLERİ ENDEKSLERİ (PMI) – İSO, IHS MARKİT

İSO Türkiye İmalat Sektörü PMI endeksi Ocak ayında aylık 3,6 puan artışla 54,4 seviyesine hızlanmıştı. Endeksin 50 üzerindeki değerler bir önceki aya göre imalat sektöründe büyüme, 50 seviyesinin altındaki değerler ise daralmaya işaret etmektedir. Buna göre, Türkiye imalat sektörü PMI endeksinde aylık 3,6 puanlık artış “büyüme hızının bir önceki aya göre hızlandığı” anlamına gelmektedir. JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI endeksi ise Ocak ayında aylık 0,3 puan düşüşle 53,5 seviyesine gerileyerek büyüme hızında yavaşlamaya işaret etmişti. 19 Şubat’ta IHS Markit tarafında açıklanan Şubat ayı öncü verilerine göre, ABD’de imalat sektörü büyümesinde önceki aya göre yavaşlama, Euro Bölgesi, Japonya ve İngiltere imalat sektörlerinde ise hızlanma işaretlerini almıştık.

2020 YILI 4. ÇEYREK GAYRİSAFİ YURT İÇİ HASILA (GSYH) BÜYÜME VERİLERİ – TÜİK

2020 yılı üçüncü çeyreğinde GSYH bir önceki yılın aynı dönemine göre %6,7 büyümüş, böylece yılın ilk dokuz aylık döneminde ortalama %4,3’lük büyüme kaydedilmişti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre %15,6, takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,5 artış kaydetmişti. 2020 yılı dördüncü çeyreği için BETAM bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,7, bir önceki çeyreğe göre %3,5 büyüme öngörürken İstanbul Bilgi Üniversitesi Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (CEFIS) tahminleri de benzer şekilde sırasıyla %6,73 ve %3,22 seviyelerinde bulunuyor. CEFIS’in 2020 yılı geneli için ortalama büyüme tahmini %2,21’dir. Bloomberg HT Araştırma Birimi’nin düzenlediği anket sonuçlarını dikkate aldığımızda, 2020 yılı dördüncü çeyreğinde yıllık %7,3, 2020 yılı genelinde %2,3, 2021 yılı geneli için %4,5 büyüme tahmin ediliyor.

2 MART 2021, SALI

2020 YILI ARALIK AYI FİNANSAL KESİM DIŞI SEKTÖRÜN DÖVİZ POZİSYONU – TCMB

2020 yılı Kasım ayında finans dışı sektörün döviz varlıkları bir önceki aya göre 559 milyon dolar azalarak 138 milyar 647 milyon dolar seviyesine gerilemiş, döviz yükümlülükleri aylık 2 milyar 117 milyon dolar artışla 296 milyar 965 milyon dolar seviyesine yükselmiş, böylece sektörün Net Döviz Pozisyon Açığı aylık 2 milyar 676 milyon dolar artışla 158 milyar 318 milyon dolar seviyesine yükselmişti.

ŞUBAT AYI TEPAV PERAKENDE GÜVEN ENDEKSİ (TEPE) – TEPAV

TEPE endeksi 2021 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre 10,1 puan, bir önceki yılın aynı ayına göre 2,6 puan azalışla -15,5 puan seviyesine gerilemişti. Söz konusu seviye “denge” değerine göre hesaplanmaktadır. Detaylandırırsak, endeksi hesaplamak için oluşturulan anket çalışmasında her soru için olumlu değerlendirme yapan katılımcıların yüzdesi ile olumsuz değerlendirme yapanların yüzdesi arasındaki fark “denge değeri” olarak adlandırılmaktadır. TEPE endeksi en son Ocak 2016’da pozitif değer almıştı.

3 MART 2021, ÇARŞAMBA

ŞUBAT AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Ocak ayında yıllık %23,11, aylık %4,08 artış kaydetmiş; tüketici fiyat enflasyonu (TÜFE) ise yıllık %14,60, aylık %1,25 yükselmişti. Bloomberg HT anketine göre Şubat ayında TÜFE’nin ortalama olarak yıllık %15,50, aylık %0,8 artması bekleniyor.

