Ekonomi Gündemi: “TCMB faizi ne kadar indirecek?”, tüketici güveni, konut fiyatları, yurt dışı üretici enflasyonu, merkezi yönetim borç stoku ve FED’in Bej Kitap raporu

18–22 Ekim haftasında; Ağustos ayına ilişkin olarak inşaat maliyetlerindeki hız kaybının konut fiyatlarına yansıyıp yansımadığını; Eylül ayına ilişkin olarak yurt dışı üretici enflasyonunu (YD-ÜFE), merkezi yönetim borç stokunu, ABD Merkez Bankasının makroekonomik görünüm raporunu; Ekim ayı tüketici güven endeksini izleyeceğiz. Eylül ayında döviz kurundaki yükselişin YD-ÜFE’ye olumsuz etkisini göreceğiz. 21 Ekim tarihli para politikası toplantısında -mevcut makroekonomik görünüm desteklemese de- TCMB’nin faiz indirimine devam edeceği tahmin ediliyor.

18 EKİM 2021, PAZARTESİ

AĞUSTOS AYI MERKEZ BANKASI KONUT FİYAT ENDEKSİ – TCMB

2021 yılı Temmuz ayında konut fiyat endeksi aylık %2,8, yıllık %31,0 ve yıllık reel olarak %10,2’lik artış kaydetmişti. Ağustos ayında inşaat maliyet endeksinin (aşağıdaki grafikte kırmızı çizgi) aylık artış hızının yavaşlamasının konut fiyatları endeksinin (mavi çizgi) artış hızını aşağı çekip çekmediğini göreceğiz. Eylül ve Ekim aylarında ise kurdaki sert yükselişin hem inşaat maliyetlerini hem de konut fiyatlarını yukarı çekmesi kaçınılmaz olacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor

20 EKİM 2021, ÇARŞAMBA

EYLÜL AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Merkezi yönetimin borç stoku Ağustos ayında önceki aya göre hafif yükselişle 2 trilyon 41 milyar TL olmuştu. Borç stokunun %44’ünü TL cinsi stok, %56’sını yabancı para cinsi stok oluşturuyor. Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi, Hazine 2019 yılının sonlarında döviz cinsinden borçlanmayı (mavi çizgi) hızlandırmış, TL cinsi stok (sarı çizgi) görece daha yavaş artmıştır. Hazine’nin döviz cinsinden borçlanmaya ağırlık vermesinin iki ana sebebi var: 2018 yılının sonlarından itibaren bütçe açığının hızlanmaya başlamasıyla düşük yurt dışı borçlanma maliyetlerinden faydalanmak ve Mart 2020’den itibaren Merkez Bankası döviz rezervlerinin (gri çubuklar) hızla aşağı gelmesidir. Döviz cinsi borç stokunun artması, Hazine’nin üstlendiği kur riskinin de artması demektir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

EYLÜL AYI YURT DIŞI ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (YD-ÜFE) – TÜİK

Ağustos ayında TL’deki değer kazancı yurtdışı üreticilerinin maliyetini düşürmüştü. Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) Ağustos ayında yıllık %30,81 artmış, aylık %0,92 azalmıştı. Ağustos ayında döviz kurundaki aylık gerileme doğrudan YD-ÜFE’ye yansımıştı. Eylül ayında ise döviz kurundaki yükselişin YD-ÜFE’ye olumsuz etkisini göreceğiz.

Kaynak: TÜİK

FED’İN EKİM AYI BEJ KİTAP (BEIGE BOOK) YEDİNCİ SAYISI– http://www.federalreserve.gov

ABD Merkez Bankası FED’in yılda 8 kere yayınladığı ve ülkedeki ekonomik görünümü ortaya koyduğu Bej Kitap (Beige Book) raporunun altıncısı olan ve Temmuz-Ağustos dönemini kapsayan raporda, genel olarak ABD ekonomisinde fiyat baskılarının devam ettiğini, ekonomik büyümede ise ılımlı bir görünüm ortaya konduğunu, dolayısıyla FED’in tahvil alımını azaltmaya yönelik hamlesine yaklaşmakta olduğunu değerlendirmiştik. Nitekim Fed’in 21-22 Eylül tarihinde gerçekleştirdiği para politikası toplantısının geçen hafta yayınladığı tutanaklarında GSYH büyümesinin üçüncü çeyrekte önceki çeyreğe göre daha ılımlı bir artış kaydedeceği, Delta varyantının istihdam artışında yavaşlama getirse de işsizlik oranının düştüğü, fiyat tarafında ise baskıların sürmesine bağlı olarak Kasım veya Aralık toplantılarında varlık alım miktarında azaltmaya gidileceğini ve 2022 yılı ortalarında son bulacağını okuduk. Piyasada FED’in Eylül 2022 tarihli toplantısında politika faizini %42 ihtimalle çeyrek baz puan artıracağı fiyatlanıyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

21 EKİM 2021, PERŞEMBE

TCMB PARA POLİTİKASI TOPLANTISI VE FAİZ KARARI – TCMB

23 Eylül tarihi toplantısında TCMB, artan enflasyonist baskılara rağmen bunun geçici olduğu tezini ortaya koymuş ve politika faizini %19’dan %18’e düşürmüştü. Ardından döviz kurunda yaşanan sert yükseliş, 14 Ekim’de iki Merkez Bankası başkan yardımcısı ve bir Para Politikası Kurulu (PPK) üyesinin görevine son verilmesiyle daha da hızlandı. Söz konusu 23 Eylül–15 Ekim süresince Dolar/TL kuru %8’lik artışla 8,63’ten 9,29 seviyesine kadar yükselmiştir. Cuma yayınlanan TCMB Beklenti Anketi sonuçlarına göre 21 Ekim toplantısında politika faizinin %17-18 aralığına, yıl sonuna kadar ise %16-17 aralığına indirileceği beklentisi hâkim. FED’in önümüzdeki 1-2 ay içinde tahvil alımlarını azaltmaya başlayacağını ve 2022 yılında sonlandıracağını, 2022 ikinci yarısında faiz artışına gidebileceğini dikkate aldığımızda; arz kısıtları, yüksek nakliye maliyetleri ve yüksek emtia fiyatları ile Hükumet tarafından yapılan zam hamleleri enflasyonist baskının geçici olamayacağına işaret ediyor. Dolayısıyla fiyat artışları sürerken TCMB’den gelecek her faiz indirimi döviz kurunda yukarı seyrin süreceğine işaret ediyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

EKİM AYI TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, Eylül ayında bir önceki aya göre %1,8 artışla 79,7 seviyesine yükselmişti. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.  

Kaynak: TÜİK

TCMB VE BDDK, 15 EKİM 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

8 Ekim ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. TL cinsi mevduatlar ve krediler önceki haftaya göre yatay kaldı. TL cinsi mevduat faiz oranları %15-19 aralığına geriledi, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığını korudu. Gerçek kişilerin döviz mevduatları (DTH) ve yurt dışı mevduatlar önceki haftaya göre değişiklik göstermedi, tüzel kişilerin DTH’si 1,7 milyar dolar artışla 87,9 milyar dolara yükselmesiyle toplam DTH hacmi 8 Ekim haftasında 228,4 milyar dolar oldu. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar artışla 5,7 milyar dolar oldu. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 123,5 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1,7 milyar dolar arttı; altın rezervleri 38,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,4 milyar dolar geriledi, brüt döviz rezervleri 85,4 milyar dolar ile önceki haftaya göre 2,2 milyar dolar artış kaydetti. Merkez Bankasının net rezerv açığı önceki haftaya göre 1,2 milyar dolar azalarak 22,7 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stokları toplamı 29,6 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre 0,1 milyar dolar azaldı. Yurt dışı yerleşikler 8 Ekim ile biten haftada hisse senetlerinde 52 milyon dolar, DİBS’te 11 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdiler.

Dr. Fulya Gürbüz

Eylül ayında üretici ve tüketici fiyatları artmaya devam etti

Eylül ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %19,58, aylık %1,25 artış kaydetti.

Kaynak: TÜİK

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ise yıllık %43,96, aylık %1,55 arttı.

Kaynak: TÜİK

Kış aylarına yaklaşırken hem Yİ-ÜFE hem de TÜFE’deki artış sürüyor.

Aşağıdaki grafikte TÜFE (mavi çubuklar) ve Yİ-ÜFE (sarı çubuklar) endekslerinin Eylül 2019’dan bu yana aylık artışlarını sürdürdüklerini görüyoruz. Dikkat edin, döviz kurundaki aylık artışlar (yeşil çizgi) genel olarak üretici maliyetlerine (Yİ-ÜFE) daha hızlı yansıyor. Bunda en önemli etken Türkiye’nin mal ve enerji üretiminde ithal girdiye bağımlı olmasıdır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Tüketici fiyatlarının (TÜFE) kurdaki hareketlere görece daha yavaş tepki vermesinin ana sebebi hizmet fiyatlarındaki yükselişlerin daha yavaş olmasıdır.

Aşağıdaki grafikte 2018 yılından bu yana mal tüketim fiyat endeksinin (kırmızı çizgi) hizmet tüketim endeksinden (mavi çizgi) daha hızlı artış kaydettiğini görüyoruz.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Özellikle pandemi ile birlikte yüksek enerji maliyetleri, yüksek hammadde fiyatları ve yüksek taşımacılık maliyetleri üreticinin girdi maliyetlerini artırmaya devam ediyor.

Yüksek girdi maliyetleri de tüketici tarafında enerji, gıda, dayanıklı tüketim malı, lokanta ve otel hizmetleri, kira, ulaştırma fiyatlarının yükselmesine sebep oluyor.

Hükümetin müdahaleleri özellikle gıda fiyat artışlarında yavaşlama getirme ihtimalini ortaya koysa da kış aylarında yüksek enerji ve ithal hammadde maliyetleri ve kurdaki dalgalanma hem üretim hem de tüketim fiyatlarını yukarı çekmeye devam edecek.

