Fed faiz değiştirmedi, Mart ayına işaret etti

ABD, Avrupa, Japonya ve İngiltere merkez bankalarının toplam bilanço büyüklüğü 26 trilyon dolar:

ECB’nin 9,9 trilyon dolar, Fed’in 8,7 trilyon dolar, BoJ 6,4 trilyon dolar.

Üç merkez bankasının da enflasyon hedefi %2.

Aynı sıraya göre çekirdek enflasyon Avrupa’da %2,6, ABD’de %4,7, Japonya’da %0,5.

Fed, 2022 yılının ilk toplantısında politika faizini değiştirmedi. çok düşük ihtimal de olsa Fed’in faiz düşürebileceğini yazmıştım. Beklendiği gibi Fed güçlü ekonomi, güçlü istihdam ve yüksek enflasyona vurgu yaptı ve Mart ayı toplantısı için faiz artırım sinyali verdi. Fed’in radarında bilanço küçültme var ancak zamanlaması net değil.

ECB, faiz artırmayacağını her daim tekrarlıyor.

Japonya’da tasarruf fazlası var, düşük enflasyon ortamında faiz değişikliği ihtimali yok.

Ekonomi Gündemi: Üretim, tüketim, ciro, ödemeler dengesi, dış borç, bütçe ve konut ile merkez bankaları faiz kararları

13 – 17 Aralık haftasında Ekim ayına ilişkin olarak üretim ve perakende satışlarda önemli bir iyileşme olmayacak, inşaat maliyetlerindeki artışa paralel olarak konut fiyatları yükselecek, ödemeler dengesi azalan dış ticaret açığına bağlı olarak fazla vermeye devam edecek. Kasım ayına ilişkin olarak konut satışlarının artan döviz kuruna bağlı nasıl bir değişim göstereceğini izleyeceğiz, merkezi yönetim bütçesi artan vergi gelirlerinin etkisiyle fazla verecek. Hafta genelinde TCMB ve büyük merkez bankalarının faiz kararlarına odaklanacağız. Fed, ECB, BOE ve BOJ faiz değişikliğine gitmeyecek, TCMB beklemede kalabilir.

13 ARALIK 2021, PAZARTESİ

EKİM AYI SANAYİ ÜRETİMİ – TÜİK

Sanayi üretimi Eylül ayında aylık %1,5 azalmış, yıllık %8,9 artış kaydetmişti. Sektörde ciro aylık %0,9 azalmış, yıllık %48,4 oranında artmıştı. Ekim ayına ilişkin öncü veriler sanayi üretiminde net bir tablo ortaya koymuyor. Ekim ayında önceki aya göre otomotiv üretimi değişmedi, ihracat Ekim ayında yataya yakın kaldı, kapasite kullanım oranı dayanıksız tüketim malı imalatı dışında (yatırım malı, dayanıklı tüketim malı ve ara malı) geriledi. Öte yandan dayanıksız tüketim malı imalatı KKO’nun önceki aya göre %2 artması ve mal stoklarında artış sinyali sanayi üretimi performansını Ekim ayında yukarı çekmeye yetecek mi izleyeceğiz.

Kaynak: TÜİK

EKİM AYI PERAKENDE SATIŞ ENDEKSİ – TÜİK

Perakende satış hacmi Eylül ayında aylık %1,2, yıllık %15,9 artış kaydetmişti. Sektörde ciro aylık %2,2, yıllık %37,3 artmıştı. Ekim ayında tüketici kredileri ve bireysel kredi kart harcamalarının önceki aya göre yavaşlamasına rağmen satış hacminin arttığına yönelik sinyaller perakende satış performansının Ekim ayında korunacağına işaret ediyor.

Kaynak: TÜİK

EKİM AYI CİRO ENDEKSLERİ – TÜİK

Türkiye’de toplam ciro artış hızı Eylül ayında yavaşlamıştı. Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi Eylül ayında aylık %0,6, yıllık %42,6 artış kaydetmişti. Önceki aya göre inşaat ciro endeksi %3,0, ticaret ciro endeksi %0,9, hizmet ciro endeksi %2,6 artmış, sanayi sektörü ciro endeksi %0,9 azalmıştı.

