Ekim ayı Finansal İstikrar Raporunda finansal istikrarı arayacağız

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 26 Ekim tarihinde 2021 yılı ikinci Finansal İstikrar Raporunu yayınlayacak. Mayıs ayında ilki yayınlanan Finansal İstikrar Raporundan bu yana;

. TÜFE yıllık %16,59’dan %19,58’e yükseldi.

. Çekirdek (D) TÜFE %17,80’den %19,05’e, çekirdek (B) TÜFE %17,49’dan %18,63’e yükseldi. Çekirdek (C) TÜFE ise %16,99’dan %16,98’e geriledi.

Çekirdek TÜFE (B): İşlenmemiş gıda, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE Çekirdek TÜFE (C): Enerji, gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içkiler ile tütün ürünleri ve altın hariç TÜFE Çekirdek TÜFE (D): İşlenmemiş gıda, alkollü içecekler ve tütün ürünleri hariç TÜFE

. TCMB politika faizini %19’dan %16’ya düşürdü.

. Dolar/TL kuru 8,51’den 9,85’e kadar yükseldi (%16 artış).

. Kamu bankaları kredi faiz oranlarını 300 baz puan düşürdü.

. TL cinsi tüketici kredileri %9,6, ticari krediler %6,4 artış kaydetti (tüketici kredilerinin artış hızı hızlandı, ticari kredilerin yavaşladı).

. Uluslararası rezervler 92 milyar dolardan, 125 milyar dolara yükseldi.

. 12-ay geriye dönük cari işlemler açığı 30,3 milyar dolardan en son Ağustos ayında 23,0 milyar dolar seviyesine geriledi.

. Dış borç stoku arttı. Bankaların yurtdışı borçlulukları düşüş seyrini korurken banka dışı özel sektör ve kamu dış borçlarını artırma eğilimini sürdürdü. (Bankaların net döviz pozisyon fazlası vermesi, finansal kesim dışındaki firmaların ise yüksek dış borç yüküne rağmen gelecek 12 ayda net döviz pozisyon fazlasına sahip olmaları borç ödeme tarafında soruna işaret etmiyor.)

. Her ne kadar TCMB Ekim ayı PPK toplantısında gelişmiş ülke merkez bankalarının enflasyondaki yükselişin geçici nitelikte olacağını değerlendirmiş ve politika faizini %18’den %16’ya düşürmüş olsa da ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere merkez bankalarının yayınladıkları raporlarda bu tezin net olmadığını hatta sorguladıklarını okuyoruz. Dahası TCMB’nin Ekim ayı PPK toplantısı basın duyurusunda “gelişmiş ülke merkez bankaları destekleyici parasal duruşlarını sürdürmekte, varlık alım programlarına devam etmektedir” savına rağmen Avrupa Merkez Bankası tahvil alımlarını azaltacaklarını, ABD merkez bankası Fed 2022 yılı ortasına kadar varlık alımlarını azaltıp sonlandıracağını duyurdu; İngiltere Merkez Bankası yakın zamanda faiz artırım olasılığını ortaya koyarken, Fed guvernörleri 2022’de faiz artırımını tartışıyor.

2021 yılı ikinci Finansal İstikrar Raporunda Türk lirasındaki değer kaybının finansal istikrarla nasıl açıklandığını anlamaya çalışacağız.

Dr. Fulya Gürbüz

TÜFE ve küresel enflasyonda zayıflama, TCMB’yi beklemede bırakacak

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Ağustos ayında yıllık %19,25, aylık %1,12 arttı; yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ise yıllık %45,52, aylık %2,77 artış kaydetti. Böylece yıllık bazda TÜFE ve Yİ-ÜFE arasındaki fark artmaya devam etti. Aşağıdaki grafikte, sarı renkli çubuklar TÜFE ve Yİ-ÜFE arasındaki yıllık farkı gösteriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

TCMB para politikası kararlarında ağırlıklı olarak TÜFE’nin seyrine bakarak politika faizini belirliyor. Mevcut durumda TCMB’nin politika faizi %19 seviyesinde iken Ağustos ayında TÜFE’deki yıllık %19,25’lik artış politika faizinin üzerine çıkmış durumda.

Dolayısıyla kritik soru “TÜFE, ne kadar süre politika faizinin üzerinde kalacak”, diğer bir ifadeyle “TCMB, ne kadar süre politika faizini %19 seviyesinde tutabilecek?”.

Aşağıdaki grafikte sarı çizgi TCMB’nin politika faizini, siyah çizgi TÜFE’yi, mavi çizgi ise TCMB’nin bankaları ortalama fonlama (borç verme) faizini gösteriyor. Dikkat edeceğiniz üzere TCMB; TÜFE’deki yukarı yönlü eğilime faiz yükselterek, TÜFE’deki aşağı yönlü eğilime faiz düşürerek cevap veriyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Temmuz ayından itibaren döviz kurundaki aşağı yönlü seyir (TL’nin değerlenmesi) TÜFE’deki aylık artışları yavaşlatıyor. Aşağıdaki grafikte kırmızı oka dikkat ederseniz, dolar kurundaki (yeşil çubuklar) aylık artışların Temmuz ve Ağustos aylarında yerini düşüşe bırakması, TÜFE endeksindeki aylık artışların da (mavi çubuklar) hız kaybetmesine sebep oluyor. Kurda istikrarın sürmesi halinde TCMB, politika faizinin TÜFE’nin aşağısında kalmasına izin verecektir.

Yİ-ÜFE tarafında ise Türk lirasındaki değer kazancı üreticinin maliyetleri üzerindeki baskının azalmasına sebep oluyor. Bununla birlikte, tedarik zincirindeki sorunlardan kaynaklı olarak yüksek taşıma maliyetleri ve yüksek hammadde fiyatları özellikle ara malı ithal eden üreticiler üzerindeki baskının sürmesinde önemli rol oynuyor. Aşağıdaki grafikte mavi yuvarlak bölgeye dikkat ederseniz döviz kurundaki (yeşil çubuklar) gerilemeye rağmen Yİ-ÜFE’deki aylık artışın (sarı çubuklar) Ağustos ayında arttığını görebilirsiniz.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Öte yandan, küresel IHS Markit PMI verileri dikkate alındığında, küresel talepte aşağı yönlü seyrin özellikle çıktı fiyatları ve hizmet sektörü fiyatları üzerindeki baskının az da olsa hafiflemesine işaret etmesi TCMB’nin kısa vadede elini rahatlatan önemli bir gelişme olduğunu ekleyelim.

Dr. Fulya Gürbüz