Ekonomi Gündemi: Borç, enflasyon, kapasite kullanımı ve güven endeksleri

22 MART 2021, PAZARTESİ

ŞUBAT AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU

Ocak ayında merkezi yönetim borç stoku 1 trilyon 838 milyar TL seviyesindeydi. Toplam tutar içinde 1 trilyon 64 milyar TL’si iç borç,  773 milyar TL’si dış borçtur. Toplam borç stokunun %56’sı yabancı para cinsinden, %44’ü TL cinsindedir.

MART AYI YURT DIŞI ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (YD-ÜFE) – TÜİK

YD-ÜFE Şubat ayında yıllık %32,51 artmış, aylık %1,37 azalmıştı.

24 MART 2021, ÇARŞAMBA

MART AYI TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Tüketici güven endeksi Şubat ayında aylık 1,2 puan artışla 84,1 seviyesine yükselmişti. Endeksin 100 seviyesinin altında olması kötümserliğe işaret ediyor. Dolayısıyla endeksin Şubat ayında yükselmesi, kötümserliğin kısmen zayıfladığını gösteriyor.

25 MART 2021, PERŞEMBE

TCMB VE BDDK, 19 MART 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

12 Mart ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) repo, para piyasası fonları ve ihraç edilen menkul kıymetlerin dahil M3’te önceki haftaya önemli bir değişiklik olmadı. TL cinsi ticari kredi faiz oranları %20’nin hemen altına geriledi. Döviz tevdiat hesapları (yabancı para cinsi mevduatlar) önceki haftaya göre 0,4 milyar dolar düşüşle 221,8 milyar dolara geriledi. Altın rezervlerinin bir önceki haftaya göre 0,5 milyar dolar artması, döviz rezervlerinin ise 0,4 milyar dolar azalmasına bağlı olarak uluslararası rezervler 91,7 milyar dolar ile değişiklik göstermedi. Net uluslararası döviz pozisyonu ise (döviz cinsi varlıklar ile yükümlülükleri arasındaki fark) bir önceki haftaya göre 1,5 milyar dolar azalışla 43 milyar dolar açığa geriledi. Yurtdışında yerleşiklerin mülkiyetindeki hisse senedi önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar artarken, DİBS portföyleri 0,2 milyar dolar azalma kaydetti.

26 MART 2021, CUMA

MART AYI İMALAT SEKTÖRÜ KAPASİTE KULLANIM ORANI (KKO) – TCMB  

Şubat ayında imalat sektörü KKO bir önceki aya göre 0,5 puan azalışla 74,9 seviyesine yükselmişti. Dayanıksız tüketim malları ve yatırım malları imalatında KKO seviyeleri önceki aya göre değişiklik göstermemişti. Dayanıklı tüketim malları imalatında ise KKO’nun 2 puan artması ve aynı zamanda ihracatın da Şubat ayında önceki aya göre 1 milyar dolar artmasında önemli katkısı olduğunu gösteriyor.

MART AYI REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (RKGE) – TCMB 

Şubat ayında mevsimsel etkilerden arındırılmış RKGE önceki aya göre 0,3 puan düşüşle 108,7 puana gerilemişti. Endeksin 100 seviyesinin üzerinde olması iyimserliğe işaret ediyor. Endeksin alt detaylarında mevcut sipariş durumunun önceki aya göre yükseldiği, mal stokunda hafif gerileme yaşandığı, yatırım harcamalarında ise yükseliş olduğu bilgilerini edinmiştik. Söz konusu gelişmelerin yine Şubat ayında ihracat ve KKO’daki gelişmeleri desteklediğini söyleyebiliriz. Hatta bir adım daha ileri gidersek, Ocak ayında bir önceki aya göre %1 büyüyen sanayi üretiminin Şubat ayında da büyüme eğilimini korumuş olduğunu anlıyoruz.    