Kaynak: TÜİK

EKİM AYI ÖDEMELER DENGESİ – TCMB

Cari işlemler dengesi, Eylül ayında dış ticaret açığının önceki aya göre azalmasına bağlı olarak 1,7 milyar dolar fazla vermişti, son 12-aylık toplam cari işlemler açığı 18,4 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Ekim ayında dış ticaret açığında gerileme ve seyahat gelirinde hafif artış sinyalinin etkisiyle cari işlemler hesabı 2,9 milyar dolar fazla verecek, 12-aylık toplam cari işlemler açığı Ekim ayında 15,6 milyar dolar seviyesine gerileyecek. Covid-19 vakalarındaki artışlar ve seyahat yasakları, yaz aylarına kadar ödemeler dengesine turizm gelirlerinden katkı gelmeyeceğine işaret ediyor. Dolayısıyla turizmde hareketlilik görene kadar, cari işlemler dengesi ağırlıklı olarak dış ticaret dengesine paralel hareket edecek.

Kaynak: Turkey Data Monitor

14 ARALIK 2021, SALI

KASIM AYI TARIM-ÜFE – TÜİK

Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE) Ekim ayında aylık %1,68, yıllık %23,10 artış kaydetmişti. Döviz kuru sepetinin Kasım ayında aylık %15,6, yıllık %31,2 artış kaydetmesi ithal tarım girdi maliyetlerini yukarı çekeceğinden Tarım-ÜFE’de sert yükseliş göreceğiz.

Kaynak: Turkey Data Monitor

KASIM AYI KONUT SATIŞLARI – TÜİK

Türkiye genelinde Ekim ayında 137 bin 401 konut satışı gerçekleşmiş, böylece Ocak-Ekim döneminde toplam konut satışı 1 milyon 86 bin 539 olmuştu. 2020 yılı genelinde toplamda 1 milyon 499 bin 316 konut satışı yapılmıştı. Ekim ayında %17,82’den Kasım ayında %17,10 seviyesine gerileyen konut kredi faiz oranının ve Kasım ayında %15’ten fazla yükselen döviz kurunun konut satışlarını artırıp artırmadığını izleyeceğiz.

Kaynak: TÜİK

15 ARALIK 2021, ÇARŞAMBA

FED’İN PARA POLİTİKASI KARARI – FED

ABD Merkez Bankası (Fed) 2021 yılı son para politikası kurulu toplantı kararını duyuracak. Fed, son yayınladığı Bej Kitap’ta ABD ekonomisinin güçlü performans gösterdiğine işaret etmiş, Fed Başkanı Powell yaptığı konuşmalarda enflasyondaki yükselişin kalıcı olabileceğine, dolayısıyla da pandemi destekli varlık alımlarını beklenenden daha kısa bir sürede sonlandırabileceklerine dikkat çekmişti. Fed Aralık toplantısında varlık alım miktarını azaltacak. Toplantı kararı duyurusunda faiz artırım sinyallerine odaklanacağız.

Kaynak: Turkey Data Monitor

KASIM AYI BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Merkezi yönetim bütçe dengesi 2021 yılı Ekim ayında 114,0 milyar TL gelir, 131,4 milyar TL gider kaydetmiş, böylece bütçe dengesi 17,4 milyar TL açık vermişti. Ocak-Ekim döneminde bütçe dengesi 78,5 milyar TL açık verirken, 2020 yılı genelinde 175,3 milyar TL açık kaydedilmişti. Aşağıdaki grafikte 12-aylık toplamların yıllık reel değişimleri dikkate alındığında faiz harcamalarının (mavi çubuklar) 2019 yılıyla birlikte hızlandığını görüyoruz. Öte yandan faiz hariç bütçe giderlerinin (lacivert çubuklar) 2020 yılı ikinci yarısından itibaren yavaşlaması bütçe disiplinini ortaya koyarken, vergi gelirlerinin (turuncu çubuklar) 2021 yılıyla birlikte hızlanması merkezi yönetim bütçe açığının 2021 yılında gerilemesini sağladı. Kurdaki yüksek artışların gelir dağılımını düşük gelirlilerin aleyhine çevirmesi hanehalkı harcamalarını aşağı çekerken, yüksek üretim maliyetleri istihdamın zayıf kalmasına sebep oluyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