ŞUBAT AYI JP MORGAN KÜRESEL HİZMET SEKTÖRÜ PMI VERİLERİ – IHS MARKIT

Ocak ayında JP Morgan küresel hizmet sektörü PMI endeksi aylık 0,2 puan düşüşle 51,6 seviyesine gerileyerek sektörde büyümenin yavaşlayarak da olsa sürdüğünü göstermişti. IHS Markit’in 19 Şubat’ta açıkladığı öncü verilerde ise; hizmet sektörünün ABD’de Şubat ayında büyüme eğilimini koruduğu, İngiltere’de daralmanın yavaşladığı, Euro Bölgesi ve Japonya’da daralmanın daha da arttığı bilgilerini edinmiştik.

ABD MERKEZ BANKASI FED, BEJ KİTAP’I YAYINLAYACAK

Fed tarafından yılda 8 kere yayınlanan ve ABD ekonomisi hakkında bilgi ve tahminlerinin yer aldığı Bej Kitap’ın 2021 yılına ait ikinci sayısı yayınlanacak. 13 Ocak’ta yayınlanan yılın ilk kitabında ekonomik şartların bölgeler arasında farklılık gösterdiği belirtilerek bir önceki raporla karşılaştırmalı olarak ekonomide yaşanan gelişmeler şöyle sıralanmıştı: Otomobil satışlarında zayıflama, pandeminin başlangıcından bu yana enerji sektöründe ilk kez büyüme, tedarik zincirindeki zorluklara rağmen hemen hemen tüm bölgelerde imalat sektöründe büyüme, konut alım satımında güçlü aktivitenin korunmasına karşın ticari gayrimenkul piyasasında zayıflığın sürmesi, bankacılık sektörü kredi hacminin yatay kalmasına karşın önümüzdeki aylarda yeni paketin desteğiyle artış beklenmesi, Covid-19 aşılamalarına ilişkin olumlu beklentilerin son virüs dalgasıyla törpülenmesi, genel olarak istihdamda düşüş yaşanması (imalat, inşaat ve ulaştırma sektörlerinde artış, hizmet sektöründe artan işten çıkarmalar), çalışan ücretlerinde ılımlı artış, girdi maliyetlerinin nihai ürün ve hizmetlere kıyasla daha hızlı artış kaydetmesi. Fed, ekonomik görünüme ilişkin olumlu edinimlerinin sonrasında 27 Ocak para politikası toplantı özetinde enflasyonist gelişmelere ve istihdam piyasasına dikkat çekmiş, özellikle de Biden hükumetinin hedeflediği 1,9 trilyon dolarlık ek paketin de desteğiyle piyasalarda ABD tahvil faizleri oranları yükselmeye başlamıştı. 2021 yılına %1 seviyesinin hemen altında başlayan ABD 10-yıl vadeli tahvilin faiz oranı 25 Şubat’ta %1,60 seviyelerinin üzerine kadar yükseldi öyle ki bu seviye koronavirüs tehlikesinin artmaya başladığı Ocak 2020 sonu seviyelerine eşdeğer. ABD 10-yıl vadeli tahvil faizlerindeki yükselişe Şubat ayına ilişkin olumlu makro-ekonomik veriler de destek verdi. Yıllık enflasyon Ocak ayında %1,4 seviyesinde bulunurken işsizlik oranı %6,3 seviyesine gerilemiş durumda. 2020 yılı başında enflasyon oranı %2,5, işsizlik oranı ise %3,5 seviyelerinde bulunuyordu. 1,9 trilyon dolarlık yeni yardım paketinin enflasyonist baskıları öngörülenden hızlı artırma riski bulunurken Eylül 2020 itibariyle 435 milyar dolar seviyesine yükselen Türkiye’nin toplam dış borç stokunu ve 2020 yılı genelinde kaydedilen 173 milyar TL’lik rekor bütçe açığını dikkate aldığımızda ABD ekonomisindeki ısınma işaretlerinin enflasyon ve tahvil faizlerini artıracağı, bunun da Türkiye’nin borçlanma maliyetleri ve cari işlemler açığı üzerindeki riskleri artırmaya devam edeceğini de eklemek isterim.

