Türkiye’nin dış borç stoku 450 milyar dolara yükseldi

2020 yılının son çeyreğinde Türkiye’nin dış borç stoku bir önceki çeyreğe göre 14 milyar dolar artışla 450 milyar dolar seviyesine yükseldi. Böylece, 2020 yılının ilk yarısında 426 milyar dolar seviyesine gerileyen toplam dış borç stoku, 2020 yılının son yarısında 24 milyar dolar artmış oldu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

2020 yılında 717 milyar dolar GSYH elde edilmişti. Böylece Türkiye’nin dış borç stoku 2020 yılı sonunda GSYH’nin %63 seviyesine yükselerek tarihi rekor kırdı. 2005 yılında %34 seviyesinde olan söz konusu oran 2011’den bu yana aralıksız yükselişini sürdürüyor. Aşağıdaki grafikte “Dış Borç / GSYH” oranındaki yukarı yönlü seyri görebilirsiniz.  2001 yılında yaşanan krizin etkisiyle dış borç stoku GSYH’nin %56’sına yükselmiş, 2008-2009 küresel finans kriz döneminde ise %41 olmuştu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Hem kısa hem de uzun vadeli dış borç stoku artışını sürdürdü…

Vade bazında, kısa vadeli dış borç stoku 2020 yılının son üç çeyreğinde ardı ardına artarak ilk çeyreğe göre toplam 19,3 milyar dolar artışla 138,5 milyar dolar seviyesine yükselirken, orta-uzun vadeli dış borç stoku son iki çeyrekte ardına ardına toplam 10,2 milyar dolar artışla 311,5 milyar dolar oldu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Hem kamu hem de özel sektör 2020 yılının son iki çeyreğinde dış borcunu artırdı…

Borçlu bazında bakıldığında bir önceki çeyreğe göre Merkez Bankasının dış borç stoku yılın son çeyreğinde 0,3 milyar dolar artışla 21,4 milyar dolar, kamu sektörünün 6,7 milyar dolar artışla 173,1 milyar dolar, özel sektörün ise 7,0 milyar dolar artışla 255,6 milyar dolar seviyelerine yükseldi. Kamunun dış borcu bütünüyle kamu bankalarına aittir. Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi Türkiye’nin dış borcunun yükünü ağırlıklı olarak özel sektör yüklenmiş bulunmaktadır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Finans dışı özel sektör hem kısa hem de uzun vadede dış borcunu artırdı…

2020 yılı son çeyreği itibariyle 255,6 milyar dolar büyüklüğündeki özel sektörün dış borcunun %59’unu (151 milyar dolar) finansal olmayan özel sektör kuruluşlarının dış borcu oluşturmaktadır. Finans dışı özel sektörün dış borcunun toplam dış borç stoku içindeki payı ise %34’tür.

Finansal olmayan özel sektör kuruluşlarının dış borç stoku 2020 yılı son çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 4,8 milyar dolar artışla 151,1 milyar dolar seviyesine yükseldi. Böylece yılın ikinci yarısında finans dışı özel sektörün dış borç stokunda yılın ilk yarısına göre 10,6 milyar dolarlık artış yaşanmış oldu.

Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi hem finans hem de finans dışı özel sektör kuruluşları kısa vadeli dış borcunu son dönemde artırmıştır. Benzer şekilde finans dışı özel sektör uzun vadeli dış borcunda artışa giderken özel sektör finans kuruluşlarının uzun vadeli dış borcunda önemli bir değişiklik yaşanmamıştır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dış borç stoku neden artıyor?

Türkiye’nin dış borcunun artmasında en büyük etken yurt içinde sıkı para politikasının kredi hacmini yavaşlatmasına bağlı olarak yurt dışındaki özellikle de ABD ve Euro Bölgesi’ndeki düşük faiz oranlarının sağladığı avantaj. Elbette Türkiye’nin artan risk primi Türkiye’nin yurt dışından borçlanma maliyetlerini artırsa da aşağıdaki grafikte de görüleceği üzere ABD merkez bankası Fed’in pandemi sebebiyle politika faizini 2020’nin ikinci çeyreğinde tekrar %0-0,25 aralığına düşürmüş olması Türkiye’nin hem kısa vadeli hem de uzun vadeli olarak yurt dışından borçlanma eğiliminin artmasında en önemli etken.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Güven kaybı ve artan riskler ekonomi üzerinde alarm zillerinin çalmasına sebep oluyor…

Artan dış borç stoku ve bütçe açığı, azalan TCMB rezervleri, gelecek 12 ayda ödenmesi geren 190 milyar dolar dış borç yükü, 36 milyar dolara yükselen cari açık, TCMB Başkanının görevden alınması, iç siyasette yaşanan gelişmeler Türk lirasındaki kırılganlığın tekrar artmasına sebep oldu. Artan Covid vakaları ve zayıf ihracat performansını dikkate aldığımızda istihdamda kayıpların artarak devam edeceğini tahmin etmek zor değil.