16 ARALIK 2021, PERŞEMBE

TCMB PARA POLİTİKASI KARARI – TCMB

Kasım ayında %15’ten fazla değer kaybeden TL, %21’i geçen TÜFE, %23’e yaklaşan tüketim malları enflasyonu, %55 seviyesindeki Yİ-ÜFE, %22’yi çekirdek TÜFE göstergeleri, %22 seviyelerini geçen tahvil faizleri, yükselen mevduat ve kredi faiz oranları TCMB’nin politika faizini %15’ten aşağıya indirmesini desteklemiyor. Döviz kurundaki dalgalanma azaldığı taktirde enflasyonist baskıda azalma ve düşen faiz oranlarına bağlı olarak faiz indirimleri de peşi sıra gelecektir.

AMB PARA POLİTİKASI KARARI – ECB

Kovid-19 varyantlarının etkisini artırması Euro Bölgesi’nde ekonomik büyüme üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturuyor. Her ne kadar Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkanı Lagarde enflasyonun geçici olduğunu savunsa da tedarik zinciri ve hammadde sıkıntılarının fiyatlar üzerindeki baskısı 2022 yılında da korunacak. AMB, toplantıda varlık alım programı miktarını tartışacak.

BOE PARA POLİTİKASI KARARI – BOE

İngiltere ekonomisi güçlü seyretmeye devam ediyor. Perakende satışlar ve ihracat aylık bazda artarken, imalat sektörü büyümeyi sürdürürken, enflasyondaki artış korunurken, ekonomik büyüme aylık bazda artışını sürdürürken İngiltere Merkez Bankası Covid-19 gölgesi altında %0’a yakın seviyedeki politika faizini değiştirmeyecek, varlık alım programıyla ilgili stratejiyi izleyeceğiz.

EKİM AYI KONUT FİYAT ENDEKSİ – TCMB

2021 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre %3,2 oranında artan KFE, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak %35,5, reel olarak %13,3 oranında artmıştı. Ekim ayında inşaat maliyetindeki artışın etkisiyle konut fiyatlarında da yükseliş göreceğiz.

Kaynak: Turkey Data Monitor

EKİM AYI ÖZEL SEKTÖR YURT DIŞI KREDİ BORCU – TCMB

2021 yılı Eylül ayında özel sektörün uzun vadeli yurt dışı kredi borcu aylık 1 milyar dolar düşüşle 163,1 milyar dolara, kısa vadeli yurt dışı kredi borcu aylık 0,4 milyar düşüşle 8,5 milyar dolar seviyesine geriledi. Sektörün Eylül sonu itibarıyla kalan vadeye göre, gelecek 1 yıl içinde gerçekleştirilecek olan anapara geri ödemelerinin toplam 39,9 milyar dolardı. Finansal şirketler uzun vadeli borcunu 2021 yılı başından itibaren aralıksız azaltıyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

10 ARALIK 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

3 Aralık ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) kurdaki sert yükselişin etkisiyle önceki haftaya göre sert yükselişini sürdürdü. TL cinsi mevduatlar önceki haftaya göre hafif gerilerken, TL cinsi krediler hafif yükseldi. TL cinsi mevduat faizleri %14-16 aralığına, TL cinsi kredi faizleri %17-25 aralığına yükseldi. Gerçek kişilerin döviz mevduatları (DTH) 115,6 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişmedi, tüzel kişilerin 0,4 milyar dolar düşüşle 86,8 milyar dolara geriledi; yurt dışı mevduatlar 0,3 milyar dolar düşüşle 24,3 milyar dolara geriledi, böylece toplam DTH büyüklüğü 3 Aralık haftasında 1,1 milyar dolar düşüşle 228,6 milyar dolar oldu. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre 0,7 milyar dolar düşüşle 4,0 milyar dolar seviyesine geriledi. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 124,0 milyar dolar ile önceki haftaya göre 2,1 milyar dolar azaldı; altın rezervleri 39,0 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,1 milyar dolar, brüt döviz rezervleri 85,0 milyar dolar ile önceki haftaya göre 2,0 milyar dolar düştü. Merkez Bankasının net rezerv açığı önceki haftaya göre 2,0 milyar dolar artışla 22,9 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stokları toplamı 24,3 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre 1,6 milyar dolar geriledi. Yurt dışı yerleşikler 3 Aralık ile biten haftada hisse senetlerinde 162 milyon dolarlık, DİBS’te 13 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdi.