Dolayısıyla Türkiye’de enflasyonist baskı sürüyor. Amerikan merkez bankası Fed de kısa-orta vadede enflasyonist baskıya dikkat çekiyor. Hatta hatırlatalım, Fed güçlü ekonomi ve fiyat baskılarına istinaden aylık 120 milyar dolarlık varlık alım programında kesintiye gitme ihtimalini ortaya koymuştu. Fed’in para politikasında kısmi sıkılaştırmaya gitmesi, dış borç stoku yükseliş eğilimine giren ve TCMB’nin erken faiz indirimiyle Dolar/TL kurunda rekor gören Türkiye ekonomisi için kritik öneme sahip. Zira, TCMB’nin mevcut şartlarda faiz indirimine devam etmesi, döviz kurunda artışı dolayısıyla da enflasyonist baskının devamını beraberinde getirecek.

Dr. Fulya Gürbüz

Fed, varlık alımlarını azaltmaya (tapering) beklenenden daha yakın

Kaynak: Eylül 2021, https://www.federalreserve.gov/monetarypolicy/files/fomcprojtabl20210922.pdf

Fed Başkanı Jerome Powell’in bugün (28 Eylül) Bankacılık, Konut ve Kentsel İşler Komitesi’ne yapacağı konuşmanın metni Fed’in resmi web sitesinde yayınlandı. Konuşma metninde önceki mesajlar tekrarlandı:

. Güçlü büyüme sürüyor… 2021 yılının ilk yarısında güçlü bir büyüme kaydeden Amerikan ekonomisi (yıllık %6,4), yılın ikinci yarısında delta varyantı kaynaklı kısmi zayıflık yaşanıyor olsa da güçlü büyümesini sürdürecek.

(Fed’in 2021, 2022, 2023, 2024 GSYH büyüme beklentileri sırasıyla: %5,9, %3,8, %2,5, %2,0)

. İşsizlik oranı düşse de sıkıntı devam ediyor… Pandemiye duyarlılığı yüksek olan sektörler dışında istihdam piyasası güçlü seyrini koruyor. Ağustos ayında işsizlik oranı %5,2’ye geriledi. İşsizlik özellikle hizmet sektöründe düşük ücretli kesim ile Afrikalı Amerikalılar ve İspanyol kökenliler genelinde dikkat çekiyor.

(Fed’in 2021, 2022, 2023, 2024 yılları için işsizlik oranı beklentileri: %4,8, %3,8, %3,5, %3,5)

. Enflasyon önümüzdeki aylarda yükselmeye devam edecek… Tüketici fiyat enflasyonu Mayıs 2021’den bu yana %5’in üzerinde seyrediyor. Fed’in para politikasında dikkate aldığı ve %2 olarak hedeflediği gıda ve enerji hariç kişisel tüketim harcamaları enflasyonu (çekirdek PCE) ise Nisan’dan bu yana %3’ün üzerinde seyrediyor. Beklenenden daha uzun bir süre enflasyonist baskı sürecek gibi duruyor.

. Enflasyon beklenenden daha uzun süre devam ederse, %2 hedefe doğru gerilemesi adına Fed tüm araçlarını kullanacak.

. Ekonominin seyri virüsün gidişatına bağlı.

Fiyatlar ve ücretler üzerindeki enflasyonist baskıların sürmesi Fed’i aylık 120 milyar dolarlık varlık alım programını azaltmasına daha da yaklaştırıyor. Ekim ayında yayınlanacak Bej Kitap raporunda söz konusu baskıların ne derece yoğun olduğunu daha detaylı okuyacağız. Fed’in Kasım ve Aralık ayında yapacağı son iki para politikası toplantısında varlık alımında kademeli azaltım ihtimali yüksek görünüyor.

Dr. Fulya Gürbüz

TCMB, Fed, BoE ve BoJ kararları ne söylüyor?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizini %19’dan %18’e düşürdü; Amerikan (Fed), İngiltere (BoE) ve Japonya (BoJ) merkez bankaları %0’a yakın olan politika faizlerini değiştirmedi.

Merkez bankaları, para politikalarını şekillendirirken olası riskleri dikkate alarak, ekonomik aktivite (talep, üretim) ile fiyat ve istihdamdaki gelişmelere odaklanır. Mevcut durumda merkez bankalarının dikkate aldığı başlıca risk unsuru Kovid-19 belirsizliğidir. 17-24 Eylül haftasında para politikası kararlarını açıklayan merkez bankaları yayınladıkları basın bülteninde ne gibi gerekçeleri ve öngörüleri ortaya koymuşlar kısaca özetleyelim.

TCMB: İktisadi faaliyet güçlü, fiyat artışları geçici

TCMB, 1-hafta vadeli borç verme faizi olan politika faizini %19’dan %18’e düşürdü. Her ne kadar ihtimal vermesek de TCMB Başkanı Kavcıoğlu geçen hafta çekirdek enflasyondaki gelişmeleri dikkate alacaklarını ifade ederek faiz indirim sinyalini vermişti. TCMB, yayınladığı basın bülteninde şu tespitleri ortaya koyuyor:

. Yurt içinde iktisadi faaliyet üçüncü çeyrekte dış talebin de etkisiyle güçlü seyrediyor,

. Enflasyonda son dönemde gözlenen yükseliş geçici.

TCMB’nin faiz indirimi kararını destekleyen yöntem ise “…para politikasının etkileyebildiği talep unsurları, çekirdek enflasyon gelişmeleri ve arz şoklarının yarattığı etkilerin ayrıştırılmasına yönelik analizler”. Söz konusu analizleri TCMB’nin çalışma tebliğlerinde veya Kasım ayı sonunda yayınlanacak dördüncü enflasyon raporunda okuma fırsatını bulabilirsek çok mutlu olacağım. Zira TCMB, Temmuz ayı sonunda yayınladığı üçüncü enflasyon raporunda ABD merkez bankası Fed’in enflasyonu neden geçici gördüklerine dair analizine yer vermişti.

TCMB’nin analiz detaylarında olmadığına emin olduğum “güven” faktörüne dikkatinizi çekmek istiyorum. Aşağıdaki grafikte 2006 yılından bu yana aylık ortalama değerler olarak mavi çizgiyle (sağ eksen) Dolar/TL kurunun seyrini, gri çubuklar (sol eksen) ise döviz tevdiat hesaplarının (yabancı para mevduatları) seyrini gösteriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Son verilere göre döviz mevduatları 17 Eylül’de 230,7 milyar dolar ile rekor seviyesindedir: Gerçek kişiler 114,9 milyar dolar, tüzel kişiler 88,5 milyar dolar döviz mevduatına park etmiştir. TL’ye olan güvensizlik hanehalkını dövize yönlendirirken, artan dövize bağlı olarak fiyatlardaki artış enflasyonu da yukarı çekmektedir. Güveni azaltan diğer bir unsur da TCMB rezervlerinin nette sıfırın altında olmasıdır (17 Eylül itibariyle eksi 21 milyar dolardır). Her ne kadar net rezerv açığı gerilemiş olsa da gerilemenin ana sebebi döviz cinsi borçlanmalar ve swap (kısa vadeli TL karşılığı döviz borçlanma) yoluyla TCMB brüt rezervlerinin yükselmesidir. Diğer bir ifadeyle, maruz kalınan kur riskinin artmasıdır. Ekonomi, kur-enflasyon sarmalı içinde sıkışmışken TCMB’nin 23 Eylül tarihli toplantısında yaptığı erken faiz indirimi maalesef TL’den kaçışı tetiklemiştir. Yazıyı hazırladığım 24 Eylül’de Dolar/TL kuru 8,86 seviyesi ile rekor kırmıştır.

Hükumetin Orta Vadeli Program’da (OVP) 2021 sonu TÜFE tahmininin %16,2 olduğunu dikkate alırsak TCMB’nin politika faizini kısa zamanda %16-17 aralığına çekeceği aşikar duruyor. OVP’de 2022 sonu TÜFE tahmini ise %9,8.

Fed: ABD’de ekonomik aktivite güçlü, enflasyonist baskı geçici

Politika faizini %0-0,25 aralığında sabit bırakan Fed, aşılamanın desteğiyle ekonomik aktivitede ve istihdamda güçlenmenin sürdüğüne, enflasyondaki yükselişin  geçici faktörlere dayandığına ve ekonominin yönünü Kovid-19 gelişmelerinin belirleyeceğine vurgu yaptı. Güçlü ekonomik görünüme istinaden Fed, aylık 120 milyar dolarlık varlık alımlarını kısa süre içinde azaltabileceklerini ekledi. Fed, 2021 yılı içinde 2-3 Kasım ve 14-15 Aralık tarihlerinde iki kere daha toplanacak. Fed’in 20 Ekim’de yayınlayacağı ve ekonomik ortamı resmettiği Bej Kitap’taki yorumları, tahvil alımlarındaki düşüşe ne kadar yakın oldukları ipucunu verecek. Faiz artırım konusunda ise; toplam 18 Fed para politikası kurulu katılımcısından 9’u 2022 yılında faiz değişikliği beklemezken, 6’sı bir adet, 3’ü iki adet faiz artırımı öngörüyor.

BoE: İngiltere’de ekonomik aktivite güçlü, enflasyondaki yükseliş geçici olabilir

BoE, Eylül ayı toplantısında %0,1 seviyesindeki politika faizini değiştirmedi. Ağustos ayı toplantısında güçlü ekonomik aktivitenin desteğiyle kısmi sıkılaştırma ihtimaline yer veren BoE, Eylül toplantısında fiyat ve ücretler tarafındaki  belirsizliklere bağlı olarak mevcut gevşek politikasını korudu. Kasım ayı toplantısında arz tarafına odaklanacak olan BoE’nin değerlendirmeleri, enflasyondaki kalıcılık/geçicilik konusunda daha somut bilgiler verecek.