Dr. Fulya Gürbüz

Ödemeler dengesi, cari işlemler dengesi nedir, nasıl hesaplanır?

Merkez Bankası ödemeler dengesini şöyle tanımlıyor:

Ödemeler dengesi, geniş anlamıyla, bir ekonomide yerleşik kişilerin (Genel Hükümet, Merkez Bankası, bankalar, diğer sektörler) diğer ekonomilerde yerleşik kişiler (yurt dışında yerleşikler) ile belli bir dönem içinde yapmış oldukları ekonomik işlemlerin sistematik kayıtlarını elde etmek üzere hazırlanan istatistiki bir rapordur.”

Ödemeler istatistikleri üç farklı hesap ile takip ediliyor: Cari İşlemler Hesabı, Sermaye Hesabı ve Finans Hesabı.

I. Cari işlemler hesabında, Türkiye’de yaşayanların yurt dışında yaşayanlarla belli bir dönem boyunca ekonomik işlemler kapsamında ürün ve hizmet ticaretinden elde edilen gelir ve giderler arasındaki fark hesaplanıyor. Gelirler giderleri aşıyorsa “cari işlemler fazlası”, gelirler giderlerin altında kalıyorsa “cari işlemler açığı” kaydedilmiş oluyor.

2020 yılı Mart ayı cari işlemler hesabına baktığımızda:

1) Mart ayında ihracattan daha fazla ithalat yapıldığı için nette 4,3 milyar dolar gider oluştu.

2) Taşımacılıktan 0,8 milyar dolar net gelir elde edildi.

3) Seyahatten 0,5 milyar dolar net gelir elde edildi.

4) Sigorta hizmetleri, Finansal hizmetler, Fikri mülkiyet hakları kullanımı ve Telekomünikasyon için toplamda 0,4 milyar dolar ödeme yapıldı.

5) Yatırım gelirlerinde 1,0 milyar dolarlık kayıp oldu.

6) 0,1 milyar dolar ücret ödemesi yapıldı.

7) Diğer giderler 0,4 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Böylece Mart ayında nette 4,9 milyar dolar gider kaydedildi. Diğer bir ifadeyle, “Mart ayında 4,9 milyar dolar cari açık verildi”.

II. Sermaye hesabında, üretilmeyen ve finansal olmayan varlıklar dikkate alınıyor. Buna göre Mart ayında sermaye hesabında 3 milyon dolarlık bir azalış var.

III. Finans hesabında, dış finansal varlık ve yükümlülüklerin hareketleri kaydediliyor. Buna göre Mart ayında,

1) Doğrudan yatırımlardan çıkış 0,8 milyar dolar oldu.

2) Portföy yatırımları 5,5 milyar dolar oldu.

3) Efektif ve mevduatlar 2,8 milyar dolar oldu.

4) Krediler 0,7 milyar dolar oldu.

5) Ticari krediler 0,6 milyar dolar azaldı.

6) Rezerv varlıklar (döviz varlıkları ve menkul kıymetler) 16,6 milyar dolar azaldı.

Böylece finans hesabında nette 8,9 milyar dolarlık azalma yaşandı.

Mart ayında 4,9 milyar dolar cari açık verilmişken finans hesabında 8,9 milyar dolar azalma oldu.

KURAL: “Cari İşlemler Hesabı’’ ve “Sermaye Hesabı”nın toplamı “Finans Hesabı” kalemine eşit olmalıdır.

Merkez Bankası, bu denklemin her zaman eşit olmayabileceğini vurguluyor: “Ancak, verilerin değişik kaynaklardan elde edilmesi, değerleme, ölçme ve kayıt zamanı farklılıkları yaratmakta; sonuç itibarıyla oluşan farklar Net Hata ve Noksan (NHN) kalemine “kalıntı” şeklinde yansımaktadır. Bu kalem, finans hesabından, cari işlemler hesabı ve sermaye hesabının çıkarılmasıyla elde edilmektedir.

Merkez Bankası Net Hata ve Noksan kalemi için şu açıklamayı yapıyor:”Net Hata ve Noksan terimi derleyiciler kaynaklı bir hata şeklinde yorumlanmamalıdır; söz konusu kalıntının eksik veri kaynakları ve raporlama kalitesinin düşük olması gibi diğer etkenler tarafından kaynaklanıyor olması çok daha sıklıkla gözlenmektedir

Buna göre, Mart ayı verisi KURAL eşitliğini sağlıyor mu?

Hayır, sağlamıyor:

Net Hata Noksan = -8913 milyon dolar – (-4923 milyon dolar – 3 milyon dolar)

Net Hata Noksan = -3987 milyon dolar

Tarihsel olarak, aylık bazda bakıldığında KURAL sağlanmamış gözüküyor.