Kaynak: Turkey Data Monitor

17 ARALIK 2021, CUMA

BOJ PARA POLİTİKASI KARARI – BOJ

Japonya Merkez Bankası (BOJ) Aralık ayı toplantısında sıfır faiz politikasını sürdürecek. Covid-19 kaynaklı kısıtlamaların gevşetilmesinin katkısıyla perakende satışlarda artış, imalat sektöründe büyüme, makine siparişlerinde iyileşme, ihracatta artış, işsizlik oranında azalma, enflasyonist baskıda artış görüyoruz. Ekonomik görünümdeki iyileşmenin de etkisiyle 2021 yılı başından itibaren BOJ’un varlık alımlarında (grafikte turuncu çubuklar) kısmen de olsa aşağı doğru bir eğilim ortaya koyduğunu ekleyelim. Toplantıda ekonomiye yönelik değerlendirmelere odaklanacağız.

Kaynak: Turkey Data Monitor

EKİM AYI KISA VADELİ TOPLAM DIŞ BORÇ STOKU – TCMB

2021 yılı Eylül ayında Türkiye’nin toplam kısa vadeli dış borç stoku önceki aya göre 1,5 milyar dolar düşüşle 124,4 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Eylül ayı itibarıyla gelecek 12-aylık dönemde vadesi dolacak toplam dış borç stoku önceki aya göre 1,8 milyar düşüşle 167,4 milyar dolara gerilemişti. Aşağıdaki grafikte görüleceği gibi özel sektör finans dışı kuruluşlar kısa vadeli dış borcunu (grafikte mavi çubukar) Haziran 2020’den bu yana artırmaya devam ediyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Avrupa Merkez Bankası enflasyonda geçiciliği tartışıyor

Oxford Economics, aşağıdaki grafikte 2015 yılından bu yana Avrupa Merkez Bankası (AMB) tutanaklarındaki mevcut enflasyon (mavi, sağ eksen) ve kalıcı (gri, sol eksen) kelimelerini saymış.

AMB’nin 28 Ekim tarihli son toplantısında mevcut enflasyon (kırmızı, sol eksen) ve enflasyon beklentilerinin (sarı, sol eksen) kalıcılığına daha çok atıfta bulunulmuş. Başkan Lagarde enflasyondaki yükselişin geçici olduğunu savunsa da kurul üyeleri arasında fikir ayrılıkları artıyor.

Makalede, pandemi sebepli tahvil alımlarının (PEPP) Mart 2022’de sonlanacağı beklenirken, enflasyon beklentilerinin ve çekirdek enflasyonun şimdilik orta vadede faiz artırımını desteklemediği belirtiliyor.

Dr. Fulya Gürbüz

18-22 Ocak haftasında merkez bankaları toplantılarını izleyeceğiz

18-22 Ocak haftasında Türkiye, Avrupa ve Japonya merkez bankalarının para politikası kararları ve küresel ekonomiye yönelik değerlendirmeleri ile yurt içinde kurdaki düşüşün tüketici güvenine yansımasını, konut fiyatları ve turizm verilerini takip edeceğiz.

18 OCAK 2021, PAZARTESİ

KASIM AYI NET ULUSLARARASI YATIRIM POZİSYONU (NUYP)

Merkez Bankası’nın yayınladığı Uluslararası Yatırım Pozisyonu “bir ekonomideki yerleşik kişilerin yurt dışındaki yerleşik kişiler ile finansal alacakları ve yükümlülüklerin yanında; rezerv varlık olarak tutulan altın şeklindeki finansal varlıklarının belli bir tarihteki stok değerini gösteren ve aylık olarak yayınlanan istatistiki bir tablodur.” Ekim 2020’de 351,2 milyar dolar NUYP açığı kaydedilmişti. Uluslararası varlıklar 227,1 milyar dolar iken yükümlülükler 578,3 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Aşağıdaki grafikte görebileceğiniz gibi 2020 yılı Haziran-Eylül döneminde uluslararası varlıkların değerinin (mavi çizgi) azalma kaydettiğini görüyorsunuz. Ekim ayında ise uluslararası varlıklarının özellikle de bankalar nezdinde döviz varlıklarının artış kaydettiğini görüyoruz. Söz konusu artışta bankalar nezdindeki döviz mevduatlarındaki 4,4 milyar dolarlık artışın etkisi var. Uluslararası yükümlülükler tarafında ise stok değer olarak Ekim ayında önceki aya göre 16 milyar dolarlık bir düşüş olmuştu. Kasım ve Aralık ayına ilişkin olarak TCMB verilerine başvurduğumuzda bankalardaki döviz tevdiat hesaplarının (döviz cinsi mevduatların) Kasım ayında 3,5 milyar dolar, Aralık ayında ise 3,3 milyar dolar artış kaydettiklerini ekleyelim.