BoJ: Ekonomik aktivite iyileşiyor, enerji fiyatları enflasyonu yukarı çekiyor

Eylül ayı toplantısında eksi %0,1 olan politika faizini değiştirmeyen BoJ, aşılamanın ve dış talepteki canlanmanın da desteğiyle ekonomik aktivitede iyileşme öngörüyor. Öte yandan devam eden Kovid-19 belirsizliğine istinaden çekirdek enflasyonun (gıda dışı yıllık TÜFE’nin) %2 hedefine yaklaşana kadar tahvil alım programına devam edeceğini duyurdu. Japonya’da çekirdek enflasyon, pandeminin ilan edildiği Mart 2020 yılından bu yana sıfırın altında seyrediyor (yani gıda dışı fiyatlar ortalama olarak önceki yıla göre düşüyor).

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Merkez bankaları kararları; borç, tüketici, imalat, perakende, hizmet, inşaat verileri

20 – 24 Eylül haftasında; başta ABD (Fed, Çarşamba), Japonya (BoJ, Çarşamba), İngiltere (BoE, Perşembe), ve Türkiye merkez bankası (TCMB, Perşembe) para politikası kararları olmak üzere Ağustos ayı yurtdışı enflasyon, merkezi yönetim borç stoku; Eylül ayı imalat ve hizmet sektörleri ile tüketici güven endekslerine odaklanacağız. TL’deki değer kaybından dolayı YD-ÜFE’de yükseliş, merkezi yönetim borç stokunda artış göreceğiz. Eylül ayının ilk iki haftasında kredilerdeki yavaşlamanın, Eylül ayı sektörel verilerini nasıl etkilediğini izleyeceğiz. Avrupa Merkez Bankası Eylül ayı toplantısında yılın son çeyreğinde varlık alımlarını kademeli olarak azaltmaya başlayabileceklerini açıklamıştı. Fed, BoE ve BoJ bu haftaki toplantılarında faiz değişikliği yapmayacak ancak Fed’in varlık alımlarının azaltılmasına yönelik ipuçlarına odaklanacağız. TCMB’den olası bir faiz indirimi özellikle şirket finansmanında maliyetleri azaltacaktır ancak ticari ve bireysel kredilerde hızlanma enflasyonist baskının devam edeceği anlamına geliyor.

20 EYLÜL 2021, PAZARTESİ

AĞUSTOS AYI YURTDIŞI ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (YD-ÜFE) – TÜİK

YD-ÜFE Temmuz ayında yıllık %41,89, aylık %0,34 artış kaydetmişti. Ağustos ayında TL’deki değer artışı üreticinin üzerindeki maliyet baskısını kısmen azaltacaktır. Ancak küresel hammadde fiyatlarındaki artış ve yüksek taşıma maliyetleri, yurt dışı üreticinin maliyet baskısını artırmaya devam edecek.

Kaynak: TÜİK

AĞUSTOS AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Merkezi yönetimin toplam borç stoku Temmuz ayında bir önceki aya göre hafif gerileyerek 2 trilyon 32 milyar TL seviyesindeydi. Aşağıdaki grafikte görüleceği gibi, Temmuz 2020 sonrasında merkezi yönetimin döviz cinsi borç stoku (yeşil çizgi), TL cinsi borç stokunun (mavi çizgi) üzerinde seyrediyor. Bu, Hazine’nin üstlendiği kur riskinin artması demek.

Kaynak: Turkey Data Monitor

TEMMUZ AYI NET ULUSLARARASI YATIRIM POZİSYONU (NUYP) – TCMB

Haziran ayında NUYP açığı önceki aya göre 13,6 milyar dolar azalarak 280,6 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Söz konusu değer Aralık 20217’de tarihi rekorla 443,2 milyar dolar olan seviyesinden %37 aşağısında bulunuyor. NUYP’deki iyileşmede, Aralık 2020’de 220,5 milyar dolar ile rekor kıran doğrudan yatırımların Haziran 2021’de 142,2 milyar dolara kadar gerilemesi etkili oldu.  

Kaynak: Turkey Data Monitor

22 EYLÜL 2021, ÇARŞAMBA

EYLÜL AYI TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Tüketici güven endeksi Ağustos ayında Nisan ayından bu yana olan düşüş eğilimini korumuş, Türk lirasındaki değer kazancına rağmen 78,2 seviyesine gerilemişti. Eylül ayında ise döviz kuru, döviz cinsi mevduatlar ve enflasyondaki yükseliş tüketicinin güven algısının gerilemesine sebep olabilir. 

Kaynak: TUİK

23 EYLÜL 2021, PERŞEMBE

TCMB VE BDDK, 17 EYLÜL 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

10 Eylül ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) yükselen döviz kuruna paralel olarak yabancı para mevduatlardaki artışın etkisiyle önceki haftaya göre artış kaydetti, dolaşıma çıkan banknot ve madeni para büyüklüğü önceki haftaya göre değişmedi. TL cinsi mevduatlar ve krediler önceki haftaya göre yükseldi. TL cinsi mevduat faiz oranları %15-20 aralığını, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığını korudu. Gerçek kişilerin döviz mevduatlarının (DTH) önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar artışla 115,3 milyar dolara, tüzel kişilerin 0,4 milyar dolar artışla 88,3 milyar dolara yükselmesine, yurtdışı mevduatların 0,3 milyar dolar azalmasına bağlı olarak DTH hacmi 10 Eylül haftasında 0,4 milyar dolar artışla 231,0 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar azalışla 6,4 milyar dolar oldu. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 120,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,9 milyar dolar arttı; altın rezervleri 40,5 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,7 milyar dolar azaldı, brüt döviz rezervleri 79,7 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1,6 milyar dolar artış kaydetti. Merkez Bankasının net rezerv açığı da önceki haftaya göre 0,3 milyar dolar azalarak 20,8 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi stoku ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı 32,5 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre 0,9 milyar dolar azaldı. Yurt dışı yerleşikler 10 Eylül ile biten haftada hisse senetlerinde 53 milyon dolarlık net satış, DİBS’te 325 milyon dolarlık net alış gerçekleştirdiler.

24 EYLÜL 2021, CUMA

EYLÜL AYI İMALAT SEKTÖRÜ KAPASİTE KULLANIM ORANI (KKO) – TCMB

İmalat sanayi genelinde KKO, Ağustos ayında bir önceki aya göre 0,4 puan artışla %77,1 seviyesine yükselmişti. Dayanıklı tüketim malı ve ara mal imalatında KKO’nun önceki aya göre gerilemesi küresel tedarik zincirindeki sorunlara bağlı olarak stoklara yönelmeyi teyit etmişti. Yatırım malları imalatında KKO’nun aylık yüzde 4,6 puan sert artış göstermesi ise stok artırma eğilimini ortaya koyuyor.

Kaynak: TCMB

EYLÜL AYI REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (RKGE) – TCMB

RKGE, Ağustos ayında aylık 0,9 puan azalışla 113,9 seviyesine gerilemişti. Endeks değerinin 100’ün üzerinde olması, sektör temsilcilerinin ekonomik faaliyetlere olan güveninin arttığı anlamına geliyor. Ağustos ayı endeks detaylarında, Kovid-19 varyantlarına yönelik belirsizliklerin ekonomik faaliyetlerde zayıflık getirebileceği endişelerini okumuştuk. Endeks, Temmuz 2020’den bu yana 100 seviyesinin üzerinde yükseliş eğilimini koruyor.

Kaynak: TCMB

EYLÜL AYI SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ – TÜİK

Ağustos ayında güven endeksi hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerinde yükselse de Kovid-19 varyantlarına ilişkin endişeler endeks detaylarında hissedilmeye başlanmıştı. Endeksin 100’den büyük olması sektörün mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini gösteriyor. Perakende ticaret sektöründe güven (grafikte kırmızı çizgi) Haziran 2020, hizmet sektöründe (mavi çizgi) Ocak 2021’den bu yana 100 seviyesinin üzerinde seyrediyor. Perakende ticaret sektörü güveninin Aralık 2020’den bu yana hizmet sektöründen zayıf kalması artan enflasyon ve yüksek döviz kuruna bağlı olarak gelir eşitsizliğindeki farkın açıldığına işaret ediyor.

Kaynak: TÜİK

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Reel kur, dış ticaret, bütçe, işgücü, Fed, AMB

6 – 10 Eylül haftasında reel kurda iyileşme, dış ticaret endekslerinde düşüş göreceğiz; Avrupa Merkez Bankası ise politika faizinde değişiklik yapmayacak. Dikkatlerimiz Türkiye’de bütçe ve işgücü verileri ile Fed’in ekonomik resmi ortaya koyduğu Bej Kitap ve AMB’nin ekonomiye yönelik görüşlerinde olacak.

6 EYLÜL 2021, PAZARTESİ

AĞUSTOS AYI REEL DÖVİZ KURU – TCMB

Türk lirası Temmuz ayında reel olarak değer kazanmıştı. TÜFE bazlı Reel Efektif Döviz Kuru (REDK) Temmuz ayında döviz sepetindeki aylık %1’lik düşüşe bağlı olarak aylık 1,66 puan yükselişle dipten dönerek 61,31 seviyesine yükselmişti. ABD merkez bankası FED’in sıkı para politikasına geçme sinyali verdiği 2013 yılından bu yana baktığımızda Türk lirasında yaşanan değer kaybının ABD doları bazlı GSYH’yi de aşağı çektiğini görüyoruz. Yarı yarıya Dolar/TL ve Euro/TL’den oluşan döviz sepetinin Ağustos ayında aylık %1,8 düştüğünü dikkate aldığımızda REDK’da da yükseliş göreceğiz. Aşağıdaki grafik döviz kuru (kırmızı çizgi) ve REDK (mavi çizgi) arasındaki ters ilişkiyi doğruluyor.

