Fed faiz indirdi, karar sonrası düşen dolar toparlanıyor

2020 takvimine göre 17-18 Mart tarihlerinde toplanacak olan ABD Merkez Bankası Fed, 3 Mart Salı günü olağanüstü toplanarak politika faiz aralığını 50 baz puan indirerek %1,00-1,25 seviyesine çekti.

Toplantı sonrasında yayınlanan basın bülteninde ABD ekonomisinin güçlü kalmaya devam ettiği ancak koronavirüsün ekonomik aktiviti üzerinde risk oluşturduğu belirtildi. Bültende, Fed’in yüksek istihdam ve fiyat istikrarı hedeflerine bağlı olarak söz konusu riskler sebebiyle faiz indirimi kararı aldığı ifade edildi.

Karar sonrasında ABD 10 yıllık tahvilleri %1’in altına geriledi, ABD hisse senetleri endeksleri %2’nin üzerinde kayıpla günü kapattı, Euro/Dolar paritesi 1,119 seviyelerine kadar yükseldi, Dolar endeksi ise 97 seviyesinin hemen altına geriledi.

Yeni günde ise dolar toparlanıyor; TSİ 0930 itibariyle Euro/Dolar paritesi 1,1146, Dolar endeksi ise 97,3 seviyesinden işlem görüyor.

Dün Fed kararı sonrasında 6,05’e kadar gerileyen Dolar-TL kuru ise tekrar doların değer kazanmasıyla 6,14 seviyelerinden işlem görüyor.

Piyasalar Fed’in 28-29 Nisan toplantısında %55 olasılıkla 25 baz puan indirimle politika faizini %0,75-%1,00 seviyesine çekeceği fiyatlanıyor.

Tüketici güveni azalıyor

TÜİK, Şubat ayı tüketici güven endeksini açıkladı. Endeks 57,3 seviyesine geriledi.

Tüketicinin güveni düşüyor çünkü riskler artmaya başladı. Başlıca sebep Türk lirasında yaşanan değer kaybı:

Türk lirasındaki değer kaybı enflasyon üzerinde baskı yaratınca bütçe giderleri ağır basan hükümet ek vergileri devreye aldı. Bu da özelikle düşük gelirli hane halkının alım gücünü düşürdü, düşürmeye devam ediyor.

Tüketicinin güvenini artırabilecek bir faktör var mı?

Var demek isterdik ama şimdilik yok. Riskler artıyor. Virüs salgınından dolayı can kayıpları yükseliyor. Dahası, koronavirüs salgınının dünya ticaretini daha da aşağı doğru bastırması özellikle ihracatçı şirketlerin gelirlerini baskı altına alıyor. Firmalar Çin’den siparişlerini alamıyor, teslimatlar öteleniyor. Dünya ticaretinde önemli paya sahip olan şirketler ilk çeyrek gelir tahminlerini düşürüyor. Hammadde ihtiyacının karşılanamaması üretim maliyetlerini yukarı çekecektir. Bu da üretimde azalma ve istihdamda düşüş göreceğiz anlamına geliyor. Gıda tedarikinde aksama ve azalma, ise gıda enflasyonu açısından alarm çalmaya başlayabilir.

Merkez Bankası Beklenti Anketi’nden temkinlilik mesajı geldi

Merkez Bankası, Şubat ayı Beklenti Anketi sonuçlarını yayınladı. Artan jeopolitik risk ve koronavirüs salgınının ekonomik etkilerine yönelik endişelerle birlikte yurt içinde anket katılımcılarının faiz, kur ve büyüme konusunda temkinli bir duruş sergilediklerini görüyoruz. Detaylara baktığımızda;

. Enflasyonda düşüş beklentisi yavaşladı, faiz beklentisi yatay seyrediyor…

. ABD Doları/TL ve cari açıkta artış beklentileri önceki aya göre hafif arttı…

. GSYH büyüme beklentilerindeki artış hızı yavaşladı...

Beklenti Anketi sonuçları Merkez Bankasının faiz kararını nasıl etkileyecek?

Gelecek hafta 19 Şubat Çarşamba günü, Merkez Bankası aylık olağan toplantısında para politikası kararını açıklayacak. Son açıklanan makro-ekonomik veriler ihracat performansında yatay seyrin sürdüğünü, artan iç talebe bağlı olarak ithalat artışında hızlanma yaşandığını, mevsimsel sebeplerle turizm gelirlerinin azalmaya devam ettiğini, finansal ürünlerin sıcak parayı cezbetmediğini, dolayısıyla da cari işlemler dengesinde bozulmanın artarak sürdüğünü gösterdi. Dahası, Suriye’deki askeri operasyona yönelik endişeler ve koronavirüs salgınının küresel ekonomi üzerinde yarattığı belirsizlikler Türk lirasının kırılganlığını artırdı. Dolar/TL kuru 6,10’lara doğru ilerliyor.

Mevcut riskler, Merkez Bankasının %11,25 seviyesindeki politika faizinde değişiklik yapmayarak beklemede kalmasını gerektiriyor. Ancak medyadan edindiğimiz izlenim Merkez Bankasının faiz indireceği yönünde.

Merkez Bankası faiz indirimlerinde kararlılık ortaya koyup örneğin 25 baz puan gibi ölçülü bir indirim yapması büyük olasılıkla Türk lirası üzerinde çok büyük bir baskı oluşturmayabilir. Ancak beklemede kalıp “gelişmeleri yakından takip ediyoruz” gibi bir cümlenin daha güven artırıcı olacağını düşünmekteyim. 50-75 baz puanlık indirim ise Türk lirasında sert dalgalanma getirebilir.

Dr. Fulya Gürbüz