4 MART 2021, PERŞEMBE

TCMB VE BDDK, 26 ŞUBAT 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

19 Şubat ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) önceki haftaya göre hafif gerileme kaydedildi. Kredi tarafında ticari kredi faiz oranları düşerken, bireysel kredi faiz oranları artışını sürdürüyor: TL cinsi ticari kredi faiz oranları %19,73 seviyesine gerilerken bireysel kredi faiz oranları %22,64 ile bir önceki haftanın yüzde 0,63 puan üzerine gelmiş durumda. %16,14 seviyesine gerileyen TL cinsi mevduat faiz oranları son üç haftadır düşüşünü sürdürüyor. Döviz tevdiat hesapları yani yabancı para cinsi mevduatlar 226,2 milyar dolar büyüklük ile bir önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. Yabancı yerleşiklerin mülkiyetindeki hisse senedi ve tahvil portföyü bir önceki haftaya göre 0,6 milyar dolar artışla 41,9 milyar dolar seviyesine yükseldi ki bu sayı 2010 yılından bu yana en düşük seviyesine gerilediği 30 Ekim 2020 haftasına göre 17,4 milyar dolarlık artışa işaret ediyor.

5 MART 2021, CUMA

ŞUBAT AYI HAZİNE NAKİT BÜTÇE DENGESİ

2021 yılı Ocak ayında nakit bütçe 26,1 milyar TL açık vermişti. 2020 yılı genelinde toplam nakit bütçe açığı 182 milyar TL ile rekor seviyeye ulaşmıştı. Aşağıdaki grafikte kırmızı çubuklar nakit bütçe açığını, buna karşılık mavi çubuklar Hazine’nin net borçlanmasını göstermektedir. Dikkat edeceğiniz üzere ticaret savaşının küresel ekonomide derin yaralar açtığı 2019 yılında ve pandeminin yaraları derinleştirdiği 2020 yılında Türkiye Hazinesi yüksek borçlanma maliyetlerine katlanarak bütçe açığından daha fazla borçlanma gerçekleştirmek zorunda kalmıştır. 2021 yılında borçlanma tarafını rahatlatabilecek başlıca faktör bütçe disiplini çerçevesinde bütçe gelirlerini sürdürülebilir olarak artırabilecek adımların devreye alınmasıdır. Bu sebeple Mart ayında açıklanacak olan reform adımlarını merakla bekliyoruz.

Kaynak: TDM

ABD’DE ŞUBAT AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ

Ocak ayında ABD’de işsizlik oranı %6,3 seviyesine gerilemiş, ortalama saatlik kazançlar yıllık %5,38 artış kaydetmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

Makro-ekonomi gündemi: Nakit bütçe, dış ticaret endeksleri, işsizlik, cari işlemler dengesi ve Avrupa Merkez Bankası para politikası kararı

7 Aralık 2020, Pazartesi

KASIM AYI HAZİNE NAKİT BÜTÇE VERİLERİ

Hazine nakit bütçe dengesi Ekim 2020’de 6,7 milyar TL, merkezi yönetim bütçesi ise 4,9 milyar TL açık vermişti. Böylece 2020 yılının ilk 10 ayında Hazine nakit dengesi 147,5, merkezi yönetim bütçesi ise 145,5 milyar TL açık vermiş oldu. 2019 yılı genelinde her iki bütçe kaleminde sırasıyla 130,5 milyar TL ve 123,7 milyar TL açık kaydedilmişti.

9 Aralık 2020, Çarşamba

EKİM AYI DIŞ TİCARET MİKTAR ENDEKSLERİ

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi aylık %11,2 artışla Eylül 2020’de 168,2 seviyesine, ithalat miktar endeksi ise aylık %2,0 artışla 146,7 seviyesine yükselmişti. Ekim ayında ihracat hacmi önceki aya göre artarak 17,3 milyar dolar olurken, ithalat hacmi 19,7 milyar dolara gerilemişti. Miktar endekslerinde de benzer bir seyir göreceğiz. 