Turkey Data Monitor

7 EYLÜL 2021, SALI

AĞUSTOS AYI HAZİNE NAKİT BÜTÇESİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Hazine Temmuz ayında 74,5 milyar TL gelir elde ederken, 142,2 milyar TL’lik harcama yapmıştı. Böylece nakit bütçe dengesi Temmuz ayında 67,9 milyar TL açık vermişti. Giderlerdeki hızlanmaya rağmen gelirlerdeki azalış söz konusu açığın oluşmasında etkili olmuştu. Hazine, Temmuz ayında bütçe açığını kapatmak amacıyla 37,3 milyar TL net borçlanma gerçekleştirirken kalan bakiye Hazine’nin Merkez Bankasındaki hesabından kullanılmıştı. 2021 yılının ilk yedi ayında toplam nakit bütçe açığı 106,7 milyar TL’dir. Aşağıdaki grafik giderlerdeki (açık gri çubuklar) hızlanmaya bağlı olarak nakit bütçe dengesinde (turuncu çubuklar) açıktaki artışı gözler önüne seriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

8 EYLÜL 2021, ÇARŞAMBA

BEJ KİTAP (BEIGE BOOK) – FED

Fed’in 14 Temmuz’da yayınladığı ve Mayıs sonu – Temmuz başı ekonomik gelişmeleri ortaya koyan Bej Kitap’ta (Beige Book) ekonominin ılımlıdan güçlü büyümeye doğru giden bir seyir ortaya konmuştu. Ulaştırma, seyahat ve turizm, imalat ve finans dışı sektörlerinde ortalamanın üzerinde büyüme işaret edilirken; enerji piyasalarının kısmen iyileşme kaydettiği, tarım sektöründe ise karışık bir seyir yaşandığına dikkat çekilmişti. Bej Kitap’ta arz tarafında aksamaların (malzeme ve işgücü eksikliği, teslimatta gecikmeler, çoğu tüketim mallarında düşük stok düzeyi) genele yayıldığı; bankaların kredi hacminde ve istihdamda ülke genelinde kısmen veya ılımlı artışlar yaşandığı, özellikle düşük vasıflı işlerde istihdamda güçlü artışlar olduğu, özellikle malzeme ve işgücü eksikliği yaşanan sektörlerde fiyat baskılarının sert şekilde arttığı diğerlerinde ise artışın daha ılımlı olduğunu, konteyner fiyatlarındaki artışın hızlandığını, nihai tüketici talebindeki artışın fiyatları yukarı çektiğini, girdi maliyetlerindeki artışın şirketlerin kar marjını düşürdüğünü, anket katılımcılarının bir kısmının fiyat artışlarını geçici olarak görürken çoğunluğunun önümüzdeki aylarda girdi maliyetleri ve satış fiyatlarındaki yükselişin devam etmesini beklediklerini okumuştuk. Fed para politikasını belirlerken ülke ve küresel ekonomiye ilişkin gelişmeleri dikkate alarak enflasyon ve istihdam tarafındaki resmi ortaya koyup politika faizine ilişkin strateji oluşturmaya çalışmaktadır. Jackson Hole toplantılarında Fed Başkanı Powell mevcut risklere rağmen ülke ekonomisine ilişkin olumlu seyrin Fed’i varlık alım miktarında azaltmaya gitmesine yaklaştırdığına inandığını belirtmişti. Fed, Kovid-19’un ekonomi üzerinde yarattığı olumsuz tabloyu iyileştirmek ve finansal sistemi desteklemek adına Haziran 2020’den bu yana aylık maksimum 80 milyar dolarlık varlık alımı gerçekleştirerek finansal piyasaya fon sağlıyor.

9 EYLÜL 2021, PERŞEMBE

AVRUPA MERKEZ BANKASI (AMB) PARA POLİTİKASI TOPLANTISI – http://www.ecb.europa.eu

AMB, en son 22 Temmuz tarihli para politikası toplantısında enflasyondaki artışın geçici olduğunu ve önümüzdeki aylarda düşeceğini öne sürerek politika faiz oranlarında değişiklik yapmamıştı. Mevcut durumda AMB’nin bankalara borç verme faiz oranı (marjinal borç verme oranı) %0,25, bankaların Eurosystem’den borç alma faiz oranı (borç yenileme faiz oranı) %0, bankalara uygulanan mevduat faiz oranı ise eksi %0,5 seviyesinde bulunuyor. Düşük politika faizi ve devam eden varlık alımlarının desteğiyle Euro Bölgesinde 2021 yılı ikinci çeyreğinde GSYH bir önceki çeyreğe göre %2 büyüme kaydetti. Üçüncü çeyreğe yönelik veriler ise imalat sektöründe ve tüketim eğiliminde vites düşüşüne işaret ediyor. İşsizlik oranı Temmuz ayında %7,6 seviyesine gerilese de halen pandemi öncesi değerin üzerinde bulunuyor. Enflasyon ise Ağustos ayında yıllık %3 seviyesine yükseldi, ancak enflasyonist baskıda kısmen hafifleme sinyalleri gelmeye başladı. Dolayısıyla AMB Eylül ayı toplantısında faizlerde bir değişiklik yapmayacak ancak Banka’nın ekonomiye yönelik beklentilerini ve işaret ettikleri riskleri takip edeceğiz. Eklemekte fayda var, AMB Başkanı Lagarde, 1 Eylül tarihli Time röportajında pandeminin başlangıcından bu yana 6 trilyon Euro finansal destek sağlandığını, aşılamanın da desteğiyle yıl sonunda GSYH’nin pandemi öncesi seviyelerine yükseleceğini, pandemiden etkilenen sektörleri finansal olarak desteklemeye devam edeceklerini, özellikle sigorta sektörünün sağlıklı işleyişini sürdürebilmesi adına iklim değişikliğinin para politikasında önemli bir faktör olduğunu dikkatlerimize sundu. www.tradingeconomics.com adresinden alınan aşağıdaki grafik, AMB’nin politika faiz oranı olan bankaların yeniden borçlanma faiz oranındaki tarihsel seyri (mavi çizgi) gösteriyor.

Kaynak: http://www.tradingeconomics.com

TCMB VE BDDK, 3 EYLÜL 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

27 Ağustos ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre yatay kaldı. TL cinsi mevduatlar ve krediler önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. TL cinsi mevduat faiz oranları %15-19 aralığına hafif geriledi, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığında kalarak önceki haftaya göre değişmedi. Gerçek kişilerin döviz mevduatlarının (DTH) önceki haftaya göre 1,1 milyar dolar artışla 113,8 milyar dolara, tüzel kişilerin 2,7 milyar dolar artışla 87,5 milyar dolar, yurt dışı mevduatların 0,4 milyar dolar artışla 24,9 milyar dolara yükselmesine bağlı olarak DTH hacmi 27 Ağustos haftasında 4,7 milyar dolar artışla 229,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre hafif artışla 6,7 milyar dolar oldu. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 118,3 milyar dolar ile önceki haftaya göre 9,7 milyar dolar arttı; altın rezervleri 40,3 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişmedi, brüt döviz rezervleri 9,8 milyar dolar artışla 78,0 milyar dolar oldu. Merkez Bankasının net rezerv açığı da önceki haftaya göre 9,4 azalarak 20,9 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi stoku ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı 32,6 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre 1,0 milyar dolar arttı. Yurt dışı yerleşikler 27 Ağustos ile biten haftada hisse senetlerinde 43 milyon dolarlık, DİBS’te 60 milyon dolarlık net alış gerçekleştirdiler.

Kaynak: Turkey Data Monitor

10 EYLÜL 2021, CUMA

TEMMUZ AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ – TÜİK

Haziran ayında hizmet sektöründe açılma ve sanayi sektöründeki artan talebin etkisiyle işe alımlar hızlanmıştı. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı Haziran ayında önceki aya göre yüzde 2,5 puan düşüşle %10,6 seviyesine gerilemişti. İşsiz sayısı aylık 823 bin kişi azalarak 3 milyon 399 bin kişi, istihdam edilenlerin sayısı aylık 602 bin kişi artışla 28 milyon 586 bin kişi olmuştu Haziran ayı sektörel güven endekslerinde “Gelecek 3-ayda toplam çalışan sayısı beklentisi” alt endekslerinde önceki aya göre artışlar hem hizmet hem de inşaat sektörü istihdamındaki artışı, otomotiv sektörü üretimi ve ihracatındaki artış da sanayi sektörü istihdamındaki artışı desteklemişti. Temmuz ayına ilişkin olarak; sektörel güven endeksleri (TÜİK) hizmet ve perakende ticaret istihdamında artışa, SAMEKS hizmet sektörü endeksi verileri hizmet sektörü istihdamında artışa, imalat sektörü PMI verileri (İSO) imalat sektörü istihdamında artışa işaret etmişti.