Ancak, yıllık toplam olarak bakıldığında KURAL sağlanıyor:

Dolayısıyla yıllık olarak cari işlemler dengesindeki gelişmelerin hangi finans kalemlerinde nasıl bir etkiye sahip olduğunu anlama şansımız var.

Dr. Fulya Gürbüz

Finans dışı özel sektör, ticari krediler hariç yurt dışı kredi borcunu azaltmaya devam ediyor

TCMB verilerine göre, özel sektörün uzun vadeli dış borcu 2019 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 2 milyar dolar azalışla 191,5 milyar dolar seviyesine gerilerken ticari krediler hariç kısa vadeli dış borcu 0,7 milyar dolar azalışla 9,5 milyar dolar oldu.

Özel sektörün ticari krediler hariç hem uzun vadeli hem de kısa vadeli kredi borcu 2018 yılı başından beri azalıyor.

Şubat 2018’de rekor seviyedeki 228 milyar dolar büyüklüğündeki uzun vadeli kredi borcu son 22 ayda %16 küçülerek 191,5 seviyesine geriledi. Özel sektör kısa vadeli yurt dışı kredileri ise aynı dönemde %52’lik düşüşle 9,5 milyar dolara geriledi. Ağustos 2019 yılında yaşanan Türk lirasındaki sert değer kaybı söz konusu eğilimi hızlandıran bir faktör oldu.

Sektörler bazında baktığımızda finans sektörü uzun vadeli yurt dışı kredi borcunun Kasım-Aralık 2019 döneminde arttığını görüyoruz. Finans sektörü uzun vadeli yurt dışı kredi borcunu 0,9 milyar dolar artırırken sanayi sektörünün 1,1 milyar dolar, hizmet sektörü 1,3 milyar dolar azalttı.

Sadece Aralık ayında finans dışı özel sektör, uzun vadeli kredi borcunu 2,3 milyar dolar azaltarak 103 milyar dolara düşürürken, ticari krediler hariç kısa vadeli kredi borcu 0,9 milyar azalarak 2,0 milyar dolara geriledi.

Finans dışı özel sektörün ticari krediler dahil yurt dışı kredi borcu Aralık ayında ithalat borçlarındaki aylık 2 milyar dolar artışın etkisiyle 53,6 milyar dolar seviyesine yükselmişti.

Özel sektörün uzun ve kısa vadeli yurt dışı kredi gelişmelerinden, finans dışı özel sektörün ticari krediler hariç yurt dışı kredi borcunu 2019 yılı son çeyreğinde azaltmayı tercih ettiğini, iç talebi karşılamak amacıyla da ithalat girdilerini artırdıklarını anlıyoruz.

Özel sektör bankalarının dış borcu ile kredi hacmi ABD doları cinsinden daralıyor

2019 yılı Kasım sonu verilerine göre kamu dışı sektörün (özel sektörün) uzun vadeli dış borç stoku;

. Finans sektöründe 88,1 milyar dolar,

. Finansal olmayan kuruluşlarda 105,4 milyar dolar oldu.

. Finans dışı özel sektörün uzun vadeli dış borç stoku, 2018’den bu yana 110 milyar dolardan 105 milyar dolar seviyesine gerilerken finans sektöründe uzun vadeli dış borç stoku küçülüyor.

. Özel sektör bankalarının uzun vadeli dış borç stoku 2018 yılı başından 2019 yılı Kasım sonuna kadar %22 azalışla 74,4 milyar dolar seviyesine geriledi. Aynı dönemde özel sektör bankalarının toplam kredi hacmi ABD doları cinsinden %25 daralarak 285 milyar dolar oldu.

. Özel sektörde finansal kuruluşlar 2018’den bu yana kısa vadeli dış borç stokunu %27 azaltarak 35,1 milyar dolara düşürürken, finans dışı kuruluşlar %7 artırarak 51,3 milyar dolara yükseltti.

. Finans dışı özel sektörün 105,5 milyar dolar olan uzun vadeli dış borcunun 98 milyar dolarını krediler, 7,5 milyar dolarını ise tahvil borcu oluşturuyor.

. Gelecek 12 aylık dönemde finans dışı özel sektörün ödemesi/çevirmesi gereken dış borç büyüklüğü ise 67,2 milyar dolar.

Özetlersek finans dışı sektör yurt dışından borçlanmaya devam ediyor ancak detaylara baktığımızda reel sektörün ithalat borçlarında hızlanma var. İhracatta artış sınırlı kaldıkça reel sektörün finansman ihtiyacı da artacak. Bu ihtiyaç da daralan yurt içi banka kaynağından değil yurt dışından borçlanmayla karşılanabilecek. Dolayısıyla Dolar/TL kurunda yaşanacak her artışta yine reel sektörün borç sorununu konuşmaya devam edeceğiz.

Dr. Fulya Gürbüz