Kaynak: TDM

19 OCAK 2021, SALI

KASIM AYI KONUT FİYAT ENDEKSİ (KFE)

2020 yılı Ekim ayında KFE aylık %2,2’lik artışla 149,90 seviyesine yükselmişti.

20 OCAK 2021, ÇARŞAMBA

ARALIK AYI TURİZM VERİLERİ

Kasım 2020’de Türkiye’ye gelen turist sayısı önceki aya göre yarı yarıya düşerek 834 bin kişiye gerilemişti. Cari İşlemler Dengesi raporunda Kasım ayında turizm gelirlerinin de önceki ay kaydedilen 1,4 milyar dolardan 0,7 milyar dolara gerilediğini görmüştük. Aralık ayında devam eden Kovid-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle turizm verilerinin Kasım ayına göre iyileşme kaydetmeyeceğini söyleyebiliriz.

ARALIK AYI YURT DIŞI ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (YURT DIŞI-ÜFE)

Kasım ayında Yurt Dışı-ÜFE aylık %2 artış kaydetmişti. Aralık ayında Türk lirasındaki değer artışının (döviz kurundaki gerilemenin) Yurt-Dışı-ÜFE’de aşağı yönlü bir baskı oluşturma ihtimali var.

ARALIK AYI MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU

2020 yılı Kasım ayında merkezi yönetim borç stoku 1 trilyon 872 milyar TL seviyesindeydi. Borcun 1 trilyon 75 milyar TL’si (%57’si) iç borç , 797 milyar TL’si (%43) ise dış borç miktarını oluşturuyor.

21 OCAK 2021, PERŞEMBE

MERKEZ BANKALARI PARA POLİTİKASI TOPLANTI KARARLARI

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB): TCMB, Aralık ayı toplantısında politika faizini (1 hafta vadeli borç verme faiz oranı) %15’ten %17’ye yükseltmişti. TCMB politika faizini belirlerken tüketici fiyat enflasyonunu (TÜFE) dikkate almaktadır. Fiyat istikrarını hedefleyen TCMB, Türk lirasındaki değer artış ve azalışları da izlemektedir. Döviz kurundaki sert hareketler üretimde ithal girdi kullanan üreticilerin maliyetini doğrudan etkilemektedir. Bu sebeple maliyet enflasyonu açısından kurdaki artışlar yurt içi üretici fiyat endeksinin (Yİ-ÜFE) de yükselmesine sebep olmaktadır. Son verilere göre, Aralık ayında TÜFE yıllık %14,6, Yİ-ÜFE ise %25,2 oranlarında yükseliş kaydetti. Ekim-Kasım 2020 döneminde 8,0 seviyesinin üzerine çıkan Dolar-TL kurunun Aralık ayının sonunda 7,50 seviyesinin altına gerilemesi elbette üretici maliyetleri üzerinde olumlu bir etki yaratacaktır ancak küresel tedarik zincirindeki aksamaların özellikle hammadde ithalat fiyatlarını yukarı çekmesi üreticilerin maliyeti üzerinde risk oluşturmaya devam ediyor. Üreticilerin, maliyetlerini tüketiciye yansıtması TÜFE’nin de yükselmesini beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla kritik konu, istihdam azalırken hane halkının da harcama kabiliyeti gerilerken üreticinin maliyetlerini ne ölçüde çıktı fiyatlarına yansıtıp yansıtmayacağı. Sonuç olarak, TCMB’nin küresel ekonomi ve tedarik zinciri tarafındaki gelişmeleri izlemeyi tercih ederek 21 Ocak tarihli toplantısında politika faizinde değişikliğe gitmeyeceğini tahmin ediyorum.