Kaynak: TÜİK

TEMMUZ AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ – TÜİK

Haziran ayında ihracat miktar endeksindeki hızlanmanın ana tetikleyicileri hammadde ve otomotiv sektörü ihracatı olmuştu. TÜİK her ay -uluslararası hizmet ticaretini kapsamayan- dış ticaret miktar ve değer endekslerini yayınlamaktadır. Arındırılmamış verilere göre ihracat miktar endeksi Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %32,2, ithalat %11,7 artış kaydetmişti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ise ihracat miktar endeksi Haziran ayında bir önceki aya göre %2,3 artmış, ithalat miktar endeksi %3,4 azalmıştı. 2020 yılı Mart ayından bu yana ihracat miktar endeksi aralıksız yükselirken, ithalat miktar endeksi Aralık 2020’den bu yana aşağı yönlü eğilimini korumaktadır. Özellikle hammadde ihracatındaki hızlanma ve “taşımacılık araçlarının aksam ve parçaları” ile “yatırım mallarının aksam ve parçaları” ithalat endekslerinde Haziran ayında kaydedilen artışlar ihracat siparişlerindeki artışı ve yatırım harcamalarındaki artışı desteklemişti. Öte yandan, ihracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan dış ticaret haddi ise Haziran ayında 91,6 değeri ile aylık bazda değişiklik göstermezken, yıllık bazda 10,7 puan azalmıştı. Temmuz ayında ihracat ve ithalat hacminin önceki aya göre gerilemesi dış ticaret endekslerinde de aşağı yönlü bir seyir görmemize sebep olacak.

Kaynak: TÜİK

TEMMUZ AYI İNŞAAT MALİYET ENDEKSİ – TÜİK

Haziran ayında malzeme maliyetlerindeki artışın etkisiyle inşaat maliyetleri yükselmeye devam etmişti. İnşaat maliyet endeksi, 2021 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre %2,89, bir önceki yılın aynı ayına göre %42,48 artmıştı. Alt detaylarda, bir önceki aya göre malzeme endeksi %4,23 artmış, işçilik endeksi ise %0,40 azalmıştı. Yıllık artışlar ise malzeme endeksinde %53,70, işçilik endeksinde %19,88 olmuştu. Haziran ayında döviz kurundaki yükselişin doğrudan malzeme maliyet endeksini, dolayısıyla da inşaat maliyet endeksini yukarı çektiğini görmek elbette şaşırtıcı değil. Temmuz ayında yarı yarıya Dolar/TL ve Euro/TL’den oluşan döviz sepetinin aşağı gelmesinin ve hatta Ağustos ayında da düşüşün sürmesinin inşaat maliyet endekslerini nasıl etkilediğine odaklanacağız.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Fed politika faizini değiştirmeyecek, çünkü…

15-16 Haziran tarihli toplantısında Fed, ekonomik görünümdeki (istihdam, enflasyon, kredi) olumlu işaretlere değinmiş, maksimum istihdam ile %2 enflasyon hedefinin ve enflasyon beklentilerinin kalıcı olarak sağlanana kadar %0-0,25 seviyesindeki politika faizini değiştirmeyeceklerini ve miktarsal gevşeme politikasını sürdüreceklerini duyurmuştu.

Finansal destek programları ve miktarsal genişleme politikalarının desteğiyle ABD ekonomisi 2020 yılı üçüncü çeyreğinden itibaren çeyrek bazda büyümesini sürdürüyor.

Aşılamadaki hızlanmanın hizmet sektöründe açılmayı beraberinde getirmesi ekonomik büyümenin genele yayılmasında etkili oluyor. Nitekim Fed’in 14 Temmuz’da yayınladığı ve Mayıs sonu – Temmuz başı dönemini kapsayan ve ekonomik gelişmeleri ortaya koyan Bej Kitap’ta (Beige Book) ekonominin ılımlıdan güçlü büyümeye doğru giden bir seyir ortaya konduğu belirtilmişti. Raporda yer alan detaylara göre;

. Ulaştırma, seyahat ve turizm, imalat ve finans dışı sektörlerinde ortalamanın üzerinde büyüme kaydedildi; enerji piyasaları kısmen iyileşme kaydetti, tarım sektöründe karışık bir seyir yaşandı.

. Arz tarafında aksamalar (malzeme ve işgücü eksikliği, teslimatta gecikmeler, çoğu tüketim mallarında düşük stok düzeyi) genele yayıldı.

. Bankaların kredi hacmi ülke genelinde kısmen veya ılımlı artışlar yaşadı.

. İstihdamda kısmen veya ılımlı artışlar yaşandı. Özellikle düşük vasıflı işlerde istihdam güçlü artışlar gösterdi.

. Malzeme ve işgücü eksikliği yaşanan sektörlerde fiyat baskıları sert şekilde arttı, diğerlerinde artış daha ılımlı oldu. Konteyner fiyatlarındaki artış hızlandı, nihai tüketici talebindeki artış fiyatları yukarı çekti, girdi maliyetlerindeki artış şirketlerin kar marjını düşürdü.

. Anket katılımcılarının bir kısmı fiyat artışlarını geçici olarak görürken çoğunluğunun önümüzdeki aylarda girdi maliyetleri ve satış fiyatlarındaki yükselişin devam etmesini bekliyor.

En son Temmuz ayının ilk yarısına ilişkin yayınlanan IHS Markit PMI endeksleri raporunda; imalat sektöründeki büyümenin hızlanarak devam ettiğini, hizmet sektöründe ise yetersiz istihdam ve stok edinmedeki sıkıntılar sebebiyle momentum kaybı yaşandığı, bunda artan satış fiyatlarının etkisiyle müşterilerin satın alımlarda tereddüt ettiklerinin etkisi olduğu not edildi.

Fed, para politikası değişikliği için çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat (PCE) enflasyonunu %2 olarak hedefliyor. Ancak Nisan ve Mayıs aylarında çekirdek PCE enflasyonu %3 seviyelerinin yukarısına çıkmış durumda. Bu da dikkatleri faiz artırımı konusunda Fed’e odaklıyor. Öte yandan %5,9 seviyesindeki işsizlik oranının pandemi öncesi seviyelerinin (%3,5) hayli üzerinde olması maksimum istihdamı hedefleyen Fed’in faiz artırımı ihtimalini azaltıyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Ekonomik aktivitedeki gelişmeler ve Fed’in faiz kararı

26 – 30 Temmuz haftasında Temmuz ayında ekonomik aktivitedeki gelişmeleri, TCMB’nin üçüncü çeyreğe ilişkin enflasyon raporunu ve ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikası kararını izleyeceğiz. Öncü göstergeler Temmuz ayında ihracat siparişlerinde yatay bir seyri, Kurban Bayramı tatili sebebiyle perakende satışlarda ivme artışını, turizm sektöründe ise hareketlenmeye işaret ediyor.

26 TEMMUZ 2021, PAZARTESİ

TEMMUZ AYI İMALAT SEKTÖRÜ KAPASİTE KULLANIMI – TCMB

İmalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı (KKO), Haziran ayında bir önceki aya göre 1,3 puan artarak %76,6 seviyesinde gerçekleşmişti. Mevsimsel etkilerden arındırılmış KKO ise aylık 1,1 puan artışla %76,3 olmuştu. Dayanıklı tüketim malları üretiminde KKO önceki aya göre %5,8, yatırım mallarında %4,6, ara mallarda %0,9, dayanıksız tüketim mallarında %0,7 artış kaydetmişti.

Kaynak: TCMB

TEMMUZ AYI REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (RKGE) – TCMB

2021 yılı Haziran ayında reel kesim güven endeksi (RKGE) bir önceki aya göre 2,7 puan artışla 113,0 seviyesine yükselmiş, iç piyasa siparişleri ile ihracat siparişleri önceki aya göre artış kaydederken ortalama birim maliyet önceki aya göre gerilemişti. Gelecek 3 aya ilişkin beklentilere göre üretimde, istihdamda, ihracat ve yurt içi siparişlerde önceki aya göre yükseliş, satış fiyatlarında ise düşüş kaydedilmişti. RKGE’nin 100 eşik değerinden yüksek olması anketin kapsadığı reel kesim temsilcilerinin ekonomik faaliyetlere ilişkin güveninin arttığını yani “iyimser” görünümü ifade etmektedir.

Kaynak: TCMB

TEMMUZ AYI SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ – TÜİK

Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Haziran ayında Mayıs ayına göre; hizmet sektöründe %6,2, perakende ticaret sektöründe %4,8 ve inşaat sektöründe %3,6 artarak sırasıyla 108,5, 105,7 ve 82,4 değerlerini almıştı. TÜİK hesaplama yöntemine göre Sektörel Güven Endeksleri 0-200 aralığında değer alabilmekte, endeksin 100’den büyük olması sektörün mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini göstermektedir. Son üç aylık döneme ilişkin olarak katılımcılar hizmet sektöründe iş durumu ve hizmetlere olan talebin arttığını, perakende ticaret sektöründe iş hacminin arttığını; inşaat sektöründe ise alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyindeki kötümser görünümün hafif iyileşme kaydettiğini ortaya koymuşlardı.

Kaynak: TÜİK

HAZİRAN AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Mayıs ayında merkezi yönetim toplam borç stoku önceki aya göre 51,9 milyar TL artışla 2 trilyon 1 milyar TL seviyesine yükseldi. İç borç stoku aylık 13,3 milyar TL artışla 1 trilyon 133 milyar TL, dış borç stoku ise aylık 28,6 milyar TL artışla 868,1 milyar TL olmuştu. Merkezi yönetimin TL cinsi borcu toplam borcun %42’sini oluştururken %58’I yabancı para cinsindendir. Bu da borç yapısının döviz kurundaki değişimlerden ağırlıklı olarak etkilendiğini gösteriyor. Aşağıdaki grafik merkezi yönetim borç stokunun 2017 yılıyla birlikte hızlandığını (kırmızı çizgi), GSYH içindeki payının ise 2020 yılı ikinci yarısından bu yana gerilediğini gösteriyor. Bütçe açığındaki artışın merkezi yönetimin borçlanma gereğini de artırdığını, kurdaki artışların bütçe açığında açılmaları beraberinde getirdiğini, bunun da sonucu olarak enflasyonist baskıyı artırdığını ekleyelim.