10 Aralık 2020, Perşembe

AĞUSTOS-EYLÜL-EKİM AYLARINI KAPSAYAN EYLÜL DÖNEMİ İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ

2020 yılı Ağustos döneminde tarım, sanayi, inşaat ve hizmet sektörleri istihdam verilerinde önceki aya göre artış kaydedilmişti. Sektörlerin toplam istihdam içindeki payları tarımda %19,20, sanayide 19,82, inşaatta %6,25 ve hizmet sektöründe %54,74 olarak gerçekleşmişti. İşsizlik oranı ise Ağustos döneminde %13,21 seviyesine, geniş tanımlı işsizlik oranı ise %23,10 seviyesine gerilemişti. Geniş tanımlı işsizlik oranı, iş aramayıp çalışmaya hazır olan kişilerin sayısı dikkate alınarak hesaplanıyor: Resmi işsiz sayısına (4.194.000) iş aramayıp çalışmaya hazır olan kişilerin sayısı (4.083.000) eklenerek bulunan rakam (8.277.000), resmi işgücü (31.749.000) sayısına iş aramayıp çalışmaya hazır olan kişilerin sayısı (4.083.000) eklenerek bulunan rakama (35.832.000) bölünerek hesaplanıyor. İmalat sektörü PMI verilerine göre Eylül ve Ekim aylarında sanayi istihdamında artış kaydedildi. İşten çıkarmaların sınırlandığı mevcut ortamda Eylül döneminde büyük olasılıkla istihdam tarafında olumsuz bir seyir görmeyeceğiz.

AVRUPA MERKEZ BANKASI (AMB) PARA POLİTİKASI KARARI

AMB politika faizinde değişiklik beklenmezken tahvil alım programının süresinde uzatma, teşvik paketi büyüklüğünde ise artış bekleniyor. 

TCMB VE BDDK, 27 KASIM 2020 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

27 Kasım ile biten haftada, TL cinsinden ticari kredi faiz oranı %17,49, tüketici kredileri faiz oranı %20,54, mevduat faiz oranı %14,59 seviyelerine yükseldi. 7 Eylül 2020’de 343,1 milyar TL ile zirve yapan Merkez Bankasının günlük toplam fonlama miktarı 4 Aralık’ta 251 milyar TL seviyesinde bulunurken ortalama fonlama maliyeti %14,99 seviyesinde.

27 Kasım 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

11 Aralık 2020, Cuma

EKİM AYI ÖDEMELER DENGESİ VERİLERİ

Eylül ayında cari işlemler dengesi 2,36 milyar dolar açık vermiş, alt detayda dış ticaret açığı 3,71 milyar dolar olmuştu. Aynı ay TÜİK tarafından açıklanan dış ticaret verileri 4,85 milyar dolar açık vermişti. Cari işlemler alt kalemlerinde yer alan dış ticaret dengesi ile TÜİK tarafından açıklanan dış ticaret dengesi farklılık göstermektedir. TÜİK dış ticaret verilerinden farklı olarak ödemeler dengesi tablosunda; ihracat tarafında bavul ticareti, ithalat tarafında ise navlun ve sigorta verileri dikkate alınmaktadır. TÜİK verilerine göre Ekim ayında 2,37 milyar dolar dış ticaret açığı kaydedildi. Söz konusu azalma cari işlemler dengesi üzerinde olumlu etki yapacaktır. Ek olarak Hazine’nin Ekim ayında 2,5 milyar dolarlık eurobond ihracı yoluyla gerçekleştirdiği yurt dışı borçlanması ise ödemeler dengesi raporunda yer alan finans hesabını da yukarı çekecektir.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: Enflasyon, küresel hizmet sektörü PMI verileri, Hazine nakit dengesi, dış ticaret endeksleri

5 Ekim 2020, Pazartesi

Eylül ayı enflasyon verileri açıklanacak. Ağustos ayında tüketici fiyat enflasyonu (TÜFE) ve yurt içi üretici fiyat enflasyonu (Yİ-ÜFE) sırasıyla aylık olarak %0,86 ve %2,35, yıllık olarak ise yine sırasıyla %11,77 ve %,11,53 artış kaydetmişti. Yarı yarıya Dolar ve Euro’dan oluşan döviz sepetindeki önceki aya göre kaydedilen %8,2’lik artışın girdi maliyetlerini yükselttiğini, söz konusu yükselişin nihai ürün fiyatlarına yansıtıldığını Ağustos ayı imalat sektörü PMI verilerinde okumuştuk. Eylül ayı PMI verileri de imalat sektöründe hem girdi maliyetleri hem de nihai ürün fiyatlarındaki artışın hızlandığına işaret etti. Türk lirasının döviz sepetine karşı Eylül ayında %3,3 değer kaybetmesinin bunda etkili olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bloomberg HT Enflasyon Anketine göre TÜFE’de Eylül ayında yıllık %12,1 artış olması, 2020 yılını da %11,7 seviyesinden kapatması bekleniyor.