Avrupa Merkez Bankası (ECB): Euro Bölgesinde TÜFE Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %0,3 düştü. TÜFE’deki yıllık değişim Ağustos-Aralık döneminde düşüşünü aralıksız sürdürüyor. ECB’nin son para politikası raporunda da okuduğumuz gibi talepteki azalma fiyatların da önceki yıla göre gerilemesine sebep oluyor. Öte yandan, aylık bazdaki fiyat değişimlerine baktığımızda 2020 yılının farklı yedi ayında kaydedilen yükselişlerin aslında yıllık enflasyondaki düşüşün hızını yavaşlattığını anlıyoruz. Özellikle Aralık ayında TÜFE’nin bir önceki aya göre %0,3 artış kaydetmesinin arkasında yatan ana sebep tedarik zincirindeki aksaklıkların hammadde fiyatlarını yükseltmesiydi. Elbette ki 2020 yılında TÜFE’de kaydedilen yıllık ortalama %0,3’lük artış ECB’nin %2 olan enflasyon hedefinden hayli uzak olduğunu belirteyim. Pandemideki yeni dalgaların ekonomi üzerinde yarattığı olumsuz etkiler sebebiyle ECB Aralık ayı toplantısında politika faizlerini sabit tutmuş, tüketim ve yatırımı hızlandırabilecek ve finansal gevşemenin devamlılığını sağlayacak ek yardım paketlerini devreye almış hatta program sürelerini 2022-2023 dönemlerine uzatma kararı almıştı. 2020 yılının ilk yarısında %7,7 daralan Euro Bölgesi ekonomisinin yılın üçüncü çeyreğinde %12,5 büyüme kaydetmesi, Ağustos-Kasım döneminde işsizlik oranının kademeli olarak düşmesi, Mayıs-Kasım döneminde sanayi üretiminin aylık bazda arka arkaya büyüme kaydetmesi ECB’nin gevşek para politikasının işe yaradığını gösteriyor. Tüm bu gelişmeleri dikkate aldığımızda, ECB için 21 Aralık toplantısında politika değişikliğine gidecek ek bir neden bulunmuyor.

Japonya Merkez Bankası (BOJ): BOJ, 2008 Küresel Finansal Kriz etkisiyle devreye aldığı parasal gevşeme adımları ile bilançosunu 2008 yılı Ağustos’tan 2019 yılı sonuna kadar 5,2 kat artırdı. Benzer hesap ABD Merkez Bankası (Fed) için 4,6 kat, ECB için 2,4 kattır. Peki Japonya ekonomisi bu ebatta bir parasal gevşemeden fayda sağladı mı? Aşağıdaki grafikte gri çubuklarla gösterilen BOJ bilançosundaki artışların (yani sisteme akıtılan paranın), mavi çizgiyle gösterilen çeyrek bazda GSYH büyüme oranlarını düşük hızla da olsa 2019 yılı sonuna kadar dengede tutabildiğini görüyoruz. Bununla da kalmayıp, 2008 krizi öncesinde %5,5 seviyelerindeki işsizlik oranının 2019 yılı sonunda %2,2 seviyelerine kadar gerilediğini de eklemekte fayda var. Aralık ayı para politikası toplantısı sonrasında yayınlanan raporda BOJ, ekonominin toparlanmaya devam ettiğini, ancak Kovid-19 belirsizliğine karşı ekonominin mevcut politikayla desteklenmeye devam etmesi gerektiğini vurgulamıştı. Mevcut riskleri dikkate alarak gevşek politikasını sürdürecek olan BOJ, 21 Ocak toplantısında faizlerde bir değişiklik yapmayacak. Takip edeceğimiz kısım, BOJ’un global ekonomik görünüm hakkındaki değerlendirmeleri olacak.