Kaynak: Turkey Data Monitor

28 TEMMUZ 2021, ÇARŞAMBA

AMERİKAN MERKEZ BANKASI (FED) PARA POLİTİKASI KARARI – http://www.federalreserve.gov

 15-16 Haziran tarihli toplantısında Fed, ekonomik görünümdeki (istihdam, enflasyon, kredi) olumlu işaretlere değinmiş, maksimum istihdam ile %2 enflasyon hedefinin ve enflasyon beklentilerinin kalıcı olarak sağlanana kadar %0-0,25 seviyesindeki politika faizini değiştirmeyeceklerini ve miktarsal gevşeme politikasını sürdüreceklerini duyurmuştu. Destekleyici politikalar ABD ekonomisi 2020 yılı üçüncü çeyreğinden itibaren önceki çeyreğe göre yükselişini sürdürüyor. Aşılamadaki hızlanmanın hizmet sektöründe açılmayı beraberinde getirmesi ekonomik büyümenin genele yayılmasında etkili oluyor. Nitekim Fed’in 14 Temmuz’da yayınladığı ve Mayıs sonu – Temmuz başı ekonomik gelişmeleri ortaya koyan Bej Kitap’ta (Beige Book) ekonominin ılımlıdan güçlü büyümeye doğru giden bir seyir ortaya konmuştu. Ulaştırma, seyahat ve turizm, imalat ve finans dışı sektörlerinde ortalamanın üzerinde büyüme ortaya konurken; enerji piyasalarının kısmen iyileşme kaydettiği, tarım sektöründe ise karışık bir seyir yaşandığına dikkat çekilmişti. Bej Kitap’ta arz tarafında aksamaların (malzeme ve işgücü eksikliği, teslimatta gecikmeler, çoğu tüketim mallarında düşük stok düzeyi) genele yayıldığı; bankaların kredi hacminde ve istihdamda ülke genelinde kısmen veya ılımlı artışlar yaşandığı, özellikle düşük vasıflı işlerde istihdam güçlü artışlar olduğu, özellikle malzeme ve işgücü eksikliği yaşanan sektörlerde fiyat baskılarının sert şekilde arttığı diğerlerinde ise artışın daha ılımlı olduğunu, konteyner fiyatlarındaki artışın hızlandığını, nihai tüketici talebindeki artışın fiyatları yukarı çektiğini, girdi maliyetlerindeki artışın şirketlerin kar marjını düşürdüğünü, anket katılımcılarının bir kısmı fiyat artışlarını geçici olarak görürken çoğunluğunun önümüzdeki aylarda girdi maliyetleri ve satış fiyatlarındaki yükselişin devam etmesini beklediklerini okumuştuk. En son Temmuz ayının ilk yarısına ilişkin yayınlanan IHS Markit PMI endeksleri raporunda imalat sektöründeki büyümenin hızlanarak devam ettiğini, hizmet sektöründe ise yetersiz istihdam ve stok edinmedeki sıkıntılar sebebiyle momentum kaybı yaşandığı, bunda artan satış fiyatlarının etkisiyle müşterilerin satın alımda tereddüt ettiklerinin etkisi olduğu not edildi. Her ne kadar Fed’in %2 olan çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat enflasyonu hedefinin Nisan ve Mayıs aylarında %3 seviyelerinin yukarısına çıkması dikkatleri faiz artırımı konusunda Fed’e odaklıyor. Ancak %5,9 olan işsizlik oranının pandemi öncesi seviyelerinin (%3,5) hayli üzerinde olması maksimum istihdamı hedefleyen Fed’in faiz artırımı ihtimalini azaltıyor.

29 TEMMUZ 2021, PERŞEMBE

2021 YILI ÜÇÜNCÜ ENFLASYON RAPORU – TCMB

Nisan ayı sonunda yayınlanan ikinci enflasyon raporunda enflasyonun (TÜFE) 2021 yılı sonunda %12,2 olarak gerçekleşeceği, 2022 yıl sonunda %7,5’e ve 2023 yılı sonunda ise orta vadeli hedef olan %5 seviyesine gerileyerek istikrar kazanacağı tahmin edilmişti. Haziran ayında TÜFE aylık %1,94, yıllık %17,53 artış kaydetti. Temmuz ayında gıda fiyatlarında aşağı yönlü eğilime rağmen bütçe açığının yıl sonuna kadar vergi artışları riskini canlı tutması, artan ithal girdi fiyatları ve taşıma maliyetleri ile hizmet sektöründe kaydedilen fiyat artışları, bununla birlikte sonbaharla birlikte fiyat baskılarındaki olası artışlar TCMB’nin 2021 sonu için %10,0 – %14,4 TÜFE aralık tahmininin üstünde sonuçlanmasına sebep olacak. 2021 yılının üçüncü raporunda TCMB’nin enflasyon beklentilerine odaklanacağız.   

TEMMUZ AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Ekonomik güven endeksi Haziran ayında önceki aya göre aylık 5,2 puanlık artışla 97,8 değerine yükselmişti. Ekonomik güven endeksindeki artış, tüketici, reel kesim (imalat sanayi), hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörü güven endekslerindeki artışlardan kaynaklanmıştı. Söz konusu iyileşmelerde etkili olan en önemli faktör aşılamadaki hızlanmaya paralel olarak Haziran ayı başında Covid-19 kaynaklı kısıtlamaların gevşetilmesiydi.

Kaynak: TÜİK

TCMB VE BDDK, 9 TEMMUZ 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

9 Temmuz ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre arttı. TL cinsi mevduatlar ve TL cinsi krediler önceki haftaya göre hafif yükseldi. TL cinsi mevduat faiz oranları %16-19 aralığında seyrederken, TL cinsi kredi faiz oranları %17-25 aralığında bulunuyor. Tüzel kişilerin döviz mevduatlarını (DTH) önceki haftaya göre 1,5 milyar dolar, gerçek kişilerin 0,4 milyar dolar artırmasına bağlı olarak toplam DTH 220,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 104,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre 3,9 milyar dolar artış gösterdi. Hazine 9 Temmuz ile biten haftada altın cinsi tahvil ve 1,8 milyar dolarlık döviz cinsi borçlanma gerçekleştirdi. Merkez Bankasının net rezerv açığı da 9 Temmuz ile biten haftada rezervlerdeki artışa paralel olarak haftalık 3,2 milyar dolar azalışla 29,5 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi stoku ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı 28,7 milyar dolar ile önceki haftaya göre yatay kaldı. Yurt dışı yerleşikler 9 Temmuz ile biten haftada hisse senetlerinde 54 milyon dolar ve DİBS’te 6 milyon dolarlık net alışlar gerçekleştirdiler.

Kaynak: Turkey Data Monitor

30 TEMMUZ 2021, CUMA

TEMMUZ AYI SAMEKS SANAYİ VE HİZMET SEKTÖRLERİ ENDEKSLERİ – MÜSİAD

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksi, Haziran ayında aylık 0,5 puan artışla 50,1 seviyesine yükselmiş, SAMEKS Hizmet Sektörü Endeksi ise aylık 0,7 puan azalışla 50,4 seviyesine gerilemişti. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü, altındaki değerler ise daraldığını göstermektedir. Hizmet sektöründe satın alımların Haziran 2020’den bu yana aralıksız olarak önceki aya göre büyümeye devam etmesi ve istihdamda kısmi artışın da desteğiyle Hizmet sektörü endeksi Haziran ayında 50 eşik değerinin üzerinde kalmıştı. Öte yandan iş hacmindeki bozulma Haziran ayında hafif gerilemiş, tedarikçilerin teslim süresindeki artışa paralel olarak stoklar sert şekilde azalmıştı. Sanayi sektöründe ise üretimdeki düşüş Haziran ayında zayıflamış, yeni siparişlerdeki düşüş önceki aya göre hızlanmış, satın alımlar önceki aya göre sert şekilde artmış, stoklardaki düşüş kısmen yavaşlamış, istihdam önceki aya göre hafif artış kaydetmişti.  

Kaynak: MÜSİAD

HAZİRAN AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ – TÜİK

Ticaret Bakanlığı Temmuz ayı başında Haziran ayı dış ticaret verilerini açıklamıştı. Buna göre Haziran ayında ihracat bir önceki aya göre 3,3 milyar dolar artışla 19,8 milyar dolar olurken ithalat aylık 2,0 milyar dolar artışla 22,7 milyar dolar olmuş, böylece dış ticaret açığı bir önceki aya göre 1,2 milyar dolar düşüşle 2,9 milyar dolar seviyesine gerilemişti.  

Kaynak: Tıurkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: Reel sektör öncü göstergeleri ve merkez bankası toplantıları

26-30 Nisan haftasında imalat ve hizmet sektörlerine ilişkin Merkez Bankası, TÜİK ve MÜSİAD’dan Nisan ayı öncü verilerini alacağız. Cuma günü açıklanan ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere imalat sektörlerine ilişkin IHS Markit Nisan ayı PMI endeksleri ilk tahminlerinden Türkiye’nin imalat sektörünün Nisan ayında olumlu etkileneceği işaretini aldık. Öte yandan Amerika ve Japonya merkez bankaları para politikası toplantılarından herhangi bir değişiklik gelmeyecek. Toplantı sonrası yayınlanacak basın bültenlerinde BOJ ve Fed’in ekonomiye ilişkin beklenti ve risklere odaklanacağız. Benzer şekilde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının yayınlayacağı 2021 yılı 2. çeyrek Enflasyon Raporu’nda da enflasyon beklentileri ve beklentilere yönelik riskleri takip edeceğiz.

26 NİSAN 2021, PAZARTESİ

NİSAN AYI İMALAT SEKTÖRÜ KAPASİTE KULLANIM ORANI (KKO) – TCMB

Mart ayında imalat sanayi genelinde KKO, bir önceki aya göre 0,2 puan azalarak %74,7, mevsimsel etkilerden arındırılmış KKO, bir önceki aya göre 0,1 puan artarak %75,6 seviyesinde gerçekleşmişti.