IHS Markit hizmet sektörü PMI verileri açıklanacak. ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere’ye ait ilk veriler 23 Eylül’de gelmişti; ABD ve İngiltere hizmet sektörlerinde büyümenin Eylül ayında yavaşladığı, Euro Bölgesi’nde ise daralma olduğu sinyalini almıştık.

7 Ekim, 2020, Çarşamba

Eylül ayı Hazine Nakit Dengesi verileri açıklanacak. Ağustos ayında Hazine 30,4 milyar TL nakit fazlası elde etmiş, böylece Ocak-Ağustos dönemi toplamında 109,8 milyar TL nakit açığı kaydedilmişti. Hazine Ekim-Aralık döneminde toplam 98,8 milyar TL iç ve dış borç ödemesi gerçekleştirecek. Hazine, borç ödemelerinin 47 milyar TL’sini borçlanma yoluyla, 51,8 milyar TL’sini borçlanma dışı kaynaklardan sağlayacağını duyurdu.

Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı

8 Ekim 2020, Perşembe

TCMB ve BDDK, 2 Ekim 2020 tarihli haftalık para ve banka verilerini açıklayacak. 25 Eylül haftasında Merkez Bankası brüt döviz rezervleri önceki aya göre 2,1 milyar dolar azalışla 41,1 milyar dolara geriledi. TL cinsi mevduat faiz oranı %10,68’e, TL cinsi ticari kredilerin faiz oranı %14,75’e, tüketici kredilerinin faiz oranı ise %17,84’e yükseldi. Merkez Bankasının ortalama fonlama maliyeti de aynı dönemde %10,88’e yükseldi.

25 Eylül 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

9 Ekim 2020, Cuma

Ağustos ayı dış ticaret endeksleri açıklanacak. Dış ticaret endeksleri Türkiye ile diğer ülkeler arasındaki sınırı geçen mal ticaretini içermekte, endekste uluslararası hizmet ticareti yer almamaktadır. Temmuz ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi önceki aya göre %12,4, ithalat miktar endeksi ise %5,7 artış kaydetmişti. Arındırılmamış verilere göre ihracat birim değer endeksi ise Temmuz ayında bir önceki aya göre %1,0 artarken ithalat birim değer endeksi önceki aya göre %1,2 gerileme kaydetmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

Nakit bütçe verilerinde artan faiz baskısı sinyalleri

Merkezi yönetim bütçe verileri için ön gösterge olan Hazine nakit dengesi Temmuz ayında 30,8 milyar TL açık verdi. Şubat ayından itibaren aralıksız açık veren nakit dengesi en son Haziran ayında 26,8 milyar TL açık vermişti. Nakit bütçe gelirleri Temmuz ayında aylık %42 artışla 87,0 milyar TL’ye yükselirken, 118,2 milyar TL’ye yükselen bütçe giderlerindeki artış %32 oldu.

2020 yılı başından bu yana nakit bütçe açığı toplamı 140 milyar TL’ye ulaştı ki 2019 yılının tümünde kaydedilen açık 131 milyar TL idi. 2018 yılında nakit bütçe açığı 70 milyar TL seviyesindeydi.

Kaynak: Turkey Data Monitor, Hazine ve Maliye Bakanlığı

Nakit dengesi verilerinin bir diğer önemi de bütçenin finansman kaynakları hakkında bilgi vermesi. Temmuz ayında 30,8 milyar TL’lik nakit bütçe açığının 48,9 milyar TL’si net borçlanmayla, 1,2 milyar TL’si Kasa/Banka kaleminde ortaya çıkan kur farkından kaynaklanırken, aradaki fark olan 18,2 milyar TL’lik fazlalık Hazine’nin Merkez Bankası’nda bulunan mevduat hesabına aktarıldı.

Nakit bütçe açığının finansmanında ana kalemi borçlanma bacağı oluşturuyor. Hazine’nin Temmuz ayındaki borçlanma stratejisine bakalım:

. Mart 2020’den beri yurt dışından borçlanmaya gitmeyerek net dış borç ödeyicisi konumunda olan Hazine, Temmuz ayında da dış borçlanmaya gitmedi, 379 milyon TL tutarında vadesi gelen dış borç ödemesini gerçekleştirdi. Elbette dış borç itfalarının düşük olmasının bunda etkisi var. Hazine’nin ilk yüklü dış borç ödemesi 4,6 milyar dolar olarak Mart 2021’de gerçekleştirilecek. Haziran 2021’de ise dış borç ödemesi 1,3 milyar dolar olacak.