Kaynak: TDM

OCAK AYI TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ

Mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi Aralık ayında önceki aya göre değişiklik göstermeyerek 80,1 seviyesinde kalmıştı. Endeksin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durum, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durum olduğunu göstermektedir. Döviz kurundaki gerilemenin tüketici güveninde iyileşme getireceğini düşünüyorum. Öte yandan kapatmaların etkisiyle gelir kaybındaki artışlar ve %22 seviyesinin üzerine çıkan tüketici kredi faiz oranlarını dikkate aldığımda, tüketici güveninde önemli bir iyileşme ihtimalini zayıf görüyorum.

TCMB VE BDDK, 15 OCAK 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

8 Ocak verilerine göre TCMB’nin açıkladığı parasal büyüklükler (yani likidite seviyesi) son üç haftadır gerilemeye devam ediyor. Bunda TCMB’nin sürdürdüğü parasal sıkılaştırmanın etkisi var. Nitekim TCMB Aralık ayında politika faizini %15’ten %17’ye yükseltmesinin etkisiyle özellikle kredi faiz oranları ticaride %21, tüketicide %23 seviyelerini geçmiş durumda. Kredi hacminde de 7 Ocak haftasında hafif bir gerileme var. Bankalar para musluklarını kısmen kapatırken, portföy yatırımları için sermaye piyasalarına yabancı yatırımcı girişleri var. Bunun sebebi Aralık ayında TCMB’nin “bağımsızlık” sinyalini vermeye başlamasıyla ortaya çıkan güven algısı. Yabancı yatırımcının güven algısındaki artış, Aralık ayında Dolar-TL kurunun 7,90’lardan 7,40’ların altına kadar gerilemesini sağladı.  

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

Dr. Fulya Gürbüz

Resesyon tehlikesi EuroDolar paritesini 1,09 seviyesine geriletti

Fed Başkanı Jerome Powell dün ABD Kongresi’ne yaptığı ilk yarı para politikası sunumunda ABD ekonomisinin güçlü görünümünü tekrarladı: Ilımlı ekonomik büyüme, güçlü istihdam piyasası. 2018 yılında ortalama %2,9 büyüyen ABD ekonomisi 2019 yılında ılımlı artışla %2,4 büyüme kaydetti. %3,6 olan işsizlik oranı ise son bir yıldır tarihi düşük seviyelerini koruyor.

Ticaret savaşına yönelik belirsizlik ve son eklenen koronavirüs salgınının Çin ve Doğu Asya ülkeleriyle ticareti sekteye uğratacağı beklentisi Euro Bölgesi ekonomisi üzerindeki kara bulutları büyütüyor. 2018 yılında ortalama %1,9 büyüyen Euro Bölgesi, 2019 yılında %1,2 büyüme kaydetti. Özellikle dünyanın dördüncü büyük ekonomisi olan Almanya’da büyümenin 2019 yılında ortalama %0,6’ya gerilemesi resesyon riskini artırıyor.

Söz konusu gelişmeler AMB’nin faiz indireceği beklentilerinin artmasına sebep oldu. Buna karşılık, Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkanı Christine Lagarde dün yaptığı açıklamada düşük faiz politikasının ekonomiye uzun vadede zarar vereceğini, bunun yerine ekonominin mali politikalarla desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Avrupa ekonomisindeki zayıflamaya paralel olarak Euro- ABD doları paritesi EURUSD 2019 yılına başladığı 1,14’lü seviyelerden 2019 yılını 1,11 seviyesinden kapattı. ABD Başkanı Trump’ın Ocak ayında Çin ile ilk faz ticaret anlaşmasını imzaladıktan sonra sırada Avrupa olduğunu söylemesi ile artan ticaret belirsizliği ve devamında koronavirüsün etkisiyle EURUSD paritesi 1,09 seviyesine gerilemiş durumda. investing.com‘dan aldığımız aşağıdaki grafik, Euro’daki değer kaybındaki hızlanmayı bariz bir şekilde gösteriyor.

Koronavirüs salgınının Çin ve Avrupa arasındaki deniz ticaretinde düşüş sinyalleri gelmeye başladı. Euro’yu destekleyecek ekonomik tedbirlerin yokluğunda koronavirüsle ilgili olumsuz gelişmelerin devam etmesi halinde ABD doları Euro’ya karşı güçlenmeye devam edecek ki piyasadaki beklenti EURUSD paritesinin 1,04-1,05 seviyelerine gerileyebileceği yönünde.

Dr. Fulya Gürbüz