MART AYI SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ – TÜİK 

Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Şubat ayında Ocak ayına göre; hizmet sektöründe %1,4 ve inşaat sektöründe %1,3 azalırken, perakende ticaret sektöründe %0,4 artış kaydetmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

Enflasyon yıllık bazda düşüyor ama fiyatlar düşüyor mu?

Nisan ayı enflasyon verileri pazartesi yayınlanmıştı. Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %10,94, aylık %0,85 artmış, yurt içi üretici fiyat endeksindeki (Yİ-ÜFE) artışlar yıllık %6,71, aylık %1,28 olmuştu. TÜİK’ten aldığım grafikler yıllık enflasyonun düştüğünü gösteriyor. Elbette sevindirici bir gelişme ama…

 

…bir de aylık gelişmelere bakalım. TÜİK, içinde birçok ürünün bulunduğu bir sepet yapıyor ve bu sepetteki her bir ürüne bir ağırlık veriyor. Sepetteki tüm ürünlerin payını %100 kabul edersek mesela gıda ürünlerinin sepet içindeki payı %21,1, giyim ürünlerinin %5,2, kiranın %5, ulaştırma hizmetlerinin %3,5, sağlığın %2,8, eğitimin %2,6 gibi. Türkiye İstatistik Kurumu, TÜFE için endeksi 2003 yılı Ocak ayından başlatmış. Sepetteki tüm ürünlerin fiyatlarını sepetteki ağırlıklarıyla çarpmış, toplamış ve bu toplam değere 100 demiş. Ay sonunda sepetteki tüm ürünlerin tekrar fiyatlarını almış, aynı işlemi tekrarlamış ve yine sepetin ay sonu ortalama fiyatını bulmuş. Her iki tarih arasındaki fiyat değişimini hesaplamış ve bu değişimi “Acaba endeksin en baştaki 100 değerinden nasıl değişiklik göstermiş?” diye hesaplamış ve yeni bir endeks değeri bulmuş. Her ay sonu yeni ortalama fiyatları bulmuş ve bulduğu her değeri endeksin başlatıldığı 2003 yılı başına göre kıyaslamış. Grafikten göreceğiniz gibi 2003 yılı başında 100 olan TÜFE endeksi 2020 yılına geldiğimizde 4 kattan fazla artmış. Elbette yurt içi üretici fiyat endeksi (ÜFE) de benzer bir artış sergilemiş. Son 6 aydır aylık bazda hem TÜFE hem de ÜFE’nin endeks değerleri ardı ardına yükseliyor.

Unutmayalım bu fiyat değişimleri ortalama. Yani sepetteki ürünlerin fiyatları hesaplandığı dönem ya düşmüştür ya aynı kalmıştır ya yükselmiştir; çok yükselmiştir, az yükselmiştir vs. Bir örnek vermek adına hane halkını en çok etkileyen TÜFE endeksindeki gıda fiyatları endeksine bakalım. Bir de bu fiyat değişimlerini mevsimsellikten arındıralım ki yaz-kış etkisini ortadan kaldıralım. Grafik size ne söylüyor?

Doğru, gıda fiyatları ortalama TÜFE değeriyle kıyaslandığında son altı aydır daha hızla yükseliyor.

Özetle, evet enflasyon yıllık bazda düşüyor ancak fiyatlar düşmüyor; fiyatlardaki artış hızı düşüyor.

Aşağıda Türkiye ve diğer ülkelerin TÜFE enflasyonu, politika faizini ve işsizlik oranını bir arada gösterdim. Venezuela’nın %2430 olan -yanlış okumuyorsunuz- enflasyon değerini grafikte göstermedim. Grafik verilerini tradingeconomics.com’dan derledim. Peki, bu grafik ne söylüyor?

Benim anladığım, enflasyondaki artış hızını azaltmak ve işsizlik oranında düşüşü sağlamak için mevcuttan farklı bir ekonomik modele ihtiyacımız olduğu.

Dr. Fulya Gürbüz