NİSAN AYI REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (RKGE) – TCMB

Mart ayında RKGE, bir önceki aya göre 1,5 puan artarak 110,8 seviyesinde gerçekleşmişti. Mart ayında mevcut iç piyasa sipariş miktarı önceki aya göre gerilerken, ihracat sipariş miktarında önceki aya göre artış kaydedilmişti. Nitekim Ticaret Bakanlığının ilan ettiği Mart ayı dış ticaret verilerinde de ihracatın önceki aya göre hızlandığını gördük. İthalatın ise Mart ayında ihracattan daha fazla hızlanması RKGE’deki sabit sermaye yatırım harcamalarındaki artışı destekledi. Nisan ayı IHS Markit imalat sektörü PMI ilk tahminleri, en büyük ticaret ortağımız olan Başta Almanya olmak üzere Euro Bölgesi, İngiltere ve ABD’de ihracat siparişlerinin ve istihdamın artmaya devam ettiği sinyallerini verdi. Nisan ayındaki söz konusu gelişmelerin Türkiye’nin imalat sektörünün ihracat siparişlerine, yatırım harcamalarına ve istihdam düzeyine yansıyıp yansımadığını RKGE verilerinde görmeye çalışacağız.  

NİSAN AYI SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ – TÜİK

Mart ayında güven endeksi hizmet ve perakende ticaret sektörlerinde yükselirken, inşaat sektöründe düşmüştü. Nisan ayında Covid-19 vaka sayılarındaki artış ve beraberinde gelen kısıtlamalar hizmet ve perakende ticaretteki güven algısını geriletecektir.

27 NİSAN 2021, SALI

JAPONYA MERKEZ BANKASI (BOJ) PARA POLİTİKASI TOPLANTI KARARI – BOJ

2016 yılı Şubat ayından beri politika faizini eksi seviyede tutan BOJ, yıllık enflasyonun Ekim 2020’den Mart ayı sonuna kadar aralıksız negatif değerler alması (fiyatların yıllık olarak düşmesi) ve artan Covid-19 vakalarının etkisiyle politika faizinde değişiklik yapmayacak. Ocak-Mart 2021 döneminde arka arkaya kaydedilen aylık fiyat artışları ise BOJ’un parasal genişleme hamlelerinin hane halkı talebinin artmasında destekleyici olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla BOJ, Salı günkü toplantısında politika faizinde değişiklik yapmayacak ve parasal desteği sürdürme mesajını vermeye devam edecek.

28 NİSAN 2021, ÇARŞAMBA

AMERİKAN MERKEZ BANKASI (FED) PARA POLİTİKASI TOPLANTI KARARI – FED

Aşılamada hızlı hareket eden ABD, vaka sayılarını Şubat ayı sonlarından itibaren yatay seyre döndürmeyi başardı. Yıllık enflasyon (TÜFE) artan talep artışına bağlı olarak Mart ayında %2,6 seviyesine sıçradı. İşsizlik oranı da Mart ayında aylık 0,2 puan azalışla %6,0 seviyesine geriledi. IHS Markit öncü verilerine göre, Nisan ayında da enflasyonun aylık bazda artacağı sinyalini aldık. Fed, aşılamada hızlanmanın beraberinde getirdiği üretim artışı ve fiyat baskılarına rağmen gevşek para politikasını sürdürmeye devam edecek. İki sebep var. İlki, Nisan ayında Fed tarafından yayınlanan Bej Kitap (Beige Book), ekonomik aktivitenin yılın ilk iki ayında önceki döneme göre ılımlı büyüme kaydettiğine, istihdamın yavaş bir hızla arttığına işaret etmişti. İkincisi de ham madde kısıtlarının sektörleri olumsuz etkilemeye devam ederken, maliyet enflasyonunun talep enflasyonundan daha ağır basmasıdır. Bu şu demek, üreticiler maliyet artışlarını tüketiciye kısmen yansıtabilmektedir.

MART AYI ULUSLARARASI REZERVLER VE DÖVİZ LİKİDİTESİ – TCMB

Şubat ayında Merkez Bankasının resmi rezerv varlıkları (döviz, döviz cinsi menkul kıymetler, mevduat, IMF parası ve altın) 95,3 milyar dolar iken yükümlülükleri toplamı 138,0 milyar dolardı. Böylece Merkez Bankası net varlıkları eksi 42,7 milyar dolar seviyesinde bulunmaktaydı. Merkez Bankası haftalık olarak da bu veriyi yayımlamaya başladı. 26 Mart haftasında söz konusu rezerv açığı 44,5 milyar dolarken en son 16 Nisan haftasında 38,4 milyar dolar seviyesine gerilemiş durumda.

29 NİSAN 2021, PERŞEMBE

NİSAN AYI ENFLASYON RAPORU – TCMB

Merkez Bankası 2021 yılı ikinci Enflasyon Raporunu yayınlayacak. İlk raporda yıl sonunda enflasyonun (TÜFE) %7,3 ile %11,5 aralığında olmak üzere orta noktası olan %9,4 seviyesinde kapatacağı tahmin edilmişti. Mart ayı itibariyle TÜFE (tüketici fiyat enflasyonu) %16,2 seviyesine, üretici maliyetleri (Yİ-ÜFE) ise %31,2 seviyesine yükselmiş durumda. Merkez Bankasının yeni raporda artan maliyet odaklı enflasyonist baskılara (döviz kurundaki artış, tedarik zincirindeki sıkıntıların ham madde fiyatlarını yükseltmesi, başta petrol olmak üzere emtia fiyatlarındaki yükseliş) bağlı olarak yıl sonu TÜFE tahmin aralığını yüzde 2 puan yükseltmesi gerekiyor.

NİSAN AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Ekonomik güven endeksi Şubat ayında 95,8 iken, Mart ayında %3,3 oranında artarak 98,9 değerine yükselmişti. Bunda azalan Covid-19 vakalarına istinaden kısıtlamaların gevşetilmesinin etkisi olmuştu. Ancak vaka sayısındaki artışlar Nisan ayında tekrar kapanmaları beraberinde getirdi ve tüketici güven endeksi Nisan ayında aylık %7,5’lik düşüş kaydetti. Sektörel güven endekslerindeki olası düşüşlerle birlikte Nisan ayında ekonomik güven endeksinde de düşüş göreceğiz.

TCMB VE BDDK, 22 NİSAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

16 Nisan ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre hafif de olsa artışlarını sürdürdü. TL cinsi mevduatlarda kısmen artış yaşanırken, TL cinsi kredilerde önemli bir değişiklik görülmedi. Döviz mevduatları haftalık 2,4 milyar dolar artışla 218,6 milyar dolar seviyesine yükseldi; tüzel kişiler döviz mevduatlarını 1,4 milyar dolar, bireyseller 0,5 milyar dolar artırdı. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. Uluslararası rezervler 89,5 milyar dolar seviyesi ile önceki haftaya hafif arttı. Rezervlerin artmasına bağlı olarak Merkez Bankası net rezerv ve döviz likiditesi açığı 4,8 milyar dolar azalarak 38,4 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) toplamı önceki haftaya göre 0,7 milyar dolar artışla 31 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurt dışı yerleşikler 16 Nisan haftasında 723 milyon dolarlık net alış yaptı; hisse senetlerinde net 400 milyon dolar, DİBS’te net 323 milyon dolarlık alış yapıldı.

Kaynak: Turkey Data Monitor

30 NİSAN 2021, CUMA

MART AYI DIŞ TİCARET İSTATİSTİKLERİ – TÜİK

Ticaret Bakanlığı, Nisan ayı başında Mart ayı dış ticaret verileri açıklamıştı. Buna göre ihracat yıllık %42,2 artışla 18 milyar 985 milyon dolar, ithalat %25,8 artışla 23 milyar 679 milyon dolar olmuştu. Aylık bazda bakıldığında, Mart ayında ithalat önceki aya göre ihracattan daha hızlı artış kaydetti ki bu hızlanma, cari işlemler açığının Mart ayında Şubat ayına göre 2,6 milyar dolar artmasında etkili olacak.

NİSAN AYI SAMEKS HİZMET VE SANAYİ ENDEKSLERİ – MÜSİAD

Mart ayında takvim ve mevsimsellikten arındırılmış SAMEKS hizmet endeksi Şubat ayına göre 1,1 puan azalışla 50,6 seviyesine SAMEKS sanayi endeksi aylık 0,9 puan azalışla 50,8 seviyesine gerilemişti. Endeksin 50 üzerindeki seviyeleri sektörde önceki aya göre büyümeye, 50 altındaki seviyeler ise sektörde daralmaya işaret ediyor. Endekslerin Mart ayında düşmüş olmasına karşın halen 50 üzerindeki seviyelerini koruması, sektörlerdeki büyümenin önceki aya göre yavaşladığını gösteriyor. Nisan ayında vaka sayılarındaki artışa bağlı olarak devreye alınan kısıtlamalar, SAMEKS endekslerine aşağı yönlü etkide bulunacaktır.

Dr. Fulya Gürbüz

12-16 Nisan haftasına Merkez Bankası faiz kararı damgasını vuracak

Veri yoğun bir haftaya giriyoruz. Pazartesi günü cari açık, işsizlik oranı, inşaat maliyeti; Salı günü sanayi üretimi, perakende satışlar ve ciro endeksleri; Çarşamba günü tarım ÜFE; Perşembe günü TCMB faiz kararı, bütçe, konut satış, özel sektörün uzun vadeli kredi dış borcu; Cuma günü kısa vadeli dış borç ve Merkez Bankası konut fiyat endeksi verileri açıklanacak. ABD’de Fed, Çarşamba günü ABD’deki ekonomik görünümü ortaya koyan Bej Kitap’ı (Beige Book) yayınlayacak.