. Temmuz ayında 14,9 milyar TL iç borç ödemesi yapan Hazine, 64,2 milyar TL iç borçlanma gerçekleştirdi. Böylece yurt içinden net borçlanma tutarı 49,3 milyar TL oldu.

Kaynak: Turkey Data Monitor, Hazine ve Maliye Bakanlığı

Anlaşıldığı üzere pandemi kaynaklı olarak gelirlerin azaldığı, giderlerin hızla arttığı, Türk lirasının değer kaybettiği mevcut dönemde Hazine yurt içi borçlanmaya ağırlık verdi. TL’nin yabancı para birimleri karşısında değerinin düşmemesi amacıyla TCMB döviz rezervlerinin eridiği bir ortamda, Hazine’nin kur riskini azaltmak adına iç borca yönelmesi elbette makul bir çözüm.

Peki, Türk lirası değer kaybetmesin diye Merkez Bankasının döviz rezervlerini eritmesinin maliyeti ne oldu?

İç talebi artırmak adına ağırlıklı olarak kamu bankaları aracılığıyla düşük faizle kredi musluklarının açılması, öte yandan da mevduat ve tahvil getirilerinin enflasyonun altında kalması (Merkez Bankasının bankalara politika faizinin altında borç vererek mevduat faizlerinin enflasyonun aşağısında kalmasına sebep olması -ki buna negatif reel faiz deniyor) ve son olarak da bankacılık sisteminin aktif kalitesini zedeleyici uygulamalar pandemide ikinci dalga endişeleriyle birleşince 2-yıllık devlet tahvilinin bileşik faizi Temmuz ayı başındaki %9,1 seviyesinden 11 Ağustos itibariyle %14 seviyesinin üzerine çıktı. Dolar/TL kuru ise Temmuz sonuna göre %6, Euro/TL kuru ise %5’in üzerinde yükseldi (yani TL, Dolar ve Euro karşısında değer kaybetti). Bu gelişmeler beraberinde ülke risk primini gösteren 10 yıl vadeli CDS primlerinin 600 seviyesinin üzerine çıkmasına sebep oldu.

Merkez Bankası bu gelişmelere,

. 7 Ağustos tarihli duyurusunda bankaların likidite imkanlarını azaltarak,

. gecelik fonlama maliyetini politika faizi olan %8,25 seviyesine yükselterek,

. 11 Ağustos’ta da likidite imkanını sıfırlayarak karşılık verdi.

BDDK ise 6 Ağustos tarihli duyurusunda belirli şartları sağlamaları halinde uluslararası kalkınma bankalarının TL’ye erişim sınırlamalarından muaf tutulduklarını duyurdu.

Merkez Bankası gelecek hafta 20 Ağustos tarihinde olağan para politikası toplantısını gerçekleştirecek. Merkez Bankasının 1 hafta vadeli borç verme faizi olan politika faizi %8,25 seviyesinde bulunuyor. Mayıs ayı toplantısında politika faizini %0,50 puan indirerek %8,25’e düşüren Merkez Bankası Haziran ve Temmuz ayları toplantılarında faiz değişikliğine gitmedi. Gelecek haftaki toplantıdan faiz artırım kararının gelmesi şimdilik belirsiz.

TCMB gelecek hafta faiz artırmazsa bile, bütçe açığının artmaya devam ettiği mevcut ortamda, güven tazeleyici adımların gelmesi gerekiyor. Aksi takdirde, Eylül ayında olmasa bile, artan iç borcunu tahvil ihraç ederek çevirmeye çalışan Hazine’nin itfalarının Eylül ayına göre 2 kat artacağı Ekim ayında tahvil faizleri üzerindeki baskı artabilir. Bu da TCMB’yi sert bir şekilde faiz yükseltmek zorunda bırakabilir. TCMB’nin sert faiz artışlarına, politika faizini Ocak 2014’te %4,5’ten %10,0’a, Haziran 2018’de %8,0’den %16,5’e, Eylül 2018’de %17,75’ten %24,0’e yükselttiğinde tanık olmuştuk.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Hazine, Nisan ayında planladığından 2 kattan fazla iç borçlanma gerçekleştirdi

Hazine ve Maliye Bakanlığı 30 Nisan’da Mayıs-Temmuz dönemi İç Borçlanma Stratejisi raporunu yayınladı.

Hazine ve Maliye Bakanlığının yayınladığı ihale sonuç duyurularından derlediğim hesaplamalara göre Hazine Nisan ayında ihale yoluyla 67 milyar TL’lik iç borçlanma gerçekleştirdi. İç Borçlanma Stratejisi raporuna göre Nisan ayında iç borç ödemesi 20,6 milyar TL olan Hazine, Nisan ayı için 30 milyar TL’lik iç borçlanma planlamıştı. Ancak gerçekleşen rakam bize Hazine’nin Nisan ayında borç ödemesinden 3 kattan fazla, hedeflediğinden de 2 kattan fazla borçlandığını gösteriyor.

Koronavirüs etkisiyle gelirlerde azalma ve giderlerdeki artışın sebep olduğu bütçe açığındaki artış Hazine’nin borçlanma gereğini de artırdı.

Hazine’nin iç borç çevirme oranı Nisan ayında %326 oldu.

Hazine, Mayıs-Temmuz döneminde iç borcundan daha fazla borçlanacak…

Hazine, Mayıs ayında 19,6 milyar TL’lik iç borç ödemesi gerçekleştirecek. Mayıs ayı için Hazine 40 milyar TL’lik iç borçlanma hedefliyor.

Mayıs-Temmuz döneminde Hazine’nin toplam iç borç ödemesi 52,3 milyar TL olacak ve Hazine bu dönemde toplamda 89 milyar TL’lik iç borçlanma hedefliyor. Raporda dış borçlanma için bir hedef yok.

Hazine, Haziran ayında 12,3 milyar TL’lik iç borç ödemesine karşılık 22 milyar TL’lik iç borçlanma, Temmuz ayında 20,5 milyar TL’lik iç borç ödemesine karşılık 27 milyar TL’lik iç borçlanma planlıyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Gelirlerde azalma Hazine’nin borç yükünü artırıyor

Geçen hafta gündemin yoğunluğundan Salı günü açıklanan nakit bazlı bütçe verilerini ancak inceleyebildim. Mart ayında nakit bazlı bütçe dengesi 40,5 milyar TL açık verdi. Aynı ay 53,9 milyar TL gelir elde edilirken, 94,4 milyar TL harcama yapıldı. Bütçe açığının finansmanı için Mart ayında 16,2 milyar TL net borçlanma gerçekleştirildi.

Yukarıdaki grafiği incelediğimizde küresel ticaret savaşı, Suriye’den gelen mülteciler, S-400 sorunu, yüksek maliyetli Kanal İstanbul projesi, doğal afetler ve Türkiye’den sermaye çıkışlarının etkisiyle 2019 yılı başından itibaren borçlanmaya ağırlık veren Hazine’nin, 2020 yılının Şubat-Mart döneminde koronavirüsün etkisi ve sermaye çıkışlarındaki artışla birlikte borçlanmada vites yükselttiğini görüyoruz. Finansman konusunda yurt dışı ile bir anlaşma sağlanmadığı takdirde gelirlerde azalmayla birlikte borçlanmada artış sürecek.

Elbette enflasyondaki aşağı seyirle birlikte faiz oranlarındaki düşüş borçlanma maliyetlerini düşürüyor. Hatta 22 Nisan’da para politikasını görüşecek olan TCMB, %9,75 olan politika faizini indirebilir. Ancak yukarıda saydığım sebeplerden dolayı Türkiye’nin risk priminin yükselmesi, Türkiye’nin ve Türk şirketlerinin yurt dışından borçlanma maliyetlerini yukarı çekmekte.

Risk demişken, koronavirüsün tüm dünyayı etkisi altına almasıyla birlikte, risk çeşitlerine bir yenisi eklendi: salgın riski. Evet, mevcut yaşadığımız dönemde mali paketler bütçeye yük getirecek, Merkez Bankasının net döviz rezervlerinin eksiye düştüğü iddiası sermaye çıkışları konusunda endişelerin devam etmesine sebep olacak, finansal varlıkların fiyatları dalgalanacak, ekonomik verilerde bozulmalar görmeye devam edeceğiz. Bu tablonun daha da karamsar olmaması için ne gerekiyor? Virüsün etkisini azaltacak önlemlerin ivedilikle alınmaya devam etmesi ve güven ortamının sağlanması.

Dr. Fulya Gürbüz