12 NİSAN 2021, PAZARTESİ

ŞUBAT AYI ÖDEMELER DENGESİ – TCMB

Cari işlemler dengesi ödemeler dengesi tablosunda yer almakta ve Türkiye’deki yerleşiklerin yurt dışındaki yerleşiklerle yaptıkları ekonomik faaliyetler sonucu Türkiye’nin döviz gelirleri ile döviz giderlerinin farkını göstermektedir. Ocak ayında cari işlemler dengesi, gerileyen dış ticaret açığının katkısıyla 1,9 milyar dolar açık vermiş, son 12 aylık cari işlemler açığı toplamı hafif gerilemeyle 36,6 milyar dolar olmuştu. Dış ticaret açığındaki iyileşme ise ithalatın ihracattan daha hızlı düşmesi etkili olmuştu. Hizmetler dengesi ise pandemi kaynaklı olarak ne taşımacılık ne de turizm gelirleri tarafında cari işlemler dengesine önemli bir katkı yapamamaktadır. Cari işlemler açığının finansmanı tarafında ise Hükumet artan bütçe açığına bağlı olarak Kasım 2020 – Ocak 2021 döneminde toplam 8,8 milyar dolar dış borçlanma gerçekleştirmiştir. Finans dışı sektör ise Aralık 2020 – Ocak 2021 döneminde kısa ve uzun vadeli dış borç ödemelerinden daha fazlasını borçlanma yolunu tercih etmiştir. Öte yandan TCMB politikalarının olumlu sinyal vermesine bağlı olarak yine Aralık 2020 – Ocak 2021 döneminde Türkiye’nin döviz rezervleri 10,6 milyar dolar artmıştır. Şubat ayında dış ticaret açığında yataya yakın bir artış kaydedilmiş olmasına bağlı olarak cari işlemler açığında Ocak ayına göre önemli bir değişim olmayacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor

ŞUBAT AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ – TÜİK

TÜİK Ocak ayından itibaren mevsimsel etkilerden arındırılmış işgücü verilerini yayınlamaya başlamıştır. Buna göre işsizlik oranı Ocak ayında önceki aya göre 0,4 yüzde puan azalışla %12,2 olarak gerçekleşmişti. Toplam istihdam aylık olarak 822 bin artarken, Tarım, sanayi ve hizmet sektörleri istihdamı önceki aya göre artarken, inşaat sektörü istihdamı azalma kaydetmişti. Tarım dışı işsizlik oranı 0,5 yüzde puan azalışla %14,2 olarak tahmin edilmişti. Atıl işgücü oranı aylık 1,2 yüzde puan artışla %30,2 seviyesine yükselmişti.

Kaynak: TÜİK

ŞUBAT AYI İNŞAAT MALİYET ENDEKSİ – TÜİK

İnşaat maliyet endeksi Ocak ayında yıllık %27,82, aylık %7,44 artış kaydetmişti.

Kaynak: TÜİK

13 NİSAN 2021, SALI

ŞUBAT AYI SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ – TÜİK

Ocak ayında sanayi üretimi aylık %1,0, yıllık %11,4 artış kaydetmişti. Şubat ayı imalat sektörü PMI verileri sektörde büyümenin Ocak ayına göre kısmen hız kesse de büyümeye devam ettiğini, bunda yeni ihracat siparişlerindeki artışın etkisi olduğunu göstermişti. Şubat ayında özellikle otomotiv sektörü üretimi ve ihracatındaki artışlar söz konusu gelişmeyi destekliyor. Ek olarak Şubat ayında yatırım malları ithalatında da artış kaydedildiğini de dikkate aldığımızda sanayi üretiminin büyümesini sürdürdüğünü göreceğiz.

Kaynak: TÜİK

ŞUBAT AYI PERAKENDE SATIŞ ENDEKSLERİ – TÜİK

Sanayi üretimi ile benzer eğilim gösteren perakende satış hacim endeksi Ocak ayında aylık %0,3, yıllık %2,0 artış kaydetmişti. Şubat ayında Perakende Ticaret Güven Endeksinin “Son üç ayda iş hacmi” alt endeksindeki iyileşme perakende ticareti destekleyecektir. Öte yandan konut ve taşıt hariç bireysel kredilerde Şubat ayında kaydedilen artış da destekleyici rol oynayabilir.

Kaynak: TÜİK

14 NİSAN 2021, ÇARŞAMBA

MART AYI TARIM ÜRÜNLERİ ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TARIM-ÜFE) – TÜİK

Tarım-ÜFE Şubat ayında aylık %2,61, yıllık %21,32 artış kaydetmişti.

Kaynak: TÜİK

NİSAN AYI BEJ KİTAP – FED

Mart ayı başında yayınlanan Bej Kitap, ABD’de ekonomik aktivitenin Ocak ayı başından Şubat ayı ortasına kadarki süreçte ılımlı büyüme sergilediğini, ülke genelinde imalat sektörünün önceki ay Bej Kitap verilerine göre iyileşme gösterdiğini,  düşük mortgage kredisi faiz oranlarının konut satışlarının artmasında etkili olmaya devam ettiğini, tarımsal şartların iyileştiğini, taşımacılığın ılımlı artış kaydettiğini gösterdi, istihdamın yavaş hızla da olsa artmaya devam ettiğini, ücretler artış kaydedilirken  önümüzdeki dönemde artışların süreceğini, girdi maliyetlerindeki artışın bazı firmalar tarafından tüketiciye yansıtılabildiğini ortaya koymuştu.

15 NİSAN 2021, PERŞEMBE

MERKEZ BANKASI FAİZ KARARI – TCMB

Sayın Naci Ağbal Başkanlığında 18 Mart tarihli para politikası toplantısında Merkez Bankası 1-hafta vadeli borç verme faizi olan %17 seviyesindeki politika faizini önden yüklemeli olarak 2 puan artışla %19 seviyesine yükseltmişti. Mevcut durumda TL cinsi mevduat faiz oranları %20, kredi faiz oranları %24, 2-yıl vadeli gösterge tahvil faizi %18,5 seviyelerini geçmiş durumda. Sayın Şahap Kavcıoğlu Başkanlığındaki yeni yönetimin 15 Nisan toplantısında kredi maliyetlerini azaltmak adına politika faizini düşürmemesini diliyorum.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE DENGESİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Şubat ayında bütçe 23,2 milyar TL fazla vermişti. Aşağıdaki grafik Mayıs 2018’den bugüne 12-aylık toplam faiz giderlerindeki reel artışın vergi gelirlerindeki reel artıştan daha hızlı olduğunu gösteriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI KONUT SATIŞLARI – TÜİK

Şubat ayında Türkiye’de toplam 81 bin 222 konut satışı gerçekleşmişti.

Kaynak: TÜİK

ŞUBAT AYI ÖZEL SEKTÖR UZUN VADELİ YURT DIŞI KREDİ BORCU – TCMB

Ocak ayında özel sektörün yurt dışı kredi borcu önceki aya göre hafif bir gerilemeyle 164 milyar 54 milyon dolar olmuştu. Özel sektör finansal kuruluşların yurt dışı kredi borcu 70 milyar 972 milyon dolar, finansal olmayan kuruluşların 93 milyar 82 milyon dolar seviyesinde bulunuyor. Özel sektörün yurt dışı kredi borcu en son Şubat 2018’de 226,7 milyar dolar ile zirve yapmıştı.

Kaynak: Turkey Data Monitor

TCMB VE BDDK, 8 NİSAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

2 Nisan ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artışlarını sürdürdü; önceki haftaya göre vadesiz yabancı para mevduatları 19 milyar TL, vadeli TL mevduat 22 milyar TL, yabancı para mevduat 20 milyar TL artış yaşandı. TL cinsi krediler artışını sürdürdü. Döviz tevdiat hesapları haftalık 2 milyar dolar azalışla 214 milyar dolar seviyesine geriledi. TL mevduat faiz oranları %20,10, TL cinsi ticari kredi faiz oranları %21,06, TL cinsi ihtiyaç kredileri faiz oranı %24,34 seviyelerine yükseldi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu haftalık 0,4 milyar dolar artışla 5,9 milyar dolar oldu. Uluslararası rezervler bir önceki haftaya göre 3,2 milyar dolar azalışla 87,5 milyar dolar seviyesine indi; altın rezervleri 0,4 milyar dolar, döviz rezervleri 2,8 milyar dolar azaldı. Merkez Bankası net rezerv ve döviz likiditesi açığı 0,9 milyar dolar artışla 45,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi toplamı önceki haftaya göre 0,7 milyar düşüşle 30,8 milyar dolar seviyesine geriledi. Böylece 19 Mart haftasından 2 Nisan haftasına kadarki süreçte yurtdışı yerleşiklerin hisse+tahvil stoku büyüklüğü 8,2 milyar dolar azalmış oldu. Aynı dönemde yurtdışı yerleşikler nette 2,4 milyar dolarlık hisse ve tahvil satışı gerçekleştirirken, uluslararası rezervler 5,7 milyar dolar azalma kaydetti.

16 NİSAN 2021, CUMA

ŞUBAT AYI TCMB KONUT FİYAT ENDEKSİ – TCMB  

Ocak ayında Merkez Bankası konut fiyat endeksi aylık %1,8 artışla 157,7 seviyesine yükselmişti.

ŞUBAT AYI KISA VADELİ DIŞ BORÇ STOKU – TCMB  

Ocak ayında Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku aylık 1,8 milyar dolar artışla 140,3 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Merkez Bankasının 22,8 milyar dolar, bankaların 60,6 milyar dolar, diğer sektörlerin 57,0 milyar dolar kısa vadeli dış borcu bulunuyor. Türkiye’nin orijinal vadesine bakılmaksızın kalan vadeye göre gelecek 12 ayda toplam 190,3 milyar dolar dış borç ödemesi bulunmaktadır.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz